Single Instruction Single Data – Tek Komut Tek Veri Akışı

Baktık sizin değişeceğiniz yok, biz değişelim dedik. Sabaha karşı yapılan oylama doğrultusunda artık bilişim sektöründe devam etme kararı aldık. Haliyle bende bilişim teknolojileri ve programlama alanına dair araştırma yapmaya başladım birde ne göreyim?

Single Instruction Single Data, bir yerden tanıdık gelmiş olmalı. Tek komut tek veri akışı, peki ne demek bu?! Dante sahaya çıkar, sahada başına gelenleri anlatır, olmadı bir, iki felsefi aktarım yapar değil mi? Değil.

Blog içerisinde bulunan tüm yazıları bende sizler gibi evire çevire okudum, anlamadığım noktada SVBG ve Mahmut Abi’nin suyu çıkana dek sordum, öğrendim. Benim içinde pek yabancı bir kavram sayılmaz, dile kolay 19 yıl boyunca tek bir komut ve tek bir veri akışı ile sadece tek bir hedefe dayalı yaşamış ve en nihayetinde bu böyle olmaz demiştim.

Öncelikle Single Instruction Single Data ne demek bir bakalım.  Birim zamanda tek bir komutun, tek bir data işlemesi.

Biraz daha açayım; Bir komut işlenmeden, bir diğer komuta geçilememe hali. Deterministik hal. Ve komut bitirildikten ve data işlendikten sonra yine aynı eylemin tekrar etmesi durumu.

Bildiğiniz dilden konuşalım;

 

Ölümcül Oneitis Belirtisi

 

Sonra Bodrum,  amatör kulüp başkanlığı, alkol koması, parmak kesilmesi falan.

Interwieving Beach Girls(ONEitis)

 

Video boyunca görebileceğiniz üzere kadınlar ONEitisden müzdarip erkeklerle ilgili ezik, muhtaç, zavallı gibi düşüncelere hakim.

Peki o ezik, muhtaç, zavallıları hayatlarından defetmişler mi?

Elbette HAYIR!

Çünkü onaylanmaya ve ilgiye muhtaçlar. Çünkü blog içerisinde yazılan her yazının altına ” O kız, şu kız, bu kız, beriki kız ” diye yaldır yaldır cevap arayan sizler, o güzel atlara binip gitmek yerine o güzel atları tımarlamakla, ayaklarına batan çiviyi çıkarmakla, sakat kalan atları beslemekle meşgulsünüz.

At koşmuyorsa vurursunuz beyler. İyi bir jokey olmadığınız için değil atlara karşı beslediğiniz duygusal bağ yüzünden bu haldesiniz. Binemediğin atı, beslemeyeceksin.

Düşündümde bilişim teknolojileri yerine altılı ganyan tüyosu verebileceğimiz bir bloga evrilmek beni daha çok mutlu edecek.

Konuyu dağıtmadan usulca bitirelim ama önce ONEitis sizi nereye götürüyor bir bakalım.

Elbette Obsesif Kompulsif (Saplantılı Kişilik Bozukluğu)’ten muzdarip, zavallı bir birey olmaya. Kimdir Obsesif kişiler?

Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, bireyin çabalarına rağmen kurtulamadığı düşünce olarak tanımlanan obsesyon, bazı bireylerde kompulsif eylemler biçimine dönüşmüştür. Kompulsiyon bireyin eğilim ve isteğine uymayan istenmeyen düşüncelerin oluşturduğu bunalımların, etkisiyle sık sık tekrarlamak zorunda kaldığı tepki olarak tanımlanır. Bu kişiler genellikle etkin, ortalama düzeyin üstünde aydın, yüksek törel ölçüleri olan aşırı vicdanlı dürüst kişilerdir.

Aşırı vicdanlı, dürüst kişiler? Çok şükür vicdanım beni yapabileceklerimden alıkoymuyor ve kadınlarla ilgili herhangi bir noktada dürüst olmadığım yüzlerce konuyu ortaya dökebilirim. Devam ediyoruz;

Bu kişiliğe sahip olanlar son derece dakik kişilerdir. Cimrilik, inatçılık, aşırı düzenlilik, kuşkuculuk ve aşırı titizlikleri de vardır. Denetlemekten zevk alırlar. Kişiler arası ilişkilerinde esneklikten yoksundurlar. Kendilerini bir işe yada okumaya yöneltemezler.

Karar vermede güçlük çeker sorumluluktan kaçınırlar. Davranışlarında çifte standart görünür. Yaptıkları davranışlar arasında tekrarlı el yıkama, günlük elbiseleri yada diğer eşyaları üzerine birşey bulaşmışçasına yıkama, sayı sayma sayılabilir. Saplantılı zorlu düşüncelerin etkisi altında kalan kimi hastalar kişilik yapısıyla bağdaşmayan anlamsız, gereksiz, saçma davranışlarda bulunurlar. Bu arada çevredeki insanlara ve nesnelere zarar verebilirler.

Boşandığı eşini vuranların, ayrıldığı sevgilisini dövenlerin, sevişmek istemeyen manitasını parçalayanların ana problemi; ONEitis. Ben konuyu detaylandırırken, psikolojik bir veriyi kendi dünyamıza yani Kırmızı Hap’a uyarladım tutupta psikolojik derlemeler sıralamayın, lakin anlayabileceğiniz kadar basite indirgedim.

Single Instruction Single Data kavramını bulan Micheal Flynn’in Single Instruction Multiple Data kavramını bulduğunu biliyor muydunuz? Yani, cevap bizde değil sizde.

 

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Dante

Dante, Türkiye’de Pick up Artist kavramını irdeleyen ve bunu kendi hayatında pratikleştiren bir yazar. Kendisini buradan olduğu gibi Twitter hesabından (askdante) takip edebilirsiniz.

23 thoughts on “Single Instruction Single Data – Tek Komut Tek Veri Akışı”

  1. Bir önceki postta sordum da arada kaynamasın diye burada da sormak istedim.Camiada hep denilen bir şey var.Kadınların %80lik kısmı erkeklerin tepe %20lik kısmını arzular.Bunu anladım da peki kadınların geri kalan %20lik kısmı en tepe %20yi arzulamaz mı ? %80 olarak veriliyor her yerde oran,burası da dahil.Öyleyse bütün kadınlar alfa arzulamaz denilebilir mi ? %20lik kadın dilimi sünepe arzular demiyorum tabii ki ama demek ki onlar için alfalık da gerekli olsa da 1. sırada gelen şey erdem ve ahlak mı oluyor ?

    1. Arzulamak değil aslen. Erkeklerin tepe %20’si kadınların tepe %80’inin olduğu havuzdan seçimlerini yapıyor, son 20 tercih edilmiyor.

  2. Anlayacağınız kırmızı hap bir taraftanda kadın dostu.Kadın ayrılmak istediğinde ya benimsin ya kara toprağınsın deyip kadına zarar vermeye çalışan,vuran,eski özel video fotosuyla kadını şantaj tehdit eden, oneits yapan mavi haplılar gibi değil.Kırmızı haplı olmuyorsa güle güle der niye olmadığını sorunun kendinde mi kadında mı olduğunu analiz edip gerekli sonuçları çıkarır hayatına devam eder.Mavi haplı gibi saplantıya düşmez hem kadına izin verir kadın yoluna gider hemde kendine zarar vermez mahpus damlarına düşmez.

  3. Şunu son kez tekrar soracağım, kimsenin net bir şey söyleyemediği bu doğaüstü duruma.. sanmıyorum ama umarım çözüm bulunur;

    İnsanlar boş boş muhabbet ediyorlar. Taşak geçiyorlar.

    Mesela birkaç saat önce yeni tanıştığım biriyle samimiyet kurabildim. Nasıl oldu biliyor musunuz? Bir yabancı dizinin (westworld), Nietzsche’nin bir teorisiyle bağlantısını konuştuk.

    Fakat gelin görün ki gevşek bir şekilde saçmalamak zorundayım (bu benim tanımım). İnsanlar, özellikle kızlar bu bahsettiğim arkadaş gibi değil.

    Yani hayatım buna bağlı olsa, bana 1 saat verseler. Bir arkadaş grubunda sadece 5dk muhabbet et diye. Yapamam. Ne söyleyebileceğim hakkında en ufak bir fikrim yok. İçimden gelmiyor. İnsanlar ilgimi çekmiyor. İstek yok.

    Nofap yapıyorum. Kolay zevkleri kesiyorum. 1 ay oldu fitness’a başlayalı. Kendimi sosyal ortamlarda zorlayıcı durumlara bazen sokuyorum ama evde sinir krizi geçirmemle sonuçlanıyor. Yukarda her ne kadar küçümsesem de bu durumu çözüp diğerleri gibi olmak istiyorum.

    Söyleyecek bir şeyiniz varmı?

    1. Emin değilim ama şuraya bir bak
      eksisozluk.com/sigma-erkek–5079006

      İngilizcen varsa söyle birkaç ingilizce kaynak ta yollarım

    2. Senin gibi bir adamın değişim görmesi yılı, değişmesi 2 -3 yılı bulur. Öyle iki yazı okuyup sonra biraz sporla olsa herkes yapardı. Sabır diyorum.

      1. Yapmadığım bazı şeyler var Mahmut Abi; sigarayı bırakmadım mesela. Yapmam gereken artı şeyleri yazarsan çok sevinirim.

    3. Kesinlikle şahsi olarak algılama zira seni tanımıyorum ama bu “boş muhabbet çekemiyorum, Nietzsche, Kant konuşmak istiyorum” cular var ya işte onlar “aforizma okumuş ekşici sendromu”ndan muzdaripler. Çeşitli alışkanlıklarından dolayı sahip olduğun sosyal zekayı kullanamıyorsun muhtemelen ama kenardan bakmayıp da yaşayan insanların yaptıklarına boş muhabbet demeyi bırak bir an önce yoksa pasif agresif, sinik bir hayat sürüp ölür gidersin.

    4. Kasma, takma, insanların ne düşündüklerine odaklanma ! Bu arada nofap v.s. Bir saatten sonra önemsiz bir konu haline geliyor. İçine,kendi özdeğerine bak ! Sanıyorum insanlar PİG yapmak hatun konusunda olayı bir düzene sokmak adına bu zevk odaklarını disipline ediyorlar. Konu o değil ki ! Elinizde patlar kasarsanız. Fitness mı yapıyorsun! Bir yarışmacı gibi yap! Alınterin olsun yaptığın her işte ! Bir emeğin meyvesini ye! Fakat bu bir karşı cins için değil, kendin için olmalı ! Sen bunu bu şekilde dizayn et önce.Sonra bak kadın- erkek hayatında yeni akışlar, o çok kıymetli saatlerini verimli işlerle doldurmalar! nasıl başlıyor kendiliğinden. Duygularınızı çok ciddiye almayın ! Disipline olun ! Burada, sağolsun Mahmut hoca tekrar tekrar anlattı konuyu! Siteye en başından tüm verileri kendinize bir payda çıkartarak içselleştirirseniz, duvara çarpmazsınız.Bitti!

  4. Aşk ‘ın saplantılı bir düşünce yapısı olduğunu sadece bu sitede değil birçok farklı bilgi kanalında duyuyoruz. Adam öyle bir seviyor ki sevgisini karşısındaki insan kaldıramıyor. Şiddetli bir sevgi kuvveti insan gibi hatalı, kusurlu bir varlıkta israf ediliyor. Ardından tabiki toplum yapısında bozulmalar baş gösteriyor. Eski eşini öldürenler, kıskançlık krizine girip ortalığı toza dumana bulayanlar ve daha canice bir sürü olay…

  5. Koduğumun yavşağı. Bir de iyi bok biliyormuş gibi aforizma yapıyor; tek bir kadına ait olduğunu hissedince erkek oldğpösşdpldkdkwolelldldkdkeokpdgopdl

  6. Ben sana net olarak cevabını vereyim ortada doğaüstü bir durum falan yok.

    “Kimsenin net bir şey söyleyemediği bu doğaüstü duruma.. sanmıyorum ama umarım çözüm bulunur”

    Özellikle şu cümlenden ve yazının genelinden ne akıyor biliyor musun ? Buram buram kibir akıyor. Sitede biraz gezersen “diğer erkeklerden farklı olduğunu sanma” miti üzerine yazılmış yazılar var onlara göz at. O senin bayağı gördüğün ingilizcede “small talk” bizde “havadan sudan konuşmak” meselesi öyle kolay bir mevzu değil en basitinden. Herkesle bir şeyler konuşacak kıvama gelen insanlar genelde zorluklarla mücadele etmiş, hayatı ekran karşısında değil, gerçek hayat içerisinde acı çekerek, reddedilerek, bazı testleri geçerek vb. öğrenen insanlar. Bazı şeylerle yüzleşmekten kaçtığın için kibirin sana bunları söylüyor. Bunları sana bu yollardan geçmiş bir insan olarak söylüyorum, bana da ilk kez bir arkadaşım ne kadar kibirlisin dediğinde hadi lan ben şöyle düşünceliyim vb. bir sürü şey söylemiştim ama sonra farkettim ki ağır mavi hapın etkisiymiş bunlar sadece.

  7. Bir ara “Oc” olduğumu düşünmüştüm, karının birine değil takıntım, zamanında burada da bahsettiğim birşeydi, gelmişin geçmişin tekerrür edeceğini, kendimde hata olduğunu falan düşündüm işte, falanfıstık, insanın istese de enggel olmadığı aptalca şeyler, ha aslında itiraf etmek gerekirse bunun kökeninde de uzun süre ayrılmayı atlatamadığım bir insan evladı vardı, benim açımdan pek de hoşlanmadığım bir durum, bu kadar takılmış olmam, ama ne yaparsın ki oldu.

    uzun süredir çaba sarfediyorum, aklıma gelen aptalca düşünceleri ddef etmek için, büyük oranda başarılı olduğumu düşünüyorum, tabii daha kat etmem gerreken yol var.

  8. La ben tam bu yazıda tarif edilen adamım yaa. Yalnız benim işlerimi de yürütmemi sağlıyor disiplinlilik dakiklik düzenlilik. Cimrilik veya hesaplayarak iş yapma bunların yan etkisi sanırım. Düzeltilmesi gerekli bir kişilik yapısı gibi geliyor bana bu. Oneitisten de çok sorun yaşadığımı düşünmüyorum işimin zenginliğimin sağladığı bolluk sebebiyle. İşin bir diğer boyutu da kişilik belli bir yaştan sonra çok az değişiyor o da genel hatlarıyla değil ancak küçük detaylarıyla. Tavsiye edilen bu konuda güzel kaynak var mı?

  9. Sorulara cevap verdiğin kısımda ya araya kaynamış ya da cevap vermek istememişsin umarım burada cevaplarsın;

    Sevgili dante bazı soruları ne yazık ki cevaplamamışsın. Burada çoğu insan senin raporlarında genel olarak fazla risk aldığını söylüyor. Sorun şu;

    – Evli, nişanlısı olan, sevgilisi olan vs. hatuna yürüdün. Hatun okey dedi. Sonrasında adam bir şekilde durumu öğrendi. Çıktı geldi karşına. Bu durumdaki tepkin ne olur? Hiç böyle bir şey yaşadın mı? Asıl merak edilenlerden birisi de bu bence.

    – İkinci sorum şu, birisi senin yanındaki hatuna seni beta olarak görüp yürüse ne tepki verirsin.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *