Hareketli Bir Sosyal Ortam Gecesi ve Mr.deer – Saha Raporu

Merhaba millet, ben Mr.deer. Eski yazılarımdan tanıyanlara selamlar. Bu yazıyla beni tanıyacaklara da selamlar; eski yazılarıma bakmanızı şiddetle tavsiye ederim. 😊 Her seferinde daha fazla yazı yazacağım diyorum ama İstanbul’a taşındığım son 6 senedir sürekli bir şeylerle uğraşıyorum: eğitimler, sosyal ortamlar, kadınlar vs. derken sürekli erteliyorum. Yeni bir saha raporu ile karşınızdayım. Biraz sosyal ortam oyununa ve dinamiklerine de değineceğim. Önceki yazılarımda da olduğu gibi, sadece “bir kızla yattım”dan ziyade tavsiye niteliğinde bazı çözümlemeler ve taktikler de barındıracağım. Bu sefer fazla cinsel ayrıntı vermeyi düşünmüyorum; odak noktam daha farklı bu yazıda (eski yazılarıma kıyasla).

Hareketli Bir Sosyal Ortam Gecesi ve Mr.deer

Geçen akşam, oyunda eski bir dostum olan Zorro’nun yönettiği bir sosyal etkinliğe davetliydim. Ara ara gittiğim etkinliklerden biriydi. Son 2 yıldır sosyal ortamlarda daha aktifim; sosyal topluluk yöneticiliği vs. de üstleniyorum. Ortamdakilerin neredeyse yarısını tanıyordum. Yaklaşık 50 kişiye yakın insan vardı. Masa masa gezip insanlarla sohbet ediyordum, yeni insanlarla tanışıyordum. Genelde mesleğimi söylediğimde ya merak ediyorlar, açıklıyorum ya da kızlar beni beğeniyor ve shit test atıyor; gülüp anlık cevaplar veriyordum. İnsanlara takılıyor, sosyalleşiyordum. Ara ara hatunlarla flört ediyordum: neg, eğlenen ustalık, arsız-komik vs. vs.

Sosyal oyunun kendine özel dinamikleri vardır. Daygame gibi sonradan geliştirilmesi gereken, görece daha kolay dinamikler. İlk kural; ortama sadece kız düşürmeye gitme! 10 senedir değişik sosyal klüplerde takıldım, son 2 senedir de yöneticilikle ilgileniyorum. Erkeklerin en büyük hatası, fazla cinsel dürtü ile ortama girip ‘bugün mutlaka birini bulmalıyım’ düşüncesine kapılmalarıdır. Bu kafadaki çoğu kişi sosyalleşirken kasılır veya fazla dikkat çeker; kısa sürede ya dışlanır ya da yalnız kalır. Avuntuları genelde ‘ben Alfaydım, beni kıskandılar’ olur. 30 kişilik bir gecede yürümek amacıyla 4 kızdan numara veya Instagram almak hem çok dikkat çeker hem de kızlar birbirlerinden haberdar olacağı için işleri zorlaştırır. Bu, en az iki haftada bir buluşan sosyal klüpler ve üniversite klüpleri için geçerlidir. Böyle aidiyet gerektiren ortamlarda önemli olan soru şudur: Ben buraya ne katabilirim? Burası bana ne katabilir? Sadece kadınlar var diye gitmek zaman kaybı olur, boş vakit harcanır. Oyunun her alanında kadına eğlence fırsatı sunulur; bunun için önce sizin eğleniyor olmanız gerekir. Nasıl yapılacağı, raporun ilerleyen kısımlarında detaylı olarak anlatılacak.

‘’Duygularıyla hareket edenler için hayat bir trajedi, aklıyla hareket edenler için bir komedidir.’’ ~ Jean de La Bruyere ~

Etkinlik 1-2 saat sonra sosyalleşme kısmından canlı müzik dinlemeye geçti. Yan yana yuvarlak masalara oturduk. Benim masamda 2 erkek vardı. Solumdaki masada Ebru, onun yanında şirin başka bir kız ve masada 3 erkek daha vardı. Ebru, saha raporumuzun kadın başrollerinden ilki. 20 yaşlarında, uzun boylu, sarı saçlı; crop (beli ve göbeği kapatmayan kısa tişört) ve mini şort giymiş, aşırı flörtöz, eğlenceli bir kızdı. Arada laf atıyor, neg (negatif iltifat) yapıyordum, hoşuna gidiyordu. Özellikle yaşıyla alay ediyordum. Ama sıkıntı şuydu; sadece bana değil, masadaki diğer erkeklerin kızıştırmalarına da aynı tepkileri veriyordu. Diğerleri flört konusunda pek yetenekli değildi; ortalama-altı bilgiyle, ufak kızıştırmalarla flört etmeye çalışıyorlardı. Benimki flörtöz kızıştırmaydı, onlarınki ise zorbalığa yakındı. Sohbet devam ediyordu ama bir sorun vardı; hatunun abartı bir egosu vardı. Benim neg’lerime, eğlenen ustalık takılmalarıma veya arsız-komik kışkırtmalarıma ne utanıyor ne de çerçeveme giriyordu, aksine daha da şımarıyordu. Kadınların duygusal mekanizmaları zayıftır; bu tarz kızıştırmalara ayak uyduramazlar ve saygısızlığa varan şakalara kalkışabilirler. O yüzden iyi bir baştan çıkarma için bir noktada egosunu sarsmanız gerekir. Ama bu hatunun egosu dolu bir özgüvene değil, altı boş bir özgüvene dayanıyordu. Bu yüzden egosunu yanlış zamanda sarsarsam çirkefleşebilir veya ortamda istenmeyen durumlar doğabilirdi. Ben egosunu ufak ufak sarsıyordum ama diğer erkekler sürekli geri şişiriyordu. Bir noktada sıkıldım, geri çekildim ve müziği dinlemeye başladım. Önümdeki pos fişinden düşüncelere dalıp üç tane küçük origami tekne yaptım. Ebru gördü, ‘bana da öğret’ dedi. Biraz beklettim, sonra gösterdim. Kino ve yüksek değer göstergesi sağlandı. Kino (dokunmak) rahatlık ve cinsel çekim yaratır; yüksek değer göstergesi ise saygı ve hayranlık uyandırır. Utanma ve çerçeve derken aslında anlatmak istediğim buydu; kadının aşkı saygıya ve hayranlığa dayanır. O yüzden egosunu indirmen gerekir ama kadını aşağılayarak değil. Sohbetin devamında Ebru şarkıya eşlik ederken, ben boynumdaki kulak üstü kulaklığı taktım ve ona korkulu bir yan bakış attım. O anda egosu sarsılabileceği son noktadaydı. Unutmayın, ben flörtöz takılıyordum; diğerleri zorbalık yapıyordu. Ebru gülerek ‘Eee yeter, beni çok zorbalıyorsunuz, bak giderim ha!’ dedi. Bana bakarak söyledi. Ben de ‘sen bilirsin’ dedim. Gitme dememi bekliyordu, diğerlerinin yapacağı gibi. Ama birkaç boş ego hareketi ve saygısız davranışından sıkılmıştım; gülerek ‘git gidebiliyorsan’ dedim. Sonra bizim topluluktan tek başına duran bir erkeğin masasına geçti, onunla konuşmaya başladı. Yanımdaki diğer erkekler, Ebru’nun gittiği masadaki adama ‘sende kov!’ diye seslendi. Ebru orada kaldı, sonra birkaç kişi daha masalarına geçti. Ebru’nun eski masasına nükleer bomba düşmüş gibiydi; herkes sustu, telefonlarına gömüldü. Benim keyfim yerindeydi, kendi masamdaki arkadaşlarla sohbete devam ettim. Çünkü ben sadece sosyal flört ediyordum. Ebru’yu almam için oyuna uygun değildi, o yüzden izole etmemiştim. İzole edersem asıl romantik flört başlardı.

Grubun neredeyse yarısından fazlası kalkmıştı. Ben de diğer masaları gezmeye devam ettim. Tanımadığım birkaç kişinin olduğu bizim masalardan birini fark ettim ve geçtim. Masada yazımızın diğer iki kadın başrolüyle tanıştım: Gamze ve İpek. Gamze uzun boylu, kumral, 22 yaşında. İpek kısa boylu, sarışın ve 21 yaşında; daha sosyal. Neyse, önce İpek’le tanışmıştım. O okulundan ve bölümünden bahsetti; ben de işimden anlayabileceği bir dille bahsettim. Sosyal ortamlarda yeni tanıştığım her kadın gibi, günümüz erkeklerinden yakındı ve onlarda anlayamadığı bazı şeyleri sordu: “Genel ilişki” konuları. Bu arada, çok nadir özel ilişki dinlerim; genelde hemen “taksimetreyi açıyorum vs.” deyip savuştururum. İpek, “İnsanları hemen çözebilen biri misin?” diye sordu. Bu sorunun alt mesajı aslında “kadınları anlayabilir misin?” gibidir ve flörtöz bir sorudur. Birkaç tane soğuk okuma cümlesi söyledim: “Aceleci bir yapın var, ayrıntılar seni sıkar” vs. Gözleri fal taşı gibi açıldı, daha yakın konuşmaya başladı. Biraz geçmişe dayalı duygularından ve anılarından konuşturdum. Bu “geçmişinden bahsetme” işi, duygusal bağ kurmayla alakalı. Bu noktada İpek ilgimi çekmeye başlamıştı. Attığım neg’lerde ve “eğlenen ustalık” takılmalarımda utangaç ve masum gözüktü. Altı boş bir egosu yoktu ve hayatı konusunda anlattığı şeyler hoşuma gitti. “Hayatsız” bir kız gibi değildi. Sonra muhabbet biraz daha devam etti. İpek ile Gamze’nin arasındaki arkadaş kalktı, ben oraya geçtim; hem Gamze’yi hem de masanın diğer ucundaki arkadaşları duyabilmek için. Gamze’nin farklı bir aksanı ve 1–2 milisaniye geç tepki verme gibi çocuksu, garip hareketleri vardı. (Henüz sarhoş da değildi.) Gamze ile İpek bu arada çok eski arkadaş ve beraber yaşıyorlar. Gamze topluluğa üye değil, İpek misafir olarak getirmiş. Gamze daha sessiz ama daha ilgiliydi. 2–3 dakika sohbet ettikten sonra tamamen sandalyede yan oturmuştu ve bedeni tamamen bana dönmüştü. Ben yandan konuşuyordum ve masaya dönüktüm. Müzik fazla olduğu için fazlasıyla bana eğilerek konuşuyor, vücudunu bana yaslıyordu. O anda, tam Gamze bana eğilmiş bir şeyler anlatırken, kafasının arkasında imalı imalı bana bakan bir surat gördüm; Ebru. Ebru masasına dönmüş, oradan beni kesiyordu. İçimden kahkaha attım. Gamze de “Kadınları bir bakışta çözebilir misin?” diye sordu. Birkaç tane soğuk okuma cümlesi salladım ve etkilendi, bakışları değişti. Biraz geçmişinden değerli anılarını anlattırdım vs. Allah kahretsin, Gamze de hoşuma gitmeye başladı konuşurken. Diğer ilgili kızlar da vardı ama genelde en fazla sosyal flört eder, mesafemi korurum.

İkinci Kural: Seçici ve mesafeli ol! Sosyal ortamda bahsettiğim negatif şeyleri yapmamanız durumunda illaki bir kız size yürür. Yani belki farkında olmazsın ama yürür. Ha, yaşlı, bakımsız veya kilolu olabilir; kriterlerinin dışında olabilir, ona bir şey diyemem. Sosyal ortam, kadınların rahat olabildiği ortamdır ve emin olun, daha fazla fırsat yaratırlar. Bir de ortama bir şeyler katan bir insansanız, insanların size karşı sevgi ve saygısı artacaktır. Bu durum size statü katacaktır ve bu daha fazla beğenilmenize olanak sağlar. En basiti, uyumlu olmak da bir şeyler katmaktır. Ortama kendini kullandırmak değil söylediğim şey; dürüst ve samimi bir şekilde sosyalleşmek de bir şeydir. Yetenekleriniz doğrultusunda (kendini kullandırmadan) insanlara yardım etmek ya da topluluk için gönüllü bir şeylerde görev almak da olur.  Ortama bir şeyler katabilmek sizi daha çekici yapar ve daha fazla fırsat gelir. Dikkatli olun. Sosyal toplulukta tek gecelik ilişki zordur, her kadın okey olmaz. Olsa da sen her kadına okey olma. Çünkü kız ortama güvenir ve kafasında hayaller kurar, seninle takılır; ilişki istemezsen adını çıkarabilir. Bu konuda kızları izole ettiğimde, bu konuda pek bir şeyler vermeyeceğimi şaka yollu da olsa söylerim ben. Yani en azından “Şu an emin değilim” veya “Zaman ne getirir bilemem” derim. Çünkü benim için o an öyledir. Rol değil, gerçek hislerim. Bir de sosyal topluluklarda ilgi orospusu kız çoktur. Ya sadece ilgini veya paranı kullanır ya da seni zevk için veya salaklığından başka bir erkekle karşı karşıya getirir. Yaşandı 😀 Bir kampta 6 erkekle öpüşüp, sabahına başka bir erkeğin arabasından çıkan bir kız görmüştüm. İkisi yakın arkadaş, 6 erkek birbirine girdi. Ben ne yaptım? Kızın davranışlarını çok önceden fark edip çok başta mesafe koydum; gece partide bana yaklaşmaya çalışınca hep uzak tuttum. Mide sahibiyim, teşekkür ederim 😀 Bu aslında her koşulda lazım olan “bolluk zihniyeti.” Bolluk zihniyeti, cebin dolunca değil; kriterlerin olunca oluşur. Öğrencilerime de mutlaka öğretmeye çalıştığım yeti: İstemediğin yerde oyundan çık, etkileşimi bitir, sen reddet. Beğenmediğin kızla ileri gitmeye çalışırsan bir yerde tıkanırsın; tıkandığında üzülürsün. Kafanda “Bu düşük değerli kız beni nasıl reddeder?” diye kırık egonla yataktan çıkamaz, tavanı izlersin bütün gün.

“Baştan çıkarmadaki en büyük gücün, geri çekilme yeteneğindir; başkalarının peşinden gelmesini sağlamak, tatminlerini geciktirmektir.”  ~ Robert Greene ~ The Art of Seduction ~

Biraz zaman geçti. Etkinlik bitti. Birkaç kişi beraber after için cluba gittik. Ben alkolümü içiyorum, eğleniyorum, kafa dağıtıyorum, arkadaşlarımla dans ediyorum. Ebru’yu zaten çoktan uzaklaştırdım kendimden, kaçamak bakış atıyor dans ederken ama ben hiç oralı olmuyorum. Neyse bir ara İpek dans ederken yanıma geldi. Tuttum elinden, dans ediyoruz. Arada Gamze geliyor yanımıza ama doğruya doğru İpek daha çok ilgimi çekiyordu. İşte asıl önemli konu geliyor. Biraz dans bilgim ile kızla dans ederken bedenini bedenime yaklaştırıyorum, gözler ve surat yaklaşıyor, 1-2 affalaşmış gibi boş boş gözlerine bakıp duruyorum, sonra tekrar uzaklaşıyorum. Bu, duygusal itme-çekmenin dansa eklenmiş hâli. Yılların tekniğidir. Bu benim oynum ve ben ne zaman istersem o zaman yakınlaşır ve öperim. Arada belinden tutuyorum ve bedenlerimizi yaslıyorum, ayağımı ayaklarının arasına sokuyorum ve üst bacağımla hafif hafif vajinasına bastırıyorum, hafif eğilip kalkıyorum; “yukarı-aşağı” sürtünme ve baskı sırasında ufak bir titretme. Tabi bunları yaparken elim belinde ve bazen sırtında, bazen biraz daha aşağıda ve elim sadece orada öylece durmuyor. Bazen parmaklarım bastırıyor bedene, bazen tırnaklarımı batırıyorum, pençe atar gibi. Bunların hepsi birleşince kadın rahatsız olmadan ve nasıl olduğunu tam olarak anlamadan yükselir, nefes alışverişi değişir. Tabi ilk “izole” için arkasını dönmeli. Evet, bu 2’li setlerde de geçerli; daygame’de, izole etmek her zaman bedensel uzaklıkla olmaz, bakışlarla da olur. Arkadaşları ile göz teması kurmamalı, kurarsa ahlaki baskı hisseder.

Üçüncü kural, Görünmez ol! Doğru zaman geldiğinde, doğru şekilde yapacağın oyun sessiz olmalı. Acemiler hem çok dikkat çeker hem de çapkın (yavşak) olarak nitelendirilir çünkü fazla dağınık takılır. Çok dar bir farkındalıkla yaklaştığı için hem fazla dener hem de dikkat çektiğini fark etmez. Doğru zamanda, doğru kişiye fırsatı sunarsın. Sürekliliği olan ortamlarda kural budur. Benim bahsettiğim dans kısmında bizi yakın dans ediyorlar sanıyorlar. Onlar dans görür ama hatun ıslanır ve orgazma yaklaşır. Fark ettiysen temelde hatuna baskı kurmuyorum, o devam ettikçe ve rahat oldukça ileri taşıyorum; bu hatunun beklediği bir şey değil çünkü erkekler hemen dans imkanı bulduğunda “dayamaya” çalışıyor, yani fiziksel teması temellendirmeden arttırmaya çalışıyor. Burada bir şeyler oluyor ve kadın “büyülendim” diyor. Tamam, bu yıllarımı verdiğim, emek ettiğim ve geliştirdiğim şeyler; bunu okuyan dostlarımın hepsi yapabilir değil ama örnek olabilir ve yürüyebilecekleri yolları çizebilirler. Beni doğuştan yetenekli sananlar olursa, ilk yazımı (Saha Raporu – Daygame ve yaklaşma korkum) okumalarını tavsiye ederim.

Bu görünmez olma kısmı çok önemli; örneğin geçen başka bir buluşmada yeni bir arkadaş (erkek) vardı. Biraz mesleğimden bahsedince “Daygame falan mı?” dedi. “Evet” dedim. “Seni bu gece izleyebilecek miyiz?” dedi. “Mümkün değil, yani izlersin de anlamazsın” dedim. Karşımızda Merve vardı, topluluktan uzun süredir tanıdığım bir kız. Samimiyetim var ama eh işte. Neyse, kız kulak misafiri oldu ve araya girdi: “Bu arada gerçekten göremezsin. Deer piçtir, çapkın falandır ama öyle yavşak değildir. Belli etmez. Geçen bir after’da Deer bizim yanımızda bizle takılıyor, masanın diğer ucuna gidiyor geliyor; bir ara kayboldu. Millet ‘Deer nerede?’ falan dedi. Arkamı bir döndüm, bu piç sen ne ara arka masadaki kızla tanıştın da o hale geldin. Şerefsiz, ayakta bildiğin sevişiyorlardı.” Sonra “Biz gidiyoruz” dedi, çıktı. “İhtimal verirsin ama göremezsin” dedi.  Arkadaşlarım o geceki kızla beni çekmişlerdi; ben sabah, kızın yatağında yatarken Zorro videoyu gönderince gördüm. Reels olarak atmıştım, gece oyunu hakkında bilgilendirme altyazısıyla. O geceyi de umarım erinmeden yazarım yakında; orada garip bir son var. Kızın arkadaşı da çocuğun birini alıyor. Kızın arkadaşının evine gidiyoruz. Kızlar uykuya geçiyor, biz salonda donla otururken sohbet ediyoruz; çocuk da oyuncu çıkıyor vs. İki senedir topluluk yönetiyorum, çoğu sadece eski sevgilimi (8 aylık) biliyor. Dışındakiler Vegas’ta oldu, Vegas’ta kaldı 😀 Bu sadece sosyal ortam içinde geçerli değil; ben genel olarak çok anlatmayı sevmem birlikte olduğum kızları; işim gereği göstermem gereken kısmı yer yer rahatsız ediyor beni. En azından saha raporlarım birilerinin gelişimine fayda sağlıyor.

‘Baştan çıkarmanın doruk noktası, baştan çıkarmaya çalışmıyormuş gibi bir izlenim yaratmaktır.” ~Mathias Malzieu~

Tabi dans ederken direkt grubun içinde değildik, yaklaşık 2 metre kenara açığa götürmüştüm. Yaklaşık 20 dakika böyle dans ettik; arada bir tuvalete gitti, bara gidip alkol aldı vs. Ama anlayamadığım bir şeyler oluyordu. İlk masalarına geldiğim andan beri genç bir erkek; İkkan. İkkan birkaç kere yanına çekti İpeği, biz dansı bırakınca vs. Sonra dans ederken, aramıza girmeye çalışıyordu arada. (Amguard erkek, beta) İşin garibi, kız bunu görmezden gelince çocuk efkarlanıyor, mala bağlıyor. Neyse, beni alakadar etmez, ben eğlencemdeyim. Arada Gamze yandan kedi gibi geliyor, bana yanaşıyor ama istemiyorum. Bi dur ablacım, diyorum içimden 😀 Diğer bir anlam veremediğim şey de, İpek benimle yakınlaşınca Gamze; İpeğin kulağına bir şeyler söyledi. İpek de “banane, umurumda değil” gibi bir şey söyledi. Sonra bir ara tuvalete gittim, geldim. İpek ile İkkan karşılıklı dans ediyor, aralarında bistro masa var. Havadan birbirlerine figürler yapıyorlar. Orta yanda da Gamze vardı. Neyse, ben İpeği elinden tutup dansa çekiyorum, İkkan triplere giriyor vs. Birkaç dakika sonra İpek, İkkan ile ilgilenmeye başladı. İçimden dedim, “ablacım bi karar ver, böyle bir o yana bir bu yana olmaz.” En son baktım kız ikili oynuyor veya belki de cesaret edemiyor, toplumsal baskı hissediyor. Gamze yandan kedi gibi yaklaşıyor bana; içimden ”eee yeter be dedim”, çektim belinden. Zaten sekizinci bardaktayım, olmuşum pilot. Dans ettik, aynı yakınlaşmalar devam etti. Gamze tırnaklamaya geçti, sarılma kadar hafif değildi. Bir ara dik dans edince içimden “uzun hatun başka be” dedim, çünkü fark etmemişim, İpek ile dans ederken boynum ağrımış. Gamze’yi bir ara çektim, mekanın arka tarafında dans ediyoruz. İzole etmeye devam. Bir yerde bedenler birbirine yapışmış, yanak yanağayız İşte buradan, birçok dostuma lazım olan bilgi: öpücüğe nasıl gidiyoruz?

Kadın burada son dakika direnci atacak, izin vermeyecek, işi yokuşa sürecek. Bak şimdi, bedenler yapışmış, sarılıyorsun, kız orada olmaktan mutlu. Yanağına bir öpücük konduruyoruz. Ters tepki yok, devam. Biraz bekle, bir tane daha, sonra yavaş yavaş araya duraklamalar ve beklemeler koyarak dudak kenarına kadar birer öpücük. Hatun hala seni itmedi ve sana sarılmaya devam ediyor. Ya bir iki tane daha aynı yere öpücük kondur, ya çekil, gözlerine bak, yakınlaş; o sana yapışsın. Bir de şey var: dans ederken müziği kulağına romantik tonda nefesini vererek söylemek; bu, ilk dans sırasında yakınlaştığın andan buraya kadar işe yarar. Nefesini kulağın altı ve boyuna doğru; sevişirken verilen nefes gibi ver, diyeceğim ama o zor olabilir. Şimdilik bunlar yeter. Beni bir öpmeye başladı, dedim içimden “herhalde zombi gibi yiyecek beni” 😀 Neyse, ateşli ateşli 30–40 saniye öpüştük, sonra öpmeyi bıraktım, kafasını göğsüme aldım ve biraz soft dans ettik. Başta dedim, oyunun kontrolü bende, abartıp devam edersem onun çekmesini sağlar; “sen mola ver.” Sonra bir iki öpüşme vs. Dedim, hadi üst katta hava alalım. Sigara ve biraları aldık, yukarı çıkacağız. İpek hemen koştu yanımıza: “Nereye gidiyorsunuz?” dedi. Gülerek dedim, “Arkadaşını kaçırıyorum.” Gamze araya girdi: “Hava almaya yukarı çıkıyoruz, geleceğiz.” dedi. İşte burada bir şeyler sarpa sarmaya başladı.

Yukarı çıktık. Masanın birine oturduk. Tatlı tatlı sohbet ediyoruz. Hatunun B12 eksikliği kendini gösterdi. “Ya senin adın şuydu dimi? Senin mesleğin neydi? Aaa, ilişki koçumu, vayyy” falan, bir kaç kere tekrara düştü. Sinirlendim. Hadi dedim, aşağı iniyoruz. İpeği yanına götürdüm, dedim “Bu fazla içmiş, yanınızda tutun şunu.” O an kendimi kötü hissettim; sanki kız alkollü olduğu için yakınlaştı gibi hissettim. Bu belki garip gelecek kulağa ama adımı bile hatırlamayan bir kızla bir şey yaşamak çok istemedim o an. Zaten durumlar ortada; gece İpek hayatta bırakmaz Gamzeyi, boşa vakit harcarım. “Eve geçerim, yatarım, yarın saha dersi var,” diye geçiriyorum aklımdan. Kızın numarasını almıştım, ayılınca bakılır. Bu başta bahsettiğim eski oyunculardan olan Zorro’ya bahsettim; o da alkolü fazla kaçırmış, çakmağı çaksam havaya uçacak. Müzikte çok, duymuyor. Mesaj olarak attım, dedim, telefona bak. Bu sırada Gamze de aramıza girdi, bana sokulmaya çalışıyor. Ben yüz vermiyorum vs. Arkadaşım “Ya siktir git, sen sanki çok ayıksın; kızın baştan da ilgisi vardı, abartma, eğlencene bak, herkes uçuyor zaten,” dedi. Dedim, hadi biraz daha kalayım. Kızla dans etmeye devam ettim. Bu sefer kız beni mekanın arka tarafına dans ederek çekti, öpüşme vs. Biraz daha dans ettik ve yukarı çıktık sonra. Geri inince izole etmeyi bıraktım, kolumun altına aldım kızı, grubun yanına gittim. İlk Ebru’nun masadan genç bir dostum (erkek) vardı. O geldi önüme, böyle taparcasına ellerini kaldırmış, ayakta kollarını ve kafasını eğiyor, şirinlik yapıyor, elimi sıkıyor vs. 😀 Bizim gruptakiler “Süper match olmuşsunuz,” der gibi hareketler yapıyor. 😀 Sonra bir iki arkadaşım daha geldi topluluktan, beni gördü, imalı imalı bakıp başparmak kaldırıyor, başarılı gibisinden. O sırada kız bana yandan sarılmış, boynumu öpüyor, emiyor vs. Neyse, gece böyle uzadı. O gece için İpek, Gamzeyi bırakmadı. Sonra kızlar gitti, Gamze ile görüşmeye devam ediyoruz. 😉

“Bir adamın büyü dediği şey, diğer adamın tekniğinden ibarettir.”
~ Robert Heinlein ~

Son Tavsiyeler;

Sosyal ortamda direkt cinsel dürtü ile sosyalleşmeyin, önüne gelene okey olmayın. Rol yapmayın, gerçek olun; “alfa olacağım” diye kasılıp durmayın. Her ortam size uygun olmayabilir ama yakın zamanda 2-3 gruptan atılıyorsanız, bir zahmet “acaba neden?” diye kendinize sorun. Biraz samimiyet ve çekim oluşunca kızı dışarı çağırabilirsin ama lütfen; “Seni çok beğendim, seninle ciddiyim” vs. gibi şeyler yazarak değil. Ortak bir ilgi alanınıza yönelik bir yere çağırabilirsin. Ya da etkinlik sonrası vakit varsa “Ayak üstü bir şeyler yiyelim veya içelim” denenebilir. Ayaküstü yenecek şeyler daha iyi, ilk zamanlarda. Kibarlık adı altında, dikkat çekmek için kıza gereksiz şeyler ısmarlamaya çalışma hemen. Açık bir flört içinde olunca olabilir ama devamı karşı taraftan gelmiyorsa, devam etmen gereksiz olur. Sosyal ortamda çok farklı insanlar görebilirsin; hemen samimi olan kadınlar, haftalarca mesafeli olan kadınlar; her şey senle ilgili olamaz. Açık, rahat kadınlar cinsel konularda şakalaşma yapabilir ve imalarına karşılık gülme vs. yapabilir; hemen izole etmeye çalışma, hatun herkese karşı böyle olabilir. Yakınlaşmayı kadın zaten yapar; sosyalleşmene bak. Kızla bağıra çağıra şarkı söyle, anı yaşa; sürekli çiftleşmeye çalışan iki kobra yılanı gibi ortada dikelenmenin bir anlamı yok.

Evet dostlarım, uzun zaman sonra kalemimden bir yazı döküldü. Niyetim, yazılarıma devam etmek ve bilgilerimi aktarmak. Kafada oturmayan, anlaşılmayan yerler olursa ve genel olarak her türlü sorularınızı lütfen yorum olarak bırakın. Özel sorularınızın için instagramdan yazabilirsiniz.

Saha Raporu Değerlendirmesi; 39’luk Zengin Milf

Selam millet, ben MrDeer. Bir süredir siteye yazı paylaşmıyorum (önceki yazılarım / saha raporlarım), aslında Youtube kanalıma da içerik atmıyorum :). İstanbul ‘da yaşamaya başladığım 5 senedir, eğitimlerle vs uğraşmak ve hayat koşturmasından ötürü içerik üretmeyi istikrarlı devam ettiremedim. 8 aylık ilişkim 1 ay önce bitti, pek olgunlaşamamış kız arkadaşım ile trilyonluk babasının iç güveysi beklentisinden kurtuldum. Geçen Ekim ayında trafik kazası ile  annemi kaybettim. Anlayacağınız mükemmel bir sıfırlanma sürecindeyim, biraz da yas.. Acı önce zorluyor mücadele ettikçe güçlendiriyor. Ama şimdiler de İyiyim. Özellikle ilişkimin son aylarında Mahmut Abi ile yaptığımız online görüşmeler de yardımcı oldu, kaos içinde kararlar almak çok zordu. İçerik üretmeye daha fazla zaman harcamaya başladım. Daha çok yazı, daha çok video, daha çok proje vs. Bir süredir tembelliğimden yüklemediğim, bir öğrencimin, bir dostumun ikonik saha raporu ile karşınızdayım.

Not; yazı Hermes ‘in attığı haliyle yayımlanıyor. En altta değerlendirmem de mevcut.

Saha Raporu : 39’luk Zengin Milf

Selam dostlar, ben Hermes. Dört seneden fazla süredir Mr. Deer’ın öğrencisiyim ve ondan çeşitli eğitimler aldım. Birçok dersine katılmış biri olarak bana öğrettiği rutinler, soğuk okumalar, yaşam felsefesi sayesinde hayal bile edemediğim şeyleri başarmamı sağladı. Öncelikle anksiyetemi yenmemi sağladığı için ve hayatıma kattıkları için ona teşekkür ederim.

Yakınlarda açtığım bir seti ve sonrasında yaşadığım şeyleri sizlerle paylaşmak istedim. Açıkçası açtığım en iyi set değildi ancak sonrasında iyi ve ikonik geçti. O gün Deer sayesinde tanıştığım başka bir öğrencisiyle Kadıköy’de 3-4 set açmıştık. Akşam saatlerinde Bahariye’de Deer ile karşılaştık ve biraz muhabbet ettik. Daha sonra dersinin olduğunu söyledi ve gitmeden geçen bir kadına set açmamı söyledi. Ben de biraz tereddütte kalıp sete gitmeye karar verdim.(Çünkü benden bayağı büyük gözüküyordu, daha sonradan kadın 39 yaşında olduğunu söyledi :D)

Hermes: Merhaba

(X) Kadın: (Şaşırarak) Merhaba

H:  Seni fark ettim, tarzın hoşuma gitti. Merhaba demek istedim.

(X) : Teşekkür ederim, çok ilginç bir tanışma oldu 🙂

H: Evet. İlginç biriyim. Ben Hermes.

(X): Ben de X.

Bir bankayı arıyordu ve daha sonra arkadaşlarıyla buluşacağını söyledi. Biraz sohbet ettik ve aynı sektörde çalıştığımızı fark ettik(Müdürmüş bir firmada). Aynı sektörde çalıştığımızı ve numaralaşıp kahve içebileceğimizi söyledi. Ben de numaramı verdim ve ayrıldık.

Aradan 2-3 gün geçmişti ve hafta başı yazdım. Normal şartlarda aynı gün için yazmayı tercih ederim ancak çok uzun bir set olmadığı için önemsememiştim.

H: Selam X, seninle tanışmak keyifliydi. Enerjin hoşuma gitti 🙂

(X): Ben de aynı şekilde memnun oldum.

(X): Profil fotoğrafın neden yok ?

H: Seksi yüz hatlarımı dünyayla paylaşmaya hazır değilim 😉

(X): Anladım. Müsait olduğunda bir kahve içmek isterim aynı sektörde çalışıyoruz sonuçta.

(X): Linkedin profil linki.. (Hatunun)

H: Sıkıcı bir iş görüşmesi vaat etmiyorsan kabul edebilirim

(X): Kendimden böyle bir şey beklemiyorum

H: Buna sevindim. O zaman cumartesi saat 7 Kadıköy ?

(X): Anlaştık

Linkedinden bağlantı kurmadım. İş görüşmesi gibi değerlendirmek istemedim. Aradan birkaç gün geçti ve Kadıköy yerine otopark yerinin daha müsait olduğu bir yerde buluşmanın daha mantıklı olacağını söyledi. (Seti açtığım gün park yeri bulamamış ve kavga etmiş). Ben de o gün maç olduğu için öyle olduğunu, her zaman park yeri bulduğumu söyledim. Peki dedi ve bir terslik olduğunu anladım. Kadıköyde buluşmaya çekindiğini düşündüm(Avrupa yakasında oturduğunu bu tarafı pek bilmediğini söylemişti). Buluşmamızda gerçekten de böyle olduğunu söyledi ve bir arkadaşının bilmediğin yere gidiyorsun adam seni sokağa falan çeker demiş. “O zaman bu seferlik senin istediğin bir yer olsun ama kahveler senden ;)” dedim. Tabi ki dedi ve Bebek’te bir mekan önerdi. O mekanda buluşmak için anlaştık. Saat içinse akşam 9 gibi arkadaşının doğum günü olduğunu daha erken müsait olup olmadığımı sordu. Akşam saat 5’e aldık. Bu durum da daha önceden karşılaştığım bir durum. Kadınlar yeterince tanımadığı erkeklerle çıktığı datelerde sıkıcı geçmesi ihtimaline karşı kaçış planı yapıyorlar 😀

Buluşma gününe kadar konuşmamıştık. Bana mesaj attı durumumu öğrenmek için. Buluşacağımızı söyledim. O yazmasaydı bir miktar geç kalacağımı söyleyip durumu kontrol edecektim 😀 Mekana daha önce gitmemiştim. Buluşacağımız saatten biraz daha erken buluşacağımız mekana gittim. Böylece oturacağımız masayı seçme fırsatım oldu. Mülakat pozisyonunda oturmayacağımız yuvarlak bir masa seçtim (Kino yapma fırsatım olmalı 🙂 ). Daha sonradan masayı sevdiğini söyledi 😉

Yaklaşık 15 dakika sonra mekana geldi. Biraz sohbet ettik ve tabi ki shit testler gelmeye başladı. Kaç yaşında olduğunu tahmin etmemi söyledi. 40 dedim. Hemen sonrasında “Kaç yaşında olduğunu biliyorum ve buradayım” dedim. Flört edebileceğimizi ancak başka bir şey olmayacağını söyledi (shit test). Ne güzel dedim ve yüzük rutinine başladım. Yüzük rutini Kino yapmak için güzel bir fırsattır dostlarım 😀 Yüzük rutinini yaparken biraz şakalaştık ve gülerken kolumu sıktı. Kolumu sıkınca X’cim bu işler bedavaya olmaz ödeme yapmalısın dedim. 2 kat gülmeye başladı.  Daha sonra mekandan kalktık ve biraz yürüdük sahil tarafında kadın-erkek ilişkileri, toplum vs muhabbet ettik. Bu arada o tarafta çok mekan bilmediğimi söyledim(gerçektende bilmiyordum.) Bugün kontrol sende dedim. Tabi ki bulamadı mekan. “Ben sana bulucam şimdi mekan tut elimi” diyip elimi uzattım. Kahkaha attı ama elim de hava kaldı. Hiçbir şey olamamış gibi konuyu değiştirdim. Bir mekan seçtim ve oraya geçtik. Mekanda hep karşılık oturuluyordu 4’lü masa şeklinde. Mülakat pozisyonu sevmiyorum ben diyip yanına oturdum güldü. Muhabbet ettik ve ederken ara ara kino yaptım. Her hangi bir kötü tepki yoktu beden dilinde, göz kısması vs. Sırtına dokunurken gülümseyerek “Hayırdır noluyor” dedi. Biraz doğrulup “Bir şey olduğu yok arkadaşımın sırtına dokunuyorum” kolunu sıkıp “şimdi de kolunu sıkıyorum” dedim. Gülümsedi. Daha sonra fanteziler hakkında konuştuk. Laf arasında iyi masaj yaptığımı söyleştim(Deer ‘ın eğitimini almıştım bir ara). Önceden vaktinin olmadığını söylemişti. O kalkalım demeden ben kalkalım dedim. Ben arabayla gelmiştim seni bırakayım dedim ancak kabul etmedi. Üstelemedim ve ayrıldık.

Akşam ayrıldıktan sonra bana mesaj attı ve benimle tanıştırmak istediği bir arkadaşının olduğunu söyledi.

(X): Seninle bir arkadaşımı tanıştırmak istiyorum

H: Ne için tanıştırmak istiyorsun

(X): Tanışır konuşursunuz 🙂

(Numarasını attı ve benim yaşlarımda olduğunu söyledi biraz bilgi verdi kız hakkında)

H: Olur üçümüz takılırız bi ara 😉

(X): İyi şakaydı 😀

Aradan 1-2 gün geçti aradım ve konuştuk. Yüzüklerin (yüzük rutini) çok etkili olduğunu söyledi. Etkili olduğunu biliyorum dedim. Muhabbet ettikten sonra bir sonraki Cumartesi için buluşmaya karar verdik. Daha sonra ekildim 😀 buluşacağımız gün mesaj attı.

(X): Bu şekilde buluşmamız hiç rasyonel değil

H: Hangi şekilde

(X): Flirt şeklinde 🙂

H: Resmen kandırıldım bana arkadaş olduğumuzu söylemiştin

Bu mesajlaşmadan cumartesi günü geçmişti. Üstüne bir şey yazmadım. Pazar günü bana mesaj attı.

(X): Arkadaş olup olmadığımıza karar vermek için ne zaman buluşuyoruz.

H: 3 saat sonra, hazırlanmak için çok vaktin yok acele et 🙂

(X): (Yine mekan attı)

(X): Buranın birası çok başarılı. Üşürsek de bana geçeriz

H: Olur ama çok zamanım yok yarın iş var

(X): Tabi ki benim de öyle

Yine mekana biraz erken gittim. Kadın geldi bira aldık ve bana bir şey sormak istediğini söyledi. Ben de istediğini sorabileceğini söyledim. Biraz anlatmakta güçlük çekti rahat ol dedim. “Bir arkadaşımın başına gelmiş biraz farklı bir masaj yaptırmış ve daha sonra para istenmiş böyle bir şey gerekiyor mu” dedi. Beni bir gülme aldı 😀  Şakayla “biraz alındım ben kendi ayakları üzerinde durabilen bir erkeğim” dedim. Sonra evine geçtik. İyi bir konumda lüks bir sitede oturuyordu. Eve girerken bana daha önce tanımadığın birinin evinde kaldın mı dedi.  Gülümseyerek “Cevabını bildiğin soruları sorma” dedim. Evini dolaştırdı. İçki hazırladı ve muhabbet ederken öpüşmeye başladık. Masaj yapacak mısın bana diyordu öpüşürken. Ben de önce hak etmen gerekiyor diyordum. Gerçekten hak etti masajı, (Güzel bir seks ile 🙂 ) Daha sonra yemek hazırladı ve beni metroya bıraktı.

Biraz ilginç bir saha raporu oldu değerli erkekadam üyeleri. Umarım verimli olmuştur. Kalın sağlıcakla..

Mr. Deer dan Değerlendirme;

Genel hatları ile güzel ve etkili buldum.. Hermes çok uzun süredir öğrencim, wingmanım ve daha önemlisi dostum. Saha eğitimi sonrası artık kendi oyununu oluşturdu. O yüzden oynunlarımız temel ahlaki ve sosyal prensipler olarak aynı ama kendimize özel bir çok farklılık içeriyor.

... bir kadına set açmamı söyledi. Ben de biraz tereddütte kalıp sete gitmeye karar verdim.(Çünkü benden bayağı büyük gözüküyordu, daha sonradan kadın 39 yaşında olduğunu söyledi :D)

Bu kısım bir çok arkadaştan soru aldığım bir  konu; hatunu beğendim ama yaşı büyük, ya bana bakmazsa. Bu o kadar kafaya takılacak bir şey değil bence, dene gör diyorum. (Eğer 16 yaşıda göstermiyorsan!) Ben ilk set açmaya başladımda 19-20 yaşlarında falandım. Özellikle 25-35 arası kadınlar daha çok dikkatimi çekiyordu ve onlara daha çok yüremeye çalışıyordum. Aslında arzu duymamın yanında birazda uyanıklık yapıyordum, çünkü o yaşlardaki hatunlar cinselliğinin farkında olduğu için daha kolay yakınlık kurabiliyordum. Ve kadınlar için genç ve dinamik bir erkeğin dikkatini çekebilmek, yaş ilerledikçe zordur;. Erkekler genelde daha doğurgan olmaları ile alakalı genç kızları tercih ederler. Özellikle 30+kadınlar, genç ve toy erkeklere ( 25 yaş altı ) cinsellik öğretme arzusu duyabiliyorlar. Bunu yaşadım bu arada, az önce bahsettiğim ilk zamanlarımda yaşadağım bölgede bir kozmetik dükkanı vardı. Orada çalışan olgun bir kadın benim sosyal yaklaşıma fazla flörtöz yaklaşıyordu. Çalışanlarla daha yumuşak bir flört etmeyi tercih ederdim hep çünkü hatun toplumsal baskı hissedebilir. Neyse gele gide bu hatunla sohbetimiz artmıştı, 39 yaşındaydı (minyondu ve max 32 derdim) ve sana herşeyi ben öğretmek istiyorum diyordu. Ben de çok ses çıkarmadım. Öyle de olmuştu, allah razı olsun ablamızdan. Sayesinde klitoris, G noktası vs baya öğrenmiştim :D.  Ama bu her zaman okey olacakları anlamına gelmiyor. Aynı zamanlarda Adana da 35 yaşlarında olduğunu düşündüğüm bir hatuna yaklaşmıştım ve daha açılışı yaparken biraz dinleyip bana ” yalnız ben senin annen yaşındayım” kahkaha atarak. Ben de o anlık küçük bir mavi ekran verdikten sonra hemen ”annem 40 yaşında” demiştim ama çoktan gidiyordu. Artık 28 yaşındayım ve 18-25 yaş daha cazip benim için 😀

Hermes: Merhaba

(X) Kadın: (Şaşırarak) Merhaba

H:  Seni fark ettim, tarzın hoşuma gitti. Merhaba demek istedim.

Açılış konusudan da çok aldığım bir soru; ne diyeceğim? Girişte sade ve anlaşılır olmak daha önemli, zaten ilk bir kaç dk ne dediğini anlamayacak ve hatırlamayacak. Tanışıp hemen arkasına kahve içtiğim hatunlardan da, günler sonra buluştuğum hatunlardan da ”sen bana ilk ne demiştin” vs gibi soruları çokça aldım. Girişte sade ve anlaşılır olup gelişme kısmına süsleme ve farklılık katmak daha mantıklı olacaktır.

Aradan 2-3 gün geçmişti ve hafta başı yazdım. Normal şartlarda aynı gün için yazmayı tercih ederim ancak çok uzun bir set olmadığı için önemsememiştim.

Bu da çok sorulan bir konu, ne zaman yazayım. İlk zamanlarımda saha raporlarımda bahsettiğim gibi numaramı vermez, 2 gün bekler ve pat diye arardım. Artık tanışıp ayrıldıktan sonra, numara mı kaydetsin diye 3-4 saat arasında ya yazar yada ararım. Eğer çok çabuk cinsel yakınlık kurduysam ve o anki duruma bağlı olarak, hatun biraz yürür ve yaklaşık 100 metre sonra görüş açımız varsa ararım ve ”ben Deer ve buradan popon harika gözüküyor” derim. Ama bunun için mutlaka kalçası ve fizigi için bir neg atmış olurum öncesinde..

(X): Profil fotoğrafın neden yok ?

H: Seksi yüz hatlarımı dünyayla paylaşmaya hazır değilim ;)

Bu tarz kasıntı ve ezbere cümlelere normalde hep karşıydım. Hermeste bu zamanla gelişti ve kendi sözleri olduğu için ona gidiyor ve kendisi anlık üretebiliyor. İlk zamanlarımda bende ezberlemeye çalışırdım ve mutlaka kullanmalıyım derdim. Doğal olmayınca mal (cool oduğunu sanan kasıntı) gibi gözüküyordum ve kadını kafada fazla büyütmüş oluyordum. Sonra zamanla alıştım ama ezber yapmaya çalışmanın yanlış olduğunu anlayınca ve bırakınca gelişti. Bu hataya düşen çok gördüm. GEREK YOK, DOĞALLIK DAHA İYİ. Kasıntı gözükmektense ”hoşuma gitmiyor” deyip geçmek daha okey bir durum. Yada ”biraz utagacım” de gül.. Yoo baya arsız gözüküyorsun derse, mavi ekran verme ama 😀

Kadınlar yeterince tanımadığı erkeklerle çıktığı datelerde sıkıcı geçmesi ihtimaline karşı kaçış planı yapıyorlar :D

Bu çokca denk geldiğim ve soru aldığım bir konu, burada erkekler korkuya kapılmaya musait. Beni beğenmedim mi? Neden böyle yapıyor? Acaba benden ilgi alıp akşam tokmakcısı olan kötü çocuğa mı gidecek? vs. Bu hiçbir şey demek değil, gidip buluş ve sonrasında çoğu zaman gitmiyorlar yada gerçekten işi oluyor ve sonra tekrar buluşuluyor. Ha her seferinde gidiyorlar ve gelmiyorlarsa o zaman problem sende, neyi yanlış yaptığını bulmalısın. Sakın ”abi bir kere buluştu sonra kayboldu neden” gibi genel bir soru sormakla kendini yorma, nedenini nerden bilebilirim ki ben orada değildim. Şu net ama, seninle görüşmek istememiş ama neden? Onu ben net tahmin edemem. Büyücü değilim :D.

Flört edebileceğimizi ancak başka bir şey olmayacağını söyledi (shit test).

Bunun benzeri ”arkadaş olarak buluşuyoruz değil mi?” Bu tarz shit testlerden geçmek için yapılması gereken ilk şey, daha hatunla buluşurken hayallere girip, daha tanımadan kesin almalıyım bu hatunu kafasına girmemek. İster bolluk zihniyeti de ister çerceve.. Termoloji mastürbasyonuna gerek yok. Kendine saygı duy, nefes alsın yeter deme! Zaten zamanla neyi isteyip neyi istemediğini anlar tartar biçersin hatunu. He de geç, ne dediğine değil nasıl davranığına bak, oynunu oyna. En fazla hatun, öpmeye yaklaştığında ”aa ben bu yüzden gelmedim” der. Sende ”ne var arkadaş arkadaşı öpemez mi, ne bu hanzoluk” der ve kahkaha atarsın. Şu da var bunu diyebilmen için önce efendi erkekliği bırakman lazım, onun içinde başta cevap vermeye çalış 4-5 ezilirsin sonra alışırsın.

Benden değerlendirme bu kadar, daha çok değinilebilir kısım var ama onlarıda Mahmut abi ile değerli okuyuculara bırakmak istiyorum. Tekrardan en başta anlattığım destekleri ve bugüne kadar ki emeği için de Mahmut abiye gönülden teşekkür ederim. Erkek adam blogu sakinleri başka bir içerikte görüşmek üzere..

 

Kadınlar nasıl bu kadar hızlı unutabiliyorlar?

Abi bir sorum var. Arkadaşım bunu bir çok erkeğin yaşadığını söyledi. Bu fenomeni sendende dinlemek istiyorum. Kızlar bir erkeği bırakırken terkederken erkek onlar için bir anda yabancı biri oluyor bu fenomeni bilirsin.

Bu fenomeni bilirim ama bu kadınlara özgü bir fenomen değil. Terk eden erkekler de bunu yapıyorlar. Beni kadınlar da arıyorlar, ayda 5-6 kadınla konuşuyorum. Kadınların çoğu terk eden eski sevgili konusu ile ilgili arıyorlar ve aynı şeyi terk edildiklerinde onlar da yaşıyorlar. Siz tabii kendiniz terk ettiğinizde çok acı çekmediğinizden ve karşı tarafın acısını o kadar sallamadığınızdan ya da belki bir kızı terk etme tecrübeniz olmadığından, bunu bilmiyorsunuz.

Bak burada sadece erkeğe öfkeli olmaktan soğumaktan bahsetmiyorum. Hani yabancı olmaktan.

Yabancı olmak değil o. Artık o kadar da sevmemek. Sevginin tersi öfke değildir, öfke karşı tarafa karşı hala yoğun duygu gerektirir. Sevginin tersi umursamamaktır, bir bağ – yakınlık hissi olmamasıdır. O da yabancı olmaktır işte.

Haftalarca aylarca güldüğün sarıldığın seviştiğin vakit geçirdiğin kız bir anda senle öyle bir konuşmaya başlıyor ki sanki sokaktan geçerken yol soran rastgele birisin. 

Şimdi haftalarca dediğin şeyin hiçbir hükmü yok zaten, insan haftalarca beraber olduğu birini kolayca unutabilir. Ama ilişki bittiğinde ne olacağını bekliyorsunuz, salya sümük aşk şarkısı klibi senaryosu mu?

Bu arada o bir anda olmaz. Bir süreç içinde olur ama bazen bir anda görünür olur ya da siz acemi olduğunuzdan göremezsiniz. 5 yaş daha büyük olsanız görebileceğiniz işaretleri, kendinizi fazla kaptırdığınızdan göremezsiniz. “Haftalarca …” gibi garip bir şey söylemenden zaten, senin kısa sürede kendini fazla kaptıran biri olduğun sonucunu çıkarıyorum.

O mesela daha çok koyuyor hani sana öfkeli olsa tanımazlıktan gelmesinden daha az acır mesela.

Tekrar edelim: Sevginin tersi öfke değildir, öfke karşı tarafa karşı hala yoğun duygu gerektirir. Sevginin tersi umursamamaktır, bir bağ – yakınlık hissi olmamasıdır.

Karşınızdakinin sizi sevmediğini görmek, öfke de olsa yoğun bir duygu hissettiğini görmekten daha çok acıtabilir ama aslına bakarsan böylesi daha iyi. Senin ümit kırıntısı arayan tarafına kırıntı atsa, başında çok acı çekmeyeceksin ama toplamda daha çok acı çekeceksin.

Hani böyle film sahnelerinde görürsün filmde sevdikleri bir insan kötücül bir varlık tarafından ele geçirilir aynen öyle oluyorlar çeşitli derecelerde. Kadınlar bunu nasıl ve neden yapıyor?

Belki öyle belki değil ama sen bu “erkekler idealist, kadınlar fırsatçı sever” gibi boş laflardan etkilendin sanırım. Bunu terk edenler yapıyorlar, sevgi hissetmedikleri için yapabiliyorlar ve yapıyorlar. “Abi erkeklerden bana ne, ben kadınlarla oluyorum ondan kadınlar diyorum” diyeceksen tamam ama bence sen bunu kadınların erkeklerden üstün olduğu bir şey sanıyorsun. Öyle bir şey yok. Hatta tam tersi çok yakın zamana kadar, erkekler daha “acımasız” / kaçıngandı ama son bir iki nesildir, kaygılı bağlanan / efendi erkekler, kadınlardan çok daha fazla kaygılı bağlanıyorlar. Kadınlar da bunun etkisi ile belki daha kaçıngan/acımasızlar ama erkeğine göre değişir. Siz “norm” bile olsanız – ki değilsiniz – gerçek ve doğal erkek psikolojisini temsil etmiyorsunuz.

Bir de tabii şunu da eklemeden geçemeyeceğim, kendini ilişkiye çok kaptıran insan, bunu muhtaçlığından yapar, çok sevdiğinden ya da sevgi insanı olduğundan değil. Ve böyle bir adam, erkek adamdan çok daha kolay terk edilir zira pek çekiciliği yoktur.

Şimdi alt tarafı bir kadın tarafından (yılların sevgilisi de değil, haftalarca ya da aylarca görüştüğün kadın tarafından) terk edilmeyi tanımlama şeklin, senin ilişkilerde çok daha düşen ve çok muhtaç olup çok yaralanan bir insan olduğuna işaret.

1 günde nasıl daha önce hiçbir şey olmamış gibi davranıp bu kadar kolay unutabiliyorlar?

Erkek itici davranışları ile kolay unutulabilir hale geliyor ve dediğim gibi o iş genelde bir günde olmasa bile çok kısa süre içerisinde görünür olabiliyor.

Ayrıca bu çok korkunç bir durum değil mi sence ? En yakınındaki pamuk prenses gibi kız bir anda kötü kalpli cadıya dönüşüyor bununla nasıl baş edicez asla azıcık bile güvenemezsin ki hiçbir kıza?

Birincisi bu, çok korkuncu bırak, erkeğin başına gelebilecekler listesinde korkunç kategorisine bile girmez. Bu sadece, ilişkisine aşırı kapılan, kaygılı bağlanan, efendi adamın toksik kırılganlığına sahip bir erkek için korkunç bir şey. Daha önce de verdiğim örneği vereceğim. Sen yılların hareketsizliği ile kasları erimiş bir adamsan, 50 kilo bench press bile senin için korkunç bir ağırlıktır. Aynı ağırlık, normal kaslara sahip adam için çocuk oyuncağıdır. Ağırlıktan şikayet edeceğine, kaslarını geliştir.

En yakınındaki pamuk prenses gibi kız bir anda kötü kalpli cadıya dönüşüyor

Yıllardır psikolojiye meraklıyım ama psikolog değilim. Psikolog arkadaşlar daha iyi yorumlayacaklardır ama senin bu olayı masal / fantezi öğeleri ile tanımlaman tesadüfi değil. Masal aleminde yaşıyorsun.

Bununla baş etmek için güçleneceksin. Ayrılık acıdır, hiç acı çekmeyeceksiniz diye bir şey yok. Ama erkek adam için aynı avı, senin “nasıl baş edeceğiz”, “çok korkunç” dediğin gibi değildir.

Azıcık bile güvenemezsin ki kızlara? Sanırım yaşın çok genç ve bir kıza neden güvenmen gerekiyor? Her yüzüne gülen kızla “happily ever after” masalına girdiğin için olmasın? Senin kelimelerin yanlış bu arada. Sen bir kadına %100 güvenmeye ihtiyaç duyuyorsun, kadınların annen olmasını bekliyorsun. Oysa buna kendi yetişkin olamamış ruhsal durumunun ihtiyacı var. Konduğunuz dallara (kızlara) değil, kendi kanatlarınıza güveneceksiniz ama onun için güçlü kanatlar lazım. Güçlü kanatların oldu mu, bu soruyu sormayacaksın.

Sizin bünyeniz zayıf, güçlenince bunlar korkunç olmayacaklar. Bir de tabii alt tarafı sevgilinizi hayatınızın merkezi, anlamı, happily ever after prensesi yapmayın, böyle şeyleri korkunçlu yaşamazsınız. Sevmeyin demiyorum, bazı mallar sevmeyin anlıyorlar çünkü. Ama bunu hayatınızın en önemli şeyi yapmayın, kendinizi hedonist aşk kaptırmacasına bırakmayın.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Cinsel disiplin sizi nasıl daha çekici yapar?

Bu bölümde, bir erkeğin cinsel olarak disiplinli olmasının, kadınlara neden çekici geldiğini konuşacağız. Pek tabii ki bir erkek kadınlara daha çekici gelmek için cinsel olarak disiplinli olmamalı, bu feci şekilde efendi adam davranışı olurdu. Ama cinsel olarak disiplinli olmanın böyle önemli bir yararı da var ve bunu konuşmamak da olmaz.

İlişki içinde olan birçok erkek maalesef, ilişki içinde olan bir erkeğin beğeni atmaması ve takip etmemesi gereken içerikleri beğeniyor ve takip ediyor. Bunlar, vücutlarını sergileyen “infleuncer” kadın hesapları ya da bunları paylaşan hesaplar. Bu ilgi budalası, vücut sergileyici hesapların birçoğunda, “popoma bakın, bakın popom, popoma bakmış mıydınız, popoma like atmayı unutmayın abazan pardon sevgili takipçilerim” diye bağıran ve altında da motivasyonel bazı özlü sözler olan spor salonu ya da havuz fotoğrafları var. Siz de hani aç abazan olduğunuzdan değil, rafine bir kültür adamı olarak bu kıçları motivasyonel söyler için takip ediyorsunuz ya, işte o hesaplardan bahsediyorum. Eskiden porno izlerken yakalanınca “ya ben konusu için izliyorum” diye savunma yapan garipler vardı, işte ondan. Her neyse.

Kız arkadaşınız ya da flört ettiğiniz bir kız, sizi bu tür içerikler takip ederken yakaladığında, sizin hakkınızda, sizi daha az çekici yapan iki şey düşünüyor. Birincisi, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde, sizin abazan bir otuzbirci olduğunuzu düşünüyor. İkincisi, sizin ilişki için güvenilmez, gözü fazla dışarıda bir adam olduğunuzu düşünüyor. Bu arada kızın porno izlediğinizi fark etmesi ya da sizin tanımadığınız birçok kadını (eskiden online flört ettiğiniz ama bir yere gitmeyen hesapları mesela) durumunda da düşünceleri ve sizin karizma kaybınız aynı.

Bu online flört olayı ile ilgili bir parantez açmak istiyorum. Bazı erkekler her ne akla hizmetse, sosyal medya hesabında pek tanımadığı ya da hiç tanımadığı birçok kadınla takipleşmenin, kendisini “alternatifleri olan”, “tercih edilen” bir erkek gibi göstereceğini sanıyor. Oysa tam tersi bu, tercih edilmeyen, alternatifleri olmayan ve bu nedenle gerçekte hiçir halt yapamadığı için sanalda ilgi budalası birçok kızın takipçi sayısını arttırmaktan başka fonksiyonu olmayan erkek özelliği. Sizi karizma değil, abazan gösteren bir şey.

Bu yazıyı hazırlarken Patreon hesabında bir soru gördüm. Patreon üyesi takipçim, online eklediğimiz kızları, kız arkadaşımız olduktan ne kadar sonra silelim diye sormuş ve “bir ay mı, iki ay mı?” diye de eklemiş.

Öncelikle online flört koleksiyonu yapmayın. Bir yere gitmeyen hesapları düzenli olarak silin, mesela her ay hesabınıza bakıp, 2 aydır bir aktivitesi olmayan takipleşmeleri çıkarın. Evet, bunların bazılarının ara ara size geri dönüş yapabileceğini biliyorum ama günümüzde birçok erkek, düzinelerce kızı ekliyor ve bu kızlarla bir iki kelimeden fazla bir şey etmese de o hesaplarla takipleşmeye devam ediyor. Bu bir marifet değil, yıllardır eline kadın eli değmeyen adamların bile yapabildiği ve aslına bakarsanız daha çok o adamların yaptığı şeyler. Bu kızlarla takipleşmenin size ve imajınıza olan negatif etkisi, faydasından çok daha büyük. Size etkisi, özellikle bu kızlar seksi paylaşımlar yapıyorlarsa, hayatınız boyunca karşılaşmayacağınız düzinelerce kız tarafından hergün azdırılıp, sanal etki ile daha da abazan olmanız, çoğu durumda daha fazla mastürbasyon yapmanız.

Asıl soruya dönecek olursak, bir kızla sevgili olduğunuz gün, tüm bu kızları takipten çıkın ve çıkarın. Zaten kadınlarla başarılı bir adam, tabak çeviriyor bile olsa hesabında bu şekilde çok fazla kız olmaz, böyle bir erkek bu kızları biriktirmez. Aslına bakarsanız kadınlarla başarılı bir erkek, bu başarıyı genellikle gerçek hayatta yapar, online bir şekilde düzinelerce kadının peşinde koşarak değil.

Peki kızla sevgili oldunuz ama sonra iki haftaya ayrıldınız. “O kadar koleksiyon gitti abi şimdi ne olacak? Demeyin. Yeniden başlayın, bazılarını yeniden ekleyin mesela. Ama “çapkınlık” yaptığınız bir dönem sevgili ile bittiğinde, o dönemin tüm alternatifleri gitmeli. İlişkiniz biterse sonra yeniden alternatif yaratırsınız.

Her neyse, büyük bir parantez oldu ama bir erkeğin sosyal medyada aç erkekleri avlamak için açık seçik paylaşımlar yapan kadınları takip etmesi, o erkeğin abazan, cinsel olarak disiplinsiz olmasının önemli nedenlerinden biri. Kadın sizin bunları takip ettiğinizi görmese bile, size verdiği abazanlık, sürekli ibre 200’de gezme hali, her tarafınızdan iticilik olarak akar.

Cinsel olarak disiplinli olmanızın sizi kadınlar için daha çekici yapmasının en önemli nedeni, az önce bahsettiğim şey değil. En önemli nedeni, bir erkeğin, cinsel olarak disiplinli olmasının, disiplin, irade, duygusal güç gerektiren, erkeğin sahip olmak için yenmesi zor dürtüleri ile,  şeytanları ile mücadele etmek zorunda kaldığı ve sonunda hem duygusal, hem fizyolojik hem de zihinsel olarak daha güçlü birine dönüştüğü bir kazanım olması. Ve bu kazanımın, erkeğin vücut dilinden, bakışlarından, ses tonundan akması, neredeyse kokması (muhtemelen feromon olarak). Günümüzde cebinizde taşıdığınız ekrandan tutun, yürürken karşınıza çıkan yüzlerce tabeladan ya da vücutlarını fazlaca sergileyen kadınlardan gözünüze neredeyse zorla sokulan cinselliğe karşı koymak, bunlara bakmayı reddetmek gerçekten de bir erkeğin bazı en güçlü dürtülerini dize getirmesi ile mümkün. Bu bile kendi başına erkeği daha güçlü, daha maskülen yapar ama adece dürtüler de değil. Günümüzde cinsel içerik, ortalama bir erkeğin negatif duygularından kaçmak için kullandığı bir numaralı uyuşturuculardan birisi. Bir erkek bu uyuşturucuya sırt çevirdiğinde, tüm o hasır altı ettiği ama sırf hasır altı ettiği için yok olmayan, tam tersi birikip çoğalan negatif duyguları ile başbaşa kalıyor. Ve bir erkek, bu negatif duygu ordusu ile sağlıklı başa çıkma mekanizmaları kullanarak savaşıp bunları yendiğinde, gerçekten de çok güçlü, özellikle duygusal olarak çok güçlü biri oluyor. Sadece bu da değil. Çoğunlukla cinsel içerik tüketerek bastırılan ve böylece biriken bu negatif yük, erkeğin uykusuzluk, dikkat dağınıklığı, gündüz düşleri ile yaşamasına, günün çoğunu neredeyse uyur gezer bir şekilde geçirmesine neden olduğundan, erkek bu negatif yükü sağlıklı yollardan yakıp yok ettiğinde, daha iyi uyku, daha iyi odaklanma gibi, hayatta daha başarılı olmasını sağlayacak kazanımlar da elde ediyor. Libidosu cinsel içeriklerin azdırdığı mastürbasyon ile değil, statüsünü ve başarısını arttıracak şeyler ile harcanıyor.

Kısacası, cinsel disiplin için verdiğiniz mücadele ve sonunda kazandığınız duygusal güç, negatif duygulardan arınmışlık, daha disiplinli, odaklı biri olarak kazandığınız statü, sizi daha çekici bir erkek yapar.

Cinsel disiplinin önemli bir diğer faydası da, erkeği daha ilişkilik, daha güvenilir yapması. Evet, daha ilişkilik ve güvenilir olmak,  sinsi efendi erkeklerin bokunu çıkardığı bir şey ama bunlar abartılmadığı sürece gerekli ve çekici özellikler, özellikle de uzun süreli ilişki için isteyebileceğiniz kadınlar için. Bir kadın ilişkide güvende olmayı ister, sizin sürekli olarak gözü dışarda sinyali vermeniz, daha fazla istenmenize değil daha az istenmenize neden olur.

Başında söylediğim şeyi tekrar edeyim. Cinsel disiplin kadınları, ilişki kalitesi olan kadınları etkilemek ve hatta onlara yaranmak için kazanılmaz, bunu amaç olarak almamalısınız. Amacınız duygusal, zihinsel güç ve disiplin kazanmak, dürtülerinize ve şeytanlarınıza galip gelip, daha güçlü, stabil ve başarılı bir erkeğe dönüşmek olmalı. Birçok erkek cinsel disipline sahip değil ve kendilerini dönüştürmek, en iyi versiyonları haline gelmek için harcayabilecekleri önemli miktarda enerjiyi, cinsel içeriklere akıtıp, potansiyellerinin çok altında hayatlar yaşıyorlar. Bunun sonucunda sosyal hayatlarında, iş yaşamlarında, ilişkilerinde sorun üstüne sorun çıkaran özgüvensizlik ve özdeğersizlik duyguları ile boğuşuyorlar.

Bunu söylemeye gerek yok ama yine de belirteyim. Cinsel disiplin demek, kadınlardan uzak durmanız, buluşmalara çıkmamanız, cinsel hayatınızın, kız arkadaşınızın olmaması anlamına gelmiyor. Cinsel disiplinsizliğinizin %90’dan fazlası, asosyal medya ve genel olarak internet kullanımınızdan, porno izlemenizden, aşırı mastürbasyon yapmanızdan ve hatta gerçek kadınlarla ilgili gündüz düşlerinizden geliyor. Önüne gelenle yatan dildo vatandaş azınlıktansanız bu konuda da bir şeyler yapmanız lazım ve eğer gerçekten cinsel disiplinsizliğe boğazınıza kadar battıysanız, 4-5 aylık bir rahip modu da işinize yarayacaktır (Birçok erkek rahip modunda sadece kadınlardan uzak duruyor ve porno ya da online cinsel içerik tüketmeyi bırakmıyor yani rahip moduna girdiğini düşünürken aslında rahip moduna hiç girmiyor). Ama çoğu erkek için cinsel disiplin, gerçek flört ve ilişki alanının dışında olan cinsel karmaşa kaynaklı. Aslına bakarsanız ironik bir şekilde birçok erkek için cinsel disiplin, gerçek kadınlarla daha az değil daha çok flört, cinsellik ve ilişki sağlayacak bir şey.

Bu konuda daha önceden yayınladığımız Beyninizi cinselleşmiş düşünce ve fantezilerden arındırın ve bakir erkekler gerçekte nihai alfa erkeklerdir yazılarına da bakmanızı tavsiye ederim. Cinsel disiplin ile ortaya serilecek negatif duygularla sağlıklı başa çıkma yöntemleri için Daha İyi Bir Yaşam İçin Psikoloji ve Nöron Bilimi Temelli Pratik İpuçları Kitap Setimize ya da çoğunluğunu bu setten derlediğimiz Daha iyi bir yaşam için serisi Patreon yayınlarına bakmanızı tavsiye ederim.

Bu yazıyı beğendiyseniz, ihtiyacı olabileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınızla ya da sosyal medyanızda paylaşabilirsiniz.

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

İlgisiz kız onu her bıraktığımda bana ilgi sinyalleri gönderiyor – Vaka çalışması

Khan rumuzlu takipçimiz, Bir kadın bir erkeğe nasıl arzu duyar? Seks ve ilişki öncesindeki 4 adım yazısının yorumlarında şöyle demiş:

Son adımda bahsedilen erkeğin işleri bir ileri adıma taşımaması sebebiyle kaybolan çekim ile çok hevesli (aynı zamanda duygusal muhtaç) görünmek arasında her zaman çok ince bir çizgi varmış gibi geliyor Mahmut abi.

Erkeğin işleri ileri adıma taşımaması sebebiyle kaybolan çekim ile çok hevesli (duygusal olarak muhtaç) olma arasında çok kalın bir çizgi var. Öncelikle duygusal olarak muhtaç görünmek, duygusal olarak muhtaç olan adamların becerebildiği bir şey. Böyle biri duygusal muhtaçlık olmasa, öyle görünme ihtimalin çok düşük (arada bir kazara belki olur ama nadirdir).

Duygusal olarak muhtaç olmanın adım atmak ya da atmamak ile alakası yok. Duygusal olarak zayıf, bağımlı adam, zaten spesifik bir kızla karşılaşmadan, o noktaya gelmeden de duygusal bağımlı. Yapması gereken şey kendisine, duygusal olarak bağımlıyım ve bağımlı olmasan nasıl ilerlerdim diye sormak ve bu konudaki farkındalığını korumak. Tekrar ediyorum, sen duygusal olarak bağımlı olduğunu hissedersin, öyle görünüyorsan öylesindir. Fakat çoğu durumda bu kişi hayallere kapılıp farkındalığını kaybetmeyi tercih eder. Eğer bunu yapmazsa neyi nasıl yapacağını kendi başına anlar zaten.

Mesela bir kız bizi daha önce dolaylı olarak reddettiyse (buluşma tekliflerini bahaneyle reddetmekten tut aynı ortamda ilk tanışmada terslemeye kadar).

Bu direkt, gayet açık seçik bir reddetme. Bunun başına “dolaylı” sıfatını ekleme nedenine dikkat et. Bu kelime tesadüfen orada değil. Tamam direkt istemiyorum dememiş ama bu da kitabına göre direkt bir reddetme. Buluşma tekliflerini reddetmiş, seni terslemiş ama muhtemelen uzaktan uzaktan aslında sana gösteremediği bir ilgisi var da seni direkt terslese bile sana “yürü bana, al beni” sinyalleri gönderdiği fantezilerine kapıldığından dolaylı diyorsun.

Fakat biz nextleyince de sonradan ilgi sinyalleri gösteriyorsa tam olarak ne yapmamız gerekiyor?

Reddedildiğini kabul edemeyen bir erkek, karşısındakinin kendisine göstermediği ama eğer yeterince çabalarsa göstereceği bir ilgi sinyali olduğu hayallerine dalabiliyor. Bir kızı yeterince ve başından zaten hayal ettiğinizi sinyali görme umuduyla (uzaktan bakıp bakıp durmak ya da asosyal medyada gizlice takip etmek şeklinde) stalklarsanız, o kızın rastgele davranışları arasından, nem kapacağınız birkaç davranışını kesin yakalarsınız. Bu da sizin “reddetti ama daha fazla çabalamamı istiyor” fantezinize yakıt olur.

Seninkisi, çok yaygın bir şekilde, yeterince çaba – istememe arasındaki ince çizgi değil, kıza karşı olması gerekenden çok yüksek olan ilgini, duygusal yatırımını kıza (psikolojik projeksiyon şeklinde) yansıtman. “Ben onu çok istiyorum, o da beni istesin istiyorum” şeklinde olan arzun, onda bu yöne doğru yorumlayacak işaret bulmaya çalışıyor. Gerçekte bir anlamı olmayan ama senin beynini ele geçiren duygusal tarafın yüzünden mantığın kapandığı için, o “işaretleri” buluyor da. Bunlar “45 derece açıyla bakarken, dudakları 20 Hz’de titredi”, “instagram’da yazdığı şiirin içinde benim ismimin baş harfi var”, “adım Deniz, kız denizde foto atmış, bana beni sar sarmala demek istemiyor mu abi, bu da mı gol değil” tadında işaretler olsalar da.

Bu siteyi az çok bilen biri nextin algoritmasını bilir:

  1. Kızı nextlediğinizde, kendi işinize bakarsınız, kıza ulaşmazsınız.
  2. Kız size ulaşıp buluşma teklif ederse buluşmayı kabul edersiniz. Ya da kız size en az 2 kere, bu kızdaki gibi tersleme ya da ilgisizlik olatında 3 kere, siz ona hiç ulaşmadan ulaştığında siz buluşma teklif edebilirsiniz. Bu ona verdiğiniz son buluşma şansı olur.
  3. Son buluşma şansını kullanmazsa, artık ulaşmayacağın gibi, sana ulaşmaya devam ederse kibarca başından savacaksın. Bu aşamada ya o sana buluşma teklif edecek (gitmeyebilirsin) ya da başından gidecek.

Bunun kadınların yedek kulübesine koymaya çalışmasıyla mı bir ilgisi var acaba Mahmut abi?

Yedek kulübesine koymaya çalışan kadın sana ulaşır. Sen uzaklaşmaya çalıştığında sana ulaşarak seni kendine çeker. Sen fazla yaklaştın mı iter. Bu çek – it ikileminde kalan adama beta uydu erkek (beta orbiter) denme nedeni bu zaten. Yörüngeden çıkmana izin vermeyen somut bir çekim var (arama, mesaj atma, gelip konuşma) ama sen ikiz tepelere iniş yapmaya çalıştın mı itiş var. Böylece yörüngede kalıyorsun.

Bu kızın muhtemelen sana yedekte tutacak kadar bile ilgisi yok.

Mesela daha önce ilgisi yüksek bir kızla konuşuyordum kıza her ilgi gösterdiğimde kendisini geri çektiğini gördüm (Kezban).

Kızlara kuyruk acısıyla kezban diyen adamın, bu kafada kaldığı sürece başarı şansı çok düşük. Bu kafayla başarılı olursan asıl o ilginç olurdu, onu anlatman dinlemeye değer bir şey olurdu.

Kız muhtemelen sen konuşunca medeni bir şekilde mecburen konuşuyor ama seninle bir şey istemediği için, senin ilgin karşısında kendisini geri çekiyor.

Bu birden fazla kere olunca nextleyip diğer kızlara odaklanmaya başladım, beni başka kızlarla görünce de Daddy issues sahibi hanım kızımızın tam anlamıyla çıldırdığını görüyordum.

İnsana duygusal bastırma için gerçek otuzbir yetmeyince, duygusal otuzbir gerekiyor demek ki? Çıldırdığını fanteziliyordun pardon görüyordun ve? Çünkü seni başkası ile görünce çıldıran kız sana mesaj döşer, arar senin ne kadar büyük bir göt olduğunu söyler, vs. Ama bahse girerim bu kız sana karşı hiçbir adım atmıyordu.

Şimdi neden çizgi ince sandığını görebiliyor musun? Kalın bir çizginin %90’ını kendi fantezilerin ile doldurduğundan, çizgi ince sanıyorsun.

ve bu yüzden tekrar onunla konuşmaya başlıyordum, sonra da döngü devam ediyor ve kızın ilgisi yine düşüyor, en sonunda bıktım ve tamamen nextleyebilmek için blokladım.

Başka kızlara güya yönelmişken, bu kızı sürekli gözlemlediğinden ya da her şeyi abartmakla meşhur arkadaş gazıyla, kızın olmayan ilgisini, yaptığı bazı hareketlerde görmeye çalışıyorsun. Eh sürekli sinyal arayan illa ki bir iki harekette bulabileceği için umuda kapılıp, kıza yöneliyorsun ve gerçekle karşılaşıyorsun. Kızın “çıldırdığı”, senin uzaktan fantezilediğin bir şey, kızın yanına gidince gerçek suratına 2 tokat atınca da kız kezban.

Şu anki kız arkadaşımla da buluşmadan önce mesajlaşırken ilgiliydi ama iş buluşmaya gelince yokuşa sürüyordu fakat sonra hatuna şakayla karışık açık açık bak sen kapmazsan başkaları kapar hızlı ol tarzı bir şey söyleyince buluşabildik. Bunun sebebi günümüzde kadınların aşırı opsiyonlu olması mıdır Mahmut abi, biz de her seferinde çok opsiyonlu olduğumuzu mu göstermeliyiz?

Bunu arada ben de yapıyorum ama, bir insan seçenek yerine opsiyon kelimesini kullandığında, ben kişinin bunu kırmızı haptan ezberlediğini ve ezbere kullandığını varsayıyorum.

Hayır, bunun sebebi, birçok erkeğin senin gibi muhtaç olması. Tam tersi, dışarıda gerçek erkek adam olmadığından, seçenek olmadığından azıyla yetinmek zorunda kalıyorlar.

Senin kız şansına “hatuna şakayla karışık açık açık bak sen kapmazsan başkaları kapar hızlı ol tarzı bir şey söyleyince buluşabildik” olayını ince espri diye algılamış ama neredeyse pazarlıkla buluşmaya getirdiğin kızla ilişkide, genellikle pazarlıkla ilgi alman, beta ödemen gerekir.

Sizin yapmanız gereken tek şey, bu kızla olursa iyi olur, olmazsa başkası ile olur kafasını (umursamazlık – bolluk zihniyeti) korumak. Bu düşünce üstünüzden akar zaten. Alternatifleri kızın suratına çarpmak, sizi özgüvensiz ve özgüvensiz kızlara layık yapar.

Çünkü günümüz kadınlarına birazcık ilgi gösterince af buyur hemen götleri kalkıyor ve süründürmeye çalışıyor ilgi göstermeyince de muhabbet çok bir yere varamıyor.

Hayır, senin gibi erkeklerin karşısında kadınların götleri kalkıyor çünkü senin kendinle ilgili temel inancın, kızlardan ya da en azından hoşlandığın kızdan aşağı olduğun şeklinde. Nereden anladığımı da söyleyeyim. Bu işi 8 senedir yapıyorum ve bir erkeğin “kezban” kelimesi ile yürüdüğü kızı aşağı çekmeye çalışması, o erkeğin hoşlandığı kızı kendinden tepede gördüğünü ve bunun hıncı ile aşağılamaya çalıştığını gösteriyor. Bir başka gösterge de çoğu senaryonun senin anlattığın gibi olması. Birader kız madem kezbandı da, peki o zaman neden kızla hiçbir şansın olmadığını kesin görene kadar peşinde koştun? Kızla sıfır şansın olduğunu anlayıp kızı blokladıktan sonra “kezban” dediğin zaman belki sen göremiyorsun ama “uzanamadığın ciğere mundar” dediğin o kadar bariz ki?

Hani kızı nextledikten sonra fantezilerinde yarattığın işaretlere rağmen “kezban o, kendi gelirse bakarız” desen, bir hükmün olur ama yok. “Defalarca nextledim”, “döngüye girdim” diyorsun. Bir “kezban” için?

Bunu dediğim için bana öfkelenebilirsiniz ama kızlara aşağıdan bakmayı bıraktınız mı, kızlar da size tepeden bakmayı bırakıyorlar. Bana öfkelenseniz de beni dinleseniz de umarım bunu burada deneyimleyen birçok insan gibi deneyimler ve kendiniz de görürsünüz. Kızlardan aşağı hissetmeyi bırakan her adamın deneyimi, burada çok görüyorum, kız reddetse bile artık kızın o adama tepeden bakmadan iletişime geçmesi.

Bu konuda aydınlatırsan sevinirim. Sana boynumuz kıldan incedir, atış serbest abi. Almanya’dan selamlar

Yaşadığınız gerçekliğin, sizin davranışlarınızın ve temel inançlarınızın sonucu olduğunu kabul etmek yerine kızların götü kalkık diye topu dışarı attığınız sürece, bu tür sitelerden hiçbir fayda sağlayamayacaksınız. Kızların BANA götü kalkık, ne yapıyorum da benim önümde GÖTLERİ kalkıyor demeden sizden olmayacak. Nasıl olsun ki? Eğer sorun kızlar sizin sandığınız gibi kızlardaysa, yapabileceğiniz hiçbir şey yok. İncellerin dediği gibi, “it is over”. Gerçi egonuz için “it is over”, ben kendi gözümde aşağıdayım, kızlar bunu benden kapıp bana öyle davranıyorlar” demekten iyidir ama arkadaşlar, birçok durumda egonuz sizin dostunuz değil.

Götü kalkık, götün teki kızlar yok mu? Var. Bunlara ara sıra rastlarsınız ama bunları norm sanmak başka bir alemde yaşamayı gerektiriyor.

Götü kalkık kızlara odaklanmadığım, tüm kızların götünün kalkık olduğunu fark (!) etmediğim için beni kadın yalakası diye yaftalayan bazı adamlar var.  Bu insanların çoğu neyse ki beni “mor haplı lan bu” diye ciddiye almayıp bu siteden gittiler de benim için de daha iyi sizin için de iyi oldu. Ben burada Dr.K’nın pozitif sevginin negatif ifadesi dediği ve erkekler için en çalışır olan yöntemi uyguluyorum.

“Ben iyiyim de kızlar kezban” diye kendi kıçınıza gökkuşağı üflemeye devam etmenizin cezasını siz çekeceksiniz, ben çekmeyeceğim, kızlar çekmeyecekler. Ben de sizin kıçınıza gökkuşağı üflesem hoşunuza gidecek ki bunu yapan kanallar da var. Ama size ne yararı olacak?

Sorularınızı bana uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

 

Kadınlara çekici gelen erkek özellikleri

Bugün arzu, cinsel çekim konusunda bazı temel konuları tekrar edeceğiz.

Biz insanların, bilinçli düşünmemizden bağımsız, otomatik olarak tetiklenen temel içgüdülerimiz var. Örneğin, yüksek kalorili yiyecek gördüğümüzde, o şeyi yemeye hazırlanmak üzere, ağzımızda fazla tükürük salgılanması ve bazen aç hissetmeye başlamamız gibi. Bunlar, otomatik olarak tetiklenen temel içgüdüler. Başka bir temel içgüdü de, çocuk yapmak ve genlerimizi devam ettirmek için seks yapmak.

Bir insana karşı duyulan çekim, bir tercih değil. Bu insana karşı çekim duymalıyım diye düşünerek, bu insanın artıları ve eksileri diye liste yaparak duyduğunuz bir şey değil. Arzu, otomatik olarak ortaya çıkan bir dürtü.

Birinci önemli bilgi, cinsel çekimin, arzunun, tercih olmadığı. Bu nedenle de zaten, arzunun pazarlığı olmaz.

Arzu konusunda anlamanız gereken ikinci önemli şey ise, bir kadının bir erkeğe duyduğu çekimin mekanizmasının, erkeğin kadına duyduğu çekimin mekanizmasından çok farklı olduğu.

Bir erkek bir kadına bakıp, ona benim ‘anında çekim’ dediğim bir çekim duyar ve sadece görsel tetikleyiciler ile oluşan bu çekim, erkeği en azından kadınla konuşmak istemeye, onunla seks yapmak istemeye ve hatta ilişki istemeye motive eder.

Bugün modern dünyada bile, erkeğin tohumlarını, çekici, sağlıklı ve çocuk yapma çağında yetişkin bir kadının içine ‘ekme’ ilkel üçgüdüsü hala capcanlı. Kadını daha yakından tanımak ve onunla harika bir ilişki yaşamak da istiyoruz, onunla sinemaya, yemek yemeye ve tatile de gitmek istiyoruz ama bütün bunlar, erkeğin tohumlarını kadının içine ekme konusundaki temel, dürtüsel çekimden sonra geliyorlar.

Evet, erkeğin kadına duyduğu çekim saniyeler içinde gelişen, çekici bir kadının sağlıklı, çocuk yapma çağının baharında olduğunu gösteren gössel işaretlerle anında tetiklenen bir his. Bu nedenle kadınlar, erkeklerde çekim yaratmak için makyaj, giyim gibi görsel öncelikli özelliklere ağırlık veriyorlar. Makyajın büyük kısmı, al yanaklar, al dudaklar, sağlıklı pürüzsüz cilt gibi, çiftleşmeye hazır, kızışmış ve bu konuda hayatının baharında olan bir kadının fiziksel özellikleri.

Ama bir kadının bir erkeğe duyduğu çekim, bu şekilde çalışmaz. Kadının temel çekim hissi, erkeğin çocuk yapma çağında, sağlıklı, fiziksel olarak fit olması gibi işaretlerle harekete geçmez. Bir kadın için çekim açısından önemli olan tetikleyici, erkeğin nasıl biri olduğudur. Erkeğin başkaları ile nasıl etkileşime girdiği, tercih edilip edilmediği, kendine güvenli olup olmadığı, başarılı olup olmadığı ya da başarılı olma potansiyelinin olup olmadığı, duygusal olarak güçlü olup olmadığı, zor zamanlarda sırtını dayayabileceği sağlamlıkta mı yoksa zor zamanlarda destek olunması gereken zayıflıkta mı olduğu gibi.

Bir kadının bu tür değerlendirmeler yapması için de, erkekle konuşması, erkeğin vücut dilini bilinçli olmasa bile gözlemlemesi gerekli. Bir erkek bir kadınla konuşurken, ya kadında temel bir çekim dürtüsü tetikler ya da tetiklemez. Örneğin bir erkek bir kadınla konuşurken kendinden şüphe diyorsa, çekingense, kadının temel cinsel çekim içgüdüsünü tetikleyemez. Kadının, bilinçaltında erkek için faydadan çok, yük olacağı değerlendirmesi yapmasına neden olur. Bu erkek harika biri olabilir, başka alanlarda kendine güveni tam bir erkek olabilir, ama kadının temel içgüdüleri, bunlara aldırış etmez. Kadının temel içgüdüleri, kadının cinsel çekim duymasını tetikleyecek özelliklere sahip bir erkek ile konuştuğunda hareketlenirler. Bir kadının bu konuyu düşünmesi gerekmez, bu hareketlenme kendiliğinden meydana gelir.

Evrensel olarak kadınlar, kendine güvenen, eğlenceli, karizmatik, maskülen, tahmin edilmesi zor ve sosyal zekaya sahip erkekleri çekici bulurlar.

Bu özellikler ise, bir erkek ile bir kadın konuşurken ortaya çıkabilirler. Bu nedenle de bir erkek bir kadını gördüğünde, saniyeler içerisinde onunla seks yapmak istediğini hissedebilirken, bir kadın bir erkeği gördüğünde en fazla ‘kim bu adam?’ der.  ‘Bu adam nasıl biri, onunla konuşmalıyım” der.

Burada bir parantez açayım ve zeka ile arzu arasındaki ilişkiye değineyim. Kadınlar zekaya önem vermezler gibi bir algı var ama aslında zekaya önem verirler. Ama cinsel arzu mekanizması, bir erkeğin matematik problemleri çözmesi ile değil, ince zeka, ince espri ve sosyal zeka gibi özellikleri ile tetiklenir.

Bazı kadınlar bir erkeğin sadece dış görünüşüne bakarark onunla seks yapmak isteyebilirler ama bu kadınlar azınlıktır. Kadınların çoğu, çekim duymak için bir erkekle konuşmaya ve temel çekim içgüdülerini erkeğin dedikleri ve davranışları ile tetiklenmesine ihtiyaç duyarlar.

Örneğin erkek kendine güvenli mi yoksa kendine güvensiz mi? Kadının gülümsemesine ve kendisini iyi hissetmesine mi neden oluyor yoksa sıkılmasına ve daha fazla konuşmak istememesine mi? Erkek duygusal olarak güçlü bir erkek mi yoksa kadın kendisini erkekten daha güçlü mü hissediyor?

Bir kadının size cinsel çekim duymasını istiyorsanız, doğru özellikleri sergilemeniz gerekli. Özellikle de kadınla konuşurken.

Örneğin bir kadın ile etkileşiminde, erkek kendine güvenli, eğlenceli ve karizmatik ise, kadının beyininde dopamin hormonu salgılanır ve bu da, kadının erkeğe cinsel ilgi duymasına neden olur.

Erkek kadınla etkileşime devam ettiğinde ise, kadının beyninde oksitosin salgılanmaya başlar ki bu hormon, kadının erkeğin yanında rahat hissetmesine, kendisini erkeğe yakın hissetmesine neden olur.

Bunlar deterministik bir şekilde, şu düğmelere basarsan şu olur şeklinde mekanizmalar değiller. Bu tür özellikler göstermeniz, spesifik bir bir kadının size kesin olarak çekim duyacağı anlamına gelmez ama bir kadının size çekim duyması için bu özellikleri göstermeniz çok önemli.

Kadın görsel olarak çekici ise, bir kadının bir erkekte cinsel çekim tetiklemesi çok zor değil. Birçok erkek çekici, sağlıklı ve çocuk yapma yaşında bir kadını gördüğünde, “evet onunla yatabilirim, bu kızla ilişki yaşamak istiyorum, onunla evlenmek istiyorum, onu kız arkadaşım yapıp ona hediyeler almak istiyorum” diye düşünmeye başlar.

Bir kadın ile etkileşime girdiğinizde, bir kadının sizi cinsel olarak istemesine neden olan özellikler sergilerseniz ve bu özellikler, kadının size cinsel çekim duymasına neden olurlarsa, kadın bu çekimi mantık ile kapatamaz. Çünkü bu çekim temel, otomatik ve kontrolümüzün dışına bir dürtü.

Mantık, çekime rağmen harekete geçmemeyi ya da reddetmeyi sağlayabilir. Örneğin siz de çok güzel bir pavyon kadınına karşı çekim duymaya karşı koyamayabilirsiniz ama çekime karşı koyarak, bağı bahçeyi satan dayılara dönmeye karşı koyabilirsiniz. Burada bahsedilen, arzunun pazarlıkla, mantıkla elde edilmediği, otomatik olarak ortaya çıktığı.

Bir kadının size çekim duyup duymadığını düşünmesine gerek yoktur. Siz kadınla konuşurken, kadınların cinsel olarak arzu duyduğu özellikleri sergiliyorsanız, kadının size çekim duyma ihtimali yükselir. Bu olursa, beyni dopamin salgılamaya başlar ve siz kadınla bağlantı kurmaya başladığınızda, beyni oksitosin salgılamaya da başlar. Oksitosin, kadının kendisini size daha yakın hissetmesini, size bağlanmasını sağlar.

Bazı erkekler, daha çekici olmak için spor salonlarında saatler geçirerek kas yaparlar. Bazı erkekler gecelerini gündüzlerine katarak bir kariyer ve statü sahibi olurlar. Bazıları pahalı ve modaya uygun kıyafetler alırlar, bazıları iyi bir araba ya da motorsiklet alırlar. Bunlar sizin hedefleriniz ise tabii ki yapın ve aynı zamanda bunlar arzu açısından oldukça yararlı olsalar bile, kadınlarla beraber olmak ya da sevgili yapmak için bunlara ihtiyacınız olmadığını bilin.

Bazı kadınlar erkeğin çok iyi vücuda sahip olmasını ön şart koyarlar, bazıları ise çok iyi bir kariyer veya statü sahibi olmasını. Bazıları giyimi ön koşul koyarlar, bazıları ise bir araba sahibi olmasını. Böyle kadınlar var ama böyle kadınlar azınlıktalar. Çoğu kadın için, sizin çekici bir şekilde konuştuğunuz ve davrandığınız 5-10 dakikalık bir muhabbet yeterlidir.

Burada 2000’lerde kullanılmaya başlayan, basit ama çoğu erkeğin güzel ya da hoşlandığı bir kadınla karşılaşır karşılaşmaz unuttuğu çekim kanununu hatırlatalım:

“Birinci kural, çekici ol.

“İkinci kural, itici olma.”

Bu kanunu unuttuğu için birçok erkek, hoşuna giden kaç kadınla konuşursa konuşsun, o kadınların içinden tek bir tanesinde bile arzu uyandıramıyor. Örneğin bir erkek zamanının çoğunu spor salonunda kas yapmaya harcıyor ve bir kadının kasları nedeniyle kendisini çekici bulacağını düşünüyor. Ama güzel bir kadınla konuşurken kendine güvensiz, çekingen, kaygılı, vs. bir erkek, çok iyi bir vücuda sahip olsa bile itici oluyor. Sonuçta bir kadını ve çocuklarını koruma ve onlara gelecek sağlama konusunda, kendine güvenen bir erkeğin, kaslı bir erkekten çok daha fazla potansiyeli ve şansı var. Kendinize güveniniz olsun da, isterseniz obez olun ya da toplama kampından yeni çıkmış gibi olun demiyorum. Ama ortalama fizikte bir erkek ile çok iyi vücuda sahip bir erkeği karşılaştırdığımızda, duygusal olarak güçlü ama fiziksel olarak ortalama bir erkek, fiziksel olarak çok iyi ama duygusal olarak güçsüz (en azından hoşuna giden bir kadın karşısında güçsüz, kendinden emin olmayan) bir erkekten daha çekicidir.  Ortalama gelire sahip, faturalarını zamanında ödeyen ve sosyal zekası, sosyal kabiliyetleri, espri yeteneği iyi bir erkek, zengin ve statü sahibi ama sosyal zekası, kabiliyetleri ve espri yeteneği güdük bir erkekten daha çekicidir.

Bazı kadınlar çok yüzeysel bir şekilde sadece çok iyi vücut, çok iyi araba, çok para, vs. peşinde olabilirler ama bu kadınların hem oranı az hem de çoğunun erkeğe olan arzusu şüpheli. Özellikle de para, araba, statü öncelikli kadınların arzusu çok şüpheli.

Bir kadınla etkileşiminizde kaygılı, elini ayağını nereye koyacağını bilemeyen, kendinden şüphe eden bir erkek, “çekici ol – itici olma” kuralını ihlal eder. Bir kadınla etkileşiminde, duruşuna dikkat etmeyen, esprili, rahat olmayan, sadece arkadaşça davranan, efendi erkekliğini gösterip kadının güvenini kazanmaya çalışan erkek, “çekici ol – itici olma” kuralını ihlal eder.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Sorularınıza Patreon chat alanında daha hızlı cevap verebiliyorum.

@godelian ile Erkeklerin Sorunları Podcastı

@godelian ile erkeklerin sorunları, manosphere ile ilgili sohbet ettik.

00:00 Giriş
00:19 İyi Adam Sendromu
01:04 Bağlanma Teorisi ve Duygusal Düzenleme
01:57 Menosphere’in Yükselişi
05:27 Sosyal Medya ve Gerçekçi Olmayan Beklentiler
06:43 Modern Erkekler
17:09 İlişkilerin Gerçekliği
25:32 Kurumsal Dünya Eleştirisi
25:50 Babaların Çocuk Gelişimindeki Rolü
26:42 Çok Eşlilik ve İnsan İlişkileri
27:27 Evrimsel Biyoloji ve Modern Yanlış Yorumlamalar
27:55 Twitter Tartışmaları ve Bilimsel Okuryazarlık
36:03 Uzun Süreli İlişkilerde Karşılaşılan Zorluklar
38:09 Duygusal Gelişim ve İlişki Becerileri
42:03 Çoklu Kısa Süreli İlişkilerin Etkisi
47:25 Modern Erkekliğin Dengelenmesi
47:47 Son Düşünceler ve Gelecek Tartışmaları

Bizi sevabımızla – günahımızla sevecek, değer verecek biri çıkmaz mı?

Ekşi çöplükte uzun süredir sitemizi takip ettiği anlaşılan bir takipçimiz, erkekadam.org başlığına aşağıdaki yorumu yazmış.

Modern zaman kadın erkek ilişkilerine gerçekçi bir perspektif sunan site. Sitenin 40’lık ve görmüş geçirmiş admini Mahmut Abi sağ olsun baya şey öğrendim ilişkilere yönelik.

Teşekkür ederim.

Ama canımı sıkan şu ki, ilişkilerde neden sürekli bir taktik yapmak durumundayız?

Benim de canımı bu yorum sıktı, daha doğrusu bu yorum oldukça üzücü. Bir takipçi var ve iyi niyetle bir şey yazmış ama uzun süredir takip etmesine rağmen “neden taktik yapmak durumundayız” diye soruyor ☹

Klişe olacak ama siz doğal olmayan taktikler yapmak durumunda değilsiniz. Siz, doğal olmayan ama yıllarca tekrarlaya tekrarlaya düşünmeden, otomatik olarak yaptığınız hareketlerden kurtulup, doğal olanı öğrenmek durumundasınız. Bu geçiş sürecinde ise tabii ki bir süre her adımınıza dikkat etmeniz gerekecek.

Şöyle düşünün. Piyano çalmayı yanlış öğrenmişsiniz. Yani iki parmak çalmayı öğrenmişsiniz ve yıllarca iyi kötü iki parmak çalmışsınız ama tabii ki pek bir başarınız yok. Sonra biri gelip size 10 parmak çalmanız gerektiğini ve böyle çalmazsanız bu işte iyi olamayacağınızı söylüyor. Siz de, yıllardır iki parmak ile başarısızlıktan başarısızlığa koştuğunuz için 10 parmak çalmayı istiyorsunuz.

Sorun şu ki, iki parmak çalmak her ne kadar işin doğası olmasa da, sizin için otomatik. 10 parmak çalmaya geçmek ise zor. Sürekli hata yapıyorsunuz, sürekli parmaklarınıza dikkat etmeniz gerekiyor ve 10 parmak çalmak hiç de doğal gelmiyor. Ama eğer bu konuda ısrarla çalışırsanız, 10 parmak çalmak doğal olacak zira otomatikleşecek.

Neden modern zaman ilişkileri saf duygu ile ilerlemiyor da şunu yaparsam karşılığı şu olur diye taktik kasmaya yönelik?

Çünkü çocukluktan çıkıp yetişkin olduğunuzda, yetişkin hiçbir aktivite saf duygu ile ilerlemez, ilerleyemez. Sonuçta ilişkiler size ana kucağı olup içinde dünyadan kaçtığınız cennet bahçesi olmak için değil de bir yuva kurma, çocuk yetiştirme ile alakalı ve bunun gerektirdiği görevler, beklentiler, kaynaklar, vs. var.

Bizi sevabımızla – günahımızla sevecek, değer verecek biri çıkmaz mı?

Yetişkin bir erkeğin karşısına ona geri kalan hayatında annelik yapan bir kadın çıkmaz mı? Muhtemelen çıkmaz. İlişkiye girdiğiniz kadın sizin kopamadığınız ya da çocukluğunuzda kaygı ile bağlandığınız anneniz olmayacak. Senin “günahım – sevabım” dediğin tabii ki ciddi zayıflıkların. Bunlar üzerinde çalışıp güçlenmek yerine, zayıflıkların ile sevilmek istiyorsun. Belki yüzbinlerce yıl önce öyle kadınlar vardı ama yetişkin, az çok güçlü bir erkek olmak yerine duygusal olarak çocuk kalmayı isteyen erkekleri ile beraber hayatın altında, evrimsel olarak ezilip gittiler.

Andrew Huberman bir podcastında çocukluk bağlanma stillerinin yetişkin bağlanma stilleri haline gelmesinin altındaki oldukça ilginç mekanizmayı açıklıyor. Size garip ve hatta rahatsız edici gelecek ama çocuklukta ebeveynleriniz ile aranızdaki bağı yöneten sinir devreleri, yetişkinliğinizde romantik ve cinsel bağlarınızı yöneten sinir devreleri ile aynı! Ve ebeveynleriniz ile yaşadığınız çarpık bağlanmalar (örneğin kaygılı bağlanma) romantik ilişkilerinize miras kalıyor.

Zaten bana öyle geliyor ki “beni olduğum gibi sevebilecek kadın yok mu” diye yakınanların çoğu, çocukluğunda bir şekilde, olduğu gibi sevilme konusunda ebeveynleri tarafından tatmin edilmemiş insanlar. Ebeveynlerinden alamadıklarını partnerlerinden almaya çalışıyorlar ve muhtaç çocuk gibi davrandıklarından genelde hüsrana uğruyorlar.

Konuyu dağıtmadan sadede gelecek olursam, senin “bizi günahımızla – sevabımızla sevecek, değer verecek biri çıkmaz mı” diye şirin şirin söylediğin şeyin aslı, “benim çocuklukta tatmin olmamış ihtiyaçlarımı ben çocukmuşum gibi tatmin edecek biri çıkmaz mı” oluyor. Benim bildiğim, yetişkin bir kadın yetişkin bir erkeği alıp oğlu gibi yetiştirmek istemez. O nedenle işin zor. Kadınlar kısa süre içerisinde koca bebekleri evlat edinme konusunda arzulu olmayacaklarına göre, senin “günahım – sevabım” dediğin çarpık bağlanma stilini iyileştirip yetişkin ve güvenli bir bağlanma stiline çevirmen gerekecek maalesef.

Ben bu zaruri taktiklerin sebebini sosyal medya ve insanların oturduğu yerden anlık birbirlerine ulaşabilmelerine bağlıyorum.

Senin zaruri taktik dediklerinin çoğu birkaç nesil öncesine kadar erkeklerin otomatik olarak yaptıkları şeylerdi. Asıl senin “taktik değil doğal” dediğin şey yeni dünyanın, teknolojinin eseri.

Sonsuz seçenek olan bir yerde kimse bir tane seçenek ile yetinmek istemez.

Eğer seçeneğin yeterince iyiyse isteyebilir. Eğer bu seçeneği kaybedince, aynısını bulmak zor olursa gayet de isteyebilir. Eğer bıraksan da bir kaybın olmayacak bir seçenek olursan, evet yetmezsin, seninle yetinemezler.

Bu tabii ki dışarda iyi bir seçenek olsanız da sizinle yetinemeyecek, ilgiye aç kadınların olmadığı anlamına gelmiyor ama onları da bir zahmet tanımayı ve hızlıca bırakmayı öğrenin.

Hep daha iyisini ister.

Öncelikle ne kadar iyisini alabildiği kendi kapasitesi ile sınırlıdır. Karşısına kendisini isteyen daha iyisi çıksa bile, eldekinden olma yeterince yüksek maliyetli ise o atlamayı yapmak zordur. Kaçınız iyi maaşlı işinizi bırakıp bunun 10 katını kazanma potansiyeliniz olan ama riskli bir yeni kariyere geçebilirsiniz?

Ama daha önemlisi, “iyi ilişkinin” üçte biri iyi partner olmak,  üçte biri “iyi partner” bulmak ise, kalan üçte biri ise “seçimi çalışır yapmak” için emek harcamaktır. Dışardaki “daha iyisi” o emeğe, o ortak geçmişe, vs. sahip olmadığı için, çoğu durumda partnerinden daha iyi olamaz.

İnsanlar kedi değiller, bir eş bağı var, karşılıklı yatırım var, bir yatırım bağı var. İnsanlar, çocuk yetiştirmek için 10 yıllarca eş bağı kurabilen canlılar. Ayrıca öyle sürekli daha iyisini isteyecek kadar uzun da yaşamıyoruz. Bir eşten diğerine kaç kere atlayabileceksiniz, zamanla piyasanız düştükçe keşke 10 senede 10 tane insanla olacağıma, 10 senede bir eş bağı kursaydım demeyecek misiniz? Bazılarınız eminim demeyecek ama çoğunuz bunu diyeceksiniz.

Bu da insanı taktik yapmaya, ilişki ve ilgiyi diri tutmaya iter.

Umarım bu şeyleri yeterince tekrarlayıp otomatikleştirdikçe, bunun taktik değil doğal olan olduğunu, yazdıklarından akan efendi erkek zihin yapısının çocukluktan beri oynadığın taktik olduğunu, o taktik kümesinin tek artısının, yıllarca yaptığın için otomatikleşmesi olduğunu anlayabilirsin.

Beni ben olduğum için kabul eden biri ile karşılaşmayı isterdim.

Peki olduğun sen itici ise. Mesela sen, kıllarını bile almayan, 200 kiloya çıkmış, yıkanmayan bir kadını sırf onu o olduğu için kabul eder miydin? Ne alaka demeyin. Erkekler görsele daha çok bakar, kadınlar davranışa. Eğer bir erkek, yetişkin bir erkek gibi değil de, yetişkin bir kadına muhtaç (duygusal olarak muhtaç) bir çocuk gibi davranıyorsa, bir kadına öyle itici görünebiliyor. İstediğin kadar yakışıklı ol, paran olsun, vs. Bunlar en fazla sena tolerans gösterilmesini sağlar, kabul edilmeni değil.

Modern zamanlarda çok büyük bir istek sanırım.

Bir erkeğin kişiliği zayıf ve itici ise, olduğu gibi sevildiği hiçbir çağ olmadı. Biriyle evlendirildiği ve kadının mecburiyetten katlandığı çağlar oldu.

Bu arada geçenlerde, kaygılı bağlanma stiline (olduğu gibi sevilme hayaliyle yaşayan efendi erkekler bu kategoride) sahip insan oranının 90’larda yaklaşık %25 civarında olmasına rağmen, günümüzde %50’nin üstünde olduğunu gösteren araştırmalar olduğunu izledim. Bu 80’lerde olgunlaşan bir kavram yani elde veri yok ama kim bilir 50’lerde ne kadar azdı. Yani eskiden olduğu gibi sevilme ihtiyacı olan yetişkin erkek oranı da çok azdı, onu da unutmayalım.

Takipçimizin de birgün bunların taktik değil doğal olan olduğunu anlayabilmesini umarım.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz.

Eski sevgiliye yedek lastik olmak – Vaka Çalışması

Merhaba. Eski kız arkadaşımla 6 yıllık bir ilişkimiz vardı. Ara ara tartışmalarımız olsa da mükemmel bir çifttik.

Mükemmel bir çifttiniz ama seni terk etti? Bakın ilişkiniz çok güzel olabilir ama bu tür çok fazla yüklü kelimeler kullanan adamlar genellikle ilişkinin gerçekliğine gözlerini kapamış ve bir çeşit masal dünyasında yaşıyor oluyorlar.

3 ay kadar önce bir arkadaş etkinliğinde bir erkekle karşılaştı. Bana bu adamdan gereğinden fazla bahsedince kıllanmıştım ama bir şey söylemedim.

Karakter problemi olan kadınlar bunu çok yapıyorlar. Sizin yerinize geçecek adamı ayarlarken ondan size konuşmadan edemiyorlar. Bir çeşit “bak ayağını denk almazsan yerine geçecek adam hazır” göz dağı ya da “ama ben sana böyle biri var diye söylemiştim, o sadece arkadaşım abartma kısmına inanan sensin” gibi bir vicdan rahatlatma var sanırım. Kız arkadaşınız bir adamdan özellikle yeni tanıştığı bir adamdan kötü olarak bile fazla bahsediyorsa dikkatli olun ve “başka bir erkekten bu kadar bahsetmesi çok rahatsız edici, sinirimi bozmaya başladın” diye karşı mesajı verin yani dolaylı olarak, ultimatum vermeden “ayağını denk almazsan terk edilen sen olacaksın” deyin. Çünkü bu tür bir yola girmiş ve çenesini tutamayan kadınlar, genelde sizin onu bırakıp gidebileceğinizi hiç hesaba katmazlar. Tabii bu uyarıdan sonra da radarları açık tutun.

Bir ay kadar sonra eskisi gibi hissetmiyorum, zamana ihtiyacım var diyerek benden ayrıldı. Kendisini ikna etmeye çalıştım ama başarılı olamadım.

Kendisini ikna etmeye çalışman “başarısız olmana” katkıda bulundu.

3-4 gün sonra fikrinin değişmeyeceğini gördüm ve kendisini arayıp sormayı bıraktım. O zaman no contact kuralını bilmiyorum ama belki de başkasının kollarına atlamış kızı arayasım gelmedi açıkçası. Bir daha da arayıp sormayı planlamıyordum.

Hep derim, iletişimi kes kuralını ilişki içindeki adamlar bilmeli, ilişki bitmeden öğrenilmeli 🙂

Evet, eski kız arkadaşına iletişimi kes kuralını uygulamanın faydalarından biri de, belki de başkası ile olan bir kadını arayıp kendini küçük duruma düşürmemen.

Bir hafta sonra beni aradı ve her şeyi nasıl mahvettiğini söyleyerek ağladı.

Şimdi sen tabii bu aşamada kızın daldan dala atlayıp atlamadığını bilmiyorsun. O nedenle kızın atladığı dalda umduğunu bulamayıp sana ulaşmış olabileceğini varsayman en iyisi olurdu. Erkeklerin çoğu zayıf ilişki davranışları sergiler yani yeni eleman zayıf davranırken, sen iletişimi kesip hayatına devam ederek güçlü davranıyorsun. Aranızda 5 yıllık duygusal bağ da olunca, soluğu senin yanında almak istiyor.

Bunu bana neden söyledi bilmiyorum ya da neden aradı. Ama onu teselli ettim.

Sakince, “evet her şeyi mahvettin, hayrola düzeltmeye mi niyetin var?” gibi bir şey söyleyebilirdin. Unutma, daldan dala atlamış olabilir ve bunu öğrenmen önemli. Zira aranızdaki geçmiş ne olursa olsun daldan dala atlayan kızı geri almayın derim. Bunun yanında, daldan dala atladığı için onu geri almayacağınız gibi bir renk de vermeyin zira yalan söyleyebilir. Eğer bu konuda dürüst davranırsan bunu zor da olsa aşabilirim ama kendim öğrenirsem hiç şansın olmaz moduna girin.

Ama bunlar kız sizden yeniden ilişki isterse konuşulacak şeyler, yoksa bunların konusunu açmayın.

Ertesi gün onun evine gittim. Bana daha önce bahsettiği bu çocukla buluştuğunu ve öpüştüklerini söyledi. Ben mahvoldum ama utanarak söylüyorum, neredeyse onunla bir yere gitme, benimle gel moduna geçtim. Bu da dün bana ağlayan kızın bana daha soğuk davranmasına neden oldu.

Maalesef bu kız burada bitti. Düşünsene. Adamla öpüşmüş, bir şey olmuş, geçici bir kötü hisle seni aramış ama sonra adamla devam etmeye karar vermis. Resmen başkası için terk ettiği eski erkek arkadaşını duygusal yastık yapmış. Orada “yeni biriyleysen benimle görüşmen uygun değil, bana bir daha ulaşma” deyip kalkman lazımdı.

Neyse baktım soğuk, kararını vermişsin, bana bir daha ulaşma dedim ve evinden ayrıldım.

Bu artık onun kararı değil. Seni seçse bile geri alma. Bir kadın iki erkek arasında kaldıysa, o iki erkek de o kadını bırakmalı.

Ama bana mesaj atmaya devam etti. Sıcak ve yer yer beni özlediğini söyleyen mesajlar atıp durdu.

Kız başkasıyla ama ondan peke min değil. Seni de yedekte tutuyor. Bir kıza yedek lastik olmak zaten kötü bir şey ama eski sevgiliye yedek lastik olmak çok daha kötü bir şey.

Sen en fazla bir veya iki kere onu “başkasıylasın bana ulaşıp durma” diye uyardıktan sonra dinlemiyorsa engellemeliydin. Normalde ilişki sadece 2-3 aylık bir şeyse “başkasıylasın, bana ulaşıp durma. Ondan ayrılırsan beni ara ve o zaman hala boştaysam bakarız” diyerek kızı tabağa al derdim ama kızla 5 senelik tarihçe ve yoğun duygular nedeniyle tamamen bırakman en iyisi.

Sorun şu ki sen sana ulaşmasını umut sanıyorsun. Evet, o adam olayı batırırsa sana gelmek için seni yedekte tutuyor, aklını işgal ederek onu geride bırakmanı ve başka birini bulmanı engellemeye çalışıyor. Ama bunu seni istediğinden değil, lazım olursun diye kenarda tutmak için yapıyor. Buna izin vermemelisin.

Eğer buna izin verirsen ve diğer eleman zayıf biriyse ya da kızla ciddi ilişkiye yanaşmayan biriyse, bazen sana çok yaklaşıp bazen ona giderek aranızda gidip gelmeye çalışabilir.

Sağlıklı karaktere sahip bir kadın böyle bir üçgen yaratmaz. Sağlıklı karaktere sahip bir kadın seni terk ederdi, 4-8 ay ayrılıktan iyileşir ve sonra birini bulmaya bakardı.  Eskiden beri mi böyleydi sonradan mı böyle oldu bilmem ama bu kız bundan sonra ilişkiye değil sokaklara ait. En azından bu kızla ilişkiye girecek gerizekalı sen olma.

Erkeğin karakteri iyi zamanlarda, kadının karakteri zor zamanlarda ortaya çıkar derler. Gerçekten de karakteri bozuk birçok erkek parayı ve kolay hayatı bulduğunda aldatır, daldan dala atlar. Karakteri bozuk birçok kadın da parasız ve zor hayatı gördüğünde aldatır ya da daldan dala atlar.

Ben ne yaptım biliyor musunuz? Onun peşinde koştum. Beni seçmesini istiyordum.

Of, çok kötü çok!

Bu onu daha da itti.

Bazen birçok erkeğin betalığının onu aynı zamanda koruduğuna inanıyordum. Masal dünyasında yaşadığın için betalık yapıp kızın karakterini ortaya çıkarmasan kızla devam edebilirdin ya da sana geri dönebilirdi. Allah korusun evlenebilirdiniz.

Sonunda bana o çocukla sevgili olduklarını söyledi. Bir kere daha yıkıldım.

Kendini daha da gömecek kadar zayıf davrandığından, muhtemelen daha beter yıkıldın. Ama iyi tarafından bak. Sen, seninleyken daldan dala atlayan, muhtemelen aldatmış olan kızdan kurtuldun. Öbür eleman ise kendisiyle görüşürken eski sevgilisine iş atan kızla sevgili oldu. İhale ona kaldı. Sen kurtuldun, o zavallı hala o kızla.

Videolarınızı izledikten sonra nasıl bir embesil olduğumun farkına vardım. Yine iletişimi kestim. Tahmin edeceğiniz gibi bana yeniden ulaştı ve biraz konuştuk.

Eski kız arkadaşınız biriyle beraberken size ulaşıyorsa ona bunun yanlış olduğunu ve sizi bird aha aramaması gerektiğini söylemeniz gerektiğinden daha önce bahsetmiştim. Keşke o podcastı da dinleseydin.

Ertesi gün onu erkek arkadaşıyla gördüm. Beni gördü ama görür görmez kafasını çevirdi. Kalbim duracak gibi oldu. Gece ise beni aradı.

Öbür adam yerinde olduğunu düşünsene. Kız arkadaşın eski erkek arkadaşını senin yedeğin olarak tutuyor. İletişimi kes kitabını okuduğum için ona sakin ama neşeli davrandım, konuşmayı kısa kestim. Ama erkek arkadaşı olduğu için buluşmaya davet etmedim.

Doğru yapmışsın ama yetmez. Ona erkek arkadaşı varken sana ulaşmamasını, yeni erkek arkadaşına odaklanmasını söyle ve bir daha sana ulaşırsa da onu uyardığını söyle ve engelle. Bu saçmasapan üçgenin bir köşesi olarak kalma.

Ve o adamı bırakıp sana gelirse bile bu kızı alma. Sadece seks veya takılmak için bile görüşme. 5 yıllık bir ilişki böyle bitti ve bu kadar tarihçen olan biriyle takılma. Bunu ona söyleyip söylememek sana kalmış. Kız adamı bırakıp sana yeniden gelirse egonu biraz daha okşamak istiyorsan onu geri almayacağını ona söyleme.

Onu anlayan tek kişinin ben olduğumu, arkadaş olarak kalmayı umduğunu söyledi. Ona arkadaş kalamayacağımızı, benimle olmak isterse beni aramasını söyledim.

Hayır. Arkadaş kalamazsınız. Yukarıda dediğim şeyi söylemen yeterli. Ekstra arkadaş kalamayızı söylemene gerek yok. Ayrıca bu kızı yeniden alamazsın. O nedenle seninle olmak isterse seni aramasını istemen yanlış.

Kız resmen sana kırıntı atarak seni yedekte tutmaya çalışıyor. Muhtemelen yeni eleman o kadar da iyi değil. Kız maalesef mide bulandırıcı bir karakter. Sen de maalesef eski kız arkadaşının yedeği olmaya gönüllüsün gibi.

Bu kızı geri alırsan, aranız iyiyken sadık olabilir, aranız kötüleştiğinde, zor zamanlarda yine aynısını yapar. Bu sefer daha emin bir şekilde yapar zira bir kere seni başkası için terk edebildiğini, seni yedekte tutabildiğini ve işler iyi gitmezse sana dönebildiğini görmüş olur.

İkimiz arasındaki şeyin çok özel olduğunu ve beni kaybetmek istemediğini söyledi.

Bu saçmalığı daha fazla dinleme. Yedek lastik olman için kırıntı atıyor. Tamam sizin 5 senelik bir ilişkiniz vardı ve yeni eleman ile birkaç aydır beraber. Yani sana olan bağı daha güçlü olabilir ama sonuçta o adamla beraber ve seni yedekte tutuyor.

İkimiz de 29 yaşındayız ve benden önce sadece bir erkek arkadaşı vardı.

Az erkekle beraber olmuş olması, sadakate değer veren bir kadın olacağı ya da öyle kalacağı anlamına gelmiyor maalesef. Bu tür riskleri azaltabilir ama yok etmez.

Beni sevdiğini ve hep seveceğini söyledi.

Yuh. Seni sevse seninle beraber olurdu, başkasıyla değil.

Aslına bakarsanız, öbür çocuğu gördüğümde, benim daha avantajlı olduğumu anladım. Karakter olarak beta birine benziyor, ben daha uzun ve yapılıyım.

Allah aşkına bir kız için başkası ile sidik yarıştırma. Ne konuda avantajlısın? Sokaklara ait bir kadını kız arkadaşın yapma konusunda mı? İkiniz de birbirinizden betasınız işte. Tipin, boyun tamam ama karakterin? Asıl önemli olan o.

Bundan sonra nasıl hareket etmeliyim?

Bu kıza bir daha sana ulaşmamasını söyle, dinlemezse engelle. Bundan sonra tamamen kendine odaklan. 5 senelik ilişkiden sonra 4-5 ay birini istememen normal ama zaten aylardır ayrısınız. Kısa süre içerisinde piyasaya bu kızdan daha iyisini bulacak şekilde dön. Daha iyisini aramana gerek yok. Şu beta karakter ile bu kızı bulduysan, biraz daha erkek adam oldun mu daha iyisini otomatik olarak bulursun.

Daha iyisi derken sadece fiziksel ve feminenlik açısından söylemiyor. Karakteri iyi ve sadakat konusunda güven verebilecek birinden bahsediyorum. Zira bu iki alanda bu kızın çıtası yerlerde sürünüyor.

Aslına bakarsan eski sevgilisi taarafından terk edilen birçok erkek, iletişimi kes kuralı ile ayrılık acısını atlattığında ve eski sevgilisi geri geldiğinde, artık onu beğenmiyorlar zira eski hallerine göre çok daha iyi durumda ve daha iyisini çekecek birine dönüşüyorlar.

Bu kız seni yörüngede tutmak için sana bir sürü umut kırıntısı atmaya çalışacak. Bunları yeme. Bu adamı bırakıp kapında ağlasa bile bu kızı bir daha alamazsın. O tarafta adam umduğu gibi çıkmadığı için umduğu gibi birini bulama kadar sana sığınmayacağına emin olamazsın.

Biliyorum 5 seneyi bırakmak zor ve kızın belki de daha önceki geçmişi temiz. Ama unutma, kızın geçmişi artık temiz değil. Seni biri için bıraktı, yeni sevgilisinin arkasından seni yedekte tutmaya çalışıyor, vs. Kötü karakter geçmişi var artık.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz.

Hipergami ve İlişkilere; Evrimsel Bakış (VİDEO)

Merhaba millet. Ben Mr. Deer. Bu sefer konumuz ‘Hipergami’. Evet çokça üzerinde konuşulan bir konu ama ben düşünülmesi yada fark edilmesi gereken bazı spesifik durumların olduğunu düşünüyorum. Redpill de en sevmediğim durumlardan birinin, net ve köşeli konuşulmak olduğunu belirtmeliyim. O yüzden değişken durumların farkında olunması gerektiğini düşünüyorum ve genelde olaylara farklı ve sert gerçeklerle bakmayı öneriyorum. Redpill sert ve kızgınlık içeren bir düşünce olmamalıdır, fikrindeyim. Ve bu video ‘da; olaya biraz daha evrimsel ve ilkel psikoloji üzerinden bakmayı deneyimlemenizi istedim. Video içerinde,  Terkedilmek, Ruh ikizi, Oneits, Kutsal Aşk, Partner Seçimi, Erkeğin Hipergamisi, Friendzone, Flört döneminin süresinin avantaj ve dezavantajları gibi yakın ve önemli konulara da değindik. Keyifli seyirler..

Not; Şu konuda net olalım, video içerisinde bahsettiğim şeyler ilkel psikoloji temelli ve bu dürtülere sahip olmanın normal olduğuna değiniyorum. Ve ilişkilerde kriter ve istekler bireyin tercihine kalmıştır. Bir kadını değiştirmeye çalışmak; daha doğrusu bunu baskı ile yaptırma çabası boşadır. Kısaca pavyonda yıllarını geçirmiş kadını; istediğin kadar değiştirmeye çalış, deneyimler hayatını belirlemiştir. Önemli olan senin ne istediğindir, uymuyorsa devammm. (next)