Daddy issues’u olan bir kızın 5 işareti

Daddy issues bir erkeğin en iyi dostu da olabilir en kötü dostu da… Bir yandan, babasıyla berbat ilişkileri olmuş bir kız, uysal, mütevazi, kısa süre sonra evinize gelip sert seks yapabileceğiniz ve sizin için kurabiye yapan bir kız anlamına gelirken, diğer yandan kendinizi berbat bir durumda arabanızı yeniden boyarken, arayan numaraları engellerken ya da kelepçeyle evden çıkarılırken bulmak üzere olduğunuz anlamına gelebilir.
Hatunun Freudiyen prenses kompleksi olan , baba yoksunluğu sebebiyle bunun yerini dolduracak kişiyi arayan biri olup olmadığını şeffaf bir şekilde anlamanız için daddy issuesu olan kadınları nasıl tanıyabileceğinizi bilmeniz gerekiyor.

Dady Issuesun 5 İşareti

1- Aşırı Derecede Kaşardır Veya Saklı Cinsel Fantezilerin Kadınıdır:

İnce örtülü seks fantezisi, rehberiniz olsun. Bir dereceye kadar tüm kızların sert seks sevmesi sır değildir ama daddy issues vakası size tüm seviyelerde tur attırabilir. Sizden şaşırtıcı derecede acılı ve domine edici fanteziler isteyebilir. Yaşlı adamlara bir çift Lululemon gibi yapışırlar. 1. Seviye ilgi orospuluğu yapabilirler. Bu sadece hergün Facebook profil resimlerini değiştirdikleri anlamına gelmez, alışveriş manyağı bir kız haline gelmeleri ya da orta sınıf bir aileden çıkıp porno filmlerde rol almaları anlamına gelebilir.

2- Kendine bir şekilde zarar verir:

Kendine zarar verme, çeşitli şekillerde derin ruhsal sorunlara işaret eder. Her yerin dövmeyle kaplı olması, piercingler, kadınlık belirtilerinin zarar görmesi ( örneğin saçı kazıtmak) gibi belirtiler, bir kadının baba figürüyle sağlıklı ilişkileri olmadığını gösterir. Kesme tabi ki kendine zarar vermenin bir göstergesidir. Tırnak yeme takıntısı da yine sıklıkla bunların eş zamanlı semptomudur.

3- Sahte, Abartılı bir Özgüveni vardır:

Her daddy issues kendinden nefret etmeyle sonuçlanmaz. Aslında bazıları aşırı bir benlik algısına yol açar. Aşırı babalık, hayatın ilk 18 yılında bir kızı her gün “prenses” olarak adlandırılmak gibi şeyler bir kadının kendini kandırmasını ve keşfedilmenin eşiğinde olduğunu düşünmesini sağlayabilir. Yemek yapamadığı için övünür, size jestiniz için teşekkür etmeyi beceremez ya da geç kaldığı için sizden özür dilemez çünkü bu tip davranışların iyi olmadığı, babasının küçük kızına asla öğretilmemiştir.

4- Kendinden Emin, Maskülen Bir Adam Tarafından Gözü Korkutulur:

Hiçbir şey, erkeklerle ilgili sorunları olan bir kadın için erkek gibi davranan bir erkekten daha fazla kaygı uyandıramaz. Bu yüzden günümüzün Tumblr tarzı feministlerinin, babalarından normal kadınlara nazaran daha fazla zarar gördüklerine eminim. Mantıksız bir erkek korkusu olan kızlar, herhangi bir erkeği küçük düşürücü şekilde etiketlerler. Bir kadının sıklıkla erkeğe fiziksel zarar vermeye yeltenmesi o kadının babasına olan derinlerde kalmış öfkesini gösterir.

5- Vücut Görüntüsü Sorunu Ya Da Yeme Bozukluğu Vardır:

Sözüm ona, ne hakkında konuştuğunu bilen insanlar genellikle yeme bozukluklarına, ” her şey kontrolle ilgili” derler. Yani, hayatlarının kontrolünü kaybettiklerini hisseden kızlar, kontrol ettiklerini düşündükleri şeyin kontrolüne( yediklere şeye) saplantılı olurlar. Öyleyse bu kızları sürekli yeme bozukluğu kliniğine iten kim? Onların zorba babaları! Yeme bozukluğu olan kızların %90’ından daha azının daddy issuesu belgelenseydi şok olurdum.

Daddy issuesu olan bir kız, seks hayatınızın 3. demir yoludur. Tehlikeliyken, tünellerinizin sağlamlığını bozar. Devam edin ama dikkatli olun.

Kaynak: 5 signs a girl has daddy issues

Çeviri: SVBG

İlişki Sihirbazı – Kadınlarla Başarının Sırları

Dark Triad’ı Anlamak- Genel Bir Bakış- 3. bölüm- Psikopati

Psikopati, kendinizi Dark Triad olma konusunda eğitememe sebebinizdir. Psikopati, beyninizin davranışsal seçimlerini suçluluk ve pişmanlık ile nasıl bağladığıdır. Bu, sizin gayri ahlaki bir eylemi durdurmak için vücudunuzun geliştirdiği bir yöntemdir. Eğer gayri ahlaki seçimlerinizde suçluluk ve rahatsızlık hissetmezseniz, böyle bir eylem gerçekleştirme olasılığınız on kat artar. Dahası, eğer böyle davranışlardan haz alırsanız bu ahlaksız olma konusunda ( sadistik zevkler, suçla kar elde etme vs. ) size yardım eder.

Psikopati, Dark Triad bireylerin genelde ilişkilerindeki gayri ahlaki eylemlerinde hiçbir çekince göstermemesi olarak tanımlanır çünkü kötü şeyler yaparken empati,suçluluk ya da pişmanlık hissetmezler. Bu, haksız modern dünyanın engebelerinde bir tür beceri olarak algılanır, fakat tıbbi olarak bir ruhsal bozukluk olarak tanımlanır.

Genellikle yeni ve saf Red Pill takipçileri ” Stoacılık ve zen meditasyonu ile bunu da yapabilirim” diye düşünürler. Stoacılık ile psikopati arasındaki fark, stoacılığın baskılama ve herhangi bir eylemden sonra ya da eylemden önce açığa çıkan duyguların bastırılması veya kendi kendine kontrol edilmesidir. Bu, gerilim, isteklilik veya kaygı gibi kendini kontrol etme yeteneğini engelleyen güçlü duyguları ortaya çıkaran zararlı duyguların bastırılmasıdır. Diğer yandan, psikopatinin nörolojik olarak beynin duygusal alanıyla davranış/ seçim alanından sorumlu bölgeleri arasında zayıf bir bağlantı vardır. Bu ( bireylerin beynine bağlı olarak) gayri ahlaki bir şey yaptıklarında hiçbir şey hissetmedikleri ya da çok az şey hissettikleri anlamına gelir. Bastıracakları bir şeyleri yoktur. Bu onlar için duyarsızlaştırma meselesi değil, daha çok başkalarının duygularını önemsememe sorunudur. Bu kabiliyet yoksunluğunun büyüklüğü şaibeli seçimleri takip eder.

Bu suçlu hissetme ya da korku eksikliği, kişisel tercihlerinin sonucu olarak Dark Triad için harika bir kaynaktır. ( korkusuzluk gücü) Bu, kadınları karanlık üçlü erkeklere bağlayan insanları acımasızca sömürme becerisidir. Psikopati, makyavelist bileşenle çok yakından bağlantılıdır ama O, psikopatik unsurun öngörülemezliği ve özerkliği, bu bireylere kadınları bağlayan şeydir, kendiliğindenlik ve dürtüsellik elektriktir. Onları cezbeden şeydir budur.

Sürekli yükselen ve düşen psikopatiler, kadının dramasının beslendiği şeydir. Psikopati, makyavelizmin ulaştırma çekirdeğidir, doğallığıdır, cesaretidir, hilesidir. Taktiksel manevra yürütmek için bir kremdir. Bununla birlikte, psikopati kontrolden çıktığında ve kendini bağımsız olarak ortaya koyduğunda (Dark Triad kişi öfkelerini yitirirse), Makyavelist unsurdan tamamen mantıksız ve ayrıdır, muhtemelen makyavelizm’in unsurlarını kullanır, fakat aslında doğası gereği önceden tasarlanmamıştır. Bunu şöyle biliyor olabilirsiniz: ” Birileri aklını kaybediyor. ”

Psikopati, klinik ve zihinsel bir durumdur. Psikopatiye yakalanan insanların anormal nörolojik yapıları vardır. Kişisel kararlılığın ufak miktarda beyin hasarı alması, psikolojik araştırmayla sonuçlanır. Psikopatiye sahipmiş gibi davranıp diğerlerini bir dereceye kadar kandırabilirsiniz ama nörolojik olarak onlardan biri olamazsınız. Hala hareketlerinizin duygusal sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalırsınız. Bu yüzden bu çabalar sizi olmak istediğiniz şey değil, bir taklitçi yapacaktır.

Dark Triad insanlar çok güçlü bireylerdir. Hem toplum için hem de kendileri için zararlıdırlar. Kişilik özellikleri bakımından aşırı şekilde dengesiz insanlardır. Kendi olumsuz yönlerini anlayacak yapıda olsalar bile bunu değiştirme eğilimde değildirler. Onlar daha çok olumsuz yönleriyle ve bu yönlerinin olmadığını diğer insanlara kabul ettirmekle ilgilenirler. Tam tersine, aksi yönde söz etseler bile en derin kusurlarıyla barış içinde görünmektedirler.

Dark Triad kişinin psikolojik özelliğinden dolayı, özellikle gelişim evrelerinde ya da genetik olarak ortaya çıkan bir şey olduğu için kişi tam olarak dark Triad olamaz. Dark triad bireyler tedavi edilemezler. Bunlar ömürleri boyunca aynı kalırlar. Taklit edilebilirler. Onlardan biri olamazsınız ama eğitimle onlardan biri ” gibi” görünebilirsiniz. Bir kişi sınır çizgisini veya alt-klinik olarak karanlık üçlü niteliklerini gösterebilir ve bu blogun amacı ve konusu da budur.

Kaynak: https://illimitablemen.com/2013/11/17/understanding-the-dark-triad/

Çeviri: SVBG

Dark Triad’ı Anlamak- Genel Bir Bakış Bölüm 2- Makyavelizmi Anlamak

Makyavelizm, tüm sosyal senaryoları ve paradigmaları titizlikle manevra yapma gerekliliği olarak görme oyunudur. Makyavelistler duygusal ve sosyal olarak manipülatiftir. İnsanları kendi kabiliyetlerine göre insanlıktan çıkarma ve nesnelleştirme eğilimleri vardır ve faydacılığı, kişilikleri ile hayranlık uyandırmaktan çok varlık olarak ele alırlar. Kısacası makyavelistler, bir şeyleri sadece sağladıkları yarar açısından değerlendirirler ve eğer bir yararları yoksa bu şeyleri fazla önemsemezler.

Yüksek yetenekte makyavelistler, sonuç elde etmek için kendilerini stoacılık ile manipüle ederler. ( gecikmiş hoşnutsuzluğun sapkın bir şeklidir. ) Ancak Dark Triad bireyler, stoizme ihtiyaç duymazlar çünkü bunun altında yatan psikopatik elemente sahiptirler. Makyavelistler, oldukça basit bir şekilde sosyal etkileşimlerinin çoğunu satranç ve poker gibi oyunlardaki gibi yürütürler.

Narsizm, onların tüm manipülasyonları için poker yüzleri ve fiziki temsilleridir. Makyavelizm onların çekirdeği, satranç beyinleridir. Etraftakilerden 10 adım ilerde olduklarını düşünürler. Duman ve aynaları kullanırlar ( yanlış yönlendirmeler) . Sizin için yem bırakırlar ve sonucu ( saptırılmış nüansla) beklenen sonuçla değiştirirler. Meşgulmüş gibi yaptıklarında sahte bir görüntü/ önem hissi taşımamaları gerekir. Aslında hedeflerini değersiz hissettirmek için onlara değer verirler. Sonuca ulaşmak için açıkça yalan söylerler. Kasıtlı şekilde birini kıskandırmak için hassas noktalarını seçerler ve o kişiyi diğerine överek anksiyete rekabeti yaratırlar. Sizi görmezden gelirler çünkü sizi etkilemek isteler. Bu bir korku oyunudur. Dark Triad’a değer veren birini yumuşatmak ve zayıf hale getirmek için onunla ilişkisinde şüpheye düşürürler. Dark Triad birey, bu kıtlık zihtiyetini, rekabet kaygısını romantik çabarlarla sınırlandırmaz. Bu manevra listesi uzar gider. Makyavelizm, Dark Triad’ın temel entelektüel bileşenini oluşturan ikilik sanatıdır.

Eğer doğuştan manipülatif bir hayvan düşünmeniz gerekseydi bu kedi olurdu. Birçok kadın, kedileri sever bu yüzden onları çözmeye çalışır. Kadınlar, doğaları gereği makyavelizme erkeklerden daha eğilimlidir. Red Pill felsefesinin başlıca teorisi, erkeğin doğuştan onu daha sert ve baskın yapan fiziksel üstünlükle doğduğu, kadınınsa yumuşak, kassız ve kısa olduğudur. Bunun yerine kadınların, adapte olmaları için erkeklere karşı psikolojik manipülasyon yeteneklerini kullandıkları ve onların kafalarını karıştırarak onlarla bu şekilde rekabet ettikleri düşünülmektedir.

Güzel bir Makyavelist ise güzelliğini, bir erkeği esir almak ve arzularını kontrol ederek onu, arzularını ve aygıtlarını daha da kolaylaştırarak sömürmek için kullanabilir. Adamı bal seven bir ayı olarak düşünün. Kraliçe arı, adamı görünüşte boş bir kovana götürür. Ayı, pençelerini kovana sokar ve birden bire arı ordusu ayıyı sokar. Artık kraliçe arı, ayısına yapmasını istediği şeyleri dikte edebilir çünkü ayı, balın tadını almıştır ve eğer ayı, arının dediğini yapmazsa kraliçe arının ayıyı sokacak bir ordusu vardır. Kadınlar kontrol ederler. Her zaman ilişkileri kontrol etmek için savaş verirler fakat bunu başardıklarında rahatsız olurlar ve başka bir adama geçerler. Bu, eğer ilişkide olduğunuz kadınla devam etmek istiyorsanız başarısız olmamanız gereken, hiç bitmeyecek bir testtir.

Gold Diggerlar, bir klişe olarak erkeğin kaynak sağlayan kullanışlı aptaldan biraz daha azı olduğunu ifade eden eğilimin toplumsal kabulüdür. God Diggerlar, aslında insanlara kişilik özelliklerine göre kim olduklarından ziyade sahip olduğu şeylere göre insanlara yaklaşan tiplerdir. Briffault’un steroidler yasası der ki: Onlar, kişilerin kendileri için neler yapabileceklerini göz önüne alarak duygusal bağlar kurarlar. Bir kişiyi olduğu gibi tanımlamazlar. Söz konusu kişiyi manipülasyon için yaptığı şeylere göre de tanımlamazlar. Aynısı makyavelistler için de geçerlidir.

Örneğin makyavelistler şöyle düşünmeyeceklerdir: ” John harika biri, ondan hoşlanıyorum çünkü düzgün bir adam ve onunla duygusal bir bağ kurayım. ” Düşündükleri şey şöyle bir şey olacaktır: ” John büyük bir arabulucu, eğer onu kazanırsam, bana herhangi bir durumda arabuluculuk yapabilir. Eğer onu kazanamazsam ona ihtiyacım olmaz ve onunla vakit kaybetmemeliyim. ” Böylece, oluşmuş görünen herhangi bir duygusal bağ çekiciliğin ürünüdür. Onu kazanmak için gösterilen yüzeysellik başka bir zamana ertelenebilir. John için herhangi bir meşru hayranlık ya da arzu oluşmaz. Bu sadece John’dan ticari anlamda yararlanmak için bir manipülasyondur.

Makyavelizm uzun bir süre tek bir kişiye doğru yoğunlaştığı zaman bir tür zihinsel istismardır. Özgürce seçim yapma organlarından birine tecavüz eder. Doğası gereği gizlice bir yaptırımda bulunabilir. İnsanın özgür olduğunu düşündüğü görünmez bir hapishane yaratabilir ama gerçekten de başkalarının arzularını yerine getirmek için farklı şekillerde köleleştirilmişlerdir. Bu, makyavelizmin en az yıkıcı, şiddet içermeyen, pasif halidir ama makyavelizmin saf bir kötülük kaynağı olarak nitelendirilmemesi önemlidir çünkü bu yanlış bir genellemedir. Örneğin makyavelizm, ebeveynler tarafından koruma, besleme, büyütme gibi yardımsever amaçlar için kullanılabilir. Ancak bu, Dark Triad’lar tarafından hedonizm ve kar gibi bencil ve yıkıcı amaçlar için kullanılabilir. Dark Triadlar’ın , en iyi günlerinde ve en kötü
günlerinde ahlaksızlık tezahür eder.

Makyavelizm her iki cinste de görülebilir fakat kadınlar, temel anlamda bundan yararlanmaya daha elverişlidirler. Erkeğin fiziksel avantajı yasal değildir. Kadının mental avantajı ise yasaldır. Bunu erkeklere çekici gelen cinsel çekicilikleriyle birleştirin. Bunun, modern Avrupa toplumu açısından kadınlar için uygun olduğu anlaşılacaktır. Bir kadının mantıksal olarak duygusal durumuna bağlı olması mantığı sadece onun makyavelizmini kolaylaştırmaya ve geliştirmeye yardımcı olur. Çünkü kadının tutarlılık eksikliği onun gerçekte olduğundan daha karmaşık görünmesini sağlar. Başına gelen saçmalıkların yarısını bile anlamaz ve kendi mantıksızlığını kavramak için ne mantıklı argümanlara ne de gözleme ihtiyaç duyar. Ne hissetmesi gerekiyorsa onu sağlayacak şeyi yapar. Eğer bu onu mutlu ediyorsa zihinsel ve fiziksel açıdan sakinleşir.

Modern toplumumuzdaki erkeklerin zayıf efemine davranış karakteristiğinin büyük bir miktarı, erkeklerin büyük çoğunluğunun makyavelist özelliklerinin ve yeteneklerinin herhangi bir yararlı self servis boyutundan yoksun olduğunun göstergesidir. Hükumetler erkeklerin kafalarının karışık olmasını ve uyanmaları yerine savaşlara ve refaha ulaşmak için fonlanan paralara, vergileriyle katkıda bulunmalarını isterler. Devletin yararına olacak şekilde onları küçük üretken, ekonomik köleler yapmak isterler. Feminist bürokratlar ve politikacılar, gayri ahlaki yasalarını bu paralarla geçirebilirler. Sonrasında bir erkek her şeyini kaybeder çünkü etrafında olup bitenleri göremeyecek kadar saftır. Bolca suçlanır ve bu saflığı için utandırılır. Dark Triad erkekler ve kadınlar uzman makyavelistlerdir. Sıradan bir insanı mental açıdan kontrol altında tutabilir, onları test edip onlara güçlerini gösterebilirler. Makyavelizm, doğal olarak aldatıcı doğa yapısına sahip narsist bireyin en mantıklı parçasıdır. Haliyle bu, sözü edilen bileşenlerin uyumsuzluğunu mümkün kılar.

Dark Triadlar, kendilerine duygusal anlamda bağımlı kadınları istismar edecek şekilde amaçlarına göre kullanırlar. Onların varlığı bile kadınlarda dopamin / serotonin / kortizol / oksitosin ataklarının yanı sıra bilmediğim diğer nöro-kimyasal rahatsızlıklara neden olur. Bu duygusal kokteyil, kadınların erkeklere bağımlı hale gelmesine sebep olur. Kadınlar drama bağımlısıdır. Bu, her modern dizi, film, romantik komedi izleyen hatunda vardır. Bu nörotransmiterleri ve hormonların sistematik salımını, bu salımlar için uyaran olarak görev yapan belirli bir erkeğin birlikteliği ile ilişkilendirerek, biyokimyasal olarak erkeğe bağımlı hale gelirler ve böylece zihinsel olarak ona bağımlı olurlar. Böylesi güçlü bir erkeğin kadının hayatından çıkması, kadının uyuşturu yoksunluğuna benzer şikayetleri olmasına sebep olabilir.

Burada Dark Triad, uyaran olduğundan uzun süreli yokluğunda kimyasal süreç durur ve kadın, herifin istismarcı bir piç olduğuna aldırış etmeden hala onun varlığına ihtiyaç duyar. Tartışmalı sonuç: Zihinsel istismar, kadınlara kimyasal olarak bağımlılık yaratabilir, çünkü onlar kadar acı verici olsa da, kadınlar drama severler. Bu dereceye kadar kadınlar mazoşist eğilimlere, özellikle de sevgi ve sekse ilişkin bir eğilim gösterirler, ancak bu başka bir makale konusudur.

Bu bölümün özeti: Dark Triad bireyler insanları narsizm ile çekerler, onları makyavelizm ile kontrol altında tutarlar ve açıkladığım duygusal kokteyil ile kendilerine bağlımlı kılarlar. Dark Triad’ın son konusu olan psikopati, makyavelizmden sonra kişilerin manipülatörlee nasıl duygusal bağ kurduklarını anlama konusunda size yardımcı olacaktır.

Makyavelizmi taklit etmek isteyenler için bu, öğrenilebilir ve akademik olarak uyumsuz olarak kabul edilen bir özelliktir. Yani temel anlamda makyavelizm öğrenilebilir bir şeydir. Politika sanatını ve ordu stratejisini öğrenerek, bunu kendi sosyal etkileşimlerinizde prensip olarak uygulayarak makyavelist olabilirsiniz.

Kaynak: https://illimitablemen.com/2013/11/17/understanding-the-dark-triad/
Çeviri: Sonsuzluk Ve Bir Gün

Dark Triad’ı Anlamak- Genel Bir Bakış- Bölüm 1

Dark Triad, muazzam sonuçları olan bir ahlakdışı kişilik üçlemesidir. Yüksek sosyal statü, kişiler arası sosyal dinamikler üzerinde sıkı kontrol sağlar ve yoğun cinsel çekiciliğe yol açar. Bu sebeplerden dolayı Red Pill felsefesiyle ilgilenen birçok erkek, onun psikolojik özelliklerinden dolayı dark triad olmakla ya da en azından dark triad taklidi yapmakla ilgilenir. Bu adamlar, belirli kişilik özelliklerinde somutlaşan gücü görüyor ve ” nasıl böyle bir pislik olabiliriz” bilmek istiyorlar. İşin aslı, eğer nörolojik olarak dark triad kişiliğiyle büyümüş bir çocuk değilseniz tam anlamıyla bu sınıflandırmaya uyan biri olamazsınız. Dark Triad, birinin eğitimini alarak olabileceği bir şey değildir fakat ters mühendislik olabilir ve taklit edilebilir. Daha sonra bunu makalemde ayrıntılı olarak ele alacağım ama önce Dark Triad tam olarak ne, ondan bahsedeceğim.

Kısa süre önce Dark Triad’ın bir kişilik özellikleri üçlemesi olduğundan bahsetmiştim. Daha ayrıntılı ele almak gerekirse Dark Triad, birbirini izleyen anti sosyal mental şemalar halinde olan üçlüden oluşur. Bunlar aşağıdakilerdir.

Narsizmi Anlamak

Gülünç bir şekilde yüksek, aşırı özsevgi, normalin çok ötesinde özgüven. Dark Triad olan kişiler, egoizmin vücut bulmuş halleridir. Bunlar, Dark Triad kişiliğin diplerde yatan karanlık kişilik özelliklerini maskeleyen birleşenlerdir. Birçok temel sosyal durumda kabulü sağlamaya yarayan bir aygıttır. İnsanlar için doğuştan gelen böyle devasa bir özgüven, çekicidir.

Narsisizm, klinik, derin köklü ve yoğun bir şekilde içselleştirilmiştir. Kişi basitçe herkesten üstün olduğunu düşünür çünkü öyle olduğu için öyledir. Bu, tanrı kompleksine benzer bir şeydir. Doğal olarak bu kanıtlanmış olmasa da diğer insanlar üzerinde sürtünme etkisine sahiptir. İnsanlar bilinçaltlarında kendilerini çok seven birisinin kendi imajları için bir temeli olması gerektiğini varsayarlar. Bu yüzden yanlış olacak şekilde bu tiplerin değerli insanlar olduklarını düşünürler. Narsistler, dünya çapında bir başarının yokluğunda bunu başarana kadar öyle görünmekte iyi olan tipelerdir. Öyle görünmek için kendini harcayan sıradan bir adamın aksine narsistler neredeyse böyle görünmek için hiç çaba harcamazlar çünkü iddialarının nesnel geçersizliğine rağmen, kendi sanrılarına inanırlar.

Psikopatinin korkusuzluğunda yoğunlaşmış bu tip narsizmin gücü( sonra daha fazlası) oldukça yüksek özgüven üreten bir cesaret bolluğudur. Bu, keskin ve riskli bir göz olarak ortaya çıkan muazzam oportünizme olduğu kadar katı karar vermeye de olanak sağlar. Buna bağlı olarak, bunu, narsistin kişisel arzularla meşgul olduğunda başarı yakalaması izler. Kişisel arzuların onları tüketmesine izin vermek yerine başarısızlığı rasyonelleştirebilirler. Bu, bireye ve içinde bulunduğu narsizm tipine bağlıdır çünkü var olduğunu düşündüğüm iki farklı tipte narsizm vardır: İşlevli narsizm ve işlevsiz narsizm.

Sıradan biri endişelidir ve özgüveni zayıftır. Buna karşın doğal olarak özgüveni olan insanlar bile yüksek özgüvene sahip insanların cazibesine kapılacaklardır. Bu, ilk adımda narsistin sosyal statüsünü ve popülaritesini arttırarak ve nihayetinde varolan mantıksal ve somut gerekçeleri vererek narsisistik arzını dairesel olarak harekete geçirme etkisine sahiptir. Narsistin tiyatral yüzsüzlüğü, elde ettiği olumlu geri bildirimle açıkça ortadadır. İyi adamların sonuncu gelmesinin tersine bu, ” olumlu geri bildirim döngüsü” olarak bilinir.

Narsizm, oldukça bulaşıcıdır ve belirtilerini gösteren kişiye karşı diğer insanları bağımlı kılma eğilimindedir. Özellikle öz saygısı düşük olan ve hayran oldukları kişi gibi olmaya çalışan insanlar tarafından… Düşük özgüvene sahip insanlar, narsistlerin kendilerine olan güvenlerini ve kişilik özelliklerini uzun süre onların etkisinde kalarak taklit edebilir, huy edinebilirler.
Üçlemenin narsistik unsurunun olumsuz yönü/ zayıflık, egolarını gerçeğin üzerinde tuttuğu için normal olarak kişilerin sorgulama yeteneklerine zarar verir. Eğer egolarına yönelik bir saldırıdan kaçınmazlarsa ya da tamamen göz ardı etmezlerse (ki bu yaygındır – genellikle rastgele ifadelerin üzerindedirler), egolarını korumak için gerçekliği / mantığı tamamen reddederler. Zaman zaman onlar bile, davranışsal / inatçı tavrınızı size ödetmek için sizi kötü niyetli bir şekilde durduracak kadar ileri gidebilirler. Bunu oldukça agresifçe, kendilerini sizden üstün biçimde konumlandırarak bir kusurunuzu( ya da iki, üç) göz önüne sererek kendi lehlerine çerçeveleri yeniden oluşturarak yaparlar.
Bir Dark Triad, narsizmini bir kızla oyunda sergilediğinde esasen kızı suçlar, onu kendine uydurur ve sonra onu suç ortağı olduğu için ödüllendirir. Bu, işlemsel koşullanmanın bir formudur ve büyük ölçüde Dark Triad’ın sonraki unsurlarına bağlıdır. ( Doğal olarak her bir parçası diğerlerine bağlı olduğu gibi)
Eğitim ve kendini gelişim ile sınırda narsisizm (klinik narsisizmden çok daha sağlıklı), daha önce kısaca değinildiği gibi, olumlu geri bildirim döngülerinin oluşturulması ve sürdürülmesi ile ilgili olarak, kişinin özgüvenini geliştirmek için kullanılabilir

Narsisizm taklit etmek isteyenler için, öğrenilebilir ve akademik olarak “sosyal uyumsuz bir özellik” olarak kabul edilebilir. Temel olarak narsizm öğrenilir. Eğer istersen narsist ya da buna benzer bir seviyede herhangi bir şey olabilirsin. Bu, genetik alanla sınırlı bir şey değildir.

Kaynak: https://illimitablemen.com/2013/11/17/understanding-the-dark-triad/

Çeviri: Sonsuzluk ve Bir Gün

Mutsuz Kadınlar

40’Lı yaşlara gelip de evlenememiş, çocuksuz kadınların ya da eşinden boşanmış dul kadınların içinde bulunduğu nevrotik, agresif, alıngan, ruh halini, mutlu görünme çabalarına rağmen ne kadar da mutsuz olduklarını görmüşsünüzdür. Çocuksuz olmak kadınlar için travmatik etkileri olan berbat bir ruh halinin temel sebebi olsa da erkeksiz olmak da bir kadın için en az bunun kadar yaralayıcıdır.

20’Lerinde feminizmin gazlamasıyla dilediğini yapan, özgür kadın portresi çizenler ve hoyrat yaşamlarıyla övünenler, ilerde kendilerini mutsuzluğun dibine vurmuş halde oradan oraya savrulurken bulacaklar. Tabi siz bunu anlatmak için ne kadar çabalarsanız çabalayın, solipsist doğaları gereği kadınlar bunu görmezden geleceklerdir. Mantıklı düşünme becerisi olmayan bir canlıya bunu anlatamazsınız. İş işten geçtikten sonra da mutsuz yaşamları için erkekleri ve sözde erkek egemen sistemi suçlayacaklardır. Hatta bir adım ileri gidip erkeklerin ne kadar iğrenç, berbat, ilkel canlılar olduklarından bahsedeceklerdir. Bu genellikle yüksek değerdeki erkekler tarafından ilgi göremeyen, çevresinde sadece meriçler ve sapıklar olan kadınların, yaşadıkları travmadan kurtulmak için tüm erkekleri suçlu ilan etmesidir. Böylelikle vicdanlarını rahatlatıp asıl meseleyi görmezden gelirler. Evet, bu da solipsist doğalarının bir ürünüdür.

Kadınlar sorumluluk almaktan mümkün mertebe kaçarlar. Hatalarıyla ve başarısızlıklarıyla yüzleşmekten nefret ederler. Bu yüzden çoğu kadın sadece bir yere kadar işinde yükselebilir. Strese dayanamazlar. Bunları bir kadına söylediğinizde kesinlikle sizi yalanlayacak, başarılı kadınları örnek gösterecektir. Halbuki bu kadınların sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Özel olduklarını düşündüklerinden pozitif ayrımcılığa karşı olduklarını dile getirseler de bunu önlemek adına asla somut bir adım atmazlar. Bu da yine solipsist doğalarının en temel özelliklerindendir. Her kadın en iyi erkeği hak ettiğini düşünür. Size bunu söylemese, tam tersini savunsa da içinde hep bu düşünce vardır. Mutsuzluklarının bir diğer sebebi de budur. İstediği gibi bir erkekle birlikte olabilen kadın çok azdır. 30’larından sonra seçim şansları azalır. Çekici buldukları erkekler artık onlara yüz vermez olur.

Öte yandan size 30’lu yaşlardaki kadınların ne kadar çekici ve güzel olduklarını savunan gerzek soy boylar vardır. Bunlar, porno kültürünün ve mavi hapın etkisiyle 30’luk kadınları gözlerinde ilahlaştıran saf tiplerdir. Gençliklerinin ve güzelliklerinin zirvesinde olan cinsel market değeri yüksek kadınları elde edemediklerinden erkeklerin yavaşça elini eteğini çektiği kadınları överler. Sizi de cahil ve tecrübesiz olmakla suçlarlar. Gerçekten de içlerinde bulundukları ruh hali acınasıdır. Kadın her yaşta güzeldir safsatasını içselleştirmiş, mavi hap yerine serum almışlardır.

30’lu yaşlarda genç gösteren, güzel kadınlar olabilir ama hiçbiri 20’lerinin başlarındaki genç, orta halli kadınlarla yarışamaz. Gençlik ve güzellik kısa süren bir sermayedir. Ayrıca kadınlar cinsel tecrübeleri arttıkça değer kazanmazlar, aksine değer kaybederler. Her erkek ve her ilişki, ruhlarından bir şey koparıp götürür. Sonunda ruhsuz, duygusuz, hayattan soğumuş zombi tipler olarak kalırlar. Her farklı partner, onları kedileriyle yaşayıp yalnız ölen mutsuz kadın portresine biraz daha yaklaştırır.

Sinir Harbi: Red Pill’i Sindirememek

Bugün aynı konu hakkında aldığım 2 mesaj bu yazıya esin kaynağı oldu. Mesajların içerikleri şöyle: Bir kızla bayadır konuşuyorduk. Hatta cinsel mevzulara dahi girdik. Sevişeceğimize %100 ihtimalle bakıyordum ama kız, bahaneler uydurarak bir şekilde görüşmeyi sekteye uğrattı. Ben de bunun üzerine kıza hakaret edip ” zaten benim seninle işim olmaz, pis orospu! diyerek kızı her yerden engelledim. ”

Şimdi burada yatan sinir harbi, mavi haptan tam olarak kurtulamamakla yakından ilgili. ” Kırmızı hapı aldığımda her kadın bana verecek, iyi bir işim olacak, çok para kazanacağım. Tek eksiğim kırmızı haptı, onu da aldım” kafası, emeksiz ziyafet çekmek isteyen arkadaşların çok sık içine düştüğü bir durum. Dahası, Red Pill’in büyük üstadları bile her kadına garanti gözüyle bakamıyorken ve reddedilme riskinin var olduğunu biliyorken sitedeki tüm yazıları okuyup ” tamam, artık ben oldum. ” düşüncesine sahip arkadaşların bu tavrı bana çok saçma geliyor. Sanıyorlar ki iki- üç kez kızla buluşup bir şeyler içince kesin sevişirim. Bir kızla bakıştım ve yanına gidip numarasını aldım. O halde kesinlikle bu benim manitam olur.

Hayır, o hatunun senin manitan olma ihtimali var. Bu ihtimali oyunla, parayla, görünüşle, maskülenlikle, statüyle arttırabilirsin ya da azaltabilirsin. O hatunun %100 senin olma ihtimali yoktur. Bu, Rollo Tomassi de olsan böyledir. Belki şansın %95 olur ama asla %100 olmaz.

Bir diğer mevzu da ” Millennial Nesli Ve Snowflake Kavramı” isimli yazıda belirttiğim gibi erkeklerdeki prens kompleksi. ” Ben her şeyin en iyisini hak ediyorum, o halde her şeyi elde edebilmeliyim. ” düşuncesi. Hayır, bu imkansız. Hiçbirimiz hayal dünyamızdaki şeyleri gerçekte elde edemeyiz. Güzel bir kadınla yatamayabiliriz, son model BMW’ye binemeyebiliriz ya da lüks bir villada oturamayabiliriz. Bunları elde etmek için çalışıp gereken emeği sarf edebiliriz ama bunları elde etme garantisi diye bir şey yoktur.

Başarısızlık halinde duygusal manipülasyona ve ajitasyona girmeden başarısızlığın esas sebeplerini bulup bunlar hakkında kafa patlatırsanız bu tip başarısızlıklarla bir daha karşılaşma ihtimaliniz azalır. Ağlayıp sızlarsanız ve mantığınızı devre dışı bırakırsanız yine aynı hataları yapma ihtimaliniz artacaktır.

Başarısızlıklarınızı gözünüzde büyütüp dev yapmayın. Onlara bakarak ne kadar talihsiz bir insan olduğunuzu düşünmeyin. Bazen %100 doğru hareket etseniz bile bir şeyin olmayacağı varsa olmaz. Kadınlar mantıklı canlılar değildir. Erkek arkadaşına kızıp size yazmış olabilir, sizi kafasında çok farklı hayal etmiş olabilir( online datingte sık karşılaşılan bir sorun) , diğer kızlara kendini ispatlamak için sizle buluşmuş olabilir vs vs. ” Her yürüme başarılı olmak zorunda, eğer olmuyorsa tek sorumlusu benim. ” kafası sizi ruhen ve fiziken tüketir. Kadınların dengesiz ruh hali yüzünden neden kendinizi tüketesiniz?

Öncelikle böyle ilgisiz bir tutum içine giren kadınla ilişkinizi sınırlandırın. Baktınız artık hiç yazmıyor ya da aramıyor, o zaman siz de onu aklınızın hurdalığına atın. Farklı hatunlarla yolunuza devam edin. Geçmiş hatunda yaptığınız yanlışları bir daha yapmamaya özen göstererek gelişme kaydedin.

Erkeklere En Çok Söylenen Yalanlar

Dün Youtube’da erkek kanalı isimli video kanalını izlerken keşfettim ki gerçekten umutsuz şekilde sevgili edinmeye çalışan snowflake‘lere söylenen yalanların haddi hesabı yok. Bu halde bile kanalın 182.700 abonesi var. Kanaldaki videoları izleyen erkekler, gerçekten kadınlar konusunda başarılı olabilecekleri ümidini taşıyorlar. Klasik beta erkek bilgilerini sindirip de hayal dünyasını genişlettiklerinde mavi hapın aslında çok tatlı olduğunu sanıyorlar.

İyimser düşünmek insanı mutlu eder, evet. İnsan birçok şeyin üstesinden bu şekilde gelir ama ikide bir duvara toslayıp hala taktik değiştirmeden iyimser düşünmeye devam ediyorsan bunun salaklıktan başka bir açıklaması olamaz. Zaten kanal da mavi hap yalanlarını güzelleştirip saf erkeklerin önüne koymaktan başka bir şey yapmıyor. İşte bu yalanlardan bazıları:

1- Seni sen olduğun için sevecek biri olmalı:

Bu malesef en çok inanılan yalanlardan biri çünkü erkeğimiz gerek fiziksel gerekse mental açıdan kendini geliştirmeye üşeniyor. İstiyor ki oturduğu yerden ona en güzel hatunlar gelsin. İstiyor ki hiç emek harcamadan mucizevi şekilde iyi bir hatuna sahip olayım. Hayır, kendini geliştirmiş bir adamla suya sabuna dokunmayıp konfor alanından dışarı çıkmamış bir adam asla bir olmaz. O hatun, birinci tip adamın ikinci hatta üçüncü sevgilisi olmayı seninle olmaya tercih edecek.

2- Hayatının kadını, seçilmiş kişi:

Bu özellikle 18- 25 yaş arası gençlerde çok yaygın. Sebebiyse tecrübesizlik. İlk defa elini tuttuğunuz kadın sizin için özeldir. Onun diğer kadınlardan çok farklı ve üstün olduğunu düşünürsünüz çünkü o kadını kendi zihninizde özel bir yere koymuşsunuzdur. Bu, kadını kaybetmemek için geliştirdiğiniz zihinsel bir reflekstir. Birlikte uyuduğunuz, tatile gittiğiniz, seviştiğiniz kadın sayısı arttıkça kadınları zihninizde kutsama hastalığınız da azalır.

3- Kadını memnun et, onu el üstünde tut:

Mavi hapın belki de en zehirli yönlerinden biri bu. Kadını kendinden üstün tutma ve onu her koşulda memnun etmeye odaklanma. Bu bakış açısına sahip erkeklerin %90’ı hayalkırıklığına uğrar ve gösterdiği fedakarlıkların bedelini ya terk edilerek ya da aldatılarak öder çünkü kadınlar, kendilerini yanında güvende hissedebilecekleri, cesur, kadın tarafından onaylanma ihtiyacı hissetmeyecek erkekleri severler. Beklentileri her zaman erkeğin onlardan üstün olması yönündedir.

4- İlişkide para önemli değildir:

Bunu herhangi bir videoda kadınlardan duyduğumda gerçekten ekranı yumruklayasım geliyor. Bir insan göz göre göre yalan söyler mi? Kadınsa ve doğası gereği kendini cici kız olarak göstermek istiyorsa söyler.

Para gerçekten çok önemlidir. Belki de ilişkideki en iyi jokerdir çünkü para= statü= güçlü erkek= sağlıklı nesillerdir. Kadının güdüsel seçilimi böyledir. Çoğu zaman parası olan erkek, çirkin ve şişman olsa bile en güzel kadınlar tarafından tercih edilebilir. O andan itibaren erkeğin kusurları kadın tarafından görülmez olur.

5- Kadınlar masum ve iyidir:

Gerçekten tüm kadınların Disney karakterleri gibi olduklarını düşünen erkekler var ve bu erkeklerin sayısı hiç de yabana atılacak gibi değil. Twitter’da çoçuklarına köpek maması veren, hastanedeki hastaların ilacına zehir katan, öz çocuklarını döven, eşini öldüren, terör örgütü mensubu olan vb. birçok kadına dair haberler okuyorum. Daha beterleri de var. Mesela kocasının kafasını kesip köy meydanında gezdirenler, pompalı tüfekle kafasını uçuranlar vs vs. Bunun yanında, kadınlar genellikle fiziksel açıdan erkeklerle başa çıkamadıkları için zihinsel şiddete başvuruyorlar. Yani kadınları melek gibi görüyorsanız bir daha düşünün.

Evlilik: Mayınlı arazide yürüme

Yargıtaydan çıkan son karara göre düğünde takılan altınların ve paraların geline ait olduğu kesinleşti.

2016’dan beri üzerinde çalışılan süresiz nafakanın kaldırılması konusunda hala bir gelişme yok.

Boşanan erkek, hukuki anlamda kusursuz olsa bile kadına tazminat veriyor.

Boşanan erkek, kadınla aynı statüde olup aynı parayı kazansa bile çocuğu olmadığı halde kadına süresiz nafaka veriyor. Süresiz!

Kadın nafaka ücretinin arttırılması için mahkeme başvurabiliyor ve erkek bu parayı ödemezse hapis yatıyor.

Kadın %90 ihtimalle çocuğun velayetini alıyor ve eğer istemezse çocuğu babasına göstermeyebiliyor.

Yasalar ve hukukçular açıkça kadına pozifif ayrımcılık tanımaya yönelik çalışıyor. Mağdur olan taraf erkekmiş, çocukmuş bunun hiçbir önemi yok. Nafaka kadının hayat sigortası. Çalışmadan beleş hayat sürmesi için ayrılmış fon.

Günümüzde kadınlar için evlenip boşanmış olmak evli olmaktan çok daha avantajlı. Kadınlar bunun farkında. Hatta bir kısmı, çocuklarını yalnız büyütmek için can atıyor. Bu durumda o çocuğun sağlıklı bir şekilde büyümesini bekleyebilir misiniz?

Kadınların sorumluluk almaktan muaf tutulduğu, erkeğin sürekli suçlamalara maruz kaldığı bir dönemde evlenmek ne kadar mantıklı?

Evlendiğiniz kadının sizden daha iyisini bulduğunda çekip gitmemek için hiçbir sebebi yok. Yasalar, ahlak, düşünce yapısı, her şey kadının üstünlüğüne göre inşa edilmiş.

Malesef günümüzde evliliğin mayınlı arazide yürümekten hiçbir farkı yok. Size düşen, mantıklı kararlar verip pişman olacağınız şeyleri yapmamak.

Millennial nesli ve snowflake kavramı

Batı’daki Red Pill üstatları, iki kavram üzerinden günümüz erkeğini ve kadınını yorumlarlar. Bunlar millennial ve snowflake’dir.

Millennial diye tabir edilen nesil, 80’lerin ortasından 2000’lerin başına kadar olan süreçte doğmuş nesli ifade eder. Bu nesil, genellikle anne- babaları çalışmak zorunda kaldığı için evde yalnız büyüyen, bilgisayar ve televizyonla çok fazla haşır neşir olan, inatçı, bir dediği iki edilmemiş, şımarık gençlerden ve orta yaşa doğru ilerlemekte olanlardan oluşur. Genellikle feminizm, veganlık, solculuk, anarşizm gibi ayrıştırıcı sol akımlar bu nesil içinde hayli rabet görmüştür. Bunun sebeplerinden biri de aşırı rahat ve hayalperest bir şekilde büyütülmeleridir.

Bu neslin insanlarıyla konuştuğunuzda genellikle söyledikleri şeylerin tersini iddia ederseniz ya cahil olmakla suçlanırsınız ya da hakaret işitirsiniz çünkü onlar, babalarının, annelerinin prensleri- prensesleridir. İşte snowflake kavramı da tam olarak bunu ifade eder. Çocukluklarında fazla pışpışlandıklarından kendilerini özel sanmaya meyillilerdir.

Bu kesim sürekli bir arayış içindedir. Mutlu olmaları zordur. Hep en iyisini hak ettiklerini düşünürler. Bu yüzden de hak etmedikleri muameleyi gördüklerinde aşırı tepkiler verebilirler. Biyolojiden ve evrimden bihaber olup vegan olabilir, sosyalizmden bihaber olup çevrelerinden etkilenerek sosyalist olabilirler. Tabi bu çoğunlukla gösterişte kalır. Esas önemli olan, farklı olmak ve ilgi çekmektir. Bugün televizyonlarda, kampüste, meydanlarda özgürlük, adalet, kardeşlik naraları atan kesim çoğunlukla millennial neslindendir. Tıpkı 68 kuşağı gibi hayalperest, fazla iyimser, özgürlüğüne düşkün ve sancılıdırlar.

Bu kesim maskülenliği zehirli görür ve sürekli magandalıkla bağdaştırır. Erkekler doğuştan mavi haplıdır ve kendilerinden emin görünüşlerinin altında pısırık, çekingen, üşengeç bir adam yatar. Kadınlarsa annelerinin evlilik karşıtı fikirleriyle büyümüş, bekaret ve ahlak gibi kavramları sallamayan, 25 yaşına kadar iki haneli partner sayısına ulaşabilme potansiyeli olan kadınlardır. Ne acı ki bunu özgürlük olarak görürler.

Bu neslin bir kısmı şu an 30’lu yaşlardadır ve aile kurmaktan, çocuk sahibi olup stabil bir yaşama sahip olmaktan çok ama çok uzaktır. İtiraf etmeye çekinseler de 2. dalga feminizmin kendilerine kazık attığının yavaş yavaş farkına varmaya başlamışlardır. 3. Dalga feminizm ise zihinlerini adeta enkaza çevirmiştir. Aile mevhumunu yitirmişlerdir. Eş sevgisine ve düzenli, mutlu bir aile yaşamına yabancılaşmışlardır. Erkekleri sürekli rekabet edilecek kişiler olarak görmektedirler. Şu haliyle Don Kişot’tan farksızdırlar.

Kaybedecek Hiçbir Şeyiniz Yok

İlişkilerde en sık karşılaştığım sorunların başında erkeğin çekingenliği ve ürkekliği geliyor. Birçok erkek, kadınlar tarafindan tacizci olarak damgalanmaktan veya hakaret işitmekten korktuğu için kadınlara yaklaşamıyor. Özellikle park, cafe, kantin, konser alanı gibi umuma açık yerlerde bir hatundan hoşlandığımızda gidip hatuna selam verip birkaç kelime ederek tanışmakla, hatunun kıçını ellemeyi aynı kefeye koyuyoruz. Halbuki birisi açıkça tacizken diğeri normal bir insan davranışıdır.

Rastgele bir hatunla tanışmayı geçtim, hergün okulda, iş yerinde, spor salonunda gördüğümüz hatta muhabbet ettiğimiz hatunlarla bile konuşurken ezilip büzülüyoruz. Ağzımızdan çıkacak kelimelere ekstra dikkat edip karşı tarafa, zararsız, masum çocuk imajı vermeye çalışıyoruz. Bu davranışımızın taktir göreceğini koşulsuz kabullenmişiz. Böyle yaparak hatunu etkileyebileceğimizi sanıyoruz. Tabi işin içine biraz da narsizm giriyor ve eşsiz bir erkek olduğumuzu, bizim dışımızdakilerin hanzo olduklarını düşünüyoruz. Bu kafa yapısı genellikle snowflake( kar tanesi) denen ve kendini çok özel zanneden erkeklerde görülüyor. Bu erkekler, hüsrana uğradıklarında ise kadını kezbanlıkla, ortadoğulu pis bir çomar zihniyetine sahip olmakla suçlayıp kendilerini aklamaya çalışıyorlar.

Kadınlara dair kesinlikle bilinmesi gereken şeylerden biri, başta kendine güveni olmayan erkeğe karşı sevgi ya da saygı besleyemeyecekleridir. Kadın, kendini yanında güvende hissedebileceği, onu koruyan ve gerek mental gerekse fizilsek yönden tamamlayabilen erkeği sever. Fiziksel görünüşünüz ne kadar iyi olursa olsun, içinizde bir soy boy yatıyorsa ya aldatılırsınız ya da terk edilirsiniz. Mental güç bir erkeğin en çekici yanıdır ve kararlı bir erkek gerçekten de çekicidir. Azimli bir erkek seksidir. Mücadeleci bir erkekse kadınların değer verdiği erkektir. Bunların hepsinin bileşeni sizi kadın nezdinde baş tacı yapar. Fakat siz tereddüt eder, korkar ve kararsız kalırsanız kadın size sırtını döner.

Neredeyse her yazımda söylediğim şey şu: Risk almaktan korkmayın. Kaybetmeyi öğrenin çünkü bu da oyunun bir parçası. Reddedileceksiniz ama inanın, cesur olduğunuz için kimse sizinle taşak geçemeyecek. Bir kadında ısrar edip kendinizi kısır döngüye sokmadığınız sürece saygı duyulan bir adam olacaksınız. Doğru yerde, doğru zamanda, doğru şeyi yaptığınızda büyük ihtimalle istediğiniz şeyi elde edeceksiniz. Yüzleşmekten korkmayın, deneyin ve ders alın. Oyunun kuralı basit: Kaybetmekten korkan kaybeder!

Konuşmaktan çekindiğiniz kadın büyük ihtimalle sizden daha ürkek ve çekingen. İster tecrübeli olsun isterse tecrübesiz, sizden gelecek hamleyi bilmediği için heyecanlı. Yani siz aslında tedirginken karşınızdaki rahat değil. O da sizi tanımadığı için ürküyor. Onu rahatlatmak ve ona erkek gibi erkek olduğunuzu göstermek sizin elinizde.

Hatunla mesafenizi koruyun, konuşurken gözlerinin içine bakın, rahat olun. Çok dinleyin, az anlatın. Her sözünü onaylamayın. Bazen reddedin ve kendi argümanınızı sunun. Açıksözlü olun, küfretmeyin, nazik olun ama nezaketi abartıp komik duruma düşmeyin. Karşınızdakine olumlu sinyal vermek adına hoşlanmadığınız şeyleri onaylamayın. Kendinizden ödün vermeyin. En önemlisi, hatunla konuştunuz diye %100 ilişkiye başlayacağınızı düşünmeyin. Diğer hatunları da değerlendirin. Sakın çekinmeyin, kaybedecek hiçbir şeyiniz yok.