Dread Game Bölüm II – Yumuşak Korku Oyunu

Geçen yazımda tek eşli dönemin öncesi ve sonrasında uygulanabilecek çeşitli korku oyunlarını ele almıştım ve bu da gündeme getirdiğim en tartışmalı konulardan biri olmuştu. Kadınlar korkunun oyunun faydasını erkeklere hatırlattığım için beni kötülüyor; erkekler ise bana destek çıkmalarına rağmen bu korkuyu açıkça kullanmanın geri tepebileceği endişesiyle bir tereddüt yaşıyorlar. Onlara hatırlatmak istediğim şey, ortalama bir ilişkide korku oyununun gerçekten kaçınılmaz olduğudur; çünkü İlişkilerin Temel Kuralından ötürü korku zaten tüm ilişkilerde önemli bir faktördür:

Bir ilişkide en güçlü taraf, en az umursayan taraftır.  

Daha önce kırmızı hap dünyasında da defalarca belirtildiği üzere, en güvenli ilişkiler erkeğin kadından 1-2 CPD puanı daha üstünde olduğu ilişkilerdir. Bu dengesizlik, kadının erkeğe bağlanmasını sağlayan asıl güçtür ve yumuşak veya pasif bir korku oyunuyla da kadına gösterilebilir. Bu korkunun kökeni, kadının duygusal, fiziksel ve maddi kayıplarını aklına getirmesinde yatar. Korku oyunu ne kadar pasifse kadının bu korkuyu hissetmesi de o kadar kademelidir.

Yumuşak Korku Oyunu

Eşimle birlikte geçenlerde 49 yaşında bir kadınla sohbet ettik. Beraber gittiğimiz spor salonundaki danışma masasında duruyor, dolayısıyla yakından tanıdığımız bir arkadaş. Yaşına göre çirkin sayılmaz, fiziksel açıdan gayet güzel bir vücudu var. 20’li ve 30’lu yaşlarında erkekleri peşinde koşturduğunu tahmin etmek zor değil. Ancak şimdilerde 50’ye merdiven dayadığı halde Duvar sonrası pişmanlık yaşamak yerine kendi kendine umutlanmış gibi görünüyor. Bunun kulağa garip geldiğinin farkındayım; ama nedense yakın gelecekte “iyi bir adam” elde etme “şansı” olduğu konusunda gayet iyimser. Geçmişte sevgili olduğu serseri alfa erkekler konusunda son derece dürüst ve dobra konuşuyor, aralarında evlenip daha sonra boşandığı biri de var. Aslında içinde bulunduğu duruma nasıl düştüğünün farkında olan kadınlardan birisi; geçmişte yaşadığı hipergamik hayatının sonuçlarına katlanıyor ve hatalarını kabul ediyor.

Spor salonuna farklı zamanlarda gitsek de genellikle sabahı tercih ediyoruz. İşte böyle sabahların birinde danışma masasındaki arkadaşımız bize şöyle dedi:

Sizi gerçekten çok seviyorum, inanın bana. Her gün önümden bir sürü insan gelip geçiyor ama sizi ne zaman görsem sizinki gibi bir ilişkim olacağına dair umudum artıyor. Birbirinizle öyle uyumlusunuz ki senin gibi bir adamla tanışıp böyle bir bağ kursam diye içimden geçiriyorum.”

Bunları tam dışarı çıkmak üzereyken duyduk. Kişisel hayatıyla ilgili birkaç şey daha söyledi ama galiba gururum okşandığı için o anlattıklarına pek odaklanamadım. Arabayla eve dönerken eşim yüzüme baktı ve “Sonum onun gibi olmadığı için o kadar mutluyum ki!” dedi. Ses tonu beni son derece şaşırtmıştı. “İyi ki ben öyle değilim, bu yaşta onun durumunda olmak çok korkunç.” Onaylamak için başımı salladım, eşim benim sık sık dile getirdiğim Duvar sonrası kadın davranışları analizlerimden birini daha yapmamı bekliyordu. Daha sonra gözleri dolarak hayatımda duyduğum en güzel iltifatlardan birini etti: “Umarım kızımız da senin gibi bir adamla evlenir.”

Bunu duymak gerçekten iyi hissettiriyor. Şimdi soracağım soru size çok alakasız gelebilir ama yaşadığım kısa gurur anından sonra kendi kendime düşündüm: Böylesine saygı görüp takdir edilmek güzel ama eşim eğer arkadaşımızın şu anki durumunu görmeseydi beni takdir edecek farkındalığa ulaşır mıydı?

Yaşadığım bu olay, sosyal kanıtın ne kadar güçlü olabileceğinin bir göstergesiydi. Eşimle olan ilişkimize ve evliliğimize dair aşkımdan ve sadakatimden bir şey kaybetmedim; ancak bu durumun anlaşılması için illa doğru yerdeki doğru adam olmam mı gerekiyordu? İşte bu durum yumuşak korku oyununun bir türüydü. Erkeğin çaba göstermesini gerektirmeyen, sadece gerekli şartların ortaya çıkmasıyla oluşan bir korku oyunu…

Kadınlar yanındaki erkeği bir süre sonra çantada keklik görmeye başlar ve başka bir kadın olaya dahil olmadan da erkeğin değerini anlayamaz. Benzer şekilde, bir kadın bir yerde gördüğü erkeğin değerini yanındaki kadınların ona davranışından ölçer. Ayrıca diğer kadınların içinde bulundukları durum da bir erkeğin karısı ve uzun dönemli sevgilisi için bir sosyal statü göstergesidir. Bu durumun varlıklı kadınlar için daha farklı işlediğinin farkındayım; ama böyle bir dinamik kesinlikle mevcut. Kadınların erkeklerin yaptıkları fedakarlıkları takdir etme güdüsünden yoksun olduklarını daha önce defalarca belirttim; bu takdir duygusunu ortaya çıkaracak tek olay, başka bir kadının o evli veya uzun ilişki içerisindeki kadına yanındaki adamın değerini hatırlatmasıdır.

Kademeli Korku Oyunu

Kadınlar CPD’nin tepe noktasına çıktıkları zaman korku oyunu karşısında istenilen tepkiyi pek vermezler. Çünkü bu dönemlerde giden bir sevgilinin yerine yenisini bulmak işten bile değildir. Bu dönemlerde duygusal yatırım yaptıkları uzun süreli ilişkileri olsa bile kaybetme korkusunu bilinçaltının derinliklerine itmeyi bilirler. Ancak Duvara yaklaşmaya başladıkça bu kaybetme korkusunun yerini güven korkusu almaya başlar. Tabii bu güvenin çeşitli biçimleri mevcut: finansal, duygusal, psikolojik ve ruhsal güven. Hatta kendine saygı da bir kadının güven ihtiyaçları arasındadır.

Kadının CPD’nin yüksek olduğu dönemlerde erkekler kendi potansiyel değerlerinin ileride bir kadın için ne anlam ifade edeceğinin farkında değillerdir. 20’li yaşlardan 30’lu yaşlara geçişte kadının CPD’si düşmeye ve erkeğinki yükselmeye başladığı zaman erkek korku oyununun önemini pek fark edemez. Çünkü “hayallerindeki kızı” kaçırmamak istemektedir. Kadının amacı ise oynadığı hipergami kumarında ucuza gitmemektir.

Kadın Duvara çarpıp yaşlanmaya başladığı ve erkek CPD’nin zirvesine çıktığı zaman ise yumuşak korku oyununun ilişkideki rolü değişmeye başlar. Kadının fiziksel cazibesini yavaş yavaş azaldığı için bilinçaltına kaybetme korkusu ve güven sağlayamama endişesi yerleşir. Belki görünürde bu korkuyu yansıtmaz ama her geçen yıl bunu daha da hissettirecek işaretler gözüne çarpmaya başlar.

Kadınlara bu korkuyu hatırlatmak zalimce görünüyor farkındayım; ama bu yazıyı yazmaktaki amacım bu değil. Kadınların yaşadığı yumuşak korku oyununun farkına kolay vardığım için ilişki oyunumu biraz daha hassas şekilde oynamaya gayret ediyorum. Ancak her şey ortadayken de bu dinamiğin kadınların hayatının farklı dönemlerinde oynadığı rolü görmezden gelmenin bir anlamı yok.

CPD ile ilgili yazmaktaki temel amacım, erkeklerin hayatın belli dönemlerindeki kadın davranışlarını kolayca tahmin etmesini ve böylelikle gördükleri işaretlere dayanarak oyunlarını ona göre planlamasını sağlamaktır. Yumuşak korku oyununa kadının verdiği tepki, uzun dönemli ilişki ya da evlilikte erkeğin kendi çerçevesini kadına başarıyla kabul ettirmesi gibi görünebilir. Hatta bu tepki hayatta takdir görmeye pek alışmamış erkeklerin hoşuna da gidebilir; ancak bu takdirin KİME yapıldığına bakmaktan çok NEDEN yapıldığına bakmayı unutmamak gerekir.

Devamı gelecek… 

Çeviri: Soft Dread

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.
Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Çeviri Manyağı

Sitenin anti-feminist ve gözlemci abisi, kardeşi. Kendisine thalesengeditor@gmail.com adresinden karı-kız meseleleri için ulaşabilirsiniz.

27 thoughts on “Dread Game Bölüm II – Yumuşak Korku Oyunu”

  1. Hocam benim bir fikrim var konuyla pek alakasi yok ama uygularsak guzel olacagindan eminim.

    Normalde ozel sorulari e posta yoluyla aliyorsunuz ama cogu insan bunun yerine post altindan soruyor benim onerim soru-cevap diye bir kategori eklemeniz siteye boylece insanlar ozel sorularini ordan sorabilir uyeler de oradan yardim edebilir tabi adminler de.

    1. Arkadaşı destekliyorum.Hem daha fazla teorik olarak pratik yapmış oluruz.Hemde biz o arkadaşın yaşadığı olay olsaydı biz ne yapardık?,Gibi birşeyler düşünürüz.Aynı olay bizim başımıza gelmiş olsaydı daha önceden antremanlı olduğumuz için sorunun üstesinden gelebiliriz.

      Erkek adam yazısının yanına link gibi soru cevap bölümü çok iyi olur.

      (Pekde sıkıntı çıkacağını pek düşünmüyorum.Çünkü;Kimsenin adı yaşı soyadı v.s ile ilgili bilgi çıkmıyor.Anonim herkes)

  2. Hocam, kadının cpd,si iyice düştükçe (evli olmayan,37-38 yaşında, 1.65-1.68 boyunda,hafif kilolu,hb6 yada hb6.5 ,maddi durumuda iyice bozulmuş durumdayken )endişenlemesi gerekmezmi?aklımda birşeyler var ama sizin görüşleriniz en önemlisi benim için.!erkek adam ve çeviri manyağı hocalar cevabınız beklenir

  3. Biraz fazla soru sorar olduk ama sosyal medya yönetimini konu alan bi paylaşım yapabilir misiniz? Bu konuda kaynak alabileceginiz bi makale olmasa bile tecrubelerinizi paylasmaniz dahi olur. Kadınlar sosyal medyada ki imaji da agirlik verir oldu. Stalk manyagi salaklari eksta caba sarf etmeden sadece bir iki like ladigimizla attığımız postla korku oyunu gibi güçsüz pozisyona sokabiliyoruz. Spor salonunda sizi sanslisiniz ki öven bi hatun kişi çıkmış böyle denk gelmeler evlilik dışı iliskilerde daha zor olacagindan sosyal medya da bu korku oyununu daha hos ve basit oynayabiliriz gibi geldi .

    1. Sosyal medya hesabını sade ve kaliteli tutarak başlayabilirsin mesela. Zırt pırt fotoğraf atma, caps falan paylaşıp gereksiz mizaha girme, hele ayna karşısında selfie gibi tiki kız olaylarına ASLA girme.

      Gittiğin aktivitelerden (opera, müze gezisi vs daha iyi olur), varsa gezi fotolarından ekle. Yurtdışındaki tarihi ve kültürel alanlarda çekilmiş fotolar çok iyi olur, bizde yurtdışı özellikle de küçük şehirlerde hala zengin/elit işi gibi görülüyor. Enstrüman çalışıyorsan mutlaka bunu göster. Bir de fotolar yüksek kaliteli olsun. Bunlar hep hatuna seçici ve özel zevklerin olduğunu, dolayısıyla yüksek statülü bir erkek olabileceğini gösteren detaylar.

      Bir çırpıda aklıma bunlar geldi.

    2. Sosyal medyada like ve takipler tamamen kadını ilgiye boğma mekanı. Ben şahsen sosyal medya kullanımında erkeğin avantajsız durumda olacağını düşünüyorum ve sosyal medya kullanımının kadınlarla iletişim konusu da minimumda olmasını tavsiye ederim. Likelamayın, likelara geri dönmeyin.

      Maskülin bir erkeğin hayatı sosyal medyada ortada olmamalı zaten. Sosyal medya erkeğin en önemli silahı olan “gizem”i öldürüyor.

      1. Haklı tarafın var hocam ama ben iyi yönetilen bir hesabın güzel reklam olacağını düşünüyorum.

  4. Rollo da onu söylüyor derken,geçmiş te ki serseri alfanın etkisi ve şu An aynı alfaya rastlayamaması en basit bana göre böyle gözuküyor..birde hb’sini çok daha yukarıda görmesi olabilirmi

    1. Evet yukarıda görüyor ama alfayı bulamasa bile en azından paralı betaya kapağı atamama korkusu da yabana atılacak şey değil.

  5. Yaşadığım şehirde artık Etiyopyalı,Nijeryalı birçok siyah adamlar türemiş vaziyette..ve yanlarında hb8-9 luk hatunlar. Örneğin kafede otururken bu taş hatunlar bu siyah adamlara habire birşeyler söyleyip gülüyor ama herifler surat asık bir vaziyette hatunun yüzüne bile bakmadan ya geç cevap veriyor yada hiç cevap vermiyor..Bizim hatunlar mı böyle yada bütün dünyadaki hatunlarda aynımı anlamak mümkün değil..yabancı yalakasımı olduk acaba?

    1. Bu dediğin olayın en çok görüldüğü yer Abd ve İngiltere. Siyah hakları diye diye bokunu çıkardılar, adamlar ne yaparsa yapsın ırkçılık olmaması için kimse ses çıkarmıyor. Bunun da başını çeken solcu feministler tabii. Ama bunun altında elbette hümanizm değil siyahların piçin önde gideni olmasının yarattığı alfa dürtüsü var. Bi de adam kalıplı bir tipse hatunları mıknatıs gibi çekmesi garip değil.

      Ayrıca evet bizim kızlarda da bir yabancı yalakalığı mevcut. Milli aşağılık kompleksimiz diyebiliriz.

      1. Avrupa’da yüzüne bakmağa bile kıyamayacağınız, cillop gibi manitaların çoğunluğunun BBC olduğunu söylersem, üzülmezsiniz herhalde. Özellikle Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika’da bu belli kısım hatunlarda akım haline gelmiş durumda. #SayNoWhiteBoys gibi hashtaglar kullanıyorlar ve zenci olmayan erkeklerle yatmıyorlar. Hatta özellikle evli kadınlar bunu yapıyor ve kocalarının da haberi var. #Cuckold mevzusunu sosyal medya yoluyla normalleştiriyorlar yani. Özellikle erkeksi ve maskülen oldukları için bilerek zencilerden çocuk yapan evli kadınlar var. Kocişleri de memnuniyetle karılarını hayvan gibi zencilere veriyor. Hipergami falan diyoruz, bahsettiğim mevzuyu araştırsanız, hipergaminin en aşağılayıcı taraflarını görürsünüz. “Boyu değil, işlevi önemli” bizim burda bamya pipili Türk erkeğini yatıştırmak için uydurulmuş bir yalan. Kadınların korktuğu da yalan. Zenciler Amerika’daki gibi burda da olsaydı, açık konuşuyorum şu anki durumdan daha da vahim durumlarda olurduk. Dalgası 20 cm’den uzun adama diğer erkekler bile biat edip, saygı duyuyor amk.

        1. Bahsettiğin durum fazlaca yaygın ama “çoğunluğunun” diyebileceğin şekilde genelleyeceğin bir durum yok. Herşey göreceli. Zenci gibi davranılmak için Asya’ya gidin. 16 cm ile Rocco muhamelesi görürsünüz.

  6. Evet aynen dediğin gibi piçlik diyorsan yine evet..üniversite öğrencisi kız çalışır herhangi bir işte bu siyah adamla ortak ev tutup kalırlar..sonra bu siyah adam bu hatunu sokak ortasında evire çevire döver sebep neyse, sonra bizim duyarlı türk gençlerimiz yardıma giderler bu hatuna ve hatun siktiri basar bizim gençlere karı koca arasına girilmez misali,herhalde akşama eve gidip bu siyah herife bu hatun itina ile verir..çünkü bizzat şahit olduğum ve duyduğum çok vaka var bunun gibi

    1. Ben hiç acımıyorum böyle tiplere hocam. Bi de yedikleri dayak sokak kamerasına çıkınca sosyal medyada “ne biçim erkeksiniz kadını kurtarsanıza” diyen tipler peydah oluyor. Oldu amk kendi gidip nerede piç varsa bulsun işler kötü gidince biz de süpermenlik yapalım 😁

    2. Adamlar siyah olunca gözünüze çarpıyor. Böyle Türk erkek arkadaşından sokak ortasında dayak yeyip sonra yardıma gelenlere ne karışıyorsunuz diyen çok kız var.

  7. Hocam dedinya bu herifler piç ve birde kalıplı ise aslında benim gördüğüm ince bilekli bayağı zayıf hatta kız ondan daha kalıplı yarış atı gibi bin sırtına sana şehri bir çırpıda gezdirir böyle hatunlar,gel gelelim siyah adam zayıf dişleri kirli,tırnakları kazma gibibirde ekşi bir vücut kokusu var bunların…tabi hatunun parfüm kokusu herifin vücut kokusunu kamufle etmeye çalışıyor..ondan sonra bizim hatunlar temiz bembeyaz dişli olsun yakışıklı olsun ve beni hiç uzmesin eeee başka! peki bu herifler tam tezat o nolucak…ama ben ona âşık oldum çok duygusal birisi..ulan herif ne duygusalı yamyam gibi..

  8. NOT:Bu arada hiç bir ırkı ve ulusu küçümsemek ve aşağılamak adına yorum yazmıyoruz..herkes insandır ve saygımız sonsuzdur yanlış anlaşıldımasın…

  9. Mahmut abi, bu yazıda olduğu gibi sevgilinin yakın arkadaşlarının (kızlar) bizim hakkımızdaki olumlu ya da olumsuz düşünceleri kız arkadaşımızı da etkiliyor. Bu durum ilişkilerin bitmesine bile sebep olabilirken, sevgilinin yakın kız arkadaşlarıyla tanışmıyor olmak bir dezavantaj mıdır? Bu yakın arkadaşlarla belli bir ilişki kurulmalı mı? Kurulacaksa nasıl olmalı?

Leave a Reply to Recoba Cancel reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *