Misandri vs Mizojini

"Madalyonun bir yüzünde feminist lezbiyen aktivist Sally Miller Gearhart, diğer yüzünde incel Elliot Rodger.
Erkek nefreti (misandri) ve kadın nefretinin (mizojini), mental rahatsızlık bakımından birbirine ne kadar benzediği üzerine düşündürücü bir karşılaştırma olacağını umuyorum." -Yin

Sally Miller Gearhart, quote, misandry, feminism
Sally Miller Gearhart

Sistem içerisinde yıllardır uygulanageldiği üzere, hepimiz halen şu veya bu derecede erkek odaklı kimliklendirme tarafından köleleştirilmiş vaziyetteyiz. Bu durumda varsayım şu olmalıdır ki, günümüz monopolcü kapitalist ve ataerkil sistem değiştirilmeli ve erkek odaklı bakış açısıyla tanımlanmayan kadınlar bu yeni sistemin sorumluluğunu almalıdırlar.

Daha az vahşi bir dünya yaratacak ve onu koruyacaksak, çevrecilerin/yeşillerin stratejilerini en azından üç adet şart desteklemelidir:

I) Bütün kültürler kadıncı bir geleceği tasdik etmelidir.
II) Bütün kültürlerde insan ırkının sorumluluğu kadınlara devredilmelidir.
III) Erkek nüfusunun insan ırkına oranı yaklaşık %10’a indirilmeli ve bu oranda tutulmalıdır.

İnsan ırkının sorumluluğunun kadınlara verilmesi pratik olarak şu anlama gelir: Erotik ve üreme ile ilgili inisiyatif dünyanın her yerinde kadınlara geri verilmelidir. Eğer seçimi bu olacaksa nasıl ve ne sıklıkla hamile kalacağı, bunun heteroseksüel ilişki ile mi, yoksa yapay döllenme veya ovüler birleşme ile mi olacağı tamamen kadının tercihine bırakılmalıdır. Döllenmiş bir yumurtanın neye dönüşeceği ve vücudundan doğmasını dilediği çocukların sayısını tamamen kontrol etme üzerinde söz sahibi olma hakkı, geri alınamaz biçimde kadınlara verilmelidir.

Üreme sürecinde erkeğin söyleyeceği herhangi bir söz yok hükmünde olmalıdır. Çocukların taşıyıcısı ve yetiştiricisi olan, erkeğe bağlı olmayan, bağımsız kadınlar için alternatif ekonomik ve psikolojik destek yapıları oluşturulmalı ve korunmalıdır.

Kadınlar, sadece kendi sosyal grupları bakımından değil, ekolojik sistem bakımından da sürdürülebilir olduğunu bildikleri sayıda çocuk doğurmalıdır. Adamın biri sadece kendi ismini ya da mülkiyetini soybağı aracılığıyla devam ettirmek istiyor diye kadınlar çocuk doğurmayacaklardır. Tek rolü itaatkar bir eş ve anne olmak olduğu için doğurmaya mecbur olduğuna kendini inandırdığı çocukları doğurmayacaktır. Kadınlar, erkeklerin bir kabilenin, bir dinin veya belli bir kültürün devamlılığı için şart olarak gördükleri çocukları doğurmayacaklardır. Bunun yerine, yalnız kendi istedikleri ve kendilerinin bakabilecekleri, belirli bir grup veya tüm insanlık için kıymetini kendilerinin takdir edecekleri çocukları doğuracaklardır.

Bütün kültürlerde değişimin sorumluluğu kadınlara ait olmalıdır, kadınlar tarafından kimliklendirilen kadınlara. Erkeklerin kuklaları olan, kendi hayatlarını veya çocuklarını kaybetme korkusuyla yaşayan, tehlikeli ataerkil kültürün güvenlik anlayışına bağımlı olan kadınlara değil, fakat baskıdan tamamen kurtulmuş, erkek etkisinden muaf, herhangi bir erkeğin imtiyazına muhtaç olmayan, insan ırkının regülasyonunun kendilerine ait bir sorumluluk olduğu fikrine kendilerini adamış kadınlara. Lezbiyenlerin ve diğer bağımsız kadınların hali hazırda bu yolda ilerlediklerini belirtmek isterim.

Feminizm, Feminazi
Feminazi

Kadıncıl değerlerin ve kadın özgürlüğünün hakim olduğu bir dünyayı güvenceye almak için, gelecekteki yapılanmaya bir unsurun daha eklenmesi gerektiğine inanıyorum: Erkeklerin kadınlara oranı radikal şekilde azaltılmalı ve erkek nüfusu toplam nüfusun sadece yüzde onunu oluşturmalıdır.

Şimdi kritik bir noktaya geliyoruz: Erkek nüfusundaki bu azaltım nasıl sağlanacaktır? Seçeneklerden birisi, erkek bebeklerin öldürülmesi. 20.yy’a kadar bazı kültürler tarafından devam ettirilen kız bebeklerin öldürülmesi uygulamasından pek bir farkı yok. Ne var ki, bu alternatifin tatsız olduğu ve yaratıcı bir sosyal dönüşüm kurmaya elverişli olmadığı aşikâr.

Eğer kadınlara kendi bedenleri üzerinde özgürlük hakkı verilirse, sadece dişi embriyoların türemesine olanak veren deneysel “ovüler birleşme” teknolojisini kullanabilirler, böylece kadınların erkeklere oranında kayda değer bir fark yaratabilirler. Eğer nüfusun yarısı heteroseksüel, yarısı ovüler birleşme ile ürerse, tek jenerasyonda %75 kadın %25 erkek oranına ulaşmak başarılabilir.

Hiçbir ölçüdeki sevginin ve şefkatin veya seksist olmayan yetiştirme tarzının, oğullarını erkek şiddetinin kurumsallaştırıldığı ve yüceltildiği bir kültürden kurtaramayacağını hisseden kadınlar için bu olasılık çekici olacaktır. Bu kadınlar şöyle diyecekler: “Artık erkek çocuk yok! Hayatımızın yirmi yılını potansiyel bir tecavüzcü, potansiyel bir dayakçı yetiştirmek için harcamayacağız!”

makale: “Bir Gelecek Varsa, Gelecek Kadındır” – Sally Miller Gearhart, Reweaving the Web of Life: Feminism and Nonviolence, 1982

_________________________________________

Elliot Rodger, blackpill
Elliot Rodger

Cinselliğin arkasındaki nihai kötülük insanın dişisidir. Kadınlar seksin asıl kışkırtıcılarıdır. Hangi erkeklerin sekse ulaşıp hangilerinin ulaşamayacağını kontrol ederler. Kadınlar kusurlu yaratıklardır ve onlar tarafından gördüğüm yanlış muamele bu üzücü gerçeği anlamamı sağladı. Beyinlerinin işleyiş biçiminde çok çarpık ve yanlış olan bir şey var. Adeta canavarlar gibi düşünüyorlar, hakikaten de birer canavarlar. Kadınlar erdemli ve rasyonel düşünce yetisinden yoksunlar. Tamamıyla yoz duygularının ve rezil cinsel dürtülerinin kontrolü altındalar. Bu yüzden, kadınların çekici bulduğu erkekler, seksin zevklerini tecrübe edebilen ve üreyebilme ayrıcalığı olan erkeklerdir…aptal, yoz, tiksinç erkekler. Bunu tüm hayatım boyunca gözlemledim. En güzel kadınlar, benim gibi muhteşem beyefendilerin yerine, en vahşi erkeklerle üremeyi seçiyor.

Kadınlar, kiminle eşleşecekleri ve kiminle üreyeceklerini seçme hakkına sahip olmamalı. Bu seçim onların yerine akıl sahibi rasyonel erkekler tarafından yapılmalı. Eğer kadınlar bu hakka sahip olmaya devam ederse, yoz erkeklerle çiftleşip aptal, yoz döller yaratarak insan ırkının gelişimine engel olacaklar. Bu durum insanlığın her jenerasyonda biraz daha yozlaşmasına sebep olacak. Sırf seks yüzünden, kadınların toplum üzerinde hak ettiklerinden daha çok güçleri var. İnsan dişisinden daha şeytani ve daha yoz hiçbir yaratık yoktur.

Kadınlar vebaya benzer. Herhangi bir hakka sahip olmayı hak etmiyorlar. Gelecek kuşakların yozlaşmasını önlemek için kadınların şeytani doğaları bastırılmalıdır. Kadınlar habis, şeytani, barbar hayvanlardır ve buna göre davranılmayı hak ediyorlar.

Black Pill
Black Pill

Dünyanın bu gerçeklerini tamamen kavramamla birlikte, adil ve temiz bir dünyanın nasıl işleyeceğine dair nihai ve kusursuz bir ideoloji oluşturdum. İdeal bir dünyada, cinsellik var olmayacak. Kanunen yasaklanmalı. Seksin olmadığı bir dünyada insanlık iffetli ve medeni olacaktır. Erkekler, böyle barbarca bir eylem hakkında endişelenmeye gerek duymadan, sağlıklı bir biçimde yetişecekler. Bazılarının bu hazdan mahrum bırakılması yerine hiçbir erkeğin cinsel hazzı deneyimleme imkanı olmadığı bir dünyada, bütün erkekler adil ve eşit şartlarda büyüyecekler. İnsan ırkı, bugün var olan ahlaksızlık ve yozluktan muaf bir halde, tamamen yeni bir medeniyet seviyesine evrilecek.

Seksi tamamen lağvetmek için, kadınların kendisi tamamen lağvedilmelidir. Bütün kadınlar vebalılar gibi karantinaya alınmalıdır, böylece gerçekten toplumun yararına olacak şekilde kullanılabilirler. Bunu uygulamak için, yeni ve güçlü bir yönetim sistemi var olmalı, bu sistem benim gibi tanrısal bir yöneticinin kontrolünde olmalıdır. Bu yeni düzeni kuracak olan hükümdar, toplumu iyi ve ahlaklı bir yöne sokmak için onun her tarafında kontrol sahibi olmalıdır. Şimdiki yönetimi bertaraf etmek ve böylesine devrimci kanunları cebren uygulamak için, çok iyi eğitilmiş ve fanatik derecede sadık askeri birliklere ihtiyaç vardır.

Kadınlara karşı yapılacak ilk hamle, onları toplama kamplarında karantina altına almak olacaktır. Bu kamplarda, kadın nüfusunun büyük çoğunluğu kasten açlıktan ölmeye terk edilecektir. Bu onları yok etmek için etkin ve uygun bir yöntem olacaktır. Yeryüzündeki her bir kadını açlıktan ölmeye mahkum etmek benim için şahsen büyük bir zevk ve tatmin kaynağı olacaktır.
Bütün kampı gözlemleyebileceğim ve hepsinin ölümünü neşe içinde seyredebileceğim, kendime ait devasa bir gözetleme kulesi yaptıracağım. Eğer bana ait olmazlarsa, kimseye ait olamazlar; onları seyrederken aynen böyle düşüneceğim. Kadınlar bu dünyada adil olmayan her şeyi temsil ediyorlar ve dünyayı yeniden adil bir yer haline getirmek için hepsi imha edilmelidir.

Sırf üremek için kadınların az bir kısmı bağışlanacaktır. Bu kadınlar gizli laboratuvarlarda saklanacak ve çiftleştirilecektir. Orada neslin devamı için sperm örnekleriyle yapay olarak dölleneceklerdir. Orada zamanla yoz doğaları genetik olarak ayrıştırılacaktır. Gelecek kuşağın erkekleri bu kadınların varlığından bihaber olacaklardır, bu onlar için en iyisi. Eğer bir erkek kadınların varlığından haberi olmadan büyürse, seks arzusu da var olmayacaktır. Cinsellik tamamen yok olacaktır. Aşk tamamen yok olacaktır. İnsan psikolojisinde bu konseptlerin herhangi bir izi artık kalmayacaktır.

Dünyayı temizlemek için tek yol bu. Böylesine saf bir dünyada, erkeğin zihni daha önce hiç erişemediği mertebelere yükselecektir. Gelecek kuşaklar kadınların ve cinselliğin vahşiliğine kafa yormadan özgür şekilde yetişecekler, bu sayede zekalarını geliştirebilecek ve insan ırkı kusursuz medeniyete ulaşacaktır.

Elliot Rodger Manifestosu, Elliot Rodger, 2014

_________________________________________

Fazla fark yok değil mi? Bir madalyonun iki yüzü gibiler.

Birkaç kere soruldu, yeri gelmişken değinelim: Black Pill (Siyah Hap), temel olarak, fişten çekilmenin aşamalarından olan öfke ile depresyon aşamaları arasında sürekli gidip gelmeye sıkışma durumudur. Rollo Tomassi buna "Abyys / mental uçurum" adını veriyor. Erkekler mavi haplı şartlandırılmış yaşamlarından kendilerini koparırken nihilist veya en azından uzun bir şüpheci dönemden zorunlu olarak geçerler; fakat fişten çekilmeye hazır olmayan, mental olarak zayıf erkekler bu bataklık çukuruna haddinden uzun bir süre saplanıp kalabilirler.

Elliot Rodger, mental olarak zayıf olmasının yanı sıra, açıkça görüldüğü üzere mental olarak da ciddi şekilde rahatsızdı (çocukluğunda asperger teşhisi konmuştu). Mental rahatsızlığının yanı sıra, kırmızı hap farkındalığıyla ONEITIS gibi mavi hap ideallerini gerçekleştiremeyeceğini kabullenememesi ve kırmızı hapın acı tadıyla başa çıkacak kapasiteye ulaşamaması, belki de olmayan kırmızı hap mucizesinden medet umması, onun siyah hapta sıkışıp kalmasına neden oldu.

Kadınları zihinsel odak noktası yapmak yerine, kendini kendisinin zihinsel odak noktası yapabilmeyi, hayatının tüm sorumluluğunu üzerine alabilmeyi, aşağılık duygusuyla savaşabilmeyi, gücün doğasını anlayabilmeyi öğrenseydi, "benim olmayan kimsenin olamaz" kafasıyla 2014 yılında söz konusu katliamı gerçekleştirmezdi. Önemli bir not olarak belirtelim ki, kadınlara olan tüm nefretine rağmen, Elliot Rodger, La Vista katliamında 2 kadına karşılık 4 erkek öldürmüş, 3 kadına karşılık 11 erkek yaralamıştır. -Yin

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Yin

🔴 "ɪғ ᴛʜᴇ ᴛʀᴜᴛʜ sʜᴀʟʟ ᴋɪʟʟ ᴛʜᴇᴍ, ʟᴇᴛ ᴛʜᴇᴍ ᴅɪᴇ." - - - - - - - - - - - - - - - - - - ➡️twitter: LiberMagnus_ -

32 thoughts on “Misandri vs Mizojini”

  1. Merhaba. Ben Elliot Rodger gibi tam incel olmasam da o yöne baya yakındım. Hafif de olsa tecrübeler (Sanıyorum ki Elliotun hiç tecrübesi olmadı. Sadece kızlar değil insan ilişkileri konusunda da) beni biraz daha normale yöneltti.

    Red pill’le tanıştığımda nefret aşaması da pek olmadı. Hatta şu an kadınlara, beğendikleri erkekler konusunda genel olarak hak veriyorum diyebilirim.
    Elliot’a benzer yönlerim;
    -kendimi olduğumdan daha üstün zannetmem.
    -Kendimi geliştirmeye zerre önem vermemem.
    -Tüm dünyanın benim etrafımda döndüğünü düşünmem ve aşmış derecede bencil olmam.
    -Davranışlarımın yaratacağı sonuçları kestirememem (insan ilişkilerinde)
    V.s
    Bunlar dışında beğenilmek için yaptığım saçma sapan şeyler oldu ve farkında değildim kendimi rezil ettiğimin.
    Elliot’un gay olduğunu söyleyenler, şüphelenenler var. Bunun sebebi bence çocuktaki testosteron azlığından kaynaklanan erkeksi olmayan tavır ve duygusal zayıflığının yansıması. Aynı durum bende de vardı.

    Tüm bunların farkına vardım ve gelişmek için uğraşıyorum. Az da olsa daha iyiye gittiğimi düşünüyorum. 23 yaşındayım.

    Tam olarak düzelme şansım var mıdır? (Mahmut Abi cevaplarsan sevinirim)

    1. Hocam Elliot Rogers ve ondan sonra inselliği şiddete vardıran adamların ortak yanı sadece insel olmaları değil aynı zamanda bundan bağımsız bir nörolojik rahatsızlıkları olması. O nedenle sen çok muhtemelen Elliot Roger gibi değilsindir merak etme.

      Elliotun gay olduğuna dair tek bir somut kanıt yok ve onca kadın arzusunu yazdığı manifestosunda bile buna yönelik tek satır yok. Ben elemanın gay olduğu teorisini satın almıyorum.

      Rollo Tomassi gençken beta olduğunu ama sonra alfalaştığını fakat BPD kız arkadaşıyla 4 yıllık ilişkisinde gamma – omega olduğunu ve sonra tekrar alfalaştığını anlatır. Bunlar alın yazısı özellikler değil, mentalite ve insan birinden birine geçebilir. Şansın var mı? Var tabii. En alfa adamın omegalaşma şansı var, en omega adamın alfalaşma şansı var.

  2. Gri ile altı cizilen alanı okurken zorlandım. İtalik ya da başka şrkilde ayrıstırma imkanınız olursa sonraki yazılarda sevinirim. Böyle de okunuyor ama gözüm zorlandı. Yazı içinse iki uç noktalı düşünce tarzını geliştirmek, ortaya atmak da başarı ancak şu anki kapitalist sistemde işgücü ucuzluğu yaratması nedeniyle gerçekleşmesi çok zor ama teknoloji, robotik çalışma düzeniyle zaman içinde karşılıklı lav etmeler de başlayabilir. Zaman içinde ihtiyaçlara göre.değişebileceğini de göz ardı etmiyorum. Neyse ki benden geçti, ben görmem artık yeni nesil alışmalı bu durumlara. Benden sonra tufan modundayım.

  3. Sağlıklı Erkeklerin maskülenitelerini törpülemeyi başarırlarsa kadınların sadece ilgi duyduğu/ ürediği erkekler ; Doğuştan Zihinsel sıkıntılı Antisosyal vs gibi feminiza erkekler olacaktır
    Nam-ı diğer Darktriad tipler

    Gittikçe iğrençleşen bir toplum.

    Zihinsel ve ahlaksal açıdan çöküşe varabilmesi olası.
    Feminize etme çabaları dünyada başarıya ulaşırsa uygarlığın sonuna gelmemiz olası değil mi ? Binlerce yıllık emekle inşa edilen uygarlıklar ruhsal açıdan cinnet halindeki insan sürüleri yüzünden tehlikeye girebilir

    Einstein in dediği gibi
    “4. Dünya savaşı taş ve sopalarla yapılacak” sözü biraz rahatsız etti beni , sanırım tünelin ucu .

    1. Benlark, dark triad saplantın bir yana, senin gidişhatını iyi görmüyorum, daha önce söylemiş miydim? Elliot da benzer argümanlar ileri sürüyordu (haklılığı haksızlığı tartışılır) ama bu sorulardan yola çıkarak bulduğu cevaplara umarım sen ulaşmazsın. Öyle bir potansiyelin varsa kafa yapını acilen değiştirmen lazım.

      1. Hocam darktriadı araştırdım ve gerekli dersleri aldım ssdece.
        Kafamda oluşan teorileri karşıt görüşleriyle yok etmeye çalışıyorum sorduğum zıt sorular da ondan dolayı.
        Yoksa darktriadın amk

        Sebebini anlamadım ama yanlış anlaşıldım yine

        Bu konularda karışıklık var

        Manosphereyi bırakma zamanım da gelmiş sanırım
        Kolay gelsin herkese 🙌🏻

        1. Kardeş, ben senin ciğerini biliyorum açıklama yapmana gerek yok. Bence de en az 6 ay manosphere’den uzak durman senin için daha iyi olur, sayısız tavsiyeden sonra sana verebileceğim tavsiye budur.

          1. Bende senin ciğerini biliyorum merak etme

            Saçma egolarınızı kırdıracak başka insanlar bulun

            Artık yokum

          2. Ciğerimi görecek kadar neyi biliyorsun? Bi bok bildiğin yok. Ama bana aylardır kendi elinle epey done verdin. Hadi kardeşim uzatma beni de gereksiz atraksiyonlara zorlama. Senin tapınacak ve kendini onaylatacağın, omzunda ağlarken sırtını pışpışlayacak birilerine ihtiyacın var önce bu ihtiyacını yenmelisin, sonra diğer komplekslerine sıra gelir. Asıl koyu kırmızı hap bu.

  4. İnsanoğlu doğaya ve doğal olana uyum sağlamak yerine ona müdahale ettiği her seferinde çuvallamaya mahkum. Doğal seçilime karşı ilk hile tarım devrimiyle birlikte yerleşik hayata geçilmeye başlanmasıyla yapılmış gibi duruyor. Evlilik denilen icat olmasaydı oneitis imajı doğabilir miydi mesela? Mavi hapın temelleri bu dönemde atılmış olsa gerek. Üreme şansı olmayacak erkeklere üreme şansı verildi. Çünkü artık işgücüne ve askerlere ihtiyaç vardı. Gelecekte birçok işi (belki de her işi) makineler yapacak gibi bir gidişat var. Hatta programlama işini bile makineler yapabilir. Bu durumda üremek, belli bir elitin ayrıcalığı haline gelebilir.
    Bu arada kırmızı hapı yutup kafa karışıklığına düşen arkadaşlara tavsiyem fırsat buldukça doğada vakit geçirmeye çalışın. Tedbiri elden bırakmadan tabii, şakası olmaz.

  5. şu feministler lezbiyenleri gruptan atsa her şey daha güzel olacak. erkek nefreti olan huzursuz kadınları aralarına alıp olayı bambaşka bir noktaya taşıdılar. kampüste de böyle. nerede sevimsiz, mavi saçlı, 1000 tane sikim olsa birini sokmayacağım kadın var hepsi azılı feminist. güzel kızlar daha çok bunların reklam yüzleri, yanlarında dolanan ve düzenli bir ilişkiye başlayınca gruptan uzaklaşan isimler oluyor.
    geçende okuldan bir kızla hararetli feminizm-erkekler bizim belamızı sikiyor kavgasında cinsiyet rollerinin öğretildiğini söylerken tartışmanın hararetinden sanırım “yatakta domine edilmekten zevk almayı da mı baban öğretti?” diye sorduğumda göt gibi kaldı. tek diyebildiği “benim de değiştirmeye çalıştığım, hoşlanmadığım toplumsal cinsiyet normları var,” falan diyebildi.

    ama tabii o günden sonra kimseyle feminizm-erkekler sizin belanızı sikiyor tartışmasına girmeme kararı aldım. 5 feministle birden tartışmak çok yorucuydu. ikisi erkek beş feministle birden tartışmak çok yorucuydu. işin en kötü yanı, erkeklerden biri genetik okuyordu ve evrimsel şeylerin öğrenilerek değişeceğini savunuyordu. (sevgilisi tüm gece alkolün etkisiyle diğer feminist oğlanı okşuyordu, belki genetikçi kavat falandır) en sonunda bayağı bildiğin sinirlenip ortamı terk etti ki kızlar bu tepkiyi göstermedi falan.

  6. İkisinin de ortak sıkıntıları var. Bence kırmızı hapın tartışması gereken bir konu da, bu tarz insanlar ile karşılaşırsak nasıl davranmalıyız?

    Çoğunlukla bu tarz tiplerle fazla muhatap olmamaya çalışıyorum. Feminizm miş, insellik miş… bunlar tehlikeli şeyler. Hadi bana bir şey olmasını çok da sallamam yaşayacağımı yaşadım şu hayatta ama sevdiklerime yaklaşmaları bile kanımı donduruyor açıkçası.

    Birisi erkek bebekleri öldürmekten bahseder, diğeri kadınları aç bırakmaktan. Bu kafada insanların çevremizde olabileceği ihtimali bile kötü.

  7. Lyku doğru noktaya temas etmiş, çoğu zaman kadınlarla tartışmamak ya da bu tarz tiplerden uzaklaşmak öğütleniyor, iyi de meydanı onlara açmış olmazmıyız böylelikle?

    Ben erkek hakları yönünde aktivizmi de gerekli gören biriyim, fakat
    , buy durumlarda bence sakinliğini koruyarak karşı tarafın argumanlarını zayıflatmak ya da ciddiyetsiz tiye alınacak şeyler olduğunu göstermek dahi bir çözüm olabilir ya da dalgaya almak, tabii en gerekli anda ölümcül vuruşu yaparak.

    1. Şok olunacak bir durum değil, gynocentrist matrixte gidişhat bu, gelecek nesiller daha kötü şartlara kendilerini hazırlamalı. Kadın dokunulmazlığı ve sjw zihniyeti demokratik fikir beyanını bile ortadan kaldıracak potansiyele sahip. Çünkü herşey bir “offence” olabilir, bunun pratikte sınırı yok.

  8. Bu iki bakış açısı birbirinin zıttı değil. Elliot rodger in yorumu asimetrik olarak daha fazla vahşet içeriyor. İki yazıyı alt alta okuyunca feministler vahşi ama erkekler daha vahşi diyorsunuz. Elliot rodger in psikopat olduğu diğer yazarın ise fazlalık X kromozom haricinde sağlıklı olduğu gözardı ediliyor. Erkekler, Kadınları toplama kamplarına tıkma fikrinin hastalıklı bir ruh halinin eseri olduğunun hemen farkına varacaktır. Ama akıl sağlığı yerinde bir feminist yenidoğan erkek çocukları yoketme fikrini makul karşılayabilir.
    Sorunun çözümünün karşı cinsin sayısını azaltmak olmadığında hepimiz hemfikiriz sanırım. Ama kadınların elinde olsa bu çözümü ciddi şekilde masaya süreceğinden emin olabilirsiniz. Yalnız %10 erkek oranı ağır işleri yaptırabilmek için yeterli olmaz.

    1. “Ama akıl sağlığı yerinde bir feminist yenidoğan erkek çocukları yoketme fikrini makul karşılayabilir.”

      Yok artık. Bunu akıl sağlığı yerinde bir insanın makul karşılaması için çıldırmış olması lazım.

      İki taraf da eşit derecede uçmuş bir kafa yaşıyor, Elliot bunu (günlüklerinin ölümünden sonra kimsenin umurunda olmayacağını var sayarak) biraz daha detaylandırmış. Acaba Gearhart’ın günlüklerini okusak ne gibi imha fantezileri bulurduk?

    1. Dikkat edin, ikisi de yeryüzünü bir nevi kendi cennetlerine çevirme planı kurmuşlar.

      Aklıma şu söz geliyor:

      “Yeryüzünü insanın kendi cennetine çevirme idealinden daha çok cehenneme çevirecek başka bir şey yoktur.” -Hölderlin

      Tarihe bakarsanız, hep böyle olduğunu görürsünüz.
      İbretlik.

      1. Çok sevdiğim ‘bira icelim”in tabiriyle : Peki şimdi ne yapacağız?
        Dünyayı daha da yaşanılır kılacağını düşündüğümüz ideolojilerle olan bağımız ne olacak? Zira bizim savunduğumuz şeyin dünyayı cehenneme çevirme ihtimali cennete çevirme ihtimalinden daha fazla oluyor böyle bir durumda. Savunduğumuz ideolojinin dünyanın -haşa huzurdan- amına koymasında dolaylı olarak bizim de etkimiz olacaktır. Suçun bir kısmı bizim de olacaktır.
        Ne yapmalıyız? Nasıl bir yol izlemeliyiz?

          1. Kirmizi hapin bireylere farkindalik kazandirma işlevi var, dunyayi cennete cevirmek gibi sacmasapan ve tehlikeli bir ideali yok. Ve öğretinin benim her daim ilgimi çeken yönü de zaten başta bu yönü. Düşen uçakta oksijen maskesini önce kendine takmadan başkasina takmaya calisirsan bu hem kendi hayatina hem diğerinin hayatina mal olur.

          2. Soner abi KH’ın böyle bir iddiasının olmadığının farkındayım. Bahsetmek istediğim şey şu :
            Örneğin ben liberal bir dünya görüşüne sahibim. Ve liberalizmin dünyanın kurtuluşu için nihai çözüm olduğunu düşünüyorum. Dünyayı daha iyi bir hale getireceğini düşünüyorum. Senin de bahsettiğin üzere dünyayı cehenneme çeviren en büyük şeyin onu cennete çevirmek isteği olduğunu görüyoruz. Böyle bir durumda herhangi bir ideolojiyle olan bağımız ne olacak? Mesela liberalizm ve diğer dünya görüşlerine mesafeli olmak mı gerekir yoksa başka bir çözüm yolu var mıdır? Eğer ki benim de savunduğum ve dünyayı daha iyi hale getireceğinden emin olduğum liberalizm dünyayı daha da boktan bir yer yaparsa bunda benim de suçum vardır. Zira destekledim bir şekilde. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak adına genel olarak ideolojilerle olan ilişkimiz nasıl olmalıdır?

            Biraz karışık oldu. Umarım anlatabilmişimdir.

  9. Yukarıda öyle bir haber paylaştım ki, dünyaya yayılma ihtimali kimsenin sikinde bile olmamış, bazen Mahmut’a hak vermemek mümkün değil şu sitede.

    1. Sexbot’lar gelecek ve feminazilerin kıçını tekmeleyecek. Scarlet Johanson botu ayaklarını yıkarken Angelina bot sakso çekecek. İstersen scarletin memelerini angelinaya takabileceksin. Başım ağrıyo kıçım ağrıyo yok, dırdır yok, shit testler hep çalıştığın yerden gelecek. Abi bi robot var.. diye başlayan sorular sorulacak. Bir de herkesin erişim imkanı olursa dünyada bırak savaşı kötü söz bile duymayacak insanlar. Güneşli günler göreceğiz.

      1. Ciddiyse eğer arkadaş çok fazla turdflingingmonkey dinlemenin yan etkilerini yaşıyor sanırım.
        — sarcasm mode on —
        Biraz daha sabrederseniz artırılmış gerçeklik denen Mgtow cennetine de kavuşacaksınız arkadaşlar. Evet tam KH mantığı: Fişten çekilmiş adamın kendi fişini başka bir sanal gerçekliğe takması, dahiyane.
        — sarcasm mode off —

  10. bir zamanlar bbg uğur vardı. tipi ve zoraki maskğlem davranışları elliot r.odger’a benziyordu.

    niyetse aklıma geldi. gözlemimi oaylaşmak istedim.

  11. 6 aydır siteye girmiyordum bugün girdim.Skeptico’nun kırmızı hap sitesine de girmek istedim site kapalıydı ekşi hesabı da öyle.Skeptico siteyi neden kapattı bilgisi olan var mı?
    Sitedeki yazıları arşivleyen bir arkadaş varsa linkini paylaşabilir mi
    Teşekkürler.

    Siteye uzun zamandır girmiyordum yaklaşık 50 makale okumuşumdur sitedeki bu okuduğum yazıları baştan okumalı mıyım?
    Girmeme sebebim üniversite imtihanına hazırlanıyorum.

    1. Skeptico bu sefer sağlam kayboldu. Geri döner mi bilmem. Sitesi kapandığında Ekşi’den Yin site arşivini twitterda paylaşmıştı ama Skeptico’nun isteği ile kaldırdı.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *