Risk Yönetimi ve Strateji

İnsan bazen hayatında istenmeyen durumlarla karşılaşabilir. İşler yolunda gitmediğinde yapılacak şey bellidir: İçinde bulunulan kötü durumdan kurtulmak için çözüm üretmek. Sorunun kaynağını anlayamadığımızda ürettiğimiz çözümlerin bize bir faydası olmaz. Kendi hatalarımızda yüzleşmekten korktuğumuzda da aynı durum geçerlidir. Sorunun nedenini anlayamayız. İşte burada asıl mesele, ajite etmeden ve duygusal bir tavır takınmadan sorunlarla yüzleşmektir.

Bir erkeğin en büyük silahı mantığıdır. Taktik ve strateji geliştirmek için kullanılırsa mantık ve bilgi birikiminin kombinasyonuyla aşılamayacak sorun yoktur. Geriye bir tek, nelerden vazgeçileceği, ne fedakarlıklar yapılacağı kalır. Çünkü şüphesiz, bir şeylerden fedakarlık etmeden bir şeylere sahip olunamaz. Bize medya, pahalı arabalara sahip olmayı, lüks evlerde oturmayı, güzel ofislerde çalışmayı gösterir fakat bu sadece bir sonuçtur. O kademeye gelene kadar alınan riskler, yapılan fedakarlıklar, zor durumlarla başa çıkma gibi yükselmek için hayati öneme sahip şeyler gösterilmez. Dizilerde ve filmlerde gösterilen şey, en güzel hatunu tavlayan adamın bunu çikolatayla, çiçekle yapması gibi sahtedir. Neticeden yola çıkarak sonuca varmak kişiyi her zaman yanıltır.

Tarih, başarılarla olduğu kadar başarısızlıklarla doludur. Her deneme bir öğrenim sürecini tetikler. Ders almadan hatalar görülmez ve sonuca ulaşılmaz. kişi burada risk almalı ve başarısızlık korkusuna kapılmamalıdır. Her eylemde risk faktörü vardır. Bütün bir sene üniversite sınavına hazırlanırsınız fakat o gün hastalanmayacağınızın garantisi yoktur. Kredi çekip kendi işinizi kurarsınız ama batabilirsiniz ya da bir hatunla çok mutlu olma hayali kurup evlendikten sonra boşanabilirsiniz. Her şeyde risk vardır ve risk faktörünü gözetmeden hareket etmemek gerekir.  Bu aşamadan sonra başarı için gereken çalışma miktarı ve süre hesaplanır. Bu süre ve emek, hedefin büyüklüğüne göre değişebilir. Örneğin, kaslı bir vücuda sahip olmak için gereken minimum süre 1,5 senedir. Tabi bu kişiden kişiye değişebilir. Bu süreçte bir seans bile aksatmaksızın çalışılmalıdır. Yani sıkı disiplin ve adanmışlık gerektirir.

Belirlediğiniz hedefe doğru emin adımlarla yürümek, ertelememek, doğacak riskleri tahmin etmek ve buna hazırlıklı olmak insanı başarıya götürür. Başarısızlık durumunda ise duygusal davranmamak, başarısızlığın sonuçlarıyla dürüstçe yüzleşmek gerekir. Her başarısızlık bir sonraki başarı için bir basamaktır. Mesele, sizin denemekten vazgeçip vazgeçmemenizdir. Başarısızlığın sorumluluğunu üstlenmeli, sonuçlarına katlanmalısınız. Kahretmek, isyan etmek, suçu başkalarına atmak sizi daha iyi yapmayacağı gibi özgüveninizi zedeler.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Sonsuzluk ve Bir Gün

Sonsuzluk ve Bir gün, Türkçe kırmızı hap camiasının en bilinen ve takip edilen yazarlarından biri. Kendisini buradan olduğu gibi twitter hesabından (@sonsuzluk_vbg) ve Ekşi Sözlükten (@sonsuzluk ve bir gun) takip edebilirsiniz.

38 thoughts on “Risk Yönetimi ve Strateji”

  1. 2 adet numara aldım 2 kıza yürüdüm.İlki pek yürüme sayılmaz dershanede konuşmayı kız açtı bende yardırdım.Numarasını aldım aynı sınıftayız.Benim için önemli olan dershane çıkışı eve dönüyorum elimde çiğköfte önümde şort giymiş bir kız baya güzel arkasından çantamla beraber şangur şungur koştum nefes nefese Ben:b kız:k
    B pişmanlık nedir bilir misin bir şeyi yapmayı düşünüp yapmazsan pişman olursun.Seni gördüm geldim midem yanıyor dur az çiğköfte acıymış.Su içtim kız bekliyor.
    Adın ne ?
    K özge senin ?(kız heyecandan konuşamıyordu.)
    B jordi
    K memun oldum.
    B numaranı versene telefonu uzattım yazdı.
    Beraber biraz daha yürüdüm sonra dedim pek uzatmıyım salı günüm boş heralde dershaneye gidiyorum çıkışta aynı yerde buluşuruz.
    K olabilir
    B görüşürüz
    K görüşürüz.
    Sıcakta zor zar 10 dk ya gittiğim yolu 5 dkya gittim o gazla.
    Tek sorum ne zaman yazayım
    Neler yazayım tecrübesi olan bundan sonra bilgilendirsin herkese iyi günler.

    1. Çiğköfte yemiş insanın ağız kokusu irrite eder moruk, helal olsun demek ki beden dilin çok iyiymiş.

      Lise sona geçmişseniz kızlara yürümeyin demişti Mahmut Abi, sonuç iyiye giderse aslında sizin için daha kötü olur; zira tam olarak betalıktan kurtulamadığınızdan kızın-kızların-üzerine fazla düşebilir, bu sebeple de dersi ihmal edersiniz minvalinde birşeyler söylemişti.

      1. Dersleri ihmal edecek bir tip değilim.Üniye geçtiğimde sap sap dolanmak istemiyorum oyunumu geliştiriyorum.Beden dilini etkili kullanıyorum.Avımı buldum hangi kız daha rahat giyip daha rahat yürüyorsa karşılık alma ihtimalim artıyor.Birde saf ayağına yatman gerekiyor biraz özel hissetirmek gerekiyor.Ne zaman konuşmalara başka kızları dahil ettim güvenilir olmadım bunun yeri ve zamanı var.Gelişiyorum her yönden bakalım.

    2. Direkt numara isteyerek büyük bir kumar oynamışsın ama sonuç olumlu olmuş. Haftaya buluşma tarihi vermen bence yanlış bir seçim aynı gün ve ya daha yakın bi zamana buluşma ayarlaman daha mantıklı olurdu. Olsun. Önünde iyi muhabbet kurmak için oldukça zaman var,bence bugün yazmalısın kızın soyadını da biliyorsan hakkında küçük bir araştırmayla bilgi edinirsen nelerden konusman gerektiği hakkında fikir sahibi olabilirsin.

    3. A: Merhaba
      B:Merhaba
      A: Numaranı versene
      B: ok
      Eğer gerçekten böyleyse, direk numara istemeye kız verdiyse şu an benim beynimde yeni ufuklar açtın kardeşim

    4. Kızla 5 dakika konuşmadan numarasını alma derler ayrıyeten okuduğuma göre siklemeyen ama görgüsüzün teki olarak görükmüşsün kıza eğer tipin ve diksiyonun iyiyse kıza siklemeyen tarafın ağır basar eğer maymuna benziyorsan ve diksiyonun kötü ise dağdan inmeye benziyosundur neyse tahminim büyük ihtimal mesajına cevap vermez verirse konuşmada betalık yapıp kızı kacıracaksın yinede pozitif düşünmek gerekir ise herşeye iyimser davranırsak kızı sikme şansın var herkese bol şans 😀

  2. Uzun yazı oldu isterseniz yayınlamayın.
    Alfa olmak demek, duygu sahibi olmamak değil duygularla hayatı idare etmemek demek ise alfalık, sadece kız – erkek ilişkilerinde değil tüm hayatımızda geçerli olan bir mantıki davranışlar bütünü yani karakterimiz olmalıdır. (Uzun cümle için özür.)
    Beta risk alamaz ve cesur olamaz. Duygularıyla kalkıp yürümesi ve fevri hareketleri buna örnek olamaz. Risk almak demek, bir hedefi artı ve eksi yönleriyle tartıp sağlam karar verip ona giden stratejileri belirleyip o hedefe (konjoktür uygun ise ve gerçekten ona ihtiyacımız var ise) yürümektir. Bu yolda risk olduğunu bilmek cesareti içimizde besler. Gerekirse ve değerse risk alınır. Yanlışı görmek ve neresinden olursa olsun dönmek bir erdem olduğu kadar başarının anahtarı ve muhtemel mağlubiyetten kurtuluş için elzem bir harekettir. Bunlar sadece ilişkiler için değil ekonomiden tutun hayatımızın tüm alanlarını ilgilendiren bir Alfa karakteridir.
    Betaların “ne olursa olsun” mantığı kaybedecek bir şeyleri olmayanlar içindir. Bu çoğunlukla bir Beta davranışıdır. Cesaret bu değildir. Ya da siz veya yakınlarınız çok zor durumda kalmışsınızdır bir kahramanlık yaparsınız ve ne olursa olsun, dersiniz. Beta, kız ilişkilerindeki hızlı yürüme ve bazen gelen büyük başarılarını buna borçludur. (Bu avantajını 3 ay sonra falan terk edilerek kaybeder.) Betaların beyaz şovalyeliği de bu ne olursa olsun kahramanlığına (!) borçludur. Feminist dünya bu gibi hareketleri ve kendini feda etmeleri pek yüceltir.
    Özetle; hayat bir çok yönlü ve çok oyunculu bir mücadele ise:
    1- Kendimizi (eksik ve fazla yönlerimizle) hazırlamalıyız.
    2- Hedefi iyi bilmeliyiz ve bu hedefe giden yolda görülen ve muhtemel riskleri tartmalıyız.
    3- Motivasyon olmazsa olmaz; ama buna değecek ise harekete geçmeliyiz. Başlamak bitirmenin yarısıdır. Harekete geçmişsek durmamalıyız. Hedefi gözümüzde büyütmek be bahane uydurmak Alfalıpa yakışmaz.
    4- Motivasyonu ve hedefi kaybetmek, dönmeye sebep olmamalıdır. Alınan riskin ve görülen ödülün; bu riske girmeye ve ve cesarete değmeyeceğini gördüğümüz yerde, vazgeçebilmeliyiz. Oysa Beta karakteri bunların tam tersini yapar. 5- Cesaret; kendimizi tartmadan ve hazırlamadan, sonuçlarını hesaplamadan ve ödüle değmeden yapılırsa cahilce olur. Bunun için risk almaya değmez ve de bunun sonucunda başarılar tesadüfidir ve elde edilen ödüller geçcidir. (Beta’nın oyun bilmeden bir delilik yapıp kızı tavlaması gibi)
    6-Gerçek risk alma ve cesaret mantıkla olur. Bu tip bir mantık, erkekte doğuştan vardır. Bunun zıttı duygusallıktır. Önlem almamak, hazır olmamak, gerçekçi olmamak, (kendine veya güvenilir bir ekibe değil) başkalarına güvenmek, cahil cesareti göstermek, riske değmeyen hedeflere yönelmek, risk almamak veya fazla risk almak, yanlıştan vazgeçmemek (fazla duygusal yatırım ve oneitis), bahaneler üreterek sorumluğu veya yanlışı kabul etmemek, bir sonuç karşısında fazla övünmek, fazla dövünmek veya başkalarını suçlamak, kişilere sınırsız güvenmek veya hiç güvenmemek… tipik feminen davranışlardandır.
    Alfa karakter ise mantık neyse onu yapar. Erkek adam olmalıyız derken mantıklı olmalıyız, demek istiyoruz. Her alanda bu mantıktan bahsediyoruz. İyiyi kötüden, yanlışı doğrudan, değeri değmezden ayıran bir düşünme sistemi ile bilgi ve tecrübe birikimi bu mantığı sağlar. Bilemezsen sormak yani işin ehli ile istişare etmek de mantığın bir kuralıdır. Birilerine dert yanıp duygusal açılım yapmak feminen duygusallıktır.
    Cengiz Han boşuna dememiş: Bir aileyi(bence kadını kastediyor) yöneten Devleti de dünyayı da yönetir.
    Bir kızı oneitis yapan, onun eteğinin (pantolon mu desem) altına saklanan Meriçlerin ekonomide, sanatta, sosyal hayatta başarılı olması, cesaretle risk alıp krizleri yönetmesi beklenemez. Her Beta aslında bir Meriç adayıdır.
    Ben Cengiz Han’ın bu sözüne ekleme yapayım: Bir aileyi (bir kadını) bile yönetemeyen bir kurumu bile yönetemez.
    Bu tip Betalarla ve Meriçlerle arkadaşlığa bile değmez. Bir kız ortamında sizi satarlar. Bunlardan ortak da olmaz, patron da müdür de. Buraları terk etmek daha akılıcadır. Çünkü kadının ve feminist kafanın yönettiği yerden hayır gelmez. (Bu işi becerebilen kadınlar azınlıktadır ve bunların başarısı erkek mantıkını her nasıl olduysa kazanmalarından ve /veya gerçek erkek adamlarla dolu bir danışanlardan geçer. Bu danışma işi başarılı betalar için de geçerlidir ve bu başarılar da ciddi krizlere kadardır ve bir sonu da olmaz. Beta veya feminen kafa ya da kadın duygusallığı kendinden sonrasını yetiştiremez. Erkek adamı erkek adamlar yetiştirir veya hayat vura vura öğretir. Bu hayatın her alanı için geçerlidir.)
    Özet mi özet mözet yok amk.

  3. Bir soru: Hipergami dürtüsünün fazlalığı ya da azlığını belirleyen çok faktör var, bunu biliyoruz. Peki bu faktörlerden zeka ve eğitim ne derece etkili peki?

    Bir diğer hususi soru: ekşisözlükte uçurulanlar fazlalaştı mı acaba? uzuuuuuuuuuuuuuuuuun bi bekleyişten sonra yazarlığım onaylanmış.

    1. Evet uçan uçana. Geçen biri bir ingilize 3 türk tecavüz etti yazısına birşey yazmış uçmuş. bakamadım tam haketmiş mi etmemiş mi. Sonsuzluk homoseksüel biraderlerimize sallarken uçtu 😄

      Oysa sonsuzluk bilmez ama onlar velinimetimiz 😂:

      https://youtu.be/aotlEpmAFVQ

      1. Haketmişti. Adamlarda suç yok yazmıştı. Tamam politically correct olmayalim ama sucluya da suclu diyelim amk!

    1. Erkek adam olarak

      emin ol akilli hic bir kiz kotu cocuk istemiyor 80 alfa siker karakter 20 beta oder istiyor

      1. Her kadın demeyelim ama çok büyük çoğunluğu alfa ister. Ama alfa, seçeneği çok olduğundan pek sallamaz, zaten hayatın merkezinde kendisi vardır. Kadınlara değer vermez, değer vermedikçe değerli olur.

        Kadınlar bunu bilirler, bunun için alfa isterler. İşte o alfayı ben dizginledim, burnuna halkayı taktım diye diğer kadınlara hava atmak isterler. Sizin yapamadığınızı ben yaptım, ben sizden farklıyım demek ister. Aslında bu kadın egosudur, beta ile evlenseler de dırdır ile kocasının hayatını sikerler. Bu konuda skeptico’nun dırdır serisini okumanızı öneririm.

        Hayatın her anında maskülen olmak zorundayız, kararlı, özgüvenli olmak zorundayız. Yoksa ya dırdır ya da en kötüsü hipergamisi zamanında çevre ve aile tarafından dizginlenmemiş bir kadına denk gelirseniz aldatma olarak geri döneceğini göreceksiniz.

        Çevrenize bakın, bunları zaten göreceksiniz dostlar.

    2. Kötü çocuklardan iyi bir baba olmaz genelde, kadınlar bu tarz erkeklerle sevgili olurlar aile kurmaya gelince gelir düzeyi düşük olmayan bir sünepeyi tercih ederler çünkü kötü çocuğun sorumsuz olma ihtimali ve evliliğe az yatırım yapma ihtimali yüksek tabii karşı taraftaki kadın da kötü çocuk gibi kötü kadın değilse.

      1. Yanlış. Kadınların evrensel fantazisi (tüm kadına yönelik romanların konusu) kötü çocuğu evcilleştirmektir. Optimumu alfa siker beta öderin tek adamda olmasıdır ve bunu kadının bulup ortaya çıkarmasıdır. Ama böyle adamlar azdır. O nedenle çoğu kadın bir betayla evlenir.

        Alfa baba olabilirsin ama olman lszım. izlenimi vermeye çalışmak kadını zihin merkezine koyan beta fantazisidir. Her beta hayallerinde alfadır.

        1. İyi baba olmanın beta veya alfa olmakla alakası yok bence yani alfa olmak eşittir kötü olmak demek değildir . Kendime ait bir duruşu, yaşamı olan kişi alfadır . Yani alfadan iyi baba olur mu o kişiye göre değişen bir şeydir. İyi karakterli alfa da var kötü alfa da var.

        2. Burda yine aynı sorunsala geliyoruz Mahmut abi , kadınlar alfa mi ister kötü adam mı ? (Kadınların isteğini öncelik tutmuyorum sadece karmaşadan dolayı soruyorum) çünkü alfa demek kötü demek değil bunu biliyoruz.

          1. Alfa ister ve arzu seviyesinde kötü iyi ayırmaz.

            Bu arada bu kötü lafı çoğu alfa için iftira. Kadını merkeze almadıkları ve kendi stratejilerini çoğu erkek gibi kadın için harcsmadıkları için kadınlar ve kadını merkeze almamayı kadın düşmanlığı sanan erkeklerce böyle damgalanırlar.

        3. kadını (ya da genel olarak kadınları) ciddi finanse eden, ama aynı zamanda maksimum fayda da sağlayan, gezen tozan eğlenen, takılan, sürekli kadın değiştiren maddi durumu sağlam tipler, alfa siker beta öderin tek adamda olması durumu bu tipler midir? yoksa bahsettiğin adam tipi başka bir şey mi?

          1. Bence kötü çocuklara kötü damgasını kadınlar vuruyor.
            By Alfa adamlar kadınları öyle mutlu ediyorlar ki kadınlar bunu anlatmaya kelimeler bulamıyor. Sadece o kısa anların tadını çıkarmakla yetiniyorlar. Bu adamların bilmem kaç karısından birisi olmaya hatta haftada bir onun yolunu gözlemeye bile razılar. Bunu(erkeğini gerekirse başka bir kadınla paylaşma mecburiyetinde kalmayı ve beklemeyi), bir Beta’nın sınırsız ve yalnızca bir kadına tahsis edilmiş ilgi, maddi destek ve aşkına tercih edebiliyorlar.
            Peki bu Alfalar kadınlar tarafından kötü damgası yiyorlar:
            Kadınların tek aşkı olmadıkları(kalmadıkları) ve kadınlar tarafından yola getirilmedikleri(dizlerinin dibine çekilip evcilleştirilmedikleri) için. Bir Beta öder olmadıkları için de diyebiliriz. Eğer böyle olsalar idi kadınlar onlara olan arzularını ışık hızıyla kaybederlerdi ya neyse. Konu uzamasın. Mahmut bunları anlatır size.

    3. Problem şu ki mavi haplıya kadının her konuda seçim yapan ve ilişkiye taşla, hediyeyle ve salya sümük bir romantizmle ikna edilmesi gereken taraf olduğu öğretilir. Oysa maskülen bir erkek genelde bir kadının özel çabası ile evliliğe ve çocuğa ikna olur.

  4. Günün sözünü verelim o zaman;
    Motivasyonumu kaybedebilirim ama disiplinimi asla! (Wladimir Klitschko)
    Motivasyon eşittir gaz. Erkek adam gazla çalışmaz. Ne demiştik en önemli güç duygusal güç. Duygusal güç ise duygusal olmamak değil duygulara rağmen zor olanı yapmaktır. Duygusal gücü kazanmayan biri asla gerçek alfa olamaz. En çok sevdiğiniz yemeği alın önümüze koyun yarım saat yemeyin. Telefonunuzu bir gün hiç açmayın kısacası sevdiğiniz ne varsa bile bile uzaklaşın (bazen) iradenizi güçlendirmenin en iyi yöntemi sevdiğiniz şeylerden vazgeçmektir.

  5. Konuyla alakasız

    Hayatında “kadınlar şöyledir, böyledir” diye beyni yıkanmamış her erkek alfa mıdır?

  6. Muhteşem bir yazı. zihinsel gelişim Kh’nin kilometretaşıdır. önceden bu tip şeyleri üstün köru okur geçer anlamazdım. ama artık beynim uzun süre aç kalmış bir pitbull gibi yada kupkuru bir sünger gibi çekiyor artık bu tip mantraları.

    ayrıca şu yazının altına hala “hatun hatun hatun” diye yorum yazanları anlamıyorum.
    arkadaşım hatunlar Kh’nin bir getirisidir sadece. ana konusu değil. tatlıyı ana yemek yapmayın…

  7.  1 hafta boyunca günde 3 kere kızlara yürümeden sadece muhabbet etme hedefi koydum kendime.

     Bugün iş çıkışı önce kahve almak icin gittiğim yerde kasiyer kızla biraz muhabbet ettim. Sonra bir kitapçıya girdim. Gözüme kestirdiğim bir kaç kız vardı ama o kadar zor geldi ki konusmak gidip konuşmadım. Çıktım, biraz dolandım ve bugün tanımadığım bir kızla konuşmadan eve gitmek yok dedim. Ingilızce kitaplara bakan bi hatun vardı, sarışın, mini şort falan cok hoş bi kız. 1 dk kadar kendimle mücadele ettikten sonra gittim. Kitaplara bakar gibi yapip direk konuştum:

    B: Ingilizceyi geliştirmem icin bi tavsiyeniz var mi?(Sizli konuşmamak gerektiğini biliyorum ama engel olamadım.)
    K:Ooo ben nasıl soyleyecek(kiz polonyalı çıktı 😁)
    B:(Şaşırma efekti)
    K:Bunlar akademik ve zor. Bunlarda zorlanirsin. (Dedi ama yarim yamalak turkce ile. Akliniza yabancı aksan ile konuşan hoş bi kız getirin.)

    Kız telefonundan bana o tür kitapları nerede bulacagimi gösterdi bir kaç kitapci söyledi. Sonra yanda bi eleman atladı konuya. Bunlar biraz ağır ve pahalı gelir vs. konuştu biraz. Yalnız kalınca kıza nerede okuyosun, Turkiye'de  napıyorsun gibi kişisel sorular sordum. Cevapladı. Numara isteyebilirdim belki ama o havayi sezemedigim icin istemedim. Teşekkür edip iyi günler diledim.

    Mahmut abi, Izledigim strateji doğru bir strateji mi. 1 hafta falan kızlara yürümeden muhabbet edeceğim sadece. Bunu da genellikle kitapci vs.. gibi yerlerde yapacağım. Bu gibi yerler uygun mu sence? Tanıdığım kızlarla cok rahat konuşabiliyorum ama tanımadığım kızlara yaklaşırken o reddedilme korkusu başka birşeymiş aşmam gerekiyor.

  8. Mahmut abi yaşadığım çevrede çok it kopuk var ve ciddi anlamda münakaşa ettiğimiz zamanlar oldu. En son bugün yaşandı ve ben geri çekilmek zorunda kaldım çünkü içki içiyorlardı ve açıkçası bıçağı takarlar diye korktum. İşin zor olan tarafı bu durum benim gururumu feci şekilde incitiyor. Ayrıca yaşadığım çevrede hiç kimse bunlara ses çıkaramıyor. Ne yapmalıyım abi sence?

    1. Kardeşim adı üstünde, it kopuk. Tartışırsan mimlerler, kavga edersen daha kötü çökmeye çalışırlar, geri çekilmekle en iyisini yapmışsın, böyle tiplerde her türlü bok püsür olur; ot, hap, içki ve bıçak tabii ki. Gururun falan incinmesin. Yapman gereken şey böyle tipleri gördüğünde yolunu değiştirmen, muhatap olmaman ve yok sayman. Bazen milleti dinlemek iyidir. Sen de bulaşma, bu tiplerle bir araya gelmemeye çalış, tavuk boku gibi yapışırlar, mevzu büyür. Ama hakkını da yedirme. Kendini de ezdirme.

      1. Haklısın abi, işin üzücü olan tarafı kimse bunlara ses çıkartamıyor. Polis çağırsak ne fayda, polis deyince bıçaklı adamdan kaçan polislerin videosu geliyor aklıma. Bakalım artık bu itlerle ancak kendileri gibi itler baş edebilir.

    2. Yasadigin cevreden bir an once gocet. Kac. Run Forest run. O coplugun en alfa horozu sen olsan neye yarar.

      1. Doğru söylüyosun abi balta girmemiş forest buradan iyidir. Zaten taşınacağız kısa süre içinde ama bunların böyle rahat davranması sinirlerimi gerdi. Polisin, komşuların vs. umrunda değilse benimde umrumda olmaz. Erkeğiz, tartışmadan kaçmayız ancak canımızı da yolda bulmadık.

  9. Mahmut abi sen yazılım sektöründeydin diye biliyorum.
    YBS (mis) hakkında bilgin var mı? Aklımda birkaç soru var da

    1. Çok yok. Google’da ve sözlükte gerekli bilgi var.

      Yazılıma yönelecekseniz mutlaka iyi derecede ingilizce öğrenmeniz lazım. Bir de üniversitede iyi çalışmak. Bu bölümden çıkıp yazılımcı da olabilirsiniz it sektöründe satışçı da. Ama iyi üniversite kazanmanız hayrınıza.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *