Kadınlar, gökyüzünün yarısını mı tutar?

Women hold up half the sky, Batılı ülkelerde feministlerin sıkça kullandığı bir slogan. Anlamı ise: Kadınlar gökyüzünün yarısını tutar. Yani ne yaptıysak beraber yaptık ama siz sonradan bize kazık attınız. Bizi görmezden gelip yok sayıyorsunuz. Oysa biz varız ve buradayız. A Voice For Men’den Paul Elam, bu konuda çok güzel bir yazı kaleme almış. Ben de çevireyim dedim. Çeviride bazı hatalar olmuşsa şimdiden affola.

Kadınlar, gökyüzünün yarısını mı tutar?

” Kadınlar, gökyüzünün yarısını tutar. ”

Bu ne anlama geliyor?

Şimdi ve sonra, güneşli bir günde Everest Dağı’nda gezinirken gökyüzünün yarısını tutan şu kadınların nerede olduğuna bakıyorum. Bulutlar sudan oluşur ve su ağırdır. Bu yüzden oldukça zorlanıyorlar.

Ama neredeler?

Hımm…

Makara.

İşte bu! Belki de makara sistemi kullanıyorlardır.

Kabloyu ayın çevresine dolayıp bunu makara sistemi olarak kullanarak ve gökyüzünü, vadilerden aşağı doğru çekerek tutuyor olmalıydılar. İşte böyle!

Hımm…

Ölüm vadisi, Khumbu vadisi, Douro vadisi: Hiçbir şey yok. Bu vadilerin hiçbirinde feminist göremiyorum. Bırakın, yalnız bir kablo, ayın çevresinden uzanarak gelsin.

Elbette, Erechtheion’un kadınlarını kastediyor olabilirler.

Erechtheion, akropolis’in kuzey tarafında bir tapınak.

Ama bunlar taş heykeller ve gökyüzünde değil, Yunanistan’dalar. Bir gökyüzünü değil, çatıyı tutuyorlar.

Kadınlar gebeliğin, doğumun ve ailenin kalp atışını tutarlar. Bu, ürkütücü bir yükümlülüktür ve bu, her medeniyetin saygı duyması gerekendir.

Güzellik, merhamet, ihtişam ve sevgi, kadını kadın yapan şeydir ve büyüleyicidir. Bir çocuğun annesine olan bağlılığı sevgiyi tanımlar ve şiir, soluk bir kıyaslamadır. Erkekler; aşk hakkında şiirler yazarlar, kadınlar aşık olmak için doğum yaparlar.

Ünlü feministler şunları söylemiş olsalar bile:

” Çekirdek aile yıkılmalıdır… Nihai anlamı ne olursa olsun, şimdi ailelerin dağılması nesnel olarak devrimci bir süreçtir “

Linda Gordon

” Evlilik, tecavüz pratiğinden gelişmiş bir kurumdur. “

Andrea Dworkin

Evlilik, kadınlar için kölelik teşkil ettiğinden kadın hareketinin bu kuruma saldırmak üzerinde yoğunlaşması gerektiği açıktır. Kadınlar için özgürlük, evliliğin feshi olmadan kazanılamaz. “

Şu anki feminist kuruluşun lideri Sheila Cronin

Erkek nefretinin; onurlu ve makul bir politik eylem olduğunu düşünüyorum.

Robin Morgan– ms. magazin editörü.

Yani; kadınları, aileleri ve kocaları desteklemek, kadınların gökyüzünün yarısını tuttuğunu söylediklerinde feministlerin aklındaki şey değil.

Öyleyse neyi kastediyorlar?

Etrafa bakıyorum. Pencereden bakıyorum. Bir inşaat görüyorum. Yükselen binalar görüyorum. Erkeklerin yaptığını görüyorum, kadınların değil… Gecenin 2’sinde karda sürülen tarlaları görüyorum: Erkek. Sanitasyon( halk sağlığı) işçilerini, itfaiyecileri, petrol sızdırmazlık görevlilerini, ormancıları görüyorum: erkek, erkek, erkek, erkek. Operaya gidiyorum, bestelerin %98’ini erkekler yazmış. Müzelere gidiyorum ve bu güzelliği içinde barındıran yerlerin %95’inin erkekler tarafından yapıldığını fark ediyorum. Matematik teorilerine göz atıyorum: Erkek. Fizik? Erkek. Edebiyat? Çoğunlukla Erkek. Piramitleri, Angor Watt’ı, katedralleri ve şehirlerimizi inşa etmek için kölelik yapanlar? Erkek. Peki ya, yorgun argın ovaları geçen, dağlara tırmanan, okyanuslara yelken açan kaşifler? Erkek, erkek, erkek. Arlington’daki mezarlara ve dizi dizi beyaz mermerlerle ortaya çıkan akıl almaz fedakarlığa bakıyorum: Erkek.

Elbette bazı kadınların katkıları hayrete düşürüyordu. Emmy Noether, Hypatia, Sophie Germain, Curie, Thatcher, Catherine the Great, Boudica. Bu liste neredeyse sonsuz. Bazıları, insanlığa yardım etmek için kadınların gösterdiği fedakarlıkların da göz ardı edildiğini söylüyor. Buna katılıyorum. Yine de, maskülenliğin derin katkılarını ve bilirsiniz işte, inşa ettiği evleri yağmurdan korumak için çatıyı nasıl desteklerini göz ardı etmeyelim.

Şu an kadınların katkıda bulunabileceği ve erkeklerin artık askeri mezarlıklarda yatmak zorunda olmadığı ya da iş yerindeki kazaların %90’ında ölmek zorunda olmadığı bir dönemdeyiz. Bu harika.

Yine de, günümüzden önce, feministlerin bugün söyledikleri şeyi doğrulamak adına bir şeyin yarısını tuttuğunu görmüyorum. Eğer, bu zehirli ifadenin ( kadınlar gökyüzünün yarsını tutar) reddedilemez şekilde kalmasına izin verirsek dolaylı yoldan maskülenliğin hem gösterdiği fedakarlıkların hem de başarılarının önemini azaltmış oluruz. Buna izin vermemeliyiz. Arlington’da gömülmüş adamlar, kadınlarla gökyüzünün yarısını paylaşmadılar: Yaşamlarını verdiler. Eğer; kadınlar, gökyüzünün yarısını tutuyorlarsa, neden o mezarlarda erkekler yatıyor? Eğer feministler, erkeklerdeki zehirli maskülenliği tartışıp bizi cinayet ve mansplaining gibi korkunç kötülüklerle suçluyorlarsa iyilik için kendi kredi payımızı hak ediyoruz ve bu %50’den çok daha fazla.

Yani, şu ana kadar özetle:

-Bulutları tutmayı göz ardı etmişiz.
-Biz( yani feministler olarak) aileleri tutmayı göz ardı etmişiz.
-Erkeklerin katkı ve fedakârlıklarının karşılaştırmalı olarak nispeten yeni olduğunu kabul ettik.Kadınlar, erkeklerin tuttuğu gökyüzünün yarısını yakında tutacaklar mı? Elbette.

Öyleyse feministler, bu zamana kadar neyi tutuyorlardı?

Şöyle dendiğini görürsünüz: – Bir açıklama ve sözler ne söylerse söylesin, sözü söyleyen kişi, düşündüğünü hisseder. – Ama kanıtlama zorunluluğu olmaksızın. Açıklamalar duyguya dayanır.

Fem- splaining’in özü budur: Mantık ve kanıt gösterme yerine, sahte- şiirsel duyguları görselleştirme yoluna gider.

Böyle bir sürü deyiş vardır:

Biri de şudur: “ Kelebekler özgürdür. “

Bunu duyuyorum ve şöyle hissediyorum: ” Vay canına, adamım! Kelebekler özgür. İşte bu, harika dostum. ”

Ya da “ gökyüzünde iki tane gökkuşağı var. “

Sadece bu da değil. Ne anlama geldiğini biliyorum. Ayrıca bunu söyleyenin, bunu söylerken sigara içtiğini de biliyorum.

Veya diğer bir deyişle: Mükemmel bir aday olduğumu ve mükemmel kampanyalar yürüttüğümü hiç söylemedim ama kimin yaptığını bilmiyorum ve bir noktada içinde mizojini( kadın düşmanlığı) suçlaması oluyor.

Bunun ne anlama geldiğini bilmiyor ve bunu söylerken alkollü olduğunu kabul ediyor.

” Gökyüzünün yarısını tutan kadınlar” hakkında söylenen, komik ve aşağılayıcı. İkisinin arasında bir şey. Aileden yoksun kalma( feministlerin kendi aileleri tarafından) çok gülünç. Bu, maskülenliğin fedakarlıkları ve başarılarını azaltarak hor görmek.

Feministler, bu beyanda ısrar ettiklerinde, bezelye yememek için tatsızlık çıkaran çocuklar gibi oluyorlar. ” Hayır, bezelye yemeyeceğim. Erkekler,  bezelye ve brokoli yer. Benim hak ettiğim, NY süper Fudge Chunk gökyüzünün yarı… Yarısını tut… Tutmak.

Evraka! (buldum) İşte bu!

Feministler, bir şeyleri tutuyorlar.

Mühendislikte ve bilimdeki kadınlar katkı sağlıyor: Feministler sadece bir şeyleri tutuyorlar.

Şu an sahiden, kimse gökyüzünü tutmuyor. Gökyüzü düşüyor. Çoğu iyi adam ve kadın, birbirlerine saygı duyarak güzel şeyler başarıyorlar.

Küçük tavuk ise Kadın çalıştayı sınıflarında çok fazla vakit harcıyor.

Feministler bir kez daha “ kadınlar gökyüzünün yarısını tutar” dediklerinde kanıt isteyin. Bu kadar az kanıtla feministlerin sadece bir şeyleri tuttuğunu kabul etmeniz gerekir. Diğer türlü, bizim gelişmemiz için kendilerini kurban etmiş, yerin 183 cm altında yatan adamların Arlington’daki mezarlarına tükürmüş olursunuz.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Sonsuzluk ve Bir Gün

Sonsuzluk ve Bir gün, Türkçe kırmızı hap camiasının en bilinen ve takip edilen yazarlarından biri. Kendisini buradan olduğu gibi twitter hesabından (@sonsuzluk_vbg) ve Ekşi Sözlükten (@sonsuzluk ve bir gun) takip edebilirsiniz.

22 thoughts on “Kadınlar, gökyüzünün yarısını mı tutar?”

  1. Senin şöyle bir sorunun var yazıyı tam okumadım bu arada , bazı ünlü felsefeci veya psikoloji de ün yapmış kişilerin görüşlerini veya aforizmalarını direk doğru bilgi olarak alıyorsun , aslında hata ediyorsun. O kişilerin yaşamlarına bakarsan ne kadar aciz olduklarını görürsün ve değişemediklerini , ota boka bilmeden eleştiri (vızzıklama) savurduğunu görürsün , bilgi felsefesini ve doğru soru sormayı öğrenmeni tavsiye ederim, the red pill öğretisi de hayat hakkında yetersiz bunu da başka bir zaman anlatırım , konuya ani giriş oldu ama neyse umarım tavsiyeleri değerlendirirsin…

    1. Ekside feminist bir teyzeninde, durumum vardı okumadim ama bla bla yazisini hatirlatti bu bana. Smit guzel bir ayar vermisti zaten ilgili entry;
      Spoiler
      sana gelince doktor bozuntusu, daha önce yazdığına cevap vermiştim* ama belli ki insan gibi yazmak işe yaramamış, yazdığın çok matah bir şeymiş gibi bir de ekşi şeylere taşınmış. sen odana gelen hastaya “anlattıklarını dinlemedim ama sana koyduğum teşhis bu ve al işte bu da reçeten” diyebiliyor musun? burada yaptığın tam olarak bu. bunu diyen birini de doktor yerine koyanın ta kafasını sikeyim.
      Spoiler.

      1. Adam okumamış bir de üstüne yazı ile alakasız copy – paste gibi duran bir yorum yapmış 😀

        bazı ünlü felsefeci veya psikoloji de ün yapmış kişilerin görüşlerini veya aforizmalarını direk doğru bilgi olarak alıyorsun , aslında hata ediyorsun. O kişilerin yaşamlarına bakarsan ne kadar aciz olduklarını görürsün ve değişemediklerini , ota boka bilmeden eleştiri (vızzıklama) savurduğunu görürsün , bilgi felsefesini ve doğru soru sormayı öğrenmeni tavsiye ederim, the red pill öğretisi de hayat hakkında yetersiz bunu da başka bir zaman anlatırım , konuya ani giriş oldu ama neyse umarım tavsiyeleri değerlendirirsin…

        Ne felsefecisi, ne psikolojisi? Bu yazıyı değil sitenin genelini kastediyor galiba.

        Konuya ani giriş deyip hiçbir konuya girememiş ama bir ara girer belki.

        1. Sitenin genelineydi , hastalıklı bir insan olman zerre sikimde olmaz iyileştirmek sana kalmıştı fakat sen taklide sığınıyorsun , sana da hayatta başarılar (başardı) heheheheheh

          1. Ah bir de ne dediğini anlasam. Artık ne konuşuyorsan bir değişik. Kelimeler Türkçe ama konuştuğun nece bir bok anlaşılmıyor 😀 Cünüp cünüp çok fena çarpılmışsın.

          2. Anlamanı beklemiyordum zaten yarram , bu çürütme yazılarını siteye gelen hayalperest yeni yetmeler okur da yüz çevirip kendisini kurtarır felan diye yazdım sen siklendiğin için değerli hisset diye değil 😉 , neden cünüpüm? Anan sağolsun ehehehehehe

          3. Heveslenme öyle sen 65 yaş üstünü bile ancak rüyanda görürsün. Bu zekayla klavye kullanabilmen bile başarı.

      2. He amk ekşide ki teyzelerle kıyasladı şimdide , ekşici değilim bir kere onu söyleyeyim. Hastalıklı sürülere tabi olmam bu yüzden. Benim tarzım bu yani hakikati bağırırım isterseniz götünüzden anlayıp saldırıya geçersiniz isterseniz de götünüze sokarsınız sizin bileceğiniz iş 😉 Ayrıca hastalıklı bir insan olduğunu belli ettin hayatta başarılar (başaramadı) ajjajajajajajaj

        1. Oglum demek isterdim ama yazım tarzın daha çok dişi birini andırıyor.
          Şimdi devrik devrik cumlelerle bir yere varamazsin bu 1
          Karsi argumanlarin varsa uslubuna uygun bir sekilde ifade edersin, bizde uygun bir sekilde cevaplariz bu 2
          Burasi ağlama duvari değil şikayetin varsa feminist kulupleri sana acik bu da 3.

          Burdaki arkadaslar mukemmel bir amme hizmeti yurutuyorlar kendilerine ciddi bir tesekkur borcluyuz.Bende borcluyum zira bu felsefeyle 2010’da tanistim ama 1 kisi haric kimseyi matrix den uyandirmadim.Bu cidden redpill önculerine karsi bir borctu benim uzerimde sagolsunlar arkadaslar bayagi bir paylasim yapmislar.

          Admin arkadasim eger bos zamanlarim olursa bende bir kac makaleyi cevirip size yollamak isterim yayinlarsaniz memnun olurum.Bu felsefe yayilmali.

          1. Beni dişi sandı lan asdasdasdasd , bir de feminist gruplarına ağla dedi 😀 , ne alaka amk ağlama duvarı da ne alaka xd

        1. Seri bir şekilde beta saldırısı yapmışsınız lan adama?
          ‘Konuya ani giriş deyip hiçbir konuya girememiş ama bir ara girer belki.’ diyerek direk dişi imalarında bulunmuşsun.
          İşte bu yüzden betalar alfa olamıyor..Paylaştığın metnin yarısında ‘ne diyor bu değişik aq’ dedim,cünüpü görünce tebessüm ettim.
          Ha bu arada arkadaşlara tavsiyem yazılan yazılanların içinde çarpıtmalar yahut deli saçması kısımlar var,aklınızla doğru olanı seçin her sikimi özümsemeyin.

  2. The Red Pill öğretisini anladıkça ve uyguladıkça bir şey farkettim .Trp öncesi gözümde bir perde varmış ve o perde kalkmış .İnsanlara bakınca ,toplumu inceleyince artık her şey güç,hipergami para ,statü ,savaşlar ,psikoloji, beden dili ile zihnimde canlanıyor .Bazı gerçeklikler beynimize kazındı.Zihnimde acı gerçeklikler ile öğretilmiş yalanlar çarpışıyor .Sağol üstad

    1. Aynı durum bende de var.
      Gerçekleri görmek ne kadar acı olsa da alıştıktan ve içselleştirdikten sonra her şeyin yol haritası önüne seriliyor. Trp, kendini geliştirmen, kendi potansiyelini gerçekleştirebilmen için rasyonel bir sebep veriyor insana. Sosyal mekanizmanın çarklarının nasıl döndüğünü, birbirine nasıl bağlandığını görüyorsun.
      The Matrix’teki o meşhur yeşil kodları okumak gibi.

  3. :)) Feministler bir şeyleri tutuyor ama tuttukları şey gökyüzü değil.

    Gençler, bu arada gözünüzdeki perdenin kalkması beni çok mutlu ediyor. Hepiniz daha iyi yerlerde olacaksınız ve sağlıklı ilişkiler kuracaksınız. Buna hiç şüphem yok.

  4. Sitenin geneline…..
    Komik olan şu ki hayatın anlamını statüye ve güce tapan akılsız dişilerde arıyorsunuz . Bir de hipergami var ki benim en sevdiğim konu. Tam da akılsızlar ligi konusu. Size garantisini veririm ki böyle giderse hayatta sadece maddi şeylere yönelmekten , güce tapan akılsız dişileri elde edecek kıvama geleceksiniz ve içinizde ki boşluk asla dinmeyecek . At fava beqle, götünde ki kıllar dahi beyazladığında ne kadar boş bir amaç uğruna mücadele ettiğinizi de anlacaksınız. Lan olum bari hastalıkları,travmaları iyileştirip aklınızı geliştirin diye öneri vereyim dedim adam erken teşhis koyup yüzüne vurduğum için köpürdü asdasdasdasdasd , akıl sahipleri tarafından herşeyin ne bok olduğu ortada yani senden güzel bir vızzıklama bekliyorum kalitelisinden hade bakem erkek adam puhahaahahhah

  5. Hayatta kendinizi geliştirmeyi bile bunun için yapıyorsunuz demek istedim geçen yazımda , cümle olarak yer vermedim diye bana red pill vızzıklamayın sonra eheheheeheh

  6. Cünüp bence sen feminist bir ajansın, burada hakikati gören kişilere karşı bir algı yapmaya çalıştığın belli. Ama artık uyanmaya başlıyoruz ve sizide feminizmide başınıza yıkacağımız günler yakın. Bekleyin ve görün, gümbür gümbür geliyoruz, çalışarak ve hiyerarşik düzende yükselerek yasa yapıcı makamlara geldiğimizde bu şer devrini kapatacağız ve elit toplumun temellerini atacağız.

    1. Cünüp insanını “ibnelik olsun diye sitenize sardım şimdi” deyince spam filtresine havale ettim, ona sarsın istediği kadar. Elemana cevap hakkı doğurmayın 😀

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *