Ustalık gerektiren kafaya takmama sanatı

Bugün farkına vardım. Eski PUAlardan (evlendi sanırım) Mark Manson’un “The Subtle Art of Not Giving a F*ck” (Sikine Takmamanın İnce Sanatı) daha edepli bir isimle Türkçe’ye çevrilmiş : Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı. Ben bu kitabı İngilizcesinden okudum o nedenle Türkçe çevirisi nasıl bilemeyeceğim ama mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Mark Manson’un kitabı sıradan bir self – helf kitabı sanılabilir ama Napoleon Hill’den beridir (Secret akımı diyorum ben buna) devam eden Polyanacılık tadındaki self – help akımından farklı olarak bizim burda Jordan Peterson’ın Mutluluk ve Hayatın gerçeği videosundaki gibi daha ayakları yere basan bir düşünce sahip. Ayrıca yine Jordan Peterson’un üstünde çok durduğu sorumluluk kavramı üzerinde inşaa edilmiş bir kitap. Kitabın tanıtımı, kitabın iyi bir özetini sunmuş.

“Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.”

“Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir. Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duygusal bozukluğa neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkâr biçimidir.

Doğru değerleri seçerseniz, bu sorunlar size zindelik, kuvvet ve şevk verir. Dedemin zamanına dönersek, kendini çok kötü hissettiğinde şöyle düşünürdü, “Bugün berbat bir günümdeyim. Ama n’apalım hayat böyle, ben samanları havalandırmaya devam etmeliyim.” Ama ya şimdi? Şimdi beş dakikalığına bile kendinizi çok kötü hissetseniz son derece mutlu ve harika hayatları varmış gibi sunan insanların 350 fotoğrafıyla bombardıman ediliyorsunuz, bu durumda hatanın sizde olduğunu hissetmemeniz imkânsız kuşkusuz.

Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve her zaman da böyle olacak.

Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve de tam tersine, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir.

Pokerde elinde korkunç kağıtlar olan biri çok güzel eli olan birini yenebilir. Elbette eli güzel olanın kazanma ihtimali daha büyüktür, ama sonunda kazanan her oyuncunun oyun süresinde yaptığı seçimlerle belirlenir. Hayatı da aynı şekilde görüyorum. Hepimize dağıtılmış bir el var. Bazılarının eli daha iyi. Sadece kağıtlara bakarak berbat durumda olduğumuzu söylemek kolaysa da, gerçek oyun o kağıtlarla yapacağımız seçimlere, almaya karar verdiğimiz risklere ve birlikte yaşamayı seçtiğimiz sonuçlara bağlıdır. İçinde bulundukları duruma göre sürekli en iyi seçimleri yapanlar tıpkı pokerde olduğu gibi hayatta da öne çıkarlar ve illa da eline en iyi kağıtlar gelmiş olmaları gerekmez.

 

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

76 thoughts on “Ustalık gerektiren kafaya takmama sanatı”

  1. Kesinlikle çok iyi bir kitap. Kendi değer/yargı tanımlarınızın farkına varmanızı ve hangilerinin ne kadar doğru olduğunu sorgulatıyor. Kadın-Erkek ilişkisinde de KH ile bağdaşan kısımlar da var.

    Mesela hatırladığım kadarıyla ‘İlişkilerde 2 tür insan vardır. İlki ilişki içerisinde aşırı ilgi isteyen ve kendi problemlerinin çözümlerini partnerinin bulmasını isteyen ve bunlar gerçekleştiğinde mutlu olan, herşeyi hakettiğini düşünen insan. Diğeri ise ilişki içerisinde partnerine aşırı ilgi gösteren ve partnerinin tüm sorunlarıyla aşırı şekilde ilgilenen ve onlara çözüm bularak onaylanma bekleyen insan.” tarzında bir kısım var.

    TRP sonrasında yeniden okuduğumda ikinci insan tipi mavi haplıya benziyor gibi.
    Mahmut abi, aklıma takılan bir nokta var kitapla ilgili, kitabın yazarı şuanda evli ve ilişki içerisinde denge kurmak gerektiğini söylüyor. İlişki içerisinde hangi taraf daha fazla muhtaçsa güç karşı tarafta oluyor. Bahsettiği denge 50-50 sanırım bunun TRP ‘de karşılığı nedir? Altın oran (2/3) şeklinde olması gerektiğini okumuştum sitenin bazı yazılarında.

    1. Bahsettiğin ve aslı “bir ilişkide daha güçlü olan taraf, diğerine daha az ihtiyaç duyan taraftır” olan ilişkilerin temel kuralı mavi hapın tesirini daha atamamış ve öfkeli gençlerce sıklıkla bahsettiğin başaşağı biçimiyle anlaşılır : “ilişki içerisinde hangi taraf daha fazla muhtaçsa güç karşı tarafta oluyor”. Erkek için hedef her zaman daha az ihtiyaç duymaktır, karşındakine hiç ihtiyaç duymamak değildir. 50 – 50 hangi alanda olduğuna bağlı. Karar verme durumunda değil zira çoğu kadın karar vermenin duygusal yüküne maruz kalmak istemez ve kararı erkekten bekler.

      Diline ya da buraya yorum yazanların diline bu kadar önem vermemin sebebi bunun önemli olması. Olayı “ilişki içerisinde hangi taraf daha fazla muhtaçsa güç karşı tarafta oluyor” diye anlayan erkek karşı tarafı muhtaç düşürmeye daha fazla odaklanabilir ya da gücü elinde tutmayı kadını ezme yoluyla elde etmeye kalkabilir. İkinizde oturuyorsanız karşındakinden yükseğe çıkmanın tek yolu karşındakini yere sermek değildir, senin ayağa kalkmandır.

  2. Ben bu kitabı skeptico’ nun okuma listesinde(https://kirmizihap.org/okuma-listesi/) görüp okudum, diğer kitaplara da bence bir göz atın. iyi bi kitap bence de. kitabı okuduktan sonra tuttuğum notlar şunlar. gramer hataları var ama paylaşayım yine de:

    – mutluluk bir final degil, sorun cozme yetenegiyle gelen gecici bir haz.
    – istirabin olmasi bir anomali degil tam tersine insanligin evriminin bir sonucu olup daha iyiye gitmeyi saglayan sey: atlass shrugged galiba bu.
    – nasil bi yasam surmelinin cevabi icin neyi istersin degil ne icin istirap cekmeye hazirsindan bulunmali.
    – Herşeyin sorumluluğunu al. YENİDEN DOĞUŞ! Adam 1 Sene boyunca herşeyden kendini sorumlu tutarak yaşamış, sonra düzeldiği için intihardan vazgeçmiş!
    – ÖNCE EYLEM SONRA MOTİVASYON! önce motivasyon sonra eylemin geleceğini düşünür herkes aslında tam tersini yapmak gerek. DO SOMETHING! bişi yap, olmasını bekleme artık.

  3. Mahmut abi benim 7 aylık bir ilişkim var sana bir sorum olacak
    Kız arkadaşım ben ondan bir talepse bulundugumda fotoğrafında kalçaların ve göğüslerin çok dikkat çekiyor kaldırmanı istiyorum dedigimde red alıyorum kız arantıda olan biri degil namuslu diyebileceğimiz türden buna karşın bunu instagram listenden çıkar dedigimde listesinden çıkarıyor.Ama bazı uyarılarımda ben böyle mutluyum sende buna mutlu olmayı dene veya sen kendini düşünüyorsun bencilsin yaftası yiyorum.Yeterince dominant olmadıgım içinmi bu cevapları alıyorum yada kız bir kıza göre fazlamı alfa.Cevaplarsan sevinirim.

    1. Dostum bunu daha alfa bir sekilde uygulayabilirsin.mesela gulerek “bu sekilde fotolar koymaya devam ediceksen sana guzel bi tabut bakalim :)” gibisinden. artik kizla aranizdaki samimiyet neyse ona gore ayarlarsin.belki ornek verdigim cumle sizin icin absurd olabilir ama benim anladigim olay su: kiz arkadasimiz fazla curetkar ve bizi dinlemiyorsa dinletemiyoruz demektir.bunu da karsinda bir cocuk varmis gibi yapmak en guzeli.kim olursa olsun.gucunun yettigi kisilere bunu acik acik beyan edip tehdit edermis gibi soylemektense.hafif sakayla karisik bir tonda soylemek daha etkili oluyor.kiz arkadasin fotolari koymaya devam ederse onu oldurmeyeceksin tabi ki ama durumun onemini kiza kalp kirmadan, araya sogukluk katmadan, bagirip cagirmadan veya kendini tiksindirmeden hissettirmis oluyosun.amk zaten sadece kizlarla degil ki bu tur bi yaklasim her insani titretir

  4. merhaba abi… abi çevremde hiç maskülen diyeceğim adam yok . hani sen diyorsun ya yapana kadar yapıyormuş gibi yap diye. bir nevi taklit et diyorsun en azından ben öyle anlıyorum. Şimdi bu taklit işi nasıl olacak. mesela şu filmdeki şu karakter gibi yap diyeceğin veya daha gerçekçi(günlük hayata dokunan) bir önerin var mı?

  5. Genelde onla buluşma dedigimde sende gel buluşmamı istemiyorsab cevabı alabiliyorum.Ben ona müdahale ediyorum ama o bana pek müdahale etmiyor ben kız arkadaşlarımla buluşuyorum takıntı yapmıyor mesela sorun bendemi bu durumda bende takıntı oluyor ben ona karışıyorum o benden birşey istemiyoe diye şüpeye düşüyorum.Yada ona bu piçlik yapmaz efendi adam zaten bunu çokmu vermişim

    1. Senin kız ilişki materyali değil. Bir gözü dışarda senin de olsun. Yine de yemeye devam et fazla kapılma. Evliliği aklından geçirme.

    2. Senin gibi kızla arkadaş olup teke tek buluşacak adam kız arkadaşından ne saygısı bekliyor anlamadım. Sen neysen hatunun da onun yansıması.

  6. Gosovar dostumuzda benim farkettiğim onethis’i farkeden varmı? en azından kızı fazla ciddiye alıyor sanki?

  7. Konuyla alakasiz olacak ama Reddit’teki TRP formu karantinaya alinmis birileri erkeklerin uyanmasini istemiyor galiba

  8. Stephen covey in etkili insanlarin 7 alışkanlığı gerçek bit ciddiyetle okunur ve uygulanırsa bu kulvardaki tek kitap olacağinı ve bunların hepsinden öğreneceğinizi tek kitapta sunacağından eminim.

  9. Merhabalar abiler tanisali iki ay oldu sevgili olalı bir hafta oldu önemli bir gün falan yok önümüzde çok sevdiği bir şeyin hediyesini almak nasıl olur sizce

    1. Sitedeki yazılardan birinde doğum günü dışında ilk başlarda (3-4 ay) hiç bir hediye almamalısın yazmışdı. Esas mesele yatırım yapmamak. Bu düşünce içinden geliyorsa o yazıyı bulup okumanı öneririm sitede.

  10. Arkadaşlar ben yıllardır red pill okuyorum, bu zamana kadar da çok mantıklı olduğunu ve gerçeği en iyi yansıtan fikirlerden olduğunu düşünüyordum. Fakat yine de içimden keşke bu ilişki konuları bu şekilde olmasa diye geçiriyordum. Son zamanlarda gördüğüm bir durum acaba böyle olmayabilir mi umudunu tekrar yeşertti açıkçası. Çalıştığım hastanede selim bey adında bir hastamız var. Kendisi 46 yaşında. Yaklaşık 7 sene önce mide kanseri sebebiyle midesi alınmış o zamandan beri de ömrü hastanelerde geçiyor. Farklı tedaviler denense de hiç biri tam olarak fayda sağlayamamış, genel durumu bozuk bir şekilde hayatını sürdürüyor. Beslenmesi sondayla, nefes alması destekle ancak gerçekleşiyor. Bir deri bir kemik kalmış olmasına rağmen elleri ve ayakları ödem sebebiyle dev gibi olmuş. Fakat bu hapishane gibi hastanede aylardır onunla birlikte kalan bir eşi var ki her zaman ona seslenirken selimcim selimcim şeklinde sevgiyle konuşuyor. Ellerindeki ayaklarındaki ödemi azalması için sürekli masaj yapıyor, vizitler sırasında bile odanın penceresinin önüne geçip ordan içeriyi kocasını gözlemeye devam ediyor. Şimdi benim sormak istediğim, bu ilişki bizim burda konuştuğumuz konuların neresine uyuyor? Adam eminim ki ömrünün hiç bir zamanında zengin veya yakışıklı olmadı. İki aydır yaptığım gözlem kadarıyla çocukları da yok. Hangi mekanizma bu kadının bu adamı bu kadar sevmesini açıklıyor? Benim bu kadar red pill okumamdam çıkardığım sonuç bu durumda kadının en azından adama karşı sevgisinin kaybolmasıydı. Mecburiyetten duruyor olmasıydı ki gerçeğin bununla alakası yok. Acaba bu konuları biraz abartıyor muyuz?

    1. Bende aynı şekilde ilişkiler keşke bu mekanikler üzerine oluşmasaydı diyorum senin gibi. Hatta bazen keşke bu siteyi hiç görmeseydim diyorum. Yine de okumaktan kendimi alamıyorum ve birçok noktada haklı çıktıklarını görüyorum. O hastanın eşi olan kadında muhtemelen 40’lı yaşlarında ve feminizmin zehrine maruz kalmamış. Geleneksel kadın rolünü yerine getiriyor ve yine muhtemelen muhafazakar bir yapıya sahip. Bu sitedeki tavsiyeleri son 30 yılın kadınlarına karşı uygulamak durumundayız. Dini inancı güçlü olan kadınlar ve erkekler zaten birbirine karşı hep iyi davranacaktır. Ama işte ahlakın, edebin, iyi insan olmanın değerinin kalmadığı bu devirde TRP gibi materyalist temelli felsefelere kalıyoruz. Hayvanlardan gelmediğimize eminim ama hayvanliga doğru gidiyoruz bu site bana bunu da gösterdi.

      1. Yıllardır kırmızı hap okuyorum deyip “adam eminim ki ömrünün hiç bir zamanında zengin veya yakışıklı olmadı” diyen adamları gördükçe ben de keşke hiç yazmasaydım diyorum. Maskülenite diye bir şey var, duygusal güç diye bir şey var ve bunlar tip ya da paranın yapamayacağı çekimi yaratır diyoruz sürekli ama yok. Ne masküleniteye ne de duygusal güce sahip olmayan ve olamayacak adamlar para da para, tip de tip diye tutturmuşlar ve ben bu adamların buna sahip olamayacaklarına inanmaya başladım.

        Diliniz sizi ele veriyor. Kırmızı hapı biraz içselleştirmiş biri adam korkunç bir hastalıkla nasıl bir dinginlikle savaşıyor ya da duygusal gücü nasıl diye sorgulardı. Şahsen benim aklımdan ilk o geçti.

        Bunun yanında siz dindarlar aksine inanmayı tercih etse de bu tür bir ahlak bizim evrimsel mirasımız ve bizi bu kadar başarılı yapan güç. O nedenle Jordan Peterson paylaşıp duruyorum. KH bu kısma yeterince vurgu yapmıyor. Kişi olarak başarımıza odaklı ve topluluk olarak başarımızı görmezden geliyor.

        1. Aslında yazarken bu cevabı vereceğini tahmin etmiştim. Duygusal güç ve maskülenite önemli gerçekten. Ama çok yüksek ihtimalle bahsettiğimiz kişi bu konularda da ortalama bir insan. Durumu açıklamak için adamın fakir ama süper maskülen olduğunu hayal etmek durumu kurtarmak adına yapılmış gibi geliyor.

          1. Hocam kusura bakma ama yazdığın yorumda bu cevabı ben vermeden tahmin ettiğini gösterir ya da bu dinamiği düşündüğünü hiçbir şey yok. Çoğu yeni gelen gibi para ve tip deyip geçmişsin.

            Kimsenin ortalama bir kadini elinde tutmak icin super zengin, super yakisikli, super maskulin olmasina gerek yok. Burada farkında olmadığın şey muhtemelen kadını ve kadının ilgisini yücelten feminen önceliğin kafanda aktif olması. Kadının ilgisi böyle kutsal ya da zor bir şey değil. Az biraz tip, az biraz kazanç ve az biraz maskülenite ile elde edilebilecek bir şey. Bunlar tanrıça değiller, bizim gibi korkuları ve zayıflıkları olan yaratıklar.

            Dediğim gibi, dilin kafanı ele veriyor. Seni yermek için değil, uyarmak için söylüyorum. Duygusal güç ve maskülen olmak süpergüç falan değil, erkeğin doğal ve sıradan hali olmalıydı.

          2. Bunun yanında bu adamla kadın özeline gelelim. Hipergaminin başka hiçbir gücü tanımadan tek başına işleyen ve bir kadını tanımlayan tek güç olmadığını kaplan terbiyecisi ve hipergami üzerine birkaç not yazılarımızda paylaştık. İnsan davranışlarının istatistiki şekilde çalıştığını belirttik.

            46 yaşındaki adamın karısının çok genç olmadığını varsayıyorum. Belki de 20 yıldır evliler ve kadın artık hipergaminin dolu dizgin kol gezdiği 20lerinde değil. Ama öyle olsa bile hipergami vakumda çalışan bir şey değil. O kadın 20lerinde ise ve içindeki dürtü alevliyse bile bunu kontrol altında tutan birçok şey vardır.

            AWALT yazısını okuyun. Bu kadının içindeki hipergami ile Selimin daha teşhisi konulduğunda başka sulara yelken açan kadının içindeki hipergami aynıdır ama kadının opsiyonlarından kişiliğine kadar birçok faktör bunun realiteye uygulanmasını engeller. Nasıl ki 1000 tane kadınla yatan PUA ile evinin erkeği adamın içindeki tohumlarını saçma dürtüsü aynıdır ama ikisinin kadına ulaşabilitesinden inançlarına kadar her şeyi farklıdır.

            Yatırım tavsiyesi yazısında yazdık. Biz çok basit bir şey söylüyoruz. Tüm yatırımın bir kadında olmasın zira dolandırılırsan ya da yatırımın iflas ederse yıkılırsın. Çoğu kişi geçmişin hıncıyla belki bunu “bak hiç yatırım yapmayacaksın bu şirketlerin hepsi dolandırıcı, iğrenç, parana değmez şeyler” algılıyor. Bir grupta “bak abi ama adam tüm parasını bu şirkete yatırmış ve zengin olmuş” ya da “bak ama bu şirket tüm parasını aldığı adama srtık parası olmasa da kar payı ödüyor peki ama bu ne?” diyor. Abiciğim evet öyle şanslar ve şirketler var yok demiyoruz (yorumlarda ve kırmızı hapın MGTOW kanadının dibinde yok diyen olsa da) ama sen yatırım stratejisini ona göre yapma diyoruz.

          3. Fakat tüm bu yazdıklarımın yanında KHnın eleştirilecek bir yanına uzaktan da olsa değinmişsin. Sonuçta bu bir din değil ve biz de müritleri değiliz.

            Ben KH’nın “insanın hayatında anlam olması” ve “sorumluluk” ihtiyacına gereksiz yere tepeden baktığınız, evrimin birey seçim tarafına çok fazlaca odaklandığı görüşündeyim. Bu konuya Jordan Peterson ve kırmızı hap yazısında biraz değindim.

            Daha önce de bir yorumda yazmıştım, türümüzün hayatta kalmasının ve başarılı olmasının nedeni, bizim topluluk olarak birbirimiz için fedakarlık yapmamızda. Bizim asıl düşmanımız ve asıl tehlike bu çevreci çiçek böcek çocuklarına rağmen doğadır! Biz ölülerimizi sırtlanlara yem etmediğimiz, hastalarımızı aç kurtların insafına bırakmak yerine yanımızda taşıdığımız, yaşlılarımızı soğuk mağaralarda açlıktan ölüme terk etmediğimiz için güçlüyüz. Biz doğaya “ben öyle güçlüyüm ki hastamı / yaşlımı / ölümü senin insafına terk etmiyorum” dediğimiz için bugün tüm dünya bizim. Dürtümüz yemek buldun mu yumul, karı buldun mu vur kaç, mal buldun mu kap kaç olmasına rağmen yumulmadığımız, vurun kaçmadığımız için güçlüyüz. O hatun orada işte o gücün ve dürtü kontrolünün saygıdeğer bir abidesi olarak duruyor. O hastaneler, o hastanedeki teknoloji vs … bunun saygıdeğer birer abidesi. Mide kanserine yakalanmış bir üyemizi gitsin ölsün diye ormana atmamamızın, onu sonuna kadar yaşatmak için toplumca seferber olmamızın (vergilerimizle mesela) abidesi. Ve evet, KH bu boyuta yeterince değinmiyor. Evrimsel anlamda bireyin evrimine odaklı ama Dawkinsten beri biliyoruz ki evrimin birimi gendir. Gen bencildir ama birey fedakardır (kitabı okumayan bir sürü aptal kitabın insan bencildir dediğini sanıyor ama kitabın konusu bu : gen bencildir (selfish gene) ve bireyi fedakarlığa iter (alturistic individual).

            Bu benim kırmızı hap eleştirim ve bu nedenle de Rollo gibi KH önderleri Jordan Peterson gibi adamları gevrek gevrek aşağılamaya kalktığında gülüp geçiyorum. Saçmalıyorlar.

            NOT : Yine de öyle bir devirdeyiz ki toplum bu dürtü kontrolünü bireylerin insafına bırakıyor. Kadınınızın böyle bir kontrolü kendi isteği ile yapacağına bel bağlayıp masküleniteyi salarsanız çoğunlukla ağlarsınız. Siz önünüzü kış tutun, bırakın yaz gelsin.

  11. Teo sana kesinlikle katılıyorum dostum.
    Bu öğretide mantık üst düzey ama hiçbir ruhsal dinamik yok.
    Bu öğretinin geçersiz olduğu anlamına gelmez ama eksiklerinden birisi bu.
    Amacı bu olmasa da “bencil ol”, “kibirli ol”, “kadınlara böcek gibi davran” gibi algılanabilecek cümleler oluyor bazen.
    Ya da okuyucu öyle anlayabiliyor. Öyle anlaşılmaya müsait.
    Örneklerin çoğu yatağa götürmek üzerine.
    Asıl amaç “ilişki nasıl rayında tutulur”u öğretmek. Örnekler de bu doğrultuda verilmeli.

    Ayrıca her kadın paranoyak, manyak, psikopat veya saygısız değildir.

    Kadınlar kaç yaşında olursa olsun 6 yaşındaki çocuğa davranıyormuş gibi basit ve şefkatli davranın, baba figüründen ödün vermeyin, her ağladığında çikolata vermeyin ve baba gibi kontrolün elinizde olduğunu hissettirin.

    1. Yine eklemek istediğim bir nokta var. Ortada yaklaşım geliştirmemiz gereken bir durum var ama red pill bunun radikal ve olumsuz tarafından bakan bir yorumu. Doktorların vücuttaki tüm benleri melanom olabilir diye almaya kalkması kadar radikal kalıyor. Doğru, gerçekten bu uygulansa tüm malign melanomlar ilk evrede yakalanır ve bu hastalıktan ölümler çok azalır ama belki de her on bin cerrahi işlemden sadece biri gerçekten bu amaca hizmet etmiş geri kalanı gereksiz yapılmış olur. Yine de bu fikri savunan bir doktor olsaydı kurtardıkları bir kaç hastayı göstererek yaptıklarının doğru olduğunu iddia ederdi. Red pill de de destekleyici örnekler hep olumsuz örneklerden oluşuyor. Rollonun tweetlerine göz atarsanız hayattan bir çok örnek dolu fakat bunlar hep olumsuz durumlar üzerinden verilmiş örnekler. Günlük hayatta bu işler bu kadar mekanik ve vahşi katı kurallarla ifade edilecek şekilde yürümüyor. Kaç insanın burada yazılan konuları bilinçli bir şekilde düşünüp ona göre hareket ettiğini düşünüyoruz? Bir diğer merak ettiğim soru ” kadınların %80 i erkeklerin en tepe %20 sini arzular” derken kadınlardan geri kalan %20 lik kısım için tam olarak neyi ifade etmiş oluyoruz? Bizim değerlendirmemizde bulunmayan başka kriterlere göre mi değerlendirip eş seçiliminde bulunuyorlar?

      1. Sana katilmiyorum. Eger erkek mavi hap masal dunyasinda yasarsa gunumuzde olumsuz durum melanoma kadar az ihtimalli degil. Cogunun basina olumsuzu gelecek. Zira biz erkeklerin bu masali icsellestirdigini ve hemen her zaman bu masallarin tokatini yedigini goruyoruz. Rollonun sana karamsar gorunen ustelemeleri, o olaylarin yayginligindan. Istisna seylerden bahsetmiyoruz. Zira bir kadin erkeginden parasiz kaldiginda ya da sakat kaldiginda tiksinmez. Erkek olmayi biraktiginda tiksinir. Ve gunumuzde cogu erkek zaten basindan erkek degil. Ve kadinlarin elinde oyuncak oluyorlar.

        20% kadar CPD olarak tabanda hatunlar. Bunlar tepe 20% icin gorus alaninda olmadiklarini bildiklerinden onlari arzulamazlar bile. Bunun pratik ispati da var. OK cupid ya da tinder gibi sitelerde kadinlarin 80%si erkeklerin 20%sini saga atarken kadinlarin 20%si kalan 80%yi saga atiyor.

        Hipergamiyi her zaman boyle soylemek cok yorucu ama su sekilde soylemeyince surekli yanlis anlasiliyor : Hipergami, bir kadinin kendi CPDsi ile cekebilecegi en iyi erkek ile birlikte olma icgudusudur. En iyi erkekle degil! Kadinlar kendi potansiyellerinin farkindadir. Gerci sosyal medya bu farkindaligi carpitti zira erkeklerin tepe 80si kadinlarin taban 55%sine bakmaz ama kadinlarin 20%sinin ustu yine onlara kasiyor.

        Olayin benzeri erkeklerde var. Simdi hicbir erkek gidip HB5 bir hatunun fotolarina bakip masturbasyon yapmiyor. Elimizdeki dergilerdeki ya da videolardaki kadinlar hep HB7 ustu. Ama is evlenmeye veya eslesmeye geldiginde, kendi kapasitemizi bilip ona gore secim yapiyoruz. Ben Victoria Secrets modelinden asagiya bakmam diye ortalikta dolasmiyoruz.

      2. Bir de dün yazdığım örnekte para ve tip deyip geçmem eksik olmuş tam olarak ifade edememişim. Hastamızın duygu durumu bozuk antidepresan veriyoruz gerçi konuşacak ne hali ne isteği var. Böyle olması da çok normal onca yıl bir hastalıkla mücadele etmiş birisinden daha iyisi ender rastlanır. Bunları düşünerek duygusal güç ve masküleniteyi o kısma eklememiştim.

        1. Hocam kendi zayıflığı ya da hataları yüzünden değil de ölümcül bir hastalıkla düşmüş bir adamdan ve karısından bahsediyoruz. Bizim bağlama gerçekten çok uygun değil. Zira bizim konumuz erkek olmayı psikolojik zayıflık ya da beyin yıkama yüzünden bırakmak ve bu nedenle düşmek. Senin örneğinde kadını vicdan bile orada tutar. Bizim bağlamda ise erkek kadını kendisi beyin yıkama ile kadınlaşarak zorla kendinden soğutup sonra “ama hani çocuğumuz olacaktı” diye zırlar. Yani eğer her türlü sünepeliğine ya da finansal olarak düşmesine (bu da çoğunlukla erkeğin hatasıdır) rağmen opsiyonları olan ama gelenek baskısı olmayan bir kadının adamı el üstünde tuttuğu bir durum görüyorsan bak o bizim anlatı ile çelişir.

          Bilmiyorum farkında mısınız ama bu sitede veya kırmızı hapta konumuz ve çuvaldızı batırdığımız taraf erkekler … Kendi inandığı masallardaki gibi değil de doğal olarak kendini düşünerek davrandığı için kadınlardan nefret eden erkekler bu camianın yorum sayfalarında bolca var ama ana yazarların temel derdi erkeklerin maskülen olmayı bırakması. Kendi gücü içinde olan nedenlerle. Mide kanserine yakalanmış ve duygusal durumu tamamen anlaşılır şekilde bozulmuş bir erkeğe kalk o halinle bile erkeklik tasla demek aptallık olur.

  12. Zengin ve yakışıklı olmak duygusal güç getirmez. Bunları bir şekilde kaybederseniz balonunuz çok pis söner. Vanilla Sky’ı izleyin. Bir de ispanyol versiyonu var, bence ikisi de çok iyi.
    Bu topraklardan “ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim” gibi bir söz çıkmış ki duygusal güç iki kelimeyle daha güzel özetlenemez herhalde.
    Zengin olmak kötü bir şey değil, yanlış olan ona tapınmak.

    1. ne topraklarmış be kardeşim. bu anlattıklarınız; ancak savaş vr duygusal kırılmalar ile sadece kıçı kurtarma evresinde ortaya çıkar. birbirinin kuyusunu kazan, surekli arkasında konuşan, aklı beş para etmez ezik ve alaycı bir sosyolojik travmatik genlerden bahsediyoruz.

      Ayrıca bir elektrik,su faturası alıp incelerseniz gayette vicdani bir vergi sistemi var evet! dine uygun, fedakar bir modeledeyiz harika!

      1. Benim dini inancım yok ve ailem olmasa beş dakika durmam bu ülkede. Önerdiğim film de diriliş değil. Geçim sıkıntısı had safhada ama eğlence yerleri tıklım tıklım. İş pompaya geldi mi kimse siklemiyor parasızlığı ama bunu bile göremeyen adam zengin değilim karılar bana bakmaz kafasında. O kafayla paran olsa anca eskort sikersin ya da yolunacak kaz olursun diyoruz.

  13. Kanser esine bu kadar bagli olmasini gecmisinde baska iliskisi olmamasina bagliyorum tabi kisilik ve karakterinde etkisi var.Kadin dogasi geregi tek esli ve ilk partnerine oksitosin hormonu sayesinde baglaniyor.Gecmisinde birden fazla partneri olan ruhunu ve feminenligini kaybetmis bir kadindan bu derece baglilik beklenemez

  14. Merhabalar en güncel konu bu olduğu için bunun altına yazıyorum. Sevgilimin doğumgünü yaklaşıyor ve hediye olayını abartma demişsiniz. Hediye için öneriye açığım açıkçası bu işte cidden kötüyüm

    1. hediye almak zorunda mısın? alma kardeşim alma. git ona heyecan yaratacak bir gün geçirt. Eğlen. Sıradan olmasın yeter. Akışta ol, o zaten suyun şiddetine dayanamayacak ve doğum günü olsa bile unutacaktır.

      1. Doğum gününe hediye alınır, ilk 3 – 4 ayda hediye alma kuralına bu bir istisnadır. Daha önce yazmıştım. Kendi finansal durumunu zorlamadığın bir şey alman önemli. Kız bunu almak için kendi bütçesine göre çok para harcadı demesin.

        1. neden abi postmodern-travmatik toplum boyle iteliyor diye mi?

          alınır ve demesin? – kıza göre hareket etmek, ne düşünür- değil mi bu?

          1. Evet böyle söyleyince olmadi. Bütçeni zorlama daha uygun. Kendine şu sinyali gönderirsin : kızı memnun etmek için kendimi zorlamam lazım.

            İsterseniz almayın ama doğum gününde hediye almak normaldir ve o nedenle ben olsam zamanına bakmaz alırım. Ama ilk 4 ayda durduk yere hediye almamaniz lazım.

  15. Skepticonun kitap listesi epeyce eksik önerileri güzel ancak türkcesi bulunan bircok kitabi ingilizcesi var diye yazmiş guncel degil mahmut hocam kapsamli bir liste yapacagini soyluyo dikkate alacaktir.

  16. Merhaba. Anlatacağım birkaç şey var tavsiyelerinize ihtiyacım var. Bir kız var sevgili olalı 1 ay oldu. İlk zamanlar sevgisinin artmaya başladığını söyledi ama şu sıralar duygusal olarak karışık. Seni seviyorum ama yoğun değilim diyor yani aşk ve yoğunluk istediğini söylüyor. Ayrılmak istemediğini de söyledi.Bugüne kadar bana hep dürüst davrandı bundan şüphem yok. Ben ne yapmalıyım kararsız kaldım.

    1. Bunu söyleyen hatun seni 3 vakte terk eder. Eski sevgiliyi yeniden kazanmak yazısı yararlı olabilirdi ama sadece 1 ayda bu noktaya gelmişsen kızı fazla açıklama yapmadan terk etmek en mantıklısı. En fazla ben uğraşamam bu yarım ağız şeylerle der çıkarsın. Muhtemelen bunu yapamayacağın için boş konuşuyorum. Sen eski sevgili yazısındakini yap.

    2. Eğer bir defa da olsa seks yaptıysan, bırak onu başka birine NEXT. bir kız hakkında kararsız kalmak, 4avsiye istemek, onu bırakmamak için bahane bulmak mavi hap kafasıdır. At çöpe gitsin. Başka am mı yok?

      1. Yani; “abi bi kız var, beni seviyor mu sevmiyor mu, ne yapayım bilemiyorum, bırakayım mı bırakmayayım mı…” bunlar Erkek Adam/ Maskülenite felsefesine aykırı sorular.

  17. Mahmut abi bugun toplu tasima aracinda yuzuk parmaginda 2 yuzuk olan turbanli ama yuzuklerinden evli ,nisanli oldugundan suphelendigim bi bayan araca bindi ve direkt yanima geldi ,sofor koltugunun yanindaki koltugun hemen arkasina . Ilk baslarda kalabalik oldugu icin pek absurd bulmadim ama inecegim yere yaklastikca yolcu sayisi azaliyor ama kizda bos yerlere oturmuyordu halen yanimda . Bi ara yolculardan biri arkadan para uzatti bu aldi sonra ulasamaz sofore diye ben almaya yeltendim kiz sanki kendisine silah cekmisim gibi tirsti nerdeyse parayi dusuruyordu :)Bende 6 aydir spora gidiyorum ,fizigim yerinde ,biraz da bakimli ciktim .Ydler salliyor,onde giden kamyonu ilginc bulup bu ne ya diye soylenmesi bana biraz daha isik verdi . Surekli yola bakmasi ama bana baktigini da farkediyordum hatta iyice yanima sokulup omuza degmesi de . En son dayanamadim
    siz yenisiniz galiba diye bi acilis yaptim

    Yoo buraliyim dedi . Hemen ardindan sofore inebilir miyim dedi . Ben de indim . Ama yuzugu hep geri adim attirdi en son telefonla konusmaya basladi ben de yolumu cevirdim . Bu anidan ekmek cikabilir miydi yoksa kizin evli /nisanli olmasina ragmen o anlik heyecanimiydi ? Kolay gelsin .

      1. Firsat penceresini kacirdigim icin mi diyosun ? Yani indikten hemen sonra telefona sarilmadi benimde indigimi gordu ,biraz daha bakistik ama dedigim gibi yuzuk olayina takildim . Yoksa gidip soracaktimda yuzuk ne yuzugu evli falan misin gibisinden . Sonra telefona sarildi cagri mi geldi yoksa dedigin gibi kurtulmak icin miydi bilemedim . Ama kasiniyodu bundan cok emindim .

        1. Yürümediğin kızı düşünmeyeceksin. Yürümeden sonra akıl yürütmek mavi haplı bir davranış.

          Eğer niyeti olsa telefon çıkmazdı muhtemelen. Zaten gidip yüzük sorarak sıçarmışsın.

          Kızın sana YD atmamış olma ihtimali çok yüksek.

          1. Peki o ‘burda yeni misin ‘ lafini indikden sonra acsaydim bisey cikarmiydi ? Hani dolmusda bi baski hissettigi icin kacmis olabilir mi hemen ? Bi gozu yolda bi gozu ben de olan kiz indikten sonra da halen bakmaya devam eden kiz hani dusunuyorumda pesinden indigimi gorse kacardi,bagirirdi ne bileyim . Bu rahat bi tavir sergiledi . Abi zamanini aliyorum ama boylesi durumlar beni cok buluyo ama ben geneline yurumuyorum ve yine karsilacagim durumlar oldugu icin danisiyorum sana 🙂

    1. Birakma o zaman amk.kucuk cocugunu okuldan alip eve mi goturuyosun? Koruyucu melegi falan misin yoksa :d

      Dostum bana shit test ten cok baska sebepler varmia gibi geldi.shit test e kafayi takma bu kadar hatta mumkunse aklindan cikar cunku toxic bi mevzu.senin yapman gereken testesteronu ve ozsaygini arttirmak.ondan sonra her cumleye shit test diye bakmayacaksin.kizin babasi vs gorecektir veya diger yedekleri gorecektir kizin illa ki sebebi vardir ama kizi korumazsam ucup gidecek diye yavru kopek muamelesi yapma.

      1. Evine bırakmak işi bahane yahu. Nasıl yatağa atacak manitayı başka türlü? Gel yavrum hadi bize gidelim de bi güzel seni sikeyim, mi desin?

  18. Mahmut hocam bugünkü ile beraber 11. reddedilmeyi de yaşadım. Tamamen lonrda gündüz oyunu ile yürüyorum ama artık merak ediyorum acaba bu londra gündüz oyununun işe yararmamsının sebebi kadıköyün londra olmaması olabilir mi acaba?

  19. Mahmut abi selam.

    Bir handikapım var bunu nasıl kendi lehime ceviririm bilmiyorum. Durum şu: bir süre önce kanser geçirdim ve yendim çok şükür, bana kattığı çok sey oldu ama bu ayrı mevzu.

    Sorum şu: mağdur edebiyatı yapmayı sevmediğimden ve olumsuz konulardan, özelliklerimden konusmayi tercih etmedigimden bir kızla yatağa girdiğimde (yaşa trp) bu hayvani yaraları açıklamak durumunda kalıyorum.

    Soruları savaş yarası vs. diye geçiştiriyorum lakin bir yerde ya doğruyu söylemek ya da geçirtirmek ikileminde kalıyorum. Sence bu durumu seksten önce mi gündeme getirmeli yoksa sonra mı yoksa hep alaya mı almalı.

  20. Mahmut hocam, şu online ile gece oyununu açarmısınız lütfen. Çünkü artık ” merhaba şurdaydım da , seni gördüm ve bence çok hoşsun/ tatlısın bi merhaba demek istedim.” demekten sıkıldım valla, hani genelde kız ya gülüp teşşekür ederim diyor ( ki 11 kişiden 6 ya da 7 si böyle dedi) ya da hiç konuşmadan gidiyor ki akmar kitapçıdaki bi kız çok fena tersledi. Kız bi kitap arıyordu ben de dedim ki” grinin elli tonunu mu arıyorsun dedim” milletin içinde ” hayır . Saçma salak sorular soruyorlar… diye sesli söylendi herkes nasıl güluyordu bana ama . Neyse daha iyi olucak pes etmeye niyetli değilim spora da 3 5 gündür gidiyorum, ayrıca bütün siteyi 2 defa okudum ve onemli yerleri not falan da aldım ( 100 150 sayfa kadar) hatta nerelerde shit test yediğimi nasıl batıdığımı da biliyorum ( örneğin başka bir kıza ” şurdaydım seni gördüm bence cok hoşsun dedim. Sonra bu teşşekkür edip gülünce, bende ardından hemen farkettimde sanki az önce falcıdan geldin gibi bi havan var dedim . Kız sinirlenip güldü arkadaşına bakarak. Sonra, ne alakası var dedi. Ben ona ne okuduğunu sorduğum da cevap vermedi sonra ilgilenmiyorum dedi ama kızın gözlerinin içi gülüyordu beden dilide bana karşı %100 ilgili duruyordu ama ben tamam deyip gittim. kafamı s… Onun yerine, yalan söylüyorsun benden hoşlandığını anladım, deseydim belki geçerdik shit testi ama ben tamam deyip gittim onun ilgilenmiyorum cümlesine karşı.) Neyse fazla uzatmıyayım özetle varsa başka bildiginiz açılışlar ya da mesela atıyorum güzel bir kiz gördünüz o da size 1 2 saniye baktı veya hiç bakmadı onunla ilk konuşma cümlesini nasıl kurardınız ya da atıyorum kızın ruh haline göre ne derdiniz örn: üzgünse veya tek oturuyorsa bi yerde ” sanırım depresyondasın ” gibi ki bunu dedim ve hem güldü hemde ne alakası var deyip hafif sinirlendi . Sıradaki de şu olucak” böyle bulgar günrüğünde viski kaptırmış gibi ne düşünüyorsun ” olucak eğer varsa bu türde şeyleriniz paylaşırsanız çok sevinirim şimdiden çok teşşekkür ederim.

    1. Bir site okudum, 11 tane yürüdüm neden olmuyor?!? Çoğu erkek yeterli sayıya ulaşamadan (yüzler) pes eder. İstatistiki olarak sen daha 11de bunu söylüyorsan, pes edeceklerdensin. Pes etme. Size bir şey öğrenip azıcık çabayla ödül alacağınızı belletmiş, acayip zararlı bir kültür var. Masal bu. Gerçek dünyaya hoş geldin.

      grinin elli tonunu mu arıyorsun sorusu merhaba, şurdan gördüm de memelerin çok güzel tadında bir cinsel içerik. Aldığın tepki normal.

      Son cümlelerinde de sen kullanma kılavuzu istiyorsun. Kimse sana bunu veremez. Kendin sana çalışır gelen şeyleri deneyerek, deneye yanıla bir stil geliştireceksin. Ben mesela genelde kadınlar tarafından çapkın oyuncu olarak algılandığımdan telefonumu neden vereyim gibi sorulara “ver de seni aşk ve sevgi yolu mesajlarına boğayım”, “MIT’teki arkadaşlara takip ettirip pencerenin altında seranat yapayım” tadında cevaplar veririm ama çok tedirgin ve uslu çocuk görünen adamda bunlar ters tepebilir.

      Bence 11 yürümen gayet iyi gitmiş. Fakat çoğu erkek gibi sözlere odaklısın. Hiç vücut dili hatası yapmamış olamazsın ama anladığım kadarıyla sen kendi vücut dilini takip bile etmemişsin. Kzıın tepkilerine odaklanmışsın.

      Normalde eğer gündüz oyunu oynamıyorsam ben kızlarla çevre oyunu oynarım. Örneğin kız yürüme davetiyesi veriyorsa “merhaba oturabilir miyim” diye gider yanına otururum (cevap vermesini beklemeden, eğer ısrar ederse kalkarım). Çevrede komik ya da garip biri ya da bir şeyden öuhabbet açarım. Ya da bir giydiğinden ya da okuduğundan. Eğer klüpteysem Mystery’nin dışarda kavgayı gördün mü oyununu oynarım. Ne bileyim. Oyun çeşitli. AMA ŞUNU ANLAMANIZ lazım. Kızı beğendim, YD aldım ama hiç bahanem yok, çevrede konuşacak ya da onun üstünde veya elinde laf açacak bir şey yok. O zaman yürümezsin. İlla her durumda seni beğenen kıza yürüyeceksin diye bir kural yok.

  21. Çok sağolun hocam cevap verdiğiniz için . ama hocam ben tam 5 aydir beden dili üzerinde çalışıyorum hatta 2 3 beden dili kitabı okudum notlarını alarak, sürekli uygulayarak( dik durma , kalın ses tonu , işte bu kollar hafif açık , tek ayağa yüklenme, elleri cebinden çıkar, kimseye eğilmemek vs. Daha bir ton şey) hatta 2 tane daha var okumam gerekenler arasında yani vücut dilimi elimden geldiğince iyi tutmaya calışıyorum. Hatta bugün sizin şu mad man oturuşu yok mu şu mal sahibi gibi olan bugün onu surekli uyguluyordum bir kız şunu dedi hatta ,mal sahibi gibi oturmuşsun, sanki okulun sahibi gibi .. diye takıldı hatta . Ama benim beden dilimde en önemli hatam kıza böyle rahat bir pic gülüşü ile ve EU mentalitesi ile bakıp rahat gülüp konuşmam gerekirken sanki az önce biri bana bir espri yapmışta, bende çok bozulmadığımı göstermek için zorla gülmeye çalışıyormuşum gibi oluyor ( canlanmıştır kafanızda ) ve normalde arkadaşlarımla konuşurken koruduğum kalın ses tonu güzel kız karşısında incelip uysallaşıyor. Sizden öneri istememin nedeni de zaten bu hani neym abinin kızı hem güldürüp hem sinirlendirme cercevesine çekmek için sürekli yazıp çiziyorum işte cem yılmaz, yılmaz erdoğan, ata demirer ilham alıp espri üretip yazıyorum da ama çok cinsel oluyor. Onun icin sizden biraz yardım istedim. bu arada bazen yanımda bi arkadaşım oluyor işte bu da uzaktan arada izliyor beni ama kız yüz vermeyince pezevenk gülmekten altına sıçıyor onun için böyle biraz pes etmiş gibi görünüyorum yazdığım mesajda . Ama öyle değil. siz hani böyle dediniz ya 110. Reddedilmende konuşuruz diye ben acaba ben mi yapamıyorum diye düşünüyordum ( tom torero demişti eğer acemi iseniz 100 yürümede ancak bir tane düşer diye ama sizin demeniz böyle içimi rahatlattı ) ama hocam siz merak etmeyin kızlar bana her seferinde ana avrat küfürde etseler bu sefer daha iyisini yapmak için çalışıcam. Zaten hep kendi bildiğimi doğru olduğunu düşündüğümü yaparım . Yani iki cihan bir araya gelse beni vazgeçirtemez trp( zaten kafa yapıma çok uygun) den.Ve farkındayım kızında suçu değil alt tarafı benim o beta görünen genlerimi gelecek nesle aktarmak istemiyor( insanlığın iyiliği için). Yani özetle sizdende güzel fikirler almak için yazdım , ki aldımda ama bi 50 60 yürüme sonra birini düşürücem o zaman saha raporu atarım .zaten bu site ile tanışali 1 ay oldu daha ne kadar denedim ki başarilı olayım bundan önce trp nin t sini bilmezdim yani bir şey başarmış insanların ( naçizane) başarının yıllar surdüğünü çok iyi bilir. Sorun yok hocam ” mağlubiyeti ve çaresizliği neşeyle karşılayan kişi, işte tanrının seçilmişi, cennet boyunda savaşan kişi ,kaybederken de savaşandır. ( carry on şiiri). Pes etmek yok. İyi çalışmalar..

    1. Abartmissin. Beden diline bu kadar takarsan elin ayagin dolasabilir. Sen kendi cerceven icinde saglam degilsen beden dilin onu yansitir … ne yaparsan yap.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *