Rollo Tomassi vs Jordan Peterson

Manosphere’in klasik Jordan Peterson mı Rollo Tomassi’mi tartışması yine çıktı. Birkaç şey yazayım. Daha önce genel olarak düşüncelerim konusunda Jordan Peterson ve kırmızı hap yazısına bakabilirsiniz. Şu yorum beni bunu yazmaya itti :

Katılıyorum. JP erkeği birey olarak değil toplumun ve sistemin bir dişlisi olarak ele alıyor.

Jordan Peterson gibi birey kavramını bu kadar öne çıkaran bir adama bireyi sistemin dişlisi olarak algılıyor diyorsan ya adamı takip etmiyorsun ya da takip edip anlamamışsın! JP’yi eleştirin ama bu eleştiri saçma. Jordan Peterson bireyi sistemin dişlisi sayan totaliter ideolojilere karşı olduğundan bu kadar sevilmeyen biri. JP’nin dediği bireyin dişli olması değil, bireyi genele bağlayan arketip temellerin olması ve bu temellerin hayatta anlam araması.

JP birey için bu anlamın önemini vurguluyor, Rollo anlamı o kadar önemseyen biri değil ve zaten o konuda söylediği çok şey yok. Aralarındaki temel fark bu. Rollo mesela JP’nin “sorumluluk” alın lafını birçok yerde “kadının sorumluluğunu” alın diyor gibi anlatıyor ama Rollo’yu dinleyince anlıyorsun JP’yi takip etmiyor pek. JP asla spesifik olarak şu sorumluluğu, hele hele kadın sorumluluğunu alın demiyor. Rollo’nun dikkat etmediği şey, JP’nin kadın – erkek ilişkileri hakkında çok az konuştuğu ve söyledikleri şeylerin bu bağlamda sınırlı olmadığı.

Rollo’nun “JP kadın – erkek ilişkilerinde mavi haplı” eleştirisi doğru, bu konuda JP çelişkili. Bakın bu çelişkiyi en iyi ortaya çıkaran kişi bir düşünür değil Joe Rogan oldu. Bir podcastte “siz monogamiyi savunuyorsunuz yani toplumca dayatılan tek eşliliği ama bu çok çelişkili zira siz totalitere karşı bireyselliği savunurken iş ilişkilere geldiğinde totaliter iyidir diyorsunuz” dedi JP öyle kaldı! Gördüğüm en zekice ve dürüst sıkıştırmaydı. Joe Rogan sonra “yani her yerde serbest piyasayı savunuyorsunuz ama iş ilişkilere gelince komunizm. Neden en iyisi en çoğunu almasın?” dedi ve JP tam doyurucu bir cevap veremedi. Bu mesela benim de hala düşüncelerimi oturtamadığım bir nokta.

Fakat Rollo’nun ve genel olarak kırmızı hap camiasının pek farketmediği ve uzunca süredir de yazmakta olduğum ama yayınlamadığım bir şey var : mem. Kırmızı hap yazarları insan davranışlarında insanın biyolojik gen aktarımı temelli dürtülerini, yani Dawkins’in Gen Bencildir adlı mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim kitabında bahsettiği mekanizmayı göz önüne alıyorlar. Oysa insan bireylerini kendi kendilerini nesillerden nesillere aktarsın diye vektör olarak kullanan genden başka bir birim daha var : mem. Mem ya da Même, Richard Dawkins’in ortaya attığı kültürel iletim birimi. Dawkins’e göre nesiller değiştikçe, kültürel ve sosyal içerik bir sonraki nesle memler tarafından aktarılmaktadır. Bu tıpkı biyolojik içeriğin DNA tarafından aktarılması gibidir. Fakat memler, DNA gibi mikroskop altında görülebilen somut bilgi kodları değil, daha çok soyuttur. Bu bakımdan sosyolojik gen denebilir.

Kırmızı hap ile ilgili biri ile ingilizce bu konuyu tartıştığımda bana “hayatın kendisi yeterlidir ve anlama gerek yoktur” demişti. Bu bir bakış açısı eyvallah da bilimsel değil. Beyinde bilinci oluşturan temel birimler memler ve bunlara sahip olunması, bunların korunması ve aktarımı insanda güçlü bir dürtü. Vatan bir memdir mesela, insana sadece biyolojik ve genler aşısından baktığında anlayamayacağın şeyler yaptırır. Gencecik bir çocuğun daha genlerini geleceğe aktarmadığı bir yaşta tüm dürtülerine ve korkularına rağmen gece yarısı ülke sınırında aslında başka şekilde asla ayak basmayacağı bir yerde ölmesini genetikle açıklayamazsın ama memetikle açıklarsın ki böyle bir dal var.

“İnsanların ideolojileri yoktur, ideolojilerin insanları vardır”. İdeolojiler kendilerini aktarmak için insanları genler gibi vektör olarak kullanır. Şimdi siz vatandır, dindir kavramıyla dalga geçebilirsiniz ve kendinizi mem üstü sanabilirsiniz, ama bunlar olmasa da başka memlere ihtiyacınız var. İnsanların belli bir mem (anlam) grubu etrafında toplanmaması ise ateistlerin sandığı gibi özgürlüğe değil cehenneme götürür. Nietzsche “tanrı öldü” derken bunu sevinçle değil dehşetle söylemiştir. Tanrı öldükten sonraki on yıllarda insanların birbirlerini vahşice katledeceğini tahmin edip 20. yüzyıldaki nazi ve komunist vahşetleri öngörmüştür.

Hayatta anlama ihtiyacınız var arkadaşlar. Hayat sadece kızlara yürümekten, çalışmaktan veya sosyalleşmekten ibaret değil. Hayat ölümlerle, ızdırapla ve hiç beklemeden üzerine çökebilecek acılarla dolu. Sadece vücut geliştirerek, kendinizi zihin merkezi yaparak, para kazanarak, kızlarla ve genel olarak başarılı olarak ancak hayatta başınıza hiçbir trajedi gelmediği zaman kaya gibi sağlam yaşarsınız ama hayatınızda bir anlam yoksa, manevi olarak güçlü değilseniz acı dolu bir trajedi gelir sizi dümdüz eder bir daha ayağa kalkamazsınız.

Bu konuda uzun uzun yazmazsan anlaşılması zor ama kısaca şunu söyleyeyim arkadaşlar iki şeye ihtiyacınız var : bir ideolojilerin kullan at vektörleri değil birey olmak ama aynı zamanda hayatınızda bir anlam tutmak. Bu ikisi olmadan doyumlu bir hayat yaşamanız zor.

Rollo mu Jordan Peterson mu kasmayın. İkisi de birbirinin aşırılıklarına panzehir insanlar. Odanızı da toplayın, kendinizi zihin merkezinizde de tutun. Ama en önemlisi kimseyi ya da hiçbir şeyi ak  – kara diye etiketleyip körü körüne takip etmeyin ya da gözardı etmeyin. Buna kırmızı hap da dahil.

Mem temelli uzun bir kırmızı hap eleştirisi yazacağım bir ara.

 

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

76 thoughts on “Rollo Tomassi vs Jordan Peterson”

  1. Hem birey olacaksın hem de toplumun dayattığı rolü oynayacaksın. Neden, çünkü konulan kurallar toplumu bir arada tutmak için var. İnançsız da olsan dinler, aynı amaç altında toplanan insanları işbirliği yapmaya yöneltmiştir ve fonksiyonlarını yerine getirmişlerdir. Arada birbiriyle savaşan dinler yeri gelince kaçınılan o acı ve ızdırabın sebebi de olmuşlardır ayrı konu. Komünizm eşitlik vaadiyle yola çıkmış ama sözde karşı olduğu kapitalizmin bütün enstrumanlarını kullanmıştır (uzun uzun yazmayalım meraklısı alvin toffler – üçüncü dalga kitabını okuyabilir). İnsan öncelikle kendi karnını doyurmak ve üremek maksadıyla diğer insanlarla işbirliği yapar. İnsanın en temel önceliği budur. Bunların dışındaki tüm ahlaki güzellemeler – bu iki amaca ulaşabilmek adına -insanların uydurmak ve uymak zorunda kaldığı yalanlardır. Muhakkak ki toplum düzeninin ayakta kalabilmesi adına bu güzellemelere de ihtiyaç vardır. Bu yüzden JP bireyselliği bu kadar öne çıkarıp ardından monogamiye teşvik ediyor. Farkındalığı gelişmemiş kimse JP okuduktan sonra gayet de dişlinin bir parçası olur. Yoksa senin gibi neyin ne olduğunu görebilen biri için çok da faydalı olabilir. Sonuçta “bu söylediğini ayıklarım bence tutarsız” diyebilecek yetkinliği olmayan biri için kırmızı-mavi bir dünya yaratabilir.

  2. Çok güzel bir yazı olmuş.Sosyolojik gen diye özetlediğin konunun birçok şeyi açıklayabileceğine inanıyorum. Umarım çok bekletmezsin şu eleştiri yazısını 🙂 kolay gelsin

  3. her ikisini de tamamen anlayabilecek ingilicem yok (öğreniyorum) ama gördüğüm kadarıyla, jp göz önünde biri ve tamamen bir boy hedefi olduğundan dolayı laflarına rollodan cok daha fazla dikkat etmesi gereken biri. bu bağlamda rollo kadar “kitabın ortasından” konuşma imkanı bulamaz diye tahmin ediyorum. rollo benim cidden kanaat önderim. ingilizce öğrenmeye çalışmamın temel motivasyon kaynağı. bu arada kırmızı hapa geldiniz ve ingilizce bilmiyor musunuz? devasa bir eksiğiniz var. kızlara yürümekten, vücut geliştirmekten, para biriktirmekten cok daha önce ve cok daha önemli olarak ingilizce öğrenmemiz gerekiyor bizim.

    1. İelts academic 7.0 skorum olduğu halde rollo da bi paragrafı üst üste okumak zorunda kaldığım oluyor:D
      Rollo dili çok ustalıkla kullanıyor, dil geliştirmek için birebir

  4. İyi ki o uzun yorumu atmışım yaa “emcüğe zokamiyrem mahmut abbbeee” tartışmalarından biraz sıyrıldık sonunda.d
    Şu Gen Bencildir kitabına mutlaka bakacağım.

  5. Son zamanlarda sitede gördüğüm en iyi yazı ama tam katılmıyorum. Jordan Peterson ile Rollo’nun etkilemeye çalıştığı kitle aynı değil. Jordan Peterson gelenekçi ve sağ/muhafazakar/alt-right kesimlerinden ilgi gören biri. Bireyselciliği de bana göre lafta kalıyor. Joe Rogan süper soru sormuş çünkü Peterson’ın dindar kişilerin takip ettiği biri olduğunu ve söylemlerinin bu ölçüde şekillendiğini biliyor. Peterson monogamiyi övmediği takdirde küstüreceği çok sayıda insan var.

    Rollo’nun ise hem böyle bir derdi yok hem de kadın-erkek ilişkileri özelinde yazıyor.

    Jordan Peterson’ın kulak verilecek tavsiyeleri var ama bazı manipülasyonlarına kanmamak lazım. Rollo samimi bir adam ve kadın-erkek ilişkileri uzmanı. Kişisel gelişim için JP’nin bazı tavsiyelerini dinlemek lazım ama niyetinin de ne olduğunu unutmadan söylediklerini eleştiriden geçirmeli.

    Öte yandan sadece Rollo ile değil aynı zamanda Roosh, Roissy gibilerin de yazılarıyla kırmızı hapı öğrenmeli. Kırmızı hap hoşunuza gidenleri değil gerçekleri söyler.

    1. Jordan Peterson’un çoğunlukla gelenekçi – alt right ilgisi gördüğü bir propoganda. Onu takip eden kitleyi yakından takip ediyorum. Çok önemli bir kısmı ortanın hemen sağında ve solunda olan, illiberal solun hedefi olan ya da illiberal sol yüzünden az daha sağa kayabilecek insanlar. Sağı bireyselcilikten uzak gören bir sol taraf bakışın var sanırım. Bana göre de tam tersi, sol bireyselcilikten uzak bir görüş.

      Jordan Peterson’un hemen hemen tüm tavsiyelerini özellikle de personality derslerini tavsiye ederim. Özellikle solcu gericiliğe ve solcu ifade özgürlüğü düşmanlığına karşı tam bir panzehir. İlliberal solun marifeti hep insanları aşırı sağa itmek olmuştur ve Jordan Peterson tam tersi insanların aşırı sağa itilmesine engel oluyor.

      Tabii entellektüel elite baksan adam nazi.

      1. Alt-right ilgisi görüyor. Red pill de görüyor. Özellikle Illuminati’ye inanan tipleri Manosphere’de sıkça bulmak mümkün.

        JP’nin monogami savunusunun dindar grubu etkilemek amaçlı olduğunu düşünüyorum.

        Ne sağcı ne solcu biriyim. İdeolojilerle işim olmaz. Sağı da yekpare görmüyorum. Ama Peterson’ın USA’deki en alt kitle tarafından da ilgi gören biri olduğunu biliyorum. Takipçilerinin hepsini boş insanlar olarak görmüyorum.

        Ama adamın üstüne oynadığı bazı şeyler var. Din bunlardan en önemlisi. Gidin PUA olun, evliliği boşverin dediği anda bir grup hayranı kaybedecek.

        Rollo’nun hiç böyle kaygıları yok. İnandığını, düşündüğünü yazıyor. Alt-rightçı ne demiş, feminist ne demiş, liberal ne demiş umrunda değil.

        İnsanlar akademik titre çok önem veriyor. Şimdi bu başlığı görenler içinde “Yahu JP koskoca profesör Rollo da kimmiş?” diyen o kadar fazla insan vardır ki. Feminizm de akademik prestijini kullanan kişiler sayesinde yükseldi. Feminizm halka yayılmamış olabilir ama elit, ünvanı olan, kitaplar yazmış entelektüellerde benimsenme oranı yüksek. Judith Butler, Luce Irigaray, Julia Kristeva gibi karizması olan kişiler halkı daha kolay etkiliyorlar. Millet düşünmeyi sevmediği için akıllı bulduğu herkesin dediğine inanıyor.

        Ben JP hayranı değilim maalesef. Bazı söyledikleri güzel ama kadın-erkek ilişkileri konusunda hiçbir dediğini dinlemiyorum. Rollo’ya da her zaman katılmıyorum.

        1. JP’nin kadın erkek ilişkileri konusunda dedikleri benim de dinlediğim şeyler değil ama geniş perspektifte çoğunlukla takip edilesi şeyler söylüyor. Kendi de zaten bu konuya nadir olarak giriyor.

          Alt right tarafından tabii ki takip ediliyor ama sadece bunlar ya da çoğunlukla bunlar tarafından takip edilmiyor.

          Monogami konusunda kırmızı hapın kaçırdığı önemli bir mevzuu var. Rollo en son yazısında hiç değinmediği için yorum yaptım oraya ma Rollo modere etmemesine rağmen yorumun çıkmayınca twittledim. Evlilik ve tek eşlilik aslen çocuklar için icat edilmiş ve onların yararına bir şey. Çocuklar için hem kadın hem de erkek kendi dürtülerinden vazgeçiyor. O nedenle “evliliğin yararı ne” diyenlere cevap basit : çocuklarının geleceği. Sen evlenirken fedakarlığı kadın için yapmıyorsun, çocuğun için yapıyorsun.

          Sonuçta ben tavsiyemi tekrar edeceğim, Jordan Peterson’u okumanızı ve uygulamanızı şiddetle tavsiye ederim. Hayat kadın – erkek ilişkilerinden ibaret değil.

          Bütün düşüncesi evrimsel (Darwinci) psikoloji ve biyoloji üzerine kurulmuş, kiliseye gitmeyen, Tanrıya inanıyor musunuz sorusuna “ben tanrı varmış gibi yaşıyorum” diyen adam için din üzerine oynuyor diyorsun. O da ilginç. Ben elemanın tüm personality derslerini ve din üzerine serilerini izledim ve şahsi fikrim hristiyan ya da klasik anlamda inançlı biri olmadığı.

          1. Klasik anlamda inançlı değilim diyor çünkü klasik anlamda inanç onun retoriği ile bile kanıtlanabilecek şey değil 🙂 Din ile ilgili her soruya kaçamak yanıtlar veriyor. Sam Harris ve Richard Dawskins gibileriyle tartışmalarını gördün mü?

            Evlenirken elbette çocuklar için fedakarlık yapıyorsun ama kadınların güdülerini özgürce yaşadığı bir çağda kırmızı hapla durumu kurtaramazsın. Bana katılmasan da red pill’i alıp da MGTOW’a yönelmemek çok zor bir şey.

            JP’nin kadın-erkek ilişkileri haricinde dedikleri zaten konumuz değil. Onu Rollo ile karşılaştırırsan ikisinin bu mevzularda ne dediğini kıyaslarız ve Rollo ile hemfikir olmadığı her konuda bence haksızdır. Bu Rollo buralarda tamamen haklıdır anlamına gelmiyor. Ama Tomassi herkesin hoşuna gitmese de acı gerçekleri söylüyor. Ki Manosphere’de daha gerçekçi ve karanlık bakış açılı bir sürü adam var.

            Bir de JP’nin süper tespit dediğiniz söylemleri o kadar da bilinmeyen şeyler değil. Ama ağzı laf yapan ve tartışmayı çok iyi bilen adam. Cathy Newman ile olan tartışması zaten bu konuda ne kadar usta olduğunu gösterdi.

          2. “JP’nin süper tespit dediğiniz söylemleri o kadar da bilinmeyen şeyler değil” geyiği birkaç kere döndü bu red man groupda. O grubun en zayıf halkası Anthony Johnson özellikle geveleyip durdu. O kadar bilinmeyen şeyler değildi de neden kimse biliyor gibi görünmüyor?

          3. Kırmızı Hapı alıp da MGTOWa yönelmemek BAZI ERKEKLER İÇİN çok zor bir şey. Bu erkeklerde de kadınlar gibi kendi deneyimlerini genelin deneyimi sanma eğilimi var. Bunlar feminen önceliğe meydan okumayı göze alamayıp evrimsel anlamda uyum sağlayamayıp genetik olarak “ölecek” ve gen havuzundan elenecek erkekler (survival of the fittest’ın tersi, death of unfit).

            Ha sikerim genlerimi diyebilirsiniz ama feminen önceliğin ve feminizmin MGTOW erkekleri gen havuzundan başarıyla eleyeceğini inkar edemezsiniz.

    2. JP’nin tavsiyelerini uygulayan ve oldukça iyi sonuçlar almış biriyim. Deneyin kendiniz görün. En alakasız konuda bile adam şahane.

      Örnek :

      Bir kız çocuğu babasıyım. Benim kızın kreşte ve parkta diğer çocuklarla problemi oluyordu. Kaybetmeyi ve diğer çocukların istediği oyunlar oynamayı bir türlü kabul etmiyor ve kısa sürede de diğer çocuklar tarafından dışlanıyordu. Öyle ki bir iki kavga ettiği ve okula çağrıldığım bile oldu. Ve yavaş yavaş da arkadaşsız kalmıştı.

      Jordan Peterson çocuklarımıza öğretebileceğimiz en önemli şeylerden birinin kazanmak kadar birçok oyunda aranan biri olmak olduğunu söyler. Bunun nedenini ve nasıl yapılacağını da uzun uzun anlatır. Bu amaçla o zaman 4 yaşında olan kızımla oyun stratejisi geliştirdim. Hep yenilmek yerine sık sık yenmeye başladım. Ben yendiğimde kabul edemediğinde “bak haksızlık yapana pabuç bırakma ama yeniliyorsun diye bozgunculuk yapma” diye anlattım. Yenmemi hazmedemediğimde oyun oynamayı hep bıraktım ve yenmemi olgunlukla karşılayana kadar onunla oynamayacağımı söyledim. Yenebiliyorsa yenmeyi ama yenemiyorsa da bozgunculuk yapıp diğer çocuklarca dışlanmanın aptalcalığını öğrettim.

      İyi ki de yapmışım. 6 ay içinde kreşte gayet sevilen ve aranan bir çocuk oldu. 4.5 yaşındayken bir arkadaşının doğum günündeydik. Hepsi benim kızla oynamak istiyordu ve resmen onsuz oynamıyorlardı. 1 sene önce yenildiğinde ağlayan çocuk şimdi ofluyor pufluyor ama olayı kabul edip bir sonraki oyuna başlıyordu. Yani bu stratejinin çocuğu sünepeleştireceğinden korkabilirsin ama tam tersi benim kızı oyun kurucu yapmıştı.

      1. Erken yaşta engellerle karşılaşması ve hazmedememe olayını erken yaşaması güzel olmuş. Pohpohlayıp, gereksiz yere iyi hissettirip abartılı (ve ileride kırılacak) bir özgüven kazandırmaktansa, gerçek hayatın stajı gibi realist bir yetiştirme tarzını çok daha isabetli buluyorum. Hayattan göreceği muameleyi erkenden ebeveynden görmeli ki bağışıklık kazansın.

  6. Bu arada hayatta anlama ihtiyaç var derken ideolojilerin de bu anlamı sağladığını unutmayalım. Komunizm, sosyalizm, feminizm ve benzerleri de insanların anlam arama güdüsünü tatmin ediyor.

    1. Doğrudur ama bu ideolojilerin ortak yanı bireyi bırakıp tamamen kollektif kimliklere odaklanmasıdır ve o nedenle anlam için bireyi yakarlar. İnsanı emekçi, kadın kimliğine göre ezilen ve iyi, kapitalist ve erkek olarak kötü olarak tanımlarlar.

        1. RP’nin verdiği tavsiyleeri de mi onaylıyor?

          Tecrübe olmadan evlenmeyin diyor mesela red pill. Zina en büyük günahlardan
          biri.

  7. Ben Liberteryen bir adamım fakat, Jp. monogamiyi bir istikrar aracı olarak görüyor olabilir ki, demografinin kadın-erkek dengesi bakımından son derece sıkıntılı olduğu ülkemiz özelinde konuşursak, bugün tacizlerin, tecavüzlerin, abazalığın vs hatta hatta bunun kadınlar için olan muadillerinin de en büyük sebebi bana göre bu.

    Poligamiyi savaş toplumlarında sürdürmek daha kolay, günümüz dünyası içinse sıkıntılı, dolayısıyla çok da haksız sayılmaz.

  8. Her şey bir yana

    Mahmut Abi eski postların birinde maskülenite ile zeka arasında bağlantı yok demiştin

    Neden demiştin bunu hatırlamıyorum ama kafamı kurcalıyor nasıl olabilir böyle bir şey??

    Maskülenite zeka tarafından geliştirilebilir bir şey aksini düşünemiyorum

    Low IQ Masculine insanlar var ama High IQ Masculine de

    Araştırma yapılsa Low IQ insanlarda daha fazla çıkacak kesin .Sürüngen beynin etkisini azaltmaz mı IQ ?

    Yada hiç alakaları yok mu ikisinin ?

    1. Burada maskuleniteyi tanımlamak gerekiyor, zekayı tanımlamak gerekiyor. Eğer masküleniteyi testosteron ve alfa davranış usulünden ele alırsan arada bağlantı zayıf olabilir. Kırmızı hapını uygylanışı bakış açısından alırsan entelektüel birikimin davranışa etkisi yönüyle bağlantı var diyebilirsin. Birincisi genetik dürtüsellik iken (doğal alfa davranış gösteren kişileri düşün) diğer öğrenmeye dayalı ve ardından uygulama gerektiren bir ekseni temsil ediyor. Muhtemelen mahmut abinin belirttiği 1.kısım

  9. Aşağıdaki yorumumu burada paylaşırmısınız bilmiyorum. Bu blog ta beni rahatsız eden Erkek – Kadın ilişkileri anlatılırken Evrim teorisi merkezli olarak anlatılmasıdır. Felsefecilerin , düşünürlerin, sosyologların, evrimcilerin, yazarların bu minvalde olmalarıdır.

    Bu sebepten benim için erkek – kadın ilişkilerinden önce inancımı zorlayan bu yaklaşıma karşı düşündüklerimi açıklıyorum. Burada anlatılan her şeye emme basma tulumba gibi kafa sallamayacağım.

    Erkek – Kadın ilişkisi sonra, defalarca hapı yutmuş birisi olarak hapın rengi sonra, hiyerarşide bulunduğum yer sonra, Rollolar Petersonlar Mahmutlar sonra.

    Allah’ı kabul etmeyen ateistler, bir yaratıcıyı gözlerden gizlemek için sebeplerin birbirini meydana getirdiğini ileri sürmektedirler. İşin vahim yanı onlar için evrim bir inançtır.
    Çünkü onlar canlıların ortaya çıkışı ile ilgili doğru bilgi elde etmek için bakmıyorlar. Onların bütün düşüncesi ve hedefi, canlıların meydana gelmesinde Allah’ı devreden çıkarmak, her şeyin başıboş olarak tesadüfen meydana geldiğini ortaya koymaktır. Bunun için kâinata dürbünün tersinden bakıyorlar
    Her şey Allah’ın sonsuz ilim, irade, kudret ve kuvveti ile planlanıp yapılmıştır ve idare edilmektedir.

    Evrim, bir felsefecinin ne “var” demesiyle var olur, ne de “yok” demesiyle yok olur.

    Bu insanoğlu her şeyden kendini üstün tutarken her şeyin peşinden merakla koşuyor. İnsanı merkeze koyarken çözemediği olayların peşinden koşuyor. Entropi nin varlığı benim evrimci olamayacağımın delili olduğu gibi Bütün kainatı düzenli tutan bir gücün varlığını kabul etmemi zorunlu kılan bir etkendir. İşte o güç ALLAH ismi ile anılandır.

    Şu an da bütün canlılar tek hücreden yaratılıyor. Bitki olsun, hayvan olsun her bir türün kendine has genetik yapısı o tek hücre içerisinde şifrelenmiş ve o genetik yapının değişerek bir başka canlıyı vermesi mümkün değil. Şimdiye kadar da olmamış.

    Değişim ve başkalaşımı ifade eden her kelime yerine “evrim” kullanılırsa, belirli bir sonuca varmak mümkün olmayacaktır.

    1. Yazdıkların sadece inanan insanlar için bir şey ifade eder ve onları bağlar. Evrim yüzyılın testine başarıyla meydan okumuş sağlam bir bilimdir ve insan davranışına kadar her alanda sağlam bilgi üretir. Elimizin altında bu kadar sağlam ve kullanışlı bir alet varken tabii ki onu kullanacağız.

      1. İnanan bir insan olarak düşüncelerimi paylaştım.
        Elbette ki beni bağlar. Sağlamlılığı ise yine bana göre tartışılır bir konudur. Bu bloğun ana felsefesi evrimi veya Dini tartışmak olmadığını bildiğim halde
        İnanan bir insan olarak düşüncelerimi paylaştım.
        Bu arada ben bir erkeğim erkek-kadın ilişkileri her minvalden izleyebileceğim bir konudur.
        Müsaade ederseniz.

        1. Hocam evrim teorisi islam ile çelişmiyor ki..
          Bir evrim süreci içinde ‘yaratılış’konusu aslında çok daha önce ve atomaltı parçacıklarda vuku bulmaya başlayan ve evrimsel gelişmeler ile büyüyen bir sistem. Aslında bir taraf dürbün’e tersten bakarken diğer taraf da eliyle optimize için çember yaparken dürbün deki açıyı daraltıyor . Burada zannımca sıkıntı darvinciler -evrimciler/inananlar-yaratılışçılar diye ideolojileşmiş olması konunun.

          1. Revervum kardeşim: Kibar dilin için teşekkür ederim.
            ‘’Burada zannımca sıkıntı darvinciler -evrimciler/inananlar-yaratılışçılar diye ideolojileşmiş olması konunun’’

            Olay öyle değildir. En azından kısmen. Aksi takdir de kendime ve ilgili tüm kişilere haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Herhangi bir ortamda Allah Peygamber dedim diye haksız yere dışlanmak aşağılanmak zorunda değilim. Hele Kadın – Erkek ilişkilerinin anlaşılmaya çalışılan bir ortamda. İnsan psikolojisi ve davranış dürtüleri ister evrim ile ister yaratılış yolu ile açıklansın Hipergami kadın doğası vb. aynı değilmidir. Biraz sıkıcı olmakla birlikte Benim dinimde bunlar çeşitli yöntemlerle açıklanmış şeylerdir.
            Tabii Burada daha heycanlı. Kısaca Bu işin:

            1- Bilimsel yanı var.
            (Bilim deyince İnanan dindar bir insanın bilimden anlamayacağını veya en azından gözlemleyemeceğini zanneden ve bilimi sadece kendilerinin zannı ile yaşayan kafasının bu işlere Allah dedi diye basmayacağını düşünen kodlanmış insanların varlığını 40 yıldır yaşıyorum.)
            Sadece ve sadece hiçbir bilimcinin felsefecinin fizikçinin kimyacının ve yaratılışçının itiraz edemediği Termodinamiğin ikinci yasası (entropi) hakkında bilgi sahibi olmamız bilimsel yanı için yeterli olacaktır sanırım.

            2- Sosyal yanı var.
            Bertrand Russell, her canlı varlığın çevresinden kendisi ve nesilleri için mümkün olduğunca çok enerji alan bir çeşit emperyalist olduğunu söylemiştir.

            Mesela (Örneklemem yanlış anlaşılmasın veya yanlış anlatmış olmayayım)
            TRP öğretisi 20 – 40 yaş arası genç erkeklere hitap ediyor. Herkese hitap etse kimler tarafından kabul görür. 20 – 40 yaş arası erkekler tarafından. Neden? Çünkü güç ile alakalı. Evrim ne diyor? Gelecek güçlü olanındır. Güçlü olan ne diyor. Sikerim ezerim yok ederim. Varlığımın sebebi güçlü olmamdır diyor. Bunu topluma yansıtırsak ideoljiler ist ler izm ler. Vs.vs. (Hatta evrimcilerden toplumda hasta güçsüz olanların tecrit edilip yok edilmesini önerenler olmuş.)

            3- Ferd (Kişi – Tekillik) yanı var
            Dindarların bazıları , tek tanrıya inanıyorlardı… Onlara, “ALLÂH” adıyla işaret edileni anlatmaya çalıştım… Anlattıklarımla, “tanrı”larını “update” ettiler!

            Din Devletler kurulsun, İdeolojiler oluşturulsun diye gelmemiştir. Fertlere gelmiştir. Şöylede denebilir.
            TRP Devletler kurulsun İdeolojiler oluşturulsun diye gelmemiştir. Fertlere gelmiştir.

            Mesela (Örneklemem yanlış anlaşılmasın veya yanlış anlatmış olmayayım)
            Burada sanırım ideolojilerin farkında olanlar TRP öğretisini bireyde tutup kişinin gelişimine yardımcı olmak için her kişi ile tek tek ilgilenerek kadın – erkek ilişki seviyesinde tutuyor. Dominantlık, Maskülanite, çerçeve vs. Kişiye ve topluma lazım olan da budur.

            Aslına bakarsan 40 yıldır aynı sussam olmuyor. Konuşsam olmuyor. Bana şimdi bi kadın lazım. -15C de sahadayım olmuyor.

            İyi ki varsınız.

    2. Emme basma tulumba gibi burada yazılan herşeye kafa sallamamanız güzel de, bir canlının sonraki kuşaklara kendi özelliklerini aktaramadığını söylüyorsunuz ki, biraz düşünseniz cümlenizin sonunun ne kadar anlamsız bir noktaya vardığını anlardınız.

      En basitinden çocukların, kaşı-gözü, boyu-posu, hatta ilginçtir bazı huyları bile anne-babasına veya akrabalarına benzer, bu benzerlikler 10-20 kuşak sonralara bile az-çok da olsa aktarılabilir.

      Bonobo’ları incelemenizi tavsiye ederim, sadece tipleri değil, sosyal davranışlarının da çoğu insanlara benzer ve insana en yakın şempanze türü olarak kabul edilir.

      Tabii burada hiç kimsenin inancınızı değiştirmek gibi bir çabası olacağını sanmıyorum, bildiğim kadarıyla 50’li yaşlardasınız ve ben size naçizane böyle bir değişimi önermem zaten, çünkü daha küçük yaşlardaki bir insan için bile bu süreç çok sancılı geçerken, böyle birşey sizin üzerine kurduğunuz tüm değerlerin altının oyulması demektir.

      Dolayısıyla bu konulara inanç çerçevesinden değil de, bilimsel bir yaklaşımla ya da size faydalı olanları alma yoluna giden bir bakışaçısıyla yaklaşmanızı salık veririm.

      1. Bonobolara yakin oldugumuz dogrudur, calismalar sempanzeler ile genetik olarak %1.23 farklilik gosterdigimizi soyluyor. Bonobolarla da neredeyse ayni miktarda bir fark var ancak bonobolar sosyal baglamda oldukca uysal ve uzlasmaci iken sempanzeler cok daha acimasiz, insana daha benzer ozellikler gosteriyor. Cinsel secilim baglqminda da bonobolar sekse bizim tokalasmaya baktigimiz gibi bakiyor, yani insandaki gibi bir hiyerarsi odakli secilim yok. Bu noktadada sempanzelerle daha buyuk bir benzerlik gosteriyoruz.

        1. Seks stratejilerinden bu kadar eminmisin, çünkü seksi ihtiyaç ve zevk aracı olarak da görüyorlar, ne gariptir, erkek şempanzeler insan erkeği gibi çavuşu tokatlıyor, hatta birbirlerine yardımcı oluyorlarmış falan.

        1. Akıllı tasarım Amerikadan ithal ettiğimiz birşey, çok da bel bağlamamak lazım, Amerikada protestanlar ne üfürüyorsa, bizim dindar çevrenin bir kısmı da alıp onu millete satıyor.

          1. Zaten ithalatçı bir milletiz. Evrim ide burada üretmedik. Avrupa da Amerika da ne varsa alıyoruz. Orada herkese göre mal var. Bir kısım çevreler de bir kısım millet e ne buldularsa satıyor. Bana bilim demeyin.
            “Doğru sonuç, her bir sorunun lehinde ve aleyhindeki gerçekler ve iddialar, tam olarak saptandığında ve iyice tartıldığında elde edilebilir.” Darwin.
            Arz talep meselesi demek ki.
            Arz et. Talep ettir. Ne güzel dünya. Ticaretin inceliklerinde öğreneceğim daha çok şey var demek ki. Teşekkür ederim. Bir kez daha bilmediğimi bildim.

    3. bilader dogada kaos varken ne allahindan bahsediyorsun ? hayatta kalmak icin ya bitkiyi ya da hayvani oldurup yemen gerekiyor. allah dedigin varlik boyle bi sistem kuruyosa kusura bakma hic olmasaymis ve bizi yaratmasaymis daha iyiymis. sen is bulunca baskasi baska yerde is aramak zorunda falan kaliyor. hayat sartlari epey brutal ve allah dedigin varlik insanlara gokten bisey vermiyor. yine insan calisip biseyler uretmek zorunda hayatta kalmak icin. gerci hayatta kalma dedigin sey de baska biyolojik bi canlinin hayatina son verme de neyse.. derin konular bunlar daha derine inmicem kafaniz kaldirmicak…

    4. Mahmut abi haklı.Dahada iyisi yazdıkların sadece senin gibi inananlar için bir şey ifade eder.Müslümandan mülsümana evrim değişir ve bir zamanlar evrimi önceden gören müslümanlar vardı senin gibi bilimi anlamayanlar azınlıktaydı.
      Deney ve gözlem serbest ,istediğim gibi açıkla.Şu an kadın erkek ilişkilerini en iyi evrim teorisi açıklıyor düz dünya teorisi değil.

  10. Mahmut abi iyi akşamlar. Hazır konu da bize rehberlik eden (ya da bazı şeyler için yardım eden) insanlarken benim de bi rehberlige ihtiyaç duyduğumu düşünüyorum. 15 yaşında burasiyla tanıştım ve gerçekten ne kadar da güzel, olması gereken şeyleri anlattığınızı farkettim. Senin de birinin yorumuna yazdığın cevap gibi 20 yaş ve üstü insanlar için yazıların çoğunu yazıyorsun hatta 18 yaş altının da buralara çok kafasini takmaması gerektiğini düşündüğün bir yorum yazmıştın diye de hatırlıyorum ama yine de bana katabilecegini düşündüğüm çok şey var ve ben de bunlari sana danışmak istiyorum. Başkaları da yardım ederse çok sevinirim.
    -Lise çağındaki bir gencin kendine yatırım yapması açısından ne gibi önerilerde bulunursunuz? Hiyerarşide yükselmek için neler yapabilirim? Sosyal ortam edinmek ve ortamımda daha saygıdeğer hale gelmek nasıl mümkün olabilir?
    – Ergenlerde Masturbasyon hakkında düşünceniz nedir? Sonuçta bu yaşlarda hem ilişki şansımız yok hem de acayip bir enerjiye sahip oluyoruz.
    – Bu yaşlarda daygame yapmak sıkıntılı bir durum. Nasıl oyun oynanabilir?
    -Hapı aldıktan sonra anneyle ve okuldaki kızlarla ilişkilerde sarsılmalar, hatta bazen büyük çatlaklar olması normal midir?
    Cevaplayacak olursanız bana ileri yaşamım için de şimdi için de çok büyük iyiliklerde bulunacaksiniz abilerim.

    1. Lise çağındaki bir gencin kendine yatırım yapması açısından ne gibi önerilerde bulunursunuz? Hiyerarşide yükselmek için neler yapabilirim? Eğer üniversiteye gideceksen yapacağın yatırım belli : sınav. Gitmeyeceksen de mesleki olarak iyi bir zanaat seçip ufaktan ona başlamak. Bunun harici sigaradan, içkiden, uyuşturucudan uzak durup spor yapın.

      Sosyal ortam edinmek ve ortamımda daha saygıdeğer hale gelmek nasıl mümkün olabilir? Hiçbir alfa erkek ortamda saygıdeğer hale gelip gelmediğini takmaz. Erdemli alfalar bile. Onlar risk alır, sorumluluk alır, kendini zihinsel merkezine koyar vs … saygıdeğer hale gelme isteğinden kurtulun önce. Lisede sosyal ortam ise gamma veya omega değilsen kendiliğindne gerçekleşir zaten.

      Ergenlerde Masturbasyon hakkında düşünceniz nedir? Sonuçta bu yaşlarda hem ilişki şansımız yok hem de acayip bir enerjiye sahip oluyoruz.
      Haftada 2 kere mastürbasyon ihtiyaç gerisi bağımlılık. İnternet Pornosu ise kesinlikle ihtiyaç değil ve zararlı. İlla görsele ihtiyacınız varsa dergi alın ama aynı dergiyi uzun süre kullanın.

      Bu yaşlarda daygame yapmak sıkıntılı bir durum. Nasıl oyun oynanabilir? Şu arkadaş gibi hayat oyunu oynayabilirsiniz. Daygame tavsiye etmem.

      -Hapı aldıktan sonra anneyle ve okuldaki kızlarla ilişkilerde sarsılmalar, hatta bazen büyük çatlaklar olması normal midir?

      Değil. Hapı konuşuyorsunudur, hapı anlamamışsındır kadınlara öfke duyuyorsundur, vs … Okulda zaten kızlarla ne ilişkin var. Kendi erkek grubuna takıl yeter. Hapı asla başkaları ile konuşmayın.

      1. mahmut abi çok güzel anlatmış. birkaç şey eklemek istiyorum.

        +++ dersleri hayatınızın merkezine alın. lise 4 yıl. 4 yılın sonunda edineceğiniz meslek yiyeceğiniz meslekten sikeceğiniz kadına kadar hayatınızı etkileyecek. özellikle orta ve orta-alt gruptan gelenler için kazancı yüksek bir meslek edinmek sınıf atlamanın en kolay yolu. ileride devlet hastanelerinde sıra mı beklemek istersiniz yoksa özel hastanede rahat rahat muayene olmak mı? bu 4 yılı çok iyi değerlendirin.

        +++ okulun serseri takımına çok takılmayın. sizin yaşlarınızdaki gençler gereğinden fazla kendisini göstermek, sınıf arkadaşları tarafından kabul edilmek, popüler olmak istiyor. çok normal. ama derslerinizi etkiliyorsa kendinize dur demeyi bilin. uyum sağlayın. kimseyle kötü olmayın. ama illa aralarına girmek için olmadığınız birine dönüşmeyin veya derslerinizden geri kalmayın.

        +++ üniversite tercihi yaparken ben bu bölümü bitirince bana ne kazandırır diye düşünün. romantikliğin anlamı yok. yaşadığınız ülke belli. belediye otobüslerinde can çekişirken en büyük eğlencesi hafta sonustarbucks’ta kahve içip 6 saat oturmak olan solcu merveler ve meriçler size paranın önemli olmadığını, önemli olanın seveceğiniz bir meslek olduğunu söyleyecekler ama takılmayın. ben bu bölümü okursam 10 yıl sonra nerede olurum diye kendinize sorun.

        +++ kızlarla ilişkiler konusunda asla konuşmayın. hayatınızın hatası. çıplak gözle izlediği her yapımda esas kız için ölmeye hazır oğlanları izleyerek büyümüş, sırf kadın olduğu için şımartılmaya ve pohpohlanmaya alışmış birine tutup kırmızı habın acı tadını tattırırsanız sizinle tartışır ve size öfkelenir. hiç gerek yok. ben sırf hap konularına girmeden ilişkilerle ilgili birkaç düşüncemi söyledim diye iki tabağımdan oldum. hatta mahmut abi’nin “hapı asla başkalarıyla konuşmayın,” dediğini görünce sesli güldüm. keşke baştan deseydiniz şunu diye. swh

      2. Mahmut Abi teşekkür ederim. Cevap vermek istediğim konu son tavsiyelerin. Bu konuda haklısın. Hapı kızlarla olmasa da bazı erkeklerle paylaştım ve bunu karşılığında bunun şerefsizlik olduğunu,insanlığa yakışmadığını falan söyledi bu arkadaşım ki daha sonrasında da,büyük ihtimalle bu sebeptendir ki,aramıza bir soğukluk girdi.Annemle ilişkilerimdeki zedelenmenin başlıca sebebi onun zorla yaptırmaya çalıştığı bazı şeyler ve benim bir şeyleri kendi irademle yapmam. Kısaca beni kısıtlamaya çalışıyor ve üniversitede yanımda geleceğini vesaire söylüyor.Böyle sebeplerden annemle aramda bir mesafe oluştu.Kızlarla oluşan gerginlik de beni sürekli aşağı almaya çalışmaları ama benim diğer erkekler gibi onların laflarının altında kalmayışım. Hatta bazılarını göt edişimden sebeple bana karşı oluşan pis duygular.Sonucu boş,hiç de hoş olmayan iftiralarla bitti ki daha sonrasında da hiçbiriyle uğraşmamaya karar verdim. Bu konuda da söyleyecek bir şeylerin varsa mutlu olurum. Severek ve büyük saygıyla okuyorum…
        92’li abim tavsiyelerin için de ayrıca teşekkür ediyorum 😀

        1. Hapı kızlarla olmasa da bazı erkeklerle paylaştım ve bunu karşılığında bunun şerefsizlik olduğunu,insanlığa yakışmadığını falan söyledi bu arkadaşım ki daha sonrasında da,büyük ihtimalle bu sebeptendir ki,aramıza bir soğukluk girdi. Hapı ihtiyacı olmayan ya da ihtiyaç duymayanla paylaşmayın. Bu konuda entellektüel muhabbete girme isteği hapı sindiremediğinizi gösterir. Hap sizin kendiniz için var.

          Annemle ilişkilerimdeki zedelenmenin başlıca sebebi onun zorla yaptırmaya çalıştığı bazı şeyler ve benim bir şeyleri kendi irademle yapmam. Ergenlik dertleri bunlar, kırmızı hapla alakası yok.

          Kısaca beni kısıtlamaya çalışıyor ve üniversitede yanımda geleceğini vesaire söylüyor. Gelemez merak etme. En kötü yurda çıkarsın. Yurda çıkarsan nereye geliyor?

          Kızlarla oluşan gerginlik de beni sürekli aşağı almaya çalışmaları ama benim diğer erkekler gibi onların laflarının altında kalmayışım. Hatta bazılarını göt edişimden sebeple bana karşı oluşan pis duygular. Kızlarla dalaşmak betadan da düşük rütbe belirtisidir. Kızları göt ediyorum dediğin kızlarla kız gibi dalaşıyorum demektir. Kızlar da kendileri ile kız gibi dalaşan erkeği haliyle aşağılıyorlar. Aşağılanması gereken bir hareket çünkü.

          Kırmızı hap kadın – erkek ilişkilerinde erkeği yetkin etmek için var. Kızlara karşı dolup, onlarla dalaşman için değil. Sen kırmızı hapı kızlarla olan başarısızlığına ve öfkene bahane yapmışsın. Dön bu yoldan. Gerekirse kırmızı hapı bırak. Hapı sindiremeyip gammalaşacağına (anlattığın şeyler gammalık) alma beta kal daha iyi.

          … ama benim diğer erkekler gibi onların laflarının altında kalmayışım … Hatta bazılarını göt edişimden Kızları standart olarak neşe içinde halledemeyişin lafın altında kalmaktır. LAf altında kalıyorsun … Göt edecek kadar kızlarla içli dışlı oluyorsan kendini aşağılıyorsun.

          Bariz şekilde hap için gerekli olgunluk yok, yaşın küçük. Bence 20 yaşına kadar kırmızı haptan uzak dur.

  11. iyi olan her seyi alir oke de kapitalizm zaten ozel mulkiyet temeli uzerine kurulan bi ideoloji.
    yani sunu demeye calisiyorum sahiplenme uzerine kuruldugu icin kadinlar da bu goruste emtia olarak yer aliyor. yani bi kadinla berabersen kendi malin gibi gorebilirsin. kadini da kendinle esit kefeye koyarsan gider istedigiyle yatar sonucta serbest piyasa. ama kapitalizme gore dusundugunde kadin bu noktada emtia oldugu icin baskasiyla yatmasina karsi cikiyoruz. oteki turlu okey o da istedigiyle dusup kalkabilir bizim kadar…

  12. benim bu sitede okuduğum ve beğendiğim hangi yazı varsa JP’ye aitti. Rollo benim için olsa da olur olmasa da olur. JP hayatımı olumlu yönde etkiledi diyebilirim.

  13. “İnsanların belli bir mem (anlam) grubu etrafında toplanmaması ise ateistlerin sandığı gibi özgürlüğe değil cehenneme götürür”

    Bireyselleşmiş biri nasıl başkaları ile aynı anlam grubu etrafında toplanacak?

    Arkadaşlar kırmızı hapı yutmak sandığınız gibi kolay değil. Gerçek kırmızı hapı aldıktan sonra kendinizi toplumdan soyutlarsınız. Yine sosyal biri olabilirsiniz ama ruhen kimseyi kendinize yakın hissedemezsiniz. “Anlam grubu” denen şeylerin de bir başka mavi hap olduğunu görürsünüz. Kırmızı hap anarşik bir duruştur. Kırmızı hap kaosu kabullenmek ve onu benimsemektir; “kaosa antidot” bulmak değildir.

    1. Hala kırmızı hapla kendi yaptığını genelin yaptığı sanıyorsun. Ya da kırmızı hapı yeterli. Ham kırmızı hap böyle yetersiz bir olay o nedenle de herkese kendisini JP ile dengelemesini tavsiye ederim. Topluma karışacak gücü olmayanın zayıfların karışanı mavi haplılıkla suçladığı mgtow a sapın siz ama zAyıflığınızı erdem gibi pazarlamayın.

      1. Bu MGTOWcuların kendileri gibi olmayan kırmızı haplılara mavi haplı demesi de kabak tadı verdi artık. Bence MGTOW kırmızı hap sayılmaması gereken bir şey. Adamlara sorsan MGTOWlar ama bir türlü kendi yollarına gidemiyorlar. Kırmızı hapı alan adam ister evlenir ister kadınlarla seks hariç bir araya gelmez, ister CEO olur ister motorsikletli serseri, vs … Safları en düşük rütbeli gammalarla dolu akım kırmızı hap, diğerleri değil ?!?

  14. hayatta anlamı nasıl bulacağız? herhangi bir dini inancım yok. bir ideolojinin de körü körüne savunulmaması gerektiğinin bilincindeyim. bu anlamı nerede bulabiliriz, örnek verebilir misiniz?

    1. benzer bir durumdayım Mahmut abi.Beni yarına taşıyan şey anın keyfi ve gelecekte yapmak istediğim besteler heykeller ve öğrenme dürtüsü.
      Bir iki yıl önce efe aydal(belki bilirsin türkiyede ateizm ve filmciliği gençliğie yayan hoş biri) ve dinsiz hala geldim(gerçi hiç bir zaman samimi bir inancım olmamıştı).
      bundan sonra bir kaç olay yaşadım ve vatan ülke gibi menleri de kaybettim.
      şu anda liberal ve kendi kendine takılan biriyim her alanda liberal sayılırım.Hatta bu bireyliğim öyle bir derecedeki insanlar toply bir şeye katıldım bana şaşırıyorlar (genelde tek takılırım)
      Şu an lise 4üm derslere iyi asılıyorum .Fen lisesinde ilk 10 dan çıkmıyorum yeni olan Türkiye geneli özenirse ilk 1000 yaptım ve daha iyi de olacak.
      Her şey çok iyi ama anlamın olmadığını fark ettiğimde kendimi 31 çekerken saçma hareketler yaparken ya da camdan aşağı bakarken bulduğum oluyor(öylece seyrediyorum)
      anlamı nerede ve nasıl arayalım?

    2. Aranacak bir anlam yok. Bu arayışta olanlar için nihilizm denilen saçmalığı çıkardılar. Ancak amaç olabilir. Mesela para asla amaç olamaz o sadece bir araçtır. Resim çizerek düşüncelerini ifade etmek bir amaç olabilir. Robot tasarlamak bir amaç olabilir. Fabrikaya gidip çalışmak amaç olamaz o sadece aileni veya kendini geçindirme amacı için bir araçtır.

  15. Şu hayatın anlamı diyenleri odunla adam edesim geliyor, ne anlamı, gelişmiş bir memeli hayvansın sadece, katabildiğin kadar bir değer kat gerisi laf-ı güzaf…

  16. Ikiside birbirinden değerli yazar.Görüş ayrılıkları mutlaka olacaktir aralarinda ama bu bizi çok önemsememeli bence.Mesela bu sitede hem JP hem Rollo’nun onlarca yazıları var.Kendi mantık ve zihin odağımız ile bazi seyleri beynimizde harmanlayabiliriz.Mesela
    Rollo’nun o çılgın , deli yanı benim hep ilgimi çekmiştir.Baktıkları pencere çok farklı gerçekten.JP’de boş adam değil gercek hayat ile örtüşen o kadar ders niteliginde tavsiyeleri var ki gercek hayatta deneyip uygulayınca farkı rahat görebiliyorsunuz.Ben bu yolda her agaçtan meyve toplamayı temel amaç olarak görüyorum.Sizi bilemem.

  17. Mahmut abim çok güzel yazmışsın, çok fazla çalıştığım için okuyamıyorum ama hem sen hem diğer arkadaşlara çok müteşekkir olduğumu bilmeni isterim. Anlattığın gibi anlam olmayınca cehenneme sürükleniyor insan. Başta kontrolü kaybediyor. Kırmızı Hap ile tanıştıktan kısa bir süre sonra ben nihilist bir kafa yapısına bürünmüştüm. Hakikaten yaşam denilen şeyin bir anlamı olmuyor o saatten sonra. Tabi sabredip tekrar tekrar bu konu üstünde düşünülmezse sonunun intihar ya da şeytanla anlaşma olduğunu gördüm ve bu benim karakterim ile doğru orantıda olmadığından o düşüncelerim bana hala doğru gelse bile yapmamam için bunları unutmamın gereği olduğunu anladım. Şu an dediğin gibi bir anlam arıyorum, rastgele verilen yaşamın tadını çıkarmak için kendime bir yol açmaya çalışıyorum. Evet biraz hedonist bir yaklaşım lakin bu noktaya baya acılar çekerek geldim ve hala daha çekiyorum. Herkes için acılı da olsa, hüzünlü de olsa huzurlu bir zihin ve heyecan dolu bir hayat dilerim…

  18. Abi şu kırmızı hap hipergami vs. Olayları küçük kız çocuklarına veya annelerine atfedip kin besleyenler sence fazlaca tehlikeli bir güruh değil mi? Ekşi de kız çocukları başlığına ” zaten büyüyünce orospu ruhlu olacak. Masum bir gözle kız çocuğuna bakamıyorum” gibi ve buna benzer yorumlar yapan beyinsizlerin yazılarını (farklı mecralarda da çokca denk geldim) okudukca tepemin tası zaten atarken üstüne geçen bir arkadaşım “kırmızı hapı aldığımdan beri annemi ciddiye alıp onunla konuşmuyorum çok saygı duymuyorum. Onunla olan sıcak bağımı kopartmaya başladım. Ama üzülüyor kendiniye yalnız hissediyor galiba ama umrumda değil ” tarzı kan dondurucu bir konuşmasına şahit oldum ki annesini tanırım. Yatalak oğlu için hayattan vazgeçmiş kendini eve hapis etmiş çok tatlı bir kadın. Tek sağlam oğlu da böyle mal mal konuşuyor ondan uzaklaşıp desteğini çekiyor . 24 yaşında koca mühendis üstelik. Bu tarz yan etkiler fazlaca tehlikeli değil mi? Üzüldüm kadıncağıza anasini satayim. O kız çocuklarına masum gözüyle bakamıyorum diyenlerde pedofil olarak canlanıyor gözümde amk.

    1. Onların 99%si gerçek hayatta bir kadın görünce pembe donlarına dolduracak korkak herifler ama evet sırf o 1% bile tehlikeli. Gerçekle karşılaşmak bir erkekte kız çocuklarına “büyüyünce orospu olacaklar zaten” ya da “annem umrumda değil” gibi şeyler düşündürüyorsa şunu kesinkes söyleyebilirim ki hipergaminin ve kadınların o zayıf erkeği gen havuzundan silmesi ve yıkıp geçmesi acımasızlık değil insanlık görevidir.

      Fakat bu öfke aşaması değil. Bu başka bir şey. Daha önce farkında olmadığımız kadar dipte bir zayıflık. Aslına bakarsan bu herifleri ilk gördüğümde yazmayı bırakmayı düşündüm ama o zaman da meydan bu hastalıklı ezikleri dolduruşa getirenlere kalacak.

      Senin o mühendis arkadaşının muhtemel derdini söyleyeyim sana : bir kardeş yatalak, ilerde hem annesine hem kardeşine destek olması gerek ve bu sorumluluğu erkek gibi taşıyacak götü olmadığından zaten bir çıkış bahanesi arıyor muhtemelen. Aradığı bahaneyi de kırmızı hapta buldu. Burayı okuyorsa ona bu yorumu gösterebilirsin.

      Kız çocuklarına masum gözle bakamıyorum diyen bende de pedofili çağrıştırdı. Özellikle de 10 sene önce bir sapık vardı doktora öğrencisiydi sanırım. Savunmasında “nasıl olsa büyüyünce yapmayacaklar mıydı” gibi bir şey söylemişti.

      KH kadın – erkek ilişkileri dinamiği. Bunu başka şeylere uygulamaya çalışan adam bence içindeki karanlığa bahane arıyor. Yani ikisi bir değil tabii ama annesiyle ilişkisine yansıtan kendi sorumluluktan kaçışına bahane aradığı gibi kız çocuklarına uyarlayan da gizli pedofili hastalığına bahane arıyor ve buluyor muhtemelen.

      1. Pedofil konusunda hem fikiriz. Ama korkuyorum ki bunu kendilerine bahane edip daha fazla cesaret bulsalar. Bu himmet aktürk serefsizini hatirlarsiniz. 3 yasındaki kıza tecavuz edio gommesinin nedeni olarak “kadınlar param olmadigi icjn benimle beraber olmuyordu” tarzı bir nedenden dolayı cinsel istegini kucucik yavruya kanalize ettiğini söylemişti. Bu seferde zaten büyüyünce hipergamisi olacak yok kadın doğası şu bu diye cesaret neden bulmasın bu serefsizler. Vallahi bekliyorum bunlardan. Hatta bir kaç yerde denk geldim adam 20 li yaşlarda hatta 30’lu, 13-14 kız biyolojik olarak olgundur feromen salgılıyor hiç sıkıntı yok birlikte olmakta vs. diyor. O yaşlarda kardeşim kızım falan yok ama kuzenim komşu kızları var. Çok da severim Sinir oluyorum amk bu muhabbetlerde. Geriliyorum lan ben.

        Arkadaş mevzusunda da şöyle bir şey var. Ailesine bakma korkusu pek yok bence. Babası baya iyi kazanıyor annesinin de ailesinden kalma bir iki evi var ve öyle baskıcı nasıl desem o klasik “ben size saçımı süpürge ettim. Bana bakacaksiniz” tarzı biride değil. Tam aksi ve baya da annesine düşkün biriydi. Bu sert geçişi ben zerre anlamadım. Burayı okuyor mudur bilmiyorum. ( okuyorsanda insanlığını sikeyim geçen gün dediğim gibi) ama annesine bu kadar yabancılaşması beni üzdü yahu. Annesi o muameleyi haketmiyor. Taniyorum kendisini. O zor durumda insan ister oglunun destegi olsun. İnşallah bu salak saçma durum bir tek bu mal arkadaşta zuhur bulmuştur.

        1. Ben rastlamadım ama 13-14 kız biyolojik olarak olgundur feromen salgılıyor hiç sıkıntı yok birlikte olmakta vs. yazan entri görsem şikayet ederdim. Silsinler değil yazanı bir karakola alsınlar diye.

          Arkadaşın ise umarım bu saçma sapan fikirleri aşar. Kadının bir erkeği maskülen yetiştirme kabiliyeti ya da görevi yok. O iş babanın. Eğer kendisi maskülen değilse ve öfkeli ise ve illa öfke duyacaksa o öfkenin hakeden hedefi babası. Annesi değil.

          1. Yabancı forumlarda eksi de twitter da denk geldiğim oluyor bu mallara. Hatta başlıkta vardı sanırım.

            Umarım. Ama bir şey daha soracağım. Şimdi iyi bir baba olmak illa maskülen yani göstermek ile alakalı mi peki? Yani mutlu bir evlilik icin illa alfa olmak beta olmamak mi gerekiyor? Gerci bunlatin net ayrimini bilmiyorum ama. Hani arkadaşımdan bildiğim baba çok iyi bir baba ve de cok iyi bir insan. Zamanında sağolsun bana eli dokunmuştur. Evlerinde kalmışlığım var hanımı ile beraber o kadar tatlı insanlar ki. Hani baksanız beta dersiniz ama kaç yıllık evli olmasına rağmen karı koca birbirlerine baya bir düşkünler. Öyle ezilen evde baskın olanın anne olduğu bir ortamda değil üstelik. Tonton amcalar vardır ya o misal. Teyzenin yanımızda olmadiği bir zaman iyi bir evlilik erkeği cok mutlu eder. Sükür ki buna sahibim falan diyordu. Bu amcayı buraya tasisak yok beta yok hanımı bunu niye terk etmemiş yok ezik diye bin bire şey söylerler. Ama adam evliliğinde mutlu huzurlu çocuklarını seviyor hanımından memnun işinde gücünde. Bütün bunlar iyi bir baba olmasına yetmez mi? Ya da bu özelliklerine rağmen adam o çizilen alfa kalıplara uymadığı için ezik mi? Bu tarz bir insanın mutlu olma ilişkide o bağlılık huzur dengesini yakalama ihtimali çok mu düşük? Baya bir soru sordum kusura bakmayın.

  19. Asıl şunu izleyin :

    https://www.youtube.com/watch?v=xpCRJ01VY0o

    Dikkat edin kadın programı ya kimse Mesut’a hem Cemil’e hem de Gülcan’a tazminat davası aç demiyor. Karı uzlaşmacı tavır sergiliyor diye bir de takdir ediyorlar. Umarım mahkemede ikisini de sikmiştir. Bu çocukta o göz yok ama 🙁

    Bakın dikkat edin kadın aldattı mı karşısındakine tazminat açabileceği konu bile edilmiyor. Bunu erkek yapsa ordaki avukat tazminatı gündeme getirirdi.

    1. Evli olduğunuz kadın sizi aldatırsa hem onu hem de eğer kadının evli olduğunu biliyorsa adamı mahkemeye verip tazminata mahkum edin. Ödesinler.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *