Ben sizin bölüp yönettiğiniz erkeklerden değilim

Seyahatin son günü işlerim erken bitti ve ben de eve kafa dinlemeye gittim. Evin hemen karşısındaki süpermarkette alışveriş yaparken bir yandan da telefonda tabaklarımdan biriyle muhabbet ediyordum.

Hatun akşamı nasıl gecireceğimi sorunca ben de kaldığım dairede jakuzi olduğunu, biraz jakuzide takilip  sonra film falan izlerim diye anlatıyordum. Tabii arada dönünce neler yapacağımızla ilgili müstehcen konuşmalar dönüyordu.

Marketten çıkıp telefonu kapattığımda arkamdan biri “hey baksana”  diye seslendi. Arkamı döndüğümde hoş bir hatun gördüm (hava soğuk olduğundan bayağı bir kalın giyinmişti, sadece yüzü ve yeşil gözleri görünüyordu). İki yanında da birer çocuk ellerinden tutmuşlardı. Bayağı bir hiddetli tonla “ortalıkta çocuklar var, aileler var.. böyle konuşmaları evinde yapsana sen.” diye bağırdı. İki saniyelik bir şoktan sonra.. ” pardon kulaklıktan konustugumdan ses tonumu ayarlayamadım herhalde.” dedim ama icimdeki piç durur mu, “çocuklarınızın size benzemediğini farkettiniz mi” dedim. Hakikaten de benzemiyorlardı. “Sanane bundan diye bağırdı” hatun kafayı yemiş gibiydi. Çocuklardan biri korkmuş olacak ki ağlamaya başladı. O ağlayınca digeri de başladı. Ortalık ana baba günü oldu.. Ne yapacağımı bilemedim bir an. Sonra 35 yaşlarında başka bir hatun koşar adım geldi ellerinde posetlerle. “Ne oluyor burda” diyince çocuklar kızın elini bırakıp “anne” diyerek koşup kadını bacaklarına sarıldılar. Kadın çocukları sakinleştirirken ben de kızın yanına gittim ve amacımın onu kırmak olmadığını, sadece ortamı yumuşatmak için şaka yaptığımı söyledim. Sonra çocuklara da marketten aldığım çikolatalardan verdim. Ve barış sağlandı.

Poşetlerini taşımaya yardım etmeyi teklif edince “seve seve” kabul ettiler.  Zaten aynı sitede yan blokta yaşıyorlardı. Bizim şirret hatun çocukların teyzeleriymiş meğer. O da kısa bir süreliğine buradaymış ve sehri de hiç bilmiyormuş. Kız önden yeğenleriyle yürüyor bende elimde poşetler ablasıyla muhabbet ediyordum. Ablası bana aslında iyi bir kız olduğunu, evde annesiyle problem yaşadığı için bir süreliğine uzaklaşmak için buraya kaçtığını söyledi. Bana kıza kendimi affettirmemin yollarıyla ilgili taktik veriyordu. ” ona gece dışarı çıkmayı teklif et. Gelirkende bir buket çiçek al vs.” Sanki ben suçluymuşum gibi bir hava yaratıyordu. Bende “kusura bakmayın ama kızkardeşinizin kafası bozuk ve bana patladı. Poşetlerinizi nezaketen de değil ,yanınızda  çocuklar olduğu için taşıyorum. Aslında o bana özür borçlu, sokağın ortasında bana bağırıp hakaret etti” dedim. Hatta abartıp eğer özür dilemek isterse 1. Blok 116 numaralı dairede olduğunu ekledim.

Yukarı cıktığımızda asansörden iner inmez hatun üzerindeki montu çıkardı. Keşke ben o ani görmeseydim. Dar bir eşofman takımı giymişti. Hatun sanki ömrünü gym de squad yaparak geçirmişti. Neyse Allah sahibine bağışlasın dedim içimden ve poşetleri eve bırakıp eve döndüm.

Pizza siparişi verip müziği açıp jakuzide uzandım biraz. 15-20 dk sonra kapı çaldı, bende pizzacıdırr  diye düşünerek havlumu sarıp ıslak ıslak kapıyı açtım. Dışarı bile bakmadan “bekle  1dk.” diyerek içeri para almaya döndüm. Elimde parayla geri döndüğümde birde ne göreyim. Hatun elinde 1 tabak yemekle kapıda. Ben şoktayım, hatun gülüyordu. “Sana kabalık ettim, kendimi affettirmek içinde sana yemek getirdim” deyip tabağı uzattı. Ben de “kusura bakma pizzacı sandığım için böyle çıktım” dedim. Ve içeri davet ettim.

Hatuna yer gösterdikten sonra giyinip yanına geçtim. Biraz tanışma kaynaşmadan sonra, “telefonda konuşurken jakuziden sonra film izleyeceğini söylemiştin. Plânların değişmemiştir umarım” dedi. Ben davayı çakınca hemen icimdeki piç devreye girdi ve “evet ama daha jakuzi seansı bitmedi ki” dedim. Bunun üzerine hatun ablasını arayıp benimle beraber dışarı çıkacağını, gecikeceğini söyledi ve gelip “hadi o zaman önce jakuzi seansını bitirelim deyip elini uzattı. Ben ayağa kalkınca eşofmanının fermuarını indirip arkasını döndü ve çıkardı. Sutyenin icadından haberi yoktu galiba. Oturma odasıyla banyo arasındaki 5-6 metrede küçük bir striptiz gösterisi yapıp sadece stringi kalana kadar soyundu ve banyo kapısında bana doğru domalıp onu da çıkardı. Ben olduğum yerde kalakaldım. Hatun içeriden bana “seni bekliyorum, daha film izleyeceğiz.” Diye seslenince kendime geldim. Suyun içinde ayakta karnı hafif six pack li 2 numara göğüsleri ve inanılmaz poposuyla 24 yasinda esmer bomba etrafinda dönüp bana malvarlığını sergiliyordu. Afalladığımı belli etmemek için  biraz ağırdan almaya başladım ve “seni öyle kolay affetmem sana bir ceza vermem lazım dedim” kız sudan çıkıp yanıma geldi. Aletimden tutup çekerek içeri geri yöneldi ve “benim G noktam bogazıma yakın biryerlerde. Hadi gidip bulalım.” Diyerek beni yatağa götürdü. Pozisyon ve performans detayı vermeyeceğim artık.  Zira Selah’ında dediği gibi site Erotik hikayeler sitesine dönüşmemeli. Yanlız bu sefer birşey öğrendim.. bilmiyorum hepsi yapabiliyormu ama hatun benim boşalma süremi kendi isteğine göre kontrol edebiliyordu. İnanılmazdı.

Kıssadan hisse :

1) Kadınlar güzelliklerini hiçe sayıp onları normal bir birey gibi benimsediginizde ve ağlayıp sızlamalarinin size etki etmediğini anladıklarında  otoritenizi kabul edip süt dökmüş kediye dönüyorlar. Çünkü aslında size verebilecekleri sadece seks ve bunu maksimum derecede efektif kullanmalarının tek yolu güzelliklerini sergileyip kapris yapmak. Silahlarını ellerinden alın. Farkı göreceksiniz.

2) Kadınlar ortadaki her hatadan bir kar elde etmeye çalışırlar. Suç kendilerinde bile olsa ağlamaya başlayıp sizden şevkat bekliyor olcaklar.
Bu shit testi aşmanızın  yolu, onlara karşı bir duvar gibi durup ağlama sizlamalarina aldırmamak olacaktır. Çünkü aslında suçun kendilerinde olduğunu çok iyi biliyorlar. Bu tavrinizla onların shit testine karşılık bir shit test atıyorsunuz. Bu sefer hatunlar bir seçim yapmak zorunda kalıyorlar, Ve emin olun secim yapmaya başladıkları vakit gücünüzün altında ezilecekler.  Ezilmeyenlerlede fazla uğraşmaya gerek yok, NEXT)

Redpill kanatlandırır.

Konuk Yazar : Ed

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Erkek Adam

Sitenin 30luk abisi ve admini. Üşengeçliğinden admin hesabından yaza yaza rumuzu erkekadam kaldı. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

9 thoughts on “Ben sizin bölüp yönettiğiniz erkeklerden değilim”

  1. Yurtdışı, seyahat, markette müstehcen konuşmalar, taş gibi ve haddinden fazla duyarlı bir hatun, kardeşini tanımadığı bir adamla özür için yemeğe göndermeye hazır iki çocuk anası bir abla, bol squatlı bir göt.

    Cidden arkadaşın çalıştığı sektörü baya merak ettim. Belki oraya yönelebilirim.

    Yurtdışı saha raporları gerçekten de örnek olarak anlatılabilir, doğru. Ama “içeri girdiğimde diri memelerini okşuyordu” tadında bir hikayeden öteye geçmemiş gibi.

    “Red Pill, ana haber bültenleri gibi Türkiye’yi İstanbul’dan ibaret mi sanıyor? Ya da orta-üst sınıftan değilsen seni görmezden mi gelir?” diye sorduğumda, “Red Pill’i başka yerlerde dene, başarılı olursan sana madalya takıcaz.” minvali bir cevap almıştım, şimdi aklıma geldi.

    Aynı soruya Skeptico çok farklı bir yanıt vermişti. Toplumun kalanını da gözetip, daha gerçeğe yakın konular üzerinden gitseniz?

    Emeğe saygı. Elinize sağlık.

    1. Selam. Skeptico üstadın yanıtını paylaşman mümkünse aslında bizim okurlara da yararlı olur. “Red Pill’i başka yerlerde dene, başarılı olursan sana madalya takıcaz”ı şaka olarak söylemiştik hatırlarsan, reca ederim o bahsi geçmişte bırakalım. Dediğim gibi çok bilgim olmayan konularda üstüne düşünmeden sallamak istemiyorum. O nedenle samimi olarak sceptico’nun yanıtını merak ettim.

      Maalesef toplumun bazı kesimlerine özelleşmemiz de bazen gerekecek, bu yurt dışına çıkma imkanı olan azınlık da olsa. Ama tabii hep bir azınlığa özelleşirsek bizi uyarmanız çok faydalı olur, ona göre tonumuzu ayarlarız.

    2. Daha öncede belirttiğim gibi 12 yıldır Rusyada yaşıyorum ve satis danışmanlığı yaptığım için çok geziyorum. Geçenlerde Selah bir yorum yapmıştı ve haklıydı; bloğun erotik hikayeler sitesine dönüşmemesi gerektiğini ima etmişti. Detay vermemin tek sebebi kadinlarin nasil 360 derece dondurulebilecegini ve shit testleri geçince neler yapabileceklerini anlatmaktı. Burada başarılı olduğumuz denemelerden edindiğimiz tecrübelerden bahsetmeliyiz. Inanın seyahatteki 3 gün boyunca internet ortamında ve dışarıdaki denemelerde belki 15-16 red cevabı aldım. Yani başarı oranı aslında %0. Bu olay tamamen spantane gelisti😁. Ama ben asla şansa inanmam. Heryerde tabak bulabilirsiniz ama Rusyada yatağa gitme oranı Turkiyedeki cinsel tabuların burada olmamasından dolayı çok daha kolay.

  2. Sağduyulu cevaplarınız için teşekkür edeyim. Skeptico, bunu kendi blogunda da paylaşmış sağolsun. Aktarıyorum:

    Tristan: Hocam selamlar. Red Pill hareketi belli kısım sınıflara ait bir durum mudur? Ya da doğrudan maddiyatla ilgili midir? Özet geçeyim; orta üst sınıftan değilsen ya da kalburüstü zengin değilsen hapı alıp, uygulayamaz mısın? (Burada ana haber bülteni geyiği ve muhafazakar yerleri de araya sıkıştırarak sordum yanlış anlaşılmasın. Skeptico kısaca alıntı yapmış.)

    Skeptico: Skeptico the Wise: Hayır, hatta zaten şanslı doğmuşsan kırmızı hap’a ihtiyaç duymadan yaşayabilirsin bile. Bu şanslı doğan erkekler kırmızı hap kaidelerinden muaf demek değil, ama statüleri sayesinde daha alt statüdeki erkekler kadar acımasızca deneyimlemiyorlar dünyayı. Var olan kadın-merkezli söylemler ve sosyal kurallar dahilinde, senin dezavantajına olan şeylerden bir miktar muaf olabilirsin. Öte yandan Elon Musk’ın bile alfa dullar tarafından terk edilip gözyaşlarına boğulduğu bir dünyada yaşıyoruz. Kimse muaf değil.

    Erkekler kadınlar gibi doğurganlığı ispat eden özellikler değil (dar kapsam) çok geniş bir skalada değerlendirildiği için (statü, bilgi, IQ, boy, pos, ses tonu, geçmiş başarılar, sosyal bağlantılar, tahsil, varlık, para kazanma potansiyeli vs.vs.) orta üst ve üst sosyo ekonomik sınıfa doğan erkekler bu özelliklere diğer erkeklerden daha kolay erişiyorlar. Bu da cinsel değerlerini – en azından ilişkiye girilebilir/girilemez değerlendirilmesinin yapıldığı aşama için- yükselten bir şey.
    Y.dışı ünv’de okumuş, enstrüman çalan, 3 dil konuşan, 30 küsür ülke gezmiş, ilginç hobileri olan adam bunları ailesinin parasıyla görece daha kolay elde etmiş olabilir.
    Bu üstteki adam Eskişehir’de okumuş, İstanbul’da ev arkadaşıyla yaşayan beyaz yakalı, türkçe altyazılı dizi izleme seviyesinde ingilizce bilen, hobisi Dota2 ve futbol olan adama göre çok daha avantajlı. Ancak üstteki adam yine maskülen özelliklerine göre değerlendirilecek ve eğer bu özellikler açısından zayıfsa (beta bir meriç ise) “gerekli bir can sıkıntısı” olarak tolere edilecek ve “ATM koca” olarak sistemdeki yerini alacak.

    Tahmin edersin ki bu da çok arzulanan bir senaryo olmasa gerek. Karından sürekli azar yerken ister BMW kullan ister skoda kullan ikisi de kötü.

    Alakalı yazı : Parayla her kadının elde edilebilmesi

    Belki burada sizin verdiğiniz cevaplarla birebir örtüşüyor da olabilir, ama ben yanıttaki “üslup” konusunu biraz daha önemsiyorum. Teşekkürler.

      1. Evet okumuştum bu yazıyı. Fakat benim senin sorularından anladığım problem “küçük ve tutucu yerlerde kırmızı hapı nasıl uygularız, uygulayabilir miyiz”? Skepticoya para ve sosyal sınıf konusunda haklı. Bu adamların avantajları çok ama kırmızı hapsızlarsa genelde “evlen – çocuk yap – boşan – zengin ol” süreci için kullanılıyorlar.

        Kırmızı hapı yutmak önemli zira son 10 yıldır sabah programlarının bize gösterdiği gibi hiçbir kesim hipergamiden muaf değil o nedenle bir erkek bu dinamiği bilip hayatına giren kadınlarda kırmızı hap teknikleri ile dizginleyebilmeli. Fakat tabii soru önce hayatımıza bir veya birden fazla kadını, küçük ve tutucu bir havuzu olan bir kentte nasıl sokacağız? Tabak çevirmek böyle bir yerde mümkün mü?

        Sorunu doğru anlamış mıyım?

        1. Sayılır. Bakın, demek istediğim şu: Olay “Muhafazakar yerde en fazla nasıl hatun kaldırırım?” değil. Muhafazakar yerlerde, hipergami çok daha yoğun (hatta hayvani seviyelerde, ütopik derecelerde) eğitim seviyesi düşük olduğu için feminen propaganda çok daha kolay insanları ele geçiriyor. Bir müddet sonra da “alfa siker, beta öder” durumu hasıl oluyor. Yine dediğim gibi, ataerkil düzen, eğitimsizlik ve feminen propagandanın sinsiliği ile birleşince ilişkiler cinayete kadar gidebiliyor. Burada yediği shit testleri övünerek arkadaşlarına anlatabilen gerizekalılar var. “Tercih ediliyor, bir kızla yakınlaşıyor hatta dırdırını bile yiyorum, pehehey, biz o safhaları geçtik.” modundalar ve perde arkasında ren geyiği olduğunun farkında bile değil. İşin en korkunç tarafıysa, (çok ama çok zengin adamları bunun dışında tutuyorum) bir erkeğin bir kadınla olabilmesi için elinde tek atımlık kurşunu var: Evlilik. “Oyun” dediğiniz şey, yerel cehalet ve feminen propagandası ile birleştiğinde, sokaklarda beyni yıkanmış “ben adamım” diye gezinip, alfa olduğunu sanan ama özünde sevgi pıtırcığı, şuursuz bir beta olan kalıp gibi herifler görüyorsunuz. Büyükşehirlerde, eğitim seviyesinin yüksek olduğu yerlerde veya orta-üst gelire sahip insan çevrelerinde bu gibi durumlar çok da sorun yaratmayabilir. Ama muhafazakar yerlerde bu çok daha büyük bir sorun. Çünkü insanlarla yanyana gelip, konuştuğunuz zaman bile bunu iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. Toplum, yine bu feminen propagandanın sinsi lobiciliği sayesinde bir dişinin sorumluluğunu alan erkeğe saygınlık vaat ediyor. Biraz uzun oldu, kusura bakmayın.

          Özet geçeyim: Muhafazakar yerlerde feminen propaganda sandığınızdan çok daha etkili. Red Pill, her türlü düşünce veya akımın kolayca yayılabileceği büyükşehirlerden ziyade, muhafazakar yerlere yoğunlaşsa belki şuan olduğundan daha tesirli olabilir. Çünkü asıl oyun, böyle kapalı yerlerde dönüyor.

          Red Pill, oyunun en çok şiddetli yaşandığı yerlerde olmalı. Çok ütopik olacak belki, ama çoğu erkeğin bunu anlayıp, sonradan benim gibi MGTOW olması bile kabulümdür şahsen.

          Değerli yorumlarınız için teşekkür ederim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *