Alfa siker, beta öder

Manosphere‘de kadın hipergamisini kısaca belirtmek için kullanılan meşhur bir atasözü ile sıkça karşılaşacaksınız : “alpha fucks, beta bucks” ya da “alpha fux, beta bux”. Bunun Türkçe tercümesi “Alfa siker, beta öder”.

Bir kadının çiftleşme stratejisi iki amaca sahiptir. Birincisi, kendisine ve çocuklarına bakılmasıdır, ikincisi de iyi genetik materyale sahip çocuklar yapmaktır. Bunlar kadınların bilinçli planladıkları ve sinsice yürüttükleri stratejiler değildir, genetik kodlarına evrimce işlenmiş bilinç altı algoritmalardır.

Tarih öncesi avcı – toplayıcı toplumlarda iyi sağlayıcı olan erkekler aynı zamanda iyi genetik materyale sahip alfa idiler. Sürünün en iyi avcıları aynı zamanda sürünün en atletik ve gözüpek erkekleri idi. Orman kanunlarının hüküm sürdüğü bu upuzun (takriben homo sapiens’in 250 bin yıllık serüvenin bir 240 bin yılında) dönem boyunca, kadınların alfa erkeklerin hareminde olmayı, beta erkeklerle birlikte olmaya tercih ettiler. Bunun en önemli kanıtı genetik araştırmalardan geliyor. Tarih boyunca yaşamış erkeklerin sadece 40%ı genlerini bugüne aktarabilmişken bu oran kadınlarda 80%.

Fakat yerleşik, modern zamanlarda yukaridaki dinamik altüst oldu. Avcı -toplayıcı toplumlarda genlerini bir sonraki nesle aktaramayacak olan bu beta erkekler muhtemelen sadece kendilerine yetecek kadar yemekle yaşayabiliyor ve en azından yan gelip yatmanın tadını çıkarıyorlardı. Fakat, avcı – toplayıcı toplumların aksine büyük insan gücüne ihtiyaç duyan tarih sonrası toplumların,bu betaları daha üretken yapmaları gerekti. Bir erkeği, böyle bir toplumun geleceğini dert etmeye, çok çalışmaya ve çalışıp kazandığının çoğunu topluma bırakmaya zorlayan tek çalışır yöntem ise tek – eşli, evlilik temelli aile oldu. Fakat bu durumda, kadınları bu betalarla evlenmeye itecek baskılar, töreler geliştirilmek zorunda kalındı. Feminizm öncesi toplumların kadınlar üzerinde bu kadar baskı kurması, erkekler için aile kurumunu kurmak ve çekici kılmaktı.

Günümüzde erkekler genel olarak iki kategoriden birine giriyor : bir grupta kadınları hediyelere ve çiçeklere boğan, istikrarlı efendi çocuklar var. Bunlar kadınlarına iyi kaynaklar sağlayacak kariyerlere sahipler ama erkeksi ve dominant değiller. Bu erkeklere, manosphere’de genelde beta deniliyor. Diğer grupta ise “kötü çocuklar” ya da piç adamlar var. Bu erkekler kadını kabaca sikip atan, genelde kadınlarla çevrili erkekler. Her ne kadar erkeksi ve dominant olsalar da, kadınlara uzun süreli kaynak ve güven sağlayacak erkekler değiller (ya bu kaynaklara sahip değiller, ya da sahip olsalar bile bunu bir kadına yedirmeye niyetli değiller).

Not : Tanıdığınız kötü çocukları ve efendi çocukları ormana koyduğunuzu hayal edin. Muhtemelen kötü çocuklar efendi çocuklara göre daha iyi avcılar olacaktır ve böyle bir ortamda kötü çocuklar hem genetik materyale hem de kaynaklara sahip olacaktır. Fakat modern toplumlarda efendi çocuklar kaynak edinmeye daha müsait işlerde çalışırken kötü çocuklar görece daha az kaynağa sahip oluyorlar. Fakat milyonlarca yıllık gen havuzu son 4000 – 5000 yıllık toplumsal değişime aynı hızda adapte olamadığı için, kadınların cinsel seçim algoritması hala kötü çocuklara arzu duyuracak şekilde çalışıyor.

Alfa erkek ve beta erkek (gerçi bu fotodaki erkek beta sepetinin dibindeki mangina)

Birçok kadın, kendilerine kaynak sağlayacak, istikrarlı bir efendi adamla evlenir. Bu arada da fırsatları olursa, karşılarına çıkan kötü çocuklarla da seks yaparlar. Böylece hem güven isteyen, hem de iyi gen isteyen taraflarını doyururlar. Peki aşk, sadakat, sevgi? Bu soruları soruyor iseniz, kadınları pek tanımıyorsunuz demektir.

Kadınların hipergami dürtülerinin baskı altında tutulduğu töre merkezli baskının kalmadığı cinsel devrim sonrası modern toplumlarda alfa erkek olmak ne kadar güzel ise, bu tür günümüz toplumlarında beta erkek olmak da o kadar büyük bir felaket. Bu toplumlardaki birçok genç kadın, güzelliklerinin doruklarında alfalarla parti yaparak geçirirken, bir yanda da friendzone’da beta biriktiriyor. Belli bir yaştan sonra ise alfalar için daha genç kadınlarla rekabet edemeyeceklerini anladıklarında ise bu betalardan en uygununu kafalayıp evleniyorlar. Kadınların önemli bir kısmı, gençken alfalardan çocuk peydahlayıp sonra bir beta ile evlenerek kadın hipergamisini başarmış oluyor (iyi genleri ve kaynakları aynı anda al). Hatta daha da kötüsü, kadınların yaklaşık 3 – 10%si (bu oran sosyo ekonomik seviye arttıkça 1%lere, azaldıkça 20%lere gidiyor) alfanın birinden gizlice çocuk, betanın birine bu çocuk kendisininmiş gibi yetiştiriyor.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

40 thoughts on “Alfa siker, beta öder”

      1. Biliyorum konuyla alakası yok ama uzak mesafe ilişkisi (long distance relationship) yaşayan insanları beta olarak tanımlıyorlar bu konuyla ilgili sitenizde yazı var mı? Eğer yoksa bir güzellik yapsanız ve aydınlatsanız süper olurdu. 🙂 Çünkü bu uzak mesafeden aşk yaşayanlar konusunda canı yanan binlerce erkek var. Nereye baksak güven çok önemli bla bla bla aynı şeylerle saçmalıyorlar. Tabii şahsıma ait tecrübe var ama önce sizden dinlemek isterim, isteriz…

  1. Siteyi uzun süre önce keşfetmeme rağmen TCMA gibi ergenlere hitaben yazılmış yazılar olacağını düşünmüştüm. Beklediğimden daha kaliteli, öğretici yazılarınız var 🙂 Bu yazıdaki son kısım( “Kadınların önemli bir kısmı, gençken alfalardan çocuk peydahlayıp sonra bir beta ile evlenerek kadın hipergamisini başarmış oluyor (iyi genleri ve kaynakları aynı anda al). Hatta daha da kötüsü, kadınların yaklaşık 3 – 10%si (bu oran sosyo ekonomik seviye arttıkça 1%lere, azaldıkça 20%lere gidiyor) alfanın birinden gizlice çocuk, betanın birine bu çocuk kendisininmiş gibi yetiştiriyor.”) bana Black Mirror’un 1.Sezon 3. bölümünü hatırlattı. Kesinlikle bu konuyu anlamanıza yardımcı olacaktır 🙂

  2. Sizin bu yazilari cevirerek turk erkegine yaptiginiz yardimi babalar cocuklarina yapmaz. Tesekkurler, sitenin daimi olup bir turk manosphere’i olmasi dilegiyle.

  3. sürekli her kadın bir değil derler ya nerde bir değil hepsi aynı. alfa beta diye bişi yok aslında yakışıklı tipsiz var. kimse tipsiz bodur birinden çocuk yapmaz beraber olmaz. yakışıklı uzun bi herif ztn otomatikman alfa erkektir. herif ağzını açmadan bile kızı yatağa atabilir.

  4. Bakın cevremdeki bütün evliliklere bakıyorum.
    İyi çocuk (iyi görünen çocuk) & kötü kız
    Veya
    İyi kız (iyi görünen kız)& kötü çocuk (pic veya alfa !?)
    Eşleşmeler hep bu şekilde.

    Ben bunun bir seçim olduğu kanısındayım artık.

    Yani iyi kız iyi çocuk asla olmaz bir birlerine en başta hiç çekici gelmezler.

    İyi çocuk bu iyi kızla acı çeker mutsuz olur ve muhtemelen kötü kızla aldatip onla evlenir veya tam tersi .

    Kötü kız kötü çocuk ta olmaz zaten.
    Çünkü ikisi de kendi borusu ötsün ister.

    Ama bunlar iyi falan değil sadece sorumluluk almayan yönetilmek isteyen mücadeleden kaçmayı tercih eden insanlar.
    İşte sorun çıkarmadıklari hayatta kendi seçimlerinin yerine başkasının tercihleri ile hareket ettikleri için de bunlara iyi denilmiş sadece kötü çocuklara veya kötü kızlara uyum sağlıyor. Bu da doğal bir durum.

    Şimdi bir diğer mesele.
    Ben de burda başlıktaki gibi kafiye yapabilmeyi çok isterdim ama ;
    Şöyle söyleyim :

    Yani fahişeler sadece seksi alır,
    İyi kız veya masum kıza da/ bebek yükünü taşıtir, dogurtur, baktirirsin, evlilik yükünü çeker.

    Arada fark yok. Betaya hayatini yaşayan kadın tarafından ödetilen her neyse, iyi kıza da aynı şekilde misliyle odetilir.

    Her ikisi de(iyi kız iyi erkek) boyunlarına bilerek geçirdikleri tasmayi çıkaracak cesarete de zaten sahip olmadıkları için bu seçimi yapmışlardır ve çoğunlukla boşanma görülmez.

    1. iyi erkekler kötü kızlarla evlenmez. sünepe, pısırık, ezik erkekler kötü kızlarla evlenir. iyi olmakla sünepe olmak çok farklı şeyler. kafası çalışan hiçbir erkek karnındaki çocuktan emin olamayacağını kadını almaz. bu bakış açısını ben genelde kadınlarda duyuyorum. cinsiyetiniz kadın mı?

      1. Kotu kizlarla sadece ana kuZusu gavatlar bilerek ve istiyerek her seye ragmen evlenirler. Bu acinasi bir durum degil cunki dogacak cocuklara ve gelecek nesillere cok kotu ornek oluyorlar.

      2. Şimdi sana Şahit olduğum olaylardan birisini kısaca anlatayım.
        Bir adet iyi cok zengin çocuk (yani bana göre fazla aptal görünümlü) iyi kızla evleniyor (belki o da sorunlu bilmiyorum)
        İyi çocuk 33 yaşında iyi kız 27 ve kız ünlü bir mankene benziyor hb8-9 diyelim. Gözler çok çok iri ve kirpikler uzun. Yüz ifadesi masum iyiliği yüzünden akan sessiz birisi.
        Bu evliliğin üzerinden bir yıl geçiyor ki o da ne , iyi çocuk eğitim seviyesi diye bir şey olmayan hb5 hatta belki de 4 olan iyi kızdan daha yaşlı tezgahtar bir kıza aşık oluyor , ve inanın bu kızdan sürülerce var. Klasik zengin erkek avcısı. Hiç bir özelliği görünür de yok.
        Herneyse bu kız iyi kıza tercih ediliyor ve kızın evlenir evlenmez Instagram da arabalı paylaşımları başlıyor.
        Devamını takip etmedim ilgilenmiyorum. Şimdi bir çocukları falan var.
        Olaydan sonra çocuğun ailesi o da çok donuktu kendini oğluma sevdiremedi gibi saçmalıklarini duydum ki, kızın yüz ifadesi resmen bana sahip çık, beni al, beni kontrolun altina al diyen teslimiyet gösteren bir ifade.
        Ama iyi çocuk öylesine sadece oldugu yerde duran kızı anlamamış aslında adam elde etmeyi yönetmeyi sahip çıkmayı bilmiyor.
        İkisi de sus pus bekledi herhalde .
        Diğer tercih ettiği kıza gelince oooowww aşkitooom kocitolarin bitanesiii gibi sözlerle oğlanın gönlünü çalmış 🙂
        Yani muhtemelen kırk takla attı çocuk için ve çocuk ta bu taklalara karşılık onu tercih etti.
        Diğer kadın ise onunla evlenmek ve kendini bu adama teslim etmek dışında bir ekstra çaba göstermedi.
        Yani aslında diğer kadının da beklentisi herşeyi sadece kocasına bırakmak tam teslimiyet göstermesi gibi görünüyor ama adam anlamıyo veya adam yönetmeyi sahip çıkmayı teslim almayı falan bilmiyo zahir.
        Bilemiyorum yani.

        http://m.milliyet.com.tr/nasil-zengin-koca-buldum–gundem-1347544/

  5. Merhabalar
    misal yazıda dip ve tavan noktalarına 1 ve 20 demişsiniz.
    oralar nereler peki? onu neden söylememişsiniz
    bu araştırmayı nerede nasıl yapmışlar?

    dedi birisi cevap veremedim. Acaba aydınlatır mısınız?

  6. Size bir sorunumdan bahsedip öneri isteyecektim.
    Benim çalıştığım iş yerinden bir oneitisim vardı. Tam 6 yıl peşinden koştum salak gibi. Umut da veriyordu, buluşmaya çağırma, dertleşme filan. Ama 6. yılın sonunda yani 2 yıl önce kendisini döven, aldatan biriyle evlendi. 1 yıl sonunda da 1 çocukla boşandı. Son 1 yıldır neredeyse bana yalvarıyor evlenelim diye. Benim değerimi yeni anlamışmış, hata yapmışmış filan. Araya kendi arkadaşlarını, benim arkadaşlarımı sokuyor görüşmek için ama ben her seferinde reddediyorum. Kendime yediremezdim böyle bir şeyi, yediremem de zaten. Ama anlayamadığım konu kabul etmiyorum diye iş arkadaşlarımın benimle görüşmeyi kesmeleri. Senin değerini anladı, herkes hata yapar, onunla evlenmeseydi senin yüzüne bakmazdı ve değerini anlamazdı, ne biçim erkeksin yarı yolda bırakıyorsun gibi laflar ediyorlardı ben de böyle konuşacaksanız benimle görüşmeyin dedim ve öyle de oldu. Bu siteyi 3 ay önce fark ettim ve konuların açılış tarihine göre sırasıyla okuyorum şu anda yarısını geçtim. Site bana güzel bir bakış açısı verdi, doğru yolun ne olduğunu öğretti bana da bu yolda gitme görevi kaldı. Hayatımı tamamen değiştirmek ve kendi elime almak istiyorum ve yeni bir sayfa açmayı planlıyorum. Yeni bir işe geçemiyorum çünkü geçmek istediğim işlerde tecrübem olmadığı için kimse almıyor. Ben de işten ayrılıp kendimi geliştirmeye karar verdim. 6 ayı tamamen kendime ayırdım. Bu 6 ay içerisinde Spor yapacağım, dil öğreneceğim, beden dilini ve diksiyonu geliştireceğim.
    Bir de üniversiteye mühendislik fakültesine gitmeye karar verdim. Kampüsü büyük, şehrin de orta sayıldığı üniversiteleri kazanabilirim. Elimde meslek olur en azından işsiz kalmam. Kira gelirim olduğu için para sıkıntısı pek yaşamam. Üniversiteye gitmeden önce daygame ve bargame yapıp tecrübe edinerek gitmek istiyorum.
    Şimdi sorularım;
    1- Üniversite için geç mi kaldım? (30 yaşındayım)
    2- Orada büyük ihtimalle yaştan dolayı çok shittest yerim, bunu nasıl geçerim?
    3- Orada çevre ve ortam yapmak için okul kulüplerine gitmeyi düşünüyorum, ne dersin?
    4- Nasıl giyinmem gerek? (Ne tarz olacak)

    Bunların dışında önerileriniz olur mu? Ne önerirsiniz?

    1. Hocam geçmiş olsun. Gerçek Kesit’e konu olmaktan kıl payı kurtulmuşsunuz. Okurken benim kanım çekildi. Ne biçim insanlar var.

      1- Üniversite için geç kalmadınız. 40 yaşında tıp fakültesine başlayanlar var. Bu sizin ekonomik durumunuza göre değişir. 4-6 yıl kendinizi finanse edebileceğinize inanıyorsanız ve okuduğunuz bölümün buna değeceğine inanıyorsanız okuyun.

      2- Çok shittest yemezsiniz. Hatta hiç yemeyeceksiniz. Daha önce hiç üniversiteye gittiniz mi bilmiyorum ama benim dönemimde 30 yaşından büyük adamlar/kadınlar vardı. Kimse kimsenin umrunda değil. Ha, bunu kafanıza takıyorsanız zaten hiçbir shit testi geçemezsiniz. Shit testi geçmenin ilk kuralı, shit testi umursamayacaksınız. Bundan sonra zaten sitede shit testi geçmek için bir sürü taktik verilmiş, denk geldikçe öğrenirsiniz. :)))

      3- Lütfen ilk dönem kulüplerden uzak durun. 😀 Tecrübeyle sabit. Ne kadar am canavarı varsa 1. sınfıta doluşuyorlar kulüplere gene kızların götünü kaldırıyorlar. 🙂 Şaka bir yana kulüplere kendinizi geliştirmeniz için gitmenizi tavsiye ederim. Ben okuldayken okulun hayli taşaklı takımlarından birindeydim. Güzel vakit geçirdim. İşe yarıyor.

      4- Giyim için ben bu aralar hipster tercih ediyorum ve bunu yaparken maskülen görünüp görünmemek pek umrumda değil. Açıkçası maskülenliğin giyimden çok ötesi olduğuna inanıyorum. 1500’lerin fransasında alfa diyeceğimiz adamlar peruklarla topuklu ayakkabılarla geziyordu. Hatta çok ünlü bir trol vardır topuklu ayakkabıyı ne ara kadınlara kaptırdık diye. 😀 Bu yüzden temiz, düzenli ve yaşına uygun göründüğü sürece çok fazla giyim kuşamı kafana takma. Ben şimdilerde h&m, pull&bear falan takılıyorum ama 30’ları geçince smart casual’a geçerim diye düşünüyorum. dockers ağırlıklı. Yaşına göre, temiz, tarz bir giyim anlayışın olsun işte. Yeterli. :):)

      önerim, ne yaparsan yap ağırlık çalışmayı ihmal etme. yemek, içmek, sıçmak ve ağırlık kaldırmak. asla bırakma. asla.

      1. 4 yıl finanse edebilirim, olmasa da cafede filan çalışırım.
        Şimdi en büyük korkum “yaş” olacak diye düşünüyordum. Gelenler 18-21 yaş arasında olacak ben ise 30 yaşında olacağım için kızlar problem olur diye düşünüyorum. Kızlar bundan dolayı hep reddeder, reddetmeyenler de yaştan dolayı ağır shittest uygular diye düşünüyordum.
        Gidebileceğim kulüplere bakacağım.
        Smart casual ben de düşünüyorum ama yakışır mı bilmiyorum deneyeceğim.
        İşten ayrıldıktan sonra ilk işim spor salonuna kayıt olmak.

        1. Mahmut Abi çok iyi bir konuya değinmiş. Kız için yapıyorsan pişman olursun. Üniversite öyle tahmin ettiğin gibi kızların teklif ettiği bir yer değil. Ekmek aslanın ağzında. Üniversitede de olsan mezun da olsan oynunu oynaman gerekiyor. Kendini geliştirmek, daha iyi bir işe geçmek, daha çok kazanmak istiyorsan okuyabilirsin.

          Smart Casual’ın yakışmadığı erkek yok. Erkek modasının en sade hali. Gösterişten uzak. Geleneksel çizgiyi sportif görüntüyle birleştirdiği için her ortamda da gideri var. Sen o gömleğin içini kalın bicepslerle doldur, yeter. Ha bir de gözünüzü seveyim kısa kollu gömlek giymeyin. Emekli öğretmen misiniz siz? :D:D

          1. Şu an arkadaşım kalmadığı için hem arkadaş ortamım olur, hem kızlarla ilişkilerimi geliştiririm hem de en önemlisi elime meslek alırım, düşüncem bu.

        2. Boğaziçi gibi üniversiteleri kazanmaya bak.
          Biraz zorlar seni ama sonucu iyi olur .

          Kulüpler bir introvert-high agreeable bir erkeğin extrovert-disagreaable insanların gölgesinde kalıp hoşlandığı kızın da siktiri çekmesiyle kendini değiştirmeye and içenlerin başarı hikayeleri ile dolu.

          Yaşın büyük olması kızlar tarafından büyük beklenti getirecek sana.Daha maskülen daha fırlama daha gezen biri olman gerekir.

          Para konusunda ise sadece hatuna para harcarsın bazen.İyi giyin gym e git .Zengin görünmenin en iyi yolu

          1. Gerçekçi olarak bakarsak boğaziçi ytü veya itü kazanmam imkansıza yakın. 6 ayımı kendimi geliştirmeye adayacağım bu da maskülenliğimi arttırır bence.

        1. Aslında erkeğin kırmızı hap olmadan içgüdüsel olarak bildiği bir şey bu ama birçok erkeğin çevre baskısı ve mahalle baskısına dayanacak gücü yok ya da mavi hapın kurtarıcı planı bokuna bulanmış. Ben de hayatımda kırmızı hap görmesem sırf gururumdan yapmazdım ama KH ile tam olarak neden yapmaman gerektiğini biliyorsun. Vicdanın rahat bir kere. Kadına üzülsen bile ki bu bahsettiğin hatuna üzülmek de zor KH ile şunu biliyorsun : bu hatayı düzeltmek senin işin ya da sorumluluğun değil.

          Toplum kendini harcamayı reddeden erkeği utandırarak hizaya getirmeye meyilli. Ama utandırma taktiği KH farkındalığı olan adama sökmez. Düşünün adamın erkekliğine laf ediyorlar. Yarı yolda bıraktın diye abukluyorlar. Ben bir kadını sevdim diye o beni sevmek zorunda değilse ben de onun sıçtığı boku temizlemek zorunda değilim.

          Bir de çoğu kadındaki bu hata yapabilme rahatlığı nasıl olsa bu köşedeki B planı benim arkamı toplar düşüncesi. Oysa mavi haplı erkeklerin bile önemli bir kısmı yapmaz bunu. Kadınlarınki kırmızı hap olmasa bile gerçekdışı bir rahatlık.

    2. 30 yaşında üniversite motivasyonunda şüpheli miktarda hatun odaklı soru var. Birçok erkeğin geç yaşta üniversite motivasyonunda çok fazla miktarda cıbırlar diyarına gitme motivasyonu var ve bu doğru ise eğer üniversiteyi kesinlikle tavsiye etmem. Ŭniversite okuyabilirsin ama 30 yaşında üniye gideceksen 4 yıllık okulu 3 yılda bitirmeye bakmalısın. 33 yaşında yeni mezun bir mühendisin iş şansı nedir nasıldır bilemem. Bunu araştırmalısın.

      Ŭnideki kızlarla arandaki yaş farkı üstüne o yaştaki bir erkekten beklenen gelire sahibi olmaman kızlarla işini zorlaştıracak. 30 yaşında ve artık mesleğini oturtmuş bir adamın 20lik bir üniversiteli ile şansı orada okuyan ve çalışmayan bir adamın şansından çok daha fazladır.

      30unda üni okunabilir özellikle de meslek kazandıran bir üni. Ama ben olsam 3 senede bitirmeye odaklanırdım. Eğer cıbır fantazisini çıkarsan eldeki meslekte ilerlemek daha mantıklı ise üniye bulaşmayabilirsin.

      1. Bilgisayar veya yazılım mühendisliği düşünüyorum. Şu anda hali hazırda bir gelirim var, okulda rahat ettirir bu para beni ama araba alma gibi bir şansım yok şimdilik. İş bulamazsam en azından freelance çalışabilirim veya home ofis tarzı olabilir. Üniversiteye hem arkadaş hem de kız ortamı için gidiyorum çünkü hiç arkadaşım kalmadı. Tabii bunlardan daha önemlisi diploma ve meslek. Üniversiteye gitmişken ortamım da olsun, kızlarla ilişkilerimi ilerleteyim, tecrübe edineyim, kendimi geliştireyim. Mahmut abi en çok zoruma giden de bu kızın alfa siker beta öder denkleminde beni sağa almaya çalışması değil. Dertleştiğim, gezdiğim arkadaşlarımın beni suçlu ilan etmesi. İnsanlığıma, vicdanıma hatta erkekliğime laf etmeleri. O, benimle bir yola çıkmadı ki yarı yolda bırakayım onu. Eski kocasından nafaka alamıyormuş, geçinemiyormuş diyorlar, en önemlisi de bana güvenip boşanmış -sözde-, ben onu kabul edermişim, yardım edermişim. 6 yıl bana köpek gibi davranan birisine neden yardım edeyim. Her hafta gelip dışarıya davet ediyor kabul etmiyorum. Bana seninle evlenelim, senin sözünden çıkmam yeter ki bana iyi davran diyor, olmaz diyorum senin bu kadar kötü olduğunu bilmiyordum diyor ama yine hep gelip gezelim, benim eve gel diyor. Sanki kendisine kötülük eden benmişim gibi davranıyor hem o hem de arkadaşlarım. Geçmişe dönüp baktığımda üzüldüğüm tek şey boşa giden 6 senem, bu 6 seneyi başka bir şeye harcasaydım (üni okumak, spor yapmak, hobi vs.) daha iyi olurdu ama işte geçmişi değiştiremem önüme bakmam lazım. İşten ayrıldım sayılır, 6 ay zamanım var bu 6 ayın tamamını kendime ayırdım, planımı yaptım. Spor salonuna gideceğim, beden dili ve diksiyon kursuna gideceğim, ingilizce kitaplar aldım + olarak kursa da gideceğim, bir hobi edineceğim kendime yani kısacası üniye gitmeden kendimi geliştireceğim o şekilde gideceğim, çekingenliğimi yeneceğim, öz güvenimi geliştireceğim. Ünideki korkum finansal değil yaş sorunu.

        1. Kusura bakma da bu kızı kabul etmedin diye arkadaşlarının sana sırtını dönmesi çok anormal bir durum. Ya onlar zaten arkadaşın değilmiş ya da sen çok duygusal tepkiler vermişsin. Bu karının sana güvendim de ayrıldım dedikodularını siktir et. Sana utandırma ve suçluluk duydurma taktikleri. Bu kız nasıl her hafta sana ulaşabiliyor? Kıza açık açık beni bir daha aramayacaksın demedin mi? Engelle hatunu gitsin? Bu kadın sana nasıl herhangi bir şekilde davranabiliyor? Neden sana ulaşabiliyor?

          Hatunun sana köpek gibi davranması senin suçundu onu erkek gibi kabul et. Şimdi ise kızın sana ulaşma yollarını kes. Sen kestin ama tacize devam ederse gerekirse polise rapor et.

          Mavi hap sarmış her yanı. Hatun sana açık açık alfaya siktirdim sana ödeteceğim diyor. Merak etme ödemeyerek sana bu gözle bakmasının cezasını kat be kat verdin zira baskıya boyun eğmeyerek şu an aslen maskülen olduğunu ve nasıl bir hata yaptığını anlayıp daha da kötü hisseder o. Sen şimdi sana ulaşma yollarını sıfırla ve önüne bak. Senin zirve yılların başlıyor ve önümüzde her sene yükseleceğin 25 yıl var. Kendi aptallığı ile hayatın posasını çıkardığı ve her sene düşeck hatuna kendini peşkeş çekmeyeceksin tabii.

          1. Evet doğru köpek gibi davranması tamamen benim suçumdu, belki de ben ona mesaj verdim hareketlerimle filan bana böyle davranabilirsin, bana böyle davran. Hepimiz aynı yerde çalışıyoruz Mahmut Abi mecburen görüşüyoruz, engelleme şansım yoktu. Duygusal tepki verdiğimi sanmıyorum. Sadece sen ne biçim erkeksin, o kız sana güvenip boşandı, kendine nasıl yedireceksin yüzüstü bırakmayı dediklerinde öfkelenip bağırmıştım o kadar, ondan öncesinde hep sakinlikle cevap verdim hepsine. Kızla işyerinde yüz yüze geliyoruz orada konuşmaya çalışıyor, akşamları arıyor cevap vermiyorum beni kırıyorsun, üzüyorsun diye mesaj atıyor. İşten ayrılacağımı öğrendiğinde gelip önümde ağladı, nerede çalışacaksın dedi şehir değiştirecem dediğimde daha fazla ağlamaya başladı sonra sen nereye gidersen ben de seninle geleyim ayrılmayalım dedi cevap vermedim uzaklaştım oradan. Sonra arkadaşlar bunu görmüş, benim olduğum yere gelip yüksek sesle “bir kadını üzen cehennemde yanar” diyerek kendi aralarında konuşmaya başladılar. İşte 13 saat çalışsam da sıkıntım yoktu, işten ayrılmamın sebebi o kız ve arkadaşım sandığım kişiler. Çünkü beni çok zorluyorlar, laf sokuyorlar bana ben de duymazlıktan geliyorum cevap vermiyorum onlara, bazen de susup gülüyorum yüzlerine cevaplarını almış oluyorlar. İşten bu hafta ayrılıyorum, bir daha hiçbiri bana ulaşamayacak. Bir de Mahmut Abi, o kız benden 1 yaş büyüktü bi de, evlenmeden önceki halinden eser yok. Evlenmeden önce çok güzeldi, boşandı o kadar çöktü ki bana bile çirkin görünüyor. Bence bana musallat olmasının amacı kendisini kimse kabul etmez bu haliyle -salak veya abaza değilse- hem 31 yaşında hem çocuklu hem eski koca belalı hem de çökmüş vaziyette ve maddi olarak da manevi olarak da dipte kendisi. Eğer adam beta olsaydı nafakayı her türlü alırdı, bundan alamıyor hatta isteyemiyor.
            Üniversiteye gitmek istememle, ilk kez kendi hayatımda bir şeye kendim karar vermiş oldum. Onun heyecanı da var üzerimde. Hep başkaları için yaşadım, onlar karar verdiler benim hakkımda (ailem, o kız).

          2. Mahmut Abi mecburen görüşüyoruz, engelleme şansım yoktu. Böyle bir şey mümkün değil. Zaten işten ayrılmışsın. Kestirip atman lazım. Artık nerede görecek seni komple engelle.

            Kızla ne olduğunun ayrıntılarını da boşa yazma. Önemli değil ne dediği? İsterse seninle evlenmezse yarın ölecek olsun, senin derdin değil?

          3. @fercano iyi üniversite kazanmak kolay değil

            hele boğaziçi odtü itü istiyorsan cmpe yada ıe gibi bölümler için biraz yırtmak lazım kendini.
            Benim sıralama sanırım 350 civarıydı ama mf3 daha geriydi.

            kendimi harap etmiştim o zamanlar anladım ki adanmışlık yoksa başarı beklememelisin

        2. Eğer önceliğin üniversite sınavına girmekse vücut geliştirmeyi, diksiyonu ve ingilizceyi 3-4 ay bir kenara bırakmalısın. Boğaziçi’yi kazanamasan bile kayda değer bir bölüme girmelisin ki yaptığın fedakarlığa değsin. Bunun için sana tavsiyem bu 3-4 ayını tamamen üniversite sınavına vermen olur.

          Üniversiteye hazırlandığım sene dershaneme belediyede temizlikçi olarak çalışan bir abla gelirdi. Nasıl yaptıysa amirlerinden öğlene kadar izin almıştı. Sabah 6’da herkesten önce gelip sorularını çözer, dersini dinleyip giderdi. Herhalde dershanenin dışında da çalışıyordu ki abla ilk senesinde Ankara Hukuk kazandı. Muhtemelen şu an mezun olmuştur.

          Eğer gerçekten istersen imkansız değil. Ama gerçekten istemek önemli. Dicle Üniversitesi Maden Mühendisliği okumanın kimseye bir faydası olmaz.

          1. “Hatun sana açık açık alfaya siktirdim sana ödeteceğim diyor”

            @fercano bu kısmı aklına kazı ve sakın hatalı bir şeye girişme

            okurken tiksindim olaydan cidden bu kadınlara imkan versen dünyanın ebesini bellerler

          2. Yanlış anlamayın bunu hatun seni o kadar aşağıda görüyor demek için yazmadım. Toplumun öyle çivisi çıktı ki hatun bunu söyleyebiliyor, söylediği şeyin ne kadar aptalca olduğunun bile farkında değil ve kimse de hatuna “sen ne diyorsun lan mal?” demiyor ve aksine destekliyor.

          3. Üniversite konusunda kendime güveniyorum. Her gün 8 saat çalışsam yeter. 12 sene önce bilgisayar mühendisliğini kazanmıştım fakat maddiyattan dolayı gidememiştim. Derslerin yanı sıra kendimi de geliştireyim gitmeden. Doğu değil de batıda veya güneyde giderim ben.

          4. Bilgisayar mühendisliği iyi seçim. 2. seneden itibaren part time yazılım işinde çalışabilirsin. Şu an yurt dışına en çok göç edenler yazılımcılar olduğu için yaşına bakmadan (Türkiye’de yaş önemli maalesef) işe alınma şansın yüksek. Maaşları da fena değil. Ama dediğim gibi nereye girersen gir 3 senede bitir. Bunu yapmaman için tek neden iyi bir part time işe girmiş olman olabilir.

          5. Mahmut Abi bi eleman boun cmpeyi 3.5 senede bitirmişti.Eğer o seviyede olacaksa neden olmasın ?

            nvidia google appleda bir sürü bounlu adam tanıyorum

            geneli low agreeable ,extrovert, high IQ

            iyi tecrübe olacaktır

    3. Oneitis olayında doğru olanı yapıp hatundan uzak durmuşsun. Iş arkadaşlarınla kopman o hatunu sırtlamandan çok daha iyidir. Hipergami işte kadınlar da hipergaminin umrunda değil. Azıcık anneanne – anne tavsiyesi dinleyip o çok çekici adamdan iyi koca olmayacağı ya da o kadar çekici olmayan adamın uzun vadeli iyi yatırım olacağı gibi oldukça görünür bir gerçeği dinlemeyip hem bok gibi bir hayata mahkum oluyorlar hem de önce reddettikleri adamın peşinde perişan. Yanlış anlama bu hatun kurban değil. başına gelen kendi suçu ve sen kesinlikle uzak durmalısın. ben şahsen bırak mahalle baskısını kafama silah dayasalar tetiği çekin ben yine bununla evlenmem derdim.

      1. Bir de bu siteyle tanışmasaydım kendimi geliştirme isteğim olmazdı. Böyle gelmiş böyle gider diyerek yaşardım galiba. Ama bu site beni kendime getirdi, yanlışlarımı gösterdi, ders almamı sağladı, umudun içimde olduğunu gösterdi, “ben her şeye yeterim, ben her şeyi yapabilirim” diyebiliyorsam bu site sayesindedir.. İyi ki bu siteyle tanışmışım, sizler de iyi ki varsınız.

  7. @BenLark ve Mahmut Abi Boğaziçi, galatasaray, itü ve ytü belki olabilir zorlarsam ama ytü ve galatasaray hariç diğerlerinde 5 yıl okumak zorunda kalırım. Yaş ileride olduğu için 1 yıl bile çok geliyor bana. Haa kaybettiğim senelere bakarsak çok değil ama. İlk hedefim buralar olacak.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *