Çağımızın Vebası: Virtue Signalling

Gün geçtikçe daha da çekilmez hale gelen, medyada artık görmeye alıştığımız ahlak reklamcılığına Virtue Signalling deniyor. Bu safsata ( fallacy) türünde esas amaç, karşı tarafa “herkes tü kaka, ben çok erdemliyim, bilinçli ve entelektüelim” mesajı vermek. Meriçler tarafından bu yöntem sıkça kullanılıyor. Maskülen özellikleriyle ön plana çıkamayan, yarattığı değerlerle kadınların ilgisini çekemeyen meriçler, kadınlara cici görünmek adına kadın haklarını destekler gibi görünüyorlar. Hatta bu işi o kadar abartıyorlar ki, hemcinslerini aşağılayıp erkekleri kaba saba, nefret dolu, şiddete eğilimli, kötü insanlar gibi lanse etmekten çekinmiyorlar. Erkek doğasına yabancılaşan, erkekliği geri kafalılık olarak gören tipler bunlar. Yetersizler ve bu yetersizliklerini bile görmekten acizler. Çoğu, ailesinin imkanlarıyla bir yerlere gelmiş, şanslı azınlıktan. Hayat mücadelesine dahil olmamış ya da kestirme yoldan kariyer basamaklarını tırmanmasına rağmen tatmin düzeyi düşük, saygı görmeyen başarısız tipler. Bir toplulukta bu tip insanları hemen tanırsınız. Kendileriyle barışık değillerdir. Sürekli bir şeylerden şikayet ederler. Sisteme düşmanlardır. Aşağılık komplekslerini hissedersiniz. Adam gibi görünüp adam olamayan tiplerdir ve kesinlikle kadın- erkek ilişkilerinde başarısızlardır. Bir kadına en çok zararı veren de yine bu meriçlerdir. Tehdit, şiddet, aşağılama hatta yaralama ve öldürme gibi faaliyetlerin altında hep bu yetersizlik hissinin getirdiği öfke ve nefret yatar.

White knight, meriç, profeminist, hanımcı; adına ne derseniz deyin, bu tipler sürekli ahlak reklamı yaparak sosyal medyada kadınların ilgisini çekmeyi amaçlarlar. Bazen kadınlardan daha çok kadıncı olurlar. Amaçları, kadınların daha iyi standartlara kavuşması ya da haklarının gözetilmesi değildir. Çok temel bir amaçları vardır: sevişmek. Çünkü maskülen özellikleriyle ön plana çıkan, saygı duyulan, başarılı erkeklerle yarışamazlar. İlgi duydukları kadınları sürekli bu tip erkeklere kaptırmışlardır ve kadınları önemsiyor gibi yaparak bu erkekleri alt edeceklerini fikrine kapılmışlardır. Gerçek hayatta bu erkeklerle asla rekabet edemezler. Kendilerini geliştirip değer yaratmazlar ya da yarattıkları değerleri kullanarak, cesaret gösterip de bir kadını etkileyemezler. Sinsilerdir ve bu sinsilikleri acizliklerinden kaynaklanır. Sürekli friend zone’a itilir, kadınlar tarafından değersiz birer meta olarak görülürler. Çoğu zaman bu arkadaşlık süreci kavga ve hakaretle biter. Kadınları elde etmekteki başarısızlıklarının faturasını; sözüm ona, erkek egemen topluma keserler. Halbuki esas sorun kendilerindedir.

Belli bir yaşam düzeyine sahip, imkanları diğer insanlardan daha iyi olan erkeklerin çoğunda meriçleşme eğilimini görebilirsiniz. Bir erkeğin kendini geliştirip yaşam standardını yükseltmesini eleştirirler. Çabalayan insanı hakir görürler çünkü kendi imkanlarıyla başarısız olmuşlardır. Ayda 10 bin tl bile kazansalar toplumda değer görmezler. Kadınları bir şekilde kendilerinden soğutup tiksindirmeyi başarırlar. Sonunda genellikle 40 yaşına kadar her haltı yemiş bir kadının ATM’si olurlar ve bu kadınlar tarafından defalarca aldatılırlar. Sadaka seksi ile evli otuz biri arasında bir yere sıkışmış olan, tatminsiz, ezik, öfkeli tiprlerdir. Bu ezikliği ısrarla savunmaya devam ederler. İşte bunlardan birisi de virtue signalling’tir. Bilmem, anlatabiliyor muyum!

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Sonsuzluk ve Bir Gün

Sonsuzluk ve Bir gün, Türkçe kırmızı hap camiasının en bilinen ve takip edilen yazarlarından biri. Kendisini buradan olduğu gibi twitter hesabından (@sonsuzluk_vbg) ve Ekşi Sözlükten (@sonsuzluk ve bir gun) takip edebilirsiniz.

21 thoughts on “Çağımızın Vebası: Virtue Signalling”

  1. En sinsi ama aptalca beta oyunu da bu. Sinsi zira dediğin gibi amaç seks. Jordan Peterson üstadın dediği gibi erkek egemenlik hiyerarşisinde rekabet edemediklerinden “işbirliği” ile rekabet etme planı yaparlar. Aptalca çünkü “bak Melis ben o çoğunluk olan ataerkil ve kötü erkeklerden değilim” mesajı vermeye çalışırken aslen çoğunluk olan stepne iyi çocuk sürüsüne katılırlar 😀

  2. Sonrada uzaktan Alfaların nasıl hatunları catirdattiklarini izlerler.
    Bu arkadaşlar gerçek bir babanın yetişemediği (En azından rol modeli olmadığı.) Erkek bedeninde yerini bulamayan tipler. Burada daha öncede konuştuğumuz gibi, anneleri tarafından romantik masallarla yetiştirilen, baskın karakteristik özellikleri yontulan erkekcikler. Yazık yahu. Çok çekiyorlar gariplerim. 🤣🤣

  3. Hocam benim bir sorum olacaktı yalnız bu konudan biraz bağımsız.Son zamanlarda baya bir soru soruyorum küstahlığım hatsafalarda farkındayım 😀 Geçenlerde bir yarışma programı izliyordum ‘ilk buluşma’ diye duymuşsunuzdur.(18.bölüm 26.30 dk başlangıcı) Hemen özet geçeyim bu yarışma evli veya sevgili olan çiftlerin genellikle erkek faydasına katkıda bulunan bir yarışma.Yani kızı kıskandırarak(aşırı şekilde) erkeğe karşı tavırlarını ölçüyorlar bir bakıma erkeğin opsiyonlarının fazla olduğunu kıza gösteriyorlar(ama fake tabiki). Şu 26.30 dk’da başlayan çiftteki abimiz kendisinden cpd olarak bence en az 2 seviye yukarı bir kadınla evlenmiş. Bu abimiz taksici(burda yanlış anlasılmasın bu sektördeki arkadasları küçümsemiyorum) ve iyi bir insan(MAVİ HAP kervanından).Üstelik kız bu abimize baya bir bağlanmış vaziyette ve aşırı kıskanç. Hocam benim sormak istediğim soru bu kız hipergaminin istinalarından birimi ? (Gerçek aşk veya onun tarzı birşeymi ve nasıl oluyorda ilişkilerinde kırmızı hap erkeklerine karşı duvar örebilmişler?)
    Bu arada hocam, kızın yaşını tam bilmiyorum ama oldukça genç gözüküyor ve 2 çoçukları var.Geçmişte alfa erkekleri tadıp beta olan abimizle evlenecek kadar kötü bir karakter olarak gözükmüyor yada benim gözümden bir şey kaçıyor anlayamadım.

    1. Hocam hipergami öyle vakumda tek başına çalışan bir dürtü değil. Sana Hipergami hakkında birkaç not yazımızı tavsiye ederim. Yani kadınlarda hipergami dürtüsü varsa bizde de hatun evde iken dışarda daha güzeline çakma dürtüsü var ama yapıyor muyuz / yapabiliyor muyuz? Kadınlarda da aynı, hipergami var ama toplumsal baskı var, kadının kendi inançları var (din önemli bir düzenleyicidir mesela), kadının özgüveni var (ki güzellikle doğru orantılı olmayabilir), bu senin iyi beta dediğin adamın sağladıklarını kaybetme riski, kötü çocuk alfaya yönelmenin getirisine değmeyebilir, çocuklar var, vs. vs.

      Hocam iyi insan = beta diye birşey yok. İyi insan olabilirsin ama kadınına dominant olursun, evine iyi bakarsın, kadınının seni paspas etmesine izin vermezsin, dozunda kıskaçsındır, kadınına “bu adama ben yamuk yaparsam bu adamı kaybederim” imajını verirsin yine. Neden olmasın?

      Hocam alfa dul diye bir hatun tipi var ve son zamanlarda amansızca alfa siker beta öder denkleminde beta avladığı için çok değiniyoruz buna ama her betaya varan alfa duldur mantığı çıkaramazsın. Hipergamiye çok değinen birinin bunu söylemesi sizi şaşırtabilir ama hipergaminin hiç farkında olmadan yani riski bilmeden masalda yaşayan erkek ne kadar aşırı uçta ise, her taşın altında paranoyakça hipergami arayan erkek de o kadar aşırı uçtadır.

      Bir de beta var, beta var. Biz kolaylık olsun diye tüm betaları ve omegaları bir arada beta diye tanımlıyoruz ama asıl bahsettiğimiz omega tarafına kayıp, masal dünyasında yaşayan, feminenleşmiş betalar. Yoksa eğrinin alfa tarafında da betalar var ve bu adamlar öyle kadına ayak paspası olacak tipler de değiller.

      NOT : Kendinden 2 puan CPD üstünde bir hatunu var, hatun genç ve kendine bağlı. Beta olduğunu nereden çıkardın, iyi bir insan olması ya da kamera önünde mahçuplaşması falan adamın normal hayatta beta olduğunu göstermez.

      1. Haklısınız hocam abimizin beta olduğunu söylememin sebebi aşırı iyimser olması ve yarışma boyuncada tek opsiyonunun kız olduğunu defalarca vurguluyor olması.Hatırladığım kadarıyla bir erkeğin kesinlikle yapmaması gereken tek opsiyonunun karşıdaki olduğunu hissettirmemesi lazımdı.Kızın hipergami istisnası olabileceğini söylememin nedeni ise sonlara doğru erkek işimi kaybettim kaybedilirim gibisinden bir konuşma yapıyor ve kız ağlayarak kaybet nolcak ben sana bakarım ben sana iş bulurum gibisinden bir mesaj veriyor.Bazı değerlerin hipergamiyi etkilediğinin farkındayım ama bu denli uç örnek hatunları görüncede insan kendine ya acaba istinalar olabilirmi diye sormuyor değil.

        1. Haha öyle uluorta o abi gibi tek sen varsın demek lazım. Politik bir manevra da olabilir. Yani evli erkeğin TVde çıkıp elimi sallasam ellisi gibi davranması çok aptalca olurdu kendisi için. Ucundan bile olsa başka limanlara açılabilirim mesajı vermek, evli erkeğe kısıt olarak geri döner.

          Hocam defalarca söylüyorum, öyle ulu orta sergilenecek birşey değil hipergami. Hangi kadın erkek işsiz kalırsam derse çıkıp da “hımm o zaman düşünürüz der ki”?

          Hipergami her zaman arka plandadır, bazı kadınlar, erkeklerinin de dominant olmasının yardımı ile bunu çok güzel kontrol ederler (ki bence hala kadınların çoğu), bazı kadınlar da ne yaparsan yap edemezler (azınlık).

          Bir erkek olarak hipergami konusunda siz gençlerin anlaması gereken mesajımız şu : Hipergamiden tamamen bağımsız istisnai melekler aramak yerine, kendinizi doğanızda bulunan, maskülin hipergami kontrol mekanizmalarınızı ustaca kullanacak şekilde güçlendirin. İnsan kişiliğini güçlendireceğine kolaya kaçıp istisnai melek aramaya meyilli ama o yol çoğunlukla hüsrandır.

          Çoğu erkeğin hipergamiden ağzının yanması, eşlerinin / kız arkadaşlarının hipergami tesirindeki orospular olması değil, kendilerinin en bakire, anne eli ile seçilmiş, iyilik perisi kadında bile hipergamiyi şaha kaldıracak kadar betalaşmasıdır. Evlendikten sonra iki yılda karısı 200 kilo olan adamın gözünün dışarı tam olarak kendi piçliğinden kaymadığı gibi.

          NOT : Heveslenme ama istisnalar vardır mutlaka. Hani bütün Victoria Secrets defilesini karısının gül yüzüne gözünü kırpmadan bakarak geçirecek erkek de vardır mutlaka bir yerlerde 😀

        2. NOT : “Tek opsiyonunun karşıdaki olduğunu hissettirmemek” karşılıklı davranışlarda olur. Ulusal kanala beni çıkarsan ben de “Nazmiyemden başkası olmaz” derim. Stratejik olmak lazım. Alfa olayım derken IQyu 20 puan aşağı çekmeye gerek yok 😀

          1. ahahha süper açıklama olmuş, teşekkürler hocam. Ben yavaş yavaş acı olsada kabullenmeye başladım zaten hipergami mekanizmasını. Küçüklükten bu yana feminizmin virüsünden kurtulmak sizinde dediğiniz gibi ”dindar birine Allah yok” demekle eşdeğer cidden. İnsan azda olsa bir umut çıkış yolu arıyor tabi ama sonunda kabullenmesi gerekeceğinide biliyor 😀

  4. Hocam selamlar. Biraz önce sevgili 1f’nin entrylerine tekrar bakarken aklıma bir kaç soru geldi. Maille yazmıyorum, çünkü dönüş olmuyor eskisi gibi.

    1- Red Pill’in istediği ve “olmuş bu” diyebileceği bir erkek profili var mıdır? Varsa nelerdir?

    2- Hipergami doğal, onda hemfikiriz. Ama hipergamiyle birlikte default gelen o “apayrı” orospuluk için de yine suçu erkeğin betalığına mı yüklemeliyiz? Yani kadın aslında sütten çıkmış ak kaşık ama hipergaminin doğal bir dürtü olması, kadını burada haklı mı çıkarır? Feminiklerin yürüdüğü noktalardan biri de bu.

    3- Meriç tabiri nereden geliyor? İlk nerede çıktı?:D

    Teşekkür ederim.

    1. Hocam diğerlerine cevap vereceğim ama benim kendi kanaatim meriç kelimesini bu şekilde ilk 2008 civarı umut sarıkaya karikatürleri ile piyasaya sürdü. Ondan önce mesela 2000 – 2008 arası ekşide meriç hep nehir ve unisex isim diye girilir.

      1. Güzel sorular. Benimde az çok yazmak istediğim sorulardı özellikle 1.cevabını çok merak ettim hocam.Birde tristan abi kabul ederse bir soruda ben eklemek istiyorum.
        Mgtow grubu tam olarak teş eşçiyi bekleyen bir grupmu(gelirlerse ayağıma gelir gelmezse salla) yoksa nihilistik bir grupmu ? ( şahsen tristan abinin mgtow yorumlarını okuduktan sonra özellikle fişten çekilmedeki yorumlarını insanın ”amaaan sokarım böyle sisteme ben keyfime bakarım” diyesi geliyor.Şahsen fişten çekilmenin 5(a)-5(b) seçiminde çok kararsız kalmıştım ama sonra feminizmin yarattığı bir etkimi yoksa karakterimden gelen bir şeymi bilmiyorum ama ”kızsız hayat olmaz hacı eşşek gibi çalışıp alfa erkek olduktan sonra istediğin kızı alacaksın” dedim. Hocam işin en kötü yanıda erkekler senelerce götlerini bu an için terletiyor ama kızların bu konuda kılını kıpırtdatmaması(bir iki makyaj,spor hariç) insana cidden koyuyor ya 😀

        1. @BayDooku kardeşim, Skeptico ve burada Erkek Adam’ın da vurguladığı gibi, Red Pill sana asıl uyanışı sağlıyor. Sonrasındaki yol ayrımı tamamen sana kalmış. Ya benim gibi sistem dışı bir MGTOW olur, herşeyi siktir edip, günbatımında götünü dönüp kendi yoluna gidersin; ya da tabak çevirip oyunu kurallarıyla beraber kabul ettiğini taahhüt edersin. MGTOW, tek eşliliği veya çok eşliliği savunmaz. Aslına bakarsan, MGTOW, Red Pill camiasının “oyun” dediği şeyi komple reddeder. Nihilistliğe oldukça yakındır; tüm bunların “gereksiz, sonu gelmeyen ve sonunda boş” olduğunu düşünür. Gelen kadını sinirli ergenler gibi kışkışlamaz; lakin kadınların oynadığı “oyunları” oynamayı reddeder. Seksten mahrum kalmak pahasına olsa bile. Böyle düşünüldüğünde, aslında MGTOW olmuş adamlar, “oyunu” kurallarıyla bilip, anladıktan sonra da “sikerim” deyip, giden adamlardır. Tabak çevirme yanlısı çoğu Red Pill’ci, MGTOW’un bu yönünü pek olumlu bulmaz. (Üşengeçliğe kılıf bulma dürtüsü, kıçını kaldırmama, harekete geçmeme gibi Red Pill’e göre “mekruh” sayılan davranışlar bütünü yüzünden) Sen tabak çevirme kısmını seçmişsin, yolculuğunda bol şans sana. Ama burada da tartıştığımız “sosyal statü, para ve diğer faktörler” tabak çevirme olayında direkt olarak rol oynadığı için, teorideki “tabak çevirme” ile, pratikteki “tabak çevirme” birbirinden çok farklı olabilir, buna da dikkat. et. Özetle güzel kardeşim, MGTOW, Red Pill’in negatif ve karamsar tarafıdır. Tabak Teorisi ise, Red Pill’in pozitif ve optimist tarafıdır. Umarım gözlerin tam açılmıştır ve “oyunu” tam olarak öğrenebilmişsindir.

        2. Hocam, doğa kanunlarına kızgınlık beslemeyin. Kızlar ne yapsın? Onlar da 35ten sonra karşı cins üzerindeki tüm çekiciliklerini kaybediyorlar ama erkekler ise 55’ine kadar takılabiliyor. Siz daha hayatın o kısmına şahit olacak yaşta olmadığınızdan size hikaye gibi geliyor ama böyle acımasız bir gerçek var.

          1. Kadınlarla herhangi bir problemim yok. MGTOW’un ileri düzeyde kadın düşmanlığına evrildiğini savunanlar olmuş. Daha yapıcı şekilde bu görüşü benimseyen insanların da aynı şekilde kadınlarla herhangi bir problemi olduğunu sanmıyorum. Doğayı, doğa kanunlarını ve hipergamiyi olabilecek en tabii şeymiş gibi görüyorum. Onlar da kendi dürtülerine göre hareket ediyorlar. Ben günümüz sistemi ve oyun teorisini reddediyorum o kadar. Üç beş salaktan saygı görüp, içi sulu bir deliğe girmek için tüm bunlar çok fazla. Hele de Türkiye gibi dibine kadar çarpık ve hiçbişeyin düzgün olmadığı bir ülkede.

          2. Neyse ben Rollo Tomassi serimi şimdilik kenara bırakıyorum. Gençlik çok umutsuz. Jordan Peterson tarafına ağırlık vereceğim bir süre.

          3. Valla doyurucu bir mgtow tanımı olmuş saolasın 😀 Ben tabak çevirme kısmını seçtim ama ilişkiye girmek değil daha çok tanımak ve bir umut bir ihtimal gelenler arasında istisna kızı beklemek için. Yoksa cidden bende mgtow taraftarı biriyim hatta kırmızı hapı sindirmeye başladıgım vakitlerde en yakın arkadaşım direk mgtowluğa geçmişti şuan ne yaparsam yapayım ikna edemiyorum ama üzülmüyorumda çünkü saygı duyulması gereken ve işin alternatif sonunu gören insanlar olarak görüyorum o grubu. Hocamızın bahsettiği olgunluğa henüz bende erişemedim zira önümde baya bir yol var. Karakterim gereği kızın geçmişine çok takıntılı birisydim ama kırmızı hap ve mgtow gibi alternatif yollar sonucu bir kızın asla bir erkeği özünde sevemeyeceğini anladım. Aşk denilen kavram cidden erkeklerin doğasında var ama kızlar için aynı şey geçerli değilmiş. Bunu ilk anladığımda inanılmaz hayal kırıklığı yaşadım halada yıkımından kurtulamadım zaten 😀 Ama sanırım yolun başındayım ve mgtow olcaksam bile şansımı tabak çevirme(tanıma) yönünde deniyeceğim.Çıkarsa kafama uyan(bundan sonra 18 yaştan 1 yaş yukarısını kabul etmem :D) direk alır hocamızın bir sorumda bana teoride yapabilirsin ama gerçekte zordur dediği şeyi gerçekleştirmeye çalışıcağım.Olursa olur olmazsa seve seve mgtow tayfaya katılır giderim.Hayat kısa asıl sınav diğer dünyada :DD Yıllardır uğraşıp çabalayıp dağı tırmanmak ve tepede sahte bir aşkın olduğunu bilmek acı veriyor ama yapacak bir şey yok, şansımı dener, alfa olmak için elimden geleni yapar ve tüm bunların sonucunda istediğim kızı elde edemezsem kırmızı hapa değil kız denilen sistemi bu denli acımasız evrimleşmesine küfrederim.

          4. bir umut bir ihtimal gelenler arasında istisna kızı beklemek için

            İstisna kız beklentini öldürmezsen, “istisna kız” hayatına defalarca gelir merak etme 😀 Onu sen yaratırsın ve biz buna ONEitis diyoruz camiada. Hiçbirşey yapamazsan bile bu saçmalıktan kurtul. O istisna kızın maalesef arketip karşılığı da var ama o ergen beklentisinden kurtulmak zaten Erkek olmak demek.

            bir kızın asla bir erkeği özünde sevemeyeceğini anladım

            Daha doğrusu bir kızın asla bir erkeği, erkeğin onu sevmesini beklediği gibi sevemeyeceğidir. Bkz. Aşk Hiyerarşisi.

            Yıllardır uğraşıp çabalayıp dağı tırmanmak ve tepede sahte bir aşkın olduğunu bilmek acı veriyor ama yapacak bir şey yok

            Acı vermesinin nedeni femininen propogandanın sana aşıladığı Disneyvari aşk masalı. Ondan kurtulmanın ya da onu bulamamanın sana acı vermesi zaten The Matrix. Ondan fişi çeken herkesin anlatmaya çalıştığı da bu aşk beklentisinden kurtulmanın insanı mutsuz, doyumsuz ya da amaçsız yapmadığı.

          5. Gerçekler çok acı hocam 🙁 Ama dedikleriniz bir o kadarda mantıklı ne yazıkki 😀 bunca şeyi erkek adam olmayı ve pazarda hakketiğimiz kadını seçmek bana komik gelmeye başladı. Kendimi alıcı pazardaki meyveleride kadın görmeye başladım. Güzel bir meyvenin kilosu vücut+statü+para+oyun+karakter++++ diye gidiyor.İşin acı tarafıda meyvenin bunlardan bir haber olması ve hipergamisi gereği kendine uyuyor ise okeylemesi uymuyor ise hiç acımadan ve karşıdakinin ne kadar sevip sevmediğini önemsemeden reddetmesi. Yada okeyledikten sonra erkeğin oyuda yaptığı ufak hatalar veya gözünden kaçırdığı şeyler sonucu kalitesi değerleri daha iyi veya eşit olan başka bir erkeğe kayması 😀 kızlar bu kadar avantajlı ama erkekler neden bu kadar deavantajlı bunu anlayamıyorum tamam ERKEK ünvanını kazanıp sokakta kasıla kasıla yürümek acı ister, sorumluluk ister ama hayat tarafından yükleri hafifletilmiş ve ERKEK ünvanını kazanan tipler arasında acımasızca seçim yapabilme özgürlüğüne sahip dişiler benim benliğimde çalmaya başlıyorlar. Sanırım sizin teori dediğiiz durumu gerçekleştirmem hayat amaçlarımdan biri oldu hocam 😀 Ama artık istisna kadın veya hayatımın aşkı olarak değil kendimin inşaa ettiği ve elimde tutabilmem içi sürekli bir savaş vereceğim bir kadın olacak. Hocam kafanızı çok şişirdim yine ama ileriki zamanlarda şuan gençler arasında çok popülerleşen bakirelik kavramını biraz açarmısınız ?Bakirelikten kastım vücudunun ve ruhunun her alanında kendini zaptetmiş gerçi ruh olayı biraz sıkıntılı ama neyse bu yönlerini korumuş ve geleceğe yönelik evleneceği adam için yatırım yapan kız versiyonları hakkındaki görüşlerinizide ayrıntılı şekilde görmek isterim değerli hocam 😀

    2. 2- Hipergami doğal, onda hemfikiriz. Ama hipergamiyle birlikte default gelen o “apayrı” orospuluk için de yine suçu erkeğin betalığına mı yüklemeliyiz? Yani kadın aslında sütten çıkmış ak kaşık ama hipergaminin doğal bir dürtü olması, kadını burada haklı mı çıkarır? Feminiklerin yürüdüğü noktalardan biri de bu.

      Öncelikle kelimeleri dikkatli seçmelisiniz. Ahlaken söylemiyorum ama kadınlarda default bir orospuluk olduğu fikri ile feministlerin erkeklerde default bir kadın ezme dürtüsü olduğu fikri birbirinin kardeşi ve aynı şeyden besleniyorlar : kıskançlıkla karışık öfke. Bu tür kelimeleri çokça kullanmak sizi bu çukurda daha dibe çeker.

      Tristan daha önce bir yazıda yaşadığın ortamı yazmıştın. Cevap yazamadım ama ağzım açık kalmıştı. Ben Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar hattında yaşıyoum ve bizim çevremizde hala bolca miktarda maskülin bir duruşla rahatça birlikte olabileceğin kız bulursun. Türkiye gibi bir yerde, özellikle de muhafazakarlar yerlerde anlattığınız neredeyse yüzde 100 hipergamiyi kafamda canlandırmakta zorluk çekiyorum.

      Kadınlar ne sütten çıkmış ak kaşık ne de default orospu. Bildiğin etten kemikten insan. Fakat hipergami, dolu dizgin hali ile topluma, en azından bugünkü haline zararlı. Bunu kontrol eden mekanizmalar çözülüyor, yani babalarınızın neslindeki gibi toplum hipergamiyi kontrol altında tuttuğu için her erkeğin küçük alfalar olarak kasıla kasıla gezdiği devir bitiyor. Hiçbir şey kalıcı değil ve biz belki de avcı – toplumdan tarım toplumuna geçiş gibi devasa bir kırılma yaşıyoruz.

      Burada bizim duruşumuz sorunu tanımlamak ve çözümü tartışmak ama tarafsız değiliz. Bizce erkeklerin pozitif bir maskülinite geliştirip (kendilerini geliştirerek) eskiden toplumun yaptığını birey olarak yapmaları lazım. Buna başka bir tepki de nihilizm ile flört eden seksodus ve MGTOW. Bizim bunlarla sorunumuz, tam da feminizmin istediği şeyi yapıyor olmaları, beta erkeklerin kendi kendilerini pazardan çekerek cinsel pazarda tüm seçici gücü kadınlara bırakması. Bizim duruşumuz ise yok öyle, erkek kendini geliştirip, büyük “E” harfi ile Erkek olacak ve pazarda kendi çıkarını ve hakkını koruyup talep edecek.

      Son olarak. Sen genelde hipergamiyi kadının kendi CPDsinin üstünden erkek seçmesi olarak tanımlıyorsun (ki doğru bir tanım) ve son yıllarda bu yukarı bakmanın acayip arttığından bahsediyorsun (varoşlardaki şişman kızın bile en aşağı BMWli ve adeleli Berkay isteği). Şimdi biraz sert gireceğim kusura bakma ama biliyorsun biz burda erkek erkeğe sert gerçekleri konuşuyoruz :

      Erkek olarak ilk odaklanmamız gereken şey sorumluluk almak ve değiştirebileceğimiz şeyleri disiplinli bir şekilde değiştirmeye çalışmaktır. Feminizm kızları dejenere ediyor, hipergami daha dizginsiz, daha açık açık, vs. Tamam. Ama, bir erkeğin baktığı her yerde kendini dışarıda bırakan bir hipergami görmesi, o erkeğin CPD açısından en dipte olduğunun bir göstergesi olabilir ve bir erkek ilkin buna bakmalıdır. Ben şimdiye kadar kadınlara öfkeli ve her yerde hipergaminin dışladığı erkeklerle birebir her çalıştığımda (gerçi sayı çok değil ama), kadınların haklı mı haksız mı, orospu mu azize mi olduğuna değil de bu elemanların betalığına odaklandık ve her zaman sonuç adamın CPDsininartışı ile hipergamiyi dizginleyecek güce ulaşması ve geldiği noktadan geriye baktığında “tamam ortam bok ama yine de asıl mesele benim betalığa dejenarasyonummuş” demesi oldu.

      1. Öncelikle herhangi bir çukurda olduğumu sanmıyorum. Burada kastettiğim “orospuluk” genel bir kavramı ifade ediyordu. Bahsettiğim götlüğü erkekler de yapıyor. Sonuç olarak insan, özünde kaypak bir canlıdır. Sayfaya ilk kez uğrayıp bu yorumu okuyan herkes de bence bunu hangi anlamıyla söylediğimi anladı.

        Yüzde yüz hipergami olmasa da, evet, sizin bulunduğunuz yerlerden çok ama çok daha fazla. Erkek vasıtasıyla sınıf atlama olayına kaçıyor hatta. Bunu ne kadar hipergamiyle bağdaştırırız o konudan pek emin değilim. MGTOW görüşünün, özünde Red Pill’ci adamın veya doğal alfanın daha çok işine gelmesi lazım. MGTOW adamı dediğin üzere kendini sistemden soyutladığı için pazar payı yine haplıların ve alfaların tekeline geçiyor. Ben bu şekilde düşündüm.

        Şimdi dolaylı olarak diyorsun ki, “Aslında MGTOW falan değilsin, sadece maskülen hiyerarşide yarışacak donanımın olmadığı için karşı cinsin ilgisini çekemiyor ve sevişemiyorsun. Dolayısıyla çok kızgınsın. Yaşadığın boşluğu terim anlamlı bir şeye dayandırma ihtiyacından dolayı MGTOW olduğunu iddia ediyorsun.” Yorumun ilk cümlesinden dahi belli oluyor. Gördüm ve arttırıyorum. İstersen tüm sosyal medya hesaplarımın linkini göndereyim, neye benzediğime bak diyeceğim, ama bir erkeğin başka bir erkeğe alıcı gözle bakıp, CPD’sini söylemesi mümkün değil. Ben hipergaminin hiç yoksa “beta öder” denklemine denk gelmek istemiyorum.

        Yüzüne bakılmayacak kadar tipsiz ve CPD’nin dibini görmüş (dolaylı yoldan koyduğun teşhise göre ben de bu gruba dahil oluyorum) adamlar, para, sosyal çevre, mevki ve diğer olanaklardan yoksun olanlar o halde buluşup birbirini siksin. Herkes de rahatlasın. İnsan olarak yeteri kadar iyi görünmeyen veya iyi kazanmayan her erkeğin cinsellik veya üreme hakkına sahip olduğunu düşünüyorum. Çok tabii bir istek çünkü. Benim diğer tüm konuların haricinde eleştirdiğim sistemin veya düzenin bokluğu da burada ortaya çıkıyor. Birbirinden hayali veya yapay olan yüzlerce kriter yaratıldı. Önceleri bu değişimler çok daha uzun sürelerde oluyordu; şimdi neredeyse her sene değişiyor. Erkekliğin en önemli kriterinin de ilişkiye girme sayısı olması da bunlardan biri mesela. Buraya uğrayan herkesin iyi kötü ne amaçla buralara uğradığını hepimiz biliyoruz.

        Yaşının benden baya bir büyük olduğunu tahmin ediyorum, Red Pill herkesin kendi gerçekliğiyle yüzleşmesini salık veriyor: Evet abi, sevişemiyorum. Ama ben bana seks vermeyen kadınları değil, onlara bunu zorlayan toplumu ve düzene orospu diyorum. Hepsinden önemlisi, orada büyük bi yanlış anlaşılma olmuş. Uzaktan “Kıymetimi bilmediniz, hepinizin mnakiym böhühühü” şeklinde bir serzenişmiş gibi gelebilir, kesinlikle böyle değil. Sekssiz ve bir kadın tarafından tercih edilmezsem, ortalam 60-70 senede izlerim tüm tarihten ve dünyadan silinir gider. Hepimizin de böyle olacak.

        Doğrudan beta olarak kendimi tanımladığım ergenlik ve son ergenlik zamanlarımda bunu sorun ederdim yalan yok. Kızardım da hatta. Ama hem askerliğimi yapmam, hem de Red Pill öğretisini bulmam, çoğu şeyi değiştirmiştir.

        O yüzden sistem dışı kalmak, CPD’nin diplerinde gezinip, yerlerde sürünmek çok da büyük bir sorun teşkil etmiyor. Aslında amacım gündelik hayatta sosyal ilişkilerin ardındaki parametreleri detaylı şekilde öğrenebilmekti. Ama karşı cins konusundaki düşüncemi sorarsanız evet, MGTOW’um. Çaresiz olduğumdan değil, kendim istediğim için. Oyunun kurallarını bilmeden oynamaya çalışırsanız, başarısız olursunuz. Bazen köklü değişiklikler için uzun süreli kadro dışı kalıp, maçları tribünden izlemelisiniz.

        Çok klişe olacak ama, 29 yaşındayım. Bir bu kadar daha yaşayıp, kaybolup gideceğim. O yüzden çok da önemli değil. Ama gündelik hayatta sosyal medyanın günden güne değiştirip, manyaklaştırdığı insanların saçmalıkları arasında tutunmak gerekebiliyor. Red Pill de bu konuda ansiklopedik bilgi gibi.

        Kullandığım kelimeyi kesinlikle yanlış anlamışsınız. Buraya uğrayan ve MGTOW düşüncesine sempati duymuş adamlar burayı okuduklarında kendilerini kötü hissedecekler. Teşekkür ederim.

        1. Şimdi dolaylı olarak diyorsun ki, “Aslında MGTOW falan değilsin, sadece maskülen hiyerarşide yarışacak donanımın olmadığı için karşı cinsin ilgisini çekemiyor ve sevişemiyorsun. Dolayısıyla çok kızgınsın. Yaşadığın boşluğu terim anlamlı bir şeye dayandırma ihtiyacından dolayı MGTOW olduğunu iddia ediyorsun.” Yorumun ilk cümlesinden dahi belli oluyor.

          Hayır, o erkeğin CPD açısından en dipte olduğunun bir göstergesi olabilir ve bir erkek ilkin buna bakmalıdırdaki olasılık işi yumuşatmak için değil, ilk olarak bakılması gereken sorun olduğu için.

          dolaylı olarak diyorsun ki … sadece maskülen hiyerarşide yarışacak donanımın olmadığı için karşı cinsin ilgisini çekemiyor ve sevişemiyorsun

          Yanlış. Çok az erkek bu donanımdan mahrumdur ve internet kullanıp düzgün kelimeler kurarak yorum yazabilen bir erkek bu küçük grupta değildir. Senin bu donanıma sahip olmayan biri olmadığını seni tanımadan yüzde 100 iddia edebilirim o yüzden. CPD açısından dipte olmanın maalesef tek nedeni donanım değil. CPDyi salmak bir nedendir, rekabet etmemek başka neden. Bu arada bunları yazarken ben sadece seni düşünmüyorum ve sana hitaben yazmıyorum.

          Benim tavsiyem şu : kızları ve oyunu boşverdi iseniz en azından kırmızı hapı kendinizi hergün geliştirmek için kullanın. Yani fiziksel, maddi ve manevi olarak.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *