Performans Yükü

Love Story yazısından :

“Erkeklerin performans göstermesi gerekir. Başarılı olması, kızı kapması, iyi bir hayat sürmesi. Erkek yapmalı. Tatlı bir kızın dikkatini çekmek için motorsikleti sokak boyu sürmek olsun ya da kişisel gelişiminiz ve gelecekteki ailenizin rahatı için doktora yapmak olsun, erkeklerden “tuttuklarını koparmaları” beklenir. Erkekler “icra etmek” zorundalardır. Kadının baştan çıkması, ilgisi, arzusu ve aşkı, bu şartlı performanstan kaynaklanır. Bu performansın beklentileri ne kadar karşılayıp karşılamadığının değerlendirmesi tabii ki oldukça özneldir, ve ne kadar kolaylıkla “yapabildiğiniz” de önemlidir, ama performans zorunludur.

Fişe takılı (mavi haplı) erkeklerin kadın – erkek ilişkilerinde en çok yanlış bildikleri şeylerden biri, performans konusudur. Geçen Mart’ta, Roosh’un ilginç bir makalesini okudum, “Erkekler modern kadın için palyaçodan başka bir şey değil” (Men are nothing more than clowns to the modern woman) ve makale ile gösterdiği bağlamda aynı fikirde olsam da, “eğlenceli” olma konusunda kadını eğlendirmekten daha fazlası var.

Kadınlar artık erkeklerde konfor ve istikrarlılık aramıyorlar – eğlence arıyorlar. Vakit geçirmeyi arıyorlar. Hedonist zevkler arıyorlar. Sağlayıcı (beta) erkeklerin günümüzde güzel bir kadının en genç çağında bağlılığını kazanmakta umutsuzca yenilmelerinin sebebi bu. Hatta daha alt rütbeli alfaların bile kadınlarla birkaç vuruşmadan öteye ilişki yaşayamamalarının nedeni de bu. Bir kez sağladığınız eğlence ve değişiklik azaldığında – ki azalması kaçınılmaz – hatun başka birine ya da bir şeye yönelecek. Özünde, bir kızı elde tutmanın tek yolu TV dizisi zihniyetinde, her bölümün sonuna bir arkası yarın / en heyecanlı yerinde kesme koyarak kadının ilgisini canlı tutmaktır. İyi bir erkek olmak artık yetmiyor.

Bunu okuduktan sonra kendimi henüz yeni fişten çekilmiş ve kırmızı hapın rahatsız edici gerçekleri ile tanışmış, herkesin beni inandırdığı bütün o konforlu “sadece kendin ol ve eninde sonunda doğru kadın karşına çıkacak” retoriğinin, vasat bir hatunun ilgisini canlı tutmak için kendini ikiyüzlü bir çizgi film karakteri gibi sürekli dönüştürmesi ihtiyacı ile yer değiştiği, genç bir erkek olarak hayal ettim.

Bu oldukça bunaltıcı bir şey, özellikle de kırmızı hap farkındalığı için gerekli olan büyük çaba ve kişisel sezgiyi düşünürseniz. Roosh daha sonra bunu Nasıl daha iyi bir palyaço olunur ve palyaço oyunu – iyi erkek oyunu ile yumuşattı. Her ne kadar olayı Oyun terimleri ile açıklığa kavuştursa da, birçok erkeğin palyaço faktörü konusundaki hüsranı, bu şartlarda ve bağlamda, performanslarının gerçekte kim oldukları ile alakasız olması. Bu ortamda MGTOW’un neden kırmızı haplı erkek için anlaşılır bir opsiyon olduğunu görmek zor değil. Erkeğin kendisini kadınlar konusundaki performans denkleminden basitçe azad edebileceğini düşünmek çok cazibeli. Buna sonradan değineceğim ama burada önemli olan erkeklerin performans oyununu oynamaya zorunlu oldukları. İster beğenin, ister beğenmeyin, oynayın ya da oynamayın, bir erkek olarak her zaman performansınıza (ya da onun nasıl algılandığına) göre değerlendirileceksiniz.

Bence kırmızı hap transformasyonunun erken aşamalarında birçok erkeğin ayağına takılan şey, kadının ilgisini tutmak için kendileri olmayan bir karaktere bürünme ve “olmadıkları kişi olma” zorunluluğu yüzünden kadınlara duydukları öfke. Bu fikri Have a Look yazısında anlattım ve kadınların kendilerini eğlendireceğini umdukları erkekler için nasıl kasting ajansı gibi olduklarını belirttim. Ben bu konuyu tamamen cinsel bağlamda yazmıştım, ama Roosh’un yazısını okuyunca kadınların ‘karakter’ rolü beklentisinin onların hayatının olgunluk aşamasına ve CPDlerinin gerçekçi bir şekilde isteyebileceği şeye göre değiştiğini hesaba katmaya başladım. Başka deyişle, Parti Yıllarında istedikleri “karakter”, yaşlandıklarını anladıkları zaman istedikleri karakter ve orta yaşta iken istedikleri karakter birbirlerinden farklılar. Bir erkeğin o karakter olmasının ne kadar gerçekçi olduğu ise, kadınların hayatlarının çeşitli aşamalarında, hak sanısı ile gerçekçi bir şekilde bekleyebileceklerini düşündükleri karaktere, erkeğin uymamasın durumunda hayal kırıklığı yaşamak üzere sosyalleştiklerinden, önemli değil.

Uyarak Yaşamak

Buraya kadar okuyan erkeklerden bazılarının “sikerim, ben kendim olacağım ve beni böyle kabul etmeyecek her kadın düşük kalitededir” diye düşündüğüne eminim. Bu sizi muhtemelen öfkelendirecek ama bu tam olarak betaların içselleştirdiği mavi haplı “sadece kendin ol” mentalitesi. Sahip olamadığını küçümsemek gücün kurallarından biridir aslında. Bunu anlamak zor değil ama siz ne derseniz deyin sonuçta erkek olarak hayattaki performansınıza göre değerlendirileceksiniz. Yani “siktir et, ben kendim olacağım” zihniyetiyle bile ne kadar iyi bir şekilde “kendiniz” olduğunuzla değerlendireceksiniz.

Basit gerçek şu ki, esasen hayat performansınızın ta kendisi olmalısınız – bunu içselleştirmelisiniz. Siz yönetim yönlendirseniz de, siktir edip kadınların (ve aslında diğer herkesin) doğal, kendiliğinden performansınızı takdir edeceklerini umsanız da, kadınlar sizi kendi CPDleri bağlamında istedikleri erkeğin nasıl olması gerektiği kriterlerine göre değerlendirecekler ve hipergamik optimizasyon filtresinden geçirecekler.

Görünüm, yetenek, elle tutulur faydalar ve diğer temel ön şartlar kadından kadına değişebilir. Ama bir erkek hayatta performans göstermek zorundadır. Siz kendi yoluna giden ve kendi kendini tanımlayan ve ihtiyaçlarını eskortlarla gideren bir erkek olsanız bile, bu zevkleri yaşayacak kadar kazanmanız için hayatta belli bir performans göstermeniz lazım.

Daha kolaylaşmaz, siz daha iyileşirsiniz

Erkek için, hayatta performans gösterme zorunluluğundan kaçış yoktur. Bundan kaçabileceğine inanmak, kadınların, erkekleri performanslarına göre eleyen hipergami dürtülerini bastıracak yüce bir empati kapasitesi olduğu mitine inanmak demektir. Kadınlar, erkeklerden bekledikleri performans beklentilerine benzer şeyleri asla kendilerinden beklemeyeceklerdir. Hipergami, erkeğin kadının bağlılığını hakettiğini sürekli ve ince bir şekilde göstermesini bekler ama kendinden buna paralel bir performans beklentisi yoktur.

Kadınlar erkeklerin kendilerinden belli fiziksel standartlara uymalarını beklediklerini iddia ederler. Bu genel olarak doğru olsa da, bu yine de erkeklerin kadınlardan bekledikleri ama onların kendilerinden beklemedikleri bir şeydir. Kadınların hayat performansını değerlendirme mekanizması gibi bir olay yoktur. Aslına bakarsanız bir erkeğin kadını birliktelik için bazı kriterlere göre değerlendirdiğini söylemesi, onun kadın düşmanı ve önyargılı biri olarak yaftalanmasına neden olacaktır.

Bu tür sosyal gelenekler, kadının hipergamik cinsel stratejisinin sosyal olarak baskın stratejisi olarak kurmak için vardırlar. Bir kadının erkek için performans göstermesini beklemek, “kadının ödül statüsüne” hakaret olarak algılanır.

İnsani açıdan bu performans gereksinimine rasyonel bir çözüm bulma isteği var. Ama daha önceki yazılarda belirttiğim gibi, kadınların mantığına hitap etmek, hipergaminin sinsi etkisinden koruma sağlamaz.

Tamamen dürüstlük ve kendini kadına açma tavsiyesi veren bir sürü “ilişki koçu” (dating coach) okuyorum. Umut ettikleri, aynı kafada ve rasyonel bir kadının, erkeğin bu açıklığını doğal olarak takdir edeceği. Ama bu umut, sinsi etkilerin karşılıklı rasyonalite ile bastırıldığı bir eşit oyun sahası varsayıyor.

Gerçekten umulan ise kadınların, erkeklerden performans bekleyen hipergami dürtülerini, bu duyarlı ve kırılgan dürüstlüğü takdir ederek bastıracaklarıdır.

Halının altına süpürdükleri şey ise, erkeğin hayat performansındaki gerçek bir eksikliği affetmesi için, kadının mantığına ve hislerine başvuramayacak oluşumuzdur. Aşk da, mantık da, ortak bir bağlamda karşılıklı takdir gerektirir ama ne aşk ne de mantık erkeğin performans gösterme zorunluluğunu ortadan kaldıramaz.

Kadınlar, hipergamiyi kendi kendilerine bypass etmeye gönüllü değillerdir. Karşılıklı ihtiyaçtan kaynaklanan bir durumu, dolaysız yöntemlerle kabul etmeye zorlanamazlar.

Bir kadını ilişkide karşılıklı ihtiyaçları karşılamaya motive eden şey, erkeğin performansı ve bunu göstermesidir (hiçbir zaman izahata başvurmadan) – o ilişki ister tek gecelik vuruş, isterse de 50 yıllık evlilik olsun.

Yüksek Statü Göstermek (YSG) – Demonstrating Higher Value

YSG’nin hem mavi haplı eleştirmenler hem de kırmızı hap camiası içinde kötü bir şöhreti olduğunu düşünüyorum. Birçok kişi kafayı YSG pratiğine ve tekniğine takıyor. Bu kavramı “gösteriş” ve “böbürlenme” varsayıp es geçmek kolay ama YSG, prensip olarak egoist ölçülerle ya da bir erkeğin kendisini kadınların yanında ne kadar iyi “pazarladığıyla” tanımlanamaz.

Birçok YSG bilinçsizce yapılır. Aslında en iyi ve öz YSGler, erkeğin performans gösterdiğinin farkında bile olmadığı zamanlarda ortaya çıkarlar. Bu bir odaya doğru bağlam ve ortamda girmek şeklinde bile olabilir. Burda anlatmaya çalıştığım şu : bu yazdıklarımı okuduktan sonra, kadınların performans standartlarını karşılamak için üstüninsan olmanız gerektiğini söylediğimi düşünebilirsiniz ve bu da oldukça bunaltıcı. Benim gelmeye çalıştığım nokta bu değil. Bir kadının performans beklentisi çok değişkenli şeylere bağlıdır ve kadının hem arzu edilir hem de çekici bulduğu karakter ihtiyacına ve bunu isteyebilme kapasitesine bağlıdır.

Nasıl performans gösterdiğinizden ziyade performans göstermeniz önemlidir. Hayatta performans göstermek ve kendi olabileceğinizin en iyisi olmak için sahip olduğunuz hırs ve içten gelen ateşin kadınları etkilemeyle hiçbir alakası olmayabilir, ama siz bu durumda performans gösteriyor olacaksınız ve bu performansa göre değerlendirileceksiniz.

YSG ve DSG (Düşük Statü Göstermek), bilinçli olsa da olmasa da performanstır. Kendinizi bu performans denkleminden azad edemezsiniz. Bu performans gösterisinde kendi bölümünüzü yönetmeyi bırakabilirsiniz, ama ölene kadar oyundan dışarı çıkamazsınız.

Çeviri : Burden of Performance

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.
Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

25 thoughts on “Performans Yükü”

  1. TRP’nin bana kazandırdığı en güzel şey disiplin oldun. TRP sayesinde başarılı olmazsam veya bir şeyler üretmezsem ne kadar değersiz olduğumu gördüm. Gene TRP sayesinde eğer bir şeyler yapmazsam sırf cinsiyetimden ötürü ne kadar kolay harcanabileceğimi gördüm.
    Kadınlar sadece bu işin getirisi. Esas getirisi ayakları yere sağlam basan, ne istediğini bilen, her sabah uyandığında şeytanın bile kaçacak delik aradığı bir adam olmak.

    1. Kesinlikle sen bu işi anlamışsın. Bu site kadın – erkek bazlı bir TRP’yi baz alıyor tabi, ama bence The Red Pill’in olayı kesinlikle dediğin gibi. Kadınlar bu işin yan getirisi. Tıpkı ağırlık kaldırmanın esas amacının sana sağladığı sağlık ve disiplin, yan getirisinin ise güzel bir görüntü olması gibi.

  2. Bugün aynı şeyler düşündüm
    Çoğu insan boş boş takılırken , neden gymde ağırlık kaldırıyordum?
    Neden off günlerde 1 saat sıkıcı kardiyo yapıyordum ?
    Arkadaşlarım oneitisine saplanmış kalırken ben neden hard derse girmiştim ?
    aaabiii bu ne yaaaa ben gerçek aşkı arayacam diyen mallar Trpnin bir mantıklı açıklamasını bile okumayıp üzülmeye devam ederken ben neden manospherede okunmadık yazı bırakmadım ?
    Bazen hayat zor geliyor gerçekten ama pes edip bırakınca işlerin daha iyi gitmediğini acı tecrübelerle öğrendim
    Erken kalk
    Soğuk duş al
    Fasting yap
    Gyme git
    İyi beslen
    Ders çalış
    Sevgiliyle iletişimin ipini elinde tut
    Disiplinli olmak zorundayız
    Erkeklik yan gelip yatma yeri değil..(Mahmut abiden altın gibi söz)
    Bazen bunları düşünüyorum ama sonra bulut dağılıyor benchte ağırlık basmaya devam ederken 👐🏻🙂

  3. Kadın olmak ne güzel bu dünyada her istediğini yapsan bile genede seni alacak çıkıyor erkek olarakta ne kadar kolay harcaniyoruz

  4. Abi bu konuda yazacaktım ben de sana. rahip modunu bir üst levele taşımam gerekecek gibi. maddi sıkıntılar devam ediyor. bir de saha raporu, kadın avı(şurada içelim, burada yiyelim, taksiye binelim, otele gidelim), kılık kıyafet falan derken baya bir içeri girdim. kadınlara görmek istedikleri performansı gösteriyor olabilirim ama kendimi tatmin edemiyorum.
    MGTOW ve ERKEKADAM ile tanıştığım (hapı yuttuğum ) dönem planım şuydu; rahip moduna giriyorum. kendimi geliştiriyorum. 35 e kadar evimi, arabamı, az çok banka da paramı garanti ediyorum. SİKTİR GİT SEVİYESİ (tam olarak olmasa da ona yakın bir konum) daha sonra evleniyorum. çünkü nefret doluydu içim. ama bir şeylerin getirisi olmaya başladı. kadınlar etrafımda çoğaldı. doğal olarak götü başı dağıttım. şuan BİREYSEL İHTİYAÇ KREDİSİ ne doğru gidiyorum.

  5. Her ne kadar olayı Oyun terimleri ile açıklığa kavuştursa da, birçok erkeğin palyaço faktörü konusundaki hüsranı, bu şartlarda ve bağlamda, performanslarının gerçekte kim oldukları ile alakasız olması. Bu ortamda MGTOW’un neden kırmızı haplı erkek için anlaşılır bir opsiyon olduğunu görmek zor değil.

    (Burada bir MGTOW eleştirisi görüyorum)

    Kadınlar erkeklerin kendilerinden belli fiziksel standartlara uymalarını beklediklerini iddia ederler. Bu genel olarak doğru olsa da, bu yine de erkeklerin kadınlardan bekledikleri ama onların kendilerinden beklemedikleri bir şeydir. Kadınların hayat performansını değerlendirme mekanizması gibi bir olay yoktur. Aslına bakarsanız bir erkeğin kadını birliktelik için bazı kriterlere göre değerlendirdiğini söylemesi, onun kadın düşmanı ve önyargılı biri olarak yaftalanmasına neden olacaktır.

    (Bu kısım da aklıma takılan sorularla dolu)

    Canlıların iki adet biyolojik varlık amacı vardır: hayatta kalmak ve üremek.

    İnsan açısından da en temel motivasyon biçimi, bu iki düzen içerisine kuruludur, davranışlarımızın genelini bu salt temel ihtiyaçlara göre şekillendiririz, Evet, bunlar doğru. Fakat gerek Manosphere camiası içinde, gerekse Türkiye için konuşuyorum, MGTOW yaşam formu bu iki temel ihtiyaca karşı bir anti-tez olarak çıkmış gibi lanse ediliyor ve sürekli MGTOW’un altyapısında kadın nefreti yattığı eleştirisi vurgulanıyor. Oysa ki, MGTOW dişiye duygusal yatırım yapmadan, Erkek olan bireyin hayatına daha güçlü fonksiyonlar katacak bir yol edindiği akım olarak gösterilse ortada pek sorun oluşturmayacak. Ayrıca MGTOW eleştirilerinin kökeni dişilerden gelir ki, dişi bu yön de edilgen durumdadır. Yani onların algısında kendilerinin kullanılmış olarak görmeleri bu eleştirilerinin temelini ortaya koyan bir düşünce yapısı olduğundan dolayıdır.

    Aklıma takılan meseleye gelirsek,
    Ben kendimi belli bir entelektüel düzeyde geliştirmişsem ve buna göre hayatıma yön veriyorsam, rasyonel kararlar alıyorsam ve hayatımı sağlam bir zemine oluşturmuşsam, karşımda ki insanı da o formda isterim. Evet karşı cins biyolojik olarak mantıktan uzak bir beyin yapısına sahip olabilir, lakin en azından sağlam bir çalışma disiplinine sahip olmasını beklerim. Bugün kadın fizik profesörleri, NASA’da çalışan kadınlar sıkı bir disiplinle ve kendi içinde olan eğilimle oraya gelmiştir. Birde bunların içinde güzellik algısı, doğurganlığı simgeleyen bir vücut ölçüsünü saymıyorum bile. Yani kendim için beklentilerim ve yaptıklarım neyse, karşımda ki insanda da onun beklentisi içinde arayışımı yaparım. Sizce bu anormal bir şey mi? Bence değil.

    1. Birde eşim olacak kadın yapıcı olmalı, yıkıcı olanlar kesinlikle kabul edilemez ve bugün baktığımız Dünya da 90% gibi bir oranla çoğunluğu yıkıcı rolde.

    2. Seninle eşit seviyede olan bir kadın olmadığı ve uzun süreli bir ilişki olduğu sürece mantıklı.

      Bence bu yazıyı götü göbeği salmış, ya da gerçeklikten uzak kalmış hayalci betaların daha çok üstüne alınması gerekiyor. Yoksa kendini ispatlamış ve zamanla geliştirmiş bir erkeğin genele oynaması ona aptal Pelinsuları kazandırır. Bu kısa süreli bir ilişide sorun değil ama uzun süreli bir ilişkide çekilebir şey değil.

      Ama konumuz senin de dediğin gibi entelektüel kadınlarsa, onların da geneli maalesef kariyerist ve feminist oluyorlar.

      Evet, istenileni bulmak zor ama bu performans yükünü elden bırakmayı gerektirmez.

  6. Mahmut abi ayrılınan sevgili nasıl geri barıştırılır? Fakültede diğer kızlarla takılmak işe yarar mı ?

    1. Eski sevgili nextlenir. Nokta. Eski sevgili ile yeni ilişki, bitmiş şampuan şişesine su koyup çalkalayarak kullanmaya çalışmaya benzer. Bu sefer hem daha kötü yıkayacak hem de daha hızlı bitecektir.

      Eski sevgiliyi geri kazanmaya çalışan erkek, yokluk içinde kıvranan bir betadır.

      İçinizdeki betay öldürmek zor bir iştir ve bu işin bir kısmı da eski, rahat maci hap paradigmanızdan kurtulmanızdır. Yeni fişten çekilen, kırmızı hapın farkında erkekler için, kırmızı hap tekniklerini kendi mavi haplı ideallerini gerçekleştirmek için kullanabilecekleri fikri çok cezbedicidir.

      Eğer illa eski sevgili diyorsan, derdine dermanı kızlarsoruyor.com’da aramalısın. Bu sitede değil.

  7. Ümstad okulda kafamı nereye çevirsem bir adet kızla göze göze geliyorum.Ve gülümsüyorlar sanırım pussy magnetim ama birini seçip yürürsem ve red yersem karizmam gider diye düşünüyorum.Bu düşünce feminiklerin bana empoze ettiği bir şey mi?

    1. birini seçip yürürsem ve red yersem karizmam gider diye düşünüyorum

      Öncelikle gerçekçi ol. Eğer reddedilmeyecek azınlıkta olsaydın emin ol kızlar sana yürürdü. Yani o tepe 1% içinde değilsin.

      Kısacası tepe 1% içinde olmadığına göre, sen istediğin kadar pussy magnet ol (ya da öyle olduğunu düşün), yürüdüğün hatunların çoğu seni reddedecek.

      O nedenle okulda yürüme. Dışarda yürü.

  8. “Özünde, bir kızı elde tutmanın tek yolu TV dizisi zihniyetinde, her bölümün sonuna bir arkası yarın / en heyecanlı yerinde kesme koyarak kadının ilgisini canlı tutmaktır. İyi bir erkek olmak artık yetmiyor.”

    Şu cümleler, günümüz ilişkilerinin özeti gibi.

    Bence erkekleri bezdiren şey, aslında kadının kafasındaki gerçekliğin, milisaniyeler içinde sürekli değişmesi. Kadının sürekli gelgitli ruh hali ve bir müddet sonra bu değişmesi durmayan ruh halinin, “suyuna” gitmek, en sonunda da “Gollum olmak” safhalarına kadar uzar gider bu durum.

    Kadınların sonu gelmeyen kriterleri ve “dondurma istiyorum ama yerken profiterol tadı gelsin” tarzındaki kafa yapıları ve sürekli onların istedikleri düzeye ulaşma zorunluluğu(?), ana akım feminen medyanın da buna hayvanlar gibi çanak tutması, nefret safhasını geçmiş yeni bir mavi haplıyı doğruca MGTOW’a yönlendirebilir ki bu son derece normal. Kadınlar sosyal medyada yeni bi akım başlatsa ve hepsi bir ağızdan “pembe ojeli erkekler inanılmaz seksi” demeye başlasalar, bir hafta içinde sokaklarda pemboş ojeli erkekler görürsünüz. Gördüğünüzde önünüzü iliklediğiniz bıyıklı ve göbekli dayılar da dahil.

    Henüz ortada hap map yokken, kızları götüren o “piç erkekleri” taklit ederek, yani aslında olmadığımız bir kişiyi oynamak, takdir edersiniz ki her açıdan yanlıştır. Hem özbenliğe aykırıdır, hem de öyle olmayan adamın üzerinde sik gibi sırıtır afedersiniz.

    CPD’lerinin zirve yaptığı yaşlarda fırlama ve piç karakterli, 25 yaşından sonra yenmiş bolca küsküden sonra, “doymuş olsun ama çok da sıkıcı olmasın para da önemli para!” karakterli, orta yaşta iken de istedikleri “insan olsun bi de görece iyi yaşayacak kadar para lanet olsun” karakterlerinin arasında dağlar kadar fark var. Yaşadıkları müzmin hayal kırıklığı da bundan geliyor zaten. O anki gerçekliğe uyacak bir adama, kafalarında olmalarını istedikleri karakteri giydiriyorlar (yemezse giydirmeye çalışıyorlar) adam bekledikleri tepkiyi vermediğinde de, “erkek milleti değil mi anacım hepsi aynı” deyip geçiyorlar.

    Ben MGTOW olduğumu düşünüyorum ve evet, kendim olacağım ama herhangi bir kadının beni kabul etmesine de ihtiyacım yok, etmiyorsa da beni bozmaz, kendi bilir. Düşük kalitede olduğunu da düşünmem. Postta bunun hala mavi haplı düşünce yapısı olduğu yazılmış. Mahmut abi, sen ne dersin?

    Performansa göre değerlendirilmek zaten kaçınılmaz bişey. Evet, ben dönüp gitmiş olabilirim ama bir ortama girdiğim zaman beni düşünce yapımla ya da hayata dair ne düşündüğümle karşılamayacaklar. Bunun da farkındayım, yine aynı kriterlerle değerlendirileceğim. O yüzden
    bunu da sorun etmiyorum.

    Ben herkesin kendine kadar yaşaması gerektiğini düşünüyorum. Bence herkes böyle yapsaydı, dünya belki biraz daha yaşanılır olurdu. Günümüz insanının, toplumunun en kronik problemi, “açgözlülük”. “Daha fazlasına sahip olmalıyım, daha çok, hepsi benim olmalı!” kafası güdüldüğü için dünya üzerindeki gelir dağılımındaki eşitsizlik hayvani seviyelerde. Ama yanlış anlaşılmasın; tabii ki de hayatımızı idame ettirebilmek için çalışmak zorundayız. Zaruri ihtiyaçlarımız var: Yeme, içme, barınma vs gibi. Ben ayda okumaya 40-50 tl arası harcıyorum, her pazar günü de sinema günüm. Bunları yapabilmem için, para gerekiyor. Hatta şu siteye girip okuyup, yazabilmek için bile para gerekiyor.

    “Bir kadını ilişkide karşılıklı ihtiyaçları karşılamaya motive eden şey,
    erkeğin performansı ve bunu göstermesidir (hiçbir zaman izahata
    başvurmadan) – o ilişki ister tek gecelik vuruş, isterse de 50 yıllık
    evlilik olsun.”

    Buradaki paragraf, ülkemizde daha çok, “daha fazla köpeğim ol” kafasına biraz yaklaşıyor. “Beni ne kadar seviyosun, söyle çabuk!” vs gibi.

    Beni ilgilendiren kısım, son paragrafta. Evet, ölene kadar oyun dışı kalamazsınız ama sınıra gidip gizlice oyunla anlaşma yapabilirsiniz. Siz oyuna bulaşmazsınız, oyun da size. Oyundan, stratejilerden ve diğer şeylerden arındırılmış bir yaşam şekli bence daha huzurlu. MGTOW bu yüzden bence çok sempatik.

    Çok güzel post Mahmut abi, eline sağlık. Bir-iki tane mail göndermiştim, cevaplarsan sevinirim.

  9. Dopamin kontrolü ile ilgili bilimsel makalelerle desteklenmiş bir post gelebilir mi acaba? Disiplin için böyle bilgilerin faydalı olacağını düşünüyorum.

  10. Yazı güzelmiş fakat katılmadığım bir nokta var.Bir erkeğin kırmızı hapı yuttuktan sonra kendi istediği yoldan gitmesi ve kızların istediklerine göre hayatını şekillendirmemesini mavi hapın etkisi diye anlatılması çok yanlış bence.MGTOW değilim,erkeğin kendini geliştirmesi konusunada katılıyorum ama kadınlar için kendini geliştirmek ? Hiç sanmıyorum,kendi başına alfa olma yolunda ilerleyen kırmızı haplı olmayı tercih ederim.

    1. MGTOW felsefesinin piliçler için kendi geliştireceksin diye bir felsefesi yok. Piliç tabii olacak hatta evli ve MGTOW bile olabilirsin. MGTOW’un genel olarak piliçe hiçbir duygusal yatırım yapmamak ve değerini aşmayacak suretiyle minimum maddi yatırım yapılabilir şekliyle hareket etmektir. Bu aşama da kendi entelektüel bilgi düzeyini geliştirmek demektir. Yani kısacası dostlarım, MGTOW no woman, no baby, no life değil.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *