Dark Triad’ı Anlamak- Genel Bir Bakış- Bölüm 1

Dark Triad, muazzam sonuçları olan bir ahlakdışı kişilik üçlemesidir. Yüksek sosyal statü, kişiler arası sosyal dinamikler üzerinde sıkı kontrol sağlar ve yoğun cinsel çekiciliğe yol açar. Bu sebeplerden dolayı Red Pill felsefesiyle ilgilenen birçok erkek, onun psikolojik özelliklerinden dolayı dark triad olmakla ya da en azından dark triad taklidi yapmakla ilgilenir. Bu adamlar, belirli kişilik özelliklerinde somutlaşan gücü görüyor ve ” nasıl böyle bir pislik olabiliriz” bilmek istiyorlar. İşin aslı, eğer nörolojik olarak dark triad kişiliğiyle büyümüş bir çocuk değilseniz tam anlamıyla bu sınıflandırmaya uyan biri olamazsınız. Dark Triad, birinin eğitimini alarak olabileceği bir şey değildir fakat ters mühendislik olabilir ve taklit edilebilir. Daha sonra bunu makalemde ayrıntılı olarak ele alacağım ama önce Dark Triad tam olarak ne, ondan bahsedeceğim.

Kısa süre önce Dark Triad’ın bir kişilik özellikleri üçlemesi olduğundan bahsetmiştim. Daha ayrıntılı ele almak gerekirse Dark Triad, birbirini izleyen anti sosyal mental şemalar halinde olan üçlüden oluşur. Bunlar aşağıdakilerdir.

Narsizmi Anlamak

Gülünç bir şekilde yüksek, aşırı özsevgi, normalin çok ötesinde özgüven. Dark Triad olan kişiler, egoizmin vücut bulmuş halleridir. Bunlar, Dark Triad kişiliğin diplerde yatan karanlık kişilik özelliklerini maskeleyen birleşenlerdir. Birçok temel sosyal durumda kabulü sağlamaya yarayan bir aygıttır. İnsanlar için doğuştan gelen böyle devasa bir özgüven, çekicidir.

Narsisizm, klinik, derin köklü ve yoğun bir şekilde içselleştirilmiştir. Kişi basitçe herkesten üstün olduğunu düşünür çünkü öyle olduğu için öyledir. Bu, tanrı kompleksine benzer bir şeydir. Doğal olarak bu kanıtlanmış olmasa da diğer insanlar üzerinde sürtünme etkisine sahiptir. İnsanlar bilinçaltlarında kendilerini çok seven birisinin kendi imajları için bir temeli olması gerektiğini varsayarlar. Bu yüzden yanlış olacak şekilde bu tiplerin değerli insanlar olduklarını düşünürler. Narsistler, dünya çapında bir başarının yokluğunda bunu başarana kadar öyle görünmekte iyi olan tipelerdir. Öyle görünmek için kendini harcayan sıradan bir adamın aksine narsistler neredeyse böyle görünmek için hiç çaba harcamazlar çünkü iddialarının nesnel geçersizliğine rağmen, kendi sanrılarına inanırlar.

Psikopatinin korkusuzluğunda yoğunlaşmış bu tip narsizmin gücü( sonra daha fazlası) oldukça yüksek özgüven üreten bir cesaret bolluğudur. Bu, keskin ve riskli bir göz olarak ortaya çıkan muazzam oportünizme olduğu kadar katı karar vermeye de olanak sağlar. Buna bağlı olarak, bunu, narsistin kişisel arzularla meşgul olduğunda başarı yakalaması izler. Kişisel arzuların onları tüketmesine izin vermek yerine başarısızlığı rasyonelleştirebilirler. Bu, bireye ve içinde bulunduğu narsizm tipine bağlıdır çünkü var olduğunu düşündüğüm iki farklı tipte narsizm vardır: İşlevli narsizm ve işlevsiz narsizm.

Sıradan biri endişelidir ve özgüveni zayıftır. Buna karşın doğal olarak özgüveni olan insanlar bile yüksek özgüvene sahip insanların cazibesine kapılacaklardır. Bu, ilk adımda narsistin sosyal statüsünü ve popülaritesini arttırarak ve nihayetinde varolan mantıksal ve somut gerekçeleri vererek narsisistik arzını dairesel olarak harekete geçirme etkisine sahiptir. Narsistin tiyatral yüzsüzlüğü, elde ettiği olumlu geri bildirimle açıkça ortadadır. İyi adamların sonuncu gelmesinin tersine bu, ” olumlu geri bildirim döngüsü” olarak bilinir.

Narsizm, oldukça bulaşıcıdır ve belirtilerini gösteren kişiye karşı diğer insanları bağımlı kılma eğilimindedir. Özellikle öz saygısı düşük olan ve hayran oldukları kişi gibi olmaya çalışan insanlar tarafından… Düşük özgüvene sahip insanlar, narsistlerin kendilerine olan güvenlerini ve kişilik özelliklerini uzun süre onların etkisinde kalarak taklit edebilir, huy edinebilirler.
Üçlemenin narsistik unsurunun olumsuz yönü/ zayıflık, egolarını gerçeğin üzerinde tuttuğu için normal olarak kişilerin sorgulama yeteneklerine zarar verir. Eğer egolarına yönelik bir saldırıdan kaçınmazlarsa ya da tamamen göz ardı etmezlerse (ki bu yaygındır – genellikle rastgele ifadelerin üzerindedirler), egolarını korumak için gerçekliği / mantığı tamamen reddederler. Zaman zaman onlar bile, davranışsal / inatçı tavrınızı size ödetmek için sizi kötü niyetli bir şekilde durduracak kadar ileri gidebilirler. Bunu oldukça agresifçe, kendilerini sizden üstün biçimde konumlandırarak bir kusurunuzu( ya da iki, üç) göz önüne sererek kendi lehlerine çerçeveleri yeniden oluşturarak yaparlar.
Bir Dark Triad, narsizmini bir kızla oyunda sergilediğinde esasen kızı suçlar, onu kendine uydurur ve sonra onu suç ortağı olduğu için ödüllendirir. Bu, işlemsel koşullanmanın bir formudur ve büyük ölçüde Dark Triad’ın sonraki unsurlarına bağlıdır. ( Doğal olarak her bir parçası diğerlerine bağlı olduğu gibi)
Eğitim ve kendini gelişim ile sınırda narsisizm (klinik narsisizmden çok daha sağlıklı), daha önce kısaca değinildiği gibi, olumlu geri bildirim döngülerinin oluşturulması ve sürdürülmesi ile ilgili olarak, kişinin özgüvenini geliştirmek için kullanılabilir

Narsisizm taklit etmek isteyenler için, öğrenilebilir ve akademik olarak “sosyal uyumsuz bir özellik” olarak kabul edilebilir. Temel olarak narsizm öğrenilir. Eğer istersen narsist ya da buna benzer bir seviyede herhangi bir şey olabilirsin. Bu, genetik alanla sınırlı bir şey değildir.

Kaynak: https://illimitablemen.com/2013/11/17/understanding-the-dark-triad/

Çeviri: Sonsuzluk ve Bir Gün

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Sonsuzluk ve Bir Gün

Sonsuzluk ve Bir gün, Türkçe kırmızı hap camiasının en bilinen ve takip edilen yazarlarından biri. Kendisini buradan olduğu gibi twitter hesabından (@sonsuzluk_vbg) ve Ekşi Sözlükten (@sonsuzluk ve bir gun) takip edebilirsiniz.

88 thoughts on “Dark Triad’ı Anlamak- Genel Bir Bakış- Bölüm 1”

  1. yakın arkadaşım narsist diyor bana. hatt, bunu: “sana da hiçbir şey yaptırılmıyor, kabul etmiyorsun hiçbir şeyi” diyor. Ama gel gelelim, tam randıman bu herifi kontrol edemiyorum. Çünkü cıvıyorum. Evet, kendimi salıp cıvıklaştığımda, karşı tarafta: “he o mu? göründüğü gibi değil yea” kisvesi altında basige çekiliyorum.

    Bu öz eleştirimi yaptım. Çünkü, artık demir almak vakti geldi. Ve, artık ben olan o narsist bireyin içini de dışını da bir düzeye çekme vakti. Nasıl olur, nasıl hizayalayacağım.. muamma..

  2. Mahmut abi, Tinder ‘da tanışma şablonlarını bile yazdın lütfen sonraki buluşmalarda kızı eve davet etme hakkında bir yazı yaz.

    1. Onun tohumlarını atman lazım işte muhabbete film geçmiştir, kitap geçmiştir, komik videodan bahsedersiniz. Giderken şimdi napcaksın falan, sonra gel sana o dediğim videoyu göstereyim 15dk dersin. Hayır mı dedi 2 adım geri at sonra 1 adım ileri tekrar dene. Kız salak değil niyetini biliyor, eğer geliyorsa korkulcak bir şey yok güzelce adım adım ilerleyebilrsin, sonra iş sikiş sokuş.

    2. @F30 oha
      Mahmut abi tinderda tanışma şablonlarını bile yazdın. Lütfen bir sonraki nefesimizi nasıl alırız onuda yaz.(Not: kızın yanında nefes alamıyorumda )

    3. Kızı dışardayken öpüp sonra hadi başbaşa kalabileceğimiz bir yere gidelim diye eve götürmek en sağlamı. Bu nedenle öpüşmeye odaklanın. Eve götürüp orda da öpebilirsin ama dışardayken öpebiliyorsan daha iyi.

    1. Önce çevren tarafından düşüncelerin yüzünden kabul görmezsin ama sen o düşüncelere hayatın pahasına inanıyorsundur. İşte o zaman hırslı biri olursun. Kendini bilinçli olarak manüpile etmelisin.

  3. Benim merak ettiğim ve birçok arkadaşın da merak ettiğini düşündüğüm şey, karakterimizi nasıl değiştireceğimiz ve bunun bir sınırının olup olmadığıdır. Diyelim ki ben çok çekingen, korkak biriyim; bu özelliğimi değiştirmenin tek yolu o güne kadar yaptığım şeylerin dışında bir şey yapmaktır değil mi? Bir anahtar kapıyı açmıyorsa o anahtarda ısrar etmek anlamsız olur. Peki, bu noktada yeni bir şeyler yapmak isteyen biri ne yapmalıdır? Benim buna bulduğum çözüm, eksik olduğumu düşündüğüm konuda iyi olan birini taklit etmek. Diyelim asosyal, çekingen, korkak biriyim o zaman sosyal, cesur, atılgan birini taklit ederek, onun yaptıklarını yaparak beynimin plastik yapısını sahip olmak istediğim özelliğe ulaşmak için kullanabilirim. Sizin bu konuda fikirleriniz ne?

    1. taklit etmek değil. cevabını kendin de vermişsin. bugune kadar yaptıklarını yapmamak. yani, bugune kadar ne yapıyorsan “tam tersini yapmak” olayını ozeti budur. zor, çileli bir yoldur ama en doğrusudur.

      1. Ama taklit etmek de iyi bir çözüm değil midir? Yani kızlar konusunda çok iyi durumda olan birinin yaptıklarını yaparsam bir süre sonra ben de onun gibi olurum. Körle yatan şaşı kalkar 🙂

  4. Selamlar, uzun süredir takipçiniz olmama rağmen bu benim ilk yorumum. Soruma geçmeden önce sizlere teşekkür dileklerimi canıgönülden iletiyorum. Bize aşırı derecede bağlanan bir kızdan kendimizi ve kızı nasıl koruyacağız? İlişki adı geçmemesine rağmen bu tarz bir durumla karşı karşıyayım. Kızı terk etmekten korkuyorum çünkü sınav dönemine geçeceği yaz bu yaz. Hem onda oluşacak olan psikolojik tahribat, hem de kendimi toplumsal bir saldırıdan koruma isteğim gereği ne yapacağıma karar veremiyorum. Soğutmaya çalışmalı mıyım? Açık açık mı konuşmalıyım? Terk etmezsem olumsuz etkileneceğini düşünüyorum keza istememe rağmen benim üzerime çok düşerek kendini ihmal ediyor.

    1. Eğer devam etmek istemiyorsan terk edeceksin. Sen bu kadar değersiz bir adam mısın istemediğin bir kızın kafanda abarttığın psikolojisi veya toplum tepkisi falan için kendi hayatını ve zamanını feda ediyorsun. Sonuçta kimseye kötülük etmiyorsun. Hatta anlattığın kadarıyla kıza iyilik edeceksin.

      1. Mahmut abi..O kadar konuştuk..maskülenlik,yakışıklıĺık, para vs….bir abi var oto tamircisi bu artiların hiçbiri yok ve yalancı sahtekar,acımasız ta var..toplum olarak zaten hiç sevilmeyen birisi,ağzı pis,her konuşması küfürlü, karısı illallah etmiş,kilolu birde birde işin tuhafi herkes tarafından yalanciligini herkes bilirken bu abi ortamdaki elit hatunları her gece bir yerlere götürüyor
        Ve yaptığını herkes biliyor..
        Âbi ben çözemedim..bu herifte nasıl bir hipergami tatmini yaşar bu hatunlar?

        1. Cem Karaca bize yalan söylemiş bunca yıldır. Maskülen ve cooldur o. Oyunu vardır. Bu ikisi paradan ve tipten daha önemli. Götün teki olsa da. Kadınlar masküleniteye ve oyuna olumlu tepki verir.

  5. bugün day game de bir kızın telini aldım ama bir sorun vardı oda henüz tecrübesiz olmamdan dolayı hafif ellerim titriyordu telefonunu yazarken muhtemelen oda gördü bunu sizce ben bu kıza dönüş yapmalı mıyım yoksa bu saatten sonra pek bir şey çıkmaz mı ?

  6. Abi, “Kegel egzersizi” denilen bir şey var. Bunun cinsel gücü arttırdığı, erken boşalmayı önlediği, daha çok zevk verdiği gibi faydalarından bahsediliyor. Bu doğru mu? Eğer yapan varsa yazarsa hoş olur.

    1. Bir filmde görmüştüm yanlış hatırlamıyorsam. İki kadın bilardo oynarken;
      +Kegel egzersizini biliyor musun?
      -Evet, şu anda yapıyorum.
      El cevap: Sana yazarken yapıyorum.

  7. Narsist birinin zeki, yetenekli ve bilgili olması önemli bir farktır. Birçok sanatçı, yazar ve bazı politikacıların narsist olduğu bilinir. Bunlardaki narsizm onların sanatlarını olumsuz yönde etkilemez, tam tersi destek olur. Yeteneksiz bir kişide görülen narsizm ancak gülünç olabilmekte iken, eğer narsist bir kişinin bazı yetenekleri varsa, başarıya ulaşmak için adeta bir garantisi var demektir.
    Narsist birinin diğer insanlara çekici gelmesinin sebebi, ortalama insanların hep olmak istediği ancak başaramadığı bir görüntüyü yansıtmalarıdır. Kendine güvenen, her durumda en güçlü olmasını bilen ve içinde en ufak bir kuşku bulunmayan bir tip çizmelerinde yani. Aşırı narsizmin insanlar tarafından niçin reddedilmediği sorusunun cevabı kolaydır. Gerçek sevgi (beğeni) öylesine bulunmaz olmuştur ki, insanlar onu algı alanları dışında görmektedirler artık. Narsist bir insanın sevgisi ise eksik ve tek yanlıdır, ama hiç değilse ortada yine de bir sevgi ve sevilen bir kişi vardır : Narsistin kendisi.
    Kaynak : Freud Düşüncesinin Büyüklüğü ve Sınırları

    Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
    Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
    Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
    Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni..

  8. Yin’in yineleme zorlantısı başlığına yazdığı şema terapi bakınızından bir düşünce hasıl oldu bende. repetition compulsion kavramı için demiyorum da(bunun çalışma mantığını anlayabiliyoruz, doğrudur, üstüne gitmek yenmek lazım).

    şema terapi olayı bana biraz sakat geldi. “Evrimsel olarak bazı deneyimlerden hareketle gelişip bugüne kadar gelmiş, istemsiz gelişen tepkileri terapiyle, şemayı kabul ederek tedavi etmeye çalışmak acaba eşyanın tabiatına aykırı olabilir mi? Ya öyle olması gerekiyorsa? Amigdaladaki bu kodlanan tepkilerin haklı bir gerekçesi olamaz mı sizce? Biraz düşünelim. Mesela bir örnek var kh’ın adını duyamadığım zamanlarda başıma gelen.

    kh’la tanışmadan önce cinsel nesne olarak gördüğüm bir kızla geçirdiğim güzel bir günün ertesi günü başka bir erkeğin kollarına gittiğini görünce aniden gelen soğuma next moduna geçmeye anlam verememiştim. mavi hapliyim ha. Biraz götünde dolanmam lazımdı normalde. çünkü yatağa atma ihtimalini düşünerek: alttan alayım, hicbir şey bilmiyormuş gibi işime bakayım belki tekrar ihtimal doğar şartlar olgunlaştığında, kıza karşı güler yüzlü kibar nazik olmaya devam edeyim der mavi hapli bir erkek. ama neden böyle oldum anlayamamıştım o an.Bir anda ona karşı kimyam aşırı bozuldu, davranışların sert hale geldi. Oneitisim olsa anlarım bu ruh halini.. Eve gidince lan napıyorsun niye öyle davrandın kıza demiştim. Fakat kh’yle tanışınca beynimin verdiği bu tepkinin çok doğru, kendi adıma faydalı ve kh’da tavsiye edilen alfa kalıplara uygun olduğunu gördüm. Ne düşünüyorsunuz?

    1. Şemalar, erken çocukluk çağımızda yaşadıklarımız ve bunlarla ilgili hissettiğimiz şeylerin bilinç altına kodlanmış halleridir; bireysel yaşamdaki deneyimlerle bir ilgisi olmayan ve atalarımızdan miras kalan hardwired duygu ve davranış kalıpları şema değildir.

      Örneğin, kucaktan kucağa gezen bir kadına içgüdüsel olarak wife material veya LTR olarak bakamamak evrimsel mirastır ve erkeği default tepkisidir; ama bu hardwired miras, günümüzün yoğun betaizasyon bombardımanı çağında epey manipüle edilmiş (efendi adamın sonunda kazanacak olması masalı) ve bozulmuş olduğu için kendini “bekleyen beta” statüsüne sokup bu tür bir ilişkiyi kabul edecek büyük bir kitle yaratıldı. Kadının ikili eşleşme stratejisindeki “beta öder” kitlesinin var olması için, bu betaizasyon işleminin de etkin şekilde yürütülmesi gerekiyor ve günümüzde artık geniş çapta ve sistematik olarak yapılan şey de bu. Tüm sosyal normlar, eğitim ve çalışma sistemi, eğlence sektörü, medya, hukuk, her şey mavi haplı “beta öder” kitlesini oluşturup uyutmak ve farkındalık kazanmasını engellemek üzerine kurulu, çünkü çark ancak böyle dönebiliyor.

      Şemalara gelince, örneğin anneye şiddet uygulayan baba figürü bir şemadır. Çocukluğunda böyle bir süreç geçirmiş olan erkek birey, baskın bir karakter geliştirmekte zorlanacak, çatışmaya girmekten kaçınacak, kadınlara sürekli iyi davranarak onların sevgisini ve saygısını kazanacağını düşünecektir. Sadece bu değil, aynı şema farklı sonuçlara da yol açabilir, tam tersine şiddete meyilli bir kişiliğin gelişmesine de sebep olabilir. Babanın aldatan tarafta olduğu, boşanmış ve single mom ebeveyn şemasıyla büyüyen çocuk terk edilme şeması geliştirebilir. Oneitis de çocuklukta geliştirilen şemaların bir ürünüdür, anne ile sağlıklı duygusal bağ kurulamamasının sonuçlarından biridir.

  9. Mahmut kardeşim.

    burada hepimizin az-çok takıldığı bir konu ile ilgili yaşadığım bir olayı yazacağım hem arkadaşlar faydalansın, hem de sen de fikirlerini söylersen, eksiğimiz varsa değerlendirir daha doğrusunu yaparız.
    daha önce yorumllarımda bahsettiğim hatun haftaya bende, benimm şehrime, bana geliyor, ilk yüzyüze buluşmamız böyle olacak, işin doğrusu ben de beğeniyorum ve ckız arkadaş mataryali olarak düşünüyyorum (en azından ilk izlenimlerimle).
    denize gitmek de planlarımız arasında ve konusu geçtiği için; bikini giymemesine dahil birşeuler söyledim, ama yeterince maskülen bir iffadeyle bunu yapamamış olmallıyım ki; bakarız dedi, tabbii ne yalan söylleyeyim mavi haplı bir bakışaçısına sahip olarak sözlerimi yeterince uygun tonda ve renkte söyleyemedim.
    1 saat falan geçti, bu seffer tüm taşak tonajını toplayıp, benim görmem gereken kısımları başkalarının görmesinden hoşlanmadığımı, dolayısıyla daha derli-toplu birşey giymesini söyledim, Tamam dedi, ertesi ggünde başka birr konudan dolayı kıyafet konusu geçti ve sen nasıl istersen öyle olacak dedi.

    Uzun lafın kısası bro’larım, dansöz gibi kıvırmaya gerek yok, taşak herşeyin anahtarı, sizin hayatınızda kalmak için fedakarlık yapamayanı İzmir marşıyla uğurlamak yerinde olur, yapabilenle ise; hayatın tadını çıkarmak lazzım.

    1. Hocam -ilk yüzyüze buluşmamız olacak- ve -kız arkadaş materyali düşünüyorum- ikisi bir arada nasıl oluyor. Dereyi görmeden paçaları sıvamak olmuyor mu biraz, bu acele neden?
      İkincisi daha yüzünü görmediğin kıza bikini giyme demek peşinen onu kız arkadaş yapmak istediğini gösterir ki kız bunu anlamıştır, ilişki kapısının bekçisi erkekti hani?

  10. Narsisizmin esas temeli duygusal yoksunluk+ narcissistic supply arayışıdır. Yazıda bunların hiçbirine değinilmiyor maalesef. Bana bu yazı sadece içiboş söz yığını olarak geldi.
    Narsisizmle ilgili ciddi kaynak isteyenlere: Sam Vaknin’in (Ki kendisi de narsisist olan en meşhur narsisizm araştırmacısıdır) narcisisizm revisited malignant self love kitabını ve youtube konuşmalarını önerebilirim.
    Bir yazıyla narsisizmin nasıl bişey olduğunu anlatmanın hiç de kolay bişey olmadığının farkındayım, ama dediğim gibi illa bişey anlatılacaksa da, o duygusal yoksunluk ve narsisistlerin supply arayışı (hatta bağımlılığı) olmalıydı yazıda bence. Yazı bu şekliyle daha çok dark triadlık çok cool bişeyden öteye geçemiyor ne yazık ki.

  11. Ben de son zamanlarda bu site de olmak üzere yakın çevremden narsistliğe dair ithamlar alıyorum. Kısmi narsist olabilirim. Ama küçüklüğümden beri zekam, sporda, matematikte, teknolojide ve konuşma konusunda yeteneklerim olduğunu düşünüyorum. Sosyal bir insanım ve çevremdekilerin %90 ı da aynı şeyleri söylerler,yansıtırlar. Not: Iq testleri internet siteleri dışında hangi hastanelerde doğru bir şekilde yapılıyor, yaptıran arkadaşlar var mı? Uzun bir süredir merak konumdur,iyi avlar 🙂

    1. Benim bildiğim ensikasyonu olmadığı sürece yapılmıyor ve bence yapılması da doğru değil.
      Hadi diyelim 150 geldi dahi oldun, eee. Hayat tatminiyeti ve başarı ile iq puanının doğrudan bi ilişkisi yok zaten. Senin şuan iq testi yaptırman masturbasyondan başka bişey değil.

      1. Ben pek öyle düşünmüyorum dostum. Çünkü potansiyelin farkına varmak bence her zaman iyidir, hele bir de belgeyle ispatı olursa daha güzel olur gibi geliyor. Ama işin elbette bir tatmin kısmı olacaktır.

        1. Orta çağda insanlar kiliseden para karşılığı endüljans (cennet makbuzu) alıyorlardı. Eminim onlar da elimizde belge olsun da kafamız rahat olsun diye düşünmüşlerdir.
          Tıbbi olarak böyle birşey yaptırmanın endikasyonu (gereği) yok.
          Devlet hastanelerindeki psikologlar yapmazlar, özellerdekilere parayı basarsan yaptırabilirsin.

          1. Ben kutsal suda yıkananlardan, soyutu somutla kapatmaya çalışanlardan değilim. Sadece zaten kendimde olan bir özelliği öğrenmek amacım. Bu kadar uç noktalara benzetmeye gerek yok. Ben daha önce herhangi bir mekanda bu durumu tecrübe etmiş biri varsa onu paylaşmasını istedim olay bu. Ayrıca makul ücreti yoksa da öğrenmeyiveririz, neticede o kadar para bayılırsan öyle bir test yaptırmana ne hacet var değil mi? 😀

  12. mahmut abi okulda bir kız var. benim gibi 2014’te başlamıştı ve o zamanlar arada kesişiyorduk ama kız hızlı takılıyordu ben de eziktim. sonra bir süre ortadan kayboldu, döndüğünde düzenli bir ilişkisi vardı. sonra bir süre yine ortadan kayboldu (sanırım dondurdu) bu sene tekrar geldi ama artık yavaşlamış, başörtülü kanka edinmiş ve ortamlara girmiyor, geceleri cikmiyor vs. ama her gün okulda, kütüphanede karsılasıyoruz ve hayvan gibi kesişiyoruz(kız hemen gözünü kaçırmıyor). haftalardır gidip “seni nerden hatırlıyorum” ayağına set açmayı planlıyorum ama kız hep arkadaslarıyla oluyor (kızlı erkekli grup).erteleye erteleye yaz okulu bitecek ben hala kesişmeleri sete dökemedim. ne önerirsin?

    1. Dostum bildiğim bir şey varsa o da uzun uzun bakıştıktan sonra gitmen hiç hayırlı değil. Hatun çoktan seni ya ezik ya da benden hoşlanmadı kategorisine atıyor.
      Hala daha bakışıyorsan ezik olduğunu sorumluluk almadığını düşündüğü için artık sana bakmıyor ve senden tiksiniyor.

      Hatunu oneitis yapmışsın bile. Buraya Mahmut abiye bir hatun var ne yapsam ne etsem gitsem mi gitmesem mi diye yazıyorsan demek ki oneitisi tam olarak anlamamışsın.

      http://erkekadam.org/2017/05/05/ruh-ikizi-kisilik-bozuklugu/
      http://erkekadam.org/2018/02/01/duygusal-yatirim-v-tum-bolumler-ve-sonuc/

      Belki ben bunları okudum mk diyebilirsin. Okumuşsun ama sadece kendine genel kültür katmışsın ANLAMAMIŞSIN.
      Bu iki makeleyi ve özellikle duygusal yatırım serisini anlayarak okumalısın. Gerekirse önemli yerleri not al ki daha iyi anla.

    2. SICAK SICAK SAHA RAPORU!

      kesişme olayı tam gaz devam edince okulun bilgisayar labında kızın yanına gittim tanıştık konuştuk felan sonra ryan gosling’in “o üzerindekini giyerek ona iyilik ediyorsun” repliğini kullandim, kiz anlamadi gerildi sana mı iyilim ediyorum, ne demek istiyosun felan yapti bastan söyleyip manasını acıklayınca rahatladi. ama acıklarken elbisesine dokundum ve kız izin aldın mı dokunmak icin diyip cemkirdi. ama ben çerçeveden graö taviz vermedim. sonra telefon numarasini isteyince güldü sevgilim var dedi. burada ya geri çekilecektim yada shit test mi gerçek mi oldugunu anlayacaktim. daha sonra pişman olmaktansa sınayayım dedim. sevgilim var deyince “banane” dedim. “onun yerine geçmeye çalışmıyorum ki” dedim. kız bu lafa cıldırdı. tehditler savurdu seni rezil ederim felan yapti. ben de olaylara anlam vermeye calısan şaşkın gözlerle seyredip kötü bir sey yapmadım dedim. gelip güzelce begeniyorum felan desen neyse ama ben senin niyetini biliyorum felan dedi. ben de çok kabasın bu yaptıgını düsün ve daha sonra benden özür dile diyip ayrılırken gitmeden önce yaptıgını acıkla o zaman dedi. sadece gelip konuştum ve güzel bir şey söyledim hepsi bu dedim. yok dedi ben senin amacını biliyorum benden özür dile sonra da git napıyosan yap bida yanıma gelme dedi. ben de özür felan dilemeyip kulagına egilip sen kafayı yemişsin diyip yerime döndüm. arkamdan konusmaya devam edince oturdugum yerden dönüp bakış attım ve gözünü kaçırdı. yarım saat takılıp lab’dan ayrıldım. ayrılırken yine pis pis bana bakıyodu ben bakınca gözünü kaçırdı. inş okulun facebook öğrenci grubuna felan yazmaz.

      1. Ne nerede durup NEXTleyeceğini biliyorsun ne de hır çıkarmadan konuşmayı. Senin bir öfke ve tavır kontrolü problemin var. Sana abi tavsiyesi. Daygame sana göre değil. Online dating yap.

        Bir de asla kampüste yürüme. Adın zaten çıkacak ama böyle gidersen yakında okuldan atılacaksın ya da başka türlü başını belaya girecek.

  13. Mahmut abi merhaba,
    Sen kendin bildin bileli maskülen,disiplinli,akıllı,alfa vs bir adam mıydın ?
    Kendini nasıl gelistirdin ne yollardan geçtin, kırmızı hap nasıl aklına geldi,nasil rastladın?
    Abi sadece yazdiklarindan bile ne kadar aydın,tutarlı biri oldugun anlaşılıyor.Yurdum insanının aksine cok geniş açılardan bakıyor bunca ustun donanımına rağmen kimseyi aşağılamıyorsun.Jordan petersonun dedigi gibi icinde bir canavar var her anlamda ama sen canavar gibi davranmiyorsun buda erdemli oldugunu gosteriyor.Çekicilik,karizma dedikleri bu sanırım
    Abi Jordan peterson gibi hayatin bilmem kac kurali gibi bir liste yapsan kısa kısa kendi hayat deneyimlerinden nasıl olur,paylaşsan
    Birde mahmut abi sen genelde seni oven yazılara cevap vermiyorsun merak ediyorum ovuldugumuz zaman buna karsılık tepkimiz nasıl olmalı sence hayatta ? Birde hayatında kötü giden anlar oldugunda veya canın sıkıldığında genelde buna karsılık neler yaparsın .Abi birde son soru 🙂 cevrendekiler seni tanımlarsa Mahmut abi nasıl biri; seni nasıl tanımlarlar ?

  14. DarkTriad’lı bir adam ile Kırmızı haplı dostumuz aynı sosyal ortamda bulunduğunda ne gibi durumlar oluşur ve darktriadlıyı dışlamak nekadar doğru?

    1. Hocam böyle sorular senin analiz felci yaşadığının belirtisi. Biraz daha pratik şeylerle uğraşın.

  15. Hayata Öfkeli Adam’dan yazı dizisi 1: Neden Red Pill ile Blue Pill yanlıştır?

    Muhtemelen yayınlanmayacak ama yine de bir şeyler karalayalım, sonuçta insanlar konuşa konuşa anlaşır.

    Şimdi önce bu iki felsefenin ortak yönlerini ele alalım.

    1. İki felsefede de kadının yaptığı şeyler bahanelerle normalleştirilmeye çalışılıyor.

    Fool Pill: Oneitis,kadını tanrıça yapma girişimleri,kadının sürekli mutlu edilmesi gerektiği gibi saçmalıklar.

    Bastard Pill: Dünyadaki kadın nüfusunun %99,99 u ile ilgili gerçeği söyleyip sonra da bunun doğal olduğunu söylüyor. Oysa anlattığı kadın tipi para yerine hipergami ile iş yapan orospu,hipergamiyi gösteren düdüğü çalar. Orospuluk ne zamandan beri normal olmuş,insanın kendisini x şey için satması normal mi yani? Evet,slut shaming yapıyorum ama hipergami slutları için geçerli.

    Normal bir insan bu noktadan sonra “acaba doğru mu lan?” diye düşünmeye başlamıştır,devam ediyorum.

    2. İki felsefe de ölümüne mücadele gerektiriyor.

    Fool Pill: Kadın her şartta mutlu edilmeli.

    Bastard Pill: Sürekli çalışmalısın,sürekli çalışmalısın ve sürekli çalışmalısın
    Hayatta senin başarın herşeyindir, ödül istiyorsan çabalaman ve elinden gelenin daha iyisini yapmak zorundasın.

    İkinize de cevabım: Fena yanılıyorsunuz beyler hem de öyle böyle değil.

    Fools: Kadın senin köpeğin olmak istiyor kardeşim,sen onun köpeği olursan elini sikmek zorunda kalırsın

    Bastards: Sen ne yaparsan yap,bazı insanlar doğru ailede doğdukları için,tipleri senden daha iyi olduğu için,doğru zamanda doğru yerde oldukları için,senin sahip olamadığın fırsatlara erişebildikleri için senden çok daha az bir çaba göstererek senden çok daha üst konumda olacaklar. O yüzden fazla kasma bence,bi dışarı çık iki üç el CS:GO,Rainbow Six Siege filan at kafanı rahatlat. Git göbek sal demiyorum amk tabi ki de kendini üst seviye bir insan yap,ama ayranın yokken kerhaneye gitmeye çalışırsan elini sike sike evine dönmek zorunda kalırsın bilesin.

    Bunlar başlıca farklılıklar. Şimdi kafanızda oluşacak “İyi de Fool Pill tayfasına Red Pill ile geçirdin, ne ayaksın sen?” sorusuna cevap vereyim.

    Red Pill kapitalist tayfanın 2. İhtiyacını karşılar. Nedir o iki ihtiyaç? Sayalım:

    1. Köleler: Ne olursa olsun itaati bırakmayacak ezik tipler. Yanına bir kadın ve 2 çocuk koydun mu mission completed. Arada terfi ve zam verdin mi onlardan mutluları yok.

    2. Yöneticiler: Kapitalist tayfa bu ezik tiplerle uğraşamayacakları için hem onları yönetecek hem de kendilerine itaat edecek elemanlar lazım. Ama bu elemanlar tek bir kadın ve çocukla kandırılamaz. O yüzden onlara bu işi üstlenmeleri karşılığında bir kaç şeyi elde etmenin yolunu söylerler. Daha düne kadar elini siken eleman HB9 sikmeye başlayınca bu işe he der.

    İkisinin hazin sonu: Mavi dostlarımız dırdır,sekssizlik ve mutsuzluk üçgeninde ölürken kırmızı dostlarımız da ben kralım derken kölenin alası olduklarını farketmeden ölürler.

    Red Pill’in doğruları anlatıyor olması o doğruların babanızın hayrına anlatıldığı anlamına gelmiyor. Herşeyin bir bedeli vardır ve bu felsefenin bedeli kapitalizmin elit kölesi olmaktır.

    “Çok biliyorsan buyur seni dinliyoruz” dediğinizi duyar gibiyim. Buyrun benim tavsiyem.

    Şimdi size 3 adam yazacağım, hangisi olmanız gerektiğine siz kendiniz karar vereceksiniz.

    John David Rockefeller: Bu adamı ancak torununuz olur,siz sadece alt yapı hazırlayabilirsiniz. 30-40 yıl it gibi çalışıp ve hile hurda ile dünya’nın önemli insanları arasına gelin. Sonra oğlunuza tüm yeteneklerinizi aktarın ve onun 30-40 yılda dünyanın sayılı patronlarından olduğunu görün. Torununuz ise en tepeye çılacaktır Not:Her babayiğit bunu beceremez ona göre risk alın derim.

    Steve Jobs: Saksıyı çalıştırıp insanların faydasına olan bir şey bulun ve satın. Milyarder olunca türlü türlü bağış işine girin,müşterileriniz bir numaralı önceliğiniz olsun,egonuz sıfıra yakın olsun ve öldüğünüzde insanlar sizi sevgiyle ansın.

    Tim Cook: Red Pill’e aynen uyun.

    Hadi selametle

      1. Bu şekilde rasyonel eleştiriler gelince bir bok anlamazsın tabi.

        Mavi haplıları ve feministleri eleştirirken onların hatalarını mantık ve gerçekçilik çerçevesinde dobra dobra anlatırken iyi ama yine mantık çerçevesindeki eleştiriler size gelince kaçıyorsunuz.

        Bu iki yüzlülük değildir de nedir?

        Hiçbir şey yapmayalım demiyorum götünüzden anlamayın. Demek istediğim bugün bir erkek sakat ya da engelli değilse vücut geliştirebilir. Ortalama bir zekadaysa dil öğrenebilir. Ve birçok insan ne yapması gerektiğini biliyor. Sorun şu ki biz bunları yaparken şanslı piçlerle aramızdaki açığı kapatamıyoruz. Çünkü onlar doğuştan ”ALFA” onlar daha zeki daha yetenekli ve daha akıllı.

        Biz yalnızca küçük başarılarla egomuzu tatmin ederiz…

        1. Bu tür nihilist saçmalıkları hayatta birşey yapmak için senden daha şanslı adamlara illa yetişmen gerektiğini sananlar düşer. Ben kendimi geliştirip doyduğum noktaya çıkarım. Bana ne sizin meşhur doğuştan şanslı piç alfalarınızın benden çok kadın, para ve lüks kapamasına.

        2. Sorun şu ki biz bunları yaparken şanslı piçlerle aramızdaki açığı kapatamıyoruz. Çünkü onlar doğuştan ”ALFA” onlar daha zeki daha yetenekli ve daha akıllı.

          Ben götümden teori yazmıyorum burayı takip eden de bilir çalıştığını kendim deneyimlediğim ve gözlemlediğim şeyler hakkında fikir yürütmüyorum. Siz kimsiniz bilemem ama biz varlarsa eğer doğuştan ALFA dediğin adamlarla aramızı gayet güzel kapatıyoruz. Ha hiçbir zaman Messi gibi atletik ve zengin olamayacağım ama bana ne? Hiçbir zaman Di Caprio gibi hatun götüremeyeceğim ama bana ne? CEO dediğin adam benim yıllık gelirimi 15 günde kazanıyor, hiçbir zaman o kadar kazanamayacağım ama bana ne? Biz burda kırmızı haplanın, erkek egemenlik hiyerarşisinin en tepesine çıkacaksınız ve ancak o zaman mutlu olacaksınız diye bir vaatte bulunmuyoruz.

          KHnın ortaya koyduğu yöntemlerle gayet iyi bir noktaya çıkılıyor ve orada da gayet doyuma ulaşılıyor. Evet, çoğu erkek hayat boyu disipline olamayıp milim ilerleyemeyecek. Belki biz diye bahsettiğin siz de onlardansınız. Ama benim ya da KHnın tüm erkekleri bünyesine katıp devrim yapmak gibi bir derdimiz yok. Biz feminist değiliz, erkekler adına konuşmuyoruz ya da tüm erkekleri kafalarına vura vura khlı yapma derdimiz yok.

          Her ay en az bir düzine adamdan “kaybolmuştum, intihar edecektim, bitmiştim ama şimdi sayenizde hayatımı düzene soktum, mutluyum, derslerim şahane, işim süper oldu …” gibi mail alıyorum. Bütün amacım da zaten yolu yürümeye niyetli ama cebinde haritası olmayan adamlara bir harita vermek. Yolu yürümeye niyeti ya da hadi senin dediğin olsun gücü olmayan adam için ben birşey yapamam. Ama erkek adam tam sorumluluk alır ve erkeğin pratik olarak en faydalı duruşu “bu durumda olmam benim derdim, belki de benim suçum” der. Genetik, menetik takıp oturmaktan ya da kafayı burada çoğu elemanın yaptığı gibi BMWli erkek güzeli, başı hariç 25 cm Berkecanlara yaklaşmazlarsa bir bok olmayacağını düşürmek stratejik olarak faydasız ve zararlı bir yöntem.

          1. Bana sanki zamanında el bebek gül bebek yetiştirilmiş, daha kendi disiplinini sağlayabilecek iradeyi zar zor edinmiş pembe götlü bir elemansın gibi geliyor.

            ” Ama erkek adam tam sorumluluk alır ve erkeğin pratik olarak en faydalı duruşu “bu durumda olmam benim derdim, belki de benim suçum” der”

            Evet. Çok komik bir ifade. Eğer Irak’ta doğmuş olsaydın mesela babanın hangi amerikan askeri olduğu belli değil, savaş her yerde kıtlık, zorluk; o zaman da aynı cümleyi kurabilir miydin?

            Ya da 60’ların Amerika’sında çeşitli ayrımclığıa,ırkçılığa ve işkenceye maruz kalan bir zenci olarak yaşamaya çalışsaydın..?

            Oturduğunuz yerden ”BU SENİN SORUNUN GİT VE SORUMLULUĞUNU AL ” demek kolay.

          2. Başka ne yapayım senin sorumluluğunu ben mi alayım? Irakta doğan adamın imkansızlıklarına bakıp da burda yerinde saymak isteyenler istediklerini yapar. Senin dediğin “iyi yemek yersen kilo alırsın” diye tavsiye verene “afrikadaki açlara söyle onu” demek kadar saçma. Burda biz hayal satmıyoruz. Belden aşağısı sakat adamlara 100 metreyi 10 saniyede koşacaksın demiyoruz. ilginçtir ki o adamlar kendilerinin ana mesajı bozmadıklarının farkındalar. Böyle ırak falan örneği verenler nedense hep tuzu kuru adamlar.

            Dediğim gibi bu yolu yürümek istemeyen ya da yürüyemeyeceğini düşünene ben birşey diyemem.

            Neyse bu fikirlerini internette istediğin gibi yay. Twitter sözlük falan. Burayı senin gibilere bıraksam çöplüğe çevirirsiniz. Benim de yardım almaya istekli adamlara verecek zamanım yokken sizin gibi adamlarla zamanım harcamam israf.

            Bu hayatta kimseye cevap borcum yok. Özellikle de daha nezaket bilmeyen insanlara.

        3. Her şeyi kendimize hak görmesek o tepedeki adamların elde ettikleriyle boş yere bu kadar ilgilenmezdik. Yeteneğimiz yok ama hakkımız var, hayıflanmanın sebebi bu.

        4. @nobodycares

          Gerçekten böyle saçma salak yorum görmedim.Nihilist yorum falan da değil bu.Kendini geliştiren yıkımlardan gelmiş erkeklere “ne uğraşıyon geninde yok demek ki” demek aşşırı SİNSİCE.
          Bu hayatta başarı yolundan bizi alıkoymaya çalışan usta manipülatörlere çok pay verdik bu hayattan .Kusura bakma da kimse artık o kadar saf değil.

          Ayrıca dünyada başarılı olmuş çoğu adam yıkık dökük hayatlardan gelmiştir.İnanmayan varsa biyografilerini okusun
          Atatürk,Gandhi, Abraham Lincoln, Muhammed Ali,Napolyon,Kristof Kolomb daha nicesi…

          O adamların azmi, kendini geliştirmesi, okuması ,çalışması vs. çat diye ana karnından itibaren mi başladı amk malı ??

          Hayatlarının belirli dönemlerinde farkındalık kazandılar açıp okursan bahsederler kitaplarında yada röportajlarında.

          Bu saçma trole kalsa herkes zaten belli potansiyelle doğdu ve bir bok olmayacak ondan öyle mi ?!
          Nice zengin adam tanıyorum halen mavi haplı.
          Sana göre doğuştan alfa tamam bu adam ama arkadan iş çevirecek, aldatacak ,saygı gösteremeyecek bir kadına itaat edecek kadar da betaların betası .
          Belirli bilinç kazanıp hatasını düzelteceği yerde BEN DOĞUŞTAN ALFAYIM MORUK HATA YAPMAM kafasında olursa daha çok sikilir.

          Demek ki neymiş FARKINDALIK fark yaratırmış öyle mi !!

          nobodycares cidden yazdıklarını umursayan yok merak etme

          Bu sinsilikle de kimseye yorum yapma amk

  16. Bugün genetiğin kaderimizi belirlemede en önemli unsur olduğu dünyanın her yerinde bilim ve varlık felsefesi çevrelerince bilinmekte.

    Einsten’ın zekası , Axl rose’un sesi, Arnold’un fiziği, Atatürk’ün zekası ve iradesi kimde olsa onların başardığı işleri başarabilirdi.

    Bana kalırsa insanların %85’i istatistikten başka bir şey değil. Buradayız çünkü bizi diğerlerinden farklı kılan bir becerimiz ya da üstün aklımız yok. Hayattaki en büyük başarımız hb8 sikmek ya da çalıştığımız yerde müdür olmak vs.

    Üzücü bir durum, şanslı değiliz. Bazı şeyleri kabullenmek gerek…

    1. Bugün genetiğin kaderimizi belirlemede en önemli unsur olduğu dünyanın her yerinde bilim ve varlık felsefesi çevrelerince bilinmekte.

      Büyüksün bunu senden başka pek bilen yok.

    2. Adam blackpill. Ne dediği dikkate alınmamalıdır, özellikle de mavi haptan yeni kurtulup yürümeyi yeni öğrenen, değişmek isteyen, harekete geçmek için enerjiyi yeni yeni toplayan arkadaşlar tarafından.

      Blackpill sizi hiçbir yere götürmez, yerinizde saydırır, hatta mental olarak zayıfsanız sizin için vahim sonuçlar doğurabilir. Blackpill ancak mental olarak güçlüyseniz tolere edilebilir ve aşılabilir. Aşılması gereken bir mentalitedir, batağa saplanır gibi saplanılması gereken değil. Tercihlerinize dikkat edin, seçtiğiniz yol geleceğiniz olur. Bluepill’den blackpill’e geçiş yıkıcıdır, redpill’den blackpill’e geçiş sıkıcıdır.

  17. Kırmızı hap gerçekçi çizgiler koyuyor ve ne istiyorsanız ona göre mantık çerçevesinde hareket edin diyor ama şunu demiyor ki hayatımızın ana hatlarını belirleyen iki unsur vardır: Genetiğimiz ve çocukluk dönemimiz.

    Bunları malasef belirleyemiyoruz. Potansiyelimiz de işte elimizde olmayan bu etkenlerde saklı. Biz sıradan insanlarız. İstediğimiz kadar çalışalım, uğraşalım. Sadece belirli bir çevrede önemli bir insan olabiliriz. Yani önce kendi kafamızda, sonra ailemiz için belki bir katman daha.

    Neler yapabileceğinizi düşünün. Cengiz Han gibi dünyayı baştan sona fethedebilecek misiniz?
    Tesla gibi bilim ve teknolojiyi şaha kaldırabilecek misiniz?
    Atatürk gibi yok olmak üzere olan bir milleti tekrar ayağa kaldırabilecek misiniz?
    Eddie vedder gibi ya da ne bileyim Kurt cobain gibi bir adam olup efsane şarkılar üretebilecek misiniz?
    Ya da İsrailin kahramanlaşmış ajanı Eli Cohen gibi bir adam olabilecek misiniz?

    Bence olamayacaksınız, çünkü o potansiyele sahip değilsiniz eğer olsaydınız zaten burada olmazdınız, o yüzden fazla strese girmeye gerek yok nasıl olsa hiçbir zaman var olmamış gibi yok olup gideceğiz..

    1. Biz psikolojinin ve fizyolojinin son 10 yılda ortaya çıkardığı tüm o hormonlarla ve zihin plastisitesi ile ilgili gelişmwleri gözardı edip kadere razı olmak varken kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Oturup aciz aciz kadere isyan etmek varken

      1. sanırım çok değerli egonu biraz sarsmış bulundum.

        Eğri oturup doğru konuşalım, kendimi geliştiriyorum diyerekten yaptıkların egonu rahatlatmaktan başka bir şey değil. Öldüğünde unutulup gideceksin ve bu durumu engellemek için yapabileceğin hiçbir şey yok.

        1. Ee? Öldüğümde unutulup gidecek olmam kendimi geliştirip hayattan daha fazla zevk ve doyum almama engel değil.

          Bu siteyi biraz takip eden bir adam için bana egon sarsılıyor demek çok komik.

    2. olum kusura bakmayın da nasıl bir kafa yapınız var.Şunu da deyin olsun bitsin: İnsan zaten dört parçadan oluşuyor kan,kemik,salya sümük birde içi b*k dolu keseciklerden. Neyiz ki biz şuradan küçük bir çocuk bir taş atsa kafamıza beyin kanaması geçirip ölebiliriz.Tüm hayallerimiz,emeklerimiz küçük bir çocuğun attığı küçük bir taşa bağlı.Hal böyleyken yaşamaya ne gerek var deyinde tam olsun.Kendinize gelin.Bizde hayatı hep god mode ta oynamıyoruz ama kıçımızın üstüne oturup ta hayat böyle kötü böyle acımasız demiyoruz.Ne olursa olsun çabalıyoruz.Oturduğun yerden kimse sana yardım etmeyecek. İnsanın alt ve üst limitlerini belirlemek kolay değil.Dinle aranız nasıl umurum da değil ama insanoğlunun limitlerini anlamada örnek olsun diye söyleyeyim.Çölde ki bedevi arap kabilelerinin tek işi birbirleriyle it dalaşı iken bir rehber sayesinde adamlar çölleri denizleri aşıp kıtaları fethettiler,günümüzde böyle olmasa bile adamlar bilimde,teknikte vs. kendilerinden beklenmeyecek performans sergilediler.Çünkü bu adamlar inandı. Günümüzde ne oluyor peki insanlar senin gibi kıçının üstüne oturup ama potansiyehlimiz buu yapacak bişey yokk Mehdi gelecek hepimizi kurtaracak.Ağamız,liderimiz,şeyhimiz,başkanımız vs bizi kurtaracak .Hayır oğlum kimse kimseyi kurtarmayacak sen elini taşın altına koymadığın sürece.Mahmut abide kurtarmayacak seni ,o sana yol gösterecek yürümek sana kalmış.Olum kim sizi bu kadar kaderci yaptı anlamıyorum ki İnanan değilseniz sizi tutan kim ; inanan sanız kaderi şekillendirmekte kaderiniz,kaderin üstünde bir kader vardır diyor adamlar ne duruyorsunuz daha.İnanç derken teist,deist,ateis,agnostik,Tanrı,Allah,Bilim fizik.. artık neye inanıyorsanız.Konu biraz saptı ama şu açıdan konuştum.Dünyadaki tüm öğretiler çabalamanızı öğütler.Geçmişten günümüze.Avı avlayacak güçte değilsen kabileye Avın izini gösteren adam ol,Ava gidemiyorsan kabilede avı pişirmeyi bilen adam ol,Avı pişirmeyi bilmiyorsan avı yerken dua eden kabilenin şamanı ol.Onu yapamıyorsan Avdan post,giysi yapan adam ol.Herkesin potansiyeli farklı sen potansiyelinde en iyi adam ol.Yeter ki kıçını kaldır bir halta yara sorunlarınla yüzleşecek adam ol.

      1. Dostum senin ne demek istediğini anladım. Sen benim ne durumda olduğumu bilmiyorsun ben de senin ne durumda olduğunu yani uzaktan uzaktan bu şekilde işi basite indirgeyip sallamanın mantığı yok.

        Bilmiyorum belki senin hayattan beklentilerin oldukça düşük seviyede. Bu senin için güzel bir şey çünkü ne kadar az beklenti o kadar çok mutluluk.

        Sorun şu ki benim beklentilerim, hedeflerim çok daha yukarıda. Ve bu şekilde bir başarı için çok çalışmak yetmiyor. Keza bugün insanların %70’i zaten çalışıyor.

        Sabah 8 akşam 6-7 insanlar çalışıyor uğraşıyor ama neden bu insanlar oldukları yerde? Sike sike çalışmak zorundayız zaten hayatta kalabilmek için.

        Kısacası demek istediğim; 20-22 yaşından 55-60 yaşına kadar çalışacaksın zaten hem de sürekli. Eğer bir ailen varsa onlar için yoksa kendi arzuların için ama önemli işler başarmak istiyorsan çalışmak yetmiyor…

        1. Kaderden bahsediyorsun ama hiç de açıp baştan sona Kur’an okumuş gibi durmuyorsun. Bu bir kenara bunca yazdıklarını okuyarak vaktimi harcadığın için ben de bir çift kelam etmek isterim. Mahmut Abinin dediklerinin özeti, neden sahip olduğumuz potansiyeli max olarak kullanmayalım? Bunu yapmamak aptalca değil de nedir? Senin kader dediğin olay, bir yolun sonudur, yani sonuçtur. Sen o sonucu değiştiremeyeceğinden yakınıp duruyorsun, ama anlamak istemediğin nokta ise sonuna giden yolu değiştirebilecek güçte olmandır. Aksi takdirde hayat denilen şey zaten neden var ki? Hepimiz öleceğiz, hayvanlar, canlılar hatta tüm evren bir gün yok olmaya mahkum. Bir arı eğer ben nasıl olsa kısa ömrüm bitince öleceğim deyip de bal yapmayı bırak polenlere konup yapay döllenme bile gerçekleştirmeseydi şuanda dünyadaki oksijenin çoğu olmayacak ve dolayısıyla sen de olmayacaktın. Bence bu muazzam düzeni bir irdele ve sana ayrılan o hayal bile edemeyeceğin -tamamen iradene bağlı olan- yolu en iyi ayakkabılarınla yürümenin tadına var. 🙂

  18. konuyla ilgili ekstra okuma yapabilir miyiz? kaynak var mı?

    bir de kızlarla tanışma, ilk konuşma vb durumlar için açılış kalıpları var mıdır? Açıkçası önce kalıplarla başlayıp sonra kendi tarzımı oluşturabilirim. (şundan dolayı istedim ilk başlarda sürekli ne diyeceğim diye düşünmek istemiyorum bu nedenle ezber kalıplarla hızlı hareket etmek istiyorum)

  19. Mahmut bey.

    Normalde 3 aydan önce seni seviyorum denilmemesi öneriliyor bildiğim kadarıyla, fakat; kız bunu beklediğimden erken söyledi ve ben de galiba benzer şekilde karşılık vererek bir hata yaptım, sonrasında da ne yalan söyleyeyim ilk seni seviyorum diyen olmamama rağmen kendime kızdım biraz, sizce karşılık vermiş olmam yanlış mı? eğer yanlışsa bbu yanlışımı nasıl düzeltebilirim?

    Açıkçası sıkıntılı bir ilişkiden ççıkıp bayağı bir süre içime sinecek şekkilde bir ilişkim olmamış ve sonrasında özgüven kaybı yaşadım, yeniden kazanıp, biraz da hoşuma giden, ilgili bir kızla karşılaşınca ne bileyim, tuhaf oldu.

    Bir de yıkarıda bir yorumum vardı, inceleyip yorumlarsanız çok sevinirim.

    1. En azından ilk diyen olmamışsın. Bunu hemen unut ve bir daha 3 – 4 ay yapma. Herşeyi 100% yapamazsın ve her yanlış seni yıkmaz. Yanlış yapma, yaparsan takma. Zihinsel yapın bu olmalı.

    2. Açıkçası sıkıntılı bir ilişkiden ççıkıp bayağı bir süre içime sinecek şekkilde bir ilişkim olmamış ve sonrasında özgüven kaybı yaşadım, yeniden kazanıp, biraz da hoşuma giden, ilgili bir kızla karşılaşınca ne bileyim, tuhaf oldu.

      Şu kafa yapına dikkat et bu sıkıntılı bir kafa yapısı. Buradan oneitisler doğar. Ben şahsen hiçbir kızı en az 3 ay çıkmadan kız arkadaşı materyali saymanızı tavsiye etmem. Ben tam tersi muhtemelen olmadığını düşünüp ama potansiyel olarak kız arkadaş olabileceği için yine de nezaket göstermek, kızı baştan materyal saymaktan daha akıllıcadır.

  20. Teşekkür ediyorum tavsiyelerin için, keşke imkan olsa senin gibi böyle donanım sahibi yaşıtımız bir fikirdaş dost ile sohbet imkanımız olsa güzel olurdu.

  21. Mahmut abi geçenlerde bir soru sormustum sana

    ”Yürümediğimiz kızların bizi shit test yağmuruna tabi tutmasının sebebıni anlamıyorum diyerek” sende bana demiştin ki ”neden kız kankalarınız var bende bunu anlamıyorum. ”

    1-2 kız kankam vardı yalan yok birşekilde aradaki mesafeyi soğuttum onları uzaklaştırdım bir nebze diyebilirim shit gelmiyor artık.

    Fakat abi şimdi esas problemi söyleyeyim benim kızlarla iletişim kurma şeklim tamamiyle eğlenen ustalık minvalinde. Hemen her ortamdaki kızlarla ( marketteki kasiyer, avmde,kafedeki kızlar,bankadaki gişe memurları vs ) çevremdeki hemen hemen her kızla iletişim şeklim; eğlenen ustalık. Ben bunu biraz düşündüm eğlenen ustalık dışında yaklaşırsamda çok ciddi oluyorum gereksiz bir kasılma geliyor. Anlam veremedigim bir durum bu. Sürekli hareketlerimi kontrol ediyorum ama en rahat ettigim davranış bu diğer türlü çok kasıyorum kendımı ciddi olacam diye.
    Sorun şu ki otomatikmen vücut eğlenen ustalıga odaklandıgı ıcın baya bi shit teste maruz kalıyorum. Buda benım canımı sıkıyor. Nitekim yürüyecegim kızda böyle olsa eyvallah. ama yürümek istemedigim kızlarda böyle oluncada morali bozuluyor insanın.

    1. Herkese asiliyor gibi gorunuyorsun muhtemelen. Sadece shit test aliyor ama hicbir kiz sana flort edecek sekilde yaklasmiyorsa eglenen ustaligin da ise yaramiyor mesela.

      Cok teorik konusuyorsun. Bir iki ornek vermen lazim/ Yoksa derdini kimse anlamaz./

      1. ”Herkese asiliyor gibi gorunuyorsun muhtemelen.”

        Böyle demişsin mahmut abi. Asılmaktan kastını tam anlayamadım yürümüyorum kıza sadece biraz rahatım. (Ses tonum,göz temasım, duruşum,giyinişime dikkat eden biriyim.) Özel muhabbet açmıyorum. Birtane örnek veriyimde dahada netleşsin. Daha geçen hafta başıma gelen bir olay.
        Marketteyim sigara alacam. Kasada bekliyorum kimse yok.3 dakika rahat kimse gelmedi. Ben etrafıma bakıyorum kim bakıyor felan gibisinden birşeyler söyledim. Kız ordan geldim geldim dedi gülümseyerek.
        Kız= k
        Ben=b

        B-Merhaba mavi lark alabilirmiyim uzun.
        K-Tabi( bi paket uzatır.)
        B-yarım saatdir bekliyorum burada ağaç oldum. (rahat önemsemez ses tonu ile gülümsüyorum tabi)
        K-Ya şey bi müşteri vardıda arkadaş işi çıktı ben ilgileniyorum felan vsvs ( gülümseyerek)
        B-Hmm peki.
        K-Kimlik görebilirmiyim
        B-(hiç birşey söylemeden uzun bir iç çektim)
        K-Tamam neyse ya öyle bir iç çektin ki.( Para üstünü verdi)
        B-Yani..
        K-yaşınız kaç
        B-kaç gösteriyorum
        K-17
        B-Hadi ya o kadar küçükmüyüm (tabiki bunu üzülmüş gibi yaparak söylemedim )
        K-Yani evet hiç göstermiyorsunuz…
        B-Daha iyi işte 50 yaşında 30 gibi gösteririm (gülümseyerek)
        K-Hmm.(birşey demedi gülümsedi sadece )
        B-Ama İlla görmek istiyorsanız gösteriyim kimligi
        K-Yo hayır gerek yok dedi (gülümseyerek.)
        Bende iyi günler diyip ayrıldım zaten amacım sigara almaktı.

        ”Sadece shit test aliyor ama hicbir kiz sana flort edecek sekilde yaklasmiyorsa eglenen ustaligin da ise yaramiyor mesela.”

        Şimdi mahmut abi shit test’ten sonra ben yürümüyorum kıza zaten iş o aşamada kalıyor.
        Belki kızla birdaha görüşsem flörtü başlatabilirdim.(Kızlar belki o an hoşlanıyor olabilir ama shit ‘ten sonra yürümüyorum ) Amacım benim kıza yürümek değil , yukarıda ki örnekte öyle görünüyor olabilir.
        Bu başıma gelen shit test dedigim vakalarda 3-5 dakıka sohbet ettigim birdaha görmedigim kızlar. Eskiden sosyal fobi, utangaç, çekingen birisiydim.
        Kimseyle konusmayan biriydim sonralardan üstüne gittim pratik yapa yapa artık her ortamda kız erkek farkedmez sürekli yeni insanlarla 3-5 muhabbet etmeye çalısıyorum.

        1. Bu ne oğlum, sen buna yazmamak mı diyorsun? Kendini kandırıyorsun. Bu bal gibi yürümedir, yürümediğin hatunla böyle fazlaca konuşmazsın. Kendini kandırma. Eğer ciddi ciddi yürümüyorsan da önemi yok. Kadın bunu yürüme sayar. Ya bundan vazgeçersin ya da niye shit test yiyorum şikayetini bırakırsın. Başka yolu yok.

          1. Anladım abi ciddi ciddi yürümek istememiştim ben.
            Aslında doğrusunu söylemek gerekirse sahaya hiç inmedim o yüzden fırsat buldukça kızlarla muhabet etmeye calısıyorum. (Acemeliği atmak için)
            Konuşmayıda fazlaca uzatınca yürüme sayıyor kız bunu.
            Çok sağol mahmut abi shit testten şikayet etmiyecem. Bu şekilde devam ediyim ben ozaman, vazgeçemem. Yalnız mahmut abi shit test yedigim zamanlarda , moralim bozuluyor sohbet orada bitiyor . Duygusal olarak zayıflığım var harelde. Shit ‘ten sonra devamını getirmek istemıyorum. Bunun için ne yapabilirim.

          2. Aşağıdaki konuşmanda shit test yok. Sonunda oyununu bozmana sebep olan sadece gülümsemesi ise evet duygusal zayıflık o. Shit test olmamasına üzülebilirsin zira shit test kızın ilgisi var demektir. Ama shit test ile siktir git arasındaki farkı anlayabilmen lazım.

            Yazdığın kızların çoğu tarafından reddededileceksin. Alışsan iyi olur. Kafa yapın değişmeli. Ben reddedilmeleri beraber olduğum kıza giden yolun kilometre taşları sayarım. Aynı kafa yapısını tavsiye ederim.

          3. ”Sonunda oyununu bozmana sebep olan sadece gülümsemesi ise evet duygusal zayıflık o.”

            Tespitlerin gene harika abi aslında orada sadece gülümsemesi moralimi bozdu diyebilirim. Devam etseydi devam ederdim bende bıraktım gittim. Duygusal zayıflığım var. Yani abi kızın orada gülümsemesi shit test değil.

            Peki abi shit test gelmediğine göre(kızın bana ilgisi yok ) , benım o noktada bırakıp gitmem doğru bir hareketmidir?

            Yoksa benim duygusal olarak zayıflık göstermeyip o gülümsemeye rağmen oyuna devam mı etmeliydim_? (sonradan shit gelme ihtimali varmıdır sence)

          4. Tezgahtar işinin başında neden flört etsin? Kızın senle konuşması şart. Onlarla alıştırma yap yürüme zaten. Senin derdini kendin söyledin. Sen aslında yürüyüp reddedilme cesaretin olmadığı için yürüyüp yürümüyorum diyorsun. Kendini kandırma. Bunları alıştırma say ama sonra seninle konuşmak zorunda olmayan kızlara yürü.

          5. teşekürler abi. aynen dedigim gibi sahaya inmeden önce pratik amaçlı yapıyorum birşeyler. Alıştırma niyetine. Katkısı oldu bana en azından ses tonumu, duruşumu,göz temasımı koruyabiliyorum. Tabikide asıl pişmemiz gereken yer saha.

            ”Yazdığın kızların çoğu tarafından reddededileceksin. Alışsan iyi olur. Kafa yapın değişmeli. Ben reddedilmeleri beraber olduğum kıza giden yolun kilometre taşları sayarım”

            Dediğin gibi abi bu tip yerlerde 30-40a yakın benzer vakalar var . Tabi sert şekilde reddedilmem olmadı. Sahada işler daha farklı . Moralim her nekadar bozulsada git gite etki etmez oldu alıştım bi nevi. Reddedilmeye alışacaz başka yolu yok. Eyvallah abi.

        2. Ayrıca mahmut abi yukarıdaki sadece biri. (Tam açıklayıcı bir örnek mi bilmiyorum.)Tüm vakalar bunun gibi değil
          Tam olarak nerede ne sorun yaptıgımı ögrenebilmek için 4-5 vaka örnegi daha yazarım abi sana aklıma şuan direk gelen bu.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *