Nasıl dominant olunur?

Kırmızı hap dünyasında, ilişkide erkeğin dominant olması gerektiğini, ilişkide dominant bir taraf olmazsa ya da dominant taraf kadın olursa, o ilişkinin çoğunlukla kısa sürede ayrılıkla sonlanacağını duymuşsunuzdur. Peki, dominant olmak ne demektir ve nasıl dominant olunur?

Dominant kelimesinin Türkçe karşılığı, egemen. Eğer egemen ne demek diye bakarsanız, aşağıdaki anlamları görürsünüz :

  1. (sıfat) hiçbir kısıtlama, denetleme altında olmaksızın, bağımsız olarak yönetimini sürdüren, yönetimi dışarıdan herhangi bir şeyin güdümünde olmayan, egemenliğini yürüten.
  2. (mecaz) duygu ve davranışlarını kendi istenciyle denetleyebilen (kimse)
  3. (mecaz) başta gelen, baskın olan
  4. (mecaz) başkasına boyun eğdiren, buyruğunu yürüten, güçlü

İlişkiler konusunda egemenlik ikinci ve üçüncü anlamların bir birleşimidir. Dördüncü anlamda ise zorbalık nüansı olduğundan, çoğu insan egemenliği zorbalık ile karıştırır ki buna da geleceğiz.

Öncelikle şunu belirtelim, ilişkilerde çoğunlukla dominant bir taraf vardır. Bu heteroseksüel ilişkilerde de böyledir, homoseksüel ilişkilerde de. Lezbiyen çiftlerin çok büyük bir kısmında bile kadınlardan biri dominanttır. Benim yurt dışında yaşarken bir kız arkadaşımın ev arkadaşı böyle dominant bir lezbiyen hatundu. Kendisi pek güzel olmasa da çok çapkındı ve hep genç ve güzel kızlarla çıkardı ve oldukça dominant idi. Kıza bakıp “lan hatuna bak, erkek olarak resmen bundan dominantlık konusunda öğrenecek şeyler var amk” çok demişimdir.

İlişkide bir tarafın dominant olması sağlıklı birşeydir. Günümüzde feminen yetiştirilen erkekler ilişkide eşitlik takıntısından çok gol yiyorlar. Feminizm ve kadınlar ne derse desinler, heteroseksüel ilişkilerde beklenen erkeğin dominant olmasıdır ve kadınların önemli bir kısmı da söylemeseler de bunu beklerler.

Şimdi nasıl dominant olunur sorusuna gelelim.

Lider, Karar Verici Olmak

Kadın erkek ilişkilerinde dominant olmanın en büyük ayağı, karar verici olmaktır. Nasıl dominant olunur sorusunun da asıl cevabı budur : ilişkide dominant olmak demek, öncelikle karar verici taraf olmak demektir. Kadınlar genelde karar vermek zorunda kalmaktan hoşlanmazlar ve erkeklerinin karar vermesini beklerler. Burada çatışmadan bahsetmiyoruz, o durumlarda da karar verici olmanız lazım ama ilişkide dominant olamayan erkeklerin asıl yaptığı hata, ikisinin de anlaşacağı kararları erkeğin verememenizdir.

Örnek, kız arkadaş aradı ve “bu akşam dışarı çıkacak mıyız?” diye sordu. Dominant olmayan bir erkeğin cevabı şöyle birşeydir, “Oh, bilmiyorum hayatım, sen ne yapmak istersin?” ya da “Bilmiyorum bebeğim. Sen ne istersin?” ya da daha kötüsü “Himmm, bilmem ki. Senin kafanda birşey var mı?” (yazarken ben bile utandım).

Kadın bu soruyu senin kendisine soru sorman için sormuyor fakat bu cevapları veren erkekler feminen yetiştirildiklerinden karar vermekte de zorlanırlar.

Dominant bir erkek “Evet, hadi çıkıp birşeyler içelim ve sonra sahilde yürüyelim” ya da “Bugün birşey yapasım yok. Yarın konuşalım” der. En kötüsü, “evet çıkalım, ben birşey düşüneyim ararım seni” der.

Dominant olmak “ben ne diyorsam o olacak leyn kadın” diye Osmanlı tokatı atmak gibi birşey algılanır ama asıl dominantlık bu tür kararları erkeğin vermesi ile ilgilidir. Ve çoğunlukla çatışma değil, sorun çözme arka planlıdır. Yani eğer kadın aradığında direk şuraya gidelim mi dediğinde illa “yok ora olmaz benim dediğim olacak o zaman şuraya gidelim” demek değildir.

Bir başka örnek. Kızla ilk defa buluşacaksınız. Dominant olamayan bir erkeğin kıza buluşma teklifi genelde şöyle birşeydir : “Peki hangi gün müsait olursun? Nerede buluşmak istersin?”

Dominant erkek ise şöyle sorar : “Peki öyleyse, Çarşamba müsaitsen XXX diye bir deniz mahsülleri lokantası var. Orda yer YYY barına çıkarız” Kadın uygun değilse de başka bir gün önerir.

Bir başka örnek daha. Restorana girdiğinde erkek, nerede oturacağını da seçer. Ama işte zorbalık ile farka gelelim, eğer kız orada değil de burada oturalım derse de illa benim dediğim olacak diye tutturmaz.

Kısacası bir ilişkide erkekten liderlik ve sorumluluk alması beklenirken kadınların genelde istedikleri şey yönlendirilmektir. Burada liderlik zorbalıkla olmaz, karar verici ve planlayıcı olmakla olur. Evet zorbalıktan hoşlanan bir grup kadın vardır ve kadınların önemli bir kısmı sünepe bir efendi çocukla olacaklarına zorba bir adamla olmayı tercih ederler ama bu kadınlar zorbalıktan anlar / hoşlanır anlamına gelmez.

Bu karar vericiliğin, ciddi bir zaman ve kaynak isteyen sorumluluk olduğunu da unutmayın. Ne dedik daha önce :

Eğer erkekseniz bunu kafanıza kazıyın, erkek ilişkinin kapı bekçisidir. Kadının seksi amaç haline getirmesi nasıl ona bazı aşağı sıfatlar getiriyorsa, erkeğin ilişkiyi amaç haline getirmesi aynı sıfatları hak eder. Seks nasıl kadının ilişkiye getirdiği kaynağı ise, ilişki de (yanı zaman ve emek) erkeğin getirdiği kaynaktır ve bu kısıtlı kaynak sadece kadın bunu hakederse ona verilmelidir.

Sizin kadını seks yapmaya nasıl ikna etmeniz gerekiyorsa, kadının da sizi ilişkiye ikna etmesi lazım. Bir erkeğin büyük bir dikkatle koruduğu “İlişki Kapısı”nın ardında her kadının yaşamak istediği cennet bulunur. Bu cennette en sıkışmış kavanozlar bile kolayca açılır, örümcekler ezilir, kadına şoförlük edilir, aletler onarılır, cesaret ve siparişler verilir. Bu cennet, erkeğin zamanı ve emeği ile işler.

Bir erkek olarak sizin zaman ve emeğiniz en değerli kaynaklarınızdır. Bu kaynaklarınızı “işler yapmak” için kullanırsınız – özellikle de hayattaki amacınızı gerçekleştirecek işler. Bu nedenle bu zaman ve emeği bir başkasına verdiğinizde, o kişinin bu muazzam armağana saygı duyması ve takdir etmesi gerekir.

Kadının Kuralları ile Oynamamak

Dominant olmak için bir erkeğin kendi kuralları olmalıdır ve kadının kuralları ile oynamamalıdır. Roissy’nin meşhur Amcığın 16 Buyruğu listesinden (çeviri aşamasında) :

IV. Onun kuralları ile oynama.
Eğer kadının kuralları koymasına izin verirseniz sizden en azılı tecavüzcülerin bile nail olmadığı bir şekilde tiksinecektir. En güçlü kadın da, en azılı feminist de güçlü bir erkeğe itaat etmeyi ve onun tarafından yönlendirilmeyi arzular. İki kutupluluk sağlıklı bir ilişkinin çekirdeğidir. Bir kadın, kaprisleri, istekleri ve sürekli değişen ruh hali ile sizin üzerinizden geçmeyi istemez. Kadının duyguları kasırga, ruhu ise kundakçıdır. Kendinizi onun fırtınalarına karşı duran bir kale duvarı gibi düşünün. Güçlü rüzgarlar ve en kötü dürtülerinin yarattığı fırtınalar karşısında tutunabileceği bir kaya aradığında, orada siz olmalısınız … güçlü, sağlam, sarsılmaz ve yerinden oynamayan.

Ne istediğini bilmek ve bunu ön plana koymak

Dominant olmak için bir erkeğin bir misyonu olmalıdır ve bu misyonu öncelik yapmalıdır. Yine Roissy’nin meşhur Amcığın 16 Buyruğu listesinden :

III – Önceliğin kendi misyonun olmalı, kadının değil.
Esas oğlanın kendisini tamamlayan kadına ilanı aşk ettiği tüm o romantik klişeleri unutun. Bunun her fırsatta aksini iddia etmelerine rağmen kadınlar bir erkeğin “herşeyi” ya da varlığının merkezi olmayı istemezler. Tam tersine değerli bir erkeğin hayat amacına itaat etmeyi arzularlar, o erkeğin amacını gerçekleştirmesine yardım eden dişil güç olmak ve o erkeğin gösterdiği yolu takip etmek isterler. Bir kadının bütünlüğüne saygı gösterin ve ona “benim herşeyimsin” diye yalan söylemeyin. O sizin “herşeyiniz” değil, ve eğer öyle ise, yakında öyle olmayacak merak etmeyin.

Yatakta dominant olmak

Bakın bu da çok önemli. Dışarda dominant olup yatakta olmamak olmaz. Yani hem her sikiş, sanki son sikişinizmiş gibi tutku dolu olmalı, hem de kadını yönlendirme konusunda cesaretli olmalısınız. Şimdi bunu dedik diye açıp Cosmopolitan’dan kadınların nasıl orgazm olmasını sağlarım diye araştırma yapmak gibi şaklabanlıklar yapmayın. Öncelikle kendi tatmininize odaklanın, tutkulu olun ve hatunu başından sonuna misyoner pozisyonunda siken efendi çocuklar gibi olmayın. Kadının vücut dilinden onu ne zaman çevirip domaltmanız, ne zaman kıçına tokatı patlatmanız (kadın bunu söyler zaten), ne zaman başını yastığa bastırmanız gerektiğini bilin. Bunları yaparsanız, efendi çocuklar “G noktası nerde, şurayı uyarsam, burayı yalasam” diye zihin jimnastiği yapıp hatuna orgazm vermekte sıfır çekerken, size dakikada 3 orgazm sağlar, sabah aynada vücudunuzda bir düzine morluk ve ısırık sayarsınız.

Bahsettiğimizin tutkulu bir seks olduğunu, fiziksel zorbalık ve şiddetten çok farklı birşey olduğunu tekrar belirtelim.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

13 thoughts on “Nasıl dominant olunur?”

  1. Dominant olmak, kadınların evrensel olarak erkeklerden bekledikleri ve takdir ettikleri bir
    kişilik özelliğidir. Erkek adam dominanttır, kuralları vardır, baskındır, kişiliği oturmuştur.
    Kızın her söylediği şeyi onaylayan erkek eziktir, baskın değil. Dominant erkek ise kendi fikirleri
    ve inançları olan; onlara bağlı kalan erkektir. Hiç kimse ve hiçbir şey için isteklerinden veya
    kurallarından vazgeçmez.Daha iyi birsey sunulmuyorsa.İsteklerinizin
    arkasında durmanız, onların peşini bırakmamanızı lazım. Hedeflerinize sıkı sıkıya bağlı
    kalın, hiçbir zorluğun sizi caydırmasına izin vermeyin.
    Dominant erkek kurallar koyar ve karşısındaki insanın bu kurallara uymasını bekler. Hiç kimse
    için kurallarından asla vazgeçmez. İnsanlar sizin yanınızda ne yapabilir, ne yapamaz? Hangi
    davranışları takdir edersiniz, hangilerine asla tolerans etmezsiniz? Bunları belirleyin.
    Etrafımızdaki insanlara baskınlık kurmanın bir diğer yolu da ses tonu ve beden dilidir. Güçlü bir
    ses tonuyla konuşursak baskın konuma geçeriz. Karşı taraf bizimle göz teması kurmaya
    çalışırken, biz başka bir tarafa bakıyorsak biz baskın konuma geçeriz. Konuşurken avuç içimiz
    yere bakacak şekilde ve parmaklarımızı hafif aşağıya kırarak konuşursak baskın durumuna
    geçeriz.Aslında dominant kişilerin en belirgin özelliği duygusal güçleri ve bu duygusal güçleriyle beraber gösterdikleri dominant,maskülen hareket ve eylemlerdir.Mesela nasıl olurda o kadar insan Hitleri lider kabul ettiler,uçuk hayallerinin peşinden gittiler.Hitler fiziksel olarak baskın degildi ama bunun üstünden içsel gücü ve dominant beden diliyle geliyordu.Hitler’in konuşmalarına bakın mesela. Hatta Hitler’in selamına bakın. El aşağıya doğru durur,
    bu insanlar üzerinde otorite kurmasını gösterir.Siz de otorite kuracağınız zaman tek avuç
    içiniz yere baksın; diğer elinizle ne yaparsanız yapın.Dilencilere bakın misal avuç içleri yukarı bakıyor ses tonları mıy mıy mıy.Dilenen insanı kimse sevmez.Ha acır belki acınmak istiyorsanız orası ayrı.Onun dışında bulunduğunuz yerde veya oturduğunuz
    alanda olabildiğince çok yer kaplayın. Kendinizi rahat hissettirin. En rahat oturan kişi daha
    baskındır.
    İnsanlarla iletişim halindeyken onları kontrol edin. Mesela kimin nerede duracağına karar
    verin. Birisiyle konuşurken “biraz sağa doğru kay, böylesi daha rahat” deyip hafifçe elinizle
    ittirebilirsiniz. Ya da insanlardan bir şeyler yapmalarını isteyin sizin için. Bunların hepsi
    dominant erkeğin özellikleridir.Mesela kadınlar doğaları gereği dominant değillerdir. Ancak feminizm gibi bazı saçma akımlar
    yüzünden kadınlar yerlerini unuttular. Erkek gibi davranmaya başladılar. Erkeği kontrol
    etmeye çalıştılar ve sonunda yine kendileri mutsuz oldular. Sürekli sevgili değiştiriyorlar ve kadınlar kontrol edebilecekleri erkekleri aslında istemiyorlar. Çünkü kadınların
    görevi bu değil, onların kontrol edilmeye ihtiyaçları var. .Zayıflıklarımız olsada güçlü olması gereken biziz.

    Ayrıca dominant erkek lider olmalıdır.
    Liderliği ise agresif olmakla karıştırmayın. Agresif erkekler iticidir, başta kızla biraz takılırlar, ama
    sonra kız o adamdan sıkılmaya başlar. Baskın erkek olun deyince bazıları kadına bağıran çağıran anlıyor öyle değil.Agresif olan kisi duygusal yönden zayıftır çünkü duygularını kontrol etmekte zorlanır .Agresif erkek kıza hayvan muamelesi yapar.
    Hiçbir insan da hayvan yerine konmak istemez. Bizim yapacağımız şey kızı zorlamak yerine
    onda istek uyandırmak.Maskülen olursanız arzuyu otomatikmen duyacaktır zaten.Arzunun pazarlığı olmaz. Lider insanları zorlamaz. Lider önderdir, önden bir adım atar ve
    arkasındaki insanların onu takip etmesini bekler. Siz de ilk adımı atacaksınız ve kızın sizi takip
    etmesini isteyeceksiniz. Sorumluluğu üzerinize alacaksınız. Liderler sorumluluğu üzerine
    almaktan mutluluk duyan insandır. Geri kalan sıradan insanlar ise, sorumluluğu üzerinden
    atmaya çalışan insanlardır. Siz sorumluluğu daima üzerinizde alın.
    Güzel bir kız gördünüz diyelim. Lider olarak sizin göreviniz gidip o kızla konuşmaktır. Eğer
    kızın sizinle konuşmasını beklerseniz bu sorumluluğu kıza vermek olur. Lider olmak kızın
    görevi değil, sizin görevinizdir. Sorumluluğu üzerinize alın ve gidip konuşun o kızla.
    Randevudayken gidilecek yerleri seçmek sizin görevinizdir. Ama kızı nasıl götüreceğiniz de
    önemlidir. “Şu restorana gidelim mi?” diye sormak liderin yapacağı bir davranış değildir.
    Onun yerine “karnım açıktı hadi şu restorana gidelim” deyin. Ses tonunuz da buna bağlı
    olarak yıkıcı-doğal ses tonu arası olmalı.
    Kızlarla takılırken onlara soru sormaktan vazgeçin, onlara emir verin. Onların fikirlerini alın
    fakat yine kendi bildiğinizi okuyun. Asla size üstünlük sağlamalarına izin vermeyin..
    Lider ve dominant erkek insanların ne yapacağına karar verir. Bir insana nasıl
    davranması gerektiğini söylemenin en iyi yollarından birisi kişiye sanki gerçekten
    istediğiniz şekilde davranıyormuş gibi ödüllendirmektir. Mesela bir kıza “sen melek gibi iyi kalpli bir kızsın” dediğinizde o kız verdiğiniz ödüle yani iltifata uygun
    davranmaya çalışacaktır. Sen kötü kızsın dediğinizde ise kız kötü birisi gibi
    davranacaktır. O yüzden insanları ne şekilde nitelendirdiğinize dikkat edin. Bir kişiye
    sen çok delikanlısın dediğinizde o kişi delikanlı olduğuna inanacaktır ve o şekilde
    davranacaktır genel olarak.

  2. Dominant olmak için başarılı olmamız gereken başka bir konuda çerçeve kontrolüdür.
    Çerçeveyi daha önce de duymuş sunuzdur. En kaba tabiriyle, bakış açısı anlamına gelir. Dünyayı,
    kendini ve genel olarak olayları nasıl gördüğünle alakalıdır.
    Dünyadaki yaşanan olaylar ve görünen gerçekler asla objektif olarak algılanamazlar. Herkes
    kendi duyularıyla farklı bir şekilde görür olayı. Misal ortada bir savaş vardır, etraf ölen
    insanlarla dolar. Olay bellidir, bir tür katliam vardır ama katil kim belli değildir. İki taraf da
    kendini haklı görür.
    Dünyayı duyu organlarımızla algılarız ve bakış açımızın filtresinden geçirerek kendi
    gerçekliğimizi oluştururuz. En yaygın örneği, kimisi bardağın dolu tarafını görürken, kimisi de
    boş tarafını görür; çünkü değerleri, inançları ve tecrübeleri ona olayın negatif tarafına
    odaklanmasına neden olmaktadır.
    İlişkilerde çerçeve kontrolü yüksek bir öneme sahiptir. Örneğin ayrılıklarda genel de iki taraf
    da kendisini haklı görür. Karşı taraf haksız ve saçmalamıştır. Evet, bu doğrudur, karşı taraf
    haksızdır; çünkü gerçek bizim algılarımızla sınırlıdır. Gerçek sübjektiftir. Objektif olan tek
    gerçek sayısal gerçeklerdir yani bilimdir. Onun dışındaki tüm gerçekler sübjektiftir ve kişiye
    göre değişir. Bu yüzden kimseyi haksız görmemeliyiz. “Orospu beni niye aldattın” diye
    hayıflanmak yerine olayı onun gözünden de görmek bizim gelişimimiz için daha faydalıdır.Yeteri kadar erkek davranmamışızdır,kız sıkılmıştır bizden vs.vs.
    Çerçeve kontrolü, genel olarak kendimizin ve çevremizdekilerin çerçevesini kontrol etmekle
    alakalıdır. İnsanlar arasında iletişim gerçekleşirken çerçeve devreye girer. Herkes kendi
    çerçevesinden konuşur ve olayları algılar. Çerçeve kendimizi ve karşımızdakini nasıl
    gördüğümüzle de alakalıdır. Birisini cana yakın görüyorsak bu o kişiyi algılamamızdan
    kaynaklanır yani sebebi çerçevedir. Birisini gördüğümüzde o kişiye saygı duyuyorsak bu da
    çerçeveden kaynaklanır.Çerçeve çeşitleri vardır.Bireysel çerçeve,kurumsal çerçeve,sosyal çerçeve…Mesela çalışansınız müdürünüz saygı duyulmayacak bir tipse bile en azından asgari düzeyde bile olsa saygı gösterirsiniz.Çünkü o ortamda asıl çerçeveyi belirleyen kurumdur,bu kurumsal çerçeve oluyor.Burda ise bireysel çerçeveyi anlatayım.
    Çerçeve gerçekliktir, eğer kendimizi çekici bir adam olarak görüyorsak bu bizim kendimize
    olan bakış açımız yani kendi gerçekliğimizdir. Eğer gerçeğimiz adam olmak ise,
    davranışlarımız ve olaylara karşı tavırlarımız da ona göre şekillenir. Peki, biz kendimizi çekici
    bir erkek olarak görüyoruz. Kadınların bizi arzuladığına inanıyoruz. Bu inanç ve değerlerle
    dolu süper bir çerçevemiz olduğunu düşünelim. Ama karşımızdaki insan bizim aslında çekici
    olmadığımızı düşünüyor ve ona göre rol yapıyoruz, olmadığımız birisi gibi davranıyoruz.
    Sıkıntılı bir durum değil mi? İşte bu gibi durumlarda çerçeve kontrolü devreye giriyor. Kimin
    çerçevesi daha güçlüyse; o, diğer zayıf çerçeveyi kontrol eder.
    Bazen sosyal ortam içerisinde başka erkeklerle de uğraşmak zorunda kalıyor insan. Misal birisi
    sizi ezmeye çalışıyordur. Bu durumda da çerçeve devreye girer. Karşıdaki adamın mı
    çerçevesi daha güçlü yoksa sizinki mi? İşte bu güç galibiyeti belirler. Gücün kaynağı ise
    çerçevenizin büyüklüğü, çerçevenize olan inançlarınız ve çerçevenizin sağlamlığına bağlıdır.
    Karşı taraf sizinle bir konuda zıtlaştığı zaman geri adım atmayın. Olduğunuz yerde durun ve
    karşı tarafı kontrol etmeye çalışın. Kontrol eden kazanır.Özellikle duygularını kontrol etmeye çalışın.Dengesiz bir tipse de fazla bulaşmayın değmez.

    Birazda ezik-shit testlerinden bahsedeyim. Kadınlar
    gösterdiğimiz çekici imaj gerçek mi diye bizi test etmeye çalışırlar. Gerçekten bir erkek adam mıyız yoksa rol yapan bir
    ezik miyiz? Bunu anlamak için kadınlar bizi test ederler.
    Kadınlar türlü kanallardan bir sürü erkeğin saldırısına maruz kalırlar. Sokakta laf atan
    erkekler, arkadaşlık sitelerinde sürekli mesaj atanlar, internette tanışmak
    isteyen erkekler, sosyal ortamında ondan hoşlandığını söyleyen erkekler… Bu erkeklerin çoğu
    bir erkek adam değildir. Kızlar da bu erkeklerden
    sıkıldıkları için bu tür erkeklerden uzak durma mekanizması kurmuşlardır kendilerine.
    Koruma kalkanları diyorum bunlara ben. Özellikle kızla daha ilk tanışma anında bu koruma
    kalkanları çok güçlü ve sağlamdır. Sonra zamanla, arada güven oluştukça bu koruma
    kalkanları tek tek kalkar. En son kalkan ise, seks sırasında kalkar.
    Kızlar sıkıcı, sıradan, ezik erkeklerden bıkmıştır. Sizin de bu tür erkeklerden olmadığınız ne
    malum? İşte bunu anlamak için kadınlar sizin çerçevenizi test ederler. Ne kadar
    dayanıklısınız, gerçek misiniz, rol mü yapıyorsunuz diye.
    En bilindik ve sık sık duyulan ezik-shit testi tahmin edebileceğiniz gibi şudur; “benimle neden
    konuşuyorsun?”. Bu soru genelde ilk tanışma anlarında ve güven henüz oluşmamışken
    sorulan sorudur. Sizin gerçek niyetinizi anlamaya çalışır. Aynı zamanda ipleri de eline almak
    ister, çünkü sizi test ediyordur, sizi sınava sokuyordur. O sizi seçiyordur, unutmayın seçmek
    kadının görevi değil; erkeğin görevidir. Bu soruya verilecek en doğru cevap; “bilmem,
    duygularla alakalı bir şey, mantıklı bir açıklama bekleme benden.” Bu cevapla beraber hem
    kızın sorusuna cevap vermiyoruz, hem de namluyu kıza çeviriyoruz “mantıklı bir açıklama
    bekleme benden” diye.
    Bir kızın ezik-shit testini cevaplarken genel kurallar şunlardır: Öncelikle kızın testini fazla dikkate
    almıyoruz; baştan savma, umursamaz bir cevap veriyoruz eğlenen ustalıkla. Asla ama asla kendimizi
    savunmuyoruz, kendimizi kanıtlama yoluna gitmiyoruz. “Ben çok kaliteli bir erkeğim, ben ne
    kızlar düdükledim sen kimsin?” gibi şeyleri ancak bir ezik söyler. Buna dikkat edin, asla
    savunma durumuna geçmeyin. Kendinizi kanıtlamaya çalışmayın sözlerle.Son olarak da namluyu kıza çevirin; o sizi test edecekken siz onu test edin.

    Birkac örnek vermek gerekirse;
    Kız: Benimle vaktini boşa harcıyorsun, bence başkalarıyla konuş.
    Ben: Vakit benim vaktim, istediğimle harcarım. Sana ne oluyor?
    Kız: Tipim değilsin.
    Ben: Önemli değil zaten biz kardeş değil miyiz?
    Kız: Gider misin buradan?
    Ben: Ben böyle iyiyim çok sağ ol, istersen sen gidebilirsin.
    Kız: Kaç kızla seviştin?
    Ben: Genel evdekiler de sayılıyor mu? Saçmalama bu sorunun bir cevabı yok.
    Kız: Erkek arkadaşım var.
    Ben: Olabilir, onur madalyası mı istiyorsun?
    Kız: Dün gece neredeydin, telefonun kapalıydı?
    Ben: Genel evdeydim orada telefonun açık olmasına izin vermiyorlar, anın büyüsünü
    bozuyormuş. Saçmalama ya, evde uyuyordum; yalnız.
    Kız: Sapık mısın sen?
    Ben: Çok mu belli ediyorum? Her neyse… (konu değiştirilir.)
    Kız: Siktir git.
    Ben: Teşekkürler, bunu duymaya ihtiyacım vardı. Her neyse..

    1. Dostum “çerçeve” başlığı adı altında yazdığın bu yazı kelime kelimesine başka bi kitaptan alıntı. Büyük ihtimalle de sadece okuyucususun o kitabın, ki öyle olduğun aşikar. Bir zahmet alıntıladığın kaynağı belirtsen de kendi ürünün gibi pazarlamasan memnun kalırız şahsen.

    2. “bilmem,
      duygularla alakalı bir şey, mantıklı bir açıklama bekleme benden.”

      bu cümle, mantıklı açıklamanın ta kendisidir, testten kalırsın

  3. Peki dominant olmadığın zamanlarda nasıl bir tutum içerisine girmek, ne yapmak lazım?

    Hiçbir erkek her an dominant olamaz, duygusal gücünü sürekli yüksek tutamaz, hatta 2-3 gün içerisinde birçok defa seks yapmış erkeğin düşük testosteron, yüksek prolaktinli hali onu betalaştırır, hassaslaştırır, duygusallaştırır.

    Kimse hergün eşref saatinde değil ancak bu iyi hissetmemenin dışında bir erkek sürekli dominant, maskülen, çekici olamaz.

    Hatta genelde kendisinden daha az çekici, pek baskın olmayan bir erkeğin iyi gününe denk gelmişse,
    dominant ve çekici hissettiği bir güne gelmişse, ortamda daha fazla ilgi çekip, daha fazla seks imkanına sahip olabilir.

    Kötü hissiyatın olduğu zamanlarda ve istemsizce beta davranışlar sergilenen zamanlarda siz ne yapıyorsunuz?

    Mağaradan dışarı çıkmıyor musunuz yoksa işe yaramayan “baskın erkek rolü” mü yapıyorsunuz, fake it until you make it meselesi…

    Soruyu gerçekten anlayıp cevaplarsanız,

    Selam.

      1. Öyle bir şey yok. Erkek olarak her an dominant olacaksın. Öyle kaytarma lüksün yok. Arkadaş kendi adına konuşsun, hiçbir erkek her an dominant olamaz diyor ama her an dominant olan birçok erkek var.

        Dominantlığı baskınlık ile karıştırdığından olsa gerek. Dominant olmak, genellikle liderlik anlamında egemen olmak demektir. Yani her an liderlik edecek gibi tetikte olacaksın, ama örneğin kız “şuraya oturalım mı hayatım?” dediğinde “yok kızım, ben nereye oturalım dersem oraya otururuz” gibi aslen liderlik edecek zekaya sahip olmadığından mallaşması gereken bir beta olduğunu ilan etmeyeceksin, kıza da zararsız şeylerde seçme hakkı vereceksin.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *