Saha Raporu : Secret’in Day Game maceraları – 4

Dışarı çıktığımda kendime ödev veriyorum ve bugün 3 tane kıza açılış yapacağım diyorum. Dün spor salonuna bir hayli geç gitmiştim ve ödevi tamamlamak için spor sonrasında kendimi caddeye atmak zorunda kaldım. Günlerden Cumartesi, saat 21.30’du.

Aslında buna bir ödevden ziyade bir nevi ritüel, hobi demem daha doğru olur. Kimileri gitar çalar, dans eder. Bu da benim için git gide daha uzmanlaştığım bir hobi.

Caddenin kenarında durdum ve gelen geçenleri hızlıca bir kolaçan ettim. Bu arada şapka takmış, şapkanın üzerine de sweetshirt’ünün kapşonunu örtmüş bir kız fark ettim. Hemen yakınında yürüyen kişilerle beraber mi değil mi diye dikkat ettikten sonra tek olduğunu anlayınca harekete geçtim.  Kapatmadığı kadarıyla biraz yandan yüzünü görebilmiştim ama güzele benziyordu.

Metroya girmeden hemen önce gidip merhaba dedim, önce durmadı. Elimin tersiyle biraz güç uygulayınca durdu. (Bu kendi geliştirdiğim ve yaparken rahat hissettiğim ileri seviye bir teknik- açılışta tamamen rahat olmadan yapılması önerilmez). Durup dönerek bana baktıktan sonra onu sadece sözsüz olarak gülümsememle selamladım, eğer o da bu gülümsemeye gülümseyerek karşılık verirse daha konuşmadan onu biraz da olsa etkilemiş olacaktım. Ki o da bu rahat, güvenli, sempatik enerjiyi alarak gülümseyerek karşılık verdi.

Aramızda aşağı yukarı şöyle bir konuşma geçti, tabi tüm konuşmaların ayrıntısını hatırlamam mümkün değil, hatırlasam da tüm konuşmayı yazmak sıkıcı olur, o yüzden hatırladığım kadarıyla yazacağım.

Ben-Nasılsın ?
Kız-İyiyim siz nasılsınız ?
Ben-İyidir, hırsız gibi giyinmişsin!
Kız-(GÜLER)
Ben-Bak yurt dışına gitsem ve akşam karanlık bir saatte, izbe bir sokaktan geçerken seni görsem, beni gasp edersin diye korkardım ! 🙂
Kız-(GÜLER)
Ben-(Burada kıza çok fazla yatırım yapmayan ve çok basit bir iltifatımsı kullandım ve onu o yüzden durdurduğumu söyledim)
Kız-(Teşekkür etti ancak acelesi olduğunu söyledi)
Ben-Şurada acelesi olmayan bir tane insan var mı acaba 🙂 Dünyayı kurtarmaya gitmeden önce 1 dakikanı çalıcam o zaman.
Kız- Tamam
Ben-Sen böyle işten çıkmış çok yorgun gibi görünüyorsun öyle mi ?
Kız-Yorgunum ama işten çıkmadım.
Ben- Nereden ?
Kız-Kurstan çıktım
Ben- İngilizce ?
Kız- Hayır, çizim kursu.
Ben-Aa çizim mi ? Sanat tamam da. Çizimden falan hiç anlamam biliyor musun? Senle ben ayrı dünyaların insanlarıymışız, ben gidiyorum ! (Bunu söyleyince vücudumu tersi istikamete biraz çevirerek gidiyormuş gibi yapıp, geri geldim)
Kız-(Bu hareketim üzerine oldukça güldü)

(Bu arada bir kaç şey daha konuştuk ancak hatırlamıyorum, tekrar acelesi olduğunu ve metroya girmesi gerektiğini söyleyince konuşma şöyle devam etti)

Ben-Madem acelem var diyorsun. Bak tüm söyleyeceklerimi 10 saniyeye sığdıracağım, hani dizilerde olur ya, daha önceki episode larda ne oldu? diye kısa bir özet verirler 🙂 Bak ben genelde buralarda oluyorum, pek konuşamadık ama şimdi gideceksin, daha sonra seninle burada bir şey içme fırsatımız olur mu ?
Kız-Olur
Ben-Tamam numaranı alayım o zaman ben senin.

Bu kız metroya girip gidince 1,5 dk sonra tam tersi istikamete giden bir kıza yaklaştım, bu aralar hiç bir şey söylemeden sadece benden diliyle durdurma pratikleri yapıyorum eğer açılış konusunda kendinizi tamamen rahat hissediyorsanız bunu yapınca kızları ilk 10 saniyede fazlaca etkileyebiliyorsunuz. Şu aklınızda olsun :

Eğer bir şeyi daha az sözle söyleyebiliyorsan, söylediğin şey güçlenir. Ancak hiç kelimesiz söyleyebiliyorsan işte o zaman en güçlü haliyle söyledin demektir.

Çünkü bunu yapmak normal açılış yapmaktan 3 kat daha zor ve çok baskın bir duruma geçiyorsunuz. Bu kızı aynı bu şekilde hiçbir şey demeden durdurdum.

Ben- Üzerindeki kabanla minik kuşa benzemişsin. Minik kuşu biliyorsun değil mi ? (90 larda yayınlanan susam sokağı çocuk dizisinde bir karakter-Kızın üzerindeki kaban aynı minik kuşun tüyleri gibi kıvırcık kıvırcıktı)

Minik Kuş- Temsili
Minik Kuş- Temsili

Kız-Evet
Ben-Susam sokağında… Seninle jenerasyonlarımız yakın bilmen gerek… Yorgun görünüyorsun, dur tahmin edeyim bugün çok çalıştın ve bitmiş haldesin.

(Birkaç kelimelik cevapları zorlanarak verirken sürekli gider gibi hareketler yapıyordu, vücudu sürekli ileri doğru atılmak için bekliyordu. Ve bu sırada da gitmem gerek gibi şeyler söylüyordu)

Ben-“ya dursana bi dakika işte, yoruyorsun şuan beni” diyerek o an ki ses tonuma göre daha sert bir komut verdim. Kadınlarda kendinden emin komutlar çoğu zaman işe yarıyor. Bu sefer vücudunu tam bana döndürmeyi başardım.
Kız-Ama seni tanımıyorum ki, yolda bu şekilde konuşayım. (gibi bir şey söyleyerek tatlı sert bir şekilde bana sitem etti, aslında muhabbetim ve enerjim hoşuna gitmişti ama bahsettiği durumdan ötürü tereddüt yaşıyordu)
Ben-Benden çekiniyorsun yani ?
Kız-Evet, seni tanımıyorum çünkü.
Ben- Ya sen bi boyuna baksana Allah aşkına (kızın boyu 185 di). Sen döversin zaten beni bu fizikle. O yüzden korkmana gerek yok. Bu arada yorgunum diyorsun, yoga çok iyi gider, ben bir ara yapmıştım. Sen de bilirsin psikolojik ve fizyolojik yorgunluk çok farklı şeyler aslında. Senin ve benim gibi insanlarda daha çok psikolojik yorgunluk olur.
Kız-Sen ve ben gibi mi ?
Ben-Evet fizik olarak sen de güçlü duruyorsun. Baksana. Senin yorgunluk psikolojik mi fizyolojik mi ?

(Buna benzer konuşmalar yaptık, açıkçası ne konuştuğumu hatırlamıyorum. Sadece sürekli konuşup, konudan konuya atladım. Gitmek konusunda ikilemde kalan kızı karşısında güvenle durarak, cümleleri ardarda, hızlı hızlı bağlayarak lafa tuttum)

Ben-Sen gideceksin de, gel şurada bir şey içelim öyle gidersin. (Tüm bu zor şartlara rağmen hızlı hızlı konuşma tarzım, tıkanmadan güzelce farklı konulardan bahsetme özelliğim hoşuna gitmişti)
Kız-Ben de zaten bir sigaralık mola verecektim.

Hemen 10 adım ileride bir simit sarayı vardı, bahçesindeki kapıya en yakın masaya oturduk.

Otururken…

Ben-Şimdi ben bunu torunlarıma bile anlatırım, yolda kızla tanıştım da böyle şeyler oldu diye. (Dalga geçer ve onu hafife alır şekilde- aranızda redpill e göre betasın diyenler olur şimdi, tüm bunlar sarkastik olarak şaka amaçlı söylenen şeyler)
Kız: 🙂

(Mesleğini tahmin edememiştim ve ne iş yaptığını hala bilmiyordum. Ben konuşuyordum ve birbirinden ilginç şeyler anlatıyordum. Ama o bazen çok gülerek, bazen imalı bakarak sigarasını içiyordu. Pek konuşmasa da eğlendiğini biliyordum.)

Kız-Çok yanlış bir insana denk geldin.
Ben-Niye kimsin sen ya, olayın ne senin ?
Kız-Psikologum.
Ben-Ne psikologu ?
Kız-…Hayvan psikologu 🙂  (Kız da espri yapmaya başlamışsa bu önemli bir ilgi işaretidir)
Ben- 🙂

(Bu arada onu konforlu hissettirmeye ve açmaya yönelik pek çok konudan konuştum, artık daha rahattı, daha çok gülümsüyordu ve daha çok konuşuyordu)

(Konu bir ara gene ilginç kıvırcık kıvırcık olan kabanına geldi ve ona laf attım bu konuda)

Kız-Evet, böyle giyinirkenki tek amacım senin dikkatini çekmekti.
Ben-Çabaların sonuç verdi 🙂
Kız-(Şaşırır ve güler)

–Bir süre sonra–

Kız-Şuan dışarıdan bakıyorum da böyle bunu yapmak çok mantıksız.
Ben-(Bir elimle suratımı kapattım ve gerçekten bu söylediği şey yüzünden onun adına biraz utanmıştım, oldukça vizyonsuz bulmuştum onu.) Psikologsun ve böyle düşünüyorsun öyle mi ?  Yakın bir arkadaşım olsan azarlardım şuan seni ama aramızda bir resmiyet var. Etrafına baksana sen bir tane mantıklı bir şey görüyor musun ? Yaşadığın sistemin kendisi bizzat mantıksız zaten, nasıl bir mantık arıyorsun. (Bunların hepsini tatlı sert söylüyorum, yazıldığından daha yumuşak algılanıyor. )

Ben-(Kaç kardeş olduğunu sordum ve davranışlarından ilk çocuk olduğunu tahmin ederek bildim, sonrasında ilk çocuklara ailelerin yaklaşımından ve ilk çocukların son çocuklara göre karakteristik olarak farklarından bahsederek onun böyle düşünmesinin biraz da bu sebeplerden  kaynaklandığını söyledim, sonrasında da “sen zaten psikologsun benden iyi biliyorsun bunları” dedim.)

Kız-Şuan gevezelik yapıyorsun ? (gülerek)
Ben-Napayım, duvar gibi durayım mı ? Bak bir yazar şöyle söylüyordu : “muhabbet erkeklerin kadınlar konusunda geçmek zorunda oldukları bir sırat köprüsüdür”.
Kız-(Bunun üzerine güldü ve “şuan masa altından sana tekme atmak istiyorum” dedi. (bu oldukça güzel bir ilgi işaretiydi)
Ben- Valla muhabbet güzel sonra görüşelim diyeceğim de diyemiyorum . Çünkü pek konuşmadığın için bilmiyorum muhabbetin güzel mi ? 🙂 (Aslında sonlara doğru yeteri kadar konuşmuştu ama gene de bu konuda ona takıldım)
Kız- (Güler)
Ben- Hani sonuçta konuştuk bu kadar, eğlenceli bir sohbetti, güldük, espriler… yani senin de bir espri anlayışın vardır sonuçta, pek göstermesen de, bir yerlerde vardır mutlaka 🙂
Kız-(Güler)
Ben-Tekrar görüşelim kahve içeriz gene.
Kız- Olabilir
Ben-Al yaz numarayı.

Zor bir setti gerçekten, ama domine etmeyi ve acelesi olduğu halde instant date yapmayı başardım, sakin bir özgüvenle uzun uzun konuştum, bir sürü çıkarım yaptım, esprilerle güldürdüm.

Şimdi bugün için tamamlamam gereken 1 açılışım kalmıştı, sonrasında nihayet artık eve gidebilirdim. Acele ediyordum çünkü spor salonunda önce 50 dakika ağırlık kaldırmıştım üzerine de yarım saat koşu bandında tempolu bir kardio yapmıştım, diyette olduğum için de açtım, eve gidip yemek yemeyi hayal ediyordum.

Üçüncü seti artık “lan artık bir tane kızda reddetse de hemen gitsem, yoruldum” diyerek arıyordum. 2 dakika sonra gerçekten manken ayarında güzel bir kız gördüm. “Tamam işte, bu beni çabucak reddeder, ben de eve giderim” dedim.  Şuan bile bu kızın bana gülümseyişi gözümün önüne geliyor; güzel bir doğa olayıydı.  Neyse…

(Durdururken gene elimi kullandım ve dokunarak durdurdum)

Ben-(Klasik bir açılış cümlemi kullandım, dozunda bir ilgi ifadesi ile)
Kız- (Enerjim ona geçti ve yüzünde olumlu yumuşamayı görebildim)
Ben-Biliyor musun sen sert biri gibi görünüyordun, acaba bugün şansımı nereye kadar zorlarım ki diye düşündüm ve seninle konuşmaya karar verdim.
Kız-(Güler ve bir şeyler geveler)
Ben-Sen ne iş yapıyorsun ya merak ettim. Dur tahmin edicem, 1-işsiz
Kız-Hayır işim var 🙂
Ben- 2-çek senet mafyası, 3-……

(3 ü söyletmeden o muhteşem gülümsemesini de alıp gitti, 20 saniye kadar tutabilmiştim ve en azından güldürebilmiştim)

Özellikle bu kıza açılış yaparken arkasından 2 ayrı erkek grubu geliyordu, genelde insanlar bu durumda açılış yapmaktan imtina edebilirler çünkü bazen kendileri fark etmeseler bile aslında bir çok insanın açılış korkusunun ana nedeni açılış yapacağı kız değil, çevrede kafalarında tehtid olarak olarak algıladıkları sade insanlardır. Bu insanlarda en fazla kızı durdurduktan sonra sizi geçerler ve meraklı olanlar geriye doğru bir bakış atıp yürümeye devam ederler.

Aldığım numaralara mesaj atmadan önce genelde araya 1 gün koyuyorum ve o gün sahadaki muhabbetle alakalı esprili bir mesaj yazıyorum. Bu da başka bir makalenin konusu olabilir.

Herkese iyi oyunlar

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Centilmen Kulübü

Secret kendini daygame ve kadınlarla ilişkiler konusunda kişisel gelişime adamış bir kişidir. www.centilmenkulubu.com sitesinin sahibi ve kendine bu konuda bir misyon edinerek tüm tecrübeleri ışığında yazdığı iki kitabını da bu site üzerinden okuyuculara sunmaktadır.

33 thoughts on “Saha Raporu : Secret’in Day Game maceraları – 4”

  1. “Şuan bile bu kızın bana gülümseyişi gözümün önüne geliyor ve güzel bir doğa olayıydı. ” ahahaha çok sağlamdı :), güzel rapor tebrikler. Nice güzel doğa olaylarına..

    1. Çok büyük tüyo verdi üstad

      “Eğer bir şeyi daha az sözle söyleyebiliyorsan, söylediğin şey güçlenir. Ancak hiç kelimesiz söyleyebiliyorsan işte o zaman en güçlü haliyle söyledin demektir.”

      Teşekkürler

  2. Mahmut Abi.Takip ettiğim kadarıyla senin evlilikle ilgili tecrübelerin var.Günlük dateler yerine günümüz koşullarına göre evlilikler hakkında daha çok paylaşım yapabilir misin ? Önceki yazılarınızı arkadaşımla seve seve okuduk.İlk başlarda red pille çok eleştirel yaklaşıyordum lakin hepsinin gerçek olduğu hayat tecrübelerimiz ile bağdaşıyor.Seve seve takip ediyoruz.Sağlıcaklı kal.

  3. kafamda bazı soru işaretleri var 1- durdururken nasıl durduruyorsun 2- klasik açılış cümlemi kullanıyorum ilgimi belli ederek dedin ya o nedir 3- kızlara numaranı sen de veriyor musun yoksa aradığında mı öğreniyorlar

  4. Eskiye nazaran düzeltmişsin yazı üslubunu tebrikler böyle daha iyi bence. 3cü setdede hem “bitsinde gideyim la artık” hemde “bu kız beni zaten reddeder çünkü çok güzel” psikolojisinde olduğun için reddedildin diye düşünüyorum.

  5. Bu dışarda tanışma işi baya bi tecrübe ve rahatlık gerektiriyor bence. Ben bir kaç kez dener gibi oldum ama baktım kalbim yerinden fırlayacak gibi. Ve vazgeçtim. Bi olayda kız yan masada oturuyor ve ara sıra dönüp bakmasına rağmen o korku ve heyecan duygusunu aşamadım. Bunu kendimize alıştıra alıştıra nasıl kazandırabiliriz. Yani beğindiğin veya o an hoşuna giden birine yaklaşmadaki heyecan ve korkuyu aşabilme.

    1. Evrimsel olarak öldürülme korkusu

      Haklısın

      Lakin sosyal ortamlarda da bile aynı şeyi yapıyorsan sorun var

      1. kızlar konusunda utangaçlığı aşmak yazısını birkaç defa okudum ve çok da faydalı oldu ama farkettim ki asıl korku reddedilmek değil, çevreden gelecek tepki. Uzun yıllar dövüş sporlarıyla ilgileniyor olmamın getirdiği bir güven var elbette ancak birisi çıkıp “hop sen ne yapıyorsun senin anan bacın yok mu niye kadını rahatsız ediyorsun” derse bu durumda sapık damgası yemek insanı zor durumda bırakabilir.

        Bunu nasıl aşarız, bu konuda önerilerinizi sabırsızlıkla bekliyorum.

        1. O kıza iş yerinde yürümeyerek, takip etmeyerek ve hayırdan anlayarak minimuma indirdiğin ve sandığınızdan çok daha az olan bir risk. Artık o kadarını göze alacaksın ya da barlardan ve online dating sitelerinden şaşmayacaksın.

  6. mahmut abi sitede felsefi düşüncelerden, felsefe kitaplarından, filozoflardan da bahsetmeni istiyorum. mesela nietzsche’den, schopenhauer’den. özellikle nietzsche’den. kırmızı hapla felsefe arasında nasıl bir bağ var?

    (şimdi baktım, stoacı felsefe hakkında yazı varmış zaten, bu tip yazıların artması dileğiyle)

  7. Abi yolda ,orda burda böyle deli gibi kesen, dönüp dönüp bakan ,sikecek gibi süzen kızlara karşı donup kalıyorum . Ama beni kesmeyen,kesse bile az kesen kızlarla gidip konuşuyorum . Sebebi nedir

    1. Ben ne bileyim? Sence nedir? O kendi kendine sikecek gibi bakıyor dediğin kızların çoğunun aslında seninle ilgilenmediği gerçeğiyle egonun yıkılması mı yoksa eğer kız konuşmak isterse o konuşmayı yürütemeyecek olma korkun mu? Yoksa başka bir şey mi?

    2. Bunun nedeni: o kız seni kestiği için ortada kazanılmış bir ilgi var diye düşünüyorsun ve yapacağın hamle ile bu ilgiyi kaybedeceğinden korkuyorsun. Bakmayan kızda ise ortada kazanılmış bir ilgi yok, dolayısıyla kaybedecek bir şey de yok. Kesen kızda gene üzerine performans anksiyetesi de ekleniyor beklenti arttığı için.

  8. Konuşmayı yürütemeyecek olma korkusu diyelim . Hani o kadar baktım,kestim ağzından çıka çıka bu mu çıktı der diye çekinmek ? O kadar baktıysa gidip açılışı mükemmel yapmalıyım kaygısı . Böyleyse nasıl bertaraf edilir ?

    1. Kendini bu konuda özel hissetme. Konuşmayı devam ettirmeme korkusu da en az açılış korkusu kadar yaygındır. Tek nedeni de daha önce benzer tecrübeler yaşamadığın için bilinçaltının çeşitli oyunlarla (açılışı güzel yaptık, puan topladım ve şimdi bunları zayi etmemeliyim, konuşursam mal olduğum ortaya çıkar gibi.) seni geri çekmek istemesidir.

      Bunun tek ama tek yolu, gidip bu konuda olumsuz birkaç tecrübe yaşamaktır. Sonrasında beynin artık ne yapmaması gerektiğini yavaş yavaş öğrenir. Bu hissiyata karşı duyarsızlaşırsın.

  9. Son 1 aydir daygame korkumu asmis bulunuyorum ve bekledigimden daha fazla olumlu cevap aliyorum. Bu oran 10da 5 seklinde suan ve guzel gidiyorum. Gecen gun ilk defa 1v3 set actim ve 3une karsi da baskin geldim, wingmanimi cagirdim ortami domine ettik ve numaralari aldik(hicbirsey soylemedend telefonu onlerine biraktim).

  10. Merhabalar. Öncelikle, bu güzel yazıyı paylaştığınız için teşekkür ederim. Sitenin geri döndüğü için de çok memnunum. Aklıma takılan iki soru var:
    1- Analiz paralizi denilen olay TRP için de geçerli midir? Ben böyle düşünüyorum çünkü bi konu üzerinde ne kadar çok düşünürsek harekete geçmek o kadar zorlaşıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

    2- Sadece ortak arkadaşlarımızın olduğu, hiçbir samimiyetim, muhabbetim olmayan kız için kızın kız arkadaşına “Bu kız hoşuma gidiyor, bana yapsana?” desem bu eziklik mi olur? Nasıl bir aksiyon almalıyım?

      1. Peki kızın ortak arkadaşı, ben ve hedefimdeki kız beraber bir şeyler yapsak nasıl olur? Sonuçta hiç samimiyetim olmayan kızı tek buluşmaya çağıraram değil mi?

  11. Mahmut abi sen çok yaşa,
    Buradaki herkesin hayatının dönüm noktası bu olsa gerek…
    Fakat bu iş çok ileri gidiyor,
    Takındığım ruh hali sanırım fazla kortizol yaratıyor… Yorgunluk, ağrılar, dik durmak yüzünden akşam rahat uzanamamak…
    Sınıfa gelen hocanın bana olan arzusu… Kayıtsızlığı fazla abartip kadını delirttim mi anlamadım ama beden dilinden, sınıftaki kızları bile kıskandığını görüyorum… Bu canımı mı sıkıyor hoşuma mı gidiyor bilemiyorum…
    Bu sorunların üstesinden nasıl gelirim?

  12. “Eğer bir şeyi daha az sözle söyleyebiliyorsan, söylediğin şey güçlenir. Ancak hiç kelimesiz söyleyebiliyorsan işte o zaman en güçlü haliyle söyledin demektir.”

    Alınacak ders budur. Gerisini ister alın, ister almayın.

  13. Selamlar. Beginning hell saha raporumu sizinle paylasmak istiyorum.
    +Merhabaa
    Birinimi bekliyosun
    -evet arkadasimi bekliyorum
    +Hmm.
    Surada gordumde cok hos gorunuyosun meraba demek istedim.(londra gunduz oyunundan boyle bi giris yapim dedim direkt)
    -tesekkur ederim
    Kacinci sinifsin
    -1.sinifim
    Ne guzel.
    +(Defteri koydum masaya) Oturabilirmiyim? – Bu soruyu sordugum anda HATA diye kafamda carpi olustu.-
    (Tamamen objektif olucam burada sesimin boguk ciktigini hissettim)
    Ses tonum duzgun ve konusma tarzim iyidir bunun uzerine calistim.Bir dal sigara icmedim. evet bunla ovunuyorum. :)) Neyse,
    -(hayir gibi bi el ifadesi) yapti erkek arkadasimi bekliyorum
    Tamamdir gule gule diyip uzaklastim
    Kiz surekli gulumseyip sacini duzeltti bir dakika boyunca.
    Anlamadim neden bu hale burundugunu.
    İyi bi yonumun oldugunu dusunuyorum ,lletisime acik insanlari iyi gozlemliyorum. Bu kiz kesinlikle iletisime acikti ama benim tecrubesizligimden kisa bi rapor oldu.

    1. Scent of women filminde Al Pacino restaurantta bir kadının yanına gidiyor. Kadin erkek arkadaşını beklediğini söylüyor. Al pacino onu, kadin avcilarından korumak için oturmak istediğini güzel bir dille ifade ediyor, ve oturuyor. Güzel bi taktik olabilir.

  14. Yıllardır daygame yapıyorum. Bugün de yaptım ve bir çok ülkede daygame-nightgame yaptım. Tinder vs çok mesajlaştım ancak hayatımda hiç cold approachta böyle muhabbetler kurmadım. Acayip yapmacık sallamasyon duruyor raporlar arkadaş hayal gücünü çok katıyor.

    Ben size %80 saha raporlarımı yazayım;

    -Afedersin(Kız durur ve bana bakar)
    -Seni geçerken fark ettim fazlasıyla tatlı ve şık görünüyorsun(kıza göre değişiyor iltifatlar ama abartı iltifat kullanmayın)
    +Teşekkür ederim
    -İsmin nedir?
    +x
    -bende y memnun oldum, nereye gidiyorsun seni durdurdum ama( durumu öğrenmek için en ideali çünkü aşırı acelesi varsa hızlı numara alma, acelesi yoksa instant date için fırsat)

    Eğer kızın acelesi varsa biraz konuşurum. Okuyor mu çalışıyor mu vs söylediklerine göre yorum yaparım. Öğrenciyse bölümü üzerine, eğer konu bulamazsam kız hakkında konuşurum. Sert göründüğü vs.

    Bu secret denen arkadaşın raporları fanstastik hikaye gibi realist değil 😂

    1. Bu yazdığın 6 satır örnek saha raporunda bile 4 tane hata buldum. Bir düşün. Belki de bu yüzden hayatında hiç böyle muhabbetler kuramadın. Zaten bu muhabbetler ezberleyerek kurulmaz, kendini pek çok alanda geliştirip biraz kültürel altyapı oluşturman gerek. Mesela “genelde benim daygameler böyle gider” diyebiliyorsun, genelde tek tip gidiyorsa senin muhabbet, zaten sıkıntı orada başlıyor. Tek tip ile ne kadar yaratıcı olabilirsin ki ? Sizin böyle daygame yapmanız benim işime geliyor zaten, en azından farkım oluyor ki kızlarda anlayıp ona göre davranıyorlar zaten. Bir şeyin yapmacık ya da doğal durması onu söyleme biçimine göre epey bir değişir. Bu algı tinder gibi şeyler kullanmanın yan etkileridir. Hayatı yazıldığı gibi algılamak…

      1. Detaylı yazmayı sevmiyorum açıkçası üşeniyorum işin teorik kısmına çünkü daygame ve nightgame benim hayatım olmuş durumda. O yüzden konuşmalarımın çoğu benzer çünkü insan iletişimi belli noktada standartlardan başlar.

        Açıkçası senin muhabbetler bana yapay geldi çünkü aşırı bir etkileme çabası ve yüksek enerji sarf etmeyi sezdim. Benim ki ise tam tersi her şey düşük enerjide çünkü kadınlar hissediyor tecrübeyi. Ben saha raporlarını gösterişli kılmak için abarttığını düşünüyorum çünkü çoğu zaman oyun gösterişli bir şey değildir. Yattığım çoğu kızla muhabbetim hep sıradandı çünkü olması gereken sıradan olan bu

  15. Merhaba, kırmızı haplı olmadan önce yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum. Arkadaş ortamımızın olduğu bir barda buluşacaktık. Benim hatun da oradaydı. Benim de halletmem gereken işlerden dolayı biraz daha geç gittim. Sonra bara geldiğimde baktım elemanın teki benim hatuna yürüyor. Hatunun da keyfi yerinde. Bizimkilerin yanına gittim herhalde 6 kişi felandı. Kırmızı haptan önce de kafamda teorik olarak bir yol belirledim ”elemanla arkadaş ol ve rakip olarak görme”. Nice try hocam şeklinde.Millete selam verdim benim hatunun oraya sandalye çektim(aramızda 2 kişi daha vardı, hatunun da yanında eleman var). 5 kişi arasında muhabbet dönmeye başladı. Tıp okuduğumdan kaynaklı 2 kişi bana sorular sordu, ben de cevapladım. Sonra havadan sudan muhabbetler başladı, en son muhabbet şu:
    Ben B
    Hatun H
    Eleman E(Yapılı bir eleman, tek yumruğuna bayılırım bu arada :d)

    H:Sen ne zamandır kick boks yapıyorsun?
    E:9-10 senedir ama uzun zamandır turnuvalara katılmıyorum. Ama ellerim kaşınıyor birini bir an önce dövmem lazım!(Burada anladım düşük iq)
    H:Aman sen de (güldü ve omzuna vurdu)
    E:Valla şu yan masadaki elemana gıcık oldum ha (götü kalktı)
    B:Kardeş sen Adanalı mısın?
    E:Nereden bildin?
    B:Fazla sinirlisin ya tanırım memleketimin insanını 😀

    Sonra genel hatlarıyla elemanla muhabbete başladık. Anatomi, nereye vurursak adam bayılır vs. Ben millete selam verip çıktım, sonrasında hatunla yatakta bitmedi erken dönmem gerek diye ama ondan sonra mesaj attı ”keşke bir gün daha olsaydın ya sana yemek sözüm vardı”.

    Şimdi böyle bir durumda bizim hatuna yürüyen başka bir erkek olduğu zaman izlediğimiz tutum bu mu olmalı, bu yöntem her zaman tutar mı? İllaki böyle sorunlarla karşılaşan arkadaşlar vardır cevap verirseniz aydınlanabiliriz 😀

    1. Benim hatun deyince sanarsın kız arkadaşın. Hatunun senin olduğu falan yokmuş. Bir kere senin olmayan hatunu böyle sahiplenme kafası yanlış.

      AMOG – Alfa Man Other Guy – Diğer Alfa Erkek – ile karşılaştığında yapacağın en ezik şey onunla sidik yarışına veya horoz dövüşüne girmektir. Yukarıdaki olayda eleman ile muhabbetinde çok yanlış yok. Hatan şurada :

      Ben millete selam verip çıktım Hoşlandığın hatunu AMOG’dan almanın ya da test etmenin en iyi yolu kıza “ben şuraya gidiyorum hadi sen de gel” deyip çıkmaktır. Gelirse senindir gelmezse hatuna yaptığın shit testten kalmıştır (ya da kızın ilgisini test etmiş oldun). Kız kız arkadaşın ise AMOG’un ile 2 muhabbet edip “tanıştığımıza sevindim” diyerek kızı kolundan tutup gayet kibarca başka yere götürürsün. Kız seninle gelmezse zaten kız arkadaşın değilmiş, fazla takmadan çıkar gidersin ve kızı da terk edersin.

  16. Merhaba, zaman zaman bu saha raporunda ki kadar akıcı ve ilginç cümleler kurduğum oluyor ancak genel olarak takıldığım,sonunu getiremediğim, sonuna kadar çok iyi gelip sonunda uygun kelimeyi bulamadığım çok olmuştur, kitap okunuyor değilim ancak bu tek başına yetmiyor,konuşmamı nasıl geliştiririm öneriniz var mı acaba? Ayrıca konuşurken sesinde çatlamalar, ergenlikteki gibi incelmeler oluyor bazen ve bu da benim konuşmak istememe yol açıyor maalesef

  17. Mahmut abi selamlar,
    Fark ettimde genel olarak sitede ki oyun başlığı, daha doğrusu TRP’ nin oyundan kastettiği şey de genel kalıplar üzerinde kurulmuş ( mizah, makyavelizm, kıvrak zeka,narsizm ) hatta bunun sonucu da şu oluyor, secret’ın üçüncü saha raporunda ki ” beni öpmek ister misin?” Sorusuna mavi hap diyen olmuş, Mystery nin favori öpücük kapatması halbuki ( kendi kitabında yazıyor).
    Ama sizde çok iyi biliyorsunuz ki oyun sadece bu demek değil. Mesela Richard la ruina daha çok oyununda NLP ve hipnotik dil kalıpları kullandığını söylüyor, veya cold reading teknikleri var Swingcat gibi Pua ların kitaplarında veya Vin dicarlo gibileri kadınların tek tipte değilde 8 farklı tipte olup onlara yaklaşırken ve konuşmaya başladıktan sonra bunlara göre davranmak gerektiğini söylüyor ve Zan perrion gibi doğal oyun savunucaları da var. Aslında demek istediğim şey şu genel anlamda TRP nin Rollo tomassi’ nin” Goldmund Unleashed ve Kyle Trouble gözünden Oyun nedir?” Yazısında dediği gibi,

    “Rollo Tomassi : Ben oyunun, kırmızı hapın pratik tarafı olduğunu düşünüyorum. Biliyorsun, Oyun kırmızı hapa bilgi sağlar, kırmızı hap da oyuna.”

    Olmadığını düşünüyorum. Çünkü TRP çok bariz bi şekilde kalıcı şeylere odaklanıyor örneğin masküleniteni geliştirmek veya duygusal güç kazanmak ,yani şunu demiyor ” vücut çalış daha estetik ve daha genç görün ki kadınlarla başarılı ol”, şöyle diyor” ağır kaldır ki testeronun artsın ve buna bağlı olarak ta masküleniten gelişsin” şöyle bir durup düşününce , aslında Trp de oyuna değilde daha çok evlilik veya ilişki içerisinde erkeğin terkedilme veya aldatılma riskini en aza indirme fikri hakim ve oyunu da bunun üzerinden tanımlıyor aslında bu oyun demek değil ,sadece oyunun içinde küçük bir kesit.

    Ve sizin de dediğiniz gibi asla bir kız arkadaş bulucam veya evlenmek için kendime kız bulayım diye kızlara yürümemek lazım yani” o özel kadını bulmak ” amaçlı kırmızı hapı kullanmamak gerekir ,yani purple pill ama nedense kırmızı hapın odaklandığı şey de UZUN İLİŞKİLER aksi takdirde masküleniteye ihtiyaç yok ki,yani cidden kim takar ki kafasına şu maskülenite veya alfa beta kavramlarını .
    herkesin tek isteği sosyal çevresinde sevilen , saygı duyulan ve zengin biri olması birde bunun dışında kadın erkek ilişkilerinde iyi olmayı.
    Demem o ki evlilik düşünmeyen veya uzun ilişki düşünmeyen biri , Trp de ki bazı kavramarın özünü kavradıktan sonra( örneğin ” özel tek bir kadın yoktur ” veya üç beş kadını aynı anda yürütmek için tabak teorisi vs) genel olarak sadece PUA taktiklerini benimsemesi mantıklı değil midir?

    Pua taktiklerinde maskülenite yok demiyorum ama kalıcı bir maskülenite değil daha çok insan ilişkilerinde güç( örneğin tavus kuşu teorisinde -bu kadar dikkat çeken birinin hala ölmemesi -bir güçlü kişi algısı yaratır)
    veya ikna dinamikleri gibi ( bir kırmızı haplı numara alırken kapatmayı “numaranı versene ” şeklinde diyebilir ama bunun yerine ” numaranı yazsana çünkü seni arıyacağım *Derek cajun *” demesi çok daha ikna edici ) şeylerin üzerine kurulu,
    Ki kırmızıhapın da tavsiyesi bu değil mi ,yani uzun ilişki için niye hazırlık yapalım ki sonuçta siz de 30 a kadar evlenmeyin bulacağınız en iyi kadını kaçırırsınız dediniz bir ara o zaman neden uzun ilişki için hazırlık yapmak (yani Maskülenite+ Duygusal güç kazanmak) niye mantıklı olsun ki ?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *