En büyük hata : O çok özel kadının peşinde koşup durmak

İlişkiler söz konusu olduğunda birçok erkeğin düştüğü ama erkek adamın (alfa erkeği ya da adam gibi adam) hiçbir zaman düşmeyeceği bir hata var : kendisinin ilgilendiği ama kendisi ile ilgilenmeyen bir kadını bırakıp gitmek yerine onu bir sebepten dolayı “özel” sanarak tüm enerjisini ve zamanını bu kadına harcamak!

Aslında beta erkeğinin alameti farikası olan bu durum bile tek başına bir erkeğin erkek adam olmadığının en büyük göstergesi. İşin kötüsü bunu en çok bilen de oğlumuzun peşinde koştuğu kadın olur.

Şimdi iyi dinle :

“Hiçbir kadın, ama hiçbir kadın, eğer senden hoşlanmıyor ise, senin zamanına ve enerjine değmez.”

Bu kadının ne kadar özel ve güzel olduğunu düşündüğün zerre kadar umurumda değil. Bir kere seninle ilgilenmeyen kadının özel olması mümkün değil. İkincisi dışarıda ondan güzel binlerce kadın var.

Zaten bir erkek bu duruma (a) beta erkeği ise ve (b) bahsi geçen hatun güzel ise düşer. Zira oğlumuz tam bir beta erkeği klasiği olan güzel kadınları etten kemikten insan dişisi olarak değil cennetten düşmüş melekler olarak görme eğilimindedir. İkincisi zaten güzel kadınları etkileyecek donanımda değildir (ya da için için bu donanımda olmadığına inanır). Bu durumda bu tek kadın bir anda tüm dünyasının merkezine oturur ve zaten bir süre sonra da dışarıda binlerce kadın olduğu gerçeğinden tamamen soyutlanır.

Daha da kötüsü, işin içinde bir de milyonlarca yıldır evrilen, kadınların beta erkeğinin kokusunu alma genleri vardır. Bir kadın bir erkekten başında hoşlanmış bile olsa eğer o erkeğin kendisinin elinde olduğunu, kendi isterse erkekle 100% ilişkiye girebileceğini hissettiği anda o erkekten soğumaya başlar. Zira henüz ortada ilişki bile yokken tek bir kadına odaklanmak, tüm enerjini ve dikkatini ona harcamak, beta erkeği davranışıdır (bunun bir de eski kız arkadaş versiyonu var ki, hemen hemen aynı dinamiklerden ve ezikliklerden kaynaklandığı için ayrıca konuşmaya gerek yok). Kadının bu soğuması bilinçsizce olur ve aslında çok büyük oranda da erkeğin suçudur.

 

Tyler Durden diyor ki
Kaynak : Hastası olunan Tyler Durden quoteları

Erkek adam olmak istiyorsan bir kadının, insan hayvanının etten ve kemikten dişi cinsi olduğunu bilmen lazım. Kadının güzel olmasının bunu değiştirmediğini ve onu bir meleğe çevirmediğini de bilmen lazım. Ama daha önemlisi, erkek adam isen dışarıda binlerce kadın olduğunu, bu tek bir kadına harcanacak zaman ve enerjinin, onlardan biri ile doyurucu ve başarılı bir ilişki önünde büyük bir engel olduğunu da bilmen lazım.

Erkek adam kendisine belli bir değer veren kişidir. Öyle kendisini elde etmek için ufak da olsa çaba göstermeyen, olsa olsa kendisini friendzone’a park edip kapı paspası olarak kullanacak kadar ilgi gösteren kadına kendisini bedava peşkeş çekmez. Erkek adam için bu kadına harcanan her gün, kollarının arasında yatmayı hakkeden kadınla geçireceği güzel gecelerden çalınan bir gündür.

Arkadaşım şimdi iyi dinle ve asla ve asla bu tuzağa düşme. Bir kadın eğer senden hoşlanmıyorsa, sen onunla ilgileniyorken seninle ilgilenmiyorsa, o kadını hemen radarından çıkar. “Bu hatun bana güldü, demek ki  beni seviyor” tadında abazan bir ezik olmadığını ve bir kızın senden ev ödevine yardımcı olmanı, bilgisayarına bakmanı, musluğunu tamir etmeni rica etmesinin ya da saatlerce telefonda sana dertlerini anlatmasının seninle ilgilenmek anlamına gelmediğini anlayabileceğini varsayıyorum.

Eğer bir kadın seninle vakit geçirmek için bahane yaratmıyorsa, sana gülümsemiyorsa, seninle konuşmayı devam ettirecek adımlar atmıyorsa, belli bir aşamada sana hafifçe de olsa dokunmuyorsa, vs. vs. seninle ilgilenmiyordur. Eğer bir şekilde telefon numarasını ya da sosyal medya hesabını aldığın kadın, iki kere buluşma ayarlamaya çalıştıysan ve her ikisini de savuşturdu ise seninle ilgilenmiyordur.

Sadece bunu yapabilmek bile, ki aslında hiç zor değil, seni erkeklerin büyük bir kısmından daha ayrıcalıklı bir konuma taşır.

Not : Bu yazılanlar saçma geldi ise, sizi şuradan dışarı alalım hanımefendi.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

13 thoughts on “En büyük hata : O çok özel kadının peşinde koşup durmak”

  1. oneitis yazısından daha güzel bir oneitis yazısı olmuş. süper.

    hocam benim merak ettiğim bazı erkekler birini oneitis yapmaya çok meyilliyken alfa dediğimiz adamlar nasıl bu kadar umursamaz kalabiliyorlar? bunun çocukken anne-babayla kurulan iletişimle alakası olabilir mi? bir taraf duygusal açlık çektiği için bu kadar kolay düşüyor olabilir mi?

  2. Bu kadar uzatmaniza hiç gerek yoktu.
    Kız deliler gibi sevdiğini sanir ama karşılığı yoktur veya tam tersi yukarıda bahsedilen erkek aynı duruma düşer ama zerre umursanmiyordur.
    Her iki tarafta -karşılıksız aşkının ona bakma onunla olma ümidi ile karşı taraf netlik gösterene kadar – peşinde öyle bekler durur.
    Sevgili kardeşlerim keşke bu yazıya kadınları da dahil etseydik.
    Ben de bir kadın olarak karşılıksız aşkın acısını çektim. Ardından kaç defa kalp sizimla kalakaldım. Kalbim nasıl acıdı bir bakışı çok gördü diye. Bir baksa o bir anlık yakınlıkta nasıl bir şeydi kalbimin titreyisi. Dokununca canı acır mı insanın , yürürken sendeler mi acıdan ama bilmez anlamaz karşındaki.
    Ne zaman ki vazgeçtim, o zaman peşime düşüldü, ama bu defa ben dönüp bakmadım.

    Sırılsıklam ve gerçek aşk sadece karşılıkli olandır. Sanıyorum bu hem toplumsal tecrübeler hem de bilişsel psikoloji alanında onaylanmış, üniversitelerden sırılsıklam aşık olduğunu söyleyen çiftler aşık beyin deneyi için toplanıyor beyin mr leri bir birilerine bakarken çekiliyor…
    Annenin yeni doğan bebeğine bakarken beyninde yanan yerler ile aşıkların bir birine baktığında beyninde hareketlenen veya yanan yerler birebir aynı arkadaşlar.
    Yani olay bu.

  3. Yazıda yazanlar çok güzel.Ben de bi şeyler ekliyim.Aşk diye bir şey yoktur dostlar.Tamamen hormonal bir olay.Bir kız görünce hormonlarda bi kıpırdama oluyo hemen aşk diyosunuz amk.Yıl olmuş 2018 am kapitalizmi hipergamiyi hortlatmış hala aşktan bahsedenler var ya.Aşk kadınların erkekleri betaize edip kölesi yapmak için kullandığı en büyük hiledir lan.Çoçukluğunuzdan beri ananız tarafında betaize ediliyosunuz zaten,hormonlar coşunca da aşk diye bir kadın ırkı yalanına kolayca inanıyosunuz.Bütün kadınların ananız gibi size karşılıksız,tam gerçek bir sevigyle geleceğini sanıyosunuz.Kusura bakmayın ama beta erkekleri ya da bakın amk çok salaksınız çok.

  4. Onlarca ilişki yaşıyorsun ama bir tanesi tek bir tanesi var ki ,ona bakmak ona sadece hafif bir dokunmak diğerlerinden on tanesi ile sevismeye bedel bile değil. Bambaşka bir şey yaşıyorsun. Tarifsiz…
    Bu nedir ? Bu nasıl yorumlanmış bilimsel psikolojik sosyolojik ?

    Aynen bu şekilde tarif eden başka erkekler de gördüm.
    Buraya atabilirim ekşi de aşk başlığında çok önce okumuştum. Sadece bakmak , başka kızla sevişmekten daha haz verici ??
    Ve bu haz hiç hastalık gibi değil,salt seksin değil de seks ve aşkın tutkunun peşinde koşturacak cinsten. Yine de kendi hayatıma bakmak istiyorum.
    Bu işlerden uzak kendime ait bir hayat.

    1. Biz buna tıp camiasında oneitis diyoruz. Şimdi oral yoldan günde 1 adet kırmızı hap almayan gençlerimiz, bu tarifsiz dilberin kazığıyla ilerde kırmızı hapı fitil olarak almak zorunda kalabilir.

  5. basliyorum beyler. hepsinin aminakoyucam simdiden kuyruguna bastigim olursa ozur dilerim(bu da son betaligim)

  6. Erkek adam kendisine belli bir değer veren kişidir. Öyle kendisini elde etmek için ufak da olsa çaba göstermeyen, olsa olsa kendisini friendzone’a park edip kapı paspası olarak kullanacak kadar ilgi gösteren kadına kendisini bedava peşkeş çekmez. Erkek adam için bu kadına harcanan her gün, kollarının arasında yatmayı hakkeden kadınla geçireceği güzel gecelerden çalınan bir gündür.

    Bunu okuduktan sonra kendimden utandım ve kendime acayip kızdım tam bir salağım

  7. Bakın bu yazılanların hepsi çok güzel uygulanması da gerekir ama herkes için kolay olmuyor.Hele bu yazıyı okumadan çoktaan kendini bir dişiye öküz gibi kaptırmış isen.Bende benle ilgilenmiyen bir kızı hayatımın temeline koymuşum.Önceden ilgileniyordu ama şu son yılda baya soğudu bi.Sebebi onu fazla kısıtlamam imiş?? Bana taktik ver hocam nasıl bu karıyı hayatımdan atar unuturum??

  8. Selamlar Arkadaşlar

    Siteyi uzun süredir takip ediyorum ama yazabilmek için şimdi fırsat buldum ya da ONEITIS benim özel ilgi alanım diyebiliriz.

    Yukarıda anlatılan hikayelere eşit hikaye geçti başımdan tek avantajım çok daha gençtim 20 yaşında.Tıpkı salgın bir hastalık gibidir bu belirtiler ve sonuç aynı.Bende de aynı sonuçlar oldu 41 kiloaya kadar düştüm hatta intihar etmeyi bile denedim.Düşünün sizlerden katbe kat daha ağır yaşamıştım.

    Yukarıda yazılan yazıda anlatılan ONEITIS den kurtuluş yöntemleri doğru ama ONEITIS olmuş adam zaten tek kişiye çakılı kaldığı için diğer herkese sinyallerini kapalı tutacaktır.Bu noktada bunu kendini zorlayarak ya da deneyerek yapmak zordur.Zaten yıkılmış olan psikolojide yeni deneklerden gelecek olan red cevapları bu hali daha da derinleştirecek ve o kişiyi sizin için daha da özel kılacaktır.Yani red yedikçe beyniniz size “bak gördünmü o senin hayatında ki en özel kadındı nasıl kaçırdın? şimdi kimse seni kabul etmiyor yapayalnız kalacaksın” sinyali gönderip ONEITIS durumunu daha da ağırlaştırıyor.Dolayısı ile siz 2-3 denemeden sonra pes ediyorsunuz(diyorsanız ki ben zaten 1 de 1 yapıyorum.O zaman sizin ONEITIS olmamanız lazım).

    Bir Erkek hayatında 10 defa ONEITIS olmaz olamaz çünkü erkeğin ONEITIS olması için çok yüksek mertebede endorfin/okistoin/seretorin hormonlarını aynı anda salgılaması lazımdır.Bu bir erkeğin vücudunda doğal yollardan 2-3 defa salgılanacak kadar vardır.Doğal olmayan yollardan uyuşturucu,alkol tarzı şeylerle bu toksinler salgılanabilir.Bunu tabii ki tavise etmiyor ve karşısında duruyoruz.Kadınlarda ise bu rakam doğal yollardan 10-15 i bulabilir.Bu yüzden kadınlar sanki bizleri hiç sevmemiş gibi başka yeni bir ilişkiye anında başlayabilir.Dahi bu yüzdendir ki en büyük şairler erkeklerdir ve tüm aşk efsanelerinin kahramanları erkeklerdir.Şu unutulmamaldır ki Aşk/Sevgi/Bağlılık ya da ONEITIS adına ne derseniz diyin bu yaşanılan şey sadece vücudunuzun hormonlarla ve beyninizle ortaklaşa size oynadığı bir oyundur.Aşk adı altında yaşadığınız her şey içimizdeki üreme iç güdüsü ve hayatta kalma isteğidir.Sizlere biraz Schopenhauer okumanızı tavsiye ederim.

    Şu an 30 yaşındayım ONEITIS halini 10 yıl önce yaşadım ve aynı sene içinde kurtuldum.Peki nedir bu doğrudan ve kalıcı şekilde kurtulma yöntemi?

    1 – EFT (Emotional Freedom Techniques – Duygusal Özgürleşme teknikleri)
    2 – TAT (Tapas Akupresur Tekniği)

    Her iki tekniğide biraz açacağım

    EFT Tekniği basit olarak şudur :

    Her duygunun vücudumuzda bir karşılığı vardır.Mesela deriz “onu öyle gördüm ve beynimden vurulmuşa döndüm” ya da deriz ki “öyle laflar ettiki bana beynimden aşağı kaynar sular döküldü” ya da halk arasında “kalp ağrısı ,ilk göz” ağrısı olarak bilinen şeyler.

    EFT tekniği parmak uçları ile vücudunuzun 9 farklı duyu organını o duygu için geçici olarak bloke etmektir.Beyinden çıkan duygu sinyali vücut üzerinde kendine yer bulamadığı için yok olup gidecektir.

    TAT tekniği ise :

    Sizi yarı hipnotize olacak şekilde beyninizde oluşan travmayı (terkedilme,aldatılma vb.) bilinçaltı telkinleri ile silmektir.Yani resmen USB belleğinizde ya da hard diskte olan bir veriyi silmek gibi.

    Yukarıda ki yaşanmış öyküleri okuyunca içim cız etti ve yazma ihtiyacı duydum çünkü görüyorum ki sayılarınız çok fazla.Bu şifa yöntemi ni herkes bilmeli.

    EFT ve TAT yaptım ONEITIS den kurtuldum tamam mı bitti mi?

    Hayır esas şimdi başlıyor.Yukarıda anlattığım tedavi yöntemleri sizi -50 den “0” noktasına getirir.Geri kalan süreç sizde.Tabak çevirme,The Game,RedPill.

    Son olarak Sayın erkekadam skeptico ile de görüşüyorum acil olarak bir seminer tarzı bir şey düzenlememiz lazım.Yer buluruz sıkıntı değil yeter ki gelen olsun.Sahaya inilmesi lazım artık bu şekilde internetten zor oluyor.

    Yardıma ihtiyacı olan herkes bana istediği gibi mail atabilir.Merak etmeyin kimseden hiç bir şekilde maddi beklendim yok

    Saygılar ve Sevgiler

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *