Tinder’da neden eşleşme olmuyor?

Tinder kullanan erkeklerin büyük bir kısmının bu platformun çalışmadığından ya da en azından Türkiye’de çalışmadığından şikayet ettiğini görebilirsiniz. Sadece Ekşi Sözlük’ün tinder başlığında birkaç sayfa gezseniz tinder’dan bırakın seks yapmayı, eşleşme alamayan erkeklerin oranının oldukça yüksek olduğunu anlayabilirsiniz.

Peki Tinder’da neden eşleşme olmuyor? Öncelikle Tinder  nasıl kullanılır bilmiyor olabilirsiniz. Tinder profiliniz nasıl olmalı konusunda da düşünmeniz lazım. Ama tinderda eşleşme olmamasının pek de hoş olmayan bir sebebi daha var : Tinder’da eşleşme oluyor. Yani sizin hevesle sağa attığınız hatun birileriyle eşleşiyor. Belki sizinle eşleşmiyor, ya da bazı tanıdıklarınızla, ama biriyle eşleşiyor. İşin sırrı : Pareto Kanunu. Pareto Kanunun (80 / 20 kuralı) hayatın hemen her alanında kendini gösteren ilginç bir olay. Hipergami de istisna değil. “Eğer seçme şansı varsa kadınların 80%si erkeklerin 20%si ile ilişkiye girmek ister”.

Kendi özel alanlarında hiçbir sosyal baskıya maruz kalmadan kadınların erkekleri potansiyel olarak seçtikleri tinder’da oranın 80 – 20 kuralına yakın olmasını bekleyebilirsiniz. Aşağıdaki grafikten de görebileceğiniz gibi oran gerçekten de buna yakın. OKcupid ve Tinder’da kadın ve erkeklerin karşı cins tarafından seçilimini gösteriyor.

Tinder ve OKcupid’de kadın ve erkeklerin karşı cinsi seçme oranları

Örneğin Tinder’da erkekler kadınların (women) 47%sini sağa atarken, kadınlar erkeklerin (men) sadece 15%sini sağa atmış. Oranı %15e indiren en büyük neden muhtemelen modern kadına sürekli pompalanan narsisizm ile kadınların kendi cinsel pazar değerlerini olduğundan daha fazla algılamaları. Ama 15% yine de 20%ye yakın ve bu da olayın bizim erkeklerimizin kadın narsistik koşullanmasını adlandırmak için kullanmayı çok sevdiği “kezbanlık” femoneninden ziyade doğal ve biyolojik hipergami dürtüsüne bağlı olduğunu gösteriyor.

(Not : hipergami ile ilgili en çok yanlış anlaşılan şey bunun biyolojik değil de sosyal koşullama ile oluştuğu yanılgısıdır. Hipergami güçlü bir biyolojik dürtüdür, kökleri insanoğlunun genetik kodundadır. Bu nedenle kadınlara hipergami yüzünden düşmanca bakmak anlamsızdır).

Şimdi burada belirtilmesi gereken en önemli nokta şu, kadınların yüzde 80inin erkeklerin yüzde 20si ile seks arzuluyor olması, erkeklerin  yüzde 20si kadınların yüzde 80ini yiyor anlamına gelmiyor. Yani pareto kuralı, kadınlarla başarısızlığınıza mazaret olarak kullanıp kendinizi kadınlardan tamamen soyutlama malzemesi olmamalı.

Fakat bu oran maalesef erkeklerin yüzde kaçının düzenli ve çeşitli sekse ulaşabilirken, yüzde kaçının buna sahip olmadığını gösteriyor. Alfa siker beta öder yazımızda belirttiğimiz gibi, her betaya bir eş modeli ile çalışan klasik toplum öncesinde bu 80 / 20 kuralı dolu dizgin yürümüş olmalı ki, bugüne kadar yaşamış erkeklerin sadece 40%si genlerini gelecek nesle aktarabilmiş. Bugün yaşadığımız ve Tinder’da kendini göstermekte olan olgu, Cinsel Devrim sonrası bu klasik toplum sözleşmesinin ve buna bağlı baskıların azalması ile, cinsel pazarda eskiye geri dönüşün yaşanması.

Bunlar rahatsız edici ve konuşulmayan gerçekler ama hayatımızı şekillendiren gerçekler.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

12 thoughts on “Tinder’da neden eşleşme olmuyor?”

  1. hocam merhabalar. basit bir soru ile geldim bu günde. iyi bir ingilizceyi nasıl öğrenebilirim. alt yapı yok. bunu neden soruyorum? ankara’da dil kurslarına giden arkadaşlarım memnun olmadıklarını söylüyorlar. “yurt dışına gitmek lazım kardeşim” geyiği ne kadar doğru acaba ! saygılar.

    1. Konuşmadan bir dili öğrenmen zor. “Yurt dışına gitmek lazım kardeşim” geyiği bir noktada doğru gibi. Ancak bir temel elde etmeden bunu yapmak da ne kadar işe yarar bilmiyorum.
      Kurslar temeli öğrenmende yardımcı olabilir ancak yeterince efor harcamadan konuşabilmeyi beklemek mantıklı değil. Herşey gibi bu da ciddi anlamda efor isteyen bir konu. Tavsiyem dilin gramerini, yapısını öğrenmek için bir kursa gitmen. Eğer hali hazırda biliyorsan, ingilizce kitap okumak, dizileri / filmleri ingilizce altyazı ile izlemek, olabildiğince ingilizce materyal kurcalamak işe yarayacaktır. Ancak bunu yaparken ilk günden akıcı olmayı bekleme kesinlikle, kenarda bir sözlük her zaman açık olsun. Zamanla, üzerine koydukça, daha da kolaylaşmaya başlayacaktır.
      Çevrende ingilizce konuşan insanlar var ise onlarla pratik yapmayı deneyebilirsin. Eğer yoksa kendi kendine yapabileceğin egzersizler de mevcut. Kendine kendine ingilizce düşünmeye çalışmak, kafandan günlük hayatta kurduğun cümleleri ingilizce kurmaya çalışmak, kendi kendine ingilizce konuşmak gibi yöntemler işe yarayabilir.

    2. Hocam selam. Ben uzman değilim ve kendi tecrübemden konuşmuyorum (İngilizceyi okulda öğrendim) ama bildiğim kadarıyla birkaç tavsiye vereyim. “Yurt dışına gitmek” İngilizcen belli bir seviyede değilse ve sen de bir sene falan orada tutunamayacaksan gereksiz masraf.

      Bildiğim kadarıyla İngilizceyi B2 seviyesinde (ortanın üstü, tam hakimin altı) öğrenmek için 900 – 1,000 saat çalışman lazım. Haftada 20 saat (günde ortalama 3 saat) çalışarak 1 sene eder bu. Fakat İngilizce kolay bir dil olduğundan bunun yarısında (6 ay) acı çekmeden İngilizce derdini anlatırsın.

      Bildiğim kadarıyla hiçbir kurs bu kadar yoğun değil. Muhtemelen kursların problemi bu.

      Bunun tek alternatifi tek başına çalışmak. Bence temel eğitim hiç yoksa (ilköğretim İngilizcesi falan) bir kursla temel almak elzem gibi. Onun haricinde ise yabancı dili kendi kendine öğrenenlerin yaptığı gibi altyazısız YouTube izleyerek belli bir seviyeye çıkmak mümkün olabilir.

      Şu siteye de bak istersen : https://www.duolingo.com/ İstediğin dili öğrenmek için bedava online bir site. Hakkındaki yorumlar olumlu. Ama en azından bir 600 uçuş saati, idealinde de 1000 saat yapman lazım. Yani eğer temel yoksa, okulda öğrenme şansın yoksa, günde en az 3 saat hergün bu işe ayırman en mantıklısı.

      Belli bir seviyeden sonra ise İngilizce pratik yapabileceğin bir iş – uğraş bul. Otelde garsonluk mu olur, hostelde mi çalışırsın artık ne ise.

      1. Hocam çok teşekkürler. ev de çalışmaya başladım. youtube dan videolar açıyorum.(temel ingilizce) oradan takip ediyorum. bazen sıkılıp notları bir köşeye atsam da vazgeçmek yok.

    1. Bildirim dediğin super like bildirimi mi? Biriyle eşleştiğini görmen lazım.

      Tinder’ı en azından Plus almadan kullanmaya çalışmayın. Bir işinize yaramaz.

  2. tinderda bot konuma düşüp düşmediğimi nasıl anlarım önceden 2 3 günde bir kesin eşleşme olurken son 1 aydır eşleşme alamıyorum plus üyelik mi alsam acaba ?

    1. Arada neden bilmem 2 – 3 haftalık böyle boşluklar oluyor. ELO skoru düşüyor muhtemelen. Standart paralı üyelik yeterli.

  3. Merhaba,
    Defteri kalemi elime aldım ve çalışmaya başladım. 😬 İşte ilk sorum: 1 aydan daha az süredir OkCupid kullanıcısıyım. Tinder’ı hiç kullanmadım. Sizce hangisi daha avantajlı ve neden? Benim için daha önemli ikinci soru: Yaş 40, birbuçuk yıl önce boşandım. (Prangadan sıyrıldık anlayacağınız) Profile “aradığı ilişki tipi” olarak “monogam, uzun süreli ilişki” yazmak sizce hata mı avantaj olabilir mi?

    1. Hocam başka yorumunuzda kırmızı hapla yeni tanıştığınızı gördüm. Hemen uzun süreli ilişki aramak yerine bol bol tabak çevirip bunu hak eden hatunlarla denemeniz gerekir derim.

      1. Merhaba hocam, bu cevap banaydı galiba. Doğru, iki gündür okuyorum ve yazıların tümünü göremedim bile. Yalnız zaten uzun süreli ilişki aramıyorum. İşe yarayıp yaramayacağını bilmesem de şöyle bir akıl yürütmüştüm: Eğer ilişki beklentisini “hook-up, kısa dönem, ONS” yazmak yerine “monogam, uzun dönemli ilişki” yazarsam bu çekim yaratabilir. (Beta izlenimini kuvvetlendirse ve 30+ hanımları çekse bile) Nitekim 30+ hanımlardan ilgi yoğun. Nitekim, Türkiye’ye gelecek, 35 yaşında ama yaşını göstermeyen bir hatunla buluşmak üzereyim. Boşanma ve uzun süreli yalnızlıktan sonra benim için olumlu bir gelişme. Acaba yine de yanlış bir mantık mı yürütüyorum?(Bu nedenle OkCupid profilinde beta izlenimi doğuracak cevap ve yazılarımı törpülemeye başladım)

        1. Bence gece yalnız uyumaktansa 35 yaşında ama yaşını göstermeyen hatunla uyumamak daha iyidir 😀 OkCupid kullanmadım ama bu “ilişki beklentisi” kısmını boş bırakma şansı varsa boş bırakırdım. Yoksa da uzun süreli ilişki ibaresinin 30+ kadınlarda bi etkisi olabilir ama 18-25 yaşında hiç bir kadının tinder gibi ortamlarda uzun süreli ilişki aramak gibi bi derdi olduğunu sanmıyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *