Bekleyen betalar

The Red Pill Reddit‘te yine bilindik bir hikayeye rastladım. Bilindik zira hipergami saklayamadan gittikçe daha ulu orta yapılmaya başladığından, bu tür hikayeler daha sık karşımıza çıkıyor.

2014 yılının önemli bir kısmında ve Önleyici İlaç’ta, Açık Hipergaminin Batı(lılaşmış) toplumlarda etkisini irdelemeye çalışıyorum. En iyisini sona saklamak  yazısında giderek artan sayıda karşımıza çıkan bir hikayeyi paylaştım : kadınların durulup yuva kurdukları dönemde, eski çılgın dönemlerinin “pişmanlık”larının kendilerine tek eşli ilişki ya da evlilik ile adanmış beta erkeklerinin önüne serilmesi.

Eğer henüz okumadıysanız, burada durun ve gidip önce En iyisini sona saklamak yazısını okuyun. Bu aşağıdaki itirafı parça parça işleyeceğim ama aşağıdakileri okurken unutmamanız gereken şey bu kadının içine düştüğü zor durum, Açık Hipergaminin Kırmızı Hap Farkındalığını erkeklere kendiliğinden vermesi – en betalara bile.

Hikaye : Adamın karısı geçmişte erkek arkadaşı ve onun erkek oda arkadaşı ile defalarca grup seks yapmış. Sonra tabii yaş kemale erip güzellik gide yazında “iyi çocuk” olan oğlumuzu bulup evlenmiş ve kocasına bu olaydan hiç bahsetmemiş. Koca bunu ortak bir tanıdıktan öğrenmiş ve olaylar gelişmiş.

Soranlar için güncelleme yazayım. Sabah itibari ile henüz hala aynı yatakta yatmadık ve birbirimizle 10 kelimeden fazla konuşmadık. Uyandığımda elinde iki kahve ile mutfaktan çıkıyordu. Beni masaya oturttu ve konuşmak istediğini söyledi.

Kısaca, dolandırıldığını (kendi sözü) hissediyormuş ve bugün bildiklerini bilse benimle evlenmeyi bırak, çıkmazmış bile. Benim imajım onarılmayacak ölçüde bozulmuş ve beni artık onun eşi olacak değerde biri olarak görmüyormuş. Olayın cinsel yönü bir yana, bana artık güvenmiyormuş zira bu kadar önemli bir şeyi bütün ilişki süresince ondan saklamışım. Ne dersem diyeyim bunların geçmişte yaptığım hatalar olduğunu ve benim bugün olduğum kişiyi yansıtmadığını ona anlatamadım. Bana karşı kızgın değildi, bana sürtük falan da demedi ya da onun gibi saygısızlık yapmadı. Sesini bir kere bile yükseltmedi. Bir yanım keşke yapsaydı dedi nedense. Bir işten atılmışım gibi hissediyorum.

Sonuçta boşanıyoruz. Benim hayat arkadaşım olması gereken adam, 10 yıl önce onunla tanımadığım zamanda yaptığım birşey için bana saniyesinde sırtını dönüyor. Bunu önce benimle konuşma nezaketini bile göstermedi – hafta içi kendi avukatını ziyaret etmiş ve işlemleri başlatmış. Onu biraz tanıyorsam burdan geri dönüş olmadığını biliyorum.

Kocamın birden fazla işi var, bu nedenle evlilik sözleşmesi yapmadan kesinlikle evlenmezdi. Ben yemin ederim ki buna hiç ihtiyacımız olmayacağını düşünüyordum o nedenle imzaladım. Bugün döküman elinde idi. Yasal zorunluluğu olmasa da benim öğrenci kredilerimin kalanını ödeyeceğini söyledi.  Bunu takdir etsem de bu hafta avukatımla konuşup mahkemede evlilik sözleşmesini geçersiz kılabilir miyim araştıracağım. Beraber bir hayat kurduk, hayatımın en iyi 5 yılını ona adadım ve 100% sadık kaldım – böyle bir çöp gibi atılmayı haketmiyorum.

Kadınlar 28 – 30 yaş sınırını geçtikten sonra, geçmişte yaptıkları “hatalar”ı affedecek bir iyi çocuğun halihazırda bulunabileceğine inanmaya koşullanmışlardır. Erkeklerden geçmişte yaptıkları şeylerin sonuçlarını kabul etmeleri beklenirken, kadınlara ise 30undan sonra başka biri oldukları ve geçmişin geçmişte kaldığı inancı pompalanır.

Bekleyen Betalar
New York Times evlilik sözleri serisinde çıkan bu twit şöyle diyor : “Gelin, koridorun sonundaki tatlı ve istikrarlı iş arkadaşınının hiç farkına varmadı – 32 yaşına bastığı güne kadar”. Bu “Sex and The City” kızın 32 yaşında asıl farkına vardığı, hızla yaklaşmakta olduğu ve bir betayı kalamazsa, yalnız ve çocuksuz çarpacağı duvar.

Buradaki kadının kocası dolandırıldığına inanıyor zira adam gerçekten de dolandırılmış. Karısının 30 yaş öncesi ve sonrası ikili kişiliğini farkedince hissediyor bunu. Burada bizim inanmamız beklenen şey, kocanın, karısının yeni bir sayfa açarak yarattığı “gerçek” kişiliğini göremeyen bir yobaz olduğu. Bu kadınların ellerinin altında bulunan bilindik bir şema. “Bir erkek eğer kadınının geçmiş cinsel deneyimlerini kaldıramıyorsa bu onun kendine güvensizliğindendir”.

Bu konuda erkekler de az değildir gerçi. Bu adamın yaptığının ahlaken doğru bir intikam olduğunu söyleyecek çok erkek de bulursunuz. Burdaki adam için aslolan bir erkeğin karısının gözünden düşmesinden ziyade, onun cinsel  olarak verebileceklerinin en iyisini kendisine vermemiş olmasıdır.

Subjectif olarak olay bu olabilir ya da olmayabilir ama mesele, bu adam gibilerin karılarının (alfa) sevgilileri için geçmişte duydukları gerçek arzudur : seks ve ilgi için kadının 30undan sonra kapadığı iyi çocouktan beklenen maddi kaynaklar, duygusal yatırım olmadan duyulan arzu. Ortada dolandırıcılık olarak adlandırılan şey bu : alfa çocuk onun üçlü seksini karşılığında hiçbir şey vermeden almıştır ama kendisi muhtemelen bunun yanından geçemeyecek kadar kırıntı bir arzuyu anca “3 tane iş” sahibi olarak ve bunun meyvelerinden aslan payını paylaşarak alabilmektedir ancak. Kötü çocuklar onun en iyisini bedavadan kapmışken kendisine kala kala onun yeni, reforme olmuş ve tepe yıllarını geçmiş hali kalmıştır.

Ne dersem diyeyim bunların geçmişte yaptığım hatalar olduğunu ve benim bugün olduğum kişiyi yansıtmadığını ona anlatamadım. Bana karşı kızgın değildi, bana sürtük falan da demedi ya da onun gibi saygısızlık yapmadı. Sesini bir kere bile yükseltmedi. Bir yanım keşke yapsaydı dedi nedense. Bir işten atılmışım gibi hissediyorum.

Daha önce belirttiğim gibi, kadının kocasından beklenen onun “bugün ne olduğunu” kabul etmektir, bunun yanında kadının 10 yıl önce hali kendinden daha az kaynaklara sahip olan aşığına daha fazla arzu duymuştur. Burası tamamen spekülasyon ama 3 tane iş kuran bir erkek zamanını karısının 10 sene önce birlikte olduğu aşıklardan daha özenle ve çalışarak harcamıştır. Burada adamın kendi sorumlu geçmişi ile karısının geçmişini karşılaştırdığında duyduğu kızgınlığı görebiliyoruz.

Ve adam her iyi işadamı gibi bu çatışmayı sakince ve sabırla yönetiyor. Kadının, adamın sesini yükseltmesini bekleyen tarafı ile eskiden alfa aşıklarının umursamazlıklarından tahrik olan tarafı aynı taraf.

Sonuçta boşanıyoruz. Benim hayat arkadaşım olması gereken adam, 10 yıl önce onunla tanımadığım zamanda yaptığım birşey için bana saniyesinde sırtını dönüyor. Bunu önce benimle konuşma nezaketini bile göstermedi – hafta içi kendi avukatını ziyaret etmiş ve işlemleri başlatmış. Onu biraz tanıyorsam burdan geri dönüş olmadığını biliyorum.

Kocamın birden fazla işi var, bu nedenle evlilik sözleşmesi yapmadan kesinlikle evlenmezdi. Ben yemin ederim ki buna hiç ihtiyacımız olmayacağını düşünüyordum o nedenle imzaladım. Bugün döküman elinde idi. Yasal zorunluluğu olmasa da benim öğrenci kredilerimin kalanını ödeyeceğini söyledi.  Bunu takdir etsem de bu hafta avukatımla konuşup mahkemede evlilik sözleşmesini geçersiz kılabilir miyim araştıracağım. Beraber bir hayat kurduk, hayatımın en iyi 5 yılını ona adadım ve 100% sadık kaldım – böyle bir çöp gibi atılmayı haketmiyorum.

Şimdi buraya dikkat edin; beta erkeklerden artan sayıda beklenen şey şu : 20li yaşlarında gösterdikleri sabrın sonunda meyvesini vereceğini ve o yaşlarda yüzlerine bakmayan hatunların zamanla “olgunlaşıp” doğru yolu bularak sonunda onu seksi bulacağı. (bkz. efendi adamın eninde sonunda kazanacak olması)

Tam o yaşa kadar kırmızı hapı yutmamış beta erkeğin kabul etmediği, bu “son kazanan sen olacaksın” öğretisinin, kendisini bu tip kadınların kullanımına sunmak için piyasaya sürülmüş feminen-öncelikli propoganda olması : artık alfa çocuklar için daha genç kadınlarla rekabet edemeyen kadınların can simidi. Burada propoganda bekleyen betamıza, kadının cinsel olarak en iyisini, kendi olgunluğunun en iyi zamanında vereceğini aşılar: yoksa başka neden kızımız kendisi ile hayat boyu evlilik bağına girmiş olabilir ki? Kocası ve çocuklarının babası olarak seçtiği adamla daha iyi bir cinsel olması gerekmez mi?

Bekleyen betalara hafif hafif işlenen propoganda budur. Hele şimdi, modern toplumlardaki uluorta hipergami ile bu mesajı oldukça etkili kadınların yazdıklarında görebilirsiniz :

Hayat arkadaşı konusunda benim kadınlara tavsiyem, her türlüsü ile çıkın : kötü çocuklar, cool çocuklar, bağlanmaktan-korkan çocuklar, çılgın çocuklar, … Ama onlarla evlenmeyin. İş evlenmeye geldiğinde, kendisi ile eşit bir partner arayan birini bulun. Kadınların zeki, fikirleri olan ve hırslı olması gerektiğine inanan. Eşitlik taraftarı olan ve ciddi anlamda ev işi yapan biri. Bu erkeklerden var ve güvenin bana zaman geçtikçe bu erkeklerden daha seksisi yok.
– Sheryl Sandberg, Lean In: Women, Work, and the Will to Lead

Kadınlara pompalanan metin bu. Buradaki hatun sadece Sandberg’in tavsiyesine uymuş ve bekleyen betasının da aynı metne inandığını görmüş. Problem şu ki kızımızın betası “daha seksisi yok” kısmını ciddiye almış ve bugün karısı ne derse desin daha önce başka birinin daha seksi olduğu gerçeği suratına çarpmış.

Aslına bakarsanız fem-merkezciliğin korkması gereken, hipergamiyi gü yüzüne çıkaran kırmızı hap camiasından çok bunu “neşe içinde” toplum geneline anlatan gururlu ve ben merkezci kadınlar. Bugün sosyal medyada tüm kötü çocuk maceralarını paylaşan hatunlar, 10 sene sonra bu hatunun yaşadığı problemle daha çok karşılaşacaklar.

Uluorta hipergami yaygınlaştıkça ve bu artan sayıda kadın tarafından gururla paylaşıldıkça, erkekleri utandırma taktikleri ile kabullenmeye itmek zorlaşacak. Bu olay her ne kadar burada ve en iyisini sona saklamaktaki yazısındaki gibi ağır olmasa da, birçok erkeğin sandığından daha yaygın. Kadınlarının en iyisini daha önceki sevgililerine verdiklerini farkeden ama egoları ya da çocukları nedeniyle o evlilikten çıkamayan (çıkarsa kadının boşanma tecavüzüne uğrama ihtimali de var) önemli sayıda erkek var.

Beklemedeki betaların çoğu sonunda bir kadınla eşleşiklerinde, kadın bir kere bu alfa erkek maceralarını sisteminden attığında, kadınla kendi CPDlerinin eşit olduğuna inanırlar. Bu erkekler, gerçekten de kadınlarının tam olarak kendi CPDleri ile kadınlarının CPDleri birbirine eişt olduğunda “kapatılırlar”. Aşağıdaki grafikte eşitlendiği yaşta.

CPDleri düşmekte olan kadınlar bile düşe yazan CPDleri ortalama bir erkekle eşitlendiğinden sonra yaptıkları Plan B beta sağlayıcı (uzun süreli uydu erkek) ile evlenme kararlarının kendi kişisel – olgunlaşmaları sonucu olduğuna inanırlar. Bunca süre nasıl bu kadar aptal olup, burnunun dibindeki mükemmel erkeği farkedememiştir?  Bu anlatı, o zamana kadar hayatı reddedilmeler ve ortalamanın altında tecrübelerle geçmiş betanın gururunu kabartmasın da ne yapsın?

Uzun süreli olarak ilişki ve cinsellikten yoksun olmanın verdiği açlık birçok erkeği kadın merkezli sosyal geleneğin kendine biçtiği rolü oynamaya ikna eder. Artık en iyisini kendisine vereceğine inandığı kadın ile ödüllendirildiklerine olan inanç ve bunun zevki, derinlerde hissetikleri çelişkiyi örter.

Bana bu yazıyı yazma ilhamı veren şey Facebook’ta çokça paylaşılan bir meme : “I wish I could turn back the clock. I’d find you sooner and love you longer – Zamanı geri alabilmeyi isterdim. O zaman seni daha önce bulur ve daha uzun süre severdim.” Bunu bir erkeğin kız arkadaşına, ikinci boşanması sonrası bulduğu kız arkadaşına, gönderdiğini farkettim. Bu elemanın düşünmek istemeyeceği şey, eğer kız arkadaşını daha erken bulsa idi, kız kendini keşfetmekle meşgul olduğundan, oğlumuzun yanından bile geçmeyeceğidir.

Kaynak : Betas in Waiting

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.
Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

19 thoughts on “Bekleyen betalar”

  1. 22-23 yaşlarına kadar ben de tam olarak buradaki tarife uyuyordum. Betalığın dibini görmüş adamım ben, pehey:) Tam da bu yaşlarda, feci bir darbe yedim ve bişeylerin yanlış gittiğini farkettim. (Muhtemelen hapı götümden fitil yoluyla aldığım zamandı, işin kötüsü hapı aldığımı bile farketmemiştim belki de) Ama tam bir uyanış olmadı maalesef. Şuan 29 yaşındayım. Artık bunları görebiliyorum. Kadın düşmanlığını tenzih ederim; fakat o uyanış anından sonraki kabullenme (ki en zor safhası da bu sanırım) tüm bunları aklının kesmemesi vb durumlar, biraz kadınlara ürkütücü bakmama neden oldu. (Hatta belki de fobi) Evlilik düşüncemi kenara attım. Ama bir çocuğum olmasını da isterim. Benim genlerime, benden bi parçaya sahip bir varlığa. Ama gelin görün ki, kutsal(!) evlilik bağı dahi, çocuğunuzun sizden olmasını garantilemiyor. Ben biraz karamsar düşündüğümden olacak, biraz umutsuzluğa da kapıldım açıkçası. Karısını hastanede muayene ettirmeyen, ya da eve gelen misafirlere göstermeyen yobazlar gibi, doğan çocuğuma DNA testi yaptırmak ihtimali bile bana mantıklı gelmeye başladı. Ama bunu da kendime yediremiyorum, çünkü alabildiğine sığ bir düşünce. Yaşlılığımda (emekli olabilirsem) bir huzurevine yerleşmeyi düşünüyorum. Burada ağzı bozuk, yelloz feministlere açık çek verdiğimin de farkındayım, ama buna benzer olayları da yaşamak istemiyorum. İmkanlarım dahilinde, bulabildiğim en net çıkış yolu bu. Kuyruğu her zaman dik tutmak imkansızdır.

    Feed butonu gibi bişey var mı? Varsa da ben göremedim, çok güzel bi yazı olmuş, elinize sağlık:)

    1. Hocam 18 – 22 yas arasi betaligin dibini gormek cogu erkegin erkeklige gecis ritueli haline geldi 😊 Daha baska bir yorumuna da cevaben yazdim bizim burda hipergami vurgusu yapmamiz cogu erkegin kadinlari ve ozellikle de sevdikleri kadini cennetten dusmus melek sanmalari ve onun biyolojik durtulerinden bihaber olmalari. Biz evlilige ve iliakiye karsi degiliz, sadece bircok erkek gibi evlilige beta saglayici olarak girilmesine karsi erkekleri uyariyoruz.

      Hayat kaos ile duzenin sinirinda her an en buyuk kaos ile karsilasma ihtimali olan (olum) birsey. Hayati tehlikelerini bilerek yasamak gerek, tehlikeler var diye yasamamak en iyi cozum degil. Evet baskasinin cocugu sana kakilabilir ama bu oran hala 10% (sosyo kulturel olarak yukarida isen 2% ve asagida isen 15% ve ustu). Eger evlilige kendi cerceven ile girersen sifira yaklasir, teste bile gerek duymazsin.

      Bu konuda cok sevdigim bir benzetme var Rollo Tomassi yazmisti. Kendisi sirkte calisirken panter terbiyecisi ona “bu hayvanlarin ev kedisi oldugu yanilgisina kapildigin an onlarin vahsi saldirisina maruz kalacagin andir”. Yani evlensen bile bu durtuleri bil ve hicbjr zaman rehavete kapilmadan yurut evliligini.

  2. Merhaba hocam. Ben kırmızı hapı seçtim ama hala yutmak icin bir bardak su ariyorum.
    Kirmizi Hapı seçmemim nedeni yaklaşık 4 yıldır tanıştığım, birkac kere ayrilip baristigim bir hatun. Su anda 29 yasindayim ve hicbir zaman tam bir alfa oldum diyemem. Ote yandan 20 li yaslarimi da sekssiz gecirdim de diyemem. (Buna rusyada yasamaminda faydası olduğu asikar) hatunla aramdaki mevzu benim tam bir beta ve uydu erkek davranışları sergiledigimi gösteriyor.
    4 yıl önce bir barda tanıştık. Ben hicbir zaman utangaç bir erkek olmadım. O anda bardaki herkesin pesinden koştuğu kızı tavladım. Ve ideal bir alfa gibi kıza buranın çok gürültülü olduğunu yarın daha sakin biryerde konuşup tanışmak istedigimi söyleyerek numarasını alıp daha sonra gidip başka hatunlarla eğleneme devam ettim. Sonraki süreçte 1 ay beraber olduk ve ben hep ağırdan aldım. Hiç yatağa gitmeyi teklif etmedim. Sonra işlerim gereği ukraynaya tasindim ve kızdan ayrıldım. 3 ay sonra geri dondum ve kızı aradım. Telefonu açıp “ne istiyorsun” dedi. Ve daha sonra kapattı. Aradan birkaç zaman geçti ve kendiliğinden geri aradı. Buraya kadar kontrol hep elimdeydi. Sonraları ben bu hatuna tutuldum. Aramızda öpüşüp yiyismeden ileri gitmeyen bir muhabbet vardı. 2-3 kez beni terk etti sebep ise onu terkedip ukraynaya gitmemi birtürlü affedememesiymis)) en son beni terk edişinde ise “biz seninle aynı seyleri istemiyoruz” dedi. Aradan 1.5 yıl geçti. Ben kafamdan silemememe rağmen aramadım ve pesine dusmedim. Kader o ki işlerim için önün memleketi sibiryaya yerleştim. Geçtiğimiz sene yılbaşından önce ortaya çıktı ve benimle bir süre facebook üzerinden yazıştı. Daha sonra problemli bir ilişkisi olduğunu ve beni buna bulaştırmak istemediğini söyleyip ortadan kayboldu. 7 ay sonra tekrar ortaya çıktı ve beni çok özlediğini. 2 yıldır bu adamla beraber yaşadığını ve her sabah onun yanındayken “neden Ed değil de bu adam” diye kendini sorguladığını söyledi. Bende bu adamla arasındaki ilişkiyi bitirdiyse ancak o zaman tekrar baslayabilecegimizi söyledim ve tekrar başladık. Ablamız hic olmadığı kadar arzuluydu. Birkaç olumsuzluğu benim maddi ve manevi destegilme atlattıktan sonra, eğer istersem izin alıp 10 günlüğüne yanıma gelebileceğini söyledi. Bende biletini kesip onu buraya getirdim. Gelir gelmez hemen o gün yatağa atladık. Herşey çok ateşliydi. 3 gün bende kaldıktan sonra benim gündüzleri çalışmamı bahane ederek ailesinin evine gitti. Ondan sonra sürekli gergin konuşmalar ve benimle sadece dışarıda arkadaşlarının olduğu ortamlarda görüşme istekleri başladı. Bir konusmasinda hicbir zaman bana bir erkek gibi bakmadigini, simdi bir erkek olarak degerlendirmelere basladigini söyledi.galiba bu fitili ilk atesleyen faktordu.Fazla detaya inmek istemiyorum. Bir buluşmamızda dönüş biletini almamı istedi, bende aldım. Bileti almamdan itibaren dahada cüretkar konuşmalar oldu. Babasının onu havaalanına götüreceğini söyledi. Gitmesinden bir gün önce görürüz diye beklerken beni arayıp benim evde kalan eşyalarını almasi için kuzenine numaramı vereceğini söyledi. Bende bu olay üzerine aldığım dönüş biletini iptal ettim. Ve son günün akşamına kadarda söylemedim. Biraz tartışmadan sonra benim onu sonsuza kadar kaybettiğimi söyledi. Bende ona “hicbir zaman benim olmadığını, sadece benim yanımda olmanın önün için konforlu olduğunu” söyledim. O andan itibaren bütün telefon ve sosyal medya hesaplarım engellendi). Önceki gün yolum düştü ve çalıştığı yere giderek eşyalarını verdim. Bu benim bir kadına ilk ve son yenilisim olsun istiyorum. Ve sizi takipteyim.

    1. Hocam selam, aramıza hoşgeldin. Hapı yutmak için suya ihtiyaç yok, yutma süreci zaten acılı olacak. Kolaylaştırmak için birşey aramanın yararı yok 🙂

      Öncelikle geçmiş olsun diyeyim, ucuz atlatmışsın gibi geldi sana. Hatun boşta kaldığında ilgi açlığını giderebilmek için sana gel git yapmış sürekli. En başında yatağa gitmeyi çok uzatman hatunun kafasındaki imajı, “bu adam hayvan gibi sevişilecek değil, kancayı takıp evlenilecek ya da faydalanılacak adam” olarak canlandırmış gibi geldi bana. Sana ilgi duyan bir hatunla yatağa gitmemek için tek bir geçerli sebep olamaz, olayı olabildiğince çabuk yatağa taşımak lazım. Ağırdan almak ya hatunun temelli kaybolmasına, ya da senin durumundaki gibi sömürülebilinecek (duygusal ya da maddi olarak) erkek imajı oluşturmanı sağlar ancak.

      Bir de, böyle sürekli gel git yaşayan hatunlar genelde sorunludur ve uzak durmakta fayda var. Ara sıra yatmaya bile değmez.

      1. Iste bu feminizmin bize ogrettigi ideal ve anlayisli erkek moduna girdim. Kendimi geliştirmem gereken yönlerimin olduğununda aslında farkındayım. Elbetteki bazı eksiklerim ve gormediğim yanlarım vardır.
        Çalışma hayatında başarılıyım, geçtiğimiz 1 senedir spor yapıyorum. Okumalara yeni basladim. En büyük eksiğim birilerine bağlanma ihtiyacı duyuyorum. Haftada 3-4 farklı kadınla beraber olduğum oluyor. Ama bu isteği yenemiyorum. Hep o hatunu istediği sanıyordum. Ama mesele o değilmiş. Bu bağlanma isteğini ve kadınları hayatın önemli bir noktasıymış gibi girmekten kurtulmak için tavsiyelerinize ihtiyacım olacak..

    2. Paşam ben anlayamadım, kızı yatağa atmışın ateşli vakit geçirmişin ama yazının sonunda yenildim diyorsun, bu nasıl bi yenilgi ağam? Kızı yatağa atmak zafer değil mi?

  3. Iste bu feminizmin bize ogrettigi ideal ve anlayisli erkek moduna girdim. Kendimi geliştirmem gereken yönlerimin olduğununda aslında farkındayım. Elbetteki bazı eksiklerim ve gormediğim yanlarım vardır.
    Çalışma hayatında başarılıyım, geçtiğimiz 1 senedir spor yapıyorum. Okumalara yeni basladim. En büyük eksiğim birilerine bağlanma ihtiyacı duyuyorum. Haftada 3-4 farklı kadınla beraber olduğum oluyor. Ama bu isteği yenemiyorum. Hep o hatunu istediği sanıyordum. Ama mesele o değilmiş. Bu bağlanma isteğini ve kadınları hayatın önemli bir noktasıymış gibi girmekten kurtulmak için tavsiyelerinize ihtiyacım olacak..

    1. Selam. Bu konuya sıklıkla değiniyoruz. En son Tabak Teorisi IV – Hedefteki Tek Eşlilik yazısında da değindik. Bağlanma ihtiyacının bir kısmı doğal güvenlik ihtiyacı. Sonuçta insan pair – bonding dürtüsü olan bir hayvan ve bağlılık yemini ile oluşan aile, şimdiye kadar insanın icat ettiği en iyi yeni nesil yetiştirme ortamı (gerçi buna karşı ilgiye değer argümanlar da yok değil). Şu an 29 yaşında olduğun için Erkekler İçin İdeal Evlilik Yaşı yazımızda bahsettiğimiz uzun süreli ilişki evresine girme zamanın geliyor sanırım.

      Fakat bu “bağlanma isteğinin” önemli bir kısmı da yine burada sıkça bahsettiğimiz gibi propoganda sonucu. Sen o kısmı attığına emin olmalısın önce. Daha önceki yorumunda bahsettiğin 4 yıl takıldığın hatun, camiada purple pill (mor hap) olarak bilinen durum. Kadınlarla başarılı erkekler de bu tekeşlilik hedefi propogandasının pençesinde.

      “Bu bağlanma isteğini ve kadınları hayatın önemli bir noktasıymış gibi girmekten kurtulmak için tavsiyelerinize ihtiyacım olacak” demişsin. Bunu seni bilmeden yapmak zor zira benim şahsi tecrübem bu ikisinin ideoloji olduğunu gören (kırmızı hap alan) ama bunlardan vazgeçemeyen (mor haplı) insanların bu duruma yol açan başka bir problemleri var çözmeleri gereken.

      Burda bahsettiğimiz olaya ideoloji demişssin ama bir ideoloji değil. Kendisi ben ideolojiyim diye bağıran feminizm (sonunda -izm eki var) karşısına çıkan ve evet ayaklarında biri evrimsel psikoloji (diğeri de good old biyoloji) üzerinde olan bir hareket.

      Yine de buraya bizimle aynı düşünmeyen bir kişinin gelmesini dört gözle bekliyorduk, kendimiz çalıp kendimiz oynasak çok sıkıcı ve sağlıksız. Münazara şart. Hoşgeldin.

      1. Benim kırmızı hapla tanışmam yaklaşık olarak 3 haftalık bir süreci kapsıyor. Daha yeniyim. ‘Hapı yutmak için bir bardak su arıyorum’ ibaresi bu nedenle. Su ana kadar okuduklarım ve ogrendiklerim gerçekten geçmişte basımdan geçen iyi ve kötü tecrübeleri birebir karşılıyor. Dünden başlayarak rahip moduna girmek için çalışmalara başladım. Önce kafamı toplamam gerekiyor. 22-23 yaşıma kadar sürekli bir gelişim halindeydim ve cidden kadınlar benim için köşede duran ve lazım olunca alıp kullandigim bir araç gibiydiler.

        Burada söyleyeceğim her yalanla kendimi kandırmış olacağım, sizi değil. Geçtiğimiz 4-5 yıl boyunca tam manasıyla bir meriç gibi yaşadım. Kadınlarla başarılı olmama rağmen seks ihtiyacımı mastürbasyon ve pornoyla gidermeye çalıştım. Çünkü kafamda su vardı.”ben bir kadınla sırf seks yapmak için buluşamam”. Zamanla daha kötü bir hal aldı ve iktidarsizlik başgösterdi. Önceleri fiziksel bir durum sanıyordum. Geçtiğimiz 3 haftadır porno ve mastürbasyonu tamamen bıraktım ve söyle söyleyeyim hem ereksiyon problemi ortadan kalktı, hemde zihnim berraklasmaya başladı.

        Kendimi bu yola adadım. Eskiden çocuk istiyordum ve bu nedenle baglanma ihtiyacım vardı sanıyorum. Ama şimdi çocuk konusu rafa kalktı. Genlerim bu meriç halleriyle devam etmeyi haketmiyorlar. Tavsiyelerinize ihtiyacım var derken, zaten burada okuduklarımla bayağı ciddi yol katedilebilir. Eğer tavsiye etmek istediğiniz yayınlar ve kitaplar varsa zevkle okurum. Gerçi biraz ingilizceyi de geliştirmem lazım. 😂

        1. Selam,

          Yurt dışında yaşadığın için İngilizcen olduğunu tahmin ediyorum. Bu konuda en sağlam kaynak Rollo Tomassi’nin The Rational Male bloğu ve aynı adlı kitabı. Kitap tamamen Year 1 ve Year 2’nin en iyilerinin toplu hali o nedenle kitaba gerek yok aslında.

          1. Ne yazık ki Rusça iyi biliyorum ama ingilizce konusunda hala zayıfım.bu yola baskoydum tabiri caizse. Bu sene ingilizcemi geliştirip burayıda takipte olacağım. Yinede tavsiyen için sağol dostum.

    1. Bizim hedefimiz The Rational Male’in ilk iki yilinin en iyilerini tamamen cevirmek. Internetteki en saglam kaynak su an bu.

  4. Makaleyi siz mi yazdınız yoksa Rational’ın çevirisi üzerine çalışılmış bir şey mi anlayamadım ancak gözden kaçan büyük bir nokta var. Hatta bana göre makalenin en önemli noktasıyken, bütün resmi tamamiyle değiştirecekken nasıl gözden kaçmış anlayamadım. Söyle ki;

    “Kocamın birden fazla işi var, bu nedenle evlilik sözleşmesi yapmadan kesinlikle evlenmezdi. Ben yemin ederim ki buna hiç ihtiyacımız olmayacağını düşünüyordum o nedenle imzaladım. Bugün döküman elinde idi. Yasal zorunluluğu olmasa da benim öğrenci kredilerimin kalanını ödeyeceğini söyledi.  Bunu takdir etsem de bu hafta avukatımla konuşup mahkemede evlilik sözleşmesini geçersiz kılabilir miyim araştıracağım. Beraber bir hayat kurduk, hayatımın en iyi 5 yılını ona adadım ve 100% sadık kaldım – böyle bir çöp gibi atılmayı haketmiyorum.”

    Bu kadının derdi boşanıp “sevdiği” erkekten ayrı kalmak falan değil tamamen maddi. Kadın tam olarak kocasının ona sunduğu rahat yaşamdan vazgeçmek istemiyor yoksa adamın duyguları hisleri falan bir taraflarında değil kadının.

    “Kocamın birden fazla işi var, bu nedenle evlilik sözleşmesi yapmadan kesinlikle evlenmezdi. Ben yemin ederim ki buna hiç ihtiyacımız olmayacağını düşünüyordum o nedenle imzaladım.”

    Adamın başlangıçta zaten işi gücü yerinde, maddi durumu gayet iyi anlaşıldığı kadarıyla. Bu ablamız ne yapıyor erkeğe hiçbirşey katmadan, ona bir yararı dokunmadan evleniyor. İleride boşanmak gibi bir ihtimali göz nünde bulundurmadığı için evlilik sözleşmesini “kendi isteğiyle” imzalıyor. Neden çünkü ihtiyaç duyulmayacağını düşünmüş. Neden çünkü 30 küsür yaşından sonra birden olgunlaştı, hayatının erkeğini buldu ve geçmişte yaptığı grup sexlerin hata olduğunun farkına vardı. Yerseniz. Hayır zaten defalarca grup sex yapmanın bir hata olduğunu yıllar sonra fark ettiğini düşünen bir canlı ne kadar ciddiye alınabilir ki?

    “Yasal zorunluluğu olmasa da benim öğrenci kredilerimin kalanını ödeyeceğini söyledi.  Bunu takdir etsem de bu hafta avukatımla konuşup mahkemede evlilik sözleşmesini geçersiz kılabilir miyim araştıracağım”

    Şimdi adam yine iyi niyetle yasal zorunluluğu olmamasına rağmen kadının kredi borcunu ödeyecek. Kimine göre adamın yaptığı doğrudur kimine göre değil ancak burada dikkat çekmek istediğim farklı bir nokta. Adam iyi kötü 5 yıl geçirdik diye kadının borcunu ödemeye karar veriyor yani kadının çöpe atılması gibi bir durum yok. Adam sadece kendini dolandırılmış hissetmiş ve devam etmek istemiyor ancak yine de sorumluluk alıyor ve kadının borcunu ödemeye karar veriyor.

    Peki bu ablamız ne yapıyor, daha fazlasını istiyor. Evlilik sözleşmesini iptal ettirmeye çalışıyor. Çünkü derdi bu. Rahat hayatı bozulmasın, tadı kaçmasın. Ve bunu rahatlıkla söyleyebiliyor. Mesela ben evli olsaydım ve karımla boşanma durumuna gelseydim evlilik sözleşmesini iptal ettirmek düşüneceğim en son şey olurdu. Boşuna demiyoruz kadın denilen canlıda “onur”, “gurur”, “haysiyet” gibi duygular yoktur diye. Şimdi siz gerçekten bu kadının derdinin sevdiği adam olduğuna inanabiliyormusunuz? Bu arada bu hikaye “neden evlilik sözleşmesi imzalatmalıyız?” sorusuna net bir cevaptır.

    “Beraber bir hayat kurduk, hayatımın en iyi 5 yılını ona adadım ve 100% sadık kaldım – böyle bir çöp gibi atılmayı haketmiyorum.”

    İşte burada dellendim!

    Pardon ablacığım nasıl beraber bir hayat kurdunuz? Adamın zaten senle evlenmeden önce 3 tane şirketi varmış sen bu adama ne kattın da bunları söyleyebiliyorsun? Hayır adamın hayatına çöktün, malından mülkünden, imkanlarından faydalandın karşılığında da ayda 2-3 sefer(hadi 4 olsun) sex sundun. Şimdi ne yapıyorsun? Adamın senle evlenmeden önce kurmuş olduğu hayata, senden önce kazandığı parasına göz dikiyorsun.

    Hayır adama evlendikten sonra ne faydan oldu? Beraber yeni şirket mi kurdunuz? Beraber yapmış olduğunuz doğru yatırımlarla bu şirketi mi büyüttünüz? Muhtemelen cevap hayır.

    Burada unutulmaması gereken evlilik sözleşmesinin sadece evlilik öncesi mal, mülk ile ilgili olduğudur. Mesela bu hikayede ki kadınla adam evlendikten sonra beraber şirket kursaydı, para kazansaydı yani kadının söylediği gibi beraber birşeyler yapsaydı bunlar evlilik sözleşmesinin kapsamına girmezdi. Mahkeme evlilik sonrası beraber kazanılmış parayı, beraber kurulmuş şirketi ve ev, arazi gibi taşınamaz mülkleri evlilik sözleşmesinden bağımsız olarak taraflara adil dağıtır.

    Sonuç olarak vurgulamaya çalıştığım şeyi tekrar edersem; bu ablamızın adamı sevdiği, önemsediği falan yok. 30 yaş civarında bulmuş hali vakti yerinde adamı basmış nikahı. Şimdi de adamın maddi olanaklarından vazgeçmek istemiyor sadece.

  5. 35 yaşıma kadar evlenmezsem seninle evlenirim.Kıs kıs kıs,betalar da sevinsin.Oğlum elalem balını emer ,sana boş peteği kalır, sen de o boş peteği ağzım tatlansın diye yalarsın.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *