Küçük/Muhafazakar şehirler ve kırmızı hap pratiği

Öncelikle bu 7 yıla 2 LTR (Long Term Relationship – Uzun süreli ilişki) sığdırdığım ve daha öncesinde de pek sosyal tavşan olmadığım için yazdıklarımı çok ciddiye almanızı önermiyorum. Sadece bir kaç senedir kendi kendime üstüne bir kaç aydır da TRP sayesinde geliştirmeye çalıştığım yöntemler bütünüdür.

Öncelikle Küçük/Muhafazakar şehirlerin zorluklarından bahsedeyim metropollerden hiç çıkmamışlar için (ki ben de İzmirliyim):

  • Şehirlilik kültürü yerleşmediği için herkes birbirinin arkasından dedikodu yapar, aktivite azlığından buna tüm çevreniz çanak tutacak ve katılacaktır. İşinizi yakın çevreniz dışında gizlilikle yürütmeye dikkat edin, çekemeyen ve cockblock yapan çok olacak.
  • Şehirde eğlence merkezi yokluğu çekeceksiniz ki bu insanı en çok yıpratan sorun; dışarı çıkacak bira içecek dans edecek yeriniz olmayacak (olduğu zaman da bir iki yere gitmek zorundasınız bu da tanınmak ve afişe olmak anlamına geliyor aynı zamanda kadınların da tanınması ve çekingen davranmasına yol açıyor), kültürel aktiviteler çöp ayarında olacak (eğer şehir tiyatrosu geliyorsa şanslısınız kullanın yoksa recep ivedik vizyona girmesini bekleyen sürüyle sığırla tıkılı kaldınız).
  • Mekan azlığının tek iyi yanı bir yerin müdavimi olabilmek, kafeye bara hatta saçma bir okey salonuna girerken mekan sahibi ve çalışanlarının selam veriyor olması bile nedense kadınların ilgisini çekiyordu.
  • Sokaktaki erkek/dişi popülasyonu yüksekliği olan bir şehirde olmadığımdan çok zorluk yaşadığım bir konu olduğunu söyleyemem fakat kendinizi geliştirerek zaten yüksek yüzdeye girmeye çalışıyoruz.

Benim nacizhane tavsiyelerim:

  • Üstte de belirttiğim gibi kültürel etkinlikleri kaçırmayın, kültürlü kadın erkekle konuşabilmenin zevki başka ve size bir şey katabilecekler.
  • Spor Spor Spor, merdiven altı olmayan (her şehirde kalburüstü oteller var artık) bir salona kayıt olun ve düzenli gidin bir nevi şehir klübü gibi hizmet görüyorlar ve gelişiyor olmak da cabası. Bunun yanında ben eski yüzücü ve sutopu oyuncusu olduğumdan arada üniversite havuzuna da gitmeye çalışıyordum. Takım oyunu oynuyorsanız sosyal halkanızı genişletin bu aktivitelerle.
  • Hobilerinize ayırabileceğiniz zamanınız bol oluyor çünkü vakit kaybı yaşatmıyor küçük şehirler. Kendinize yatırım yapın bir şekilde dans (en ideali), müzik, tiyatro, fotoğrafçılık ucuz ve her yerde kursu ve katılımcısı olan etkinlikler.
  • Kesinlikle yabancı dilinizi geliştirin.
  • Para kazanmaya çalışın hatta iyi para kazanmaya çalışın, küçük şehirlerde gerçekten arabaya eve değer veriyorlar çünkü sosyal statüyü göstermenin ve hipergaminin en kolay yolu.
  • Sosyal medya kullanımına önem verin; instagram ve tinder hayatınızı kolaylaştıracak. (Yaptıklarınızı egzajere edip milletin gözüne sokun ve yürüyün cevap alma yüzdeniz kesin artacak çünkü onlar da sıkılıyorlar).
  • Evli kadınların ahlaksızlığına güvenebilirsiniz AWALT, eğer ilginiz varsa bunlardan sosyal medyadan çok iş düşecektir.
  • Eğer şehirde gerçekten sizi eğlendirecek hiçbir şey yoksa para ve zaman biriktirin ve istediğiniz şehirlere kaçamak düzenleyin. Hem gerçek hayattan kopmamış olursunuz.
  • Öğrenci iseniz boktan da olsa iş fırsatlarını değerlendirin sosyal çevre katacaktır, evde anime izlemekten yeğdir.
  • Öğrenci iseniz boktan da olsa meslek gruplarınıza katılın özellikle ilk senelerde (tıp öğrencileri birliği TurkMSİC’ten ekmek yiyenlerin haddi hesabı yoktu).
  • Yine öğrenci iseniz sosyal çember ve eğlenceli olmak kadına giden en kolay yol birbirinden farklı sosyal çemberler ile birbirinden farklı ve habersiz tabak çevirebilmeniz pek mümkün.
  • Yine öğrencilere; Yakın arkadaşlarınızı, ev arkadaşlarını iyi seçin olabildiğince alfalaşmaya çalışanlardan bir seçin ve birbirinden ne kadar uzak sosyal çevreleri olursa o kadar iyi (Biri mühendislik öğrencisi, biri güzel sanatlarda olması gibi ya da farklı kampüsler). Halısaha, Playstation, batak, evde tombul efes içmek kız düşürülebilen aktiviteler değil (ben baya denedim düşmedi ).

Bu arkadaşlarınızın sosyal çevrelerinden faydalanacaksınız bu de farklı tabaklar demek, ayrıca ufak şehirde götünüzü tutuşturacak bir durumda playstation ekibindense geniş çevreli şehirde tanınan bir dost grubu avantaj.

Belirttiğim gibi çok başarılı bir rehber olmadı biraz taşra öğrencilerine yönelik olmuş bile olabilir kusura bakmayın deneyimsiz ve öğrenmeye çalışan bir kardeşinizden cheatsheet olsun, üstadlara saygılar.

Konuk Yazar : Christian Troy

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

16 thoughts on “Küçük/Muhafazakar şehirler ve kırmızı hap pratiği”

  1. Bir diğer sorun, tabak çevirmeye müsait olabilecek hatunların tamamı gold digger ve thousand cock stare olmuş hatunlardan oluşuyor. Evli kadınlar da oldukça yüksek. Gizlilikle ve biraz da ipleri sıkı tutarsanız, tabak çevirebiliyorsunuz. Ama sonuç yüzdesi biraz düşük olabilir. Gazetelerin üçüncü sayfa haberleri de çoğunlukla böyle yerlerden çıkıyor, biliyorsunuz. Kıyıda köşede kalmış ve belki de kimsenin bilmediği hardcore pislikler (böyle deniyor) muhafazakar yerlerde dönüyor. Yalnızca fabrikalarda dönen pompalar bile yeterli. Benim gözlemlediğim şimdilik bu. Tabii buradaki postlarda yazılmış saha raporları gibi geniş kapsamlı olmadığı için yazmaya gerek görmedim, saygılar.

    1. Doğru söylüyorsunuz, tıp öğrencisi olduğumdan mütevellit taciz tecavüz cocuk gelin vakalarıyla çok karşılaşıyorduk hastanede. Özellikle muhafazakarlığın daha hardcore yaşandığı köylerde ve şehrin düşük sosyoekonomik bölgesinde.
      21 yaşında 6. çocugunu doğurttuğumuz bir kadın vardı mesela İzmirden gelen biri için oldukça şok edici bir deneyimdi ve işin ilginç yanı kadının kocası 1.5 senedir hapishanedeymiş 😀

  2. Şanlıurfa’dan selam.
    Çalışma günlerim ve saatlerim belirsiz diye herhangi bir kursa gidemiyorum. Evde spora başladım, arada yüzüyorum. Boyum 1.80. Kilo 90dan 82 ye indi. Bir aydır burayı okuyorum. Canım istiyorsa bi kıza rahatça yaklaşıp konuşabiliyorum. Biraz çeşitlilik ve tecrübe kazanma ihtiyacım var.
    Aklımda yakın yerlere gidip gezmek var. Gaziantep gibi. Doğa yürüyüşleri yapan gruplara katılmak, sosyal etkinlik takip etmek gibi. Bundan önce istanbul da kalıyordum.
    Bir zamanlar taşrada kalan ve halen taşrada yaşamakta olanlar vardır benim gibi.
    Başka neler yapılabilir ?

    1. Şanlıurfa gibi bir yerde “Oyun” nasıl oynanır hayal edebilmesi gerçekten güç. Şehir’de yanlış bilmiyorsam sadece bir adet içkili mekan var (Bkz baro lokali). Onda da yalnızca orta yaş ve üzeri erkekler takılıyor. Sokakta neredeyse türkçe’den çok kürtçe ve arapça konuşulduğu duyuluyor. Erkeklerin büyük bir kısmı hırpani tipler yani “oyun” esnasında tabaklardan birinin “sahibi” tarafından kestanenizin çizilme ihtimali yüksek. kızların çok büyük bir kısmı kapalı. bununla birlikte tuhaf bir biçimde vücudu gösteren dar kıyafetler giyiyorlar.

      buradaki “oyun” ihtimalleri konusunda tecrübeli abilerimizin aydınlatmasına ihtiyaç duyuyoruz.

  3. Rastgele konuya denk geldim. Cevap yazmamisim.
    Yukarda ki arkadaşın dediği gibi merkezde üniversite var fakat takıldıkları belirli bir mekan yok. e zaten doğru dürüst mekan yok. Bir kaç kafe herkes orda. iki üç mekanda canlı müzik var.
    Tuhaf memleket hakkaten.
    Trafikte Türkiye’nin en kötüsü olmaya adaydır. Arap Kürt Suriyeli karışıktır. Bı de şehir dışından buraya gelen memurluk, üni gibi azınlık bi kesim vardır. Aileler kalabalıktır 5-10 kardeş. Esnaflık sıfırdır. Biraz parayı bulan kralım diye gezer. Yerli halkın playboylari elde tespih, kısa paça nargile tayfasidir. Polis alkol uygulamasi yapmaz. Çünkü ertesi gün milletvekili dayanır kapıya. Her işini usulüne göre değil bir tanıdık vasıtasıyla yapmak gerektiğine inanmışlardir. Paralı askere hiç gitmedim. konuşunca kıta değiştiresi geliyor insanın. Şehir iki günde gezerek bitiyor. Evet iki gün. Kendinize uğraşlar bulmazsanız ot gibi yaşarsınız.

    Şevket Rıfkı evet urfada kız var ama bir kızın bulunduğu metre kareye bin erkek düşüyor. Küçücük yer ayrıca. Hemen adınız çıkar. Saha raporlarım evlere şenlik. ısınma turu için yaklaştığım kot tshirt giyen bi kıza -merhaba sadece çok hoş göründüğünü söylemek istedim. Dedim. Kız bana -vışşş dedi. Gülmem geçince -vışş ya deyip devam ettim.

    İk gün önce akşam kahvecide çapraz masaya 3 kizdan oluşan bi grup oturdu. içlerinden biri baya kısa giymişti burda ki ortama göre. Mini kıyafetli kız bana trene bakar gibi bakmaya başladı sonra yanındakine fısır fısır birşeyler söyledi. O da bakmaya başladı. En son arkasi dönük olan kıza baktı. Lan dedim herhalde gömleği ters giydim bu nasıl bakmak böyle. Garson kıza -ben de bi gariplik var mı dedim. Kızlar da duydu bunu. Önümde ki masa boşalınca oraya geçtiler.Dedim sunlarin yanına bir varayim. Kafamda lafı hazırladım. Önce kalktım hesabı ödedim. Kızlar gidiyorum sandı. Sonra yavaşça kızların masaya geldim, suratlar şaşkın. bir elim belimde ‘kendinizi tanitmadan öylece bakamazsiniz’ dedim. Bunlar bi kikirdedi. ne yok bakması felan dediler. Yahu ben elimde ki kitabı siz de beni okudunuz resmen, utandirdiniz beni dedim. Kızlar birbirine bakıp bakıp gülmeye başladı. Karşımda ki adını söyledi sonra diğerleri, Ben de murat deyip hepsiyle tokalasti. ee şu minik cantalarinizi kaldırında misafiriniz ayakta kalmasin dedim. 4. Koltuğu boşalttılar. tipler urfaya göre iki gömlek üstün ama böyle bi utanma yok yahu. Yanına oturduğum kıza adın ne demiştin dedim cevap veremiyor. En sonunda karşımda ki kitabına bakıyorduk dedi. Hepsi okumuş. Oradan muhabbete girdim. Minili kız tam şapşal, karşımda ki grubun zekisi, yanımda ki de utangaç. Zekiye bana çay ismarladi. Onbeş dakika muhabbet ettik. Hepsini ben idare ettim. Baya eglenceli geçti. Bunların kalkacağını anladim, saat geçti. Şimdi gitmem lazım sizinle muhabbet hoştu, çay için teşekkürler ben de size kahve ismarlamak isterim başka zaman dedim. Nasıl olacak dedi minili. Buraya gelip ateş yakarım, dumanı görünce gelirsiniz ya da telefon numaranızı verirsiniz dedim. veremeyiz, ilk defa oluyo böyle bişey dedi:D arkadaşınızı ilk defa mı dışarı çıkardınız dedim diğer kızlara. üstelemedim. Karşımda oturan kız ilgimi çekmişti. Ayağa kalkınca yan yana geldik, konuştuğumuz konuya atıfta bulunup, muhabbetimiz yarım kaldı bir ara yine konuşmak isterim, hem çay borcum oldu sana. Numaranı versene dedim. Klâsik arkadaş yanimda utanıyorum ayakları. Kivrandi biraz, olmass dedi. Burası küçük şehir belki yine karşılaşırız iyi akşamlar deyip kalktım. Kimseden cevap gelmeyince. Tam olarak birine bakmadan, insan gelecekte ki erkek arkadaşına bi iyi akşamlar der yahu deyip ayrıldım. Kızlar arkamdan kime dedi deyip kikirdediler. Garson kız bizim masada olup biteni ilgiyle takip ediyordu, bari sen iyi akşamlar de dedim ahah. En eğlenceli saha olayım buydu urfada. Böyle anlattım diye de bişey sanmayin beni. Çok spontane gelişti olaylar. Beginners hell takılıyoruz.

    iş icabı üniversiteye gitmiştim. Kantinde arkadaşla otururken bana şu an etrafımızda bulunan yaklaşık otuz kızdan boşta olan yok yarısı sözlü nişanlı, yarısının sevgilisi var demişti. Öyle bir ortam var yani.

    Konu nerden nereye geldi bak.
    Yakında bu şehirden ayrılıyorum. İstanbul’dan sonra komada kalmak gibi geldi bu şehir.

    Şuan seçimlerde görevliyim. Sandık başkanı kadınla baya ilgili ortam. O da benimle baya ilgili. Millet soru yağmuruna tuttu hocayı, laf arasında bekarım, evliliği düşünmüyorum felan dedi. Sirittigimi gördü. Tanıştık , sıkıntı olursa size nasıl ulaşabilirim dedi ben de telefon verdim. İk kere çaldırmış. Bir ara yoruldunuz mu isterseniz benim odanın anahtarını vereyim bı kahve iç dedi. Oo senin odan mi var dedim, evet dedi müdür yardımcısıymis. Ellerinle yaparsan olur dicektim birileri geldi. Burdan bişey çıkarsa yazarım.

  4. Selam Beyler. Mahmut bey, erkek ve apo Eyvallah diyorum.

    Dün seçim gününde olanları yazmak değilde, çay muhabbetinde anlatmak isterdim sizlere cünkü tuhaf bi.deneyimdi keşke eve götürüp verdim coşkuyu şeklinde kısa net olsaydı. Gece 2 de eve geldim ve işe gitmek için 7 de kalktım. Nasıl desem şöyle bi hatun var bakalım nolacak dediğim bütün olaylar fail olmuştu urfada.

    Yazımın sonunda sandık başkanından bahsetmiştim. Kadın herkese mavi boncuk dağıtan 6/10 bi tip. Kocaman memeler, ona nispeten kalçalar. Kim Kardashian in yandan yemişi gibiydi.

    Olaylı ve uzun bi gündü. Oyları teslim etmek için yola çıktık benim arabayla. Durmadan konuşuyordu. Şöyle yoruldum böyle bittim. Bı de bana kahve sözü vardı lafta. Ben ortalarda yokken başkalarına ısmarlamış. Neredeydin o kadar aradım seni dedi. Demek başkalarına içirdin kahvemi, hiç yorgunum diye kıvranma ellerinle yapacaksın dedim. Odama gel ismarliyim dedi. Okulu kastediyor. O okula gelmem bı daha dedim. Sen bilirsin deyince, güzel şimdi hoşlandığım gibi konuşmaya basladin dedim. ( yeni tanıştığımız kadına bu tarzda konuşmak doğru mu bilemem ama bu kadinla muhabbetim bu samimiyeti kaldırır cinstendi, deneyimli abiler el atsın buraya )

    Sonra soğuk yapınca ben de vitesi
    düşürdüm. Bı sıcak bi soğuk davranmaya başladım. Eve gider gitmez uyucam, hiç birşeye halim yok diyordu. Hakikaten yorucu gündü, sabah 5 ten gece 11 e kadar sürdü. Bu geceden umudu kesmiştim, ben de kendimi baya yorgun hissediyordum.

    Sonra benim hakkımda gözlemlerini söylemeye başladı. -dik dik insanın gözünün içine bakıyorsun aslında saklamak istedigin benliğinin yansıması, kaşların asık gülüyorsun aslında içinde büyük acılar var gibi sikimsonik şeyler söylemeye başladı. Hele arada öyle shit testler geliyordu ki aklıma geldikçe yazacağım.
    Eskiden olsa surat asacağım, tersleyecegim şeyler de söylüyordu ama artık bunlara ya tepkisiz kalıyordum ya gülüyordum ya da onaylayıp abartiyordum. Bunların neden oldugunu anladığımı hissetmek ise tuhaf bi keyif veriyordu. Sanki alanım genişliyor ve kendimi daha rahat hissediyordum. Konuşurken sesim incelmiyor, vücudumu kasmiyordum. Çerçeve nedir işte bunu anlıyordum.

    Oyları teslim için spor salonuna girecekti, inmeden önce arabam yok nasıl gidicem ya uf otobüs var mı acaba demeye başladı, beni de karakoldan çağırdılar ifade için, oraya gidecektim. Sıra çok oyları teslim edince bi alo derim ama müsait olmazsın galiba dedi. Bakarız hoşçakal deyip ayrıldım. bu iş buraya kadar dedim içimden. Bi yandan da saat geç oldu nasıl gidecek evine diye düşündüm, içimde ki beta göz kirpiyordu bana. sikerler dedim. Zaten göt kadar yer içerde bin tane meslektaşı var. evine bırakan çok çıkar dedim. Karakola gidince unuttum kadını. İşim bitti arabaya bindim tataa baktım kadının çantası benim arabada duruyor.

    Az sonra aradı, Çantam arabanda kalmış deyince nolmuş yarın da çirkin gidersin okula dedim. Yarın gitmiyorum okula, hem bi dakka ya sen ne dedin dedi. 5 dk sonra yola çık deyip kapattım.

    O an ‘beta öder’ deyip sırıttım. Kadını evine bırakmaya gidiyordum çünkü. Tam olarak öyle yapacaktım beklenti sıfırlanmıştı.

    Yağmurda ıslanmış salak, arabaya bindi titriyor. Ay dondum islandim, salonda ki adam iki saattir evine bırakayım seni diyor uff kafam şişti dedi. Bende ses yok. Ay çok fenayım ateşim çıktı deyince elimin tersiyle alnına baktım sonra hafif dudaklarına vurup normal dedim. Dokunmamdan rahatsız olmuyordu. Adresini yanlış söyledigi için biraz ters yöne gittim. yağmur yağıyor, arabanın ici karanlık. Sonra bana kaybolmaya çalışıyorsun gibi geldi dedi. Güzel cevap verirdim de o anki boşvermişlik yüzünden, seni bırakır bırakmaz kaybolcam zaten dedim. Salmıştım. Eve gidip uyumak istiyordum.

    Evinin önüne geldik, Arabanın içinden kağıtlarını evraklarını topluyor yavaş yavaş, çantamı verir misin dedi, arkada dedim.
    Yolda defalarca teşekkür etmişti. Eşyalarını topladı ama kapıyı açmıyor ağırdan alıyordu. O zaman iyi geceler, çok memnun oldum, dedi. Hoşçakal görüşürüz derken elimi ensesine götürdüm, hafiften kendime çekip yanağından öptüm, diğer yanağından öperken dudakla yanak arasına denk geldi, sonra tak dudak dudağa, uzunca öptüm, burası evimin önü dedi. devam ettim kuytu bi yere çektim. Evimde ki misafiri düşünüp hassiktir dedim. -ulan şu hale bak bi alo diyeceğim evi müsait olan arkadaşım yok aq dedim.

    Koltukları yatırdım, yiyismeye başladık, nasıl böyle olduk diyordu, kucağıma uzandı, elbiseyi siyirdim. memeleri kocamandi ama acayip sertti. Genelde bu kadar büyük memeler yumuş yumuş olur. Bu konuşmaya başladı yine aralarda, ilk neremi beğendin göğüslerimi mi? Kalçalarımı mı? Ha söylesene, ilk defa nasıl etkilendin diye. Bi de arada yine felsefe yapmaya baslamasin mı. -sen aslında sevgiye açsın ama aşktan kaçıyorsun, bağlanmaktan korkuyorsun, ne istediğini bilmiyorsun ama arayıp duruyorsun. Elimi kalçalarına atıp setce sıktım işte bunu arıyordum ve buldum dedim. baktım kendini okşuyor, elini çekip ben devam ettim. Hafif parmaklarım ilerledi, çok dardı, yavaş ben bakireyim dedi inleyerek. Buuuuuuum. Dedim ananı sikiym çılgın bakireye denk geldik. Aynı anda yalan olabileceği de aklıma geldi ama doğru gibiydi.

    Okşamaya devam ettim, bırak ben yapcam diyordu, bıraktım, Kendi kendini okşamaktan deli gibi zevk alıyordu, izle diyordu bi yandan, memelerini yoğurdum biraz. Deli gibi boşaldı. Sonradan aklıma geldi o sırada ağzına verseydim ya diye. Daha sonra kafayı benim oğlana dayayıp uyudu aq evet uyudu. Ben de dalmışım. Bi saat sonra uyandım.

    kaldırdım bunu, seni evine götürüyorum dedim. Geldik evine. Kapıda güvenlik duruyor. Erkekleri evime almıyorum dedi. Bıraktım.

    Eve gelip uyudum. Bı de mesaj atmış her yerim ağrıyor diye. Cevap yazmadım.

    Başarılı değil de iyi deneyim oldu benim için. Mesela şöyle düşündüm. Bu kadının deli çıkacağını önceden biraz kestirmiştim sanki o yüzden çok şaşırmadım.

    Özellikle kaliteli shit testleri vardı ve bunları duymayali uzun zaman olmuştu. Benim için daha da önemli olan burayı okuduktan sonra duyduğum ilk shit test yagmuru olmasıydı.

    Sonra ki günlerde ne olur bilmem. Keyifle şunu diyebilirim, bu yoklukta bile mesela bir daha bu kadınla buluşup buluşmamak pek umrumda değil. Bi de üzerime bi koku sindi, banyodan sonra bile geçmedi bu ne aq.

    Eskiden olsa planlar, hayaller başlamıştı. o memeler gözümde uçuşurdu. Otuzu geçtik diye mi buraları okuduk diye mi yoksa boşandım diye mi bilemiyorum artık. Eski benle pek alakam yok hakikaten. Bundan da pek memnunum.

  5. Hakikaten ya ne ayrıntılara girmisim. Saha raporu değilde düz rapor olmuş. Eve gidilip sex yapılsa bu kadar yazmazdim herhalde. Hani şu karikatür vardı ya ‘butun ayrıntıları istiyorum, -La surdaki eşeği ziktik işte’ diye. Aklıma o geldi hah.

    Mahmut abi düşünme zaten akla zarar. Hani toplanıp bu kadın neye benziyor desek, en iyi tabir bu çıkardı inan.

    Bugün aradı beni. ilişkimiz hakkında ne düşünüyorsun dedi. Ba dum tıs. Dün gece ki performansından zayıf aldın. Böyle gidersen sınıfta kalırsın. Daha çok çabalaman lazım dedim.
    Günaydın yazmış sabah cevap yazmadım. Herhalde bundan sonra asker yat asker kalk gibi, iyi akşamlar, günaydın yazmam herhalde. Burdan Mahmut abiye saygı duruşu.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *