En iyisini sona saklamak

Bugün The Red Pill Reddit bölümünden bir hikayeyi konu edineceğiz. Bu elemanın olayını özetleyip kendi yorumlarımı vermek yerine, olayın vuruculuğunu 100% korumak adına bu uzun hikayeyi özetlemeden, olduğu gibi buraya aktaracağım (bir de eleman orjinal girişinde yeterince meramını dinletememişti):

Bunu daha önce başka bir subreddite postaladım ama yorumlardaki kavgalardan dolayı oradan uçuruldu. Bugüne kadar olanları özetlemeye çalışacağım. Karımla 7 sene önce karşılaştım. İş sekse gelince çok seçici idi. Bana benden önce sadece 1 erkekler beraber olduğunu söyledi. Hiçbir zaman oral seks yapmadı, sadece bazı seks pozisyonlarında seks yapmayı kabul ediyordu ve zaten seks zamanla kötüleşip durdu. Bu her ne kadar canımı fazlası ile sıksa da, ondan çok hoşlanıyordum ve zamanla seks hayatımızın açılacağını umuyordum. Uzatmayayım, işin sonunda onun üniversite yıllarından bir videosu elime geçti. Videoda 6 kişinin daha bulunduğu (5 erkek ve diğer bir kadın) bir grup seks yapıyordu. Videoda anal seks, oral seks, önlü – arkalı seks yapıyor ve birçok kere “ben pis orospunun tekiyim” diye bağırıyordu. Bütün olay boyunca o kadar istekli idi ki. Videoyu izledikten sonra çok büyük bir üzüntü duydum. Bazı insanların bazı şeyleri yapmak istememelerini anlıyorum ama sorun onun bazı şeyleri yapmak istememesi değildi. Bu şeyleri benimle yapmak istememesine rağmen başka bir sürü erkeğin orospusu olmak istemesi idi sorun. Çok sinirli ve kırgındım, sonunda karıma bazı saçma sapan şeyler söyledim.

Onu aradım ve onunla konuşmam gereken bir koun olduğunu söyleyip kızımızı, kız kardeşine bırakmasını istedim. Neden diye sordu ama ona telefonda konuşamayacağımı, buraya gelince konuşacağımı söyledim.

Konuşmanın tüm detayları aklımda değil, o nedenle elimden geldiğince özetleyeceğim. Karım gelmeden önce biraz içki aldım ki çok iyi bir fikir değildi tabii.

Ben : Bana geçmişinle ilgili sakladığın birşey var mı söylemek ister misin?

O : Bunu neden konuşuyoruz şimdi?

Ben : Sadece herhangi bir pornoya ilgin var mı, ya da öyle şeylere bilmek istiyorum.

O : Senin kafan iyi mi?

Ben : Senin üniversiteden kalma, diğer heriflerle videonu buldum. Senin kim olduğunu bilmiyorum artık ve senin yakınında olmak bile beni hasta ediyor.

Bu noktada ğlamaya başladı.

Ben : Söyleyecek birşeyin var mı?

Ağlamaya devam etti. Bunun bir yere varmayacağını görünce, evi terketmek üzere anahtarlarımı aldı. O da bana engel olmaya çalıştı.

Ben : Eğer gitmemi istemiyorsan bana karşı 100% dürüst olmalısın ve bana bunca yıldır neden yalan söylediğini açıklamalısın.

O : Benim sürtüğün teki olduğumu düşünmeni istemedim.

Ben : Bana söylemiş olsa idin, bunu sorun etmezdim. O videoda yaptığın vahşi şeyleri benimle yapmanı çok isterdim. Tamam seni o adamlar kadar azdırmadığımı anlıyorum. Onların siklerini emmek hoşuna gidiyor, benimkini değil.

O : Öyle değil, beni aşağı görmeni istemedim.

Ben : Hayır, tam olarak öyle. Senin diğer erkeklerle yatma yalanındaki şey. Sen o şeyleri yapmaktan hoşlanmıyor değilsin. O şeyleri benimle yapmaktan hoşlanmıyorsun.

O : O şeyleri seninle de yapabilirim. Seni çekici buluyorum, biliyorsun.
Ben : O şeyleri yapma zorunluluğu hissettiğin için benimle yapmanı istemiyorum. Beni gerçekten arzulayan birini istiyorum.

O : Değişebilirim, lütfen evliliğimizi bunun için mahvetme. Bunları aşabiliriz. Evlilik danışmanlığına gidebiliriz.

Ben : Evlilik danışmanlığı senin benimle ilgili hislerini değiştirmeyecek. Bak evlilik danışmanlığını deneyebilirim ama önce ayrı yaşamayı denemek istiyorum.

O : Lütfen yapma bunu. Üniversite yıllarımda yaptığım birşey için evliliğimizi çöpe atma.

Ben : Bu sadece bir kerelikmiş gibi rol yapma! Dürüst ol, benden önce kaç erkekle düzüştün söyle bana. Kaç erkeğe sakso çektin, kaç erkeğin seni götünden sikmesine izin verdin.

O : Bu neden önemli, söyledim ya, bunları seninle de yapacağım.

Ben : Çok şanslıyım ya! İffet kaidesi gibi sikişen bir orospu ile evlenmişim.

O : Evliliğimizi bunun için mahvetme. Değişmeye istekliyim.

Ben : Seni boşamıyorum ama şimdilik ayrılmayı denemek istiyorum. İşler nasıl gidecek görmek istiyorum ama sana bakmak şu an beni hasta ediyor.

Beni engellemeye çok çalışssa da sonunda evi terk ettim. Bana o şeyleri benimle yapacağını söyleyerek gitmemem için yalvardı. Çok hasta edici bir deneyimdi, sonuçta beni seks ile manipule etmeye çalışması kalan tüm saygımı bitirdi.

Şu an bir motelde kalıyorum. Karımdan sürekli telefon geliyor. Nerde olduğumu sorup duruyor, eğer söylersem atlayıp gelecek ki onu görmeye henüz hazır değilim. Tüm enerjim çekilmiş gibi hissediyorum. O şeyleri ona söylediğim için kendimi kötü hissediyorum ama başka ne yapabilirdim bilmiyorum zira çok kırgınım.

Daha önce de söylediğim gibi, geçmişte önüne gelenle yatmasını dert etmezdim ama o şeyleri başka erkeklerle yapıp benimle yapmamış olması beni çok derinden yaraladı.

Bu evlilik nasıl kurtarılır, bilmiyorum. Onun bana olan arzularını değiştiremem. Üstüne bir de babama daha yeni akciğer kanseri teşhisi kondu ve bu zaten beni çok büyük bir stes altına sokmuştu. Lütfen tam olarak ne yapmam gerektiğini bana söyleyin, bir erkek olarak kendime olan güvenim tamamen darmadağın oldu. Karımı cinsel olarak açmayı çok denedim ama bana komple kapanmıştı. O erkeklere olan arzusunu bana hissetmediğine gerçekten inanıyorum. Bu nedenle onların orospusu olmak tamamen doğal iken bana bir oral seks bile vermedi. Bana şehvet ile bakan bir kadın istiyorum, evlilik görevi olarak benimle yatan bir kadın değil.

Karımla her türlü seks benim doğal hakkım demeye çalışmıyorum. Onun bunları benimle yapmak istemesini istiyorum. Şimdi suçluluk duygusundan dolayı bunları benimle yapsa bile, bunu arzuladığından yapmayacak. Bu evliliği nasıl kurtarırız bilmiyorum. Kızımı eskisi kadar çok göremeyeceğim gerçeği yüzünden kendimi bok gibi hissediyorum, özellikle çocukluğunda.

Maaşımı başka hesaba yatırmak ve boşanma halinde finansal durumumu toparlamak için birkaç telefon ettim. Abim büyük bir hukuk firmasında çalışıyor, ne yapabilirim diye ona bir telefon etmeyi planlıyorum. Sorun şu ki onu aradığım andan itibaren geri dönüş yok. Bunu aileme söylediğim anda karımın gözlerindeki tüm imajı yerle bir olacak. Bir de şu an sağlık sorunları var ve sağlık sigortası konusunda bana bağlı. Hiçbir şeyi mahvetmek istemem ama işler nasıl tekrar yoluna girer bilmiyorum. Eğer bana tavsiye vermek yerine beni yargılayacaksanız, yorum yazarak boşuna zaman kaybetmeyin. Orda bazı kırıcı şeyler söylemiş olabilirim ama benim ne kadar kırıldığımı bilemezsiniz. O gün dediklerim için karımdan özür diledim, ama bu ilişki nasıl toparlanır göremiyorum.

Edit –  Karımla ilişkimin düzelmesini istiyorum. Onun bazı seks aktiviteleri yapmak istememesini anlıyorum. Ona açık evlilik (open marriage) teklif etmeyi düşünüyorum. Bu şekilde hala bir aile olarak kalabiliriz ama seks yaşamımızda tatmin olabiliriz.

Şimdi burda bayağı birşey olmuş ama bence ilk söylenmesi gereken şey, bu tür geçmiş sırlarının ortaya çıkması birçok erkeğin rahatça itiraf edeceğinden çok daha yaygın. Bu tip bir hikayeyi ilk defa duyuyorum demeyi çok isterdim ama maalesef bu 7. duyuşum ve bunların 4’ünü birebir danışmanlık verdiğim erkeklerden dinledim.

Teknoloji hayatımızın içine girdikçe, özellikle dijital kayıt teknolojileri, ve bir sürü kişisel video ve foto (çiftlerin çektikleri amatör pornografik dijitaller de dahil) sosyal medyaya yüklendikçe, bir kadının ilişki ve cinsel geçmişi ile ilgili bulmacanın eksik parçaları daha kolay bulunur hale gelecek. Asıl problem, gerekli dedektiflik işinin yapılmasından ziyade, bir beta erkeğin “biricik kartanesi”nin kadın milletinin genel kavranış kalıplarıyla çelişen kirli çamaşırların ne kadarına inanmaya istekli olacağı.

Geçenlerde Return of Kings sitesinde Emmanuel Goldstein, aksi ispatlanana kadar tüm kadınların sürtük olduğunu varsaymanın oyun için ne kadar gerekli olduğuna değinen bir yazı yayınladı. Bu tür hikayelerin ışığında, bu yaklaşımdaki pragmatizmi anlamamak mümkün değil ama bekarken, oyunun bilincinde tabak çevirirken, en cici kızların bile doğru zaman ve doğru alfa ile kötü kız aktiviteleri yapabileceklerini varsayacak açık fikirliliğiniz var (olmalı).

Eminim, benim feminen hipergamiye dikkat çekmem ile “ama erkeklerde yapıyor” korosu hemen çığırtkanlığa başlayacak. Eğer problem sadece alfa siker, beta öder cinsel stratejisinin alfa siker kısmı olsa, bunda da haklı olacaklardı. Ama erkeğin “kaçamaklarını”, kadının “kaçamaklarından” ayıran, erkeğin ilişkide uzun vadeli kaynak ve duygusal yatırımını gerektiren beta öder kısmı.

Kadının sunabileceği en iyi şey

Yukarıda aktardığımız hikayeyi anlayan kişi, hipergamik denklemin sivri ucu ile hançerlenmiş vaziyette. Her ne kadar bu adamın karısını dengesiz, duygusal olarak mahvolmuş, muhtemelen cinsel taciz mağduru (bunu bilmiyoruz ama orjinal girişe gelen yorumlarda bu çok varsayılmış) biri gibi resmetme çabası olacaksa da, burada benim üzerinde durmak istediğim belirli bir kadının deneyiminden ziyade, bu kadının ve diğer tüm kadınların cinsel pluralizmlerini haklı çıkarmak için kullandıkları metodoloji.

Kadınların cinsel deneyimlerini (bugün artan oranda gururla) kaydeden teknolojilerden önce, kadın cinselliğinin daha karanlıkta kalan yönleri ve bunları motive eden hormon / altbeyin kaynaklı dürtüleri, alfa siker beta öder denkleminin beta öder kısmını oynayacak elemandan saklamak daha kolaydı.  Fakat bu tür kayıt teknolojilerinin artık bu tür geçmiş deneyimleri sonradan ortaya serebilme ihtimalinin artması, kadının geçmişte yaptığı “çılgınlıklar”ı haklı çıkarma çabasını zorunlu kılıyor.

Feminen zorunluluğun hayatlarının en az yarısı boyunca beyinlerini yıkadığı erkekler, alfa siker, beta öder denkleminin ikinci yarısında rollerini kuzu kuzu oynamaya programlanmış vaziyetteler. Bu itirafı yazan adam gibi erkekler, uzun süre kapılarında sabırla bekledikten sonra bu sabırlarının ödülü olarak evlendikleri kadınların “en iyisini kendilerine sakladığı” inancına büyük bir ego yatırımı yapmışlardır.
Buradaki gibi erkekler maalesef kadınlarının alfa siker yıllarından çıkış bileti olarak kullanıldıkları (ve ne acıdır ki çoğunlukla da bunla gurur duyarak) gerçeğinin farkına çok sonra, genellikle beta öderi oynadıkları evlilikleri CPDlerinin tepe noktasına ulaşma potansiyellerini tamamen parçaladıktan sonra varıyorlar. Bu role de anneleri, iğdiş edilmiş babaları, kızkardeşleri, kadın arkadaşları, öğretmenleri ve tüm feminen gerekliliğin toplumsal çabası ile robot gibi programlandıktan sonra yerleştiriliyorlar. Benim ve mansphere’in bu kadar amansız saldırıya uğramasının sebeplerinden biri de, feminen odaklı toplumun bu sinsi prosesini göz önüne çıkarıyor olmamız. Bu yazarın hikayesi, plural feminen cinsel stratejisinin uygunsuz gerçeği. Bir kadının Cinsel Pazardan başarıyla çıkış, çocuk yapma, bekar  hayatı ile zıt bir aile yaşamı görüntüsü verme ve bunu kendi şartları ile yapabilme kapasitesi, uzun vadeli kaynaklarını sömüreceği daha iyi betaların bu prosesten bi haber olmalarına bağlı.

Çok şanslıyım ya! İffet kaidesi gibi sikişen bir orospu ile evlenmişim.

Erkeklerin kadınlarının cinsel geçmişine olan bu merakı, onun “en iyisini kendisine sakladığına” inanmak istemeleri. Tabii ki bunun güvenle bağlanma ve sadakat gibi sebepleri de var ama daha önce de bir yerde söylemiştim, her erkek aslında için için bir sürtük ister, ama bu kadının sadece kendileri ile sürtük olmasını isterler. Bir kere bu erkeğin karısının en iyisini kendine sakladığı inancı yıkıldığında, arzu dinamiği mal gibi ortaya çıkar.

Doğal olarak bir kadının evlilik içi cinsel yaşamı normalize edildikten sonra asıl cinsel kapasitesi ortaya döküldüğünde, sırrı ortaya çıkmadan önceki konfigürasyonu korumak ilk amacı haline gelir.

Ben : Hayır, tam olarak öyle. Senin diğer erkeklerle yatma yalanındaki şey. Sen o şeyleri yapmaktan hoşlanmıyor değilsin. O şeyleri benimle yapmaktan hoşlanmıyorsun.
O : O şeyleri seninle de yapabilirim. Seni çekici buluyorum, biliyorsun.
[…]
O : Değişebilirim, lütfen evliliğimizi bunun için mahvetme. Bunları aşabiliriz. Evlilik danışmanlığına gidebiliriz.

Burada okuduğunuz arzu için yapılan bir pazarlığın metni. Kadının derdi ne adamın gerçekten tatmin olması ne de ortaya dökülen cinsel pluralizminin çözüme kavuşması. Kadının derdi, kendi normalini bencilce muhafaza etmek sadece. Buradaki erkeğin ise yaslanabileceği tek bir rasyonalleştirme yöntemi kalmamış, durumunun farkına varmayı reddetme şansı yok ve acımasız kırmızı hap gerçekleri yavaş yavaş önüne seriliyor – arzunun pazarlığı olmaz.

Onun kendisi ile aynen o videodaki erkeklerle olduğu gibi seks yapmasını istiyor.  Onun cinsellik konusunda en iyisini kendisine vermesini istiyor ama kadının 7 yıldır bunu ondan esirgemesi, hem de onun tüm kaynaklarından faydalanırken esirgemesi; erkeğin sabrı, aşkı ve azmi, kadının cinsel stratejisini, hipergamiyi daha da göze batar hale getiriyor. Kadının gerçek cinsel arzusu, cinsel olarak en iyisi zaten hiçbir zaman onun için değildi ki.

Ayrıca bakınız Bekleyen Betalar.

Yazının İngilizce aslı : Saving The Best

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.

Prenses Sendromu

Giderek artan sayıda kadın tarafından sergilenmeye başlayan prenses sendromu, sosyal medya sebebiyle daha görünür hale geldi ve kadınları pençesine almaya başlayan narsisizm ve son zamanlarda bolca pompalanan 3. dalga feminizmin “girl power” propogandası ile salgın hastalık halinde ilerliyor. Buna bir de her sene artan sayıda piyasaya sürülen “kızım, prensesim benim”, “kızım, ilk aşkı olduğum canım”(*) salya-sümük duygu böceği beta baba sürüsünün bitmek – tükenmez prenses yetiştirme gayretini ekleyin, durumun daha da kötüleşeceğinden emin olabilirsiniz (büyük konuşmayayım, kız babası olunca bu meriçleri anlarım demiştim ama oldum ve bunların anlaşılacak bir tarafı olmadığını gördüm. Neyse bu başka bir yazının konusu).

Sosyal medya, birçok kadının kendi cinsel pazar değerini gülünç duruma düşecek kadar abarttığını gözümüze vurup duruyor. Yanlış anlamayın, bir kadının iyi vücutlu, yakışıklı, eğlenceli, romantik falan bir erkek aramasında bir problem yok, ya da bu tür özellikteki erkekleri sadece CPDsi çok yüksek kadınlar arama hakkına sahiptir de demiyoruz. Fakat ortalamanın derece derece altında hatunların 22 yaşında bir modelin çekiciliğine sahipmiş gibi hareket etmesi de şimdi pek sağlıklı bir ruh haline işaret etmiyor. Yine tekrarlayalım, kimseyi aşağılamak niyetinde değiliz ama gelin eğri oturup doğru konuşalım hanımlar, eğer beyaz atlı yakışıklı prensten aşağısı olmaz diyorsanız, sizin de biraz Pamuk Prenses’ten aşağısı olmamanız gerekmiyor mu?

Aynaya bakmadan süper model sevgili arayan erkek yok mu? Var tabii ama bu tip gülünç narsisizm daha çok kadınlar tarafından sergileniyor. “1.60 boyuyla 1.80in altında adamla çıkmam” tipi bir yaklaşım mesela kadınlar tarafından açıkça ve çokça dile getirirken biz erkekler genelde bunun tam karşılığı olan “kilolu kadınla çıkmam” yaklaşımını bu kadar hevesle dillendirmiyoruz. Geçenlerde televizyonda bir kadın izledim, “ben 10’um erkeğim 12 olmak zorunda” diyordu ama kimse de çıkıp ablaya o kiloyla neyin 10 (maksimum 6.5 bir hatun ve eğer kiloyu takıyorsanız iyi bir 5) demiyordu. Zaten sorun da bu. Kadınlar birbirlerini şöyle harikasın, böyle şahanesin, “Biricik’ciğim çok çok güzelsin” falan diye sosyal medyada aralıksız gazlarken, meriç çoğunlukta gerçeği söylersem ya vermezlerse diye olumlu kafa sallamaktan başka bir iş yapmadığından, bu ablalara “bir dakika ya” diyen kimse yok.

Prenses sendromu yaşayan kadınlardan uzak durun. Mesela Tinder’da rastladınız mı fotodakinin inanılmaz güzel olmasının bile engel olamadığı bir sola at refleksi geliştirin. Hani şu burnunda inek halkası olan, ya da kısa mavi saçlı hatunları görür görmez geliştirmeniz gereken refleksten. Eğer kız arkadaşınız bu sendromdan müzdarip ise, arşivimize bakın, ve hatundan en kısa sürede kurtulun.

Bu konuya sonra bir yazıda girerim dedim ama dayanamayacağım : kız babası iseniz kızınızı prenses sendromu ile yetiştirmeyin. Sizin sizden başka çok az kimse için çok önemli olan çocuğunuzu, kendinden başka kimsenin yaşamadığı “Egom Krallığı”nın prensesi yetiştirirseniz, kızınızın ilerde mutsuz olmasında büyük pay sahibi olursunuz. Demedi demeyin.

 

Ayın merici : Kız arkadaşının pembe topuklu ayakkabısını giyen Çinli

Ayın merici, kadın – erkek nüfus oranının aleyhlerine işlemesinin de etkisi ile, mericin harman olduğu Çin’den geliyor. MSN haberi dünyanın en iyi erkek arkadaşı mı? başlığı ile vermiş tabii ki.

“Adanmış bir erkek arkadaşın, kız arkadaşının pembe topuklu ayakkabılarını giydiği fotoğrafları yayınlandıktan sonra tüm dünyadaki kadınlarca alkışlandı.

Güney-batı Çin’de bir hastanede çekilen fotoğraflarda, erkek, kız arkadaşının pembe topuklu ayakkabısını giyerken ve kendi rahat sandaletleri kızın ayağında görüntülendi.

Fotoğrafı çeken kadın, ikilinin hastaneye ayakkabıları değiş tokuş etmiş halde geldiğini söyledi. “Kadın erkeğe tekrar değiştirmeyi teklif etti ama adam reddetti. Çok tatlı. Fotoğrafları erkek arkadaşını “eğitmek” için kullanmak üzere çektim” demiş hanım kızımız.

Olaya bir de şu açıdan bakın : bu mericin bile bir kız arkadaşı var, sizin neden olmasın. Gerçi böyle kız arkadaşın olacağına MGTOW olun daha iyi.

Beta oyunu : Öpücüğü sona bırakmak

Ne kadar acı verici olsa da kendiniz aşağıdaki durumda hayal edin. Aşağıda, ilk öpücüğü olabilecek son ana saklayan bir erkeğin karşılaşabileceği dramı görüyorsunuz. Filmlerde bu öpücüğü son ana kadar (kız kapıdan içeri adım atmadan) saklayıp son anda almak romantik görünebilir, ama gerçek hayatta bu kötü bir “oyun“. Ne öpücüğü ki bu zaten? Seksiz geçen gecelerime bir sekssiz gece daha ekledin, teşekkürler öpücüğü mü?

Şu filmlerden öğrendiğiniz romantik saçmalıkları unutun. Olayı fiziksel temasa evriltmek bir erkeğin, bütün gece azar azar yapması gereken birşey, gecenin sonunda aceleyle ve can havliyle yapacağı birşey değil. Eğer buluşmada illa öpücük hamlesi yapacaksanız, gecenin içinde, duyguların tırmandığı bir noktada yapın (o an hiç yoksa zaten orda hayat yoktur muhtemelen), herşey olup bittikten ve heyecan gece sonu yorgunluğuna evrildikten sonra değil. Bütün buluşma boyunca uslu erkek kardeş gibi davranıp, gecenin sonunda öpücük beklemek tipik bir beta oyunu.

Videodaki evladımız vücut dilinden anlamıyor maalesef. Hatunun bilinçaltı çanta (ya da kitap mı o?) ile vajinasını komple bloke etmiş, zaten daha ortada öpücük denemesi yokken beni öpme diye bağırıyor. Zamanlama konusunda sıçan oğlumuz maalesef bir de uzun süre eğilerek öpücük kovalayarak sıvıyor.

Tinder ilk buluşma rehberi

Geldik çoğumuzun sıçtığı noktaya. Tinder profilimizi hazırladık, eşleşmelerimizi aldık ve hatunla ilk buluşmaya gidiyoruz. Napıcaz?

Ön kabullerimiz ile konuya başlayalım:

  • Eğer bir kadın sizinle buluşmaya geldiyse, kafasının bir yerinde sizinle yatma ihtimali vardır. Siz bunu bok etmediğiniz sürece de bu gerçekleşir. Hayır şaka yapmıyorum.
  • Buluşmanın içeriği ve kontrolü erkeğin sorumluluğudur. Buluşulacak mekanı, akşamın planını sizin yapmanız lazım. Bunu karşı tarafa bırakırsanız o geceden pek de birşey beklemeyin.
  • Burada yazan herşeyi uygulayınca, ilk buluştuğun hatunu eve atacaksın diye birşey yok. Ama buradaki maddeleri uygulamazsan, eve atamama ihtimalin çok yüksek olacak.
  • Bu maddeleri ilk günden tam olarak uygulamayı bekleme. Başarısızlık da bu sürecin bir parçası. Olabildiğince fazla kadınla buluş ve her buluşmadan sonra bu buluşmada neleri doğru neleri yanlış yaptım diye sor. Bunları sorarken de kendini acımasızca eleştir. Bir sonraki hatunda bu hataları yapmamaya çalış.

Gelelim neler yapılması ve yapılmaması gerektiğine:

Giyim

Bir buluşmaya her zaman iyi giyinerek gidin. Eğer akşam bir bara gidiyorsanız, sade ama fit bir t-shirt ya da güzel bir gömlek işinizi görür. Renk uyumuna dikkat edin, kahverengi ayakkabı giyorsanız kahverengi kemer takın. Saçınızı jöleye bulamadan insan gibi şekil verin. Parfüm ve güzel kokmak her zaman önemli ama sakın abartmayın!

Buluşma anı

Bak burası önemli, burada direk olarak herşeyi batırabilirsin. Çerçeveyi korumak lazım. Suratında normal bir gülümseme (Aptal aptal sırıtma, hatta otur bunu aynada çalış. Kadınlar bunu yıllardır yapıyor) ile ve sıcak bir sarılış ile karşıla hatunu. Yanağa ufak bir öpücük buzların erken erimesini sağlar, yapabilirsen yap. Eğer hatun sadece elini uzatıyorsa bozuntuya verme elini sık ve devam et. Hemen yürümeye başlama, bir 30 saniye halini hatrını sor, dışarıda buluştuysan oraya nasıl geldiğini sor. Unutma ilk izlenim önemli.

Buluşmayı yönetme

Dedim ya, erkek olan sensin geceyi planlamak da senin görevin (bkz. Nasıl dominant olunur?). Buluşup 2 dakika ayak üstü sohbet ettikten sonra, “hadi gel xxx’e gidelim” diyerek buluşmayı başlat. Ben genelde ortalama bir date için, 2-3 bar gezip her barda 1-2 içki içerek sürdürüyorum bu süreci. Birden fazla mekan olmasının bir esprisi var, anlatıcam.

Vücut dili

Sakin, kendinden emin bir halin olmalı. Gideceğin mekanın sandalyelerinin arkaya yaslanmaya elverişli olduğuna dikkat et. Hafif kaykılarak geriye yaslan, bacakların açık olsun. Bak tam olarak şu:

Eğer kare bir masa varsa, hatunun karşısına değil yanına otur. Vücudun hatuna eğik değil dik olsun. Hatun tarafında olan kolun, Barney abinin sol kolu gibi açık olsun. Bunun tam tersi bir oturuş için bakınız beta vücut dili.

He bir de gençler gülüşe önem vermekte yarar var. Erkek adam hayvan gibi, anıra anıra gülmez. Tepki miktarını biraz azaltmakta fayda var. Kadın sevimli sevimli bakınca da ağzının suyu akar gibi bakmaz. Hatta tepki bile vermez. Açın şu video’yu bu sevimli ablamızın herhangi bir mimiğine tepkisiz kalıp, aynı surat ifadesini koruyabilene kadar her çalışın. Hatta kendinizi rahat hissettiğinizde bile, ara ara açıp alıştırma yapın.

Temas

Bu konuda Türk erkeği biraz korkak, kadınlara temastan fazla kaçınıyoruz. Muhabbet esnasında “çak bir beşlik” demek, “aaa zavallı kız” deyip bir makas almak, bir kapıdan geçerken eli bele atarak yol vermek v.s. bir buluşmada yapmanız gereken hareketler. Ben bazen durup durup gıdıklamaya bile çalışıyorum. Bu hareketler hem ortamı ısındırır, hem de karşı tarafın size olan ilgisini anlamanızı sağlar.

Teması ileriye taşımadığınız bir buluşma, “ya ben sana o gözle bakamadım, arkadaş kalalım” cevabı almanızı garantiler.

El tutmak her zaman iyidir. Bunun için bir bahane kullanmaktan da çekinmeyin. Baktınız muhabbet güzel gidiyor, hatunun ilgisi var, “aa senin parmakların ne garipmiş” diyip alın hatunun elini inceleyin, zaten bu 10 saniye içerisinde el tutmaya evrilecektir. Korkma, yap! En fazla “aa napıyosun sen manyak?” der, sen de döner götünü gidersin.

İlgi

Karşınızdaki hatunun size olan ilgisini ölçebilmeniz lazım. Kadınlar ilgilerini kolay kolay saklayamazlar o yüzden neye bakmanız gerektiğini bildiğiniz sürece kolay bir konu bu.

  • Saçla veya kıyafetle oynama
  • Ele, kola ya da bacağa gelen anlık dokunmalar. Kolu tutma 1 puansa, bacağı tutma 3 puan.
  • Konuşmanın çoğunu hatunun yapması (ideal bir buluşmada %70 hatun, %30 erkek konuşur)
  • Orantısız kahkaha.
  • Hatunun oturuş pozisyonunun sana doğru eğik hale gelmesi.
  • Shit test (bkz. standard shit testler)

Bunlar varsa doğru yoldasın, bu dakikadan sonra tek engelin kendin.

Muhabbet

Bu hemen her kadın-erkek ilişkisi durumda geçerli. Çok konuşan taraf erkek değildir. Yukarıda bahsettiğim gibi ideal bir buluşmada kadın %70, erkek %30 konuşuyor olmalıdır.

Ortalama bir buluşmada kendinle ilgili çok konuşmana gerek yok. Hatta hiç gerek yok da arada muhabbet ilerlesin diye yapman gerekecek. Ufak ufak sorularla hatunu konuştur, bırak senin hayatın gizemli kalsın. Muhabbetin tıkanmaması önemli, kadını konuşturabilmen lazım. Anlık sessizliklerde sessizliği boz, gerekirse saçma bir soruyla boz ama boz. Mesela 10 dakika önce konuştuğunuz konuyla ilgili birşey sor.

Öpüşme

Bak bu konuda da genel olarak insanlar geç kalıyor. Baktın muhabbet iyi, hatunun ilgisi var, vücutların yakın olduğu bir anda dene hatunu öpmeyi. Zaten anlarsın bir kızın öpülmek istediğini. O an tereddüt etme, dene. Alabileceğin 3 çeşit tepki var:

1- Hatun seni öper : Kazandın

2- Hatun “ya ama çok erken” der, doğru yolda olduğunu ve bunun gerçekleşeceğini anlarsın. Yine kazandın. 15-20 dakika sonra tekrar dene.

3- Hatun “ya napıyosun sen, salak!” der, hatunun sana ilgisi olmadığını ya da sana ilgisi olsa bile kendi iç sıkıntılarından dolayı bir öpücüğe tepki verdiğini anlar, bununla zaman kaybetmez diğerine geçersin. Tam olarak kazanmadın ama böyle bir hatunla kaybetmediğin her dakika kazançtır.

Eğer ilk öpücüğü aldıysan, gecenin devamı için ufak bir önerim var. 2. ya da 3. öpüşmede, kısa kes ve hatunun gözünün içine bakarak hafif yavşak bir sırıtışla “sana şimdilik bu kadar yeter” de. Hatunun gözlerinden fışkıran alevi göreceksin. Dikkatli ol ben bunu yapınca genel olarak hatunun tepkisi ısırmak oluyor 🙂

Ayrıca bkz. Kadını seks eşiğinden aşırmak

Çerçeve

Çerçeveyi korumak senin görevin. Oraya o hatunla ya bir ilişki yaşama ihtimalini gözden geçirmeye ya da yatmaya gittin. Bunu aklından çıkarma. Hatun “ya ben tinder’da sadece arkadaş arıyorum, başka bir niyetim yok” derse SAKIN AMA SAKIN “tamam arkadaş olarak görüşürüz bizde bir süre” deme. Friendzone’a business class biletten başka hiçbirşey kazandırmaz bu sana.

Vereceğin cevap “yok canım, ben ilişki / takılmaca / v.s. arıyorum” olsun. Zaten “ya ben tinder’da sadece arkadaş arıyorum, başka bir niyetim yok” cümlesi başlı başına bir shit test. Arkadaş arayan kız yoga dersine gider, tinderda ne işi var.

Sonuç

Peki herşey güzel geçti, napıcaz şimdi? “Hadi eve geçelim” cümlesini kurmaktan çekinme. Bunu yaparken hatuna soru sorar gibi değil, çok doğal bir eylemi dile getirir gibi söyle. Ama söz konusu Türkiye olduğu için hatun senden hoşlanmış olsa bile, hatundan hayır cevabı alma ihtimalin de var, çok da üsteleme.

Tavsiyem ev muhabbetine girmeden önce buluşmanın sonlarına doğru ikinci bir buluşma için hatunu bir yoklaman. Mesela yanından geçtiğiniz bir mekan için “bak buranın bilmemnesi meşhur, gel haftaya sana deneteyim” gibi bir cümle ile, karşıdan gelecek tepkiyi bir ölçmen. Eğer gecenin sonunda ev olmadıysa, ilerleyen günlerde hatuna aynı mekana gitmeyi önererek bir mesaj at.

He bir de, eğer ikinci buluşma olacaksa aradaki günlerde çok mesajlaşma. Arada kesinlikle mesajlaşmadığınız günler olsun. Hatunun mesajlarını ara ara 2-3 saat geç cevapla.

Rahip Modu (Monk Mode) – Gelişim

Bir önceki yazıda, bu sürece başlamadan önce hayatında düzenlemen gereken şeyleri anlatmıştım. Aslında bunlar, asıl gelişimi sağlaman için kendine zaman ayırabilmeni sağlayacak, motivasyonunu ve ilgini odaklamanı kolaylaştıracak örneklerdi. Ama tabiki süreç bundan ibaret değil. Gelelim işin uygulama kısmına. Sana acı, ter ve gözyaşı öneriyorum.

İşin teorik kısmıyla başlayalım: insan beyni motivasyonu geri bildirimler ile kazanır. Yani bir eylemi yaptığında, olumlu sonuçlarını gördükçe, o eylemi yapmaya daha da motive olur. Amacımız hayatında bu döngü ile pozitif alışkanlıklar kazanman. Yani, bir eylemi yapıp, olumlu sonuçlarını görmen ve bu eyleme devam ederek kazanım miktarını arttırman.

Başlamadan önce bunun öyle 1-2 haftalık bir süreç olmayacağını kabullenmende fayda var. Minimum 3 ay hatta benim tavsiyem yaklaşık 6 ay kadar bu modda kalmalı ve kendini geliştirmelisin. Peki bu nasıl olacak?

Sürecin 3 ana etmeni var: İç Gözlem, İzolasyon ve İlerleme. Bu üç İ’yi hayatının ortasına koyman gerekiyor.

İç Gözlem

İç gözlem, kendini analiz etmen, artı ve eksilerini anlayıp kabullenmen demek. Bu yola çıkan insanların yaptığı en büyük hatlardan biri, kendini yanlış değerlendirip, olduğundan iyi ya da kötü olduğunu varsaymak oluyor. Zayıflıklarını yenebilmek için önce onları kabul etmen gerek. Bunu yaparken de biraz acımasız olmakta fayda var.

Zayıflıkları da ikiye ayırmak gerekiyor. Birincisi değiştiremeyeceğin şeyler. Boyun kısaysa, vücudunda garip gözüken bir yer varsa önce onları kabullenmekle başla. Tyrion reis’in GoT’da ettiği çok sevdiğim bir sözü var:

Ne olduğunu asla unutma, çünkü dünya unutmayacak. Onu kendi gücün haline getir ki asla senin zayıflığın olmasın. Üstüne bir zırh gibi giy ve kimse seni yaralamak için kullanamasın.

Peki bu neden önemli? Kadınlardan yiyeceğiniz shit test‘lerin büyük bir kısmı buradan gelecek. Kadınlar bu konularda erkeklere göre çok daha acımasız canlılar. “Ya senin de boyun kısaymış”, “Babam yaşındasın”, “Senin biraz saçın mı az?” gibi cümlelerin sana dokunamaması lazım. Hatta bu cümleler üzerinden şaka yaparak atağa geçebiliyor olman lazım. Bunları kendin kabullenmeden, asla bu duygusal stabilliğe ulaşamazsın.

Diğer bir konu ise geliştirebileceklerin. Fazla kilon varsa, saçın başın yeterince düzgün değilse, kültürel birikiminin iyi değilse, doğru düzgün bir hobin yoksa otur itiraf et. Ortaya çıkan sonuç bir enkaz gibi gözükebilir, hatta gözükmeli de. Çünkü erkek egosu kendini 2 şekilde doğrular: ya birşeyi yapmaya ihtiyacın olmadığını ya da uğraşmaya gerek olmayacak kadar iyi olduğunu düşünürsün. Sokakta kaslı bir adam gördüğünde kafandan “amaan ne gerek var bu kadar uğraşmaya ben iyiyim böyle” diyorsun ya, değilsin. Ya da birsürü konuda bilgi sahibi bir adam gördüğünde “abi o kadarına da gerek yok, abartmış herif” diyorsun ya, gerek var. Bu süreç seni toplumdaki en seçkin %10 erkek birey arasına sokmaya çalışıyor. “Gerek yok” cümlesini hayatından çıkarmaya alış.

İzolasyon

Aslında bu konudan önceki yazıda bir miktar bahsetmiştim. Genel olarak hayatındaki insanları gözden geçirmen, zaman harcadığın boş aktiviteleri bırakman lazım. Ancak tabiki süreç bundan daha fazlasını gerektiriyor.

Bu konuda sosyal izolasyon konusu önemli, çünkü fazla abartırsan insan ilişkilerini zedeleyebilirsin. Sosyal becerilerini geliştirmek de bu sürecin bir parçası. Ancak burada en önemli nokta, planlı olabilmek. Spor yapacağın bir gün arkadaşların “hadi dışarı çıkıp 2 bira içelim” derse neyin öncelikli olduğunu unutmayacaksın. O gün için normal planın spor yapmaksa gidip o sporu yapacaksın. Ya da ne bileyim o akşamı kendi kendine dil öğrenmek için çalışma süresi olarak ayırdıysan, o planı bozmayacaksın. Daha önce de söylediğim gibi bu sürecin en zor kısmı disiplin, bu disiplini kazanabildiğin sürece başarısız olma ihtimalin yok.

Kadınlar konusunda ise, tavsiyem ilk 3 ay ilişki, buluşma gibi şeylerden uzak durman. Bunlar hem vakit ve para harcayan şeyler, hem de olası bir olumsuzluk, bu süreçte kurmaya çalıştığımız geri bildirim mekanizmasını da kötü yönde etkileyebilir. 3 ay boyunca bu hayat tarzını uyguladıktan sonra, yine bu süreçte edindiğin alışkanlıkları bırakmadan kadınlarla buluşmaya başlayabilirsin. Ama bir üst paragrafta belirttiğim disiplin konusu burada da sonuna kadar (hatta daha sert bir şekilde) geçerli. Herhangi bir kadın için, bu disiplini yumuşatmak yok.

İlerleme

Bundan önceki 2 madde, bu sürecin psikolojik zorluğuydu. Burada iş hem psikolojik hem de fiziksel bir hal alıyor. Şimdi sosyal hayatımızı, alışkanlıklarımızı düzenleyerek kazandığımız zamanı yararlı bir şekilde harcama zamanı.

Bu noktada ne yapacağın konusunda aslında yüzlerce seçeneğin var. Tavsiyem, kendinde farkettiğin zayıflıkları gidermekle başlaman. Bu hem cinsel pazar değerini arttırmak için hem de özgüvenini yerine getirmen için daha hızlı sonuç almanı sağlayacaktır.

Monk mode için bence olmazsa olmaz 2 konu var:

  • Spor: Düzenli spor alışkanlığı kazanmak zorundasın. Haftada minimum 3 gün spor salonuna gidip, ağırlık çalış. Öyle yarım yamalak da yapma, internette bir sürü vücut geliştirme programı var, bak araştır ve kendine uygun olanını uygulamaya başla. Sana vaadettiğim acı ve terin büyük bir kısmı burada saklı. Özellikle ilk birkaç hafta, spor salonu kavramını kurana, bu yazıyı yazıp seni bu yola sokan bana, kas kavramının ortaya çıkmasına sebep olan tüm canlılara küfredecek kadar canın yanabilir. İşte ilk testin bu, burada ya bu süreci bırakıp eski hayatına geri dönebilir, ya da gerçekten kendini geliştirmek için acıya katlanıp erkek olmayı öğrenirsin.

Spor konusunda, kesinlikle ve kesinlikle ağırlık çalış. Kas kütlen ile seni beğenecek kadın sayısı arasında çok ciddi bir ilişki var. Koşmak, yüzmek v.s. gibi sporlar sana çok da fayda sağlamayacaktır. Bunların yıllar içerinde sağlayacağı faydayı, ağırlık çalışarak 6 ay içerisinde alman mümkün. Tabi bu demek değil ki, 6 ay ağırlık çalış sonra bırak. Zaten bu 6 ay içerisinde bunu yapmaya bağımlı olup istesen de bırakamayacaksın.

  •  Meditasyon: Bu ağırlık kaldırmaya göre çok daha kolay ancak çok daha düzenli yapılması gereken bir alışkanlık. Meditasyon, beyin kimyanı düzenleyen, duygusal olarak stabilleşmeni sağlayan, zekanı arttıran hayatında elde edebileceğin en kolay ve yararlı alışkanlıklardan biri. İnternet ortamında nasıl yapacağına dair çeşitli kaynaklar mevcut. Yakın zamanda ben de bir yazı ekleyeceğim.

Meditasyon ile ilgili yaşayabileceğin tek bir zorluk var, o da her gün yapmak. Dedik ya bu süreç sana pozitif alışkanlıklar kazandırmayı amaçlıyor, bu yüzden bu mereti de her gün, mümkünse aynı saatte yapman lazım. Yatmadan önce, ya da uyandığında maksimum 10 dakikanı alacak bir alışkanlık bu.

Peki bunlar haricinde neler yapabilirsin?

  • İlgini çeken konularda araştırma veya bilimsel yayınları okuyabilirsin
  • Bir dövüş sporu öğrenebilirsin (tavsiye ederim)
  • Dil öğrenebilirsin ki bu Türkiye gibi bir yerde seni diğer insanların önüne çok çabuk geçirir
  • Yemek yapmayı öğrenebilirsin, ki bunu bilmiyorsan kesinlikle öğren. Kendine yetebilen bir insan olabilmen için sahip olman gereken özelliklerden biri bu
  • Müzik enstrümanı öğrenebilirsin
  • Eğer öğrenciysen, derslerine odaklanıp notlarını yukarı çek. Bu opsiyonel değil.

Liste böyle uzar gider. Ancak burada konu bu yazıda defalarca tekrarladığım gibi, başladığın bir işi hayat tarzı haline getirebilmekte. Müzik enstrümanı öğreniyorsan, kendine bir hedef koy. Her hafta haftada 10 saat çalışacağım ben bunun üzerine diye, ve her hafta bu hedefini tuttur. Hatta baktın bunu yapmak hoşuna gitmeye başladı, hedefini 12 saate çıkar.

İnsanların genel tutumu, “hmm iyiymiş ben buna haftaya başlarım” oluyor. Hayır kardeşim, haftaya başlama. Yarın da başlama. Şuan başla. Otur düşün, planını yap ve bir daha geri dönme.

Peki bu süreci ne zaman bitirmelisin? O da bir sonraki yazının konusu olacak. Ayrıca yazı fazla uzadığı için, rahip modu sürecindeki sosyal gelişim kısmını ayrı bir yazı olarak ekleyeceğim.

Erkeklerin genç kadın merakı

Online dating uygulamaları, kadın – erkek ilişkileri konusunda milyonlarca dolar harcansa ortaya çıkarması çok zor olan büyük veriler üretiyor. Daha önce, Tinder’dan neden eşleşme olmuyor? yazımızda, kadınların, erkeklerin sadece 15% kadarını sağa attığını belirtmiştik. Bu, yıllardır anektodal olarak bilinen, kadınların yüzde 80i, erkeklerin yüzde 20sini arzular fenomenini milyonlarca veri üzerinden kanıtlıyor.

Bu tür kadın – erkek ilişkileri verilerinin en ilginçlerini de okcupid adlı online dating sitesi üretiyor ve bloğunda paylaşıyor. Aşağıdaki grafik (The case for older women blog yazısından), aslında herkesin bildiği ama konuşmadığı bir gerçeği, milyonlarca veriden süzerek gösteriyor.

Erkeklerin eşleşme tercihleri yaşa göre nasıl değişir.

Grafikte yatay eksen erkeğin yaşı ve dikey eksen de tercih edilen kadın yaşı. Bu alt – üst sınır kendi profillerinde beyan ettikleri yaşlar. Görüldüğü gibi erkekler, kendilerinden ancak birkaç yaş büyük kadına olur derken, alt sınır konusunda çok liberaller ve bu yaş ilerledikçe de artıyor. Okcupid verisine göre 31 yaşında bir erkek, kadın arama yaş sınırını 22 – 35 olarak veriyor. Yani 9 yaş küçük ama sadece 4 yaş büyük. Fakat 42 yaşında bir erkek için bu 27 – 45, yani 15 yaş küçük ama sadece 3 yaş büyük. Erkek yaşlandıkça, görece olaak daha genç kadınları arıyor.

Yukarıdaki yaş alt – üst sınırları tam olarak gerçeği yansıtmıyor aslında. Erkeklerin aslında kime mesaj gönderdiklerine bakıldığında ise olay biraz daha netleşiyor. Aşağıdaki grafik bir ısı haritası (heat map). Yeşil en çok mesaj gönderilenlerken, kırmızı en az mesaj gönderilenler.

Erkekler mesajlarını kimlere gönderiyorlar?

Veriye göre ortalama bir 30 yaşında erkek, kendi yaşında kadınlara mesaj attığı kadar teenage kızlara da mesaj atıyor. Aslında erkeklerin büyük bir kısmı, belirttikleri alt sınırdan çok daha genç kızlara mesaj atıyorlar.

Cinsel pazar değeri ve bunun kadınlar ve erkekler için nasıl farklı zamanlarda tepe noktasına ulaştıklarını bilmezseniz, bu verileri kızgınlıkla yorumlayabilirsiniz. ya da daha da kötüsü, kendinizden utanarak. Gidin Cinsel Pazar Değeri yazımızı okuyun. Ama aşağıdaki bir diğer OKupid verisi, tam olarak CPD’nin kadınlar için tepe noktasını doğruluyor. Ve aynı zamanda feminizmin kadınlara gazladığı 30unda da 40ında da aynısın gazının ne kadar yanlış olduğunu da gösteriyor.

Aşağıdaki grafik (tablo desek daha doğru), erkeklerin hangi yaşta hangi yaşlarda kadınları çekici bulduğunu gösteriyor. Yaş 50ye doğru giderken aralık 20 – 24ten bir kere dışarı çıkmıyor. 45’teki 24’ü anormallik sayarsan 20 – 23. Bu aralığın kadınların cinsel pazar değeri tepesi ile nasıl çakıştığına dikkat edin.

Erkeğin yaşı ve ona kadının en güzel göründüğü yaş.

(Feminizmin yayın organı Jezebel tabii bunu erkeklerin hiç büyümemelerine bağlamış 😀 Ve bu arada da 20li yaşlarındaki erkeklerin daha büyük yaşlarda kadınlarla beraber olmaya meyilli olmasını (erkeklerin büyük kısmının bu yaşlarda CPD olarak yerlerde olması ve bir de beta beyin yıkaması ile “am” olsun da mantalitesi ile davrandıklarından) kadınlara “sizin cougar pencereniz” diye tanıtmış 😀 😀 )

Cinsel Pazar Değeri – Kaynak The Rational Male

Okcupid kendi datasından, kadın tepe yaşını 21 bulmuş. Ve arzu edilirlik konusunda kadın ve erkeğin rolleri değiştiği yaşı 26 bulmuş (The Rational Male blogundaki grafikte (yukarıdaki) bu yaş 30). Ama en azından olayı yakalamış :

“Noktalı çizgiden de görebileceğiniz gibi, kadının 31 yaşı, hayatının baharının bittiğ yaş. Erkek ise 36 yaşına kadar bu duruma gelmiyor. 26 yaşından sonra ise bir erkeğin potansiyel eşleşme oranı, yaşıtı kadınların üstüne çıkıyor. Bu yaştan önce ise durum tam tersi.”

Okcupid’in feminist / feminen çalışanı ise 20li yaşlarında ve henüz cpdsini yükseltememiş erkeklere gidin kendinize odaklanınkendinizi geliştirin ve kendi değerinizi yükseltin dememiş tabii. Feminen sosyal gelenek erkeğin kendini geliştirmesi üzerine değil, kendini kadın için feda etmesi üzerine kurulu. Ne demek istediğimizi aynı yazıda yer alan aşağıdaki grafiğe bakarsanız anlayabilirsiniz. Okcupid, mavi hap maduru olduğundan kendi yaş grubunda veya kendinden genç kadın bulamayan  “daha genç erkekler nereye bakmalı” demiş ve 30 – 44 yaş arasındaki kadınları zone of greatness “Azamet Bölgesi” olarak işaretlemiş … Herşey kadınların mutluluğu için tabii ki.

Daha genç erkekler, flört için hangi yaşlara bakmalı

Cinsel Pazar Değeri gerçekten de feminen geleneğin en büyük sırrı ve bir erkeğin bilmesinden en çok korktuğu şey.