Kağıttan kaplan

Bir okur genç erkeklerin kırmızı hapla ilgili en çok yaptığı hatayı şöyle özetlemiş :

Mahmut Abi,

Senin, hayatınızda ipleri elinize almadan, önünüzde aşmanız gereken çok daha ciddi meseleler varken karı, kız toplarına çok girmemeyi tavsiye ettiğini biliyorum gençlere.

Misal, adamın ösym sınavı var, ya da hayatında tam sorumluluklarını eline alamamış, bağımlılıklarından tam anlamıyla kurtulamamış, disiplin kazanmamış vs. gidiyor burada okuduğu ilişki dinamikleri hakkında yazılarla, maskülin, alfa olmak ile ilgili şeylerle hemen “ava” çıkıyor. Eee oğlum senin hayatın akıp gidiyor boşuna, bi hedefin yok, ziyandasın… sitede okudukların arasında bunu mu anladın bir tek?

Ben red pilli ve bu siteyi, skeptico nun sitesini bazı genç arkadaşlara tavsiye ediyorum çevremde. fakat kadın erkek ilişkilerinin gerçek yüzünü görüp, sonra bunu bir kenara/cebine koyup, asıl yapmaları gereken hayatta güç kazanmak, iyi bir yerlere gelmek, sorumluluk almak olması gerekirken, gidiyorlar kız peşinde koşuyorlar güçlü bir karakter ve hayat inşa etmeye girişmeden.

Bu konuda bir yazı yazmanı ve bunu “14 – 18 yaş arası gençlere tavsiyeler” ile beraber en tepeye sabitlemeni çok isterim. çünkü bu “ben anlatırım isteyen mgtow olur, isteyen oyunu oynar veya bu bilgileri başka türlü kullanır buna karışamam” şeklinde düşünmenden çok daha farklı. bilhassa gençler kırmızı hap’tan öğrendiklerini nasıl kullanacaklarını bilmiyorlar, hata ediyorlar. bu adamlara nasıl kullanırsanız kullanın demek (bunu dediğini görmedim. kendilerine tatlı geldiği ve gerçeği göremedikleri için böyle yapıyorlar) çok büyük bir hata.

Gençlerin en eften püften sorularıyla bile ilgilenen birisin. bu konu dikkatini çekebilir diye düşündüm. benim zeki bildiğim arkadaşlar bile bu tuzağa düşüyorsa bunu es geçmemeli.

“14 – 18 yaş arası gençlere tavsiyeler” yazısı bence yeterli değil sözünü ettiğim nokta için. başlı başına bunun üzerinde duran, “gençler dikkat-danger-ölüm tehlikesi” girişiyle “1. amacınız hayatta başarılı, güçlü, disiplinli, çalışkan olmak olsun. sonrasında zaten kızlar kendiliğinden gelecektir. kız konusunu erteleyin, hayatınızı ve geleceğinizi rayına koyup, ayaklarınız yere sağlam basana kadar” minvalinde bir yazı çok iyi olur.

Çok sevdiğim bir sözü de buraya bırakayım.

“sorunlu insanları düzeltmek yerine, güçlü çocuklar yetiştirmek daha kolaydır.” Frederick Douglass

Ben önce hayatınızı disiplin altına alın sonra kızlar zaten gelir yolunu değil de hem hayatınızı yoluna koyun hem de aktif olarak avlanın diyen biriyim. Ama bunun çoğu erkek tarafından hayatını yoluna koymadan ava çıkmak şeklinde uygulandığını biliyorum. Burada temel mesele şu : eğer doğal alfa değilseniz ya da daha doğrusu bir şekilde betalaşmadan kurtulmuş bir erkekseniz – ki öyle olsanız burayı okumanız hasta olmayan adamın hergün doktora gitmesine benzer -, disiplin olmadan (kendi kendine söz geçirmeden) her zaman dışardan alfa görünmek için kasan bir betadan başka bir şey olamazsınız.

Bu sitedeki kişisel gelişim ve disiplin tavsiyelerini uygulamadan, sadece PUA teknikleri ile kız tavlamayı öğrenebilirsiniz. Aslında teknikler işin kolay tarafı. Asıl zor olan işin kendi hayatını kontrol altına alma kısmı. O kısım olmadan sürekli yapana kadar yapıyormuş modunda takılırsınız. Eninde sonunda ya bir kadını oneitis yaparsınız ya da 40larında amaçsız bir erkek olarak kalakalırsınız.

Kadınlarla ve hayatta gerçekten başarılı olmak için dominant / egemen olmak zorundasınız. Daha kendi hayatına ve düşüncelerine dominant olamayan erkek başkalarına dominant olamaz. Olsa olsa zorba ya da götün teki olur.

Mesela, buraya gelip ya da mail atıp “abi acil yardım” diye kız meselesi / sorunu çözmek için tüyo / yardım isteyen ama bahsettiğimiz disiplin ve spor hayatını ısrarla yapmayan adamlara tek kelime yazmak israf. Siz gerekli ağır antrenmanı yapmadan ringe çıkan boksörlere benziyorsunuz. Biz size kenardan en iyi gardı, en seri yumruk kombinasyonlarını bağırsak ve siz hepsini tek tek yapsanız bir işinize yarayacak mı sanki? O tıfıllıkla isterseniz en teknik gardı alın, en seri yumrukları atın. Dayak yemeye ve nakavt olmaya mahkumsunuz. Ve süpriz süpriz süpriz … Bu maçtan çıkıp da yine ağır antrenman yapmadan ringe çıkarsanız, bilin bakalım ne olacak?

Aynı örnekten gidersek, o dayağı önemli bir toplantıdan birgün önce de yemek istemezsiniz. İnsanın hayatındaki önemli dönemeçlerde, benim hem hayatını düzene koy hem de kızlara yürü felsefem (tam olarak paralel değil, belki disiplin 4 – 6 ay pratik edildikten sonra yürümeler başlayabilir) zararlı olabilir. Bunun sebebi şu. Siz ne kadar öğretiyi hatmedip disiplini sağlarsanız sağlayın, ilişkilerde alfa davranışlar gösterecek kadar çelikleşmek, bir iki tavında dövülme gerektirir. Yani ilk bir – iki ilişkinizde sağlam betalık yapıp tekme yiyeceksiniz. Yılların betalığını öyle düşünce gücüyle sakin sakin atamazsınız. İşte bu yanmaların üniversite sınavı gibi bir şeyin hemen öncesinde olması sınavda ayağınızı kaydırabilir. Bu nedenle yürüme kısmını yapmamanız daha hayırlı.

Yanlış anlamayın. Tehlike yürümelerin başarısız değil başarılı olması. Reddedilmek sizi pozitif bir MGTOW dönemine bile sokabilir. Bende öyle olmuştu mesela. Lisenin ve aile ile yaşamanın kısıtlayıcı hayatından kurtulmak ve ortaokuldan bozma bir üniversiteye değil de iyi bir üniversiteye gitme motivasyonunu ateşleyen lisedeki abazanlığımdı ve derece yapıp üniversite kazanmamı sağladı. 16 – 17 yaşlarımda zoraki MGTOW yaşamamı boşa giden zaman olarak görmüyorum. Şimdi olsa yine aynısını yaparım. O sayede 23 yaşından itibaren kendi parasını kazanan, kendi evi olan ve bekar bir erkek olarak hayatın tadını çıkarabilen biri oldum. Üniversitede part – time çalışmadan okuyamayan biri olmama rağmen.

Rollo Tomassi’nin dediği gibi oyun tekniklerinin problemi, kırmızı haplı olmayan erkeğin herhangi bir kızı tavlaması :

Ama PUA idealinin en önemli problemlerinden biri, AFCizm’in temel sorununa hiç değinmemiş olması. Bu da şu : AFC (beta), AFC (beta) olmayı bırakmak istemiyor ki! Çoğunlukla istedikleri ONEitislerinin (ya da hayallerinin kadınının) kendileri ile uzun süreli beraber olmalarını ve böylece de yan gelip yatacakları şekilde “kendileri olmak” istiyorlar. Oyuna göre PUA Tanrısı Mystery bile PUA senaryosunun kendi ONEities’i olan Katya ile uzun süreli ilişkiye girmek için işe yaramadığında intihara meyilli, zavallı bir AFCye dönüşüyor. Tarihin en meşhur PUAsı bile hala AFC zihniyetinde zira o zihniyeti öldürmek için birşey yapmamış – içindeki AFCyi öldürmemiş.

Başka çok yaygın birşey de reform olmuş ve OYUN yolunda iyi ilerleyen AFCnin, oyun sayesinde hayallerindeki kızı tavlaması ve bunu başarır başarmaz onunla eski AFC çerçevesi temelli bir uzun süreli ilişkiye girerek onu kaybetmesidir. Ben büyük bir Ross Jefferies hayranı değilim ama zamanında dediği bir laf çok doğru : “PUA yeteneklerini bu kalaslara öğretmek, küçük çocukların eline dinamit vermek gibi birşey”. Bu laf kendi tahmin edebileceğinden daha doğru muhtemelen, çünkü felaket potansiyeli çok fazla. Birçok erkek, hedefteki kızı kapatabilecekleri sihirli değnek ya da sihirli formül peşinde. Ama bu onların uzun süredir fantaziledikleri tembel ve beta uzun süreli ilişkiye onları hazırlamak konusunda hiçbir şey içermiyor. Bu adamlar erkek adam değil, ellerinde dinamit olan oğlan çocuklarına dönüşüyorlar. Sonra OYUNu öğrenmek sayesinde hayallerinin kadınının kalbini çalan arkadaş, “başına gelmiş en güzel şey” olan bu hatun kendini terkedince yıkılıp, intihara meyilli bir hale gelince şaşırıyor muyuz? Ya da sevgili ONEities’i bipolar bozukluktan müzdarip çıkınca ve elemanın hayatı OYUN sonrası uzun süreli ilişkiye hazır olmadığı için tepetaklak olunca?

Herhangi bir kadını tavlamak için sadece PUA yeteneklerini kullanmanın problemi, bunun bazen gerçekten HERHANGİ bir kadını tavlaması. Önden araştırma yok, muhakeme yok, düşünmek. AFC oyun sayesinde güzel bir kızı ya da eskiden uydusu olduğu kızı tavlayabilmeye başlayınca o kadar kendilerinden geçiyorlar ki, nasıl bir kadınla beraber olmaları gerektiği konusundaki kriterleri boşveriyorlar. Bu nedenle duygu manipulasyonu yapan kadınlara karşı tamamen hazırlıksız oluyorlar, özellikle de bu kadınlar çok güzelse. Bu nedenle kısa zamanda bu kadını takıntı ve ONEitis haline getiriyorlar.

Bu teknikleri daha pişmemiş bir oğlan çocuğu iken kullanarak bir erkeğin girmeyeceği ilişkilere (sorunlu kızlarla) ya da anca bir erkeğin başa çıkabileceği ilişkilere girmeleri. Bu durumda ya bir kızı kız arkadaş tutmaya çalışarak ya da kız tarafından terk edilip bunalıma girerek hayatının en önemli fırsatlarından birini heba etmesi.

Kendi hayatınızı kazandığınız ve kendi evinizde yaşadığınız dönemde, eğer o döneme iyi kazanan biri olarak girmişseniz, kadın – erkek ilişkileri daha güzel. Eğer aceleniz varsa hayata hemen atılmaya bakın (okulu uzatmayın, askere gitmemek için master yapmayın ve askerliğinizi yapın, iyi bir iş hayatına sahip olmak için çalışın, vs …). Tamamen kızlaran uzak durun demiyorum ama odağınızdan kızlar için sapmayın. Kızlar kaçmıyorlar.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

26 thoughts on “Kağıttan kaplan”

  1. Harika bir yazı. hayatın sorumluluğunu almak, disiplin kazanmak, çalışkan ve tertipli olmak, beslenmeye dikkat etmek ve çöp gıdalardan uzak durmak varken bardan hatun kaldırmak, en güzel kızları etkilemek gibi konular bana hep tali meseleler geliyor.
    bu sitede en kıymetli yazılar bana göre disiplin ve düzen ilgili yazılar. şahsi kanaatimce (katılmıyorsanız paylaşın lütfen, öğrenmek içi giriyoruz siteye) aksiyon her zaman istekten önce geliyor. kimse bulaşık yıkamak veya evini temizlemek için şevk duymaz ama ufaktan başlayınca bitirmeden bırakmazsınız çünkü istek aksiyondan sonra gelir.
    motivasyon denen sinsi düşmanı hayatımızdan çıkaralım. Procrastination denen illeti en kısa zamanda bırakalım.

  2. Bu siteyi yeni keşfedenler bu yazdığın makaleyi okumakla işe başlamalılar güzel bir makale(Ve çok önemli).Bu makalenin başa tutturulması lazım herkes yanlış yerden başlıyor bir ortası, bir sonu, bir başlangıcını okuyarak bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.Sıraya koyup okuması gereken makaleleri sıralamamız lazım, benim aklım da bunu yapmak var bütün makaleleri okuyup sıraya koyacağım ozamana kadar kimse yapmazsa ben paylaşacağım.

    1. Siralama fikri cok guzel. Siteyi yeni kesfeden biri ilk bu yaziyi okuyamaz okusa da anlayamaz. En azindan terimleri ve nerelerde kullanildiklarini ogrenip anlamasi lazim. Siraya koyma isini yapacak kisiye once oneitis, pua, neg vs. terim anlamlari ogreten yazilari onlarin pesine bunu koymasini oneririm.

  3. Mükemmel bir noktaya değinilmiş yorumda da okumuştum dün zaten . Kendimden örnek vereyim ki buradaki toy arkadaşlara tavsiyem olsun . Hemde dertleşmiş olup rahatlayayım biraz .

    21 yaşındayım ve BOŞUM.
    İlkokul ve ortaokul dönemlerimde çok aşırı hiperaktif ve tam bir piç olduğumu hatırlıyorum . Basketbol takımında fix oyuncuyum ve yaşıtlarıma göre boy pos oranım daha iyiydi . Maçlara çıkar şovumu yapardım özellikle de tüm okulun geldiği maçlarda . Peşimde dolanan her zaman 3 5 kız olurdu ve ben bir üst sınıfım olan okulun en taş hatunlarından biriyle çıkıyordum .

    Sonra ne oldu bilmiyorum sakinleşmeye karar verdim . Dini sebeplerin büyük etkisi oldu bunda . Hızımı kestim ve bir kıza aşık oldum . Ve bu kız 7 yıl hayatımda kaldı sene 2010 falan . Lise dönemi tüm kızlarla ve cafe ortamı da dahil bağlantımı kestim dışarıyla hiç bir bağlantım yoktu ve ne kadar ahmakça bir düşünceyle daha o yaşta bu kızla evleneceğime inanmıştım . Bana bunları yaptıran hep buydu . Basketbolu bıraktım , pc oyunlarına kapadım kendimi , dersleri zaten saldım . Niye çalışsaydım ki ? Zaten hayatımın aşkı yanımda benle soğan ekmek yemeye bile razı (!) . Gitgide asosyal ve takıntılı biri haline geliyordum ve farkında değildim sorunda burada zaten .

    Lise bittiğinde mahvolmuştum . Çok alakasız bir puanla aileme öfkemle tercih yaptım . Hiç istemediğim bir şehir ve bir üniversite tabi kıza yakın olma amaçlı birazda . Kızda hatrı sayılır bir bölüme gitti . Kendimi bok gibi hissettiğimi hatırlıyorum .

    Tabi bu arada 4 yıl evden çıkmadığım için gelişimim durmuş 60 kilo , 184 boy postür bozukluğu da var . Sarkmış bir s*ke benziyorum ama hala ayıkmıyorum . O kadar aptalım . Pornografi ve 31 e öyle gömülmüşüm ki , toplam 15 bin saatlik game play i saymıyorum . Siz ağlayın halime .

    2 yılda üniversite de evde yattım 0 aktivite yine oyun ve porno . Arada kızın yanına gidip oyalanıyorum işte senede 3-4 defa o da . Bende bir şeyler dank etmeye başladı artık (biliyorum sövüyorsuz ). Zaten kızla yıllardır düzenli bir şekilde aramız bozuluyor başlardaki ilişkiyle alakasını geçtim , ayrılmayalım diye götümü yırtıyorum ama erkeklikten de taviz vermiyoruz tabi (!) . O olmazsa ölürüm yaşamam için bir sebep yok modundayım .

    İlk kez o zaman sordum kendime sen ne yapıyorsun oğlum ? diye . Nofapla tanıştım ardından sonra bir kaç ay içinde de bu siteye düştüm . Düşmemle hayatımın film şeridi gibi gözümün önünden geçmesi bir oldu zaten . Hemen işe koyuldum çünkü kaybedilecek tüm vakitleri cesurca harcamıştım zaten .

    5 aydır fitness’a başladım , porno ve mastı bıraktım,oyunları sildim ve kızdan ayrıldım . O kadar dik bir şekilde ayrıldım ki ağladı ayrılmayayım diye . Yemedim çektim çiziği . Kız olayında fazla detaya girmeyeceğim ama daha ilk senemden ayrılmam gerekiyordu zaten bunu bilin yeter .
    Okulu bıraktım hemen ve çalışıyorum şimdi . Tekrar sınava hazırlanıyorum ve hayal ettiğim şeyin peşinden koşmaya çalışıyorum .

    Diyeceğim şu ki lise döneminde gözleriniz kapalı , duygularınız saf ve bozulmamış olduğu için bu konuma düşüyor çoğu erkek çocuğu ve mahvoluyor . Bir çoğunun daha haberi bile yok 40-50 yaşlarına gelmesine rağmen . Lise kendine yatırım yapacağın en mükemmel dönemdir . Bu çağları kızlara harcamayın . Kendinize yatırımı yaptığınızda ve bir yere geldiğiniz de ortalığın anasını ağlatacaksınız zaten . Sosyal yönden kesinlikle hayattan da kopmayın tabi .

  4. hocam peki “sorunların kaynağını anlayabiliyorum ama ne yapsam olmuyor, ne etsem kendi hayatımı elime alamıyorum” diyenlere ne söylemek isterseniz. varlığın kendisi evrimsel bir savaşın ortasında olduğumuzun göstergesi zaten. ama ve lakin modern dünya oluşumu insanın üzerinde çok fazla baskı kuruyor. bundan dolayı da insanlar yapay dopaminler sağlayan şeylere bağlılık kuruyor. bizi bu sömürü ve kendi benliğimize ters olan şeylerden söküp atacak anahtar stratejiler ne olabilir sizce? bazen savaşın ortasından çıkıp gidesim var diyorum. ama şunu da biliyorum savaşın kendisinden kaçıp kolay yöne sürüklenmek daha mükemmel bir şekilde değiştirmeyecek hayatım. “no pain, no gain” algısındaki gibi acı yoksa başarı elde etme ihtimalinde yok. doğanın getirmiş olduğu keskin bir kanun bence bu. evet ölüm gibi bir farkındalığın insan da nasıl anksiyeteler oluşturduğunun da farkındayım ama hayatta nihai amaç ya da aristoteles’in bu konunun vurgusuna atıf yaptığı gibi nihai mutluluğa (eudamonia) ulaşmanın insana ne gibi getirisi olabilir? eğer teolojik dinlerde ki düşünce gibi bu hayat ötekiyle olan arasında bir köprüyse bunlar işe yarayabilir. ama diğer yönden baktığımız zaman hiçbir sonuca ulaşamayacaksak sadece güzel bir hayat geçirmekle kalmış olacağız. işte tüm problem burada ortaya çıkıyor, insanın varlık farkındılığında ki mutlak hakikat ya da arayış, the matrix filmi birazda buna atıfta bulunuyor. the red pill birçok yönüyle ele aldığımızda önemli bir gerçek olarak hayatımızda yer etmesi gereken bir disiplin yada felsefe diyebiliriz. umarım insanın anlam arayışı ve gerekse üzerinde durduğumuz konularda olsun bir düşünce penceresi açmışımdır.

    1. Bunu diyenlerin çoğu, kendi hayatını birden eline almaya çalışıyor. Bir liste yapsınlar ve o listeden en kolaydan en zora göre yapmaya başlasınlar.

      Bunu bile yapamayan adama 3 tavsiyem var :

      1) Rutininize darbe indirin. Bunu ölümün direk veya yakın olduğu bir yerde vakit geçirerek yapabilirsiniz. Amansız hastalık geçirenlere yardım eden bir derneğe gönüllü olabilirsiniz. O hastalarla bireysel olarak ilgilenen bir pozisyonda, masa başında değil. Ya da bir huzur evinde hayrına çalışın. Dünyanın tüm iradesi kendilerinde olsa da artık o irade ile yapabileceği hiçbir şey insanlarla biraz zaman geçirin ki bunun bugün değil size de olacağını ve o zaman artık çok geç olacağını anlayın.

      2) 20 gün mağaraya kapanın. Tüm internetten, telefondan ve hayattan çekilin. BUNALIMDA OLANLARA TAVSİYE ETMEM. Mağara derken şimdi gidip mağara aramayın kendinize. Normal hayat örgünüzle zerre alakası olmayan bir mekana gidin (başka şehirde kiralık daire), bir yaz tatili, vs. Orada rutininiz basitleşince erken kalkmayı, disiplinli olmayı, hiçbir cezbedici şey olmayan yerde deneyimleyin. Eğer askerliği erteliyorsanız, askerliğinizi yapmanızı şiddetle tavsiye ederim. Benim askerliğimin önemli kısmı mıntıka temizliği, yer paspaslamak, patates soymak (evet patates soymak), tüm cephaneliği indirip tekrar tekrar saymak ve rütbelilere çay kahve ve yazıhane işleri ile geçti (gerçi aktif birlikti – nöbetle, tatbikatla falan da çok zaman geçirdim), çoğu erkeğin de farklı geçmez. Ama sabah hep aynı saatte kalkmak, disiplinli ve saat gibi yaşamayı öğrenmek için ideal. Bir de eğer üniversiteli falansanız, memleketin daha mavi yakalı ve köylü kesmi ile 6 ay aynı koğuşta olmak çok iyi bir deneyim. Bonusu da forma girmektir. 6 ayda aş gibi dönmüştüm (sabah tüfekli, tüfeksiz hareketler bile yeter).

      3) Mümkünse, kendinize erkek bir mentör bulun. Paranız varsa iyi bir erkek psikolog da olur. Bu adama gidin, disiplinli olmak istiyorum tut elimden deyin.

  5. Selam Mahmut Abi,
    Aşağı yukarı ne düşündüğünü az çok bilsem de fikrini almak istiyorum. 27 yaşındayım KH ile tanışalı 6 ay kadar oldu, bu sürecte her ne kadar spor salonuna devam edip kendimi hem mental hem fiziki anlamda iyileştirsem de almam gereken uzun yol var birçoğumuzun oldugu gibi. Sıralama aşağı yukarı aynı oneitis > dibe vuruş> arayış> ekşi sözlük > skeptico> erkekadam 🙂 Üniversite hayatımın yarısından fazlası oneitis yüzünden karşı cinsle ilişki anlamında istediğim şekilde geçmedi. Soruma gelecek olursak 1,5 yıldır ailemle yaşıyorum ve ortalama bir maasla kurumsal bir şirkette mühendis olarak çalışıyorum. Ayrı (1+1 vs) eve çıkıp tek basıma yasamak istiyorum bu sayede kendimi gerceklestirme anlamında da adım atmış olacagımı düşünüyorum. Ailemle ilgili bir problemim yok (yavastan evlilik soruları haricinde😒) il dışında üniversiteyi okudum zaten belki de yuvadan uçmanın vakti geldi. Bu düşündüklerimin bana yaklasık 500-600₺ maliyeti olacak aylık. Sence alayım mı bu kararı yok bu parayı kendime yatırım birikim hobi vs mi ayırayım?

    Yazıların oldugu kadar yorumlar da cok değerli, hepsi için ayrı ayrı teşekkür ederim.

      1. abi ev cidden çok önemli ama hiçbir birikimi yoksa ve çok iyi bir geliri yoksa kıçının üstüne oturur. bence bir süre kendisini rahip moduna alıp, kenara para atarken mental ve fizyolojik gelişimine yatırım yapsa çok daha iyi olur. ama dediğin gibi abi mutlaka eve çıkmalı en sonunda. ev çok önemli.

    1. Kesinlikle ayrı eve çık, hatta geç bile kalmışsın. Bir erkeğin kendi topraklarına sahip olması lazım. 40-50 metrekarelik, 1+1 bir stüdyo daire bile olsa aile yanından iyidir. Ben kendi evime 19 yaşındayken çıkmıştım.

  6. Abi sonunda bekledigimiz bir yazı

    Abi bence sadece karı kız degilde arkadaşlık ilişkilerinede değinsek harika olur

    Saygılar

    1. Selam. Siteyi kırmızı hap (kadın – erkek ilişkileri ve maskülinite) odağında tutmaya çalışıyorum. Kırmızı hapın bu tanımı Rollo Tomassi’nşn tanımı. O nedenle diğer konulara pek girmiyorum.

      1. Hocam erkekliğin sorunlarına değinmeden “erkek-kadın” ilişkileri hakkında düşünce geliştirmek mantıklı gelmiyor bence. Zimbardo’nun “Bitik Erkekler” diye bir kitabını okuyorum, teknoloji, modern dünya ve 3.feminist dalgasında ki Erkekler üzerinde oluşturduğu toksit kolay atılabilecek bir şey değil. Yazı da bundan bahsedilmiş, ben daha önce söylediklerimi yineliyorum, her erkek bir MGTOW döneminden geçmeli. Yoksa erkek-kadın ilişkileri üzerine karamalar yapmak saçma olur. Etkili olacağını da pek düşünmüyorum. Birde hocam bir yazı paylaşıyorsunuz bir sonra ki bir öncekiyle bağlantılı olsa daha akılda kalıcı olur gibi. Siz nedersiniz?

  7. Maskulen giyim tarzina dair ipuclarina benim de ihtiyacim var. Hic anlamiyorum bu islerden capulcu gibi giyiniyorum 😛 Eger bu konuda yazi yayinlarsaniz cok super olur abi

  8. Abi erkek dediğin kıllı mı olacak kılsız mı?

    Şimdi ben spor yaparken vücüudu alsam kadınsı kaçar mı?

  9. kadınlar genel olarak bana hep iyi davrandı, boyum 1.73, 75 kiloyum ve 26 yaşındayım, eskiden 96 kilo olduğum dönemler oldu ama kadınlar bir şekilde bana hep iyi davrandı, tam istediğim olmasa da benimle ilgilenen birileri vardı hep, bu sayede mavi hap’ın ilüzyonu beni birşeyleri yanlış yaptığımı anlamaktan alıkoydu.
    8 yıldır oneitis bir ablayla arkadaşlık yapıyordum, o alfadan alfaya atlarken, boş kaldığında beni de yokluyordu, kendince, hatalarımı bam bam yüzüme vurmadan, beni yönlendirmeye çalıştı bile diyebiliriz. ama olmadı, hiçbir türlü anlamadım. en son bir şekilde artık onunla birşeylerin olmayacağını idrak edebildim ve (nasıl olduğunu hatırlamıyorum) bu siteyi buldum, konu hakkında içerikleri farklı kaynaklardan olabildiğince okudum, hala okumaya devam ediyorum. bu sayede geçmişimde yaşadığım ilişkilerdeki hatalarım yavaş yavaş gözümün önüne gelmeye başladı. açıkçası düşünce tarzını baştan inşa etme durumu da şart mavi haptan kurtulmak için, çünkü filmlerde, dizilerde ve tam olarak hayatımızın dibinde gördüğümüz masallarla o kadar beynimiz yıkanmış ki, direnci kırıp gerçekleri görmek istemem için 5 kere sağlam kazık yemem gerekti. görmek istemek diyorum çünkü hepsinin sonunda aynı motivasyonla kendimce red pill benzeri düşüncelere giriyordum. bişeyleri yanlış yaptığımın hep farkındaydım, ama fırsatını bulduğum anda aynı hataları tekrarlamaktan geri durmuyordum.
    iyi bir eğitimim ve işim var, genel olarak problemlere analitik yönden güzel çözümler üretebiliyorum ama hayatım boyunca kadınlarla ilişkilerimde bu hiç işime yaramadı. ne zaman kilo verdim, gerçekten sağlam vücut yaptım(ki bu 22 yaşında üniversite yıllarıma tekabul eder), random kadınlar üstüme atlamaya başladı, çoğu benden büyük veya benden boyu uzun kadınlardı. hepsi benim kontrolüm dışında sonlandı ve ben hala hiçbir şey anlamamıştım.
    para kazanmaya başladım, aklıma hayalime gelmeyecek kadınlar benimle ilgilenmeye başladı, artık bir beklentim kalmamıştı kadınlardan, birşeyleri bilmeden doğru yapıyordum, ama onlar da benim kontrolüm dışında ve ben hiçbir şey anlamadan sonlandı. çünkü ben iyi bir insandım, kadınlara değer veriyordum, kontrolü onlarla paylaşıyordum.
    aslında sıkıntı kadınlara değer vermem değilmiş, kadınlara kendimden fazla değer vermem, dolayısıyla kendimi değersizleştirmem imiş. gerçekten kadınlardan birçok yönden güçlü olmama rağmen, gücü onlara devretmemmiş. bunu nasıl göremedim bilmiyorum, görmek istememiş olma ihtimalim yüksek. kırmızı hapı gerçekten yutmak zorunda kalmayan insanın yutması bu yüzden zor oluyor bence. kağıttan kaplan oluyorsunuz en fazla, iki ıslanınca eriyip gidiyor kaplanlık.
    tamamen red pill yuttuğumu da söyleyemiyorum açıkçası ama, kadınlarla ilişkilerime biraz güç oyunu ekledim ve bütün kontrol benim elime geldi.
    bazı şeyler tam olsa bile, doğru bakış açısı olmadan ilişkilerde kadınların kölesi olmaktan kaçamazsınız.
    bu site de doğru bakış açısını kazanmamda bana yardımcı ve yönlendirici oldu, başka sitelere linkler, mahmut abinin dating wizard kitabının ücretsiz versiyonunu bam diye vermesi falan, RDS max denilen youtuber eleman resmen o kitabın içeriğini bam bam çalıp içerik kasıyor. mahmut ve sonsuzluk beye, dante kardeşimize burdan teşekkür ediyorum, böyle güzel içeriklerin devamını diliyorum.

  10. Mahmut abi, maskuleniteyi dış görünüşüme giydirdim ve dışarıdan maskulen bir erkegim ancak davranislarim ve zihnim olmasi gerektigi kadar maskulen değil. Özellikle de kizlarla ve hb olarak yuksek olanlari ile. Eger maskuleniteyi davranış ve zihnime de giydirsem, her şey tamam olacak. Bunun için ne oneriyorsun abi?

    Ayrıca disiplin bu dönem genç neslin en büyük kanayan yarasi, esasen bizim Türk toplumunun kanayan yarası. Bende de yoğun bir disiplinsizlik var, gördüğüm kadarıyla kadınlar erkeklerden nispeten daha disiplinli. Gerçekten yazık, disiplinsiz erkek…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *