Senin kendi ligin

“Rollo, Oyun farkındalığıyla ve kırmızı hapla yeni tanıştım.  Dönüşümümden beridir her geçen gün daha fazla kızla görüşüp daha başarılı oluyorum ama gerçekten çok güzel kızların benim seviyemin (ligimin) çok üstünde olduğunu hissetmekten kendimi alamıyorum.

Bu konuda tavsiyen var mı?”

Tomassi’nin 8 Numaralı Demirden Kanunu

Bir kadının seninle niye yatmayacağını anlamasını HER ZAMAN kadına bırak, asla bunu onun için yapma.

Feminen buyruğun sosyal buyruk olarak devam edebilmesinin önemli bir parçası, kadınların temel cinsel seçiciler olmasını muhafaza edebilmektir. Daha önceki yorum ve yazılarımda detaylandırdığım gibi bunun anlamı,  bir kadının cinsel stratejisinin gereksinim duyduğu şey, kadının çekiciliğinin izin verdiği ölçüde en iyi erkeği seçebilmesidir.

Bu tam anlamıyla hipergaminin tanımıdır ve bireysel seviyede, en damardan fişe takılı erkekler hariç tüm erkekler bunu çeşitli seviyelerde bilirler. Fakat, birçok erkeğin kaçırdığı şeyin, hipergaminin sosyal ölçekte ne kadar karmaşık olduğudur. Hipergaminin toplumda egemen pozisyonunu muhafaza edebilmesi için, feminen buyruğun varolan karmaşık sosyal gelenekleri muhafaza etmesi, yenilerini icat etmesi ve normalleştirmesi gerekmektedir. Bu geleneğin kapsama alanı, hayatın başından itibaren devam eden bireysel koşullanmadan, büyük ölçekli sosyal mühendisliğe (örneğin feminizm, din, hükümet, vs.) kadardır.

Kişiselden sosyal ölçeğe çalışan sosyal geleneklerden biri de “ligler” (seviyelerdir). Sosyal Eşleşme Teorisinin temel fikri şudur : “diğer herşeyi eşit alırsak, bir birey kendi çekiciliğine yakın ya da benzer bir bireyi çekici bulup, onunla eşleşir.” Başka her şeyden soyutlandığında, liglerin arkasındaki temel fikir budur. Lig mantığının sosyal geleneği, “diğer herşeyin eşit olmadığı” yerde, feminen buyruğu desteklemek için kullanılan ve aynı zamanda sosyal eşleşme teorisini destekleyen bir gelenektir.

“Lig”lerin gizli fonksiyonu ise, erkekleri kadınların cinsel onayı için kendi kendilerini önceden elemelerine teşvik etmektir.

Sosyal durum gelişip karmaşıklaştıkça, erkeğin kaynak ve güvenlik sağlayıcı birinin kişisel özelliklerini taklit etme yetenekleri de gelişip karmaşıklaştı. Başka deyişle, daha düşük seviyede erkekler bile kadınların cinsel filtrelerini yanıltacak ve cinsel stratejilerini by-pass edecek kadar akıllı hale geldiler. Hızla artan karmaşıklık nedeniyle kadın için, gerçekten uygun adayı rol yapandan, sapla samanı  birbirinden ayırmak güçleşti. Her yeni nesilde, bu dedektiflik işini kadınların kendi başına yapmaları beklenemez hale geldi. Bu nedenle de feminen buyruk erkekleri yardıma koştu ve feminen tanımlı toplumda varolabilmeleri için takip etmeleri gereken, içselleştirilmiş sosyal doktrinler yarattı.

Lig konsepti de bu doktrinlerden biri. Bir kadının cinsel yakınlığını hakedecek biri olup olmadığınızla ilgili şüphe, önceden koşullanmış, “onun seviyesinde / liginde olmadığınız” fikrinden kaynaklanır. “Eğer yapamayacağını düşünürsen, (yapamazsın ve ) doğru düşünmüş olursun” sözü burada geçerlidir. Yürüme korkusunun çoğu, kendi kişisel imajınızdan gelir – Ben HB9 bir kıza yürüyecek kadar yakışıklı, varlıklı, eğlenceli, kendine güvenli, ilgi çekici, iyi giyimli biri miyim? HB 6? Karşı karşıya olduğumuz tehlike çok yükseği hedefleyip başaramamak değil, çok alçak bir noktayı hedefleyip başarıya ulaşmaktır.

Cinsel pazarın değerlendirmeye dayanan standartlarının gerçekliğini tartışmıyorum – cinsel pazar çoğunlukla zor ve acımasız bir gerçeklik. Yapmaya çalıştığım, en fazla HB7 bir kızın seviyesine çıkabileceğinizi düşünme sebebinizi size göstermek. Yakışıklılık önemlidir. Oyun, para, kişilik, yetenek, vs. de önemlidir. Ama kendi öz değerlendirmeniz gerçekçi mi? Yoksa feminen buyruğun sizi inandırdığı lig mentalitesini baz alarak, cinsel pazarda değerinizi gönüllü olarak ve kendi elinizle mi azaltıyorsunuz?

Ligin Ekonomisi

Lig Mentalitesinin erkekler tarafından içselleştirilmesi, erkeklerin kendi kendilerini eleyerek kadınlar için daha iyisini daha kötüsünden ayıklamalarını sağlamaktır. Fakat bunun yanında, lig mentalitesi kadın milletinin toptan değerinin arttırılmasına da hizmet eder. Tüm ekonomik varlıklar gibi, feminen buyruk da piyasa değerini arttırma yeteneği üzerinde yaşar ya da batar. Feminen buyruk aslında bir pazarlamacıdır. Buradaki üzücü ironi ise şudur : geçtiğimiz ve şimdiki yüzyılda feminen buyruk kadın milletinin cinsel pazar değerine büyük değer atfederken, birey olarak kadınların değerine vurgu yapmamaktadır. Erkeklerde ise durum tam tersidir : erkeklerin CPDleri oldukça bireyselleşmiş iken, erkek milletinin cinsiyet olarak toptan CPDsinin değeri düşmüştür.

Demek istediğim, kollektif olarak kadın cinselliği, “ödül” olmaktan daha azına razı olmayı kaldıramaz. Tüm vajinalar altın standart olursa, erkek cinselliğinin değeri daha düşük olacaktır. Tanım gereği, erkeklerin kollektif cinselliği, kadınların cinselliğinin seviyesinin / liginin altındadır.

Bunu daha da açıklamak için, çoğu (değişik derecelerde beta) ortalama erkeğin, ortalama bir kadının “mucizevi bir ödül” olan ilgisi ile “kutsandığını” düşünelim. Güç dengesi başından feminen çerçeve içinde tanımlanmıştır. Erkeklerin nesnel olarak ortalamadan öte olmayan kadınları bile ONEitis yapabilmelerine şaşmamalı. Zaten lig şemasının amacı da budur – erkeklerin öznel bir şekilde, nesnel koşullarda aynı seçiciliğin yanından geçemeyecek kadınlara bağlanmasını sağlamak. Roissy zamanında, bir erkeğin sağlıklı bir ilişki yürütebilmesi için kadını tarafından 1 – 2 CPD puanı yukarıda algılanması gerektiğini varsaymıştı. Feminen buyruğun kadın cinselliğinin daha değerli olduğunu vurguladığı günümüzde, bu oldukça zor bir koşul. Ve daha buna, günümüz kadınının, yükselen sosyal medya tarafından aşırı şişirilmiş özdeğer algısını katmadık bile.

Ligi Oyuna Getirmek

Yukarıdakilerin hiçbirisi, lig / seviye kavramında gerçeklik payı yok demek değildir. Gerçek sadece erkeklerin “inandırıldıkları” şeyden farklıdır. Feminen buyruk erkekleri lig / seviye kavramına inandırırken, kadınların seviyesini toptan bir değere ortalayıp, tek tek kadınların aynı lig hiyerarşisini bypass etmesine çalışır. Erkeklerin kendi derecelendirme sistemleri olduğunu söylemeye gerek yok – bunlardan en popüleri fiziksel özelliklere dayanan HB 10 ölçeğidir. Söylemeliyim ki feminen buyruk içinde erkeklerin kadınları derecelendirdikleri her sistem, alay edilecek, utandırılacak ve şeytanileştirilecektir. Ama biz bunları zaten biliyoruz.

İrrasyonel kendine güven, Lig kavramını kenara atmak ve bu kavramdan kurtulmak için iyi bir başlangıçtır. Oyun farkındalığı olan erkek, biraz kurnazlık ile lig kavramını lehine bile kullanabilir. Bir kadına lig / seviye zihniyetini takmadan, neredeyse bir Zen ilgisizliği ile yaklaşarak, feminen gerçekliğin kontrol edebileceğinden fazlasına sahip olduğunuz mesajını gönderirsiniz. Alfayı çekici yapan, feminen buyruğu tam da bu şekilde sikine takmamasıdır; küçük yaşlarda koşullanması gereken kurallardan ya bihaberdir ya da bu kuralları zerre sikine takmaz. Görünür derecede “liginizin / seviyenizin üstünde” bir kadını oyuna getirmeye çalışmanız, feminen senaryoya şüphe tohumu ekerek onu alaşağı eder ve sizin algılanan değeriniz konusunda hayalgücünü tetikler. Şüphe çok güçlü bir silahtır, aslına bakarsanız Lig konsepti zaten erkeğin kendi değeri hakkında şüphesi üzerine inşaa edilmiştir. Lig gibi kadınların dayattığı sosyal geleneği reddederek bu aleti avantajınıza kullanın.

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.

Çeviri : A Leauge Of Your Own

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

22 thoughts on “Senin kendi ligin”

  1. Son POST olması ve yorumlara daha çok bakılacağını düşündüğüm için, buraya da yazıyorum fikirlerimi.

    Sayın “erkekadam.org” ve genel olarak TRP Camiası takipçileri.

    Bu site, ilk açıldığı zamanlarda “kırmızı hap’ın genel mantığını,felsefesini ve TERİMLERİ” öğretmek üzerine kuruluydu.

    -Çerçeve nedir
    -Tabak Çevirme nedir
    -White Knight Kimdir
    -Meriç nedir
    -Feminizm nedir
    -Kırmızı Hap ne değildir?
    -ONEİTİS NEDİR?

    Gibi gibi, bu tarz daha çok terimlerin ve felsefenin mantığı üzerinde duran yazılar yer alıyordu. Amaç TRP’yi TANITMAK ve kırmızı hapın yutulmasını sağlamaktı.

    BU SİTENİN İLK HEDEFİ ve MİSYONUYDU diye düşünüyorum.

    Ancak şuAN itibariyle. Bu misyonunu tamamladığını düşünüyorum. Artık takipçiler terimleri de anladılar, felsefeyi de anladılar.

    Öğrenme ve teorik bilgi süreci büyük ölçüde ilerledi diye düşünüyorum.

    Ve bu sefer başka birer süreç başladı. “Gelişim” süreci. Artık takipçilerin arasında kırmızı hap’ın ne olduğunu bilmeyen ve terimleri öğrenmemiş adam yok. Artık, bu ikisini de öğrenmiş ve bilgilerini sahada deneyerek görmeye çalışan, daygame yapan vesaire takipçiler mevcut.

    Bu sitenin şuanki hâli; “öğrenim” sürecini karşılamak adına sadece “yazı paylaşımı” için İDEALDİ.

    Ancak artık takipçi kitlesi “öğrenim” sürecinden çıkıp, “gelişim” sürecine girdiği için; hâliyle siteninde değişmesi gerekiyor.

    Çünkü yaşanılan sorunlar ortada. Takipçiler sadece çevirilerin altına yorum atarak dertlerini dile getiriyorlar. Ve eğer bir cevap verildiyse diye kendilerinin girip kontrol etmeleri gerek. Bildirim sistemi falan yok.

    Onun dışında “gelişim” süreci TECRÜBE GETİRİR. Bu ikinci sürece çoktan girmiş ve gelişip, daha çok tecrübe edinmiş arkadaşlar var aramızda. Yorumları incelerseniz, en az çeviriler kadar sağlam analizler bulabilirsiniz.

    Fakat herkes yorumları inceleyip bu adamların altın değerinde yazılarını göremeyeceği için, arada kaybolup gidiyorlar.

    Bu sebeple üyelik sistemi gelmeli ve her üyenin kendisine ait birer profili olmalı. Bu profil birer blog sayfası gibi olmalı. Yazı paylaşımı yapacak yani sadece, kendi tecrübelerini ve bilgilerini, yorum ve analizlerini “çevirilerin” altında değil de, kendi profilinde paylaşır. Türk Rollo Tomassi’ler doğar. İyi yazarlar da sitede bilgi paylaşımı yapar profilleri üstünden. TRP Camiası altındaki ekşi sözlüğe dağılmış kitle, burada toplanır. O kıymetli yazarların her biri ayrı bir blog açıp tanıtımını yapmak zorunda kalmaz. TEK ÇATI burası olur ve TRP Takipçileri onları ve yazılarını kolaylıkla burada bulabilir. Öte yandan ekşi’de yazmayan fakat TRP’Yİ Çoktan yutup kendini geliştirip tecrübe edinmiş
    adamların (ben dâhil) burada yazılarını okuyabilirsiniz.

    Soru-Cevap kısmı olmalı ve üyeler oradan aktarmalı dertlerini. Çeviri yazıları altında âlakasız konular görmemiş oluruz böylece, sadece çeviri hakkında yapılan yorum-analizler yer alır. Sorular cevaplanınca üyeye bildirim gider ve her dakika cevap geldi mi diye kontrol etmez burayı.

    Like sistemi gelir ve beğenilen yazılar-iyi yazan üyeler TOP 10’a falan sokulur. Bu, tatlı birer rekabet oluşturur.

    Anlayacağınız, sitenin GELİŞTİRİLMESİ gerekiyor. Çünkü bunu hak ediyoruz. Online oyunların tartışıldığı forumlar var, kadınların kadınlarkulübü var, meriçlerin ekşi sözlüğü var… PEKİ BİZ GERÇEK ERKEKLERİN NEDEN Dertlerimizi-Tecrübelerimizi aktarabileceğimiz güzel bir site olmasın amk?!?!?! (tamam,gaza geldim.)

    Çevirilere özel sadece çeviri bölümü açılır ve üyeler de çeviri yapabilir. Sanki tek ingilizce bilen EA-ÇM varmış gibi olmaz. Biriken ingilizce külliyat, daha hızlı türkçeleşir. Video çevirileri de yer alır.

    Özetle sitenin geliştirilmesini istiyorum. İsteyen ve bana katılan arkadaşlar destek çıkabilir, eğer istersek başarabiliriz. Bunlar sadece şimdilik aklıma gelen fikirler, daha güzel ve yaratıcı şeyler de ortaya çıkarılabilir site gelişmeye başladıkça. Spor da TRP’nin bir tavsiyesi olduğu için “ağırlık kaldırmış” herifler, yani sporcular burada yeni başlayanlara tavsiye verir, spor diye özel bir alan olur. Bakın, kısaca bütün sorunlarımızın tartışılıp-konuşulduğu bir platform olsun burası. YORUMLAR YETERSİZ KALIYOOOORRR…

    “Söylemesi kolay, hadi yap bakalım o zaman..” Diyenler olur belki. Arkadaşlar, ben bilgisayardan gram anlamıyorum. Fakat bu fikirler götümden çıkmadı, böyle olan siteler var ve ben de sadece bu siteninde o siteler kadar gelişmiş olmasını istiyorum. Yapılabilecekse, acilen yapılmalı,geliştirilmeli. Eğer bu noktada “maddi destek” gerekiyorsa, şahsi adıma desteğimi de veririm. PARANIN AÇAMAYACAĞI KAPI MI VAR AMK? Ama site yöneticilerinin yerinde olsam cebimden gitse bile yaparım böyle bir şey, ekmeğini yerler çünkü. Bu sitenin takipçisi emin olun her geçen gün artmaya devam edecek. Bu şekilde karşılayamıyor ihtiyacı yeter amk.

    Desteklerinizi bekliyorum, veya sizinde fikir-önerileriniz varsa yazın. YÖNETİCİLERE BASKI YAPIP KAFALARINI SİKELİM, Geliştirin yoksa kırmızı hapı kusar, maviyi yutarız diyelim. Siteyi geliştirmezseniz FEMİNİST oluruz diyelim, ONEİTİS oluruz ve size saldırırız diyelim. Bundan ağır tehtid olmaz heralde değil mi? Feminist olurum yoksa, geliştirin lan siteyi!!

    1. Ulan tam bu yazıyı okumaya başlarken “sitenin gelişmesi lazım sadece kadın erkek ilişkili konular değil daha farklı daha öğretici konular da gerekiyor . ” demiştim arkadaş sağ olsun bütün düşüncelerimi aktarmış .
      Hocam benim bilgisayar konusunda bilgim var ;

      *Web Tasarım
      *Uygulama Geliştirme (IOS a Android e bi uygulama yazılır belli bi ücreti olur mis gibi kullanılır . Hepimizin işine yarar kolaylık sağlar.)

      *Veritabanları
      *Ağ ve Sistem Yönetimi
      *Siber Güvenlik

      bu konularda da elimden geleni yaparım ben olamazsam yardımcı olacak bilgili kişi bulunur . Daha önce sitede çok defa yazdım ama yorumların arasına karıştı belki okunmadı belki vaktin yoktu bilemiyorum.

      Yeter ki site olduğu yerde saymasın . Sen 30 yaşlarındasın sanırım . O devirler iyi çünkü ilk bilgisayarları ilk programları kodlamalara tanık olmuş bir nesil . Siteyi tasarlarken de özgür yazılım kafasıyla , olabildiğince okumaya odaklı orantılı kaligrafi içeren puntolarla yazmışsın . Reklam şirketlerine satmamışsın siteyi ya da neon efektlerle boyamamışsın .(NOT : 2016 da Linux Yaz Kampına gittim web sitelerinin tasarımından site yazarının tarzı hakkında yorum yapabiliyorum artık 😀 )

      Kendi görüşümü söyleyeyim ; ben son zamanlarda kadın erkek ilişkileri konusunda ÇOK FAZLA yazı yazıldığını görüyorum (Mart Ayı’ndan beri her gün her yazıyı takip ettim .)

      Kadınları kendi hayatımızın merkezine koymamamız gerekiyor . Çerçeveden bahsediyoruz ama sitede son yazılar nerdeyse sadece kadınlar/meriçler/feministler olmaya başladı . Başlarda bunlar önemliydi hapı yutmamıştık çünkü . Tanımlar kavramlar yerine oturmamıştı . Fakat yazılar yavaştan birbirine benzemeye başladı . Büyük oranda kadınlar ve ilişkilerle ilgili konular yazılıyor. Konuların bir forumdaki gibi felsefe / sanat / bilim / spor diye kategorilendirilmesi lazım . Artık yeni bilgilere açılma vakti .

      SADEDE GELELİM .
      Site tasarımının Cosmopolitan Dergisinin kapağı gibi olmasına gerek yok . Ama arkadaşın söylediği gibi GELİŞTİRMEYE İHTİYAÇ VAR . Vaktin olmayabilir iş yoğunluğu olabilir . O zaman da arkadaşlar girer devreye . Patreondan yardımcı da oluruz . Yeter ki geliştirelim kendimizi .

    2. Güzel Öneri…
      Herkes yaşadığı olayları da paylaşır.. Bu şekilde bu olaylardan dersler çıkarırız.. Üyeler arası mesajlaşma vs de olur..

      1. soru cevap kısmı
      2.yaşanmış olaylar kısmı
      Vs
      Süper olur

  2. Güzel bir öneri, ben de artık sitenin red pillin amacı ve temel kavramlarını yeterince tanıttığı ve takipçilerin bunları özümsediğini düşünüyorum. Sitenin yapısının değiştirilip soru cevap kısmı eklenmesi konusunda ise, belirli kıstasların olması gerekir. Herkes her merak ettiğini, aklına geleni, gün içinde okulda, işte vs. başından geçenleri yazıp tavsiye isterse site karman çorman olur.

    1. Hocam, soran adam zaten çeviri altında da aynı şeyi soruyor. Bari soru-cevap kısmında sorsun. Hangi sorunun cevaplanacağına ise site yönetimi karar versin.

      Şu tarz sorular cevap alamasın örneğin;

      – Hocam kızla yürürken, sokak köpekleri hakkında muhabbet ettik ve ben “köpeklere çok acıyorum ya” dedim. Sizce yanlış mı dedim? Çerçevem sarsıldı mı, duygusal olarak güçsüz mü göründüm?

      – Hocam kıza tam 7 saniye aralıksız baktım. Acaba 9 saniye 2 salise baksam daha mı iyidi?

      – Hocam onu unutamıyorum, vazgeçemiyorum, nextleyemiyorum, yeni tabak istemiyorum. Ne yapacağım?

      Hani facebook’da bir yoruma istersek beğeni, istersek “üzgün,kızgın” emojileri vesaire atabiliyoruz ya, Burada da ya soruyu beğenelim, ya da soruya “oneitis, gereksiz ayrıntı soru, white knight, meriç” damgaları basabilelim 😀 Yöneticiler bu sorulara cevap vermek yerine doğrudan ONEİTİS damgasını bıraksın ve cevap vermesin. Üyeler de oy atabilsin..

      Soru-Cevap kısmı ayarlanır yani bir şekilde sıkıntı yok. Çok ayrıntı soranlar vesaire cevaplanmaz bile.

      En azından çevirilerin altında olmaz böyle şeyler. Soru-Cevap görmek isteyen o sayfaya gider ve orada okur yaşanan olaylara yapılan yorumları..

      Daha düzenli-Daha sistemli bir hâl alması lazım.

      Dediğin gibi TRP Yutuldu artık, daha çok uygulama soruları ve hikayeleri geliyor buraya. Daha da önemlisi sadece yabancı heriflerin dedikleriyle yetinmemeliyiz. Türklerden de sağlam yazanlar var ,(bazılarını biliyoruz,bazılarını daha keşfetmedik belki) her üyenin profili blog sayfası gibi düzenlenir ise. Herhangi bir soru-cevap kısmında gördüğümüz veya bir çeviriye attığı yorum ile dikkatimizi çeken üyeyi takibe alıp, onun tecrübe-yazılarından da faydalanabiliriz.

      “Konuk Yazar” almaktansa, üstte yazdığım şey daha mantıklı bence.

      Özellikle spor bölümü açılırsa bu konuda bayağı bilgim var. Yeni başlayanlara çok yardımcı olabilirim ben mesela. Ayrıca burada kendi profilime tecrübelerimi aktarmak ve çeşitli konular hakkında yazmakta hoşuma gider. Benim gibi olanlar gidip başka blog açıp reklamını orada burada yapmak zorunda kalmaz, tek çatı olur, güzel olur. Ekşide ki TRP başlığındaki yazarlar da önemli yazılarını buraya arşivler, canı isteyince yazar vesaire. (1f,lütfü tellioglu ve diğerleri) Bu şekilde TRP CAMİASINDA Hem ingilizce-Hem Türkçe kaynaklara daha kolay-hızlı ulaşabiliriz. Günde 10 tane siteye girmek yerine 1 taneye gireriz.

      Patreon hesabına destek işi sıkıntı değil ancak.. TRP’nin farkı, bir çıkar gütmeden bütün gerçekleri anlatmak oldu. Pua’cılar gibi paralı kitaplar-seminerler ile ilerlemedi bu iş. DİSNEY MASALLARI SATILMADI. Ergenlerin inandığı “bilinçaltını anlatıcam karılar köle olcak” hikayeleri hiç ama hiç olmadı. Çıkar amaçlı değil, MÜCADELE odaklı bir oluşumdu (erkek hakları üzerine). Eğer ben bilgisayardan anlasam, kendi cebimden gitse dâhi yaparım böyle bir site. Yöneticilerinde para’dan çok mücadeleye ve daha iyi mücadele etmek için ellerini taşın altına koymasını tavsiye ediyorum. Bu platformda para olmasın. Para, işleri bozar ve hayal satmaya iter. Eğer bu siteyi açtıysanız, geliştirmekte en başta sizin sorumluluğunuz diyorum yöneticilere. Destek çıkmak isteyen destek çıkar, ama bu takipçilerin vicdanına-rızasına bırakılsın. zorunlu olmasın. VE EN ÖNEMLİSİ; SİTEYİ GELİŞTİRMEK İÇİN YETERİNCE DESTEK GELMESİNİ BEKLEMEYİN. Cebinizden gitse de yapın amk. Yoksa feminist oluruz, sizin sorumluluğunuz feminizm toplum teröriyle mücadele. Eğer destek falan beklerseniz kalite düşecek, kalite düşerse destek dahada çok düşer. Kalite artarsa destek artar. Destek beklenirse geliştirmek için bayağı bir zaman geçer. VE Zaman en önemli kayıp olur bence…

      1. “Storm”

        Yazıyı okudun mu? Yoksa gözlerinde bir sıkıntı mı var?

        Genel olarak sitenin bölümlere ayrılmasından bahsediyoruz

        “soru-cevap” kısmı. İle artık çeviriler altında alakasız sorular görmeyeceğiz.

        Üyelik alımı olucak ve üyeler arasında mesajlaşabilecek, iyi yazan tecrübeli üyeler, kendi profiline yazı yazabilecek. (Profiller, blog tarzı olucak.)

        Yazılar sınıflandırılacak. Şu siteye hiç kırmızı hap nedir bilmeden giren adam, hapı yutarak çıkacak.

        “Yeni gelenler” diye bir sayfa olucak. Mesela, gelenler buna tıklayacak ve The Red Pill öğretisine giriş, TRP nedir, ne değildir üzerine yazılardan başlayacak okumaya, ardindan terimleri anlatan yazılar. Ardindan oyunu anlatan yazılar vesaire.

        Yeni başlayanlar için bir OKUMA SIRASI oluşturulsun, bu yapılmaz ise TRP nasıl yayilacak?

        Anladın mi demek istediğimi? Daha çok öneri sunarım.

        Burada amacım öneriden ziyade siteyi geliştirmenin bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekmek. Ve yöneticiler eğer bunu düşünüyorsa, doğru yolda olduklarını belirtmem (şahsım adına) yoksa illa dediklerim olsun demiyorum, amaç düşünebilmek mesela neler yapip nasil geliştirebiliriz gibisinden.

        Bu site şuanki haliyle karman çorman, yorumlarda güzel soru-cevaplar kayboluyor. Bazen yorum atanlar sorusunun cevaplandigini dair göremiyor. Takipçiler, ayni fikirde olduğunu düşündüğü yazarlar ile iletişime geçemiyor. Bunlar zararları.

        Hem bu zararlar giderilsin hemde daha iyi şekilde site tasarlansın. Ben bunu hedefliyorum ve tavsiye ediyorum.

        Mesajımı anladın umarım şimdi.

        1. Ben genelde içerikleri okuyorum, senin paragraflarca yazdığın bir sikime yaramayan saçma salak yorumların dikkatimi çekmiyor, kusura bakma.

  3. Evet siteyi gelistirip belli alanlara bolmek lazim.Ama bunlari tek basina Erkek Adam, Ceviri manyağı vs adminler tek basina yapmasin.Adamlarinda isleri güçleri var.Herkes elini taşın altina koysun.ingilizcesi olan ceviri,Sahada ki adam rapor yollasin,Bilgisayarcilar web tasarimi konusunda,Sporcu adamlar kendi alanlarinda vs. vs. Bunlarida yapamiyorsak en azindan şu Patreon hesabina bir el atalim.Yani sonucta o kadar bos seye para harciyoruz.Burda gelisimimiz icin cok guzel bi site var.3-5-10 dolar versek fena mi olur.Pek aliskin degiliz boyle seylere ama emin olun her kurusuna deger.Adamlar emek veriyor bizde yardimci olalim.

  4. Benim fikrim siteyi çok fazla dallandırıp budaklandırmanın doğru olmadığı yönünde. Evet bazı kısımlar bana da mantıklı geldi ( soru-cevap, saha raporları) gibi temel kategoriler olabilir. Ama spor, beslenme vs. için zaten onlarca site varken erkekadam.org’ u bu kategorilerle karmaşıklaştırmamak, siteyi asıl amacından uzaklaştırmamak gerektiğini düşünüyorum.

    İkincisi bence sitenin fazla popülerleşmesi, çok daha fazla kişiye ulaşması gibi bir hedefi olmamalı. Buradaki fikirlere ihtiyacı olan, araştırmayı öğrenmeyi seven insanların yolu zaten buraya düşüyor bir şekilde. Aksi gerçekleşirse iki yazı okuyup ortamlarda alfa oldum ben diye gezen mallardan geçilmez ve olayın tadı kaçar.

    Ben mesela ekşideki trp başlığındaki olumlu-olumsuz bütün yazıları (sürekli meriçlik yapıp destan yazanlar hariç) okudum, kırmızıhap.org ve bu sitedeki bütün yazıları istisnasız okudum ve sadece yazılanları hakkıyla anlayabileceğini ve uygulayabileceğini düşündüğüm 3 kişiye önerdim bu felsefeyi.
    Kısacası popülerleşmesi taraftarı değilim.

    1. Kesinlikle katılıyorum, kırmızı hapın hızla keşfedilmesi etrafta büyük yankı uyandırır. Trolcüler, veledler, iqsuzlar vs mutlaka parazit yapacaktır. En önemlisi kızların dikkatini çekmesi ve feminizmcilerin ölümüne yardırması olur. Bu kadar fazla heyecana gerek yok bence 😀 Hak eden, araştırma ruhu olan, bunalım geçirip lan ben nerde hata yapıyorum diyen, arkadaşından duyan, şans eseri rastlayıp bırakmak istemeyen kişiler zaten siteyi buluyorlar. Hızlı ama zayıf bir yükseliş yerine yavaş ama sağlam bir yükseliş sizede mantıklı gelmiyormu? Ayrıcı 2. dediğimde feministçiler, veledler, troller az miktarda karşımıza çıkıyor.
      Uptade fikrinde tek akla uyanın ve sonuçlarının fayda getirdiğine inandığım önerileri, profil ve blog, spor, saha raporu, üyelik gibi şeyler. Bunların yanına felsefe, mgtow, kariyer ipuçları, evlilik, Türkiyedeki kız versiyonları(bak bu çok güzel olur, bin çeşit kız var hepsinin farklı özellikleri var) gibi daha öncedende bahsedilen ama içinin iyice doldurulması gereken başlıkları açılabilir.
      Fazla abartmanında sitenin doğallığını bozacağı düşüncesindeyim.

  5. Bir kadının seninle niye yatmayacağını anlamasını HER ZAMAN kadına bırak, asla bunu onun için yapma.

    Bu ifadeyi;
    benimle yatmaz diye düşündüğümüz kızın; bizimle yatma ihtimalinin aslında düşündüğümüzden fazla olduğu şeklinde değerlendirebilir miyiz?

  6. Ben de benzer fikirdeyim. Yazıları sürekli üzerine ekleye ekleye gidiyoruz. Saha raporları dahil pek çok yazıyı önceki yazıların tecrubelerinden yorumluyoruz. Bunların alt alta oluşu, çok büyük bir sıkıntı belirtse, farklı kategorilerin açılmasını desteklerdim. Önerilere göre sitenin daha çok gelişmesini de desteklerim. Fakat bu siteyi bence güzel kılan önemli şeylerden biri sadeliğidir. Yorucu olmayışıdır. Yeterince kullanılmayan her bir buton, zarardır. Yazarların kendi forumlarının oluşu gereksizdir ve ayrıştırmadır. Burada ne çeviri gelirse ortak bir şekilde okur, yorum yaparız. Farklı kategoriler işi karmaşıklaştırır. Yazar ve okuyucu bütünlüğünü bozar.

    Kısaca “Olmasa da olur.” diyebileceğimiz şeylerin varlığı, zarar verebilir. Eğer yazar-okuyucu bütünlüğü ve sadelik ilkelerine ters düşmeden var olabilecek mantıklı bir değişim fikri gelirse, desteklerim. Üyelik açmak da gereksiz bence.

  7. Bilirsiniz, müzik grupların hepsi toyken birinin garajında toplanıp, tıngırdatmaya başlarlar ve sonradan işleri büyütüp rockstar olunca eski soundu yakalayamaz. O havayı ve tınıyı kaybederler. Bence sitenin böyle underrated kalması daha iyi olur. Fakülte filminde de gençlerden biri diğerine sorar,

    “-Siktiğimin Ohio’sunda ne işleri var? Neden New York veya California’yı istila etmiyorlar?”

    Diğeri cevap verir,

    “-Sen tüm Amerika’yı istila edecek olsaydın, korunaklı yerden mi geçerdin, yoksa arka kapıdan mı dolanırdın?”

    Öğretinin derinden ve daha az bilinerek ilerlemesi bence daha iyi olur. Popülerleşen herşeyin boku çıkıyor çünkü. Bunu götünden anlayıp kafasına göre “RP Günü” veya “MGTOW Günü” ilan edip, ellerinde pankartlarla yürüyüşe çıkan malak soyboylar olacaktır; ki bu da hoş bişey değil.

    Şu cümle tüm Red Pill’in özeti aslında:

    “Roissy zamanında, bir erkeğin sağlıklı bir ilişki yürütebilmesi için kadını tarafından 1 – 2 CPD puanı yukarıda algılanması gerektiğini varsaymıştı.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *