Doğru Duruş ve Alexander Tekniği

Ağzınızdan tek kelime çıkmadan bir kadın aklında size dair bir ilk izlenim oluşturur.
İlk izlenim ağırlıklı olarak vücut dilinize bağlıdır, bir önceki yazımda konuşma bozuklukları ve diksiyon, ses hacmi gibi konulara değinmiştim. Sıralama size farklı gözükebilir, zira öncelikle duruş ve ardından konuşma bozuklukları gelmeli diye düşünebilirsiniz fakat ben konuşma alışkanlıklarını sadece kadınlarla değil, diğer tüm insanlarla doğabilecek iletişim problemlerinin önünü alabilmesi adına her zaman daha öncelikli bir sıralamaya koyuyorum. Konumuza dönecek olursak, basit bir teknik olan duvar duruşu ile özgüveninizi bir nebze olsun toparlayabilirsiniz.

Sırtınızı bir duvara yaslayın ve dimdik durun. Topuklar, kalça, omuzlar duvara yaslansın. Başınızın arkasını da duvara değdirin ve birkaç dakika bu pozisyonda bekleyin. Beliniz ve duvar arasında büyük bir mesafe olmamalı.

Şimdi duvardan bir adım uzaklaşın ve birkaç dakika pozisyonunuzu bozmadan bekleyin. Bu pozisyonunu hafızanıza kazıyın. Bu egzersizi gün içinde mümkün olduğunca sık tekrar edin. An itibari ile duruşunuzu sürekli olarak kontrol edin ve pozisyonunuzun bozulduğunu hissettiğiniz an toparlanın. Bu sadece özgüveniniz için değil, sağlığınız içinde oldukça mühim.

Dilerseniz birazda Alexander Tekniğine göz atalım. Bu teknik duruş eğitimi olarak görülüyor olsa dahi, vücut ve zihnin uyum içinde olmasını sağlamaktadır.

 

Bu konuda en çok yakınanlar oturuştan ayakta durmaya ya da yatıştan oturmaya geçerken vücutlarını kötü kullananlar ve başlarını geriye itenlerdir.
Matthias Alexander’ın 1932’de yayınlanan ‘Kendini Kullanma’ kitabını okumanızı tavsiye ederim.
Diğer alternatif tıp terapilerine benzemeyen Alexander tekniği, bir uzmanın denetlediği ve cesaretlendirdiği kendi kendini eğitme sürecidir. Alexander tekniğine yönelen kişinin yapacağı belirli alıştırmalar yoktur. Alexander tekniğinde kullanılan metotlar uygulayanlara, günlük hayatın normal hareketlerinden sonra en uygun duruş haline gerilimsiz olarak dönebilmeleri için yardım etmektedir. 
Herşeyden öte hepimiz bazı şeyler yüzünden gergin duruyoruz, bir çoğumuz ofis masalarında eğik oturuyor, direksiyon başında kamburlaşıyor ve televizyon karşısındauygunsuz pozisyonlarda uyuya kalıyoruz. Bu yanlış hareketler, Alexander tekniğini bilmeyenlerde alışkanlıktan dolayı fiziksel hastalıklar yaratıyor.

Pierce Jones`un ve diğerlerinin çalışmaları Alexander prensibi hakkında aşağda sıralanan hipotezleri desteklemektedir.

  

1. Vücudun temel duruş refleksleri diğer refleks sistemlerine entegre olmuştur ( yoga pratisyenleri için bu sonuç yeni bulunan bişey değildir) .

2. Medeni yaşamın zorlamasıyla bu refleksler baş, boyun ve gövde arasındaki ilişkileri bozan alışkanlıkla veya öğrenilerek kazanılmış cevaplarla engellenmektedir.

3. Kişinin dikkati bir kez bu engellemeye çekildiğinde bunu önleyip, vücut fonksiyonlarının iyileştirilmesi öğretilebilmektedir.

 

“Düzgün yürü!”, “Sallanıp durma!” Küçüklüğümüzde anne ve babalarımızdan zaman zaman hepimiz duyduk bu talimatları. Sürekli hareket etmeye, sürekli değiştirmeye yönelik doğal isteğimizi kontrol etmeyi ve katı ve öğrenilmiş bir hareket şekli ya da alışkanlığı edinmeyi öğrendik. Ancak daha sonraları çevremizdeki yetişkinleri taklit ettikçe kötü duruş alışkanlıkları kazanmaya ve bedenlerimizi kötü kullanmaya başladık. Ergenlik çağına geldiğimizde hemen hepimiz yürürken, otururken ve ayakta dururken kötü duruş alışkanlıkları edinmiş oluruz. Bu alışkanlıklar öylesine kök salar ki bize doğal gelmeye başlar. Bu aşamada artık duruşumuz bozulmuştur! Araba kullanırız, işte ve evde kötü tasarlanmış sandalyelerde otururuz ve bir yere gitmek için yürümemiz gerekmez. Yaşımız ilerledikçe çöker ve kamburlaşırız. Pek çok yaşlıda görülen bu iki büklüm duruş kaçınılmaz değildir!
Oturma, yürüme sırasında başımızı öne veya arkaya götürme eğilimiz vardır. Bu durum boyun kaslarında gerginliğe neden olur. Tüm vücudumuz başımıza göre hatalı konumlanır. Baş ağrısı, miğren, sırt-bel ağrısı, astım gibi solunum sorunları, konuşma ve ses bozuklukları, sindirim sorunları gibi fiziksel rahatsızlıklar ve bazen de depresyon, panik atak, kaygı gibi psikolojik problemlerin daha da büyümesine neden olur. Kişinin kambur durması karşısındakiler üzerinde negatif bir etki oluşturmaktadır. Bu durum kişisel iletişimde 1-0 yenik başlamanıza neden olur. Alexander söz konusu tekniği geliştirirken duruşunu istemli olarak düzeltmeye çalıştığında daha kötü hale getirdiğini farketti. Tüm vücudu istemli olarak konumlandırmak pek mümkün değildi. Alexander tekniğini özü de burada yer alır. Sadece başını yukarı ve ileri konumlandırır ve boyun kaslarınızın gevşek olmasını sağlarsanız vücudun geri kalanı kendiliğinden pozisyonunu ayarlayacaktır. Alexander duruşun düzeltildiğinde sahne performansının, ses hakimiyetinin düzeldiğini de gözlemlemiştir. Burada önemli olan kısım başın iskelet ile aynı paralelde yer almasıdır. Bu paralelliği otururken, yürürken, yatarken devam ettirirsek zamanla istemsiz kaslarımız pozisyonun devamlılığını isteğinizin dışında devam ettirecektir. Yürürken başımızın tepesine bağlı bir ipin bizi yukarı çektiğini, tuttuğunu ve desteklediğini hayal edebiliriz. Bu bir hareket değildir: Bir imgelemdir, bir yeniden programlamadır.

 

 

Alexander tekniğine göre doğru oturma şekli.

Alexander tekniğine göre sırt üstü yatış egzersizi.

 

Alexander Tekniğinin yardımcı olabileceği fiziksel problemler;

– kas ve iskelet problemleri örneğin sırt ağrısı, her türlü eklem ve kas problemi, artrit ve romatizma gibi kronik rahatsızlıklar

– baş ağrısı ve migren

– ameliyat, sakatlanma veya hastalık sonrası rehabilitasyon dönemi

– astım gibi solunum sorunları

– konuşma bozuklukları dahil ses rahatsızlıkları

– yüksek tansiyon dahil dolaşım sorunları

– sindirim sorunları

 

Alexander Tekniğinin yardımcı olabileceği psikolojik problemler;

– strese bağlı bozukluklar

– depresyon

– hiperventilasyon (solunum hızı ve derinliğinde artış)

– asabiyet ve panik ataklar.

 

Kıssadan hisse konu size dağınık gelmesin, okuduklarınızı anlayabilin diye fotoğraflamamış olmama rağmen bu konuda bende öğrenme aşamasını henüz atlatmış ve uygulama aşamasına geçmiş durumdayım. Birkaç aydır, oldukça fayda sağladığımı itiraf etmeliyim. Size tekniğin varlığını, bir takım tekniklerini ve amaçlarını anlattım. Hatta birçok kitapçıdan Richard Craze’in  – Alexander Tekniğiyle Bel Ve Sırt Ağrısının Üstesinde Gelin – adlı kitabını bulmanızı ve okumanızı tavsiye ederim.

Başarılı yaklaşımlar ve odağı yakaladığınız diyaloglar kurabilmek için ses çalışmalarının ardından, duruş pozisyonuna odaklandığınızda yakaladığınız özgüvenle çok daha başarılı olacağınızı düşünüyorum. Bir sonraki yazının yaklaşımlarımızı değerlendirmek, söze nasıl başlayacağımız ve bilumum köklendirme, zaman kısıtlaması ve benzeri konularla ilgili olacak.

Şimdilik bahsi geçen çalışmaları tekrarlamanız yeterli olacaktır, hepinize başarılar.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Dante

Dante, Türkiye’de Pick up Artist kavramını irdeleyen ve bunu kendi hayatında pratikleştiren bir yazar. Kendisini buradan olduğu gibi Twitter hesabından (askdante) takip edebilirsiniz.

29 thoughts on “Doğru Duruş ve Alexander Tekniği”

  1. Abi selamlar,

    Sınav hazırlığı sebebiyle rahip moduna girme kararı aldım. Paketli abur cuburları, gazlı içecekleri (özellikle kolayı) hayatımdan çıkardım. Önceden su içip içmediğimi bile bilmezken şimdi günlük 2-3 lt arası şu içiyorum. Ağırlık kaldırma, squat ve şınav programını uyguluyorum, günlük en az 50 sayfa kitap okuyorum ve ders programına da büyük ölçüde uyuyorum. Nofap sürecine girmiştim ama maalesef 100.günde dirayetsizlik göstererek bozdum. Sürece tekrar başladım ve kararlıyım. Sorularım bu süreçle ilgili olacak. Öncelikle sinirleriniz çelikten olmalı yazmıştınız bir yazıda, agresif biriydim ama bunu kontrol altına almaya başladım, daha doğrusu çalışıyorum. Oyunumu geliştirmeye de özen gösteriyorum bu hususta. Ancak agresifliğimi kontrol altına alamayıp parladığım dönemler de oluyor hâlâ. Bu durum normal midir ? Bunu sorayım öncelikle.
    Bir ikinci husus kolayı hayatınızdan çıkarın diyordu bir yazıda da, kola bağımlısı birisiydim ama bunu da kontrol altına almaya çalışıyorum. Kısa süreli olsa da gelişme var. Sorum şu, ilerleyen süreçte kaçamaklar yapabilir miyiz yoksa kat’i surette çıkarmalı mıyız hayatımızdan bunu merak ediyorum.
    Son sorumsa ağırlık kaldırmak üzerine, tam verim alabilmek için haftanın kaç günü faal olup kaç gün dinlenmeliyiz ? Bunun verimli, uygun bir oranı var mıdır ?

    1. Sınav döneminde ben de rahip moduna girdim tıp kazandım hedefime ulaştım insana ciddi anlamda özgüven veriyor bağımlılıklarının önüne geçebilmek.
      Ben nofapi bozunca aşırı mutsuz oluyor ve her şeyi salıyordum ona dikkat et.

    2. Diğer sorularına bir şey diyemem ama noFap-in 100. gününde bırakman gayet mantıklı. Mahmut abi hep bağımlıysanız, günde 1-2 defa yapıyorsanız noFapa başlayın der. Haftada 1-2 kez uygun görülür.

    3. Gelisim gormek istiyorsan, spor yaptiktan sonra vucudunu dinlendir diger gun calisma. Vucut calistiginda kaslarina stres yaratirsin bu stres kaslarda mikro yirtiklar olusturur. Dinlenerek iyi beslenip uyuyarak bu mikro yirtilmalari vucudun onarir daha saglam olmasini saglar.
      Ornegin haftada 3 gun calisacaksin pazartesi sali carsamba diger gunler dinlenmen lazim maksimum gelisim icin haftada 2-3 arasi calisabilirsin.
      Ne kadar calisirsam o kadar cok gelisirim diye bir sey yok. Over-training olursun.
      Youtube’da guzel kanallar var.
      Agirsaglam, EgeFitness gibi
      stronglifts.com ‘ a da bir goz at.

    4. Sinir konusu egoyla ilgili olabilir. Ryan Holidayın Ego senin düşmanındır diye bir kitabı var, okumadım ama araştır istersen.

  2. Mahmut abi selam. Daha önce bir yazının altında daha bahsetmiştim iş yerinden bir hatunla takılıyorum diye. Son olarak bu hatun beni bir planda ekti ben de sinirli değil ama biraz sitemkar bir tepki vermiştim hatuna. Sonrasında hatunu arayıp sormadım mesaj atmadım(normalde de neredeyse hiç mesaj atmayıp aramıyordum) ve 2 gün sonra instagramda takip etmeyi bıraktı beni. Merak ettiğim konu şu, acaba hatunun beni ekmesi olayında shit testten mi kaldım ? Yoksa hatun ilgi, mesaj olmadığı için mi böyle bişey yaptı. Diğer bir sorumda şu, bütün ilgimi çektim, gerekli olmadığı sürece konuşmuyorum bile, böylelikle duygusal tepki mi vermiş oluyorum ? bunun yerine cucky & funny olsam daha mı iyi olur ? Ayrıca bu hatun haricinde iki tabak çeviriyorum fakat bu hatunu da tabak olarak tutmak gibi bi niyetim var. Vakit ayırdığın için teşekkürler.

    1. Dediğimi yapmayacaksan, zahmet edip abuk subuk gereksiz sorular yazma. Dediğimi yapmak zorunda değilsin ama böyle ONEITIS sorularını kızlarsoruyora yaz.

    1. Yukarıda belirtildiği gibi gövde oldukça ileride ve kalça tamamen geride ise karın bölgesi anormal bir şekilde dışa doğru açılıyor, bu sorun teşkil eder. Duruş ile ilgili problem yoksa en fazla yarım karış hatta belki o kadar bile olmamalı. Sırt, omuz, kafanın arkası, kalça, topuklar tam olarak duvara yapıştırılıp 2, 3 dakika beklenmeli ardından duvardan uzaklaşarak aynı şekilde beklenmeli.

  3. Öncelikle uğraşınız ve bana kattıklarınız için teşekkürler. Bugün başıma bir olay geldi aslında kısa bir mevzu. Arkadaşlarımın yanına giderken yukarıdan gelen iki normal görünümlü elemanlar yolu ortalayıp bana doğru geliyorudu. Yoluma devam ettm çekilmeden. Biri ile omuzlarımız çarpıştı. Ben devam ederken diğer birader bi sorunmu var kıvamında bişey dedi. Yoo bi sorunum yok dedim. İşte şak diye ses geldi önüne bak derken ben onlardan üst pozizyonda ve gayet rahat bir gülüşle dalmışım kardeş olur böyle dedim. Dalma dalarlar gibisinden kafiyeli bir kurtlar vadisi sözü söyledi. Tabi bu sırada adrenalin pompalandı bende gelmeden öncede sert bi ağırlık antiremandan çıkmışım. O hızla kollarımı açıp yüksek sesli kendimden emince dalında göreyim aslanım dedim. Bu çıkışı beklemeyen elemanlar geri dönüp aşşağı doğru bişey demeden yürümeye başladı. Lider olan ve bana sataşan geri dönüp baktığımda kollarımı yana açıp orta parmak gösterdim. Ha şunuda belirteyim 1,5 sene öncesine kadar yıkık tırsağın tekiydim. Herneyse el kol yapma dedi devam etti yoluna. Ben arkadaşlarımın yanına geldiğim zaman olayı detaylandırmadan gülerek anlattım. İşte bu andan sonra bende genel bir titreme başladı. Kavgadan kaçmadım ama sanki vücudum hala tırsaktı. Bi kaç alfa goril hareketi yaparak 10 dakikada falan titreme geçti. Ama ben vücudumun verdiği bu tepkiden hiç memnun değilim. Titreme resmen kendimden soğuttu diyebilirim. Kendimi yenmek için onları gördüğümüz bankın yanına oturdum bakmadılar bile ama baksalar yine vücudum o tepkiyi verirmiydi bunu düşünüyorum. Psikolojik olarak biraz vücuduma kırgınım. Ne yapmamı ve bunun üstesinden gelmemi önerirsiniz?

    1. Böyle gereksiz efelenmeler yüzünden eninde sonunda yersin bıçağı. Alfa olacağım diye alfa hanzoya dönmenin lüzumu yok. İnsan tabii korkar. Çıkarıp bıçağı götüne sokma ihtimali var.

      1. Başıma bela almamak için uğraşıyorum çünkü gelecek için hayallerim ve hedeflerim var. Ama bu gibi küçük rekabetlerden ve zorluklardan kaçıp risk almazsam gelecekte belkide daha zorunun üstesinden nasıl geleceğim? Bu arada yaşım 18.

        1. Kardeşim konunun uzmanı değilim ancak bir anda range atmandan dolayı bir titreme olmuştur benzerini yaşadım.
          Bıçak mıçak vs için krav maga öğrenmeni tavsiye ederim

  4. Soyle bir sey var BenLark compound egzersizler: bench press, squat, deadlift, overhead press, barbell row birden fazla kas grubunu calistirdigi icin az zamanda daha cok is yapmis olursun. Ayriyetten izole hareketlere gerek duymazsin biceps curl, triceps extantion. Compound egzersizler saha agir kaldirabilmeni ve de guclenmeni saglar. GUC = HACIM demektir. Soyle bir ornek verelim fullbody calisarak mermeri buyutursun izole calisarak mermere sekil verirsin. Suraya da bir bak stronglifts.com gecmis olsun tekrardan

  5. Yukarıda çok güzel yazı yazılmış, onun için konuşmak, tartışmak gerekirken, sitede zaten cevabı olan soruları şurada sormayı bırakın ergenler yeter vallahi, önce şu siteyi baştan anlayarak okuyun, sonra yok kız bana bakarken kaşını kaldırdı, verecek mi Mahmut abi, deyip durmayın, bıktık vallahi ya.

    Saygılar erkek adam.

  6. Mahmut abi lise 3e geçtim ama üniversite sınavına çalışmaya yeni başlayacağım. Spora derse ve yazılıma abanacam. Derse 3 saat + kurs düşünüyorum. Ama o 3 saati nasıl geçireceğimi bilmiyorum. Sen nasıl iyi bir üniversite kazandın abi? Yardımcı olur musun?

    1. Ben cok iyi bir universite kazandim. Calismaya lise 1 yazindan basladim. Universite sinavina lise 1 yazindan calismaya baslamaniz daha iyi. Lise 3 gec.

      Tum konulari sinavdan olabildigince once bir tur bitirip sonra surekli pekistirmek en iyisidir. Haftasonlari en az 6 saat calisarak telafi etmeye bak.

      1. nasıl bir rutin izledin demek istedim abi. 40 dk çalışıp 10 dakika mola, günde en az 15 sayfa veya 1 konu gibisinden. Yoksa belli bir rutinin yok muydu

        1. kardeşim bam bam bam diye çalışmaya başla. 1-2 hafta çok sıkıcı olacak ama sonra rutine binince çatır çatır okumaya ve ögrenmeye başlıycaksın. o motivasyonu kaybetmezsen sonuna kadar gidersen her şey mümkün.

  7. Herkese selamlar. Benim bir sorum var fakat günlerdir hangi başlık altında sorsam bilemedim ve sanırım müsait başlık bulamayacağım. Dolayısıyla direk buradan sormaya karar verdim. Mahmut abi buralarda mısın?:)
    Sorum şu: bir ilişki içindeyken kadının erkegi terk ediyor olması, eninde sonunda kadının artık erkegi hipergamik olarak yeterli bulmadığını ya da bir şekilde hipergamik olarak daha kuvvetli birinden ilgi gördüğüne işaret ediyor. Erkegi hipergamik anlamda yetersiz bulan kadın önce problemler çıkartmaya başlıyor ve akabinde bir şekilde olay ayrılıga geliyor. Peki erkekler hangi durumlarda bir kadını terk etmeye karar veriyor? Kendimi düşünüyorum. Tek gecelik ilişkilerin ya da sadece fiziksel temas halinde oldugum kadınların yanında ayrılırken sadece ayrılıp gidiyorum. Bir şey düşünmeden. Fakat olay duygusal ilişkiye geldiğinde kadının hipergamik bakışını sürekli tatmin etmeye devam ediyorum ilgisini ve kaybetme korkusunu ayakta tutmak için. Peki kadın ne veriyor da biz onu terk etmekten geri duruyoruz? Ya da terk ettiğimizde artık onun neyini yeterli bulmuyoruz da terk ediyoruz? Umarım sorumu sorabilmişimdir. Herkese selamlar tekrardan.

  8. Mahmut abi ve müritlerine bir sorum var:
    Göz kontağının ikili (hem kadın – erkek hem de erkek hiyerarşi) ilişkilerindeki rolü nedir? Eğer ciddi bir faktör ise bu durumu nasıl yönetmek gerekir? Yönetmekten kastım, bunun çözümü muhtemelen gözünü dikip dakikalarca göz kırpmamak falan değildir de, belli bir oran orantısı vardır vs.

    1. Karşılıklı konuşmalarda kadın-erkek farketmeksizin göz kontağı kurmak kendine güven göstergesidir ancak, kadınlarla buluşmalarda dikkatini tamamen ona verip iletişim olmayan durumlarda dahi göz kontağı kurmak muhtaçlık belirtisi olarak algılanır. Henüz tanismadiysan da göz kontağını kısa tutup hamle yapacaksın radarında yoksa da ilgilenmezsin zaten. Erkeklerle olana gelince de; sokakta yürürken vs. tanimadigin kişiler için konuşacak olursam etrafla çok ilgilenmemek iyi. Millete uzun süre bakıp üstünlük kurmaya çalışmak hanzoluktur, ezikliktir. Biri size böyle bakiyorsa tehdit olarak algılamistir, ben karsilasiyorum arkamdan kufredenler falan da oluyor ama ilgilenmemek umursamamak doğru bir tavır zira umurunda olmaması da güç ve maskulenite belirtir.

    2. Abartmaya gerek yok. Once o kacirirsa gozunu sen ardindan baska yone bakarsin. 5 10 saniye gozunun icine bakip sonra sakince baska yere bakmak mesela burnuna veya cenesine yeterli. Aslina bakarsan gozunu heyecandan ve bir tanricaya bakmanin yukunu kaldiramamaktan kacirmadigin surece sorun yok. O sebeple kacirdin mi kiz hemen anlar ve notlar zaten.

      Bunun aksi ucunda asla kiza bakamayan ya da en fazla 1 saniye falan bakan cocuklar vardir ki o da sakat.

  9. Şu göz kontağı olayını bburada defalarca ben de sordum, özellikle görme sorunları olan biri için göz kontağının alternatifi ne olabilir? bunun üzerine gerçekten birşeyler karalansa iyi olacak.

    Tabii şimdi aslında görme bozukluğuu olmayan bir insanın bunun üzerinde fazla düşünmemesini anlarım, fakat; yine de bununla ilgili kaynaklar biliniyorsa ve paylaşılırsa sevinirim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *