Red Pill felsefesine yönelik eleştirelere cevap ve yeni başlayanlara temel tavsiyeler

Evet arkadaşlar önceki yazılarımdan bilen vardır ben Secret Child fakat bundan sonraki yazılarıma Ames Profondes ismiyle devam edeceğim. Yazılarımıza değer verip paylaşan Erkek Adam Blogu yöneticilerine ve zaman ayırıp yorum yapan kişilere teşekkürlerimi sunarak başlamak istiyorum.

Red Pill’le yeni tanışmış veya yeni tanışacak olan insanlara bir konuk olarak söylemek istediğim şeyler olacak. Bu felsefeyle ilgili yapılan yanlış yorumları da açıklayacağım. Ben de kırmızı hapı yeni yutmuş sayılırım. Bundan öncesinde farklı platformları da okuduğum oldu ama Red Pill bunların arasında olaya en doğru ve gerçekçi yaklaşımı sunan platform. Özellikle Erkek Adam Blogu’nda yer alan çeviriler önemli derecede bir bilgi birikimi bunun değerini bilin. Asıl değinmek istediğim şey bazı sözlüklerde The Red Pill felsefesini olur olmadık şekilde eleştiren ve yanlış anlayan insanları ciddiye almamanız. Önce eleştirilere cevap verip devamında yeni tanışanlara ve tanışacak olanlara temel bilgileri verip bu camianın amacını sade bir dille açıklayacağım. Elon Musk’ın başarılarını bile çürütmeye ve eleştirmeye çalışanlar varken bu camianın eleştirilmemesi garip olurdu. Bu bizleri şaşırtmıyor açıkçası.

Sözlüklerdeki eleştirilerin içinden en çok dikkatimi çeken “ The Red Pill felsefesi psikopat insanları savunup bize alfa gibi gösteriyor. ” yorumuydu. Bu arkadaşımız olayı çok yanlış anlamış ve olaya sadece bir açıdan bakmış. Sözlükte yazılan onca bilgiden bu çıkarımı yapması ayrı bir olay. Böyle bir şey yok arkadaşlar. Red Pill’in burada anlatmak istediği şey Alfa niteliklerine sahip olan kişilerin beta kişiler tarafından saldırıya maruz kalması ve Alfa niteliklerine karaktersiz damgası vurulmaya çalışılmasıydı. Sürekli uydu erkek olarak kalmış , meriçliğin zirvesine ulaşmış ve iyilik ayağına yatıp kadınları pusuda bekleyen kişilerin ortamda bir Alfayı farkettiği zaman onu karalama kampanyasına başvuracağı gerçeği değişmiyor. Sonra bu kişiler tarafından Alfa kişimize psikopat damgası vuruluyor. Neden ? Çünkü bu beta kişimiz onun üstünlüğünün farkında ve onu karalamaktan başka bir çaresi olmayacağının farkında. Eleştiren kişi de büyük bir ihtimalle online ve MMO oyunlarla bilgisayar başında vakit öldürüp sözlüklerde ona buna sallayıp eksi basan bir kişidir. Kadınların uydusu olmaktan çıkamamış, Friendzone yapraklarının arasında yuvarlanan panda olmaktan kendisini alıkoyamamış devamında da hatalarını kabullenmek yerine suçu başka şeylere yüklemiş ve hatalarını düzeltmek adına hiçbir şey yapmamış insanların saçma yorumlarını ciddiye almayın. Olaylara tek açıdan bakmayın. Asıl anlatılmak istenen şeye odaklanın. Sen de online oyun bağımlısı olan, boş vakit geçiren biri olabilirsin fakat önemli olan bunlardan kurtulmak için çaba göstermen ve hatalarını kabullenmen. Eğer buradaysan bir şansın var.

Dikkatimi çeken ve genel olarak yanlış anlaşılmalara sebep olan diğer eleştiri de Red Pill’in kadın düşmanı olarak gösterilmesi ve kadınlara orospu damgası vurduğunun iddia edilmesi. Bu yönde eleştirilere birkaç yerde rastladım. Yine bazı kişilerin olayı yeteri kadar anlamamış olmasından kaynaklı bir durum. Şimdi şuna bir açıklık getirelim. Red Pill kadın düşmanı değildir ve kadınlara orospu damgası vurmaz. Red Pill’in anlatmak istediği şey kadınların ve erkeklerin doğası gereği farklılıkları olduğudur. Yani Feminizm diye ortaya çıkarılan akıma karşıdır ki bu konuda Red Pill çok haklı sebepler sunuyor. Erkekler ve kadınlar farklıdır. Bu bir gerçektir. Feminizm konusundaki başlıkları iyice okuyun ve olayın özünü kavrayın. Red Pill kadınlara orospu damgası vuruyormuş buna çok güldüm. Lan bir kız kendisine kötü davranınca ya da başka erkelerle takılınca direk orospu damgası vuran insanlar çıkıp bir de böyle bir yorum yapıyor. Bu kişilere ithafen şunu demek istiyorum: Sayın a*ına koyduklarım ! Red Pill kadınlara orospu demiyor. Kadınların doğası en iyi eşi seçmeye eğilimli olduklarını söylüyor. Yani bir erkekte temel olarak aradıkları şeylerin güce ve duygusal dayanıklılığa dayandığını anlatıyor. Duygusal olarak çökmüş, kendine bile saygısı olmayan gücünü kaybettiğini hissettirmiş erkeği kadın ne yapsın? Gidip Youtube’da müziklerin altına “ Aga bee ” veya “ Sigara paketten çıktı yanayım mı abi dedi. ” yorumlarını yapan veya bu tür yorumlara like atan erkeği kadın ne yapsın? Bu tür erkeklerle ilişki yaşayıp bu seviyesizliğe mi insinler? Bu camiayla yeni tanışmış olan insanları bu konuda iyice düşünmeye davet ediyorum.

Bu camiayla yeni tanıştıysanız özellikle “ iyi biri olmak ve iyilik “  kavramını doğru bilmeniz gerekiyor. Bizim toplumumuzda bu kavram çok yanlış anlaşılıyor. Kızın götünden ayrılmayıp ne dese onaylayan ve kızın hataları karşısında duyarlı davranan veya öyle olmaya çalışan bir kişi iyi biri değildir fakat bu kişiye yıllar boyunca iyilik ve iyi biri olmak kavramı toplum ve arkadaşları tarafından bu şekillerde lanse edildiği için bu kişi gerçeği göremiyor. Gerçeğin farkına varsa da bu durumdan vazgeçmiyor. Bu kişi uydu erkek ve meriç diye adlandırdığımız türlerdendir. Erkek Adam Blogu’nda Uydu ve Meriç erkeklerle ilgili bir sürü yazı mevcut ama kısaca bu konuya değindim ki blogdaki yazıları okumadan önce temel bir oluşsun. Kız sizi açıkça kullanıyor ve “ Sen çok iyi birisin. “ ayaklarıyla sizi elinde tutup sizi umutlandırıyor. Lan sana böyle dese ne olacak? Sen kız ne dese onaylıyorsun. Kızı kaybetme korkusundan kendi fikirlerini söyleyemeyecek kadar acizsin. Kendi fikrini söylemek yerine her boku kıza sorup onun fikirlerini önemsiyor ve uyguluyor ayağına yatıyorsun. Senin kendine saygın yok kız sana nasıl saygı duyacak? Kız zaten sana saygı falan duymuyor sadece iyilik kavramı üzerinden senin betalarını coşturuyor haberin yok. Kısacası iyi biri olmakla aptal olmak arasındaki farkı bilmelisin. Burayla yeni tanıştıysan ilk bilmen gereken şeylerden biri bu. Bu durumlarda ne yapılması gerektiği de blogda mevcut.” ONEities “ ve “ En büyük hata : O çok özel kadının peşinde koşup durmak “ başlıklarını iyice okuyup kavramalısınız.

Son olarak Red Pill’in amacını iyi kavrayın. Bu konuda yazılmış şeyler var ama yine de değinmekte yarar var. Sözlüklerde ve başka platformlarda Red Pill’i sırf kadın tavlama taktiği olarak lanse eden insanlar var. Bu tür insanlara şunu söylemek istiyorum: Onca yazıdan ve bilgiden çıkardığın sonuç bu mu s*kik? Bu camiayla yeni tanışan arkadaşlar. Red Pill’in temel amacı size hayatın gerçeklerini gösterip bunun karşısında güçlü olabilmek için yapılması gerekenleri göstermektir ve hayatta statünüzün, kendi benliğinizin ve başarılarınızın kadınlardan önce geldiğidir. Red Pill herşeyden önce size disiplinli olmanın ve ulaşabileceğiniz en verimli halinize nasıl gelebileceğinizin yollarını anlatır. Bunlarla birlikte kadın ve erkek arasındaki farkları her yönden inceleyip sizlere göstererek farkındalığınızı arttırır. Sosyal konulara değinir. Özellikle bazı başlıkları okuyup bazılarını okumamak gibi bir hata yapmayın. Olayları gerçekten anlayabilmek için her başlığı ayrıntısıyla okumanız lazım yoksa bazı şeyler oturmaz. Buradaki tecrübeli insanlar her ne hata yaptıysanız bundan dönebilmeniz için size yollar gösteriyor ve deneyimlerini paylaşıyor. Buradaki çoğu insan sizin hatalarınıza benzer hatalar yapmış ve bunlardan ders çıkarıp güç almış insanlar. Sonuçta yumruk yemeden yumruk atmayı öğrenemeyiz. Bunlardan yararlanmak sizin elinizde ve bu camiayla tanışmanız bile sizin için büyük bir fırsat. Gidip kızlarla tanışma eğitimi setlerine ve internetteki saçma kitaplara onlarca para döken aptal insanlardan olmayın. Bu camianın değerini bilin. Bir sonraki yazımda Türkiye’de online oyun bağımlılığına ve bunun yol açtığı durumlara değineceğim.

Erkek Adam Blogu’na saygılarımla.

Konuk Yazar : Ames Profondes

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

38 thoughts on “Red Pill felsefesine yönelik eleştirelere cevap ve yeni başlayanlara temel tavsiyeler”

  1. İşin komiği şu ki “kadına orospu gözüyle bakıyorsunuz” diyenler, kadınları en çok diğer kadınların böyle etiketlediğinin farkında değil. Kolayca seks sunan bir kadın seksin değerini düşürdüğü için önce diğer kadınlar onu ayıplar. Erkekler de seksi alabilirse alır, alamazsa o kadın umrunda olmaz zaten başkasını dener. Kadın dayanışması dedikleri zırva bu kadar işte.

  2. güzel yazı reis. teşekkür ederiz . çok okuyan bi adam değilim. 28 yaşımdayım 5 yıldır 2 yıllık okuyorum amk. (bu sene atacaklar) ama boş bi insan da değilim. 15 yaşımdan beri çalışıyor, para kazanıyorum. evimi ve arabamı aldım. diksiyonum ve insan ilişkilerim iyi. bunun sayesinde de şuan ki işimi kazandım. ama red pill olayının erkeğin kendini geliştirmesi, kendine yatırım yapması, disiplinli olması, boş vakitlerini iyi değerlendirmesi gerektiğini anlamam çok uzun sürmedi. bu konuya muhalefet olanların amacı çok açık. amk meriçleri etrafımda da çok var bunlardan . konuşuyorum, anlatıyorum ama anlamıyorlar, tekmeyi yeyince ” baba bi rakı yapalım haft sonu” diye geliyorlar.

  3. Her gün rutin olarak girdiğim 2 site vardı:

    bild.de (Almanca haber sitesi) ve ekşisözlük

    Şimdi ise her gün, bu yukarıdaki 2 siteden de önce girdiğim ilk site erkekadam.org oluyor. Yeni yazı var mı diye bakıyorum.
    Bu yaşıma kadar ne kadar da beta olduğumu hatırlayıp kendimi s*kesim bile geliyor o derece! 🙂 Şu son anlattığım ve şu an kendisinden 20 yaş büyük adamla olan eski ONEitis’im için şarkılar bile yazmıştım ben. Feminizm etkisindeki salak dizi ve filmler yüzünden duygusal adam ve “asla aldatmayan adam, ONEitis’ine %100 sadık adam” imajını iliklerine kadar hissettirmiştim ona. Bazı durumlarda gözlerimin dolması gibi numaralar da yapmıştım eski kız arkadaşımın önünde. Neden? Çünkü duygusal ve gözleri dolan adam gibi görünürsem bu iyi bir şey sanırdım. Feminizm etkisindeki filmler yüzünden hep. Kızın beni terk etmesi ne kadar da normalmiş dimi? O anları hatırlayınca şu an benim bile kendimden midem bulanıyor. Ha şunu da ekliyim. Tek hatam vardı: Sadece ONEitis’e karşı aşırı betalık. Ama ben o ONEitis varken de başka kızlarla kontak halindeydim, bana aşık olanlar ve randevu koparmaya çalışanlar vs. vardı. Tabii gitmezdim. Diğer her konuda tamdın zaten, Red Pill’in dedikleri hep vardı bende. Tek hatam; “bu kızla uzun süreli ilişki istiyorum” dediğim kız veya kızlara karşı %100 betalık modun devreye girmesiydi. Bunun en büyük ispatı da ONEitis’in beni terk etmesine karşılık, ONEitis’imden çoook daha güzel kızların benim peşimde kuyruk olmasıydı. Zaten diğer kızları görener “oğlum manyak mısın amk, x kızında ne buluyorsun 153 boyu var, şu diğer kız bunun amına bile koyar vs.” derlerdi. Ama aşk işte, ONEitis’lik işte.

    Neyse artık uyandık. ASLA UYUMAMAK ÜZERE. Bir daha asla! Tek hatam vardı, onu da kalıcı olarak yok ettim. Ne duygusallık ne de başka bir şey artık. Full Mod bir red pillciyim.

    Hepinize teşekkürler! 🙂

    1. Kesinlikle benim de hergün aralıksız girip yeni yazı yazılmış mı diye baktığım harika rehber yeri oldu burası. Emeklerinize sağlık.

  4. Biliyorum bu başlığın altına bu soruyu sormam çok saçma ama ciddi anlamda boyumun kısa olduğunu düşünüyorum.(yaklaşık 1,72 cm) sanırım kadınlar beni cazibesi olan biri olarak görmüyorlar. anonim sitelerde fotogafımı paylaşarak test ettim 10 üzerinde 7 gibi bir not cıkıyor ki yakısıklı sayılırım acaba boyum kısa olduğu için mi güzel kadınlar tarafından reddediliyorum. Başka bir nedenden dolayı olabilir mi? bu konu da bana yardımcı olabilir misiniz lütfen yorumlarınızı bekliyorum şimdiden teşekkürler.

    1. İçini rahatlamak için söyleyeyim, boyum 1.73. Oyunu öğrenmeden önce hatun sayım 1di, oyundan sonra farketmeden tabak çevirmeyi bile öğrendim (o zaman tabak teorisini bilmiyordum). Yani senin derdin boy değil oyunu iyi kullanamamak.

      Ha peki oyunu uyguladığım halde beni boyum için reddeden olmadı mı? Oldu. Ama umursamadım, çünkü dışarıdaki kızların yüzde 90’ı benden hala kısaydı. Şimdiki sevgilim benimle aynı boyda. Yani sürekli demeyince oluyor.

    2. Kardeşim benim de boyum 1.70 kısa yani. En fazla olacak şey çok uzun boylu kızlarda sıkıntı yaşarsın onun dışında Türkiye’de kızların boyu uzun değil zaten. Sen boyu boşver vücut çalış spor yap. Takma boy konusuna.

    3. 172 cm Türkiye ortalaması kadar. Yani en azından erkeklerin yarısı kızların çoğunluğu senden kısa demektir. Sende sadece uzun boylu olmanın avantajı yok ama kısa boylu olmanın dezavantaj sayılcağı bir boy değil kesinlikle

      1. leo dostum. yaşın kaç bilmiyorum. eğer 20 yaşını geçmediysen boyunu uzatmak için yüzme,basketbol gibi sporlar yap,sağlıklı beslen,erken uyu. fakat şunu da aklından çıkarma. mehmet ali erbil ve okan bayülgen. bu iki adamında ortak özelliği kısa boylu olmaları. peki kadınlar konusunda bu adamlar başarısız mıdır sence? ve aynı zamanda bir tane daha ortak özellikleri var. ağızlarının iyi laf yapmaları. buradan artık sen anlayacağını anlarsın umarım.

    4. Kadınlarla başarı “freedom form outcome” la çok yakından ilişkilidir. Görünüşünle ilgili tuhaf sitelerde foto paylaşıp yorumlar alman, bu konuyu takıntı haline getirdiğini gösterir. Büyük ihtimalle güzel kadınlar tarafından onay beklediğini gösteren tutum ve davranışlar gösteriyorsun. Bir nevi kızlardan beğeni “dileniyorsun”. Boyunun kısalığını sorun yaparsan, kızlar bunu 5 misline çıkarır ve sana gün yüzü göstermezler ancak bu konuları kafandan çıkarırsan; aynı kızlar belki kısa boylu olarak bile görmeyebilirler.

  5. Geleneksel görücü usulü evliliğe ne diyorsunuz merak ediyorum. Bu yöntemle oyuna hiç gerek kalmıyor sayılabilir çünkü kızdan çok aileyi ikna etme ön planda 🙂 tabi red pillin kendini geliştirmek ve maskülen olmak kısmı hayatın her anında gerekli bir bilgi ama işin bir diğer boyutu olan oyun olmadan da güzel bir düzen kurmak mümkün. Kendi durumumu da tarif edeyim yeni mezun doktorum hiç okumamış fıtratı bozulmamış dindar bi kızı alalım deyip duruyor ailem. Kızlar konusunda sıfır tecrübe sayılmam gördüğüm kadarıyla okuyan kızlar gerçekten hiç söz dinleyecek gibi değil zaten erkekten tavır olarak ve de ekonomik güçleri olması sebebiyle hiç de farklı değiller. Sonuçta ben kendim de iyi kazandığım için kızdan ekonomik açıdan bir şey beklemiyorum eski usul kadınlık görevlerini gerçekleştirmesi benim açımdan çok daha memnuniyet verici olur. Red pillde de erkekte maskülenlik kadında feminenlik beklendiğine göre sizce de klasik evlilik yöntemi şu anki kriz durumunda daha uygun değil mi?

    1. Güzel soru. Görücü usulü ile ilgili yazmak istiyorum. Ben kızın isteği dikkate alındığı sürece görücü usulüne sıcak bakan biriyim (ya da en azından bu aşk evliliği zımbırtısının görücü usulüne üstün olduğunu görmedim) ama oyun asıl evli adama lazım. Senin görücü usulü aldığın hanıma tvden deli gibi “renkli hayatlar” bombardımanı var. Bekar adam oyunsuzluktan terk edildi mi istediği kadar ağlasın gördüğü bir zarar yok. Evli adam ise fena yanabiliyor.

      Dediğim gibi görücü usulüne sıcak bakıyorum ama bunun Oyunsuzluğa bahane olması başa iş açar. Ve unutmadan, çalışan kadınla evlenmeyi tercih edin. Boşanmada erkeği düzenler genelde erkek üzerinden geçinen ev kadınları.

        1. Evlilik anlaşması evlenmeden önceki mallarını kapsar. Bir de nafakayı kısıtlayabilirsin. İştirak nafakasını ve evlendikten sonra edinilen malları kapsamaz. Benim gözlemim ki burada avukat bir arkadaş da doğruladı, kocayı boşanmadan sonra nafaka kölesi yapmaya çalışan kadınlar genelde çalışmayan ve çalışmaya niyeti olmayan kadınlar arasından çıkıyor.

      1. Peki sizce de bir kadının çalışıyor ve kendi parasını kazanıyor oluşu erkeğe karşı daha saygısızca davranabilmesinin önünü açan bir durum değil mi? Zaten teknik olarak benim yaptığım işin aynısını yapan birinden ben akşam eve geldiğimde yemeği hazırlamasını çocuklara bakmasını gömleklerimi ütülemesini nasıl isteyebilirim? Çalışan kadın sen yorulduysan ben de bütün gün çalıştım yoruldum der ki haklı zaten. Boşanma durumunda nafakadan kurtulmak için aslında boşanmaya yol açan bir sebebi tercih ederek bir paradoksa yol açıyoruz gibi geliyor. İşin bir diğer boyutu da çalışan kadınlar o duruma adapte olabilmek için ordaki erkeklerde bulunması gereken karakter özelliklerini de ediniyorlar. Benim görüşüm eğer erkek bir aileyi geçindirecek kadar kazanabiliyorsa çalışan kadın tercih etmemeli. Ki zaten Türkiyede evliliklerin şuan dörtte biri boşanmayla sonuçlanıyor. Bu sebeple evlenip boşanacakmış gibi değilde evli kalacakmış gibi hesap yapmak daha yaygın olan sonuca göre davranmak olur. Sizin dee görüşlerinizi merak ediyorum

        1. Peki sizce de bir kadının çalışıyor ve kendi parasını kazanıyor oluşu erkeğe karşı daha saygısızca davranabilmesinin önünü açan bir durum değil mi?

          Bir kadının ben kendime yeterim demesi erkeğe ihtiyacını ve belki de saygısını azaltabilir ama kime göre kıyaslıyorsun? 1950ler ev kadınına göre ise evet. Ama günümüz ev kadınına göre ise duruma bağlı. Zira günümüz ev kadını da seni boşarsa yasa zoruyla senin kendisine bakman gerekeceğini biliyor. Hem kusura dayalı olması da şart değil. Yani çalışan da çalışmayan da ekonomik olarak sana bağımlı değil.

          Zaten teknik olarak benim yaptığım işin aynısını yapan birinden ben akşam eve geldiğimde yemeği hazırlamasını çocuklara bakmasını gömleklerimi ütülemesini nasıl isteyebilirim? Çalışan kadın sen yorulduysan ben de bütün gün çalıştım yoruldum der ki haklı zaten.

          Bu iş için biraz kafayı çalıştırman lazım. Erkeğin ev işleri yapması kadını erkekten soğutuyor maalesef. Ama bunun yerine şunları yaparak durumu kurtarman mümkün. (1) – Geleneksel olarak çocuklarla akşam baba oynar. Bunun senin maskülinitene zararı yok. Benim babamın nesli çok kazaktı ama akşamları bizimle babam oynardı. Yani kadın ev işini, sen çocukları alabilirsin. Çocuklar kısmı ev işinden zor. Bunun istisnası yeni doğan. Yeni doğana kadın gibi bakabilen erkekler kadınları en temel seviyede soğutuyor. Yeni doğanı kadınlara bırakırsın ama zaten o dönem kadın çalışmıyor, anneler var vs … (2) – Ev işi yapmazsın ama az ev işi çıkarabilirsin. Yani dağınık olmazsın, kendi arkanı toplarsın. (3) – Hizmetçi tutarsın. (4) – Evin tüm fatura, onarım, bakım vs … işleri senin elinde ise bu da yükü paylaşmanı sağlayacak. Çöpü sen atarsın, alışverişi sen yaparsın mesela.

          Boşanma durumunda nafakadan kurtulmak için aslında boşanmaya yol açan bir sebebi tercih ederek bir paradoksa yol açıyoruz gibi geliyor.

          Olay sadece boşanma değil. Tek maaş ve çocuklu olarak yaşamak zor. Özellikle de ortanın üstü bir hayat yaşayacaksan. Tek maaş ile yapabileceğin çocuk sayısı kısıtlanacağı gibi, çocuklarına verebileceklerin de kısıtlanacak. Bu da ciddi stres ve boşanmaya götüren bir süreç. Ailecek mahvolmaktan bir işten çıkarma uzakta yaşamak kolay değil.

          İşin bir diğer boyutu da çalışan kadınlar o duruma adapte olabilmek için ordaki erkeklerde bulunması gereken karakter özelliklerini de ediniyorlar.

          Tam olarak değil. Feminen psikolojinin muhafaza edildiği (hemşirelik, öğretmenlik, birçok doktorluk branşı, vs …) bir sürü meslek var. Kendine illa Direktör olacam ben diye hırs yapan kadın al demiyorum.

          Benim görüşüm eğer erkek bir aileyi geçindirecek kadar kazanabiliyorsa çalışan kadın tercih etmemeli.

          Sadece kendi ve eşi yaşarken “ben ikimize de bakarım” diye eşini çalıştırmayan ama sonra çocuklar işin içine girince her 10 senede 20 sene yaşlanan adamlar hiç de az değil. Aileyi geçindirebilecek kriteri 25 – 35 yaş arasında çok gerçek dışı oluyor.

          ARTI : Çalışmayan kadının evde maruz kaldığı tv gibi propogandayı unutuyorsun. Üstelik evde sıkılıp da akşam bunu dırdır olarak kocasına kusan bir sürü kadın var. Eskiden bu mümkün değilmiş zira kadınların 20li yaşları zaten arka arkaya doğan çocuklara bakmakla ve bugün bulaşık makinesi gibi otomasyonun aldığı bir sürü işe yapmaklageçiyormuş. Şimdi bu kadar çocuk yapmak zor. Ev kadını dediğin bir süre sonra, TV, günlerde diğer kadınlar falan derken de bozulabilir. Bak bozulur demiyorum ama çalışan kadının psikolojisini bozacak şeyler kadar ev kadınlarının psikolojisini bozacak şeyler de var.

          Bu sebeple evlenip boşanacakmış gibi değilde evli kalacakmış gibi hesap yapmak daha yaygın olan sonuca göre davranmak olur.

          Boşanmayı planlamayan erkeğin bu devirde evlilik yapması kendisi hayrına değil. Boşanmaların çoğunu kadınlar başlatıyor ve özellikle de eğitimli kesimde gözlemlediğim bu aldatmadan ziyade sıkıldım nedeniyle oluyor. Sen istediğin kadar evli kalmaya bak, kadının istediği olur.

          1. Hocam sözün özü normal şartlarda bir kadının (kariyeri ne olursa olsun) erkeğe duygusal olarak ihtiyacı var. Gerçekte erkeğin kadına ihtiyacı yok. Genç erkeklerin çok büyük kısmı ulan bu hayat yalnız geçmez yanılgısıyla eş arayışına giriyor. Sonrası ufak bir azınlık dışında hüsran. O başarılı ufak azınlığa sorsanız şimdiki aklın olsa evlenir misin diye bunların ne kadarı evet cevabı verir. Şimdi genç arkadaşlar ellerindeki bu gücün farkında değiller. Neydi? Seksin anahtarı kadında ise ilişkinin anahtarı da erkektedir. Yani bunu şöyle de çevirebiliriz, erkeğin isteği seks ise kadının isteği ilişkidir. Evrimsel kod böyle. Bu kod 100 senede değişmez. Bir kadına sorsanız erkek olsan ne yapardın diye size vereceği gerçek cevap şudur : Günümü gün ederdim!

  6. eefsuss mesele boy değil kardeşim.Benim de 1.68 cm değiştirebilir miyim? Hayır bu saatten sonra hayata mı küseyim. Eğer yaşın küçükse boyunu uzatabileceğin aktivitelerle uzatmaya çalış.

    Yok zamanın geçtiyse kendini geliştirmeye devam et. Kafanada böyle boyum kısa ay şuramda sivilce var minvalinde düşünceler sokup özgüvenini düşürme. Değiştirebileceğin özelliklerine odaklan.

  7. Testesteron sizin dostunuzdur arkadaşlar, parasız adam nasıl onursuz adam gibi görülüyorsa testesteronsuz adam da haysiyetsiz, değersizdir bunu unutmayın.
    Ve her seferinde belirtildiği gibi ağırlık kaldırmaya hemen başlayın.

  8. Her şeye tamamımda RedPill gibi bir oluşumu takip edenlerin PUA’ya olan takıntılarını anlamıyorum. RedPill oluşumlarını destekliyorum lakin bu oluşumda PUA çerçevesinde kurulmuş oluşumlardan fazlasını göremiyorum. Diğer tarafta gerçek bir çaba, realite görürken burada gördüğüm sadece boş felsefe.

    1. Bana kızacaklar ama ben de benzer şeyleri söyleyeceğim:

      “Sözlüklerde ve başka platformlarda Red Pill’i sırf kadın tavlama taktiği olarak lanse eden insanlar var. Bu tür insanlara şunu söylemek istiyorum: Onca yazıdan ve bilgiden çıkardığın sonuç bu mu s*kik?”

      Bu sitedeki yazıları kategorilere ayırdığınızda çoğunun konusunun “kadın-erkek ilişkileri” olduğunu görürsünüz. Bu yüzden bu akımı kız tavlamayla eş gören adamlar aslında çok haksız değil. “The red pill kendini geliştir diyor” diyenlerden kimsenin aklına gelmemiş “kendini geliştirme yöntemleri” çıkmadı. Zihnen ya da bedenen gelişim için the red pill’ den çok daha kaliteli kaynaklar var. The red pill’ in feminizm hakkında yaptığı eleştirilerin de hiçbiri yeni değil.

      1. Kırmızı hap çoğunlukla, kadın – erkek dinamikleri üzerine bir hareket. İlişkilerden daha fazlası da var ama ana teması bu. Bunu inkar eden var mı bilmem. KH sadece PUA ve kız tavlama değil ama çoğunlukla kadın – erkek ikişkileri dinamiği ve buradan başlayarak maskülinitenin tanımı.

        Feminizm hakkında söylenenler yeni olmayabilir ama bunlar yaygın söylemler değil. Kadın erkek ilişkilerini çürütmesi alanından biz de yayıyoruz. Hatta yeni şeyler de katıyoruz.

        Çoğu genç erkek maskülinite eksikliğinin tokatını ilk ilişkiler boyutunda görüyor zira zaten o boyutta iğdiş edilmiş oluyor. O nedenle ilişkiler boyutu şu an en önemli boyut.

        Kimsenin aklına gelmemiş şeyler değil deyip duruyorsun ama burda ya da diğer redpill sitelerinde okuyana kadar kimsenin duymadığı şeyler yazıyoruz.

        1. “İlişkilerden daha fazlası da var ama ana teması bu. Bunu inkar eden var mı bilmem. ”

          Bir sürü red pillci bunu inkar ediyor. “kız tavlama hakkında bir şey yazan yer red pill” değildir diyen o kadar çok var ki. özellikle Ekşi’de iki entryde bir “kırmızı hap kız tavlamak değil alakası yok” diyen ünlü kırmızı hapçılar var.

          Kimsenin söylemediği şeyler değil derken ilişkiler haricinde söylediklerinden bahsettim. Çoğu kişi bu siteleri takip ediyor çünkü ilişkiler konusunda ilginç gelen şeyler söylüyor. Pragmatik açıdan bakıldığında kısa süreli ilişkiler ya da çocuk yapmayacağınız bir kadınla sürdürdüğünüz ilişkiler için mükemmel ve işe yarayacağından emin olduğum taktikler ama evli adam için yarardan çok zarar getirebilir diye düşünüyorum. Ayrıca erkek hakları açısından bakarsak bu akımın aşırı yayılması uzun vadede erkeklerin durumunu daha da kötüleştirebilir.

          1. Kız tavlamak ile kadın erkek ilişkileri aynı şey değil. Kavramları karıştırmamak lazım. Kırmızı hap kız tavlamaktan fazlası diyen doğru söylüyor. Kadın erkek ilişkileri ise büyük kısmı.

            Kh asıl evlilik ve uzun süreli ilişkide işe yarar ve bunlarda hayati öneme sahip. Çoğu erkeği, yetiştirildikleri gibi beta bucks koca olmaktan kurtarması bile yeterli

      2. Kişisel gelişimle ilgili postlar yazıldı bu sitede, galiba dikkat etmedin. Ayrıca feminizm konusuna asla katılmıyorum. Burada dediklerimiz madem o kadar bilindik şeyler, git bir üniversitenin kadın kulübünde söyle bakalım sana nasıl tepki gösteriyorlar?

        1. Kişisel gelişimle ilgili postlarınız olmadığını söylemedim; bunların yüzde olarak azınlıkta olduğunu söyledim. Kız tavlama taktikleri anlatmayı küçümsenecek bir şey olarak gördüğüm yok; ama red pillcilerin ikide bir “kız tavlama değil bu iş” refleksi de “o zaman neden çoğu yazılar ilişkiler hakkında?” deme hakkımı doğuruyor.

          Üniversitenin kadın kulüplerinin tepkisi umrumda değil. Karşıt görüşlere tahammülsüzlük her grupta var. Takım tutmaktan farksız.

          1. Çünkü erkekler hayatındaki sorunları kadın erkek ilişkisinde yaşadıkları hüsran ile farkediyor.

            Valla senin umurunda olmaması bunların sosyal hayata etki etmediğini göstermiyor. O feministlerin dediği erkeklerin yargılanmasına, utandırılmasına, öcü gibi gösterilmesine neden oluyorsa umurunda olmak zorunda. Yol sayıp meydanı onlara bırakmayız kusura bakma. Sen utandırma taktiklerine katlanarak bir ömür geçirebilirsin ama ben böyle değilim.

          2. Hocam sen kadın erkek ilişkileri ile kız tavlama aynı sanıyorsun. Kız tavlama kadın erkek ilişkilerinin küçük bir kısmı o nedenle “KH kız tavlamadan farklı diyorsunuz ama hep kadın erkek ilişkileri yazıyorsunuz” gibi garip şeyler söylüyorsun. Yani senin dediğin “ders sadece cebir değil diyorsunuz ama tek anlattığınız matematik” demek gibi bir şey.

          3. Şöyle bir örnek vereyim : Strauss’un Game kitabında PUA ilahı Mystery kız tavlama uzmanıdır ama kırmızı hapın kadın erkek ilişkilerindeki oneitis olayından haberi olmadığından Nadya’yı oneitis yapar ve kafayı yer, intihara meyilli hale gelir.

          4. “O feministlerin dediği erkeklerin yargılanmasına, utandırılmasına, öcü gibi gösterilmesine neden oluyorsa umurunda olmak zorunda”

            Feministlerin her yaptığını destekliyormuşum gibi cevap veriyorsun. MRA grubunda hak vermediğim şeylerin sayısı hak verdiklerimden daha az. Erkek mağduriyetlerinin büyük bir kısmının kaynağını farkında olmadan besliyorsunuz. Red pill’in sorunları kökünden çözmediğini söylüyorum.

            Erkekleri sömüren kadınların çoğu feministlerden çok geleneksel zihniyetteki kadınlardan çıkıyor. (Zaten gerçekten feminist kadınların sayısının inanılmaz az olduğunu çoğunun gruba aidiyet duygusuyla kendisine feminist dediğini düşünüyorum ama o başka bir konu) Kariyer takıntılı kadınlardan çok kocam bana baksın kadınları erkekleri mahvediyor örneğin.

            Evlilik ve uzun süreli ilişki kısımlarına gelirsek: TRP’nin önerdiği erkek tipine olumlu tepki veren kadınlardan çocuk yapmayı mantıklı bulmuyorum. “Kadınların %90ı böyle” diyebilir ve haklı olabilirsiniz ama bu da %90ının pek olgunlaşmamış olduğunu gösterir. ” Çoğunluk her yaptığı sağlıklıdır” görüşüne katılmıyorum

            Red Pill’e karşı çıkan herkes “kadınlar beni sömürsün” diye can atmıyor ya da o linkte verdiğiniz adamın yaptığı hataları yapmıyor. Haklı olarak TRP destekçilerinin her birinin aynı olmadığını söylerken karşı grubu tek tipmiş gibi varsaymak hata. Gayet blue pill olarak tanımlayabileceğiniz adamlarda bile evlilikten vazgeçme eğilimi var.

            akımın PUA temelli olduğunu,işin büyük kısmının ilişkiler hakkında olduğunu reddetmediğinizi biliyorum. bunu reddeden büyük bir kesim var.; ondan bahsettim.

          5. TRP’nin önerdiği erkek tipi maskülin, kadını hayatının odağı yapmayan erkektir ve bu erkek aslen koca ve baba olarak ideal olduğu gibi kadınların çoğunluğu buna olumlu tepki verir. TRP içinde “kafasını gömecen yastığa zikecen ve sonra kapıya koyacan” modelinden bahsediyorsan, onlardan burda henüz yazan yok.

    2. Bunların işe yaramaz boş felsefe olduğunu düşünüyorsan diyeceğim bir şey yok. Buraya gelip vaktini boşa harcamazsın olur biter. Ben pratik olarak fark yarattığına şahit olduğum için yazmaya başladım ve yazmaya da devam ediyorum.

  9. Red pills öğretisi feminizmin getirdiklerine karşı çıkıyor dedik. Feminizm muhabbetti kızlar arasında cok yaygınlaşan ve hemen hepsinin ve mericlerin sürekli dile getirdiği bir konu haline geldi. Feminizme karşı nasıl yaklasmamiz gerekiyor muhatabimiz bir kadin ya da Meriç se . İtici olmadan daha masculin bir şekilde nasil siyrilabiliriz bu konudan ?

    1. Feminizme karşı bir yaşam sürün yeter. Bunu yüzünüze vuranları da pis bir sırıtışla siktir edin başınızdan.

    2. Feminist kızları ikna etmek için asla tartışmayın, çünkü kadın mantığa değil duygularına göre hareket eder. Erkekler ise hayatının aşkı olarak gördüğü kızdan darbeyi yiyince otomatikman meriçliği bırakır zaten 😁

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *