Saha Raporu: Bir çuval inciri berbat etmek

Sene 2013. Meriçliğin ve betalığın doruğuna çıktığım, sonrasında ise reddedilmekle kalmayıp sosyal ortamda diğer kızların da maskarası olduğum bir ilişki girişimden yeni çıkmıştım. Zaten o güne kadar da kavga dövüş ilişkimi sürdürdüğüm bir sevgilim olmuştu, ondan sonra da karşılaştığım ve oneitis haline getirdiğim kız ise resmen beni rezil ederek reddetmişti. Ruhsal olarak bitik durumdaydım, sadece dışarıya çaktırmıyordum. İşime ruh gibi gidip geldim, batsın bu dünya modundaydım.

“Yeter artık bu böyle gidemez, ben nerede yanlış yapıyorum” deyip sözlük ve İngilizce forumlar sayesinde PUA bloglarıyla tanıştım. Ve gördüm ki benim durumumda milyonlarca erkek varmış hem Türkiye’de hem de dünyada. Tabii o zaman Red Pill falan tanımıyorum ama bir ay gibi kısıtlı bir zamanda okuduklarım perspektifimin olumlu yönde kaymasına acayip etki etmişti. Kızlarla nerelerde yanlış yaptığımı tespit ettim ve gündüz oyunu kafama yattığım için bunu denemeye karar verdim. Ancak ufak bir şehirde yaşadığımdan (daha önceki rezaletimden ötürü) hiçbir ortak arkadaşım olmayan ve sosyal ortamımı etkileyemeyecek hatunlara yürümeye başladım. İşte anlatacağım hikâye de başarısız ama ilerideki başarılarımın temelini oluşturacak bir hikâye. Hatta ilk deneyimlerimden biri diyebilirim, ondan felaketle bitti ya zaten ☺

Bir gün uçakta yanıma esmer bir hatun oturdu. Esmer pek sevmem aslında ama bu yüzü ve vücudu bakımında HB8 diyeceğim bir kızdı. Zaten daha deneme aşamasında olduğum için hemen planı devreye sokayım dedim. Yurtdışı seferi olduğundan yolculuğumun uzunluğuna güvenip harekete geçmek için kendime biraz zaman verdim. Normalde bunu yapmamak lazım, çünkü sen cesur olacaksan o doğru an asla gelmez. Ama ben 3 saatlik yolculukta nasıl olsa malzeme çıkar pusuya yattım, kıza ilgimi asla belli etmiyorum. Hatunda da Türk kızındaki klasik resting bitch face mevcut. ☺

İnişe yarım saat kala tuvalete gittim geldim, orta koltukta oturduğumdan yerime geçmek için kızın koridor tarafındaki koltuğundan kalkıp bana yol vermesi lazım. Ama kızda tık yok, beni görmedi bile. İşte beklediğim fırsat geldi deyip eğildim ve kızın yüzüne imalı bir şekilde bakmaya başladım. Kız aniden yol vermediğinin farkına vardı ve “ay pardon ya kusura bakmayın” deyip hemen kalktı. Yerime oturup yüzümde hafif dalga geçer bir gülümsemeyle dönüp “korktun galiba?” dedim. Kız hemen gülümseyerek ya dalmışım falan deyip durumu toparlamaya çalıştı. İlk buzu rahatça kırmıştım.

Tabi kız konuştu diye mal bulmuş mağribi gibi atlamayacaksın, kelimeleri idareli kullanmak lazım. Biraz daha vakit geçtikten sonra inerken yanımızdaki Fransız kadınla fransızca konuştuğunu görünce hemen kimmiş neciymiş öğrenmek için “aa Fransızcayı nerden öğrendin” falan deyip adını gittiği okulu da öğrendim ve uçaktan indik.

Burada kritik nokta kızla ilk konuşmayı fazla uzatmamak, mümkünse 10-15 dk. Ben hemen pasaport ve valize onun önünde gittim ki kız bu da karşılık alınca yapıştı deyip yokluk zihniyetiyle yaftalamasın. Daha sonra danışmada bir şey soruyormuş gibi yapıp oyalanarak onun gelmesini bekleyeceğim tabii ☺ bunlar hep tabi kızın bana yazıyor algısını yönetmek için. Beklediğim gibi de oldu, çünkü ben danışmada metroyla ilgili bilgi alırken o da valizini almış gözleri beni arıyordu. Bunu görünce elimle gel gel deyip çağırdım. Gelince tabi “ben olmasam kayboluyorsun ya iyi ki denk gelmişim uçakta sana” deyip takılmayı da ihmal etmedim, tabi kız yine güldü hiç bozulma yok.

Fakat bi yandan içimde de inanılmaz bir heyecan var, eski ben olsam meriç gibi kıçını yalayacağım kızla dalga geçmek takdir edersiniz ki yeni haplanmış erkek için resmen devrim. Yine de sonuna kadar heyecanı koruyup kapıdan ayrılırken numarayı istemeyi düşünüyordum ki,

Kız numaramı istedi!

Yaşadığım şoku anlatamam. Eskiden olsa hayatta bakmaz diyeceğim, zaten benim de reddeder deyip konuşmaya cesaret edemeyeceğim kız kendi ağzıyla numaramı istiyordu. İçimden vay amk bu işler bu kadar kolay mıymış deyip geçmiş günlerime bi anlığına da olsam üzüldüm. Numarayı versem de arayıp aramayacağı belli olmadığı için “sen numaranı ver ben seni ararım” dedim. Numarasını verdi ve oradan uzaklaştık.

Şimdi diyebilirsiniz ki nerede incir berbat olacak? Normalde PUA ve Red Pill camiası, numarası alınan kıza ilk mesajı atmak için en az 2-3 gün beklenmesi gerektiği konusunda hemfikirken ve ben de bunu bilirken iki saat sonra kıza whatsapp üstünden “bu benim numaram, kaydet istersen” diye yazdım, üstüne de şu gün buluşalım mı diye sordum. Üstüne bir mallık daha yapıp niye cevap vermedin diye sıvadım. Tabi kız kendisiyle tanıştıktan 2-3 saat sonra buluşma daveti yapan bir adamın yokluk zihniyeti farkedip dönmek bile istemedi. Son ana kadar harika getirdiğim yürümeyi tek bir hamleyle batırmış oldum.

Çıkarılacak dersler:

1. Her ortamda tetikte olun, algılarınızı burada olmaz deyip kapatmayın. Gündüz oyunu oynuyorum diye illa kız tavlamak amacıyla dışarı çıkmanıza gerek yok, bu amaçla gitmediğiniz yerlerde de (havaalanı, market, konser vs.) hatunlara yürümek için acayip fırsatlar çıkacak. Hatta bu tarz ortamlarda bar vb. gibi yerlere göre rekabet daha az olduğu için kızlar olayın doğallığına kapılıp diyaloğa daha açık olacaktır.

2. Mizahın gücüne inanın. “Kız çok güzel, dalga geçersem bozulur konuşmaz” deyip dilinizi tutmayın. Zaten kız kendisini gücendirmeyi göze alarak dalga geçen erkekleri daha özgüvenli bulacaktır, bu onun dış görünüşünden etkilenmediğinizin kanıtı. Tabi dalga geçerken dozu iyi ayarlamak lazım. Direkt hakaret olmamalı.

3. Bu dalga geçme olayı aynı zamanda kıza kendini açıklama ihtiyacı hissettiriyor ki bu güzel hatunların hiç yaşamadığı bir şey. Zira güzellikleri yüzünden her hareketlerinin tolere edilmesine o kadar alışmışlar ki kendilerine hareketinden ötürü garip bakan birini gördüklerinde afallayıp aksini ispatlamaya çalışıyorlar. Muhabbet ortamını körükleyen ve kızın size kendini beğendirmeye çalışmasına yol açan bir durum.

4. Kıyafetiniz her daim iyi olsun, her yere sanki az sonra bakanlar kurulu önünde sunuma çıkacakmış gibi giyinerek gidin. Bunun çok faydası oluyor, hatta kıza karşı buzun yüzde 70’i tipten ziyade iyi giyimle kırılır. Nerden başlarım diyorsanız erkek modası takip edin, tabi efemine tiplerin olduklarını değil. Hiçbir şey bilmiyorsanız koyu renk takım elbise giyin amk modası geçmez ☺

5. Numara aldıktan sonra ilk mesajı atmak ve buluşmaya davet etmek için mutlaka 3-4 gün bekleyin. Ben bunu acı bir tecrübeyle öğrendim. Anında iletişime geçmek yokluk zihniyetinin en büyük kanıtı. Unutmayın, bu süre içerisinde kızla iletişim kurmadan kaybedeceğiniz hiçbir şey yok ama ağzınızı açtığınız anda benim gibi olayı mahvedebilirsiniz.

6. Cevap gelmezse veya bu shit testin kralıdır, benim gibi ikinci mesajı atıp da iyice batmayın. Politikanız mesajı at ve unut olmalı, cevap vermek onun sorunu. İkinci ihtimal de buluşmaya gelemem deyip alternatif sunmaması. Burada da sen bilirsin deyip birkaç gün sonra tekrar denemek lazım.

7. Kıza yürüme olayı bir bütündür, maalesef tek bir hayatı bile affetmiyor. En azından başlarda hatayı sıfıra indirmek lazım. Çünkü ilk izlenimi nasıl verirseniz ilişki de öyle devam eder. Oyunun adımlarını kendinize uyarlayıp standart bir taktik planı geliştirmek bu yüzden önemli.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Çeviri Manyağı

Sitenin anti-feminist ve gözlemci abisi, kardeşi.

12 thoughts on “Saha Raporu: Bir çuval inciri berbat etmek”

  1. Saha raporu için teşekkürler. Gerçekten de bir çuval inciri berbat etmişsin 😀

    Ben bu bağlamda kıza aynı gün mesaj göndermenin fazlaca negatif etkisi olacağını düşünmüyorum. İlk mesajında “kaydet istersen” yazman sorunlu. O kelime yokluk belirtisi. Ayrıca ilk mesajda da kıza takılman daha iyi olurdu.

    Ama tek hamlede hem sıçıp hem de sıvadığın kısım “neden yazmıyorsun” diye mesaj atman. Kızlar, özellikle güzel olanlar, mesajını hemen görseler de hemen mesaj atmazlar. Zira bu en sağlam yokluk içindeki beta tuzağıdır. Ben sonradan birlikte olmasına rağmen ilk mesaja 2 gün sonra cevap vereni de gördüm.

    Kızla dalga geçmek olayının adını Kadınlar için uğraşmak yazımızda koymuştuk :

    “Eğer erkekler tanıştıkları kızlara 12 yaşındaki yaramaz kız kardeşine davranır gibi davransaydı. Tüm ilişki problemleri çözülmüş olurdu.”

    Son olarak da klişe olacak ama çok güzel kadınlara yürümeye eli yüzü düzgün efendi elemanlar hiç cesaret edemediklerinden, yürümeye bu kızlar daha sıcak tepki verebilir. Gözlerinizde “beni al” yavru köpek bakışı ve beta vücut dili olmadan yürürseniz tabii. Muhtemelen HB6.5 bir hatuna HB8 bir hatuna olduğundan çok çok daha fazla erkek yürüyordur.

    1. İşte bunlar hep acemilik hocam, ilk başlarda ne kadar haplansan da içindeki beta seni bırakmıyor. Ondan sonra kafama silah dayasalar cevap gelmeden ikinci mesajı yazmadım zaten 😁

  2. Gayet güzel gidip wp de sıçmak hiç olmamış, yinede ellerinize sağlık

    Hocam şu inci sözlükteki “bunu çok sık yapmam” ve “buraya gel çok şey kazanacaksın” yazısını okuyup yorumlar mısınız? Özellikle bunu çok sık yapmam ı okuyup yorumlayın, o herifin dedikleri doğru mu merak ediyorum çünkü kadınlara nefret kusarcasına konuşuyor adam

    1. O elemanın dediklerinin ne kadar saçma olduğunu zamanla anladık
      Kadınları seviyoruz nefret edilecek bir şey yok .Zaten atalarımızın yolundan gidiyoruz bizler.
      ALFA dedelerimizin izinden…
      Tek sorun Feminist propaganda yüzünden kadın doğasını anlamadan büyütülmüş olmamız.Trp bize gerçekleri öğretiyor .Sızlanmak ,mızmızlanmanın biz erkeklere yakışmadığını GÜÇLÜ OLMAMIZ gerektiğini öğütler.Aslında her erkeğin bir çeşit ASKER olduğunu söyler.Hatta şöyle bir yazı vardı
      “Svbg hocamızın çevirisiydi İLLİMİTABLE MAN dan alınmıştır
      Erkekler doğmamıştır. olgunlaşmıştır. fakirlik, zorluk, hayal kırıklığı, baskı, acı… bunlar oğlanları erkek yapan şeylerdir. bu yüzden red pill’e geldiniz. bu nedenle oğlanlar askerden erkek olarak gelirler. karmaşa ve acı güçlü bir erkeğin zihnini oluşturur. sıkıntılarını aşamayan ve bunlardan ders çıkaramayan erkekler büyüyemez. erkekler önceki hallerinden daha güçlü olmak için, önlerinde oluşan problemi mantığıyla çözmelidir. erkekler asla doğmazlar. onlar ekonomik, mental ve fiziksel açıdan kanlı savaşların ortasında dünyaya gelirler. bir erkek farklı tipte bir askerdir. erkek, korkusunu bastırmayı ve bunun üstesinen gelip başarılı olmayı öğrenmiştir”

      BAŞKA BİR YAZI DAHA VAR güzel bir yazı . yargo (ekşi yazarı hocamız)
      Beni çok etkilemişti bu yazı .Arada açar okurum…

      “trp ile tanıştığımda (çok detay vermek istemiyorum) zor bir durumdaydım. üretkenimdir, ortalamanın bir tık üstü bir müzisyenim, para kazandığım mesleğimde ise türkiye’nin ve ortadoğu bölgesinin en iyisi olduğuma dair berat ve sertifikalarım var. ama üretkenlik tek başına yeterli olmuyor. işinde (bırak türkiyeyi) dünyanın en iyisi bile olsan, kendini pazarlamayı bilmiyorsan eğer hak ettiğinin çok altında bir işte çalışır, hak ettiğinin çok altında bir hayat yaşarsın. bu durum ilişkiler için de tümüyle geçerlidir.

      ben birşeyler başardığımda bunu disiplin ile değil motivasyon ile yapabilen bir yapıya sahiptim. bu durumun, erkeği betalaştıran yetiştirme tarzının bir sonucu olduğunu biliyorum. hayatımın yarısını saçma bir eğitim, öğretim, ahlak ve duruş ile geçirdim. diğer yarısını da bunların yanlış olduğunu öğrenip düzeltme çabasıyla geçirdim.

      disiplin, cesaret, azim vs. sonradan kazanılabilir. kaç çeşit yolu var bilmiyorum ancak travma bunlardan biridir. ağır travmalar insanın hayatında büyük değişiklikler yapmasını kolaylaştırır.

      “nereye bağlayacak bu herif” diyenler için müjde: the red pill travması ile birlikte paket olarak geliyor.

      az biraz kafası çalışan insan trp’nin öğretilerini kendi deneyimleri ile karşılaştırdıktan sonra bir neden – sonuç zinciri kurabilir. bunu tüm başarısız deneyimleriniz için yaptığınızda nur topu gibi bir travmanız oluyor. “aslında bu kadar basitmiş” dedirtiyor. o kızın seni neden zart diye terkettiğini veya aldatıldığını, o iş görüşmesinde neden kendini layığıyla pazarlayamadığını, çevrende genel olarak neden hak ettiğin saygıyı göremediğini anlıyor ve kendine kızıyorsun. eğer tembellik iliklerine işlemişse kendine kızdığınla kalırsın ama çoğunlukla bu travma bir marş dinamosu görevi görür, seni az biraz ittirir, harekete geçersin. kendine / davranışlarına daha yukarıdan bakıp yanlışlarını görür ve düzeltirsin. kendi kendinin ebeveyni olursun. kendi frame’in, duruş’un oluşur.

      – bu frame ile ne yapıcaz abi?
      – ne istiyorsan yap canım

      burası bir kırılım noktasıdır. buradan sonra isteyen pick-up artist olup 3 haneli rakamlara geçecek kadar kadınla birlikte olur. isteyen işine yatırım yapar, isteyen kendini gerçekleştirir, ya da hepsini birden yapar. skeptico’nun “bu çekiç böyle kullanılır ama bununla ne yapacağına sen karar verirsin” örneği tam olarak burasıdır.

      askeri eğitimin / askeri okulların başarısı buradan gelir. orada feminenlik yoktur, dolayısıyla kız gibi mızmızlanma / şikayet etme / tembellik gibi durumlar yoktur. sosyal hayatta işe gidip para kazanmak zorunda olduğu için ortalarda göremediğimiz baba figürünün eksikliği askeri okulda yoktur. orada örnek alınacak kapı gibi komutan ve eğitmenler vardır. askeri okullar mızmızlanan kız çocuğu gibi oğlan yetiştirmezler. kendi kendine sözü geçen, disiplinli, istikrarlı erkekler yetiştirirler. ilkel primat duygularımız 21. yüzyılda hayatta kalmak adına hiçbir şey bilmiyor. bu yüzden duygularını dinleyen değil mantığı ile hareket eden, katı bir şekilde kendine söz geçirebilen, disiplinli insanlar kaçınılmaz olarak başarılı olur. bu yüzden gata’nın kalitesi yüksektir, bu yüzden insanlar orada tedavi olmak ister.”

      ailedeki disiplin eğitimi bu yüzden çok önemli. eğer disiplinli olacak şekilde yetiştirilmediyseniz bunu sonradan kazanmaya gayret göstermelisiniz. ideal ölçü “alman disiplini” diye örnek gösterilenin bir tık fazlasıdır. almanların çocuklarına verdiği disiplin eğitimi, almanyanın, dünya savaşından sonra tekrar dünya devi olmasını sağladı. hem de 2 kez.

      Bu yazılar final döneminde olmama rağmen bulaba kadar canım çıktı ama değer bence .Sizlerin okumasını gerçekten istiyorum dostlar
      Saygılar
      Kolay Gelsin

  3. 3-4 gün sonra fransıza bir açılış cümlesiyle giriş yapsaydın keşke
    Hatta NEG ATMAK çok iyi ama RECEP İVEDİKTEKİ GİBİ AAAA YÜZÜNDE BEN Mİ ? BOK SIÇRAMIŞ GİBİ DURUYOR DEĞİL
    kadınlar sürekli uygun zamanı olan erkeklere saygı duymazlar
    Kendinize meşguliyet havası yaratın yada gerçekten meşgul olun kendi işinize odaklanın

  4. Hocam ayrıca bir sorum olacaktı da
    Mesajlara geç cevap yazan kız için ne yapabiliriz ? Çevrimiçi olduğu halde 3-4 dk sonra yazan tipler yada 1-2 saat sonra cevap verenler oluyor
    Bazen son görülmeye bakıyorsun gerçekten de whatsaba kız girmiyor şaka gibi ; halbuki kızların telefon elinden düşmez .Bu noktada kafam karışıyor .Mesaj gelince de kendini hoş etmeye çalışıyor .Zone a atmaya çalışıyor belli ki

    .Ayrıca böyle ortamlarda gördüğü erkeklere Ayyy canım cicim bitanem diyen hatunlar Potansiyel Erkekleri ; Sen erkek mi olacan beni mi tavlayacan oyyy kıyamam ÇEKİL KÖŞEDE KUMUNLA OYNA HADİ YAVRUM dürtüsüyle mi böyle abla gibi davranıyorlar ?
    Çok denk geldim hatta birinin ağzına sıçtım bitanem dedi diye

    1. Öncelikle herhangi bir kızı bu şekilde takip etmeyi bırakın. Mesajı atın ve kızı hatun size kendini hatırlatana kadar unutun. Kız görmüş mü, ne zamandır cevap vermiyor diye sürekli bakmak, kızı ödül sizi de onu haketmek için kıç yalamak zorunda olan kişi yapar. Hem de kendi gözünüzde. Farkında değilsiniz ama bunlar ruhunuzu yaralayan şeyler. Buna karşı tüm iradenizle karşı koyun. Bunlar işte sizin ruhunuzda maskülen benliği çıkaracak ve bir kızla yüz yüze olmanız gerekmeyen gelişim fırsatlarıdır.

      Eğer elinizde yeterince tabak yoksa, 2 gün sonra bir önceki mesaj hiç olmamış gibi birşey daha yazın. Eğer ona da cevap yoksa, kız ödülü kaçırdı. Sizin derdiniz değil.

      Ve evet, bazı kızlar cevap vermez ve o kızla birşey olmaz. O kıza yazacağınız ve bunu yazdınız diye size cevap verdirecek sihirli bir mesaj yok. Özellikle kızlar sizi yüz yüze reddetmekten çekindiklerinden size telefonlarını verecektir ama sizin mesajınıza cevap vermeyecektir. NEXT eyleyin.

      Türk kadınının resmi uydu erkek ilanı -cığım, -ciğim ekidir. Mahmutcuğum diyen hatun sizi yörüngeye fırlatıyor demektir. Canım, cicim, birtanem, bunun türevleridir.

  5. Yorumlar efsane beyler. Meriç kelimesi ne kadar komedi lan. Her seferinde gülüyorum amk. Mesaj olayını ErkekAdam’ın dediği şekilde yapıyorum ve işe yarıyor. İt-çek olayı: Bir gün mesajlaşıyorsam, ertesi günü kesinlikle yazmıyorum. Gelişme aşaması şu: Hakikaten yazasım da gelmiyor. O yazdıktan sonra da onların yaptığı gibi, bildirimden kaydırıp, mesajın ondan geldiğini görüyorum ve en az 30-40 dk dan aşağı cevap atmıyorum. Abuk subuk şeylerden tekrar mesaj atıyor sonra.

  6. Kızların ne kadar ucuz varlıklar olduğunu hayat bana hergün biraz daha öğretiyor.Bu yazıda da anlatıldığı gibi maskülen ve opsiyonları olan erkekler namusluyum diye gezen o kızları yarım saatde altına alır ve emin olun ki bu kadar net yazıyorsam birşey bildiğimden yazıyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *