Merhaba erkekadam.org ailesi, yaklaşık on senedir daygame yapıyorum. İlk kez bir kızı yolda durdurup iltifat etme fikrinin tüylerimi diken diken etmesinden bugüne kadar arada uzun süreli ilişkilerimi, askerlik, hastalık gibi dönemleri saymazsam genelde sahalardaydım. Tüm bu süreç boyunca oyuna karşı yaklaşımım, oyun tarzım, kızlara bakış açım evrim üzerine evrim geçirdi. İlk dönemlerde büyük bir başarısızlık yaşadığımı da ekleyeyim çünkü benim başladığım zamanda Türkiye’de daygame yapan hiç kimse yoktu dolayısla böyle bir şeyin mümkün olup olamayacağı kafamda büyük bir soru işaretiydi.
Uzun yıllar daygame i yabancı kaynaklardan okuduğum ve kendimden bir şeyler kattığım kadarıyla içimde hep o bir parça“yanlış bir şeyler var, garip duruyor, doğal olmuyor” hissiyatlarıyla yaptım. Bu beni oldukça rahatsız eden ve kızlara yaklaşma korkusunu tetikleyen bir durumdu. Daygame de kendi tarzımı yaratmam, tam anlamıyla doğallığı yakalamam ve olayı basit, etkili hale getirip yaptığım şeyi çok etkili bir sosyal silah haline getirmem ise son 2-3 senemde tam anlamıyla gerçekleşti diyebilirim.
Tabi daygame konusunda yazılacak yüzlerce sayfa şey var. Ancak girişi çok uzatmadan day game ile alakalı genel bilgileri size bir yandan da en son yaşadığım daygame maceramı anlatırken vermek istiyorum.
Bir kere daygame haftanın belli günleri hazırlıklı olarak dışarı çıktığınız ve o gün 20 kızla konuştuğunuz bir avlanma seansı olmamalıdır. Eğer bu işte verimli olmak istiyorsanız daygame i spontane yapmak zorundasınız. Yani herhangi bir sebeple dışarı çıktığınızda bulunduğunuz yerin yakınlarında hemen birkaç kadınla konuşmaktan bahsediyorum. Böyle olmalı ki devamlılık sağlansın ve stres faktörü minimuma insin.
Bu benim uzun süredir uyguladığım bir sistemdi ve 2019 yılının ilk cumartesi günü de bu durumun bir istisnası değildi. İş çıkışı sporumu yapmış ve bünyemdeki testesteronu biraz daha açığa çıkardıktan sonra avm içerisinde birkaç tur atıp ilk hoşuma giden kızla konuşmaya başladım. Olayın üzerinden 1 hafta geçtiği için diyalogları pek zayıf bir şekilde hatırlıyorum ve iletişimi genel hatlarıyla anlatacağım. Unutmadan söyleyeyim ki genelde hiçbir açılışım ve konuşmayı devam ettirme şeklim birbirine benzemiyor. Genel olarak güvenli bir şekilde kasmadan kızlarla konuşmaya başlıyorum, kulağa hoş gelen akıcı bir muhabbet kurmaya ve araya da birkaç tane yaratıcı espriyi her zaman eklemeye çalışıyorum. Aslında oyunum 4 parçadan oluşuyor: 1- Rahatça ve alelade bir şekilde konuşmaya başla. 2 – söylediklerin kulağı tırmalamasın ve mümkünse akıcı olsun 3- Birkaç espri yap 4- Son olarak da kızı ustaca bir şekilde yönlendir. Ne derler bilirsiniz bir şeyi yaparken ne kadar basit gibi gösterebiliyorsanız o kadar iyi yapıyorsunuzdur.
Bu kıza yaklaşım tarzım çok sade ve netti. Sadece “Merhaba, nasılsın ?” diyerek konuşmayı başlattım. Sonrasında ise ilk söylediğimi anlamayışından yabancı olduğunu fark ettim ve İngilizce konuşarak anlaşmaya başladık. Kızımız bir yardım kuruluşunda temsilci olarak çalışıyor ve Türkiye’ye birkaç günlüğüne gelmiş. Annesi Arap, babası Amerikalıymış. Genel olarak konuştuğumuz şeyler Araplara benzemediği ve açık tenli olduğu, bildiğim birkaç kelime Arapçayı söylemem ve gülmemiz, Amerika ve Türkiye arasındaki kültür farkları ve bu konudaki birkaç komik anektor vb… Ayaküstü konuşmamız 5 dakikayı rahat bir şekilde doldurduktan sonra artık konuşmayı sonuca doğru yönlendirmem gerektiğini biliyordum. Bir şeyler içmeye davet ettim ancak o an elinde poşetler vardı ve bana nazikçe şuan kafasında hemen yapması gereken pek çok şey olduğunu ve kafasındaki tüm o çözüm bekleyen meselelerle bir yabancıyla oturmanın kendisi için zor olacağını söyledi. Ben de bugünün cumartesi olduğunu ve gecenin ilerleyen saatlerinde isterse İstanbul’un pek popüler yeri olan Beşiktaş’ta güzel mekanlar bildiğimi söyledim. Telefon numaralarımızı değişerek vedalaştık.
Birkaç saat sonra mesaj atıp “sen ne iş yapıyorsun anlamadım, yoksa gizli ajan mısın?” diyerek ona takılmaya başladım. “Evet öyle bir şey” dediğinde ise “tamam sen bu gece benim bodyguardım olacaksın o zaman” dedim. “Ciddi misin ben sadece onlara seni soymaları için yardım edebilirim çünkü hayatını kurtarabilmem için fazla uzun ve ağırsın” diyerek güldü. Ben de “merak etme bugün beni soymasına izin verebileceğim tek kişi sensin” dedim ve buluşmayı kopartmıştım.
Gece 1 de ortak bir noktada buluştuk ve onu arabayla alıp sahile çektim. Hava oldukça soğuktu ve muhabbet güzel gidiyordu. Ancak muhabbet ne kadar güzel olsa da dokunmaları arttırmadığım sürece aramızdaki şeyin bir arkadaşlık toplantısından öteye geçmeyeceğini biliyordum. Önce “Avm de elini sıktığımda çok yumuşaktı bir bakayım” diyerek ellerini tuttum ve parmaklarımı parmaklarının arasına geçirerek biraz oynadım. Sonrasında bununla konforlu hissettiğini görünce bayağı bir süre elini tutmaya devam ettim. Gene saçına dokundum ve en sonda ona sarıldım. Gece bu şekilde muhabbetlerle ilerledi ve artık bayağı kaynaşmış ve fizikselliğimiz ilerlemişti.
Ancak beni bu kızda oldukça şaşırtan bir şeyler vardı. Sıra dudağına ufacık bir öpücük kondurmaya geldiğinde o an içinde neler hissettiğini deli gibi merak etmeme neden olacak tepkiler vermeye başladı. Onu öpüp bıraktığımda gözleri kayıyor, yüzündeki ifadenin dünyanın en azgın kadınına mı yoksa duygu karmaşası yaşayıp ağlamak üzere olan bir kadına mı ait olduğu konusunda git gel yaşıyordum. Sonrasında iş ilerleyip hassas bölgelerine her dokunuşumda bu tepkileri daha da abartılı vermeye başladığını gördüm. Ve o an bu ufak dokunuşlardan, öpmelerden vs bu kadar aşırı şekilde etkilenmesinin nedeninin bakire olmasının ve daha önce bir erkekle böylesine yakınlaşmamış olduğuna emin oldum. Zaten aklımdaki şüpheyi gidermek için sorduğumda o da bakire olduğunu onayladı. Durum öyleydi ki bu kadına otobüste ya da yolda yürürken bir erkek yanlışlıkla temas etse birden inlemeye başlayacak gibi duruyordu. Çünkü her dokunuşumda gözleri ve çıkardığı sesler saniyesinde değişiyordu.
Neyse, artık saat gece 5 i geçmişti. Bazen onun gözlerine bakıp Türkçe olarak bazı cinsel olarak agresif şeyler söylüyordum. Tabi ki tek kelime anlamıyordu ama birden şaşırıp kahkaha atarak “şuan hiç de iyi bir şey söylemediğini biliyorum!” diyordu. Bakire olduğunu biliyordum ama gene de bir arabada tıkışıp kalmaktan daha büyük serbestîye ihtiyacım olduğunu hissediyordum. İkimizde dört duvar arasında olmamız gerektiği ihtiyacını hissettik ve kızın oteline doğru yola çıktık. Daha rahat sevişebilir ve en azından oral seks gibi şeyler yapabilirdik.
Bu kızda içine yaratık girmiş gibi gariplikler silsilesi bitmemişti tabi. Önce bana porno filmlerde gördüğüm gibi boğazına kadar sokmalı oral sekslerden birini yaşattı. Ben o an “madem seks yapamayacağız bari bunu iyi yap” kafasındaydım. Ama gariplik şu ki kız 5 saniye yaladıktan sonra ağzından çıkartıp inleyip çığlık atıyor sonra tekrar yalamaya devam ediyordu. Gerçekten ben seksten en çok zevk alan kızlarda bile böyle bir boyut görmemiştim. Ve o an geldiğinde hatunun meğerse sürprizi sona saklamış olduğunu anladım. Üzerime oturmak için hamle yaptı. Bakire olduğunu bildiğim için “emin misin ?” vs gibi şeyler sormaya başladım çünkü sonrasında pişman olan ve kafayı yiyen bir hatunla uğraşmak istemiyordum. Ve birkaç gitgelden sonra aslında bakire olmadığını çözmem zor olmamıştı. Hatun bana son saniyeye kadar yalan söylemişti. Hayatımda seks sırasında hiç bu kadar bağıran ve kafayı yiyen biriyle karşılaşabileceğimi de sanmıyorum. Bir süre tepiştikten sonra artık içindeki o canavar tatmin olmuş şekilde yatakta yorgun uzanırken kafasını çevirip bana baktı ve sonunda ağzından gecenin tek sevgi sözcüğü dökülüverdi: “i love you”.
Daygame maceramda çok şey öğrendim ve anlatıldığında kulağa inanması güç gibi gelen bir çok şey yaşadım. Daygame sayesinde ünlü genç şarkıcıların annelerinden tutunda seks yaptıktan sonra ertesi gün sabah kalkıp işerken yoksunluğunu duyacağım kadar seksi kızlara, bir çok harika ilişkim oldu. Bunların hepsini de aslında kendini son çare olarak sahaya atan ve bulabildiği son şey olan daygame e sarılan aşırı utangaç bir çocuk olarak başladığım bu maceramda geçekleştirdim. Ve hala her sene öğrendiklerim ve uygulamalarım azımsanmayacak oranda değişime oluyor ve sürekli yeni şeyler öğreniyorum. Elbette ki bu mecrada paylaşım yapmama izin verildikçe ben de raporlarımı ve bu süreçte öğrendiğim şeyleri sizlere aktarmaya devam edeceğim. Yazımı işinize yarayacak genel bir tavsiyeyle bitireyim.
Genelde kadınlar konusunda steril kalmış ve sosyal olarak kabız erkekler pick up yada redpill gibi konuları keşfettiklerinde bunu kurtarıcı olarak görüp dört elle sarılırlar. Bu yaklaşım doğrudur da! Ancak sadece burada okuduklarının ve beyinlerinde birden bire yanan onlarca ampulün bir anda onları değiştireceğini sanırlar. Ve bir çoğu kafalarındaki bildikleri önemli ancak pratikte onlara 5 kuruşluk değer oluşturmayan atıl bilgilerle yıllar geçirirler. Oysa bir bilgiyi duymakla, bilmekle onu kullanıp içselleştirmek arasında muazzam bir irade gücü farkı vardır. Ben bu sitedeki “her bir yazıyı okudum artık olaya hakimim” diyemezsin, sen aslında hiçbir şey bilmiyorsun. Bu bilgileri henüz uygulayamadığın için aslında ne kadar cahil olduğunun farkına vardın. Ne zamanki bu bilgileri uygulamaya cesaret edersen o zaman yeni beceriler elde edecek ve eski işe yaramayan sosyal davranışlarından kurtulmaya başlayacaksın.

