Sevgi ile çekicilik farklı şeylerdir.

Kırmızı Hapın ortaya çıkardığı ve birçok erkeğin kabul etmek çok zorlandığı en acı gerçeklerden ikincisi (birincisinden Aşk Hiyerarşisi yazısında bahsettik), kırmızı hap camiasında bilinen şekli ile şudur :

Affection is not same as attraction. Yani “sevgi / şevkat ile çekicilik aynı şey değildir”.

Aslında bu Aşk Hiyerarşisinde bahsedilen gerçeğin uzantısıdır :

Erkek doğasının aptallığı, kadının anaç içgüdülerinin özüyle ilgili sadakatin, romantik aşk için de ulaşılır olduğuna dair inançtır. Erkek budala bir şekilde, annesi kendisini nasıl sevdi ise idealleştirdiği kızarkadaşının da kendisini öyle seveceğine inanır. Kadınların çocuklarını nasıl sevdiklerini gözlemleyerek kadınların büyük bir sevgi kapasitesine sahip olduğunu çıkarır. Bu doğrudur, kadınların büyük bir sevgi kapasitesi vardır. Ama maalesef bu büyük sevgi sadece çocuklarına reserve edilmiştir ve erkeklerinin ulaşımına açık değildir. Bu nedenle erkeğin kadın aşkı konusundaki ideali gerçekçi değildir.

Kadınlar, zayıf erkekleri en fazla sevebilirler, ama onlara asla çekim duyamazlar. Bunun tam tersini söylemelerine rağmen. Her yerde, duygularını açabilen, zayıflıklarını paylaşan erkekler istediklerini söyleselerde, böyle erkeklere en fazla şevkat duyarlar. Ama onlarla cinsel partnerlik fikrinden iğrenirler. Bakın, özellikle dikkatinizi çekiyorum, İĞRENİRLER! Hiç abartmıyorum. Bu hayatın acı bir gerçeği ama inanın YÜZDE 100 HAYATIN BİR GERÇEĞİ.

Kadınlar masküliniteyi çekici bulur ve arzularlar. Maskülinite ise güç ve dayanıklılık demektir. Oysa iyi çocuk olmak tam tersine erkeksi hiçbir güce sahip olmamak demektir. İyi çocuk, maskülin erkeğin zıttıdır.

Bir kadının önünde iyi çocuk olduğunuzda, ona “benim hiçbir gücüm yok” mesajı gönderiyorsunuz. Onun için, tüm çerçeveyi ve gücü istediği anda kadına verebilecek bir sünepeden başka birşey değilsiniz.

Bir erkek olarak, her zaman ama özellikle de cinsel partneriniz olmasını istediğiniz veya olan kadının yanında güçlü olmalısınız. Zayıflıklarınızı, dertlerinizi, duygusal çalkantılarınızı ondan saklamalısınız. Asla onunla paylaşmamalısınız. Eğer paylaşırsanız, sizi arzulayan kadının arzu seviyesi sıfıra iner, geriye sadece sevgi ve şevkat kalır. Bunlar da kadının çocuğuna reserve duygularıdır, size kullanılmak için orda değillerdir. Olurda bu duygular size yönelirse, sizi kadının çocuğu haline getirir ve bu da sizi cinsel partnerlikten çıkarır.

Eğer dertlerinizi paylaşmanız gerekiyorsa, erkek arkadaşlarınızla paylaşın. Düşen bir erkeğe yabancı bir erkeğin yardım etme / edebilme olasılığı, tanıdığı bir kadının yardım etme olasılığından daha fazladır. Erkek arkadaşlarınız yoksa en kötü gelin burda paylaşın. Ama kadınlarla ve özellikle de kadınınızla paylaşmayın. Unutmayın, kadınınıza arkadaş gibi davranırsanız, gerçekten arkadaşı olursunuz ve artık erkeği olamazsınız.

Kid Rock’tı sanırım şöyle güzel bir laf etmişti. Kadınınıza derdinizi anlattığınızda tabii ki “aşkım merak etme bunu beraber aşacağız lafını duyacaksınız. Ama hiç kendinizi kandırmayın. O andan itibaren geri sayım başlamıştır. Eğer alarm çalmadan düze çıkmazsanız, başınız dertte”.

Eğer ağlamanız gerekiyorsa gidin helada ağlayın. Bir hastalığınız varsa, bu doktorla sizin aranızda. Gidin bir yardımlaşma grubuna katılın. Babalarımız bunu çok iyi biliyordu ve kadınlar önünde bugün ortalama bir erkeğe çok kasıntı gelen davranışlarının sebebi buydu :

Yaşlı adam hasta yatağında, gebermesine ramak kalmış, hala gürlemeye, sertlikler yapmaya devam ediyor. Çevresindeki kadınlar da sessiz ve anlayışlı koştururken, bir yandan da onu hoş tutmaya uğraşıyorlar. Bu durumun ne kadar gülünç olduğunu çocukken bile görüp hem gülmüş, hem de adama çok kızmıştım (Ulan be adam! canın çıkmış hala kadınlarına eziyet ediyorsun! Daha güler yüzlü olsan ne olur?). Şimdi düşününce (davranışı hala onaylamasam da) bir açıdan adamı haklı bulabiliyorum. Çünkü üstlendiği rolü son anına kadar sürdürmeye gayret ediyormuş…

Şevkate oynamak sizi Oyunsuzluğun hazin sonundan kurtarmaz, o sonu hızlandırır.

Bunun bir uzantısı ise, çoğu erkeğin oyunsuzluğuna alternatif olarak kullandığı ve hemen her zaman hüsranla sonuçlanan, kendini aşağılama taktiğidir. Rollo Tomassi Baba’nın bu yaygın beta oyunu ile ilgili özel demirden kanunu var, unutmayın :

Tomassi’nin 9 Numaralı Demirden Kanunu

ASLA, kendini küçültme, bir kadına güçsüz, kırılgan olduğunu ima edecek bir söz söyleme. Bu kendi tetiklediğin bir felaket ve tam anlamıyla senin onun için ödül olma mantığının karşıtı. Bir kez kendini aşağıya doğru ittiğinde bunun geri dönüşü yok.

Bu konuyu açalım. Burda anlatmaya çalıştığımız kadının acıma duygusuna oynamak. Büyük hata. Çekiciliği acıma duygusundan daha hızlı öldüren çok az şey vardır.

Demirden Kanunlar yazısında güzel bir örnek var. Ben de bu siteye sıcak sıcak gelen bir vaka çalışmasından örnek vereyim :

Kız: İyi geceler , tatlı rüyalar.

Erkek: Sana da. Sınavdaki kötü not için üzgünüm herşeyi düzelteceğim.

Kız: Ha şey neden böyle birşey dedin ?

Erkek: Hep sana mücadele etmen gerektiğini söylemiştim ne olursa olsun gücünü kaybetme demiştim fakat bir anlığına ben kaybettim.

Kız: Düzelteceksin

Erkek: Söz veriyorum.

Kız: Bana karşı sorumlu hissetmeni istemiyorum aslında.

Burda Tomassi’nin 9 Numaralı Demirden Kanunu ihlal ediliyor. Sonuç ortada. Ne seviyede kasmanız gerektiği ile ilgili o yazıya yazmıştım. Burada tekrarlayayım :

İkincisi, Rollo Baba’nın dediği gibi kendini aşağılamak, kırılgan göstermek ya da yenilgilerini paylaşmak, “duyarlı ve kırılgan tarafını gösteren erkek” olmak oyunsuzluğa çare değildir. Feminen kız çerçevesidir. Çok ölümcül hatadır. Yenilgini paylaşmışsın.

Sen Supermensin unutma. Supermen işemez bile bırak yenilmeyi. Yıllar önce yırtık bir abim bana kızla ilk buluştuğunda sakın tuvalete gitme demişti. Sebebini sorunca da “sen supermensin oğlum. Süpermenler işer mi, sıçar mı?” demişti. Bu abartı olabilir ama ana fikir şu : sen supermensin. Sen sınavda yenilmezsin. Yenilsen de bunu asla paylaşmaz içinde halledersin.

Maalesef arkadaşlar. Süpermen işemez, sıçmaz, hastalanmaz, yenilmez. Bunları Klark Kent yapar. Süpermen’in çişi gelince gider Klark Kent olur, ondan sonra tuvalate gider. Lois Lane ise kime deli olur, kimi ‘sever’ biliyorsunuz. Süpermen asla Klart Kent olduğunu Lois’e göstermez. (bizim eskiden ne güzel rol modellerimiz vardı, sizin böyle modelleriniz yok maalesef).

Kırmızı hapın bu ikinci en acı maddesinin acı olmasının da sebebi budur : erkekler yanında rahatlayacakları ONEitis’ini aramaktalar, bu kadın milleti içinde BİRtanesini. Onun yanı, performans beklentisinden ve stresten uzak, kasmadan, arkadaşça, dostça, sevgi ve şevkat içinde boğulacağı gizli cennettir. Biz ise diyoruz ki, bu MASALDIR. Siz buna kasmak diyorsunuz ama bu MASKÜLİNİTEDİR. Eğer bu terimi kullanmak istiyorsanız evet kasacaksınız. Hem de, sıkı durun :

Kadınla karşılaştığınız ilk saniyeden, onu son gördüğünüz ana kadar sürekli ‘KASACAKSINIZ’.  Bir kitap yazıyorum, ondan sneak peak vereyim (bu bölüm aynı zamanda ilişki öncesinde alfa olup, ilişkide beta olmak ne demek açıklıyor):

Unutmamanız gereken bir başka nokta da kadınınız ne kadar içinize düşerse düşsün, Erkek Adam olmayı asla bırakmamanız gerektiğidir. Sosyal koşullanmanın erkeklere aşıladığı masallardan biri de, hayatının kadınını bulup, onunla dertsiz, tasasız bir sonsuz aşk yaşamaktır. Bulduğu kadın hayatının kadını olduğundan, onu o olduğu için sevdiğinden ve onu her haliyle seveceğinden (!), erkek ilişkide Erkek Adam olmayı bırakır ve bir süre sonra da kadının kendisinden soğumasını izlemek zorunda kalır.

Artık kızı tavladım, işleri biraz salabilirim derseniz büyük bir hata yaparsınız. Eğer bu hataya devam ederseniz de ilişki hızla bozulmaya başlar.

Birçok erkek, kızı tavlayana kadar doğru zihin yapısındadır ama bir kez ilişki başladı mı, özellikle de kadın büyük bir ilgi gösteriyorsa, bu erkekler artık “gerçek” benliğine dönebileceğini düşünür. Oysa dönmek istediği, yıllardır içinde yaşadığı için oldukça aşina olduğu ve rahat hissettiği feminen beyin yıkamasıdır.

….

Kadın size ne derse desin, onun iltifatlarına iltifatlar ile cevap vermeyin. Böyle yaparsanız, kadının iltifatlarının hızla kesildiğini göreceksiniz.

Yine aynı şekilde kadın size ne derse desin, ilk seni seviyorum diyen olmayın, ilişki 3 – 4 aylık olmadan seni seviyorum demeyin ve bu kelimeleri çok sık söylemeyin.

Şimdi burayı çok dikkatli okuyup özümseyin:

KADIN İLTİFAT ETMEDİĞİNİZDEN, “SENİ SEVİYORUM” DEMEDİĞİNİZDEN NE KADAR ŞİKAYET EDERSE ETSİN, ASLINDA İLTİFAT ETMENİZİ VEYA “SENİ SEVİYORUM” DEMENİZİ İSTEMEZ!

Zira bu sadece siz yelkenleri suya indirecek misiniz diye bir testtir. Beklenti, kadına boyun eğmeyerek testi geçmenizdir. Yani kadını tatmin etmek istiyorsanız, onun istediği gibi (testi geçen) biri olun.

Kadınlar onlardan büyülenmeyen, onlar için eriyip bitmeyen erkeklerden hoşlanırlar. Böyle bir erkek çok daha seksidir. Nazik olmamanızı tavsiye etmiyorum, ama dominant olmayı hiçbir zaman elden bırakmamalısınız.

İyilik değil zayıflık

Dost acı söyler, Mahmut Abiniz de acı söyleyecek. Çok duyarım, siz de duymuş hatta söylemişsinizdir : “Ona çok iyi davrandım, onun için şunu şunu yaptım. Neden beni sevmedi (de o kötü çocuğu sevdi).”

Bırakalım artık bu “iyi” maskesini. Siz de çok iyi biliyorsunuz ki buradaki iyi çocuk erkek iyi falan değil, zayıf. İyi çocukların ortak özellikleri, kendileri ne kadar farkında olmasalar da, kadına ihtiyaç duymaları. İhtiyaç bir zayıflıktır ve dünya üzerindeki hiçbir kadın, zayıflık gösteren ve birine muhtaç olan bir erkeği çekici bulamaz. İyi çocuk oyunu, kadın – erkek ilişkilerinde, erkeğin kamikaze oyunudur.

Bu “iyilik yaptım nankör kevaşeden kötülük buldum” hikayelerinin ayrıntısını dinleyin, şu gerçek yüzünüze hemen çarpar : Erkek fazla iyi ve naziktir ve bu doğal değildir. Bu şekilde davranmak bir erkeğin cinselliğini ve maskülinitesini engeller ve gizler. İyi, şevkat uyandıran çocuk olmak beyni tamamen yıkanmış erkeğe doğal görünür.

Yani kadını, erkeğin farketmediği bir gerçeği, o erkeğin iyi değil zayıf ve sinsi olduğu gerçeğini, farkettiği ve bu nedenle de doğal olarak erkeği reddettiği için suçlamak hiç adil değil.

Şu sitenin ömrü hayatında bu maddeyi hiç böyle açık açık yazmadık sanırım. Bu hatayı telafi edelim dedim.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

14 thoughts on “Sevgi ile çekicilik farklı şeylerdir.”

  1. Maalesef meriç kardeşlerimizin anlamadığı şey bu,şevkat ile aşkı birbirine karıştırıyorlar.Ben lisedeyken bu dinamiği o kadar çok gördüm ki.Meriç var ,bunun aşık olduğu kız var,kızın sevgilisi olan ”Piç” kardeşimiz var.Kız gelip bu Meriç’imize hep dert yanar,yaa erkek arkadaşımla hiç anlaşamıyoruz ama seninle çok iyi anlaşıyoruz,erkek arkadaşımla arada kavga ediyoruz ama seninle hiç kavga etmiyoruz,sen benim tanıdığım hiçbir erkeğe benzemiyorsun,çok iyisin vs vs.Bun duyan Meriç kardeşimiz de,ben kıza diğer erkekler gibi olmadığımı, ne kadar anlayışlı ve duyarlı bir erkek olduğumu,sadece seks değil,aşk istediğimi,sevgi istediğimi gösterirsem kız da eninde sonunda sevgilisi olan serseriyi bırakır benim kollarıma atlar diye düşünür ama sonunda neler olacağını herhalde bu siteyi okuyan herkes bilir.Bunu yapmayın oğlum,iyi insan olmak ayrı bir şey mal olmak ayrı bir şey.Ayrıca Rollo Reis’in de dediği gibi şirinlik yapıcam,sempatik olucam diye hemcinslerinizi ya da kendinizi aşşağılamayın,küçük düşürmeyin,böyle yaparsanız kız size, bu da amma ezikmiş,hiç kendine güveni yokmuş diye bakar.Hangi duyguya oynadığınızı iyi bilin.

  2. mahmut abi bir sorum olacak.20 yaşındayım.bir aydır monk mode içerisindeyim.porno ve masturbasyonu kestim,sigarayı azalttım,okuma listesindeki kitapları okuyorum,vücut ağırlığıyla çalışıyorum,uyku saatlerini büyük ölçüde düzelttim.kendim haricinde kimseye vakit ayırmıyorum bir aydır.Bu dönemin başlangıcıyla okuldaki kızların ilgisinde artış gözlemliyorum.(bilmiyorum plasebo olabilir.bir arkadaşım dikkat çeken biri haline geldiğimi söyledi.)geçtiğimiz hafta başka bölümden bir kızla ortak arkadaşlar aracılığıyla tanıştım.konuştuk ettik.bunu yazarken utanıyorum 5 gündür kız aklımdan çıkmıyor.hayat kaitemde ciddi düşüş var.karşılaşırsam neler söyleyeceğimi düşünüyorum falan.kırmızı hap ve özellikle mgtow u benim için ciddi bir çıkış kapısı olarak düşünüyorum.hayatımı kendi kendine yeten etki alanı yüksek bir insan olabilmek için yaşadığımı düşünüyordum açıkçası.kızdan bir iltifat duyunca hemen yelkenleri indirdim ve bu ağırıma gidiyor.kadınlara karşı sahip olmak istediğim tek meziyet kayıtsızlık.bunu nasıl elde edebilirim?

    1. Bi şekilde üstün olduğunu hissettir. En önemlisi de kafa ve hayat görüşü olarak. En çok burada çözülüyorlar. Çünkü ciddi anlamda söylüyorum, etrafta gördüğün kızların %90 ı, çok ama çok gerizekalı, hatta klinik gerizekalı. Vizyonsuzluk da cabası. Ayrıca kötü sonuç alsan bile, süreci analiz edip, yanlış yaptığın yerlere odaklanabilirsin. İşler kötü giderse, kapı gibi rahip modun var. MGTOW adam, biraz da nihilist adamdır, niye böyle önem veriyorsun ki. Çık karşısına, olmazsa o senden mahrum kalır. MGTOW un dibi bir okur yazdı.

    2. Kayıtsızlığı ancak kayıtsız bir adammış gibi davranarak elde edersin. Bir kadına kayıtsız kalan adam başka kadınlara da yürür. Sen de yürü. Yürüme esnasında senin yaşında bir erkek bolluk zihniyetini zihin jimnastiği ile yaratamaz. Ancak pratik olarak 2 veya fazla kıza yürü. Daha yeni yazdım. Ya birden fazla kıza aynı anda yürüyün ya da kimseye yürümeyin.

      Bir karşılaşmadan sonra 5 gündür aklından çıkmayan kızı NEXTlemen lazım. Böylece bundan sonra bir tabağa kayıtsız kalamazsan o tabağı yok yere kaybedeceğini bilirsin. Yok ben nextleyemem dersen ben de kızlara kayıtsız kalmayı acı yoldan öğrenirsin derim. Eğer öğrenebilirsen.

      Bu siteden tek birşey öğrenecekseniz, duygunun davranışı takip edeceği olsun. Sen kayıtsız hissetmeyi öğrenip kayıtsız davranacaksın sanıyorsun. Yanlış. Kayıtsız gibi davranacaksın (aramayacaksın, nextleyeceksin, tabak çevireceksin) ve bir süre her kıza fazlaca ilgili kalsan da kısa sürede kayıtsız hissetmeye de başlayacaksın.

      Duyguların önemini unutun. Siz kız değilsiniz. sizin için duygu arka planda olmalı. Disiplin ile duyguyu hissetmeden yapabilmen lazım. Duygu takip edecek.

      Kadınlarla beraber olmaya başladıkça kayıtsızlığın artacaktır.

  3. Yillar once kendisini terkeden esini geri dondurmek icin bir TV programina cikip ‘Tulay ne olur geri don’ diye aglayan bir adam vardi(gercek anlamda agliyordu).Ondan sonra kadin geri dondu mu bilmiyorum ama bu olaydan sonra kadinin sana saygi ve cekicilik duymasi mumkun mu amk salagi. O zaman bana normal gelmisti simdi gotumle guluyorum.

  4. Maskülünite ya da kasmak mevzusunun kökten bir çözümü yok mu? Yani bir gün gelecek ve belki de o kızla evlenip aynı evde yaşayacaksın. Kasılarak bir ömür geçirmek çok zor olmaz mı? Ya da bir şekilde taviz verme ihtimali çok yüksek değil mi? Superman örneği de çok yerinde olmuş bu arada.

    1. Erkek olarak işin hep maskülin olmak. Maalesef, erkeklik yan gelip yatma yeri değil 🙂

      Hanım ve sen 50ni geçince salsan olur belki de, 30larında kesinlikle.

      Bu arada ben kasmayı kinayeli kullanıyorum. Olay kasmak değil maskülin olmak. Çoğu erkeğe kasmak olarak öğretildiği için kasmaya benziyor. Ama sana şunu söyleyeyim, hani kızlar yanında osurmazsın da kızlar gidince salarsın ya. Kız arkadaşın yanında vücut diline de öyle dikkat edeceksin. Eğilip bükülmeyeceksin.

    2. Eğer sürekli aynı davranışları sergilersen bi süre sonra bunlar senin doğal hareketlerin olur kasmak zorunda kalmazsın. Eskiden geriye yaslanıp oturmayı unuturdum mesela. Bir de ortama girince bunu hep kendime hatırlatmak zorunda kalırdım. Şimdi o hareketi otomatik olarak yapıyorum mesela. Sürekli pratik çok önemli.

  5. Hocam iltifat etmeyin, “Seni seviyorum.” demeyin demişsiniz. Ama bu sefer de kadın bu adam beni sevmiyor, kullanıyor tarzı düşüncelere kapılmaz mı?

  6. Merhaba
    Günlerdir kadınları ilgilendiren bir takım yazılara bakıyorum. Bu siteye yurtdışında yaşayan bir arkadaşımin Jordan petersonun bir konuşmasını göndermesi sebebi ile ulaştım.
    Bana senin bize yıllardır söylediklerini bu adam söylüyor bir bak diyerek gönderdi yalniz ben bir kadınım gönderen arkadaşım da kadın.
    Jordan peterson ilgili videoda kadınların sadece erkeğe itaat ederek huzur duyacaklarini kavganin kocası ile rekabet etmenin ona yalnızca huzursuzluk getireceğini ve benzer şeyler söylüyordu.
    Genel olarak arkadaşlarıma eşlerine karsi teslimiyet aidiyet duygusu hissetmeleri üzerine tavsiye veririm.
    Bir şey daha var.
    Ben evlendikten bir sene sonra bu arkadaşım kocası ile bize geldiklerinde bana rain ne yaptın sen x’e ne olmuş buna ne yaptın cocuk gibiydi ya çok karizma ve çekici olmuş demişti.
    Ben de ona aynen şöyle cevap vermiştim.
    Peki sen kocana ne yaptın ?
    Bu adam ilk evlendiğinde karizmatik bir duruşu vardı şu anda çok ezik ve zavallı görünüyor dememle birlikte tavsiyelerimi gerçekten samimiyetle dinleyip uyguladigini görmüştüm.
    Ve eşinin güçlü ve karizmatik bir duruşa sahip olması için en azından bir kadının yapması gerekenleri anlattım.
    gerçekten bu konu ile ilgilendi. Çekici karizmatik bir eşi kim istemez.
    En başta söylediğim şey , ona saygı duyması ile ilgili şeylerdi.
    Sonuç olarak kadınların dişil enerjilerini bulmaları için nasil erkeğe ihtiyaçlari varsa erkeklerin de eril enerjileri için ona saygı duyan bir kadınin varlığı işi daha kolaylaştırır sanırım.
    İnşallah anlaşılmıştır.

  7. Dip not ekleyeyim;

    Günümüz çizgi romanında Lois Lane, Superman değil Clark Kent’e aşık oluyor. Feminist görüş, bu miti bile eğip bükmenin yolunu buldu maalesef.

    Ama dikkatli okur şunu fark edecektir, Dünya’nın geri kalanı HALEN Superman’e aşık, Clark’a değil… Lois’i istedikleri kadar değiştirsinler, var olan sembolü yıkamazlar.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *