20’lerindeki Erkekler: Güç Yolunda, İmparatorluğun 10 yılı

Gücü kovalamak, hiç bir istisna tanımayan, temel bir insan güdüsüdür. Her insan gücü ister, hepimiz rekabet içindeyiz, işbirlik içinde, planlayarak, tasarlayarak en büyük rekabete katılıyoruz – domine ederek,  genetik mirasını kim aktarma hakkını kazanacak oyununu oynayarak ve bunları yaparken eğlenerek hayatta kalmak.

Hepimiz başarıyı ararız, ancak başarı bir bedelle gelir – kişisel fedakarlıklar yapmak;  özdisiplin ister, lezzet ve motivasyon gerektirir, boyun eğmez bir bencillik ister. Keskin, güçlü bir zihin ister ama bunların yanında en şeytani şey, gücü diğerlerinden alırken bir şey hissetmemeni ister. Bir zamanlar bir hocanın anlattığı gibi – 30larını yarısında duvar sonrası KHlı bir hatundu – “bu hayatta herkes kazanamaz, eğer herkes kazansa idi sokakları kim temizlerdi?”

Ortada sınırlı miktarda güç vardır, güç görecelidir; gücün diğerlerinin sahip oldukları güce göre ölçülür. Eğer herkes neredeyse eşit derecede akıllı ve zengin olsaydı, senin aklın ve paran en uçta olsa bile farkedilmez olacaktı. Güç denge ile alakalıdır ve sonuç olarak “eğer boğayı boynuzlarından yakalayıp fırsatı değerlendirirsen, bu başkası için kaçmış olan bir fırsattır, eğer o kişi direkt sana meydan okumuyorsa.

Güç diğer herkesten daha iyi olmaktır ve gücü kovalamak bir erkeğin temelindedir, tamamen temelinde, eğer biri kendine saygı duymak veya diğerlerinin saygısını kazanmak istiyorsa, eğer lider, şöhretli, kayda değer, belki de efsanevi biri olmak istiyorsa gücü elinde bulundurmalıdır. Bir erkeğin yaşamı gücü elde etmek yolunda olmalıdır ve gücün eldesi sonrasında o gücü sürdürmek, savunmak yolunda ilerlemelidir.

Bazıları güç istemediklerini söylerler. Yalan söylüyorlar, ya sadece size ya da eğer bir yanılgıdalarsa hem kendilerine hem size. Herkes gücü ister. Kadınlar bile. Bir maskülen gücün boyundurluğuna girmekten hoşlansalar da, o gücü yönetmekten de hoşlanırlar. Kadınların gücü dolaylıdır, güçleri erkeğin gücünü kendi yararlarına kullanmaktan gelir.”power by proxy theory”, bunu gençliklerini kullanarak ve erkeklere vücutlarına erişme izni veren bir ticaret ile sağlarlar. Bunun feministlerin canını sıkmasının sebebi de feminen gücün kadının yaşı ile ters orantılı olması, kadınlar her zaman başkalarının gücünü kullanırlar, kendilerininkini değil. Ancak konuyu saptırıyorum, bu başka bir makalenin konusu olmalı.

20’lerinin başlarında gençliklerini uygun bir talibi (tercihen 20’lerinin sonunda ya da 30’larının ortalarında başarılı bir erkek)  kapamak için kullanması gereken kadınların aksine genç bir erkek 20’lerini sosyal pazardaki pozisyonunu artırmak için ne gerekiyorsa onu yapmak için uğraşmalı. Tabi sadece birileriyle yatmak için değil, kendi kalıtsal potansiyelini tam olarak kullanıp şu anki kendinden çok daha iyi biri haline gelmek için. Ortalama, kendine güvensiz 20 yaşındaki halinin, kendine saygı duymak, üretken hissetmek ve bir erkek olma yoluna adım atmak için yapması gereken şeyleri yapmalısın.

Sizin tüm 20leriniz kendinizi gerçekleştirmekle, geliştirmekle, fırsatları kovalamakla, kendini zenginleştirmekle geçmeli. Sorumluluklardan, aile yaşamının yüklerinden uzak, kız arkadaş ya da eş gibi zincirleriniz olmadan seks için tabak çevirirken Allah korusun uzun süreli kız arkadaşınız olmadan geçmeli. Tabii ciddi bir güç istiyorsanız. Eğer halinizden memnunsanız, tebrik ederim. Kişisel hırslarınız gerçekleşmiş demektir. Ama bu yazı en tepede olmak isteyen, en büyük hıslara sahip, gücü avlamak isteyen erkekler için yazıldı.

Kadınlar size beklenti, drama ve lüzumsuz stres dışında bir şey getirmeyerek kendinizi geliştirmeniz yolunda size yük olacak, ket vuracak ve çabalarınızı boşa çıkaracak yüklerden başka bir şey değiller.  Neden henüz olmak istediğin erkek bile değilken kendine bir ilişkiyi sürdürebilecek sorumluluğu yükleyesin ki? Eğer 30’larındaysan ve aile kurmayı düşünüyorsan ve zaten bir erkek gibi 20’lerindeyken kazançlarla, ter ve tecrübe ile bir güç temeli kurmuşsan ve 30’ların eğlenceli geçiyorsa fena bir fikir değil -Anlamsız bir şekilde geçen ve değersiz bir ölümle sonuçlanacak bir başka dönem değilse eğer…  Basit bir yaşam, yerine getirilmemiş bir yaşamdır.

Gücü nasıl inşa edersin? Açık ve içselleşmiş bir kırmızı hap felsefesi ile başlayacağım ki yeterince güçlendirici, senin onları görmek istediğin gibi değil de oldukları gibi görmek günümüzün topluca kendini kandırma toplumunda çok değerli bir varlıktır.

Aşağıda yazacaklarım bir erkeğe gücünü sağlayacak temel köşe taşları.

 Oyun

Bu bir erkeğin en önemli kişisel gücüdür, sadece kadınlarla değil tüm insanlarla. Oyuna sosyal yetenekler de diyebiliriz. Oyunu oynamak ve çekimi oluşturmak sadece cinsel olarak algılanmamalı, insanların size değer vermesi ve sizi kabul etmesi tabirince düşünün. Bu sizin sosyal çevrenizi kurmanızı, diğer sosyal çevrelere erişiminizi, network yapmanızı ve mülakatlarda işi kapmanızı sağlar. Tamamen kişiliğinizi nasıl ekip biçtiğiniz ve bunun gerçek olması ile alakalı, kendinizi olduğunuz gibi sevmediğinizden rol yapma ihtiyacı duymamak değil, aksine kim olduğunuzu bilerek daha güçlü ve çekici olmak için geliştirdiğinizden kaynaklanır.

Oyun birinin ömrünün bir döneminde gelişir ve hiç bir zaman alakasız ve demode olmaz. Şimdi oyunu birbirleriyle ilintili bir kaç alt gruba ayıracağız.

-Makyavelizm- Eğer bir durumu kavrar ve bu durumda nasıl oynayacağınızı görürseniz galip çıkarsınız, neyin gerçek neyin olmadığını bilmek, insanların neyi neden yaptığını bilmek, bir başkasının oyununda bir piyon olarak ya da teatral bir budala şeklinde oynatıldığını görmek.

-İnce zeka- Shit testleri geçmenize olanak verecek yegane şey, hayatta bir yere gelmeniz için bir mihenk taşı. İnsanlar sizin değerinizi yüzeysel bir şekilde anlayabilmek için ilk tanıştıklarında size sürekli shit test yapacak. Cevap hızınız, iletişiminizdeki yaratıcılığınız ve başarılı bir şekilde bunu iletme tarzınız hep ince zekanızın elementleridir. Güçlü bir çerçeve için mihenk taşıdır ve genel olarak shit testleri aşmanız için gerekli bir stratejidir(onayla ve abart gibi). Eğer ince zekanızın kötü olduğunu düşünüyorsanız size bol bol stand-up izlemenizi öneriyorum. Güzel bir başlangıç noktasıdır. Ne demek, rica ederim.

-Cazibe- Basitçe narsisizm, özgüven, kendinden emin olma durumudur. Bu sinsice karşıdakine tek kelime etmeden yüksek değerli olduğunu empoze eder. Doğuştan üstün olduğu hissini yaratır ve bunun atıp tutmaktan daha çok gerçeğe dayanması tabi daha iyidir zira bunu gerçekleştirmek için çok çalışmışsınızdır ve bazı şeylerde iyisinizdir. Ancak kişisel gelişimlerinin başındaki elemanlara benimsetmek istediğim tek yanılgı: fake it until you make it! (yapana kadar yapıyormuş gibi yap!)

-Mizah- Güçlü bir çerçevenin bir başka mihenk taşı. Mizah genellikle negatif bir durumdan türer. Negatif enerjiyi pozitife çevirir ve karşıdakilere bu başarısızlıktan/ kötü durumdan etkilenmediğini empoze eder. Mizah kimin taş gibi sinirlere sahip kişiler olduğunu gösterir ve diğer erkeklere shit test uygulamak için kullanışlı bir erkek aracıdır. Soyut kelimelere bile aşırı duyarlı olan zayıf, sinik ve duygusal olarak zayıf erkekler, gerçek hayatın gerçek sorunları ile başa çıkamazlar. Eğer mizahınızın sınırları varsa onları aşın. Mizah gücün ve etkilemenin mihenk taşıdır ve cazibe ile ilintilidir. Mizah onayla ve abart ile bir çok yerde kullanılabilir. Örneğin: “Evet o kadar rahatsız edici ve kadınsıyım ki insanlar beni Justin Bieber mı Miley Cyrus mu diye çağırsak karar veremiyorlar. Ama bence Miley’in saçları Justin’e göre daha erkeksi umarım bana onun takma ismini koyarlar.”

Para:

İyi bir oyun size para kazanmanızda yardımcı olabilir. Bağlantılar oluşturmak ve kişisel favorilerini veya sırtını kaşıyanları işe alan ve onları terfi eden acımasız networklere girmek için de paraya ihtiyacınız var. Hepimizin güç arayan insanlar olmasından ötürü meritokrasinin de limitleri var. Hiyerarşinin bir noktasındaki her lider kendi tarafında birinin olmasını daha iyi eğitilmiş ancak birlikte çalışılması rahatsız edici birine ya da tehdit olarak görünen birine tercih eder(şu aşırı kalifiye olduğundan işten red almak buna bir örnektir.) Burayı ay sonunu getiremeyen, birikim yapmamış bir şekilde okurken meritokrasiyi ortaya koyarak savunabilirsiniz ya da bla bla, ama ruhsuz aptal bir denyonun şampanyayı diktikten sonra koca bir Moet şişesini bacaklarının arasından sallandırarak herkese sözsüz bir şekilde “Koca bir yarrağım var kızlar, baksanıza!”diye haykırdığını görür ve belki meritokrasi hakkında idealize ettiğiniz şeyin gerçek olmadığını anlarsınız.

Para, oyundan daha fazlasını gerektirir. Oyun tamamen sizin bilişsel bağlantılarınıza bakarken, para bunun yanında diğerlerinin yararlanabileceği ayrı bir yetenek gerektirir. Ekonominin ihtiyacı olduğu ve bu yüzden bize ödeme yapacağı bir şey gerektirir. Eğer üniversiteye gidecekseniz hiç para getirmeyecek veya para getirmesi için %50’den az şansınız varsa boşu boşuna gitmeyin. Tabi ben de felsefeyi bir başkası kadar seviyorum ve psikoloji de cool bir şey. Ama ömrünüzün sonuna kadar A-101’de çalışmak istemiyorsanız ve hayatta kalmaktan ziyade iyi bir rekabetçi olmak istiyorsanız iyi para kazandıran bir departmana girin ya da boşuna kasmayın. Eğer yaratıcı yazarlık üzerine lisansınızı yapıyorsanız ay sonunu getirebilmek için yaşayıp kredinizin sınırlarınca basit bir hayat yaşayabilirsiniz (*Amerikan üniversitelerinin yüksek eğitim ücretinin borçları içinde yaşayanlar hakkında konuşuyor). Çünkü ben bile yeterince yaratıcı yazılar yazabiliyorum ve bu boktan lisansta bir diplomam yok, çoğu diğer yazarın da olmadığı gibi.

Ekonomik yeteneklerin akademik olmak zorunda değil.  Eğer bunlar size uygun değil ve ellerinizi sanayide, inşaatta kirletemeyecek kadar narinseniz o zaman pişirmeyi öğrenin. Kesinlikle herkes yemek yapmayı öğrenebilir ve uzun ve zor uğraşlar sonucunda gelişse de imkanları sınırsız! İnsanlar her zaman yemeğe ihtiyaç duyar yani aşçılıkkaybolup gidecek bir sektör değil. Üstelik yeterince tutkulu olursanız ve bu sanata dönüşür. Elinizin uzandığınca iş saatini harcarsanız belki bir gün bir restoran açarsınız ya da belki bir kitap yazarsınız-Sadece siz kendinizi, aklınızı viyonunuzu ve inançlarınızı sınırlarsınız.- Uğraşmayarak gücünüzden feragat etmeyin. Para getiren bir disiplinde odağınız olsun ve ona sıkı tutunarak ilerleyin. Yoksa “yanında patates kızartması ister misiniz?” ya da “Başka bir içecek ister misiniz”den ileri gidemezsiniz. Bunun olmasına siz izin vermiş olursunuz.

İnsanı motive etmek için savuşturulan hakaretler bir yana, oyun para getirir ve para da daha iyi oyun. Gelişen oyun daha çok paraya ulaştırır ve bir pozitif feedback döngüsü kurarsınız.  Züğürtlük baskılayıcıdır, söylediğimin tam tersidir ve negatif feedback döngüsüyle sonuçlanır. Sizi müthiş olmanın ne anlama geldiğinden alıkoyar, fakirlik köleliğin sosyal olarak kabul edilen formudur. Sizi bu konumdan ileriye götürmeyecek bir maaş uğruna tüm zamanınızı vermenizi sağlar. Fakir insanların bir çoğu kendi konumlarını kabul ederler ve sefalet içinde ömürlerini harcarlar. Kendilerini bu süreçte porno ucuz oyunlar ve alkol ile uyuştururlar zira pes etmişlerdir. Onlardan olmayın, bir rekabetçi olun.

Daha çok para daha çok imkan, daha çok imkan daha çok gelişim demektir. Para varlıktaki en güçlü sezgisel olmayan nesnedir. Her insanın varlığını sürdürebilmesi için gerekli, gücün ondalık sisteme çevrilmiş bir ölçüsüdür. Para kazanın, tomar tomar kazanın. Felsefi olarak azıcık, gücün ölçüsü olarak herşeyi ifade eder. Hiç parası olmayanlar için azıcık herşey, çok parası olanlar için hiçbir şey ifade etmez.

Estetik/Güzellik:

Bu bir kadın için çok önemli ama sakın bir erkek olduğunuz için bunun alakasız bir konu olduğunu düşünmeyin, güzellik ayrıcalığı gerçek bir şeydir, güzel gözüken bireyler çirkinlere göre daha çok ikramiye alırlar. Çirkin bir orospu çocuğu olup uygun koşullarda yaşayabilirsiniz ya da tek gecelik ilişkilerde iyi olabilirsiniz ama şu an biz güç hakkında konuşuyoruz, sadece rastgele gecelerde lojistik uygunsa birileriyle yatıp kalkmayla değil. Güzel görünerek bir çok alanda yüksek bir değer sunarsınız.

Neden güç yolundaki bir mihenk taşını imkanımız varken görmezden gelelim ki? Hemen söyleyeyim, spor salonuna gidin, sadece fiziksel gücünüzü artırmanın yanında nasıl göründüğünüzü iyi bir noktaya getirir. Size bakabileceğiniz ve saygı duyacağınız bir vücut verir. Testosteronunuzu ve isteğinizi / itkinizi arttırır. Sizi güçlendikçe ve güçlendikçe mental olarak canlandırır.

Saçınızı ve sakallarınızı bakımlı tutun. Kötü tıraşlı biri çirkin biridir. Güzel giyinin, kötü giyinmiş biri resmen düşük sosyal statülüyüm, aptalım ve fakirim diye bağırır. İnsanlar yüzeysel özelliklerimizi sürekli yargılar yani üzerinde kontrol sahibi olduğunuz herşeyi düzelttiğinizden emin olun. Eğer tıfıl biriyseniz ya taşaklarınız küçüktür ya da  bir çeşit kronik bir bozukluğunuz vardır ve bununla yüzleşmek zorundasınız. Yaşam böyle, diğer yönlerinizle farkınızı koyun, böyle şeyler sizin mükemmeliyetçi ideallerinizi bloke edecek çünkü dezavantajları oldukça göze çarpıyor. Ama bu sizi doğru bir zihin yapınız varsa güçlü olmaktan alıkoyamayacak bu yüzden bunu bir bahane edinip pes etmeye kalkmayın. Eğer pes ederseniz güçsüz olmaktan zevk alın zira kimsenin sikinde değilsiniz.

Pratik yetenekler

Gençken daha hızlı öğrenirsiniz. Yaşlandıkça yeni yararlı şeyler öğrenme süreciniz yavaşlayacak ve zorlaşacak.(örneğin yabancı diller) Yani demektir ki bu hemen bunları aşın ve öğrenin. Öğrenmeyi, bir kadının biyolojik saatine göre yumurtalarının bitmesi gibi algılayın. Hemen yap! Koşullar en uygun zamanda iken yap! Neden uygun zamandayken yapabilirken hayatınızı gereksiz yere zorlaştırasınız ki?

Sosyal pazar değerinizi artıracak yeteneklerden bazılarını derledim.

-Bir disiplinde bir kavrayışınız olsun- Örneğin yemek yapmak, inşaat, tesisat, araba mekanizması vs.

-Dans etmek, insansı bir eşleşme çağrısı- Tarzınıza uyanlardan birini seçin.

-Bir kaç dil konuşmak- Zekayı, çok yönlülüğü gösterir. Normalde dil bariyeri yüzünden kapalı olacak sosyal çevreler açar. “İspanyol tayfam”,”Benim Araplar” falan filan. Cahil İngiliz kümesine karşın hayatınızı zenginleştirecek İngilizce bilmeyen bir sürü insan ve tabiki de koca bir okyanus dolusu amcık.

-Fiziksel gücünüzün uygulanması ve gösterilmesi- spor sanatları, fiziksel bir disiplin olmasına rağmen listelediğim diğer disiplinlerden psikolojik olarak ayrılır. İnsanlara nasıl tekme tokat dalınabileceğini bilmek insanın güveni üzerinde önemli bir etkiye sahiptir, yani çevresindekiler için güzel bir çekim yaratır. Kendini ve kendilerininkileri koruyabilirsin. Sana veya arkadaşlarına bulaşan kimse yüzleşmek zorunda kalacağı bir fiziksel kuvvetle karşı karşıyadır. Eğer bir zombi istilası olacaksa bir kaç kafa patlatabileceğin anlamına gelir. Üstüne uğraşan her insanın öğrenebileceği böyle bir yeteneği görmezden gelmesi akla mantığa uymaz.

Böylesi hedefleri ciddi uzun süreli bir ilişki ile hayata geçirmenin ne kadar zor olduğunu anlatmadan olmaz. Kız arkadaşınız sizin değerli nöronlarınızı kendi gereksiz dırdırları, irrasyonel duygusallığı ve vizyonsuz endişeleri ile tekeline alır.

Büyük resme bakın hele, sizin ortalama 20’lik kızınızın aklındaki şeyler bir alfa tarafından bir güzel sikilmek, ne giyeceği, az önce nasıl hissettiği ve şöyle şöyle yaparsa nasıl hissedeceği, arkadaşlarının onun hakkında ne düşündüğü, bla bla sikeyim bla. Şu gürültüyü siktir edin, onları tabak olarak çevirin ve bağlılığınızı 30’larınıza gelene kadar kimseye vermeyin. 30’larınıza vardınız artık, artık seksi 20’lik çıtırlarla takılır ve çıtanızı çer çöpten çok daha yukarılara çıkarırsınız çünkü artık CPD’niz uçlarda geziyor.

Erkek olmak zordur. Bunun için çok çalışmanız lazım. Hayata adımınızı 18 yaşında toplumun belki %50’sinin gözdesi bir yakışıklı olarak atmıyorsanız, ekonomik ve kişisel olarak üste çıkmak için çok kan, ter ve gözyaşı dökmelisiniz. İşte bu yüzden 20’leriniz sizin genç olduğunuz için eğlenmeniz gereken yaşlar değil aksine olmak istediğiniz erkek olmak için hayatınızı inşa edeceğiniz yaşlar. Eğer şimdi yapmayacaksanız hangi en enerjik, şekil verilebilen zaman aralığında yapmayı planlıyorsunuz? 30’larınızda mı? 40’larınızda mı? Yoksa sürekli Xbox’a bağımlı porno yayınlarını izleyip 31 çeken ergen halinizle mi kalmayı planlıyorsunuz. Bunu yapabilirsiniz, kısıtlı varlığınızda sadece eğlenmeyi seçebilirsiniz. Böyle olarak asla güçlü biri olamayacaksınız ama belki kendi monoton, tek düze yaşamınızda zevki tadarsınız.

Özetlemek gerekirse: 20’lerinizi olmak istediğiniz adam olmak için çalışarak, gücün peşinde koşarak harcayın. 30’larınızı ise kazandığınız güçten, kendi inşa ettiğiniz sizden zevk alarak geçirin. Gücünüzü korumakla ve desteklemekle geçirin ki 40’larınızda da hala sefasını çekebilesiniz. Güç peşinde koşma görevi hiç bitmez ama 20’lik bir adam en üstteki %5’te(Hedeflerinizi yüksek tutun piçler!) olana kadar oldukça uzun bir yola sahiptir.

Büyükleriniz, özellikle başarılı kişiler, sizden korkabilirler ama kartlarınızı düzgün oynayın ve size tecrübe ve kaynaklarla mentorluk edeceklerdir, sizin içinizde kendilerinin genç halini görerek. Yolunuz açık olsun kardeşlerim!

Kaynak : 20’s Men – The Quest for Power, The Decade of Empire

Çeviren : Olaf

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

49 thoughts on “20’lerindeki Erkekler: Güç Yolunda, İmparatorluğun 10 yılı”

  1. Yazı cidden harika ve neredeyse her şeyi açıklamış. Ben 18 yaşındayım ve 2 yıllık bilgisayar programcılığı okuyacağım oradan da dgs ile mühendisliğe çevirip bilgisayar mühendisi olmayı planlıyorum. Mahmut Abi seninde yazılım ile alakan var. Bana kariyerimde ileri gitmem için hangi tavsiyeleri verirsin ?

  2. Ellerine sağlık sahiden klişe olcak ama ne kadar teşekkür etsem az be
    Reis aylardır arayıp bulamadığım cevabı bir yazıda toplamışsın

  3. “…Testosteronunuzu artırır ve güdülerinizi…”

    Spor nasıl güdülerimizi arttırıyor acaba?

    Şu “bu adamdan elektrik alamadım” tarzı güdüler mi bunlar?

  4. Merhaba Mahmut Abi, şu ince zeka ile ilgili bir sorum var sana. Ben doğuştan alfa dediklerinizdenim, en azından öyle düşünüyorum. Başka insanların olumsuz yorumları beni endişelendirmez, kimseyi takip etmem, kendi yolumda giderim. Bilgisayar oyunu falan da oynamam, spora gidiyorum, kitap okuyorum, utangaçlık sorunum da kesinlikle yok.

    Yalnız bir sorun aşırı gevezeyim. Hani kızla oturunca kızı konuşturmak lazım ya, ben direk kendim konuşuyorum. Hemen tüm hayatımı sergiliyorum. Bunu kızdan onay almak için de yapmıyorum, zira kızlar zaten beni genelde ukala görüyor. Kendimi nasıl dizginleyeceğim? Karşımdaki konuştuğunda aşırı sıkılıyorum çünkü.

    Bir diğer sorun da herkesi, herşeyi eleştiriyorum. Kızların çoğu erkekler gibi basit nedenlerle bana itici geliyor (ağzı kokuyor, bacakları fazla ince, ses tonu kötü vs.). Bu tür kızları genellikle eleştiriyorum, yüzlerine karşı bile. Dolayısıyla bu kızlarla bir iş olmuyor. Diğer yandan çok beğendiğim bir kız görünce de (ki 40 yılda bir oluyor) kaçırmak istemiyorum ve bir anda kendimi oeitisin içinde buluyorum. Böyle olunca da, o tüm insanları eleştiren kişi, bu kızın götünü kaldırıyor ve sonuçta mavi haplı gibi davranıyorum.

    Anlayacağın, red pill’den daha büyük sorunlarım var sanırım.

    1. Kusura bakma da, doğuştan alfayım sananların çoğu tam tersi çıkıyor. İstatistiki olarak tam tersisin muhtemelen. Şu olmadığını gösteriyor zaten :

      Diğer yandan çok beğendiğim bir kız görünce de (ki 40 yılda bir oluyor) kaçırmak istemiyorum ve bir anda kendimi oeitisin içinde buluyorum.

      En beta adamlar bile beğenmediği kişileri (kızları) itici bulup beğendiği önünde ezilip büzülür ki zaten. Bunda marifet ya da 80% beta kesimden farklı bir durum yok.

      Burda yazılan klasik mavi haplılardan değişik bir sorunun yok.

      Gençlik narsisizmi ya da kendini beğenmeyi bir bok sanıyor ama bu ikisi özellikle gençler için çok zararlı. Kendini içi dolu olmadan bir grubun tepe yüzdesinde sayan kişi, 20lerinde gelişmek için bir şey yapmaz ve sonra da gelişmeye fırsat bulamayıp 30larında ergen yıllarındaki kafa ve imkanlarla kalakalır.

  5. Teşekkürler Olaf.

    Yazı bir erkeğin yeniden dirilme sürecini ve yapması gerekeni anlatıyor.Diriliş Mahmu abiyle başladı,gençlerle devam ediyor.

    Herkese tesekkürler.

      1. Sizler sayesinde öğrendiğim her şeyi ve edindiğim tecrübeleri çocuğuma bırakmayı hevesle bekliyorum.Bundan on yıl sonra çocuğum olursa,ki erkek olursa bu yüzde yüz geçerlidir,ona yapabildiğim en iyi yatırımı yapmak istiyorum.Bir adamın çocukken yeşerebileceğini öğrendim.

        Mahmut Abi seninle tanışmak isterim,gerçek hayatta da tecrübelerini görmek isterim.Hem kendini bu ladar küçümseme be 😊

  6. Mükemmel bir yazı ancak kızların rahatca 20 25 arası daldan dala atladığı ortamda üni döneminde özellikle insan şuan kendime zaman ayırıp kız s*kmezsem bu kadar bolluğu ilerde bulamam diye de düşünmeden edemiyor

    1. Yapmayın demiyor zaten yazıda, ciddi bir ilişkiye girip kendinizden ödün vermeyin, önceliğiniz kendiniz olsun diyor. Tabak çevir 🙂

    2. Üniversite çoğunluk için sanal bolluk. Çoğu erkek zaten siftahsız geçiyor.

      Üniversite bolluğundan 32 – 35 yaşına kadar faydalanabilirsin. Ama üniversiteden nasıl mezun olacağını ancak 23 – 24 yaşına kadarki çalışman belirler.

      1. Evet ben 32 yaşındayım son yattığım 4 hatun ünili. Üniversitedeyken bunlardan haberimiz yoktu. Romantik düzenli bir ilişki istedim 7 yıl sürdü sonra kendimi burada buldum. Çok şey borçluyum. Şanslı olduğum yan zaten spor yapan parası olan bir adamım. Ama zaman kaybının telafisi yok. Kendinizi geliştirin dostlarım moraliniz bozulduğunda gelişiminize bakın. Çok havalanırsanızda yapamadıklarınıza.

  7. Sondan 2. paragrafı okuyunca bu kadar çalışmanın efor sarf etmenin ardından genç kızlar eğlence ister olayı geldi aklıma. 20 lerimizde böyle çalışırken eğlence dengesini nasıl koruyacağız?

    1. Hiç eğlenmeyeceksin demiyor. Kendini uzun süreli ilişki gibi bağlayıcı şeylerden alıkoyacaksın diyor.

      Problem günümüz kültüründe gençliğin fazla ön plana çıkarılması. Bekar olsan en iyi yaşların aslında 30ların ve hatta 40ların ama 20lerinden bakan bir genç 30ları geç sanıyor ve 20lerde eğlenmeye abanıyor.

      1. 20’lerim hep hayata tutunma, iş hayatını düzene sokma, geçim mücadelesiyle geçti. 29’da hayatımı düzene soktum. 30 ile birlikte gezme, tozma, eğlenme, karı kız işine girdim.
        Evet, 20’lerde de derdim katı kızdı ama önceliğim maddi problemlerim ve iş hayatıydı. O yüzden hiç ilişkim olmadı. Ama disiplinden taviz verseydim şimdi ikisi birden olmayacaktı.

  8. öncelikle yazı, hayat düşüncemin kağıda dökülüş biçimi gibi olmuş.
    şimdi Mahmut Abi, ben 18 yaşında bir gencim. hayatı görüyorum, tozpembe gençliğin farkında ve onlarla sürekli oyun oynayan bir bireyim. neyse kendimi fazla anlatmadan iki konuda fikir alıcam.
    1) güç ortak arzu ama domino taşlarını dizdikten sonra yıkılacağını bilmek üzücü be abi, ölümsüzlüğü arzuluyorum. bu düşünce sende de var mı?
    2) 18 yaşındayım, gizli gelişim evresindeyim (benim gizli dediğim yaşıt çevremin iki katı dış ilişkilerde/hayatta başarı ve önplanda alfa görünüm içeriyor) içsellikte sorun yok zaten, yalnız yaşın gerçekten dezavantajı çok oluyor. bir şeyi ertelememek lazım, ama her şeyin zamanı vardır dimi. ben tam bir ihtişam dönemini sağlamayı düşünüyorum. ve bunu planlıyorum, bu erteleme abes mi sana göre?

    1. 1) Yok. Olmayacak şeyleri arzulamaya harcayacak vakit yok zaten.
      2) Yaşla gelişecek bazı şeyleri hızlandıramazsınız. Yaşınızın en iyisini yapmaya bakın. Üniversite sınavına gireceksen statünü en çok belirleyecek şey odur. Oto sanayiide çırak olacaksan, o çıraklık senin en önemli meselendir.

      Burada bahsedilen ihtişam dönemini, 26 – 27 yaşından itibaren yaşamaya başlarsınız ve 30undan itibaren de zirve yapar. Tabii çok çalışırsanız, akıllıca çalışırsanız. Mesela 18inde üniversiteye gitsen, 22de mezun olup 23te askerliği aradan çıkarıp işe başlasan, yavaş yavaş acemilikten çıktığın yaştır 27.

      Geçmişte bir yaşıma dönme imkanım olsa 18 değil 28 yaşına dönmeyi seçerdim.

  9. Mahmut abi,makyevelistliği biraz daha açar mısın ? Bu şu demek mi oluyor:Bir oyunda kazanabilmek için ahlakça kötü olan şeylerde yapılabilir bu yasaldır.demek gibi bir şey mi ?

    1. Hemen hemen ve Illimitable Men’i bugüne kadar çevirmeme sebeplerimden biri de güzel fikirler arasına bir sürü Makyavelist zırva yerleştirmesi.

      1. Ben makyavelizmin öğrenilmesi taraftarıyım. Uygulayıp uygulamasanda da bunu bilmek çevrende bu yolla gidenleri farketmeni sağlayacak ve oyunlarına kurban gitmemiş olacaksın. Bu yüzden 48 laws of power bence okunması gereken bir kitap.

        1. Evet o açıdan haklısın ve daha birkaç gün önce böyle bir soruya aynı cevabı vermiştim :

          Okudum da çok zaman geçti üstünden. Kitapta bahsi geçen manipülasyon ve göt öpme taktiklerini kullanarak iş yapmaya çalışan götlerin farkına varıp onları savuşturmak için okunmasını tavsiye ederim. Kitapta bol bol da güzel anektod var. Ama genç ve toy biri bu kitabı okuyup da gaza gelirse vay haline. Politik bir partide ya da bir şirkette tepeye oynarken işe yarar belki …

          Sevmediğim bir kitaptır ama dediğim gibi bu tür taktikler uygulamaya çalışan adamları yakalayıp arkasından dalga geçerek bertaraf etmek için bilinmesi gereken bilgiler içeriyor.

  10. Yazida katilmadigim bir yer var,mesela garsonluk biraz elestirilmis.2 ay garsonluk yaptim ve 5 kitadan,ulkemden farkli insanlarla sohbet edebildim.Insanlarla iletisim kurmak zorunda oldugun isler kotu degildir bence.Belki zor olabilir ama garsonluk yaparken isvecli bir fistikla da tanisabilirsin veya telefondan kafasini kaldirmayan bir ilgi budalasiyla da.Sadece kizlarla ayni ortamda bulunmak icin haftasonu gelen extra liseli elemanlar vardi yanimizda.Garson veya komi olmak eger issizsen ve kisa sureligine de olsa bos kalmak istemezsen hic de fena isler degiller

  11. Güç bence zengin bir ailede doğmaktir. Fakir ailelerde dogmussaniz kadinlar konusunda şansiniz yoktur arkadaslar. Sizi kurtaracak bi hap yok. Bu kisisel gelisim zirvalari palavradan ibaret.

    1. Hocam zilyon tane erkek egemenlik hiyerarşisi var. Bizim aslanlardan ve kurtlardan hatta şempanzelerden en büyük farkımız bu. Hayvanlarda hep bir tane erkek egemenlik hiyerarşisi vardır ve onda ya tepedesindir, ya da değil. İnsan toplumunda ise bolca erkek egemenlik hiyerarşisi var.

      Tiyatro pek öyle gözde bir hiyerarşi değil ama işini iyi yapmak için gerekli çalışmayı koyarsan neden olmasın. Sadece motivasyonun konusunda dürüst olmalısın. Daha fazla statü sağlayabilecek alanlardaki rekabeti ve çalışmayı göze alamadığından mı bu alana yöneliyorsun yoksa gerçekten bu alan senin için anlamlı ve senin mizacına uygun olduğu için mi.

      1. 4 yıldır amatör olarak tiyatro yapıyorum. Sevdiğim ve hayatım boyunca yapmak istediğim bir alan. Bunun dışında ilgimi çeken bir meslek yok. Veterinerlik düşünebilirim boş zaman fazlalığı olduğu için ama sahip olduğumuz her meslekte en zirveye çıkmak zorunda mıyız?

        1. En zirveye çıkmak zorunda değilsin ama o işi çok yetkin yapma hırsına sahip olup her sene bir öncekine göre daha iyi ve hiyerarşide yukarlarda olmak yararınadır. Yoksa ne kendini ve aileni geçindirecek kadar ne de hayattan zevk alabileceğin kadar kazanabilirsin.

          Para önemlidir. Çok zengin olmana gerek yok ama faturalarını zamanında ödeyecek kadar kazanamadın mı hayatın çok zorlaşır.

  12. Yazı için teşekkürler, konuyla ilgili faydalı olduğunu düşündüğüm “Hayatımızı Şekillendiren On Yıl – Meg Jay” kitabını tavsiye ederim. TRP okumaya başlamadan önce okumuştum ve gerçekten zamanınızı boşa harcadığınızı, toplum tarafından 20-30 yaş arasındaki gençlerin eğlenme çağı olduğu yanılgısının etkilerini görmenizi sağlıyor. Yazar danışmanlık yaptığı kişilerin hayat hikayelerinden örnekler veriyor.

  13. Üniversitede bölüm seçerken kararımı seçmemde katkın büyük Mahmut abi. Aklımı ve mantığımı kullanarak kendimi geliştirebileceğim ve biraz da baba mesleği olan bir alana yöneldim ve network o kadar geniş ki, acayip sağlam bir karar verdiğimin meyvesini şimdiden yemeye başladım sanırım. Eyvallah abi, adamsın.

  14. Hocam bireysel yetkinlikler konusunda bir sorum var , yaşım 24 okulum bitti mayıs ayında askerim .. Mayısa kadar Ud eğitimi alıp askerden gelince de bir yılımı ingilizce eğitimine harcamak istiyorum ..Sizce akılcı bir hareket midir ? Yoksa artık iş tecrübesi mi lazım..Fakat branş gereği (muhasebe,finans) ingilizce 30 larımda güzel kapılar açacak

      1. bornova evimiz, Lingusta diye bir İngilizce için set var, eğer vaktim yok falan diyorsan günde sadece yarım saat harcayarak İnglilizceni geliştirebilirsin. Belki tek başına yeterli değil, çünkü kelime dağarcığını geliştirmen için farklı bir kaynak bulman gerekli. Ama faydası oluyor, ilk elden tecrübe.

  15. Eskilerin deyimi ile kolun da bileziğin olsun.
    Hayatının çeşitli zamanların da Her ne yapıyorsan yap en azından kimseye muhtaç olmayacak kadar kolun da bileziğin olsun. Üstüne bileklik mi alırsın gerdanlık mı senin bileceğin iş. Tam 20 li yaş zamanı sonrası zor.
    Yok arkadaş ben kısa yoldan sonuca gitmek istiyorum diyenlere önerim.
    Hayal meslek; belediye anonsçusu.
    Küçümsemeyin, yanlış ellerde kötüye kullanılabilecek büyük güç. tamam bir ulusa sesleniş değil ama ilçeye sesleniş. hey sen ordaki gözüm üstünde.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *