Jordan Peterson – Past Authoring Program

Size duygusal acı veren ve sık sık zihninizi işgal eden anılarınız var. Bir arzu duyduğunuzda ve bu arzu gerçekleşmediğinde, hayal kırıklığına uğrarız. Bu da sizde negatif duygular yaratıyor. Bu, o zaman diliminde bulunduğunuz konumu ustalık göstererek yönetemediğinizi gösterir. Örneğin, lisede sürekli zorbalığa maruz kaldığınızı ya da dalga geçildiğinizi düşünelim. Bu sizin, lisede insanlarla doğru şekilde sosyalleşmeyi bilmediğinizi gösterir. Lisede yaşadığınız bu olaylar yüzünden şu an insanlardan korkuyorsunuz. Ve bu düşünceler sürekli kafanızı meşgul ediyor. Nasıl zorbalığa uğradığınız, dalga geçildiğiniz, ne kadar kötü hissettiğiniz hakkındaki düşünceler sürekli geri geliyor.

Peki, bu düşünceler neden sürekli olarak zihninize üşüşüyor? Bunun sebebi, endişe üreten sistemler sizin tehlike karşısında kendini koruyacak yeteneğe sahip olmadığınızı varsayıyor. Bu sistem sürekli şunu söylüyor : “tehlike var, tehlike var, tehlike var … sen insanları nasıl idare edeceğini bilmiyorsun …” Bu döngü kendiliğinden ortadan kalkmayacak zira bu bir alarm sistemi. Sizi tehlikelere karşı uyarmaya çalışıyor.

Bu durumda yapmanız gereken şey, ve bunu bir terapist ile yapabilirsiniz, şu soruları sormak :

  • Tüm o zorbalık ve dalga geçmeler neden başladı?
  • Kendi davranışlarım yüzünden mi o duruma düştüm ya da o duruma düşmemde varsa hangi çevresel faktörler etkili oldu?
  • Bütün bu olayı nası yorumlamalıyım ve bu olaylarla ilgili algımı nasıl değiştirmeliyim ki, bu tür bir şey gelecekte başıma gelmesin?

Bunları yaptıktan sonra zorbalıkla ilgili anlılarınız zihninizi işgal etmeyi bırakacaktır. İnsanlar hafızanın görevinin geçmişi temsil etmek olduğunu düşünürler. Bu yanlış. Hafızanın görevi sizi aynı aptal hataları tekrar tekrar yapmaktan alıkoymaktır. Geçmişi, gelecek daha iyi olsun diye hatırlarsınız.

Eğer geçmişte yaşıyor iseniz ve zihniniz geçmiş ile istila edilmiş ise, bir şekilde geçmişe saplanıp kalmışsınızdır. Deneyimlerinizi, size öğretebileceği herşey ile değerlendirmemişsinizdir. Kötü bir deneyiminizde, önce vücudunuz reaksiyon gösterir. Sonra duygularınız reaksiyon gösterir ve daha sonra bununla ilgili düşünmeye başlarsınız. Ama bazen kötü deneyim vücudunuzun ve duygularınızın tepkisinin ötesine geçemez.

Örneğin, çocukken cinsel tacize uğradığınızı düşünelim. Küçük bir çocuk iken bu kötü deneyimle ilgili nasıl düşüneceksiniz ki? Amcanız cinsel tacizde bulunuyor. “Güven duymam ve beni koruması gereken ve benimde birgün olacağım gibi yetişkin olan bu kişi, bana anlamadığım ve korkunç şeyler yaptı ve bunu sır olarak tutmam gerekiyor … ” Dört yaşındayken bu olay hakkında düşünebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Böyle bir şey hakkında 30 yaşındayken bile düşünemezsiniz ki!

Yani, korkunç bir deneyime saplanır kalırsınız. Sonra 25 – 26 yaşındasınız ve bu deneyimin anıları zihninizi işgal ediyor ve geriye dönmelisiniz ve düşünmelisiniz. Bu korkunç  bir şeydi. Zira böyle bir deneyimle başa çıkabilmek için bir kötülük felsefesi geliştirmeniz lazım. İnsanlar korkunç olabilir, siz de öyle. Bu kabul etmesi zor bir şey ama bunu öğrenmeniz lazım ki kendinizi dünyada doğru bir şekilde konumlandırın.

Bu tür acı veren deneyimlerle yüzleşip aşmak için kullanabileceğiniz, past authoring programını tanıtacağım. Past authoring programında geçmişinizi 7 zaman dilimine bölüyorsunuz. Sonra her bir zaman diliminde sizde en güçlü duygusal tepki (pozitif ya da negatif) yaratan olayı seçiyorsunuz. Negatif deneyimler için sebep analizi yapıyorsunuz.

Bu kötü deneyimi yaşadınız. Bu deneyimin yükünü hala taşıyorsunuz? Peki bu deneyimi neden yaşadınız?

“4 yaşındaydım ve 6 yaşındakiler beni dövüp duruyorlardı. ” Ama artık 4 yaşında değilsiniz ve o 6 yaşındakiler de çevrenizde değiller. Yani bu anı artık geçerliliği olmayan bir şey. Program bu tür anılarla ilgili bu tip sorular sorarak analiz etmenizi sağlıyor.

Kendi kendinize geçmişte ne olduğunu yazarak ve baştan aşağı düşünerek iyileşme yaşayabilirsiniz. Program oldukça ucuz, yaklaşık 15 Amerikan Doları. Terapi için parası olmayanlar için ideal ama maalesef program Türkçe değil.

Bu program, özellikle 18 aydan daha eski anılarınız; korku, öfke, utanç ve endişe gibi güçlü negatif duygular yaratarak sürekli aklınıza geliyorsa yararlı. Bunun olması, zihninizin bu deneyimleri hala tam olarak işleyemediği ve bu deneyimlerin, zihninizin negatif duygu yaratan sistemleri tarafından hala çözümlenmemiş tehdit olarak algılandığını gösterir. Beyniniz çözülmemiş tehditlere acil durumlar için ortaya çıkan fizyolojik hazırlıklar ile tepki verir, örneğin stres hormonu olan kortisol salgılamak gibi. Kortisol ise sürekli yüksek seviyelerde olursa, toksik hale gelebilir.

Burada “işlemek” ne demek yukarıda belirttim ama tekrar edeyim. 14 yaşındayken zorbalığa uğradınız ve bunun yükünü duruşunuz ya da insanlarla ilgili varsayımlarınız da dahil olmak üzere hala taşıyorsunuz. Bu yükü kin ve öfke olarak taşıyorsunuz. O zaman bu olay tarafından dümdüz edildiğiniz için, bunu hala taşıyorsunuz.

Fakat artık 14 yaşında değilsiniz. Artık 41 yaşındasınız. Ve o deneyimler, şu anki gerçekliğinize basit bir şekilde transfer edilemezler. Şu soruyu sormalısınız :

O zaman ne oldu?

Burada “ne oldu” sorusu, “beni alıp o savunmasız ve aşağı duruma getiren sebep – sonuç yolları nelerdi” demek. Yani ayrıntılı ve dikkatli cevaplanması gereken bir soru. Zira bu kötü anıya saplanıp kalan tarafınız, sizin bir daha böyle savunmasız ve aşağı duruma gelmeyecek kadar değiştiğinize emin olmak istiyor. Eğer bu düşünce süreci sonucu, cevabınız “evet, evet ben aynı kişi değilim ve bunun bir daha başıma gelmesine izin vermeyeceğime eminim” ise; geçmişe gidip “bak şu nedenle oldu ve ben o şeyi yapmasaydım olmazdı ve şimdi yapmam” ya da “o zaman çok güçsüzdüm ama şimdi güçlüyüm” analizlerini yaparsanız, o kötü deneyimin soğuk elleri zihninizi bırakacaktır. Zira zihninizin bilmek istediği şu : “sen bu olayı, bir daha başına gelme ihtimali kalmayacak şekilde çözdün mü?”

Bu programı mantiki olarak Present Authoring ve Future Authoring programlarından önce yapmak isteyebilirsiniz ama 3 program içindeki en zaman alıcı ve zor olanı Past Authoring. Bu nedenle, Past Authoring programını diğer ikisinden sonra yapmanız tavsiye edilir.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

15 thoughts on “Jordan Peterson – Past Authoring Program”

  1. Geçen günkü yazdığınız yazıyı okudum.Ve dün bende o kısmı okuyup uyguladım.Dün tam 16 sayfa oneitis yaptığım kız hakkında tüm düşüncelerimi,Yapmak istediklerimi hatalarımı,Olan şeyleri baştan sona kadar yazdım.

    Sonuç ise muhteşemdi,Aylardan beri ilk defa uyandığımda o kız aklıma gelmedi,Gün içinde hep o kızla ilgili geçmişe dair,Hep keşke geei getirseydi bunu bunu derdim,Diye sürekli kafamda farklı senaryolar kuruyordum.

    Şimdi ise çok güzel oldu ilk günden faydasını gördüm.Tyt yks sınavına hazırlanıyorum.

    Odaklanma problemini %95 halletmiş oldum sayenizde ne kadar teşşekkür etsem az,

    Normalde aklımda çıkmayan kişi sabahtan beridir 3 defa aklıma geldi.

    Ama sırtımdaki yük o kadar hafiflediki o söylediğim senaryo kurma olayı felanda olmuyor çok süper oldu.Kuş gibi hafifim bundan sonra günlük tutmayı düşünüyorum.

    Size ne kadar teşşekür etsem az yani,Elime geçen ilk parayla buraya bağış yapacağım.Tekrardan teşekkür ederim mahmut abi

    1. Kardeşim senin adına çok sevindim. Ben de hemen yarın yıllardır kötü hissettiren olay için bu methodu kullanıcam.

  2. Bunu psikoloğumla konuşacağım. Bununla ilgili post gelmesi çok iyi oldu, eline koluna sağlık Mahmut abi.

    İngilizce kaynağa da bakacağım. Şu postu okumadan önce, aynı durum tekrar olsa şu an vereceğim tepkiyi düşünüp, öyle davrandığımı hayal ederdim. Bunu yinelerdim ama hala dönem dönem sürekli aklıma geldiği olur. Pek iyi bir yöntem değil galiba. Bunu da deneyeceğim.

    Ben bir ara bu kötü olayların başrolündeki insanlarla gidip yüzleşmenin çözüm olduğunu sanmıştım. Lisede benim de kavga ettiğim bir çocuk vardı hala zaman zaman o kavga aklıma gelir. (15 yaşındaydım, belli belirsiz bir iki yumruk falan yemiştim halbuki. Beni etkileyen, bana tamamen üstünlük kurması ve erkek olarak yetki alanımın tamamen elimden alınmasıydı) Zihnimde çocuğa vurduğumu falan düşünürüm hep. Şu an hala arasıra çocuğu buralarda görünce bir tedirgin oluyorum, yalan yok. Ama lise bitti ve ben kesinlikle aynı tepkileri vermeyeceğimi biliyorum. Çünkü şimdiki halim kendini, 15 yaşımdaki halimin kendini sevdiğinden daha çok seviyor.

  3. Benim insanlardan ziyade hocam, kücüklüğümden beridir hayatımda ki meslek pilotluktu, pilot olamazsam uçak mühendisi olurum diyordum ama olamadım. Uçaklara olan ilgim ondan sonra kayboldu. Bunu sürekli kendime dile getiririm. Bu ukteyi içimden nasıl atarım hocam. Sanki pilot olmak benim için hayatta ki nihai hedefmiş gibi hep aklıma takılır durur. Bu sorunu aşmam gerek biliyorum. Ondan dolayı yardımınızı bekliyorum hocam.

    1. Bu bahsettiğin farklı birşey. Bu tür uktelerin sana anlattığı şey genelde şu an yürüdüğün yolun yüreğini koyacağın bir yol olmamasıdır. Yani bu düşüncelerden kurtulmak için pilot olman gerekmez ama yürüdüğün yola baş koyman ve eğer buna değmez diyorsan baş koyacağın bir yolda yürümen gerek.

  4. Konuyla tamamen bağlantısız fakat The Red Pill’le tanışmamla ve ilgili bir şeyler anlatmaya çalışacağım.

    Hatırlıyorum da ilkokul ve ortaokula giderken yani hayatıma henüz bilgisayar ve lanet porno girmeden önce okulda inanılmaz aktif, dersleri çok iyi değil ama idare edebilen, tüm sosyal aktivitelerde başı çeken ve kızlarla sürekli flört ve kino halinde olan, sınıfı yönlendiren birisiydim. O yıllarda televizyondan ve ana akım medyadan uzak olarak yetiştiğim için feminen öğretiye okul tarafından verilen kısmı hariç pek maruz kalmıyordum. Bunun sonucu olarak da erkeklerin doğasına uygun hareket ediyor ve sürekli gözlerim açık geziyordum.

    Ancak ne olduysa liseye başladığımda oldu. Hayatıma internet ve porno girdi. Saatlerimi orda harcamaya başladım. Fırsat buldukça kendimi tatmin ettim. Klasik liseli yani. Ama benim esas değinmek istediğim ve daha önce sitede değinildiğine şahit olmadığım bi konu var o da ana akım sinemasının nasıl feminen öğretiyi pompladığıyla ilgili.

    Lisedeyken sinemayla ilgilenmeye başladım, saatlerce film izliyor gece yarılarına kadar kritik okuyordum. Baya severek yapıyordum hala yapıyorum, ancak fark etmediğim özellikle Hollywood’un sürekli olarak tek bir kadının peşinden koşmalısınız, aşkınızın peşinden koşup kendinizi ona dürüstçe açarak ilerlemeli ve ailenizin babası olmalısınız pohpohlamasını çok güzel yemiştim. Bunu bir süre farkında olmadan içselleştirdiğimi ve eski benin ortadan kalkıp yerine pısırık, hedeflediği kadın eğer onu reddederse günlerce evden çıkmayan/çıkamayan spor yapmayan ve sadece kitap okuyup bir yerlere gelebileceğini sanan bir adamdım. Kısacası beta idim.

    Benim değinmeye çalıştığım nokta şu, bilgisayar, internet, telefon gibi kavramlarla karşılaşmadan önce beni herhangi bir şekilde yönlendiren bir şey olmadığı için içgüdülerime uygun davranıp mutlu oluyordum istediğimi elde edebiliyordum, kadınlar konusunda iyiydim fakat bu ögeler hayatıma dahil olduktan sonra pısırık, korkak ve istediğini bilmeyen bi adam oldum. Bunların hepsi sanıyorum ki bir süre sonra Confort Zone dediğimiz alanın ta kendisini oluşturuyor. Bu tür bağımlılıkların hepsinden arınmadıkça tamamiyle özgür ve alfa olacağımızı düşünmüyorum.

  5. Ayrıca Ralph Napolitano da takiplenecekler listesine alınabilir. Rollo ve Illimitable kadar olmasa da zaman zaman onların düzeyine çıktığı da oluyor. Güzel şeyler yazıyor.

  6. Marlon Brando anlattıklarının aynısını bende yaşadım dediklerine kelimesi kelimesine katılıyorum hele içgüdülerimle hareket ediyordum dedin ya beni benden aldı.

  7. Mahmut abi benim sorunum kız meselesi değil çok daha önemli senin ve diğer arkadaşların önerilerine ihtiyacım var .4 yıl önce falan di bı yakinimı kaybettim sonra bir meseleden tahlil verdim hastanede makine bozukmus sonuçlar yanlış çıktı ama bunu ertesi gün öğrendik falan orada bende internetten hastalık araştırma başladı orda bende bı başladı hocam , kalp ile ilgili şeyleri okuyorum gogsum ağrıyor çarpıntı oluyor 4 senede 20 kalp doktoruna gitmiş olabilirim , ordan başım ağrıyor mr a girdim ordan başka bişey hastaneden çıkıyorum yeni birsey çıkıyor benim vücutta bı şişlik vardı acayip rahatsız ediyordu gittim bu kış hatta yılbaşı günüydü yağ bezesi çıktı çok rahatladım ordan eve giderken parmağımı kistirdim kapıya dedim tetanoz olabilir oda ilk gün asi yapılmazsa iş işten geçiyormuş 7 hafta da ortaya çıkıyor yazıyordu internette belirtisine bakıyorum çene titremesi , yılbaşından 7 hafta saydım o süre geçene kadar cenem titreşim şaka gibi geliyor olabilir size ama gerçek den bunları yaşamak çok zor , psikolojik destek de aldım ama iş kafada bitiyor . Tavsiyelerinizi bekliyorum . Bu program işime yarayabilir mi birde

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *