Oğlan çocuklarından soya oğlanlara

Modern erkeğe ne olduğunu burada tekrar yazmam gereksiz. Eğer bu blogu takip ediyorsanız benliğin bastırılması, maskülen tüm destek ağlarının yok edilmesi ve erkeklerin dövüle dövüle hastalıklı hayatlara hapsolması konusunu biliyorsunuz.

Fiziksel ve ruhsal olarak çektiği acılardan kurtulmaları konusunda genellikle erkeklere reçete sunmaya odaklanıyoruz. Bir erkeğe gerçek doğasını ortaya koymasını, karşı cinsi daha iyi anlamayı, zihnini, vücudunu ve ruhunu yeniden kontrol altına alması için gerekli kaynakları öğretiyoruz.

Peki ya oğlan çocukları?

Doğumundan itibaren maskülenitesinden utanan ve sürekli dilenen budala babasını izlemekte olan genç erkek ne olacak?

Fişten yeni çekilen erkeklerin erkek çocuklarını da maskülen ifadenin pek yürünmemiş yolunda yanına almasını sağlamak için ne yapıyoruz?

Bu zavallı çocuklar, babalarının her hareketini izlediler. 5 – 6 yaşına kadar bu çocuklar sizi, babalarını, sarsılmaz birer idol varsayarak izlerler. Siz onlar için yenilmez ve gerçek kahramanlarsınız, Zeus’un vücut bulmuş halisiniz.

Peki sonra?

1. Sizi sürekli TV başında kanepede yatarken görüyorlar.
2. Sizi kenarda, takımlarına hiç koçluk etmeden öyle seyredirken görüyorlar.
3. Süpermen vücuduna sahip olmadığınızı görüyorlar.
4. Yere oturup ya da dışarı çıkıp onunla oynamak yerine “git oyna” dediğinize şahit oluyorlar.
5. Sürekli telefonunuzla meşgul olduğunuzu görüyorlar.
6. Sürekli tıkındığınızı görüyorlar.
7. Kendi duruşunuzu savunmak yerine duvarın ardına çekilip teslim olduğunuzu görüyorlar.
8. Kendinizi uyuşturmak için sürekli alkol aldığınızı görüyorlar.
9. Sizi telefondan TV’ye, TV’den tablete ve sonra ordan yine telefona, kendinizi gerçek dünyaya hiç koymadan sürekli zihninizi uyuştururken izliyorlar.
10. Herşeyi izliyorlar ve sizin ortaya koyduğunuz örneği takip edecekler, ağzınızdan çıkan tavsiyeleri değil.

Bu oğlan çocukları onları tuttuğunu koparan, güçlü yaratıklar yapmak üzere tasarlanmış bir yazılım ile doğdular. Onları güçlü, hızlı, cinsel olarak çekici ve neşe dolu bir hayatı yaşayan bireyler yapabilecek bir yazılım ile.

O yazılım silindi gitti.

O yazılım, kendi öz babaları tarafından silindi gitti.

Siz, babalar, kendi eksikliğinizden kalan boşluğu, toplumun girip doldurmasına izin verdiniz.

Kendi çocuğunuza eğitim vermek için zaman ayırmak yerine, okul sisteminin onların eğitiminden tamamen sorumlu olmasına izin verdiniz.

Modern yaşamın rahatlığını, kendi çocuğunuzdan daha fazla sevdiğinize karar verdiniz.

Bir bir argüman değil, bir gerçek.

Eğer çocuğunuzu seviyor olsa idiniz şunları yapardınız :

  • Aşırı kilo almaya başladığını gördüğünüzde müdahale ederdiniz.
  • Önlenebilir sağlık sorunlarından, zayıflıktan ve özgüven eksikliğinden müzdarip olduğunu gördüğünüzde insiyatifi elinize alır ve onu harekete geçmeye zorlardınız.
  • Efendi çocuk tuzağına düşmemesi için onu kanatlarınız altına alır ve kadınlar konusunda öğrenmesi gerekenleri öğretirdiniz.
  • Oğlunuzun toplumun geri kalan zayıf kitlesi gibi bastıracağına maskülenitesini doğal olarak ifade etmesini sağlamak için onun yanında olurdunuz.

Bunların hiçbirini yapmadınız, zira siktiğimin rahatınız yerinde idi.

Bu nedenle günümüz erkekleri, fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak zayıflar.

Durumları üzücü zira doğal dürtüleri ve gerçek benlikleri zihinlerinin derinliklerinden çığlık atıp duruyor. Gerçek bir erkek gibi açığa çıkmak için, masum olduğunu bilen ama mühebbet hücre hapsi almış biri gibi yalvarıp iknaya çalışıyor.

Bu oğlanlar güçlü, fit ve irrasyonel şekilde kendine güvenli olmaları gerektiğini biliyorlar ama öyle değiller ve neden öyle olmadıkları konusunda en ufak bir bilgileri yok.

Bir aslanı doğuştan köpekmiş gibi yetiştirin, birgün suratınızı parçalar.

Neden?

Çünkü aslan aslandır.

Oğullarımızın içinde aslan yürekleri var ama bu hayvanı ortaya çıkarmak biz babalara bağlı. Doğalarını bastırırsanız, bu güç  başka bir yerden vahşice patlar. Bunlar içtiklerinde kavgaya tutuşmak isteyen, ilişkilerinde dominant olmak yerine şiddete ve zorbalığa başvuran erkeklerdir.

Peki bir çözüm var mı?

Evet bu duruma sadece tek bir çözüm var ve bu da maküleniteyi açığa çıkarmak. Burada da babalara büyük iş düşüyor.

Klişe olacak ama gerçek şu : siz onların tek umudusunuz.

Çocuklarınız sizin örneğinizi takip edecekler, sizin tavsiyelerinizi değil. Ve çocuklarınız sizin kabul ettiğiniz standartlara yükselecekler, beklediğiniz değil.

Kendinizi düzeltin önce, onlar sizi takip edecekler.

Önce kendiniz için çıtayı yüksek tutun ve en ağır yükü sizin en önce kaldırıp en son sizin yere koymanızdan kimsenin şikayetçi olmadığını izleyin.

Siz onların liderisiniz.

Siz bu genç erkekleri pişmanlık, sefalet, depresyon ve kaygı dolu hayatlar yaşamaktan kurtarabilecek tek varlıksınız.

Kadınların oğullarımıza nasıl birer erkek olmaları gerektiğini söylemelerine asla izin vermeyin. Eğitim sisteminin, toplumun ve medyanın çocuklarınızın kafalarını doldurmalarına izin vermeyin.  Siz onların babasısınız ve bu eşiniz ile yanyana yapmanız üzere sizin işiniz.

Genç nesillerin zayıflıkları ile dalga geçmeye bayılıyoruz ama onların zayıflıkları bizim zayıf liderliğimizin direkt sonucu.

Fişten çekilip kendinizi bok çukurundan çıkmaya adadığınızda, sizi yıllardır izlemekte olan o gözleri unutmayın. Onlara Hunter ya da Craig yardım etmeyecek, o rolü siz oynayacaksınız.

Gelecekte ümit var arkadaşlar.

Hayata dair pozitif bakışım yüzünden sürekli alay ediliyorum ama ben böyleyim ve hep böyle olacağım.

Umuda inanıyorum.

Size inanıyorum.

Maskülenitenin hayatta kalacağına ve bunun sizin gece – gündüz ortaya koymaya istekli olduğunuz çabaya bağlı olduğuna inanıyorum. Bildiğimiz anlamda batı toplumunu, toplumdaki fişten çekilmeyi seçen aile babaların kurtaracağına inanıyorum.

Bunu okurken öfke ve pişmanlık hissedebilirsiniz. Bırakın bunu, geçmiş geçti gitti.

Sevgiye ihtiyacımız var. Sevgi bu zorlukların üstesinden gelmenize, oğullarınızı yanınıza alıp harekete geçmenize yardım edecek.

Hadi hep beraber “Büyük Soya”yı alaşağı edelim ve oğullarımız ile onların oğullarını kurtaralım.

Çeviri : From Boy to Soy

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

39 thoughts on “Oğlan çocuklarından soya oğlanlara”

  1. Baba olmayanlar ve baba olmaya niyeti olmayanlar yorumlarda kalabalık yapmasınlar. Ve yine abi kümeste 5 kaz kafada bir kız var yorumları silinecektir.

  2. Babamdan adam akıllı bir maskülinite örneği görememek üzdü açıkcası. Aklımı kurcalayan bir soru var ancak, kız babası olmak durumunda nasıl bir tutum izlenmeli?

    1. Kız babası olmak konusunda yukarıdakilerin hepsi geçerli. Pozitif maskülen bir baba olacaksınız ki kızlar genellikle babalarına benzeyen adamları seçtiğinden pozitif maskülen bir adam seçsin. Uzun süreli ilişkide ve evlilikte aldatmayın deme sebeplerimden biri de bu.

      Konuyu bir okurla tartışmıştık. Bu tartışmayı yazıya çıkarmak lazım.

      http://erkekadam.org/2018/10/15/kisiye-17-yasindaki-halinin-verecegi-tepki/#comment-19172

    2. Üzücü olan maskülen babaların bile oğullarını soy boy olarak yetiştirmesi. Benim babam çok maskülendi. Ama eski soyboylugum sebeplerinden biri. Çünkü o da erkek olmanın hata olduğuna inandirilmis. “Ben çok kavga ettim sen asla etme, sen herşeyi alttan al herkese gülümse, insanların yanında ağa gibi oturma, ukala olma sadece derslerine odaklan vs.” Hep betalik tavsiyesi. Bir de arsi cinsle iletişim konusunda “Zina en büyük günah” diyerek çok yardımcı oldu.. Ayrica aşırı toleranssizdi. En ufak hatamda en agir cezayi verirdi. Okulda süper başarılı ama herkesin alay ettiği bir çocuk olmuştum. Ne zaman annebabami karşıma aldım yükselmişim o zaman başladı.

  3. Mahmut Abi, yapılmaması gereken dediğin her şeyi kendi öz babamın yaptığını fark ettim. Alkolik olma, maskülen olamama, uzun süreli ilişkide aldatma… Ben artık babamdan ümidi kesip tamamen kendi kaderimi çizmeye odaklı kaldım. Sence doğru mu yapıyorum ?

    1. Eğer gençsen ve yapabiliyorsan kendine maskülen bir rol modeli bulmaya çalış. Amca olur, dede olur bilemem. Eğer yoksa kendi kaderini kendi eline alıp yolunu yordamını kendin bul.

    2. Peki Mahmut abi çok iyi güzel ve üstteki yazıda olduğu gibi aynen gol yemiş, yediği o eziklik golü ile gitmiş birde evlilik yapmış sonra maskulin olmadığı için zırvalayıp anlaşarak boşanmış -6 yıl oldu ve boşandıktan 3 yıl sonra kırmızı hapı yutmuş-bir adamım. Bir Kızım var ve 2 saat mesafede başka bir ilde yaşıyor yaşı 11. Süreç içinde -erkek adamla tanışmam dahildir- Kızımı 3 haftada bir görmeye gidiyorum ve babamın tam zıddı olan o rahatını bozmama halinin tam tersini Kızım ile yaşıyorum. Günde en az 5 telefon görüşmesi yapıyorum ve oldukça sıcak samimi dialoglar gelişiyor çocuğumla aramda o büyüdükçe. Birlikte iken her dakikası dolu-dolu vakit geçiriyoruz. Fakat ve özetle sorum şudur.
      Uzağım ve koşullarımdan dolayı kızımla daha sık görüşemiyorum. Bu benim edindiğim disiplinimi -kırmızı hap-Zaman zaman zorluyor ve bu durum için bir öneri var mı tarafınızdan. Yani çocuğuma rol model olacağım çağları,imkansızlıklarımdan dolayı uzakta geçiyor.

  4. Hocam hiç richard grannon’un sam vaknin röportajlarını izlediniz mi? İzlemediyseniz tavsiye ederim. En son bölümünde trp ve jordan peterson’a da değiniyor.
    Yazıdaki tüm fikirlere katılıyorum, ama geleceğe umutla bakamıyorum artık. En iyi ihtimalle sonuncu geleneksel-maskülen nesil olabiliriz. Bu media ve propagandayla max 2 nesil sonra, amerikadaki mormonlar gibi azınlık bi grup olarak kalacağız.
    Aslında bu yorumu burda yapmamam gerekiyor, ama son mohikanı oynadığımızı düşünüyorum gitgide.

    1. Nickinin Fince’deki anlamını biliyorsan hatırla, bilmiyorsan öğren ondan sonra bi tekrar düşün bu umutsuzluk olayını. Batının göbeğinde bile gelenekçi görüşler dirilmeye başlamışken umutsuzluğa kapılmanın alemi yok.

  5. Yazıyı okurken o kadar zoruma giden şeyler olduğunu hissettim ki
    Sanki biri boğazımı sıkıp yumruk attı gözümün üstüne.

    Yazılanları bizzat yaşadım
    Örnek alamadık kimseyi kendi yolumuzu çizecek cesaret özgüvenimiz bile yoktu aslında vardı da o kadar baskı ile yaşayan erkek çocuğu kendi Doğal Frameini oluşturacak karaktere ulaşamadı
    .
    Masküleniteyi, hayatı televizyondan,saçma/gizlenmiş toplumsal olaylardan anlamaya çalıştı sonra hepten batırdı.

    Baba işe gidince , çocuk anneyle kalırdı .Kısır/börek gezmeleri saçma misafirlik ortamlarında vakit harcardı.
    Kadınların gizli tavırları , solipist doğasıyla erken tanıştı
    Önce kendini tanıması gerekirken , doğrudan kadınların gerçek yüzünü (!) gördü
    Dedikoducu, ezik , süper iyi (!)hamur yemekten yağ bağlamış birine dönüştü
    Halbuki farkında olmadan kadınsı özelliklere sahip olmuştu
    Dünyanın karanlık taraflarıyla mücadele edemedi
    Kendi fikirlerini , haklarını savunamadı
    Okulda kavga ettiğinde , annesi varsa babası gelip , oğluna kızardı-haklı olup olmamasına bakmadan

    Bazı aileler vardır
    Sen kavga edersin
    Seni savunacakları yerde gelip sana tokat atarlar , seni azarlarlar
    Ulan belki haklısın
    Belki ezdiler seni
    Belki kendini savundun
    Belki belki… vs

    Bir kadının yufka yürekliliği yüzünden erkek çocuğuna anlattığı şeyler onu Gerçek Hayatın Acımasızlığıyla mücadele ettirecek kadar Sert ve Zeki yapmayacaktır

    Sen hep iyi ol
    Efendi ol
    Dürüst ol
    İnsanları kırma

    Yahu zaten bunlar sağlıklı her insandı default özellikler ama kendini savunacak , ezilmesini önleyecek , erkek olduğunu bilincine varmasını sağlayacak şeyler nerede NEREDE !!!

    son olarak maskülenitenin toplum eliyle yok edilmesiyle ilgili ;

    “Lan acaba” diyeceğimiz şeyler birileri tarafından azaltılıyorsa
    Problem var demektir

    Kendi frameni oluşturmak için çoğu şeye aslında HAYIR demelisin
    Herkes bir şey satar

    Dimdik bir ruh ve beden ile inşa edilmek ümidiyle…

    Ayrıca Bu çeviri çok iyiydi Sağol Üstad

    1. Ann/ babaların hataları kar topu gibi büyüyüp bir Beta Boy oluşturuyor

      ama

      Hepsinde hedef aynı

      Çocuğumuz BÜYÜK ADAM olacak

      Kusura bakmasınlar ama böyle düzen siktirsin gitsin

      gerçekten.

      1. Buyuk adamdan anladıkları inek gibi dera çalışan ossde birinci olan çocuk. Başka bir şey umurlarında değil. Red pill se başarı ve kariyerden bahsediyor ama önce erkek olun diyor. Benim ailem boyleydi. Ilköğretimde süper başarılıydım ama okulda itilip kakılan alay edilen bir cocuktuk.Lisede maskülen olmaya karar verdim ama bu sırada da derslerim battı. Bu sefer de başka türlü bir ezik oldum. Ben babasız büyüdüğümü hissediyorum. Daha fazla yazamayacağım. Keşke bu gibi siteler ben lise ve üni.deyken de var olsaydı.

    2. Banları kardeşim aynı benim yaşadıklarımı yaşamışsın. Bu betalikta ailelerin de suçu var. Herkes oğlum göster amcana pipini diye evlat yetiştirirken benimkiler bırak küfretmeli ağzımdan kaba bir söz çıkmasını bile yasakladı. Millet aslan oğlum ne güzel dövmüş derken ben dövünce suçlu oldum. Sünnet ettirirken kökünden kestirtselerdi daha iyiydi. Onlardan öğrendiğim başarılı bir beta olmaktı. Ayda 20 bin kazanan bir başhekim olurdum ama onların bulduğu bir kezoyla evlenip boynuzlanacak sonra da nafaka ödeyip çocuğumu goremeyecek çocuğum da piç üvey babasının yanında kalacaktı. Erkek olmadan başarılı olursanız sonunuz bu olur.

  6. “Durumları üzücü zira doğal dürtüleri ve gerçek benlikleri zihinlerinin derinliklerinden çığlık atıp duruyor. Gerçek bir erkek gibi açığa çıkmak için, masum olduğunu bilen ama mühebbet hücre hapsi almış biri gibi yalvarıp iknaya çalışıyor” tamam da nasil bu benligi disari cikarticaz ?

  7. “Oğullarımızın içinde aslan yürekleri var ama bu hayvanı ortaya çıkarmak biz babalara bağlı. Doğalarını bastırırsanız, bu güç başka bir yerden vahşice patlar. Bunlar içtiklerinde kavgaya tutuşmak isteyen, ilişkilerinde dominant olmak yerine şiddete ve zorbalığa başvuran erkeklerdir ” maskulen olmak zaten biri size dayilandigi zaman onu indirmek degil mi ? Kavga etmek maskulenligin onemli bi parcasi bence

    1. Yukarıda da yazılmış bu kavga mevzusu, buna bir açıklık getireyim; birçok şeyi tehdit olarak algılayıp kavga çıkartmak gayet feminen bir davranıştır, chihuahua köpeklerini bilirsiniz işte onlardan bir farkınız olmaz. Maskülen erkek çok ciddi bir tehlike olmadığı sürece nötr çizgisini korur yani bir nevi cool, takıntılı ve alıngan olmayan erkeğe maskülen diyebiliriz. Sert erkek= maskülen de yanlış bir algı. Yani illa kavga da değil kaşlarını çatıp etrafa sinirli sinirli bakan adam da gayet eziktir. Siz siz olun kolay kolay sinirlenmemeye çalışın.

  8. Saz arkadaşlarım, ben sadece şu konuda uyarmak istiyorum öyle ya da böyle iyi çocuk veya beta yetiştik, maskulenitemiz baskılandı ama bunda birilerini suçlar ve ağlaklık yapar isek bu durumdan çıkamayız, bu değişim yolunda bize zarar verir.

    Bende de zaman zaman böyle itirazım var ağlaklığı meydana gelir ama düzen bu ve olan olmuş yapacak bir şey yok, biz bununla kimseye suç bulmadan, öfkelenmeden başetmeliyiz.

    Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki kanda mevcut! Ben buna inanıyorum.

    Bu arada alıntı da yapmış iken bugün 10 Kasım, Atatürk’ü sevgi ve saygıyla analım.

  9. Şimdi bi saniye babys, eger erkek annesiyle cok fazla vakit gecirdiyse/gecirmek zorunda kaldiysa kadinsi ozellikler edindi basta solipizm olmak uzere ! Eger durum buysa bendeki/bircok erkekteki karakter ozelligi anneden/kadinlardan alinma.

  10. Merahaba abiler

    Bence eklenmesi gereken 2sey var

    1.ne yap ne et cocugundan bir alanda ustun olmaya calis eger ustun degilsen bile kendine ait ustaligin ve stilin olsun ki seni asla gecemesin

    Bunu ben babamla ogremdim daha yasim 17 ama bence önemli bir durum.Babamla cocukken satranç oynardik (7-9yaslarim) hep yenilirdim bir hun ne yaptim ettim yendim sonra gene yendim ve gene yendim.Bunun sonucunda ufkuk bir kat ggenişledi ligim yükseldi ama babami yenmistim ve garip bir sekilde beni o yasimda mutsuz etmis (gunluk vb yazilarima baktim)
    Ikinci ornek babam hukukcudur cok okumus cok bilen biri.Hobisi din felsefesi ve hurfiyet felsefesi ben de onu rol model alip okudum okudum okudum.Su an tytde sosyal sorulari her zaman fulleyen bir genel kültür ve her ortamda sohbet acabilecek bilgi kultur vb var.Isin kotu tarafi artil bilgide babami gectim ve aramizda bir tartisma oldugunda onun yikilan statusunu hissedebiliyorum.Yanlis bilgilerinin cokusunu ben arguman sundugumda (ikimizde munazara oynadik o hukuk fakultesinde iken ben lisede iken tartismalarimiz da bu kuralda dönüyor) ve onun argumanlarinin curuyusunu bilmek hos degil veya kaybedince ise babalik gücünü atmasi bu bende biraz rahatsizlik veriyor.

    2.ekonomik olarak saglam olun

    Ekonomik olarak zengin olun demiyorum ama eseginiz saglam kazikta olsun.
    Eger ekonomik olarak kaybeder ve bir süre issiz kalirsaniz statünüz aole icinde cok sallanir
    Benim babam ergenekoj suclamalarinda suclandi simdi aklandi ama bu surede cok cektik cok hirpalandik ve en cok o hirpalandi bu hic hos degildi

    3.(yazarken aklima geldi) Cocugunuza bir yanlis yaparsa ona mantikla aciklayin yanlisini.Daha sonra size ne dogru ne yanlis diye danismaya gelsin

    Babam cocuk davalarina bakti ve beni bak sunlari sunlari yapma sinir bil kiz arkadasinla dedi.O zaman kiz arkadasim yokru ama dinledim daha spnra olunca da ona danistim ayrilinca da

    Skepticonun dirdir serisine hadi babaniizin yapmadigi kiyaki yapacagim ile basliyorum demesi ne aci

  11. Çocuklar babasının dediklerini değil yaptıklarını yaparlar diye bir söz var aynısı burda da geçiyor ve yazı mükemmel ben babamı fazla tanıma şansım olmadı evet babam hayatım boyunca yanımdaydı ama ben onu hep eve işten geldiğinde Ya mahalle kahvesine giderken yada halısahaya giderken gördüm ve buda beni babamdan uzaklaştırıp anneme yakınlaştırdı halk arasında anneci vs oldum ama son 2 yıldır bu yazıları okuduğumdan beri yani babama yaklaştım ve tanıdım Harika biri evet babamda bazı akşamlar tv karşında uyudu ben kaldırdım şu 2 sene de sebebini öğrendim çok çalışması babamın yanında işe girdim ve işte en iyi mevkide olduğunu gördüm ne yaptığını gördüm nasıl lider olunur onu fark ettim babamda babamı tanımak çok geç oldu ama iyi ki tanımışım

  12. abi babayı görmedik ki biz. daha önce yazıyordu ya evde anne okulda öğretmen. baba, akşam olunca yorgun bi şekilde eve geliyor yemeğini yiyor. biraz tv bakıyor. gidip yatıyor. haftasonları çalışıyor. sabahın 6 sında evden çıkıyor. ne için ? ailesine bakmak. benim bu babadan gördüğüm tek şey çok çalışıyor az kazanıyor!
    şöyle de bir şey var; oğlumun imansız bir prof olmasındansa imanlı bir çöpçü olmasını isterim. bu kısmı atlamamak lazım. inananlar için.

    1. Din muhabbeti edip kızlara çakmak için makale okumak. Tamam biliyorum sen red pill için geldin tamam biliyorum sen maskülenlik için geldin. Dini bütün olabilirsin ama ahlaksız olduğun aşikar. Seni ahlaksız yapan şey kızlara çalma çaban değil…

  13. Bu yazıyı bugün okuduğum ve başka bir şeye bakarken tesadüfen şu yazıyla karşılaştım. (bu arada bu site besleme konusunda güvenebileceğiniz bir site, özellikle rahmetli Ahmet Aydın’ın yazıları)

    http://www.beslenmebulteni.com/babamizdan-genlerden-daha-fazlasini-aliyoruz/

    Epigenetik diye bir şey varmış ben yeni duydum. Kısaca açıklamak gerekirse insandaki her gen aktif halde değilmiş, bazıları kullanılmadıkça belli proteinler tarafından inaktif hale getiriliyor dolayısıyla o özellikler çocuğa geçmiyormuş. Dolayısıyla hamilelik öncesinde anne ve babaların yaptıkları ve yapmadıkları şeyler de çocuğun genetik yapısını belirliyormuş.

    Sonuç olarak da meriç adamın meriç oğlu olma ihtimali genetik olarak da artıyor.

    1. Ve kendini güçleneceği zor şartlara maruz bırakan uydu erkeğin genleri de aktif hale gelerek adamı daha maskülen yapabilir. Epigenetik genlerin kader olmayabileceğine işaret ediyor.

  14. burada 100 erkekten 10 tanesi belki spor yapıyordur.

    100 kilo bench yapmadan kimse kendine maskülen demesin.

    hacı gibi sakal bırakıp dar paça pantolon giymek, parfüm sürmek, kasıla kasıla yürümek ya da zengin olup bmw anahtarlık sallamak bence maskülenlik değildir.

      1. Doğrumu? Tamam spor kas elbetteki. Ama 2 metre boyun yoksa kas yığını şişmiş tavuk gibi görünmek demek 100 kilo bench. Tabi 3,5 tane değil en azından 30 tane bench…

  15. Benim bir soru(nu)m var. Bu red pill’i alip hayatimin merkezine kendimi koydugumdan beri cevremdeki insanlarla cok tartisir oldum. Ozellikle arkadaslarimla. Onceden hadi suraya gidelim bir seyler yapalim dediklerinde zaten secenegim olmadigindan seve seve giderdim. Simdi duzenli spor, yeni bir seyler ogrenip kendimi gelistirme istegim yuzunden bunlari azalttim. Zaten bombos ortamlardi, samimiyetsizdi ama b olmadigindan takiliyordum. Okul cikisi cagirdiklarinda antrenman gunumse gitmiyorum. Haftada en fazla bir iste. Onda da saatlerce durmuyorum, duramiyorum. Ben cevremi de gelistireyim arkadaslarimi da spora baslatayim, bos bos takilmaktansa vaktimizi daha kaliteli gecirecegimiz seyler yapalim diye ugrasiyorum. Ama her teklifimi geri ceviriyorlar misilleme yapar gibi. Aram iyice sogudu ama yalniz olmak da zor. Ne dersiniz? Boyle sizi geri cektigini dusundugunuz ortamlardan yalniz kalma pahasina cikmak gerekir mi? Yoksa bir daha cikatci dusunup isimize geldigi gibi bu bos insan toplulugunu kullanmali miyiz?

  16. Biraz ozel olacak ama bir seylerden bahsedip fikrinizi almak istiyorum. Vereceginiz cevaplar hayatiminda yeni bir rota cizme planlari yaptigim su siralar bana cok faydali olabilir.
    Hayatimin merkezine kendime koydugumdan beri cevremde resmen arkadasim kalmadi. Belki ben bu merkeze koyma olayini yanlis anladim bilmiyorum ama arkadas dediklerimin hicbiri o kadar samimi gelmiyordu zaten. Bos ortamlarda edilen bos muhabbetlerin aktor ve aktristi gibilerdi. Burayla tanismadan once genellikle bos vakitlerimde bu arkadas grubuyla cafe, avm gibi bos yerlerde vakit oldururdum. Her davetlerine sevinerek giderdim cunku yapacak daha iyi bir seyim yoktu. Simdi ise hayatimda spor, kendimi gelistirmek icin ugrastigim 3 ayri alan var. Dolayisiyla davetlerinin cogunu geri ceviriyorum. Hem para hem vakit kaybi oldugunu dusundugum icin. Haftada max 1 kez canim cok sikilirsa gidiyorum yanlarina. Ama farkli bir sey yapmak istedigimde -mesela bir haftasonu kampa gitmek gibi- bu arkadaslarim dedigim insanlar her teklifimi geri ceviriyorlar. Onlarin acisindan bakarsaniz haksiz sayilmazlar aslinda. Sizce kafa dengi bir insanla saglam bir dostluk mavi hap masali mi? Yani kaliteli zaman gecirip duzgun seylerden konusacagin insani bulmak “dogru kisi” gibi sacma bir mavi hap uydurmacasi mi? Biraz eglenip farkli seyler yapmak istediginizde bu tarz seyleri hep kendiniz mi yapiyorsunuz? Asil sorumsa su; Hazir bu arkadas ortamindan kendimi iyi ya da kotu bir sekilde soyutlamisken monk mode’a girmem mantikli olur mu? Sonucta tek basina keyif almak bir yere kadar. Insan paylasacagi biri olsun istiyor. Bu tarz seyleri de bir kizla yapmak istemiyorum. Saglam bir dostla kamp yapmak veya turistik bir yere gitmekle ayyy orda bocek olur ben korkarim, cok sikildim bu ne her tarafta tas sutunlar var diyen kizla yapmak arasindaki farki tahmin edebiliyorsunuzdur. Bana tam monk mode’luk bir ortam olusmus gibi geldi. Siz ne dusunuyorsunuz?

    1. Onceki sorumu biraz daha toparlayip sordum. Kastettigim sey tam belirtememisim. Bir de monk mode fikri aklima gelince onu da ekleyip tekrar sorayim dedim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *