Magandalar Kadınları Daha Çok Mutlu Ediyor

Bu sitenin okuyucu kitlesinin oldukça eğitimli olduğunu biliyorum ve yukardaki cümleyi okuyunca, bıyık altından “hadi ordan sende!” dediklerini de duyar gibiyim. Durun çok acele etmeyin, çünkü Gallileo “Dünya’nın yuvarlak olduğunu” söylediğinde de pek çok kişi bıyık altından gülmüş hatta çok daha beter şeyler yapmaya kalkmıştı (Bu arada Vatikan Gallileo’yu daha 1993 akladı, bunu da küçük bir ara not olarak ekleyelim). Kısacası yukardaki cümle aydın ve aydınlık türk erkeklerinin en temel inanışlarından birine saldırı gibi duruyor (Aynı Gallileo’nun Hristiyan kilisesinin en temel inanışlarından birine saldırmış olduğu gibi). Daha amiyane söylemek gerekirse, “Babalar! Siz o feminizm ve kadın hakları mavralarınızla hem kendinizi rezil hem de eşlerinizi mutsuz ediyorsunuz.”

Nasıl yani?

Bakın anlatayım, yaklaşık 30 yıldır çevremdeki evli çiftleri ister istemez inceliyorum ve bunların çok mutludan çok mutsuza kadar değişik bir yelpazede dağılmış olduklarını görüyorum. İşin şakası bir yana, insan böyle bir yelpazeyle karşılaşınca bu mutluluk ve mutsuzluğun nelere bağlı olduğunu araştırmaya başlıyor. Örneğin izlediğim ailelerin en mutlusu, en çok para kazanını olsaydı ve mutsuzu da en fakiri çıksaydı, bilimsel açıdan iş çok kolaylaşacaktı. Bana yıllık maaşını göster, sana ne kadar mutlu olduğunu söyleyeyim deyiverecektik. Ama bu kadar kolay olmadığını biliyoruz. Hatta “para mutluluk getirmez” türünden ata sözlerimiz bile var (halt etmiş kim söylemişse!).

İlk gençlik yıllarımda mutlu ailelerin mutlu kadınlarla ortaya çıkacağını düşünüp, feminizme ve erkeklerin eski hükümranlık haklarını eşlerine geri vermeleri gerektiğine gerçekten inanıyordum. Ancak yıllar geçtikçe, çevremdeki örneklere bakıp, erkeğin modernliğinin de, feministliğinin de, aynı para konusunda olduğu gibi, kadınların mutluluğunda bir faktör olmadığını (dehşete düşerek) fark ettim. Peki o zaman kadınların mutlu olması neye bağlıydı?

Yanıt, kısmen kendi gözlemlerimden, kısmen de 1994 yılında TIME’da yayınlanan bir yazıdan çıktı. Yazı aynı zamanda kapak konusuydu ve başlığı “Aldatmak Genlerimizde Saklı” idi. Sonunda aşağıda anlatacağım noktaya geldim ve en azından, bizim “maganda” diye adlandırdığımız türden bazı insanların, kadınlarına “aydın” diye adlandırdığımız kişilerden daha doğru davrandıklarına inanmaya başladım.

Aslında sorun tamamen üreme ve neslini sürdürmeyle ilgili. Bilindiği gibi hayvanların büyük bir bölümünde erkekler, tıpkı insanlarda olduğu gibi, poligam. Yani aynı anda birden fazla bayanla birlikte olmak istiyor. Bunu yapmak kendi neslini sürdürmek açısından son derece mantıklı. Tohumunuzu ne kadar çok tarlaya saçarsanız o kadar çok ürün elde edersiniz, ne kadar çok kadınla birlikte olursanız, bir sonraki nesle sizin genlerinizden kalma olasılığı o kadar artar. Tarihte 100 çocuklu padişahların olduğunu biliyoruz. Teorik olarak bir adam çok kasarsa 1000 tane çocuk bile yapabilir.

Kadınlarda durum biraz farklı. Onlar da erkekler gibi kendi genlerini bir sonraki nesle aktarmak istiyorlar. Ancak, makineli tüfek gibi sayıdan kazanma şansları yok. Bir kadın ne yaparsa yapsın bir erkek kadar çok çocuğa imza atamaz. Dolayısıyla da kadınlar sayıdan kaybettiklerini kaliteden kazanmaya çalışıyorlar. Yani az sayıda çocuğa verebileceklerinin en fazlasını verip, onları en güçlü şekilde yetiştirip, hayatta kalma şanslarının yükselmesine çalışıyorlar.

Bunun için ilk aşama tohumun iyi bir kaynaktan temin edilmesi. Bilindiği gibi güçlü, sağlam erkekler her zaman sakat ve çelimsiz heriflere tercih edilmişlerdir (eğer diğer tüm koşullar eşitse). Tohumu sağladıktan sonra, çocukların büyütülmesi gerekmektedir. Bildiğiniz gibi kadınlar tarihin çok eski ve karanlık bir döneminden beri bu işe yardım etsin diye erkekleri kafalamışlar ve adına evlilik kurumu denen ve kutsal olduğu şeklinde pazarlanan bir müessese kurup yükün büyük bir bölümünü gariban adamcıkların başına yıkmışlar (Mahallemizde bir erkek kedi var, herif her kızışma döneminde tüm dişileri elden geçirip, daha sonra dişiler bebeleriyle sürüm sürüm sürünürken, o oturup gururla havalara bakıyor. Bazen ona imrenmiyor değilim). Doğanın erkeğe yüklediği misyon tohumunu çok sayıda kadına saçması.

Hah!.. Şimdi işin en can alıcı noktasına gelmek üzereyiz. Aman hazır olun burayı kaçırmayın. Kadın erkek ilişkisinin en temel açmazını önünüze sereceğiz;

O da şu:

Kadın çocuklarına ne kadar kaynak aktarabilirse çocukları o kadar güçlü olacağı ve hayatta kalma şansları o kadar artacağı için, doğanın kadına yüklediği misyon “alabileceğinin tamamını alıp çocuklarına vermesi”. Bu cümlenin en korkunç tarafı aynı erkekteki gibi tatmin olunması gereken miktarın açık olması. Freedy Mercury tam tamına 10,000 kişiyle yattığını söylüyordu. Nasıl ki erkek için zamparalığın üst limiti yoksa, kadın için de erkeğinden alacaklarının üst limiti yok.

Olaya bir erkek gözüyle baktığınızda, eşinize mantıklı ölçüde bir şeyler sunup onun mutluluğunu garantileme şansınız yok.

“Kadının huzura dolayısıyla da mutluluğa erebilmesi için hayattaki misyonunu tamamladığına inanması, yani, erkeğinden alabileceği her şeyi almış olduğuna inanması gerekiyor.”

İşin acımasız yönünün tekrar altını çizmek istiyorum; yukardaki cümlede kadının alması gereken miktar belirtilmiyor. Kadınlar çok değişik seviyelerde mutlu olabiliyorlar. Eğer erkeklerinin verebileceğinin gerçekten aldıkları kadar olduğuna inanırlarsa içgüdülerinin kendilerine yüklediği misyonu tamamlamış olup, büyük bir huzur buluyorlar. Fakir bir adamın eşi olarak mutlu olan, çok daha varlıklı bir adamla (hem de adamın hiç bir faulü yokken) mutsuz olan kadın örnekleri her yerde o kadar çok ki.

Kadınlar (eşlerimiz) bizim sahip olduğumuz her şeyi, paramızı, zamanımızı, hobilerimizi, çevremizi son derece doğal bir şekilde istiyorlar… Bunları isterken de hiç bir sıkıntı hissetmiyorlar, çünkü milyonlarca yıllık, içlerine iyice yerleşmiş içgüdülerine uyuyorlar. Aynı bizim çevremizdeki her güzel kadına iştahla bakmamız, hatta bazen de kaçamaklar yapmaya çalışmamız gibi.

Peki ne yapılması gerekiyor?.. Bu soruyu sorduğumuzda ilk baştaki “maganda” konusuna dönmüş oluyoruz.

Yani şimdi biz de maganda mı olalım?..

Hayır maganda olmamız gerekmiyor. Ama magandaların her şeyi yanlış yaptıkları saplantısından kurtulup, onları incelememizde hatta bazı davranışlarından ders almamızda hiç bir sakınca yok.

Öncelike bir kadınla evli ya da uzun bir ilişki içindeyseniz vereceklerinizin sınırını çok iyi çizin ve bu sınır aşıldığında ölümü bile göze aldığınızı çok ama çok açık bir dille belirtin (ve gerektiğinde uygulayın). Bunu söylerken eşinizin pestili çıkarın demiyorum. Aksine ona verebileceğiniz kadar güzel bir alan bırakın. Bunlar neler olabilir? Aile bütçesinin hakça paylaşımı, dernek faaliyetlerine gitsin diye haftada iki gece çocukların bakımının üstlenilmesi, evde bulaşığın yıkanması ve bunlar gibi bir dolu nokta. Ancak kendinize muhakkak bir alan bırakın, her ay bir kez trekkinge mi gideceksiniz, muhakkak gidin. Haftada bir briç mi oynayacaksınız oynayın. Evde görmekten gerçekten dayanamayacağınız bazı eşyalar mı seçilmek üzere, aldırmayın. Nefret ettiğiniz bazı dostları mı var, sırf o istiyor diye görüşmeyin.

Eğer eşinizin beraberliğinizde sahip olduğu haklar, çevrenizdeki kadınlardan daha kötü değilse, ona bıraktığınız alana zırt pırt karışmazsanız ve kendi haklarınızı korumaktan hiç çekinmezseniz huzurlu ve mutlu bir kadına sahip olursunuz.

Yapılan en temel hatalardan biri, bazı erkeklerin sırf eşleri mutlu olsun diye kendi haklarından taviz verip durmalarıdır.

“Sevgilim bu akşam bizim çocuklarla buluşacam. Hani sana geçen hafta söylemiştim.”

“Ama olur mu? Bu akşam Carrefour’a gidip eve plastik sandalye alacağız.”

“Peki canım, yeterki sen üzülme, ben çocuklara gelemeyeceğimi söylerim.”

DING! – DONG! – Poku yediniz… Yukardaki dialog son derece sağlıklı bir kadından bunalım içinde bir zebella yaratmanın kesin yollarından biri. İnanmazsanız, yeterince sıklıkla uygulayın, hiç şaşmadığını ve kesinlikle sonuca ulaştığınızı göreceksiniz. Siz bu yaklaşımınızı sürdürdükçe eşiniz daha acımasız, daha zalim, daha mutsuz olacak, eğer yeterince de iyi kalpli ve gerzekseniz, bu durumu değiştirmek için daha da fazla özveride bulunup onun sevgisini kazanmaya çalışacaksınız. Böylelikle de ilişkiniz iflah etmez bir kısır döngüye girecek.

Yazımızın başında belirttiğimiz magandaların çok önemli bir avatajları var. Onlar fazla kafa çalıştırmadıkları için içlerinde yüzbinlerce yılda birikmiş olan içgüdülerine daha fazla kulak veriyorlar. Kısacası içlerinden geldiği gibi davranıyorlar ve eşlerine sınırları oldukça sıkı bir şekilde çizilmiş bir alan bırakıyorlar (bu alanı çizerken kullandıkları sille tokat yöntemleri onayladığım sakın ola düşünülmesin). Bu alan içinde kalan kadın da kısa sürede alabildiğinin hepsini aldığına inandığı için (inanmazsa yiyiyor sopayı), kendini mutlu değilse bile huzurlu hissedebiliyor.

Sonuç: Tek bir yazı içinde her şeyi çözmeyi umduğumuzu sanmayın. Bu konular eğitimimize o kadar aykırı ki, aynı kavramları yepyeni örneklerle, gerçek yaşanmış öykülerle gene gene işlememiz gerekecek.

erkekadam.com / Haldun Aydıngün – 1.7.1999

Dağcılık ve bilim kurgu alanları başta olmak üzere çok başarılı eserleri bulunan Haldun Aydıngün, aynı zamanda bir çok türk insanının doğa sporlarıyla uğraşmasında rol oynamış abimizdir. Aydıngün'ün kadın erkek ilişkileri üzerine Erkekler Mağara Adamından ... adlı bir kitabı da mevcut. Eserleri :Boşanan Adam,  Koyun Paradoksu, Boğaziçi ve Ötesi, Dağın mı var Derdin var, Aladağlar & Bazı Rotalar ve Genel Bilgiler, ...
Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Erkek Adam

Sitenin 30luk abisi ve admini. Üşengeçliğinden admin hesabından yaza yaza rumuzu erkekadam kaldı. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

39 thoughts on “Magandalar Kadınları Daha Çok Mutlu Ediyor”

  1. Merhaba, daha önce hiç işlediğine denk gelmediğim için soruyorum. Cilt bakımı sesin derinden gelmesi gibi meselelerden bahsedildiği halde sakalla ilgili herhangi bir yazı göremedim. Aslına bakarsanız yüksek testosteron seviyesinin önemli bir göstergesi olması, sıklığının düzgünlüğünün bir sağlıklılık belirtisi olması açısından siz nasıl değerlendirirsiniz? Gerçekte sanki bunun tam tersi bir algı mevcutmuş hissi var bende.

    1. Sakaldan daha sağlam jawline diyr bir unsur var eğer yüzünde aşırı ben sivilce yara yoksa onu geliştirmeyr bak.Jawline çene kasından geliyor ve çene kadının erkekte fazla olması çiğnem vb etkilerden evrimsel olarak çok değerli gen göstergesi.
      Austin Dunkham’ın jawline geliştirme videoları var onlara bak.
      1-2 ay içinde uğraştığın süreye göre kazanıyorsun eğer yağ oranın çok değilse

  2. Kadınların istediği biraz da adamın yanında kendilerini güvende hissetmek. O maganda dediğiniz adam size maganda gelebilir belki ama şöyle de bir şey var;

    – Magandanın yanındaki kadına herkes yenge çeker. Kimse kalkıp o kadını rahatsız etmeyi aklından bile geçirmez. Kadın istediğini giysin kimse dönüp bakmaya kalkmaz bile. Ama o çok sevgili meriçlerimiz açısından baktığımızda kadın kendisini güvende hissetmiyor ki. O tiplerin yanında kadına bakmayı geç laf atıyorlar. Adamın yine de sesi çıkmıyor.

    – Kadın kendisine bakılmasını, adamın ona dikkat etmesini ve giyim kuşamı ile ilgilenmesini istiyor. O maganda dediğiniz adamlar evet kılığa kıyafete karışıyor ama kadın bunu karışma olarak algılamıyor ki. Kadının algısı adamın onunla ilgilendiği yönünde. Meriç arkadaşımız ise kıyafetine karışmayıp özgür bıraktığını söylerken aynı zamanda kadına göstermesi gereken o maskulen ilgiyi göstermiyor.

    -Maganda arkadaş, sahte bile olsa bir şekilde iş bitiren eleman olarak görünmeye çalışıyor. Bunun sonunda kadın adama daha çok güveniyor. Ona karşı kendisini daha fazla salıyor. Bir süre sonra bir derdim olursa o halleder güveni sayesinde kadın da kendisine güvenir hale geliyor. Canımız meriçimizin beraber olduğu kadın ise aynı durumda savunmasız olduğunu düşündüğü için daha tedirgin oluyor.

    Bu gibi nedenlere de baktığımızda kadınların aslında kendilerini güvende hissetmek istediğini anlayabiliyoruz.

  3. Size hak veriyorum ancak. Sormak istediğim bazı sorular var. bir gün çekeceğiniz video ya ben de bağlanıp sizlere sorular sormak istiyorum

  4. Eskiden ekşide yada diğer mecralarda ” sevgilisi olmamış erkek” “hiçbir kadın tarafından gerçekten sevilmemiş erkek ”
    “Hiçbir kadının büyük aşkı olmamış Erkek” yazılarına insanların küfür hakaret aşağılama yorumlarını görünce derin bir umutsuzluğa kapılıyordum ve özgüvenim yerin dibine doğru son hız vuruyordu
    Trp sonrası ekşideki vb . başlıkları okuyunca meriçlere gülüp ne kadar aşağılık insanlar olduğunu görüyorum
    Ezik misin tipsiz misin Fakir misin
    Siktir git 31 çekerek köşende ağla amınakoduğum Zihniyetindeler diğer erkeklere.Bu bile meriçlerin ne kadar AŞAĞILIK olduğunu gösteriyor
    Bunları görünce gülüp 5. Tabağımla buluşma ayarlayıpişimin başına dönüyorum
    Onların eline kalsaydık vay halimize aq

  5. Bu yazı ile alakasız ancak Tcma denilen kişi hakkında bir yazı yazar mısınız ? Veya bu yoruma iyi bir yanıt ? Onun yazılarının Trp ile alakalı olmadığı,yaş,statü vs. Fark etmeden her kadını elde etmeyi sağlattığını söylüyor taraftarları.Svbg,skeptico,1f,toroslardır benim yurdum vs. nickli yazarları takip ediyorum ve bunlardan bile böyle bir şey duymadım ben.Sizce bu tcma denilen adam kimdir neyin nesidir yazdıkları kendi fikirleri midir ? Bu arada bu sireye yazdığım ilk yorum bu.Baştan aşağı tüm yazılarınızı okudum.Neredeyse hepsi katkıda bulunuyor erkeklere.Bir teşekkürü borç bilirim.:)

  6. Üzgünüm ama bu yazı fazlasıyla hatalı.

    Olay Magandalıkta falan değil. Sizin maganda dediğiniz tipler zengin mafyalar.

    Yoksa türkiyede ki çoğu erkek kadına baskın. Bi kahvehanedeki çaycı da kadına baskın ve yeri gelince dövüyor vs ama olay bu değil.

    Kadına dominant olmak bir boka yaramaz hatta bunu yaparsanız kadın gücünüzün anca ona yettiğine inanır ve daha çok kaybeder.

    Benim tanıdığım bir abi çok sert bir adam ama karısı saygı duymuyor. Dövmesine her yolu denemesine rağmen kadın asla saygı duymadı. O yüzden sizin bu erkek ol muhabbeti boş laf.

    Olay değer de yani %20 lik erkek grubunda olmakta veya ona yakın olmakta %30 luk grupla %20 lik grup arasında olmak. Buna potansiyelin yüksekliği denir.

    Değersiz bir erkekseniz kadın zaten sizin korumanızı vs istemez. Bu hareketleriniz midesini bulandırır. Kadın bir dj in altına yatmayı sizin korumacı tavırlarınıza tercih eder.

    Hatta koruyucu erkek grubu genel de %50 lik kaybeden kıskanç erkek grubu. Bu adamlar karılarını kıskanan her boka kavga çıkaran loserlar.

    Benim bildiğim %20 lik grup karıyo kollamıyor hatta gece evden dışarı siktir eden var. Kızı sikip soğukta dışarı atıyor ve kız bu elemanın kölesi gibi? Koruma kollama magandalık nerede?

    Eleman yakışıklı uzun boylu olunca maganda tavırlar vs boş. Bu verdiğiniz örneklerde anca yumuşak light erkek selamiyle taş fırın haluk muhabbetinde kalır. Bunu da kaybeden %50 içerisinde en üst tabakayla alt tabaka arasında bulabilirsiniz. Ama unutmayın iki tarafta kaybeden grupta.

    %30 luk grupta olup hatununa normal davranan erkeklerin başına bişey gelmiyor çünkü onlar belli şeylere sahio hatun saygı duyuyor. Sevgili olmaya seks yapmaya layık görüyor. Ha bu hatuna %20 den biri atlasa nolur bilemem orasını.

    İşte red pill budur en acı dozu veriyorum size şırıngayla 😂

    1. Genetik / biyolojik determinizm istakozlarda 100% işler ama sosyal hayvanlarda ve özellikle insanlarda işler senin söylediğin gibi işlemez.

      Bu yüzde 20 – 30 – 50 oranlarına düşen insanların sabit olduğunu varsayıyorsun. Oysa bu gruplara düşen erkekler sürekli değişiyor.

      Tepede Mozart tarzı doğal yetenekler her zaman var (de ki binde 1) ama 20%nin gerisinin yeri sağlam değil. Sürekli oradan düşenler var, oraya çıkanlar var. Otur bir saat bak bakalım yoldan geçen erkeklere. Uzun boylu, yakışıklı ve kaslı erkek ve duygusal olarak güçlü (karizmatik) oranı ne? Yüzde 1, hadi yanlışlıkla zengin bir muhite git yüzde 3.

      İnsan dişisi aslen duygusal güce göre seçer, fiziksel ve parasal herşey ikinci plandadır. O yüzden kızlar çirkinin tekinin kokunda iken hayvan yakışıklı adamı abaza görürsün.

      Duygusal güç ise plastiktir, sadece genetik mirastan değil sosyallikten de gelir.

      Redpill acı dozu denilen şey ergen fantazmalarından başka birşey değil.

      1. Kesinlikle katılıyorum ama ek olarak benibilenbilir’in “seksi seksle takas etmedikçe işler karışık” görüşüne ben de inanıyorum.

        1. Seksi seksle takas etmek dediğşn kadında 100% cinsel arzu uyandırmaktır, para ve statü ile istek uyandırmaktan farklıdır. Burası yanlış değil. Ama o 100% ham arzu fizikten, paradan değil duygusal güçten gelir. Sinirleri sağlam, sosyal zekası yüksek, acı ve felaket karşısında eğilip bükülmeyen adam en güçlü adamdır. Saf 100% genetik (boy, tip, kaslar, maskulin hatlar) üzerine seçim yapmak insan toplumunda akıllıca değil. En güçlü ve yakışıklı erkek duygusal gücü ve sosyal zekası azsa tökezler ve tökezlediği an tepesine hınç dolu bir beta sürüsü biner, ittifakları olmadığından kimse yardımına koşmaz.

          Duygusal güç ise kısmen biyolojiktir ama çoğunlukla kişinin kendi geliştirdiği birşeydir.

          1. Her kelimesine katılıyorum, duygusal gücün yoksa ister brad pitt ol ister ferrari’ye bin daima çuvallarsın. O ferrari seni canlı atm olmaktan öteye taşımaz. Duygusal güç yazısında tek katılmadığım konu en sondaki depresyonun çözümü için ilaç tedavisi kısmı. Yani o kolaya kaçmak bence. Istakoz gibi davranmayı becermek gerek. Ama gerçekten iyi bir psikologdan yardım alınabilir eğer yıllar sürüyorsa bunu aşmak. Trp de bu yardımı fazlasıyla yapıyor zaten.

          2. İlaç işini es geçmeyin. Böyle bir teknoloji var ve ihtiyaç da varsa, ilaç ilk başta çok yardımcı olabilir.

            Eğer erkeğin depresyonu, cinselliğin yeni ve tehlikeli sularında neler dönüyor bilmemekse, KH bu depresyona hemen ilaç olacaktır.

          3. Ek olarak eğer duygusal gücünü 10/9 yapabilirsen Baştan Çıkarma Sanatı’ndaki büyücü olabilirsin.

          4. Hocam bir de sigma male diye bir kavram okudum, yalnız kurt’u temsil ediyor. Ne domine etmekten ne de domine edilmekten hoşlanmayan bir karekter olarak çizilmiş. Bizim gibi yerleşik yaşayan sosyal bir tür için pek uygun bir strateji gibi durmuyor. Yine de mgtow’a da yakın gibi geldi. Fikrinizi almak isterim.

          5. İngilizce kaynaklardan anlayabildiğim kadarıyla acayip ilgimi çekti, hatta kilit konularda bana cevap oldu. Sabırla bekleyeceğim hocam yazınızı.

    2. İnsanları sürekli ayıramayız
      Dünyanın en zengin insanı, şirketler bile sürekli değişiyor
      Ayrıca benim çevremde güzel kız da yüksek değerli erkek de kim biliyorsam hiçbirinin sevgilisi yok
      Bunlar gizli seks tarikatı kurdular da bizim mi haberimiz yok ha ? %20 ile kadınlar senin mantığa göre

  7. Ayrıca %50 erkek grubundaysanız yani evlenmeyle seksi takas eden bu koruyucu tavırlarınız önemli olur ancak o zaman. Çünkü hatun sizinle sikişme karşılığında sizden paranızı,geleceğinizi,emeğinizi,zamanınızı ilişkiye yatırmanızı isteyecek. O yüzden de sadık,kıskanç,koruyucu erkek tavırlarınız hoşuna gidecektir. Siz seks için aşırı efor sarfeden tarafta oluyorsunuz ama😂

    Seksi seksle takas etmedikçe işler karışık. Sekste kadının en güçlü kozu zayıflamasını ucuzlamasını istemiyor. O yüzden belli erkek grubunu aç bırakıyorlar ki birazcık gösterip elletmeyle her şeyi yaptıralar.

    O yüzden ben erkek olucam alfa olucam ayaklarını bırakın adam akıllı kendinizi eğer kaybeden %50 deyseniz bazı şeyleri değiştirip %30 luk gruba taşıyın. %30 da iseniz hatalarınızdan ders çıkarıp oyun öğrenin ki şansınız artsın

    1. Hocam yüzde 20-30-50 konusunda büyük bir hata yapıyorsun. Öyle bir anlatıyorsun ki sanki toplum tek katman ve herkes diğerinin yüzdesini biliyor.

      Diyelim ki taban yüzde 50 içinde bir adam var, öğretmen olsun. Orta boylu, eli yüzü düzgün ama utangaç. Hatunlarla pek skoru yok, talep de görmüyor. Bu adam Reina’da hatun kaldırmaya çalışırsa tabii ki en altta kalır. Peki bunun Anadolu’da bir mahallenin ilkokulunda işe başladığını düşünelim. Oradaki bekar kızlar içerisinde de yine taban yüzde 50 içinde mi kalır? Hayır. Bence tepe yüzde 20 olur kesinlikle, çünkü o kadınların çoğunun hipergamisini tatmin eder.

      İkinci atladığın konu da kadının kendi değer algısı. Kimi hatunlar tipsiz olduğu halde kariyeriyle övünüp kendini değerli sanarak çoğu erkeği taban yüzde 50 içinde görebiliyor. Veya tam tersi hatun güzel ama geçmişten gelen bir özgüven eksikliği oluşmuş, bu yüzden karşısındaki adam normalde sıradan bir eleman olsa da ona çok çekici bir erkek gibi gelebiliyor.

      Ha tabii ki senin dediğin gibi her hatunun radarına girecek süper yüzde 20’lik bir erkek grubu yok değil. Ancak aşağıdaki yüzde 50 sürekli aynı ortamda takılıyo gibi asla seks yapamaz demek yanlış. Bu adamların seviyesini biraz da girdikleri ortamdaki statüsü ve hatunun ona bakış açısı etkiler. Yani değişken şeyler, kümeler kesişir.

  8. İnsan gibi komplike ve sürekli değişkenlere bağlı yaşayan bir canlıyı çok keskin sınırlarla birbirinden ayırmak konusu biraz fazla iddialı. Varsa bile buradaki gruplar arasında sürekli değişimler illaki oluyordur, olacaktır da. ErkekAdam’ın yaptığı yoruma katılıyorum. Seksi seksle takas etmek kısmıysa doğru.

    Bir de bir soru: Asabiyet ve sinirin artması, testesteronun arttığını ya da içerideki alfanın çıkmak için çabaladığına alamet midir?

    1. Hapı yuttuğunun belirtisi 🙂 ama olumlu manada. Herşeyi olduğu gibi kabul ettikçe (mavi hap konsantrasyonu azaldıkça) öfke de geçecek.

      1. Duruma bağlı. Eğer daha önceden sana dominant olmaya çalışanlara siktir çekme öfkesi gibi öfkelerse testosteron.

        Ama Kırmızı Hapı yutup da bunca kandırılmışlığın farkına varınca, erkek olarak bunların doğa kanunu ve senin sorumluluğunda (suçun olmayabilir) olduğunu kabul edip yoluna devam etmek yerine genel olarak kadınlara, ebeveynlere, topluma bir kızgınlık ise testosteron değil.

        1. 1. durum için şöyle diyebiliriz belki : Hani pehlivanlara güreşirken “altta kaldım diye yerinme, üste çıktım diye sevinme” denir. Başarısızlık ve narsizmin kölesi olmamak adına güzel bir motto.

        2. Yok, o kızgınlık safhasını geçeli yıllar oluyor nerdeyse:) Bendeki daha önceden dominantlık yapanlara siktir çekmek. İçimden çoğunlukla aksak gördüğüm herşeye bağırmak veya bir yerlere vurmak dürtüsü geliyor. Çok başladı bu sinir hali.

  9. Rollo Tomassi ve Jordan Peterson çevirileri bekliyorum. PMO orucu nasıl yapılır bununla ilgili makalelerde olsun. İrademizi nasıl kendi elimize alabiliriz? merak ettiğim son konu da bu.

  10. Beyler bir şey sorucam tabak çevireyim derken 2. kız bana yol verdi . (Sevgilisi ile tartıştıkları süreçte yedekteymişim) . Kendimi çok kötü hissediyorum. Sizce bunun açıklaması nedir ? Yedekte olmak mı koydu acaba yoksa hatunu kaybetmek mi ? bir konu bekliyorum sizlerden

    1. Aynı anda yürüdüğün kız sayısı baya az demek ki
      İstatik işi bu ne kadar yürürsen düşme ihtimali o kadar artar.Böyle bir hissiyat da normal sonuçta gururunu kırıcı bir hareket yapılmış sana. tavsiyem o kızın sevgilisinden daha fazla değerli olmaya çalış mümkünse o elemanı ortamda yakala ez
      Sonra çarkın nasıl döndüğünü otur izle

      1. Tabak düştü ise next. Oturup bir de sevgilisine yeniden dönmüş hatuna ne zaman harcayacaksın. Spesifik bir kızı kafaya takmak demek zaten tabak çevirmiyorsun demek.

        Tabaklar her zaman düşer. Düşen tabağı değerli görüyorsan hala mavi haplı tarafın aktif demek.

        1. eminimki hala mavi hap duruyor , açıkçası kadınları tam anlamıyla cinsel obje olarak görmüyorum ha ne kadarını görmüyorum o ayrı. oneitis olarakta görmüyorum çünkü etrafımda kadın çok. Elemanı ezmem mümkün değil çünkü aynı ortamda değiliz. Ama kızında
          bu sefer ilk kıza daha çok kapılmaya başladım. sanırım şimdi yerine birini daha koymam lazım.

          Bu arada sizler kaç kadınla tabak çeviriyorsunuz.

  11. Hocam benim de birkaç sorum var.Bazı heriflerin sesleri çok sağlam.Fazla kalın değil ama erkeksi.Ben yapmaya çalışıyorum ama oluyor mu bilmiyorum.Bu ses mevzusu için göğüs çalışmak haricinde yapılacak birşey var mı?

    1. Diksiyon dersi, şan dersi veya nefesli bir enstruman. Bir ara klarnete merak salmıştım, ses kontrolü adına çok etkili.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *