Alfa vücut dili ve vücut dilinin önemi

Şimdi anlatacağım hikaye benim aslında kafamda bu sitenin kurulması fikrini yeşerten birkaç olaydan biridir. Zira uzun süredir 20li yaşlarda erkeklerle sosyal aktivite yapmıyorken hayatta iş ve mekan değişikliği nedeniyle bu yaş grubu ile sosyal aktiviteye başladım. İlk gözlemlediğim, bu yaş grubunun kadın – erkek ilişkilerinin dinamiğinden habersiz olduğu idi ki ben bu gözlemimden önce bu neslin, internet ve kırmızı hap sayesinde bizden daha iyi olacağını varsayıyordum.

Neyse olay şu : 26 yaşında Türk bir genç ile yurt dışındayız iş için. Gece eleman ile Türkiye’de pavyona denk gelebilecek bir yere gittik. Bizi götüren eleman yerel olduğundan gittiğimiz yer turiste yönelik değil. Neyse kızlardan iki tanesi İngilizce biliyormuş. Ben geç vardığımdan yaşça daha büyük (26) ve oldukça güzel olan hatun gencimize verilmiş. Bana da 19 yaşında oldukça güzel vücutlu, idare eder tipli bir kız kaldı.

Neyse oturduk, konuşuyoruz, eğleniyouz. Bir 15 dakika geçti. Eleman bana eğilip dedi ki : “Abi bu bana verdikleri hatun öyle yarım metre mesafede oturuyor bir de seninkine bak!” Tam bunu dediğinde manzara şu idi : Eleman koltuğun ucunda, bacaklar kapalı, öne eğilmiş oturuyor. Kadın da koltuğun diğer ucuna doğru aynı pozisyonda.

Ben : “Oğlum öyle oturursan tabii gelmez kucağına.”

Eleman : “Nasıl, ne demek istiyorsun?”

Ben : “Bana baksana. Benim gibi otur.”

Ben o anda klasik erkek oturuşundayım. Koltuğun ortasında, geriye yaslanmışım, bacaklar görece açık, bir elim kızın poposunda, diğer kolum geride açık. Hatun ise neredeyse kucağımda ve bana eliyle meyve yediriyor.

Neyse elamanın anlamadığını görünce tarif ettim. Bizden başka kimse Türkçe bilmediği için rahatça anlattım :

Ben : “Geriye yaslan, aç bacakları. Kolları da aç. O şimdi azar azar gelir sokulur kucağına”.

Eleman dediğimi yaptı. Göz ucuyla ikisini seyrediyorum. Gerçekten de 5 dakikaya kalmadan kız azar azar bunun kucağına geldi ve elemanın kucağına monte oldu, onu meyve ile beslemeye başladı.

Şimdi bu hikayedeki kadınların işi zaten o diye karşı çıkabilirsiniz ama asıl bu gerçek olayı dramatikleştiriyor. Alfa erkek oturuşu göstermeyen elemana, işi zaten gelip kucağına oturmak olan kadın bile yanaşmıyor! Ve aynı eleman sadece duruşu ile ikili dinamiği değiştiriyor.

Bu dinamik özellikle ilk buluşmalarda önemlidir. Eğer kızla yan yana oturabileceğiniz bir yer seçerseniz ve eğer aranızdaki elektrik o gece beraber oturacak kadar da iyi ise alfa duruşu ve beta duruşu tamamen iki farklı sonuca gidecektir. Bu tabii yüzde 100 değil ama eğer yukarıdaki alfa duruşunu sergilerseniz kız yavaş yavaş kucağınıza sokulur ki sayısız kere deneyimlememe rağmen bu hareketi, yıllar öncesinin abazanlığının hatırası, hala küçük ve şaşkın bir tebessümle izliyorum. Zira 1 saat içinde öpüşmeye gidecek bu ilişkiyi, sadece beta oturuşu ile “iyi çocuktu ama ne bileyim birşey eksikti”ye götürebilirsiniz.

Elemanın kendisi zaten daha sonra bu vücut dilini öğrendiğinden beridir ik buluşmalarda daha başarılı olduğunu anlattı.

Aşağıya bakın mesela. Resimde Tom Cruise ve Gerald Butler (ki beta diyeceğin adamlar değil), daha dominant bir alfa erkeğin varlığında itaatkar bir vücut diline bürünmüş. Kadının vücut diline bakın … Sanki adamın kucağına atlamaya hazırlanıyor gibi … Alfa vücut dili sergileyen eleman ise dominant, kollar açık ve kadının her iki yanındaki süper starlar zerre sikinde değil.

Şurada ise beta vücut dilinin cidden aşırı bir hali var.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

14 thoughts on “Alfa vücut dili ve vücut dilinin önemi”

  1. Okuyacaklar için ben de ufak ama etkili bir tavsiye vereyim bari (betalıktan sıyrılmamışken tavsiye vermek de ayrıca komik ama neyse, emeğe saygı:)

    Mad Men dizisindeki Don Draper karakteri, burada anlatılan ve birebir red pill’in öğütlediği erkek prototipinin aynısı (hatta çok çok daha iyisi)

    Mad Men izleyin.

    Don Draper’ı daha da dikkatli izleyin!:)

  2. Bu oturuşu yenı başladığım okulumda, sınıfımda neredeyse 3 hafta boyunca neredeyse her ders yaptım. Açıkcası sürekli böyle oturmak zorlayıcı.En arka sırada oturduğum için bol bol iki kolumu iki yana açıyordum(aynı basketbol oyuncuları gibi)resmen güç gösterisi yapıyordum.3 hafta sonra sınıfta ki kızlardan biri ile fuckbuddy olmuştum. Sınıfta çok fazla konuşmamama rağmen. Bilemiyorum belki de rastlantıdır.

  3. Tom Cruise’li Gerard Butler’lı fotoğraf gerçekten mükemmel özet fakat bununla ilgili tartışmaya açmak istediğim bir şey var. Alfa olmak benim gözlemlediğime göre her zaman stabil değil, bir dalgalanmadır. Ruh haline, anlık parasal durumuna, fiziksel durumuna (ağır hastalanmışsındır geçici olarak özgüven kaybı yaşarsın mesela) bağlı olarak yer yer değişkenlik gösterebiliyor. Bu fotoğrafta sunucunun bu film yıldızlarından daha dominant olmasının sebebi, oranın onun bölgesi olması. Oradaki management’ı sağlayanın o olması ve hep bildiği o stüdyoda talk show’u yöneten olması, ayrıyeten de modunda. Keza konuk olarak bir Tyler Durden oturuşu yaparak da daha baskın veya sunucuyla aynı baskınlıkta çıkılabilir. Ama o stüdyoda, konuklarını o adam yöneteceği için, orası onun bölgesi olduğu için, adamın karakteri ve anlık durumu da tabi bunu destekliyor ama bölge onun olduğundan çoğunlukla o baskın çıkacaktır diyebilir miyiz? Muhtemelen bu adam, bu film yıldızlarının başrol oynadığı bir sete konuk olsa, bu dominantlığı sergileyemezdi, en azından onlardan daha dominant olamazdı. Ne düşünüyorsunuz?

    1. Dediğin kesinlikle doğru, çoğu insan çekici olmanın stabil bir şey olduğunu düşünür.

      Halbuki, uygun zamanda, uygun modda olmak diye bir şey vardır, gerisi tamamen boş.

      Aynı şeyi defalarca deneyimledim, çok uygun bir ruh halimdeyken, sevgilisi olup olduğuna bakmaksızın birçok farklı tecrübe deneyimledim.

      Genel hayatta bir erkek bir erkeğe göre daha sosyal ve görece daha çekici olabilir ancak diğer adam uygun bir ruh halindeyken, diğer adamın belkide hiç sikemeyeceği bir kadını sikebilir.

      Eğer burada yazılanları okuyup, her gün on numara çekici olacağını düşünen varsa siteden ayrılabilir, çekici olmak, karizmatik olmak, neşeli olmak, uygun ruh halinde olmak stabil bir şey değildir.

      Kadınlar kadar bizde duygusal dalgalanmalar yaşarız.

      Ayrıca yorumda arkadaşın dediği gibi o adam oranın “horoz’u”

      Bu statüyle alakalıdır, alfalıkla değil.

      Showman çok beta bir herife benzemiyor ama gerçek hayatta Tom Cruise o tipsizliğine rağmen bu zengin bebesi yüze sahip yaşlıya fark üstüne fark atar.

      En beta erkek bile horozluk taslayabileceği bir yer bulduğu zaman sonuna kadar savunur, bu bir tavuğun yavrusunu bir sırtlana karşı savunması gibidirde.

      Çağatay Ulusoy’un Beyaz Show’a geldiği tüm yayınlara bakarsan, Çağatay’ın geride durduğu ve Beyaz karşısında görece ezildiğini (tabi entelektüel bir ezilme, show sonuçta) görürsün ki Aslında Ulusoy’da da hafif efendilik vardı eskiden şimdi çok daha iyi.

      Tüm bunlara rağmen gerçek hayatta Çağatay kazanır Beyaz’la karşılaştırılınca.

      Burda benim borum öter diyen betalara, eğer kaslı ve sağlam çerçeveliysen “siktir” çeker, yanındaki kızı beğendiysen sikebilirsin ama gerçek hayatta beta ama benim borum ötere çok fazla yatırım yapmışsa kolay kolay vazgeçmeyecektir tüm ezikliğine rağmen bu yüzden adama başta iyi yüz gösterip, kalkanlarını indirince çekeceksin “hasiktiri” o zamana kadar yanındaki kızı -gizliden- sikmiş olursun zaten.

    1. Hah internet sığırlarından biri dalmış yine. Gayden alfa olmazı nerden çıkardın? … mal insan.

        1. Homoseksüel ilişkileri bilinen (bizim kitaplar yazmaz tabii) koca koca krallar ve sultanlar beta mıydı yani?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *