Bir kadın gibi ilgiye boğulsaydın ne olurdu ?

Büyük şehirlerdeki güzel kızlar internet aracılığıyla, barlarda, sokaklarda ya da sosyal çevrelerinde erkekler tarafından direkt ya da dolaylı olarak ayda 1000 defadan fazla seks talebi alıyorlar.

Bir kız basit bir sosyal medya profiline sahipse, biraz sosyal çevre oluşturmaya zaman ayırmışsa, haftada birkaç kez dışarı eğlenmeye çıkıyorsa sana garanti ederim ki geçmişteki çok ünlü bir kadına teklif edilenden daha fazla penis teklifine maruz kalmış demektir.

Bir kadın ona teklif edilen seksin %99’uyla ilgilenmeyecektir ancak bu durumun onun psikolojisine olan etkisini düşünün.

Bu durumu tersten düşünelim. Eğer ayda 1000 kadın seninle seks yapmaya çalışsaydı bu seni nasıl bir insan haline getirirdi ? Eğer ben ayda 1000 kereden fazla seks teklifi alsaydım nasıl biri olurdum söyleyeyim:

Kökten bir şekilde bozulmaya, şımarmaya başlardım, tüm o kadınları sadece var olduğum için hak ettiğimi düşünürdüm. Kadınları ekerdim, buluşmalarımı sıklıkla iptal ederdim çünkü en iyi olan seçeneğin hangi kız olduğuyla alakalı sürekli kafam karışık olurdu.

Beynimin içini okuyamayan ve bana tam istediğim şekilde davranma konusunda başarısız olan kadınlara karşı ukala (bitchy) hareketler sergilerdim. Çünkü, “ne yani bu kadınlar istediğim anda yüzlerce diğer kadınla yatabileceğimi bilmiyorlar mı ki?” diye düşünürdüm

Moduma göre değişken, kaprisli hareket ederdim. Kadınlardan aldığım reaksiyona göre hareket ederdim. Eğer bir hafta diğer haftadan daha az ilgi aldıysam, öfke nöbetine girerdim ve hemen bir tatmin beklerdim. Aynı zamanda çok kolay sıkılırdım.

Çok fazla kadın sürekli olarak beni eğlendirmeye çalışırken, sıkıcı ve bunun için bir şeyler yapmayan bir kıza 5 dakikadan daha fazla dayanamazdım. Son olarak, istikrar ve güvenilirliktense çeşitliliğe önem verirdim. Bir yeni kızdan diğerine zıplamayı deneyimlemeye bağımlı olurdum. Ve tüm bu heyecan ve eğlencenin bir kızdaki istikrar ve güvenilirlikten daha değerli olduğunu düşünürdüm. Dikkat sürem küçük bir çocuğunkine dönüşürdü.

Az önce modern kadını tarif etmedim mi?

Bizim büyük bir bölümümüz genetiğimizle şekillenmiş olsa da çevre de bu şekillenmede büyük bir rol oynar. Ve çevre sizinle seks yapmak isteyen binlerce insandan durmaksızın devam eden bir ilgi sunuyorsa, kişiliğiniz hatta insanlığınız gerileyecek ve başkalarıyla anlamlı bağlar kurmanız zorlaşacaktır.

Modern kadında kalıcı bir sevgi, huzur ve güvenilirlik bulmaya çalışmak zeminde hareket eden kırmızı lazeri kovalamaya odaklanmış bir kediyle derin bir sohbet geliştirmeye çalışmak gibidir.

Eminim siz de barda, gece kulübü ya da başka bir ortamda kızın ilgisini hızlıca kaybetmesine ve sadece 10 dakika sonra başka bir adam tarafından açılış yapılması durumunu gözlemlemişsinizdir.  Hatta küçük kasabalardaki kadınlara bile çok fazla yazıyorlar. Avrupa’nın tenha kasabalarından kızlarla tanıştım. Bu kızlar yerel beta ve kızın yörüngesinde dönüp duran erkeklerin sürekli onlarla yatmaya çalıştığını söylüyorlardı. İspanyol, İngiliz turistler onlara sürekli avm’lerde yaklaşıyorlardı. Ve internetten sürekli olarak karşılıksız hediye ve sadece bir buluşma koparmak amacıyla ücretsiz seyahat teklifi alıyorlardı.

Kadınların bu kadar fazla flört fırsatının olduğunun anlaşılması bizim oyunumuzu nasıl kuracağımızın temellerinden biri olmalı. Kadınlar daha fazla seçeneğe sahip oldukça, oyunumuz daha metodik olmalı.

Çeviri kaynağı: Roosh V

Benim yorumum: Roosh V’nin kitaplarından birini okurken bu bölüm hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Roosh V burada karşınızda bir rakibiniz varsa ve sürekli elini güçlendiriyorsa, sizin de buna göre kendi oyununuzu güncellemenizin gerekliliğinden bahsetmiş. Oyun sabit değildir ve zamana, kültüre göre değişir.

Kızların fazla ilgiden sağlıklı düşünme yetileri bozulmuş durumda. Onlarla yatmaya çalışan erkek sürüsüne bakıp, kendilerinin sadece var oldukları için ilişkide masaya hiçbir şey koymadan erkek tarafından sunulacak her şeye layık olduklarını düşünmeye başlıyorlar. Sonuçta ortaya dengeli bir ilişkidense erkeğe baskın, dominant gelmeye çalışan, erkekten sürekli çerçeve çalmaya çalışan kaprisli, tavırlı kadınlar çıkıyor. Ve bunlardan bıkmış erkekler.

Flörtte ve tanışmalarda kadınla erkeğin stratejisi çok farklıdır. Bir kadın stratejisi olarak ayağına geleni beklemek çok etkili olabilse de, erkek için hüsrandır. Bir erkeğe takılı kalmak seçenek bolluğundan kadın için daha uzak bir ihtimal olsa da, erkekler seçenek darlığından bir kadına aşırı anlamlar yüklemeye daha yatkındır. Bu yüzden bizlerin tutarlı ve düzenli bir şekilde kızlara yürümesinin önemli olduğunu savunmuşumdur. Kızlar zaten modern zamanda teknolojinin coşturduğu bolluğu ve hipergamiyi dibine kadar yaşıyorlar. Sen bu konuda kendini nasıl güncelliyorsun?

Ben de bazen geçmişte söylediğim şeyleri bir kenara bırakıyorum.  Çünkü daha iyi işe yaranını bulmuş oluyorum. İngiltere’deki gündüz oyunu yapan oyuncuların (Rahmetli Tom Torero gibi) oyun stilinin tam olarak bizim toplumumuzdaki kızlara uygun olmadığını düşünmüş ve uzun yıllar deneme-yanılma çalışmalarıyla Türkiye kültürüne uygun olarak yazdığım gündüz vakti kadınlarla tanışma rehberi ‘ni çıkarmıştım. Tabi her zaman oyunum daha iyiye evriliyor, zaman zaman erkekadam’da yaptığımız bunun gibi podcastlerle öğrendiğim yeni bakış açılarını güncel bilgi olarak sunuyorum.

Kadınlarla Asla Tartışma | Bağıran Kadınlar (video)

Merhaba millet. Ben Mr. Deer. Daha önce mutlaka durup dururken sesini yükselten veya bağıran kadınları görmüşsünüzdür. Özellikle kendine her şeyi hak gören bu sesi ile insanları etkisi altına almaya çalışan kadınların rezillik videoları internette epey dolu. Belki de sizin başınıza da gelmiştir. Benim başıma mutlaka geliyor. Tamam bende bazen eğlencesine özellikle feministlerle alay etmeyi ve tatlı kızları tatlı tatlı kızdırmayı seviyorum. Bazen de hiçbir alakam olmasa da bu çığırtkan kadınları mıknatıs gibi çekiyorum. Bunları ciddiye almak boşa uğraş. Zaten genel olarak kadınlarla tartışmak ve ciddiye almak saçmalık. Çünkü kadınların doğası Solipsist’dir. Kadınlarla mantıklı tartışma mümkün değildir.  Başta bahsettiğim saygısız, çırğırtkan kadınlarla ve genel olarak kadınlarla tartışma konusunu sizler için başıma gelen olaylarla ele aldım, İyi Seyirler.

Konu ile alakalı Sonsuzluk ve Bir Gün ‘ün yazısına da göz atamak için; link

 

Kendi Kırmızı Hap Vaka Analizim

Bu yazıda kendi kırmızı hap vaka analimizi yapacağım 🙂

2 yıldır beraber olduğum Ukraynalı kız arkadaşım (Son yıllarda her yaz tatile Antalya’ya giderim ve oradaki yabancı hatunlarla daygame’den tanışırım, bu kızla da o şekilde tanıştım) ilerleyen yaşından kaynaklanan evlenme telaşı içindeydi. Bir yandan da daha iyi bir hayat için Türkiye’ye taşınmak ve burada çalışmak istiyordu. Kendisine evlenme konusunda pek yardımcı olmadığım için sonunda bana “ara vermek” 🙂 istediğini söyledi. Bu beklentilerini karşılayamadığım ve artık bana dert olmaya başladığı için ayrılmak benim için de güzel bir seçenekti ve buna itiraz etmedim. Zaten itiraz etmiş olsam da sonuç değişmezdi.

Onunla bir daha hiçbir şekilde iletişime geçmedim. 6 ay kadar sonra bana ulaştı. Bana neden haber verdiğini bilmediğini ama Antalya’ya taşınıyor olduğunu ve orada iş arayacağını söyledi. Benimle güzel giden ilişkisini mahvettiğini de ekledi.

Yaşı gereği olan bu telaşının (kadınların duvara toslama evresi) yanında ona gelecek vadetmeyen bana daha fazla zaman ayırmak istememesini anlayışla karşılaşmıştım zaten. Şimdi tam olarak neler dediğini hatırlamıyorum ama kız aslında benden bayağı kavgalı ve saldırganlaşarak ayrılmıştı. Ben de bu ilişki miadını doldurduğu için ona ulaşmamıştım bile. Aslına bakarsanız bu kadar kavgalı giden bir kızın bana ulaşmasına şaşırmıştım. Demek ki “no contact” yapınca bu durumdayken bile ulaşabiliyorlarmış. Neyse, Antalya’da ev tuttuğunu ve olurda görüşme şansımız olursa çok sevineceğinden bahsediyordu.

Ben de o sıralar motosikletle yarım Türkiye turu yapmak üzereydim ve rotam Antalya’dan da geçiyordu. Yanına uğrayacağımı söyledim. 1 ay sonra yanına gidene kadar zaten konuşmadık. Arada “ne zaman geliyorsun?” diye soruyordu. Sonunda oturduğu eve gittim, ben yakınlaşmak istedim ama aramızda bir şey olmadı. Artık arkadaş olduğumuzu söyledi. Ben biraz zorlayınca yeni bir ilişkiden çıktığını söyledi. Tabi böylesine gözden çıkardığım bir kız da olsa, hatırı sayılır bir geçmişim olan bir kızın başka bir erkekle olduğunu duymak beni biraz sarstı. Çıkıp gittim. Antalya’ya tatil için gitmiştim, yeni yabancı kızlarla tanışmak için bu her sene benim için kaçırılmayacak bir fırsattı. Bu tatili zaten eski sevgilimle harcamak istemiyordum. Ona gitme amacım da bir skordu sadece.

Neyse… Kıza benden sonra başka bir erkekle beraber olduğu için artık onunla bir ilişkiye başlamamızın imkansız olduğunu ve bunu kabul etmeyeceğimi söyledim. Kız “bu durumu anlamıyorum, seni bekleyemezdim ki tabi ki kendime bir ilişki arayacaktım. Ne önemi var ki başka biriyle beraber olmuş olmamın ?” gibi konuştu.

Kırmızı Hapta kızların sizle ilişkilerine “ara vermek” istediklerini söyleyerek başka erkeklerle beraber olup, umduklarını bulamayınca tekrar size dönmek istemeleri çokça işlenen bir konudur. Ama bir erkeğin bu noktada doğru seçimi yapması için kırmızı hap okumasına gerek yok. İçgüdüsel olarak onu kabul etmemeniz gerektiğini biliyorsunuz çünkü bu durumu mideniz kaldırmıyor. Artık başka birinin olmuş eski sevgilinizi kabul etmek kendinize aşırı bir saygısızlık olarak geliyor. Ben de bu durumu söyledim, tabi ki salağa yattı. Güya bu durumda nasıl bir yanlışlık olduğunu anlayamıyordu. Kız başka limanlara açılmıştı ama aradığını bulamamıştı. Şimdi ayrıldığı liman ona daha mantıklı geliyordu. Alternatifsiz bir erkek bu durumda onu kabul ederdi tabi. Bir erkek için onu tekrar kabul etmenin gurur kırıcılığını yaşamaktansa elime kadın eli değmemesi daha güzel bir seçenek.

Antalya’ya geliş amacım tatil yapmanın yanı sıra rus ve ukraynalı kızlarla tanışmak demiştim. Artık hangisi denk gelirse :)… Bu kızla görüşmemizden 1 gün sonra daygame (gündüz oyunu) sayesinde bir otelde animatör olarak çalışan Kiev’li bir kızla tanıştım. Avm’de gezerken kızı gördüm, biraz muhabbetten sonra Starbucks’ta kahve içmeye davet etim ve kabul etti. Akşamına bu kızla canlı müzik dinlemeye gitmek falan derken bayağı eğlendik. Tabi samimi fotolarımız da oldu. Fotoğraflardan birinde Antalya’daki tarihi Hadrian kapısının önünde kızla ayakta ve yan yana poz verirken, ben kızın belinden tuttum, kızda bir dizini kırıp bacağını kaldıraraktan benim vücuduma yapıştırdı. Dansçı olduğu için bu tarz hareketlerde kıvraktı 🙂 Tabi bu fotoğrafı hemen instagrama attım.

Normalde benden ayrılınca eski kız arkadaşımı instagramdan engellemiştim ancak dün gene onunla instagramda ekleşmiştik. Beklediğim üzere bu fotoğrafı görür görmez bana mesaj attı. Bana tekrar bir ilişki için şans vermek istemiş güya, ama şimdi gerçek yüzümü görmüş. Yeni kız arkadaşımla mutluluklar diliyormuş falan. Böyle diyordu.

Bu kız onun benden sonra başka bir adamla olmasının onunla bir ilişki kurmamı net olarak engelleyecek olması durumunu bir türlü anlamıyordu. Yani hayal dünyasında geziyordu. Ya da anlamamazlıktan geliyordu! Ne de olsa birçok kadın bir erkeği ne kadar betalaştırabileceklerini görmek için bu tarz şeyleri hobi olarak dibine kadar denerler.

Neyse bu yeni ve güzel dansçı Ukraynalıyla takılınca eski kız arkadaşımın başka bir adamla beraber olması fikrinin rahatsız ediciliğinden ışık hızında uzaklaştım. Onun bana geri dönerek ilişkiyi altın tepside gibi sunma durumuna da güzel bir cevap vermiş oldum.

Kırmızı hapı bilmesem, kızlarla tanışmayı (daygame) bilmesem ve kadınlarla tecrübesiz bir erkek olsam kabus bir senaryo yaşamam çok olasıydı. Oysa oldukça sarsıcı olabilecek bu olayı çok hızlı atlatmayı başarmıştım.

Öncelikle bu kız beni bırakıp gittiğinde alternatif yaratabileceğime güvenim olmasaydı ona daha fazla yapışırdım. Sonrasında no contact yapamayarak onu arar ve reddedilirdim. Ve bana ulaşmasına fırsat vermemiş olurdum. En önemlisi başka bir adamla takılıp, umduğunu bulamayarak bana geri gelmek istediğinde bunu kabul etmek durumunda kalabilirdim. Başka kızlarla hızlı bir şekilde tanışarak kafamı bana değer veren başka kızlara odaklayamazdım ve tatilim zehir olurdu. Mutlu tatil anıları biriktiremeden eve dönerdim.

Sonuçta benim de başıma kırmızı hap camiasında yaygın olarak yaşanan bir olay geldi. Ve kadınların başka limanlara açılıp tekrar eski sevgilisine geri dönüp erkeği betalaştırması gibi şeyleri kestirebiliyordum. Aslına bakarsanız bu olayı ilk elden kırmızı hapta okumamıştım, başıma geldikten sonra bu konseptten Dr.Redpill’in youtube kanalında bahsettiğini duydum. Bu yalnızca içgüdüsel olarak reddettiğim bir durumdu. Duygusal olarak yıkılmamak ve başka kızlarla tanışma becerimin yüksek olması da beni güçlü kıldı.

Diğer tanıştığım Kiev’li kızla olan macerayı bir sonraki yazımda anlatacağım.

Yazar: Secret

Hemen her sene Antalya’da dünyanın en güzel kızlarıyla tanışıyorum. Gerçekten öyleler. 5 yıldızlı otellere ya da gece kulüplerine gitmeme gerek kalmıyor. Tek yapmam gereken güneş yanığı olmamaya dikkat etmek 🙂 Tabi ki bunları daygame sayesinde yapıyorum. Daygame konusunda bildiklerimi mezara götürmek istemediğim için bu konuyla ilgilenenler için detaylı bir eğitim seti hazırladım. Şimdiye kadar çok beğenildi. İsterseniz buradan inceleyebilirsiniz.

Erkek Adam Podcast – Secret ile kadınlarla nasıl tanışılır söyleşisi. Gündüz Oyunu (Daygame)

Erkekadam sitesine de katkıda bulunan Secret ile (Centilmen Kulübü), kadınlarla nasıl tanışılır ve daygame üzerine konuştuk.  Secret sitede bu konularda yazıyor ve bu konuda oldukça kapsamlı Centilmen Kulübü Çekici Erkek Eğitim Setini yazdı.

Yayınları sitemizin Odysee kanalından ya da  spotify kanalından da izleyebilirsiniz.

Youtube yayını aşağıda. Bu yayını beğenerek ve youtube kanalına üye olarak yayınların daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. İyi izlemeler.

Tanışma Korkusundan Kurtulmanın Gerçek Yolu

Bir erkeğin tanımadığı bir kızla konuşma başlatmaya çekinmesine sebep olan birçok akla yatkın gerekçesi vardır. Şunun haberini vereyim: Bu korkuların çoğu deli saçması değil. Bu yazıda senden duygusuz ve soğukkanlı bir robot olmanı beklemeden bu korkuları en az düzeyde hissederek nasıl harekete geçeceğini anlatacağım.

İster gündüz oyununu biliyor ol ya da hiç bu gibi şeyleri okumamış olarak şurada burada gördüğün bir kızla tanışmak istemiş ol erkeklerin bu gibi durumlarda ilk yaptıkları şey korkuyla pazarlık yapma yolunu izlemek oluyor. Uzun seneler harekete geçmek için korkularımla bu pazarlığı yapmış biri olarak söyleyebilirim ki bu çok etkisiz bir yöntem ve üstelik korkuyu arttırıyor.

Bunun nedeni psikolojide… Psikolojide kötü bir duyguyu veya travmayı bastırırsanız daha farklı sorunların ortaya daha farklı şekillerde çıktığı bilinir. Yani bastırılan rahatsız edici duygu kendini başka bir şekilde mutlaka belli eder ve kişinin hayat kalitesini düşünür. Somatik rahatsızlıkların birçoğu da böyle ortaya çıkar, negatif duyguların bastırılmasıyla. Yapılması gerekense negatif duygu oluşturan bu travma gibi şeylerle yüzleşmek ve kötü duyguların enerjisini boşaltmaktır. Eğer onları kabul etmez, aksine bastırsan bu enerjiler boşalmaya fırsat bulamaz ve sıkışarak sana rahatsızlık vermeye devam ederler. Konu dışı olacak ama bu boşaltma yöntemlerinden etkili olduklarına kanat getirdiklerim şunlar: eft tekniği,  bu durumla kendi içinde yüzleşip kabul etme,  birine anlatma, kağıda dökerek kendine anlatma vb. Bunların hiçbiri negatif hissi bastırmadığı ve yavaş yavaş enerjisini boşaltmaya yaradıkları için etkililer.

Aynı şeyi kızlarla tanışma korkusunu bastırma biçiminde de yapmamalıyız. Kızla tanışma konusunda korkuyla pazarlık edip korkuyu bastırmak için genelde şu iç konuşmalara başvurulur:

  • Konuşmamanın üzüntüsü, konuşmanın yarattığı stresten daha büyük olacak
  • Asıl garip olan gidip bu kızlarla konuşmamak
  • Bu kızlarla konuşmam son derece normal
  • Zaten bir daha onu görmeyeceğim, yani kötü bir intiba oluştursam bile önemli değil

Bunlar evinizdeki rahat koltukta otururken aklınıza gelecek süper mantıklı argümanlar olmakla beraber az önce bahsettiğim psikolojik nedenlerden dolayı korkuyu azaltmıyorlar. Çünkü korkuya çok önem yüklemene neden oluyorlar.

Öncelikle sahip olman gereken bakış açısı, ister bir kızla konuşmak ya da işin ile ilgili bir girişim yapmak olsun buna benzer korkuların hayatında olmasının doğal olduğunu kabul etmek. Korkusuz davranmayı beklemek gerçek dışıdır. İlk yapman gereken şey bazı şeyleri biraz korka korka yaparak başlaman gerektiğini bilmendir. Eğer böyle yaparsan tecrübeyle o korku minimuma inecek ve zamanla yerini neşeye bırakacak. Ama ufak korkularına duyar kasarsan ve onlara çok önem verip, bastırmaya çalışırsan sürekli büyüyecekler.

Şunu da ekleyeyim, ben korkma duygusunun kendisiyle ilgili değilim. Sorun şu ki korktuğun zaman kızlarla kurduğun iletişimin kalitesi bozuluyor ve yaptığın tanışma girişimleri boşa gidiyor. Ne kadar rahatsan ve neşeliysen o kadar iyi iletişim kuruyorsun. İletişim dâhisi biri bile korktuğunda bu becerilerinin büyük bölümünü kullanamaz. Bu yüzden korku duygusuyla alakalı bu yazıyı yazıyorum.

Bakınız: Todd sevdiğim ve başarılı bulduğum gündüz oyuncularından biridir.

Korkunun varlığını abartmayan ve garipsemeyen zihin yapısını benimsedikten sonra yapman gereken şey tecrübe kazanarak bu korkuya son darbeyi vurmaktır. Ne demek istiyorum ? Bir kızla tanışacakken korkmana neden olan temel şey o kızla konuşmayı denersen başına gelecek en olumsuz senaryoları düşünmektir. Bunları düşünmekte haklısın, herhalde bunları hiç düşünmemiş olana deli diyebilirdik.

Burada yeri gelmişken bir parantez açmak istiyorum. Özellikle bizim kültürümüzde konu gündüz oyunu gibi şeylerle kadın-erkek tanışmasına gelince insanlar daha paranoyak ve korku temelli hareket edebiliyorlar. Bunun nedeni bu tarz tanışma girişimlerinin pek yaygın olmaması, normalleşmemesidir. Bizim kültürümüz demişken yabancı pua kaynaklarda açılış korkusuna çok büyük yer verilmiyor. Bunun nedeni de buna gerek olmaması. Yurtdışında açılış korkusu yaşaman için daha az neden var. Çünkü kültürel yapı tanımadığın bir insanla konuşman için daha elverişli. Ve “small talk” denilen alışkanlıktan dolayı kadın-erkek fark etmeksizin genelde iki yabancı insanın konuşmaya başlaması daha normal olarak kabul ediliyor.

Bu dediklerimden Türkiye’de gündüz oyunu yapılmaz dediğimi sananlar olacaktır. Öyle olsaydı ben +10 senedir bunu uyguluyor olmazdım. Ancak yurtdışında çıkıp ülkemize gelen akımı (gündüz oyunu da yurtdışından gelmiştir) tamamen aynı kültürlermiş gibi aynı şekilde devşirmek saçmalık. Bu konuyu anlamayan insanlar İngiltere’deki adamların yaptıkları gibi kızların önüne tavşan gibi zıplayıp muhabbet etmeye çalışıyorlar. Tabi ki kendi hayatları ancak benim bu gibi konularda söylediğim şey “açılışın / tanışmanın en güzeli dışarıdan zaten kızı tanıyormuşsunuz gibi görünenidir” olacaktır. Yani oyun konusunda birçok şeyi Türkiye’ye göre uyarlamak gerekiyor. Açılış korkusu konusu da öyle çünkü ortalama bir Türk gencinin açılış korkusu hissetmesi için İngiltere’deki yaşayan akranına göre daha fazla nedeni olabilir. Neden ise tamamen kültürel kabuller. Hani çoğu insanın kabul edip “ama zaten herkes böyle düşünüyor” diye hiç sorgulamadığı şeyler. Ancak bunlar hiçbir zaman engel değil ve dediğim şeylerle bunları aşabiliyorsunuz.

Tanışma korkusunu gidermek için bahsettiğim zihin yapısını benimsedikten sonra yapman gereken şeye geleyim. Kızla tanışma korkusu şunlardan kaynaklanıyor: kötü senaryolara en baştan engel olacak stratejileri bilmemekten ve olur da kötü senaryolar başına gelirse durumu kontrol etmeyi bilmemekten.

Bunun için kafanda bir çıkış planın olmalı. Kızla konuşmayı nerede keseceğini bilmen gerekiyor.  Gündüz oyunu yapan erkekler çıkış planlarının olmamasından dolayı kızla konuşmak istediklerinde far görmüş tavşan gibi kalıyorlar. Çünkü olabilecek en kötü senaryolara kitlenip kalıyorlar. Ama çıkış planı olan kişi böyle bir şey olmayacağını bilir. Çünkü negatif durumları yaşamadan iletişimi kesebiliriz ya da bunları yönetebiliriz.

Burada gene dediğimi yanlış anlayanlar olacaktır. Kızlarla tanışmak mayın tarlasında yürümek gibi bir şey değil. Başına nadiren de olsa ve nasıl davranacağını bilmezsen böyle şeyler de gelebilir diye anlatıyorum. Ve bunlar kafanda açılış korkusu yarattığı için. Kafandaki o felaket senaryolarını yaşamanı engelleyecek birkaç tavsiye vereceğim.

Öncelikle bir kızla tanışmaya gittiğinde ona selam verip sonra hiç duraksamadan soluksuz bir şekilde ona iltifat etme. Öncelikle selam ver, kıza gülümseyerek bak ve birkaç saniye kızı tart. Eğer bu aşamada kız sana karşı sosyal özürlü bir surat ifadesi takınırsa ya da negatif, agresif bir tutum takınırsa iltifat etme. Dikkat ettiysen burada kızın ilk tepkisini ölçüyor ve göğsünde yumuşatıyorsun. Çünkü eğer nadir de olsa karşına gelecek bu tarz arıza (hayatında mutsuz olan ve acısını senden çıkarmak isteyen,  erkeklerden nefret eden, evde kalmış ve erkeklerden nefret eden, normalde senin ona bakmayacağını bilen ve bu yüzden aşağılık kompleksi duyan, kocasıyla sorunlar yaşatan vb.)  kızlara yazdığını belli edersen sonuç hiç değişmeyecektir: kız seni eleştirecek, kabahatli çıkarmaya çalışacaktır. Bu kızlara karşı bir açıklama yapmak ya da başladığın cümleyi bitirmek zorunda hissetme. İyi günler deyip kızın yanından uzaklaşabilirsin. Bu durumda bile ona zaten hak ettiğinden fazlasını vermiş oluyorsun.

Yani sosyal özürlü tepki verecek arıza kızları bu gibi yöntemlerle kolayca tespit edip eleyebilirsin. Bu gibi yöntemleri kullanmak seni kamikaze gibi kızlarla konuşan biri olmaktan çıkartıp olayın kontrolünü tamamen elinde bulunduran bir oyuncu haline getirir.

Kendini olası olumsuz senaryolardan uzak tutma becerin yoksa bunlardan korkman çok normal. Son yaptığım 1000 açılışta / tanışmada herhalde sadece birkaç mutsuz kadın yaptığım şeyle alakalı bana vaaz vermeye kalkmıştır. Kadınlar negatif tavır alıp, böyle şeyler söylediğinde genelde ben çoktan 5 adım kadar ileriye gitmiş oluyorum bile. Gene birçok kadın bir erkeğin ona selam vermesini suç sayan bir çarpık algıya da sahip olabilir. Bu kızları ben 5 dakikada ayaküstü tedavi edemeyeceğimi biliyorum. Sen de denememelisin. Çünkü zaman değerli ve uzaklaşmalısın.

Bunların hiçbiri yabancı kitaplarda yazmıyor çünkü yurtdışında bunlara ihtiyacın yok. Yanlış anlama, bu kadınlardan ülkemizde çok var demiyorum ama dikkat etmezsen az da olsa sana denk gelme şansları var. Ben bu kadınlara denk gelirsem baştan onları elemiş oluyorum ya da acımayıp iletişimi direkt olarak kesiyorum. Gördüğün gibi bu tarz bir tecrübeyle her şey daha kolay ve açılış korkusu yaşamak için daha az nedene sahipsin. Artık korku yerini neşeye bırakabilir ve bu seni çok daha başarılı yapar.

Bu beceriye sahip olmanın sana katacağı diğer şeyse bir kızla konuşma başlattığında sadece 2 olasılık algılamaktır. Kız ya seninle konuşmaya başlar ya da seni görmezden gelir / konuşmak istemeyen bir tavır sergiler. Bu gibi ne yaptığını bilen kontrol stratejileriyle düşünmen gereken üçüncü bir felaket senaryosuna gerek duymazsın.

Bir kızla konuşmaya giderken saydığım sebeplerden dolayı genelde kafamda sadece iki olasılık olur. Benim iki olasılıkta da yapacağım şeyler çok basit. Pozitif ya da nötr bir tavır görürsem kızla konuşmaya devam ederim. Ancak beni vücut diliyle bile dışarıda bırakan bir kızla dahi bağlantımı keserim. Üçüncü bir senaryo olarak kötü şeyler olacağını düşünmek için nedenim yok. Çünkü çirkef olma potansiyeli olan ya da konuşmaya gönülsüz kızları göğsümde yumuşatıp eliyorum. Ya da negatif şeyler konusunda gene daha başka çıkış stratejilerim var.

Konuşmayı nerede bitireceğini ve nasıl çıkacağını bilmek tanışma korkusunu neredeyse bitiriyor. Söylediğin şeyi negatif olarak algılayan bir kızla tartışmayıp “peki, iyi günler” deyip uzaklaşınca salaklaştığını görmek komik. Ona selam verdik ve biraz laflamak istedik diye şimdi kendisine bir açıklama borçlu olduğumuzu düşünüyor ama zamanımız değerli, bize bunun için para ödemiyor, ona bir şeyler öğretmeye çabalamamalıyız, onu kendi haline bırakmak en iyisi.

Son bir örnek verip yazıyı bitireceğim. Starbucks’ta yan masadaki kızlara dönüp “ne içiyorsunuz?” dedim. Söylediler. Sonra bir yorum yaparak konuşmayı devam ettirdim. Kızlarda kapalı bir vücut dili, isteksizlik ve rahatsızlık belirtisi yoktu. Eğer kızlar göz kaçırma, asık surat gibi konuşmaya isteksiz tavırlar gösterselerdi önüme dönüp işime bakardım. Gördüğün gibi reddedilme ya da risk gibi şeyler böyle bir oyunda yok.

Daha konuşacak çok şey var, şimdilik burada kesiyorum. Kızlarla nasıl doğal bir şekilde tanışabileceğini öğrettiğim çok beğenilen kitap setime göz atmak istersen seni buraya alalım.

Kızlarla Sokakta Nasıl Tanışılır | Kızlarla Tanışma Video Tam Analiz (İNFİELD]

Merhaba millet, Ben Mr. Deer.  Kadınlarla tanışırken nelere dikkat ediyorum. Neler yapıyorum tam analiz videosu sizlerle. Kadınlarla başarılı olmanız için gereken TEMEL şeyleri anlattım, dikkat bu video ansiklopedi niteliğinde. İYİ SEYİRLER!

Diğer postlarım ve yazılarım için tıklayınız.

Kadınlarla (Oyun da) 10/10 Başarı Mümkün mü? | Erkeğin Hipergamisi

Merhaba millet, Ben Mr Deer. Daha önceki yazılarımdan ve videolarımdan beni bir çoğunuz tanıyorsunuz. Bu video da, bir çok insanın sayısız kere sorduğu ”her yürüdüğüm kızın numarasını alacak seviyeye gelebilir miyim?” sorusuna cevap arıyoruz. Bir bakıma da ”abi bir kız var” soruları da aynı kapıya çıkıyor, her yürüdüğümüz kızı elde etmek güzel bir hayal ama bir ”hayal”. Bu sorunun net ama tatmin etmeyen bir cevabı var, -hayır, her yürüdüğün kızı elde edemezsin. Fazla kısa ve tatmin etmediğini biliyorum.

Bazı durumlarda bu mümkün olabilir ama bu durumda da erkek ya kendi değerinin farkında olmuyor ya da düşük değerli kızlarla birlikte olmak daha kolay geliyor. Bu söylediklerim kulağa biraz karmaşık geliyor olabilir. Erkek değerini sonradan öğrenir ya da hipergami sinin farkına zamanla varır diyerek açıklayabilirim. Ülkemizde bir çok erkek kendi değerinin farkında olmadığı için düşük değerli kadınların ayak paspası olmakta, bu durumu yaşamamak için seviyemizi bilmeli ve kendi seviyemizde kadınlara yürümeliyiz. Çok daha fazlası videoda sizleri bekliyor dostlarım, İyi Seyirler!

Discord Yayını – Mr. Deer Söyleşisi : Gündüz Oyunu

Mr. Deer ile 2020’de yapılan daygame (gündüz oyunu) söyleşisi.

Bir spotify hesabımız var ve bu yayınları oraya da koyuyoruz. Erkek Adam Spotify Poscast Listesi.

Yayını Youtube’da izlemek için.

Saha Raporu- Türk İnfield (Kızlarla Tanışma Videosu)

Merhaba millet ben Mr. Deer, daha önceki yazılarımdan veya videolarım dan beni fazlası ile tanıyorsunuz veya tanımaya başlayacaksınız. İnfield videosu, sahada PUA veya Daygame oyuncularının kızlarla tanışma ve baştan çıkarmalarını gözler önüne seren videolardır. Bir çok dostumun bildiği üzere ben uzun süredir bu konularla ilgileniyorum, online içerik üretiyorum ve eğitimler veriyorum.

Bu video da sokakta kızları durduruyorum (diğer İnfield videom)  ve eğlenceli bir iletişim başlatıp daha sonra buluşmak için numaralarını alıyorum. Kızlarla konuşurken kullandığım tekniklere oyun (game), durdurup numaralarını almama Daygame (gündüz oyunu) deniyor. Genelde YouTube da ”kız tavlama” diye aratırsanız bir dünya video gelir önünüze, infield videoları ile bunları birbirinden ayıran şey ise; genelde insanlar içerik çıksın diye ya kurgu bir tiyatro sergiliyorlar yada sosyal deney adı altında çekiyorlar ama infield videoları; PUA veya Daygame konusunda bilgi sahibi yada benim gibi hatırı sayılır tecrübeye sahip insanlar tarafından çekiliyor. Aslında tam olarak farklarını anlamak isterseniz daha önce yayımladığım Çekici Erkeğin Sırları Serisi adlı yazıma bakabilirsiniz, orada özellikle beden dili ile alakalı olan video da karşı tarafa muhtaç bir görüntü verebilecek hareketlerden  bahsediyorum ve dikkatli bakarsanız kurgu olan videolarda bu muhtaçlık harekelerini sergilerler çünkü gerçekten bir kızla nasıl konuşmaları gerektiğini bilmezler onlar sadece -miş gibi yaparlar. Ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız, iyi seyirler.

 

Saha Raporu – Kim Yon Bacı

Dışarı çıkıp “oyun” oynadığınızda çok enteresan deneyimler yaşayabiliyorsunuz. Michael’in o zaman aktif olan blogunu ve kitabını okuduktan ve SoSuave’ye dadandıktan sonra bir gazla hayat oyunu gündüz oyunu karışık bir şeyler oynuyorum. Daha önce anlattığım enteresan deneyimlerden biri olan lezzetli börekler de bu dönemde başıma geldi.

“Av” sahalarımdan biri de Sultanahmet. Turist düşüreceğim güya. Düşürmedim değil de kolay değil. Ama İngilizce de iyi olunca yürüme konusunda sıkıntı yaşamıyorum. Yıllar sonra da kullanacağım ve ekmeğini yiyeceğim “kızlar, kaybolmuş gibisiniz” açılışımı edindiğim dönemler. Sokakta çok iş çıkmayınca o zaman Mecidiyeköy’de evde kalmama rağmen ara ara Sultanahmet’te hostellerde kalmaya başladım. Bakın oradan daha güzel ekmek çıktı ve orada kendi yaşımda genç insanlarla kalmak eğlenceliydi. Bir ara onu da anlatırım.

Bir Cuma günüydü sanırım, yürüyorum (yolda yürüyorum). Karşımdan 3 Asyalı geliyor. Harita açmışlar, açık haritayla yürüyorlar. Yani gel bize yürü diyorlar.

“Kızlar, kaybolmuşa benziyorsunuz?”

Bunu demeden önce kızlardan haritayı tutan ve güzel olan ile göz teması kurarak yanlarına yürüdüm. Konuşmalarından Koreli olduklarını anlamıştım. Ve doğru tahmin etmişim, kaybolmuşlar.

Haritadan gidecekleri yeri bulduktan sonra zaten benim de yolumun üstünde diye (yalan) kızlar aldım yürümeye başladık. Benimkine Kim Yon diyeceğim. Yol boyu biraz muhabbet ettik ama gidecekleri yere varmak da uzun sürmedi.

O zaman turistte cep telefonu diye bir şey yok. Yine de yapmamam gereken bir şey yaptım ve telefon isteyeceğime telefon verdim: “Bir daha kaybolursanız beni arayın” dedim.

Halbuki hemen orada Kim Yon’u ya da 3ünü birden bir şey yapmaya davet etmem lazımdı. O zaman olmasa bile akşam. Ama gruba yürümek bugün bile rahat yapamadığım bir şey. Sürüden ayrılmış kızlarla daha iyiydim.

Neyse kızlar sokakta kayboldular (kapılarına kadar bırakmadım) ben de işime gücüme baktım.

Cumartesi günü cepten arandım. Arayan Kim Yon:

“O gün yardımın için teşekkürler. Yarın sabah bir parti veriyoruz, seni de davet etmek istedik. Gelir misin?”

Gelmem mi Korelim? Ama tabii ikinci hata : Kızın çöplüğüne gitme. Grup buluşması yapma. Arkadaşları ile beraberken görüşme. En azından kız arkadaşın olacaksa o iş olana kadar. Kızı kibarca reddedip akşamına bir yere çağırmalıydım.

Neyse Pazar sabahı “ne partisi bu diye” verdiği adrese gittim. Sıradan bir apartmanın önüne geldim. Kızın verdiği teli aradım, bir başka kadın açtı. İngilizce aksanından anladığım kadarıyla o da Koreli.

Neyse 3 – 4 dakika sonra Kim Yon kapıda belirdi. Beni aldı ve bodrum katına inmeye başladık. “Yok lan Türkiye’de Koreli böbrek mafyası olma ihtimali ne olabilir ki” diye rahatım ama bir yandan da burada ne dönüyor diye meraktayım.

Neyse indik bodruma, kocaman bodrumda çoğu Koreli bir sürü insan. Bu aşamada Kim Yon çoğu genç kız diğer Korelilerin arasına katılıp kayboldu. Şimdiki gözler olsa neyse de hepsi aynı bir de aynı beyaz t-shirtü giymişler. Kim Yonu diğer Korelilerden ayırt etmem mümkün değil :0

Açık büfe kahvaltıyı tıkındım, bir de Koreli abiyle tanıştım. Onunla muhabbet ettikten sonra birden Kim Yon geldi. Başlıyoruz dedi ve bir kürsüye doğru dizilmiş sandalyeleri gösterdi.

Ne başlıyor, ne oluyor diye etrafıma bakına bakına otururken kürsüde Koreli bir amca belirdi ve pazar ayini başladı 😀 “Koreli misyonerler!” diye bir kahkaha atacaktım. Neye niyet neye kısmet? 😀 Partide hatuna yürüyeceğiz derken Hz. İsa yolunda yürümeye gelmişiz!

Neyse aslında ayin ilginçti. Aziz Paul’dan pasajlar, şarkılar, vs.  Sonra yine büfeye dadandık. Peder beyle de muhabbet ettik. Adam Koreli ama öyle bir Türkçe var ki, böyle Türkçe öğrenmek için Türkçe’ye gönül vermek lazım. SIFIR aksan. Telde konuşsan bakkal Osman sanarsın. Bakkal Osman’da aksan var, bu abide yok.

Bu arada ben Kim Yon’u kaybettim. Ama bir sürü Koreli var. 2 – 3 tanesine yürüdüm, bi bok çıkmadı. Çoğu doğru dürüst İngilizce bilmiyordu zaten. Tanıştığım Koreli çocuğa “birader bu kızlardan hangileri güzel, bana hepsi aynı görünüyor” diye sordum. Onun gösterdiği 2 kıza yürüdüm, onlar maalesef hiç İngilizce bilmiyorlardı.

Bu arada olayı da çaktım maalesef. Kızlar kendilerini İsa yoluna adamış, evlenmeden olmaz kızları. Lan Asyalı zaafım var (o güne kadar bir Asyalı ile birlikte olmasam da var), İstanbul’un göbeğinde bir bodrum katı dolusu Asyalı kız içine düşmüşüm, onlar da SISTERS (BACILAR)! Şansıma gülsem mi ağlasam mı bilemedim.

1 saat kadar daha takıldıktan sonra dedim buradan ekmek çıkmayacak, Kim Yon da ortalıkta yok. Ortalıkta olsa ne olur, o da BACI! Dedim ben gideyim. Peder Bey kızlara “kızlar Mahmut’u dışarı geçirin” dedi. Ben önde kızlar arkamda kapıdan çıktık. Hepsinde aynı beyaz t-shirt var. Bir düzine Koreli kız.

Hemen yan tarafta duvarda 50li yaşlarında bir amca oturuyor. Suratından anladığım kadarıyla ne kiliseden ne de Korelilerden haberdar. Zira suratında az önce bir apartmandan çıkan genç adam ve ardındaki Koreli kız sürüsünü görmenin şaşkınlığı var. Adam resmen o son kadehi içmeyecektim gözleri ile bakıyor 😀

“Bye sisters.” dedim böyle elimi hafifçe sallayarak.

“Bye Mahmut. COME BACK AGAIN! Hİ Hİ Hİ Hİ” diye bağırdılar hep bir ağızdan el sallayıp gülüşerek.

Amca ile göz göze geldik. “Senin olayın ne abiciğim?” gözleriyle baktı. Ben de “dayı, anlatsam inanmazsın” gözleriyle karşılık verdim. Yine bir gülme geldi.

Bu da böyle hüzünlü bir yürüme anım olarak kaldı. Sonraki hafta kime anlattıysam inanmadı. Kötüsü Pazar sabahı uykulu uykulu gittiğim için ben bile gerçek miydi diye şüpheye düştüm. Ama ertesi Cuma bakkal Osman pardon Peder Seo Jin arayıp da kiliseye tekrar davet edince her şeyin gerçek olduğuna bir daha emin oldum 🙂

Bu olayı şimdi gülelim eğlenelim diye anlattım ama bundan çıkaracağınız bir ders var: Götünüzü kaldırıp dışarı çıktığınızda, kızlara yürüdüğünüzde, olabilecek şeyler diye aklınıza kötü şeyler geliyor. Ama bunu düzenli yaparsanız, kötü şeyler pek olmuyor ama bir sürü ilginç şey yaşıyorsunuz.

Ev arkadaşım da o sıralar yürümelerdeydi. Onun başına daha ilginç şeyler geldi. Herif internetten tanıştığı kızı görmeye İzmit’e gidip, kız tarafından bir gecekonduya götürülmüştü. Seksten sonra herif duştan çıkmış eve gelen kızın erkek akrabaları ile başbaşa kalmış. Bu içinden Kelime-i Şehadet geçirirken, gel otur şuraya demişler. Eleman silahla mı olacak bıçakla mı diye düşünürken adamlar kıza çay koydurup elemanlar tavla atmışlar! Çok enteresan bir memleketimiz var. Kıymetini bilmek lazım.