Red Man Group Episode 27 Notları – Alfa / beta genetik midir yoksa öğrenilmiş midir?

Red Man Group Episode 27 – The Curse of The Thirsty Beta podcastına telefonla bağlanan birinin sorduğu “alfa / beta genetik midir yoksa sonradan öğrenilmiş midir?” sorusuna panelin verdiği cevap şöyle oldu :

Rollo Tomassi : Bence her ikisi. Erkekler ya da oğlan çocukları daha çok alfa karakterli doğarlar ve daha sonra KÖY (*) bu alfa özellikleri bastırır ve onları betaya çevirir. Bence küçük oğlan çocukları doğal olarak daha maceracı ve risk alabilen insanlar. Eğer bir oğlunuz ya da küçük bir erkek yeğeniniz varsa kızlar ve erkekler arasında küçüklüklerinde birçok fark olduğunu gözlemlemişsinizdir. Çoğu küçük çocukta alfa doğası vardır. Alfa doğası derken hepsi futbol oynamak, gidip silah talimi yapmak ya da birbirlerine taş fırlatmak ister demek istemiyorum. Bu alfalık küçük çocuklarda daha farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Ama biz bunu bir şekilde bastırıyoruz. Çocuk 5 yaşına geldiğinde bir çeşit endoktrinasyon yani çocukları 30una gelince daha önce konuştuğumuz yedek lastik olmak üzere kadına dilenen beta kalıbına dökme işi başlıyor.

Alfa / beta karakterinde kesinlikle biyolojik bir yan var. Ama sosyolojik bir yan da var. Zira birçok erkek “alfa tamamen  biyolojik, eğer alfa doğmadı isen siki tuttun” diyor. Hayır, öyle olmak zorunda değil. Şunu da çok duyuyorum : “sen doğal alfasın“. Doğal (alfa) miti diye bir şey var. Böyle doğduğuna dair. Evet eğer daha yakışıklı ve makülen özelliklere yatkın doğdu isen, kendine bakıyorsan, bu özellikler sayesinde ödüllendiriliyorsun. Evet biyolojik özelliklerin sayesinde ödüllendiriliyorsun ama o durumdaki erkekler bile hala (alfa özellikleri) öğreniyorlar. Doğal alfa olduğunu düşündüğünüz adam sadece sizden bir adım önde / daha erken başlamış. Bu adamın önceden başlamasının nedeni muhtemelen daha yakışıklı, daha masküleniteye meyilli olması ya da daha değişik bir kişiliğe sahip olması. Bir erkeği alfa ya da beta yapan çorbanın içine giren birçok malzeme var.

Bakın asıl soru şu : “bir erkeği ona öğreterek ya da zorla belleterek betalaştırabilir misin?” Kimse bu sorunun cevabını sorgulamaz. Herkes, “tabii ki” der zira bütün bu millenial gençliğe veya saç topuzlu erkeğe bakın. Bunlar böyle mi doğdular? Hayır. Böyle olacak şekilde beyinleri yıkandı. “(bir erkekten) beta yaratabilir misin” sorusunu hiç sormayız, ama “alfa yaratabilir misin?” sorusunu tartışıyoruz.  Bu tartışmalı zira Carl’ın (Black Label Logic) daha önce gösterdiği gibi istatistiklerin ortaya koyduğu gibi Pareto prensibine göre çoğu erkek beta kategorisine girecek.  Çoğu erkek, kendi cinsel pazar değerlerinin gerçek değerinden daha düşük olduğuna inanacak şekilde büyüyecek. Bir erkeği alıp kullanışlı saban öküzüne, kadın stepnesine çevirmek üzere örgütlenmiş koca bir sistemin olduğu yerde “evet tabii ki betalaşabilirsin” deriz, bu dönüşümü sorgulamayız. Tersini görmeyiz ama tersi de gayet olabilir bir şey. Alfa karakteri doğal olan erkek gibi öğrenmiş bir erkek de olabilirsiniz.

Ryan Stone : Bence alfa öğrenilmiştir. Genetik olup olmadığı umrumda değil, bence öğrenilmiştir. Bu argüman hiçbir zaman bir işe yaramaz. Bu insellerin kullandığı “looks max” (tip maksimizasyonu) kavramını duymuşsunuzdur.

Geçenlerde biri benim Instagram fotoğraflarımı almış, sanki yazan benmişim gibi bir insel subredditine koymuş ve “tipim hakkında yorum yapın” demiş. Ve elemanlar “çene geliştirici estetik cerrahi” gibi abuk subuk şeyler yazmışlar.

Bakın, bir genetik lotoyu kazanmak sayesinde çekici olma düşüncesinden size gelecek hiçbir fayda yoktur. Kimseyi genetik olarak gym üyeliğine ya da belli bir hırsa programlayamazsın.

Bunun yanında Carl’ın bahsettiği “yineleme krizini” ekleyin. Sosyal bilimler deneylerinin yüzde 40ı tekrar edilemiyor (tekrar edildiklerinde aynı sonucu vermiyor). Sizin ne kadar başarılı olacağınız hakkındaki tahminlerinizi, tahmin konusunda hava durumu sunucusu kadar başarılı olan bir yumurta kafanın çalışmalarına göre mi belirleyeceksiniz? … Yapmayın.

Bence öğrenilmiştir.

Carl (Black Label Logic) : Ben Ryan ile aynı fikirdeyim. Bence çoğunlukla öğrenilmiştir. Evet bazı erkekler doğuştan gelen yakışıklılıkları ve masküleniteye yatkın özellikleri ile hayata önde başlarlar ama bana bir adamı verseniz ben onu 10 – 12 günde alfa yaparım. Benim CTWC metodu dediğim ve daha önce hiç kimseyle paylaşmadığım yöntemim ile. Adama yüksek miktarda tren (**), kokain, 4 bardak viski ve cialis veriririm ve Las Vegas’ın ortasına bırakırım (***) … Testosteron seviyesini 1400 seviyesine çıkarırım ve biraz da viski ile çoğu erkek alfa olur.

Olay şu ki çoğu erkek kendi siklerine basma konusunda çok iyiler. Bunu az önce chat penceresinde tartıştım ama Beş Faktörlü Kişilik Kuramı açısından alfa ile beta arasındaki en temel fark şu : beta nevrotiktir, alfa değildir ve beta uzlaşmacıdır ama alfa ile uzlaşması zordur. Dışa dönüklük ve içe dönüklük her ikisinde de olabilir. Erkeğin cinsel partner sayısı ile doğru orantılı olan dark triad özellikleri de uzlaşmacı olmamak ve narsisist olmaktır. Eğer ukala, uzlaşması zor bir piç iseniz muhtemelen daha çok kadınla yatıyorsunuzdur.

Rollo Tomassi : İnsanlar alfa – beta terminolojisinden nefret ediyor. Twitter’da bu eleştiriyi çok görüyorum. “Alfa – beta kavramlarını kinaye yapmadan kullanabildiğinize inanamıyorum”. Ben de diyorum ki “inanamıyorsun zira bizim bunları soyut kavramlar olarak kullandığımızı anlayamayacak kadar salaksın”.  “Ohhh hepimiz gümüş sırtlı goriliz” diye göğsümüzü yumruklaya yumruklaya ortalıkta gezinmiyoruz. “Adam Ruins Everything” geçenlerde “alfa erkek diye bir şey yoktur” diyordu. Evet, senin baktığın etimolojik perspektife göre alfa erkek diye bir şey yok gerçekten. Kırmızı hap camiasında erkekler “biz hepimiz kurduz” diye gezinmiyor ya da belgesellerle kendilerini karşılaştırmıyorlar. Bunlar yer imi olarak kullandığımız kavramlar. Biz bunları daha büyük dinamikleri adlandırmak kavramak üzere kullanıyoruz. Daha büyük bir fenomeni açıklamak için bu kavramlara ihtiyaç var.

İnsanlar bu kavramları silmek ya da yeniden tanımlamak istiyorlar zira bunu yaparlarsa uykularını dönebilirler.

Donovan Sharpe : Bence hem genetik hem de öğrenilmiş şeyler. Örnek olarak ben hep yakışıklı bir erkektim. Üniversitenin ilk yılında 68 kiloydum ve sadece ilk dönemde 12 kilo kas yapmıştım. Kaslı, Adonis (Afroditin ölümlü erkek aşkı) gibi bir adamdım ama iliklerine kadar betalık işlemiş bir betaydım. Bence “gyme gidersen ve bol paran varsa alfasın” demek tembellik.

Biz alfa erkekler miyiz, bilmiyorum. Ben alfa mıyım bilmiyorum. Çıkıp da “eğer dikkatini çekmediyse bebeğim ben bir alfa erkeğim” demem. Hayır. Ben ortalamanın üstünde fit, ortalamanın üstünde tipe sahip ve kadınlar hakkında ortalama erkekten daha fazla şey bilen bir erkeğim. Hepsi bu. Beni alfa yapan şey bu. Alfa davranışlar öğrenilmeli. Rollo’nun dediği gibi bazıları önde başlıyor. Tipleri iyi ya da alfa erkek bir babaları var. Evet bu nedenle de insanlar bu erkeklerin doğal alfalar olduğunu düşünüyorlar. Alfa davranışlar yine de sonradan öğreniliyor. Bekar anneler tarafından yetiştirilen erkekler alfa olmuyorlar. Tamam birbirlerini vuruyorlar, hapishaneye düşüyorlar veya profesyonel sporcu oluyorlar ama hala alfa olamıyorlar. Hala dışarda konuşuyorlar ama adamım senin ananı hamile bırakan elemanın genetik özellikleri sayesinde iyi bir sporcusun ama alfa değilsin. Anan seni 14 – 15 yaşında doğurdu, o nedenle biyolojik sağlığın ve gücün çok iyi. Alfa özellikler yine de öğrenilmesi gereken şeyler ve bunun için de erkekliğe geçiş ritüelin olmalı. Bu da en iyi bir kadının elinde acı çekmekle olur.

Richard Cooper : 3 – 4 yaşına kadar hepimiz az – çok alfayız. Bir anaokulundaki 4 yaşındaki erkek çocukları izle. Doğal alfalar. Ama sonra okul sistemi, TV, Disney masalları derken o alfa davranışlarımız köreliyor. Bu davranışları yeniden öğrenmemiz gerekiyor. Olay bu.

(*) – Burada köy, bir Afrika atasözü olan “bir çocuğu bütün köyün yetiştirir (it takes a village to raise a kid)” cümlesindeki köy. Çocuğun sadece anne babası tarafından yetiştirilmediği, sonradan yetişkin olarak gireceği kalıbın sadece anne ve babanın elinde olmadığı, köyün (yani toplumun) güçlü bir etki yaptığını anlatır.

(**) – Trenbolone enanthate, bir çeşit steroit.

(***) – Kinaye yaptığını anlayacak zekaya sahip olmayanlar için yasal uyarı : dalga geçiyor. Bunları bir arada alan adam muhtemelen kalpten gider.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

49 thoughts on “Red Man Group Episode 27 Notları – Alfa / beta genetik midir yoksa öğrenilmiş midir?”

  1. “alfa ile beta arasındaki en temel fark şu : beta nevrotiktir, alfa değildir ve beta uzlaşmacıdır ama alfa ile uzlaşması zordur. Dışa dönüklük ve içe dönüklük her ikisinde de olabilir. ”

    nevrotik kişilik özelliğinin genetik temelleri var. dolayısıyla betalık da bu faktör etkilidir denilebilir. Ancak bilişsel kazanımlarla bu tip şeyler de çözülebiliyor ki bu sitede öğrendiğim en yegane şey miş gibi yapmak buna dahil

    1. (Bence genetik değil epigenetik ama) mutlaka vardır. Fakat günümüz erkeklerinin ortalama nevrotikliği bildiğim kadarıyla klasik erkek ortalamasının üstünde. Bu da elimizde bir kısım öğrenilmiş nevrotiklik olduğu anlamına gelebilir.

  2. ben şahsen betalığı üniversitede kazandım. bizim yörenin (Çukurova yerlisi) erkeleri kültürel alfalar ben de öyle yetişmişim farkında değildim tabili daha sonra ünide çevremdeki beta arkadaşların sevgilileri vardı ben de onları örnek alayım dedim ve hayatımı mahvedecek süreci başlatmış oldum 😀

  3. Zeka anneden, davranışlar huy vs. babadan geçer. Eğer babanız kolay sinirlenen biri ise bu donanım size de geçer ve bu konuda geride başlarsınız. Ancak zamanla bu durumun olumsuz sonuçlarını fark edip değişmeye gayret edersiniz. Sinirleri çelik gibi olan bir babanın oğlu çerçevesini korumak konusunda sizden önde başlayacak. O da babasından geçen başka bir olumsuzluğu telafi etmeye çalışacak. Baba oğul çatışması doğaldır ancak onu suçlamayın. Herkes elinden gelen en iyi vuruşu yapmaya çalışıyor.

  4. Bu devirde annenin beslenmesinden çocuğun beslennesine kadar etkiler var. Örneğin cips gibi şeyler çocuk ve yetişkinleri enerji deposu haline getiriyor. Hiperaktiflik yaygınlaşıyor. Bunları yiyeb erkeklerin erkeklik hormonları ölürken ve kilo alırlarken kızlarda ise hiperaktiflik, erkeksi davranışlara (sözünü geçirme dürtüsü gibi) neden oluyor.
    1.Yani genetik değişiyor.
    2.Yenilen şeyler de ortak tür davranışlarına neden oluyor.
    3.Ve alınan eğitim. Beklenilen istendik davranışlar da bu yeni noktayı dayatıyor. Geleneksel dini gruplar da bunu içselleştirdiler. Bahaneleri de çocuğun masumiyeti üzerinden giderek anne olmak…
    Alfalık bu devirde bitti ya da bitmek üzere. Yakında doğal beslenip kırsal veya 3. dünyadan gelip ve kötü olan çocuklar dışında kimse kalmayacak.
    Zamanla Kırmızı hap, mgtow hariç pek faydalı olmayacak gibi. Genetik ve beslenmeyi kırmak imkansıza yakın.

    1. Abi kendime söz geçiremiyorum, İÇİMDE BİR YÖN AYNI DEDİĞİN GİBİ SÜREKLİ BENİ İBNELİĞE KAYDIRMAYA ÇALIŞIYOR! sen ne dersin bu konuda?
      istersen detay veririz

    1. evlendin mi kesin betacılar gelmeden yerimi alayım hayırlı olsun umarım troll degildir ve duzgun draması az birini bulmussundur

  5. Uzun saç hakkında düşünceleriniz nelerdir?Ben 2 senedir uzun saçlıyım kısa saçın yakışmadığını düşünüyorum

      1. Still bloğu falan olduğunu düşündüğüm yok.Maskülenlik açısından nasıl bir görünüm katıyor diye sordum.Laf sokmaya çalışma komik oluyorsun.Burası erkeklerin birbirine destek olacağı bir yer açık aradığı yer değil

          1. Uzun saçın maskülenite açısından problemi yok. Ama kafada topuz yapmak için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Fakat bence davranışsal maskülenite daha önemli. Yani 100% maskülen davranan adam için o bile problem olmaz.

  6. İşin can sıkıcı kısmı kırmızı hapın ve alfalık kavramının ekşisözlük gibi yerlerde itin götüne sokulması suretiyle itibarsızlaştırılması. Gerçekten de garsona koçum diyen, kızla otururken karşıdaki beta erkeği aşağılayan maydanoz tipli heriflere alfa sıfatı alfa davranışı adı veriliyor oluşu bu hareketi, biz kendimizi bilsek de, itibarsızlaştırmaz mı? İlginç olan da bu mecra entelektüellerin toplandığı yegane yerlerden biri. Ve dinamiklerini bilmedikleri şey hakkında çoktan fikir sahibiler. Belki de kızmamak gerekiyor, bilemiyorum. Bırakalım o şekilde yaşamaya devam etsinler.

    1. Kırmızı hap yazarlarının orayı terk edip kendi mecralarında yazmaları daha hayırlı. Orada yazmaları sadece trolü besliyor.

    2. Bir şeyleri alt edemiyorsan onu alaya alarak değersizmiş gibi gösterebilirsin. Örneğin sözlükte alfa erkek kavramı öyle bir anlatılıyor ki sanırsın ilkel çağlarda yaşıyoruz. Son zamanlarda açılan çoğu başlıkta TRP -bilinçli ve sistematik- bir şekilde yalan yanlış anlatılıyor. Her ne kadar skeptico, 1f, yin gibi isimler açıklamaya çalışsa da amcığın müptezel köleleri ad hominemin anasını ağlatıyor.
      Bazen diyorum ki bu betalara niye anlatıyorlar ki? Sonra, önceden beta olduğum aklıma geliyor. Düşüncemin yanlışlığını anlayabiliyorum. Değişebilme umudu olanlara bir şeyler öğretmeye çalışıp diğerlerini kendi halinde bırakmak en iyisi.
      Bir de her ne kadar TRP ile ilgili sözlükte yaygara kopartılsa da ilişkiler bölümünde açılan başlıklardan şunu görebiliyoruz : Erkeklerin evlenme konusunda gözleri açıldı biraz. Friendzone, yedek lastik gibi şeyleri öğrendiler. Bu tip durumlarda gururlu davranmaya çalışanların sayısı arttı. O kısımda az biraz ışık var gibi.

    3. >entelektüellerin toplandığı yegane yerlerden biri
      Entellektüel mi? HAhahAHAHa. Skeptico vb elemanları eledin mi inci sözlükten farkı kalmıyor ekşinin. Güldürmeyin Allah aşkına. Aklı başında hangi insan ciddiye alır ki öyle bir mecrayı? 😀

    4. Türkiye’de kendini entellektüel sanan tabakanın temel problemi sayılara bakmadan ya da sayı kullanmadan duygulara, kimliklere vs … bakarak sonuçlar çıkarmak ki zaten. Sen ekonomi yazıları hariç özellikle sosyolojik konularda anket vs … sonuçlarına bakarak yazı yazan kaç entellektüel yazar okudun?

  7. Okumadan yazıyorum.
    Insanı çok gelişmiş öğrenen bir makine olarak görüyorum. Yeteri kadar zaman, sabır ve bilgiyi verirsen her şey mümkün.
    Ama insanlar yatkın olmadıkları şeylere çekim duymadığı için sevmediği bir konuda çok sabırsız ve disiplinsiz davranıyor böylece bu potansiyel kısıtlanıyor.

  8. Bence insan alfa-beta gibi kavramlarla ilgileneceğine kendine düzgün hedefler amaçlar koymalıdır. Mesleki açıdan olabilir ya da hobilerinden vs. Bunları gerçekleştirmek için uğraşmalı.

    Uzun bir süre ben de buna kafayı taktım. Genetiğim kötü betalığım da eksik değil. Şikayet etmek tatlı oluyor, sorumluluklardan kaçıyorsunuz ama bir noktadan sonra saçma gelmeye başlıyor. Bu noktada insan ” Ya hep ya hiç” demeli diye düşünüyorum. Gidin ve sikinizin keyfine göre yaşayın dara düştüğünüzde de genetikten şikayet edin. Veyahut alfanın da betanın da götüne koyun adamakıllı hedeflerinize yürüyün.

    Kaldı ki alfa olunca başarı gelmiyor. Başarıya giden yolda alfalığı yavaş ama sağlam bir şekilde elde ediyorsunuz. Çünkü başarıya giden yol zorluklarla dolu..

  9. Bertrand Russell’ın Evlilik ve Ahlak kitabında bu köy olayına vurgu yapılmıştı. İnsanlar seçtikleri kişilerle birlikte oluyor ve kimse bunu sorgulamıyor. Evlilik bağı da şart değil. Doğan çocukların kimden olduğu da önemsiz. Doğan çocuk, “köyün çocuğu” oluyor. Çocuğun bakımı ve büyümesinden “bütün köy” sorumlu. Gerçekten toplum çocukları yani. Bertrand Russell’ın özellikle bu kitabını okuyun.

    Şimdi bu adamların dediklerinden yola çıkarak, haplanmamış adamlardan daha mı maskülen adamlar oluyoruz ya da onlardan daha mı önde oluyoruz? Ben bunu çıkardım.

    Küçük çocukların içindeki saf alfa, gerçekten var olan bişey. Dikkat ederseniz, o yaşlardaki çocuklar, herhangi bir koşullanma olmaksızın sorun ve problemlere inanılmaz şekilde rasyonel yaklaşabiliyorlar. Sorunu olduğu gibi algılayıp, tamamen sorun odaklı davranıyorlar. Yetişkin insanların çok rahat koşullanabileceği şeylerde, çocuklar çok korkusuz. Sonradan Hollywood ve diğer şeylerle o çocuğun davranışları çok bariz şekilde bastırılıyor. Bir çeşit iğdiş etme gibi. Ama çok daha etkili. Ben ilkokul öğretmenimden (kendisi ukala bir kadındı ve beni çok sık bastırırdı) sınıftaki kızlara “saygısız” davrandığım için sopa yemişliğim var. Bugünkü durum, daha da kötü.

    1. Bence haplanmış biri haplanmayana göre daha maskülen olur demek yanlış olur. Mavi haplı alfaların sayısı da çok. Gerçekten maskülen adamlar bir şekilde manipüle olabiliyor. Ama şu olur : Maskülenitesi eşit iki adamdan haplanmış olan daha önde olacaktır.
      Şu da bir gerçek ki bazı davranışlar veya görünüş çağa göre değişebilir. 14. Louis’in meşhur portresi zamanına göre oldukça maskülen sayılırken günümüzde bir lider böyle giyinse eşcinsel muamelesi görür.

  10. Saç topuzu mevzusuna ben de takıldım; uzun saçlıyım, hanımlardan ilgi konusunda bir sıkıntı yaşamadım. Birlikte olduğum hanımlar saçlarımı oldukça beğenirlerdi. Feminen olup olmadığını zamanında kafama takıp araştırmıştım ve bu doğrultuda kayda değer bir sonuca varmadım. Yazının geri kalanında yakışıklı olmaya, genetik avantajlara fazlaca yüklenilmiş bu dikkatimi çekti. Bu yüzden ilgimi kaybettim açıkçası sonunu dikkatimi vererek getiremedim. Bu konuya açıklık getirilmesi çok da önemsediğim bir şey değil ama önceden okuduklarıma dayanarak bu abilerinin bazı karın ağrılarının olduğunu düşünüyorum.

    1. Önce kendinden yardım almalısın.Asosyallik bildiğin gibi sosyal ortam tecrübesizliğidir.Kendini zorla ve tecrübe et.Her tecrübende kendini daha iyi hissedeceksin.

  11. Alfa kavramı günümüz sözde modern toplumunda farklı tanımlanabilir ama benim için alfa olarak gösterilecek kişilerden biri cengiz han dır.Hayatını incelediğinde Cengiz Han doğduğunda avuçları kanlıydı ve küçük yaşta babası tatarlar tarafından zehirlenip öldürülür,ailesi ile henüz 10 lu yaşlarda bozkırlarda kendi kartaliyla avlanmayi öğreniyor.Kendi kurmuş olduğu küçük asker grupları ile savaşlara katılıyor ve yavas yavas büyüyüp korkulan biri olmaya başlıyor.Zaman içinde artık o muhteşem güce ulaşıp Çin’in 3/2 sini yok ediyor.Kendi askeri gücünden 4 kat büyük ruslara kafa tutup yok ediyor vs.. incelendiğinde hayatının hep ZORLUK içinde geçtiği ve sürekli yaşadığı dönemin mücadelesi ile geçiyor.Hayatı boyunca farklı coğrafyalardan farklı kadınlarla birlikte oldu ve şu an dünyamız üzerinde yaşayan her 200 insandan birinin atası olduğu rivayet edilir.Eee burda görüyoruz ki cengiz han bir örnek başka komutanlarda incelendiginde benzer şeyler görülür, alfalık diyince yok kıza şöyle davrandım kesin şöyle hissetirdim felan değişik kafalara giren elemanlara gelsin(gülüp geçiyorum böylelerine).Alfalik kadını odağa alip yaşamak değil o yaşımın bir ödül sonucu gibi birşey..

    1. Cengiz’in hikayesi tam Alfa hikayesi değil. İntikam alan seri katil Betaların hikayesi gibi.
      Moğolların Gizli Tarihi diye bir kitap okudum. Bu kitap Cengiz’in ölümünden hemen sonra Çin kayıtlarında bulunan bir araştırma istihbarat tipi bir eser. Tarihi bir vesika yani.
      Babası öldürülünce kendi kabilesi, Cengiz’i ve ailesini Sibirya çöllerinde kafileden atıyorlar. Hayat memat kavgası yani. Kimse kimseye acımıyor.
      Annesi Cengiz’i ve diğer çocuklarını karda kışta hayatta tutuyor. Öyle şeyler yapıyor ki aklımız almaz. Örneğin sokak köpeklerinin derisini yüzüp elbise yapıyor.
      Cengiz’ i yetiştiren anne. Bir ömür de etkisini yitirmiyor. Örneğin Cengiz, Han olduğunda bir büyücü şaman, Cengiz’in kardeşini kötülüyor. Cengiz de kendi kardeşinin ölüm emrini veriyor. Annesi bunu duyunca geliyor. Annesinin geldiğini görünce Cengiz’in korktuğu ve ne yapacağını bilemediği anlatılır. Ama annesi haklıdır. Büyücü öldürülüyor.
      Cengiz, eşine karşı da farklıdır. Eşi için yıllar sonra dönüyor. Moğollarda bu yok. O yapıyor. Eşi kaçırıılıyor. Merkitler onu bir adama karı diye veriyorlar. Cengiz, manevi kardeşini yanına alıp Merkitleri kılıçtan geçiriyor. Ve eşini kurtarıyor. Moğol geleneklerinde esir düşen bir kadın artık gitmiştir ama Cengiz bunu da yapıyor. Ve bir kadın için savaştıkları Moğollardan gizleniyor.
      Eşi, esaretten karnında bir çocuk ile dönüyor ve Cengiz bunu kendinden kabul ediyor. Hatta Cengiz ölmeden önce bu çocuk (evlatlarının en büyüğü Cuci) sorun oluyor. Cengiz bunu veliaht ilan etmeye kalkınca diğer çocuklar kabullenemiyorlar. Kubilay Han, açıkça bu çocuğun şaibeli olduğunu kurultayda söyleyince soğuk rüzgarlar esiyor. Sonuç itibariyle Cuci veliaht ilan edilmiyor ama diğer büyük kardeş Kubilay da bu çıkışı nedeniyle cezalandırılıyor. Hanlık Güyük Han’a geçiyor.
      Cengiz’in soyu asıl dünyaya yayılıyorlar. Kubilay , Çin’in işini tam bitiriyor. Orta Asya ve Bağdat hatta Anadolu, Cuci’nin çocuklarınca alınıyor. Avrupa’ya kadar topraklar Batuhan tarafından alınıyor. Cengiz’in soyu böylece yayılıyor.
      Cengiz’in gaddarlığı Cuci soyu hariç pek tekrarlanmıyor. Batu Han’ın oğlu Berke ilk müslüman olan. 1280’lerde tamamı Türkleşmiş ve Müslümanlaşmış oluyorlar.
      Diğerleri bir nesil sonra adil devlet adamları oluyorlar. Adalet, sanat, eşitlik, imar, bütün dinlere karışmama hepsini uygulayıp efsane oluyorlar. Asıl başarı da buradan geliyor. Cengiz’e kalsan, Büyük İskender gibi fethedip unutulacak. Çünkü dark triad bir psikopat. Onu yaşadıkları böyle kindar yapıyor. Eserde kendi kabilesi hariç Moğolların bile birçok kabilesini çoluk çocuk demeden tarihten sildiği anlatılır. İnsan kendi soyuna bunu yapar mı.

      1. Steplerde sokak köpeğinin işi ne yahu? Amatör yazılmış bişey okumuşsun. Ayrıca cengiz’in karısı kaçırılırken ettiği laf ‘ancak bir aptal kazanamayacağını bildiği savaşa girer’ kafa yapısını çok güzel açıklıyor, bu maskülenlikte olması gereken en temel şey. Bi de adil devlet adamı mı oluyorlar? Bi de efsane oluyorlar?? Saydıklarından hangisi Cengiz’den daha efsane?? Büyük İskender’e de unutuldu demişsin oha amk. Ayrıca bak çok ilginç büyük İskender homoseksüel olmasına rağmen vurdurmasına rağmen hayvan gibi maskülen bir adamdır. Alfalıkla maskülenlik çokça karıştırılıyor birbirine, böyle bir devletin imparatorluğun yöneticisi olmak seni otomatikman alfa yapar zaten. Beta büyük imparator diye bişey olamaz.

        1. https://eksisozluk.com/mogollarin-gizli-tarihi–1278985
          Kitabın adını, dönemini, içindekileri ve okuduğumu söylüyorum. Sen varsayımlarını, hayallerini anlatıyorsun. Bir de bana amatör bir şeyler okudun, diyorsun.
          Adamı anası yetiştirmiş. Çocukluk aşkı bir kadını hiç terk etmiyor. Hiç de başka bir kadına bakmıyor. Buna aykırı bir tarihi vesika bile yok. Gayet de zalim biri. Kitapları yaktıran, tarihi eserleri yıkan, okuma yazma bilmeyen biri. Ne varsa evlatlarında ve torunlarında var.
          Devleti başarılı kılan onlar.
          Büyük İskender… diyeceğim ama okumayan araştırmayanlarla tartışmak istemem. İskender öldüğü gün devleti yıkılmış. Anasını da kesmişler. Vezirleri devleti bölüşüyorlar. Nerede Roma gibi bir devleti. Dediğim gibi kadınlarla da işi yok.
          Okuyun biraz ya.

          1. Siz bu annesi yetiştirme tarafına takılıp kaldınız, bahsi geçen zamanlardaki anne günümüz sözde erkeklerinden çok çok güçlü biri(o dönemin şartlarıyla baş etmek), durum böyle olunca siz anneyi günümüzdeki çocuğunun eline tableti verip bakıcıya emanet edip giden sözde annelerle karıştırıyorsunuz bence..Ben o dönemin şartlarını nkdr zor olduğunu annesi veya kendisi sonuçta yaşıyor. Siz bırakın o dönemi günümuzde çoğu erkek en küçük bir zorlukta nkdr soğukkanlı nerde bu adamda mental güç, nerde fiziksel dayanıklılik bide o dönemi düşünün(doğa gibi bir güçle karşı karşıya yetişmek) yazıp uzatmak istemiyorum araştırabilirsiniz, ee bunlar olmadan malesef alfa felan olmaz benim gözümde, günümüzde sosyal ortamlarda biraz karı kızla iş yapıyor diye o adam alfa felan olmaz sadece sosyal zekasi iyidir, karının isteklerine cvp veren bir tatmin araci olur(hipergami)..

          2. Bak Metin amcacım, stepte yetişmek öyle roma gibi şehirlerde yetişmeye benzemez, adamın anasını ağlatır oradan öyle ezik zayıf adam çıkamaz hayatta kalamaz bi kere. Cengiz’in ordusundaki her adam da en az onun kadar maskülen heriflerdi. Bu küçümsediğin adam taa ötüken’den kalkıp berlin’e gidiyor fethederek, ki bu adamların öyle köklü bir devlet kurmak ana gayeleri değil, amaç fethetmek. Başka kadına bakmıyor demişsin. Cengiz’in börte’den başka 10a yakın karısı var, diğer haremlikler de başka. Börte sadece hatunu Cengiz’in. Ona bakarsan atatürk’ü de anası yetiştiriyor kim Atatürk’e alfa değildi diyebilir? Cengiz gibi İskender gibi adamların maskülenliğine ve alfalığına kadın üzerinden bakıyorsun yuh. Başka Avrupa kaynaklarını da okumanı tavsiye ederim, roma’nın yıkılış zamanlarında romalı karıların barbar *arrağı yeme sevdasını falan görürsün öyle roma senatörlerine falan sulanmıyor kukuları.

  12. Merhaba , ben 25 yaşındayım .
    16 Yaşımda liseden atıldım ve oto sanayide kendi dükkanımızda çalışmaya başladım .
    18 Yaşında eticaret şirketi kurarak kendi işimi ve aynı dönemde dükkanı işletmeye devam ettim ve açık öğretimden liseyi bitirdim. 21 yaşımda kuzenim ile hala işlemekte olan bir cafe açtım ve üniversite eğitimime devam ettim ve bu sene bitiriyorum. . 23 yaşımda aşık olduğumu zannettim ve bir kadın yüzünden alkolde aşırıya kaçtım sonra bir gün ayıldım ve sosyal olmak için 15 aylık tiyatro kursuna yazıldım. Spor ile 12 yaşından beri ara ara ilgilendim .
    Kadınlar ile aram iyi olmasına rağmen tanıştıklarımın çoğu çekici gelmiyor , pek sevgilim olmadı , cinsel deneyim eskortlar dışında yaşamadım.
    Her gece yatmadan 1 tek masturbasyonum kesin vardı ve porno izliyordum.

    Ortamımdaki kadınlar genelde aptal çok fazla gösteren ama elletmeyen tipler , yada param olduğu için yakınlaşıyorlar bilemiyorum yada cinsel değerim yüksek ama ben yatağa atamadım hiç birini bilemiyorum.

    Sessiz biriyim fakat tesbit ve sert bir surat yapısına sahibim , ve kadınlar genelde çok sert gözüküyorsun dedikleri için zaman ile bu takıntı haline geldi acaba bu yüzden mi diye ? Tabi bu durumu değiştirmek için anlayışlı rolleri yapmaya başladım fakat oda kasıyor. İyi giyindiğimi komik ve ukala olduğumu düşünüyorum , yorumlarda genelde böyle.

    Jay-z , ve dr.dre , elon musk gibi insanları kendime rol model seçiyorum genelde.
    Sportif vücüt yapım fakat 170 boyum var (bununda sorun yarattığını düşünüyorum ) evde ağırlık setim ile çalışıyorum. Crosfit salonuna kayıt oldum sayfanızı okuduktan sonra.

    Hikayem ve karakterim kısaca bu şekilde. Benim sıkıntım , aşırı derecede zor insan beğeniyorum ve onlarda da reddedilme durumunu çok sık yaşıyorum. Ve artık oyun falan oynamak gibi değil de bakışıp gülüştüğüm hatunu direk davet ediyorum , yine reddediliyorum 🙂 sonra başka sulara yelken açıyorum.duygusuz olduğumu düşünüyorum. Ve ben dışarıda gördüğüm ve hoşlandığım kadınlara gidip merhaba diyemiyorum, bunu aşmak istiyorum ama sanırım yeterince değil 1 yıldır aşamadım çünkü.

    Ve monk moda girmeye karar verdim sizce doğru bir yol mu bu ? Yada uzman görüşünüz nedir ?

    Spor Salonuna başladım , protein dietine girdim.
    Masturbasyon porno yok.
    Sosyal medya yok.
    Zaten kitap okuyorum.
    İngilizce öğrenmek istiyorum .
    Müzik aletlerine ve resim gibi alanlar ile geçmişimde uğraşmıslığım var tekrar dönmeyi planlıyorum.
    İşimde en üst basamakta olmak ve daha çok kazanmak istiyorum .
    Başka tavsiyeniz var mıdır ?

    1. ” kadınlar genelde çok sert gözüküyorsun dedikleri için zaman ile bu takıntı haline geldi ” en basitinden, etraftaki dişilerin söylediklerinden bukadar kolay etkilenip duygularını ordan ordaya savurmalarina izin vermeyecek bir mentalite inşa etmekle başlayabilirsin..

  13. Şimdi de saçımızı topuz yaptık diye mi beta olduk kazıtıyorum yarın Rollo baba boynuma dola

  14. Arkadaşlar, geçenlerde kız arkadaşıma uzun süre mesaj atmayinca nerede olduğumu ve ne yaptığımı sordu bende çerçeveyi korumak için lafı dolandırdım tabii o da “düzgün bir soru sordum neden cevap vermiyorsun aşkım” dedi . Ben yine de söylemedim ve konu kapandı. Şu an bana inat eder gibi “işim var” diyip ayrıntı vermiyor yani senin yaptığını bende yapıyorum bak nasılmış gibi. Ne yapabilirim ?

    1. Cerceveyi korumakla kiz arkadasina nerede oldugunu direkt soylememek (kiz eger surekli bunu beklemiyorsa) ne alaka? Her soruya her zaman eglenen ustalik uygulamak oyunun bokunj cikarmaktir.

      1. İşimi halledip geleceğim dedim iki saat geçti gelince direkt “neredeydin” diye sordu hoşuma gitmedi bu da o yüzden Mahmut başkan

          1. Hatun karın ağrısı red pilli sonrası ilk ilişki şu an ders yoğunluğumdan dolayı alternatif yaratma niyetim de yok gittiği yere kadar bunla 😀

          2. Red pill sonrasi bari kirmizi haplandaydin da cekmeseydin bu kadar karin agrisini. Isler yogunken bence hatuna bile gerek yok.

            Sende rasyonalizasyon bol ama asil meselen cok muhtemel niyetinin degil cesaretinin olmamasi. Dikkatli ol eger durumun buysa kendi ruhunu yaralarsin.

          3. Hayir istersen kendi kafana gore iatedigini yaparsin ama surekli buraya gelip mavi hap zihniyetli iliskine kirmizi hap tavsiyesi aramanin bir faydasi yok. Zira sen “cok yogunum o nedenle cercevenin kizda olmasi sorun degil” mantigindayken sana ne tavsiye verilse sen gidip yanlis yapacaksin ki!

            Sende cesaret yokken kiz karin agrisi olur tabii.

          4. Aslında olayı tam anlatmadım abi yani iki saat uzun süre değil tabii ben cümleyi yanlış kurdum. Yoksa telefonu kapatıp akşam eve döndüğüm de oluyor durum vahim değil 😀 ama bana çok yatırım yapmış vaziyette ve aynısını benden bekliyor. Ailesine benden bahsetmiş mesela benden de bekliyor ama ben anlatmadım tabii. Tabak yokken elime mahkum olmaktansa böyle gitsin diyorum biraz da

  15. Mahmut abi , şimdi birkaç sorum olacak .

    1) Üniversite sınavına hazırlanırken sevgili , fuckbuddy vs. yapayım mı ? (Bunu sormamın nedeni , yaklaşık 4 aydır nofap yapıyorum ve hormonlar adeta pike noktasına çıktı ve sırf bundan dolayı uyuyamıyorum şu anda . Saat 1 olmasına rağmen.)

    2) Vücut geliştirmeye alternatif ne olabilir ? ( Taksitler falan var şu anda , hiçbir şekilde salona yazılamam ancak bildiğim bir atletizm salonundaki halterler işe yarayabilir mi?)

    3) Oyun’u geliştirmeye monk mod’da mı yoksa çıktıktan sonra mı yapmak daha mantıklı olur ?

    Her türlü yorumuna açığım

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *