Plan

Çok uzun süre hiç bir planım olmamıştı. Tabii ki hayatta ne yapmak istediğimi biliyordum, böyle sanatsal, herkes tarafından farkedilebilir ve gösterişli birşeyler olmalıydı. Fakat bu gerçekliğe girme yolu 17- 18 yaşındaki birisinin zihni için asla yeterince somut değildir. Herşeyden önce milli olmak istiyordum. Tutkularım vardı, yeteneklerimin farkındaydım ama bir planım yoktu.

Başta şartlandırılmış betaların 17 yaşında yaptığı şeyi yaptım. Feminist buyruk tarafından onaylanan senaryoyu takip ettim. İyi çocuk  > uyum > rahatlık > bağlılık > tek eşlilik ve eğer bu bölümlerin birinde kaderime çizilmiş seks bana lütfedilirse ki bu tamamen herhangi bir betanın olmanın gerektirdiği onay süreci sayesindedir. Fakat benim hala bir planım yoktu. Bu durum hala bana bir plan gibi geliyordu fakat aslında bir plan değildi.

ONEitis kız arkadaşlı bir seri monogami bir plan gibi gözüküyordu ki bu feminist buyruğun desteklediği bir şeydi ve mantıklı gözüküyordu. Aynı anda birkaç kadını idare etme kapasitesinde olan erkeklerden nefret ederdim. Kadınlar feminist buyruğun resmi onaylı senaryosundan sapan böyle oyunculardan nasıl büyülenebiliyordu? Bu kadınlar kendi yollarından sapmanın ne kadara hatalı olduğunu göremiyorlar mıydı? Kadınlar bu adamları neden seks ve yakınlıkla ödüllendiriyorlardı ve feminist öğreti tarafından onaylanmış önkoşullar olmaksızın neden yapıyorlardı? Feminist buyruk bana kadınlara her zaman saygıyla davranılmasını öğretmişti- cinsiyet olarak ve mantıklı şekilde benim bağımsız bir etkenim olarak. Kadınlar neden feminist buyruğun hepimizden önce uygulamaya koyduğu plandan sapan adamları neden ödüllendiriyordu ? Kadınlar neden benim gibi mantıklı düşünemiyorlardı ?

O zamanlarda farketmemiştim fakat kadınların doğuştan gelen hipergamisinin feminist buyruğun planı ile çeliştiğini göz önünde bulundurmakta başarısız olmuştum. Daha sonra hayatta, feminist buyruğun erkek ürünleri olan betalar buyruğun asıl planının farkına varacaklardı. Onların rolleri diğer erkeklerin genetik miraslarını büyütmekte olan kadınları desteklemek olacaktı. Çoğu beta erkek, kendini gerçekleştirme ya da öz farkındalığa varmayla feminist buyruğun planının farkına varabilirler. Bazıları için bu üzücü bir farkına varıştır zira artık çok geçtir ve yapılacak tek şey kötü etkisini azaltmaktır. Diğerleri içinse boşanma sonrası sadece eşlerinden ayrılma özgürlüğü değil aynı zamanda buyruğun palnından bir kaçıştır. Ve diğerleri için bu hayat etkileyen ideolojinin sonuçlarından sıyrılmanın rahatlığıdır.

Plan Yapmak

Zekice bir Yahudi deyişi vardır, “ insan plan yapar, Tanrı sadece güler.” Bu şefkatli asilzade sözüdür., fakat aslında dünyanın en ünlü betasının “sen planlar yapmakla meşgulken, hayat olur “deyişi ile aynı anlama gelir. Ya da başka bir deyişle “yapacak bir şey yok” ve aslında senin şu anki durumuna yol açan olaylar üzerinde hiç bir etkin yoktur.

Eskiden buna inanırıdm. Eskiden bir planımın olmasının az çok alakasız olduğunu düşünürdüm, çünkü eninde sonunda senin aslında sana olan şeylere üzerinde asla kontrolün olmamıştır. Annem eskiden benim fit olmamla ve vücut gelistirmeyle uğraşmamla ilgili takıntılı olduğumla konusunda beni devamlı eleştirirdi. Annem bana “ Yarının ne getireceğini asla bilemezsin, kanser olabilirsin,veya bir otobüs tarafından ezilebilir ve sonrasında üzerine titrediğin vücudun boşa harcanabilir” derdi. Ona “evet” dediğimi hatırlarım ama bu benim şimdi nasıl görünmek istediğimle alakalı, bir tabutun içinde iken bu umrumda olmayacak.

Bunlar her zaman ilginç konuşmalardı fakat işin aslı kendim için bir planım yoktu.

Plan Yapmamak

Plan yapmamak, başarısız olma planı yapmaktır. Deniz piyadesi arkadaşlarım bu sözü severler. Bu sözün orduda muhteşem bir mantra olduğuna eminim. Fakat kaçımız planımızın olmaması ya da plana bağlı kalmamamız sonucunda başımıza bir şeyler gelmesine izin verir ? Bizim başımıza gelen şeyler üzerinde tam bir kontrolümüz olduğunu söylemiyorum. Fakat bizim bir planımız olmadığında, başkalarının planları bizim başımıza gelecekleri etkiler. Yukarıda resmettiğim üzere, genç bir adamın planı olmadığında Feminist Buyruk zaten kendi planı ile oradadır – boşluğu kendi amaçları ile doldurmaya ve genç erkeği feminen planın erkeğin kendi konsepti olduğuna inandırmaya hazırdır.

Sosuave forumlarındaki liseli okuyuculara her zaman tavsiye ettiğim şey hoşlandıkları bir kıza yürüdüklerinde, başarı için plan yapmalarıdır. Bu genç adamların pek çoğu bir kıza çıkma teklif etme mekaniklerini ve korkusunu o kadar içselleştirmişlerdir ve kızla yakınlaşmak için manevralara dalmışlardır ki başarılı olduklarındae ne yapacaklarının planını yapmazlar.Onlara sonucun başarılı olmasını beklemelerini ve bu olunca ne yapacaklarını planlamalarını söylerim. Ve bunun için temel bir neden var.

Kız birden genç adamın teklifini kabul ederse çocuğun buluşma için hiç bir planı yoktur. Bu plansızlığın kıza verdiği mesaj, kızın buluşmadan sonrasını aklına getirmeyen bir erkekle buluşmaya, potansiyel yakınlığa ve hipergamik değerlendirmeye evet dediğidir.  Bir planının olmaması erkeğin beta özünü ele verir – erkek başarılı olacağını beklememektedir. Kız bunu derinlerde sezer ve buluşmanın bağlamı ve çerçevesi beta önkoşullarında çalışır.

Alfanın zihin yapısı başarılı olmayı bekler. Oyunun anahtar doktirinlerinden birisi rasyonel olmayan derecede özgüvendir ki bu oyunun ana elementidir. Bunun başarılı olması planın takip edilmesine bağlıdır ve planın takip edilmesi de bir planın olmasına bağlıdır. Bu plan ister PUA’nın yürüme sonrası ayaküstü buluşması şeklinde olsun ya da balayı gecesi bekaretini eşine çakmak için saklayan bir adamın planı olsun koşul hep aynıdır. Alfalar ne istediklerini çok önceden bilirler ve gitmek istedikleri nokta ile ilgili sağlam bir planları vardır.

Kendine güven

Sosuave forumlarında bana sık sık sorulan sorulardan biri de şudur;

“Rollo, erkeğin özgüvene sahip olması kadınlar için en çekici özelliği,  özgüvenimi nasıl geliştirebilirim ?”

Özgüven ilginç bir kavram, sadece kadınlara uygulanmasında değil, hayatın geneli için ilginç bir kavramdır. Özgüven mistik bir aleme çıkarıldığı için şöyle okuruz. “Başarısız olma sebebin kendine yeterince inanmamandır.” Bu anlayış sadece kendin ol sözünün akıl yürütmesiyle benzer bir mekaniğe sahiptir. Bu insanların başka söyleyecek bir şeyleri olmadığı zaman söyledikleri bir şey – “Ooo, adamım o kız konusunda sadece kendine güvenmen gerek, sürtüklerin istediği bu, sadece PoF (dating sitesi) profillerine bak, özgüven, özgüven, özgüven, …” Özgüven hakkında söylemedikleri şey, özgüvenin geçmiş başarılardan ve o başarıları tekrar edebileceğinizi bilmenizden türediğidir.

Hayalkırıklığını anlıyorum; kadınlar sadece kendin olmanı, erkekler sadece kendine güvenmeni söylerler. Her iki grup da sadece gerçekten mevzuyu anlayanların bildiği net olmayan özelliği ima ederler. Daha önce SKO presibinden bahsetmiştim, fakat kadınların talep listesinde bu kadar önemli olan özgüveni nasıl elde ederim ?

Özgüven, opsiyonlarından ortaya çıkar.

Geçmiş başarılarını tekrar edebildiğini bildiğinde veya bu başarıların tekrarı için elinde kaynağın olduğunda özgüvenin olur. Bu, kadınların güven istediklerin iddia ettiklerinden istedikleri koddur: “Diğer erkeklerin olmak istediği ve diğer kadınların kendisiyle yatmak istediği bir adam istiyorum.”

Bu durumun büyük ironisi ise kadınların istediği erkek özgüveni, bir kadının layık olan özgüveni aşan özgüveni, her zaman kibir olarak algılanacaktır. Neden?  Zira bu özgüven Feminist Buyruğun planıyla çelişir. Bu delicesine seksi bir şey, fakat aynı zamanda Feminist Buyruğa büyük bir tehdit teşkil eder.

Tabak teorisi serisinde bahsettğim üzere “siklemiyorum tavrı gerçekten siklemediğinde çok daha kolaydır. Eğer kadınlarla bağlılık olmama tavrını devam ettirirseniz, Feminist Buyruğun deli gömleği planı gevşemeye başlayacaktır. Senin PLANINDA olan, seninle birlikte olmak için samimi istek duyan kadınların örneklenmesi ve filtrelenmesidir. Bizim işimize yarayan yatıştırılmış veya mecburi bir arzu değil, fakat senin potansiyelini temsil ettğin özgüvenli, geleceğe dair beklentisi olan ve seksi olanla bağlantı kuran samimi bir istekdir. Bu senin bilişsel olarak mükemmel eşi aramandaki filtreleme veya gözden geçirme gibi gözükmez. – Mükemmel eş kendini sana sunar.

Çok sayıda erkek birden brden fazla tabak çeviremeyeceğini düşünür. Bu adamlar tabak çevirmeyi, çevrelerinde uygun durumda olan her kadını sikmek olarak düşünürler ve tabak çevirmenin hedefinin amaçsızca seks olduğunu sanarlar. Bu, beni eleştirenleri tabak teorisini yaftalamayı umdukları bir hatadır :

“ Rollo hareket eden her şeyi sikin diyor, bu korkunç !”

Hayır, fakat birliktelik sözü vermeme kavramı temel olarak Feminist Buyruk planıyla çelişir ki bu nedenle Feminist Buyruk ve onun etkenleri buyruğun sosyal dominasyonunun devamlılığı için bu tarz hedef saptırmalara bel bağlar.

Eğer geçmişte tahmin edilebilir düzende başarılı olmaktan gelen özgüvene sahipseniz, gelecekte o görevi tekrar edebileceğinizi makul bir beklentiyle söyleyebilirisiniz. Kariyer, spor, belirli bir sosyal etkileşim bağlamında veya bir yetenek, beceri durumunda hepimiz ayağa kalkıp bireyin başarısını alkışlarız. Bu bireyler başarıyı çok kolay bir şeymiş gibi gösterirler. Kadınlar konusunda özgüvenlisiniz diyelim, geçmişte onlarla başarılı olduğunuzu, bir oyuncu olduğunuzu varsayalım – yıllarca sadık bir koca olarak aileni beslemiş olsan bile. Bunu açıkça söyle, kandırılmış tipik bir erkeksindir.

-Fakat özgüven piliçlerin aradığı şeydir Rollo, WTF ?

Aradıkları şey özgüven değil, plan. SENİN planın. Erkeklerin bir kadına yürümenin ötesinde buluşma planları hakkında örneklemeler vermek kolaydır fakat bu bir erkeğin hayatında sahip olması gereken kapsamlı planlamanın sadece bir örneğidir. Alfalar planlar. Bilinçli veya değil alfaların özgüvenleri, o planların olduğunu söze dökülmeden farkeden kadınlardan evrilir.

Çerçevenin Tomassi’nin ilk demir kanunu olmasının sebebi, gerektiğinde çiftleşme potansiyeline sahip kadınları bile dışarıda bırakacak, sağlam bir plana sahip erkeğe bel bağlamasıdır. Bir erkeğin planı onun seks arzusunun da üstünde olmalıdır, ama aynı zamanda seksi planını etkilemek için kullanmayı da içerir.

Aman Tanrım Rollo, bir erkeğin kadınla uzun dönem bağlılık niyeti olmasa bile seksin o erkeğin planına dahil olmasını mı öneriyorsun ?

Plan bağlamında, evet. Bu beni ahlaksız ve canavar gibi gösterebilir, fakat bir an durun ve bunun hakkında düşün. Peki kişisel ölçekte bu planın Feminist Buyruğun planından daha ahlaksız ve insanlıktan çıkmış olduğunu söyleyebilir misn ? Ya da küresel veya kanuni ölçekte ?

Hipergaminin uçukluğundan da mı kötü?

Sonucu da düşünerek başlayın

Fakat biz bundan daha iyiyiz değil mi ? Bizler asil, yürekli onurlu cinsiyetiz. Bizim görevimiz kadınların düşmesini önlemektir zira onlar kendileri için neyin iyi olduğunu bilmezler (buraya Arturcu bir düzyazı koyun(*))

Bu güzel bir nesir olabilir ama bir plan değildir. Kadınların erkeklerde aradığı tüm o yönlendirme ve kontrol (dominantlık demenin kibar bir yolu), aslında erkeğin vizyonunun yönlendirmesinden kaynaklanır. O kadın sana güveniyor mu ? Bir erkek olarak karşılaşabileceğin en büyük meta – SHIT test, kendi planın yerine  Feminist buyruğun planını koymandır. Ne küstahça ! Ne kadar kibirli! Nasıl cüret edersin!

Kafada sonucu düşünerek başla. Tomassi’nin ilk demir kanununun dediği gibi, kadın senin çerçevene girer. Senin gerçekliğine girer, o meraklı bir aktör, araştırmacı olandır, kadın onun için yarattığın dünyayı keşfeder, senin arkadaşlarınla, ailenle ve grubunla karşılaşır. Eğer uzun dönem ilişkinde bunun tersinin doğru olduğunu hissediyorsan, kadıının gerçekliğine ve hikayesine girmişsin demketir ve kimin planın yürürlükte  olduğu sorusu senin için cevaplanmış olur.

(*) – Ortaçağ romantizminin merkezindeki Kral Artur ve şövalyeleri mitinden bahsediyor.

Çeviri : The Plan

Konuk Yazar : Icarus Everyman

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

38 thoughts on “Plan”

  1. Hocam yazılarınız mükemmel ne kadar şu an rahip modu takılsamda (üniversite sınavına hazırlık) gelişime devam ediyorum

  2. Merhaba. Dün gece bu siteyi tesadüfen keşfettim. Henüz bütün yazıları okuyamadım. Şu anda hızlıca göz gezdiriyorum. Ama niyetim buradaki yazıları oturup ciddi ciddi çalışmak. Hatta çalışmalar için bir defter tutmak lazım. Resmen zihin kapaklarım açılmış ve oksijen akışı başlamış gibi hissediyorum. Keşke bu bilgilerle 5-10 yıl önce karşılaşsaydım. Daha önce kafamda anlamlandıramadığım şeyler şimdi yerine oturmaya başladı ama yaş da oldu 40. Neyse artık ileriye bakmak lazım. İlerleyen günlerde yoğun sorularım olacak. Yazarların eline sağlık.

  3. Hocam size sorum var çerçeve bir kere kaybedildi mi (fuckbody seviyesinde tutmaya çalıştığım kadının beni sinirlendirebileceğeni, ve üzebileceğini kadına belli ettim) geri kazanılır mı? üstelik kadın drama şov yapıp senden utanıyorum tarzında atar yapıp gitmişse. Yoksa uğraşmaya değmez next mi?

  4. “Tabak teorisi serisinde bahsettğim üzere “siklemiyorum tavrı gerçekten siklemediğinde çok daha kolaydır.”

    Şimdi Mahmut abi, ben kadınlar haricinde erkekleri de gündelik yaşamımda pek siklemiyorum. Kadınlar bağlamında, Rollo reyiz, siklememenin gerçekten işe yarayabileceğini söylemiş. Başka bi postta, çok siklemeyen adamdaki betalığı ve yoksunluğu kadınların şıp diye anlayabildiğini yazmıştın. Aradaki farkı açıklar mısın? Çünkü bazen siklememek, benim gibi karamsar adamlarda bile işe yarayabiliyordu. Nedir bunun farkı? Siklememek mi? Yoksa siklemek mi?
    (Mecburen çok fazla sik lafı kullandım, üzgünüm bunun için.)

    1. Senin gerçekten siklemediğini sanmıyorum. Sen kalbim kırılmasın yine dayanamam mantığıyla MGTOWa gittin çok muhtemel. Bu da siklememek değil aşırı siklemektir.

      Benim dediğim mi doğru yoksa sen gerçekten siklemiyor musun anlamanın yolu basit. Yarın git tanımadığın kıza yürü. Kıza yürürken heyecandan ölüyor muaun yoksa rahat mısın? Kız seni reddettiğinde arkanı dönüp kızı 10 saniyede aklından çıkarabiliyor musun yoksa çok kötü mü hissediyorsun? Eğer.rahat değilsen ve hemen unutamıyorsan siklemiyorum avuntudur.

      1. Evet, senin de bildiğin tecrübelerden dolayı bu tür bişey, benim için Hasan Karacadağ filmlerinden de korkutucu.

        Teyit etme süreci çok garantili, evet. Ama burda sopa yemek istemiyorum, mümkünse baya bi uzağa gitmem gerekiyor. Heyecandan ölmek, aslında doğrudan kızın reddetme ihtimaliyle ilgili değil, dışarıdan sapık muamelesi görmek. Bıçkın namus bekçisi beyaz şövalyeler buralarda sürekli devriye geziyor.

        Reddedilme durumundan sonraki o başarısızlık ve tükenmişlik hali, tamamen kişinin kendi iç dünyasında kıza yaptığı duygusal yatırımdan dolayı. Sorun da burda aslında. Müsait anımda deneyeceğim, üzüleceğimi pek sanmıyorum.

        Böyle cevapların hastasıyım.

        Teşekküt ederim abi.

        1. Psikolojimin ve akıl sağlığımın büyük kısmı uçtu gitti zaten. Daha da bu saatten sonra herhangi bir kıza duygusal yatırım yapacağımı sanmıyorum.

          NOT: İmla ve noktalama.

        2. Yürüme sırasında heyecanlanmak gayet normal bence de, umursadığını göstermez, sıra dışı bir şey yapmak beyinde anksiyete yaratır bu normal ama üst baş sağlam oradan ayrılmışsanız reddedilişi kafaya takmamak gerekir.

          1. Normalde de tanımadığınız birine, kadın-erkek farketmez, yaklaşırken görece biraz da gerilirsin. Bahsettiğim bu değil. Burdaki beyaz şövalyeler bundan 5 sene önce kız yurtlarına giden yollarda 4-5 kişilik gruplarla bekliyorlardı. Güya kızlarla erkekler tenhada yiyişip sevişmesin diye. Şimdi şimdi azaldı. Düğünler ve üniversite hariç, burada erkeklerin kızlarla tanışıp, konuşma şansı çok az. Default bi kezoluğu da katarsan işler nightmare seviyelere çıkıyor. Tırstığım bu adamlar; tanımadığım bi kızdan siktir yemek değil.

  5. Son iki yıldır İngilizce kaynaklardan The Red Pill’i takip ediyordum, Türkçe bir site olduğunu görmek beni şaşırttı. Sevindim de. Türkiye’nin özellikle Batı illeri hızla betalaşıyor. Hele bu yıl bir de “Grrrll Power” saçmalığı bu ülke sınırlarına da ulaştı. Böyle bir Türkçe kaynağın büyümesi güzel olur. Ülkenin İç ve Doğu bölgelerinde henüz pek ihtiyaç yokmuş gibi görünüyor fakat Türkiye’deki metafizik yapı da belli koşullar yerine geldiğinde şiddetli bir betalaşmaya yol açmaya müsait. Bu yüzden seküler bir Türkçe red-pill külliyatı önemli.

    1. +1

      Ortada ince bi denge lazım. Fazla batılılaşınca onların kötü özelliklerini de alıyoruz.

      Maskülen kimliği kaybetmeden, unutmadan bilinçlenmek ve elitleşmek gerek. Aşırı doğulaşma da cahillik çünkü.

      Maskülen-Feminen kimliğin korunduğu ve pozitif ayrımcılık olmayan bir toplum düzeni lazım kısaca ama sanırım bu bir ütopya.

  6. Çok değil, tam 2 hafta önce terk edildim. Hala kendimi toparlayamadım. Üniversite sınavına 3 ay kaldığını, gerçekçi olması gerektiğini, üzülmek istemediğini, ilişkimiz dışında da dersler olsun artık çok ağır geldiğini söyleyip terk edip gitti. Bundan aylar önce bana, sen her seferinde bana iyi ki dedirtiyorsun, seninle beraber kendimi tam hissediyorum, sana olan seni tanıdıkça artan hislerimi sana kelimelerle anlatamam, yaşanacak çok çok güzel günlere demişti bana. O hayatına kaldığı yerden devam ediyor, asıl sorun onda değildi aslında. benim ilişkiyi çıkarsız, plansız, içten, doğal, yalansız yaşamamdı problem. İlişkinin başlarındayken ağzımın içine bakan, benimle konuşurken yüzü bana her seferinde yüzü dönük olan, defalarca öpen, sarılan kız gitti yerine ben konuşmadığımda konuşmayan, kavga edip sinirlenip tepki gösterdiğimde of birde seninle mi uğraşacağım tavrına sahip birisi geldi. peki niye böyle oldu biliyor musunuz? Çünkü ben o hayatıma girdikten sonra, hayatımda kendimle ilgili yaptığım her şeye ara verdim. Tamamen ona odaklandım, bütün yatırımımı ona yaptım. Olmazsan, olmaz mesajını verdim; işte her şey bunları yapmamla başladı. burada bu zamana kadar yazdıklarınızı her okuduğumda neden bu zamana kadar hep aptal gibi davrandığımı görüp acıyorum kendimi.

    1. Güzel bir tecrübe yaşamışsın. Burayı takip ediyorsan zaten atlatmanda birkaç ayını alır.Sonraki ilişkilerinde daha güçlü bir yönde ilerlersin. Bunları acı değil yaşamanız gereken birer sınav olduğunu düşünün.(benimseyebilirseniz daha kolay biter bu süreç)
      Kızın söylediği sevgi cümleleri erkeğe karşı kullandığı silahtan başka bir şey değildir.İlişki yatırımındada bu konudan söz ediliyordu, aldanmayın…

  7. Mahmut abi, bir sorum olcak. Tanidigim kizlara yurumeyi, eglenmeyi takilmayi seviyorum fakat is tanimadiklarima gelince cok sicak davranamiyorum, bu kiza niye yavsayayim ki diyorum hosuma gitmiyor, buyuk ihtimalle de bos kizin teki kendimi niye yorayim ki diyorum istemsizce. Sosyal ortamlarda, sosyal medyada hosuma gidenlerde sorun yok rahat rahat yuruyorum ama daygame olayi filan cok degisik geliyor. Soguk bir insan olmamdan mi olabilir sebebi nedir, nasil kurtulabilirim ?

    1. 1-) Arzu, mantıklı düşününce değiştirilebilen bir duygu değildir. Bir kızı arzulamıyorsan, 3. Şahısın “arzulasana olum amı var işte keyfli la” tarzı tavsiyesi onu arzulamanı sağlamayacak.

      Tıpkı, seni arzulamayan bir kadının derdini dinlemeye devam edersen, iyi davranmaya devam edip “onu üzmediğimi görünce bu iyi bir erkek diyip benle sevgili olacak” şeklinde düşününce falan seni arzulamaya başlamayacağı gibi.

      Erkeğin arzusunu çekici fizik satın alır. (ince bel-büyük popo)

      Görünüşünü penisinde hareketlenme oluşmasına sebebiyet veriyorsa o kızı arzulamaya başladın demektir. Onu görünce duruşun değiştiyse, üstüne başına dikkat etmeye başladıysan veya onla bakışınca içinde heyecan yaşıyosan arzu vardır.

      Bunlar yoksa ve sikin o kıza hareketlenmediyse zaten anca zorla yürürsün. Zorla birine yürümene gerek yok, arzuladığına yürü.

      “Zaten boş kızın tekidir napcam” bu düşünce eğer arzuladığın kıza karşı oluşuyorsa bir BAHANE. Pipinin istemediği ve heyecanlanmadığın bir kız ise bir DÜŞÜNCE.

      Farkı bu şekilde ayırt et. Eğer bahaneyse onu yenmen gerekiyor.

      Bi diğer nokta bunun sebebi mastürbasyon+porno ikilisine dayanabilir. Bunları azalt.

      Son diyeceğim şey ise illa da yürümene gerek yok herkese kendini böyle şartlama. Dediğin gibi zaten yeterince kişiye yapıyosan bi şekilde tatmin oluyorsun demektir. Herkesi sikmene gerek yok bırak bizede kalsın. Ama ortamındakilere fazla yürüme dedikodun çıkmasın.

      Arzunun dinamiği yazısını tekrar oku birde, sanırım okusan bu dediklerimi kendin fark edebilirdin. Arzunun mantıklı düşüncelerin ardından doğmadığını, içgüdüsel olduğunu bilmek gerek.

      Nasıl ki “hadi heyecanlanayım” diyince heyecanlanamıyorsan, hadi arzu duyayım birine diyince duyamıyosun. Buna beynin karar veriyor.

      Kadınsan karşında çekici bi KARAKTER varsa arzu duyuyorsun. (Kadınlar karakterden etkilenir)

      Erkek isen karşında çekici bir fizik var ise arzu duyuyorsun. Çünkü erkeklerde görünüşten etkilenir.

      1. O yaziya tekrar bakayim, normalde pornoyla pek ilgim yok fakat masturbasyon havalar isinali biraz artti, onceden ayda 2 kere iken simdi ayda 3-4 civarina yukseltti bu da haliyle kizlara olan ilgiyi olduruyor, nasil azaltirim fikrim yok. O ayrintiya dikkat etmeye calisacagim. Daygame den cekinmemin bir sebebi de sanirim yasadigim sehrin muhafazarligindan olsa gerek. Bir de nedendir bilmem erkeklerle olan ortamlari sohbetleri daha cok seviyorum, daha cok egleniyoruz ama kizlar gelince kalitenin azaldigini hissediyorum bunun sebebi kizlarin ortami civitmasi mi olabilir yoksa erkeklerleyken daha rahat ve dogal olmak mi ?

  8. Mahmut abi ilişkide gayet maskülen, oyunun farkında, kendine güvenen kısacası 10/7 bir erkek olmama rağmen kız beni sana güvenemiyorum diyerek terk etti(diğer kızlarla olan iletişimim flört-lolita düzeyindeydi ve bunu çok abartmıştım) acaba kırmızı hapı abartıp yanlış mı yaptım nedir tavsiyen ?

    1. Özgüveni düşük kadınlar bazen frame’i çok sağlam erkeklerden korku duyup kaçabiliyorlar. Eğer oyununu sağlam tuttuğunu, çelik gibi bir frame’i sürdürdüğünü düşünüyorsan, sebep bu olabilir.

      1. Burada durumun tam tersi olduğunu düşünüyorum. Kendi gözünün önünde abartılı şekilde başkası ile flört eden adamla, ancak özgüveni düşük kızlar devam ederler.

    2. Kendine saygısı olan bir kadın, hele de gençse, sen korku oyununun ayarını kaçırırsan seni terk eder. Oyunun bokunu çıkarmak diye bir kavram var. Korku oyununu asla açık seçik oynamayın, alternatifleri olan bir kadın bunu kabul etmez. Dolaylı ve incelikli oynayın.

          1. Kız kendi kafasında bitirmemiş yani arkadaşları söylüyor fotoğrafıma bakıyor üzülüyor filan

          2. Canım, kıyamam 🙂 Yani kızın önünde hayvana bağlayıp flört ettiysen zaten kızdan bir özür dile önce samimi bir şekilde. O özürü haketmiş.

            Sonra ben seninle devam etmek istiyorum de. Kız hayır derse, uzun uzun açıklamaya girmeden anlıyorum ben çok isterdim seninle devam etmeyi falan de uzatmadan çık. Kızın niyeti varsa 2 – 3 güne mesajlar seni.

            Kırmızı haplıyken romantiğe bağlamak biraz rol gerektirir ama oneitis falan durumu yoksa yapabilirsin. Bak şansına bugün romantikliğim tuttu. Seviyorsan git konuş benceye bağladım 🙂

            Fakat kızın elinde kozla yeniden başlamış olacaksın. Oradan suçluluk duygusu ile kızı oneitis yapma şansın ya da kızın bunu aleyhine kullanma şansı var. Riskleri bil.

          3. Whatsapptan daldım direk ben de istiyorum dedi 🙂 da bu 15. ayrılmamız filan😂 yapmadığım hödüklük kalmadı kız hala vazgeçmedi benden canım benim ❣️

  9. Merhabalar. Öncelikle belirteyim küçük bir şehirde yaşıyorum. Bu sitede anlattıklarınız doğru ama gerek kendi ilişkilerimde gerek çevremde olsun hep farklı şekilde görüyorum. Mesela ilk 3 – 4 bulusmada seks olmadı sevişme en azından öpüşme olmalı diyorsunuz ama özellikle çevremde gördüğüm ilişkilerde kızlar bu buluşma olayını iyice uzatıyor hatta aylar geçmesine rağmen gerçek anlamda seks olmuyor sevişme oral anal vs. oluyor max. Mesela dominat olunca da ilk başlarda kızlar istemiyor gibi ama başlarda beta gibi olup alıştırdıktan sonra dominant olunabiliyor anca bu da kızların böyle alıştırıldığı için mi bilmiyorum. Bunun nedeni benim yanlış yapmam ve çevremdekilerin ilişkilerini bana farklı yalanlı anlatması mı küçük şehirde yaşamam mı yoksa yaşım gereği max. 23 yaşındaki kızlarla takılmam mı (yaş geçtikçe bu sıkıntılar, bekaret takıntısı da azalıyordur muhtemelen) ya da genel olarak çevremdeki ilişkiler mi hatalı kırmızı hapa göre. İllaki dediğiniz gibi kızlar ilişkiler de var ama genel olarak anlattığım gibi olduğunu düşünüyorum.Sebebi ne size göre? Sizce de böyle mi?

    1. bekaret olayı halen önemli ülkede. yani bazı arkadaşların yok sen maskülen ol ilk buluşma da kız önüne domalır olayı muhafazakar kızlar da yok (ha olan varsa da çok az benim gördüğüm) sonraki buluşmalarda olabilir onu bilemem o sana bağlı. bir de küçük şehirdeyim diyorsun. yani bekaret mevzusunun istanbul,izmir,ankara gibi şehirlerden daha çok önemli olduğu bir lokasyon. o yüzden fazla problem etme bu konuyu.

  10. How I Met Your Mother dizisinde Barney vardı,meshur legendary diyen adam. Dont think, just do it deyisi hep aklimdadir. Plan yapmadan once 1 saat caliaip, calistiktan sonra plan yapmak bende daha cok ise yariyor. cunku plan yaparken sarf ettigim enerjisen sonra iş calismaya gelince sekteye ugruyor. Tabi her zaman degil, donemsellik arz ettiginden benim nacizane fikrim önce 1 saat yap(plansız), sonra plan yap ve hep yap.

  11. Kizli erkekli ortamlarda gercekten konusacak biseyin yokken baska alfalarin konusmasina izin vermek yerine ne yapabiliriz?diyelim ortamda baska bir alfa var ve rahat rahat hemen hemen her konudan anladigini belli ediyo.bizim cidden soyleyecek biseyimiz yokken napalim?aman bu kizlari da bu alfa gotursun ben de alfalik taslayacagim baska grup bulurum demek yerine ne yapilabilir?diyelim arabalar hakkinda bir konu donuyor ve kizlar da cok ilgili, ama sen hayatinda arabalarla ilgilenmemissin ve bon bon bakmayi mi tercih edersin?o ortamdan uzaklasmayi mi?

    1. Ekleme yapacak olursam; bence bu red pill le fazla ugrasmak zararli.bir sure sonra insan gordugu her disi uzerinde ayni etkiyi birakma gudusune sahip oluyor boyle bisey mumkun olmadigi icin de basarisiz oldugu zaman saplanma basliyor.bende oyle oluyo mesela.kendimi ezdirmeyecegim mesaji vericem derken insan suyunu cikartabilir.elinde cekic olan herseyi civi gorurmus…bir erkek bakimli ve ozguvenli olmali, gerisi zaten hayat tecrubesine kalmis.sen ne kadar benimsemeye calisirsan calis.soylemlerle olusan algi farkli deneyim algisi farkli…illaki bi yerde ozundeki beta-omega-gama- epsilon her neyse patlak verir.red pilli anlamak kisa vadede yararli.ancak kimse her gun “ben alfayim” diyerek ozbenligini degistiremez.mucadele etmeye hazirsan yenilmeye de hazirlikli olucaksin.yenmek istiyosan da once yeterince yenileceksin.sonra zaten hersey kendiliginden gelisir.tecrubeyle zaten zamanla olmak istedigin adam olursun.yani eskiden red pill mi vardi?tassakli olmak biraz da babadan gelecek.ben boyle dusunuyorum.yine de red pill in bazi seylerin farkindaligini kazandirmada rolu cok yuksek ve sizin de verdiginiz emekler cok kutsal.

      1. Yeterli bilgin olmadan bu yorumu yapmışsın.

        Bahsettiğin o betalık alfalık durumu özde değil, seçeneklerinin bolluğunda yatan bir durum. Rollo Tomassi bunu The Plate Theory yazısında ortaya koyar. Red Pill seni seçeneklerini bollaştırmaya sevketmek için var; başka bir şey için değil.

        Üstelik karşılaştığın her kadına nasıl bakacağın da hipergami kavramını tam olarak anlamanla ilgili. Bu konular öyle her saniye kendi kendine hatırlatacağın şeyler değil. Kafanın içine tam anlamıyla yerleştiği anda bakış açını kalıcı biçimde değiştirir; o noktadan sonra şuna şöyle bakayım buna böyle bakayım diyemezsin. What has been seen, can’t be unseen.

        Söylediklerin içerisinde dolaylı yönden tek katılacağım nokta, “taşşaklı olmak biraz da babadan gelecek” lafın. Buna da yüzde yüz katılmıyorum fakat Türkiye örneğinde, nasıl bir baba ve aile tarafından yetiştirildiğin, mensup olduğun sosyoekonomik sınıf ve büyüdüğün şehir önemli farklar yaratabiliyor. Öte yandan, The Red Pill bilgisi, hele ki genç yaşta alındıysa, kişiyi çok daha ileri bir noktaya götürebilir her anlamda.

  12. Çeviri pek iyi olmamış, yani rollo’nun her cümlesi kelime kelime çevirilmiş gibi duruyor, anlam karışıklığı var.

  13. Güzel yazı. Öz güven kazanmanın tek yolu gerçekten de cesaret edemediğin şeyleri yapmaktır. Diyelim tek başına seyahat etmekten çekiniyorsun, o zaman fırsat bulur bulmaz görmek istediğin bir şehre tek başına git, birkaç gün orada takıl. Bu, sana müthiş bir öz güvenin verecek. Burada önemli olan nokta sürekliliktir. Hayatın her alanında cesaretli olmayı alışkanlık haline getirmiş olmak lazım. Öyle birkaç cesaret gerektiren aktivite yapıp sonra her zamanki güvenli limanınıza dönerseniz öz güvenli olmayı karakterinizin değişmez bir parçası haline getiremezsiniz. Şunu da unutmamak lazım: Kadınlar bir erkeğin öz güven sahibi olup olmadığını hemen anlar çünkü binlerce yıllık evrimsel süreçte bu konuda uzmanlaşmışlardır. Bir erkeğin kendine güvenmediğini vücut dilinden ve hareketlerinden anlayan kadın o erkek hakkında şunu düşünür: Bu adam hayatta hiçbir şey başaramamış ve muhtemelen gelecekte de başaramayacak olan loser’in biri.

    İşte bu yüzden öz güven sahibi olmak için alıştırma yapmak şart. Unutmayın hayat sadece çalışkanların kazandığı bir yerdir, yan gelip yatanların değil. Cristiano Ronaldo çok ve doğru bir şekilde çalıştığı için buralara gelebildi.

    Vefasız dünya diye yakınıp durma
    Dünya elindeyken tadını çıkarsana
    Herkese vefalı olsaydı dünya
    Sıra mı gelirdi senin yaşamana?

    Ömer Hayyam

    Dünyanın kime vefalı olacağını siz belirleyeceksiniz. Her şey sizin elinizde.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *