Duvara Karşı

Yazılarda ara ara “Duvar” kavramını kullanıyorum. “Kadının duvara toslaması” şeklinde. Bu yazıda bu kavramı açıklayacağım. Zira önemli.

Cinsel pazar değeri yazısında belirtmiştik : kadınlar genel olarak cinsel çekiciliklerinin tepe noktasına 22 – 24 yaş arasında ulaşırlar. Bu tepe noktasından sonra da cinsel çekicilikleri bir daha yükselmemek üzere her sene düzenli olarak düşmeye başlar.

Bir kadının güzelliğindeki bu düşüş 27 yaş civarına kadar göze görünmese de, bu yaş itibarı ile göze yavaş yavaş görünmeye başlar. Bazı kadınlar kendilerine çok iyi baktığından bu eşik 27’den çok sonra da olabilir ama özellikle uykusuzluk, güneşlenme, içki ve sigaraya bulanmış parti hayatı yaşayan kadınlarda bu göze görünürlük daha erken olabileceği gibi bundan sonra düşüş hızı ise inanılmazdır.

Duvar, bir kadının bir erkek üzerindeki cinsel çekicilik gücünü kaybettiği ve yaşıtı erkeklerden daha düşük cinsel pazar değerine sahip olmaya başladığı noktanın ismidir. Bu nokta yaklaşık olarak 30 yaşıdır.

Dikkat edilmesi gereken şey, kadının duvarla karşılaştığı (ya da günümüzde birçok kadının başına geldiği üzere duvarı önceden görüp yavaşlamadığı için kafa üstü girdiği) yaşı belirleyen 2 faktör var. Bunlardan birincisi, kadının cinsel pazar değeri yüksek alfa erkek ilgisini çekmekte, bir sonraki nesille rekabet edemez hale gelmesi. Aslında eğer tek faktör bu olsa idi, duvar 30 – 35 yaş arasında geniş bir aralıkta olurdu. Zira 30 yaşında birçok kadın hala oldukça güzel olabilir, özellikle yaşıtı ve yaşının üstündeki erkekler için. Fakat duvarın durduğu yeri belirleyen ve erkeklere bağlı bir faktör daha var : erkek cinsel pazar değeri.

30 yaş, erkeğin son 2 – 3 senedir kendi haberi olmadan yükselen cinsel pazar değerinin yavaş yavaş farkına varmaya başladığı ve kadınların cinsel pazar değerinin erkeklere eşitlendiği kesişme noktası. Bu noktadan sonra kadın cinsel pazar değeri olarak hala çekici olabilir ama erkeğin altındadır.

Bu nedenle 30 yaşına gelmiş bir erkek hayatında 2 şeyin olduğunu sıklıkla görmeye başlar : eskiden kendisinin yüzüne bakmayan yaşıtı bazı kadınlar ona taze ve içten bir ilgi ile yaklaşmaya başlar. Ve erkek daha genç kadınların ilgisini de çekebildiğini gözlemler. Ya da tam gözlemlemeye başlayacaktır ki yüzüğü parmağına geçirilir.

(Burada genelleme yaptığımızı hatırlatmamız gerek. Zira kendini alkole, oyuna, pornoya, mastürbasyona bırakan ve kanepede Netflix patatesine çeviren erkeğin 30undan sonra CPDsi yükselip grafikteki gibi tepeye çıkmaz. Burada bahsettiğimiz erkek en azından modern kaçış teknolojilerinin bağımlısı olmadan bir işi ve tanrı heykeli gibi olmasa da obez olmayan bir vücudu olan erkektir.)

Erkeğin kadınların kendisi üzerindeki gücünün düştüğünün farkındalığı tehlikelidir. Bu nedenle kadın için 30 yaş duvar olur. Kadın eğer kafası feminizm tarafından pert edilmemiş ise bu yaştan sonra da birkaç sene rahat rahat alfa peşinde koşabilecek olmasına rağmen hızlıca bir “uyanmaya başlayan beta” kapamazsa Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olacağını anlar. Ve eskiden “farkına” varmadığı bazı erkeklerin aslında ne kadar “tatlı” olduklarını keşfeder.

New York Times evlilik sözleri serisinde çıkan bu twit şöyle diyor : “Gelin, koridorun sonundaki tatlı ve istikrarlı iş arkadaşınının hiç farkına varmadı – 32 yaşına bastığı güne kadar”. Bu “Sex and The City” kızın 32 yaşında asıl farkına vardığı, hızla yaklaşmakta olduğu ve bir betayı kalamazsa, yalnız ve çocuksuz çarpacağı duvar.

Duvarı Ekşi Sözlükte bir abla genç kızlara şöyle anlatıyordu :

… maalesef türk erkeklerinin kadınlar konusunda yaş takıntısı var. 35 yaşındaki erkek de 25-28 yaşlarında bir kadın arıyor. siz 35 iken size 40-45 yaş grubu erkekler kalacak. aksi için çok şansa ihtiyacınız var.

Duvar Farkındalığı

Erkek Düşmanlığı Balonu‘ndan :

Eskiden, genç kadının annesi ve neneleri güzelliğin geçici olduğunu, en baştan çıkarıcı erkeğin en iyi koca adayı olmadığını bilir ve kızın uzun süre stabil bir koca olabilecek genç bir erkekle evlenmesini garantilerlerdi. Şimdi ise feminizm yüzünden, bu rehberlik genç kadınların hayatından çıkarılmış durumda ve genç kadınlar kendi cinsel hayatları için kötü birer kaptanlar. Güzelliklerinin yere çakıldığı 34 – 36 yaşına kadar alfa erkeklerin peşinde koştuktan sonra eskiden reddetmeye alıştıkları beta erkekler tarafından bile görmezden geliniyorlar. Kadının kısmetindeki bu ani çakılma,  Road Runner ve Çakal anı olarak biliniyor. Kadınların geçmişte uçurumdan bu şekilde düşmemeleri için bir sürü güvenlik ağı vardı.

Her ne kadar duvar her kadının bilinçaltında önemli bir korku olarak sürekli bulunsa da günümüzde çoğu genç kadının, duvarı önceden görecek ve ona göre tedbir aldıracak uyarı mekanizmaları ellerinden alınmış vaziyette. Bugün CPDsinin tepesindeki 23 yaşında, cinsel çekiciliği aynı yaştaki erkekler üzerinde kelime anlamı ile dil tutulması yaratan güzel bir kadına Duvar’ı anlatma şansınız sıfır.  Bilmediğinden değil ama hatırlatılmak istemediğinden. Günümüz sosyal propogandası ile bunu hatırlatmak bile büyük bir ayıp ve kabalık olduğundan.

Feminizm ise kadınların genç yaşta aile kurarak şeytani ataerkil düzeni desteklemek yerine erkek gibi kariyer peşinde koşarak ataerkil düzeni bombalaması üzerine kurulduğu için, Duvar karşıtı propoganda yapmak zorunda.

Duvar muhtemelen ona kafadan son hız girip de duvarın öbür tarafına enkaz şeklinde geçen “özgür ruhlu” kadınların sayısı arttıkça daha genç kadınlara görünür olacak. Fakat bu bence uzak bir gelecekte olabilecek birşey.

Zira 37 yaşına gelmiş biri olarak kendi üniversite çevremde gözlemlediğim şey şu : üniversitede iyi çocukların yüzüne bakmayan ve duvara hızla toslayan pekçok hatun sonradan henüz kendi cinsel pazar değerine gözü açılmamış veya yaşam tarzı yüzünden CPDsi olmayan adamları koca diye kapadılar.  Facebook sağolsun kaç kere “lan bu kız bu çocukla mı evlenmiş” diye şaşırdığımı hatırlamıyorum. Şu an tıkır tıkır çalışan sosyal propoganda şu : “Bak genç adam. Bugün sen reddediliyorsun ve kötü çocuklar kazanıyor ama sabredersen kızlar akıllanacak ve senin değerinin farkına varacak. Ve eninde sonunda  o adamlar kaybedecek ve sen kazanacaksın”.

Yani kadınların duvar farkındalığını ellerinden alan sadece anne ve nenelerinin uyarılarına gülüp geçmelerini sağlayan feminizm değil aynı zamanda da duvara toslayanı kucaklamaya dünden razı aç erkek sürüsü!

Bekleyen Betalar yazısından :

Şimdi buraya dikkat edin; beta erkeklerden artan sayıda beklenen şey şu : 20li yaşlarında gösterdikleri sabrın sonunda meyvesini vereceğini ve o yaşlarda yüzlerine bakmayan hatunların zamanla “olgunlaşıp” doğru yolu bularak sonunda onu seksi bulacağı. (bkz. efendi adamın eninde sonunda kazanacak olması)

Tam o yaşa kadar kırmızı hapı yutmamış beta erkeğin kabul etmediği, bu “son kazanan sen olacaksın” öğretisinin, kendisini bu tip kadınların kullanımına sunmak için piyasaya sürülmüş feminen-öncelikli propoganda olması : artık alfa çocuklar için daha genç kadınlarla rekabet edemeyen kadınların can simidi. Burada propoganda bekleyen betamıza, kadının cinsel olarak en iyisini, kendi olgunluğunun en iyi zamanında vereceğini aşılar: yoksa başka neden kızımız kendisi ile hayat boyu evlilik bağına girmiş olabilir ki? Kocası ve çocuklarının babası olarak seçtiği adamla daha iyi bir cinsel olması gerekmez mi?

Bugün 20li yaşlarının başında tüm CPDsini obezite ile katletmiş bir kadının bile aç kurt gibi peşine düşen, modern ve açık görüşlü bir erkek olarak kadının 20lerinde yaptığı gençlik hatalarını kabul etmeyi ödev sayan erkekler varken duvarı kadınlara göstermek çok zor.  Ama suç sadece erkeklerde değil, kadınlar toplumsal sorumluluklarından azad edilirken hala onları utandırma taktikleri ile evliliğe baskılayan toplum. Yine Erkek Düşmanlığı Balonu yazısından:

Geleneksel kültürler evliliği öyle titiz bir heyecanla pazarlıyorlar ki bugün birçok insan geleneksel gerçeklerin artık geçerli olup olmadığını sorgulamaya cesaret bile edemiyorlar. Evliliğin bugün eskiden olduğu konsepte benzeyip benzemediği konusunun yüzeyini kazısanız bile düşmanca bir tepki ile karşılaşıyorsunuz. Kendilerinin bile açıklayamadığı sebeplerle kadınlardan sadist sosyal muhafazakalara ve erkeğin kendi ebeveynlerine kadar herkes erkeğe baskı yaparak ve onu utandırarak evliliğe zorluyor. Ya da karısı kendisini sebep göstermeden ve kendi rızası olmadan boşadığında karşılaştığı korkunç derecede eşitliksiz ve dikkatlice yaratılmış yasaların ne olduğunu anlamaya bile çalışmadan, erkeğin evlilik sözleşmesi yapmak istemesini lanetliyorlar.

Duvar ve Erkek

Bir erkek olarak Duvar’ın farkında olmanız önemli. Öncelikle 30 yaşı civarında üzerinize çullanan evlen baskısının nedeninin Duvar olduğunu anlayın. Sizin Duvarınız değil, kadın duvarı. Sizinki daha 10 – 15 yıl ilerde iken toplumun yaptığı baskının sebebi, gözünüz açılmadan sizi akıllı uslu, sessizce acı çekse de çalışıp vergisini ödeyen bir vatandaş olarak makineye yerleştirmek. Erkekler için İdeal Evlilik Yaşı yazısından :

Tam 30 yaş civarı maalesef, erkek cinsel pazar değerinin farkına varmaya başlarken kadın iyice azalmaya başlayan CPDsinin tam farkında olarak henüz CPDsinin farkına varamamış bir erkeği uzun süreli ilişki / evlilik şemasına çekme telaşına düşer. Ortalama beta oğlumuz 20li yaşlarının çoğunda kız peşinde koşup, kız tavlama konusunda burnu büyük kızlardan ağzı yanmışken, birden ortaya çıkan bu “ayakları yere basan”, gerçekten aile kurmak ve sevgi ile ilgilenen kadınları büyük sevinçle karşılar. Bu “bulunmaz mücevher”in geçmişte yediği hurmalar, bu “şansı” kaçırmamak için es geçilir.

Fakat tam CPD artarken ve her sene artarak daha uygun kadının seçilebileceği havuz da büyürken evlenmek, erkeği evlenebileceği en iyi kadınla evlenmekten ve bu büyük kararı verirken opsiyonlarını daha olgun kriterlerle verebilme şansını elinden alır. Bu erkekler maalesef iş işten geçtikten sonra olayı anladıklarında, toplumda orta yaş krizi olarak bilinen şeye toslarlar.

Eğer çocuk istemiyorsanız evlenmeyin. Bu sizi Duvar’ın etkilerinden 100% koruyacaktır. Ama eğer çocuk istiyorsanız ve evlenecekseniz de 33 – 35 yaşına kadar kendinizi geliştirin, belki uzun süreli ilişki yaşayın ama evlenmeyin. Böylece kendi CPDnizin tepesinde, seçebileceğiniz en iyi hatunu seçerek evlenin.

Bundan 50 yıl önce dedeleriniz 25 yaşına geldiğinde olgunluklarının zirvesinde bir erkek olabiliyorlarmış. Ama bugünün erkeği 25 yaşında hala gözü açılmamış bir yarı çocuk oluyor ve dedesinin eriştiği kafa olgunluğuna 35 yaşında erişiyor, o da erişirse. Durum maalesef bu ama iyi olan şey ise ortalama ömür 50 yılda 20 sene uzadığı için artık bekleme lüksünüz var.

Bence evlilikte erkek ile kadın arasındaki ideal yaş farkı 8 – 10.  Ama eğer 35 yaşında 32 yaşında bir kadınla evlenecekseniz bile (herkes duvara kucaktan kucağa atladığı için yalnız toslamıyor, bir de kariyer kadını propogandasına kapılmış ama aslında akıllı uslu kızlar da var) kadının sizinle siz olduğunuz için mi bebek kuduzuna yakalandığı için mi evlendiğini ayırt edecek kadar olgunlaşmış olursunuz.

Bebek kuduzu için bir parantez açalım. 28 – 32 yaş arasında özellikle geçmişlerinde “hızlı” yaşayan hatunların tutulduğu ve ne olursa olsun bebek yapmalıyım stresi. Bu stres, kadının tüm erkek seçme kriterlerini gölgeler (alfa dul olsa bile) ve onun normalde iğrendiği (şu ablanın kel ve göbekli deyip geçtiği) bir adamla bile evlenmesine neden olabilir. Maalesef kadının gözündeki bu perde gebelik testinin “çift çubuğunu” görür görmez kalkar ve aşamalı olarak tohumu vermiş ve işi bitmiş adama kötü davranmaya başlar. Adamcağız tipik bir mavi haplı ise ev işleri yapmaya kadar varan oranda karısını mutlu etmeye çalışacaktır ama bu yaptıkları onu daha da batırır. Sonuç : önce tabii ki seks biter ve sonra adamı boşa, nafakayı al ve çocuğu büyüt ya da daha kötüsü hayat boyu dırdır! Bebek kuduzuna yakalanmış kadınlar kırmızı haplı gözlerce evlenmeden kolayca fark edilip şutlanabilir ama mavi haplı özellikle 10 yıl sonra bulduğu harika seksin etkisi ile bunları görse de es geçecektir (mavi haplı bile görür zira ben boşandıktan sonra bunları “aslında başından belli idi” diye bir bir saymayan bir mavi haplıya henüz rastlamadım).

 

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

17 thoughts on “Duvara Karşı”

  1. Tüh! Bundan bir kaç ay önce facebook’ta benden 9 yaş küçük (23 yaşında) güzel bir kızla tanışıp buluştuk. Ancak mavi haplı olduğum için ikinci buluşma olmadı. O zamanki betalığım ve mavi hapın etkisi ile kendi kendime (benden çok küçük yaaa, bu olur mu acaba) diyordum. Bu site ile tanışmadan önce ne fırsatlar tepmişiz, ne aptalmışız.

    1. 23 yaşında kadın mı küçük? O küçük değil taze sadece 😀

      Bir erkeğin kendi ayağına sıktığı en gereksiz kurşun bu. O kadar etkili bir propoganda ki seni bırak 27 yaşında erkek bile çekiniyor! Üstelik yaş farkı yüzünden bir hatunun yaşı takmasa da mecburen yapacağı “sana abi diyebilir miyim” shit testi var ki bir erkek buraya kadar gelse bile burda nakavt oluyor.

      Benim hatun 23 yaşında ve benden 14 yaş küçük. Şunu söyleyebilirim ki bu nedenle 30luk ablaların yüz buruşturmasına ara ara maruz kalıyorum ama kim takar onların yüz buruşturmasını. Sonuçta “olur mu böyle” diyenlerin hepsi farkında ki hatun 23 yaşında yetişkin bir kadın.

        1. Off bana yurt dışında imalı imalı yaşımı soran kıza “Old … daddy old” deyip göz kırpmıştım ve kızı sonra yemiştim (film repliğidir).onayla ve abart çeşit çeşit.

          1. Anladıysa kız sıkı pornocuymuş, türkiye’de anlamaz kızlar bunu umutlanmasın çocuklar, giderler söylerler suratlarına mal mal bakar kızlar da.

  2. Merhaba ben disiplinli bir hayat oluşturmaya başladım ağırdan alacağım ve 3ay boyunca arttırıp ilerleyeceğim ilk hali şöyle
    7de kalk

    4×25 mekik ve 4×25 şınav gün boyu

    10:00dan 11.00a kadar kendine faydalı olan herhangi mental aktivite (belgesel,kitap,makale etc.)

    11.30dan 12.30a kadar ders (okul

    14:30-16.00 iş

    16.00-17.00 okul dersi

    “19.00-21.00 kadar kendine faydalı olan herhangi mental aktivite (belgesel,kitap,makale etc.)

    Eklemem/çıkarmam gereken bir şey var mı sizce ?

    1. Hocam bunu dışardan onaylatamazsın. Bizim temel tezimiz şu : sen zaten kendin için iyi olanı da olmayanı da biliyorsun. Yapman gerekeni de yapmaman gerekeni de biliyorsun. İnsanların 99%si bunları bilmediğinden değil bildiği halde yapmaya ya da yapmamaya devam ettiğinden disiplinsiz.

  3. Sevgili Mahmut abi

    Yazdığın yazıları düşünerek okuyorum ve tek tek hayatın gerçekleriyle yüzleşiyorum bu camia sayesinde bazı konularda hata yapmadan tecrübeli oluyorum çok teşekkür ederim ama bu camiada sanki herkes anlaşmış kimse penis boyundan kızların isteğinden pek bahsetmiyor yıllarca porno izlemiş birisiyim bana bile heybetli görünüyor o BC’lar ama benimkisi ortalamanın 1 cm altında bununla kadını zevkten uçurmak mümkünmü? bu konuyla ilgili başlık açarmısın?

  4. Son cümledeki görmezden gelme durumu aşırı yaygın. Aslında herkes her şeyin farkında ama işine öyle geldiği için (aksini götü yemediği için) her şey yolundaymış gibi davranıyor. Maksat dostlar alışverişte görsün, neşemiz kaçmasın. Kırmızı hap dediğin gerçeği kendine itiraf edip harekete geçmek zaten.

  5. 4 sene önce görüştüğüm 19’luk bir kız vardı. Bir gün yolda askerlik arkadaşımı gördüm ve ona kızdan bahsettim. Dedim ki; ya kız 19 yaşında henüz. Biraz utanıyorum. Kendime yakıştıramıyorum vs. vs. gibi saçmalıklar. Arkadaşım ise hiç çekinme, utanma. Bunlar gereksiz düşünceler demişti. Şimdi 4 yaş daha aldım. Ve 19’luk kızlarla birlikte olmaya devam ediyorum. Eskinin o utancı hep geçmişte kaldı. Kimse sikimde değil.

    Demek istediğim şu; eğer yaş farkı yüzünden böyle saçma düşünceleriniz varsa söküp atın bunu kafanızdan. Ve Mahmut’un yaşadığı şeyi ben de yaşadım. Benden 3 yaş büyük bir bayan arkadaşıma 19’luk kızdan bahsedince; ay çok küçük değil mi, bana tuhaf geliyor dediğinde asla utanmadığım gibi gayet normal olduğunu gözünün içine baka baka ve sırıtarak söyledim. Bu tavrımdan sonra istese de bir şey söyleyemedi. Gık diyemedi. Diyemez de amına koyim. Kız kanunen reşit. Seçimini özgürce, bilinçli iradesiyle yapıyor. Ve kızlar olgun adamlardan hoşlanıyorlar ne olursa olsun. Bunun da ekmeğini yiyoruz tabi ki.

    Siz siz olun sırf bu sebepten ne ananızın ne akrabanızın ne de iş arkadaşlarınızın sizi utandırmalarına asla müsade etmeyin. Yosmalar kendileri o yaştayken yaşıtı erkekleri salllamayıp 30’luk adamların kucaklarında zıplıyorlardı. Genç hatun bulursanız yaslayın gitsin 🙂

    1. Abi biz suan o sallanmayan adamlariz siz de kizlarin kucaklarinda zipladiklari 30luklar 😀

      Biz de su isi ogrenelim de am ustunde am dam ustunde dam birakmayalim 😀

      1. Ama bizden daha şanslısınız bu da bir gerçek. Bize bunları anlatacak ne bir site vardı ne de doğru dürüst bir arkadaş. Ve şimdi kızları bulacak ortam eskisine göre daha fazla. Özellikle internet bu iş için biçilmiş kaftan. Fırsatları değerlendirin.

        1. Abi benim maskulenitem zayif ne yazik ki. 21 yasindayim kucuk gosteriyorum. Bi de karakter degisimi cok zor oluyor. Var olan cevrene bunu kabul ettirmek falan. Cevrenin disinda takil deseniz de her ne kadar cevrenin disinda takilsak da var olan sosyal ortam dolayli yoldan bu mevzulari etkiliyor. Degisimine ket vuruyor mesela. Maskuleniteni baskiliyor vs.

          Kirmizi hapi yutmak kolay,buradaki yazilari okuyup farkindalik edinmek kolay ama is pratige gelince sinifta kaliyoruz. Mesele gidip konusamamak da degil. Cunku burada anlatilan sadece kizlarla konusmak degil. Erkek ortaminda aktif olmak bile cok zor. Degisimin kendisi zor.

          Alfa davranislar cocukluktan geliyor bana kalirsa. Yas ilerledikce bir sekilde ogreniliyor tabi boyle platformlar sayesinde. Ama genc adam bu yazilari okusa da degisimi yakalayamiyor. Yani ben bunlari okuyorum bir yerden basliycam ama sonuc almam yillari bulacak. Mesela suanki okulumundan mezun oldugumda belki.

          Cunku liseden uniye gectigimde bazi seyleri geride biraktim benim pesimden gelemediler ortamim ve insanlar degistigi icin. Simdi unide de biraz buyuduk. Burada da arkamizda birakacagimiz seyler olucsk.

          Aslinda mahmut abi bu konuda bir yazi yazsa ne guzel olur. Degisebilmek hakkinda ve degisimi kabul ettirmek hakkinda.

          1. Sürekli bir şeyleri deneyin. Sürekli rezil olun ne var? Kaç defa acaba kızların içinden ya da dışından benle alay ettiklerini bilmiyorum ama çok defa yapmışlardır muhtemelen. Salak yerine konmak, enayi gibi hareketler yapmak, kıza kendini iyi hissettirmek için taklalar atmak vs. vs. Hepsini yaptık. Hataları yaşadık ve gördük. Sonra da eski halimize göre olgunlaştık.

            Siz galiba hiç hareket etmeden en mükemmel olmaya çalışıyorsunuz ama bu İ-M-K-A-N-S-I-Z…

            Git şimdi üst üste hatalar yap. Sonra bunlar hakkında düşün. Daha sonra her bir hata için eksiltmen ve arttırman gereken hareketleri belirle. Bunlar öyle bugünden yarına olup bitecek şeyler değil. Belki 1 sene sürecek belki 4-5 sene sürecek. Çapına göre.

            Hata yapmaktan korkmayın arkadaşlar. Hata yapın amına koyim ne var. Gebermezsiniz korkmayın.

          2. Senin gibi biri için en iyimser 2 en kötümserinde 5 – 6 yıl sürer. 6 yıl sonra hala yirmilerindeyken “lan eşek kafam, üniversitede tıfılken ağlayacağıma yavaş yavaş pratik etsem şimdi sağlam iş çıkarıyordum” dersin.

            Bu konuda yazı gelmez. Kendi hayatını eline alıp azar azar iyileştirme yoluna girmek yerine her türlü bahaneye sarılan ayrıcalıklı insanlar (üniversitede okumak gibi bir ayrıcalığın var) için yazı yazıp vakit kaybetmeye değmez. Zira birşey yazsam ona da “ama abi iyi diyorsun da şu da şu, bu da bu” diyeceksiniz. Tamamen vakit kaybı. Kendini geliştirecek cesareti olan ama yol göstereni olmayanlarla uğraşmak daha verimli.

            Ben burayı okuyan çoğu erkeğin bunları saçmalık sayacağını, kırmızı hapı mantıklı bulan azınlığın büyük kısmının da bunu uygulayacak disipline ve cesarete sahip olmayacağını varsayıyorum. Ve o azınlığın azınlığı, 500 tane yazıdan alacağını aldı veya rastlayınca alacak zaten. Geri kalanı kendilerinden başka kimse kurtaramaz. Bazıları mavi haplı yaşayıp mavi haplı ölecekler. Kırmızı hapı bilseler bile.

            Burda seni 10 kere kırmızı haplı yapacak kadar bilgi var. Daha fazlasını istemek bir nevi mucize hap isteği.

          3. Matrix filmindeki gibi bilgilerin ve pratiğin direkt olarak beyinlerine yüklenmesini sitiyor paşalarım. Hiç kendimi yorayım, uğraşayım gerekiyorsa rezil olayım diyebilen yok nerdeyse. Armut piş ağzıma düş. Ohhhh ne güzel ya.

            İşte bu sebeplerden ötürü sana forum sitesi açma diyordum Mahmut. Yoksa her santim hareket için 200 milyon adet soru soracak bu çocukcağızlar.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *