Kadın Mantığını Anlamak

Bugün “piliç mantığı” hakkında konuşmak istiyorum.

Başından söyleyeyim – KADIN MANTIĞI MANTIKLI DEĞİLDİR. GRÖNLAND’in (GreenLand yani Yeşil Toprak) yeşil değil buz olması gibi.

Oksimoron kısaca.

Şimdi, eğer gerçekten derine, evrimsel seviyelere, inerseniz, aslında kadınların nasıl düşündüğünün bir mantığı VAR ama bugünün toplumunda kadınların neye (cinsel) çekim HİSSETTİĞİ tamamen metruk ve artık mantıklı değil.

Dürüst olmak gerekirse, cinsel çekim iki cinsiyet için de zaten mantıklı bir şey değil, kadın ya da erkek farketmez.

Ama erkekler için cinsel çekim basit – güzel bir kadın gör, cinsel çekim hisset.

Ama kadınlar için olay biraz daha KARMAŞIK. Kadının size duyduğu çekim temel olarak sizin DAVRANIŞLARINIZA bağlı.

Ve bu davranışların neler olduğunu mantıkla bulmanız da neredeyse imkansız!

Gördüğünüz gibi erkeklerin kadınlar hakkındaki fikirleri tamamen yanlış.

Mesela erkek şöyle düşünür : “Hey, bu kadın güzel. Eğer ona yürü ve özel olduğunu hissettirecek şekilde davranırsam, ona iltifat edersem, bunu takdir eder ve belki benimle çıkar. Sonuçta, istediği herhangi bir erkeği seçebilir, kendisine EN İYİ ŞEKİLDE davranan, en İYİ/KİBAR erkeği istemez mi?”

Ya da şöyle bir başka örnek :

Kız arkadaşınla kavga ettin. O da en az senin kadar suçlu ama tamamen senin suçlu olduğunu söylüyor. Onu seviyorsunve bu nedenle onu sinirlendirmemek ve böylece seni sevmeye devam etmesini sağlamak için alttan alıyorsun. Sonuçta onu kızdırıp başka bir adamın kollatına itmek istemiyorsun. “Büyüklük” sende kalsın diyorsun, onu arıyorsun ve özür diliyor, ona onu sevdiğini ve onun mutlu olmasını istediğini söylüyorsun.

Bunu takdir etmeli değil mi? Seninle beraber olmak istemeli, zira sen ona özel hissettiriyorsun ve bu da onu biliyor, değil mi?

DEĞİL.

Siz erkek olduğunuzdan böyle düşünüyorsunuz. Kadınların düşünce yapısı böyle işlemez. Kadınlar erkeklerden farklı şekilde düşündükleri için de kadınların erkek mantığı ile hareket ettiğini düşünmek ÇOK KÖTÜ bir hata.

Kadınlar yukarıda anlattığımız davranışlardan TİKSİNİRLER. Yanlış anlamayın bu, kadınlar kendilerine kötü davranılmasını isterler demek değildir – öyle bir şey de istemezler – ama kadınlar “İYİ” çocuklara karşı SIFIR arzu duyarlar. “İYİ” kelimesini tırnak içine aldım zira bu bağlamda “İYİ” aslında “UYSAL” / “İTAATKAR” demektir.

Bir kadın bu tür teslimiyetçi davranışlar için erkeğe minnettar OLMAYACAKTIR. Aslına bakarsanız bu tür davranışlar yüzünden size BOK GİBİ davranacaktır. Neden, neden, neden, diye soruyorsunuz değil mi?

Kadınlar “iyi”/”efendi” (uysal/itaatkar) erkeklerin ÇARESİZ olduklarını düşünürler. “İYİ” davranışları MUHTAÇLIK, kıç yalama ve zayıflık olarak algılarlar. Bu özellikle erkeğin kadınla ilk tanıştığı zamanlarda geçerlidir. Daha sonraki dönemlerde, bir kez muhtaç biri olmadığınız ispatlandıktan sonra, sık sık “kibarlık” gösterebilirsiniz.

Bir kadın bir erkek eğer gerçekten cinsel olarak bir değere sahipse, eğer arzulanan bir erkek ise, böyle “iyi” davranmayacaktır – asla bu şekilde teslimiyetçi olmayacaktır. Birazdan açıklayacağım gibi itaatkar ve teslimiyetçi olmak MASKÜLEN değildir. Bir erkeğin hem maskülen hem de uysal / itaatkar olması mümkün değildir.

Sizin “iyi” çocukluğunuza hatunun tepkisi çoğunlukla “eğer seksi bir erkek olsa idi, asla böyle efendi çocuk olmazdı” olacaktır. Mantıklı mı? Tabii ki hayır.

Ama bir düşünün :

Bir milyon yıl önce, hayat ACIMASIZdı. İNSANIN YAŞAMI hergün sabit tehdit altında idi.

Hayatta kalmak için büyük mücadele gerekiyordu – yemek için avlanmak, vahşi hayvanlara karşı korunmak, diğer erkeklerle yiyecek ve seks için sürekli mücadele altında olmak. Oyun oynamak gibi lüks için fazlaca yer yoktu. Böyle bir ortamda bir erkeğin SERT olması gerekli idi.

Bugünkü toplumda ekonomik yapı değişti ve erkekler artık hayatta kalmak için avlanmak zorunda değiller. Erkeklerin sürekli çelik gibi sinirlere sahip olması ve bir saldırı için her an tetikte olması da gerekmiyor. Ama bu insanlık tarihinde görece yeni bir ortam. Kadınların cinsel dürtülerinin değişen durumu yakalaması biraz zaman alacak (en az birkaç bin yıl).Gördüğünüz gibi, tarih boyunca “sert” erkeklere ve “kötü” çocuklara bağlanan kadınlar hem kendilerinin hem de çocuklarının hayatta kalması için büyük avantaj sağladılar. Aslına bakılırsa bu kadınlar DNA’larını geleceğe aktararak “ölümsüzlük” kazandılar.

Sert erkeklerin çocukları da sert hayatta kalma özellikleri edindiler ve bir kalıtım zinciri ile bugüne ulaştılar. Sert erkeklere değil de “iyi” erkeklere bağlanan kadınlar ise babaları gibi zayıf erkek çocuklar yaptılar ve hayatta kalamadılar. Bu da “iyi” erkeklere çekim duyan kadınların NESLINI TÜKETTİ. Evet, dünyada “iyi” çocuklara çekim duyan kadın kalmadı.

Bu sizin götün teki olmanız anlamına mı geliyor?

Hayır.

Kesinlikle hayır.

Götün teki olmak KESİNLİKLE en YÜKSEK cinsel arzu nesnesi olmak değildir zira bu da bir miktar kendine güvensizlik gösterir.

Ama erkeklerin milyonlarca yıldır HAYATTA KALMALARINI sağlayan karakter özelliklerini göstermeniz ÇOK ÖNEMLİDİR.

Bu, bilinçaltı seviyesinde çalışır. Çok ilkel ama çok GÜÇLÜ bir seviyede.

Duygusal olarak zayıfın hayatta kalması ve başarıya ulaşması zordur. Benim inancıma göre kadınlar tarih boyunca duygusal olarak güçlü erkeklere arzu duyarak onların yanında hayatta kalma şanslarını arttırdılar … kendi çocukları ve onların çocukları için …

Duygusal gücün hayatta başarı için zekadan daha önemli olduğunu Daniel Goleman Duygusal Zeka kitabında yazmıştır.

Bunun anlamı, aç ve muhtaç davranan, yeni tanıştığı kızı sürekli arayan, ona nasıl ihtiyacı olduğunu sürekli gösteren, kısacası taşaklarını hatuna teslim eden erkekler kadına ZAYIF görünürler.

ZAYIF, MASKÜLEN değildir. Kadınlar açısından erkeğin DUYGUSAL olarak güçsüz olması onun cazibesini tuzla buz eden bir şeydir. Bunu ÇİRKİN olmak gibi düşünün. Zayıf ya da güçlü olmak derken DUYGUSAL güçten bahsediyorum. Duygusal güç, fiziksel güçten önemlidir. Bu arada kıskançlık ve kıskançlık göstermek zayıflık işaretidir zira eğer arzu edilir biri olduğunuzu BİLİYORSANIZ, kıskançlık hissetmezsiniz.

Kadının sizi kıskandırmaya çalıştığı zamanların çoğunda amacı sadece sizin tepki gösterip göstermeyeceğinizdir. Siz ona muhtaç mısınız ve bu nedenle onu kıskanacak mısınız görmek istediği için yapar. Eğer kıskanırsanız ne olur? Kadın kontrolün kendinde olduğunu düşünür, SİZDE değil. Ve kadın KONTROLÜN erkekte olmasını ister.

Kıskançlık duymadığınızda, kadın kontrolün SİZDE olduğunu düşünür (DUYGUSAL GÜÇ) ve size karşı çekim duyar.

Pek tabii ki bir kadın sizinle sürekli oyunlar oynuyorsa, mesele sizi sürekli kıskandırmaya çalışıyor ise, onu TERK edin ve size ertesi hafta, gün, saat geri koşmasını gülerek izleyin.

Kıskançlık konusu kendi başına yazı gerektiren bir konu ve bunu kitabımda ayrıntılı işledim. Ama şimdilik kıskançlığın genellikle sizin onu ne kadar önemsediğinizi görmek için sizi TEST etmek isteyen kadın tarafından provoke edildiğini unutmayın. Eğer testi geçemezseniz ve kendine güvensizlik ile öfkelenirseniz hatun sizin ona çok ihtiyaç duyduğunuzu düşünecektir.

Bu da tabii ki onun size olan arzusunun ZAYIFLAYACAĞI anlamına gelir.

Bu size mantıklı geliyor mu? Yüzeysel olarak hayır : bir kadın sizin umurunda olup olmadığını anlamak için sizi neden kıskançlık ile öfkelendirmeye çalışsın ki?

Zira kadının kafasında, düşünce dizgesi şöyle işler :

Eğer bir erkeğin muhtaç hissedecek kadar umrunda isem, o erkek duygusal olarak zayıf bir erkektir. Ve duygusal olarak zayıf adamlar, hayatın tehlikelerine meydan okuyabilecek erkek adam değillerdir.

Şunu hatırlamanızı istiyorum :

Milyonlarca yılın geride kalmış olmasına rağmen hala tarih öncesi çağların DNASını taşıyoruz. Hala çok çok uzun zaman önce çekici bulmanın mantıklı olduğu şeyleri çekici buluyoruz.

Peki tamam, bu durumda her şey çok basit olmalı, değil mi? Sadece MASKÜLEN olduğuna emin ol yeter, değil mi?

Cool ol, girişimci ol ve dominant ol, değil mi?

Aslına bakarsanız olay bundan biraz daha fazla karmaşık. Açıklayayım.

KADINLAR SİZİ SÜREKLİ TEST EDECEKLER AMA AYNI ZAMANDA GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDA SÜREKLİ ÇELİŞKİ İÇİNDE OLACAKLAR :

TOPLUM KADINLARIN KAFASINI YIKIYOR VE ONLARI ASLINDA “İYİ” ÇOCUKLARI İSTEDİKLERİNE İNANDIRMAYA ÇALIŞIYOR. Kadınlar “iyi” çocukları pek arzu etmeseler bile.

Bunun sonucunda da kadınlar sizi her türlü taktik ile ASLINDA SÜPER İYİ bir çocuk istediklerine inandırmaya çalışıyorlar.

Evet.

Utandırma taktikleri, korkutma taktikleri, gerekirse şantaj yapacaklar hatta sizi buna inandırmak için size İYİ bile davranacaklardır.

Ama buna kanıp İYİ ÇOCUK olur olmaz başınıza ne gelecek, tahmin edin?

Doğru tahmin ettiniz. SIÇIŞ! Sıçarsınız.

Sizin daha fazla İYİ olmanızı talep eder. Örneğin sizden daha fazla lütuf, yardım vs … isterken siz çabayı arttırdıkça giderek teşekkür azalır.

Bu döngü, hatun sizi terk edene kadar devam eder!

Bu dediklerimi onaylayanlar, yorumlara yazsınlar. Dünya üzerinde yaşayan ne kadar erkeğe yardım edebilirsem o kadar iyi. Sizin onaylarınız daha fazla erkeğin bu gerçeği görmesini sağlayacak.

Dürüst olmak gerekirse ben bu işlere girdiğimde, ne olursa olsun hiçbir gerçeği SAKLAMAMAYA and içtim.

Bu arada, bu yazdıklarıma öfkelenen kadınlar genellikle bahsettiğim şeylerin CANLI KANITLARIDIRLAR. Başka değişle bir kötü çocuğa kafayı vermiş ve bu arada da bir iyi çocukla takılıp onu yolan hatunlardır.

Bu yazılanları onaylayan hatunlar da genellikle güzel, zeki, espri anlayışı gelişmiş ve bağımsız kadınlardır. Bu kadınlar davranışları ile tamamen MASKÜLEN erkekleri çok severler.

Bir kadın çekici ve kendine güvenen bir kadınsa, FEMİNEN hissetmek için duygusal olarak GÜÇLÜ bir erkeğe ihtiyaç duyar.

Başka deyişle, SEKSİ kadınlar ERKEK gibi davranmaktan utanmayan ERKEK ADAM isterler. SEKSİ kadınlar dominant (dominant diyorum, despot demiyorum) ve her yaptığı şeyde kadın onayı aramayan erkeklere bayılırlar.

Peki seksi kadınlar böyle erkeklerden hoşlanıyorlarsa, neden bazen o erkeklerin “İYİ” davranması için baskı yapıyorlar? Zira eğer adam gerçekten ERKEK ise, bu saçmalık olan baskıya itaat etmeyecektir! Burada hile, bu isteği COOL, SAKİNCE ve ASLA duygusal tepki vermeyerek  reddetmektir. Bu da birçok erkeğin beceremediği kısımdır.

Bir erkek olarak, mantık çerçevesinde hareket eden bir varlık olarak, size yakın birinin sizi gerçekten erkek misiniz diye TEST ETTİĞİNE inanmak zordur. Ama gerçekte olan budur. Ve bunun için kadınları suçlayamazsınız. Bu, erkeklerinin DUYGUSAL olarak güçlü olduğunu bilmek, onların erkeklerine çekim hissetmelerinin tek yoludur. Kadının yüzünü göremediğinizi ama onunla çıktığınızı düşünün.

Hatun gerçekten güzel mi değil mi bulmak için her şeyi yapardınız! Bunu anlamak için bir sürü yöntem geliştirirdiniz … Kızın suratını görmüş birini bulmaya çalışırdınız, veya kız suratını göstermezse oradan ayrılacağınız tehditi savururdunuz, vs.

Kadınlar da aynı şeyi yapıyorlar ama terk farkı anlamaya çalıştıkları şey sizin DUYGUSAL OLARAK DURDURULAMAZ biri olup olmadığınızdır.

Kadınların testlerini başarılı olarak geçmenin en iyi yollarından biri de espridir.

Örneğin, yeni kız arkadaşınıza gayet uygun davrandığınızı, “iyi” çocuk ya da götün teki olmadan dengeli davrandığınızı düşünelim. Ve birkaç hafta sonra hatun siz ona bir şeyler almıyorsunuz ya da onu yeterince aramıyorsunuz ya da ona onu sevdiğinizi günde 10 kere söylemiyorsunuz diye şikayet etmeye başlasın. Size söylediğim, eğer bu isteklere boyun eğerseniz kadının size olan ilgisinin azalacağıdır.

Bir kadınla çıktığınızda, arzunun nasıl tetiklendiğini bilmeniz lazım. 7 aylık kız arkadaşınıza onu sevdiğinizi söyleyin tabii ama yeni çıkmaya başladığınız bir kıza “seni seviyorum” diyemezsiniz, hele de GÜNDE 3 KERE.

Ve pek tabii ki, eğer bir kadın size iyi davranmıyor ise, buna tepkiniz muhtaç bir erkeğe dönüşüp ona sürekli “SENİ SEVİYORUM” demeye başlamayın! Aslına bakarsanız eğer hatun size kötü davranıyor ise, o size 3 kere “seni seviyorum” diyor ise siz ona bir kere “seni seviyorum” deyin. Size olan çekimi artacaktır.

Hatun aşırı derecede kendine güvensiz değil ise, eksta “İYİ” çocukluğunuz, sizin onun isteklerine boyun eğmeniz, hatun tarafından sizi tamamen kontrol etmek için kullanılacaktır.

Ve bu olduğunda, hatunun size “güle güle”sinin eli kulağındadır.

Bunun yerine ona “demek seni telefonla arayış şeklimi değiştirmek istiyorsun? Tamam, o zaman sana Nancy demeye de başlayayım mı?” Eğer tepki verirse “Tamam tamam, Angela diyeceğim” deyin.

Bunu devam ettirin ve hatun olayı anlayacaktır (istediğiniz espiriyi kullanmakta özgürsünüz, prensibi anlayın yeter).

Ama eğer sinirlenirseniz, hatun gerçekten önemli bir açık yakaladığını düşünür ve siz de yanlış bir şeyler olduğu fikrini güçlendirirsiniz.

Çeviri : Understanding the Woman Logic

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

102 thoughts on “Kadın Mantığını Anlamak”

  1. Bir eleştiri : Michael, kırmızı haptaki çoğu kişi gibi herşeyi çok fazla biyolojiye bağlıyor. Bu da çelişkili zira eğer iş sadece DNA kalıtımı ile olsa idi zayıf erkekleri arzulayan kadınlar gibi zayıf erkeklerin de nesli tükenirdi. Maskülenite DNAsı çok sağlam olan adamda tamamen yıkanıp adam mavi haplı yapılamazdı.

    Gerçi efektif olarak anlattığının gücü değişmez ama burada hayatta kalma ve başarı şansını arttıran maskülenite babadan oğula hem DNA hem de bir kültür ve öğrenilmiş davranış olarak geçer. O nedenle zaten bir erkek başında çok maskülen iken ilişki içinde sünepeleşebilir ya da sünepe bir erkek maskülenleşebilir.

    1. Hemen hemen tüm hayvanlarda(böceklere kadar) dominant-teslimiyetçi erkek ikilemi vardır. Milyarlarca yıllık bir genetik mirastan bahsediyoruz. ”Kadınlar baskın erkeklerle çiftleşti, zayıf erkeklerden hoşlananlar elendi” demek sadece 2 milyon yıllık insan evrimini düşününce saçmalık.

      İnsan dahil tüm hayvanları incelediğinizde dominantlığın yada zayıflığın eğer hormonal bozukluk yada akıl hastalığı yoksa genetik yada karakteristik bir özellik değil, zihin durumu olduğu görülüyor.

      Dünyanın en sünepe iki adamını bulup bir adaya yerleştirseniz, aralarından daha becerikli olanı dominant ve o adanın alfa erkeği olacaktır. Hormon-zihin iki taraflı ilişkisi nedeniyle de testosteronu artmaya başlayacaktır.

      Bugün ”beta, sünepe, feminen, zayıf,vs…” denilen tüm erkekler – mental bir sağlık sorunu yoksa- kendi yetenekleri çerçevesinde potansiyel ”alfa erkek” lerdir. Genlerinin çok çok derinlerinden gelen bir içgüdüdür bu.

      1. Katılıyorum. Sokakta gördüğün erkeklerin 99%unun betalığı – alfalığı tamamen davranışsal. Böylede olması normal zira hepiniz sizden önce üreme konusunda ard arda başarılı olmuş binlerce halkalık erkek zincirinin son halkasısınız. Tarih boyunca her 3 erkekten biri ve tarıma ilk geçildiğindeki dönemde olduğu gibi bazen her 17 erkekten biri üreyebilmiş. Ama düşünün biraz. Siz başarılı olanların torunlarısınız.

        O nedenle ki çoğunuzun instada gördüğüm kadarıyla yazılımı mavi haplı ise itaatkar ama kırmızı haplı ise maskülen olma potansiyeli var.

  2. Tam ihtiyacım olduğunda paylaşilan bir yazı olmuş . Zira uzun süredir birlikte olduğum kizin uzun suredir surekli beni mutsuz etmesinin nedenini kara kara dusunur olmustum. Evet umutsuz ev kadini gibi iliskideki problemleri nasil duzeltirim diye dusunuyordum megerse sorun bende imis . Hatta dün gece artik iliskide bir heyecan hissetmiyorum diyen kadin kisisine yine zayiflik gosterip sozde ruya gibi uyanacagi bir mesaj yazmistim ne trajik! . Peki kadin kisinin bunu deme amaci nedir? Telefonda konusurken seninle 4 sene gecirdik ve artik evli gibiyiz herseyi biliyoruz birbirimiz hakkinda artik heyecan duymuyorum bu iliskinin bir heyecani kalmadi cumlesinin altinda yatan mesaj 3. Bi kisinin varligimidir yoksa benim antimaskulen davranislarim ve teslimiyet hissi veren davranişlarim midir? Erkek adam ve Mahmut abi yorumlarinizi bekliyorum .

    1. İyi de cevabın hem yazıda hem de cevabını kendin vermişsin.

      Hatta dün gece artik iliskide bir heyecan hissetmiyorum diyen kadin kisisine yine zayiflik gosterip sozde ruya gibi uyanacagi bir mesaj yazmistim ne trajik!

      Bu kafada isen harbi heyecan falan kalmamıştır.

      3. Bi kisinin varligimidir yoksa benim antimaskulen davranislarim ve teslimiyet hissi veren davranişlarim midir?

      3. bir kişi olabilir de olmayabilir de ama senin antimaskülen davranışların ve teslimiyetin (teslimiyet hissi veren davranışlarım diye pembeye boyama :)) işin içindedir kesin 🙂

      Senin eski sevgiliyi geri kazanmak yazısını okuma dönemin gelmiş.

  3. Yazıyla alakasız yorumları siliyorum. Bu yorumlara yazıyla alakalı göstermelik tek cümlelik girişten sonra yazıyla alakasız şeyler söyleyen yorumlar da dahil.

    1. Mahmut abi senden başka sorulacak pek bir insan yok soruları..şunu sormak isterim..ilişkinin başında beta,ama ilişki içinde maskulen
      Olursa birisi,kadın tarafından nasıl algılanır senin yorumun nedir abi

      1. Bazı kadınlar ters tepki verir ve kesinlikle kabul etmez bazıları olumlu. Kadınına bakar. Alfa oldum itaat eder kesin diye bir olay yok. Genelde aslolan ilişkiye kendi çerçevende girmektir. Beta başlayanın uyandığındaki ilişkisi genelde biter.

        1. Mahmut abi..bir makalede diyorki..kadınlar sizin aynanızdır..eğer efendi,ciddi ilişki,yada evlilik isteyen,ve güvenilir bir tipseniz masaya asla seks gelmeyecektir bu tip erkeklere melek yönlerini
          gösterirler .ama aynı kadın maskulen,kısa ilişki isteyen,kendisine pekte iyi davranmayan başka bir erkeğe seksi fazlasiyla sunar hatta fantazi lerini bile anlatir..bu beta ve efendi erkeklerin yanında kadın rahat olamaz,dişiliğini ortaya çıkarmaktan çekinir..çünkü bu adamlar kadinin cinselliğini yargilarlar..ama maskulen erkek kadının cinselliğini yargilamaz..kadın bunu bilir..şimdi abi tamam efendi,beta adama seksi sunmaz kadın ama güvenilir adama neden sunmuyor..nasılsa kadını satmayacak..bir adam güvenilir ya..çelişki yokmu burda

          1. eğer efendi,ciddi ilişki,yada evlilik isteyen,ve güvenilir bir tipseniz masaya asla seks gelmeyecektir Okuduğunuzu o kadar siyah beyaz uçlarda anlıyorsunuz ki sürekli düzeltmek gerekiyor. ASLA seks gelmeyecektir kısmını sen uyduruyorsun, seks geç gelecektir, eğer adamın tek artısı bu ise parti yıllarında bir kızdan ona seks gelmeyecektir ve eğer yine adamı maskülen değil ama sırf bu artılara sahipse seks ona illa bir alışveriş şeklinde gelecektir.

            ama aynı kadın maskulen,kısa ilişki isteyen,kendisine pekte iyi davranmayan başka bir erkeğe seksi fazlasiyla sunar hatta fantazi lerini bile anlatir..Bu iyi davranmama olayı kadın bakış açısındandır ve 90% kadını merkeze almamaktır. Kötü çocuk denilen adamın çoğu hareketi kötü falan değildir, kadın açısından kötüdür. Kadınlar ve cinsel başarıya ulaşmak için kadınlarla özdeşleşilmesi gerektiğini sanan iyi çocuklar bunları kötülük olarak algılar.

            Maskülen adamın özellikle çok genç kızlarla masaya fazla bir şey koyması gerekmez. Gerçi bu devirde maskülen olmak zengin olmaktan zor. Maskülen adamın ödeme gücü yoksa bir kadın onunla seks yapabilir ama mesela 30 üstü bir kadın bu adamı seks için kullanıp atacaktır.

            ama maskulen erkek kadının cinselliğini yargilamaz..kadın bunu bilir..şimdi abi tamam efendi,beta adama seksi sunmaz kadın ama güvenilir adama neden sunmuyor.. Bilmem, güvenilir adama sunmaz kısmını sen söylüyorsun, bize sen söyle? Güvenilir adam dediğinin güvenilirliğinin yüzde kaçı mavi hap yokluğundan mecburiyet, yüzde kaçı gerçek güvenilirlik? İyi çocuk dediğin çakal aslında arkadaşı oynayıp kızı sikmeye çalışıyor, bu nasıl iyilik?

            KAdın için hem maskülen hem de iyi, güvenilir bir adam en iyisi ve çekicisidir. Böyle adam azdır ve masküleniteye sahip ama kadınla uzun süreli ilişki düşünmeyen adam bile itaatkar / teslimiyetçi mavi haplıdan daha çekicidir. Olay budur. Gerçi sana uzun uzun daha önce çok yazıldı, aynı şeyi değişik şekilde sorup duruyorsun ve sana yine yazmak zaman kaybı ama diğerleri için tekrarlıyorum.

  4. Önerileriniz için teşekkürler. Ancak önceki yazilarinizda yer alan -aldatan kadin davranislari yazisinda- davranislarini sergilemiyor kendisi . Sorunun ben de oldugunu goruyorum tamami ile teslimiyetci davrandığımdan oluyor sanirim ..

  5. Bu yazı adeta kırmızı hap anayasalarının özeti gibi ama siteyi takip eden kitlenin okurken “hmm yeni şeyler öğrendim “ diyebileceği bir yazı değildi
    Zira JP nin youtube videoları var ve gerçekten de Alfadan bağımsız olarak Duygusal Güç , hırs , rekabet konuları üzerine muhteşem tespitler ve açıklamalar yapıyor.

    Konular Alfa başlığında inceleniyor ama alakası yok.S*keyim Alfayı

    Bu konulara da değinebilir misiniz hocam ?

    1. Bu yazılarda ve dikkat edersen benim yazılarımda alfa beta güdüklüğü geçmiyor artık. Bu yazılar maskülenite yazıları.

        1. Mysterynin AFCsi şahane idi. Average Frustrated Chump. Rollonun bile AFC kullandığı zamanlardaki yazıları daha güzel.

        2. Beta aslında submissive ya da itaatkar / teslimiyetçi erkek için alfa da maskülen erkek için kullanılabilir de gördüğüm kadarıyla çoğu erkek bunu kurt sürüsünün tepesindeki itten ayıramıyor.

      1. Sen bu adamları böyle gazlıyorsun ondan sonra adamlar da gelip s*keyim alfayı deyip, terminolojiye girmemek için elinden geleni yapıyorlar Mahmut bey 🙂

        Alpha-beta kullanmakta bir mahsur yok, yeterki ne olduğunu doğru anlasınlar.

          1. Aynen öyle. Alfa – Beta ayrımını terminolojik olarak idrak edecek adam sayısı çok az burda. Hemen hepsi yüzyılların intikamını almak üzere dişlerinden kan damlayacak aksiyonlara girişmek istiyor. Bunu da oturduğu yerden hiçbir iş yapmadan hayata geçirmek istiyor.

            Mahmut’un hareket tarzı doğru. Bırakalım bu alfa beta muhabbetlerini. İşin özünü anlayabiliyorsa vatandaş o yolda devam etsin. Anlamaya niyeti yoksa zaten istediğin kadar alfa cart curt beta zart zurt de. Hiçbir bok değişmez.

          2. Mahmut Abi, bunu farketmene sevindim. Insanlara bunu anlatirken alfa-beta tabirini duyduklari vakit, kücümseyip istihzaya aliyorlar. Cünkü sözde kirmizi hapli olanlarin dedigin gibi bunu mastürbasyona dönüstürmesi onlari kasinti hale sokuyor. Insan olusan bu algi yüzünden bu konulardan bahsetmeye utaniyor gercekten. Ben isabetli buldum, hatta üsenmezseniz gecmis yazilar dahi düzenlenebilir

      2. Kesinlike Mahmut abi daha faydalı yazılar.Alfa beta muhabbetine çok takılanlar yaşça küçük olanlar,liseliler.Bir senedir bu sitedeyim bunun gibi yazıları merakla bekliyorum.

        1. Şunları da belirteyim belki senin için de motivasyon olur.Kızlar konusunda eskiye göre çok daha iyiym pembe masallardan kurtuldum,kendimle ilgili de geçen yaz çalıştım ve bütün hepsini biriktirdim bu yaz work and travel a gidicem bu disiplinde olmam da yazıların etkisi büyüktü yazın çalışıp biriktirdiklerimle çok güzel bi hafta tatil yapabilirdim kendimi geliştirmeye yöneldim teşekkürler.

        2. Low Agreeableness- Extraversion ve azıcık da Zeki adam gördü mü hemen Alfa diyorlar amk

          Narsiszmin bir türü ama zeka ve vicdansızlık da girdi mi korkutucu bir sembol gibi anlaşılıyor

  6. Aslında bir noktada katılmıyorum.. Bu adam binlerce yıldan bahsediyor, ama toplumsal dinamikler o kadar yavaș değil.. Aslında gözden gelinemeyecek sayıda kadınların istekleri artık manipüle edilemeyecek, kullanamayacağı bir alfadan çok ona ayaklı ATM olacak, sünepe bir homo-Betayı tercih ediyorlar. Ve bu erkekler için avlara çıkıyorlar.. Biyolojik olarak hala Alfa arzulanıyor tamam ama artık toplumlar Id kimlikle değil süperego-ego kimliklere bürünüyorlar.. Yani evet șeker çok tatlı ama sağlığın için yemiyorsun.. Alfa çok seksi ama onu kullanamayacağım.. Ilerde bunun da çözümü ufak sahte zayıflıklar göstererek tamamen manipüle edilemez olduğunu göstermek.. șunu söyleyeyim, refah düzeyi yükseldikçe kimse alfayı siklemiyor.. kadınların artık korunmaya, yemeğe ihtiyacı yok. Korunma için, devletin polisi, ayrıca kadınların iș hayafına sokulmasıyla finansal özgürlüklerini kazanma olayı da var.. Bu durumda ihtiyaçları alfadan çok bir Beta-Atm.. umarım anlatabilmișimdir, hatalı-eksik gördüğünüz yerleri düzeltiniz..

    1. Son kontrolü yapmadan gönderivermișim, düșük cümleler için anlayıș gösterin.. ve yazdığımı okuyunca eksik bir nokta gördüm: Kadınlar güdülerini bastırabilir, ama manipülatif olan, onun bastırdığı güdúlerini tekrar canlandırabilir.. Benim gözlemlediğim birșey: ne kadar așağılarsanız (sözle değil, davranıșsal olarak) ne kadar așağılarsanız o kadar size yapıșıyorlar.. Bu daddys babygirl fantezileri vs.. Biliyorsunuz iște, Așağılanmak, tokatlanmak istiyor bir çoğu. Anlașılamaz biçimde. Çok teori kasmaya gerek yok.

      1. Bu tip aşağılayacaksın, ezeceksin, vs … jargonu genelde iyi çocukların mantığını anlamadıkları güya kötü çocuk davranışlarına kadınla özdeşleşerek verdikleri isimlerdir. Kadınlara çekici gelen şeyleri içselleştirmiş adamların bu kelimeleri kullandıklarını hiç görmedim. Eğer kadınlarla dominant bir ilişki kuran biriysen bu tür itaatkar erkek jargonu kullanman saçma. Eğer hala dominant değilsen de dominant olmaya kadınlarla bir olup negatif sıfatlar yapıştırma.

    2. Erkeklerin 90%ının sünepe ve 5%inin ilişkiye aıcak bakmadığı dünyada yaşı geçen kadın tabii ki çoğunlukla plan b erkeğini yalnızlığa tercih edecek. Ama önemli olan şu. Bir kadın bir erkekle sırf parası ya da yalnız kalmamak için beraber olabilir. Ama ilişkide kadının kendisi ile beraber olmasının erkek için tek doğru yolu kadının masküleniteye duyduğu o ilkel arzudur. Yoksa görüyoruz o yokluktan abdulrahman çelebi olanların ilişkide nasıl acı çektiklerini nasıl nafaka tecavüzüne maruz kaldıklarını ve terk edildiklerini vs …

      Sabreden ve 30una kadar çok çalışıp iyi bir ATMye dönen erkek kapışılacaktır. Bunu yıllardır söylüyoruz zaten. Ama kadının ilkel beyninin tiksindiği entel beyninin istediği erkekle ilişkisini erkek için boka çevirdiği sonrasını da anlatıyoruz.

      1. “Erkeklerin 90%ının sünepe ve 5%inin ilişkiye aıcak bakmadığı dünyada”

        JP’ye göre bu erkeklerin- yani %5 lik erkeklerin ilişkiye uzak bakmalarının sebebi Hiper-Rekabetçiliği , çalışkanlığı , hırsı yüzünden kendi işlerine odaklanmaları

        Yani %5 lik erkek kısmında kim var?

        Ceolar, büyük girişimciler , iş adamları , bilim adamları var

        Bu adamlar için İLİŞKİ nin anlamı ve önemi nedir sizce ?

        Hele ki KADINLARLA İLİŞKİ ??!!?

        JP nin dediği gibi ağaç kesmesi için balta verirsin ormanı yok edecek erkek topluluğu bunlar.

        Erkek dominance hiyerarşisi var kabul ediyoruz ama bu seviyede yükselip Alfalığa ulaşmak için gerekenler ile Maskülenite için gerekenler aynı şeyler değil

        En antisosyal-en ağır abi-en kaslı sn yakışıklı Alfa değil

        Takım Elbise Çoğj şeyi yeniyor ama kadınlarla başarı için gerekenleri karşılamıyor

        Rollo ve JP nin Alfa ve Maskülenite tanımlarının irdelenmesi dileğiyle

        1. Trp ile tanışan adamlara ilaç Rollo ve onun tayfası ama sonrası yani Hayat Amaçları ve Başarı yolculuğu için JP-Robert Greene gibi insanların dediklerine bakmakta fayda var

          İngilizcesi olan arkadaşlar anladı ne demek istediğimi

          1. Aahzhshxhhsxjsjjsjznnsx hocam est

            Bugün büyük bir karar alıp Monk Moda gireceğim de gitmeden uçayım dedim

            Şeyhim beni ışınlamasın

    3. “”șunu söyleyeyim, refah düzeyi yükseldikçe kimse alfayı siklemiyor.. kadınların artık korunmaya, yemeğe ihtiyacı yok. Korunma için, devletin polisi, ayrıca kadınların iș hayafına sokulmasıyla finansal özgürlüklerini kazanma olayı da var.. ”
      Bu kısımlar yanlış, çünkü nasilki biz erkekler testesteronumuz yükseldiğinde büyük çıkıntıları olan feminen hatunlarla taramalı tüfek gibi sevişmek istiyorsak. Onlardada aynı bizim gibi ne kadar yükselirlerse yükselsinler herzaman cpd si yüksek, maskülen bir erkekle sevişmek isteyeceklerdir. Bu onların derinlerde olan arzularıdır hiçbir zaman karşı koyamazlar.

      1. zaten bir erkeğin cpd sini yükselten şeyler alfalık özellikleridir kadınını refah seviyesi ne kadar yüksekse zaten hipergamiye göre kendinden daha yükseğini isteyecek filmlerden başka kaç yerde zengin kız fakir oğlan gördün?

  7. Mahmut abi senin kıskançlık hakkındaki düşüncen nedir peki, her ne kadar tabak çevirirken kıskançlık olmasada kız arkadaş seviyesine geldiğinde kıskanmamam pek olası değil kaldı ki bu aralar bu problemi yaşıyorum, kıskançlık nasıl bir dozda olmalı

  8. Finansal özgürlük, devletin polisi falan bir noktaya kadar çalışır.

    Gecenin köründe eve giren Hırsızı hangi polis durduracak? öyle adamlar var ki, bir kuruş nafaka koklatmaz, ya benimsin ya toprağın diyen hastalıklı tipler var, kadının kendini güvende hissettirmesini gerektiren binlerce faktör var, biz erkeklerin bile var, kadınların nasıl olmasın.

    Keza finansal konformizm?200 yıldır kadınları bi yokuş aşağı ittirip rampada vurdurmadıkları kaldı, ne kadar zorlarsan zorla durum değişmedi, insan doğası 200 sikimsonik komünist/marksist ideoloji ve şemsiyesi altında gizlenmiş yapay ideolojilerle mi değişecek?

  9. Yazı güzel konu güzel herşey ok ve zaten bu insanlar kızlar konusunda çok tecrübeli belki terk edilmiş belki başka şeyler yaşamışlar sonucunda kadın ruhunu mantığını öğrenmişler bunu da bize anlatıyorlar ki başarılı olalım.. Buraya kadar herşey çok güzel ama herşeyi evrim gibi saçma sapan bir mantığa bağlamak çok komik. Yav zaten bu yabancılar daha çocukken evrim propagandası ile büyüyor (national gheprefic gibi yayıncılar bazen iyi sallıyor) . Heryse millet evrim mevrim yok hikaye. Bu adamların anlattıkları niye doğru derseniz çünkü bunlar tecrübe yaşamış görmüş geçirmiş geçirilmiş kişiler bu yüzden anlatacak bir gerçekleri oluyor

  10. Mahmut abi sana önemli bir soru

    Kadın beyanı esastır, ömür boyu nafaka gibi hükümlerin olmadığı hangi Avrupa ülkesi var abi?

  11. Mahmut abi site de yeniyim bir sorum olacak bir kızın bize eski sevgililerinden bahsetmesi shit test midir? Shit test ise nasıl davranılmalı?

    1. Shit test de olabilir seni meriç olarak görüyor da olabilir. Bir şeyleri yanlış yapıyor olabilirsin. Fazla yüz göz olmuşsundur ve dominant veya maskülen değilsindir. Benim başıma gelmişti, ya shit testten ya da boş yapıyor olmasına bağlamıştım zira herşeyi doğru yapıyordum. Ben de o bana eski sevgilisinden söz ettiğinde başka bir şeyle uğraşmaya başladım ve onun o muhabbetini umursamadığım besbelliydi. İlgi yönetimi çok önemli, boş yaptığı zaman umursamadığını gösterirsen kendisine çeki düzen vermeye özen gösterir.

    2. Böyle bir şeyi her zaman ilkin shit test say. Ayrıca başında rahatsızlık belirtmeden şaka yollu karşıla ki anlatsın her şeyi. Ama bir iki kereden fazla muhabbeti açıyorsa o kızdan kız arkadaş olmaz. Çok sağlam kırmızı alarm bu.

      Kız senin neyin olur? Yürüyorsan ve kız sürekli eski sevgiliden bahsediyorsa sende pek gözü yok anlamı çıkarabilirsin.

    3. Bunların bir de sana sürekli eski sevgililerini soranları var.

      Bir hata yapar da 45 sn eski sevgilinden bahis edersen-ismi şuydu, şu kadar çıktık demen bile hata-
      ”sürekli eski sevgilini anlatıyorsun” diye her gün kafana kakarlar.

      ”sen sordun, sadece 1 kez ve 45 saniye bahsettim” diye kıvranırsın ama nafile.

  12. Hah-haa
    Cpdsi yüksek erkekle sevişmek istiyormuş. Arzusu bu yöndeymiş.
    Çok da sikimde ne istediği.
    Ben benim.
    Ve yaşıyorum.
    Koalar en seksi ağaçları avuçluyor
    Çünkü arzuları bu yönde

  13. Abi benim burda takıldığım bir durum var.Kadın kıskandırmaya çalışıyor kısmı, hatun açıkça bana dedi ki;
    Ben ne yaparım da sen benden ayrılırsın diye düşündüm ve denedim, ama başaramadım dedi.

    -Ben de iyi şanslar, istediğin zaman gitmekte özgürsün dedim.

    Hatun; sende haklısın daha zor lokmalar varken, ben elinin altındayım dedi(burda vay anasını, demek kafayı sıyırıp mahpus hayatı yaşayanlar böyle başlıyor dedim.)
    Kıskandırma çalışan hatun abi, tutup bir erkeğin doğum günü kutlasada, başka bir erkekle not isteme bahanesiyle konuşmaları yakalansa da, konuşurken başbaşa geçmişte yolda gördüğü çocuğun yakışıklılığından bahsetse de bu yazıdan şu çıkıyor alaycı ustalık veya direk next.Esenlikler dilerim.

    1. Kadın kendisini dövecek yada vuracak kadar maganda olmadığını anladığında bu tip nükleer testler yapabiliyor.

      Bu konudan yazı bile çıkar.

      Bir arkadaşımın kocasıyla ciddi problemlerine tanık oldum yeni.

      Gördüm ki KH den önceki ilişkilerimde başıma gelenleri batılı ve mavi haplı her erkek yaşıyormuş. Ben özel bir salak değilmişim ve özel orospuları bulup aşık olmuyormuşum.

      Feminist propagandaya maruz kalmış kızlar aslında (isteyerek yada erkek bulamadıklarından) gayet mazbut olsalar da size kendilerini bizim ”kaşar” dediğimiz kızlar gibi göstermeye çalışabiliyor.

      Yazdığım şey garip gelebilir fakat oldu.

      Bir şey yapmadığına tamamen emin olduğum ve eski mazbut yaşamını bildiğim arkadaşım, kocasını çıldırtacak şeyler söylüyordu ve bunlar, benim kaltak olduğuna emin olduğum ve bu arkadaşımın kocasının KH den önce bana bulduğu bir kızın söyledikleriyle aynıydı.

      Erkek erkeğe oturduk, karşılıklı bilgilerimizi paylaştık ve hatunların sadece damarımıza basmak için yalan söylediğini daha doğrusu imalarda bulunduğunu fark ettik.

      Tabi ki bir kadının size kendini böyle göstermesi sizi kendine göre düşük değerde gördüğünün belirtisidir. Bir oyun oynuyorlar ama amaçları ne tam çözemedim.

  14. Mahmut abi duygusal olarak güçlü olmanın önemini bu sitede kavradım ancak çoğu Türk erkeği gibi benim de sosyal kaygı problemim var , fobi derecesinde yüksek değil ancak kaygıdan da aşağı değil . Bu konuda kendi deneyimlerinden tavsiye verir misin ?

  15. Mahmut Abi, sitede önerdiginiz kitaplarin okunmasi zaruri mi sence? Onlarca yaziniz var, bu siteyi okumak yeterli olmaz mi?

    1. Okumanın yeterliliği diye birşeyden bahseden adam kusura bakma ama, şu hayatta isterse milyar dolarlık adam olsun yine de bi bok olamaz.

      1. Su sitede laf sokmaya merakli ne kadar adam var böyle. Okuma yapilabilecek onca ilginc alan varken belki vaktimi tamamiyle kirmizihap konusuna ayirmak istemiyorum sanane? Hem su sitede ögretici yazilar yazan adamla, sadece okur olanlar ayni seviyede mi olmali?

        1. Sokturma sen de, öyle bir cümle kuruyorsan kırmızı hap nedir ne değildir algılayamamışsın demektir.

          Kırmızı hap sana sadece tek konuda kitap oku demiyor, hayatının her alanında en iyisi okl, tırmanabildiğin kadar tepeye tırman, bir çerçeven olsun vs diyor.

          Sen de geliştirebildiğin kadar farklı alanda kendini geliştirecek, farklı alanlarda okumalar yapacaksın olay bu.

        2. Senin dediğine geldiğim falan yok, alabildiğince gerek kırmızı hap camiasında ön plana çıkan isimleri, gerekse bu disipline kaynaklık eden bilimdalı akım vs ne varsa oku-araştır, hayat bitmeyen bir öğrenme süreci, bunun yanında diğer alanlarda da alış.

  16. Şimdi bana asperger sendromu teşhisi konuldu ve psikiyatristler felan aşılamaz ama azaltılabilir diyor. Yani bu asperger sendromlu kişiler napıcak red pilli anlamalarına rağmen hayatları sakin, sessiz, asosyal mi geçicek? Googleye red pill asperger yazdığımda redditde benim sorumu soran 2-3 kişi gördüm ama anlayamadım yabancı dilim iyi değil.

    Önemli not: İngilizce öğrenmeye çalışıyorum ve öğrenicem tavsiye ederim.

    1. insanlar ne hastalıkları yeniyor dostum, olabildiğince iyileşmeye bakacaksın, mücadele edeceksin

      Ayrıca, readit’te bulduğun bağlantıları buraya atarsan yardımcı olalım.

      1. Bu hastalık aşılamaz diyorlar sorun burda. Bunu aşan yok cidden 1 kişi bile yok. Her şeyin farkındayım erkek-kız ilişkisinin asperger yüzünden başaramıyorum. Linkleri atıyorum:
        https://www.reddit.com/r/asktrp/comments/2gw6dx/how_red_pill_can_i_be_with_aspergers/

        https://www.reddit.com/r/asktrp/comments/7ubvt2/red_pills_with_aspergers/

        https://www.reddit.com/r/asktrp/comments/2f840m/i_have_aspergersautism_spectrum_disorder_what/

        1. Kardeşim öncelikle mesajını geç cevapladığım için üzgünüm.
          gönderdiğin readit bağlantılarını okudum, tek tek mesajları çevirip buraya koymaya üşendim açıkçası ama, özetle şunları söylemişler:

          1.serin kalma özelliğin ve düşünce gücün senin avantajın, bunu kullan.
          Mesela demişlerki; düşünceden çok pratiğe odaklan, işin düşünce tarafını da kadınlarla ilgili olmayan konularda kullan.
          2.ağırlık çalış, beslenmene dikkat et, redpill genel tavsiyeleri senin için de geçerli
          3.Asperger sendromunun verdiği bazı özellikler, seni redpill’i uygulama konusunda genele göre avantajlı hale getirir.
          4.Biri asperger sendromunun uygurma olduğunu söylemiş ki, yanlış anlamazsan ben de bazen sözüm ona psikoloji biliminin önüne gelenin alabildiğine salladığı bir alan olduğunu düşünüyorum (evrimsel psikoloji bunun dışında).

          Yine de atladığım birşey varsa, söylersen yardımcı olmaya çalışırım.

    2. Dostum iyide çoğu yerde bu hastalığa mensup olanların büyük çoğunluğunun evlenip çocuk sahibi olduğu yazıyor.Yani mutlaka ilişkilerinde de başarılı olacaksın

  17. Çok doğru bir yazı olmuş. Aslında olay çerçeve ve iyi çocuk olmamaktan ibaret. Yazıyı okuyunca aklıma çocuklar duymasın’da ki Haluk ve Meltem geldi. Hepiniz az çok biliyorsunuz kişisel özelliklerini, Haluk tabiri caiz ise odun denilen adam çerçevesi sağlam meltem ise feminist bir anne ama haluktan kopamıyor sebebini de anlamışsınızdır. Amaç Dark triad ya da göt gibi davranmak değil. Kızlara köpek çekmek de değil. Amaç sağlam çerçeve ve hafif bir badboyluk hepsi bu. Kadınlara tanrıça gibi(iyi) davranmak sizi sadece diğerleri gibi mürit yapacaktır. Gene de tanrıça gibi davranmak istiyorum ben romantikliği severim diyorsanız bir tanrı gibi davranın ve durumu eşitleyin. Hayattan zevk alın ve sağlıcakla kalın 🙂

    1. Haluk dediğin adam öküz gibi bağırsa da karısının her dediğini yapan bir fino köpeğidir. Gerçekten taş fırın erkeği olarak resmedilme cesareti gösterilebilseydiler diziyi en fazla 3 bölüm yayınlayabilirlerdi.

      O bakımdan Haluk denilen dallama sadece bir köpektir. Fazlası değil.

      1. Evet ben de çocuk sayılacak yaştaydım o dizi ilk yayınlandığı 2002 tarihinden sonrasına kadar. Ve nefret ediyordum Çocuklar Duymasın’dan. Maço gibi yansıtılan bir Haluk karakteri var, bir de kırmızı alarmlı feminist Meltem.
        Dizinin verdiği mesajlar çok sinsi ve alçakçaydı. Ne kadar sert ve maço olursan ol, yine kadına söz geçiremeyeceksiniz.
        Üstelik o kazak, maço erkeği gibi sunulan adam, ortalama bir geleneksel erkekten daha ılıman olmasına rağmen, karısı tarafından sürekli aşağılanarak yerden yere vurulan ve izleyicinin gözünde itibarsızlaştırılan bir temsildi.
        Dizi ve filmler son 50 yılın erkeklerini değiştirdi, feminenleştirdi. Bu sitede bu konuda bir makaleye ihtiyaç vat.

  18. Amcığın 16 buyruğunda yer alan bir maddede “kadının duygusal dünyasına bağlanın” şeklinde bir cümle geçiyordu. Bunu nasıl yapacağımızı oturtamıyorum kafamda, fikirlerinizi bekliyorum.

  19. Buradaki birçok yazıyı okudum. Kızları elde etmek için kaba değil de sert çocuk olunması gerektiğini anlıyorum artık. Yalnız anlamadığım bir nokta var. Kızların biz erkeklerden istediği maddi manevi şeyler oluyor yerinde şefkat yerinde ödev , ders notları gibi ya da başka türlü şeyler işte. Bu durumda isteklerini yerine getirirsek dominantlığımızdan ödün vermiş oluruz. Yerine getirmezsek de kızlarla iyi anlaşamıyorsun maalesef gözlemlediğim kadarıyla. Bu konuda ne yapmalıyız peki?

    1. Birincisi kızların istediği maddi şeyleri vermeden kızlarla iyi anlaşamayan yani kendini kullandırma hariç bir değeri olmayan adam olursanız dediğini gözlemlersiniz. CPD düşük ise adamın başka değeri yok ki. Ikincisi de kızlar eğer istedikleri maddi şeyleri alamıyorsa tatlı sert tehdit yoluna gidiyorsa özellikle istediğini vermeyecek yüreğe sahip olacaksınız. Yeni nesil erkekleri kuşa çevirdiler. Şu yazdığını okurken ben utandım, umarım trol falandır dedim. Kızlarla iyi anlaşmak niye? Sana ne kızlarla iyi anlaşmaktan? Hedefine aldığın kızları tabiri yerinde ise tavlamaya bakarsın diğerlerine ise sosyal nezaket çerçevesinde davranırsın ama onları takmazsın. Hedefteki kız da eğer ödev falan isterse özellikle yardım etmezsin. Şahsen ben sınıf arkadaşı çevremde bir kız makul bir yardım isterse edebilirim ama hedefimdeki kıza etmem.

  20. Mahmut abi kiskanclik konusu hakkinda ne dusunuyorsun ? Yazida cok ayrintiya girilmemis. Kiskanmayinca bazi hatunlar sen beni kiskanmiyorsun sevmiyor musun diye trip atiyorlar.

    1. Hatunlar trip atarlar. Bu tripleri yiyecek itaatkar erkekler de tripleri dert ederler. Tribi shit test alıp aşarsan çoğu hatunda dert olmaz. Ama bazı hatunlar ilişki materyali değiller ama işte yokluktan belki bunları nasıl tatmin ederim sorusunu soran olabiliyor.

      Eş koruma amaçlı kıskançlık doğaldır ama kendi cpdine güvenmemenden kaynaklanan kıskançlık zayıflıktır. Buna yorumlarda çok değindik. Senin zihin enerjini yiyen kıskanma kötüdür ama genelde durum tepkisi olan eş koruma normaldir. Olay yine imajı çizme farkı. Kendi zihin merkezinde sen varsan kıskanç ol bir şey olmaz. kaybetme korkusu ile kıskançlık yaparsan kız bilmese bile sana zarar verir.

  21. Bu sitede okuyup uygulamaya başladığım günden beri kadınlar konusunda bana çok faydası dokunan “Duygusal güç” mevzusunun özellikle iş hayatında bilinçli bir şekilde nasıl uygulamak gerektiğini öğrenmek için o kitabı edinmek lazım. Pek çok satış noktasında da mevcut görünüyor bunu yazarken almaya gidiyorum.😄
    Bence sizde alın.

  22. “Kadınlar ‘iyi’/’efendi’ (uysal/itaatkar) erkeklerin ÇARESİZ olduklarını düşünürler.” denmiş ya benim farklı bir sorum olacak: yapı olarak dışarı çok fazla çıkmak istemiyorum. Evde çok daha iyi vakit geçiriyorum. Acaba kh’lı bir kişinin evde vakit geçirmesi uysal(pasif) tipe girer mi?

    1. Kendimden örnek vereyim

      Bazı günler evden bile çıkmıyorum
      2-3 gün evden çıkmadığım bile oluyor

      Önemli dersler varsa okuldayım onun harici bütün arkadaş davetleri , geziler , kulüpler, Game fırsatları hepsini bıraktım.Yakınlarım hariç İnsanlarla konuşmak bile istemiyorum.

      Bıkkınlık hali var ama sebebini anlamadm.Depresyon olabilir mi acaba?

      Evde de Sürekli internette neler öğrenebilirim diye uğraşıyorum
      Kitaplara sardım
      Spora gidiyorum

      Elde avuçta ne varsa proteine bastım.Dışarda yemek içmek yok
      Sigara ve Alkol de kullanmadığımdan imkan var.

      Sakinlik huzur veriyor bağımlılık da yaptı.Sanırım artarak devam edecek

    2. Evde takılmak tarz meselesi aslında

      Dışarda yemek yerine , pc karşısında sevdiğin programı açıp yemek yemeyi tercih ediyorsan problemli bir durum yok gibi.

      Finansal açıdan daha ileriye gitme temelli bir program veya hedef varsa ve bu konuda her zaman lineer şekilde çalışılıyorsa evde takılan introvert biri olmak pasif olarak algılanmamalı

      Ama bazen de çevre seni istemez
      Görüşmek istemezler senle yani.Orası ayrı konu.İlki seçilmiş yalnızlık

      1. Seninki depresyon mudur bilmem fakat kendimden örnek vereyim. İki yıl önce artık evde ayaklarımı uzatıp tembelce oturmayı bile özlemişken, haftaiçi veya sonu sürekli faaliyet, ortam, eğlence, gezi ile vakit geçirirken, şimdilerde haftasonunu bile uyuyarak geçiriyorum. Bazen 18 saat uyuduğum bile oluyor. Bir yere gidesim gelmiyor. Herşeyi tüketmekten kaynaklanıyor. Sporu da evde yapıyorum.
        Bir de Online Dating’i bırakmanın da etkisi olabilir. Dışarı çıkmak için pek güdüleyici bir şey olmuyor.

        1. Comfortzone u tükettik
          Bundan sonra bizi daha güçlü yapacak fikirlere odaklanmalıyız

          Rahatlığa alışırsak bağımlılık yapar

          Her sabah ve akşam kendine sormalısın.Bugün kendini

          📍daha güçlü
          📍daha akıllı
          📍daha zengin
          📍daha sağlıklı

          olmanı sağlayacak

          NE YAPTIN NE YAPACAKSIN ?

          https://youtu.be/x9TVZ_GaiMQ

          1. Rutinlere geçmeden önce uzun süre uykusuzluk ve açlık denemeleri yapmaya başladım

            18-20-24 -36 -48 saatlik açlıklar

            1 ve daha fazla gün uykusuzluk

            Optimal sınırı keşfedince rutinler başlayacak

            Açlık konusunu herkese tavsiye ederim ketosize girmenizi kolaylaştırır

            Günde tek öğün tereyağlı biftek ve salata
            Kilo verme hack

    3. Girmez de motivasyonuna ve evde ne yaptığına bakar. Eğer paran yoksa ya verimli bir uğraşın var vs … iyi de dışardan korkan ve utangaçsan, rekabetten kaçıyorsan köt0. Evde yaptığın porno, mast ve vakit öldürmekse daha da kötü.

  23. Mahmut hocam bir kadın ilişkinin başlarında(heyecanlı kısımlarda) bize ilgili olup, maskülenetimize dibi düşünce ve bol bol seks varken , ilişkinin 1 yilindan veya ilişkinin oturmuş birzamandan sonra seksi azaltması(istekli olmaması) bize duyduğu ilginin azalması tamamen bizim suçumuz mudur ?

    Kısaca hatun kesminin ilişki başlarında istekli arzulu olmasindan sonra belli bir zaman sonra oturmuş ilişkide seksin ve ilgimize olan arzusunun azalması erkeğin ilişkideki davranışlarından mı kaynaklıdır yoksa her ilişki böyle bir sonuca mahkûm mudur?

    1. Nedense kimse bizim kendi ilgimiz ve arzumuz ya da en azından hem bizim hem kızın arzusu azalmıyor mu diye sormadı daha. Kızın arzusu daha önemli kendi arzunuzun bitmeyeceğini sanıyorsunuz sanırım ama o kafada adamdan da kadınlar sıkılır.

      Normalde erkeğin tek kadına arzusu tehlikededir ve bu da hatunda doğal bir korku oyunu yaratır ama ne normali kaldı ne doğalı.

      1. Anladım kadının arzusunda biz düşüşe sebep oluyoruz ona %100 bağlı kalacağımızı söyleyerek veya başka hiçbir kız arkadaşımızın olmaması onda rahatlığa yol açtığı için arzusunda düşüklük oluyor.

        Doğru mu anlamışım. Çünkü yeni ayrıldığım 9 aylık sevgilim bana “sen nasıl olsa burdasın bir yere kaybolmuyorsun” demişti buda bana karşı korkusuunun 0 olduğunu gösteriyor. Doğru anlamış mıyım hocam

          1. Hocam kendi arzumuzu ve isteklerimizi ön plana koymamızı söylüyorsun kırmızı hapa göre.Tamam ama sonuçta uzun süreli ilişkide , ilişkiyi sağlam tutmak için belli davranışlar içinde olmamız gerekmiyor mu kırmızı hapa göre ? Bu yüzden öyle bir yorum yazdım.

            Yani bana göre haftada 2-3 seks olsun, 2 haftada bir de kızla buluşulup gezilir tamam işte bu bana yeter.Fakat bu ritimde gidersek kızın bize olan arzusunu azaltmıyor muyuz ?

            Bende daha sağlıklı bir ilişki ve kızın arzu ilgi seviyesini yüksek tutmak için nasıl davranışlar içinde olmam gerektiğini anlayamadım tam olarak. Bir kızı etkilerken ve yeni tanıştığımızda kıza göre kendimizi ayarlamıyoruz fakat uzun ilişkide bazı şeylere dikkat etmemiz gerekmiyor mu ?

            Bu sorduğum soru tam oturmadı bende. Çünkü kızın bize arzu duyması ve seks sıklığının düşmemesi bize mi bağlı yoksa her uzun ilişkinin sorunu mu bunu tam oturtamadım.

          2. 2 3 seks olsun biraz da gezelim adamına hatunun bir yere gittiğin yok demesi şaşırtıcı değil. 9 ay beklemesi şaşırtıcı.

            Senin kendi arzularını ön plana koymayı bırak dile getirdiğin yok. 9 ay boyunca hatun ne yaptı mesela? Ben 1.5 yıldır aynı hatunlayım ve mesela hala ara ara kendine benim için iç çamaşırı alır ve almadan bana foto atar hangisini istersin diye. Iç çamaşırı benim arzu seviyeme zerre etki etmez ama sırf o çabası için hiç renk vermeden şunu al diye seçerim. Tabii arada bir otele gitmek, spa ya da ne bileyim ustası olduğum bir Asya yemeği yapmak gibi vs… ben de ekstra yaparım.

            Demeye çalıştığım günümüz feminen propogandası ile bir ilişkide arzuyu renklendirmek ve uzun süreli tutmak 100% erkeğin ödevi gibi sunuluyor ve sen de birçok erkek gibi bu propoganda ile beyni yıkanmış gibi konuşuyorsun. Kız bu 9 ayda ne yaptı mesela? Gerçi ilk sen yaparsın ama o ne yaptı? Sen neden bir şey beklemiyorsun? Basit zevklerin olduğundan mı yoksa çoğu erkek gibi seks olduktan sonra ekstra istemeyi aklından bile geçirmemek mi?

            Hatunun arzusunun canlı kaldığı adamla arandaki asıl fark muhtemelen o adamın çokluktan tekeşli moda geçmesi için bilinçli çaba göstermesinin gerekmesi ve hatunun bunun farkında olması. Bu adamın arzu uyandırmak için ekstra çaba göstermesi gerekmez. Zaten kendisi sıkılır kızı alır pat diye airbnbden kiraladığı güzel bir dağ evine ya da ne bileyim küçük bir otele götürür. Senin ise sıfırdan bire geçince minnettar olman ki hatunun bunda anladığı senin zaten tercih edilmeyen bir erkek olduğun ve istesen de bir yere gidemeyecek olman.

          3. Son paragrafı okuyup da kadınına “bana bak güzelim, çokluk mentalitesine girer seni ezerim” diyecek lafta alfacıklar. Size şöyle anlatayım : Benim hatuna biri dese ki “Mahmutun eski karısından ve senden başka eline el değmedi” kızcağızın aksini iddia etmesi için kullanabileceği tek bir bilgi ya da konuşma yok. Bu sıfır lafa dökseniz de her tarafınızdan akan, hareketlerinizde yoksa lafla sahip olamayacağınız bir şey.

          4. Ilişki bulunca azla yetinen ve hırsları olmayan adamın kadında arzuyu canlı tutması mümkün değil. Bu tür adamların erkek olarak değeri çok düşüktür. Ilişki merkezlidir ve kolay erkektir.

          5. Eyvallah Mahmut hocam sorun erkekler olarak standartlarımızın olmaması evet 1.viteste sadece seks bile yeterli bazı erkekler için, bunu alabilmek için hatunun arzusunu yüksek tutmaya çalışmakta yanlış bir mentalite.

            Şimdi oturdu taşlar teşekkür ettim.

          6. Ya hırslı ve standartları olan maskülen bir erkek olursun arzu kaynağından gelir ya da hırssız, standartsız bir erkek olursun arzu yaratacağım diye kasarsın. Ben burda ikinci yöntem için taktik vermiyorum maalesef. Bir de ek olarak senin yaşam tarzın hayal gücü katili.

          7. Geçenlerde emekli bir CEO nun çıkardığı kitap için röportaj yapılıyordu.Kişisel gelişim tarzı ama tam değil

            Aynen şunu dedi

            “İnsanların kendi hayatlarıyla ilgili neyi bulup keşfetmeleri hakkındaki soruları cevaplamak bana komik geliyor ”

            Baya zoruma gitti cevabı ama çok doğru sözdü

  24. Yaklaşık iki haftadır sitedeki yazıları okumaktayım. Öncelikle bu hayata dair gerçekleri görmemi sağladığı için teşekkür ediyorum. Sadece kızlara değil aynı zamanda kendini hayatının merkezine koyuyor. Şöyle bir deneyimim var bunu nasıl yorumlarsınız merak ediyorum. Haftalarca depresyona girdiğim bir ilişki aynı zamanda psikolojik destek almıştım. Hatamı hep kendimde buldum. Hikaye şöyle;
    Üniversiteyi yeni kazanmıştım, daha 19 yaşındaydım. Şimdiye kadar hiçbir şekilde bir sevgilim olmadı. Üniversite heyecanı, kızlar falan düşünüyordum burada olur. Bir gün bilgisayarı açtım ve bir video oyununda bir kızla tanıştım. Çoğunlukla erkeklerin oynadığı bu oyunda kızın karşıma çıkması gerçekten ilginçti. İnternet üzerinden sesli olarak yaklaşık 1 hafta konuşmaya devam ettik. Benim hiçbir beklentim yoktu ve sevgili olmayı aklımın ucundan geçirmiyordum. Daha sonrasında birbirimizi instagramdan ekledik ve orada konuşmaya devam ettik. Her gece bilgisayarda birlikte video oyunu oynuyarak devam ettik. Bu yaklaşık 1 ay sürdü. Kız ile daha sık konuşmaya başlamıştım. Instagram’ıma bakıldığında oldukça 10 üzerinden 8 gibi bir görünüşe sahiptim. Oldukça playboy fotoğraflar ve fenomen pozlarım vardı. Şimdiye kadar hiçbir ilişkim olmamasına rağmen kıza bunu belli etmeden, rahat bir şekilde konuşuyordum. Kız benden farklı bir şehirde yaşıyordu. Onu oturduğum şehre çağırdım defalarca ve bunu biraz komiğe alarak konuştu. Bir gün uyandım ve kızdan mesaj geldi, bana sürpriz yapacakmış ama dayanamamış. Bana otobüste fotoğraf atmıştı ve yanına geliyorum demişti. Ben inanamadım, saçma olduğunu düşündüm. Çünkü hiçbir ilişkisi olmamış, kızlarla konuşmaya çekinen biri olarak bir kızın bunu bana yapmasını saçma düşünmüştüm. Genellikle utangaç, sessiz biriydim. Herneyse, kız yanıma geldi, oturduğum şehirde yakın bir kankası vardı önce onunla buluştu. Sonra ben yanlarına gittim yanımda abim ve onun sevgilisi vardı. Oturduk konuştuk, biraz utanmıştım ve sessiz kalmıştım. Kız daha sonra kankasından ayrılarak bize katıldı ve takıldık. Gecesinde şehrine geri döndü. Konuşmalar devam etti. Devamında ortak bir yerde buluşup geziye gittik falan filan. Kız bidahakinde bana kalmaya geldi ve 3-4 gün evimde kaldı. Burada yakınlaşmalar oluştu tabi, her şey rüya gibi geliyordu. Benim ilk ilişkimdi ve inanamıştım. Abim kıza bağlanmamam konusunda uyarmıştı beni. Daha sonrasında ben kızın yanına gittim ve onda kaldım. Oldukça güzel geçtiğini düşündüm ve mutlu bir şekilde evime döndüm. Ama bilmediğim bir şey vardı, o gece onunla son kez sevgili olarak ayrıldım. İlerleyen zamanlarda sabahları “günaydın” sözleri ile her gün konuşarak devam ettik. Kız bilgisayar oyunlarını sevdiğinden dolayı bende onunla oyun oynamaya başlamıştım. Ama bir sıkıntı vardı, hep oyun oynuyor, mesajlaşıyorduk. Normal bir şekilde telefonda sesli olarak akşamları saatlerce hiç konuşmadık. Konuşacak bir konu bulamıyordum, daha sonrasında kıza en son buluşmamda ona onun ilk sevgilim olduğunu söylemiştim. Sonra ona kendimi dahada açtım. Beni playboy olarak bilen kız sanki benden üste çıkmıştı. Kıza bağlanmaya başlamıştım, başlarda umrumda değildi fakat gerçekten sevmeye başlamıştım. Daha sonrasında bana karşı “sen hiç kitap okumamışsın”, “genel kültürün zayıf” gibi ithamlarda bulundu. Bana filmler öneriyordu vs. Ama gerçekten böyle şeylerden eksiktim. Ondan destek alıyordum. Ona her gün çok sevdiğimi söylüyordum. Bana sabahları şiirler ve şarkılar gönderirdi. Yeniden anlaşmıştık yanıma gelecekti 1 hafta kalmıştı. Ben günlerin hızlı geçmesi için erkenden yatar uyanırdım. Kıza bu dönemde gerçekten bağlanmıştım ve gelmesini iple çekiyordum. Kızın gelmesine 4-5 gün kala kız erkek kankasıyla şarap içeceğini söyledi, onun evinde. 1-2 yıllık, beta bir erkek. Ben buna tepki gösterdim ve gitmemesi gerektiğini söyledim. Zaten o geldiğinde beraber içecektik. Buna oldukça alındı ve bana tepki gösterdi. Bana o gün ara verelim dedi. Bende R yaptım ve gitmesine izin verdim. Sonrasında o gece bana ne kadar çok sevdiğini söyledi, mutlu olmuştum. Yarın sabah uyandım, akşam oldu mesaj attım ve her zamanki gibi bilgisayar oyununa çağırdım. O gün onu soğuk ve uzak hissetmiştim. Ve bana şunu söyledi, ilişkimiz hep oyun üzerinden gitti. Seninle hiç normal şeyler konuşmadık, bir film, bir belgesel, veya bana hiç anından bahsetmedin dedi. Bende ona onun oyunları sevdiği için oyuna çağırdığımı söyledim. Sonrasında bunun üzerinde aradım ve bana aynı şeyleri söyledi. Fikrinin değişmediğini söyledi. Bana ara verelim dedi. Bende ilk ilişkim ve onu kaybetme korkusuyla inanamadım. Çünkü samimiyetimize kardeşim kadar inanmıştım, gerçekten yakın hissediyordum. Sonrasında telefonda göz yaşlarımı tutamadım ve kıza karşı ağlamaya başladım. Buna karşın kız yumuşadı ve beraber oyun oynadık. Yanıma geleceğini söyledi ve mutlu oldum. Ertesi gün mesaj attığımda bana soğuk yapmaya başlamıştı. Ona hiç olmadığı kadar ilgi gösterdim. Defalarca mesaj atıyordum, müzik, şiir yazmaya başladım. Kız dahada benden uzaklaşmıştı. Sanki sevdiğim kızı ilgi gösterdiğim için uzaklaştırıyordum. Onu kaybedemezdim, hayatımın bir parçası olarak gördüğüm o kızı kaybedemezdim diyerek kendime onu defalarca aradım ve soğuk yaparak kapattı. Bana onu biraz salmamı ve düşünmesi gerektiğini söyledi. Ve onu saldım bir kaç gün yazmadım. Yataklarda ağlayarak ve her gece onu düşleyerek geçirdim. Aşk müzikleri kafamın içinde dönüyor ve onunla olan anılarımız, yapamadıklarımız, uzakta olduğu için gerçekleştiremediğimiz anılar… Haftasonu yanına gitme planı yaptım kuzenimle. Gitmeye 1 gün kala kız bana mesaj attı. Ciddi bir şekilde ismimle hitap etmişti ve ayrılık mesajı atacağını anlamıştım. Kalp atışlarım hızlandı ve mesajını yazmasını bekledim. Bana uzun bir yazı yazdı ve bana ilişkide neler yapılması gerektiği, sevdiğin kızın elini bırakma, gibisinden şeyler söyledi dayanamadım içimi döktüm kız sinirlendi ve heryerden engelledi. Haftasonu yanına gittim soğuk ve ayazdı. Ona alamadığım pamuk şekeri almıştım, ona verecektim hayal kurmuştum. Kızı evde bulamadım aradık. O kadar yol gelmemize rağmen kız bize “Siktirin gidin, ben mi çağırdım?” dedi. Kuzenim psikolojimin bozuldugu söyleyince suçlu hissedip geldi. 1-2 saat civarı sokakta konuştuk ve son kez sarıldım. Sonrasında kız gitti, peşinden koştum kaçmaya çalıştı, kolundan tuttum ve sarılıp ağladım. Dizlerimin üstüne çöktüm ve ağlamaya başlamıştım. Benim boyum 2m, kız ise yaklaşık 1.50-1.55 civarıydı. Halimi siz düşünün. İstemeyerek onu terk ettim ve eve geri döndüm. Sıkıntılı günler başlamıştı ve onu düşlüyordum. Kız engellerimi kaldırmıştı. Ona hiçbir şekilde yazmadım 1 hafta geçti. Kız kuzenime benim iyi olup olmadığımı sormuş. Kuzenimde ona sert çıkarak söylememiş. Sonrasında ben her zamanki gibi dayanamayıp mesaj attım. Mesaj attığıma sevindiğini söyledi ve merak ettiğini söyledi. Aradım ve biraz konuştuk. Sonrasında yeniden onu kazanma umudu içimde doğdu. Sık sık mesaj atmaya başladım. Kız bana bir şey düşünmemem gerektiğini ve alışkanlık olduğunu söyledi. Zamana bırakmaya karar verdik. Bu süreçte arkadaş olarak kalmıştık. Arkadaş kalmamıza rağmen ben dayanamadım her gün ona iyi misin? diye yazıyordum. Bazen yakınlaşıyor bazen uzaklaşıyorduk. Kız bir gün canlı müziğe gitmiş okuldan arkadaşlarıyla. Kızın arkadaş çevresi erkeklerden oluşmakta genelde. Mesaj attım ve bana canlı müzikte olduğunu söyledim. Onu bütün gece aradım ulaşamadım kafayı yedim ve uyuyamadım. Sabah bana aramışın falan sızmışım dedi. Kimle gittiğini sordum. Bana hesap vermemesi gerektiğini artık sevgili olmadığımı söyledi. Ben iyice delirdim ve defalarca aradım. Ona birisi var mı hayatında dedim? Bana kaçamaklı bir cevapta bulundu. Sadece konuşuyoruz hoş birisi var dedi. Bu yürek susar mıydı artık? Terlemeye başlamıştım ve kalp atışlarım hızlanmıştı. Kızı defalarca aradım, kız bunun üzerine beni her yerden engelledi bir daha açmamak üzere. Bütün arkadaşlarım ve yakınlarım bana bu kayıp için destekte bulunmuşlardı. Bir kız için kendimi harap ettiğimi bildiğim halde dahada üzdüm. Aradan 1 ay geçti ve unutmaya başlamıştım..
    Bir gün yine dayanamadım ve sms attım. Engelli olduğu için gitmeyeceğini düşündüm fakat mesaj gitmişti. Bana cevap verdi ve şunları söyledi “benim artık sevgilim var, beni rahatsız etme” gözümden dökülen birkaç damla yaşı çok iyi hatırlıyorum. Parmaklarım titremeye başladı ve mesaj yazmakta zorlanıyordum. Kim dedim nasıl olur dedim? Okuldan birisi dedi, beni aldattın mı sen nasıl olduda bu kadar çabuk sevgili yaptın dedim. Okulda yüzyüze konuşuyorduk sadece, seni aldatmadım dedi. Çıldırmıştım ve üstüne gittim. İkimizde gerildik ve gergin mesajlar yazıyorduk. Bu kadar çabuk başka birini bulduğuna kendimi inandıramadım ve sinirlendim. Yaşadıklarımızın hiçbir anlamı olmadığını düşündüğünü düşündüm. Son kez beni aramasını istedim ve aradı. Bana benim ne kadar “boş” bir insan olduğumu, benim gibi birini arkadaş olarak bile bulundurmak istemediğini söyledi. Bana benden iğrendiğini söyledi. “Ben sana yılbaşında teşekkür mesajı attım görmedin bile” dedim. Bana dediği şuydu “Ben yılbaşında sevgilimleydim.” Yılbaşı ayrıldıktan 2 hafta sonraydı ve bu kadar çabuk sevgili yapması beni derinden etkilemişti. “Bu kadar çabuk sevgilimi bulduğuma göre seni yeteri kadar sevmememişim.” dedi. Ona bir anımızdan bahsettim ve öyle bir şey hatırlamadığını söyledi. Bütün bu yaşalanılanlar unutulmak için miydi? Ben kitlenip kaldım ve kendimide savunamadım. Ona tamam dedim, artık beni arama dedi. Tamam görüşürüz dedim, yüzüme kapattı. O gün birkaç bira aldım ve müzik eşliğinde hüzünlü bir gece geçirdim. Artık ona karşı nefretim kat ve kat artmışttı. Sevdiğim insandan nefret ediyordum artık. Aradan bir ay geçti, yarı yıl tatili geldi aileme döndüm. Orada biraz rahatlamıştım ve onu unutmaya başlamıştım. Sonrasında instagram üzerinden başka bir kızla konuşmaya başladım. Beynimi ve odağımı ona çevirdim, onunla ilgilenmeye başladım. Eski sevgilimi neredeyse aklıma bile gelmiyordu. Fakat bazı zamanlar birkaç dakika yalnız kalır ve onu düşünürdüm. Instagram üzerinden konuştuğum kız ile 1-2 hafta çıktık, onunda trajik bir tanışma ve kaybetme öyküsü var.(Bundan sonra anlatırım.) Eski sevgilimi bir ders olarak görüyordum. İlk ilişkim olduğu ve bazı şeyleri bilmediğim için. Ona bağlanıp köpek gibi peşinden koştuğum, beni “playboy” olarak bilen bir kızın önünde diz çökerek ağladığım için pişmanlık duydum. Yaptığım “beta” hareketleri, daha doğrusu betaların bile yapmayacağı davranışları sergileyerek tam bir çocuk olduğumu gösterdiğim için üzülüyorum. Bir yandan da içimdeki sevgi bazen vuruyor, ama acıtmıyor eskisi gibi. İşte bu da benim içimdeki aşk duygusunu öldüren bir hikayeydi. Artık kimseyi eskisi kadar sevemiyorum, güvenemiyorum. Bu siteyi sevdiğim bir abi önerdi ve 1-2 haftadır burada takılıyorum. Keşke burayı daha önceden keşfetseydim ve hatalar yapmasaydım. Kendimi hep suçluyorum ve pişmanlık duyuyorum. Geçmişi düşünüp kederleniyorum, keşke şöyle böyle yapmasaydım diye. Ama geçmişi değiştiremiyoruz ne yazıkki. Şu an yapacak tek bir şeyim var, o da ileriye bakmak ve kendimi kendi hayatımın ortasına koyarak yaşamak. Hiçbir kimse için değişmemek ve kendim olmak. Kimseye muhtaç olmamak ve hayatı anlamaya çalışmak. Sizce gerçekten hatalar yapmış mıyım? Bu ilişkiyi sizce benim yüzümden mi kaybettim? Kendimi suçlayıp pişmanlık mı duymam gerekiyor? Yardımınızı bekliyorum.

    1. Aşk bir hastalıktır. Su çiçeği gibi. Eskiler aşka su çiçeği gibi bir kere yakalanıp geçirerek atlatman gereken bir hastalık olarak bakarlarmış. Ben de öyle bakıyorum. Bir kere hastalanmak insanın doğası gereği. Illa bir hastalanacaksın. O nedenle yok bu siteyi keşke önce görseydim yok hata mı yaptım yok geçmişim diye çok kurcalamaya gerek yok. Ayrıntılara boğulmana da gerek yok. Herkes bir kere yapar. Ben de 19 yaşındayken üniversitede ilk kız arkadaşımla başında hatunun eridiği terk ederken tiksindiği bir aşk yaşamıştım. Normalde 3 4 ayda atlatacağım şeyi “onu yeniden elde etmelisin ve aşkın için savaş” modunda mankafa bir abi yüzünden (benim ağzımdan kıza aşk şiiri yazmıştı, hey Allahım) 1 senede atlatmıştım 😃

      Aşk su çiçeği gibi yakalanıp atlatmanız gereken bir hastalıktır. Bunu unutmayın. Hastalandın ve ilk hastalandığında bağışıklığın olmadığı için hiçbr şeyi doğru yapamazdın. Kendini yiyip bitirmenin anlamı yok. Şimdi iyileşmeye bakacaksın. Romantik aşkı kutsayıp bağışıklık kazanmana engel olacak modern kültüre kanmayacaksın.

      1. NE kadar doğru bir tanım, ben de aşkın hastalıklı bğir hissiyat olduğunu düşünüyorum özellikle de erkekler için.

  25. Biraz alakasız olabilir ama In Treatment diye bir dizi var. Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle bu sitede yazılanlara baktıktan sonra çok anlamlı geldi bana. En azından ilk bölüme bakın yarım saat sürüyor bölümler.

  26. Öncelikle merhaba sitenize bugün bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine girdim ve çok hoşuma gitti. Öncelikle kendimden biraz bahsedeyim 17 yaşında lise sona giden bir kardeşinizim. İyi bir fen lisesinde okuyorum ve okul 1.liğine oynuyorum. Ders çalışmak zamanımın büyük çoğunluğunu alıyor. Sene başında bir kızı sevdim o zamanlar tam bir yıkıktım. Kısa saç fetişim vardır benim sevdiğim kız da saçını kısa kestirmişti zaafıma yenik düştüm. Mal bir şekilde kızla daha bir şey yaşamadan direkt açıldım kendime güveniyordum. Ama sonuç hüsran oldu beni reddetti öfkelenmiştim. Ondan sonra kızlara değer vermemeye başladım önüme geçen her kıza yazıyordum. Birini düşürmeyi başardım ancak onu sevmiyordum. Sevmediğim için de görüşmek istemiyordum. Ve açıkçası sınav benim hayatımdaki tek odak olduğu için takmıyordum. Her neyse sonra yeniden derslerle haşır neşir olmaya başladım. Her şey gayet güzel gidiyordu. Yapmakta iyi olduğum şeyi hakkıyla yapıyordum. Ve bu konuda rekabet ediyordum . Türkiye geneli sınavlarda dereceye oynamak haz veriyordu bana. hep biraz daha iyi olmak için çabalıyordum. Bir gün duygularıma yenik düşüp hocamıza whatsapptan küfür ettim. Hoca da disipline ve savcılığa verdi. Savcılık kısmından bir şey çıkmaz dedi savcı tanıdığımız. Ancak okul 3 gün uzaklaştırma cezası verdi(şu an uzaklaştırma cezası nedeniyle evdeyim) bu olay aşırı canımı sıktı ve ilerde karşıma çıkma korkusundan dolayı çalışma azmim azaldı. Eskiden hayallerim için deli gibi çabalıyordum ama şimdi önüme çıkacak diye korktuğum ceza yüzünden çalışamıyorum. Boş boş oturuyorum ve kafamda kuruyorum sanki hayatım bitmiş gibi . Kendimi nasıl bu psikolojiden kurtarabilirim? Tavsiyelerinizi bekliyorum.

    1. Senin tam tersi şimdi daha fazla çalışman lazım.Bu cezanın üniversite sınavına etkisi var mı?

      Bu mesaj grupları bilgi alıp vermek için var. Gereksiz tartışmalara girmeyin.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *