İnseller

Insel, involuntary celibate (istem dışı mücerret) kelimelerinden türetilmiş olsa da, insel diye tanımlanan erkeklerin üzerlerinde seks yapamamalarından çok daha fazla şey etkili. 2014 yılında Eliot Rodger‘ı tanımlamak için insel kelimesi kullanılmamıştı. Rodger tabii ki bir insel idi, ama onu analiz etmeye çalışan çok az kişi aradaki bağlantıyı kurdu. Manyak demeyi tercih ettiler, manyaktan daha iyi ne olabilir ki? Daha manyak tabii ki. Bu nedenle Eliot’u analiz edenlerin tüm gayreti onun daha büyük motivasyonlarına odaklandı : “kadın düşmanı” alçak bir grup ve daha da manyaklık.

O zaman, Eliot PUA hate (PUA nefreti) adlı bir gruba üye idi; kelime anlamı ile bu erkeklerin Pick Up Artist nefreti sonucu oluşturdukları bir grup. Zamanında kendilerini istekleri dışında içinde bulundukları sekssiz durumdan kurtaracağını umdukları PUA. Sebep ne olursa olsun, yalnızlıklarını ve abazanlıklarını bitirme vaadinde bulunan sihirli formül onları için çalışmamıştı. Anlaşılacağı üzere çok öfkeliydiler. İşe bakın ki, Rational Male’de yazdığım bazı makaleler bunların forum girişlerinden geri-link almıştı ve çoğu makaleleri takdir ediyorlardı. Ama problemin bir parçası da kendileri olabilirdi. Hızlıca 4 yıl sonraya sardığımızda, bugün PUA Hate forumu siliniş vaziyette ve yerini aynı karakterdeki incel.me aldı.  Buradan da back-link alıyorum.

Bence bugün kırmızı hap farkındalığının en büyük problemi, farkındalığın kendisi. Her erkek fişten çekilmeye hazır değil. Yazı yazmamın risklerinden biri, kırmızı hapın farkına vardırdığım her erkeğin, onu kabul edecek ve onu kendisi için çalışır hale getirecek kafa yapısına sahip olduğunu varsaymam. Son 6 okul katliamcısının profillerine baktığımda, Eliot Rodger ve Alek Minassian’ı da katarsak, aralarında büyük benzerlikler görürüz. Çoğu babasız evlerin ürünü ve yine çoğuna otizm veya Asperger’s sendromu teşhisi konulmuş. Ve hepsi de bir kızın kendilerini reddetmesi ile ateşlenen “sonsuza kadar yalnız” tipler. Bu genç erkekler, erkekliği çocuk yetiştirme işinden çıkaran ve oğlanlara düşünmeden önce hissetmelerini öğreten neslin ürünü.

Bugün bu “kayıp oğlanlar” neslinin farkına yeni yeni varıyoruz; dümensiz bir hayat yaşayan, çeşitli derecelerde sosyal özürlü ve kendilerini yaratan sosyal düzenin neden olduğu sorunların çözümünü kendilerinden dışarıda arayan genç erkekler. Kendilerine biraz da olsa yön gösteren her konuşmacı veya organizasyonun ışık hızıyla popüler olması şaşırtıcı mı?

Bu erkeklerin çoğu Kırmızı Hap farkındalığına hazır değil. Kırmızı hap onların egoları için riskli ama aynı zamanda sadece Mavi Hap Oyununu doğru oynayarak gerçekleştirebileceklerini umdukları Mavi Hap ideallerinden de ezici bir uyanış. Çoğu için Mavi Haplı umutları varoluşlarının temeli. Bunun yanında sosyal olarak yanlış adapte olmuş veya gerçekten bir psikolojik problemi olan ‘kayıp çocuğa’, sert kırmızı hap gerçeklerini göster ve onun (yanlış yönlendirilmiş) ‘umudunu’ elinden al … Kırmızı hap bu çocuğa içinde bulunduğu oyunun gerçeklerini gösterince sonuç ne olur?

‘Black Pill (Siyah Hap)’ diye bir şey yok

Mansphere’de Roosh’un ve başka bazı yorumcuların siyah hap tanımı yaptıklarını duydum. Siyah hap fikrine göre Mavi Haplı sosyal düzen, feminen buyruk ya da öyle söylemek isterseniz femmerkezcilik, o kadar erkek aleyhine ki, erkekler bu düzen içindeki yerlerini kabul edip kendilerini ve kendi durumlarını daha iyileştirmek için çabalamaktan vazgeçiyorlar. Bu yorumcuların işaret ettikleri, benim daha önce boşluk / cehennem olarak tanımladığım kavram. Boşluk, erkeğin kırmızı hap farkındalığına varırken içinden geçmek zorunda kaldığı psikolojik ve varoluşsal cehennemdir. Erkek, Mavi Hap ideallerinin koşullamasına göre şekillendirdiği benliğinin bir yalan olduğunun farkına varır. Fişten  çekilmenin bu aşaması, her erkeğin kendi durumuna ve hayatları boyunca Mavi Hap ideali ile yaptıkları tercihlere bağlı olarak değişen seviyelerde zorluklarla dolu. 25 yaşında bir erkeğin kırmızı hap öğretisi ile fişten çekilip hayatının yönünü değiştirmesi ile 70 yaşında bir adamın uyanıp hayatına, evliliğine, işlevsiz ailesine ve uzun süreli körlüğünün sonuçlarına bakması aynı şey değil.

Bu aşamada zorunlu bir nihilizm hali var ya da en azından erkeğin hayatının Mavi Haptan fişi çekmesi ile başlayan uzun süreli bir şüphe hali. Bu nedenle durumu daha önce kişinin sevdiği bir insanın ölümüyle karşı karşıya kaldığında geçirdiği aşamalara benzettim. Erkekler gerçekten de mavi hap paradigmasına yaptıkları yatırımlarının tamamen boşa gitmesiyle meydana gelen kayba ağlıyorlar. Eskiden oldukları betanın ölümüyle oluşan boşluğa ağlıyorlar.

Siyah hap diye bir şey yok – sadece kırmızı hap farkındalığı ile gelen gerçekleri kabul edebilme ve bu farkındalığı kendi çıkarları için kullanabilme kapasitesi var.

Inseller de bu farkındalığı kendileri için çalışır hale getirmenin yollarını arıyorlar. Ama çoğu, kırmızı hap farkındalığının kendilerine gösterdiği gerçeklik ile başa çıkamayacak kadar hasarlılar. Gerçekle yüzleşmeye hazır değiller ama günümüzde gerçekten kaçmanın bir yolu da yok.

Femospheredeki eleştirmenlerin çoğu, inselleri kırmızı hapın suçu gibi göstermek istiyorlar. Kadın düşmanlığı ile gazlanan bir cinsiyet cihadına neferler sağlamak için genç erkekleri radikalleştiren bir alçak planın varolduğunu varsayıyorlar. Bu varsayım, #MeToo / Future is Female (Gelecek Dişidir) hareketlerinin ‘direniş’ anlatımı ile de örtüşüyor. Bunlar aynı zamanda başka bir profile de uyuyor : ebeveynlerinin yuvasından uçmayı reddeden ve onların bodrumunda yaşayan 30 yaşında erkek profili. ‘Adam ol‘ sürüsü için inseller AMOGlamak için kolay hedefler. Üniformalı militan feminist için inseller, kendi cinsel distopyalarına yaptıkları ego yatırımını haklı gösteren mükemmel ‘düşmanlar’.

Gerçek şu ki inseller hep varoldular. Onlar kaybedenlerdi, ineklerdi (ineklik / nerd olmak cool olmadan önce) ve Darwinci çıkmaz sokaklardı. Büyürken onlardan düzinelercesi ile yolum kesişti. Hala birçok insel tanıyorum. Hayat boyu kadınları anlayamamanın verdiği perişanlık çerçevesinde hayatlarına bir yön vermeye çalışıyorlar. Bugün evli olmalarına rağmen, teknik olarak insel birçok erkek tanıyorum. Bu erkeklerin aşk hayatında şanssız olduklarını düşünmeyi veya onlara şunu söylemeyi seviyoruz : “merak etme, sen harika birisin ve seninle olmak bir kadın için büyük şans. Sadece hep yanlış tipte kızlar çıktı karşına. Kendin ol ve doğru kız seni bulacak.” Ve sonrada sadece bir kız arkadaşın bir kız arkadaşı olan kıza kafayı takmamalarını ve dışarı çıkıp gerçek dünyanın nasıl çalıştığını anlamalarını umuyoruz.

2018 yılında AFCler

Peki şu an farklı olan ne? Başlangıç olarak,elimizde bir kıza buluşma teklif etmeyi cinsel taciz sanan bir kayıp çocuklar nesli var. Köy, oğlan çocuklarını sanki defolu kız çocuklarıymış gibi yetiştirdi. Köy, bu çocukları bir kız tarafından gerçekten reddedilme veya yenilgiyle başa çıkmaları ve bu durumlardan daha güçlü çıkmaları için gerekli maskülen disiplinin zerresini bile onlardan esirgeyerek yetiştirdi. Bu çocukları o kadar feminenleştirdik ki, kadınların kollektif ruhlarının bel bağladığı feminen mağdur anlatısının aynısını onların da ruhlarının bir parçası yaptık. Fakat kızlardan farklı olarak bu çocukların omuzlarına, kadınların erkeklerin zorunluluğu olduğunu varsaydıkları eski düzen sorumluluklarını yüklemeye devam ediyoruz. Bu da oğlan çocuğu – erkekleri çok tehlikeli bir pozisyona sokuyor : defolu kız çocukları gibi yetiştirildikleri için kızlarla aynı çıtkırıldım duyarlılıklara ve çoğu kadının sahip olduğu hak sanrısına (sırf varoldukları için birşeyleri hakettikleri inancı) sahipler. Ama aynı zamanda erkek oldukları için onlardan çenelerini kapamaları, içlerine atmaları ve gıklarını çıkarmadan yollarına devam etmeleri bekleniyor. Duygularını dışa vurmaları söyleniyor ama ağızlarını açar açmaz erkek olmanın sağladığı ayrıcalıklarını kontrol etmeleri gerektiği söyleniyor.

Bu kayıp çocuklar neslinin çoğu elemanı, kırmızı hapın getirdiği uyanış için hazır değiller. Ama onların gözlerini açan manosphere değil, feminen buyruk düzeninde gözlerinin önünde cereyan eden kepazelikler. Bugün kadınların ukala bir zafer böbürlenmesi ile göz göre göre yaptıkları açık hipergami (kadınların alfa erkeklerle gönül eğlendirirken beta erkeklerin kapıda bekleyip zamanı gelince ödemeleri isteklerini açık açık ve böbürlene böbürlene göstermeleri) ve kadın doğasının ortaya döktükleri pek soylu olmayan gerçekleri ile kırmızı hap gerçeklerinden kaçmak giderek daha da zorlaşıyor. Tinder’daki her sola kaydırış (swipe left), insellerin bardaklarını taşıran acımasız gerçeklerin bir daha onaylamasını sağlıyor.

Toronto katliamından sonra okuduğum ve insellerle ilgili yazılan hiçbir makalede, bir tane bile yazar sorunu doğru analiz etmedi. Hiçbiri, insellerin ortaya koyduğu sorunu çözecek bir aksiyon planı ortaya koymadı. Eski günlerde kaybedenlerin hayal kırıklıklarını kanalize ederek üretken şeyler yapabilecekleri kanallar artık yoklar. Eski nesilde hüsrana uğrayan erkeklerin bir çoğu kendi nesillerinin ikonik sanatçıları ya da müzisyenleri oldular. Bence ironinin tepe noktası, Mark Zuckerberg’in Facebook’u eski kız arkadaşını stalklamak (takip etmek) için yaratması idi. Cinsel reddedilme ile başa çıkmayı sağlayacak yaratıcı yollar artık yoklar. Bazıları bana bu yolların hala varolduğunu ama bu çocukların bu yolları yürüyecek motivasyonları olmadığını söyleyecek. Haklı olsalar da, bu yollardan çok daha kolay olan ve erkeklerin gelişimlerini donduran yollar var. Bugün cinsel öfkeyi daha yaratıcı kanallara yönlendirmek yerine, oğlanların kendilerini online porno ve çağın teknolojilerinin sağladığı kaçış yollarına gömüp kaybolmaları çok daha kolay.

Ya da hoşnutsuz genç erkeklerle mesajlaşabilecekleri forumlar bulup, kendilerine yer olmayan bu dünyanın gerçekleri ile ilgili ağlaşabilirler. Jordan Peterson‘un ‘zorla monogami‘ ile insel sorununun çözülebileceğini önerdiğini duydum. Ne demek istediğini anlıyorum ama bu inselleri ortaya çıkaran gerçeklerden kaçmanın bir başka yolu olurdu. Roissy’nin Çin’de bir kreşi basıp kadın ve çocukları öldüren biri ile ilgili yazdığı yazıyı hatırlıyorum. Yaptığı çok korkunç olsa da, bu adamın Çin’deki tek çocuk politikasının yarattığı kadın – erkek sayısındaki dengesizlik sonucu üreme oyunundan şutlanmasının gerçeği de ortada. Roissy, hipergami optimizasyonu amaçlı her türlü sosyal ve yasal doktrin ile feminen öncelikli düzenin her geçen gün daha fazla erkeği yabancılaştırmasının, radikalleşen bazı erkeklerin ya şiddete başvuracağını ya da kendilerini öldüreceklerini söylüyor.  Bugün erkeklerin kendilerini kadınlara göre 5 kat daha fazla sayıda öldürmelerinde görebileceğimiz gibi.

İnseller, adına dişimerkezli sosyal düzen denilen kömür madenindeki kanaryalardan başka bir şey değiller. Bunlar alfa sikeri (enthusiastic consent – şevkli istek) (*) önceliklendirirken beta öderi erkeklerden kadınlara devlet zoruyla (vergi, nafaka ve sosyal yardım) garantileyen toplumun sonucu. Ego şişirici sosyal medya diyeti ile kadınları semirip erkeklerin 80%ini ‘tipsiz’ bulmalarını sağlarsanız, inselleri yaratırsınız. Bu konuda Dangerous Times (Tehlikeli Zamanlar) yazılarında yazdım. İnseller, poliandrinin feminen öncelikli formunun yan ürünleri. İnseller, evlilik tabanlı bir sosyal sözleşmesini yırtıp, iştirak nafakası temelli bir sosyal sözleşmeye geçişin sonuçları. Eski sosyal sözleşmede iyi birer sağlayıcı olarak erkeklere evlilik ve üremede bir şans veriliyordu. Bu sözleşme artık yok. Kadının ana amacı bakım ve kaynak olmadığında, elinizde en ulaşılabilir alfa tohumunun peşinden koşmaktan ibaret bir sosyal sözleşme kalır.

Önümüzdeki 10 yılda bu sosyal – cinsel sözleşmenin daha da baskınlaşacağına şahit olacağız. Bu nedenle bazı ülkelerde, enthusiastic consent (şevkle verilen izin) harici yapılan her türlü cinsel birleşmeyi tecavüz sayan yasalar çıkarılmaya çalışılıyor. Bu sayede kadınların kaynak elde etmek için transactional sex (alışveriş seksi) yapmak ya da istenmeyen erkeklerin yürümeleri gibi rahatsızlıklarla asla karşılaşmamaları garantilenmeye çalışılıyor. İnseller, bu gerçeklerin toplumda her geçen gün daha arsız ve kabul edilir olmasının doğal dışvurumu. İnseller doğru anlıyorlar. Alfa siker, beta öderi dayatan sosyal düzenin acımasız gerçeklerini çoğu erkekten daha iyi anlıyorlar.  Yanlış yaptıkları yer, bu gerçeklerle başetme yolları (ya da yollarının olmaması). Siyah haplarını kabullenip, boşluğu geçerek daha iyi bir hayata yol almıyorlar zira bu hayatta nasıl evrilebileceklerini bilmiyorlar.

Çeviri : Incels

(*) – Feministlerin #MeToo gibi propogandalarla harekete geçirdikleri Yes Means Yes diye sloganlanan taciz yasaları. Buna göre bir kadının şevk ile rıza gösterdiği cinsel birleşmeler harici her türlü cinsel aktivite cinsel saldırı kategorisine konulabiliyor. Feministlerin biçtiği kuzu postu “tacizi önlemek” olsa da olayın aslı, beta erkeklerin kadına yanaşmalarını engellemek ve sadece alfa siker seksi yasal hale getirmek.

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.
Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

16 thoughts on “İnseller”

  1. Bıktım artık şu erkek düşmanlığından. Kadınlar, kendilerine haksızlık yapıldığını söyler ancak en büyük haksızlık erkeklere yapılıyor.

    Dünyayı geliştiren her haltı erkekler yapıyor, binaları erkekler inşa ediyor, kömürü, doğalgazı, madenleri erkekler çıkarıyor, enerjiyi erkekler sağlıyor, ülkeleri erkekler yönetiyor.
    Kadınların üretime katkısı ne kadar? Neden kadınlar askere alınmıyor?
    Neden yasalar ve ilkeler kadınların lehine ve erkek düşmanı?

    Daha da önemlisi, Kırmızı Hap camiası bunları düzeltmek için neler yapıyor? Feminizim çoğunluk desteği alamayan ancak sesi çok çıkan bir akım diyorsunuz. Öyleyse neden dünya erkeklerin aleyhine işliyor?

    Yakın zamanda ömür boyu nafakanın büyük oranda önüne geçildi. Sonunda böyle bir adım atıldı ve şimdi de yenilerine ihtiyaç var.

    Hayatın gerçeklerini kabul eden bir erkeğin bu gerçeklere karşı kayıtsız kalıp öfkelenmemesi mümkün değil.
    KP gereği kadar yaygın değilmi, yoksa erkekler örgütlenmiyormu, sorun ne?

    1. Çünkü günümüz otoriteleri ön plana gereksiz detaylarla dolu birçok figüran koyarak arka planda yaptıkları ya da yapacakları olası yanlışlardan rahatça kaçabilmek ya da tamamen alakasız görünebilmek için bunu yapıyorlar.

      Ofiste ya da klimalı rahat iş yerlerinde çalışan kadınların ofis içi dramaları, asılsız taciz suçlamaları, birbirlerini çekememeleri ve diğer birçok saçma şey göz önünde tutuluyor ki arka planda maden işçilerinin ölümleri ya da çalışma koşulları, tarlada çalışan işçilerin karın tokluğuna günü geçirmeleri, askerde ölen erkeklerin ne için öldükleri, çocuk işçilerin durumu, inşaatlardaki kazalar ve ham maddelerin kalitesi konuşulmasın/tartışılmasın ki kar eden kar etmeye devam etsin, çok iş gücüne karşılık az karşılık vermeleri konuşulmasın.

      kadınlar iş gücüne katılsın ki para kazanabilsin ki bütün sistem bu alışveriş üzerinden dönsün. kadınlar gerek kendi kazandıklarını gerek kocalarının kazandıklarını ya da bunlar yoksa babalarının kazandıklarını kendilerine harcamaya meyilli olacaklarından bütün bu para aslında birçoğunun içi boş olduğu kozmetik, giyim, turizm gibi şeylere harcansın. her ay türlü kozmetik ürün alınsın, sürekli pişti olmamak için yeni ve farklı giysiler seçilsin, sikimsonik bir tatil beldesinde fahiş fiyata instagram’a atmalık foto çekinmek için tatil yapılsın ki üreten daha fazla kazanıp tüketen daha çok tüketmeye devam etsin.

      Dahası bu biraz da şuna benziyor, dünyada çöpe atılan yemekler aç insanları doyurur mantığı. Tamam doyurur ama işte doğanın kanunu öyle işlemiyor. İlerlemek için geride birilerinin kalması gerekecek ve her daim insanların geri kalan nüfusa göre çok azı gerçekleri kavrayıp sistem içerisinde bir yerlere gelecek. Çoğunluk günün otoritesi neye karar verirse ona devam ki bu emin ol hiçbir zaman kırmızı hap olmaz ki zaten olmamalı da çünkü bütün sistem betaların vs de üreyebilmesi, kadın erkeğin evrimsel stratejilerini bastırması ve toplumu hizaya getirmesi üzerine kurulu.

      KP gereği kadar hiçbir zaman yaygın olmayacak. Yaygın olduğunda o KP olmayacak. He illa ki bir şeyler yapılacaktır ama etki tepki içerisindeki döngüye ne zaman sıra gelirse o zaman olur.

    2. Kırmızı hapla tanışma fırsatı buşan afam sayısı az. Okuyup anlayabilen adam sayısı daha da az. Anlayıp uygulayan adam sayısı da az. Başarılı uygulayan adam sayısı en az.

    3. Hocam ben günümüzdeki feminizmi “erkeğe saldırmaya çalışan, erkeği yok etmeye çalışan bir ‘kadın’ hareketi” olarak algılanmasını yanlış buluyorum. Çünkü bu, erkek ve kadını birbirine düşman iki cins olarak tanımlayan algının bir önceki adımı. Bugün bakın en basitinden shit testleri tartışıyoruz. Shit testi, kadının “erkekliği sorgulaması” olarak değerlendiriyorsak, evvela kadının bizden “erkek” olmamızı istediğini anlıyoruzdur. Erkeğin erkekleştikçe, kadının kadınlaşabileceğini konuşuyoruz. Eğer testesteronla östrojen arasındaki böyle bir dengeden söz ediyorsak, erkeğe vurulan her bir darbenin, kadına da vurulan eşit bir darbe olduğunu anlamalıyız.

      Ben buradan feminizmi bilhassa bir “kadın” hareketi olarak göstermenin, belli bir noktada erkeklerde var olacak “kadın düşmanlığını” yahut erkek ve kadın olarak iki farklı örgütlenme sağlamaya çalıştığına yönelik bir amaç olarak belirliyorum.

      Olay kadınların özgürleşmesi falan değil. Olay, kadınların özgürleştirildiği sanrısıyla erkeği ve kadını bıçaklamak, erkeği kadınlaştırmak ve evvela kadını erkekleştirmekle birlikte cinsel düzeni altüst etmek.

      Evlilik konusu da bu şekilde. Kadına saçma tavizler vermenin anlamı erkeği evlilikten kaçırmak ve evlilik kurumunu bertaraf etmektir.

      Bu yüzden asıl çelişmeyi kadın-erkek savaşı olarak değil, günümüzün zehirli neofeminizmi olarak tanımlamanın, neofeminizmin bugünkü ve gelecekteki faaliyetlerine yönelik karar almamızda bizi daha doğru tercihlere yönlendirebilecek bir davranış olduğunu düşünüyorum.

      Ve son olarak RP’nin tezlerini doğru buluyorum; erkeği, kadına düşmanlık yapmaya değil de “erkek” olmaya yönelten ve böylece dengeleri doğru şekilde sağlayabilecek bir hareket olarak görüyorum.

  2. okulda en az 3 flört öğretisine uydurmaya çalıştığım ( kız şuan tam flört değil ) arada beraber vakit geçirdiğimiz ama fazlada ileri gidemediğimiz kız, olur olmadık vakitlerde mesaj atıp halimi hatrımı soruyor ama muhabbet ileri de gitmiyor. Yol haritası çizebilecek varsa memnun olurum

  3. Bence asıl sorun, uyanmış adamın mavi haplı düzende kendini büyük büyük yerlere koyarken, kırmızı haplı dünyada, yani gerçek dünyadaki değerinin sıfırın altında olduğunu fark etmesinden gelen boşluk ve nefret hissi. Nihilistlik tabii ki de geliyor.

    Mavi haplıyken kendine çok ulvi ve kutsal bazı skill’ler yükleyip, sırf bundan dolayı inanılmaz değerli bir adam olduğunu düşünüp, uyanınca aslında erkek hiyerarşisinde diplerin de altında olduğunu farketmek, bir çeşit Truman Show havası yaratıyor. Zorla monogami, denildiği gibi bunu zorla bastırmaya çalışmak olur. Bişey ne kadar kuvvetli bastırılırsa, o kadar şiddetli patlar.

    Bir şekilde sosyal özürlü biriyseniz, çoğunlukla sıçarsınız: Çünkü çoğu eksiklik, bir başka iyi özellikle kapatılabilirken, sosyal özürlülüğü kapatabilecek diğer özellikler neredeyse yok gibidir; para dahi bir yere kadar bunu başarabilir.

    İnsellikle suçlandığım için low profile takılıyorum bu ara.

    1. Burada bahsettiğin sosyal özürlülük nedir?
      Genel olarak yalnızlığı sevmekse, problem değil. Gereken insanlarla diyaloğunu sürdürmene engel olmaz. Zaten çok sosyal bir insanın verimli olması ve kendini geliştirmesi bana göre zordur.
      Çevrenin geniş olmamasıysa; dernek, vakıf, sportif kulüp gibi yerlere git. İyilik yapmanın insan psikolojisine iyi geldiği ile ilgili pek çok makale var. Link veremeyeceğim. Google a sorarsın;) Bazen canın yapmak istemeyebilir ama yapman gerektiği için yapacaksın. Bizim Red Pill’deki temel felsefelerimizden birisi de elinde daima opsiyonlar bulundurmaktır. Bunu sosyal çevrelerine de uygula. Farklı ortamlara gireceksin, hiç beğenmezsen-uyuşamazsan ise yeni gruplara geçeceksin.
      Yeni insanlarla diyalog kuramıyorum diyorsan da en basitinden insanlarla small talk tarzı iletişime geçerek başla. Markete gittiğinde small talk yap kasiyerle, okuyorsan sınıf arkadaşlarına çalışıyorsan iş arkadaşlarınla bunu devam ettir. Konu bulamıyorum deme, karşındaki kişinin giyiminden, okuduğu kitaba, hatta klasik memleket muhabbeti ile de insanlarla köprü kurabilirsin. Böyle muhabbetleri zamanla ilerletir ve dostluklar kurarsın. Birisiyle 5 diğeri 8 yıldır tanıştığım 2 en yakın arkadaşımın birisiyle memleket muhabbeti, diğeriyle bilgisayar oyunu muhabbeti yaparak tanıştım. İkisinde de sohbeti başlatan taraf bendim, bundan gocunmamak gerek.
      Karşı cinsle diyaloğun zayıfsa bunu nasıl çözeceğini anlatan sitedesin. Değer inşa et, sonra av başlasın…
      Eğer Red Pill’i okuyup anlayabiliyorsan bence sosyal özürlü değilsindir. Bulunduğun ortam seni baskılıyor muhtemelen. Git çık dışarı, fırsat kovala, korkma: dünya senin.

    2. Neden değerin sıfırın altında, kim verdi sana bu değeri? Sen kendin verdin, başka cevabı yok. Gerçekte kimsenin bir değeri de yok zaten, bu insanın kendi uydurması. Demek ki ortada değer biçecek bir durum yok, belki de buradan bakmalısın.

  4. arkadaşlar, kırmızı hapın en temel öğretisi -benim kendimce çıkardığım sonucu- kadın ve kadınları hayatınızın odağı yapmayın obsessiyon geliştirmeyin, ama bu aman salla gitsinden ziyade olursa olur gibi düşünün. Asıl özne sensin, senin hayatın, hayatını zenginleştirmek kendini geliştirmek, sağlam bir kişilik kazanmak hayata karşı sert durmak kırmızı hap öğretisidir. Kadınları ne kadar kafaya takarsak o kadar öz güvensiz tepkilerimiz olur önemli olan kendine güven olursa da olur olmazsa da olmaz binlerce seçenek bizi bekliyor

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *