Kırmızı Hap Sohbetleri – Mesaj oyunu

Öğrenen Adam : Ya Mahmut Hoca?

Mahmut Hoca : Söyle ya seydi.

Öğrenen Adam : Şu sana söylediğim kız var ya. İnternetten tanışıp buluştuğum ve el ele tutuşup yiyiştiğim. Ya mesela en son dün öğlen konuştuk. Aramadı ya da mesaj atmadı. Canım sıkıldı bu duruma.

Mahmut Hoca : Bunlar işte hep duygusal yatırım çekirge. Kızın aramasını beklemek, buna canını sıkmak falan.  O 5 saat konuşmaların acısı çıkıyor işte. Yerken iyi de işte çıkışı da var bunun 🙂

Öğrenen Adam : Normali nasıl olmalıydı?

Mahmut Hoca : Bu kadar erken aşamada kıza ya ilk mesajı sen atarsın ya da kız arayana kadar kızı unutur hayatına devam edersin. Örneğin ilk mesajı sen atarsan – ki erkek olarak atabilirsin – cevap verene kadar kızı unutursun.

Unutmaya çalışırsın değil, unutursun. Ben zamanında kendini hatırlatmadığı için çok kızın varlığını unuttum 🙂 Sonra kız pat diye mesaj atınca hatırlamak için özel çaba harcıyorsun.

Öğrenen Adam : Sabah gunaydın mesaji, öğleden sonra ve akşam arama vs olmalı mı?

Mahmut Hoca :

Ben de bunu anlamıyorum. Nedir bu sizin neslin sürekli mesajlaşma olayı. Açıkçası bir ilişkide frame kızda mı erkek te mi bir numaralı göstergelerden biri de bu.

Öğrenen Adam : İletişim sıklığı ve süresi ne olmalı ya da ne olunca aha kız elden gidiyor diye düşünmeliyim? Ben onun aramasını mı bekleyeyim?

Mahmut Hoca : Bilmem. Ama sık sık 24 saat konuşmasanız normal. Sonuçta işiniz gücünüz var. Günlerce aramasan sıkıntı olur tabii de.

Bu arada : aha kız elden gidiyor diye düşünmeliyim? mi dedin?

Öğrenen Adam : Evet 🙁

Mahmut Hoca : Genç adam sen çok fazla kız ödül bakışından düşünüyorsun.

Öğrenen Adam : Nasil yani?

Mahmut Hoca : Sen kızdan sık olmamakla beraber ilk aramayı yap, sonrasında aha kız beni kaybediyor diye düşün. Eğer düşüneceksen. Bu hatunlar arada tabak çevirirken seni unutuyor ve sonra pat diye seni arıyorlar. Sen de başka hatunlayken bunun ismine bön bön bakar kalırsın, Aslı kimdi lan diye.

Öğrenen Adam : Tabak cevirsem mi cevirmesem mi onu bile bilmiyorum …

Mahmut Hoca : İster çevir ister çevirme ama neden sen kızı kaçırıyorsun da o seni kaçırmıyor?

Öğrenen Adam : Hocam bir de ben sanırım bir mallık yaptım. Dün kızla ilk buluşmanın gecesi hatuna “seni özlemek” diye bir şiir yolladım.

Mahmut Hoca :

Öğrenen Adam : Dogru diyorsun, afc mentalitesi … Hata mıydı?

Mahmut Hoca : Allahım sana geliyorum …

 Öğrenen Adam : Evet, kızın avcundaki adam pozisyonuna girmiş gibi oldum.

 Mahmut Hoca : Hocam hayatında başka alternatifleri olan adam daha ilk buluşmadan sonra aşk şiiri atar mı yahu?

Öğrenen Adam : Yok, onda sen benim icin tek ve ozel degilsin imajini olusturdum.

Mahmut Hoca : Yok ya. Hiç göstermiyorsun Maşallah. Tüm hayalgücü, tüm rekabet stresi hepsi kalktı.

Öğrenen Adam : Serefsizim benim aklıma gelmisti 🙂

Mahmut Hoca : Aşk şiiri atmışsın ne özel değilsini Allah aşkına. Anlamamış olabilir o, kapısına şöyle git de tek ve özel değilsini tam anlasın :))

Mahmut Hoca : Sende ciddi bir oyun eksiği var. Sana Corey Abiyi tavsiye ederim.  Tam olarak kırmızı hap diyemezsin ama mühendis olmasının da etkisi ile her şeyi adım adım anlatan güzel bir kitap bu. Sana yararı olacaktır. Ya da yine tam kırmızı haplı olmasa da oldukça zihin açıcı Michael W abiyi.

Öğrenen Adam : Valla döner ismarlamissin gibi sevindim.  Cami yaptirsan bu kadar sevap islemezsin bak. Pook‘a basladim bu arada. O bitsin bunlara bakacağım.

Mahmut Hoca : Derler ya “KH teori Oyun pratiktir ve biri diğeri olmadan yarımdır” diye. Sende oyun kötü. Ben senin yaşındayken sadece oyun vardı. Sadece oyun ile hiçbir ilişki tuzağını göremiyorsun. Ama sadece KH ile de kadın – erkek ilişkilerinde ilerleyemiyorsun.

Öğrenen Adam : Oyunu ogrenmenin en iyi yolu tabak cevirmek ve deneyerek tecrube etmek di mi?

Mahmut Hoca : Evet ama bu kitaplar yıllarını alacak bir süreci aylara kısaltabilirler.

Öğrenen Adam :Peki abi kız sevgilin olduğunda iletişim sıklığı ne olacak? Mesela kim yazacak once ya da sıklıkla yazacak?

Mahmut Hoca : Mesajlaşma kadın alanı. Kadından daha sık mesaj atma yeter. Bir de sürekli mesajlaşmaya diren. O kadar boş olmaman lazım. Kızla 3 öğün mesajlaşıyorsan orda derdin çok mesajlaşmaktan çok o kadar boş olman.

Arada sık sık bütün gün mesajlaşmamak normal. Maalesef günümüzde erkekler kadınlaştığı için bunu anormal sanan, “abi kız 12 saattir mesaj almadı acaba beni sevmiyor mu” diye gelip soran çocuklar var. Şaşırarak okuyorum. Normali o zaten.

Öğrenen Adam : En son dün bu saatlerde mesaj atmisim. Simdi ariyim mi yoksa onun aramasiii mi bekliyim?

Mahmut Hoca :

Öğrenen Adam : Pardon aramistim.

Mahmut Hoca : Bu sorunla kız muhabbeti çeviriyoruz farkında mısın? Börek ve çay var mı?

Öğrenen Adam : Kısır olur mu abi? :))

Mahmut Hoca : Olur bir de tvde Müge Anlı varsa süper.

Birader öncelikle bu sorular çok yanlış. Bunların hepsi aşırı duygusal yatırım. İstendiğini varsayacaksın. Sen mesaj at mesela. Ama mesela attın mesajı o cevap verene kadar atma ki bu bir daha mesajlaşmaman demek olabilir. Mesela şimdi mesaj attın diyelim. Kız dönene kadar kızı unut.

Öğrenen Adam :Abi peki kızı ne zaman nextleyeceğimi nasıl anlayacağım?

Aslına bakarsan oyunu olan bir erkekte olay şöyle işliyor. Diyelim şimdi ben senin gibi yalnızım. 3 tabağım olurdu. Bu üç tabaktan ikisi nazlı biri ise aktif olurdu. Aktif olanla yazışırken bu kızlar sırayla kendiliklerinden düşerdi. Ben düşeni “ha lan bu kız düşmüş” diye farkedince yerine tabak koyardım.

Öğrenen Adam : Abi hani sevgili olunca tabaklar dusuyordu?

Mahmut Hoca : O ayrı.  Belli bir günde 3 tabağın olur ama sürekli biri düşer biri yerine konur. Senin nextleme eşiğini nasıl anlayacağım maalesef klasik mavi hap sorusu. Senin oyunun beta.  Beta oyunu oynuyorsun. Bak sana beta demiyorum. Öylesin ya da değilsin ama oyunun beta oyunu.

Öğrenen Adam : Yani hem boyle surekli ilgi bekleyen arayan beta olmak istemiyorum hem de aranmamamin sebebini ogrenmek istiyorum. Yoksa uzuluyor degilim. Nextleyip nextlememe konusunda net degilim.

Mahmut Hoca : “Aranmamamin sebebini ogrenmek istiyorum” – Nope. Bu yanlış. O kızın problemi senin değil. Senin gibi bir ödülü aramayıp kaçıran kızın neden aramadığı ödül çocuk senin mi derdin kızın mı?

Ben bir kız bana mesaj atmazsa ilk mesajı atarım. Ve hemen o mesajdan sonra kızı cidden harbi unuturum. Açıp sürekli görüldü attı mı falan diye kontrol etmem. Düşünmem. Stratejiyi cevap verince düşünürüm. Genelde örneğin kız 5 saat sonra mesaj attı ise ben de 5 saat bekler atarım. Ama 5 gün sonra attı ise 1 – 2 gün bekler atarım.

Öğrenen Adam : Ama abi kaç erkeğin 3 tabağı olabilir? Realist olalım, ya hiç tabak yoksa?

Mahmut Hoca : Hah çekirge! İyiki bu soruyu sordun. Şimdi sana bu muhabbetlerimizden alacağın en faydalı bilgilerden birini vereceğim.

Her erkeğin hayatında hemen bir haftada 3 tabak olabilir.

Öğrenen Adam : Nasıl abi? Haftada 2 kız?

Mahmut Hoca : 2 kız demedim, tabak dedim. Her erkeğin hayatında biri olsun ya da olmasın, 3 adet tabağı olmalı :
1 – İşi / dersleri
2 – Ailesi / arkadaşları
3 – Hobisi

Bunlara gymi de ekleyebilirsin. İşin sırrı şu. Evli ve uzun süreli ilişki yaşamış hemen her erkek takdir eder ki bu bu 3 uğraş kadının neredeyse kendisine rakip gibi algıladığı, erkeği uzaklaştırmaya çalıştığı ve neredeyse korku oyunu yaratacak birer kadınmış gibi gördüğü şeylerdir. Bu kadın – erkek ilişkisi dinamiğini lehinize kullanın.

Gidip tabak olarak kız bulmanız en sağlamı ve bunu ihmal etmeyin. Ama bu olana kadar bu 3 tabağa kendinizi verirseniz kız tabakların yerine geçerler. Özellikle siz bu üçüyle iken sanki başka bir kadınlaymış gibi onlara odaklanabilirsen.

Öğrenen Adam : Hiç bu açıdan bakmamıştım. Özellikle kadınların bu üçüne karşı davranışları gerçekten de dediğin gibi.

Mahmut Hoca :Kullan bunu. Hayatındaki tek kadın varsa (bence kız arkadaşın olana kadar ya sıfır ya da birden fazla olması lazım ama hadi bir kız var olsun) ona olan zamanını ve dikkatini bu 3ü ile eşit dağıt. İlgi yönetimi yani.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

79 thoughts on “Kırmızı Hap Sohbetleri – Mesaj oyunu”

  1. Çok çok güzel ve de faydalı bir yazı olmuş. Özlemişiz özgün yazıları Mahmut Abi sevgiler saygılar.

  2. Güzel yazı hocam. Aynı belirttiğin gibi kırmızı hap sadece game den ibaret değil. Ancak kişi kendini hataylarıyla başarıyla değerlendirdiğinde , kendine inandığında ve kendini geliştirdiğinde tam bir bütünlük hali oluyor.
    Soruların abartı abartı olması güzel olmuş çünkü bazen bu tarz komik yaklaşımlara yorumlarda denk geliyoruz.

      1. mahmut abinin bu yazıları karşıdakine anlatma ve anlamayı teyit etme yöntemleri yüzünden daha pratik ve hoş olmuş gibi.Küçük küçük haplar sanki

  3. Bu tarz soruların nedeni tamamen gereksiz duygusal yatırım bence de. Eğer tabaklarına gereksiz duygusal yatırım yapmadıysan mesaj attıktan sonra kız sana dönene dek gerçekten unutuyorsun. Hatta tabak çevirmeye yeni başladığımda kız mesaja döndüğünde mesaj attıktan sonra tamamen unutmuş olduğumu ilk kez farketmek bana fazlasıyla mutlu hissettirmişti sitede okuduğum onca şeyden sonra. Ayrıca erkeğin kızın neden aramadığını ve ne zaman mesaj atacağını düşünecek vakti olmamalı zaten.

  4. Güzel yazı Mahmut abi, 4. Tabak olarak Disiplini listeye eklemek akıllıca olur. ‘Disiplin eşittir özgürlük’ Peace..

  5. Merhaba mahmut abi uzun süredir siteyi okuyorum. Daha önce mavi haplı olduğumu düşünmüyordum. Ancak son zamanlarda bunun karakterime işlemiş olduğundan eminim. Aslında bu konuda birçok sorum var ama en temel olanını sorayım. Mavi haplı düşünceden nasıl kurtulacağım? Uzun bir dönem rahip moduna girmeye çalıştım ama bir türlü başaramadım. Hem sigarayı bırakamadığım için hem de insanlarla iletişimimi azalttığımda yani kendime yöneldiğimde depresyona giriyorum bunalıyorum. Bir süre sonra da kadınlardan nefret etmeye başlıyorum öfkeyle hareket ediyorum. Rahip modundan çıktığımda ise özgüvenim hiçbir zaman tatmin edici düzeyde olmuyor. Sürekli kendimden şüphe editorum ama bunu yapmasam işlerin yolunda gideceğini de biliyorum.

  6. Mesajlaşma ile ilgili tecrübe ettiğim bir şey varsa o da sevgilisi olmadığımız kıza mesajla oyun oynamanın berbat bir fikir olduğu. Bunları gerçek hayatta yaparak hem tepkilerini daha iyi ölçer hem de öz güvenli imajı çizeriz

  7. Abi hep kendini örnek veriyorsun. Diyorsun ki alin şu silahı bu hedefleri 12’den vurun çünkü ben vuruyorum. Sen vuruyorsun ve bizdende o performansı bekliyorsun. O hedefi 12den nasıl vuracamizi sen 12den vurana kadar nasıl yollardan geçtiğini, nasil pozisyon aldigini ,kaç kere denediğini bazen es geçiyorsun.

    Mesela 3 tabak olayı senin için artık kolay olabilir belli bir statun ve tecrüben var. Bizede 3 tabak diyorsun evet katılıyorum 3 tabak hatta 13 tabak gerek. Peki sen bu 3 tabakları nasıl yapıyordun? Şimdi değil gençken, üniversitedeyken. Bunu başarmak için neler yaşadın nasıl yollardan geçtin? Bunları örneklesen en azından o yolda, doğru yolda olduğumuzu biliriz. Rollo’nun yazilari da öyle 3 tabak yapın diyor ama bunu nasıl yapmamız gerektiği yok. DAY GAME mı? YD değerlendirme mı? Yoksa partilere katılmak mı? Sen bu seviyeye gelene kadar neler yaptın.

    1. Yav bilader ben de üniversitedeyim. Adam belli yaşa gelmiş. Belli şeyleri oturtmuş. İlla 3 tabak dedi diye birebir kendine uygulamana gerek yok. Kendin üniversiteden sosyal çevrenden olmayan 3 tabağı rahatça bulursun. Ki adam rahat buluyor. Niye söyliyim sana şu felsefeyi uyguluyor “Düşmanının yenileceği bir ortam yaratamazsın ama kendinin yenilmeyeceği bir ortam yaratabilirsin.” Aynı bu kafayla düşün. Ona göre hareket et. Bak ne demişler atmadağın her şutu %100 kaçırırsın o hesap. Güzelce git oyununu oyna. Olay ne tipe bakıyo ne paraya. Düzgün ol maskülen ol. Hayatının her anında 3 tabağın olmaz tabi. Bazen 0 olur bazen 5. Hiçbir şey imkansız değil. Ben kendimden gözlemledim. Burada ıslak rüya diye okuduğum şeyleri kendi hayatımda tecrübe ettim. Azim et, çalış, erkek adam ol

  8. Öğrenen adamdan mentor ücreti mi alıyorsunuz yoksa seçilmiş kişi mi kendisi?Öyleyse neden öğrenen adam?

  9. Düşünce yapım doğru mu bilmiyorum ama kız arkadaşım bana ilk zamanlara göre farklı davranıyosa mesela daha az mesaj foto yollama gibi bariz bi azalma hissediyosam nextleme taraftarıyım bunu taktik olarak yaptıkladını düşünüyorum kaçan kovalanır mentalitesi ile bu bana yapıldığında zamanla nextliyorum diğer türlü kız aramayı azaltıyo sen konuşmak istiyosun onunla senin attığın adım kadar gelmeyince soğuyorum

    1. Aşırı ilgisizlik taktik falan değil düpedüz son perdedir ama kızın mesajı / fotoğrafı azaltması ile nextliyorsan senin ilgiye muhtaç feminenleşmiş bir erkek olma ihtimalin de yüksek. Ayarsız next yazısında dediğim gibi bu NEXT mekanizmasını kızlarla başarısızlız erkekler yaralı egolarını tatmin etmek için de kullanıyorlar. Bir şey başarmış hissetmek için. “Bak nextledim işte, nextleyemeyen sünepe değilim, next diyebildim” demek için.

      1. Yok abi ilgi açlığından değil yan yanayken başladık ilişkiye uzak mesafe ilişkisine döndü kız şehir değiştirdi içimizdeki o his varya o devreye girdi işler yolunda gitmiyo diye düşünceler dönüyodu beynimde kısa bi ilişkiydi zaten içimdeki o sese kulak verdim açıkcası

  10. Mahmut hoca arkadaşlarının aracılığıyla başka kızlara yürümek sence nasıl oluyor ,,, biraz açığa çıkmak gibi mi yani açmış gibi mi gösteriyor yoksa normal bir durum mu?(Arkadaşlarına beni şununla tanıştır demek yani)

    1. Arkadaşından tanıştırma isteyebilirsin ama bu arkadaşların sonra kızlayken sürekli kaş göz işareti yapacak ya da her boka nane olacak ilkokul çocuğu ruhsal gelişiminde adamlarsa bulaştırma.

  11. Mahmut üstat bir sorum olacak başlık müsait sanırım hazır öğrenen adam öğreniyorken biz de araya kaynayalım 🙂 Bilemiyorum yorumlamakta aşırıya mı kaçıyorum ama bir süredir yaptığım buluşmalarda hatun cinsi çok fazla diyebileceğim kadar lavaboya gidiyor. Örneğin 2 saatlik bir buluşmada 4-5 kez giden oluyor bu son 3-5 kişidir başıma geliyor. Bir mantığı var mıdır bunu yapmalarının? Çok fazla işemeleri dışında tabi 🙂 Ek olarak bir kızın buluşmadayken başka erkekleri göz ucuyla dahi hiç kesmiyor olması bir kez bile kesmemesi ciddi değerli bir pozitif işaret midir?

    1. Hatunlar tuvalete sadece işemeye mi gider acemi çocuk? Hatun tuvalette makyaj tazeler ve diğer kızları arayıp rapor verir. Kızın dışarı bakmaması pozitif bir şey ama kız daha ilk buluşmada arada dışarı bakıyorsa da bu çok ciddi bir negatif değil. Tabii ne dışarı bakıyor ne de sana bakıyorsa o iş yaş.

      1. Öncekilerdeki detayları pek hatırlamıyorum ama en son buluşmamı düşünürsek, telefona özellikle dikkat ettim her gidişinde masadaydı. Ben aslında sonradan adet zamanı olabilir diye düşündüm hiç huzursuz görünmüyordu ama gizliyor olabilir tabi. Dışarıya 0 bakış, bana bakmada problem yok özellikle göz kaçırma hiç yok uzun uzun rahatlıkla bakabiliyordu yani. Yalnız bu sefer finalde vedalaşırken sohbet için tşk diyerek ağır sıçtım Mahmut üstat, bu geneli iyi gitmiş bir randevuyu kesin felakete götürür mü? 🙂 Sanırım karşı taraftan az etkilendim bu kez.

        1. Aklıma Hankin bir macerası geldi. Hatun bununlayken tuvalettir arkadaşımı gördüm diye kalkıp gidiyormuş. En son kaybolmuş. Sanırım 2 herife aynı anda buluşma ayarladı ve birinin kolunda gitti 😀 Verimli hatun.

          1. ben onu hiç düşünmemiştim gayet mümkün 🙂 Sağol üstat. 2 gün daha geçsin mesajla bir yoklayıp anlayacaz artık. Tuvalettekinden fırsat kalırsa belki de o yoklar bakalım 🙂

          2. Arkadasim adina bir sorum olacak ben next diyorum ama zavalli kizi oneitis yapmis birakamiyor. Konu su; kizin insta hesabindaki resimlerin hicbirinde bununla resmi yok 1 yillik ciddi dedigi iliskiye ragmen. Sadece storyde cocuk var ve istisnasiz her resimde cocuk yok adeta. Yani ya sarilip sirttan cekmis kiz cocugun yuzu gorunmuyor ya yandan cekmis kendi yuzuyle cocugu kapatiyor falan ya da hep arkadan resim. Yani kisaca cocugun suratini kimse gormuyor dedigi bu 🙂 Ne yapmali? Daha hic konusunu etmemis ama cok rahatsiz suan.

          3. Oğlum kızın abisi var, babası var, kuzeni var. Tabii ki oğlanın fotosunu koymayacak instagrama. Siz nerede yaşıyorsunuz, Hollanda’da mı? Ben şahsen sevgilisini instagramda paylaşan kıza notumu koyarım, bunun babası ile ilişkisi nasıl, güçlü ve geleneksel bir baba figürü yok mu acaba diye.

          4. Okey konu öyle ama çocuğun 4 te 3 ünün görünmediği postlarda aşktan sevgiden bahsetmek ne derece doğru, bilen biliyor zaten erkek arkadaşı olduğunu bu arada. Ek olarak göstermekten sergilemekten rahatsız olacak bir kız da değil öyle hafif geniş bir kız.. Benim düşücem arayışını kısıtlamak istememesi yönünde veya bir konuda çocuğu yetersiz gördüğü için böyle davrandığını düşünüyorum. Kaldı ki abiden babadan korksa gizli kapaklı da koymaz çocuğa sarılıp kadrajda çocuğun sırtı varken kendine selfie çekmek nedir mahmut üstat? 🙂

          5. “Arkadaşı” kızarkadaşına hafif geniş kız diyen adama söyle sorusu varsa gelsin kendi sorsun.

          6. Geleneksel bir baba için bu daha kötü değil mi? demez mi kim ulan bu sarıldığın senin diye 🙂

          7. mesaj alındı, eyvallah 🙂 Yapacak bir şey yok bu gibi durumlarda en iyisi hiç karışmamak. Tecrübeden güç doğuyor sonuçta.

    1. Arzu edilebilir (maskülen, pozitif bencil, kendine bakan) bir erkek değilsen kadında arzu değil etki yaratırsın (paranla, tipinle, sürekli fedakarlıkla ve ödemeyle).

        1. Biz burda imaji cizmekle ilgilenmiyoruz ama sana parayi sakla diyen kim? Yine de gold diggerlardan korunmayi beceremeyecek bir adamsan saklasan daha iyi edersin.

          Eger kisa sureli iliski istiyorsan kizin sana neden geldigi cok onemli degil isterse parana gelsin ama uzun sureli iliskide kizin seni istemesi onemli. Ozellikle kendisini yetersiz goren erkegin kizi parayla etkilemeye calismasi buyuk hata

  12. Matt Artison videolarını izlemişsinizdir diye düşünüyorum. AVM gibi ortamlarda hiç tanımadığı kadına gidip seni gördüm çok etkileyicisin vs diye muhabete başlıyor. Açılışı iltifatla yapıyor yani. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

  13. “Kız sevgili” deyince afalladım bir an, sonra virgülsüzlükten muzdarip bir anlatım bozukluğu olduğunu anlayınca gülümsetti 🙂

    Şİmdi Mahmut bey benim daha önceki başlıklarda muhtemelen alakasız görülüp
    silinen bir sorum var ki, muhtemelen tam yeridir diye düşünüyorum.

    Mesaj oyunuyla ilgili hep bir kıza bizim yaklaştığımız varsayımı ile konuyu ele alıyoruz.

    peki sanal ortamlarda bize mesaj atan kızlara doğru yaklaşımımız nasıl olmalı?

    şimdi mesleğimizden dolayı çok fazla genç kızın bize yaklaşması kolay oluyor bu ortamlarda.

    ilk soruları bazen “Ne öğretmeni” gibi son derece duvar sorular ya da selam, merhaba, nasılsın gibi başlayıp yok olanlar olabiliyor, dolayısıyla kızlar tarafından gelen bu açılışlara doğru strateji ile karşılık veremiyormuyum acaba diye düşünüyorum.

    Ha bir de otuzlu yaşlarda olduğumuz için mal mal, amca senin burada ne işin var gibi muhabbetlerle de karşılaşabiliyoruz tabii yaşımı göstermememe rağmen.

  14. Bro bi şey danisicam. Daha önce pek yasamadiğimdan.. Konuştuğum kiz beni kaybetmekten çok korkuyor.. Her kurduğu cümleyi emojileri dahi seçerek gönderiyor.. Sliyor hatta bazen.. Ben buna sence rahat olmasini mi söyleyeyim.. Yoksa böyle devam etsin ve karişmayayim mi? Kiz Omega stilde diyebiliriz.. DayGame kizi daha bulusma olmadi, Ayarlandi ama√

  15. İbretlik birşey paylaşayım. Bugün eve uzak bir akrabamız gelmiş. Anneme anlatmış.

    Kadının oğlu (makine mühendisliği mezunu, bir şirkette çalışıyor. yaş 24, hiç kız tecrübesi yok, iyi çocuk, dindar) mahalleden bir kızla uzun süre bakışıyorlarmış. Sanırım ufaktan iletişim olmuş. Sonra kadın kızın ailesine söylemiş, ailesi başka biri var demiş ve kız kısa süre sonra evlenmiş. kız sonra herşeyi inkar etmiş. Bu olaydan sonra çocuk 6 ay eve gelmemiş. (saçma ama gerçek, böyle şeyler var. )

    Bugün kırmızı hapın önemini bir kez daha anlamış oldum. Çocuğu kırmızı hapla tanıştırmak istiyorum ama nasıl olacak bilmiyorum, hiç iletişimim yok. bakalım…

  16. Bir tane dostumun düşürmediği kız kalmadı gerek sanaldan gerek etrafımdan. Hayır yani adam duygusal olarak çabuk sinirlenen biri mesela bu özelliğine rağmen ilgi çekip duruyor.

    Aklıma doğuştan alfa-sonradan alfa gibi bir mantık geldi. Yani bu adam doğuştan bu özelliğe sahipken benim belkide aylarca hatta yıllarca çabalamam lazım. Çabalasam bile bu doğuştan alfa gibi olucam mı onu da bilmiyorum. Açıkçası alfalık değilde özgüvenli, duygusal olarak güçlü biri oluyorum ama alfa olacağıma inanmıyorum.

    Yani red pill öğretisini uygulayan vs doğuştan alfayı bir mekana koysak doğuştan alfa red pillcimizi ağlatır demek istiyorum aslında ve bu biraz üzücü tabii ki.

    1. Kadın kıtlığımı var, neden aynı ortamda 2 erkek gördüğünüzde aklınıza arenada kız için dövüşen adamlar geliyor? Neden kendinizi sizden çok daha iyilerle karşılaştırıp demotive ediyorsunuz?

      (1) – İçinizde çark etmek ve eskiye dönmek isteyen tarafın oyunu bu. Türkiye’de oldukça yaygın olan “yenik / yenikliği kutsama” zihniyetinin uzantısı. Sadece kız olayında değil. Adama git para kazan, 3000 lira olan maaşını 9000 lira yapmayı hedefle diyorsun, “doğuştan babasından zengin ayda 20000 kazanan adam gibi olamayacağım o zaman neye yarar” diyor (gerçektir). 9000 TL ile 3000 TL arasındaki 6000 TL para neye yarar demek cidden embesillik.

      (2) – Olaya bakışınız yanlış. Doğuştan alfa / daha alfa adamı kızların hepsinin gözünün içine baktığı adam sanıyorsunuz. Aşağılık kompeksi bu. Gerçek de değil. Ha senin o doğuştan alfa dediğin adam bu havayı yaratmakta çok başarılı, sen de bu havayı saf saf satın almakta.

      Ben benden çok daha maskülen bir adamla aynı mekanda olsam onu zerre umursamam. Zira biliyorum ki ona bakıp bana bakmayacak kızlar olduğu gibi bana bakıp ona bakmayacak kızlarda var. Kesişim kızlara da bakarız.

      1. Bence o doğuştan alfa dediğimiz adam bizden daha üstün bunu kabul etmemiz lazım. Biz gibi makaleler okumuyor, herhangi bir öğretiye ihtiyacı yok. Üstünlüğünün nedeni yetiştiği aile ve büyürkenki çevresi.

        Ben de katılıyorum sınırımızı zorlayalım diyorum ama o doğuştan alfalar gibi olmıycağımıza inanıyorum.

        Yani şöyle düşünün bir Türk yurt dışında büyüyor ve ana dili gibi yabancı dili öğreniyor.
        Ama Türkiyede yaşayan bir Türk bu yabancı dili öğrenmek için paralar harcıyor, kurslara gidiyor, zamanını veriyor fakat o adam gibi olamıyor.

        Hele bu alfa olucağım kafasına girerseniz zaten kafayı yersiniz. Çünkü sonradan olunmuyor. Sadece en iyi potansiyelimi ortaya çıkaracağım kafasıyla çıkmak lazım.

        1. Sen et bize ne, bizi niye karıştırıyorsun. Şu kafadaki adamdan birçok erkek daha üstündür zaten, kendi gerçekliğini kendin yaratmışsın ve senin için gerçekten böyle. Onlar senden üstün. Hatta senin bu düşüncen seni olabileceğinin büyük miktarda da altında tutacak.

          Alfa olacağım kafasını desteklemiyorum, alfa olan adamın en önemli özelliği alfa olup olmamanın umrunda olmamasıdır. Bu doğuştan da olsa, sonradan da olsa böyledir. Alfa olmayı kafasına takan adam genellikle olmak istediği şeye çok çok uzak olan adamlardır.

          1. Ben ederim, siz niye edemiyorsunuz? Yani gerçekten makale okuyan alfa vs gerçek alfa kapışması yaptmamalıyız. Kimin kazanacağı belli çünkü.

            Red pill erkeği:
            Makaleler okudunuz, The red pill öğretisi ve bazı insanlar sayesinde hayatınızı iyileştirdiniz. Sizce bu alfalık mı? :)) Makale okuyan alfa, başkasından alfalık öğrenmeye çalışarak alfa olmak…
            (Red pill farkındalık katıyor ve uygulamaya çalışıyorum orası ayrı konu.)

            Alfa erkeği: Doğduğu andan beri ailesi tarafından olması gereken gibi yetiştirilmiş, küçük yaşta kendi kararlarını alabilmiş hatta dozunda yaramazlığına izin verilmiş kişi olabilir. Orta okul-lise-üniversite yıllarında yakışıklılığı, yetişme tarzı vs. yüzünden aşırı derecede ilgi görmüş, KENDİLİĞİNDEN EMEK VERMEDEN ortamı domine etmiş ve geleceği de böyle olan erkek. Bu erkeğin makale okumaya ihtiyacı yok, bu erkek yol gösterin bana demiyor kimseye.

            Winner: Dememe gerek yok herhalde?

          2. Sen hangi saçmalığı kabul edersen et bana ne? Fikrini ortaya atıyorsan at. Başkası kabul etmek zorunda değil. Ben burda saçmalıyorsam kimse okuyup kabul etmek zorunda değil. Ama yorumlara gelip saçmalayanlar bana kabul et diye abuklamasın. Bulunduğum yere gelene kadar çok çalışmanın doğal olanıyendiğini defalarca gördüm. Gözümün gördüğüne inanırım. Buna inanmayan ise inanmasın. Türkiye kendi kendini yarıştan eleyen arabesk dolu. Ve bu bir açıdan kötü de değil. Rekabeti azaltıyorsunuz. Ben çalışıp kazanmak isteyene yol göstermek için açtım bu siteyi. Çalışarak bir yere kadar diyene sen bilirsin demekten başka diyecek bir şeyim yok.

            Oyun para gibidir. 10 milyon doları babandan aldıysan da 10 milyon dolardır kendin kazandıysan da 10 milyon dolar 10 milyon dolardır. Hatta kendin kazandıysan daha iyi harcarsın.

  17. Mahmut abi sayende maskülen bir kişilik kazandım ve birçok kız tarafından çekici bulunuyorum (hala eksiklerim var ve düzeltme gayreti içerisindeyim) amma velakin bir kızka azıcık konuşmayayım hemen sıkılıyorum veya tahamül edemiyorum.Sence bunun sebebi ne?

    1. Hahaha … Çekici bulunuyorum ne demek? Uzaktan açılı ve manalı mı bakıyorlar? Sen olayın var mı onu söyle. Eğer kızlar tarafından çekici bulunuyorum sanıyorsan ama fiziki bir olayın yoksa o hemen sıkılıyorum ve tahammül edemiyorum büyüklenmeleri reddedilme korkusunua karşı egonun savunmaları.

      Yürüsen reddedileceksin, egon tabii kabul eder mi? “velakin bir kızka azıcık konuşmayayım hemen sıkılıyorum veya tahamül edemiyorum” diyor.

      Bu tür şeyler aşağılık kompleksidir, korkudur. Bunu yazan adamın kişiliğini neye dayanarak maskülen olarak tanımladığını merak ettim?

      Ha yok, kolumda kız var, yürüdüklerimle beraber oluyorum falan diyorsan o zaman durum daha karışık.

        1. @Alphaisloading

          Senin sorunu ben cevaplayayım. Zaten bununla alakalı sitede yazı var. Profilde yazandan veya profil fotoğrafından yürü diye.

          Örnek : Facebook üzerinden ilk önce kız bana el sallama emojisi göndererek konuşmayı başlattı. Bende konuşmayı aşağıda ki gibi devam ettirdim.

          B: ben
          K: kız

          B: Merhaba K naber??
          K: Merhaba Erkek
          K: Iyi senden naber
          B: Superr
          B: Profil fotografindaki truva atimi sefere mi gidiyrsun?
          K: Ewet ta kendisi
          K: Iyiydi bu
          B: Nereyi fethedeceksin yardim lazim mi?
          B: Eyv😃
          K: Yok ya
          K: Öyle duruyorum ben
          K: Burcun ne senin
          K: Kaçlısın
          B: Haha burclara inandigini soyleme bana

      1. Maskülen bir kişilik olarak tanımlamamın sebebi:
        1)1 senedir fitnessa devam ediyorum
        2)Ortalama bir yakışıklılığım olmasına rağmen kaçamak bakışlar alıyorum ve etrafımdan da çekici olduğuma dair şeyler duyuyorum (yanlış anlaşılmasın burası anonim bir ortam olmasa kendimden böyle bahsetmem ve kendini övmeyi de hoş karşılamam)
        Olayım olup olmamasına gelince, yürüdüğüm kızlarla birlikte olabiliyorum.Daha önce akıl aldığım başka birisi de aşağılık kompleksin olabilir veya ego sorunun olabilir demişti ama yürümekte bir sorunla karşılaşmıyorum.Etrafımfaki insanlara da içten içe tahamül edemediklerimin sayısı fazla ama bunun sosyal yaşamıma zararı olmaması için içimde patlatıyor sabırla ve mantıkla ilerlemeye çalışıyorum.

        1. Maskülen kişiliği sadece tip ve fizik olarak inceleyerek zaten bir sik anlamadığını belli etmişsin

          Tipi ve Fiziği iyi olan her erkek sana göre maskülen mi yani !!!!

          Bunu mu anladın amk !
          -Güç ustalık onur cesaret –
          Skeptico tanımlamıştı bunu sonra dallandı gerçi

          -David Goggins i aç bak maskülenlik öğren-
          Dayanıklılık azim sabır öğren
          Güç cesaret değişim kararlılık öğren

          Darth vader,joker, asshole tayfalardan bir halt öğrenemezsiniz aq

          Zorluklara dayanma gücünü 10 kilo dambıl alarak mı ölçtün ey Alfa (!)
          300-400 deadlift yapan strongman powerlifter tayfa o zaman hipermaskülen ??!?!!?!

          Karşındaki kızı ya çok büyütüyorsun gözünde ve beklentin karşılanmadığı için ondan sıkılıyorsun yada aşırı derece beceriksiz muhabbet açıyorsundur

          Maskülenlik tanımın berbat

          Kızlarla muhabbet ederken beden dilin de kötüdür muhtemelen

          Ulan tefo !

          1. ulan nerelere çekmişsin alfa oldugumu falan mi soyledim, uzerine de parantezde belirttim ustune basa basa kendimi ovmeyi sevmem diye.Maskülenlik tanrısıyım falan da demedim sadece ciktigim bir senelik yolculukta bir sene oncesine gore daha maskulenim dedim.Ayrıca belirttiğin özellikleri tam olarak sağlasam burda işim ne?

        2. Maalesef ne (1) ne de (2) maskülen kişilik ile alakalı gösterge. Masküleniteyi bunlarla tanımlaman büyük sıkıntı aslında. Masküleniteyi şunlar tanımlar :

          Güç
          Cesaret
          Ustalık
          Onur

          İçinde bulunduğun binanın birdenbire zombilerce çevrelendiğini düşünün. Bu değerler, bir anda insanın yanındaki erkeklerde olmasını isteyeceği değerler. Eğer bunlar bende var ve insanlar “beni gruplarında isterler” diyorsan o zaman maskülensindir.

          Her kadınla muhabbet edeceksin diye bir şey yok hatta ben gerekmedikçe (iş, okul) kadınlarla arkadaşlık etmeme taraftarıyım ama şu da bir gerçek ki günümüz dünyasında network kuramamak, insanlarla işbirşliği yapıp sosyalleşememek bir erkeği hiyerarşinin en dibine atar. Kızlarla konuşup sıkılmak tamam da tahammül edememek? Özellikle gençken belli bir alçakgönüllülüğe sahip olmayan adam öğremez ve sonra acısını çeker.

          Bunun aşağılık kompleksi olma ihtimali yüksek. Ha tabii sen kızlarla bir saat muhabbet etmek gerektiğini düşünüyorsan öyle bir şey yok.

          1. zorunlu iletişim dışında kızlarla arkadaşlık etmeme gerekliliğinin altını kafalara vura vura anlatmamız gerekiyor sanırım.

            Zaten bi insan kalkıp “bugün Filizle takılayım, o benim arkadaşım” mentalitesinden ne gibi 1 yarar sağlar anlamış değilim.

            Bi erkekle edeceğin arkadaşlıktan alacağın tadın binde birini alamazsın, mantık farklı birkere.

  18. Mahmut abi kızla otururken kızın ara ara mesajlasmasina karşı tavrımız ne olmalı?
    Telefonu bırakmasını mı söylemeliyiz yoksa bizde çıkarıp telefonla mı oynamalıyız?

  19. siklemeyeceğin ve söylemen gereken yerleri iyi ayarlayacaksın, duygularını kontrol etmeyi öğren, hatta daha da ileri gideyim, duygularından ziyade haz motivasyonuyla yürüt ilişkilerini. Hem 28 günde bir amı kanayıp, duygu dünyası şekilden şekile giren bir varlığa niye öfkelenesin? gül geç ya da sikleme.

    Eğer gerçekten seni rahatsız eden birşey varsa bunu kendinden emin bir şekilde söyle, aynı davranış tekrar ediyorsa ayrıl.

  20. 6 aydir konuştuğum kız dün gece herzamanki halimle gıcıklığına yaptığım basit bir espriye soguk yapip hayirli geceler dedi. Ben de takılmadım hayirli geceler dedim konusma bitti. 5 dk sonra tekrar mesaj attı uyudun mu diye yok seni dinliyorum dedim. Şerafettin sürekli küskün moda giriyorum biliyorum küsmem saçma ama elimde degil öyle oluyor ve her gece küs uyumaktan sıkıldım dedi. Ben de ben sana takılıyorum herzamanki halim dedim. Tamam ama 6 aydir hep takılıyorsun hep gıcıklık biyerden sonra çok oluyo ve ciddiye aliyorum gibi birsey dedi.

    Sana durumumu da söyle anlatayim mahmut abi. Ikimiz de muhafazakar cevredeniz yani cinsel ilişki hatta el tutma dokunma dahi sınırlarimiz oldugundan olmuyor. Baslarken 2 tabagindan biriydi sonra digerini biraktim bunla gorusmeye basladim sadece ve ilk uzun sureli ilişkim pek tecrubeli degilim yani. Bilmiyorum eğlenen ustalık oyununu fazla mi abartiyorim bazen kabasin diyor bana. Ama bildigim sey ilk basta bu ozelligimi sevdigini kendisi soylemişti ama simdi boyle dirdir yapiyor ne yapmam gerek

    1. Sürekli takılmak sululuktur. Insanı soğutur. Karşındakini gıcık ettiğinden değil seni daha az erkek yaptığından. Oyunun bokunu çıkarma.

      Ama o diyor diye kesme. Azalt sadece. Senden başka nedenle sıkıldıysa da bunlar batıyor olabilir.

  21. Benim red pill ile ilgili anlamadığım bir şey var:

    Gördüğüm kadarıyla red pill’in erkeklerle ilgili temel eleştirisi günümüzde kendilerini yeterince hayatlarının merkezine almamalı ve yeterli miktarda bencil olmamaları. Ama ben tam tersi bir durum gözlemliyorum. Tam tersine bugünkü kuşak erkek ve kızlar daha fazla “bireysel” ve kendine odaklı. Her iki cins de daha fazla çevreyi ve karşı cinsi umursamadan yaşıyorlar bana göre.

    Örneğin bugün akrabalık kavramı kalmadı. Çocuklar ve gençler akrabalarına karşı daha sevgisiz ve saygısız. Anne baba otoritesi denen şey çoktan yok oldu. Arkadaşlık dostluk kavramı bitti. İlişkilerde duygusallık tamamen bitti. Hem erkekler hem de kadınlar daha fazla karşısındaki kullanma peşinde. Ve her 2 taraf da ilişkilerin getirdiği sorumluluktan köşe bucak kaçıyorlar.

    Toplumsallık zaten çoktan yok oldu. Tam tersine esas günümüzde gençler kimseye eyvallahları olmadan ve başkalarını daha az düşünerek yaşıyorlar. Örneğin milliyetçilik kavramını ele alalım. Sizce artış mı azalış mı var milliyetçilikte? Askerlik konusunda insanların görüşlerine bir bakın. Eskiye göre daha kısa dönem ve daha rahat askerlik yapılmasına rağmen daha fazla genç askerliğe karşı çıkıyor. Ben aşırı yaşlı değilim ama bizim kuşak askerlik yapmakla iftihar ederdi. Haksızlık etmek istemem çok şükür hala Türkiye’de çoğu genç askerlik karşıtı değil ama sosyal medyada entel dantel kesimin yazdıklarını okumaya tahammül edemiyorum.

    Bu gidiş de beni giderek daha fazla korkutuyor. Bireyleri arasındaki bağları zayıflamış toplumlar daha zor ayakta kalırlar. Yukarıda askerlikten söz ettim. Allah aşkına o dönemde herkes anti militarist olsa kim cepheye gider savaşırdı? Ya da herkes “ben bireyim hayatımın merkezinde bir tek ben varım başkaları için fedakarlık yapmam” deseydi ne olacaktı?

    Red pill sadece şunu derse kabul ederim: “Kadınlar erkeklerden daha fazla benmerkezci” Ama bu her yeni kuşağın daha fazla umursamaz olduğunu ve erkeklerin de bundan payını aldığı gerçeğini değiştirmiyor.

    1. Eskikafa iyi bir konuya değinmişsin. Günümüz gençliği narsist yani negatif ben merkezli. Birçok konuda hayatlarının merkezine kendilerini alıyorlar (ve kimseyi düşünmüyorlar) ama birtanesi oneitis gibi yine aslında kendini fazla ciddiye alma / aşağılık kompleksi / kırılgan ego kaynaklı bir durumda tamamen onu merkeze alıyorlar. Mesela bir kadını merkeze alıyorlar ve kendiler dahil başka kimseyi takmıyorlar. Bizim bahsettiğimize pozitif bencillik diyebilirsin. Kendini merkeze almak ama başkalarını da düşünmek.

      Narsisizm ile pozitif benmerkezciliğin farkı narsisizmin aslında aşağılık kompleksinin bir maskesi olması. Pozitif bencillik ise tam tersi güç tabanlıdır.

      Kırmızı hap ile ilgili sana katıldığım nokta şu ki bu pozitif bencilliği insanüstü bir “anlam” ile destekleme fikrini küçümsemeleri. Yani insanı sosyal bir varlık olarak dikkate alma konusunda kırmızı hap ya da en azından birçok ağa babası oldukça yanlış düşünüyorlar. Bu bağlamda mesela Rollo Tomassi’ye katılmıyorum ve bu konuda zayıf olduğunu düşünüyorum. Benim anlamadığım dediğin şey doğru ve bence de anlamsız. Mesela Rollo Tomassi bu açıdan Jordan Peterson’ı küçümsüyor, özellikle de kırmızı hapın en zayıf halkası Anthony güya Dream johnson tam bir saçmalık. İnsanın hayatında anlam olmasını, hayatın ızdırabına karşı bu anlamın kalkan olmasını küçümsüyorlar. Bu konuda kırmızı hap öğretisine tamamen eleştirelim ve o nedenle de sadece bu adamlara değil Jordan Peterson’a da yer veriyorum.

      İstediği kadar inkar etsin, anlam yoksunu ve sadece alfa – beta basitliklerine dayanan söylemi ile Rollo Tomassi tek başına yeterli değil hatta erkekleri nihilizme itme tehlikesi olan biri. Erkeklerin 80%si betadır bu hep böyle gelmiş gitmiştir diye bir türkü tutturdu ve son 3 – 4 red man group ve benzeri podcastte bu türkünün diğer bazı katılımcılara da kabak tadı verdiğini hissetmeye başladım. Dediği şey yalan değil ama elinde çekiç olan her şeyi çivi görürmüş misali her soruna “alfa – beta – hipergami” çekicini tek bir boyutta indiriyor.

      Benim merak ettiğim şu : erkeklerin 80%si beta tamam da yaşın yetiyorsa sende belki aynı şeyi gözlemlemişsindir. Ben babam 30larının 2. yarısında iyi kazanan bir memura dönüşene ve apartmana çıkana kadar tek katlı evlerin ve balkonlarında sümerbank pijamaları ile rakı içen adamların olduğu görece fakir bir mahellede büyüdüm. 80ler. O adamların hemen hepsi maskülen idi ya da öyle davranmaya dikkat ederlerdi. Demek ki maskülenite başka bir şey. Belki sikerim alfasını betasını ben maskülenitemi geri istiyorum desen bunu kazanma şansın daha fazla. 2012 – 2013 öncesi camiada AFC – Maskülen erkek ayrımı mesela benim gözlemimi daha iyi açıklıyor.

      1. Eski kafa ve Mahmut bey ikinizin de sorgulayan yaklaşımınıza ve yorumumlarınıza katıldım ve onaylıyorum .
        Güzeldi teşekkür ederim.

      2. Benim yaşım o günleri bilecek kadar fazla. Evet babalarımızın çoğu maskülen beta. Ve erkekliği “Ben kimseyi takmıyorum ulen” şeklinde gören insanlar değil. Erkeklik=sorumluluk olarak gören tipler.

        Bugünün gençliği bencil olarak yetişiyor ve kirmizi-mavi hap bir şey değiştirmiyor. Maalesef gençlerin çoğu kırmızı hapı aldıktan sonra kendi bencil zihniyetleri ölçüsünde kullanıyorlar.

        Genelleme yapmak ve haksızlık etmek istemiyorum ama red pilli aldıktan sonra MGtowa yonelenlerde bumu görüyorum. Olay sadece evliliğin risklerinden korkmak değil. “Ben salak miyim karina çocuğuna bakacagim” diyorlar ve aynı görüşte olmayanlara alaycı bir şekilde bakıyorlar. Bu kesinlikle babalarımızdaki türden bir maskulenlik değil.

        1. Geçenlerde bir red pillcinin twitter sayfasında askerlik hakkında şuna benzer bir şey yazdığını gördüm ve içim acidi:

          “Askerlik erkeksi değil kadınsı bir şeydir. Erkek adam başkaları için değil yalnızca kendi için savasir”

          Bu gibi şeyleri yazanlara sorsan Atatürkçülerdir.

          Toplumların sağ kalmasını sağlayan değerlerin çoğu artık alay konusu olmaya başladı. Bu da çok ama çok tehlikeli.

          Mgtow hareketinde de bunu görüyorum. Evet evliliğin riskleri var. Evet tehlikeli kadinlarin sayısı da az değil. Ama ben bir-çok mgtowcunun bunları bahane olarak kullandığını iddia edecegim. Kendileri karşı cinsle duygusal bağın olduğu bir ilişkiyi acizlik çocuk için yapılan fedakarlıkları da aptallık olarak görüyorlar. Çalışıp üretmek değer yaratmak onlar için çok daha korkunç
          Bu 30 yıl önceki maskulenlik kültüründen çok farklı bir şey.

          Ben tüm bu sözde kapitalist sistem karşıtlığı, anti militarizmi, mgtow gibi hareketleri, eskiden kutsal jabyel edilen değerlerin alaya alınışının kökenini ortak olarak görüyorum.

          Jordan peterson konusunda da katılıyorum. Çok pozitif mesajlar veren ve hatta pua yaklaşımından hoşlanmaları ile red pilldekilerin de tepkisini ceken biri. Cogu kisi mor hapli oldugunu söylüyor zaten. Fazla iyimser olmasi eleştirebilir ama Manospheredeki çoğu kişinin de yaklaşımı çok hak verilebilir değil.

          1. Son olarak bu bencillik kültürünün kadin-erkek ilişkilerini nasıl bozduguna değinip çoğu red pillcinin katılmayacağı 2 tavsiye vereyim:

            Amacınız evlilik ya da uzun süreli ilişki yürütmeler olaya güdü ve hazların tatmini değil de GÖREV olarak bakın.

            Evlenirken amacı güdü ve hazların tatmin etmek olmayan evliligi bir GÖREV olarak gören bir kadınla evlenin.

            Hiç düşündünüz mü eski evlilikler ya da görücü usulü evlenenlerin evlilikleri neden daha başarılı oluyor diye?

            Bu insanlar MUTLU OLMAK için evlenmiyorlardi ve evliliği bir görev olarak görüyorlardı.

            Ve komik olan şey ise hem içgüdüsel tatminleri hem de evlilikten elde ettikleri mutluluk daha yüksek oluyordu.

            Bugünün erkek ve kadını olaya böyle bakmıyor. Hazzı e gudusel tatminleri herşeyin önüne koyuyor. Bu yuzden tahammül esigi cok dusuk oluyor ve sirf sikildigi için eşini aldatıp boşanabiliyor.

            “iyi de evliliği bir görev olarak gören kadını nereden bulacağız bu devirde” diyeceksiniz. Evet bencilliğin moda olduğu bu devirde bunların sayısı azalmakta olsa da ben sayılarının sandığınızdan fazla olduğunu söyleyeceğim. Ama çok görünür değiller. Tinderda facebookta erkeklerle flört etmiyorlar. Evlenmeden seks yapmayı akıllarından geçirmiyorlar. O yüzden çok görünür değiller.

            Turkiyede ciddi bir kültür erozyonu olsa da hala muhafazakâr değerleri koruyan insanlar var.

            Evliligi görev olarak gören ve böyle gören biriyle evlenmek yapabileceğiniz en iyi şey.

          2. Amacınız evlilik ya da uzun süreli ilişki yürütmeler olaya güdü ve hazların tatmini değil de GÖREV olarak bakın.

            Bu devirde bahsettiğin görev kısmı sorunlu maalesef. Evliliğin romantik ilgiden ziyade çocuk yapmak için yapılması gerektiğine, evlilikte kadını seçerken duygulardan ve güzellikten çok onun anne ve eş olarak nasıl biri olduğuna bakılması gerektiğine inanan biriyim ve bunu da çok yazdım.

            AMA ne görevi? Eski sistemde erkeğin evlilik ile gelen görev sorumluluklarının yanında bir otoritesi ve saygınlığı vardı. Bugünkü hukuk sistemi erkeğin tüm otoritesini elinden almış vaziyette iken tüm toplum ondan görev sorumluluklarını sırtlamasını bekliyor.

            Türk devleti erkeğe diyor ki : sen evlenip çocuk yapacak bir aile kuracaksın ama benim yasalarım senin herhangi bir otoriten olmasına izin vermeyecek. Kusura dayalı olmayan bir boşanma ile bile seni hayat boyu nafaka yükümlüsü yaparım, karın isterse yasalarımı kullanıp senin tek karşı çıkmanda seni evden uzaklaştırır, çocuklarını göremezsin, görmek için haciz ödersin ve nafaka ödeyemezsen hapse gidersin.

            Bu durumda erkekten tüm sorumlulukları yüklenmesi bekleniyor ama otoritesi tamamen elinden alınmış oluyor. Otoritesiz görev sorumluluğu köleliktir. Ben devletin vatandaşıyım, kölesi değil. Benim önüme hayat boyu ödemem gereken nafaka içeren, evden uzaklaştırılmamı kolaylaştıran bir belge koyduğunda, o görevi sırtlamam.

            Ama nüfusumuza ne olacak, ekonomimize ne olacak, insanlar evlenmezse önüne gelenle yatma ve ahlaksızlık artacak, vs …? Onu da şu an feminizm soslu yasaları polis kuvveti ile dayatan devlete soracaklar. Böyle bir anlaşmaya imza atmamak gibi gayet akılcı bir karar veren erkeklere değil.

            Biri kadın, biri erkek iki ebeveynli ailelerin (homoseksüel çiftlerin kurdukları aileler çok yeni bir kavram ve hem bizde yok hem de iyi mi kötü mü bilmiyoruz zira yetiştirdikleri çocuklar daha büyümediler) ileri uygarlığın devamı için önemli olduğuna inanıyorum ama uygarlık eğer yasaları ile erkekleri artık adına evlilik denilemeyecek bir sözleşmeye itiyor ise bu o uygarlığın sorunu, erkeklerin değil.

            Geleneksel kültürler evliliği öyle titiz bir heyecanla pazarlıyorlar ki bugün birçok insan geleneksel gerçeklerin artık geçerli olup olmadığını sorgulamaya cesaret bile edemiyorlar. Evliliğin bugün eskiden olduğu konsepte benzeyip benzemediği konusunun yüzeyini kazısanız bile düşmanca bir tepki ile karşılaşıyorsunuz. Kendilerinin bile açıklayamadığı sebeplerle kadınlardan sadist sosyal muhafazakalara ve erkeğin kendi ebeveynlerine kadar herkes erkeğe baskı yaparak ve onu utandırarak evliliğe zorluyor. Ya da karısı kendisini sebep göstermeden ve kendi rızası olmadan boşadığında karşılaştığı korkunç derecede eşitliksiz ve dikkatlice yaratılmış yasaların ne olduğunu anlamaya bile çalışmadan, erkeğin evlilik sözleşmesi yapmak istemesini lanetliyorlar.
            Erkek Düşmanlığı Balonu (The Misandry Bubble) – Bölüm 1 – Kültürel Kriz

          3. “Askerlik erkeksi değil kadınsı bir şeydir. Erkek adam başkaları için değil yalnızca kendi için savasir”

            Bunlar necidir bilmem ama homo sapiens’in sosyal bir yaratık olduğunu ve bu sosyalite olmadan hayatta kalamadığını anlayamayan insanlar. Av ve savaş, savaş kısmı karanlık bir şey olsa da, tamamen maskülen ruh halinin bir özelliği.

            Mgtow hareketinde de bunu görüyorum. Evet evliliğin riskleri var. Evet tehlikeli kadinlarin sayısı da az değil. Ama ben bir-çok mgtowcunun bunları bahane olarak kullandığını iddia edecegim. MGTOWcuların genel olarak cesaretsizliklerine kılıf bulmuş insanlar olduklarına ben de katılıyorum ama evlilik devletin şu anki yasaları ile riskli ve düşümmeyen kimseye tavsiye etmem. Oğlum olsa asla zorlamam.

            Jordan Peterson kadın – erkek ilişkileri konusunda mavi haplı olabilir, özellikle de kaynak / statü tarafına çok atıfta bulunan ama kadınların piç adam tercihi konusunda zerre fikri olmayan biri. Fakat ben bu kısmı ayrı tutarak geri kalanında önerilerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kırmızı hap ile dikkatlice birleştirilince.

            Benim kırmızı hapçılardan ayrıştığım nokta şu ki ben hayatın ızdırap dolu olduğuna ve buna karşı tek savunmanın hayata anlam kattığına inanıyorum (Rollo Tomassi en son podcastinde buna inanmadığın açıkça söyledi ve genelde KHda hayatın kendisi yeterlidir gibi bir kafa var).

            Ve kusura bakmasınlar ama KH ağa babalarının hepsini toplasan Jordan Peterson’un hitabet yeteneği, karizması, vs … etmiyorlar. Ben ikisini harmanlama taraftarıyım ve bunu da daha önce linklediğim Jordan Peterson ve Kırmızı hap yazısında ayrıntılandırdım.

          4. Askerlik konusunda pek hakli degilsin, son 15 senede Türk halkinin degerleri degisti, devletin ideolojik anlayisi da cok farklilasti. Cok uzun yillardir bitmeyen terör sorunun da müsebbibi sadece halktir. Büyük kitlelerin sebep oldugu sorunlar icin en ufak rahatimi feda edip canimi ortaya koyamam. Antimilitarist degilim tam tersi askerlige dair ne varsa ilgimi ceker ama bireysel olarak en ufak rahatimi feda etmem. Bu soruna halk sebep oldu, sorunun icinde halk debelenip dursun, umrumda degil. Fikirlerimden dolayi beni vatan haini ilan edecek bir halkin ülkesinden bahsediyoruz. Gercekler bunlar.

            Yorumlarim gelmiyor mu? Tekrar tekrar yazdim ama

  22. Bugün aynı şeyi düşündüm

    Alfa demek ilkel şartlarda en güçlü insan demek mi

    Yoksa

    Bir guruptaki erkeklerin iş yetkinliğine göre yapılan Hiyerarşik düzenlemede en tepede olan mı ?

    Yoksa en darktriad en Antisosyal İnsan mı ?

    165 boyunda zayıf biri İstiklal Caddesinde “Beta” iken

    Şirketinin departmanında Müdür vey Sahibi ise oranın “Alfa”sıdır

    Rollo ve Mağaravari Tespitleri

  23. “Bu devirde bahsettiğin görev kısmı sorunlu maalesef”

    Bunu sorunlu yapan evliliğe görev olarak bakan kadın sayısındaki azalma. Tek bir tarafın tüm sorumluluğu almasıyla olmuyor bunlar.

    Eskiden kadınlar bana gore daha bilincliydi ve içgüdülerini değil mantiklarini ön planda tutuyorlardı. Kocamdan sıkıldım, elektrik bitti vs. gibi sudan sebeplerle ayrılmıyorlardı ve sorumluluk sahibi erkekleri tercih ediyorlardı. Ekşice biri yazmıştı “Eskiden kadınlar doktor mühendisleri tercih ederken şimdikiler DJleri tercih ediyorlar.

    Ayrıca görücü usulü sayesinde kadinlarin tercihlerine aileleri karisiyordu. Simdi anne babasini takan yok. Onu geçtim seçimleri de daha bilinçsiz bir gale geldi.

    Yine de bütün kadinlarin böyle olduğunu düşünmüyorum. Kültürel erozyon çok güçlü çoğu kadın değişti ama hepsi değil.

    1. Tamam kadınlarda görev kısmı azaldı da devletin hukukunun boşanmayı kadın için kazançlı bir müessese haline getirmesine ne diyorsun? Görevin sorunlu olmasında bunun etkisi büyük. Yalnızca o da değil. Her ay bana sudan bir kavgadan sonra tek fıske vurmadığı karısının şikayeti ile polis zoruyla evinden atılan ve uzaklaştırılan kocalardan mail geliyor. Ya da çocuğunu göremeyen, ancak haciz ödeyerek çocuğa ulaşabilen, kusuru olmadlğı halde boşanan ve boşanma sonrası bir oda bile kiralayamayan adamlardan. Toplumun yasası buysa o zaman erkekten görevini yap evlen beklemek iki yüzlülük. Yapmayacaklardır. Yapmıyorlarda. Sana ne olacağını söyleyeyim. Evlilik sayısı azalacak. Boşanma sektörü azalan sayı yüzünden kazançlarını korumak için tek tek erkekleri daha acımasızca soyacaklar. Bu korku hikayeleri yüzünden evlilik sayısı daha da azalacak.

      Devlet kadına dolu silah veriyor ve kullan ben arkandayım diyor. Tamam her kadın kullanmaz ama kullanma hakkı var.

  24. Ayrıca bu kadinlarin piç tercihi de bana göre değişmez bir durum değil. Sonuçta 50 yıl önce aynı oranda değildi.

    1. Aynı oranda idi ama o zaman hem toplum bastırıyordu hem de güvenlik ve kaynak da çok önemliydi o nedenle piç peşine düşme riski almıyorlardı. Bugün evli kadın kocasını boşayıp piç peşine düşse devlet eski kocayı zorla sponsor yapıyor.

      Son 50 senede özellikle kadınların işgücüne girmesi ve devletin boşanan kadının eski kocasından zorla nafaka alması gibi nedenlerle sağlayıcılık vasfının önemi azaldı.

    2. Piç hep tercih olmuştur diye düşünüyorum. Peyami Safa’nın Sözde kızlar kitabını okumanızı tavsiye ederim. 100 yıl önceyi anlatıyor.

    3. piç erkek tercihi bir erkeğin “vay amk” dediği nadir anlardan biridir

      masumiyetini ve efendiliğini yavaştan bırakır

  25. “Piç hep tercih olmuştur diye düşünüyorum. Peyami Safa’nın Sözde kızlar kitabını okumanızı tavsiye ederim. 100 yıl önceyi anlatıyor.”

    Romanların o dönemi olduğu gibi yansıttığı görüşüne katılan biri değilim. Ama bakacağım.

    “Aynı oranda idi ama o zaman hem toplum bastırıyordu hem de güvenlik ve kaynak da çok önemliydi o nedenle piç peşine düşme riski almıyorlardı.”

    Sonuçta aynı oranda değil sonucu çıkıyor. Demek ki kaynak sağlamak önemli olunca ve piç erkek daha riskli olunca piçlerden etkilenseler bile tercih etmiyorlar.

    Ayrıca efendi olarak tabir edilen davranışları takdir ederken piç davranışlarını kınıyorlardı. Evet aklı havada kadın sayısı sıfır değildi ama daha azdı.

    Ben bunu yetiştiriliş tarzlarına ve medya manipülasyonuna bağlıyorum. Aileler artık çocukları sorumluluk vermeden ve aşırı serbestlikle büyüttüklerinden kadınların piç tercihi artıyor. Ayrıca romantik edebiyatın ve pornonun insanların karşı cins hakkındaki tüm tercihlerini, cinselliklerini vs. kökünden değiştirebildiği de şüphe duyulmayacak bir şey. Çocuklar romantik filmler ve pornoya çok erken yaşta maruz kaldıklarından dolayı arzuları bu ikisi tarafından hamur gibi yoğuruluyor.

    Kadınların neden piç tercih ettikleri hakkındaki evrimsel psikoloji kökenli açıklamalarınızı okuyorum ve açıkçası beni ikna etmeye yetmiyor. Hatta evrimsel psikolojinin kanıttan çok fazla yoruma dayandığını düşünen biriyim. Ama konumuz bu değil. Sonuçta bugün piç tercihi yaygın ve gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Doğaldır değildir eskiden vardır yoktur çok fazla önemli değil.

    Sorumluluk duygusu ve evliliğe bakış konusunda bazı gözlemlerim var. Çevremde bir sürü evli insan var(ben de evliyim). Boşananlar, boşanamayanlar, mutlu evliliği olanlar üzerinden bakıp istatistik yaptığımda şunların evliliğin başarı oranını arttırdığını gördüm:

    1/ Sorumluluk duygusu. Sorumluluk duygusu yüksek iki insanın evliliğinin başarısız olması kolay değil. Günümüzde ya iki sorumsuz insan evleniyor ya da tek bir taraf 2 kat sorumluluk alıyor.

    2/Muhafazakarlık ve dindarlık: Dindar ve muhafazakar insanlar çok daha az boşanıyor. Sonuçta İslam’da iyi bir eş olmak büyük bir sevap. Herhangi bir dine inanmak iyi bir eş olmak için ekstra motivasyon sağlıyor.

    Ayrıca muhafazakar ve aile büyüklerini dinleyen insanlar sudan sebeplerle evlilikleri bitirmez.

    Görücü usülünün başarısı zaten ortada. Bazıları sadece eğitimsiz çok düşük sosyoekonomik tabakadan kişilerin görücü ile evlendiğini sanıyor ama gayet iyi eğitimi ve maaşı olup da görücü ile evlenen insanlar var.

    3/ Evlilik yaşı: Hem erkeğin hem de kadının ne kadar geç evlenirse o kadar iyi evlilik yaptığını gördüm.

    4/ Cinsel geçmiş: Çevremde başarılı evlilik yapmış erkek ve kadınların çoğu evlilik öncesi seks yapmamış insanlar. Kırmızı hapçılardan ayrıldığım bir nokta şu ki sadece kadınların değil erkeklerin de evlilik öncesi seks hayatının olmaması evliliğin sağkalımını büyük oranda olumlu etkiliyor. Genelev de dahil evlenmeden önce seks yapmamış erkeklerin çok daha düşük boşanma oranına sahip olduğunu gördüm. Hem kendi tuttuğum istatistikler hem de anketlere dayalı verilerde erkeklerin de evlilik öncesi seks partnerinin azlığı ya da yokluğu başarıyı olumlu etkiliyor.

    Kadınların cinsel geçmişinin olmaması gerektiğini siz de söylüyorsunuz zaten.

    Kadının bakire olmaması erkeğin bakir olmamasından daha fazla kötü etkiliyor.

    5/ Ekonomik durum: Eski mavi haplıların söylediği gibi iki gönül bir olunca samanlık seyran olmuyor. Benim tuttuğum istatistikte boşanan ya da ciddi problemler yaşayan insanların ekonomik sıkıntıları vardı.

    6/ Düşük ego: Karşısındaki insanı ego tatmin aracı olarak görmek evliliği bitiren şey. Maalesef “aşk” kavramı da tamamen sahiplenme üzerine kurulu. Hele günümüzde.

    7/ Uyum: Zıt kutuplar birbirini çeker deniyor. Bu doğru olabilir ama ne kadar benzerliğiniz varsa ciddi bir ilişkiyi o kadar iyi yürütebilirsiniz. Evleneceğiniz insanla her konuda uyumlu olmalısınız ve ya tamamen aynı ya da çok yakın hayat görüşüne sahip olmalısınız. Siyasi görüşünüz, dini inancınız, içinde yetiştiğiniz kültür, hobileriniz, sevdiğiniz yemekler vs. hepsi aynı olmak zorunda. Karakter olarak da çok uyumlu olmalısnız. “Aşk farklılıkları affeder” lafı bir palavradır.

    Dediğim gibi siz sorumluluk sahibi, evliliği görev olarak gören, muhafazakar, evlenmeden önce seksten uzak durmuş biri olabilirsiniz ama karşınızdaki böyle değilse tüm bu nitelikleriniz boşa gidecektir. O yüzden “siz mükemmel olun gerisi gelecektir” diyemem. Evlilik evlenen erkek ve kadının kalitesinin toplamı ile ilgili bir durum. Ama tencerenin yuvarlanıp kapağını bulma ihtimalini de unutmayın.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *