Yaraları Sarıp Yola Devam Etmek

Biz erkeklerin ayrıldıktan sonra hatuna takılı kalma ve çok değerli bir şeyimizi kaybetmişçesine gidene önem atfetme gibi lanet huylarımız var. Sanırım bu, hatunu zor elde etmekte olduğumuz kadar, sahiplenme güdümüzden de kaynaklanan bir şey. Birlikte uyuduğun, gece boyunca seviştiğin, gezip eğlendiğin hatta ailenle tanıştırdığın kızın, hayatından çıkıp gitmesi bir erkek için travmatik bir şey. Bunu kabul etmek gerek fakat öte yandan artık sana karşı bir şey hissetmeyen, senden etkilenmeyen bir kadın için çabalaman hiçbir şeyi eskisi gibi yapmayacak. Dahası, vaktini ve enerjini boşa harcayıp daha güzel, daha çekici belki de tam sana hitap eden bir kadınla tanışıp sevgili olma fırsatını tepmiş olacaksın. ” Başka kadınlar umrumda değil, ben sadece onu istiyorum! ” dediğini duyar gibiyim. Bunun sebebini söyleyeyim: Kadınlar konusunda tecrübesizsin. Bu yüzden söz konusu kadının zor bulunan, değerli bir şey olduğunu düşünüp kafanda o kadını idealize ediyorsun. Hatunun ilişkide yaptığı hatalar, ayrılma arifesinde sana karşı tutumu, gerizekalı arkadaşlarının gazına gelmesi, seni artık çekici bulmaması hatta kendine yeni bir sevgili yapmış olması bile aklına gelmiyor. Sen sadece onunla geçirdiğin güzel günleri düşünüp kaçan balığın büyük olduğunu sanıyorsun. Halbuki havuzdaki tüm balıklar aynı.

AWALT ( all women are like that) kavramını daha önce duymamış olabilirsin. Bu kavram, kadınlar konusunda tecrübeli erkeklerin en sağlam tespitlerinden biri. Peki bu kadınları aynı yapan şeyler neler?

1- Kadınlar hipergamiktir ve bu başat kural. Hiçbir kadın kendi değerinin altında bir erkekle birlikte olma eğiliminde değildir. Özellikle görünüş, para, statü gibi en temel niteliklerde kadınlar her zaman kendine denk ya da kendinden yüksek erkeklerle birlikte olmak isterler. Elbette bunu onlara söylediğinizde şiddetle karşı çıkacak, manevi değerlere vurgu yapacaklardır fakat kadınlar güvenilmezdir ve mantıklarıyla değil, içgüdüleriyle ve duygularıyla hareket ederler.

2- Kadın- erkek ilişkisi çıkara dayalıdır. Bu çıkardan kasıt sadece para olabileceği gibi paranın en az paya sahip olduğu durumlar da olabilir. Örneğin, aynı maddi güce sahip olabilirsiniz ama erkek, statü bakımından yüksektir yahut maskülen özellikleri ağır basmaktadır. Şu hiçbir zaman unutulmamalıdır, kadının hipergamisinin tatmin olmadığı yerde ayrılık başlar. Eğer ayrılığın kadına maliyeti fazlaysa kadın saygısı ve sevgisi bitmiş şekilde hergün tartışarak hatta aldatarak ilişkiyi işkenceye çevirebilir. Dırdır da yine bu duygusal şiddet türlerinden biridir.

3- Kadınların sevgi anlayışıyla erkeklerin sevgi anlayışı aynı değildir. Kadınların sevgisi, saygı ve hayranlık odaklıdır. Hiçbir kadın saygı duymadığı bir adamla birlikte olmak istemez. Zayıf gördüğü erkeğe de hiçbir kadın saygı duymaz. Yani masum, zararsız, tatlı çocuk olmak size daima eksi puan kazandırır.

4- Kadınlar solipsist canlılardır. Çocukları olana kadar sadece kendilerini düşünürler ve ben merkezci hareket etmek doğalarında vardır. Bu yüzden çoğu kadın ya aşk acısı çekmez ya da bu sancılı süreci çok kısa bir sürede atlatır. Bu sadece kendini düşünme ve yaşananları kendine göre yorumlama, kadının en çirkin özelliğidir fakat bu sayede evrimsel olarak hayatta kalabilmişlerdir. Genellikle kendi hatalarını görmezden gelip suçlu çıkmaktan kaçınırlar. Bu nedenle bir kadınla tartışmaya girdiğinizde sürekli sizi suçlama eğilimindedir.

Kadınların milyonlarca yıldır genlerine işlenmiş olan hipergami eğilimi çoğu erkeğin bilmediği, bilse de doğru kadın yanılgısıyla görmezden geldiği çok önemli bir olgu. Hatun kişi tarafından terk edildiyseniz bu terk edilmenin sebebi %95 ihtimalle hipergami yüzünden. O hatun ayrılığın kendisini çok üzdüğünden, kahrolduğundan hatta ilginçtir, sizin yerinizin onda hep çok ayrı olacağından bahsedebilir. Bunlara inanıyorsanız hakikaten safsınız ya da gerçekleri görmek işinize gelmiyor. Hemen kendinize çeki düzen verin ve o insanı tamamen hayatınızdan çıkarın. O hatunun hiçbir özelliği olmayan, 3,5 milyar kadından yalnızca biri olduğuna emin olun. Kadınlar konusunda tecrübe edindikçe sizi çok üzen şeylere gülüp geçeceğinizi unutmayın.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Sonsuzluk ve Bir Gün

Sonsuzluk ve Bir gün, Türkçe kırmızı hap camiasının en bilinen ve takip edilen yazarlarından biri. Kendisini buradan olduğu gibi twitter hesabından (@sonsuzluk_vbg) ve Ekşi Sözlükten (@sonsuzluk ve bir gun) takip edebilirsiniz.

26 thoughts on “Yaraları Sarıp Yola Devam Etmek”

  1. Ya dostlar, benim bir sıkıntım var, bir türlü aşamadığım ve geçip-geçip yeniden hortlayan.

    Şimdi ben eskiden bu kadın-erkek muhabbetlerinde daha çok güvenirdim kendime, fakat; yaşadığım bir ilişkinin evliliğe gideceğini düşünürken kötü sonuçlanması vve ondan önce de yaşadığım bazı sıkıntılar, herhalde hep benimm başıma geldiğine göre, ben de birşey var dşüncesini oluşturdu, bazen atlatsam da, sosyal kaygı, kendime güvensizlik, sanki bir daha hiçbir kadın tarafından eskisi gibbi tercih edilmeyecekmişim gibi engel olamadığım düşüncelerim var.

    işin doğrusu; karşımma fırsatlar çıkıyor bazen, ama istediğim gibi devam ettiremez oldum, başarısızlığa uğradığğım örnekler oldu, birşeyler var, bir yerde yanlış yapıyorum ama nerede bilmiyorum, daha önce o kadar kendine güvenen bir adam olarak, şu anda bu durum canımı sıkıyor açıkçası ve ne yapmak lazzım bilmiyorum, tekrar ben olmak için herşeyimi verirdim inanın.

    1. Hocam, ormandaki her geyiği avlayamazsın. Kaybetmek bu işin doğasında var zaten olmazsa olmazı daha doğrusu. Sen yapman gerekeni yaptığın halde de kaybettiğin çok olacak. Hiç bir zaman kaybetmeme sadece çok küçük bir azınlık erkeğe mahsus.

  2. Hiç sevgilim olmadı, şu “aşk, bağlanma” olaylarını da anlamadım.

    Konuştuğum erkeklere aşk diye bir şey olmadığını, nasıl düşünmeleri gerektiklerini anlattığım zaman bunu kabul etmiyorlar.

    Şu an sevgili yapsam, 4-5 ay sonra ya ayrılırım ya da tabak çevirmeye başlarım.
    Üniversiteye geçmiş olacağım, o kadar yeni fırsat varken eskisinde takılmak olmaz.

    Önce birini bulmak gerek tabii 🙂.

  3. Yazılanlara katılıyorum. Fakat bir erkeğin giden kadını unutamamasının asıl sebebi onu idealleştirmesi değildir bana göre. Asıl sebep erkeğin özgüveninin yıkılmasıdır. Çünkü insanın özgüveni ile vardır. Aksi ölümdür.
    Meselenin anlaşılması için sevgilisi veya eşi ölen ve kişilere bakın kısa sürede unuturlar yenisini ararlar. Ama terkedilenler intihara bile giderler. Çünkü benliģimiz her zaman birinci sıradadır.

  4. Redpilli yalayıp yutmuş bir kız best brosunun gözlerini açmak için çabalıyor.
    aşağıdaki metin bir kızın ağzından bir erkeğe yazılmıştır. İsimler değiştirildi. Metin orjinal.

    Biraz background verelim. Kız ve erkek önceden çıkıyordu, sonra kız erkeği terketti. Erkek spor salonuna yazıldı ve Nehir adında taş ötesi bir kızla çıkmaya başladı. Kız kendi elleriyle terkettiği erkeği bu gelişmeler üzerine kıskançlık krizleri yaşaya yaşaya geri almak için uğraştı. Oneitisli bluepill dostumuz da mutlulukla bu gelişmeleri kabul etti. Tekrar çıkmaya başladılar. Kız erkeğin davetlerini ‘kınaya gitmek’, ‘yorgun olmak’ gibi saçma salak bahanelerle ekip duruyor. Yaptıkları en fazla şey öpüşmek ve o da en son bir ay önce gerçekleşmiş. Erkek sürpriz yapıp kızın yanına gittiğinde sevinçle karşılanmak yerine neden geldiğinin hesabı soruluyor. Bu bir göz açma çalışmasıdır.

    Bak kanka açık açık anlatıyorum:

    Aysu’dan ayrılamama sebebin çok fazla duygusal yatırım yapmış olman.

    Yıllardır peşindesin ve onu elde etmeye çalışıyorsun.

    Geldiğimiz noktada da objektif olarak bakarsak hala hedefine ulaşabilmiş değilsin.

    Bu durumun adı oneitis kardeşim.

    Sen bir kızı kendine hastalık yaptın.

    Tek boynuzlu atlara ve masallara inandın.

    Onu yeterince seversen o da senin sevdiğin kadar sevecek diye düşünüyorsun.

    The thing is, it doesn’t work that way.

    Eğer senin düşündüğün gibi olacak olsaydı inan bana bu ilk günden belli olurdu.

    Sonradan böyle bir durum oluşması, varolan durumun değişmesi imkansız.

    Güçlü olman gerek, alfa olman gerek.

    Şu an sen onun gözünde onun peşinden koşan ona ‘benimle ilgilen’ diye yalvaran bir betasın.

    Üzgünüm.

    Ama gerçekler acıdır.

    Ve bu tokadı artık yemen lazım.

    Umarım bana küsmezsin.

    Nehir’leyken seni kıskanıp istemesinin tek sebebi var:

    Objektif olarak Nehir’in net bir şekilde Aysu’dan üstün olması

    Zeka
    Tip
    Sosyal ilişkiler

    O sen Nehir’leyken seni kıskanmadı.

    Senin Nehir’le olabilecek kadar iyi olup onunla olmamanı kıskandı.

    Seni sadece o zaman kendine layık gördü.

    Sen Nehir gibi HB9 sıcakkanlı sevecen bir kızı peşinden koşturabilecek kadar iyiydin ama o bunu göremedi, yani zarara geçti.

    Bir kız dibinin düştüğü bir erkeğin neden geldiğini sorgulamaz. (sürpriz yaptığı gün hesap soruluyor.)

    Geldiği için mutlu olur.

    Bir kız dibinin düştüğü bir erkeğin buluşma teklifini reddetmez.

    Aysu’yu yeterince gözlemledim bu konuda.

    Trust me

    Sen Aysu’yla olduğun sürece onun gözünde kıymetli olmayacaksın asla da olmadın.

    Onunla çıkarken umrunda değildin.

    Ne zaman Nehir’le çıktın seni tekrar gördü.

    Diğer kadınların sende bulacak bi şeyi olduğu zaman isteniyorsun.

    Ona döndüğün anda da el altında ve kıymetsiz oluyorsun.

    Beta oluyorsun.

    Her açıdan çok daha iyi bir kızı bırakıp ona döndün.

    O da biliyor ki onunla birlikte olmanın sebebi Nehir’den iyi olması değil, ona bir zaafın var.

    Aysu ve genel olarak tüm 2x kromozomu taşıyan canlılar zaaflardan iğrenir kardeşim.

    Kontrolsüz erkek iğrençtir.

    Aysu senden bilinçaltında iğrenmese şimdiye yatmış olurdunuz.

    Bunun başka hiçbir açıklaması yok.

    Hiçbir gelenek isteğin ve arzunun önünde duramaz.

    Seni arzulamıyor.

    Seni sevmiyor aksini kendisi de düşünse bile…

    Artık uyanma vakti.

    Duygusal yatırımın battı. Evine haciz gelmeden iflasını açıkla.

        1. Kesinlikle, tam da bu yüzden işte. Bu platform temelde erkeklere bazı şeyleri hatırlatmak için, kızların da redpill’i öğrenmesi gibi bir gayesi yok, kızları yola sokma (!) gibi bir amacı da. Bu platformda gördüğüm tüm kızların yorumları genelde “tamam hepsine ama şöyle şöyle bişey de……” şeklinde oluyor, genelde betalaşmış erkeklerden sağladıkları avantajlarını kaybetmemek için. Ki altta yaptığın yorum da tam bunu işaret ediyor.

    1. İşin ironik kısmı bir kızla erkek arkadaş olamaz ve senle konuşan o “best bro” senin tavsiyelerin doğru olsada senle arkadaşlığını kesmeli.Çünkü sen istesende istemesende kendini kontrol edemiceksin ve farkında olmadan o çocuk halen daha beta kalacak.Çocuğun iyiliğini gerçekten istiyorsan onunla arkadaşlığını kes.Sad But True !

      1. Bir erkekle bir kızın arkadaş olmaması? kızlarla düzgün arkadaşlıklar yürütebilen erkekler neden beta olsun ki?

    2. redpillgirl, şu klasik kız terketti erkek spora bilmemneye yazıldı ve sonra bütün kızları becererek mutlu oldu senaryosunun türevlerini yazıp durmayın ya :D. Erkek terkedilen kıza hiçbir şekilde dönmemeli. Bir kız erkeğin beta tarafını gördükten sonra o erkek ne kadar alfa olursa olsun, aklanması çok zordur. Arzu, saf bir sevgidir ve temeli iyi atılmalıdır. Senaryoda bahsettiğin erkek hala beta ve daha önemlisi o kızı çevresinden çıkarmamış.
      Öncelikle yapması gereken şey spor, kendini analiz etme, özgüven geliştirme, bakım vsvs bunlar doğru ama bunları eski av sahasında yapması çok riskli.
      Bütün yaptıkları alfa olmak için değil, parçalanan özgüvenini, egosunu ispatlamak ve o kızı geri kazanmak için.(dediğin senaryoya göre)
      Ayrıca aşık olduğu kız kalitesiz ve hipergamisi yüksek bir çeşit ve büyük ihtimal ”anı yaşamak lazım” mentalitesinde bir kız. Bu perspektifli bir insana zaaf oluşturmak yapılacak en acınası ve zavallı durum.(bence)
      Bahsedilen senaryoda erkeğin alfa olması(yada öyle sanması) ve sonrasında kıza dönmesi yerine alfalıktan sonra daha rasyonel ve gözü açık bir tutum sergileyerek plan yapması lazım. Bu plan, aşk acısı sonrasında değişip bütün kızları becermek değil. İlişkilere daha gerçekçi yaklaşıp, kızlar için değil kendisi için bir şeyler yapmaktır. Yani performans göstermektir. Zaten bunu bir düzene oturttuktan sonra kendisine gelen yürüme davetiyelerini değerlendirerek bile mutlu olmayı başarabilir.

  5. Tanımlaman doğru ama bu konu üzerine yazılanların okuyan da her zaman küçük bir algılama hatası oluyor. Okuyan da kadınlar şeytandır hissiyatı ve düşünceleri uyandırıyor. Buna dikkat edilerek yazılmalı bu yazılar. Bencildir, hipergamiktir, güvenilmezdir, gibi kelimeleri biraz daha seçerek kullanmalı, özellikle kırmızı hapla yeni tanışmış erkekler böyle yazılar okuduğun da anın da şeytan gibi görmeye başlıyorlar kadınları. Özet: Kadınların da kötü özellikleri var bu özellikler bilinmeli ve ona göre hareket edilmeli diyelim. Yoksa çok sevecen tatlı canlılardır.
    (Yani kanımca öyledir.)

    1. “Erkek”

      HEELAAAAL Olsun moruk ya. İşte görmek istediğim bakış açısı amk. Müthiş bi noktaya değinmişsin. Sonra kızgın insanlar-nefretle dolu insanlar çıkıyor. Kendileri hayattan yanlış bakış açıları sebebiyle keyif almadıkları için başkalarına da aldırmiyorlar malesef.

      Kadın betaya karşı kötüdür,güvenilmezdir, ona çıkarcı davranır. Ancak bir alfanin sadece eğlence sebebi, mutluluk kaynağı olabilir, güzelliğiyle-feminen karakteriyle hayatına değer katabilir, ona erkek gibi hissettirir, güzel duygular yaşamasina sebep olur. Bu şekilde düşünmeliyiz. Kadinlara güvenilmez-şeytanlar olarak bakarsak onlarla eğlenemeyiz, eğlenemezsek duygusal çıkar ilişkisi gider, maddesel çıkar ilişkisi başlar. Kıza bir şeyler sunmak zorunda hisseder erkek kendini falan… Neyse. Çok güzel noktaya değinmişsin. Kadinlara Bakış açısının eğlenen ustalık olması çok önemli. Yani 12 YAŞINDA tatlı ve şirin, sevecen bir kız çocuğu gibi görüp üstten bakmalıyız. Ciddiye alıp SAVAŞMAMALIYIZ. Kadınla erkek beraber eğlenmek için vardır. Savaş aynı cinsiyetler arasında olur.

      Neyse.

    1. Yüz yüze reddetme cesareti olmayan kadınlar, numaralarını verip daha sonrasında bu tarz davranışlar sergileyebilir. NEXT..

      1. Doğru. Çok başınıza gelecek bu. Benim başıma gelen bir durumu (burda kız yanlış numara vermişti) anlatmıştım :

        http://erkekadam.org/2018/01/03/icindeki-alfayi-cilalayip-parlatmak/

        Kadınlar bunu iki sebepten yaparlar : korku ve / veya nezaket. Yan yana iken erkeğin reddedilmeye vereceği tepkiden çekinip sonra reddetmek üzere tel verirler ve / veya yüzyüze reddedetmeyi kaba bulup böyle reddederler.

        Üzerinde durulacak şey değil.

  6. Mahmut abi önceki yazılarında onetitisle ilgili riskleri söyleyip tavsiye vermişsin. Benim de eskiden oneitis yaptığım bir kız vardı mavi haplı olup beta davranışlar sergilediğim için kızı kaybetmiştim. Üniversite 1 ci sınıfda kızdan hoşlanmışdım yürümeye cesaret edemediğim için kız başkasıyla sevgili olmuştu ve sevgili oldugu erkek benden çok üstündü fiziki olarak. Bu olay travma yaratmıştı bende. Grupta herkes görmüştü kızın başkasıyla sevgili oldugunu ve özgüvenim yerle bir olmuştu. Sonra kızı unuttum. Kızla erkek ayrılmışlar. 4cü sınıfta iyi bir kız seçmeye karar verdim ve bu kızı yeniden istemeye karar verdim. Çünki kız 1ci sınıftan sonra kimseyle sevgili olmamıştı galiba alfa dul olmuştu. 4cı sınıfta kıza yürüdüm ve en beta haraketlerle hayır demesine rağmen bıktırdım kızı. Sonra askere gittim dönünce gene kıza söz yolladım hayır dedi. Kız pes etmedigimi görünce ben başkasını seviyorum dedi sonra bilmeden alfa gibi davranıp kıza kötü şeyler söyledim ve silmeye karar verdim. Askerden dönünce tipim degisti kendime baktıgım için degistim biraz. Sonra kızın vatsapını buldum yazdım falan resimlerimi falan gördü kız. Sonra yazmadım uzun bir süre kızın kendisi yazdı. Seni tanımak istiyorum diye. Konuştuk abisi evde olmayınca yazıodu. Sonra en betaca şeyler yaptım kıza. 1ci sınıfta sevgili oldugu erkek vardıya o dönse beni terk edermisin dedim? Aglıyorum falan dedim kısaca aklınıza ne betalık geliosa gösterdim kıza karşı. Kız terk etti sonra da kotu seyler yazınca engelledi. Sonrasında kırmızı hapla tanıştım spora başladım çoklu sevgililerim oldu ama hiçbiri beni etkilemedi. Sonra kızın 2 arkadaşını ayartttım kız benden nefret etti. Sonra çok kızla sevgili olsamda mutlu olmadım yani hiçbiri onun gibi başı aşağı, terbiyeli, feminen, güzel degildi. Şimdi onu geri döndürmemin hatalı oldugunu biliyorum sil başka kızlara bak diyeceksin silerim oneitisim degil sadece küçük bi şehirde yaşadıgım için onun gibi terbiyeli kız bulmam zor ve bulamadım da. Bana onu nasıl geri döndüre bilirim onu söyle lütfen. Oneitis yapmayacagımdan yada betalaşmayacagımdan eminim çünki maskulinitemi çok geliştirdim. İllada olacaksın diyorsan göze alıyirum. Sadece o kıza kendimi yeniden tanıtmak istiyorum alfa gibu bunun için napmalıyım? Eğer okumaya üşeniyorsan lütfen bunu yazı olarak paylaş arkadaşların tavsiyesini alayım.

    1. Hocam bana göre kızı tamamen silin. Bu onu elde etmek için değil onun seni bu saatten sonra kabul etmesinin imkansıza yakın olduğu gerçeğini anlaman için. İnan bana kızı şimdiden hiç umursamamaya başlarsan ve ileride senin daha alfalaştığını görürse “belki” bir şansın olabilir. Gerçi o kadar alfalaştıktan sonra sen kıza çok yüz verir misin bilmem 🙂

      Bu arada oneitis hep böyle başlar, “o kız farklı, onda özel bişeyler var, o kız terbiyeli, o kız çok özel bla bla

    2. Senin sağlam bir dayağa ihtiyacın var oğlum. Sağlam bir dayak. “Bana onu nasıl geri döndüre bilirim onu söyle lütfen. Oneitis yapmayacagımdan yada betalaşmayacagımdan eminim çünki maskulinitemi çok geliştirdim. İllada olacaksın diyorsan göze alıyirum.” Daha ne kadar oneitis yapabilirsin, yapacağın kadar yapmışsın zaten. Ulan hem betalaşmayacımdan eminim diyorsun hem de bunu göze alıyorum diyorsun hangi sözüne güvenelim senin? Mor haplının bayrak sallayanı olmuşsun, maskülenleştim falan diye kendini kandırma maskülen adamın attığı post böyle olmaz. Sana burdan ekmek mekmek çıkmaz anlayacağın, burda istediğin şekilde tabi.

  7. Yazılanlara katılıyorum. Fakat bir erkeğin giden kadını unutamamasının asıl sebebi onu idealleştirmesi değildir bana göre. Asıl sebep erkeğin özgüveninin yıkılmasıdır. Çünkü insan özgüveni ile vardır. Aksi ölümdür.
    Meselenin anlaşılması için sevgilisi veya eşi ölen kişilere bakın kısa sürede unuturlar yenisini ararlar. Ama terkedilenler intihara bile giderler. Çünkü benliģimiz her zaman birinci sıradadır.

  8. Kadınlar şeytan değildir ama mamasını suyunu vermezsen hemen başkasına sırnaşıp bunu isteyecek kediler gibidirler. Mamaları da erkekliktir. Her an tetikte olmak lazım. Karşınızda mantıklı ve vefakar bir yaratık yok.

    Tüm kadınlar da aynıdır. 35 yaşıma kadar alfa başlayıp beta bitirdiğim çok ilişkim oldu. Kırmızı hap ile tanışana kadar yıllar içindeki tüm kız arkadaşlarımın ilişki ilerledikçe bana aynı sözler, aynı surat ifadeleri, aynı dırdırlar ile paspas muamelesi çektiğine şaşırıyordum.

    Hatta annem ve kız kardeşim de bile aynı ifadeleri çok gördüm.

    25 yaşındayken yine betalaştığım bir ilişkide kızın boyun kısa, göbeğin şöyle, suratsızsın, vs dırdırları ve sonunda boynuzlaması ile komplekse girip o yaşta boyumu uzatmaya, cem yılmaz kadar komik olmaya, baklava yapmaya çalıştığım ve oneties imi kaybettiğim için ağladığım 6 sonunda kızın gidip benden 10 cm kısa, göbekli, kıllı, eşkiya suratlı bir herifle evlendiğini gördüm. Çok mutluydu.

    İlginçtir, kadınların tüm algıları duygularının emrinde. Kadınlar beta bir erkeği olduğundan kısa, tipsiz ve göbekli görüyor. Yukarıda anlattığım kız eski erkek arkadaşlarından kısa olduğumu söylüyordu. Tanıştım, biri ile aynı boydaydım, biri benden kısaydı.

    Ayrıca bu ilişki sırasında etrafımda dört dönen bir çok daha güzel kız vardı. Boynuzların acısını onlarla atlattım ama hiçbiri beni böcek gibi gören onetiesimin boşluğunu dolduramamıştı tabi.

  9. Aslında oneitis tarafından veya diğer başka bir kız tarafından reddedilmek, erkeğin o anki varoluşunu yokediyor. Yani, “ilişkiye değer bulunmamak” durumu aslında. E tabii varoluş hiçe sayıldığında, dolayısıyla o kişi için, “yok sayılıyorsunuz” ve hiç kimsesiniz. Varlığınız herhangi bişey ifade etmiyor. Gerçekten kötü bir durum. Bunu siklememek de çok az kişinin yapabileceği bişey.

    Oneitis’in ilişki bittikten sonra (belki sizden çok iyi, belki çok kötü) başka bir adamla kütür kütür skiştiği ya da skişebileceği gerçeği de yine bu varoluşun yoksayılması durumuyla doğrudan alakalı. Toplumda varolan ve etkisi gitgide artan, “sevişemezsen erkeği bırak, insan bile değilsin, mikrop bile değilsin” zihniyeti de oneitis durumunu tetikleyen bişey. Adamın zaten alternatifi yok, bulduğunu da kaybetmemeye çalışıyor. Fazla da tecrübesi yoksa, bu durum oneitis hastalığı olarak geri dönüyor. İlişki yaşamak, her ne kadar kitlelerce aksi iddia edilse de toplumda sosyal statüyü yükselten (ya da o etkiyi bırakan) bişey olarak görülüyor. Ne kadar biz de inkar etsek, topluma uyumlu yaşayıp, herkesin yaptıklarını yapmanın bizi mutlu edeceğine inanıyoruz. Kendi düşüncelerimize göre yaşayınca türlü şekillerde aforoz ediliyor, ötekileştiriliyor, dışlanıyor ve kötü biri oluveriyorsunuz.

    Ralph Napolitano’nun bununla ilgili bir tweeti vardı, aktarıyorum:

    “Society doesn’t care about you or your greatness. They want to control your mind. I know that’s a tough pill to swallow.

    Society doesn’t encourage free thinking, free will, free spirits, or anything else that will help you escape their mind control.

    Tell your children this.”

    “Toplum sizi veya büyüklüğünüzü umursamaz. Aklınızı kontrol etmek isterler. Yutması zor bir hap, biliyorum. Toplum sizi özgür düşünce, özgür irade, özgür ruh ya da onların akıl kontrolünden kaçabileceğiniz herhangi başka bişey konusunda sizi yüreklendirmez.”

    Türk toplum yapısı da aslında ataerkilliği mükemmel bir sıçrama taşı olarak kullanan feministlerin tam da istediği gibi gidiyor. Tüm bunların toplandığı bir ülkede, “Hollywood effect” ile büsbütün zihin kontrolüne maruz kalmış adamın kronik oneitis olması aslında çok da yadırganacak bir durum değil.

    Sağlam ama çok öğretici bir tecrübe ile “eeeeh eytere bea” da diyebilirsiniz.

  10. Arkadaşlar bugün ikinci günüm set açma konusunda adrenalin zirvede :)) şu an sonuç beklemiyorum git, durdur açılış için saçmala modundayım yani şu adrenalini ve heyecanı düşürmek istiyorum, sonraki aşama için herhangi bir endişem yok sohbeti devam ettirme konusunda yani . ne kadar zaman sonra hissizleşmeye başlanıyo gerçi kişiden kişiye değişir bu durum ama sizin tecrübeleriniz hakkında yorum alırsam memnun olurum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *