Vaka Çalışması – Mavi hap tarafından yenilip yutulmak

Merhaba arkadaşlar, size anlatacağım olayı tamamen ibretlik olması açısından yazıyorum. Etkileyici bir saha raporu olmasını canı gönülden dilerdim ama maalesef değil. Betalığın, hatta omegalığın diplerinde gezinmek ve işin en berbat kısmı psikolojik çöküntü yaşamak cidden çok kötü. Hala o zamanlarımı hatırlarım. Vücudumun nasıl sıkıldığını, nasıl haftalarca ızdırap olduğu aklıma gelir. Şimdi geri dönüp düşününce “beynini sktiğim salağı” diyorum kendi kendime. O zamanlar yaşadığım stresten saçlarım dökülmeye başlamıştı ve ilerleyen yaşla beraber dökülme de arttı. Kim için? Nemfomanik şizofren bir kaltak için.

Bahsettiğim olay, bizim Antalya’dan kalkıp asıl memleketimize gelmemizle başladı. Batı Karadeniz bölgesinde kalıyor bizim memleketimiz. Çoğunuzun pislik olarak addedeceği olaylar silsilesi aslında tüm bunlar. Ben ergenliğime girerken gelmiştik memlekete. Köyde küçükken oyunlar oynadığım bir kız vardı. Meral’di adı ve ikimiz de büyüdükçe oynadığımız oyunların şiddeti biraz artıyordu (gelişmekte olan ergenlerin farkında olmadan flörtleşmeye başlaması ama bunu farkedemeyecek kadar sığır olmaları durumu) benden iki yaş küçüktü. Arada sanırım akrabalık da vardı. Zamanla beraber büyümenin ve çok sık beraber olmanın ayrıca da hormonların dayanılmaz etkisiyle bende ufak ufak çekimler başladı. Belki o benden çok daha önce hissetmişti bende bişeyler olduğunu, bilmiyorum. Kız, küçük yaşta babasını kaybetmişti, amcası ve abileri vardı sadece. Kalabalık bir ailedeydi. Aynı köyden olduğumuz için kesinlikle aramızda bişey dahi olması kabul edilemezdi. O yüzden elimden geldiğince bunu gizlemeye çalıştım. En büyük epic fail’ı da burada yaptım: Lisede aynı sınıfta olduğum piçin tillahı bir çocuk vardı. Adı Mertcan’dı. Çocuğun babasının güvenlik şirketi vardı, çocuk baya yakışıklıydı, ayrıca baya da zengindi. Katıldığımız bir düğünde Mertcan, Meral’i oynarken görüyor ve gelip bana soruyor. Ben de hem kızın hem de tüm çevrenin anlamaması için güya ters köşe yapmak amacıyla ikisini tanıştırıyorum. Hatta üçümüz beraber oturduk ki, güya ikisi yalnız başına oturmasın. (Betalığı, omegalığı geçtim, bildiğin alagavatlığın da doruğuna çıktığım anlardı anlayacağınız) Daha sonra ben üniversiteyi kazandım ve Trabzon’a gittim. Yarıyılda döndüğümde tahmin edeceğiniz üzere baya bir yol almışlardı: Sahil kenarındaki ilçeye arabayla kaçamaklar, gece geç vakitlerde içmeli sıçmalı gezmeler, Mervelerde kalmalar, vs. Anladınız siz. Daha sonra kızın ailesi, durumu farkedip çocuğa telefon bile etmişlerdi. Nolur kızdan faydalanma, bak o şöyledir böyledir üzme vs tarzında konuştular. Daha sonra da kızın ailesi, kızı çocukla tanıştırdığım için bana cephe aldı. Ortada normalde suçum yokken bi anda günah keçisi olduğumu sanabilirsiniz ama gerçek şu ki, yaptığınız şey absürd ve yanlış bişeyse, mutlaka dönüp sizi buluyor. Neyse. Kız daha sonraları bayılmaya ve kasılmaya başladı. Sara teşhisi kondu. Tabii bu arada kız gitgide daha da manyaklaşmaya başladı. Benim tanıştırdığım çocukla mesafe koyup başka bi herifle vuruşmaya başladı. Adam evde kızı hunharca kullanıyordu, güya evlenmek istiyorlarmış. Çocuk askere gittiğinde buralardan kalkıp ta Ankara’lara gitmişliği var. Sonraki yaz, yazları köye gelen başka bir çocukla takılmaya başladı. Fındık ağaçlarının arasında yiyişiyolardı amk. Sonra onun da peşinden kalkıp, çocuğun yaşadığı Ereğli’ye kadar gitti. Aynı odada falan kalmışlar hatta. Ereğli’yi bilen bilir. Ben de tüm bunları duyup bildikçe kıza karşı korkunç bir öfke duymaya başlamıştım onunla konuşmuyordum (İyi ki gizlemeye çalışmışsın amk dediğinizi duyar gibi oluyorum) Sonraki sene bu İstanbul’da üniversite kazandı ama özel üniversite tabii. Hayvan gibi ücretli olduğunu bilmeden direk tercihe yazdığı için kolayca tuttu. Gözü hırs bürümüş ablası sayesinde apar topar İstanbul’a taşındılar. Maalesef anneleri, büyük şehrin temposuna dayanamadı ve fenalaşıp hayatını kaybetti. Kızın annesinin cenazesinde, kız, artık iyiden iyiye manyaklaşmıştı ve ben de bütün betalığımla tüm olan biten kırgınlığı unutup, ona iyi davrandım (niyeyse?) Sonra konuşmalar uzadı, uzadı uzadı ve uzadı. Herşey yolunda gibi görünüyordu; beta olarak kızın en zor zamanlarında yanındaydım ve ona tüm sahipleniciliğimle kol kanat geriyordum. Olayların en trajik kısımları da tam olarak burada başlıyor.

Ablamın kocasıyla aram pek iyi değildir. Kendisinin durumu bi hayli iyidir. Ailesi asker kökenli olduğu için ve babası eski OHAL zamanlarında Güneydoğu’da aktif görevlerde bulunduğu için hayvani paralar kazanmışlar ve bunu değerlendirmişler. Kendisi ablamla evlendiği günden beridir hep bizimkileri, akrabalarımızı ve beni hakir gören, aşağılayan, su katılmamış kallavi bir orospu çocuğudur. Beni sürekli kıza tekrar yanlamam için gazlamaya başladı. Başardı da. Bir gece odasında konuşurken (tabii kıza yapıştırma beklentisi had safhada götlüğün lüzumu yok.) bir anda kucağımda buluverdim. Sonradan özgüvensizliğimden, beceriksizliğimden, korkumdan ve kıza üzüldüğümden (üzüldüğüm kısmı doğruydu) kalkıp gitmek zorunda kaldım. Kapının önüne geçti, yalvardı, yakardı gitmemem için. Ama çıkıp gittim. Birkaç öpüşme ve yalaşmadan ötesine gitmemiştim. İlerleyen günlerde kız, Mertcan askerden döner dönmez evine gitti ve bütün geceyi çocuğun evinde geçirdi. İki gün sonra diğer herifin evinde sabahladı. Sonraki günlerde kızın bir arkadaşı vardı. Geyik olsun diye, ablamın kocasının da olduğu bir ortamda “yea, şu kızı ayarlasana bana” demiştim. Ve ciddiye alınmıştı bu dediğim. Pezevenk enişte de “e tamam işte tam senlik bu kız, yürü, yapıştır, koçum, aslanım vs” diye onaylıyordu. Bi anda tanımadığım kızı müstakbel sevgilim yapmışlardı. Ama benim aklım Meral’deydi. Oysa, ben istemediğimi söylememe rağmen arkadaşıyla konuşmuştu bile. Ertesi günü bir kafede buluşulacaktı. Eniştenin 4×4 jipiyle kafeye gidildi. Kızın ortalama bir tipi vardı. Sonradan, Meral ve enişte kalktılar ve “sizi biraz yalnız bırakalım” gibisinden bişeyler söyleyip gittiler. Yaklaşık bir saat kadar da gelmediler. Ben artık önümdeki kızı dahi unutmuştum, kız da muhtemelen benden iğrenmişti. Normalde o düzeydeki bir kızın benden iğrenmesini egoma büyük bir darbe olarak algılar, haftalarca şişinip bunalıma girerdim (genç kız hareketleri dikkat ederseniz) Bende jeton neyse ki erken düştü. Hala delilim yok ama adım gibi eminim ki kız, puşt enişteyle jipin içinde emmeli gömmeli skişmişti. Sonradan kızla konuşurken attığım zarfları yutan kızın paniklemiş hali, tüm mevzuyu teyit etti. Götoğlanı enişteye gittiğimde tabii ki de inkar etti. Evlerine gittim. Durumu ablama dahi söyledim. Ablam bana inanmadı. Öyle bi kızın bu adamla ne işi olur? dedi. Enişte de bir anda “İzmir’in yarısı benim ailemin, sıkıntı olursa hepsi gelirler” tarzında bişeyler geveledi. Oysa ki ona göre endişelenecek bişey yoktu. Olayı büyüklere anlatmadım. Sadece anneme anlattım. Orospu çocuğu enişte, telefonda anneme benim psikoloğa görünmem gerektiğini, boşlukta kaldığımı ve artık tehlikeli olmaya başladığımı söylemiş. Sonradan oturup anneme anlattığımda annem bana inandı, sadece ablamın huzuru kaçmasın diye kimseye bişey söylemedi. Mallığın doruklarında gezindiğim bu olayda, hem kendi elleriyle sevdiği kızı başkasının kucağına meze eden bir alagavattım. Diğerinde de kızın pezevenk enişteyle yalnız kalabilmesi için sıçrama taşı olmuş bir gerizekalıydım. Hem aşağılanmış, hem küçümsenmiştim, ayrıca suçlanmıştım, hem de giren bana girmişti. İkisi de kaldıkları yerden devam ediyorlar. Manyak olan ben oldum amk. He, ikisini tanımam için müthiş bir fırsat oldu. Ayrıca kırmızı hapla ilgili ciddi anlamda sorgulamalarımı başlatan travmatik olay da budur. Ben de sitede, aranızda olan biriyim ama bazı tanıdıklarıma blogdan bahsettiğim için ayrıca rumuzumu da bildikleri için, farklı rumuzla yazmak istedim. Herkes buna benzer olaylar yaşamış mıdır bilemem ama bu baya baya şiddetliydi. Belki biraz daha normale yakın ve kaldırılabilir bi mevzu olsaydı, tabak çevirmek veya hatunlara yanaşmak konusunda bu kadar tereddütte olmazdım. MGTOW yoluna kötü şekilde giriş yaptım anlayacağınız. İşin kötüsü kızla ve o orospu çocuğuyla görüşmeye devam etmem gerekiyor. Nefret gitti ama yapılanları da unutmuş değilim. Benzer bişeyi yaşamış olanınız varsa, sakın intikam almaya falan çalışmayın. Daha da pis boka batarsınız, çıkamazsınız. Şuan tabi skimde değil, 7-8 sene geçmiş amk. Herhangi bi sorun yok davranışlarımda, gayet normalim. Ama ikisinden biri önümde tökezlerse de tekmeyi atmakta sakınca görmem. Mahmut abiye de paylaştığı için teşekkür ederim. Kendinizi kullandırmayın. Kırmızı hapın da ötesinde, elinizi sikin ama şerefli, onurlu yaşayın. Kimseye eyvallahınız olmadığında, sizden iyi olduğunu düşündüğünüz kim varsa, ondan öndesiniz demektir. Bence bir erkeğin sahip olabileceği en büyük güç, kimseye mecbur olmamaktır. Sitedeki yazıları iyi belleyin. Yoksa böyle belletiyolar. Umarım sitedeki herkes, istediği noktaya gelir. Kendinize iyi bakın.

Rumuz: Toyboy

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

24 thoughts on “Vaka Çalışması – Mavi hap tarafından yenilip yutulmak”

  1. Hani marjinal bizdik diyorum. Herkes böyle olay yaşamaz bence. Deli ve önüne gelenle yatan kızı oneitis yapmak ciddi anlamda yıkıcı bir şey.

    1. Pek alakası olmasa da, okurken aklıma benim eski Oneitis geldi. Şu an kendisinden 20 yaş büyük öğretmeniyle flörtleşen kız yani. 153 boyuyla kendini prenses sanan bu kız hakkında aldığım son duyumlar neyse ki sevindirdi beni: Pişmanlık sinyalleri yavaş yavaş başlamış. Tabii bu pişmanlıkta ben çok etkiliyim. Size 26 yaşında bir avukat olduğumu ve son derece iyi bir kariyere sahip olduğumu yazmıştım. Tek hatam vardı: Oneitis ve AĞIR DERECE BETALIK (sadece Oneitis’e karşı). Duyumlarıma göre beni Stalk yapıyormuş ve bendeki mutluluğu, enerjiyi, onu zerre siklemeyişimi ve başka birçok kızla müthiş ilişkimi Instagram’dan falan görmesi onu baya etkilemiş ve almış olduğu kararı sorgulamaya başlamış. Belki de ileriki zamanlarda dönmek isteyecek. Ama benimle tekrar olması MÜMKÜN DEĞİL. Psikolojik sorunları olan, 153 boyunda ve eğitim olarak da pek bir şeyi olmayan bu kızın bende tek 1 değeri vardı: Onu sahiplenmiştim. Doğru veya yanlış fakat benden önce “bedensel olarak” hiçbir erkekle ilişkisinin olmaması, onu sahiplenmeme sebep olmuştu. Bu son vakada ise, kendisinden 20 yaş büyük adamla vurdulu kırdılı cinsellik yaşamış. Bütün o Oneitis durumu bir anda püf olup uçtu. Cinsellik yaşamasaydı bile, o öğretmene karşı bu denli duygu beslemesi bile benim için yeterli. Bunun da ötesinde, o öğretmen olayı yalan dahi olsa, ki yalan olması da mümkün değil (sadece varsayım), bu geçen süre zarfında tüm duygularımı gene yitirdim ve gene de onunla olmam mümkün değil.
      Kırmızı Hap müthiş bir hap. İlk yutulduğunda en ağır tada sahip ilaç gibi suratınızın ekşimesine, midenizin bulanmasına, “bir daha asla içmem” demenize sebep oluyor ama zamanla sizi tedavi ediyor ve iyileşiyorsunuz. Yutmaktan korkanlar hemen yutsunlar bu hapı.

      Saygılar

      1. Daha dur sen, gelip “ya sen ne iyi kalpliymişsin ben farkedemedim” bile diyecek. Başıma geldi oradan biliyorum. Kız 3.5 sene sonra iyi olduğumu anladım 😂😂

      2. Bir de mavi haplı kalsan aylarca çekeceğin acıyı, içip içip yazacağın yalvarma mesajlarını (görünürde kıza öfke mesajı olsalarda) falan düşün. Öyle bir toplumda yaşıyoruz ki genç bir erkeğe gerçek hayatta bir tane bile baba figürü çıkıp da “alt tarafı bir kadın lan, bir kadına değmez oğlum” demiyor. Bu sitede fark ettim ki en dip beta davranış gösteren erkeğe bile tane tane olayı anlattığında genelde anlayıp dediğini uyguluyor. Çoğu erkeğin temel derdi hayatı boyunca kimsenin gerçekleri anlatmamış olması.

        1. Ufacık da olsa hala mavi hap kırıntıları var gibi ama o kızı hala umursadığına göre. Bence tamamen beyninden, zihninden, belleğinden, hafızasından daha ne varsa hepsinden silmeliydi.

        2. Beynimizi kim yıkamış böyle ?
          Bazen hala saçma hayaller içinde buluyorum kendimi.
          Filmlerdeki duyguları hissettiren duygular içinde.
          Çok şükür işin mantığını anlıyorum da hala uygulamam yok.

  2. Toyboy en son Zeki Demirkubuz’un Kader filminde bu kadar efkar dolmuştum. Hikayen bizi mahvetti, büyük geçmiş olsun kardeşim. Ama bu site ve bu düşünce bizleri adam ediyor çok,şükür. Hem Mahmut Hocama hem de sizlere burada güzel bir birlik oluşturduğunuz için kocaman teşekkür ediyorum. İnanın bu siteye sayesinde çoğu insan psikologa ihtiyaç duymuyor.
    Herkese selamlar.

  3. Orospuluğuna hastalığını bahane edene kız klasiği… Şimdilerde daha çok var bu tiplerden. Söyleyince de biz anlayışsız öküz erkek oluyoruz amk.

    Ama işte böyle tokat yemeden erkek kendine gelemiyor. Bunun farkına varacak duygusal gücü göstermek de başarı.

  4. Geçmiş olsun kardeşim .Umarım bundan sonra daha rasyonel davranabilirsin.
    Ayrıca bir şey farkettim de trp bir yapboz gibi.Boka batan bir ilişkiyi inceleyince hemen anlaşılabiliyor
    Kadınlarla olan ilişki yada erkek hiyerarşisinden olan iletişimler hepsinde durum bu
    Saygısızlığa tolerans yok .ASLA!!!

  5. “kızın en zor zamanlarında yanındaydım ve ona tüm sahipleniciliğimle kol kanat geriyordum.” merhamet, vicdan.. Ne geliyorsa başımıza bunlardan geliyor. Bunları kadınlarla olan ilişkilerimizde hiç kullanmamak lazım. Bunu idrak edecek erdeme sahip değiller. Aynı hataları ben de yaptım baba. Anlatmaya utanacağım ayarda yaptım. Kırmızı hapı damardan aldık. 🙂

    1. Kırmızı hapın en acı dozu. Bizim suçumuz, şu koca sitede hiç direk söylemedik :

      Şunu iyi belleyin :

      SEVGİ / ŞEVKAT İLE ÇEKİCİLİK AYNI ŞEY DEĞİLDİR!!

      Kızın en zor zamanlarında yanında olmanız sizi sevmesini sağlar, sizi arzulamasına etkisi ise negatiftir.

      1. Seksi seks ile takas etme gerçeği. İyilik karşılık beklemeden yapılandır. “Hep bu iyiliğimden kaybediyorum” kafasından çıkmak lazım önce.

  6. Erkek adam ve dostlar sizlere soruyorum. 22 yaşında evlenmek isteyen kızın psikolojisi sizce nedir? Yani kırmızı alarm seviyesinde bir durum olabilir mi?

    1. Neden kırmızı alarm olsun? Neden evlenmek istediği önemli? Sorunlu bir ailenin baskısından koca bularak kaçmak istiyorsa alarm ama sebep önemli.

      Aslında alarm yoksa burda o kızı arayan çok adam var 😀

      1. O evlenmek değil etrafta gördüğü şaşalı düğünlerdeki gelinler gibi öznesi olacağı bir düğün istiyordur. Hatunların çoğu kocadan çok evlilikteki gösterişi seviyor. Yanında düğün lafı aç, anlarsın niye evlenmek istiyor 😁

  7. Kardeşim bunu tecrübe edinmen bile seni daha iyiye götürmek için yeterli. Geleceğe daha zemin hazırlayacağını düşünüyorum keza aynı toyluklarına devam etmezsen.

  8. Arkadaşlar, çok fantastik bi hikayeymiş gibi veya da kurgu gibi gelebilir. Valla da aynı anlattığım gibi oldu. Genelde böyle olayların tesiri hep bir yerde kalıyor. Bugün bu konularda umutsuz ve dibine kadar karamsarsam bunun sebebi bu olaydır. Daha bende neler neler var. Gayrımeşru çocuk, arkadaşın manitaya yürümesi ve benim ikisine lojistik hizmet ayarlamam felan. Bi peçete tutmadığım kalmıştı lan. Betalık hatta omegalık konusunda benimle yarışabilecek adam azdı zamanında. Mahmut abi de bana yazdığı mailde ilk yorumun aynısını yazmıştı. Normalde herkes kendi yaşadıklarını abartarak anlatır. Şimdi Mahmut abi ve sizler böyle diyorsanız, hakkaten travmatik bir olay geçirmişim. Daha bir de buna benzer olaylar da var. Tekrar diyorum, burada yazılanları iyi belleyin, yoksa biri veya birileri size bunları unutulmayacak şekilde belletiyor. Hepinize güzel yorumlarınız için teşekkür ederim.

  9. Bi de bu kızla yakınlaştığım gece, tüm bu erkeklerle yaşadığı tecrübeleri en ince detayına kadar dinlemiştim amk. Hem de sarılıp yatarken. Ağzıma verdi, götten istemedim, ben foşur foşur boşalıyorum etraf batıyo, ikinci elemanın siki çok büyüktü, Mertcan çok güzel öpüşüyodu, vs. Bi de Mertcan ve diğer elemanla birlikte olduktan sonra beni arayıp, “benim periyodum gecikti, napcam ya hamileysem?” diye telaşlanmıştı amk. Nası dediysem, “gidip arka arkaya böyle şeyler yapıyon, çocuk olsa babası belli değil, doktor arkadaşımı bi arıyım” diye de sığır gibi yanıt vermiştim. “Uff ya:(” gibisinden cevaplar vermişti. Harbiden baya kötü bi omegalık tecrübesi geçirmişim lan.

  10. Bir hatun geliyor ve sana arkadaşını ayarlamaya çalışıyor. Bu durumda sen olsan ne düşünürdün? Kusura bakma da seninki mavi hap kırmızı hap olayı değil. Bildiğin aşkı sevgiyi bilememişsin.

    Kızı gerçekten seviyor olsan, kalkıp öyle berkecan mış mertcan mış yaklaştırmazdın bile. Senin olay sadece, kız herkese verdi bana vermedi diye yakınmaktan ibaret.

    1. Kardeşim ufak ve herkesin birbirini tanıdığı bir yerdeyiz ve bizim pozisyonumuza göre yakınlaşmamızın bahsini bırak, düşüncesi bile geçemez. Öyle bi yerdeyiz. Mevzuya birisi uyanırsa, sonuçları baya kötü olur. Baya bi hem de. Uzaktan akrabalık falan var. Silahla vurmaya kadar gider yani. Kızla aramdaki etkileşim artık tüm çevre tarafından kabak gibi belli olmaya başlamıştı, ayrıca milletin ağzına sakız olmaya başlamıştık. O yaşta ters tepkiyi başka türlü savuşturamazdım. Mertcan’ın kızı evire çevire sikeceğini ben de biliyodum, maldım diyosam o kadar da mal değildim amk. Artı yakınlaştığımız akşam, sıradaki adamlardan biri de ben olacaktım ama olayda bahsettiğim saçma sapan düşüncelerden dolayı kalkıp gittim. Biraz daha dirayetli olsaydım, ben de sıramı savacaktım. Ayrıca aşk-meşk veya sevgi konusuna dikkat çekmek için değil, sürecin nasıl işlediğine dikkat çekebilmek için yazdım zaten bunu.

      1. Haklısın hocam. Zaten üstünden baya vakit geçtiği için artık unutulup eski kötü bir anı olarak kalmış. Ben zaten benzer durumda kalabilecek diğer okurlar için yazmak istedim.

        En basitinden zaten aranızda bir şey olmayacak bir kadın için duygusal bir şeyler beslemek cidden sıkıntılı. Hele ki öyle adamı vururlar hacı noktasında ise, koşarak kaçmak lazım. Tamam hatunlara yürümek iyidir ama her hatuna yürünmez.

  11. birader sende ağır ezikmişsin kusura bakma da. bu kadar ekstrem olay çok az kişinin başına gelir. neyse acı bir tecrübe oldu senin için.

  12. Bu ne lan okurken çok rahatsız oldum. Ama senin yerinde olsam o gece o kıza çakardım. Sonra da bir daha görüşmezdim

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *