Saha raporu – Tinder acemi şansı

Tinder’ı ilk kullanmaya başladığımın ertesi günü tamamen acemi şansı denebilecek bir şekilde s – kapanışı yapmıştım. Hatta Tinder’da bu başıma gelmese idi muhtemelen kullanmaya devam etmezdim.

Uygulamayı yurt dışında iş seyahatinde iken bir Cuma akşamı otelde kurdum. Yeni boşanmışım ve daha taze bekarlığımı sadece bir iki kez özgürce kullanmışım. Beraber çalıştığım genç çocuklar muhabbetini ederken bana da gösterdiler ben de neden olmasın diye kurdum. Sağa – sola ata ata belki bir 100 hatuna baktım ve uygulamayı kapatıp yattım. Tinder alarmları ancak Cumartesi öğleden sonra gördüm. 5 hatunla eşleşmiştim. Sonra biraz sağa sola kaydırınca bu sayı 10’a çıktı. Hayırdır inşallah diyerekten iki üç tanesi ile mesajlaşmaya başladım.

Hatunlardan biri 30lu yaşlarının başında, isminden ve üniversitesinden bariz Filipinli bir hatundu. Efsane vücut, daha efsane ve gayet güzel bir fotosu olan bir popo ile yarışmaya benden 3 km öteden katılıyordu. Sanırım sadece 5 – 6 mesaj yazmıştım ki pat diye “Tinder kullanmaktaki amacın ne?” diye sordu. Yılların emektarı shit test dedektörü anında devreye girdi. “En taze BFF’imi bulmak tabii ki” gibi bir cevap verince de “daha iyisi friends with benefits hahaha” dedi. Ben de içimden “Mahmut bu hatun yollu” diyerekten “yeni yetme gibi chatleşecek miyiz, gel bir kahve içelim” diye otelin dibinde bir Starbuck’a çağırdım.

Hatun fotoğraflarındaki gibi bir şeydi. Fakat çok resmi giyinmişti. Meğersem benim otele yakın bir yerde fotoğraf çekilmeye gelmiş. Yaş 32, 13 yaşında bir kızı olan (hiç evlenmemiş) bir bekar anne. Kanada’ya göçmenlik başvurusu yapmış ve Hong Kong’da 15 gün o işlerle uğraşıyormuş. AirBnb bir odada kalıyormuş falan.

Starbucks’tan sonra açız deyip hemen yan tarafta yemek yedik ve sonra bir şeyler içelim diye güzel manzaralı ve sarılma bahaneli bir çatı katı barına doğru yola çıktık. Fakat hatun lokantanın kapısından çıkarken kolumu kavradı. Erkekliğin unutulmuş kitabı der ki “hatun kolu böyle kavrıyorsa bu penisi kavramanın sembolik bir göstergesidir”. Hatunun bilinçaltından gelen vites topuzunu kavrama işareti üzerine ben de vites arttırdım. “Çok erken daha, bende şarap var, manzaranın kralı var, gel otelde içelim biraz” diyerek odama çağırdım.  Bende şarap falan yok aslında yani var da otelin şarabı. Hamburgerin 30 USD olduğu otelde o şarabı açarsam mantarını çıkışta götüme sokarlar. Neyse hatun kısık bir sesle “ok” dedi sadece. Kendisini aslında otelin hemen dibine çağırdığımı fark ettiğinde biraz affalladı ama asansörde de kolumdaydı. Odaya girdiğimizde pencereden biraz manzaraya baktı, sonra arkasında durmakta olan bana döndü. Tek kelime etmemiştik ve bundan sonra öpüşmeye başladık. Beni üstüne çekerek yatağa uzandı ve sonra olaylar gelişti …

Tinder kurduktan sonra daha 24 saat geçmeden s – kapanış yapmıştım. Üstelik ilk buluştuğum hatunla. Tamam, klasik hatunu seks eşiğinden aşırma modunda gittim ama acemi şansım şuydu ki hatun zaten o gün uygun ise bir erkeği yatağa atma modundaydı. Shit test olmadan, fazla konuşmadan yatakta idi. Pazara kadar bende kaldı ve Pazar’dan sonra bir daha hatunu hiç görmedim. 3 gün sonra iki satır mesajlaştık o kadar.

Yurt dışında Tinder gerçekten de böyle nokta atışı olabiliyor. Daha önce Asyalı Kızlar yazısının sonunda Filipinli başka bir kızdan bahsetmiştim :

Tinder çıktığından beridir o işe bulaşmıyorum zira gerek yok. Bu akşam, 200 metre ötedeki otelde kalan ve tatil için Bangkokta olan 29 yaşında bir Filipinli ile buluşacağım, bakalım ne çıkacak.

O da mesela hemen hemen aynı şekilde sonuçlandı. Onu da belki saha raporu olarak yazarım.  Tinder’ı gereksiz küçümsemeyin. Zira gündüz oyunundan daha verimli olabiliyor ve her ne kadar mesajlaşmanın yüz yüze konuşmaktan daha kolay olacağı düşünülse de, kızla buluştuğunuz andan sonrası bildiğin fiziksel oyun.

NOT : Şarabı açmadım tabii. Şarap hatunun aklına bile gelmedi. İnip bira aldım onu içtik. Fiyatını sonradan sordum 300 USD imiş zaten!

Saha Raporu – Dante – 2

İki gün önce bir saha raporum paylaşıldı ve birçok değerli yorum aldım. Öncelikle Medyum Memiş olmadığımın ve o gün beni rahat hissettirecek yolun bu olduğunu düşündüğümden, açılışlarımı bu yönde ilerlettiğimi bildirmek istiyorum ve bu set açmak, birkaç hatun indirmek için değil, tamamen Oyunun Kuralları (Neil Strauss) kitabının verdiği saha görevini tamamlamak içindi. Açılışlar her ne kadar kendi adıma başarısız gözükse dahi, bugün öğlen saatlerinde S Kapanış ile kendime ne söylediğimin değil, nasıl söylediğimin mühim olduğunu kanıtlamış oldum.

Olayın ilerleyiş süreci; Büyük bir alışveriş merkezinin, kitap ve bilumum entelektüel cihaz, cd ve benzeri ürünler satan mağazasında Instagram hesabını aldığım hatun ile dün gece geç saatlerde mesajlaştık. Birgün önce kendisine şöyle bir mesaj gönderdim.

– Vizyondaki filmlere baktın mı?

+ Sadece el falı demiştik? Hem tanımadığım biriyle film izlemem saçma olur sanki.

– Gökdelen filmini baya methettiler. Gidip izlemek istiyorum, filmden önce bir kahve içeriz tanıman için fırsatın olur.

+ Teklifin için teşekkür ederim.

– Rica ederim, yarın 15:00’da seni alırım.

+ İstemiyorum.

– Tamam, sen bilirsin.

Ardından geçen saatlerde birkaç Instagram story attım ve filmi bir arkadaşımla izledim. Gün içinde saha görevim olan 3 hatundan havalı bir mağaza önerisi almak adına adımlarımı attım ve biraz abartarak 4, 5 hatundan fikir aldım. Bunlardan biri Instagram hesabını verdi, ondan oldukça ümitliyim. Ateşli bir kız. Her neyse konumuza dönelim. Film ile ilgili story, ardından gelen mesaj ve benim birkaç saat sonra verdiğim cevapla bugün öğlen saatlerinde buluşmak için randevulaştık.

+ Geleceğimi görmek istiyorum.

– Geleceğin karşında duruyor. 🙂 (Piç gülüşü)

+ Baya ısrarcısın, birde sinir edici derecede sakinsin.

– Yaklaşsana biraz, gözlerinde ne gördüğümü söyleyeceğim.

+ Emin miyiz?

– Her zaman. Aklından geçenleri biliyorum fakat beni öpersen, seni tokatlarım.

+ Hahahaha sen yapmayasın onu?!

– Seni öpersem, tokat atmaya fırsatın olmayacağına eminim.

+ Ne yapacağız?

– Önce bir şeyler içelim, ardından mekan değiştiririz.

+ Anladık, patron benim diyorsun. İyi, tamam hiç uğraşamiiiicaaam seninle.

Kahveler içildi, yemekler yenildi. Birkaç mağaza gezildi. (3 hatun tarafından verilen mağazalar)
Ardından mekan değiştirilmek üzere arabaya binildi.
Birkaç yarı erotik parça (Hani şu kadınların ahladığı, ohladığı parçalardan), biraz samimiyet dozajının artırılması derken;

+ Nereye gidiyoruz?

– Bize?! (Yeni yeni oyuna adapte olan biri için baya korkutucu bir cevap)

+ Yok, ben gelmem abarttın iyice.

– Şarap sevdiğini söylemiştin, ayrıca benim evim perili ve kontrol alanım dışında geleceğini görmekte pek emin değilim.

+ Can sıkıcısın, korkutmakta üstüne yok.

– Biliyorum, merak etme seni perilerden korurum.

Velhasılı eve geldik, üstesinden gelmeye çalıştığım shit testleri saysam buradan, Missisippi’ye yol olur.
Kaç kez gelmesem daha iyi olur, kaç kez beklediğin gibi olmayacak, kaç kez el falı dedi hatırlamıyorum. Seks esnadında ses kayıt cihazını açtım ve kayıt cihazında sadece hatunun inlemeleri olduğuna adım gibi eminim, ha birde mahallenin zerzevatçısının böğürmeleri, en nihayetinde birkaç saatlik macera bitti. İlk andan bu yana, Rahibe Teresa’nın reankarnasyonu ile vakit harcadığımı düşünürken, hatunun içinden Elsa Jean (Selam olsun #NoFap’sız günler) çıkarmış olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Hikayenin belli bölümleri gereksiz uzun ve klasik shit testlerle bezeli olduğundan giriş / sonuç olarak aktardım.

Her ne kadar şimdilik erkekadam.org okumadığına emin olsam dahi, dün gece bana verdiği birkaç küçük taktik için büyük üstad Mystery’e teşekkürü borç bilirim. Her ne kadar pek siklemeyen ve kıl bir adam olsa dahi, onun izinden yürüyor olmak, mutluluk verici.

Yorumlarınız ve görüşleriniz için teşekkürler.

Konuk Yazar : Dante

Saha Raporu – 1 aylık set açma raporu

Day game’e 1 ay önce başladım. Yazları ilçedeyim.

Açılan set sayısı : 15
Yaklaşılan yalnız kız sayısı : 7
Yaklaşılan ikili kız grubu sayısı : 7
Yaklaşılan üçlü kız grubu sayısı : 1
Başarılı set/tanışma sayısı : 3
Alınan numara/instagram sayısı : 2
Seks skoru sayısı : 0

Tecrübeler;

  • Bazen yaklaşsam mı yaklaşmasam mı düşüncesi.
  • Özgüvenli atmaca gibi yaklaşınca hakaret etmiyorlar tokat atma tersleme olayı hikaye. Kibarca reddediyorlar.
  • Reddedilince olumsuz bir duygu oluşmuyor içimde nedenini bilmiyorum ve önemsiz. Bakış açısı muhtemelen.
  • Kız/kız grubu yürürken yanlarına yaklaşarak iletişime geçmek verimli değil.
  • Gruba yürüdüğünde diğer kız bok atıyor muhtemelen kıskançlık.
  • Yürüdüğümde aşırı düzeyde olmasa da stres oluyorum.
  • Türk kızı ürkek tedirgin.
  • Etraftakiler cockblock yapamıyorlar göt yemiyor ancak kıskanıyorlar belli bakışlardan.
  • Sokaktan iş çıkmadı AVM’de de reddedildim ancak üçü tanışma da AVM.

erkek adam org da okuduklarımı birebir tecrübe ettim:

  • Kızın sana bakakalması tecrübesiz hatunlarda daha fazla görülüyor.
  • Sen böyle her gördüğün kızla tanışıyor musun, shit test klasik.
  • İstemiyorum anlamında telefonuyla oynamaya başlaması
  • Hipergami yanılmıyor abi.
  • Siyah tişört kutsaldır.

Enteresan olaylar:

  • 28-30 yaşlarında bi abi bi hatun tarafından ciddi terslendi karı bağırdı, eleman pek dominant değildi uysal gibiydi karşı kaldırımdan gördüm, muhtemelen ablamız bana özgüvensizler yaklaşıyor diye gururuna egosuna yediremedi.
  • Otogarda bi kızın masasına oturdum oturabilir miyim demeden, içimden izin istemek gelmedi, yemek yemek için oturdum, ilerleyen dakikalarda kız set açtı garson senin kolanı unuttu galiba diyerek. otobüs saatinden dolayı iş çıkmadı konu kapandı.

Konuk Yazar : Hoodie

Saha Raporu – Dante

Tekrar merhaba; Bugün daha önceki Tinder Saha Raporu doğrultusunda aldığım olumlu/olumsuz eleştiriler ve Neil Strauss – Oyunun Kuralları kitabında belirtilen saha görevi doğrultusunda sahaya çıktım. Tinder Saha Raporuna yorum yapan başta Mahmut ve diğer tüm okurlara teşekkür ederim.

Konumuza gelelim;

Öğlen saat 15:00 civarı sahilde iki kişilik kümeyi açık alanda otururken gördüm ve yaklaştım.

– Merhaba, çakmağınızı alacağım.

+ Buyurun.

– Teşekkürler, bu arada içinizde Kova ya da Akrep burcu var mı?

+ Hayır yok.

– İnanılmaz bir negatif enerji alıyorum, özellikle senden (Grubun güzeline). Geçtiğimiz birkaç gün içinde olumsuz birkaç durum yaşamış olabilirsin.

+ Başım ağrıyor sadece.

– Negatif bir durum olduğunu söyledim. Aslında sen ve geleceğinle ilgili birçok şey söyleyebilirim. El falına bakarsam tabi.

+ Olabilir aslında. (Grubun güzeli (1No), + Yok biz gidelim vaktimiz yok. (2no)

– Pek uzun sürmez.

+ Gidelim biz. (2no)

– Pekala kızlar, iyi günler.

———

Öğlen 15:18 iki kişilik küme alışveriş dönüşü kaldırımda otururken.

– Merhaba, sizi birkaç dakika önce fark ettim. Yurt dışından henüz geldim ve ikinizle zihin kontrolü üzerine bir oyun oynamak istiyorum. Birazdan ayrılmam gerek, vaktinizi de almayacağım.

+ Tabi buyurun.

– (Akıllarında tuttukları rakamları tahmin ettiğim küçük bir oyun oynadık)

– El falına ne dersiniz?

+ Benim ihtiyacım yok. Evliyim ve hamileyim. (No1)
Bende nişanlıyım (No2)

– Ama yüzük takın. Ben çok kötü amaçlarla geldim buraya.

+ Hızlı çıktık evden.

– Pekala, ben gidiyorum görüşmek üzere.

(Tamamen odaklanamadığımın bilincindeyim, bu noktada Mahmut Abi iyi bir eleştiri getirecektir)

————-

Saat 16:40 bölgeye yakın bir avm.

D&R’a girdim ve birkaç kitap sordum. Ardından hatuna;

– Enerjini çok iyi buldum. Böyle yoğun bir yerde çalışıp bu kadar enerjik kalabilmen, çok iyi.

+ Genelde öyleyim, pek yorulmuyorum.

– Fark ettim. Kitaplarla aran iyi ise burada yorulmaman gayet normal.

+ Kitaplarla aram iyidir.

– O halde kendi istediğim kitaplara baktıktan sonra senden birkaç öneri alacağım.
Bu arada burcun nedir?

+ Oğlak.

– Tahmin etmiştim, sevecen duruyorsun fakat mesafe korumakta ustasın.

+ Öyle mi? Siz baya iyisiniz bu konuda.

– İyiyim, evet. Bir ara el falına bakabilirim.

+ Şimdi bakın?

– Burası bir mağaza ve sen bir çalışansın, kovulduktan sonra başımın etini yeme?

+ Haklısınız, daha sonra o halde.

(bu esnada yanımıza bir arkadaşı geldi)

– Senin enerjini beğenmedim. Her an ağlayacak gibisin. Balık mısın sen?

+ Hayır.

– Genelde balıklar ağlak olurlar ama senin için aksini söyleyemeyeceğim.

+ (No1) Aramızda en duygusal o. Sürekli üzgün.

– Evet, farkındayım. Sivilcelerin için bir şey kullanıyor musun?

+ Bla bla bla bla..

– Pekmez sürmeni tavsiye ederim. Bunu Kore’de öğrendim, baya işine yarayacaktır.

+ Mutlaka deneyeceğim. (kikikiki)

– Bak ne diyeceğim, senin el falına bakacağım fakat şimdi gitmem gerek. Telefon numaranı versene, (Hedef no1)

+ Şimdi veremem.

– Ne zaman verebilirsin?..

+ Bla bla bla..

– Tamam o halde. (No 2’ye döndüm) Arkadaşın şansını kaybetti, Instagram hesabını versene birlikte vakit geçiririz.

+ Olur. Xxxxxxx..

– Şimdi gitmem gerek, hangi gün izinlisin?

+ Çarşamba ama bazen değişebiliyor.

– Tamam, benden haber bekle.

———————-

Saat 17:10 Metro’ya binmeden önce.

– Selam ateşini verir misin?

+ Buyurun.

– xxx’de okuyorsun değil mi? Çantanda kocaman bir arma olması seni ele veriyor.

+ (kikiki) evet.

Bundan sonrası bölüm nedir, neden seçtin bla bla..

– Metroya gidiyorsun değil mi? Beraber gidelim.

+ Olur.

– Enerjini beğendim fakat hasta gibisin.

+ Biraz halsizim ve üşütmüşüm.

– Değil mi? Yoksa ne diye bu havada uzun kollu giyesin? Deli değilsen tabi.

(Metroya bindik ve konuyu el falına getirdim)

El falında birkaç tüyo ile iyi ilerledim ve Instagram hesabını alarak kapattım.

Uzatmamak adına 10 kızdan sadece birkaçını buraya yazdım, diğerleri konuya adapte olamadıklarından fazlalık yapmalarını istemiyorum.

Yorumlarınız için şimdiden teşekkürler.

Ayrıca bugün ki saha raporunu detaylı bir şekilde Mystery ve Colgate (Mystery’nin yeni kanadı)’e attım Colgate baya bir gömdü, hatunlara enerjisi düşük demek bir hataymış ve oyunum bok gibiymiş. Sağ ol koca yürekli diş macunu. Bunu dikkate alacağım.

Konuk Yazar : Dante

Saha Raporu- Tinder Buluşması

Birkaç hafta önce Erkekadam.org ’ta edindiğim bilgiler ışığında ve kendi çapıma güvenerek Tinder eşleşmeleri ve set açmaya odaklandım. İlk bir haftalık süreç hızlı ve etkileyici geçti. Kırmızı Hap’ın 6. Ayında kendimi bu denli güçlü ve çekici hissedeceğimi düşünmezdim. Bir noktaya değinmeden edemeyeceğim, Kırmızı Hap size her kadını kaldırmanız konusunda yardım edecek bir öğreti değil ve hatta birazdan okuyacağınız tecrübeler doğrultusunda Kırmızı Hap size seçici olmayı öğretir, o halde başımdan gelen olaylar silsilesine geçelim.

Bir, iki gün önce Tinder’da bir match yakaladım ve içinde bulunduğum karmaşaya ve eğlence isteğine iyi gelebileceğini düşünerek, oyunu oynamaya başladım. Oyunu bilelim ya da bilmeyelim her Türk erkeğinin bana kalırsa büyük Shit Testlerinden biri olan ‘Geç cevap verenin, zor kız olduğu’ kanısı ile pek de istemeyeceğim bir açılış yaptım fakat hem kendimi hem de öğrendiklerimi sınamak istiyordum. 1 Saat süren cevaplama süresine 12 saat ile karşılık verdim, 20 dakika’ya düşen bekleme süresine 2 saat ile cevap verdim ve dün gece kızımız tam olarak istediğim kıvama geldi. Karşılıklı CV’ler değiştirildi, öğrenilmesi gerektiğine inanılan bilgiler edinildi. Telefon başında olsak dahi birkaç küçük (Ben her ne kadar küçük desem de, özellikle Discord grubundakiler neglerimi ağır buluyor (Bir kıza selülitlerin var demek büyük bir neg sanırım eheh : ) ) ve ardından buluşmak için yola çıkıldı, henüz buluşmadan yarım saat önce bir Drama Queen ile karşı karşıya kaldığımı idrak ettim fakat sabrımı sınamak konusunda takıntılıydım. Küçük detaylar halledildi ve tam olarak istediğim yerde buluşma gerçekleşti, buraya dek her şey güzeldi fakat plansız, programsız işe atıldığımı ve bu konuda yaptığım hatayı da belirtmem gerek. Buluşma yeri, hatunun adaptasyon süreci tamam fakat kendimi ve hatunu ikna edebileceğim sabit bir planım yok. Siz, siz olun kesinlikle plansız bir işe kalkışmayın.

Buluşmaya yanağa öpücük ile başladık, kızımız biraz çekingen davransa da genel olarak iyiydi, diş ağrısını bahane ederek soğuk bir şeyler içmek istediğini söyledi. Burada kendi çapımda bir neg attım, diş ağrısına buz basmak iyi gelir diyorlar dedim. Kendileri müstesna bir hemşire, saygın bir hastanede çalışan bir hemşirenin diş ağrısına soğuk bir şeyin iyi geleceğini düşünmesi, tamamen cehalet olsa gerek. Her neyse, eğitim seviyesinden bana ne istediğim şey oyunu oynamak ve ne kadar birikime sahip olduğumu görmekti. Açık konuşmak gerekirse, % 30 – % 70 kuralını birkaç kez bozsam da karşımda sürekli mızmızlanan ve çocuk gibi “Oraya değil buraya gidelim, aslında şurada iyi bir cafe var, şunlardan mı içsek” gibi beni hem maddi hem manevi test eden bir hatunla karşı karşıyaydım.

Bir kafeye oturduk ve 13.50 TL olan Portakal suyunu gördükten sonra, kızı huzursuz edecek birkaç davranışta bulundum. Çünkü kızımız bir Drama Queen ve ben, bana sürekli ajitasyon kasacak bir hatuna para harcamak istemediğime kendimi ikna ettim. Servis’in kötü olduğu konusunda hemfikir olduk ve cebimden kuruş çıkmadan kalktık, ilerleyen birkaç on dakikanın ardından yağmur bastırdı ve belediye otobüsüne atlayıp büyük bir AVM’ye gittik yol boyunca birkaç ILG ve küçük çaplı bir French Kiss aldım, fakat şuna emin olabilirsiniz bu hayatımda aldığım en kötü öpücüktü. HB 6,5 bir hatunun hiç öpüşmemiş olması ihtimaline inanmak istemiyorum. Hele kendi adıma çok iyi öpüştüğümü düşünüyorsam, bu kabul edilemez. AVM’ye geldik ve burada hatunun değerimin altında olduğunu ve ona hiçbir yatırım yapmayacağını küçük bir ima ile yüzüne vurdum ‘Buraya dek plan benim yönlendirmemle ilerliyordu, fakat bizi buraya getirdiğine göre içeceğimiz kahveleri de karşılayacağını umuyorum’ dedim. Çünkü o kızın bir an evvel siktir olup gitmesini istiyordum. (Beyler, ben Kırmızı Hap’ı götünden fitil olarak almış gözüküyor olabilirim fakat bunun adı tamamen seçicilik, benimle ya da sizinle sevişmek istemeyen yüzlerce kızı hatırlayın ve perspektifinizi değiştirin eheheh : ) )

En nihayetinde bir sigara içme bahanesi ile dışarıda bir yere oturduk ve bu esnada birkaç shit test aldım. ‘Bakayım şu biçimsiz dövmeye, sen sanki biraz kilolu musun?, Dişlerin ayrık mı senin? Saçların yağmurda bozulursa karizmatik gözükmeyeceksin gibi. İnanır mısınız, shit testlere bu kadar hayranlık duyan bir adam olarak her birini Rafael Nadal’ın set karşılamalarına benzer hareketlerle savuşturduğumu hatırlamıyorum. Özellikle Dişlerin ayrık mı senin? Sorusuna verdiğim; ” Evet, hatta tam şu aralıkta iki kişilik bir yatak var ve seni oraya atacağım eheheh” Dedikten sonra kızımızın yüzünde ki o ‘Evet, sen beni çatır çatır…’ çirkinleşmeyeceğim, tamam.

Velhasıl kızımız kahvenin 20, suyun 10 lira olduğu bir mekan seçti ve oraya gitmek konusunda ısrarcı oldu, bu esnada ben ne mi yapıyordum? Discord grubuna oradan ayrılacağımı ve seçici olmaları gerektiğini söylüyordum. En son kızı bir test ettim ve dedim ki, aslında böyle basit bir buluşmadansa, bir şişe şarap alıp sana gelebilirdim. Karşılığında, ” hayır, asla” Gibi bir cevap aldım. Eheheh, az evvel bana sırnaşan hatun, şimdi bembeyaz olmuştu çünkü istediği tamamen drama yaratmak, cebimdeki parayı son kuruşa kadar yemek ve benimle ondan sonra sevişmekti. Sevişmek konusunda eminim zira hatunun kalçalarına dokunduğumda gayet hoş bir tepki aldım. Velhasılı hatunu bir süre boş boş dolandırdıktan sonra o muhteşem sözleri duydum; Ben eve gitmek istiyorum. Sakince ” İyi fikir, benimde arkadaşlarıma sözüm var” dedim ve herhangi bir kapanış yapmadan, topuklarım götüme vurarak uzaklaştım.

Öncelikle Türkiye standartlarında Tinder kullanımı gereksiz ve kadınların egosuna hitap eden bir uygulama, bu konuda bir anlaşalım. Evet, olayın başında 9 date’in 6’sının yatakta bitmiş olması sizi yanıltmasın, ayrıca bir buluşmaya olayın sonu nerede bitecek olursa olsun, benim gibi plansız ve programsız gitmemeye özen gösterin bu her ne kadar benim iplememe seviyemle alakalı olsa dahi, vakit kaybeder ve diğer hedeflerden uzaklaşırsınız. Burada kızımıza tü, kaka demiyorum, elbette Drama Queen ya da değil, her kadının kendisine sağlanmasını istediği güvenceler olabilir, olacaktır da fakat önce bunları hak etmesi gerekiyor.

Ne kadar süredir buradasınız ya da ne kadar tecrübeniz var bilmiyorum fakat seçici olmak her zaman iyidir, Kırmızı Hap bana o ve benzeri hatunlarla tüm günümü öldürüp gece sıradan bir seks yapmamayı öğretti. Kırmızı Hap 1.72’lik sütun gibi hatunları, size yaratabileceği sıkıntı ve tabak olarak değerlendirmeme perspektifini kazandırır, Kırmızı hap hayat kurtarır.

– Eliot-

Saha raporu – Açılış

Blogun uzun zamandır okuyucusu ve takipçisiyim. Kısa ve özet şekilde okuyupta yapamadıklarımı ve yapılması gerekenleri elimden geldiğince yazmak istiyorum. Oneitis hastalığına kapılıp bir kızı oneitisim haline getirdim ki bunu yaparsanız onu kazanma şansınız aynı derecede düşüyor. Sebebi blogta yazan açılışları, beden hareketlerini istediğiniz şekilde yapamıyorsunuz. Birde ona açılmadığınız her gün bunun zararı da aynı şekilde büyüyor. Eğer oneitisiniz varsa bir an önce ne olacaksa olsun sikerler böyle işi deyip açılarak belirsizliği bitirmeniz gerek. Yoksa gereksiz zaman ve enerji kaybı yaşıyorsunuz, bunu yapmayın.

Açılış Yapmak: Bunu kendi yaşadığım ve blogta okuduğum şeylerin özeti olarak yazacağım. Şimdi arkadaşlar ilk açılışımı diyalog halinde yazmadan önce blogtaki önerilen açılış ile karşılaştırarak yazacağım.

Öncelikle karşılıklı diyalog sırasında aklınıza gelebilecek 3 – 5 değişik soruyu önceden belirlemenizde fayda var. Şunu özellikle belirteyim ki belirli bir plan dahilinde yürümek çok önemli. Uygulayabileceğiniz bir plan yoksa eğer konuşma anındaki heyecanla birlikte işler karışıyor ve aklınıza bir şey gelmediği için kaçmaya çalışıyorsunuz. O yüzden önceden planlı olmak çok faydalı, daha detaylı bilgi için “ Londra Gündüz Oyunu” başlıklı makaleyi okuyun.

Kızın Yanına Varış:

Mutlaka değinmem gereken noktalardan birisi bu. Kızın yanına varış süreniz ne kadar az ise o kadar iyi. Özellikle daha yeni açılış yapacak veya yapanlar için söylüyorum, kızın yanına varana kadar ki heyecan sürekli artıyor. Çok fazla heyecan olursa daha yanına varmadan kaçabilirsiniz, dikkat 😊..

Set Açmak Aslında Çok Zevkli:

İşin en zevkli kısmına geldik, kızı durdurduk ve artık karşı karşıyayız. Blogta ki neredeysi tüm saha rapolarını okumuşumdur ki okuyanlarda bilir standart bir açılış var : “ Seni şuradan gördüm, farklı geldin bana tanışmak istedim ben x” gibi.. Bende bu şekilde bir giriş yaptım, ismimi söyleyip elimi uzattım, ama bu sırada gülüyorum ve vücudum ona göre dik pozisyonda bu nedense o sırada sürekli aklımdaydı. O da gülerek ismini söyledi ama ikimizde nedense çok hoş bir şekilde gülüyoruz sürekli. Diyalogu altta yazacağım için çok girmeden burda yaptığım şu hatayı belirteyim. İlk kısımda değindiğim gibi bir planım olmadığı için bir kaç soru dışında aklıma bir şey gelmedi sohbet yaklaşık 2-3 dakika sürdü ki bu süre az. Blogta belirtildiği gibi mutlaka ortalama 5 dakika civarında bir konuşma olması gerek. Benim konuşma kısa sürdü.

Sonuç:

Kıza artık dönmem gerek diyip numarasını istediğim de instagram adresini vermeyi teklif etti bende tamam dedim yazdı instagramını ikimizde gülerek ayrıldık..

Diyalog:

B: Merhaba, bir kaç seferdir görüyorum, bana farklı geldin, artık tanışalım istedim. Ben x

K: (Gülerek) Merhaba, ben xx

B: Sanırım buralarda oturuyorsun, bir kaç seferdir seni buralarda gördüm?

K: Evet, aşağıda oturuyorum.

B: (Hep gülüyoruz :D)  Burada üst yola bakarak biliyorsun yukarıda çalışıyorum, şimdi gitmem gerek bana numaranı ver konuşalım.

K: İnstagramımı vereyim oradan konuşalım.

B: Olur. ( instagram açıp adresini girdirdim.)

1 gün mesaj atmadım kıza, bir gün sonra mesaj attım. Konuşmaya başladık ama çok geç mesajlara dönüyordu, bende mesajlara aynı şekilde geç döndüm. O çabuk cevap verdiğinde ben bir kaç dakika geç cevap verdim. Konuşmaya başladığımızda sürekli iş yerimin ordan geçmeye başladı ama mesajlaşma çok ağır gidiyordu, numarasını aldım ama yine de instagramdan konuştuk.

Bir gün ben şuraya geçicem sende gelicen mi tarzın da mesaj attım, bana göre bahane ama akrabalarının görebileceğini söyledi. Tamam dedim sonra bir daha aynı şekilde buluşma mesajı attım. Saatlerce dönmedi, mesajımı yok sayıp başka bir şey sordu bana kendi ile ilgili bende mesajımı görmedin mi diye sordum, gördüm dedi bende hadi o zaman kendine iyi bak dedim. Sohbeti kestik. Bir daha konuşmadık.

Benim ilk açılışımdı ama devamı gelir o zevki aldım. Ben kendimde gördüğüm hataları yazdım. Zamanla olacak şeyler bunlar, yaşaya yaşaya öğreneceğiz.. :=)

Konuk Yazar : Emre

Saha raporu – çikolata beklerken içilen soğuk su

8-10 gündür game girişimim olmamıştı. Dün avm’ye gezmeye gittim. Çikolata reyonunda çalışan, bu hafta gördüğüm in güzel şey olan hb8 i gördüm ve çok etkilendim . Yanında hb3 vardı. Yanlarına gittim ve şöyle bir konuşma gerçekleşti.

B:Merhaba
Hb8:Buyrun
B:çok hoş ve güzel birisiniz :))
Hb8: :)) ….
Hb3: Eee
B: (hb8 e bakarak) sadece bu kadardı, kolay gelsin
Hb3: deli herhalde
Hb8: 😂😂😂😂😂 (hatunun çok hoşuna gitti egosu tavan yaptı tabi)

Ertesi gün, game açılışı yapıp yapmamam konusunda kararsız kaldım. Şansımı denemeli miydim? Yoksa iltifat edilen kıza ikinci kez gitmeyip next mi yapmalıydım? Ve Karar verdim. Gidip konuşacak ve %90 reddedilecektim. Çünkü kendime yeteri kadar güvenemiyordum. Kız gerçekten güzeldi ve sanırım ben daha burada kaybetmiştim.
Tekrar avm ye girdiğimde sakindim ama yaklaşmaya başladıkça heyacanım artıyordu.Ellerim titriyordu . Aklıma, giriş yapıp sohbeti ısıtabileceğim bir kaç cümleden fazlası gelmiyordu( bu diğer gamelerde olmamıştı. İki kişi oldukları için bu kadar gerildim sanırım.Ama yine de bu kadar heyecan fazla ve çok saçmaydı). Önce vazgeçtim . Avmde tur atmaya başladım . Ama sonra böyle çıkıp gidersem Kırmızı hapla tanışmamdan önceki halime dönecek ve bir daha hiç game yapacak cesareti kendimde bulamayacak olmaktan korktum. Bi ara blog yazılarını açıp okudum. Belki iyi gelir diye ama fayda etmedi.En kötüsünü düşünüp yanlarına gittim.

B:Merhaba kolay gelsin
Hb8: Merhaba buyrun :))
B:Çikolata istiyorum , şundan olsun
Hb3 : Siz burada mı oturuyorsunuz?
B: Avm de mi? Hayır :))
Hb3:iki gündür geliyorsunuz , eviniz avm ye yakın herhalde
B: Evet yakın sayılır, iş çıkışında uğruyorum genelde( niye böyle bir açıklama yaptım ki sanki ? Avm nin önünde ki bankta yatıyorum ablacım sanane?! sen işine bak! iki dakika konuşturmadın. Bi susta biz konuşalım demek istedim ama diyemedim tabi )
Hb3: Ne iş yapıyorsun?
B:Silah ticareti 😎
Hb8: 😄
Hb3: Kaç yaşındasın?
B:kaç gösteriyorum
Hb8:24
B:Teşekkür ederim 😊 25 yaşındayım.
Hb3:18 gösteriyorsun 😏(Dalga geçiyor aklı sıra gereksiz)
B:En azından reşitmişim :))
B: (hb8 e dönüp) adın ne?
Hb8: P….
B: Soy ismin Yok mu?
Hb8: Söyleyemem
B: Alma şansın olsaydı dünyada ki hangi ailenin soyadını isterdin ?
Hb8:Bilmem
B: Bence Rockefeller olabilir, hem zenginler hem kulağa hoş geliyor 😎
Hb3: sen ne kullanıyorsun?😏
B: Ara sıra çikolata kullanıyorum :)) Siz? 😏
(hemen hb8 e döndüm ve) ; Tanışabilir miyiz? İnstagram hesabın var mı?
Hb8: Hayır sosyal medya kullanmıyorum
B:Ben de kullanmıyorum. Söyleseydin yeni hesap açacaktım :))…Peki nasıl tanışalım o halde? İllede birisinin mi bizi tanıştırması gerekiyor?
Hb8: hayır tanışamayız, ben sözlüyüm.

Parmağına bakamadım ama bunun test olmadığına eminim. Çok inandırıcı söyledi. Tersler gibi bir hali yoktu.

B: Öyle mi ? Ben de evliyim 5 tane çocuğum var 😅
Kızlar şaşkın bir ifadeyle yüzüme bakıp gülümsediler …
B: Bir tane de soğuk su alabilir miyim?
Hb3: Üzerine iç , iyi gelir😁
Burda iyi laf soktu ama asabileşmek istemedim. Sonuçta açılışı ben yapmıştım ve kaybettim. Evet bu reddedilişin üzerine soğuk su içmeliydim-

B: (hb8 e bakarak) iyi günler :))

Dedim ve ordan ayrıldım.

Game sırasında duruşum ve vücut dilim iyi değildi.Dik duramadım ellerimi tezgahın üzerine koyarak konuşuyordum. Kuralları teoride bilmekle sahada uygulamak arasında çok fark var. Ses tonum iyi ama hb3 ün testlerinin ardı arkası kesilmiyordu.Sohbetin onunla hiç ilgisi olmamasına rağmen soruları beni fazlasıyla gerdi . Oyuna yeterince odaklanamadım.Sinirlendim ama belli etmemeye çalıştım.Gardım kolay düştü . Bazı cevaplarımda kendimi açıklama ihtiyacı duydum. Basit sorulara daha alaycı ve zeki cevaplar verebilirdim ama yapamadım, kaybettim.kırmızı hapla tanışalı bir buçuk ay oldu ve 6. game denemem böyle sona erdi. Herkese selamlar.

Konuk Yazar : Sydney Carton

Saha Raporu – Metro yürümesi

Kırmızı hapı yutalı bir ay oldu. 25 yaşında bir betayım (şimdilik). İki başarısız game’den sonra, sabah metroda giderken kitap okuyan HB8 i gördüm. Kendimi uykusuz ve yorgun hissetmeme rağmen bu blogta ki abilerimin sanki o an bana yarış atıymışım gibi “yürü be oğlum kim tutar seni” tezahüratlarını hissedip konuşmaya karar verdim. Ama en zoru kızın ineceği durağı bekleyene kadar geçirdiğim 15 dakikaydı ve hepinizin bildiği gibi stresin tavan yaptığı iğrenç bir bekleyişle karşı karşıyaydım.

Edebiyata biraz hakim olduğum olduğum için sohbeti okuduğu kitaptan açmaya karar verdim :

Ben: Merhaba.
Kız : ….
B : Sürükleyici bir kitap sanırım.
K: Evet.
B:Adı ne kitabın ?
K:Bla blaeeale.
B:Üniversitede mi okuyorsun , hangi bölüm?
K:Gıda, sen?
B: İşe gidiyorum ama senin için yolumu biraz uzattım.
K:gülücük.

Sohbet karşılıklı şekilde kitaplar üzerinden 2 dakika daha devam etti…

B: Birazdan yollarımız ayrılıyor, numaranı verir misin?
K: Gülücük -hayır ya başka zaman belki.
B:Başka zaman yok, şimdi lütfen…
K:Ben vermeyim sen numaranı söyle.
B:0506…. muhtemelen aramayacaksın ama yine de bekliyorum( bunu heyecandan söyledim. Aklıma Mahmut abinin “kıza numara verilmez kızdan numara alınır” öğüdü geldi ama çokta ısrar etmeyi doğru bulmadım. İnstagram istemeyi de akıl edemedim)

Sonra görüşürüz dendi ve kız 12 saat geçmesine rağmen hala yazmadı(önemli de değil artık :))

Aynı gün öğleden sonra vapurda bir kız elimde ki dergiyi gördü ve sohbeti kendisi açtı. İnene kadar sohbet ettim ama hb5 olduğu için üstelemedim.
Vapurdan indim selfie çeken iki kızın arkasına yanaşıp “Beni de kadraja alın like sayınız artsın” dedim ama tebessüm ederek söylemediğim için soğuk bakışlar yiyerek terslendim(hiç bir önemi yok :))

Kendimi Tyler Durden kadar iyi hissettiğim bir gündü , neticeleri ne olursa olsun.

Yorumlarsanız sevinirim

İyi ki sizleri tanıdım.

Konuk Yazar : Sydney Carton

Saha raporu – 1000 kere yapsan yine de telefon alamayacağın iki yürüme örneği

Tüm okurlara merhaba.

Hapı yutalı çok olmamış birisiyim.Anlatacağım ilk day game olacak. Daha önce çok denedim ve neredeyse hepsinde ret yedim,yani telefon numarası alamadım,bu anlatacağım da yine ret ile bitti fakat yorumlarınızı merak ettiğim için size aktarmak istiyorum.

Oyun bir kaç gün önce yaşandı.Olaya en başından başlamak istiyorum.Kampüste bisiklet ile dolaşıyordum,ava çıkmıştım,bankta oturan esmer,kıvırcık bir kız gözüme çarptı.Etrafından bir,iki tur attım beni görmemişti.Arkadan yaklaşmaya karar verdim.Daha önce ki tecrübelerime dayanarak söyleyebilirikm ki bir kız bankta uzaklara veya telefonuna bakarak oturuyorsa %70 erkek arkadaşını bekliyordur.Bunu düşünerek kıza arakdan yaklaştım ve:

Ben:Bir şey sorabilir miyim ?

Kız:Evet,tabii.

Ben:Birisini bekliyor musun ?

Kız:Ne yapacaksın ?

Ben:Eğer erkek arkadaşını bekliyorsan gideceğim,kavga etmek istemiyorum.

Kız:Evet,erkek arkadaşım geliyor gitsen iyi olur.

Ben:Görüşürüz….

Kız:…

Bu asıl olaydan önce yaşadığım olaydı.Bundan en fazla 2 dk sonra ben “biri gider biri gelir.” kafasında olduğumdan dolayı tekrar ava çıkmıştım.Kampüsün düz bir yolunda tek başına yürümekte olan bir kız gördüm.Esmer,düz saçlı,yeşil gözlüydü.Bisikletliyim ve yanına yaklaştım.

Ben:Merhabaaa.

Kız gülerek biraz duraksadı,tanıştığımızı düşündü.

Ben:Hayır tanışmıyoruz.

Kız:İhihih merhaba diyince tanışıyoruz sandım.

Sonra yanlışıkla bisikleti kızın üstüne kırıdm.

Ben:Pardon.

Kız:Önemli değil,yanlış görmüş olabilirsin.

Ben:Seni tanımıyorum zaten,”Pardon” bisikleti üstüne kırdığım içindi.

Kız:İhihihi afedersin.

Ben:Ben Uğur,ya sen ?

Kız:Bende Buse.

Ben:Ne okuyorsun ?

Kız:Gıda Mühendisliği.

Ben:Harbiden mi ? Hep merak etmişimdir Gıda Mühendisleri ne yapar,İnşaat Mühendisini anlarımda Gıda ne yapar ?

Bu nokta kız kendini bana açıklamaya girişti ve çerçevesini bıraktı.

Kız:Hayır falan filan (Kız burada bir şey söyledi fabrika falan diye ama dinlemedim ve başka bir tarafa baktım o an.)

Sonra fakültenin önüne yaklaştım ve yolun karşı tarafına geçmesi gerekiyordu.

Ben:Gidiyor musun ?

Kız:Evet,fakülteye geldik.

Ben:O halde telefon numaranı ver.

Kız:Hayır dedi ve güldü.

Ben:Peki dedim güldüm.

Ben:Görüşürüz.

Kız:Hoşçakal

Yorumlarınızı bekliyorum sormak istediğiniz herhangi bir detay varsa da cevaplayabilirim.

Konuk Yazar : Purplesox

Saha raporu – Uydu erkeklik yerine onurlu reddediliş

Selam Mahmut abi ve değerli erkek adam camiası.

Ben 17 yaşında, genç bir okuyucunuzum. Daha az önce reddedildim ve bunu buraya yazmanın daha en doğrusu olduğunu düşündüm, sonuçta toplumun verdiği ilişki tavsiyeleri genelde çöp ötesi oluyor ve bir işe yaramıyor. Neyse bir ay önce bir kızla konuşmaya başladım, kız sarışın mavi gözlü güzel denilebilecek bir tip. İlk buluşmamız güzel geçmişti fakat ikinci buluşmada bana eski sevgililerinden falan bahsetmeye başladı. Ben bunu istemediğimi hafif esprili bir dille dile getirdim fakat 5 dakika sonra dışarıdan bir çocuk gördü ve camdan kalkıp el sallamaya başladı. Yerine oturunca da bana onunla buluşmak istediğini söyledi. Ben o lafı duyar duymaz eve gitmek ister misin deyip masadan kalktım ve yüzü değişti şaşırmış gibi oldu ama sonra gülümsemeye başladı.

Aradan bir hafta geçti ve hiç yazmadım ona daha sonra hiçbir şey olmamış gibi mesaj attım ve konuşmaya başladık. Birkaç gün konuştuktan sonra iş şuraya geldi :
Hatun: Wanderlust bi çocukla konuşmaya başladım okuldan ama çook dikkatliyim hiç bi şekilde güvenmiyorum.

Wanderlust: Peki.

Hatun: Ne peki?Wanderlust: Ben bu tarz muhabbetleri dinlemeyi sevmiyorum özellikle senden bunu biliyorsun.

Hatun: Biliyorum ama arkadaşız sen de bunu biliyosun .s.s

Wanderlust: Arkadaş mıyız?

Hatun: Değil miyiz?Wanderlust: Kanka değiliz, seni beğendiğimi anlamış olman gerekir.

Hatun: Yahu ben seninle arkadaş kalmak istiyorum biliyorum benden hoşlandığını fakat en doğrusu bu (O mesaj geldiğinde hemen siteye girip “Arkadaş Kalalım Diyen Kıza Cevap” adlı yazınızı tekrar okudum ve sizin cevabınızı aynen ona ilettim).

Wanderlust: Gerçekten arkadaş kalmayı çok isterdim ama ben birbirimiz için daha fazlasını ifade ederiz diye düşünmüştüm ve dürüst olmak gerekirse ben arkadaşlıktan fazla bir şey bekliyorum. Kusura bakma ama yanılmışım.

Hatun: Üzgünüm Wanderlust, benden hoşlanıyorsun evet ama bu doğru değil ben seni arkadaş olarak görüyorum.

Açıkçası sinirlenmedim ben. Buna cevap vermedim ve tavsiyenize uyup onu sosyal medyada takip etmeyi bıraktım. Evet belki reddedildim, fakat arkadaşlık kivsesi altında uydu erkeklik yapacağıma onurlu bir şekilde reddedilirim daha iyi diye düşündüm ve öyle büyük bir moral bozukluğu yaşamadım.

Yorum yaparsanız sevinirim, sitede paylaşmaya değer görüyorsanız da kıvanç duyarım.

Konuk Yazar : Wanderlust