Vaka Çalışması – Aldatan Adam

Sizin Boşanan Adam’ın yazılarını –şimdilerde yazmasa da- halen keyifle okuyorum. Ben de bir Boşanan Adam’ım. Ama bana asıl yakışan isim Aldatan Adam…

Oysa ben mazbut, evine bağlı, eşinden başka hiç kimseye bakmayan, baksa bile kısa sürede gözünü çeviren, hatta baktığından dolayı pişmanlık duyup kızaran ve bu yüzden de karısına yakalanan bir adamdım.

Eşimi çok seviyordum. Hatta aptallık derecesinde seviyordum. Gözümde hiçbir kusuru yoktu. Hayatımın bütün 20’li yıllarını onunla geçirmiştim. 10 yıllık beraberliğimizin 6 yılını evli olarak yaşadık. Aldatmıyordum. Oysa cinsel hayatımız da öyle ahım şahım değildi. Bir çok kez “Bu gece olmaz” sözüyle karşılaşmama rağmen, bunu pek de kafama takmıyordum.

Ama bir gün her şey değişti…

O gün eşimin işten çıkacağı saatlerde iş yerine telefon ettim. Arkadaşları biraz önce çıktığını söylediler. Bu ilk kez oluyordu. Şaşırdım. Erken çıkmak hiç adeti değildi. Olağanüstü bir durum varsa zaten bana haber verirdi. Ben eve döndüm ve onu beklemeye başladım. Gece yarısı olduğunda hala gelmemişti. Ve ben bütün saflığımla başına bir şey gelmiş olabileceğinden korkuyordum.

Saat 2 olduğunda kapı açıldı ve o içeri girdi. Kalktım ve telaşla onu merak ettiğimi, bir şey mi olduğunu sordum. Bir anda içkili olduğunu farkettim. Aman tanrım… Bu benim karım olamazdı. Bana yanıt bile vermedi ve içeri gidip yattı. Sabah uyandığında konuşmak istediğimde ise, dışarıda arkadaşlarıyla içmeye hakkı olduğunu ve buna karışmamam gerektiğini söyledi.

Haklı gibi görünüyor değil mi?

Oysa karımın benim tanımadığım hiç arkadaşı yoktu ki. İçmeye de gideceksek hep birlikte giderdik. Demek ki yeni arkadaşlar edinmişti. Yani ben iyi niyetle öyle düşünmüştüm.

Karımın geç gelmeleri haftada 2’ye 3’e çıktığında bir gariplik olduğunu sezmeye başlamıştım. Ama özgür ve çağdaş düşünceli olan ben, bir hesap sorma olayına giremiyor, içim içimi yerken ona sadece, “Bari giderken haber ver de merak etmeyeyim” diyordum. Ama o, bunu bile yapmıyordu.

Bu durum birkaç ay daha devam ettikten sonra, onun olmadığı bir akşam ben de dışarı çıkmak istedim. Beyoğlu’nda karımın ve benim severek gittiğimiz bir bara gittim. Bardan içeri girdiğimde gözüm bir masaya takılı kaldı. Masada oturan kişi, nişanlılığımız sırasında karımı tavlamaya çalışan, bizimle aynı meslekten bir adamdı. Karşısında da bir kadın oturuyordu. Kendi kendime “Demek sonunda birini bulabilmiş” diyerek yürüdüm. O masayı geçtim ve karşısındaki kadının kim olduğuna bakmak istedim.

İşte o an bütün bar üzerime yıkıldı. Çünkü onun karşısında oturan kişi benim resmi nikahlı karımdı…

Sonrası basit…

Eve döndüğümüzde iyi bir kavga, ertesi gün benim evden ayrılışım ve 1 ay sonra da boşanma…

Boşandıktan sonra eve kapadım kendimi. Her akşam bir küçük rakı ve beyaz leblebiyle sarhoş oluyor, ancak öyle uyuyabiliyordum. Yapılanı bir türlü içime sindiremiyordum.

O günlerde karşıma biri çıktı. Alımlı, akıllı, sevgi dolu ve tabii ki güzel vücutlu biri…

Harika günler geçirmeye başlamıştım. Hep tek eşliliğe inandığımdan çok geçmeden ona evlenme teklif ettim. Etmez olsaydım… Bir anda onun aslında psikolojik rahatsızlıkları olan, kompleksli ve kıskanç biri olduğu ortaya çıktı. Ayrılmaya kalktığım zamansa yaptığı şey bana çok pahalıya mal oldu. Cinsel ilişkilerimiz sırasında hep ben korunurdum. Ama bir gece şiddetli bir kavganın sonucunda, tutkuyla sevişmeye başladığımızda ilk kez “Prezervatif istemiyorum. Zaten günüm de yaklaştı” dedi. Kandım. Bana hamile olduğunu ve artık evlenmemiz gerektiğini söylediğinde beynimden vurulmuşa döndüm. Bunu neden yaptın diye sorduğumda ise “Seni kaybetmemek için” deyiverdi. Resmen bir kez daha aldatılmıştım. Çocuğu aldırmaya razı ettim elbette. Ama bu olayın yarattığı yıkıcılığı anlatmama gerek yok sanırım.

Ondan ayrıldıktan sonra kısa süreli ilişkiler yaşadım. Ama vazgeçmiş değildim. Hayatımda sadece bir kişinin olmasını ve evlenmeyi düşünüyordum.

Biri daha çıktı karşıma…

Yine mükemmel başladı, mükemmel gelişti. Tam sırasında yine aynı aptallıkla evlenme teklif ettim. Üstüne bir de araba hediye ettim. Ama arabayı alan hatun ortalarda görünmemeye başladı. Üstüne üstlük benden soğuduğunu falan da gevelemeye başlayınca olay koptu…

Ve birden içimdeki canavarın harekete geçtiğini hissettim. Bu canavarın adı –her ne kadar kabullenemesem de- intikamdı.

Öncelikle acayip severken, beni piç gibi ortada bırakan bu kadına dersini vermeliydim. Hemen birini buldum. Bu onun çevresinden biriydi. Benim o kişiyle olduğum da çok geçmeden onun kulağına gitti. Ve telefonlar başladı. Hata yaptığını aslında beni hiç unutamadığını söylüyordu. Kozlar artık elimdeydi. Üstelik diğer kişiden ayrılmadan, onunla da birlikte olmaya başladım.

Tanrım bu ne büyük bir zevkti. Yalan söylüyordum. Yalan söylerken de keyif alıyordum. Birinin kulağına fısıldadığım aşk sözcüklerini, aradan bir saat geçtikten sonra buluştuğum diğerine de fısıldıyordum ve bu beni hiç rahatsız etmiyordu.

Biri daha çıktı karşıma. Onu da ikiletmedim tabii ki. Aynı anda üç kişiyle beraberdim. Trafiği idare etmek zor oluyordu ama aldığım keyif bu zorluğa değiyordu.

Artık Aldatan Adam’dım. Aldattıkça da değerleniyordum. Biri bana ‘İş çıkışı buluşalım’ dediğinde, “Gelemem, hem işim var, hem de yalnız kalmak istiyorum” diyor, bir başkasının kucağına koşuyordum. Böyle yaptıkça da “gizemli” biri oluyordum. Artık kadınların aradığı adamdım. Gizemli, kendinden emin, hükmeden, istediği zaman gelen, istediği zaman giden, bazen ortadan kaybolan, yatakta iyi bir aşık, sevgililerini iyi yerlere götüren, şık hediyeler alan…

Abarttığım zamanlar da oldu elbette. Hele bir kere kalabalık bir grup içinde 4 sevgilimi de aynı masaya oturtmuştum. (Bunun öyküsünü bir başka yazıda anlatırım). İnsanlar cesaretime inanamamıştı. Ama ben zaten onları baştan yok sayıyordum. Olsa da olurlardı, olmasa da… Bu rahatlığı hissettiğim için de korkmuyordum.

Aldatmaya devam ediyorum. Şu anda, yine 4 kişiyle beraberim. Hepsi mutlu. Tabii ki birbirlerinden haberleri yok. Ama benim bir tek şikayetim var. Bu trafiği yürütmek için iyi paraya ve zamana ihtiyaç var. Birincisiyle ilgili sorunum yok. Ama zamanım yetmiyor. Zaman sorununu da çözersem, sayıyı ikiye katlamayı düşünüyorum. Ne zamana kadar böyle devam eder falan diye de felsefik yaklaşımlar içine girmiyorum. Çünkü ben Aldatan Adam’ım ve aldattığım kadar yaşarım…

Unutmayın, size önemli bir ipucu, insanlar inanmak istedikleri şeye inanır. Gördüklerine değil…

Kaynak : Erkekadam.com (2000 yılında Demir Gönül tarafından yazılmıştır.)

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

40 thoughts on “Vaka Çalışması – Aldatan Adam”

  1. Redpill genel ahlaki yargıları ve cinsiyetler arası “güven” i ciddi şekilde yıkıyor. Buna kadınların bencil doğası neden oldu ama bu böyle gitmez.

    Sonuçta her erkeğin istediği şey çok kadınla sadece seks için seks yapmak yani kadına karşılığında belirli güvenceler vermemek.

    Asıl problem bu işte az sayıda çekici kadın var ve bunlarda daha az erkeğin hareminde yer alıyor. Geriye kalan büyük erkek kısmını kurtarmak imkansız.

    Bu herkesin zengin olmasını istemek gibi ama işler seks konusunda böyle yürümüyor. Çekici erkek 3-4 kızı idare edip harem kurduğunda garibanların çoğu kaybediyor. Yani 1 erkek kazanıyorsa 3 erkek amsız kalıyor. Kadın erkek oranı eşit olunca hipergami yukarıya doğru çıkıyor.

    Yani burada ki arkadaşların çoğu da kızsız kalmak zorunda tepeye çıkmadan. Redpill bunu açıklayarak toplumsal barışı ve ekonomik ilkeleri bile yerinden sarsıyor.

    Bu seksin hiyerarşik dağımı ilerde kadınların başına çok iş açıcak çünkü abaza kalan erkek sayısı çok. Kadın vereceği erkeği internet sayesinde hemen buluyor. Ortalama adamlar da amsızlıktan kafayı yiyor

    1. Kadınların yüzde 80’i, erkeklerin yüzde 20sini arzular olduğu doğru ama bunun pratik olarak hareme evrilmesinin o kadar kolay olduğunu düşünmüyorum. Yani dürtü seviyesinde erkekler de olabildiğince fazla hatunla olmak ister ya da hep HB7 ve üzeri kadınla yatmak ister ama bunun pratiğe evrilmesi zor.

      Fakat 80 – 20 hipergamisinin tekeşlilik toplumsal sözleşmesinin baskısından kurtulmasının destabile edici olduğu konusunda hemfikirim. Ben redpille bu noktada tam tersi iyimser bakıyorum.

      Bir kadının hipergamisini hiç dizginlemeden 20%nin haremine girmesinin tek yolu, kendisine hiçbir kaynak sağlamayacak bu 20%nin kendisi ile işi bitince, ellerinde çiçek kapıda bekleyen 80%den birinin hiç sorgulamadan kendisini alacağı garantisi.

      Geçenlerde Sonsuzluk ve birgün ile konuşurken şöyle birşey dedim. Günümüz 80%ye sabrederlerse kadınların onların değerini anlayacağı öğretiliyor. Son gülen kendisi olacak sanıyor. Gerçekten de bu doğru. 20lerinde kızlar kendisinin yüzüne bakmazken eğer 30larındaki abilerini gözlemlerse kızları onların kaptığını (!) görüyor. 23 yaşında yüzüne bakmayan hatun, 33 yaşında birden kucağına atlıyor.

      Feminen propoganda bunu erkeğe başarı hikayesi olarak pazarlıyor zira eğer erkekler buna inanırlarsa senin dediğin harem işleyebilir : 20lerinde yüzde 20nin kucağından kucağına atlayan hatun 30larında mavi haplı bir koca bulabilir.

      Kırmızı hapın bu propogandayı yıkması demek, o 80 – 20 yüzdesi haremine giren, alfa siker diye yaşayan kadınların beta öder adam bulamamaları demek. Bunun kendisi de bir kadının hipergamisini dizginlemek için yeterli. Unutmayın bir kadının alfa siker kadar beta ödere de ihtiyacı var. Alfa sikerse beta ödemez korkusunun geleneksel baskının yerini alabileceğini düşünüyorum. Kadınların duvar korkusunu hafife almayın.

      Ha tabii bu böyle kolay değil. Feministlerin Batıda gördüğüm planı şu : Alfa siker ve kadın çocuk yapar. Sonra da alfanın çocuğunun ve kendinin masraflarını direk ödetecek beta koca bulamasa da olur. Sosyal devlet evlilikten kaçsalar bile çalışkan erkeklerden vergi alır, bu kadınlara sosyal yardım diye dağıtır. Fakat bu durum sağlıklı evliliğe alternatif değil.

      Bunun en büyük örneği Amerika’daki siyahi nüfus. Şu an Amerika’da siyah çocukların yüzde 72si bekar annelere doğuyor. Bu kadınların çoğu devletten yardım ile ayakta kalabiliyor ama suç oranı çok yüksek, çocukların önemli kısmı (beyazlara ve Asyalılara göre) hapiste. Yani sürdürülebilir değil.

      1. NOT : Beta öder kısmındaki öderi sadece para algılayıp “iyi de kadının ekonomik gücü varsa beta ödere gerek duymaz” demeyin. Çocuk yetiştiren her erkek az çok bilir ki bir kadın (ve bir erkek de) tek başına çocuk bakamaz. İnsan çocuğu iki kişinin bakması gerekir şekilde evrimleşmiş zor bir canlı. İstersen 100 milyonun olsun, her işine hizmetçi koşsun, eğer ihmal edilmiş ve ruhsal problemli bir insan yetiştirmek istemiyorsan çocukla bizzat ebeveyn olarak senin ilgilenmen gerekiyor. Ve bu çok zaman alan birşey. Tek bir insanın yapamayacağını söylemiyorum ama hayat kalitesini ciddi şekilde düşürmeden yapamaz.

      2. Zaten beta öderlerin uyanması sorun değil adamın tek şansı o deliğe girmek için bişeyler karşılığında seksi takas etmek. Beta stratejisi üreme açısından kötü değil ama onur açısından yerlerde.

        Sonuçta erkeklerin çoğunluğu kızlar tarafından siklenmiyor. Bakıyorsun tek tük bişeyler uzun ilişkiler de vs.

        Betalar ödemeyi kesince zaten kadınların işi bitiyor. Bu bilgilerin yayılması zaten kadınların dezavantajına.

        Mesela friendzone ile ilgili o kadar taşak geçtiler ki erkekler bu konuda artık net davranmaya başladı.

        Ama dediğim gibi olayın temeli seks takası.

        Kadınlar bunu lover erkeklerle yaşıyor.
        Providerlerle de maddi şey güven karşılığında seks yapıyor.

        Erkeklerin %80 kadarı bunu öğrenirse işte o zaman ortalık daha da karışacak çünkü kadınların avantajı gidicek.

        MGTOW aslında bunun iyi bir felsefi örneği ama erkekte seks olmadan yaşayamaz bu çok güçlü bişey.

        Orta yolun bulunması imkansız.

        Kadınlar 20lerinde %20 erkek grubuyla takılıp 30larında ise yalnız kalıp mutsuz olucak. Erkekler ise yalnızlığı ve seks olursa oluru seçicek.

        Aile kurumu artık tarih oluyor.

        1. Ama dediğim gibi olayın temeli seks takası.

          Aslında benim demeye çalıştığım tam da burada ortaya çıkıyor. Olayın temeli aslında seks – ilişki / ilgi takası. Seks ve İlişkilerin Temel İlkesi yazısında bahsetmiştik :

          Seks ve İlişkilerin Temel İlkesi der ki kadınlar cinsel ilişkinin bekçisi iken erkekler de ilişkinin bekçileridir.

          Bir erkeğin büyük bir dikkatle koruduğu “İlişki Kapısı”nın ardında her kadının yaşamak istediği cennet bulunur. Bu cennette en sıkışmış kavanozlar bile kolayca açılır, örümcekler ezilir, kadına şoförlük edilir, aletler onarılır, cesaret ve siparişler verilir. Bu cennet, erkeğin zamanı ve emeği ile işler.

          Bu takasta erkeğin elindeki “ilişki / ilgi”, kadının elindeki “seksten” daha değerli. Bir kere seks para ile alınabilir birşey, bu bile tek başına seksin değerini düşüren bir olgu.

          Bugün 20lerinde bir kadının cinsel stratejisini sadece ham arzu üzerine kurabilme lüksü (sonuçta erkeklerin çoğunluğu kızlar tarafından siklenmiyor), ilişkinin değerini ve kadın üzerindeki gücünü bilmeyen meriçlerin sözde – ilişki ile (uydu erkeklik müessesesi) kızları ilgiye boğması ve ikincisi de kızların ham arzu temelli seçim yaparlarsa bunun ilerde daha çok ihtiyaç duydukları ilgiyi – ilişkiyi alma ihtimalini azaltmaması.

          Ha bir şeyi de eklemeden edemeyeceğim, mavi haplı bir şekilde am peşinde koşup sonra porno / mastürbasyon ikilisine park eden erkeklerin çekiciliği ise bir betaya göre bile çok çok kötü durumda.

          Yine kendi gözlemim, içindeki maskülin ile zerre ilişki kurmayan ve feminen ONEitis, kendin ol, ona küçük süprizler yap propogandası ile iğdiş edilmiş nesiller içinde doğal olarak olması gerekenden çok daha fazla omega ya da düşük rütbeli alfa var. Sanki alfa oranı düşmüş, yüksek rütbeli beta oranı düşmüş ama omega ve düşük rütbeli beta sayısı artıyor.

          1. Kadın zaten ilgiyi seks vermeden de elde ediyor. Adam takas yapacağını zannederken bedavaya ilgi dağıtıyor. Bu adamın kızı baştan seçime zorlama şansı da yok. Adam da bir çekicilik yok ki.

            Kadınlar avantajlı özellikle güzel kadınlar. Binlerce erkek sikini sokmak için bekliyor ve o bunu hak eden erkeğe veriyor.

            Bakın tinder verilerine erkekler eşleşme elde edemiyo neden? Kadınlar hep belli bir grubu likelıyor ve onlara veriyor.

            Burada geri kalan %80 lik erkeklerde izliyor olan biteni ama bu işler gizli dönüyor. Kadınlar bu işleri gizlice alttan hallediyor.

            Burada olay ilişki olduğunda erkek güç kazanıyor. Seks değil de bir ilişki olucaksa erkek burada daha seçici davranıyor. Şişman kızı siken adam onu sevgili yapmak istemiyor. Sevgili olarak takıldığı kızla da evlenmek istemeyen erkekler çok. Ailesiyle tanıştırmayacağı bir kız ama seks için takılıyor elde tutuyor. İş evlenmeye gelince erkekler daha da seçici olmalı doğal olan bu. Gidipte 30 yaşında ki buruşuk karıyla evlenen beta kerizler kurtarılamaz %50 içerisinde ben %30 kadar için konuşuyorum.

            Eğer tek gecelik ve hızlı ilişkiler için yetersiz erkekseniz uzun ilişkiler kurun ama standartlarınız yüksek olsun. Çoğu kız sikilir ama sevgili olunmaz, sevgili olunan çoğu kızla da evlenilmez.

            Kadınların seks konusunda standartları çok yüksek yani yakışıklılık,boy,statü,para,popülerlik,dominantlık,kaslı vücut,erkeksilik vs

            Uzun ilişkiler için kadın standartları düşüyor yine değerli ama güvenilir sadık kendisiyle benzer erkek arıyor

            Evliliğe geldiğinde iş kadın 30 lara gelmişse elinde seçenek kalmıyor. Hangi saf denk gelirse evleniyor ve bunlar da am yüzü görmemiş gariban erkekler oluyor.

            %15-20 erkek = lover , sekse layık. Bir sürü hatunu kolayca siken ve hemen tekmeyi basan adamlar. İlişkilerin en güçlü adamları her erkeğin istediği ilişki gücüne sahipler. Kadınlar bu adamların haremlerinde bulunmayı seviyor. Modern dünyada soft haremleri var en az 3 kızdan oluşan. Tinder instagram vs bu adamlara am yağdırıyor. Sosyal ortamları da aynı şekilde.

            %25-30 erkek arada kısa ilişki ama genellikle daha çok tanıdıkça oluşan uzun ilişkilere sahip olan grup. Oyun bu adamlarda işe yarıyor. En azındsn daha çok kısa süreli bişey denk geliyor aksiyon aldıkça. Kendi seviyesindeki kızları kısa süreliye ikna edebiliyorlar. Bazen bu erkekler güzel kadınları uzun ilişkiye ikna edebiliyor ama nadir olan bir durum.

            %50 ise loser. Şişman kısa çirkin kezbanlar bile bunları beğenmiyor ama bunlarla evlenmek zorunda kalıp bu gariplerin canlarına okuyorlar. Bu adamlar seksiz yaşayan kadınlarla ilişkileri olmayan oyunun doğal kaybedenleri. Dölleri ve hayatları değersiz kalabalık. Ataerkil kültür çöktükçe bu adamlar daha da agresif hale geliyor. Bunların kurtarılma şansı yok çünkü bu adamların paylarını üst grup sikiyor. Ya üst gruba çıkıcaksın ya amsız yaşlanacsksın.

          2. Hocam ilişkiler konusunda 50% loser dediğin oran genişliyor maalesef.

            Ataerkil sistemin çökmesi ile bu adamların agresifleşmesi kısmına katılıyorum. Toplumu destabilize eden bir sorun bu.

            Her Betaya bir eş yazısını gördün mü? Bu konuya değinmiştim ki bu yazıda yazan konuya daha önce Nick Krauser değinmişti.

          3. Krauser’in radyo programında Hristiyan tek eşliliğine değindiğini biliyorum o konuşmayı dinledim.

            Açıkçası betalara eş kalsa bile artık kadının yüzüne bakılacak tarafı kalmamış oluyor. Betaların bence öfkesi artıyor eskisi kadar meriç yok. Red pilli öğrenip reddetseler de hayatlarında bu gerçeği görüyorlar. Sanıyor ki kadınlar hep aşk arıyor belirsiz davranıyor ama kadının alfa için başka şehire gidip sikiştiğini bilmiyor.

            Betaların işi zor %50 erkek grubu bu oyun için fazla. Kadınlar çekici erkeğin hareminde bulunmayı bu erkeklere tercih ediyor. Kadınların ekonomik gücünün de artmasıyla Betalara hiç şans kalmadı.

            Kadınlar hem ilgiyi betalardan alıp işleri onlara kitliyor ve gidip alfalara kendini siktiriyor. Betalar kızı kendisi erkeğin evine bırakıyor bu bile olan bişey.

            Bu doğanın kuralıç yumurta spermden daha pahalı. Ya değerli güçlü erkek olursun ya da harcanır gidersin. Bu %50 genişleyecek çünkü kadınlar internet sayesinde internetten önce ulaşamadıkları erkeklere şimdi ulaşıp onların softcore haremine giriyorlar.

            Yeni nesile geçmiş olsun artık şansları yok onları oyun bile kurtaramaz.

  2. Ayrıca bahsettiğim gibi erkeklerin %20 kadarı zaten sikici ve kadının arzusunun odağında. Sonradan bu gruba girmek çok zor. Burada çabalayanlardan anca 1 tanesi falan bişeyler yapar oda anca sevgililik vs.

    Erkeklerin çoğu sikini ıslak deliğe sokmaya çalışıyor. Bugün ortalama güzellikteki hatunun bile 20 tane seks seçeneği var.

    Kadınlar hep aynı erkekleri seçiyor ( %20) ve %80 kadarı gençliğinde tek tük am yüzü görüyor😂

    Bu grup ise anca uzun ilişki ve evlilikle hatun buluyor. Kadın bu garantiler verilmediğin de bu adama vermiyor gidiyor yine %20 ye.

    Para gibi işte zengin zenginleşiyor fakir fakirleşiyor. Bunun nedeni internet ve serbest piyasa oluşmasını sağlayan feminizm.

    Erkeklerin %20 kadarı sikici olur. %30 kadarı sevgili olabilir. %50 evlenmeden şansı yok. Piyasa da harcanırlar.

    %20 erkek grubu 2-3 kızla muhabbet edip onları Haremine alınca hatun kalmıyor piyasada.

    O yüzden burada sonradan playboy olucam hatunları ilk buluşmada sikerim triplerine girenlere götümle gülüyorum😂

    Lan kadınlara karşı gücü yok adamların hatuna verirsen ver vermezsen verme diyemez. Süper yakışıklı veya yüksek statülü değilseniz sike sike kadınla zaman geçirmek zorundasınız.

    Ben sahalarda aktifim ama bu yeteneklerim yıllar içerisinde gelişti. Ama bu işe başlayanların %90 kadarı sonuç alamıyor. Yani oyun da öğrensen belirli şeyleri de yapsan o %20 ye giremiyorsun.

    Benim kafam rahat sonuçlarım iyi ama bu istisna.

    Erkeklerin çoğunun şansı yok aşk ve seks oyunun da tavsiyem başka alanlara yönelsinler zaten kadınlar adamları siklemiyor.

    1. Zaten öyle bir harem kurmak için oyun tek başına yetmez, ciddi manada yakışıklı olmak lazım. Red Pill’in esas amacı ortalama erkeklerin gözünü açıp en azından yılda bir de olsa yaşadıkları ilişkileri başarılı yürütmesini ve ayrılık/terkedilme durumunda hatalarını görüp ders alarak daha güçlü devam etmesini sağlamak.

    2. Türkiye ile ilgili blimsel bir araştırma okumadım ama benim gözlemim sikici erkek oranının doğal yüzde 20nin altına düştüğü. Bir tek ABD üniversitelerinde bir araştırma okumuştum, kampüslerdeki hetero seksin yüzde 90ını, erkeklerin yüzde 10’u yapıyor diye bir sonuca ulaşmıştı. Bana TR’da da böyle oldu gibi geliyor ama genç nüfusu dışardan gözlemlediğim kadarı ile, emin değilim.

      Bu nedenle bir kere en azından KH araştıran erkeklerin 9’undan biri feminen propoganda ile bastırılmış alfa.

      İkincisi ise benim web loglardan gözlemlediğim buraya günde yeni 600 kişi geliyor ama sadece 20 kadarı kalıyor. Çoğunun “ne saçmalıyor lan bu kadın düşmanları” diye çıkıp gittiğine eminim. Kalan yüzde 3’ün içindeki bu bastırılmış alfa ise “dur burda birşey var” dedirten güç olduğu ve okurlar içinde oyunu öğrenebilecek kişi oranının çok daha fazla olduğu inancındayım. Tabii ki bu böyle mi, yoksa benim iyimserliğim mi, zamanla anlaşılır.

      1. Bir de hipergami ne kadar her kadının baskın duygusu olsa da Türkiye’de din ve toplum baskısı da bu konuda etken yani her kadın da koşa koşa o yüzde 10-15’in haremine girmez, sonuçları olacağını bilir.

        Hocam 600 kişiden 20’si kalıyorsa iyi, ben etrafımda 1 kişi bile aydınlatamadım adamlar hala mavi pili avuç avuç yutmayı daha başarılı olmanın formülü sanıyor.

        1. Dediğin doğru. Bunun yanına şunu da ekle. İtalya gibi Batılı ülkelerde 48 yaşında bekar ve çocuksuz kadınların 48 yaşındaki kadınlara oranı 25%. Bu oran Hindistanda 2%. Batıda hızla artmakta.

          Ben geçmişte bir dönem yaşlı insanlarla çok muhattap olduğum bir sosyal iş yapmıştım. Türkiyede çok yok ama ara ara evlenmemiş ve çocuksuz kadın ve erkeklere rastlıyordum. Erkekler insanlardan çok şeylere yöneldiğinden bir zanaat ya da hobi ile bir şekilde idare ederken insan ilişkilerine çok ihtiyaç duyduklarından kadınların ruh hali perişandı.

          Feminen propoganda ile duvara bodoslama toslayan kadınların sayısı artıp yaşadıkları hayatın niteliği artık hasır altı edilememeye başladığı zaman ister istemez bunun genç kadınlar üzerinde etkisi olacak.

          1. Hocam ona bi ek bilgi de şu, eğitim seviyesi arttıkça kadınların duvara toslama olasılığı daha fazla. Mesela ben üniversitede çalışıyorum, etrafımda yaşıtım o kadar bekar kadın var ki. Hepsi de evlenmedim diye ah vah eden ama istese koca bulabilecekken kariyer kadını ayağına yıllarını geçirmiş kadınlar. Bi de düşün ben ufak bir Anadolu kentindeyim, büyük şehirlerde durum daha belirgin.

            Yani feminizmin erkekten özgür ve bağımsız kadın rüyası, kadınlar alfalara genç yıllarında verse de vermese de onları felakete sürüklüyor. 10 yıla bunların sonuçları daha ciddi şekilde görülecek toplumda.

        2. Hocam düşün o 600 kişinin yarıdan fazlası Google search ile geliyor. Yani adamlar kavramları arasa, dertleri olsa bile gelip (muhtemelen ne saçmalıyor lan bunlar) deyip geri çıkıyorlar.

      2. Benibilebilir üstad doğru diyorsun aslında ama sen bu işe başlarken mükemmel olarak başlamadın sanırım. Amacım kesinlikle saygısızlık yapmak değil. Şu sözüne katılıyorum ”Süper yakışıklı veya yüksek statülü değilseniz sike sike kadınla zaman geçirmek zorundasınız.” aslında yakışıklı erkekler kendilerini az çok yukarlara çıkarabilir ama siteye giren herkesin brad pitt tarzı olduğunu düşünmüyorum. Yani demek istediğim ortalama veya ortalama altı erkekler (statüsüz oldugunu varsayarsak) bu sitede umut bulmaya kendini geliştirmeye çalışabilir. Zaten hocalarımız bu konuda tipsiz veya statüsüz olsanız bile kendinizi geliştirmek için pes etmeyin mesajı veriyor. Açık konuşmak gerekirse ben az çok çevresinden saygı gören gideri var denilecek bir tipim ama bu yinede beni ön safalara taşımıyor. Çünkü daha çok eksiğim var fakat hayatın sadece kızları becerip playboy takılmalarla anlamlı olacağını düşünmüyorum. Bu sitede gördüğüm mgtowcu abilerim var ve onların bu işi bırakmasının sebebibini havlu atmak değil sistemi reddetmekle alakası var. Sanmayalımki %20 olamazlar veya tipleri bozuk, statüleri yerlerde, oyundan habersiz kişiler.(mgtow degilim) Ama şunu kabul etmek gerekirki gelişmek isteyen insan her ne kadar bunu istiyorsa sonucunda bir yerlere varır. Senin yorumlarını severek okurum ama son yorumun siteyi takip eden kendinden umutsuz kardeşlerimizi dahada karanlığa düşürüyor. Benim bu siteyi okuyum tipimde var alfa olurum ilerdeki ortamımda becermediğim kız kalmaz ohh kebap gibi bir düşüncem yok(böyle bir şey zaten olmasa bile yok çünkü ihtiyacım yok) Her erkek cinselliğe muhtaçtır ama becerdiği kız sonrası evrimleşen bir üst modele çıkan bir erkekte tanımıyorum. İşin tek faydalı yanı var ise ego yatırımı yok ise keyif yatırımıdır. Elbette bu söylediklerim beta veya meriç sürüsü diye tabir ettiğimiz erkekleri savunup uzun ilişki kassınlar belki am bulurlar gibi bir yaklaşım değil. Tam tersi bazı insanlar Kh okuduktan sonra bile fazla seksten çok tek ve kaliteli seks arayabilir.(biliyorum bu onetis hastalığının bir sonucu). Tristan abimin dediği gibi ahlak ve çevre baskısı yüzünden sürekli bağlı kalan erkeklerin ekinde olmayan bir şey bu. Seninde dediğin gibi anca %30luk sevgili kısmına girebilir. Ama ben hayatın birazda şans ve doğustan gelen imkanlar üzerine şekillendiğini, aile geçmişinin karakter üzerindeki rolünü ve kişinin yaşadığı olayları kendi elinden gelmeyen bir kader olduğuna inanıyorum.

        1. Dostum ben normal kızların ilgisini çekebilirsiniz diyorum ama işleri bir ileri boyuta taşımak kolay değil. Bak ben tr de ki en sağlam daygamerlardan birisiyimdir ve online oyunu da iyi kullanıyorum. Benim oyunum sağlam ama bunun sınırları var yani işler öyle kebap gitmiyor. Flake olanlar vs vs.

          Ben diyorum ki erkeklerin çok azınlı şansı grubu dışında kimseye am yağmıyor ve istediği zaman seks yapamıyor. Bu adamlar gerçek bollukta ben ise mental bolluktayım yenisini bulacağıma inanıyorum yani.

          Erkeklerin %50 si direkt kaybediyor. Evlenmeden seks yapma şansları yok. Olsa bile tek tük.

          Kadın ve erkek seksi eşit sayıda ama standart sapması uçuk. Yani bir kadın 30 erkekle seks yapmış oluyor ve oranlar yakın seyrederken erkeklerde birisi 300 200 100 lerde bazıları 40 50 bazıları 5 10 bi çoğu ise 0. Yani kadınlar söz konusu seks olduğunda zaten bollukta olan erkeği tercih ediyor.

          Bu durum da sıfırcı erkekler yalnız ve sekssiz geçen hayata sahip oluyorlar.

          Eğer orta grup %30 dansanız sevgili bulma arada bir tek gecelik ve ufak kaçamaklar denk gelir. Ben %30 danım kız bulmakta zorlanmıyorum ama istediğim zaman seks olmuyor ki sokakta 80 kızla tanışıyorsam belki 1 tanesiyle seks oluyor. Bu oran internette daha belirsiz.

          Yani ortalama adamsanız aşırı bir avantajınız yoksa seks oyununda gücünüz sınırlı oluyor. Ancak bilmekte önemli şimdi ben bana vermeyecek kıza su bile vermiyorum.

          Milletin sikip attığı kızları teselli de etmiyorum. Ben kendi potansiyelimde yaşıyorum.

          Ancak bazen görüyorum erkekler hayaller kuruyor ama öyle bişey yok. Hayatın acı gerçeği.

          Seks tıpkı paranın dağılımına benziyor. Kalabalık fakirlerde hiç yokken zengin azınlıkta am üstün de göt sikme var.

          Oyunu öğrenin gelişin ama bu bile en az 4 yılınıza patlar. Oyunda kolay bişey değil. Hayatınızı vermeniz lazım binlerce saat sahada olman binlerce retle flake ile yüzleşmen boş çıkan datelerden dönmen eve gelip Seks yapmayan kızlarla uğraşman vs vs gerekiyor.

          Seks eğer %20 den değilsen fazlasıyla külfetli

          1. Hocam Türkiye’de 30 erkekle seks yapmış kadınlar oluyor ama bu sayılar Türkiye gibi bir yerde ortalama olamaz. Türkiye’de ataerkil sistem ve çevre baskısı hala yeterince güçlü. (Ama ataerkil sistem 50 sene önceki gibi işler ben rahatıma bakarım üzerine kurmak çok tehlikeli).

            Evet evlilik zaten seks yapamayacak çoğunluğu topluma kazandırmak için var. Herkes senin dediğin gibi tabak çeviremeyebilir ama oyun ve kırmızı hap her erkeğin bir şekilde işine yarar. MGTOW da olsa, evlense de, tabak da çevirse.

            Ben oyunu kavrayan çoğu erkeğin bunu senin bahsettiği şekilde daygame için kullanabileceğine ihtimal vermiyorum.

          2. Valla erkekadam daygame olmasa napıcak ki?

            Sosyal ortamda kız sayısı limitli ve ortamda adın çıkma ihtimali var red yersen. Ayrıca 10 kız varsa 1-2 tanesi iyi. Bir sürü engel var. Erkekler ve çirkin kızlar sorunlar çıkartıyor. Ortamda direkt yazma buluşma eve atma şansın olmuyor. Anca kız aşırı yeşil ışık yakarsa bi iki bira hop eve onlarda güzel hatunlar değil.

            İnternetten bulmakta iyi ama yüzlerce kıza yazıp filtrelemen lazım kim düşer düşmez diye. Elinde 3-4 buluşma seçeneği olucak ki oyun işe yarasın. Ayrıca kızların mesaj kutusu dolu. İyi profili ve görünüşü olmayan adama internetten am düşmez.

            Erkeğin sorunu daha çok kızla tanışmak. Bu yüzden sokak avm bar cafe her yeri kullanmak lazım oyun için. O yüzden sokakta sürekli kızlara set açıyorum ki bolluk olsun beni evetleyecek kız bulayım ya da belkiyi evete çevireyim

            Oyunu oymamak isteyen sayılarla oynamalı. Yoksa öyle sosyal ortamda oyun öğrenilmez. Acemiyse erkek sıçar batırır ortamdan dışlanır erkeklerin maskarası olur.

            Master puaların set oranları 10.000 hatta 50.000+ oluyor. Bu adamların başarısı da daygame de 30-40 ta 1tane 7 lik vs oluyor.

            Hatta 50-60 ta 1 tane olanda var ki bunlar en iyilerin. Ortalama daygamerin avrupada başarı oranı 1-100 türkiyede 1-200 falan.

          3. Evet Tom Torero en tecrübeliler için 30’da 1, en tecrübesizler ise 100’de 1 diye veriyordu rakamları. Ben Avrupa’da çok oynamadım. Kuzey ve Batı Avrupalı kızların tavır ve görünüşlerini itici buluyorum. Doğu Avrupa denilen cennet de bana kısmet olmadı 😀 Ama Asya da çok iyi. Tüm erkeklere göçme hedefi olarak tavsiye ederim.

            Daygame konusunda dediklerine katılıyorum. Bize yazan erkeklerin en önemli ortak problemlerinden biri sadece sosyal ortamlarında avlanmaları ki ben dediğin gibi sosyal ortamda avlanabilineceğini bile düşünmüyorum. Ortamda adın çıkma ihtimali çok güçlü.

            PUA teknikleri ile tamamen cold approach yapmak daha iyi ama çoğu erkek sadece yürüme davetiyelerini bile değerlendirse hayatları fazlaca renklenir.

          4. Söylediklerinin çoğu doğru ama zaten bir erkeğin amacı, hayatı boyunca atıyorum 200 tane kadınla beraber olmak olmamalı bence. Bir kere böyle bir şeyi hedeflemek mantıklı ve gerçekçi değil ki zaten. Ne yapacaksın o kadar kadını? Hayatını renklendirecek kadar kadın olsun yeter, fazlasını ben istemem zaten. Bu mantalite ile, hayatımı daygame ile geçirerek heba edemem. Bir kere bu senin yaptığın iş çok ciddi zaman ve emek istiyor. Bence değmez. Ha demiyorum ki tek bir kadın yani oneitis olsun rahat edelim. Öyle bir şey yok zira. Tabii değmez derken kadınlara yürümeyelim MGTOW olalım anlamında söylemiyorum bunu. Sadece bu kadar fazla zaman harcamaya değmez.

            “Ancak bilmekte önemli şimdi ben bana vermeyecek kıza su bile vermiyorum.
            Milletin sikip attığı kızları teselli de etmiyorum. Ben kendi potansiyelimde yaşıyorum.”

            Bak şu düşüncelerine %100 katılıyorum ama mesela:

            “Oyunu öğrenin gelişin ama bu bile en az 4 yılınıza patlar. Oyunda kolay bişey değil. Hayatınızı vermeniz lazım binlerce saat sahada olman binlerce retle flake ile yüzleşmen boş çıkan datelerden dönmen eve gelip Seks yapmayan kızlarla uğraşman vs vs gerekiyor.”

            Şu düşünce bana çok saçma geliyor ve gerekli görmüyorum binlerce saatini sırf am için harcamayı.

  3. Kadınlar bir erkeğe 3 olası tepki verirler. EVET,BELKİ,HAYIR.

    EVETÇİ kızlar. Bunlar erkeğin smv değerinden daha aşağıda olan kızlardır veya denk olan. Şimdi 8-9 luk erkeğe 6-7-8 lik kızlar çoğu zaman evettir. Bu adama yavşarlar veya adam bunlara yazdığında kolayca buluşmayı eve gelip seksi kabul ederler. Adam çekici olunca kız bu fırsatı kaybetmez. Bu adamlar başkalarının kız arkadaşını ve evli karıları da arada kaynatıyorlar. Bir çok erkeğin çocuğunun asıl babası bunlar.

    BELKİci kızlar. Ben çok nadir evet alıyorum ve evetçi kızlarım da ortalama yani bi özellikleri yok. Çoğu hatun bana belki diyor. O da benim oyunuma potansiyelime bakıyor. Sağlam oynarsam bişeyler oluyor. Hatunlar beni sert test ediyor ama ben geçiyorum. Yine de elenerek bazı hatunlar zamanla ve emekle evete dönüyor bazıları ise hayıra.

    HAYIRcı kızlar. Bunlar sizi direkt engelleyen, mesajınıza cevap yazmayan, tersleyen, aşağılayan kızlar. Bunların smv değerinin altındaysanız ve bu kızlara aşıksanız sıçtınız demektir. Bu hatunlar sizi acımasızca reddeder ve götünüze tekmeyi basarlar. Erkeklerin çoğu hayıra denk geliyor. Kadın belki dediği erkekte potansiyel görüyor ama bu Hayır dediği erkeklerde hiç ama hiç potansiyel yok. Meriçler betalar çirkin fakir abazalar bu grupta

  4. Sex robotları nasıl etkileyecek bu dinamiği ? 10,20 seneye kadar çok ciddi artış olacağına inanıyorum ve hepsi 10/10 bu robotların. Dediğin gibi erkek sexi bu robotlardan sağlayacak ama dişi ilgiyi robottan sağlayamaz. Ayrıca beta ilgisi ve taşşaklı alfa ilgiside bir tutulamaz.
    Bana göre 20/80 dinamiği türkiye için 20 değil 5 falandır yani o erkeklerin yapısına göre değişiyor. Bu %1 e bile düşebilir. Hatta 0 a bile asıl önemli olan erkeğin özgüvenli,cesur,maskülen,kendini kontrol edebilen ve dişi kontrolüne girmeyen biri olması espiri yeteneği, pratik zeka, nüfuzlu biri olmasıda aynı şekilde çekicidir. Mesela para üzerinden örnek vereyim para çekici değildir arzunun pazarlığı olmaz ama kimi kadınlar cinsel çekiciliğini kullanarak paralı ama beta erkeklere verebilir tabii bacaklarını açarken arzu duymaz rol yapar. Ama bir erkeğin parayı konrol etme gücü çekicidir yani piyasayı okuma, iyi yatırım yapabilme, güçlü bir iş adamı olma gibi yani bir yerde iktidar oluyor bu gerçek güç. Yoksa piyangodan milyonlar vurup 1 yılda dibi boylayan adamların hikayelerini hepimiz biliyoruz.

    Dostum ilk sorunun cevabını senden merak ediyorum bu arada atlama.
    Sex robotları nasıl etkileyecek ?
    birde bu sitenin en önemli noktası erkekleri hakları noktasındada bilinçlendirmektir. Pozitif ayrımın tavan yaptığı, öldürülen erkeklerin konuşulmadığı, kadın mağduriyeti tatavasının medyayı ele geçirdiği (gerçekten mağdur olan bir çok kadında var tabii bunlara yardım edilmeli), bilinçli olarak erkeklerin betalaştırılıp dünyayı daha iyi kontrol edebilmek için dünyanın feminen gerizekalılığa terk edilip dişileştirildiği, nafaka, çocuk haczi gibi saçmalıkların olduğu günlerde size büyük görev düşüyor.

  5. BeniBilenBilir’in yorumları aslında yeni uğrayanlar ya da KH ile yeni tanışacak kişiler için manifesto gibi. Ben siteye uğradığımda yorumlarda ErkekAdam’a da söylemiştim; tüm bunlar trajik ve şok edici örneklerle belirtilirse, malum öfke ve inkar safhasından daha çabuk geçilebilir, biraz daha rahatlanılabilir. Siteye uğrayan ziyaretçiler de artar. Sürekli söyleniyor zaten; eğer bi şekilde buraya gelip bunları okuyorsanız, birçok şey yanlış gidiyordur. Tam olarak da arkadaşın yorumundaki gibi aslında. Pareto Analizi’ndeki o %20’ye girmek kolay bişey değildir arkadaşlar. Hatunlarla sürekli gezerken gördüğünüz ve efsanevi hikayeler dinlediğiniz çoğu dalyarak, geceleri hüzünlü şekilde otsbir çekerek uyuyor. Bizim toplumda “dostlar alışverişte görsün” kafası vardır; yapmadıysa bile yaptığını iddia eder, yangın musluğunu bile anlatırken Eiffel Kulesi’ne çevirebilen bi kafa var buralarda. Böyle saçmalıkları dinlemeyin ve inanmayın; gerçek bir alfa, böyle şeyleri gidip de anlatmaz, bahsini dahi ettirmez.

    Ben de çoğu kişi gibi yaşadığım tecrübeleri adlanıramıyorken, bulabildiğim tek benzer akış, Ekşisözlük’teki “hatunların efendi adam yerine piç tercihi” başlığıydı. Sonrasında Briffault Kanunu ve Pareto Analizi başlıklarını okuduktan sonra ben de baya kötü olmuştum, yalan yok. Zaten sıradan dümdüz bir beta, uyanışını yaşayıp, buradakileri harfiyen uygulasa dahi, bu en fazla onu “daha az ezik” konumuna getirir. Tüm KH camiasının detaylı tarifini yaptığı şekilde biri de olsan, sana katabileceği dediğim gibi daha az göt olursun. Hepsinin haricinde para, giyim, imkanlar, konum gibi hayati önem arz eden faktörler de mevcut. KH sihirli bir değnek değil, evet. Harfiyen uygulansa bile değil. Bazı durumlarda, bazı insanların yapabilecekleri bir yere kadardır, bu doğru. BayDooku kardeşim de demiş zaten, %30 bizim elimizdeyse, kalan %70 de aslında bizden bağımsız faktörler. Tüm bunlar, beni MGTOW’a yönlendirmiştir.

    MGTOW dedim, ama üstünkörü okuduğunuz şekilde yalnızca “siklemeyen” erkek davranışları bütünü değildir MGTOW. Bahsedildiği gibi, kendinizi iyi olduğunuz bir konuda geliştirmeye bakacaksınız, kimseye mümkün olduğunca eyvallah dememeye çalışacaksınız, gereken yerde gereken şeyi de yapmak zorundasınız. Tabii bu arada sonarlarınız açık olacak. Ama kadınların “en yakışıklı, zengin, zeki ve anlayışlı” adamlara aşık olmak istediklerini de bilin. Ciddi anlamda %20 haricindekileri bildiğiniz görmüyorlar bile. Bardaki Berkay piçi, kılını bile oynatmadan Ayşe’yi hoplatarak sikerken, senin çok daha fazlasını yapman gerekiyor, ki evet, çok adaletsiz ve sinir bozucu bir durum. Dünyanın geneli böyle. Elindeki tek atımlık kurşunla (evlilik) huzuru bulduğunu sanarken aslında o kurşunu kendi kafana sıkıyorsun ve bu bir döngü halini alıyor.

    Kendi yolunuza gidin arkadaşlar. Hiçbişey bulamazsanız, huzura yakın bişeyler bulabiliyorsunuz belki. Schopenhauer’in sözleri çok doğrudur ayrıca.

    1. Hocam erkekadam.com’da beni gençken şok eden ve tokat gibi ayıktıran bir hikaye vardı. Adamın eşinin bir erkek arkadaşı boşanıyor. Kadın adama bu erkek bizde kalsın bir süre diyor. Adamkabul ediyor. Sonra kadın kavga, dırdır derken kocayı kanepeye atıyor. Olaya bak adam kanepede, kadının arkadaşı odada yatıyor. Ev dubleks. Koca en sonunda bir gece yatak odasına gidiyor ve karısını bu erkekle sikişirken yakalıyor …

      Bulamadım ama arıyorum. Bulunca buraya koyacağım.

    2. Tristan, ben bu tarz bir karamsar yoruma katılmıyorum ama önemli ve gözardı edilemez bulduğumdan bu sitede yer almasına olumlu bakıyorum. Oyunun (öğrenilmiş karizma) perkçok erkeğin hayatına olumlu katkısını görmüş biri olarak oyunun her erkeğe değişen oranlarda (herkes master PUA olamaz) yarayacağını düşünüyorum.

      Benim iddiam kadınların “en yakışıklı, zengin, zeki ve anlayışlı” adamlara aşık olmak istedikleri olgusunun gerçekle ilişkisinin, erkeklerin “en dolgun göğüslü, en güzel popolu, en feminen ve hoş sohbet” kadınlara aşık olmak istedikleri olgusunun gerçekle ilişkisine benzediği. Ortalama bir erkek bunu arzu eder ama gerçekleştiremez ve gerçekleştiremediği için ne yapar? Ya en aşağı Victoria Secrets mankeni olacak ya da hayat boyu yanlız takılırım mı der? Hayır, bulabildiğinin en iyisi ile, eğer o en iyisi de sonradan bozmaz ise eşleşir. Bir kadının da durumu bu, “Ciddi anlamda %20 haricindekileri bildiğiniz görmüyorlar bile” kadının hayali, gerçeği değil. Mecbur görecek. Tinder’da neden eşleşme olmuyor yazısında buna değindim ama Tinder gerçek hayat değil.

      Hayatın, doğanın gerçeği bu, olgunlaşmak böyle çirkin gerçekleri kabul etmekten geçer. Sonsuza kadar yaşamıyoruz hele hele üreme periyodumuz son derece sınırlı. Hiç kimsenin tepe 20 ile eşleşeceğim yoksa kimseyle eşleşmem deme lüksü yok. Kadınların hele hiç yok. Kendi çekebileceği en kaliteli erkeği çekebilmesi lazım.

      Ortamda narsisizmi ve sosyal medyadan gelen ilgi bombardımanı ile, biyolojik gerçekliğinden ve kısıtlarından bi haber tepedeki erkekleri kovalayan ilgi budalası zavallılar daha fazla görünüyor ama Türkiye’de kızların yüzde 80’i böyle dersen ben de sana sorarım : aynı Türkiye’de mi yaşıyoruz?

      1. Hayır abi, zaten buradakilerin de tepe noktasındaki (10 üzerinden 7-8-9’luk hatunlar) hatunlara yürüdüğünü sanmıyorum. Belki kendi kriterlerine göre öyledir, bu da maalesef yokluk zihniyetinden kaynaklı. BeniBilenBilir kardeşimin yorumları daha karamsar mesela. Ben de onun yorumlarına istinaden karaladım zaten. Bahsettiğim “alfa dul olmayan kadın-kız kaldı mı ki?” muhabbeti de buradan geliyor. Biliyorsun, daha da karamsar ve iddialı konuştuktan sonra oyuna müsait bir alana gidip, tabak çevirme deneyimimi uzunca anlattım ve o akşam kendime ait düşüncelerim değişti. CPD ve diğer özelliklerimi kendi kendime yerden yere vurduğumu farkettim. İşin ilginci, tabak çevirmek, ya da çevredeki hatunlarla tanışmak gibi bi fikrim dahi yoktu. Ki ilginç şekilde postta da hatunların hepsi bana geldi. Bazı belli başlı kuralları bilmenin en beta hatta omega adama bile faydaları olur tabii ki de; ama adamın bahsettiği yeni dünyadaki düzen dediğiniz gibi tehlikeli ve nereye gideceği belli değil. Derebeylik zamanlarındaki “royalty” zamanlarına geri dönüş yapıyor tüm dünya. Demek istediğim şu; herkes kendi gelişimine devam etmeli, bu arada da sonarları açık olmalı. Ama çok da bişey beklemeyip, kendine de haksızlık etmemeli. Siktiği hatunların kalitesine göre Pokemon gibi evolve olan bi herif henüz tanımadım. 30 yaşındayım ve bir bu kadar daha yaşayıp gideceğim. Evet bunları bilmek hayatımı değiştirdi; ama maalesef var olan nihilistliğimi de arttırdı. Geçen sana yazdığım maildeki konuyla beraber, Kadınları anlamak: Tarih yazmak postunda bahsedilen şeyler, benim diyen oyuncu adamın bile altından zar zor kalkabileceği bişey. BeniBilenBilir’in sadece “erkekler dükkanı kapatsın, ekmek çıkmaz” yorumuna katılmıyorum. O zaman bu siteyi de kapatıp gidelim ve 2000 yılından itibaren seks ile başlayıp, 2015’lere kadar gelen feminen propagandası devam etsin. Kalan %50 de toplanıp birbirini siksin (feministler çok diyor bu lafı üzgünüm kullandığım için). Çünkü tam olarak dediği buna çıkıyor. Buradaki çoğu erkek, alt benliğini türlü sebeplerden dolayı dışarı çıkaramadığı için, gerçekte ne olabileceğini ya da neler yapabileceğini hala bilmiyor. Geçen yazdan beri bu sitedeyim her postu okudum, diyecek bişeyim varsa da yazdım biliyorsunuz. Sadece burayı okuyup, gerçekten özümseyerek anlasanız bile değişimi farkedeceksiniz.

        Normalde hep konu üzerinden giderim ama adam direkt olarak “bırakın bu işleri” demiş açık açık. Haklı olduğu noktalar da var. Ama KH’ın problemi zaten “betalar da sikişsin” gibi sığ bişey değil. Neyin ne olduğunu göstermek. Gündelik hayatta konuşulmayan kadın-erkek ilişkilerinin asıl parametrelerini açık açık yazarak ve açıklayarak daha fazla çoğunluğa ulaştırabilmek. E şimdi ilgi duyup, buralara uğrayan 18-19 yaşındaki gencecik adamlar bunu okusa tabii ki de çıkıp gider. Herkesten de bir Sir Isaac Newton veya Nikola Tesla ya da Elon Musk çıkmayacağına göre hepimiz kafamıza sıkıp gidelim, bu site de kapansın. KH’yı da Matrix filmlerinden hatırlayalım.

        Ortalama 60-70 sene yaşayıp, sonra da gideceğiz. Evlenir, çocuğunuz olursa dünyaya imzanızı atıp gitmiş olursunuz, bu da en kötü şartlarda dahi rahatlıkla yapılabilecek bişey. Elinizdeki tek atımlık evlilik kurşununun kalibresini yabana atmayın. Dışarıdaki çoğu kıza evlenme teklif etseniz, azımsanmayacak düzeyde hatun kişi, bunu kabul eder, çok ciddiyim. Kadınla erkeğin arasındaki bu karmaşık ilişkiler bütününün külliyatı da zaten doğabilecek potansiyel üçüncü kişinin gelişi, bakımı ve varlığıyla ilgili. Günümüz dünyası bunu bireyselleştiren şey.

        O yüzden çok da şeyapmayın. Gündelik hayatınıza devam edin. Hayat yeterince yorucu ve boğucu. Daha da kendinizi kasmayın. Ne zevk alıyorsanız onu yapın. Ama ilerleyip, üstüne koymaya da devam edin. Emekleyin, ama ilerleyin.

        1. %100 katılıyorum. Tam olarak yazmak istediğim ve duymak istediğim altın tavsiyeler ve analizler. Hocamızdanda sürekli anlıyorum ama cidden bu perspektif tam bir post niteliğinde.

      2. Ben de bu konuda aynı senin gibi düşünüyorum Erkek Adam. Tristan’ın anlayamadığım bir pesimistliği var ilk günden beri. Her kadını etkilemeniz gerekmez ki. Evet her kadın Travers Beynon tarzı bir erkek ister de, masa başı çalışıp ayda 2500 lira alan, Ankara’da yaşayan 26 yaşındaki Merve’nin realitesi Travers Beynon ile eşleşmek değildir zaten. Ha iç güdüleri ister orası ayrı. Ben bu konuya, hayatınızı renklendirecek kadar kadın olsun yeter olarak bakıyorum. Pastanın kendisi hayattır. Kadınlar ise sadece o pastanın üzerindeki, pastayı tatlandıran çeşitli tattaki meyvelerdir. Hayata böyle bakıp keyif ve mutluluk odaklı yaşamak varken pesimist olmak bana mantıklı gelmiyor.

  6. Site bu sıralar baya hararetlenmiş gibi görünüyor.Etkileşim mükemmel ama yorumları okumaya fazla vakit bulamıyorum.Boşa çıktığım da yorumları da okuyacağım, eminim en az yazılar kadar faydalı olur.Kızlar konusunda fena gitmiyorum ayrıca bu aralar.Day Game için çıkmasam da sosyal ortamla şimdilik idare ediyoruz.Kızlar güzel canlılar, kibar ve zarifler, bir kere ısınınca yakasını bırakmıyorlar adamın.Tabi bu durumun geçen süreçte ki karakter değişimimle de alakalı olduğunu düşünüyorum.Yokluğun dibindeyken , bolluk zihniyeti yaşayan adamlarız, cool olmamak elimizde değil.

    Bunun dışında Php, Javascript konularında uzmanlaşmaya çalışıyorum.Zaten web tasarım bilgim var.Üniversiteyi halleder halletmez erkekadam.com’a güzel bir script yazmayı düşünüyorum.Kullanırsınız kullanmazsınız camianın tercihine bırakıyorum.

    1. Sen daha ilkokul bebesi iken PHP ve Javascriptin kitabını yazmış abine script beğendireceksin … Hadi bakalım 😀

      Yine de yaz birşeyler. Ben artık pek program yazmıyorum.

      1. Hocam bilmediğin bişey çıksa dişimi kırıp 31 dişle selfie atıcam buraya.Ayrıca 600 kişi falan diyosun camianın ortasında ayıp olmuyo mu. 😀 Neyse engin bilgilerinle bizlerinde ampulü olursun umarım.

        Düşünsene scripti yazıyorum, atıyosun sonra Hacked By Osmanoğulları diye index basıyorlar arkada mehter marşı.Red Pill Türkiye’nin katili oluyorum sonra.Haha 😀

  7. Yukarıda evrimsel psikoloji tartışması dönmüş fakat 20/80 olayını, alfayı vs. TRP nin argümanlarını savunmak için kalkıp bilimsel tartışmaya girmeye bile gerek yok. Biraz sağa sola bakmak ve sosyal tecrübe sahibi olmak yeterli.

    Türkiye’nin en iyi üç üniversitesinden birinde son sınıftayım ve vaziyet tam olarak şöyle: boyu posu olan, tipi iyi olan, spor takımlarında olan, barlarda müzik yapan ya da topluluklarda lider olan abiler hiç bir şey yapmadan am üstünde am sikiyorlar. Çaba bile harcamalarına gerek olmuyor. Kızlar bunlara direk instadan yürüyorlar, mesaj atıyorlar ya da ortamda kendilerini siktirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Erkeklerin yarısı kadarı dota, ders, osbir üçgeninde kayıplar. İşin tuhafı bu kayıp adamlar öyle amerikan dizilerindeki gibi playstation oynayıp mcdonalds yiyen loser tipler olmak zorunda da değiller. Yıllarca yurtta kaldım bir sürü eleman tanıdım. Çoğu akıllı erdemli sağlam eleman kızlardan ellerini çekmişlerdi. Belirli bir kısmı da çirkinden hallice hafif kilolu kızlarla sevgili olup bunları el üstünde tutuyorlar. Bu saydığım en tepedeki elemanlar HB5-HB8 aralığını götürüyorlar. HB8 üstüler standartları çok yüksek olacak şekilde sadece uzun ilişki varsa tepedekilerle birlikte oluyorlar. Sağa sola trip atmaktan, kimseyi beğenmemekten ya da hoşlansa bile nükleer shit teste maruz bırakmaktan dolayı yalnız kalan HB8 üstü çok kız var okulda.

    Bunların dışında şu da var ki kızların çoğu ilişkilerini ölümüne saklıyorlar. Sevgilileri olduğunu bildiğimiz kızların çoğunlukla sosyal medya hesaplarında buna dair bir izlenim olmuyor. Kızın manitasıyla buluşacağını biliyoruz mesela “nereye kaçıyorsun kimle görüşeceksin” diye sorunca bölümden bir arkadaş ya diye geçiştiriyor. Başka bir örnekte ise kız okulun kalabalık yerlerinde elemanın elini tutmaktan bile imtina ediyor. Hatta şunu diyebilirim ki okuldaki ilişkilerin çoğu fakbadilik seviyesinde.

    Vaziyet böyleyken TRP benimde içine girdiğim sekssiz yalnız çoğunluğun ne işine yarar diye sorabilirsiniz. Bu blogun yazarları emekler boşa mı gidiyor izlenimine kapılmasınlar. Ben TRP ile bir kaç yıl önce ağır setback ler sonucunda tanıştım ve sindirmem 1 yıl sürdü. Güzel kızlarla arkadaş olmayı kestim. Farkında olmadan kendimi küçük düşürdüğüm durumları görüp yeniden konum aldım. Nasıl elektron mikroskobuyla normal bakışla göremeyeceğimiz organizmaları görebiliyorsak, ben de TRP googles on mode ile kadınların davranışlarından sözlerinden ne demek istediklerini ya da nasıl bir karakterleri olduğunu görmeye başladım. Cahilliğim yüzünden aslında önüme gelen seks fırsatlarını nasıl kaçırdığımı anladım. Biraz daygame öğrendim ve biraz çaba ile bile önüme açılan tabakları görünce vay be dedim. TRP ile tanışınca birden seks makinesi olmuyorsunuz ama zaten amacınız da bu olmamalı bence. Daha onurlu bir yaşam sürebiliyorsunuz. TRP size bir yol haritası veriyor. Babanızın vermesi gereken ama vermediği haritayı veriyor hem de. Bir şeyler ters gittiğinde mızmızlanmak yerine ha bu yüzden ters gitti diyip gülüp geçmeyi öğreniyorsunuz. İnsanı ciddi anlamda olgunlaştırıyor. TRP ile hangi yolu izleyeceğiniz size kalmış. İster tüm günü daygame harcayın işinizden gücünüzden olun, isterseniz derslerinize kapanın, isterseniz dağcılık yapın ya da dil öğrenin. Sakın ha sabah 5 e kalkıcam 50 şınav çekicem 10 kıza yaklaşıcam 1 saat dil çalışcam en sonunda burcuyu sikicem heeeyyttt moduna girmeyin. Sadece bir şeylerin farkında olarak sakin sakin yapmanız gerekeni yapın.

    Uzun yorumumu şu alıntıyla bitireyim. Sisifos diye bir adam var Antik Yunan mitolojisinde. Tanrılar bu elemanı her defasında tepenin en aşağısına geri yuvarlanacak olan bir kayayı tepenin yukarısına çıkarmakla cezalandırmışlar. Sisifos’un hayatı anlamsız görünür. Bu kadar çabalamaya ne gerek vardır ki? Albert Camus abimiz şöyle der; “Tepelere karşı girişilen mücadele bir insanın kalbini doldurmaya yeterlidir. Sisifos’u mutlu hayal etmemiz gerekir”. (orjinali şu: The struggle itself towards the heights is enough to fill a man’s heart. One must imagine Sisyphus happy. Sorry for bad translation lol:D )

  8. BeniBilenBilir üstad her yorumun ayrı bir yazı olur, o derece etkili.

    50’li yaşların başında, her gün body yapan, hala heavy metal dinleyen, basgitar çalan, bir oğlu olan sıradan bir insanım.

    Oğlumun aklı ermeye başlamasıyla onu yetiştirmek için özel çaba sarf ettim, annesine bırakmadım, ki annesi de yani eşim öğretmen, devamlı yanımda gezdirdim, erkek ortamlarına soktum, ufak ufak işlemeye çalıştım. Fen Lisesi, arkasından Tıp Fakültesi bizi sevindirdi. Saçlarını uzattırdım, iki kulağına ikişer küpe çaktırdım, ilkokuldan beri gitar ve basgitar çalmayı öğrettim, şu anda da bir rock grubunda basgitar çalıyor. Bir de araba aldım, maddi durumum iyi olduğu için sıkıntı olmadı çok şükür. Adı okulda zengin piçine çıkmış ve buna çok sevindim(mecazi anlamda) çünkü amacım da buydu. Şimdi uzaktan bakıyorum ve tabak çevirdiğini görüyorum ve mutlu oluyorum.

    Annesi çok karşı çıktı ama yolumdan asla sapmadım, bildiğim gibi devam ettim. Sonra bu siteyi tesadüf eseri buldum ve ne kadar doğru yolu izlediğimi gördüm.

    Ben bile kendimi kenara çekmiştim ama okudukça pasımı attım ve eski günlere döndüm. Yerine göre hareket ediyorum ve benim bile etrafımda dönüyorlar, hem de ne kadınlar ne kızlar.

    Hepinize çok teşekkür ediyorum, yaşamım sizlerle daha renkli oldu, hala da öğreniyorum ve çok hoşuma gidiyor.

    İyi ki varsınız gençler.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *