Vaka çalışması – 8 yıllık ilişkinin aldatılma ile bitmesi

Aşağıdaki hikayeyi ekşi’de gördüm. Yazan muhtemelen sempati puanı toplayım diye yazıp da şamar oğlanına dönünce kaçmış ama şu arkadaş kopyasını almış. Ben de buraya yapıştırıyorum. İlişki diyor ama 6 senesi ilişki 2 senesi evlilik :

2011 yılından önce herkesin imrendiği bir hayatım vardı. yaşıtlarıma nazaran varlıklıydım. yakışıklı ve güzeldim. onlarca sevgilim olmuştu. fakat çok erken yaşta sıkıldım bunlardan. daha sakin bir hayat için hayatımın aşkını bulmaya odaklamıştım kendimi. how i met your mother’daki ted misali..

onunla 2011 yılının sonlarına doğru tanışmıştık. ilk gözlerini gördüğüm anda evleneceğim kadın bu demiştim. gerçekten de öyle oldu. keşke görmeseymişim dediğim anlar olmuyor değil. ama hayat dediğimiz şey kazandığımız anı ve tecrübelerden ibaret değil mi zaten. birlikteliğin ilk gününden itibaren ben bir romeo’ya dönüşmüştüm. yıllardan beri içimde biriken sevme güdüsü patlama yaşıyordu resmen. ilk sene her ay dönümü ufak süprizler yapıyordum. romantik anlar yaratıyordum. gecenin 12’sinde puding yapıp evine götürüp sürpriz yapmışlığım bile vardı benim. evcil hayvanını bile ben almıştım. bir sıkıntısı, sorunu oluyordu ben kendimden vazgeçip ona adıyordum kendimi. o nefes alsın ben bir şekilde hallederim kendimi diyordum. yaşadığımız hayatın stabil devam etmesi için sürekli borçlanıyorum. en büyük hatam buydu belki de. arkadaşlarım azalıyordu gün geçtikçe farkındaydım fakat bana o yeter diyordum geleceğin hayalini kuruyordum. gözüm başka kimseyi görmüyordu. tanımadığım kızın saçları elime değse suçlu hissediyordum kendimi. evlilik teklifim bile muhteşemdi. yoktan var ederek yapmıştım.. yeni yeni dizilerde, filmlerde rastlıyorum bizim 7 yıl önce yaşadığımız sahneyi.. ben mecnundum, romeoydum, tristandım, ben aşktım.

ilk yıllar bu şekilde sürdü. ama içimde bir burukluk vardı. tam değildi her şey. yavaş yavaş içimde ki sıkıntıların nedenini fark etmeye başlamıştım. ben 10 adım atıyorsam o 1 adım atıyordu. belli bir zaman sonra bu koymaya başlamıştı. ama hep teselli ediyordum kendimi ilerde düzelecek. düzelecek. düzelecek.. (düzelmedi..) ben onu yüceltirken, o beni aşalıyordu resmen.. içimde ki romantik çocuk ölmeye başlamıştı artık. her eylemim hayal kırıklığına dönüşüyordu. herkesin imrenerek baktığı o ilişki sıradan bir hal almaya başlamıştı. müdahale etmeye çalışsam da içimde ki güç tükeniyordu. ama güçlü, dayanıklı bir çocuktum. tatillere gidiyorduk. arkadaşlarımla gitmişim gibi geliyordu hep. sadece el ele tutuşan bir çift. geceleri iyi geceler seni seviyorum diyen ve sırtını dönüp uyuyan birisi vardı karşımda. beni seviyordu ama hissettiremiyordu. hayallerimden çok uzaklaşmıştım bu süreçte.

6. yılımızda evlilik olayına start verdik. belki diyeceksiniz malsın durumlar böyleyken neden evlendin. evet hem maldım hem aşık hem umutlu. evlilik zamanında herkesin yaşadığı sıkıntıları yaşadık. ama atlattık. çünkü sevgi vardı içimde. umut vardı.. ışık vardı.. balayımızı çok güzel planlamıştım. romantik aşk filmlerinde ki sahneler mevcuttu. ama bulunduğumuz şehirlerde mevcuttu onda gene yoktu. eve girdikten sonra cicim ayı dedikleri olayı hiç yaşamadım. ama huzur vardı. saygı vardı. belli bir zaman geçtikten sonra yalnız hissetmeye başladım kendimi. sanki bir babaydım.. anneydim.. ama sevgilim yoktu. sürekli kollaman gereken, bakman gereken bir çocuk..hiçbir zaman maço erkek olmadım. erkek temizlik yapmaz, ütü yapmaz, yemek yapmaz demedim. hepsini elimden geldiğince yaptım. ama tek başıma yaptığımın farkına vardım belli bir süre sonra. çünkü ben yorgun argın ütülerimi yaparken o netflix’te birşeyler izliyordu. ben evi sildikten sonra ayakkabı ile eve giriyordu. benim sigara alacak param olmazken, bankalar peşime düşmüşken, evin tüm maddi sorumlulukları omuzlarımdayken o çılgınlar gibi alışveriş yapıyordu. bunlar artık koymaya başlamıştı. kendime dinlenecek alan bulamıyordum. aile bağları hiç yoktu. iki tarafın da ailesi yemeğe bile gelmemişti. cinsel hayat çürümeye başlamıştı. yakınlaşmalar 1 hafta arayla oluyordu sonra o süre 2 haftaya çıktı. yorgunluklar bahane ediliyordu. bunu tartışmaya açtığımda ise ‘beni tahrik etmiyorsun’ gibi söylenmeyecek sözler söylüyordu. yaralanıyordum kendimi iyileştirmeye çalışıyordum.

bu şekilde sürdü gitti. belli bir süre daha. düzelmesini umuyordum. derken netflix’te you adlı diziyi izledim. ve içime bir şüphe düştü. teline vs bakmamıştım yıllardır. ona almış olduğum apple watch salonda şarjda duruyordu. aldım kurcalamaya başladım. mesajlarda tanımadığım bir isim dikkatimi çekti. mesajı açtım ve bammmm.. karşımda “toplantıdayım aşkım çıkınca arayacağım seni. ve bir öpücük”. cevap ise “tamam minik unuttum ben toplantıyı sorry.” çok açık ve net whatsapptan konuşuyorlardı. mesajın orda unutulmasının ve tek 2 mesajın olmasının nedeni aradığı zaman meşgule atmış ve mesaj ile yanıtla yapmıştı. hemen fotoğrafladım elimde kanıt olmalıydı. ne yazık ki numaranın son 2 rakamı gözükmüyordu. bir hafta araştırma yaptım. yediremedim. çünkü çok güveniyordum. ilk baş inkar etti ama çocuğu bulmuştum. o inkar etti ben konuşma sürelerini buldum. o inkar etti ben çoçuğun köyünü, adresini tc’sini buldum. işyerini anasını babasını tespit etmiştim artık. ortada aldatma söz konusuydu. ve istemeye istemeye gidip mahkemeye dilekçe verdim. duruşma günü geldiğinde istersen boşver gitmeyelim geri çekeyim dedim. sarıl bana dedi öp beni dedi o an içimde bir ışık belirdi. birşey hissettin mi diye sordu. dedim evet. o ise ben hissedemiyorum dedi sevmiyorum artık dedi. yıkıldım. ve ayaklarım yüreğim ağzımda o duruşma salonuna girdik. 8 yıl boyunca koyduğum tüm tuğlalar 2 dakika içerisinde yıkıldı.

sonuç olarak bana aşık olmayan birisine aşık oldum. kızamıyorum da. ama şuan içimde ölmeyen bir öfke var ve delirmekten korkuyorum belki de delirdim bilmiyorum. içimden o çocuğun karşısına çıkmak geliyor. büyük ihtimalle de çıkacağım. öfkem azalacak mı peki ? sonuç olarak duygusal olarak çöküş, güven problemi, ekonomik iflas, 50k borç, hayal kırıklıkları, kaybolup giden 8 sene.. geçecek biliyorum ama ne kadar yara kalacak, ne zaman geçer muamma.

Tek tek ele alalım :

2011 yılından önce herkesin imrendiği bir hayatım vardı. yaşıtlarıma nazaran varlıklıydım. yakışıklı ve güzeldim. onlarca sevgilim olmuştu. fakat çok erken yaşta sıkıldım bunlardan.

Bunda kendi başına bir problem yok ama işte şu kafa (oneitis + aşkitis) adamı yakar :

daha sakin bir hayat için hayatımın aşkını bulmaya odaklamıştım kendimi. how i met your mother’daki ted misali..

Insan bir kere masala inanmasın, karşısına oneitisi çıkıyor (daha doğrusu karşısına çıkan ve kendisine ilk ilgi gösteren (ya da tahammül edebilen) hatuna fantazisini yansıtıyor.

onunla 2011 yılının sonlarına doğru tanışmıştık. ilk gözlerini gördüğüm anda evleneceğim kadın bu demiştim. gerçekten de öyle oldu.

Mavi hap tam güç devreye giriyor ve yarış atından (en azından kendi iddiası) at gözlüklü, çuvala sıçan yük beygiri üretme süreci başlıyor.

bir sıkıntısı, sorunu oluyordu ben kendimden vazgeçip ona adıyordum kendimi.

Yokluk zihniyeti follows :

gözüm başka kimseyi görmüyordu. tanımadığım kızın saçları elime değse suçlu hissediyordum kendimi.

Bu aşamada eleman tanrıçasına layık olmayan bir ölümlü olduğunun farkında olarak kendisinin yetmeyeceğini düşünüyor ve açığı ödeyerek kapamaya çalışıyor. Tabii ki bunu rasyonelleştirecek ve şöyle diyecek :

evlilik teklifim bile muhteşemdi. yoktan var ederek yapmıştım.. yeni yeni dizilerde, filmlerde rastlıyorum bizim 7 yıl önce yaşadığımız sahneyi.. ben mecnundum, romeoydum, tristandım, ben aşktım.

Şimdi dönüp bakınca sen neymişsin görüyorsundur umarım diyeceğim de görse bunu yazmaz.

Bu aşamada yıllardır çiğnediği önemli kurallardan birini etkisini ağır şekilde görmeye başlıyor.

yavaş yavaş içimde ki sıkıntıların nedenini fark etmeye başlamıştım. ben 10 adım atıyorsam o 1 adım atıyordu. belli bir zaman sonra bu koymaya başlamıştı. ama hep teselli ediyordum kendimi ilerde düzelecek. düzelecek. düzelecek.. (düzelmedi..) ben onu yüceltirken, o beni aşalıyordu resmen..

III. Önceliğin kendi misyonun olmalı, kadının değil

Esas oğlanın kendisini tamamlayan kadına ilanı aşk ettiği tüm o romantik klişeleri unutun. Bunun her fırsatta aksini iddia etmelerine rağmen kadınlar bir erkeğin “herşeyi” ya da varlığının merkezi olmayı istemezler. Tam tersine değerli bir erkeğin hayat amacına itaat etmeyi arzularlar, o erkeğin amacını gerçekleştirmesine yardım eden dişil güç olmak ve o erkeğin gösterdiği yolu takip etmek isterler. Bir kadının bütünlüğüne saygı gösterin ve ona “benim herşeyimsin” diye yalan söylemeyin. O sizin “herşeyiniz” değil, ve eğer öyle ise, yakında öyle olmayacak merak etmeyin.

Bir erkeğin bu aşamaya gelmesi, kadının evlendikten sonra 200 kilo alıp salmasına denktir. Kadıncağız nasıl iğreniyordur anlamak için bunu gözünüzde canlandırın.

6. yılımızda evlilik olayına start verdik. belki diyeceksiniz malsın durumlar böyleyken neden evlendin.

Mal. Bundan daha malı da bu tip bir evliliği kurtarmak için çocuk yapan ama bu da mal.

evet hem maldım hem aşık hem umutlu. evlilik zamanında herkesin yaşadığı sıkıntıları yaşadık. ama atlattık. çünkü sevgi vardı içimde. umut vardı.. ışık vardı..

İnsan zayıflıklarını erdem sayıp yüceltmeye meyilli. Çünkü muhtaçtım, alternatifsizdim, zayıftım demek yerine aşıktım demek daha kolay. Herkes arkandan seninle alay etse de en azından sırtını sıvazlıyor.

hiçbir zaman maço erkek olmadım. erkek temizlik yapmaz, ütü yapmaz, yemek yapmaz demedim. hepsini elimden geldiğince yaptım. ama tek başıma yaptığımın farkına vardım belli bir süre sonra. çünkü ben yorgun argın ütülerimi yaparken o netflix’te birşeyler izliyordu. ben evi sildikten sonra ayakkabı ile eve giriyordu.

Bkz. ev işi yapan erkeğin hazin sonu.

benim sigara alacak param olmazken, bankalar peşime düşmüşken, evin tüm maddi sorumlulukları omuzlarımdayken o çılgınlar gibi alışveriş yapıyordu.

Sen de gıkını çıkarmadan ödüyordun. Sen ödüyorsun neden yapmayacak? Kadının karaktersizliğini savunmuyorum ama kadınlar erkeklerinden aileye yön vermesini beklerler ve böyle bir “lider”in bozup azdıramayacağı kadın zor bulunur. Bu adama en anne eliyle seçilmiş, bakire ve iffet timsali kadını ver, aynı şekilde hipergamisine kısa devre yaptırır.

cinsel hayat çürümeye başlamıştı. yakınlaşmalar 1 hafta arayla oluyordu sonra o süre 2 haftaya çıktı. yorgunluklar bahane ediliyordu. bunu tartışmaya açtığımda ise ‘beni tahrik etmiyorsun’ gibi söylenmeyecek sözler söylüyordu. yaralanıyordum kendimi iyileştirmeye çalışıyordum.

Bkz. Karım benimle cinsel ilişkiye girmiyor.

içime bir şüphe düştü. teline vs bakmamıştım yıllardır. ona almış olduğum apple watch salonda şarjda duruyordu. aldım kurcalamaya başladım. mesajlarda tanımadığım bir isim dikkatimi çekti. mesajı açtım ve bammmm.. karşımda “toplantıdayım aşkım çıkınca arayacağım seni. ve bir öpücük”. cevap ise “tamam minik unuttum ben toplantıyı sorry.” çok açık ve net whatsapptan konuşuyorlardı.

Oooo beta öderin alfa sikeri, eskimo biraderi teşrif ettiler.

Bkz. Aldatan kadın belirtileri

ve istemeye istemeye gidip mahkemeye dilekçe verdim. duruşma günü geldiğinde istersen boşver gitmeyelim geri çekeyim dedim. sarıl bana dedi öp beni dedi o an içimde bir ışık belirdi. birşey hissettin mi diye sordu. dedim evet. o ise ben hissedemiyorum dedi sevmiyorum artık dedi. yıkıldım.

wtf mavi ?!?!?

 

kızamıyorum da.

Kızamazsın tabii. Hepsi senin suçun. Evin reisi olman gerekirken hizmetçisi ve ATMsi olursan olacak budur. Reissiz ev, kaptansız gemi gibi alabora olmuş.

“sonuç olarak duygusal olarak çöküş, güven problemi, ekonomik iflas, 50k borç, hayal kırıklıkları, kaybolup giden 8 sene.. “

wtf mavi ?!?!?!

içimden o çocuğun karşısına çıkmak geliyor. büyük ihtimalle de çıkacağım. öfkem azalacak mı peki ?

Ne öfkesi oğlum, git eskimo biraderine bir bira al. Adam seni kurtarmış resmen. Tamam bu işin şakası bira falan alma da harbiden ucuz kurtulmuşsun (50 bin lira ömür boyu nafaka ve çocuklarını yarım yamalak görmenin acısı yanında hiçbir şey), hayatının tadını çıkar şimdi. O çocuk olmasa sen o evlilikte senelerce kıvrana kıvrana geberirdin.

Son söz : Sen yat kalk bu kafayla ve bu hatunla çocuk yapmadığına dua et. O zaman bir de senin sponsporluğunda sevgilisinin kucağında hoplardı. Hatunla da hayat boyu bağın olurdu. İçindeki betayı öldür, o seni öldürmeden. Zira bu oneitis ile önüne çıkan her hatunla olay böyle olur.

 

 

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

104 thoughts on “Vaka çalışması – 8 yıllık ilişkinin aldatılma ile bitmesi”

  1. Seçim sonrası meclisten kritik nafaka hamlesi geliyor. 5 yıldan sonrasını devlet ödeyecek. Vay ki vay hey ki hey sayın mgtow yoldaşlar.

    1. 5 yıldan sonrasını vergilerinizle siz ödeyeceksiniz yani. Kocanızı boşayın, 5 yıl onun, ölene kadar da başkalarının sırtında yaşayın yasası.

      1. ekside soyle bir entry gordum:
        spoiler
        1 – nafaka alan kadının gerek ruh gerek beden sağlığı doktorlar tarafından kontrol edilecek ve 5 yıldır neden çalışmadığının sebebi aranacak. ayrıca devletten nafaka maaşı alan kadın bu sağlık kontrolü her 6 ay yada her 1 yıl olarak belirlenecek. şu anda bu tartışılıyor.

        2 – çalışmayan ve nafaka alan kadının imkanı ve sağlığı mümkün olduğu halde çalışmıyor. ancak buna karşın devlet denetiminde ben iş bulamıyorum tarzında yaklaşımla geliyorsa ona devlet işkur yolu ile rastgele bir işe yerleştirecek ve nafaka vermeyecek. kadının evlenmeden önceki iş durumu ve evlilik sırasındaki durumu incelenecek. eğer evlilik öncesi maaşı düzgün bir işte çalışıyor ve doktor kontrolü sonrası sorun çıkmıyor ise evlilik sırasında neden çalışmadığının sebebi aranacak buna karşılık olası boşanma sonrası neden iş bulamayacağına da yeterli sebep aranmaya çalışılacak… tutarlı sebep çıkmazsa ya kadına iş bulması için 3 ay gibi bir süre verilecek yada hadi canım işkur…

        3 – eğer 5 yıl sonrası psikolojik sorunları varsa klinik tedavi görecek ve topluma kazandırması için çalışma yapılacak. eğer numara yaptığı doktorlar tarafından tespit edilirse dolandırıcılıktan yargılanacak.

        4 – eğer eğitim ve mevcut durumu dahiline veya çocukları sebebiyle çalışamıyorsa devlet bu kadına maaş bağlayacak ancak maaş öyle 10 bin – 100 bin gibi değil asgari ücret üzerinden uygulanacak… kısaca devlet bu kadına sahip çıkacak… ancak gerçekten maddi durumu yok ve çalışma imkanı yok ise…

        siz devleti salak mı sanıyorsunuz ? asgari ücret neden var ? bir kişin en az alması gereken parayı belirlemek için… kezbanlar kocadan boşanıp ayda 10-20 bin nafakayla ömür boyu artık yaşayamayacak… yıllardır devam eden bu onursuz son bulacak…

        spoiler

        entrynin tamami icin: https://eksisozluk.com/entry/87914338

        1. Salaklıkla ne ilgisi var zaten kocanın sırtındaydı bütün yük. Bahsettiğin denetleme var mıydı? Hayır. İşsiz kocadan bile nafaka alınıyor muydu? Evet. Şu anda yaşanan işsizliğin bilmem farkında mısınız, kim nereye öyle pat diye iş bulacak da biryerlere yerleştirecek, hem de işkur? Pratikte uygulamasının imkanı olmayan pembe bir entry olmuş, burası isveç değil.

    2. keriz kocaların karılarını tokmakçıları emvaayi çeşit pozisyonda sikrken, vergilerimizle sikicileriyle beraber yaptıkları tatil masrafını hep beraber ödeyeceğiz demektir.

      Türkçesi budur.

      1. Bekar erkeklere de nafaka acısını yaşatmak için yasa çıkarıyorlar. Vergimizle onu da ödeyecekler, vah ki ne vah..

        1. Avrupa’da Amerika’da bekar – evli tüm erkekler yıllardır alfa sikerden çocuk yapıp sonra onları yalnız yetiştiren bekar annelerin sosyal yardımını ödüyorlar. Sosyal devletin yan etkileri. Sen işinden, gücünden falan çocuk yapmıyorsun ama senden kesilen vergilerle yardım alan adam 8 çocuğu koyuyor.

  2. Red-pill bölümü olsa ilk dersi Oneitis-101 olurdu sanırım.
    Benzer mavi haplı görmüştüm, ev arkadaşımdı.
    Bence erkekler bir kere de olsalar bu oneitis hastalığına yakalanmalılar.

    1. Özellikle ONEİTİSine açılmayı beklerken partide o kızın başka erkeklerle konuşmaya devam edip seni siklemeyerek geçiştirmesi …

      Sonradan 25 kilo verip hayatını baştan aşağı değiştirmek…

      Hmm enfes kırmızı hap sıcak su ile içilir…

  3. Net uydu erkek , diğer kadınlardan sıkıldım falan filan tipik istediğini alamayan fakat kadınlar ile takılan tipler bunlar . Sonra gidip bir tane bulur , aşk masalına inanır evlenicem ben bunun ile der .
    Sonra alır eline onun siktiği hayatını düzeltmeye çalışır 🙂

    Bence kadınları hisse senedi yatırımcısı olarak görün , kar gördüğü şirkete yatırım yapar eğer karlılık sürekli ise elinde hisseyi bekletir , karlılık değişken ise maksimum karı alır satar 🙂

    Çalışın , kazanın , eğlenin . Yaşar gidersiniz .

    Bu sitede nejat işlerin oneitis olduğu söylenir ,
    Gerçekten bir araştırın bakın , türkiyede kırmızı haplı yaşıyorum diyenlerden daha kırmızı haplı bir hayat sürüyor 🙂

    1. Ciddi olamazsın… Nejat İşler’in kırmızı haplı olduğunu iddia edecek ne yaşadın birader ? Alkol koması, birkaç parmağın gitmesi vs vs…

  4. Bence asıl ilginç olay şu… biz erkekler kendimizi kaptırıp “Mavi haplı” hayallere dalarken… kadınlar “oyunu” “hipergamiyi” vs asla unutmuyor daha doğrusu bu özellikler onlarda her zaman mevcut…
    Şahsen ben artık … bu siteyi okuya okuya…
    Mavi haplı bir mutluluğun kendini kandırmak olduğunu fark ettim.
    Ve… mavi haplı hayallerimiz olmayacaksa batsın bu dünya demek yerine gerçeklerle yüzleşme cesaretini göstermeye çalışıyorum.

    1. kadınlar “oyunu” “hipergamiyi” vs asla unutmuyor daha doğrusu bu özellikler onlarda her zaman mevcut…

      Olay o değil. Kadın hipergamisini ortalama ve üstü bir erkek için bilinçsizce bastırabilir aslında, erkek nasıl yapabiliyorsa (awalt). En sadık ve sünepe görünen adamın bile imkanı olsa önüne gelen güzel kadınla yatma dürtüsü olması gibi.

      Sorun şu ki artık çoğu erkek ortalama erkek bile değil. Yani bu adamların kadınlarının hipergamileri dolu dizgin. Yoksa maskülen bir erkek yanında gör sen aynı kadını.

      biz erkekler kendimizi kaptırıp “Mavi haplı” hayallere dalarken…
      Bunu size ben söylemek istemezdim ama biz erkekler diye tüm erkekleri aynı kategoriye koymak ne kadar çekici olsa da mavi haplı hayallere zerre dalmadan hayatını yaşayan ve bunlara dalan erkeklere bıyık altından gülen erkekler var.

      1. İşte ben bıyık altında gülenlerden değildim maalesef.
        Yeni öğreniyorum sayenizde 🙂
        Okuya okuya öğreniyoruz…

      2. Bu konuda bir şey eklemek istiyorum Mahmut abi. Evet en sunepe erkek de eline fırsat geçse onlarca kadını düzer ama bu olasılık çok düşüktür. Fakat erkek için nitelikten çok nicelik önemli olduğu için %20icindeki bir erkek çok fazla kadının hipergami havuzunu tatmin ettiği için çok fazla kadının aldatmasına sebep olabilir. Yani bir kadının hipergamisinin çalışma olasılığı sünepe bir erkeğin eline fırsat geçirip onlarca kadını düzme olasılığından çok çok daha yüksektir.

        1. Fakat erkek için nitelikten çok nicelik önemli olduğu için %20icindeki bir erkek çok fazla kadının hipergami havuzunu tatmin ettiği için çok fazla kadının aldatmasına sebep olabilir.

          Bu konuda elimde veri yok ama gozlemlerime gore soyleyebilirim ki 20% icindeki erkeklerin cogu kadinlarin tepe 40%sinin altına bakmaz. Kadın çirkin de olsa gökten başına zik yağar ya da her kadın bir kere de olsa tepe 20%nin altından geçebilir gibi düşünceler var kırmızı hapta. Rollo Tomassi buna “yenik zihniyet” (defeatest mentality) diyor. Bunların gerçek hayatta pek karşılığı yok. Kadınlar tinder’a baksan tepe 20%ye oynuyor ama o kadınların çoğu için tepe 20% hayal.

          Çoğu kadın, özellikle de 28 yaş sonrası kadınların büyük kısmı tepe 20%deki genç erkeklerin radarında değildir. Yani onların hipergami tatmini olasılığı da düşüktür.

          1. Şu Rollo abimizin Instagram profiline baktım ve şaşırdım doğrusu. Herif ortalama bir dış görünüşe sahip ama millete ders veriyor. Kendini yeniden yaratmak bu işin esas noktası bence. Ben değişirsem her şey değişir mantığı olmalı.

          2. Bu işin dış görünüşle ya da parayla olmadığını anlatamadık bu nesle 😀 Rollo en çok hatuna 20li yaşlarında cebinde tek kuruş yokken ve rock grubu ile barlarda müzik yaparken kaymış. Bu işte usta olan birçok tanıdığımın dış görünüşü ortalama.

          3. Parayı etkili şekillerde imaj yaratmak için kullabilirsiniz lakin
            henüz para yok
            Fizik yok
            Statü yok
            Her zaman dediğim gibi instagramı/tinder vs. CPD şovuna dönüştüremeyeceksen hiç kullanma daha İYİ.

            “Ama ben sadece arada bir foto atıyorum yhaaaa” diyenler olabilir
            Ben de diyorum ki fuck off amk

            Sen de deli gibi istiyorsun takip edilmek , likelanmak , popüler olmak ama işte kendini gayet iyi biliyorsun ve bu yüzden geri çekiyorsun kendini eyy genç.

            Olmak istediğin kişi olsaydın sosyal medyanın anasını ağlatırdın

            Ama üzülme bazı niteliklerin henüz olmayabilir yapman gereken sitedeki favorim 3 yazıyı okumak sonra kaliteli bir Monk Mode süreci

            1.Zamanın kutsallığı
            2.20 li yaşlarda güç yolunda erkekler
            3.Nasıl mutlu olunur

            İllimitable Man bu işi çözmüş harbiden
            Yolunuz açık olsun gençler!!

          4. Tinder ve Instagramdan hiç yürümemiş adama kullanma demenin bir manası yok. İnsan her kanalı bir dener. Buradaki tinder yazılarına göre bir denemek lazım zira bu meret bazı erkekler için çalışırken bazı erkekler için hiç çalışmıyor. Önceden yenik psikolojiyle hiç denememek olmaz.

          5. Doktor adam beyaz önlükle klinikte fotoğraf atar

            Mühendis adam baretle şantiyede

            Müzisyen iş başında,konserde müzik yaparken

            Zengin adam ofisinde/şirketinde / çalışanlarıyla

            Kırmızı Haplı bir erkek ise başarısına ulaşana dek kimsenin onu umursamadığını bilir ve reklamdansa kıçını sıkıp it gibi çalışır
            sessizlik içinde çalışır
            Başarısı onun yerine gürültüyü yapar

          6. Tinder da Mahmut abinin dediği gibi kadınlar sadece yüzde yirmiye oynadığı için hiç ekmek çıkmıyor ( kendi adıma). Instagram’dan denemelerim oluyor lakin orda da yoğun bir taarruz olduğu için dikkat çekmek çok zor. İnternet üzerinden bu işi yapma niyetinde değilim artık çünkü vakit kaybı. Şu an sınav dönemim var. Üniversiteden mezun oluyorum onun üzerine yoğunlaşıyorum. Sonra oyun geliştirmeye bakacağız.

          7. Tinder’dan bir miktar kızla buluştum bir kaç tanesiyle de takıldım. Her türlü bir şeyler çıkar ama yemekleri bayat ve fiyatları da yüksek bir restoran gibi, illa karnımı doyurucam dersen aç kalmazsın fakat marjinal fayda düşük. Bir de burdan kolay düşecek hatunlar hali hazırda ciddi fazla sayıda erkekle takılmış tipler oluyor. Hastalık kapma konusunda epey dikkatli olmak lazım.

    2. Zaten olayın büyük kısmı ONEİTİS. Bunu hallettikten sonra Hipergami’nin farkına varılmalı ve tabak çevirmeli. Gerisi geliyor zaten.
      3. dalga feminizm sayesinde biz erkekler Matrix’teki Cypher gibi olmak istiyoruz. Mavi haplı ve mutlu. Ama biliyoruz ki gerçekler çok farklı.

  5. Eleman cidden başına belayı almış. Ama hikayede çok fazla açık var. Büyük ihtimal ile yazan arkadaş da bunların farkında değil.

    1. Hatun ilişkinin belli bir süresinden sonra maddiyat yükünü tamamen mavi haplının üzerine bırakmış. Elemanımız ise ne yazık ki buna uyanmamış senelerce. Çalışmayan kadınla evlilik, ancak buna değecek başkaca şeyler var ise anlamlıdır (kadının ailesi zengindir vs.)

    2.Problemlerin üstesinden geldik demiş ama sorunları neymiş, nasıl çözmüşler hiç değinmemiş. Bu noktada her tartışmada kadının bağırıp çağırdığı bu yazar kişisinin ise susup bir kenarda ağladığını düşündüm nedense.

    3.Aldatma olaylarında en önemli nedenlerden birisi, kadın tarafı ben bu haltı yer isem bu adam benim canıma okur dememesi. Erkeğin böyle bir şeyde ciddi bir tepki göstereceğini, işin kendisi için çok büyük sıkıntılara neden olacağını düşündüğü zamanlarda kadınlar genelde bu tarz hataları yapmamaya çalışıyor. Bu çok aşık arkadaş bu aldatma olayından önce de bazı işaretlerle karşılaşmış ve gülüp geçmiştir belki de.

    Not: her şeye rağmen ucuz kurtulmuş eleman bence.

    1. Hatun ilişkinin belli bir süresinden sonra maddiyat yükünü tamamen mavi haplının üzerine bırakmış. Klasiktir bu.

      Bu noktada her tartışmada kadının bağırıp çağırdığı bu yazar kişisinin ise susup bir kenarda ağladığını düşündüm nedense. Problemlerin üstesinden gelmekten anladığı, olayın gidişatına bakılırsa, her çatışmada alttan alıp geri adım atmak olmalı. Hatun paramı alışverişte çılgınca harcıyordu diyor ama bunu engellemek çok zor değil. Maaşın başka hesaba yatar, kadının kartını ödemezsin biter. Gerçi bunda nerede o omurga.

      Aldatma olaylarında en önemli nedenlerden birisi, kadın tarafı ben bu haltı yer isem bu adam benim canıma okur dememesi. Canıma okur demesine gelmii tabii de kaybederim korkusu bile yok.

        1. Tabi demeyecek! Kimse kimsenin canını okumayacak. Aldatılıyorsan siktir edersin, yoluna bakarsın. Ne kadın ne de erkek aldattığı için fiziksel şiddete uğramamalı. Eğer canını okumaktan kastettiğin buysa.

          1. Evlilik durumunda aldatma nasil olur bilmem de sevgililikte tabiki canina okuma falan olmamali. Hatta siktigim amciga bakar yoluma devam ederim heralde.

          2. Canına okumak illaki fiziksel olmaz. Hukuksal olarak bile mümkündür bu.

            Aynı durumu bir kadının yaşadığını düşün, adamın boşanma sonrası başına gelecek olan olaylar bile bir şeyler yaparken 2 kere düşünmesine neden oluyor. En basitinden çoğu erkek karısını aldatacak bile olsa bu konuşmayı kendi telefonundan yapmaz.

            Tam tersi aynı olayı kadın yaptığı zaman, bu konuşmaları vs. telefonundan silme gereği bile duymuyor düşün. Bu durumda, ciddi tazminat ödeyeceğini, düğün masraflarını, eşyaların masraflarını, altınları vs. adama vereceğini, yaşadığı ahlaksızlık nedeni ile toplumdan dışlanacağını, çocukları adamın alacağını, hem adama hem çocuklara ciddi nafaka ödeyeceğini, ödemezse hapse gireceğini düşünse bu kadın bu kadar rahat olamazdı. Sadece bu bile canına okumaktır dostum. Tabiki içeriğini bilemiyorum ama sence bu durumda gariban betamız ne kadar tazminat ve nafaka almıştır? yazıda kendisi bile söylüyor hem aldatılıyor hem de halen borcu var. düşün yani bu durumda bile canına okunan erkek oluyor.

          3. Bir kadının bunları yapmaması için canına okuma falan hikaye. Önemli olan kadının kaybedecek bir şeyinin olması. Bu da “ödül” bir erkek. Eğer bu olaydaki arkadaş gibi (a) zaten kadının kaybetse de eksikliğini hissetmeyeceği kadar salarsan ve üstüne (b) aldatsa bile ayrılmayacak kadar düşersen kadının kaybedeceği bir şey yoktur ve dilediğini yapar.

            Korku oyunu kadının erkeği kaybetmesi üzerine kuruludur, şiddet üzerine değil.

          4. Bu konuda sana katılıyorum. Kadınlara çok ciddi hukuki yaptırımlar getirilmeli. Tıpkı erkeklere getirildiği gibi. Bildiğim kadarıyla bu olayı yaşayan adama ailesi iki araba ve ev vermişti. Biri satıp borçlarını ödersin ötekini de kullanırsınız diye. Nasıl olduysa arabayı satmaktan vazgeçip karısının altına verdi. Kadın onunla işe gidip gelmeye başladı. Yeni gelin gelecek diye evi baştan aşağı yeniden yaptırdılar. Düğünleri de epeyi gösterişliydi. Borç ödüyorum dediği muhtemelen bunların borcu. Aslında ailesinin durumu var ama muhtemelen kendisini kötü hissettiği için onlara ödetmek istemedi.
            Ama şöyle bir aldatılmaya daha şahit oldum. Adam 50 yaşında karısını aldatıyor. 4 çocukları var. Yaşları ufak. En büyüğü 17 yaşında. Karısı 40 yaşında. Aldattığı kanıtlarla ortada olmasına rağmen kadına nafaka ödememek için kırk takla atıyor. En son duyduğumda 200-300 ₺ gibi komik rakamlar söyleniyordu 4 çocuk için. Ailesi kadın boşanmasın diye türlü türlü şantajlar yaptılar. Çocukları alıkoymakla falan tehdit ettiler. İkinci kadın sana kuma gelsin ne olacak diye ısrar ettiler falan. Bir sürü çirkin olay. Yani erkek aldatınca da öyle büyük yaptırımlar olmuyor halk tabakasında. Sudenazlar Berkecanların iliğini kuruturken Hasanların Ayşelere yaptıkları çoğu zaman yanlarına kalıyor. Bu son anlattığım dava da kadın bir an önce adamdan kurtulmak için, çünkü adam metresini eve getirmeye başlamıştı, nafaka istemiyorum diyip işlemleri hızlandırdı boşandı.

  6. tarihte en çok can alan hastalıklar listesinde kara vebanın önünde yer alsan hakkındır be oneitis.

  7. Bana pek gerçekçi bir hikaye gibi gelmedi.

    6 sene boyunca bu kadar betaize olunarak bir ilişki yürümez.Hadi 2-3 sene sürsün eyvallah.Bunlar hiç mi küsüp barışmadı hiç mi araya ayrılık girmedi.Eğer olay gerçekten doğru ise bu ilk aldatma vakası değil adamın ilk aldatma vakasını yakalaması olur.Bu kadar beta davranan hiç bir adamı bir kadın toplamda 8 sene idare edemez mümkün değil.Kadının kiminin kimsenin olmaması sokaklarda aç perişan olması lazım.O da belki bir ihtimal.Bu 6 senede kadının karşısında hiç mi başka erkek çıkmadı.

    Zamanında iki defa üstüste seni seviyorum dedik diye bizden soğuyan hatunlar vardı sonrasında ilişki 3 ay bile sürmedi.Bunda toplamda 8 sene nasıl sürmüş hayret doğrusu

    1. 20 sene bile idare eder. Aldatarak tabii ki. Aynı adamı bir sürü erkekle veya aşık olduğu tek bir adamla boynuzlayan kadınlar çok. Buradaki olayda telefonu kurcalamış ve uyanmış olaya. Ya uyanmasaydı? Belki de bir de çocuk olacaktı kucağında, eskimonun bebesi.

      1. mümkün değil.

        kadının, bırak aldatmasını radarına mevcut erkekten daha iyisi girdiğinde bile tavırları gözle görülür şekilde değişiyor.ilgi azalıyor seks azalıyor vs.8 yıl gibi bir sürede erkeğin bu kadar geç anlaması imkansız.bunun akılla saflıkla alakası yok erkek iç güdüsel olarak hissediyor zaten.

        ya çok çaresiz bir arkadaş bir şeyleri bile bile göz yumdu ya da olay tamamen kurgu.

        1. Kardeşim klavye başından atıp tutmak çok kolay. Hikayede bahsi geçen adamı bizzat tanıyorum. Gayet yakışıklı, zengin, iyi birisi. Çaresiz biri de değil. Şu anda da zaten oyuna geri döndü. Sadece oneitis hastalığından muzdaripti. Eski eşi de dediğim gibi sıradan bazlama suratlı vasıfsız bir ev kızı değildi. Kadın gerçekten güzel ve zeki birisiydi. Çoğunuza sümüğünü sürmeyecek hatunu kafaya takmış, gözünde fazla büyütmüş işte. Olmaması gerekiyordu ama yapacak bir şey yok.

          1. Bu tür hikayeler aslında tipin ve paranın ikinci planda olduğunu ve insan zihinsel olarak erkekliği bırakınca hiçbir işe yaramayacağının güzel örnekler. Zira birçok erkek tip ve/veya para olunca iş bitiyor sanıyor. Tip ve para kadının ilgisini çeker. Eğer kısa süreli ilişki peşindeysen hatunun sana arzu duymaması ama varlıklarına ilgi duyması kurtarır ama uzun süreli ilişki ve evlilikte kadının erkeği arzulaması şart. Burada senin anlattığına göre kadın zaten başından erkeğe arzulu değil.

            Çoğunuza sümüğünü sürmeyecek hatunu kafaya takmış, gözünde fazla büyütmüş işte.
            Sen de şimdi hatunu fazla büyüttün 😀

            Aslına bakarsan yakışıklı ve / veya zengin mavi haplılar daha büyük tehlike altında zira tip – para – oyun yoksa en azından kadınlar sana bakmıyor ve böyle şeyler yaşamıyorsun. Oyun ya da maskülenite yokken tip ve para var ise o zaman başına böyle şeyler geliyor.

          2. Mahmut Abi bu söylediklerine kesinlikle katılıyorum. Maskülen kimliksiz varlıklı ve yakışıklı olmak kapısı açık eve benziyor. Senden bir şeyleri çalmaları çok kolay bir hale geliyor.

          3. Klavyeden atıp tutmakla alakası yok arkadaşım.Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.

            İstediği kadar oneitis olsun bizde olduk zamanında.şüphelendik bu hal tavırlarda bir sıkıntı var dedik.düşündüklerimiz doğru çıktı ya da çıkmadı bu mesele değil ama karşımızdakinin hareketlerini okuyorduk.bunları görüpte göz yumduysa o zaman ağlamayacak.Bahsettiğim gibi görmemek mümkün değil.Kadın ilişkide bir sıcak bir soğuk yaptığında erkek mecnun bile olsa şüphelenir.Kaldı ki 6 sene flirt toplamda 8 seneden bahsediyoruz.

  8. ben bu çifti tanıyorum.

    adam iyi bir ailede büyümüş. pek akıllı biri sayılmaz. özel üniversiteleri ite kaka bitirdikten sonra babasının açtığı işin başına geçti. kızla tanışmadan önce kızlarla arası nasıldı bilmiyorum ama amerikan futbolu oynayan, eli yüzü düzgün bir çocuk. para ve tip olunca da kızlarla arasının iyi olmasına şaşırmam.

    karısı doktor. güzel bir kadın. çoğunuz 10 üzerinden 8 verir. kendisine bakar. ev işlerinde nasıl bilmiyorum ama kocasının temizlik yaptığına, beraber de yapıyorlardı, birkaç defa şahit oldum. ama bu temizlikler iki senelik evlilikleri boyunca iki kere yapıldı. ikisinde de oğlanın ailesi şehir dışından geleceği için.
    aşağılama olayına birkaç defa şahit oldum. oğlan gerçekten saf. karısı olmasa kızın verdiği tepkileri anlayabilirdim ama bir kadının kocasını aşağıladığına denk gelmek gerçekten kötü bir durum. karısını geçtim, bir defasında karısının kız kardeşinin bile küçümsediğine denk geldim. adamı cidden şamar oğlanına çevirmiş gibilerdi.
    kız aslında bunla evlenmek istemiyordu. yanlış bilmiyorsam bunlar bir süre ayrı kaldılar evlenmeden önce. kız başkasıyla görüşmeye başladı. oğlan tabii hala mecnun gibi dolaşıyor.

    bundan sonrasını kızın evlendikten sonra arkadaş ortamından attığı eski en yakın arkadaşı anlattı. kız bu bizim mecnunla evlenmeye karar verdiğini söyleyince “sen onu seviyorsun kendini de çocuğu da boşuna yakma,” dediği için ablamız sinirlenip görüşmeyi kesmiş. 😀
    bunlar evlenmeden önce, kız fakültedeyken bir süre ayrılmışlar. kız o sırada biriyle görüşmeye başlamış. adamı seviyormuş. onunla da evlenmek istiyormuş ama adam benden böyle bir beklentin varsa bekleme ben uzun süre evlenmeyi düşünmüyorum dediği için kız “”mantıklı”” bir karar alarak eski sevgilisine dönmüş, sonra da evlendiler işte.

    evlenirken kıza her şeyi yaptılar. çok güzel bir düğün, dayalı döşeli ev falan. sonra bunlar boşanmaya karar verdiklerinde kızın annesi gelip mutfak havlusunu bile götürdü. biz almıştık diye. 😀 çocuğa acımamak elde değil.

    bu çift hakkında daha çok şey biliyorum ama şaşırdım şimdi böyle görünce. anlatılan her şeye birebir tanık oldum. çok garip lan. :D:D ekşi sözlük kullanıcı adı neymiş. ekşi’de yazdığını bilmiyordum. şamar oğlanına döndüğü için değil de bir tanıyan çıkar belki diye silmiş olabilir. saf, efendi, iyi aile çocuğu bu. çevreleri de çok geniştir yaşadıkları şehirde çoğu kişi tanır ailesini.

      1. Anlatılan olaylara bire bir şahit oldum. Bu kadar tesadüf de olamaz değil mi? Benim tek şaşırdığım kullanılan cümlelerin kalitesi oldu. Hani olayları bire bir aynen yaşayan bir tanıdığım var ancak o çocuğun da kendisini yazarak bu kadar güzel ifade edebileceğini düşünmezdim. Belki ilgi çekmek isteyen birisi onun hikayesini paylaşmıştır. Yoksa aynı olayları yaşayan bir çift tanıyorum. Yakın olarak.

  9. Şüphesiz ki erkekler için bunda birer ibret vardır fakat mavi haplılar görmez. Onların gözlerine mühür vurulmuştur. En ama en birinci kural ; hiçbir kadın seni babasının hayrına sevmez. Hipergamisini tatmin ettiğin sürece sever erkek de çok kadına hitap etmek için performans yükünü arttırır böylece çok kadının hipergamisini tatmin eder. Pembe aşk masallarını bırakıp olayın bu olduğunu bilerek zevk almaya bakacaksın. Zira ömrünün sonuna kadar senin yanında kalacak bir kadın yok. Bu gerçeği kabul etmek çok önemli.

  10. işin doğrusu kırmızı hapla birlikte deyim erindeyse kadınlara cinsel arzu veya beğeni dışında birşey duymamayı öğrendim.

    Julyetini arayan Romeo duyglarımı kaybettim adeta duygusuz bir robot gibiyim, anlayışım daha çok bir ilişkinin bana getireceği haz ve konfor ile ilgili ama, zerre şikayetçi değilim.

    Kadınlar benim için belki bir seks objesinden ya da birlikte geçireceğim vakti güzelleştirecek kokularından, fiziklerinden, seslerinden, giyimlerinden, parfümlerinden ve birlikteyken iyi hissetmekten hoşlandığım varlıklardan fazlsı değiller, hatta ne yalan söyleyeyim bazen 3 delikten fazlası olarak görmüyorum ama, memnunum bundan.

    Büyük söylüyorum haplandıktan beridir aşk sözcüğünü bile aptalca buluyorum.

    Fikrime göre Mahmut beyin bir söylemindeki gibi insan kız arkadaşını karısını sevebilir (ben buna beğeni diyorum, belki sevgi de olabilir) ama, aşkın bir hastalık olduğunu kabul etmemiz lazım.

    33 yaşındayım, çok büyük hatalar yaptım zamanında, şimdi bildiğim tek şey ise; bir daha asla…

    Şimdi bir süredir ilişkim var, belli bir gelenekten geliyorum, muhtemelen bir gün evleneceğim.

    Ama şu an ki ilişkimde bile kızı evlilik mataryali olarak görmeme rağmen, bunu yapıp-yapmama konusunda emin olamıyorum.

    Uzun lafın kısası avuç avuç aldığınız tek hap bu olsun.

    Saygıyla.

    1. Julyetini arayan Romeo duyglarımı kaybettim adeta duygusuz bir robot gibiyim, anlayışım daha çok bir ilişkinin bana getireceği haz ve konfor ile ilgili ama, zerre şikayetçi değilim.

      Safsalak ve cıvık cıvık duygusallık aşırılığından duygusuzluk aşırılığına kaçmışsın. Yazık diyeceğim de olay daha kötü. Senin şurada yazdıklarını yazan adamlar duygularının kontrolünden çıkıp güçlenmek yerine onları bastırmaya çalışırlar ve eninde sonunda tam da eski Romeo hallerine en olmadık zamanda bin misli dönerler. Haberin olsun.

      Bunu yapmak senin kendi tercihin de bunu kırmızı hap sanıyorsan yanılıyorsun.

      1. Twitter kullanmıyorum, kullanıyor olsam birbirimizi doğru anlamak adına, gerçekten bu konudaki fikirlerini duymak isterdim.

        Duygusuzluk neden kötü olsun; sen değilmisin disney masalarını unutun diyen?

        ya da başka türlü sorayım, ben iletişimde olduğum kadınla birlikte vakit geçirmekten, cinsel birşeyler yaşamaktan keyif alıyor,. yaşadıklarımdan mutlu oluyorum.
        belli ölçüler beğeni de oluşturabiliyor, sınır bu, bunun nesi yanlış?

        Duygusuz bir yanım da var, ki bunu kazanım olarak görüyorum, bir daha asla eskiye dönmeyeceğimi de biliyorum, belki bazı şeyleri seninle farklı sözcüklerle tarif ediyoruzdur bilemem.

        Ne kırmızı haptır, değildir, ölçü birimi nedir bilemem, bu konuda otorite ben değilim ama, bildiğim tek şey var, bakışaçımın değişmesi bana kadın-erkek ilişkileri dahil pek çok konuda kazanım olarak döndü.

        Başarı konusuna gelince, hedefleri uğruna bir devlet dairesinde yatmak varken, hedefleri için bunu elinin tersiyle itmiş, hayatı boyunca önyargılarla dibine kadar mücadele etmiş, sahip olduklarını tırnaklarıyla kazıyarak almış bir adam olarak; daha başarılı olmak, daha iyi maddî imkanlara kavuşmak için çalışıyorum ve eksiklerim var, halâ olmam gereken yerden çok uzağım ama çalışıyorum.

        1. Yazdığım cümledeki anlatım bozukluğu için üzgünüm, “hefefleri uğruna devlet dairesinde yatışı elinin tersiyle itmiş” demek istedim.

        2. sen değilmisin disney masalarını unutun diyen?

          Ben diyorum ki 120 kilosun ve aşırı yemek yemeyi bırak. Sen tamamen yemek yemeyi bırakıyorsun ve ben sana “hiç yemek yemezsen olmaz” deyince buna dayanağın benim dediğim ki senin yaptığınla alakası yok. Şimdi zayıflıyorsun ama açlık bir patlayınca abur cubura dalarsın.

          Bin kere dedim. Ezik ve ağlak duygusal sünepe olmayım diye pis götün teki olmaya çalışmayın. Çok duygusalsanız duygularınızı kontrol etmeyi öğreneceksiniz, çözüm robotlaşöak değil. En iyisi her zaman denge noktasıdır. Bu iş denge işidir.

          Siyah – beyaz düşünmek salgın hastalık olmuş. Ben uyarımı yapayım. Ya götsün ya sünepe. Ya süper zenginsin ya fakir. Ya çok yemek yersin ya da çok az. Bu işleri beceremeyen zihniyette ortak gördüğüm bir şey bu. Aşırı uçlar hariç alternatif görememe.

          Bir uçtan diğer uca savrulan sarkaç eninde sonunda başladığı uca savrulacaktır. ortada durmayı becerenin böyle bir riski yok.

          1. Senin orta anlayışın nedir?

            Benim orta anlayışım beğeni, aşkı yukarıda da yazdığım gibi hastalıklı bir duygu olarak görüyorum.

            Götlükten kastın tam olarak ne olduğunu bilmediğim için birşey diyemem şu anda sürdürdüğüm bir ilişkim var, aşkvari bir duygusalbağa sahip değilim, feminenliği, mazbut bir kız olması, ilgili olması, evlilik mataryali özellikler göstermesi beni çeken şeyler ama, bunun yanında başka kızlara da cinsel çekim duyuyorum ve bundan dolayı eskisi gibi suçluluk hissetmiyırum, olay budur.

            yoksa denge yaşam boyu oturan birşey olsa gerek.

          2. Ne robot gibi duygusuz olmak ne de duyguyla taşıp dolmak. Siyah ve beyazı ver genelde ortası (gri) bellidir. Bencesi sencesi olmaz.

  11. “yakışıklı ve güzeldim” varan 1.

    İlk paragraftan sonrasını taşşak kebabı niyetine okudum. Gece gece güldürdü.

    Sktiğim salağı, “tristan’dım” demiş bi de, östrojensiz at yarrağı.

    Netflix dizisi izleyerek mevzuya uyanmışsa, zaten geçmiş olsun. Sjwflix’in yumuşak karnı da burası herhalde. Açık feminizm propagandası yapıcaz derken, büyük oyunu bozmuşlar. Şu adam red pill’i öğrense, hala bunun saçmalık olduğunu düşünür.

    1. Çok doğru bir gözlem. Burada tavsiye isteyen biri söze “yakışıklıyım” diye başladığı anda ki çok sık oluyor bu “ben betayım” dediğini anlamıyor. En son bir mail geldi, cevap yazmadım ama derdini anlatmaya başlayışı aynen şöyle :

      “Genel olarak kızların fiziksel olarak aradığı çekiciliğine fazlasıyla sahibim.” 😀

  12. Bir insanın düşebileceği en kötü durumun kralını yaşatmış hatun sana ve hala sarılalım diyorosun.Oneitis kadar bela birşey yok.

    1. Bundan daha beterini 2000li yılların başında erkekadam.com sitesinde bir konuk yazar yazmıştı. Çok aradım bulamadım o yazıyı.

      Adamın karısının yakın bir arkadaşı erkek boşanıyor. Kalacak yeri yok, evden atılmış. Buna bir oda verelim bizde kalsın diyor kadın. Adam peki hayatım modunda. Eleman evlerine kuruluyor. Sonra kadınla sürekli araları bozulmaya başlıyor. Kadın en sonunda adamı aşağıya atıyor kanepeye (eleman zengin, dubleks evde). Sonra birgün lan bir dakika diyor adam ve gece yatak odasına bir çıkıyor ki kadının arkadaşı boşanmış eleman karısını sikmekte.

      Asıl şok burada. Adam karısını öyle yakalayınca ne yapıyor? Yazıda kendisi de şaşırarak anlatıyordu zira olaydan sonra haplanmış ama kadın ve diğer adam giyinirken bu diz çöküp ağlamaya başlıyor ve beni terk etme diye yalvarıyor. Kadında herşey senin suçun tadında bir nutuk çekip elemanla çıkarak adamı terk ediyor.

      Ayrıntıları yanlış hatırlıyor olabilirim ama olay genel hatları ile buydu.

      1. Yahu bu millet cok mu dizi film izliyor anlamadim amk

        Bu nasil bir tepkidir !!

        Oldu olacak
        “orgazm sonrası sizi rahatsız ettiğim için affet karıcım”deseymiş amk

        Kirmizi Hap her ne kadar erkegin daha fazla ileriye gitmesini tesvik etse de gercekten de kadinlar konusunda farkli bir kafa yapisi veriyor.Zengin ve mavi haplı erkekler daha fazla tehlikedeymiş harbi

        Böyle olayları görüp okuduktan sonra evlilikten bir kez daha soğuyorum lanet olsun

  13. Hazir mavi hap konusu acilmisken bie soru sorayim. Sevgilimle surekli kavga ediyoruz,ilk iliskim oldugu icin mavi hapli davranislarim olmustur heralde ve suan kizin bana saygisi kalmadi. Ama asla ayrilmiyorum. Siktigim amcigima bakayim diyorum. Ve ayni zamanda bu kizdan ayrilip yenisini bulmakla ugrasmak gozumde buyuyor kim ugrasacak diyorum. Bir de okul cok yogun ve artik arkadas edinmek de istemiyorum o yuzden kizla arkadasim da ayni zamanda. Bu yuzden de ayrilmiyorum kavga edip gorusmedigimizde falan canim sikiliyor cunku. Ama acaba yanlis mi yapiyorum benim karakterimi etkiliyor mudur bu durum. 21 yasindayim ilk iliskim sonucta. Artik kizin yaninda mavi hap vs dikkat de etmiyorum cocuk gibi davrandigim da oluyor cokca. Ama sikimde degil niyeyse. Gecen yillarda amcik kovalarken daha maskulendim sanki. Bu kiz hayatima girdigimden beri maskuleniteyi de biraktim.
    Sonuc olarak asik degilim oneitisim degil yani ben fb olarak goruyo gibi biseyim.
    Sadece benim hikayem olarak da degil de,sizce sex veya baska bir sey icin bu tarz bir iliski devam ettirmeyi nasil yorumlarsiniz.

    Zaman zaman kiz aldatsa elemanla donusumlu sikerim yine de devam ederim diye dusundugum bile olmustur.(yapacagim bir sey degil kesinlikle ama rahatligimin seviyesini anlatmak icin yazdim)
    Cunku iliskiye zaten maddi manevi yatirimim cok az duzeyde. Bence bu duruma da bir nitelik bulmaliyiz boyle dusunen baska arkadaslarim da var,yani epey bir erkek bu sekilde dusunuyor olabilir. Bu da turuncu hap falan mi oluyor acaba ya da kirmizi hapi fitil olarak mi aldik yanlislikla naptik,gotumuzden anladik sanirim.

    1. Ve ayni zamanda bu kizdan ayrilip yenisini bulmakla ugrasmak gozumde buyuyor kim ugrasacak diyorum. Yokluk zihniyeti bu. Bakın arkadaşlar, bir erkeğin ilişkiler konusunda asıl yenilgisi, kendisine zerre saygısı olmayan bir kadın ile çile dolu bir ilişkiye saplanmasıdır. Yalnız kalması değil. Bu saplanma çocuklu evlilik, oneitis ya da yokluk şeklinde olabilir. Farketmez.

      Ama acaba yanlis mi yapiyorum benim karakterimi etkiliyor mudur bu durum. Yanlış yapıyorsun ve karakterini etkiliyor tabii. İki sikiş için erkekliğini satıyorsun ve uzun vadede örneğin bu kız seni terk ettiğinde yeni birini bulacak karakterden uzaklaşıyorsun.

      Bu kiz hayatima girdigimden beri maskuleniteyi de biraktim. Rollo’nun sevdiğim bir lafı vardır. “Tonlarca am bile çerçeveni / masküleniteni yıpratmaya değmez” diye.

      Yazdığın şeylerin çoğu muhtemelen piyasaya yeniden girme korkusuna bahane. Neyse ki bir yerde hatun seni terk edecektir zaten ve sen de farkına varırsın.

      1. Abi sen ve bu site harika bir sey gercekten. Hani boyle yuzumuze yuzumuze gercekleri soyluyorsun ya hicbir dostun yapmayacagi bir sey bu.

        Aslinda kiz kovalama isine tekrar girerim bundan korkmuyorum usenmiyorum da,ancak okudugum bolum gercekten cok agir ve ben de biraz basarisiz bir ogrenciyim. Dersleri toparlamam lazim o yuzden evdeki bulgurdan olmadan sakin sakin isime bakayim diyorum. Alip da kari yapmiycam sonucta.

        Ama yine de ben de bir isik uyandi. Ben buradaki yazilari okudugumda sasirirdim. Mesela adamin biri yazar,iliskinin basinda soyleyken sonlara dogru soyle oldu falan diye. Ben o yazilari okurken diyodum ulan mal herif nasil o noktaya gelirken fark etmedin diye. Halbuki simdi anladim. Suyun kaynamasi gibi,yavas yavas su isinirken anlayamiyoruz.

        Ben bu kizla ilk ciktigim gunler tartistigimizda telefonu kapatir film acardim,10dk sonra kiz kapima gelirdi ozur dilemeye. Geldiginde de beni film izlerken bulurdu. Simdi geldigim noktayi soyluyorum size,yaklasik 4,5 kavga sonrasi kizin evine gidip nerdeyse yalvardim tekrar deneyelim vs diye. Ve bunu yaparken bana cok normal geliyordu. Ama soyle bir fark var tabiki gozden kacmasin. Ben cok asigim sensiz yapamiyorum falan seklinde dusunmedim hicbir zaman. Kaybedicek neyin var kitapsiz diyerek gittim. Simdi bir kiz dusurup yataga atmam baya zaman alicak belki 1 hafta belki 1 ay. Bu kizin kapisina gitsem baristiktan 5dk sonra sikis. Hep bu mantikla dusundugum icin kaybedicek biseyim olmadi(onur gurur 15.yyda kaldi)

        Tabi burda mahmut abi hakli. Bana zarar veren kisimlar da var. Dirdirli hatun. Ama onun da soyle guzel bir yani var damarina basmadigim surece kedi gibi kiz. Yani ona hep guzel seyler soyleyip hosuna gitmeyen sey soylemedigim surece problem yok. Ee ben zaten fb olaeak goruyorum. Zaman zaman kendimi kaptirip sevdigim de oluyor,kendi dusuncemi soyledigimde veya kendim gibi olup saka vs yaptigimda alindiginda asil o zamanlar sikinti iste. Dirdir ve fazla dirdir olursa ayrilma lafinin soz konusu olmasi. Belki bu bana zarar veriyordur.

        Ama son zamanlarda da bunu deniyorum. Alinacagi seyleri soylemeden kavga cikmamasina dikkat ediyorum. Ama suan karar verdim bundan sonra en ufak bir saygisizlik hissettigimde ben ayrilacagim. Cunku sanirim boyle giderse kendime olan saygimi da yitirecegim.

        Yukaridaki yorumlarda mahmut abi yazmis,kizin kaybedicegi sey erkek olmali,asil odul erkek olmali diye. Iliskimin baslarinda evet ben kaybedilcek bir oduldum kiz icin. Ama suan bu durum kalmadi. Kaybetmekten korkmuyor.

        Ama sanirim yine de iliski kurtarilabilir duzeyde. En son kavga ettigimizde birbirimize saygimiz kalmamis ayrilalim diyip evden gondermistim 2 saat sonra gelmisti yanlis hatirlamiyorsam, ya da aramisti.

        Sanirim bundan sonra yapmam gereken taviz vermemek.

        Yalniz her seyiyle iyiydi benim icin saglam tecrube oldu. Zira iliskinin baslarin ayrilinca kotu hissediyordum,ayrilmak koyardi yani. Ama simdi ayrilirsam cok sikimde olmaz gibi,duygusal olarak.

        En azindan o beta oneitis dusuncesinden kurtuldum ve bir daha kimseye asik olmam oneitisim yapmam.

    2. Seks için karakterinden vaz geçmek doğru değil. Bulabileceğin tek kadın o değil ama sen onu kaybetmeyeyim, zevkime bakayım derken zamanla mavi hap huyları üstüne yapışır.

      Şunu unutma davranışlarımızın büyük bölümü alışkanlıklarımızdan kaynaklanır. Bu davranışları/alışkanlıkları değiştirmek ise ne kadar derin olmalarına göre değişir. üç olur beş olur bir süre sonra o huylar üzerine öyle bir oturur ki, yarın kırmızı hap kafasına geçmek çok daha zor olur.

      Sana bir abi tavsiyesi, çevrende gördüğün en güzel kadın da olsa, 10 üzerinden 10 bile olsa hiç bir kadın senden kıymetli değildir. Evet yeri gelir bazı arkadaşların ya şu x’i nasıl kaybettin hayatına giren en güzel kızdı derler. Sen de güler geçersin. Bilirsin ki erkekliğini hissettiren 10 üzerinden 6 lık kadın sana bok gibi hissettiren 10 üzerinden 10luk kadından daha iyidir.

      1. Hocam cok dogru diyorsunuz. Zaten kiz da 10luk degil max 6lik kiz. Ama iste kendimce sebeplerim oldugumdan devam etmek durumundaydim. Ama suan biraz aydinlandim ve maskulenitemi geri kazanip iliskiye oyle devam edecegim. Bir sonraki saygisizlikta resti ben cekerim.

        Bir de tabiki buradan her seyi anlatmak mumkun olmuyor ve tarafli yaziyoruz. Ozelestiri yapacak olursam ben yasima gore ergen davranislari sergiliyorum ve biraz da deliyim. Cidden kafa gidik biraz ve kizin yaninda da istedigim gibi davraniyorum. Kizin da psikolojisini bozdum zaten. Simdi boyle baska seyler de olunca isin icinde kizdan ayrilmadan kendimi de duzeltmeye calisiyorum ayni zamanda. Zaten kiz normal zaman da kedi gibi,dirdir moduna henuz gecmedi. Ben duzgunken kiz da duzgun anlayacaginiz 😀 bazen ben anormal oluyorum iste.

        Ki aslinda her zaman oyle degil midir. Erkek mavi hapli davranmaya baslarsa kiz da farkli davranmaya baslar. Yani once kendimize bakmaliyiz ki cok sukur bunu fark edebilecegimiz bir platform var.

  14. kiz acik acik sinyaller vermesine ragmen kendi kuyusunu kendi kazmis, sonunda da kendi tabutuna son civiyi kendisi cakmis. allah kurtarsin ne diyelim.

    ”ben 10 adim attikca o 1 adim atiyordu” diyince onceki iliskimsim aklima geldi. kiz buna benzer 4-5 tane sinyal verince iletisimi durdurdum. sinyalleri iyi okumak lazim

  15. Mahmut reis Bugün aklıma bir soru takıldı.
    Feminist düşünce tarzı çocukluğumuzdan beri bize empoze ediliyorsa Kadın erkek ilişkileri dışında hangi konularda beynimiz yıkandı ?

    Mesela Ege de deniz kenarı bi köye yerleşeyim (Beyaz yakalı hayali ) fikri ne kadar normal ? Erkek adamın sürekli mücadele içinde, güç peşinde olması gerekmez mi ? Köşesine çekilmiş bir erkek ne kadar erkektir ?

    1. İşlerini yoluna koyduktan sonra bir köşeye çekilmek niye feminen olsun ki? O kişisel tercih meselesi bence.

      1. Katılıyorum. Mücadeleye devam edebilecek iyi bir durumdayken kendi tercihinle çekilmek gayet maskülen.
        Öte yandan dayatılan hayaller gerçekten bizim hayallerimiz mi bunu düşünmek doğru bir nokta tabii

  16. Mahmut bey, sizi anlıyorum, fikrinizi merak ettiğim tek şey var, benim beğeni olarak değerlendirdiğim şeyi doğru buluyormusunuz?

    1. Beğeni olur, sevgi olur. Evliliğe 3 ön koşul var bence : (1) kadının iyi bir anne – erkeğin baba materyali olması, (2) kadını kadın olarak beğenmen zira başkası ile seks yapmama sözü veriyorsun ve (3) kadınla birbirini tamamlayan – Çinlilerin ying – yangı gibi – bir bütün olman. Dikkat et bu 3 ön koşul görücü usulü de sağlanabilir, severek evlenerek de. On binlerce yıl bu 3 koşul yeterli olmuş hatta sağlam evliliğin temeli olmuş.

      Bu aralar aşk gibi yanar döner bir zımbırtının evliliğe ne zaman girdiğini araştırıyorum. Avrupa’da sanırım 1700lerin sonunda girmeye başlıyor. 18. yüzyıl öncesi toplum aşka tifo gibi bir kere yakalanıp acısını çektikten sonra hemen yenmen gereken, eğer uzun sürerse adamı öldüren bir patoloji olarak bakıyor iken sonrasında yavaş yavaş aşksız evlilik olmaza evriliyor. Evliliğe aşkın girmesi ile feminizm arasında bir bağ var ama tam araştırıp kuramadım daha. Biraz düşününce aşk kavramı hipergamiye hizmet eden bir kavram gibi görünüyor. Günümüzde bir kadın aşk bitti diye mesela çocuğu da olsa evliliği bozabiliyor. Erkeklerin pek yapmadığı bir şey bu. Evliliği bozmak değil (boşanma isteyenlerin 70%si kadın olsa da), aşk bitti diye evlilik bitirmek.

  17. Mahmut abi Blackdragonblog.com yazarını biliyor musun? Bir göz atmanı isterim. Adam open relationship diye bir ilişki türünden bahsediyor ve erkeklerin tüm ilişkilerini bu şekilde yaşamalarını tavsiye ediyor. Alpha 1.0 ve Alpha 2.0 olarak ikiye ayırmış karakter özelliklerini… Kendi hikayesini de anlatmış. The Unchained Man diye bir kitabı var. Adam evliymiş ve karısıyla open relationship anlaşması yapmış ve istediği kadınla istediği kadar seks yapabildiğini ve karısından bunu saklamak zorunda kalmadığını söylüyor. Aynı şekilde karısına da karışmadığını söylüyor. Yorumlarda çoğu erkek bu kadar nasıl rahat olabiliriz, ben kafayı yerim asla izin vermem gibi şeyler söylemiş adam da bunun Oneitis belirtisi olduğunu, alternatif kızlara sahip olmaları gerektiğini, sadece tek bir kadına sahip olmanın vermiş olduğu muhtaçlık hissinden kaynaklandığını söylemiş. Aldatmaya ise karşı çıkıyor ve diyor k; aldatmak korkaklıktır ve dram yaratır. Aldatarak hep saklanırsınız, bir şeyleri saklamak zorunda hissedersiniz ve bu sizi strese sokar, aldatmak yerine cesur olun, özgüvenli olun, erkek olun ve istediğinizi yapın, açık açık başka kadınlarla ilişkiye girdiğinizi karınıza söyleyin ama onun da başka erkeklerle ilişkiye girmesine hazır olun demiş.

    Bir göz atmanı tavsiye ederim. Bu konuda yazı da paylaşabilirsin. Ne düşünüyorsun?

    1. Gavatlığun kitabını yazmış demekki, hadi siklemediğin bi kadınla fb takılır ona karışmazsın da, karın ğistediği erkekle sikişir de biraz işin bokunu çıkarmak.

      Alpha olacağım derken aman diyim tahtaya vurun.

    2. Mahmut abi Blackdragonblog.com yazarını biliyor musun? Hayır bilmiyorum.

      Adam evliymiş ve karısıyla open relationship anlaşması yapmış ve istediği kadınla istediği kadar seks yapabildiğini ve karısından bunu saklamak zorunda kalmadığını söylüyor. Aynı şekilde karısına da karışmadığını söylüyor.

      Stabil ve iki insanın sadece birbirleri ile seks yaptığı tek eşli evlilik istatistiki olarak en iyi çocuk yetiştirme ortamı. Beyefendi karısı başkaları ile yatarken çocuğunun kendisinden olduğunu nereden anlayacak? Yoksa benim için fark etmez başkasının tohumunun da yetiştiririm mi diyor? Yoksa doğum sertifikasına imza atmadan önce babalık testi mi yapacakmış? Çocuk yapmayacaksa niye evli?

      Yorumlarda çoğu erkek bu kadar nasıl rahat olabiliriz, ben kafayı yerim asla izin vermem gibi şeyler söylemiş adam da bunun Oneitis belirtisi olduğunu, alternatif kızlara sahip olmaları gerektiğini, sadece tek bir kadına sahip olmanın vermiş olduğu muhtaçlık hissinden kaynaklandığını söylemiş. Bakınız yukarısı. Milleti oneitis ile yermeden önce kendisine bir baksın. Çocuk yapacaksa vay haline, çocuk yapmayacaksa neden hatununa evliliğin güvenliğini ve kaynaklarını sağlayıp kendisi karşılığında bir şey almayan yük hayvanı gibi yaşıyor?

      Open relationship denilen şey evli olmadan tabak çevirme esnasında olur. Tabak çevirirken söz vermediğin kadının da sana sözü olmaz. Çocuk yapmayacaksa evli olması aptallık (adam ABD’de yaşıyorsa hatunun başkasından olan veledine de nafaka ödeyecek), çocuk yapacaksa başkasının tohumunu yetiştirecek bol şans.

      1. Yalnız adamın testestesteron üzerine detaylı yazıları va, birtek onları faydalı buldum ben. beslenme önerileri falan gayet yerinde…

  18. bu ilişkide 6 yıl ilişki sizce uzun değil mi?neden kadın evet demiştir?en baştan belli mi aldatıyordur?
    6 yıl çıkıp sonra evlenip sonra mi aldatıyordur nasıl iş bu?

    1. Kadın güvenlik / kaynak ihtiyacını karşılayan ama sünepe erkek ile çok uzun süre beraber olabilir. Özellikle de yaşı büyük ise. Bu durumdaki memnuniyetsizliklerinin dırdır ile ya da aldatarak gidermeye çalışırlar.

      Kadın başından da aldatıyor olabilir, sonra da başlamış olabilir.

      1. Abi yukarılarda da yazdım.Şimdide yazıyorum.Mümkün değil bu kadar uzun süre kadının dayanması bu ilişkiye.Kadın 8 yıldır farklı erkeklerle aldatıyorsa bile adamın bunu farketmemesi imkansız.İstediği kadar beta olsun ezik olsun vs.

        Şu ihtimaller dahilinde belki diyebileceğimiz nedenler olabilir

        Erkeğin ilk kadınıdır bu kadın aşkı onunla tatmıştır ve hayatında başka hiç bir kadın olmamıştır ondan başka. – Adam gençtim zengindim şöyleydim böyleydim diyor.Yani ilişki geçmişi var adamın.

        Erkek çok çaresizdir.Etrafında kimse yoktur bu kadından başka göz göre göre katlanmıştır ama yakınen tanıdığını iddia eden bir yorumcu bunun böyle olmadığını iddia ediyor.

        Açık ilişki olabilir.Belki iki tarafta istediği gibi takılıyordu birbiriyle.Dayının zoruna gitti.

        Ya da her şey tamamen kurgusal.

        Tekrar yazıyorum.Bırakın aldatmayı başka bir adam kadının radarına girdiği dakika bu iş yeri olur okul olur ortamı olur vs. kadının tüm davranışları anında değişiyor.Shit testleri arttırıyor.Kıyaslamaya başlıyor ilgi falan azalıyor hemde gözle görülür biçimde.X bir adamın farketmemesi imkansız.

  19. Mahmut bey, sitede henüz değinilmemiş olduğunu düşündüğüm ama, bazen acayip zora sokan bir konu var.

    Ben inancı olmayan biriyim ve ne hikmetse özellikle muhafazakar kızların ilgisini daha fazla çekiyorum.

    ilişki vs herşey güzel gidiyor fakat, bu konudaki düşüncelerimi ister-istemez dürüst olmak adına dile getirdiğim zaman iş orada kopuyor.

    Bu konuda neler yapmak lazım, belki bir makale iyi olur.

    1. Ben inancı olmayan biriyim ve ne hikmetse özellikle muhafazakar kızların ilgisini daha fazla çekiyorum.

      Bir X tipi kadın grubunun ilgisini sürekli çekiyorum çok yaygın bir soru. Doktor Shawn Smith sorunun doğrusu şudur diyor ki haklı :

      “Neden istediğim tipte kızların ilgisini çekmiyorum?” Daha kafa dengi kadınların neden ilgisini çekmiyorsun? Onlarla aynı ortamda mı değilsin, onların zevkine mi hitap etmiyorsun? Bir erkeğin bir tip kadını kendine çektiğini düşünmesi genelde kendi kendini gerçekleştiren kehanete dönüşmüş bir kısır döngüdür. Bir olay yüzünden seküler hatunların kendisini istemediğini düşünür, sonra seküler bir hatun yanında heyecana kapılıp onu tavlayamaz ama muhafazakar hatunlara hitap ediyorum diye düşündüğünden onlarla daha rahat davranır. Bu nedenle muhafazakar hatun tavlar ve döngü kurulur.

      Bu konuda neler yapmak lazım, belki bir makale iyi olur. Bu konuda yapman gereken için makaleye gerek yok. Ne istediğini bileceksin ve onu hedefleyeceksin. O istediğin haricine evet demeyeceksin.

      1. Eyv aga, bi bok yedik, kıza bulaştık, işler ciddiye binmek üzere, kız iyi kız ama, ne var ki bir insan kendini yıllarca nasıl gizleyebilir diye düşündüğüm zaman bu sorunun cevabı kabus gibi geliyor.

        Hani işin doğrusu, bu sorun olmasa on numara aile kurulur diyorum bu kızla ama; işte sorun o kadar basit değil.

        bi tarafım ayrıl derken, bi tarafım ne halt edeceğini bilmiyor.

    1. İzlerken utancımdan bir geriliyorum anlatamam. Kesinlikle ilk sahalar eziyet olucak.

      Ama yok çok güzelsin yok şapkan güzel gibi iltifat yağdırıyor kızlara. Onun haricinde telefon numaranı ver diye diretti bir ara o çok sıkıntıydı. Birde ”telefon numaranı vermek ister misin bana?” yanlış bir cümle. Mesela ”Telefon numaranı versene şuraya gidicem” tarzında bir şeyler olabilirdi. Kızlar neden diye sorunca hep kaçamak cevap veriyor direk tanışmak için felan demesi lazım diye düşünmekteyim. Yalnızım sana ihtiyacım var mesajı vermiş kıza…

      Bakın bir süre sonra anlaşılıyor ünlü olduğu ama yinede kızlar o beta haraketlere tahammül edemiyor. 😀

  20. Bunlar hep filmlerin, dizilerin ve şarkıların suçu. Ekonomi dünyası açısından çok güzel. Harcanan paralara baksanıza.

    “Bugüne kadar hiç âşık olmadın, çünkü aşk diye bir şey yok. Senin aşk dediğin şeyi benim gibi adamlar naylon çorap satmak için icat etti. İnsan tek başına doğar ve tek başına ölür. Dünya ise bu gerçeği unutturmak için başına bir sürü kural yığar. Ama ben asla unutmam. Ben yarın yokmuş gibi yaşarım. Çünkü yarın yok.” Don Draper

  21. Kırmızı Hap ilginç bir şekilde ailemle ilişkimi de düzeltti Mahmut Abi.Özellikle annemin neredeydin bu saate kadar vb. cümlelerini de shit test sayip soğukkanlı şekilde cevapsız birakmaya başladığımdan beri ergenler gibi ters cevap vererek ana babamı uzmuyorum.Ayrica eskiden soruya cevap verince ardı arkası kesilmezdi şimdi cevap vermeyince soruların arkası da gelmiyor, win-win durumu yani.Bu da bence kırmızı hapin bir faydası.

  22. Komedi lan bu! bir betanın çırpınışları!

    Sen oneitis’e dokunmaya kıyamazsın ama damarlı abdülrezak’ın biri çıkar kızı bağırta bağırta siker kendine de aşık eder valla.

    Günümüz toplumunun erkekleri yarısı nonoş gibi. Kızlar da kibar, femine, güçsüz sinyal veren erkeği sevmiyor, maço dedikleri şey işte fizik, tip, entellektüel vs ortamda özetle sözü geçen adam.

    püü rezil herif gece yatakta ağlıyordur da bu!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *