Gücün doğası

Gücün Gerçeği yazısından :

Gerçek güç, insanların kendi koşulları üzerinde kontrol sahibi olmalarıdır. Gerçek güç, hayatımızın yönü ile ilgili kontrole sahip olabilmemizdir.

Kadınlar gücü çekici bulurlar mı? Evet. Neden? Çünkü güce sahip olan erkek kendi koşulları üzerinde (elinden gelebileceği kadar) kontrol sahibi olan erkektir. İnsanlara bunun sık sık hatırlatılması gerekiyor zira biz gücü despotik bir egemenlik olarak düşünme eğilimindeyiz. Bazen güç böyle kullanılır ama gerçek gücü tanımlayan şey bu değildir.

Gücü despotik bir egemenlik olarak düşünen bir beta erkek grubu var. Bu görüşe sahip olmalarının nedeni, bu görüşün kendinden nefret eden, ak – kara cinsiyetler arası ilişki anlayışlarına uyuyor olması. Inseller yazıma gelen yorumlardan birinde 25 yaşında ve kendisini insel olarak tanımlayan bir erkekle yazışmalar var. Kendisi ile ilgili görüşü, başka hiçbir şey olamayacağına kesin olarak inanacak kadar sağlam. Hiçbir gücü olmadığına inanan ve bunun sonucu olarak da bir kadının kendisinde isteyecek tek birşey bile bulamayacağını düşünen bir genç. Bu inancında ısrar ettiği sürece de durumu gerçekten böyle olacak.

Yorumcularım bu çocuğa biraz da olsa ümit ve ilham verdiler. Bundan gurur duyuyorum. Ama Siyah Hap zihin yapısına göre yorumcularım aslında bu çocuğu yenilmeye ve hayal kırıklığına uğramaya itiyorlar. Zira güç kazanmaya çalışırsa başarabileceği tek şey kendisini daha verimli bir am dilencisine çevirmek ve / veya yenilgiye uğramak. Oyun hileli o nedenle oynamayı bırakmalısınız değil mi? Ve çocuk eğer istediği şekilde kadınlara ulaşabilse bile siyah hap döngüsel mantığına göre “sonunda elde edeceğin uğraşmaya değmez” ve başarısı bile aslında bir başarısızlık olacaktır.

Eskiler der ki “herşey seksle alakalıdır, seks hariç; seks güçle alakalıdır”. Ama “güç” nedir? Bir insanın aksi taktirde hayatına bir yaprağı savurur gibi yön verecek olan çevresi ve koşulları üzerinde kontrol sahibi olmasına güç denir. Ama güç her zaman belli bir bağlama nasıl oturduğuna göre ölçülür. Yani cinsellik bağlamında güç, insanın kendi cinsel deneyimi, tatmini ve en nihayetinde üremesi üzerinde kontrolünün olması anlamına gelir. Ve gerçekten, hipergaminin kadın merkezcilik denilen sosyal ve ana akım olmasının temeli budur. Kadın öncelikli sosyal düzenin gizli amacı nedir? Kadınları kendi üreme koşulları üzerinde tamamen kontrol sahibi olacakları şekilde güçlendirmek.

Güç, kadın için çekiciliğin (ve bazen tahrik olmanın) özelliklerinden biridir. Aynı zamanda tanımı gereği gücün erkeğin Alfa olmasının bir parçası olduğunu da söyleyeceğim. Ama bu tek parçası değildir. Size gerçekten güç, sosyal statü ve servet sahibi olmadıkları halde,  kadının cinsel idealine uyan bir tipe ve / veya alfa kafa yapısına sahip oldukları için kadınları çeken erkekler gösterebilirim. Ben zamanında böyle bir erkektim.

Güç alfa olmanın ön koşulu değildir ama güç potansiyeli ya da güçlü görünmek alfa olmanın ön koşuludur. Hatırlayın, kadınlar tabiatlarında olan güvenlik ihtiyacının her formu için erkeklerde güç (yetkinlik) aramaya programlanmışlardır. Bu nedenle de bir kadına çekici gelen gücün (Hipergaminin uzun dönemli beta ihtiyacı tarafı) her zaman kadının tahrik olması anlamına gelmeyeceğini belirtiyorum. Fakar tahrik edici bir erkekte olduğunda, güç kadın için cinsel olarak başdöndürücüdür.

Gerçek gücün görüntüsü ya da potansiyeli, erkekte hayatının koşulları üzerinde etki kapasitesini temsil eder. Eğer bir kadın bir erkekle tek eşli bir şekilde ilişkiye girecekse, erkeğin güce ulaşımı da kadının o erkekle eşleştiğindeki yaşamını şekillendirecektir. Bu nedenle de güç kadının erkeğe duyduğu çekimin bir parçasıdır.

Bu muhtemelen sağaltıcı birşey : “piliçler gücü didikler Rollo.”

Güç Alfa idealinin bir parçasıdır ama sorulması gereken soru gücün kadınlara neden çekici geldiğidir? Burası militan MGTOWcuların ve Siyah Hap nihilistlerinin gerçek yüzlerini gösterdikleri noktadır. Çoğu bunun nedeninin kadınların kontrol ya da güçlü bir erkeğe parazit olarak kendi çıkarları için çalışmak istemeleri olduğunu söylerler. Özünde olay kadının bir erkek aracılığı ile kendi koşulları üzerinde kontrol kurma ve kendi çıkarları peşinde koşma ihtiyacıdır. Bu, kadın gücünün gizli amacını analiz etmeye başlayana kadar oldukça melodramik bir önermedir.

Evrimsel perspektiften, bu erkeklerin “güç” olduğunu düşündükleri şey gerçekte sosyal dominantlık, önseçilim ve iyi bir fiziktir. Bu nedenle de kendilerini aşağılayan liseli piç arketipine bu kadar takıntılılardır. Piç “güçlü” görünür ve kadınlara hiç çaba harcamadan ulaşabilmesi ve kendilerine ne olmadıklarını hatırlatması bakımından üzerlerinde büyük etki bırakmıştır. Bu adamın kendi kaderi üzerinde kontrolü olması anlamında güçlü olup olmadığı önemsizdir – piçin, bu erkeklerin gücün nasıl görüneceği konusundaki düşüncelerini yansıtan bir görüntüsü vardır ve bunun sonucunda da gökten başına yağan amlarla ödüllendirilmiştir.

Peki bu durumda ne yapmalı? Feministlerin yaptığını; oyunu değiştir ya da herkesi kendilerinin gerçek ödül olduğuna ve dünyanın gerçekte nasıl çalıştığını anlayarak ortaya çıkardıkları (aslında kurguladıkları) gerçek oyunu oynamaları gerektiğine inandırmaya çalış. Eğer “Barbar Yıldırım Yarrak” değilsen ki hiç değilsin yaptığın tek şey onun gibi olmaya çalışmak ve gücü eninde sonunda onu sana sahip olmak için kullanacak kadına vermek için toplamak. Sonuçta bu “kadınların doğası bu”.

Feministler de bunu kendi çıkarları temelinde yaparlar. CPDleri kendilerinden çok yukarda olan kadınlarla Darwinist üreme başarısı gösterecek şekilde başedemedikleri için. Çözüm : Oyunu kendi daha düşük kapasitelerine uyacak şekilde değiştirmek : Şişmanlık kabulü (fat acceptance), erkekleri doğal cinsel tercihleri ve bunu gösteriş şekilleri konusunda utandırma, güzel kadınları güçsüzleştirerek veya güçlerini lekelemek. Formula 1 Pist Güzellerini yasakla, TVlerde amigo kızları yasakla, Miss Amerika Güzellik Yarışmasından mayolu bölümü çıkar.

Bunların hepsi üreme şansını arttırmak için yapılan adaptif stratejilerdir. Problem şu ki doğa bu tür çabaları her seferinde tekrar tekrar tokat manyağı yapar. Burada ana fikir oyunun kurallarını değiştirmektir; oyunun oynandığı gerçekliği ve bağlamı kontrol altına alarak bu değişikliği yapanların daha üstün oyuncular haline gelmesini sağlamaktır. Halihazırdaki oyunu “God Mode”da oynayabilecekleri hileleri bulmak yerine oyunu kendi yeteneklerine göre yeniden yazmak.

Yüzeyde, feminizmin kapak konusu, bu hiçbir zaman gerçek amaç olmasa da, her zaman erkekler ve kadınlar arasında ideal eşitliği sağlamak oldu. Ama eğer eşitliğin amaç olduğunu kabul etsek bile bu eşitlik, oyuncuların eldeki oyundaki güç ve zayıflıklarını gözardı ederek yapay kurallar üzerine inşaa edilen yeni bir oyunun gerçek oyun olduğu konusunda rol yapmalarını gerektirir. Problem şu ki herkese yeni oyunu oynatamazsınız. Doğal bir oyunu oynamak üzere evrimleştiğimiz gerçeği değişmez. Birçok insan yeni oyuna inanıyor görünse de içgüdüsel olarak bu gerçeğin farkındadır.

Güzel kadınlar feminist değerlere özenselerde, içten içe  güzelliklerinin ve cinselliklerinin kendilerini, daha az güzel kızkardeşlerinin üzerinde bir seviyeye koyduğunu bilirler. Bu da yine gücün bir şeklidir. Bu onlara kendi hayat koşulları üzerinde kontrol sağlar ve bilinçaltları eşit oyun adı altında bu güçlerini kullanmalarına engel olunmasına izin vermez.

Hedef

Aynı prensipler MGTOW yolunun sonuna da uyarlanabilir. MGTOW kafa yapısında cinsiyetler arasındaki ideal durum ne olmalıdır konusunda bir fikir birliği olup olmadığına emin değilim. Yeteri sayıda erkeğin MGTOW olduğu durumda toplumun nereye gideceğinin düşünüldüğünü her sorguladığımda, kadınların “akıllarını başlarına alacakları” ve kendi davranışlarının sorumluluğunu alacakları eşitlikçi bir gelecek tasfiri ile karşılaştım. Bu ve kripto para, MGTOW ütopyasının geleceği gibi görünüyor.

Bunu küstahlık olsun diye söylemiyorum. MGTOW toplumunun sonucunun nasıl olacağını gerçekten merak ediyorum. Feministler eşitlikçi ve cinsiyet nötr, kadın ve erkeklerin geleceğin eşit aracıları olduğu bir toplumun mümkün olduğunu düşünüyor. Feminizmin Marksizim ile karşılaştırılmasını okudum ve bu karşılaştırma onların söyledikleri gelecek kurguları açısından çok da alakasız değil. Ben tabii ki bu karşılaştırmaya ikna olmadım. Feminizmin üstünlükçü bir akım olduğu defalarca kanıtlandı, ama benim ilgimi çeken feminizmin kapak konusu hakkındaki umutların ne olduğu.

Aynı şeyi MGTOW konusunda da merak ediyorum. MGTOWcular da feministler de sonuçta güç peşinde – kendi hayatımızın koşulları üzerinde kontrolümüz olması bağlamında olan gücün peşinde. MGTOWcılar, kadınlarla haşır neşir olmanın kabul edilemez riskler içerdiğini açıkça söylüyor (değişik derecelerde) ve risk kabul edilebilir bir seviyeye inene kadar kendi yollarına gideceklerini ve kadınlarla tehlikeli münasebetlerden kaçınacaklarını belirtiyorlar. Erkek tümdengelim mantık şekline göre oldukça mantıklı ama MGTOWun hedeflediği hedef durum nedir?

Bunun üzerinde açık bir fikir birliği olduğunu henüz görmedim. Çoğu sanki kadınların akıllarını başlarına getirecek ve bir şekilde erkeklere ihtiyaçları olduğunu anlayarak bugün ellerinde tuttukları gücü kendiliklerinden bırakacakları  bir “sosyal çöküş” bekliyor. Bunun gerçekçi olduğu konusunda şüphelerim var. Ama belki de amaçlanan hedef bu değil ve ben yanlış anlıyorum. Kadınlar bunu elbette kendi çıkarlarından feragat etmek – feminizmi bırakmak olarak görüyorlar. Ama feministler ve MGTOW açısından kadınlar ve erkekler arasında olacak kabul edilebilir bir ateşkes nedir?

Bu soruları soruyorum zira bana öyle görünüyor ki iki akım da cinsiyetler arasında bir çeşit savaş halinin olmasına dayanıyorlar. Cinsiyetler arası manzara nasıl olmalıdır ki MGTOWcilar diğer erkeklerle rekabet etsinler ve kadınlar için uğraşsınlar ?  Cinsiyetler arası manzara nasıl olmalıdır ki feminizm çözülsün ve erkeklerin hayatları üzerinde kurduğu zorba güç ortadan kalksın?

Çeviri : The Nature of Power

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.
Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

35 thoughts on “Gücün doğası”

  1. Turkiye/konya rollo tomasinin kitabini ingilizce veya turkce siparis edebilecegim yer varmi sizler nereden aldiniz acaba.

  2. Oyunu değiştirmeye çalışmanın kendi kendini durduracak bir sistem olduğunu düşünüyorum.

    Feministler erkek düşmani yasalar yapar => Erkekler bunu görüp Kırmızı Hapa, MGTOW’a yönelir.

    Sistem dengelenir gibi…

    1. Ne kadar risk istediğine bağlı. eğer risk almak istemiyorsan evet kendinden aşağısı mantıklı. ama ben tam bir jilet yarraklıyım yanımdaki hatun cpd9’dan aşağı olmamalı risk falan korkutamaz beni en iyisini istiyorum diyorsan farklı…

  3. Bu yazı sorularıma cevap olmuş. Soru şu;

    Eski çağlardaki kadınlar kabile reisi, köle sahibi, yok edici ve zengin alfalarla çiftleşirken, neden şimdiki kadınlar fakir piç alfa(!)larla sikişmek için deli gibi çırpınıyor? Üstelik şimdiki betalar daha zenginken?

    Cevap: Çünkü bu fakir elemanlar gerçek anlamda alfa değil. Alfa dediğin gerçek anlamda statü sahibiyken, bu serseri fakir piçte o statü sahibi adamın kafa yapısına ulaşabiliyor. Sonuçta alfalık bedava, öenmli olan senin yeterli olabilmen, kendi şartların altında.

    Hocam bir sorum var, güç fazla önemli, ama nasıl gizemli çekiciliği elde edebilcez? Hem de güçle uyumlu bir şekilde. Mesela ben “bana bulaşma pelinsu, ben kara kara giyinen gizemli kötü çocuk berkecanım. Eğer benim işime bulaşırsan ölürsün” diyen gerizekalı ergen berkecan olmak istemiyorum. Ama kızlar bu adamlara deli gibi azarken, ben bu ergen ruhlu adamlardan olmayıp nasıl bu adamlar kadar gizemli ve çekici olabilirim?

    1. Mafyaya gir. Yeraltı işlerine bulaş. O zaman hakkaten dersin kızlara öyle. Ama seninki daha çok “ya siktir git başımdan kızım zaten takip ediyolar belam başımdan aşkın buldukları yerde sikecekler beni bi de senle uğraşmayım zaten götüm götüm geziyorum etrafta” da olabilir o zaman. Yok öyle hem rahat olayım hem de gizemli olayım.

  4. Mahmut hocam geçen soruma ‘2Ayda kaç kere yürüyüp reddediliyorsun?” diye bir soruyla karşılık vermiştin ve bende yürümediğimi ve nasıl yapacağımı da bildiğimi sanmadığımı söylemiştim bu konuda kendimi nasıl geliştirebilirim? (Sinir Harbi: Red Pill’i Sindirememek adlı yazının altında aynı kullanıcı adıyla yazmıştım soruyu)

  5. Mahmut Abi yaşın büyük okuyup duymuşsundur 1950 lerde 1960 larda Erkek nasıldı ? 1950 lerdedaki erkeğin beynini düşünce yetisini günümüz dünyasına uyarlıyarsak tahmin ettiğim gibi kadınları rahatlıkla götürmezmiydi maskülinizmin dibine vurmazmıydı ? 50 lerdekilerde feminizminden etkilendiğini düşünürsek etkilenmeyen ERKEK nasıldı ?

  6. Mahmut abi üni sınavı biteli çok oldu, şimdi sıra tercihlerde. Ama bu kısa tatil döneminde ufak ufak kızlarla bakışmalara, ayaküstü konuşmalarla ucundan kıyısından sahaya girmeye başlıyorum. Yakın bi zamanda arkadaş arabayı getirecek ve sahalara başlıyacam. Maskülenlikle alakalı pek bir problemim kalmadı çünkü bu son 1-2 senedir geride kalan yaklaşık 18 yılı nerdeyse boşuna geçirdiğim hissine kapılacak kadar çok kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum ama tabiki ne kadar çok şey öğrenirsem bir o kadar da cahil olduğumu anlıyorum. Sitede maskülenlik ile alakalı ne varsa hepsini hallettim ve bugün çamlıktan eve doğru yürürken bi kadının bana bakarken ayağının takıldığını az daha düşeceğini görünce, o anda gelen gülmenin verdiği coolluk bile muhteşemdi. Aslında bu siteyle tanıştım tanışalı gerçek bir maskülen olduğumu fakat potansiyelimi nasıl gösteremediğimi öğrendim ve hayatımı birkaç tık daha level atlattım. Eyvallah 🙂

      1. Ben bu yazıyı hangi kafayla yazmışım amk. Son cümleler abartı olmuş :)) Narsistlikten ziyade esprili bi övme olmuş 😀 Yoksa ne kadar çok şey öğrenirsen o kadar cahil olmak lafını kullanmam ironik olurdu. Bu arada İstanbul beylikdüzünde +20 yaş beraber saha yapacak kişi aranır

        1. Sivaslı, benLark sana burada “ahahah narsist misin nesin” diyerek direk shit test uygulamış ve sende aa pardon hemen indiriyorum çerçevemi özür dilerim diye karşılık vermişsin daha yolun başında bile değilsin bence.

          Şimdi böyle diyince bundan “demek ki maskülenlik yanlış bile yapsan asla hatanı kabul etmemektir” anlamını çıkabilir(büyük yanlış) aman dikkat, önemli olan laflarının daha ağzından çıkmadan mantıklı olmaları. desteklenebilecek argümanlar bulabileceğin kelamlar etmen eğer argümanın sağlam değilse susman en iyisidir.

    1. Bir iki kız baktı diye alfa mı oldun lan? Daha saha bile yapmamışsın. Bakışma, ayak üstü konuşma felan pekçok kız pekçok erkeğe yapıyor. Kendine has zannetme yani. Bu kadar narsistliğin sonu kızlar tarafından bunun manipüle edilmesi sonucu kullanılmana gider haberin olsun.

    2. Olm ne içtin sen tcma okuyup kendini alfa zannedenler gibi konuşuyosun aynı, dışarıda bunları aklı başında birisine veya redpillci birine dersen sana yerde yuvarlanarak kahkaha atarlar lan zXxZcvcxzxzcvxbcnvcvb küçük şeylere çok büyük anlamlar yüklüyorsun ama bunların sana has olmadığını öğrensen iyi olur. maskülenlik vs. hallettiğini sanabilirsin ama sahada ne halt edebiliyor birisi, aslolan odur. kendine güven iyidir ama sende biraz narsistlik ve hayalperestliğe kaçmış hatta biraz değil baya.

    3. ”ve bugün çamlıktan eve doğru yürürken bi kadının bana bakarken ayağının takıldığını az daha düşeceğini görünce, o anda gelen gülmenin verdiği coolluk bile muhteşemdi.”
      demişsin. kızın sana baktığı ne malum? nasıl bu kadar emin olabilirsin? belki aklına başkası geldi, belki ailesiyle kavga etti, belki aklına değişik bir anısı geldi? belki uykusunu almadığı için ayakta duramıyor? belki arkanda başkası var, veya büyükşehirdeysen binanın balkonunda başkasına bakıyor? nasıl yargısız infaz yaparsın ki? tamam YÜRÜME DAVETİYESİ diye bir şey var sen epey bi suyunu çıkartmışsın.

      ”Aslında bu siteyle tanıştım tanışalı gerçek bir maskülen olduğumu fakat potansiyelimi nasıl gösteremediğimi öğrendim ve hayatımı birkaç tık daha level atlattım. Eyvallah 🙂”
      Amaç sanki teşekkür değil? ve sözcüğüne kadarki kisimda bolca kendini pohpohlamışsın. eğer bu kafayla yüksekten uçarsan çakıldığındaki enkaz geri dönüşsüz travmalar bırakır.

      1. Dostlar kendimi biraz farklı lanse etmişim galiba, hatta belki de biraz değil baya. “Dostlar” dedim, çünkü görüyorum ki kullandığınız en büyük argo “lan” olmuş. Bu açıdan eksiklerimi düzgün bir dille ifade ettiğiniz için teşekkürler beyler. 🙂 O yazıyı gece, günlerin verdiği sabahlama seanslarından sonra yazmıştım ve şimdi ayık kafayla okuduğumda zaten bana göre bi yazı olmadığı aşikar 😀 Ama iyiki de yazmışım, çünkü olayın normali yazıdan biraz farklı olsa da gidişat narsistliğe doğru yönelirken 2 m önüme taş koymanız belki de kısa bir süre sonra tökezleyip düşmemi önlemiş oldu. Bizimkisi biraz gençlik heyecanı diyelim, ben 25-30 lu yaşlarda değilim üni sınavından da bahsettiğim üzre, doğal olarak elbette ki daha çok yolumuz vardır her anlamda. Heyecanım kendimi yaşıtlarıma göre kıyaslamakla hata yaptığım için saçmalamama neden olmuş. Halbuki çoğu arkadaşım +22-25 yaş civarlarında bunu eklemek isterim. Malum 90 lardan sonraki nesil rezalet. İyiki Mahmut abi gibiler var da biraz olsun siteye uğrayanlar nasibini alıyordur diye düşünüyorum. Benim 24-25 yaşındaki arkadaşlardan bile betalık akıyorsa, 98-99 dan sonra gelen özellikle milenyum muydu neydi 2000 sonrası neslin vay haline. Evet, çok şükür gerçekten kendime güveniyorum ama bunun egoyu aşarak narsistliğe sıçramaması için kesinlikle önlem alacağım. Yazdıklarınıza daha fazla dikkat edeceğim, uyarılar için tekrardan eyvallah. 🙂

        1. İşte budur, adamsın eleştirileri ‘beni ezmeye çalışıyorlar emuhağgoyyum’ diye değil de, ‘açık sözlüce hatalarımızı tespit edip birlikte onarıyoruz’ mantığıyla algılıyorsun.
          Bak bu açıdan çoğu yaşıtından iyi bir noktadasın işte..

          1. Teşekkür ederim. Ben daha çok ne kadar yanlış yaparsan o kadar çok gelişirsin değil de, ne kadar çok yanlışını öğrenirsen o kadar çok gelişirsin kafasındayım hocam. Bencilce düşünmeyip istişare yapmak bana göre her zaman için insana katkı sağlatır.

  7. Red Pill de, MGTOW da belirttiğim gibi kişinin ne anladığına, nasıl algıladığına göre eğilip, bükülebilen düşünce yapıları. Çok bariz bir takım maddeler haricinde, çok da bir fikir birliği olmadığına ben de inanıyorum.

    Bence MGTOW’cuların genel öfkesi, kadınların tamamen dolaylı canlılar olması. Biraz gerizekalıca gibi gelebilir, zira dolaylı şekilde iletişmek, kadınlarda default bir durumdur. Fakat, kızgınlık duyulan şey, aslında tam olarak kadının dolaylı olması durumu değil. MGTOW’cuların kızgınlığı,

    1- Kadınların işlerine gelen yerde dolaylı veya yerine göre çoğu erkekten daha direkt davranmaları,

    2- Kadınların iyi-kötü medenileşebilmiş bir dünyada halen yanlış ve diğer insanlara da tehlike oluşturabilecek tercihler yapmaları. Uyarıldıklarında veya ikaz edildiklerinde ise daha da pisleşmeleri,

    3- Feminizmin hiç olmadığı kadar yükseldiği günümüzde liberallik ve özgürlükçülük maskesi altında, kadınların cinsel rolleri reddedip, zihinlerinin derinliklerinde Ryan Gosling’i hayal ederek ıslanmaları, (opsiyonel)

    4- Kadınların, sırf burada tabir edilen tam mutlakiyetçi ve otoriter bir güce sahip diye, ne idüğü belirsiz dangalakların geyşası olup, bu adamların genlerini devam ettirmeleri, sonrasında bu adamlar tarafından tecavüze uğrayıp, tacize uğrayınca veya öldürülünce yine ortalığı ayağa kaldırıp, tüm erkek neslini suçlamaları,

    5- Erkeklere insan gibi davranmamaları. Davranmak da istememeleri. Yer yer ırkçılığa da göz kırpan, tehlikeli ve nefret dolu söylemleri,

    6- Kadınların yine belirli niteliklere sahip olan erkekler haricinde kalan büyük bir erkek kitlesini yok saymaları. (bkz. pareto analizi) Buradaki postlarda anlatıldığı şekilde, düşünce olarak değil arkadaşlar, bildiğiniz nefret ve şiddet içerebilen eğilimler ve söylemlerden bahsediyorum. Yani, direk çiftlik hayvanı gibi “itlaf edilsinler dünya bunlardan temizlenir” kafası. Sırf onun gözünde yeterince iyi olmadığım için, bir an önce ölmemi veya başka bir sebepten yok olmamı istiyor gerizekalı. İçten içe yaşam hakkıma “dolaylı” bir kasıt gütmüş oluyor. Buradaki toplum yapısından ötürü oluşmuş yüksek sosyal bariyerler olmasa, inanın bana çoğu kadın bunu açık açık söyler-yapar.

    7- Her şeyi yapmak isteyip, sorumluluğunu almak istememeleri. Tüm bu düşünceleri savunup, uygulama kısmını başkasının yapmasını istemeleri. Günah keçisi olmaktan kaçınma. Ciyak ciyak sağda solda bağırıp, söylediklerinin veya davranışlarının sonuçlarına katlanmak istememek,

    8- Erkeği aparattan ibaret gibi görmeleri.

    Daha da uzar gider bu maddeler. Bence MGTOW’cular, (bundan sonraki cümleyi kendim savunmuyorum) kadınların 30 yaşından sonraki o “nanıskiym, evlenmem lazım” şeklindeki zoraki farkındalığın, 20’li yaşların başında kafalarına dank etmesini istiyorlar. Bir diğer husus, (çok ütopik ve dümdüz anlatıyorum) sıçtığımız klozetten, klozetteki akarın çalışmasına kadar, aklınıza gelebilecek neredeyse her işlevsel şeyi yapan erkekler, biliyorsunuz. Dünyadaki tüm erkeklerin, (Trump, Putin, Macron hatta Ms.Trudeau dahil) MGTOW olduğunu düşünüp, kadın nesline karşı, insanlık tarihinin görebileceği en organize şekilde sırtını dönüp, “kendi yoluna gittiklerini” düşünün. Böylesine ciddi bir sosyal devrim durumunda ise, “bazı” kişilerin ekonomik açıdan, çıkarlarının çok ciddi zarar görebileceğini düşünüyorum. Böyle düşünüldüğündeyse, paranın önemi, tam olarak burda ortaya çıkıyor. Ama bizim aklımızın kesmeyeceği kadar büyük bir ölçekte tabii.

    Rantın her şekli iyidir, her şekli güzeldir ve kimse altın yumurtlayan tavuğu kesmek istemez. Çok daha büyük “big brotherlar” olduğu konusu geliyor aklıma ya da belki de tüm bunları kontrol eden farklı yaşam türleri.

    “Dış mihraklar” esprisini ilk yapana yıldızlı aferin.

    1. Sir Tristan;
      1- Sence de burada yazılan yazılmayan nice pisliği düşününce mgtow olmak mantıksız mı?
      2- Daha doğrusu çocuk yapma isteği yoksa birinin, mgtow olmamasına nasıl bir sebep gösterebilirsin?
      3- Belirttiğin gibi ”tam mutlakiyetçi ve otoriter bir güce” sahip olursak kadınlar tarafından yine ellerine verdiğimiz ilk koz direkt olarak bize kullanılmaz mı?
      Üslubuma takılma sadece görüşünü merak ettim. Gerekirse söverek ama cevap ver lütfen 🙂

    2. Farklı yaşam türleri değil de yapay zeka olabilir. Her şeyi kontrol eden (orman yangınlarını önceden tahmin edebilen bir yazılımın bahsi die welt de vardı geçen) bir yapay zeka yakın gelecekte ütopya değil. Buna sanal gerçeklik de dahil olacak. Musk, sanal olanla gerçeği insanlar ayırt edemeyecek diyor. Sosyal yapı kim bilir nerelere evrilecek. Şahsen kendi mgtow anlayışım uzun ilişkiye girip kafa ütülemeye değmez şeklinde. Yani akı bokunu karşılamıyor. İlişkiye sırt çevirdikçe talep artıyor öyle bir faydası var. Mgtowu kötüye mi kullanıyorum bilemedim şimdi.

    3. Toplu taşımada yer bulunca ANINDA oturmaları, sanki biz orada yokuz gibi umursamaz davranmaları :))) allahtan bana bunlar koymuyor, eskiden koyuyodu baya bi

    4. Kadınları bu hale getiren erkeklerdir .
      Erkekler özgürce seks yapabilmek için kadınını özgür yani daha açık bir ifade ile “başı boş” bıraktı . Asırlarca yavaş yavaş işleyen bir plan .
      Kadınına sahip çıkmadı .
      Sen şimdi çocuğa sahip çıkma çocuk neler neler yapar.
      İslam tam olarak bunu diyor erkekler kadınlar üzerinde yönetici yönlendirici koruyucu kollayıcıdır, iyi/ Saliha kadınlar kocasına itaatkar olanlardır. Burda bunları okuyan vicdanlı bir baba Veya anne varsa kendisi bilir ki çocuğun anne babaya itaati, çocuğun kendi faydasınadır. Ne diyecek ki annesi babası, oraya gitme o kişiyle arkadaş olma , sadece çocuğun faydasını düşünecek.
      Kocası da kadına aynısını yapar yapmalı , kçını kapat der (çünkü başka erkeklerin rüyasına kadınını sokmayı istemez ) geç saatte dışarı göndermez, birlikte olmak istediğinde kadının teslimiyeti erkeğe , erkeğin sahip olmak istemesi de, kadına ayrı ayrı bir zevk verir.
      Kadınlar eksiktir islam da bunu söyler , akıl olarak ta manevi olarak ta eksiktir,kocasına itaatkar ve uysal olmaları onları özel yapandır .Çünkü işlerin yönetimi ona kalsa kendi hayatını ancak ve ancak duygusu ile sürer.
      Dikkat ederseniz merker gibi veya sabancı gibi başarılı kadınlar ister istemez erkekleşiyor başka çıkar yolu yoktur o başarıyı ne yazık ki kadın/dişi olarak kalıp elde edemez yani bir yerlerde takılır kalır.

  8. Erkeklerde de hipergami söz konusu değil mi? Çoğu erkek seçimini yaparken en güzel,en başarılı,en zeki vb. kızı seçmeye meyilli sonuçta.Bunu kadınlardaki hipergamiden ayıran fark tam olarak nedir?

    1. Erkeklerde hipergami terimini kullanmak yerine,
      ”maksimum sayıda çekici,taş hatunla seks yapma dürtüsü” terimini kullanmak daha mantıklı.Ama eğer erkeklerde hipergamiden keskin bir şekilde söz edeceksek bile biz kadınların ki kadar seçici değiliz.Demek istediğim birden fazla değişkene bakarak karar vermiyoruz.Rasyonel ve gözle görülür özelliklere değer verdiğimiz için aşırı anlamlı bir fark oluşmadıkça erkeklerde hipergami belirgin bir şekilde hissedilir değil.Bizim amacımız genlerimizi optimum dişiler üzerinden yaymaya çalışmak.Evlilik kurumunda veya herhangi bir kurumda tabi ki daha güzel kadınları arzularız ama toplumun bize dayattığı monogami ve kadınlar kutsaldır ögretisi yüzünden bu dürtümüzü ortaya çıkarmakta zorlanıyoruz.Kısaca erkeklerde hipergamiden bahsedecek olursak,bu kadınların ki kadar kuvvetli bir dürtü değil.Biz kimseye bağlanmadan döl aktarımı üzerinde calışıyoruz,çalışmalıyız.En azından belli bir yaşa kadar.

  9. Arkadaşlar bu yazıyı okuyunca hayatınızı sorgulayacaksınız ve kadınları insan gibi (ezik karakteri gelişmemiş insanlar gibi) göreceksiniz. Erkekleri de aptalca kendini kanıtlamaya çalışan insanlardan övgü almak için gereksiz zaman harcayan insanlar olarak göreceksiniz. Sonuçta içgüdülerinize karşı çıkmanız gerektiğinizi anlayacaksınız.
    Başlayalım. İnsanlar ve hayvanların ortak noktaları nelerdir? Ben söyleyeyim bilinçaltı ve beden. Peki bilinçaltı neyi içerir? Duyguları içerir. Hayvanlar duygularının farkında mıdır? Hayır onlar sadece birer robottur ve duygular onları sadece yönetir. Duygularına karşı gelecek iradeye sahip değillerdir. “Yemek ye, su iç, uyu ,dişi görünce kur yap” gibi emirler bilinçaltından gelen duygulardır. Buraya kadar anlaşıldıysa şimdi ikinci kısıma geçelim. Hayvanların bu emirlere(duygular) karşı çıkamadığını, farkındalıksız ve iradesiz robotlar olduklarını anladık. Ya insanlar insanların farkı nedir? İnsan beyninde bilinçaltına ek olarak ruh(duygular), nefs(benlik ve zevk), irade ve irade oranında akıl bulunur. Nefs yani benlik, kadınlarda ve erkeklerde farklıdır. Bunun haricinde kadın ve erkekte herşeyimiz yani ruh ve akıl tamamen aynıdır. Nefs nasıl çalışır? Zevk aldığı için bedeneiradesizce yapmasını emreder. Örneğin sabah yapılması gereken bir iş var ve kalkmamız gerekiyorsa nefs yatakta kalmaya karşılık zevk verir ama kalkarken kısa süreli bir rahatsızlık hissi verir. Ama irade ile buna karşı çıkılırsa bunun sadece bir duygu olduğu görülür(ruh tarafından). İnsanoğlu da hedeflerine ulaşmasını engelleyecek kadar bilinçaltının emirlerine “köle” midir? Hayır çünkü irade vardır.
    En başarılı insanların ortak yönleri nedir? Çelik gibi iradeleri olmasıdır. Yani bu insanlar nefsinden gelen emirlerin birer duygu olduğunu bilir nefslerinin kölesi olmazlar. Bunun sonucunda hedeflerine ulaşırlar. Asla pes etmezler önlerine çıkan engelleri var güçleriyle(iradeleriyle) aşmaya çalışırlar.
    Yani nefs bizim hedeflerimize ulaşmamızı engelleyen kötü birşeyse ve nefs cinsellik duygusunu içeriyorsa, ben bu duyguya yenilecek kadar zayıf olamam diyip kendinize gelmelisiniz. Erkek veya kadın olduğumuzu söyleyen de nefstir. Aslında insanlar sadece ruhdan ibarettir. Anlayarak okuduysanız hayatınızda değişimler yaratabilir. Başarılı hayatlar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *