Özdisiplin ve kendinize uyguladığınız “acı” kendinizi geliştimenizin en güçlü aracı.

Acı güzeldir. Sadece fiziksel acıdan bahsetmiyorum, o da bu işin parçası ama ben rahatınızı bozan herşeyden bahsediyorum.

Son 2 yıldır  farkediyorum ki acı gerçekten harika ve güçlü bir araç. Acı sayesinde, hayatımızı heykel gibi şekillendirebilir ve hem kendimizi hem de çevremizi kontrol edebiliriz. Gün boyunca kendinizi küçük zevklerden mahrum bırakarak, irade gücünüzü spor salonunda çalışarak kaslarınızı geliştirdiğiniz gibi geliştirebilirsiniz.

Hayır, o patates cipslerini bu sefer yemeyeceğim; paketi kapatıp uzağa koyacağım.
Hayır, duşa ılık su ile başlamayacağım; banyoyu başından sonuna buz gibi suyla yapacağım.
Hayır, yeni mesaj gelmişmi diye telefonumu açmayacağım; telefonumu cebimde bırakacağım.
Hayır, bacaklarım yorgun olsa da oturmayacağım; 5 dakika daha fazla ayakta kalacağım.
Hayır, yarın işe gitmeyeceğim için engel olmamasına rağmen bu partide içmeyeceğim. Ayık kalacağım.

Acı, acıdan doğal olarak kaçtığımız için güzel bir şey.  Kendimizi bilerek ve isteyerek küçük rahatsızlıklara maruz / zevklerden mahrum bıraktığımızda, doğal olarak hoşlanmadığımız bi şeyin üstüne gidiyoruz ve doğaüstü oluyoruz. Zevk dürtümüze hayır diyoruz. Hayvan beynimize, bilinçaltımıza, insanaltı dürtülerimize hayır diyoruz. Hayır, kendi hareketlerimi ben kontrol ederim, dürtülerim değil diyoruz.

•••

Varmaya çalıştığım yer şu : gün boyunca sırf “hareketlerimi ben kontrol ederimi” kendi kendine ispatlamak için küçük zevkleri reddederek, olağanüstü bir özgüven ve kontrol geliştirmeye başlarsınız. Sıradan gündelik yaşamınızın tüm küçük detaylarının kontrolünüz altında olduğunu farkettiğinizde, aynı kontrolü hayatınızın her alanına yayabileceğini farketmeye başlarsınız. İnsan kendi kaderinin yöneticisidir, ve bunu gerçekten takdir etmenin en iyi yolu acı yoldan yürümektir.

Bu yazıyı yazma sebebim, daha öncesine göre çok münzevi bir hayat yaşaman ve bunun harika bir şey olması. NoFap’ın (mastürbasyondan uzak durmak) sağladığı süper güçler aslında yeni keşfedilen kontrol hissinin ürünü.  Kendi hareketlerinizin sizin kontrolünde olduğuna gerçekten inanırsanız, bu kontrolün hayatınızın her alanında kurulabileceğini farkedersiniz.

Dölü salmamak değerli bir şey, şüphe yok. Ama samimi şekilde düşünüyorum ki NoFap’ın bu kadar kendine güven üretmesinin asıl sebebi kendi hayatınızı kontrol edebileceğiniz duygusu.

•••

Yani kendime şunu öğrettim : NoFap ile “süper güçler” kazandıktan sonra, neden aynı kontrolü her dürtüm üzerinde elde edemeyeyim ki? Bunu yaptım ve HA SİKTİR dedim. Aynı kontrolü diğer tüm dürtülere uyguladığımda, NoFap ile deneyimlediğim “süper güçler” 100 kat arttı.

Size söylüyorum arkadaşlar, bu harika bir şey. Kendi kaderimin 100% kontrolümde olduğunu biliyorum ve bunu 100% acıyı takdir etmeme ve yeni münzeviliğime bağlıyorum. Her fırsatta rahat olmayanı kabul etmenin ne kadar harika bir şey olduğunu anlatamam. Hayatımda hiç bu kadar olumlu ve kendi kaderimi ellerimde hissetmemiştim. Hiçbir zaman.

Ben bunun kendime istediğim şeyi yapabilirim mesajı vermek olduğunu düşünüyorum. Bunu yapmak için bir neden olmasa ve sırf yapabileceğim için yapmış olsam bile. Bu bana sürekli zevkli yolu seçmem gerektiğini ve başka şansım olmadığını söyleyen dürtülerime kocaman bir siktir git demek.

HAYIR. Burada patron benim. Ve ben daha az zevkli yolu seçiyorum. Çünkü, siktirin gidin dürtülerim. Siktir git hayvan beynim. Siktirin gidin içgüdülerim. Hayır, hiçbiriniz beni kontrol etmiyorsunuz.

•••

Uyarı:

Hiçbir şeklide kendine zarar vermeyi teşvik etmiyorum. Kendine zarar vermekten ve hatta kalıcı hasar bırakmaktan değil, geçici rahatsızlıklardan bahsediyorum. Bunların farkı büyük ve lütfen bu farkı ıskalayıp beni yanlış anlamayın.

Sanırım kendine zarar  verenler de hayatlarını kontrol etmeye çalışıyorlar ama maalesef yanlış yolu seçmişler.

Eminim çok daha az olsa da kendine zarar vermenin bir nedeni de mazoşizm. Ben acıdan zevk almıyorum. Bu yazının amacı acıyı acı olduğu için kutsamak değil.

Rahatsızlıkları hala rahatsız buluyorum. Emin olun rahat / zevkli şeyler yapmayı tercih ederdim. Ama daha önce belirttiğim gibi acının değeri tam da bu acıdan kaçınma / nefret etme duygusu.

•••

Kısacası, münzevi hayata girmeden önce insanın belli bir zihinsel seviyeye gelmesi lazım. Öncelikle, kendinizi geliştirmeye niyet etmelisiniz. Aynı zamanda kendi kontrolünüzü tamamen elinize almayı ve ruhunuzla bedeninizi uyumlu bir bütün haline getirmeyi niyet etmelisiniz. Ve son olarak da zevkten arınmış sürece olgunlaşmak için girmelisiniz.

Acı için acı çekmek değil büyümek için acı çekmek. Fark önemli. Eğer siz acının getireceği olgunlaşmadan değilde acının kendisinden hoşlanıyorsanız, mazoşistsiniz ve neden münzevi hayatı tercih ettiğinizi sorgulamalısınız.

EK (TRP Destekli Yorum):
İnsanların anlamadığı şu : özdisiplin pratiği ile zihnimize ve beynimize, hepimizin bağımlısı olduğumuz dopamin artışı olmadan da harekete geçmeyi öğretiyoruz.  Dopamin beyninizin ödül hormonu ve abur cubur yediğinizde, uyuşturucu ve alkol aldığınızda, kumar oynadığınızda, porno izlediğinizde, seks yaptığınızda ve bilgisayar oyunu oynadığınızda salgılanır. Zor yolu ve özdisiplini seçtiğinizde kişi kısa vadeli dopamin vuruşları yerine uzun vadeli ödüller peşinde koşabilir. Bu, kişinin ilerlemesini ve gelişmesini sağlar. Biz abur cubura, video oyunlarına ve masturbasyona savaş açmadık. Biz beynimizdeki kısa vadeli zevk peşinde koşma mekanizmasına savaş açtık. Buda bunu 2,500 yıl önce bulmuş. Eğer zevk peşinde koşarsanız daha fazla acı ve ızdırap çekersiniz. Her türlü arzu eninde sonunda ızdıraba neden olur.

Kaynak : Self-discipline and self-induced suffering are you most powerful tools for self-improvement. Use pain to make yourself better.

Çevirenin Notu : TRP destekli yorumu yapan dopaminin rolünü benim bildiğim kadarıyla biraz yanlış tanımlamış ama bu mesajını etkilemiyor. Dopamin ödül (hedefe varma) değil doğru hedefte olma hormonu (bu nedenle bağımlılık hormonu diye de biliniyor) :

Sizin için, fareler ve diğer memeliler gibi, seks arzunuzu harekete geçiren şey dopamin adlı bir nörokimyasal. Dopamin beynin ödül devresi (reward circuit) ismi verilen bir kısmını ateşleyen bir kimyasal. Bu devre sizin arzu ve zevk hissettiğiniz ve aynı zamanda bir şeye bağımlı olduğunuz bölge.

Dopamin’in evrimsel görevi sizi genleriniz için iyi olan şeyi yapmaya itmek. Ne kadar çok dopamin salgılarsanız isteğiniz de o kadar şiddetli oluyor. Hiç dopamin yoksa, karşınızdaki şeyi / kişiyi tamamen es geçiyorsunuz. Çikolata, kremalı kek ve dondurma ile dopamin seviyesi tavan yaparen kereviz dopamin salgılatmayacaktır bile. Cinsel uyarı ise ödül devrenizde en çok dopamin salgılanması sağlayan doğal uyaran.

Dopamin’in göbek adı “bağımlılık molekülü” zira bağımlılık konusunda merkezi bir rolü var. Dopamin “zevk molekülü” olarak da bilinse de bu isim teknik olarak pek uygun değil aslında. Dopamin aslında tamamen ödül arama, tahmin ve isteme ile alakalı bir kimyasal. Dopamin uzun dönemli hedefler için potansiyel ödülü arama istek ve motivasyonu sağlıyor sadece. Bu konu tartışmalı olsa da, ödül ve zevk ise opioid denilen kimyasallar sayesinde.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

20 thoughts on “Özdisiplin ve kendinize uyguladığınız “acı” kendinizi geliştimenizin en güçlü aracı.”

  1. Ben de bir şeylere bakıp mastürbasyon yapma isteği hala gitmiş değil. Bunu atlamanın kesin bir çözümü yok mu? Genetik olarak cinsel arzularım yüksek olabilir, doğal bir içgüdü olarak cinsellik içeren şeylere çok önem veriyor olabilirim ve ödül döngümü karşıladığı için bunu devam ettiriyor olabilirim ama ben artık bu içgüdülerimin esiri olmak istemiyorum. Yardımcı olun. Ergenliğe girdiğimden beri (12-13 yaş) bu hastalık ben de devam ediyor. Şuan 24 yaşındayım ve hipotalamusumun amına koydum çok afedersiniz. Ciddi bir yardıma ihtiyacım var.

    1. Hocam bu sadece sana özgü bir sorun değil. Bence 50%nin üstünde erkek nüfusunun problemi, özellikle sizin yaşlarınızda. Zira binlerce yıldır evli ve seks yapılan yaşları artık bekar geçiriyoruz. Evlilik öncesi seks yaygın ama erkeklerin çoğunun buna ulaşımı kısıtlı. 24 yaşında bir cinsel partnerle her gece ya da her iki günde bir seks yapıyor olman gerekli idi ama devir değişti.

      Problem sana özgü değil ve çoğu erkeğin de abidik gubidik betalıklar yapmasının sebeplerinden biri.

      En kesin çözüm tabii ki haftada 2 veya 3 gece ve her gecede de 2 – 3 kez seks yapmak. Bu mümkün değilse en azından ilk hedef olarak haftada en fazla 2 kere mastürbasyon yapmayı ve asla porno izlememeyi hedefle.

  2. Dostum selamlar, The Rational Male best of’larının 1. ve 2. yılını mı çeviriyorsunuz? Eğer öyleyse şu anda tam olarak neredesiniz?

    1. Selam. Herhangi bir sıraya göre çevirmiyoruz. Bakmam lazım ne kadarını çevirdik. Bir ara kitaptaki her makaleyi çevirmeyi planlıyordum ki bu ilk iki seneye denk geliyor.

      1. Yapmalısınız! Hemde sıralamasıyla! Bu şekilde bilgiler bir yığın halinde oluyor, tıpkı porno izler gibi 150 sekme arkaya açıyorum ama okumuyorum. Bir süreklilik çok. Yapabileceğiniz en büyük iyilik belli başlı kaynakları tam ve sıralı olarak kutu gibi çevirmek bence.

        1. şu forumu açsalar bu kitap ve alakalı diğer kitaplar dahi komple çevrilirdi el birliğiyle.

          nofap türkiye sitesindeki gibi (www.nf-tr.com/index.php?board=20.0) “çeviri çalışma alanı” olur ve oradan gönüllü çevirmenlerle iş yürütülürdü.

          çok kısıtlı özelliklerle de olsa forum açmanız lazım artık. ne bileyim, sadece çeviri çalışma alanı olsa o bile yeter sitenin içeriğinin zengileşmesine.

  3. Disiplin konusundaki yazılara bayılıyorum. Hayata karşı yaptığımız ufak müdahaleler yuvarlanan kartopu gibi etki gösteriyor.
    Eline sağlık.

  4. Arkadaşlar, Twitter’da @redpillchick kullanıcı ismindeki bir hatun kişi, Red Pill öğretisine inanmış bir Red Pill’ci hatun. Oldukça doğru şeyler yazıyor, sahtedir dedim ama ablamız, Rollo reyizle dirsek temasında.

    Jordan Peterson’a sempatiyle bakardım ama gerçeklerin sertliğini dümdüz açıklamasıyla Rollo abimize daha bi ısınmaya başladım. MGTOW konusuna da çok önem veriyor.

    1. Hocam Jordan Peterson mesleği gereği Rollo Tomassi gibi konuşamaz. Ben ikisinden de faydalanılması gerektiğini düşünüyorum. Tabi siz de böyle yapıyosunuzdur

  5. Bekledigim bir yaziydi.Elinize saglik.Ciddi anlamda bu ogretileri hayatima uyguluyorum ve ciddi anlamda faydasini goruyorum.ulkenin en faydali sitesi,cennetlik adamlarsiniz 👍👍 😃… Porno konusuna gelirsek soyle bir adim uyguladim.Pornonun verdigi zararlari dusunup birakacam dedim ve 21 gunluk takvim hazirladim. porno izledigim gun listeye o gun icin carpı( ✕ ) isaretlidim.izlemedigim gunler ise tik( ✓) isareti koydum.Ilk baslarda carpilarim daha coktu kendimi ne kadar tutsamda 2 3 gun sonra kendimi porno masturbasyon bataginda buldum.Ama yılmadim onemli olanda bu eskiden olsaydi bak nasil olsa gene kendimi tutamadim deyip devam ederdim.2 gun dayandiysam bu sefer 4 gun 5 gun devam edecem pornosuz dedim.Boyle yapa yapa her seferinde hedefime uydugum gunler artti. 7- 8 senelik aliskanligimi bir anda degistiremezdim zaten.Simdi 3 haftadir porno falan izlemedim.izlememek aliskanlik oldu . bu en azindan benim icin buyuk basari
    ve bunu uygularkende kesinlikle carpi ve tik sistemini uygulayin.Cunku onemsiz gorunebilir ama Insan ‘somut’ bir sey gorunce ortada bu bir çarpı veya tik’se bile kisiyi etkiliyor.

  6. Bence hayatın anlamını böyle bulabiliyoruz.

    Ne zaman hayatta kısa dönemli ödüllere önem verdiğimde porno, şeker , dizi gibi. Zevk biter bitmez insan kendini bir boşlukta hissediyor. Tekrar boşlukta hissetmemek için bir tane daha porno açıyorsun bir bölüm daha televizyon dizisi arıyorsun.

    Fakat uzun dönemli hedefler her zaman daha zor olsa da kalıcı tatmini sağlıyor. Zor bir problem testi(kpss) çözdüğüm zaman evet beynim bunu yapmak istemiyor. Ama testi bitirdiğimde faydalı bir iş yaptığımı geleceğime yatırım yaptığımı hissedebiliyorum. Keşke her zaman bu şekilde yaşayabilsek.

  7. Her şey zihinde biter güzel kardeşlerim.Bu sorunların tamamı senin neyi nasıl gördüğünle alakalı.Zevk tabiki de güzel şey adı üstünde zevk ama zevki amaç haline getirirseniz hayatta hiçbir yere gelemezsiniz çünkü zevk almak sizin hayattaki sorunlarınızı çözmez.Eğer senin hayatta bir amacın yoksa ve sen günlük yaşayan bir insansan o günü sana en çok zevk veren aktivitelerle geçirmek istersin.Sabah kalktın yapacak bir şeyin yok,gider porno seyredersin,bilgisayarda oyun oynarsın,dizi izlersin,anime izlersin böyle böyle gününü geçirirsin.Her gününü böyle geçirdiğini düşün bu yol seni nereye götürür?Hiçbir yere.

    Sen hayattaki sorunlarını dışarıdan aldığın zevklerle çözemezsin.Bazen bakıyorum çocuk öyle bir saldırıyor ki pizzaya zannedersin ki bütün hayattaki sorunlarının çözümü o pizzayı yemekte gizli.Çocuğa bakıyorsun saat sabah 5’te kalkıp torrentten dizi indiriyor,acaba sen hayatında hiç sabah 5’te kalkıp spor yaptın mı, ya da kitap okudun mu,ya da ders çalıştın mı?Peki hangisi senin işine yarar?Cevap belli.O yüzden görünce insan üzülüyor.Çocuğa bakıyorsun bilgisayar oyunundaki 100 tane yaratığın bütün özelliklerini biliyor ama sonra gelip,yaa benim derslere kafam basmıyor,diyor.

    Yani kardeşlerim zevk güzeldir ama zevki amaç edinmeyin.Hayatında sorunlar olduğu zaman sen bu sorunları görmezden gelip zevklerle bu sorunu üstünü örtmeye çalışarak hiçbir yere varamazsın.Dünyadaki bütün pizzaları yemek senin sorunlarını çözmez,dünyadaki bütün yaş pastaları yemek senin sorunlarını çözmez,dünyadaki bütün bilgisayar oyunlarını oynamak senin sorunlarını çözmez,dünyadaki bütün güzel kızlarla yatmak senin sorunlarını çözmez.Zevk alacaksan da ölçülü al ve zevki amaç edinme,eğer sen şişkoysan bu seni rahatsız ediyorsa gidip bu rahatsızlığını bilgisayar oyunlarıyla gidermeye çalışma spor yaparak gider.Zevklerle sorunun üstünü örtme.

    Zevklere ve eğlencelere de anlamlar yüklemeyin.Bizim memlekette maalesef bu var.Adam sigara içiyor, öyle bir anlatıyor ki zannedersin bu dünyaya sigara içmeye gelmiş.Benim hayatıma zevk veren tek şey sigara içmek,diyor.Demek ki senin hayatın bu kadar zevksiz ve anlamsız ki sen duman çekerek hayatını güzelleştirmeye çalışıyorsun.Kadınlardaki aşk goygoyu gibi.Deli gibi aşık olunca ne oluyor yani?Mesela Tedaş faks çekip,aşık olduğunuz için önümüzdeki 3 ay elektrik faturası göndermeyeceğiz mi diyor?Ya da bankalar kredi kartı borcunu mu siliyor?Bunlar hep işte hedefsizlikten,amaçsızlıktan olan şeyler.Seni sabah yataktan kaldıracak bir amaç olmadığında,ucuz zevklere anlamlar yükleyip hayatını güzelleştirmeye çalışırsın.

    1. Hayır, Türkçe’yi daha düzgün kullanıp, ne yazdığımı anlatana kadar buraya yorum yazmayacağım.
      Hepinizi seviyorum dostlar iyi ki varsınız.

  8. “…Bunlar hep işte hedefsizlikten,amaçsızlıktan olan şeyler.Seni sabah yataktan kaldıracak bir amaç olmadığında…”

    öyleyse ben de hedefimizi, bizi her sabah yataktan kaldıracak şeyi nasıl buluruz? diye sorayım, yorumlarını beğenen bir olarak, fikrini merak ettiğimden.

    benim için çok önemli bir soru daha: doğru olduğundan, gerçekten istediğimizden emin olamasak da, için için yanmasak da yine de iyi bir hedef koyup, o uğurda ilerlemeli miyiz? steve jobs ın dediği gibi noktaların gelecekte bir yerde, geriye baktığımız zaman birleşeceğine inanmak ne derece doğru?

    aslında bu zimbardo nun kitabında değindiği bir sorun. genç erkeklerde hedefleri, hayalleri uğruna çalışacak motivasyonlarının kalmadığını ve bir hedef uğruna çalışıp çabalamanın enayilerin yapacağı bir şey olduğunu düşündüklerinden bahsediyor.

    ne demek/sormak istediğimi anladın sanırım Patorikku. elbette bu konuda diğer arkadaşların da düşüncelerinizi merak ediyorum.

    1. Motivasyon aramayın önemli olan disiplinli bir insan olmaktır.Daha önce de yazdığım gibi,duyguyla yapılan hiçbir şeyin sonu gelmez çünkü hepimiz insanız,duygularımız sürekli değişir.Spor yapmak istiyorsundur motive olmuşsundur,bir yaparsın,iki yaparsın sonra zor gelmeye başlar, canım istemiyor,bugün yapasım yok,dersin.Böyle davranırsan hiçbir şey vere varamazsın çünkü canım istemiyor demek çok basittir ama süreklilik olmadan da başarı gelmez.

      Hiçbir zaman gaza gelmek için beklemeyin.Çünkü kimse gelip,neyi neden yaptığını söylemeyecek sana,bunu sadece sen bilebilirsin.Soruları sen sormayacaksın bu hayata neden geldik,ne yapmalıyım diye.Cevapları sen vereceksin.Diyeceksin ki,ben bunları yapacağım.Sonra da arkana bakmadan devam edeceksin.Çünkü bir sabah yataktan aydınlanmış bir şekilde uyanmayacaksın.Eğer kurtarıcı beklersen zamanına yazık edersin.Sadece yap.Disiplinli biri insan olman için birilerinin sana disiplinli ol,demesine gerek yok.Çalışkan bir insan olman için birilerinin sana çalışkan ol,demesine ihtiyacın yok.Kurtarıcı aramayın.Hadi kadın olsa anlarım,beyaz atlı prens kafası,ben kulede durayım bir tane erkek gelsin beni kurtarsın.Ama sizler erkeksiniz,kurtarıcı olacak olan,yol gösterici olacak olan sizsiniz.Biliyorum zor ama maalesef böyle, pasif olmaya hakkınız yok.Yoksa dipsiz bir uçurumdan sonsuza kadar düşersiniz.

      Hayata nasıl baktığınızdır önemli olan.Her zaman kaşif moduyla bakın hayata,o zaman sabah yataktan kalkmak için başka bir şeye ihtiyacınız olmaz.Kendinizi keşfedin,hayatı keşfedin,kitapları keşfedin.Kendini ancak böyle tanıyabilirsin.Mesela okula başlamamış 5 yaşında bir çocuğa,senin okulda en sevdiğin ders ney ? diye soramazsın,çocuk daha okula gitmiyor ki nerden bilsin.İnsanların çoğu da böyledir.Her şeyi bildiklerini zannederler ama daha kendilerini bile bilmezler.Git resim çiz,baktın hoşuna gitmedi,en azından ben resim çizmeyi sevmiyor muşum,dersin.Git fantastik kitaplar oku,baktın sevmedin,bilim kurgu türüne geçersin,baktın onu da sevmedin,klasik eserlere geçersin.Kitap okuyan bir insan değilsen hangi tür kitapları sevdiğini bilemezsin.Spor yapmayan bir insansan ne kadar dayaklı olduğunu bilemezsin.Eğer sen tembel bir insansan çalışkan olduğunda neleri başarabileceğini bilemezsin.Kitap okuyacağın zaman,angarya olarak görme,kitabı keşfet.Ders çalışıyorsan o dersi bir zorunluluk olarak görme,o dersi keşfeden bir insan olarak gör kendini.Kendine her zaman ben bu konuyu keşfediyorum,ben bu kitabı keşfediyorum diye bak .Birisiyle sevgili olduğunda sen o insanın hayatını keşfedersin.O yüzden hayatı kaşif modunda yaşarsanız,hiç sıkılmazsınız ve kafa olarak öyle yerlere gidersiniz ki,öyle yerlerin varlığından bile haberdar değilsinizdir. Bir kitap okurken bile öyle derinlere inersiniz ki şaşırırsınız.O yüzden hayatınızı kaşif modunda yaşayın,kendinizi keşfedin ve hiçbir zaman da durmayın.

  9. Yazının ana fikrinin disiplinli olmaya çalışmayı öğütlemek olduğunu anlıyorum,ama kaderim %100 kendi ellerimde ifadesi sakıncalı bir anlatım…
    Milleti belli bir yola yönlendireyim derken,aklı evvel,dimağı yetmeyen gençlerin yoldan çıkma tehlikeside var…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *