Bir kadına gereğinden fazla “değer vermek”: Muhtaçlıktan öfkeye giden yol – Vaka Çalışması

Bu vaka çalışmasında takipçi, daha doğru dürüst tanımadan sevgilisinin “saf ve masum” olduğunu düşünmüş. Onu hayatının merkezine koymuş, hediyelere boğmuş, her istediğini yapmış ve bütün zamanını ona ayırmış. Fakat ilişkinin daha dördüncü ayında o masum kızın değiştiğini, kendisini küçümsediğini ve verdiği hiçbir şeyin kıymetini bilmediğini düşünmeye başlamış. İlişki bittiğinde de geriye büyük bir öfke ve tek bir soru kalmış: “Bir kadının isteyebileceği her şeyi verdim; neden yetmedi?”

Mesele çok vermek değil, karşılığında ne beklediğiydi. Karşılıksız fedakârlık sandığı şeylerin arkasında görünmez bir borç defteri, hediyelerin altında gizli sözleşmeler, bitmeyen açıklamaların içinde ise onaylanma ihtiyacı vardı. Bu vaka çalışmasında, bir erkeğin kendi yarattığı “masum kadın” fantezisinin nasıl yıkıldığını ve sevgi sandığı muhtaçlığın nasıl öfkeye dönüştüğüne bakacağız.

Mahmut abi, 1 sene boyunca bir tane kız benim peşimden koştu. İlgisi olduğu apaçık belliydi. Daha önce ilişkim olmadı dedi. Ben de onu çok saf masum görüyordum.

Bir kadın saf ve masum olabilir ama 5-6 ay yakından tanımadan bir kıza saf ve masum derseniz, fazla duygusal yatırım yaparsınız. Bir kadının 5-6 aya kadar her bok olabileceğini var sayarsanız daha sağlıklı bir ilişki yaşarsınız. Bir kadını bilmeden etmeden melek diye yaftalayıp sonra kadın kelek çıkınca “orospu” diye yaftalamak, desteksiz hayalleri yıkılınca öfke dolmak, tipik bir AFC / efendi adam toksik kırılganlığıdır. Ayrıca o kadar fantezi ve hayal, kadın kelek çıksa bile bırakamamaya neden olabilir.

Erkek adam tabiri caizse bir kadının kelek olabileceğini var sayar. Kadın gerçekten kelek çıkarsa şaşırmaz,öfkelenmez. Zarardan daha erken ve kolay döner. Kadın “melek” çıkarsa da bir şey kaybetmez.

Kız daha sonra benim de ilgimi çekti ve kıza açıldım. Sevgili olduk.

Açılmak pişmanlıktır. Burada kızın ilgisi yüksek olduğu için büyük zararı olmamış ama zayıf bir başlanıç yapmışsın.

Kız ilişkide nasıl davranması gerektiğini falan hiçbir şey bilmiyordu. İlişkiye başladıktan sonra hep ben onu yönlendirdim, sürekli kendimi ona bir şeyler anlatırken buldum.

Üniversite yıllarında bir tane arkadaşına açılmış ama arkadaşı biz arkadaşız demiş. Ama 5 yıl geçmesine rağmen instagramdan konuşmaya devam etmişler. Benimle ilişkisi varke nde görüntülü konuşmuşlar. Bu durum beni işkillendirdi ve kızla konuştum. Durumu bana anlattı. Ben o adamı instagramdan çıkarttırdım, numarasını sildirdim.

Kız bana hep masum görünüyordu. Daha önce hiç sevilmedim falan demişti ve ben onu hayatımın merkezine aldım. Hayatında görmediği ilgiyi göstermeye başladım. 2 ay sonra ablamla otururlarken bir anda egolu egolu konuşmaya başlamış. İşte kardeşin beni bırakamaz kardeşin çok duygusal dayanamaz falan gibi laflar etmiş.

O götü sen kaldırdın. Kızı hayatının merkezi yaparak, fazla ilgi göstererek ve kızı melek diye putlaştırarak sen kaldırdın.

2 ay sonra kızın hareketleri tavırları bir anda değişmeye başladı ve ben de artık hiçbir olumsuz yanını görmemeye başladım. Her konuştuğumuzda arkadaşları ile ilgili bir şey söylesem arkadaşlarını savunmaya başlardı beni hiç bu kadar savunmamıştı. Bu huyları falan çok dikkatimi çekmeye başladı artık kızı tanıyamıyordum.

Hayır, kızı daha yeni tanıyorsun.

Sürekli ben bir şeyler anlatmaya çalışıyordum ve bana sürekli ben kendi değerimin farkındayım falan deyip duruyordu.

Birine sürekli bir şeyler anlatmaya çalışmak, ona “beni anla” diye yalvarmak demektir. Sürekli bir şeyler anlatmaya çalışan, kendini açıklamaya çalışan tarafı ast, karşı tarafı üst yapar. Bir insan iki, bilemedin 3 açıklamada anlamıyorsa, anlamayacaktır ya da anlamamaktan gelmeye devam edecektir. Bu gerçeği kabul edip buna göre davranın. Kabullenin ve boyun eğin değil. Terk de edebilirsiniz.

Bir kadına sıklıkla bir şeyler anlatmak zorunda kalıyorsanız, muhtemelen onunla uyumsuzsunuzdur ve ayrılmanız lazım. Ya da kız sizi “beni anla” diye yalvartmak için, ast yapmak için bu durumları yaratıyor olabilir ki o zaman hemen ayrılmanız lazım.

Ben de artık dolmuştum. Sürekli her şeyde beni suçluyor ve hep haklı çıkmayı başarıyordu artık.

Kız seni “beni anla” diye yalvartmak için, ast yapmak için bu durumları yaratıyormuş sanki. Klasik suçlu hissettirme de var. Bu aşamada o ilişkide kalarak sen kendin “ben buna layığım, vur bana, ez beni” diye davetiye çıkarıyorsun. Öfkelenmeye, dolmaya hakkın yok.

 O masum kız gitmişti.

Masum kız senin aptalca muhtaç bir fantezindi. Kendin uydurdun, kendine söylediğin yalandan uyandın.

Sürekli ben merkezli davranıyor ve ben tek başıma dışarı çıkamayacak mıyım, arkadaşlarımla sensiz bir yere gidemeyecekmiyim mesela 1 çift 1 bekar 1 de ben sensiz bir ortama giremeyecek miyim gibi sürekli beni test eden sorular soruyordu.

Bunlar ben merkezli ya da test amaçlı sorular değil. Gerçekten bu kadar kısıtlıyorsan, gayet haklı sorular ve bu çerçeveye girmemekte de haklı.

Ben de bu durumdan sıkılmıştım. Sürekli kıskanç olduğumu söylüyordu. Bir arkadaşlarının veda yemeği vardı kızlı erkekli. Oraya yolladım. Bir arabada 2 erkek 2 kız gitmelerine izin verdim.

Lütfetmişsin.

8 gibi gitti ve bana gittiğinde vardığını yazdı. Saat 22.30’a kadar mesaj atmadım o da atmadı. Ve ben de ne yapıyorsun yazdım, o da oturuyoruz dedi. Ben de tamam dedim. Sonra saat 23.50 de yazdım ama cevap gelmedi. 10 dakika sonra aradım. Mekandan kalktıklarını arabaya gittiklerini söyledi, çok ses vardı kapatıyorum dedi. Konuşamadan kapattık ve bana mesaj attı arkadaşların karnı acıktı kokoreç yiyip geleceğiz dedi bende müsait olunca beni arar mısın dedim ama 20 dk geri dönmedi. Sonra bana mesajını görmedim dönüş yolundayız diye mesaj attı eve gelince aradı kavga edeceğiz zannetti

Arkadaşları ile dışarıda olan bir kız için makul bir şekilde mesajlaşmış.

Ama ben uzatmadan iyi geceler dedim.

O zaman o çok kıskançsın, arkadaşlarla çıkamayacak mıyım olayı ne? Sırf manipülatif yalan mı yoksa sen bunlara aşırı karışıyorsun da o gece istisna mıydı?

Ona sürekli hediyeler alıyordum, istediği her şeyi yapıyordum, sürekli birlikte varkit geçiriyor konuşuyorduk ve sürekli veren taraf ben olmuştum.

Ben kişilik olarak, erkek olarak yetersizim ve yetersizliğimi rüşvetle (sürekli hediye), tüm zaman ve kaynaklarımı emrine açmakla yani beta öder olarak kapatmaya çalışacağım diyorsun. Sen ben çekici değilim diye sinyalleyip durduktan sonra, kızın seni itici bulmaya başlamasına şaşırmadın umarım.

Aldığım hediyelere artık tepki bile vermiyordu. İlişkimizin 4. ayında otururken konuşuyorduk ve bana aldığın hediyelere düşmüyorum benim için değişmen önemli dedi.

Rüşvet diye hediye aldığını biliyor ve suratına vurmuş.

Ben de ona aldığım hediyelerin onu düşürmek için olmadığını falan anlatıyordum.

Kendinden başka kimseyi kandıramazsın.

Ama o değişmem gerektiğini söylüyordu. Sonra 2 kız 2 erkek yemeğe gittikleri gün ne hissettiiğimi söyledi. Ben de ona güvendiğimi bir şey hissetmediğimi söyledim. Sonra bana neden 10 dk sonra hemen aradığımı sordu. Ben de ona saat 00.00 ı geçmişti dedim. O da sonuçta aradan yarım saat geçmedi nerede olduğum belli dedi bende ona kendimi yine açıklama yaparken buldum.

Sürekli açıklama yalvarmadır. Kendini ast yapmaktır. Kadınlar ilişkide ast olmaya hevesli erkekleri sevmezler. Ayrıca yalan söyleyip duruyorsun, neden aradığın belli. Kiminle ne yapıyor diye kontrol ediyorsun. Yalan söyleyince de korkak durumuna düşüyorsun.

Saatin geç olduğunu onu merak ettiğimi söyledim. O ise nerede olduğum belli aramam gerektiğini savundu. Ben de öfkeyle bir anda parladım. Sen bunu bana açıklattırıyorsun ya sana hiçbir şey demiyorum deyip ayrıldım. 5 dk sonra öfke ile söylediğimi istersen oturup konuşabiliriz dedim ama o istemedi bitsin dedi. Ben de bitirdim.

Ayrılık kelimesi öyle bir anlık öfke falan dinlemez. Ayrılmak istemiyorsanız, tehdit olsun, sopa olsun diye ayrılalım demeyin. Ayrılalım dediğinizde ilişki telafi edilmez şekilde asar alırsa şaşırmayın.

10 gün sonra içimi döken bir mesaj attım. Beni aradı. Dedi ki mesajını gördüm sen üzülme diye aradım. Biz anlaşamıyoruz sen beni anlamıyorsun sürekli tartışıyoruz falan deyip durdu.

Doğru muhtemelen. Aslında sürekli düğmeye basılmış gibi kendini açıklaman, kızın zorladığı bir şeyden çok senin muhtaçlığın gibi. Sanki kızın toksik olmasından çok, sen efendi adamın toksik kırılganlığına sahipsin.

Onu hayatımın merkezine almama rağmen konuşmalarımızda hala beni haksız göstermeye beni suçlamaya başladı.

Onu hayatının merkezine almana rağmen değil, onu hayatının merkezine alman yüzünden. Herkes senin bunu fedakar bir aziz olduğun için değil, sinsi ve gizli sözleşmeler sonucu yaptığını biliyor. Bir erkek bir kadını hayatının merkezine, ona her yönden sülük gibi yapışıp kafeslemek için alır. Bir kadını soğutmanın en kestirme yollarından biri onu merkeze almaktır zaten.

O gün 10 dakika daha dayanamadın bile dedi. Ve şu an 14 gün oldu. Hala konuşmuyoruz.

Konuşmuyorsunuz, çünkü ayrıldınız.

İnstagramdan çıkardım, artık onu rahatsız etmeyeceğimi söyledim. Ama öfkem çok büyük. Bir kadının isteyebileceği herşeyi verdim. Kızlarla arama mesafe koydum, telefon şifremi verdim, her şeyi yaptım. Bir sözünü 2 etmedim.

Ve bunların hepsini, arka planda bir borç defteri tutarak, “ben sorulmadan bir şey yapayım, borçlu hissetsin ve karşılığını sonra versin” diye yaptın. Tipik gizli sözleşme ve bedava peşkeş çektiğin şeylerin karşılığını tahsil edememenin öfkesi. Klasik bir efendi adamın toksik kırılganlığı vakası.

Ben de ilişkide tecrübesizim ama öfkem çok büyük. Nerede hata yaptım ve şimdi ne yapmalıyım?

Sana tavsiyem Efendi Adamın Toksik KırılganlığıEfendi Adamın Toksik Kırılganlığı kitabını okuman. Başından çok fazla yatırım ve sinsi efendi erkek oyunu ile gelen hüsranı yaşamışsın. Bizim ilişkilerde bağlanma stilleriilişkilerde bağlanma stilleri kitabını da tavsiye ederim.

İlişkimiz 4 ay olmuştu 4.ayında ayrıldım ama fazla bağlanmış gibi hissediyorum ve onunla konuşmak öfkemi anlatmak istiyorum.

Ben burada öfkeni ve hüsranını bir daha bu şeyleri yapmamak üzere derse dönüştürmeni tavsiye ederim. Kıza öfke kusman seni geçici olarak rahatlatabilir ama bu aşamada aynı zamanda kıza kuyruk acını kusarsın ve sonra pişman olabilirsin. En iyisi, tecrübesizliğine verip dersini almak.

Bitirirken, İlişkilerde Bağlanma Stilleri kitabındaki “Efendi Adamın Toksik Kırılganlığı olarak kaygılı bağlanma” bir alıntı yapmak istiyorum:

Efendi adamın – kaygılı bağlanan erkeğin yaptığı her iyiliğin, fedakarlığın arkasında gizli bir beklenti, gizli sözleşme vardır. Efendi adam, “ben senin için 10 şey yaparsam, sen çok mutlu olursun ve benim istediğim şeyi bana büyük bir hevesle verirsin” modunda davranır. “Ben bulaşıkları yıkarsam, seks yaparız”, “şunu yaparsam seks yaparız”, “bunu yaparsam seks yaparız”, vs. “Senin için şunu yaparsam, beni kabul edersin”, “senin için şunları yaparsam bana kızgın olmayı bırakırsın”. 

Böyle bir erkek farkında olmadan annesini memnun etmeye çalışır durur. Böyle bir erkek için sevgilisi – karısı, gizli sözleşmeler aracılığı ile ve sürekli memnun etmeye çalışarak güvenlik almaya çalıştığı bir otorite figürüdür. Adamın karısı veya sevgilisi, bu sözleşmelere imza atmamıştır ve aslında bunların varlığından bile haberdar değildir. 

Kadın, kaygılı bağlanan erkeğin her yaptığı şeyin karşılığında bir şey beklediğini, tüm o nazik ve güya fedakar davranışlar ile onu sürekli borçlu çıkardığını bilmeyebilir ama kadının sinir sistemi, bunları hisseder. 

Karşısındaki insan kendisine sürekli bir şeyler verir ve sonra da beklenti içinde bakar. Her verici davranışında, beklediği şeyi alamaz ve dışarı vuramadığı bir öfke biriktirir. Kadın ne olduğunu anlamayabilir ama bir şeylerin yanlış olduğunu hisseder. Aslında daha kötüsü, bir şeylerin tehlikeli olduğunu hisseder. İçinden bir ses, “benim için sürekli iyi şeyler yapıyor ama ne olduğunu söylemediği beklentiler var ve bana öfke biriktiriyor. Bu öfkeye ne olacak? Ne zaman patlayacak? Güvende miyim?“ 

Lüks bir restorana gittiğinizi düşünün. Masaya oturdunuz ve siz daha menü bile istemeden masaya çok güzel yemekler servis edilmeye başlandı. Siz “bunların fiyatı ne?” diye her sorduğunuzda elemanlar size “siz fiyatı dert etmeyin” dediler. 

Altın tabaklarda sunulan biftekleri yediniz, istakozu yediniz, balıkları yediniz. Sonra yavaş yavaş, size nasıl bir fatura kitleyecekler endişesi ile panik atak yaşamaya başlarsınız. Efendi adamın partnerinde yarattığı duygu da buna benzer bir duygu. Kadınlar nazik şeyler yaptığınız için sizden uzaklaşmıyorlar, sizden dürüst olmadığınız için, manipülasyon yaptığınız için uzaklaşıyorlar. Siz yüce gönüllü olmaya çalışıyorsunuz ama aslında bir insanı sizin ihtiyaçlarınızı karşılaması için manipüle ediyorsunuz ve bu arada sizden gereksinim duyduğu en önemli şeyi, güvenliği sağlamıyorsunuz. Tam tersine, onun güvenliğini tehdit ediyorsunuz çünkü sonunda nasıl bir fatura çıkacağından korkarak yaşıyor.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Eski sevgilimi ben terk ettim ama hala unutamadım – vaka çalışması

Bugün ele alacağımız vaka çalışmasında, takipçi 1 yıl kadar beraber olduğu kadını terk etmiş. Eski sevgilisi toksik, sürekli olarak saygısızlık yapan, birçok alarm veren bir kadın olduğu için, zor da olsa sonunda doğru olanı yapmış. Sonunda diyorum zira bir yıllık ilişkide kadını 3-4 kere bırakmış ama her seferinde geri almış.

Sorun şu ki, bu toksik ilişkinin üzerinden 6 ay geçmesine rağmen, terk ettiği eski sevgilsini unutamamış. Takipçi, ismine  Erkan diyelim, çevresinde bir uydu erkek barındıran ve başka erkeklere mavi boncuk dağıtan bir kadın olduğu için kararının doğru olduğunu biliyor ama yine de onu özlüyor. Bu da takipçiyi oldukça şaşırtan bir durum.

Aslında tabi ki Erkan bu kadını değil, bu kadının olmasını istediği fanteziyi özlüyor. Acı çekmesinin ve kızın aklından çıkmamasının nedeni, gerçekliği henüz kabul edememesi.

Burada bir başka sorun da, yeni ve derin bir ilişki ile biten ilişki arasında ortalama olarak 1.5 sene gibi bir sürenin olması. Birçok erkek maalesef hayatında düzenli ve derin bir bağ olan kadını 2-3 ay içinde bulamazsa, paniğe kapılıyor ve sanki hiç bulamayacakmış gibi hissetmeye başlıyor. Bunun sonuçlarından biri de, ilerde derin bir bağ yoksa, eski bağı özlemek oluyor. Bu özlem özellikle, erkek ilişkiyi hayatının merkezi yapıp ilişkisinin dışındaki sosyal hayatını ve uğraşlarını boşladıysa daha şiddetli oluyor. Erkek sadece hayatının merkezi olan bir bağı kaybetmekle kalmıyor, aynı zamanda o bağ hayatından çıkınca, sosyal bir çöl ile başbaşa kalıyor.

Bu nedenle ilişkiniz olduğunda, hayatınızı ilginç ve sosyal yapan şeylerden uzaklaşmamalısınız. Ve uzaklaşsanız bile, ilişki bittiğinde, içinizden gelmese bile,  hayatınızı ilginç ve sosyal yapan şeylere devam etmelisiniz.

Neyse, fazla uzattım. Erkan’ın hikayesine bakalım.

Abi merhaba. 6 ay kadar önce, 1 yıllık ve oldukça kaotik olan ilişkimi bitirdim. Ben 29 yaşındayım, eski kız arkadaşım ise 27 yaşında.

Aramızda inanılmaz bir bağ vardı. Hayatımda kimseyle bu kadar iyi vakit geçirmedim. Seks harikaydı. Beni o kadar çok, o kadar yoğun seviyordu ki anlatamam.

Bir şeyi çok açık anlatıyorsun ama zerre farkında değilsin. “Gerçek olamayacak kadar güzelse, gerçek değildir” diye bir laf var. Kullandığın abartı kelimeler, toksik ve manipülatif partnerin aşk bombardımanını tamamen yuttuğuna işaret. Aranızdaki muhtemelen derin bir bağ değil, kaotik ilişkinin iniş çıkışları ile aralıklı pekiştirilen bir bağımlılıktı. Seks bombardımanı zaten belli. Yoğun sevgi sandığın şey de, muhtemelen kaotik ve hedonist yapışkanlıktı.

Toksik aşk bombardımanını, gerçek olmadığı için gerçek olamayacak kadar güzel görünen “bağı” olduğu gibi değil de böyle süslü pembe gözlüklerle görürsen, aslında seni manipüle edip kanını emme gibi bir niyeti olmadığından fare kapanına “harika” peynirler koymayan normal bir kadının gerçek sevgisi, sana bayat ve renksiz gelir. Pembe gözlüklerle kendine gerçek diye yutturduğun geçmiş ilişkini özler durursun.

Ama …

Bu harika, inanılmaz, yok böyle bir şey “sevgi” zaten hep “AMA” ile paket olarak gelir.

Problem şu ki, aramızdaki derin aşka ve kimyaya rağmen …

Cinsel azgınlığa ragmen desek daha doğru olur.

balayı aylarından sonra ona olan güvenimi sarsmaya başladı.

Aşk bombardımanı genellikle böyle biter. Cennet bahçesinde yürüdüğünü sanarken, birden ayılır ve kendini bir mayın tarlasının ortasında bulursun.

Aslında rüyadan uyandığında geri dönüp mayın tarlasından çıksan, yine çok hasar almazsın. Ama “bunu düzeltebilirim, gözlerimi kapatıp gül bahçesine dönebilirim” dersen, büyük hasar alırsın.

“Hayır ben bu işi şu abiden ya da şu abiden öğrendim, bu kızı düzeltebilirim!”

Bozuk bir kadını düzeltemezsiniz. Sağlıklı bir kadınla olan ilişkinize yapacağınız yatırım, o kadının daha da iyi olmasını sağlar ama sağlıksız bir kadına yatırım, onun daha da kötü olmasını sağlar.

Onu daha objektif değerlendirmeliydim ama abi ilk aylarda her şey o kadar harika gidiyordu ki!

Paranoyak bir şekilde bir şeylerin kötü gideceği beklentisinde olmanızı tavsiye etmem ama her şeyin harika olduğunu düşündüğünüz anda bunu yakalayıp “bir dakika” demeniz lazım. “Burada bir problem olabilir, gerçek olamayacak kadar güzel ise gerçek olmayabilir”.

Birçok erkek maalesef “ah çok harika, ah mükemmel” diye eriyor ve sonra da aylarca kurtulmaya çalıştıkları şekilde yaralanıyor.

İnsanlar gerçek yüzlerini 3-6 ay kadar saklayabilirler. Yani biriyle beraberliğinizin ilk 3-6 ayında, “dur bakalım bu ne kadar gerçek, ne kadar reklam ya da sahte” şeklinde temkini elden bırakmamalısınız. Kız sonra gerçekten iyi çıkarsa, başlangıçta çok yüksel dürtüsel coşkuların hedonist zevkine tam dalamazsınız ama uzun süreli mutlu olabilirsiniz.

İlişkinin başında önünüzü kış tutun, bırakın yaz gelsin. Çoğu kaygılı bağlanan, sevgi açı erkek, aşk bombardımanı ile önünü bitmeyen yaz sanıyor ve kara kışa toslayınca darmadağın oluyor. Bu konudan, kendimizi kaptırmadan sevemeyecek miyiz yazısında bahsetmiştim.

Sonra, bazı kötü davranışları ortaya çıktı. Bunlar birk ere olan şeyler de değildi, düzenli olarak yaptığı şeylerdi. Mesela eski sevgililerinden konuşuyordu ve birkaç kez gereksiz cinsel ayrıntılara da girdi. Kızdığında bana tehditler, aşağılamalar ile saldırıyordu.

Bu ikisi bile bir kez, geri dönüşsüz ayrılmak için yeterli.

Çevresinde uydu erkek barındırıyordu ve bunlarla sınırlarına zerre dikkat etmiyordu. Bunlardan en samimi olduğu erkeğe, bizim yatak hikayelerimizden bahsetmiş.

Bu kadın bu adamları sadece ilgi kaynağı olarak değil, erkek arkadaşını sopalamak ve hizada tutmak için kullanıyor. Bu çalışır bir taktik olmasa bile, bir kadının bunu yapması, onu kalitesiz ve sevgili yapılmaması gereken bir kadın yapar.

Beni eski sevgilileri ile karşılaştırıyordu ve bunu bazı alanlarda yetersiz olduğumu belirtmek için yapıyordu.

Başlardaki o gerçek olmadığı için gerçek olamayacak kadar harika “aşkın” nedeni tam olarak bu işte. Bulabileceğin en boktan kadınlardan biri, gerçek yüzünü saklamaktan yorulduğunda, o rüya gibi deneyime geri dönme umudu ile üzerine attığı her türlü pisliğe ragmen ilişkide kalman için.

Kızın sonradan yaptıkları da zaten seni sevmediğine, yaptıklarının manipülasyon olduğuna kanıt. Gerçi kişisel algılama, kız sevgi kapasitesi olmayan ve sevmeye değmez bir paçavra, sana özel bir durum değil. Senin burada küçük düşmene neden olan şey, kızı bunlara ragmen seri olarak terk etmemen.

Maalesef suçlandığı zaman refleks olarak kendisini suçlamaya meyilli bir erkeksen, kız arkadaşın seni eski sevgilileri ile karşılaştırıp aşağıladığında, “bu karı malın teki çıktı, seri olarak bırakayım” refleksi göstereceğine, “beni yetersiz görüyorsa yetersizim” demeye başlarsın. Sonra da kendini kıza ispatlamaya çalışırsın.

Normal bir kadın örneğin ona yeterince zaman ayırmıyorsan sana “artık bana çok zaman ayırmıyorsun” gibi bir şey söyler. Arıza bir kadın ise “eski sevgilim hiç böyle yapmazdı” gibi şeyler saçmalar.

Bir süre kadın erkek ilişkileri ile öğrendiklerimi kullanarak, onu düzeltebileceğimi düşündüm.

Hayır, onu düzeltemezsin. Birini düzeltmek veya kurtarmak sizin işiniz değil. Sizin işiniz  uyumlu bir ilişki yaşayabileceğiniz, toksik olmayan birini bulmak ve yolda karşınıza çıkan bu tür toksik kadınları da en hızlı şekilde elemek.

Sorun şu ki, bu tür kadınların oranı daha az olsa da, ilişkilerde dikiş tutturamadıklarından ve büyük bir kısmı da cinsel olarak çok aktif olduğundan, piyasada daha çok bu tür kadınlarla karşılaşacaksınız. Ve eğer aşk bombardımanını yememeyi öğrenmezseniz, arka arkaya toksik ilişkilerde yıllarınızı boşa harcamanız çok kolay.

Ama çabalarıma rağmen bir değişiklik olmadığını görünce, 6. ayımızda onu terk ettim.

Ve kesinlikle de geri dönmemen gerekiyordu.

Defalarca aradı, mesaj attı ve kapıma gelip değişeceği konusunda sözler vererek yalvardı.

Sanırım bir insanın değişmeyeceğinin en önemli göstergelerinden biri, terk edildikten sonra değişeceği konusunda yalvarması.

Bu arada, bir kadın ne kadar çok ağlarsa, ona o kadar az acıyın. Özellikle de böyle kritik ilişki kırılmalarında. Az ağlayana, acısını kendi içinde yaşamaya çalışana acıyın, göstere göstere ağlayana acımayın. Bu konuda bir kadının sizin için çok ağlaması, sizi çok sevdiğini göstermez adlı bir yazı yazmıştım. Bu tür oyuncağını kaybedince “değişeceğim” diye ağlamalar manipülasyondur.

Ama ilişkiye yeniden başladığımızda, eski davranışlarına geri dönüyordu.

Sadece seni ilişkiye çekmek için yalan söylediğini anlıyorsun muhtemelen.

Çok güzel bir kız ve bugüne kadar tüm yaptıkları güzelliği sayesinde yanına kalmış.

Alçak gönüllü olup kendi katkılarını görmezden gelme. Sırf güzel diye yaptığı her şeye rağmen kızı bırakmayan, ödüllendiren senin gibi abazanların sayesinde de. Kız güzel olunca böyle şeylere rağmen bırakmayacak, kendisini sürekli alacak adamlar olduğunu, kıza siz öğretiyorsunuz.

Sonraki 6 ayda terk et – yalvarsın – geri al döngüsüne girdik. Sonunda onu her aldığımda, daha da kötüleştiğini fark ettim.

Adama ne yapsam bırakamıyor diye düşünmesini sağladın. Daha da kötüleşmesi doğal değil mi?

Terk ettiğimde gösterdiği sevgi, ağlamaları ve sözleri geri dönmeme neden oldu.

Bunca zaman sonra bile o gösterdiği şeyin sevgi olmadığını, manipülasyon olduğunu anlamamışsın. Bunca zaman sonra da unutamama sebebin bu. Çok sevildin ve ne olursa olsun çok sevilme deneyimini kaybettin sanıyorsun. Sürekli olarak verilen sözlere inandığın için, kızı geri almasan da masalları gerçek sanmayı kendine öğrettin. Gerçeklikten kopuşun hala devam ediyor ve unutamama sebebin de bu.

Sonunda onu terk ettim ve tüm aramalarını bloke ettim, bana ulaşamamasını sağladım. Bu, bugüne kadar yaptığım en zor şeylerden biriydi.

Bu tür toksik ilişkilerin etkisinin daha kalıcı olma sebeplerinden biri de, aralıklı pekiştirme ile bağımlılık yaratmaları. Senin durumun sadece gerçek olmayan bir mükemmeliği gerçek sanmak değil, aynı zamanda bağımlılık geliştirmen.

Burada en iyisi, bu tür bir ilişkiye girmemek ve girilse bile en kısa sürede ilişkinin ne olduğunu anlayıp çıkmak. Bu nedenle zaten toksik ilişkiler kitabındaki bilgileri toksik ilişkiniz yoksa bile bilmeniz önemli.

Ayrıldıktan sonra kendime odaklandım, işimde ilerledim, yeni arkadaşlar yaptım ve gayet iyi kızlarla görüştüm. Şu an bir kız arkadaşım var ve sosyal olarak çok aktifim.

Fakat bütün bunlara ve aradan geçen onca zamana rağmen, kendimi hala onu düşünürken buluyorum. Onunla yaşadığımız o eğlenceli zamanları, bağı ve aşkı düşünüyorum. Bunlar çok özel şeylerdi.

Bu konuda ne yapabilirim?

Burada gerçekte olan şey şu ki senin özel dediğin bağ, senin boğazına kadar battığın manipülasyondu ve tek taraflıydı. Sen o anlarda büyük bir sevgi ve bağ deneyimlediğine inandın ve bunu yaşadın fakat aranızda bağ ve aşk yoktu. O taraftan sana akan şey manipülasyondu, sen bu zokayı yuttun.

Sen daha o deneyimin yalan olduğunu kabul etme aşamasına gelememişsin. O kızla ilişkin, muhtemelen en az sevildiğin ilişkiydi. Fakat kumar bağımlısının hissettiği o az da olsa büyük kazanma ihtimali seni bağımlı yaptı.

Bu tür aşk bombardımanlarına çoğu erkek düşebilir ama manipülasyon bitip de kızın gerçekte ne olduğu ortaya çıktıktan sonra bile düştüğün tuzağı bağ ve aşk olarak tanımlamak, çocukluktan kalma bir açlık gerektirir. Bence senin bir tarafın kendini hala “o zaman büyük bir aşk yaşadım” yalanıyla doyurmaya muhtaç.

Bakın yanlış anlamayın, büyük bir bağ ve aşk yaşayamazsınız demiyorum. Ama senin anlattığın toksik kızla yaşadığın şeyin, en azından o kız tarafında bağ ve aşk bile olmadığını söylüyorum. Bu tür ilişkilerde en çok duyduğum şey “hiç bu kadar sevilmedim” oluyor. Ve işin trajik yanı, böyle ilişkiler bu adamların hemen hiç sevilmedikleri ilişkiler.

Eğlence kısmına gelirsek, bu kadın gibi kadınlar, sürekli olarak erkeklerle takıldıklarından ve düşüp kalktıklarından, erkeklerle eğlenmeyi, derin muhabbetler etmeyi, normal bir kadına göre çok daha iyi bilirler. Genel olarak erkeklerle çok fazla oranda samimi olan ve ilişki materyali olmayan kadınlar, erkeklerle sınırları olan ve bunları koruyan, ilişkilik kadınlara göre daha eğlenceli, muhabbeti iyi olan kadınlardır. Dayılara bağı bahçeyi sattıran muhabbeti, pohpohlamayı, eğlenceyi evdeki karısının değil pavyondaki pavyon karısının bilmesi gibi.

Erkeklerin de kadınlar gibi bir denge bulması lazım. “Ay biliyorum Aykut serserinin tekiydi, arkamı dönsem aldatıyordu ve bana kötü davranıyordu. Ama onunla yaşadığım o heyecan, o eğlence, o yakınlık! Hele ilişkinin başlarındaki o aşk! Aynısını şu anki sevgilimde bulamıyorum” diyen aptal kadının erkek versiyonu olmayın. Sen maalesef olmuşsun.

Bir başka problemin de, muhtemelen sevgi açlığının sonucu olarak, çok kısa sürede biri ile ilişkiye başlamışsın. Uzun süreli bir bağ kurabileceğin bir ilişki karşına 1.5 senede bir çıkar. 6 ay geçmiş, bir ilişki içindesin ve bu ilişkideki bağ sana bir öncekini unutturmamış. Eski sevgili ile olan yoğın bağı unutman için yoğun sevgi ve bağ içeren bir ilişkiye başlaman gerekli demiyorum. Sadece 4-6 ay sonra bulduğun bir ilişkinin, aceleye getirilmiş, yara bandı bir ilişki olabileceğini söylüyorum. Bu tür yara bandı ilişkiler, yalnız kalıp gerçekleri sindirmekten kaçmanızı sağlarlar ama aynı zamanda sizin “onun gibisi yok” algınızı güçlendirirler.

Zaman bu tür bir ayrılık acısının en büyük ilacı ama sen çok hızlı bir şekilde ilişkiye atlayarak olsun, gerçekliği kabul etmeyerek olsun, bu süreyi çok uzatıyorsun. Yine de bir 6 ay daha geçmeden tamamen aklından çıkma ihtimali yüksek.

Bu deneyimden öğrenmen gereken şey, duygular şelale olunca o duyguların zevkine ve seline kapılmamak. Eğer bu sele kapılmaya karşı koymazsan, bu zevk şelalesini en zirvede yaşarsın ama gerçeklikten koparsın. Partnerini doğru değerlendirememekle kalmaz, onun sonradan sana yaşattığı acılara rağmen ondan kolay kolay kopamazsın. Kopsan bile kendine gelmen kolay olmaz. Karşı koymadığın zevk zirveleri, sonraki dipler ne kadar derin olursa olsun bağımlılık yaratırlar.

Kısacası, öncelikle bu kızla ilişkini neredeyse kutsal bir bağ ve sevgi olarak tanımlamayı bırak. Erkeklerle düşüp kalkmaktan hangi erkeğin hangi zayıflığını kullanacağını, hangi erkek egosunun ağzına hangi balı çalacağını çok iyi bilen bir kadının, tam senin ağzına göre çaldığı manipülasyonu aşk ve bağ sandın.

İkincisi, bu kadar hızlı bir şekilde ilişkiye atlamayı bırak. Şu an beraber olduğun kızla sırf rebound yapıyorsan kızı bırak mesela. Ama kızla rebound değilsen, gerçekten iyi bir ilişki ise bırakma.

Üçüncüsü, zamana bırak. Bir toksik ilişkide kalmaya ne kadar çok ısrar edersen, o ilişki sonrası kendine gelmen o kadar uzun sürer.

Dördüncüsü, bird aha kendine hakim ol ve zevk şelalesine kapılma. Eğer bu ilişkide bunu yapsaydın, şu ana kadar 3 tur unutmuş olurdun.

Beşincisi, bu tür bir açlık terapinin faydalı olabileceği bir zayıflığa işaret. Bu konuda terapi alabilirsin. Bu kızı bırakabilmen o kadar da zayıf olmadığına işaret zira gerçekten zayıf adamlar terk edilene kadar bırakamıyorlar ama terapiden sen de faydanabilirsin.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Gerçekten herkes bozuldu mu, yoksa beynin seni kandırıyor mu?

Merhaba Mahmut abi. Yıllardır yazılarını okuyorum ve kadınları bazı konularda çok iyi anlıyorsun gerçekten empati yapabiliyorsun hayat tecrüben de var. Abi bende 20 yaşında bir genç kız olarak sana danışmak istiyorum. Evlilik istiyorum ama okumadan zor ve beğendiğim aday da yok.

Erkekler de, kadınlar da genellikle kendi eğitim durumlarının altında insanlarla evlenmezler. Hangi eğitim seviyesinde erkek istiyorsan, o eğitim seviyesinde olman gerekli.

Çok utangacım ama, herkes çok güzel olduğumu, hatta insanların yaklaşamadığını söyler.

Benim hayallerim var ama evlenmeden de yapmak istemiyorum. Bu yaşıma kadar düzgünce yaşadım ama birine güvenme konusunda zorlanıyorum. Ya da geçmişlerini görünce soğuyorum. Yaşıtlarım o kadar kötü durumda ki abi. Üniversiteye saçma sapan şeyler yapmak için gidiyorlar, hayırlı bir iş için değil. Hayatımın aşkını nasıl bulabilirim? Böyle yapmayanlar bile evlenince yapıyor ya da hayallerinde. Herkes bana her erkek aldatmak ister diyor. Beni iyice korkuttular, evlilikten soğuttular. Yalnız hissediyorum kafam karıştı.

Senin durumunda olan, kendi narsist mağaralarında, kendilerini çöpe dönmüş ortamın nadir bulunan pırtlantası olarak kurgulayan gençler buraya çok düşüyorlar. Objektif gözlem sandığınız şeyler, tamamen sizin çarpık algıda seçicilik süzgecinizden geçmiş, gerçek dışı fanteziler. Sizi bu zihin yapısına ne getirdiyse artık o sebeple çarpık bir algınız var.

Aslında algıda seçiciliğinizin sebebi o kadar gizemli değil. Bunu senin durumundaki erkek ve kadınlar için anlatayım, bazılarınıza bir yararı olur belki.

Senin gibi kaygı seviyesi yüksek, fazla duyarlı (tehdit sistemi sürekli aktif yani sürekli psikolojik tehdit altında yaşayan) bir insan, tehditlere aşırı odaklanır ve görüş alanı at gözlüğü takmış gibi bu tehditlerle sınırlanır. “Yaşıtlarım o kadar kötü durumdaki abi üniversiteye saçma sapan şeyler yapmak için gidiyorlar”, “herkes bana her erkek aldatmak ister diyor beni iyice korkuttular evlilikten soğuttular” senin kaygı bozukluğun ya da yüksekliğin nedeniyle odaklandığın dar bir alan. Aslında üniversiteye normal okumaya ve mezun olmaya giden insanlardan çok daha fazla var ama senin sürekli tehdit hisseden beynin, bunlara odaklanmıyor, odaklanamıyor.

Senin üniversitedeki insanlardan bağımsız, muhtemelen çocukluktan gelme, ailenden ya da 12 yaş öncesi deneyimlerinden kalma bir kaygı yükün var. Sıradan insan topluluğu içinden sürekli tehdit algılayıp, bu tehditlere odaklanarak, sürekli tetikte olarak hayatta kalmayı öğrenmişsin. Sen bunu alıp üniversitede gördüğün öğrencilere yansıtıyorsun. Bundan kurtulmazsan yarın iş yerine de yansıtacaksın.

Buraya gelip tüm kızlar bozdu abi diye ağlayan erkeklerle aynı soruna sahipsin. Takipçilerimin önemli bir kısmı, bu durumun kızlarda da yaygın olduğunu bilmiyor maalesef (bu erkekler de kendi yüksek kaygılarından sadece en avcı, en pırıltılı kızlara odaklanıyorlar ve diğer kızları görmüyorlar).

Senin durumundaki genç insanlara, bu kaygı yükünden, sürekli tetikte olma durumundan kurtulmalarını öğütlerim. Bunun için ilk adım asosyal medyadan ve ” herkes bana her erkek aldatmak ister diyor” gibi doom scrolling (berbat haber ve dedikodular peşinde koşma durumu) uzak durmak. Herkes bunu asosyal medyadan öğreniyor, sen asosyal medyadan uzak dursan bile gerçek hayattaki diğer insanlardan sana akmasını engellemen lazım.

İkinci ve en önemli adım, ortalamanın üstünde bir pırlanta olduğunu düşünmeyi bırakıp gerçeği görmek. İstediğin kadar güzel ol, kendi kaygılı ruh halin yüzünden ortalamanın altındasın ve bu kaygılı durumdan kurtularak ortalamanın bir tık üstüne çıkmalısın.

Senin yaptığını yapan erkekler üzerinden anlatsam, ne demek istediğimi daha kolay anlarsın. Buraya gelen ve senin gibi kaygı yüklü erkekler uzun bir “ben yetersizim” geçmişine sahipler. Bu yorucu bir psikoloji. Bu insanlar bir yerden sonra asosyal medyadan ya da başka kaynaklardan, “sen yetersiz olduğundan değil, çivisi çıkmış kadınlar ortalama erkeğe bakmadığından yalnızsın” propagandasını öğrenip içselleştiriyorlar. Bu adamlar internette “kadınlar ortalama erkeğe bakmıyor” derken “ben yetersiz değil ortalamayım ve bana bakmamaları kadınların suçu” demeye çalışıyorlar.

Sen de bu erkekler gibi yetersizliğini kabul edip ortalama veya bir üst seviyeye çıkmak zorundasın. Yani kaygını sürekli kendini pırlanta – başkalarını dejenere bir yığın olarak görme gibi sağlıksız başa çıkma mekanizmaları ile yönetmeyi bırakıp, daha sağlıklı mekanizmalar ile yönetmeyi öğrenmelisin. Üniversite revirinde varsa bir psikolog ile konuşmalısın. Ailenle yakınsan onlardan psikolog için yardım isteyebilirsin.

Bu zor zira bazı güvensiz ve kaygılı insanlar narsistik özellikler geliştirebilir. Az önce bahsettiğim gibi telafi (compansation) mekanizması ile narsist birine dönüşebilir. Derinlerdeki “ben yeterince iyi değilim” inancı acı verici olduğundan, “hayır aslında ben üstünüm, sorun bende değil diğer insanlar yetersiz” hikayesine sarılabilir.

Senin kendi kaygı bozukluğunu iyileştirmeye çalışman. Terapi mi alırsın, bizim burada önerdiğimiz gibi teknikleri kendin mi uygularsın bilemem ama bu senin işin.

Eğer kaygın soğursa, tehdit – tetik durumundan çıkıyorsun ve daha sağlıklı insanlarla daha sağlıklı ilişkilere zaten doğala yakın bir şekilde giriyorsun.

Hayatımın aşkını nasıl bulabilirim? Asıl sorun yukarıda bahsettiğim şeyken, bu tür süpermen – beyaz atlı prens fantezileri ile bir yere varamazsın.

Sizce hem kriterleri yüksek olup hemde aldatmayan iyi eş olacak sıkılmayacak biri beni bulabilir mi? Genç kızlara ne önerirsiniz eş bulma konusunda?

Senin durumundaki genç erkek ve kadınlara, yetersizlik hissinin içsel olduğunu, dışarıdaki insanları yetersiz ya da kıymet bilmez dejenere mahlukatlar olarak tasarlamayı, kendilerini bu berbat ortamda soylu eşini arayan bir nadide pırlanta olarak görmeyi bırakmalarını tavsiye ederim. Kendi yetersizlik inancınızı dışarı yansıtıp ruhsal mastürbasyon yapmak yerine, yetersizlik inancı ile başbaşa kalıp acı çekerken, bundan kurtulup gerçekten rahatlamayı hedefleyin.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Daha önce ilişkisi olmuş kadınla ilişki istemiyorum – Vaka Çalışması

Bir arkadaş şöyle sormuş. Hiç bitmeyen bir soru tipi. Çok bayat sıkıcı. Bundan sonra bu soruyu soran herkese bu yazıyı linkleyeceğim.

Abi 2 senedir erkek adam olma yolunda ilerliyorum. Fakat bu konuyu hala çözemedim. Bir çözüm bulamadım. Daha önce birliktelik yaşamış kadınlarla birlikte olmak istemiyorum ama bunu ancak yatağa gittiğimde öğrenebiliyorum. Bu da bazen bir ik ay sürebilir.

“Kız arkadaşımın daha önceden bir sevgilisi olmasını kaldıramıyorum”,”sevgilimin daha önce biriyle birlikte olmasını kaldıramıyorum” diyen adamları anlamıyorum. Daha doğrusu anlıyorum ama kendileri kendi yarattıkları ikilemi anlamıyorlar.

Bekaret isteyebilirsiniz arkadaşlar ama benim takipçilerim arasında bekarete %100 önem veren adamların önemli bir kısmının hiçbir derdi yok. Genç yaşlarda evleniyorlar, çoluk çocuğa karışıyorlar. Yani kriterler ve değerleri ile örtüşen bir hayat yaşıyorlar. Dating piyasasında sevgili yapan, birkaç tane sevgili yapan adamların zaten öyle bir derdi yok pek fazla.

Bir de böyle ortada adamlar var. Yani “ne ondan vazgeçerim ne ondan vazgeçerim” adamları. Her iki dünyanın da en iyisini istiyorlar. Yani hem “ben hem sevgili dünyasında olayım, kız arkadaşlarım olsun, böyle bir modern yaşamım olsun hem de o konuya geldiği zaman hiç sevgilisi olmamış birini bulayım” falan.

Bu tür adamlarla sosyal medyada çok dalga geçiyorlar. “Siz kendiniz çok fazla kadınla birlikte olduğunuz oluyorsunuz ama kadına gelince bakire istiyorsunuz, iki yüzlüsünüz” diye. Hayır bu istek iki yüzlü değil ama yaşam iki yüzlü arkadaşlar. Daha önce ilişkisi olmamış bir kızla birliktelik yaşayıp evlenen adamlar, genelde 25 yaşına kadar evleniyor. 25 yaşını geçtikten sonra da böyle bir kıza ulaşımları astronomik olarak zorlaşmaya başlıyor.

Gerçekten kimseyle birlikte olmamış kadınlar, penisin vajinaya girmesi haricinde her şeyi yapan “bakire” kadınlardan bahsetmiyorum. Öyle kadınlar, erken yaşlarda yine kendileri gibi çok ilişkisi olmamış adamlarla evleniyorlar. Yani en geç 24-25 yaşında piyasadan çıkıyorlar zaten.

“Hem ben modern dünya nimetlerini tadayım hem de geleneksel bir ilişkim olsun” ikilemi içinde bu arkadaşlar. Dünya keşke çalışsa olsa ama çalışmıyor maalesef. Eğer böyle modern dating – sevgililik nimetlerinden yararlanmak için o hayatı yaşıyorsanız o zaman daha önce hiçbir birliktelik yaşamamış kadınla birlikte olma ihtimaliniz 22-23 yaşından sonra çok hızla düşmeye başlar.
Arkadaş sonra demiş ki:

Ben 26 yaşındayım. İlişkilerim yaklaşık 6 ay bir sene sürer ve iki ilişkimin arasında en az bir sene olur genelde. Tanıştığım sevgili olduğum tüm kızlar sosyal çevremde ve arkadaşımın nişanında tanıştım. Ya arkadaşımın sevgisi, arkadaşı gibi direkt onlara gidip bana kız ayarlamasını demiyorum. Denk geliyor bir yerde tutup flörtleşiyorum. Bir şekilde devam ettiriyorum. Olayı bağlıyorum. Bu kızlar genelde çok sevgilisi olmamış insanlar ve yaşları benden bir iki yaş küçük oluyor.
Ne güzel işte. Normal sevgili ve evlilik yapılabilecek kızlar.
Fiziksel ilerletince da ilk seferim diyorlar ya da bir şey demiyorlar. Ondan anlıyor gibiyim. Veyahut evlenmeden olmaz diyorlar.

Şu yazdıklarının asıl sorununla ya da benim cevabımla hiçbir alakası yok. Sen diyorsun ki ben 26 yaşındayım. İlişkiler piyasasındayım. Senin yaşam tarzında istediğin şey bulunmaz ya da bulma ihtimalin düşük. Onu bulan adamlar senin gibi yaşamıyorlar genellikle.

Tekrar ediyorum bu ikilemde kalan insanların çok büyük bir kısmı hem işte modern dating nimetlerini yiyeyim hem de geleneksel nimetleri yiyeyim diye iki dünyada kalmaya çalışıyorlar. Beceremiyorlar yani.

Anlattığın kızlar ne güzel gül gibi kızlar. Ben bu kızlar kötü demiyorum ya da illa sevgilisi olmamış kız bulacaksınız. Ama böyle bir kriterin varsa o kriterin dünyasında yaşayacaksın. Yaşamazsan olmuyor ya da illa ki olanı vardır ama olma ihtimali düşük.

Bu ikilemin sebebi dediğim gibi iki dünyada birden var olmaya çalışan arkadaşlar. Yoksa sadece bir dünyada yaşayan arkadaşların böyle dertleri yok. Benim kendi takipçi çevremden de görüyorum. Muhafazakar arkadaşlar genç yaşta genç bir kızla evleniyorlar. Kendilerinin de çok fazla tecrübeleri yok. Tamam, bana geldiklerinde sorunları oluyor tabii. Herkes gibi sorun çıkabiliyor ama böyle iklemler yaşamıyorlar.

Dating piyasasında olan arkadaşların çok büyük bir kısmı da yaşamıyor bunu. Ortak fikir çok fazla insanla beraber olmamış kız daha iyi olmuşu pek makbul değil ama böyle illa kimse el değmeyecek falan filan. O zaman yanlış paralel evrende yaşıyorsun. Böyle hem ayranın dökülmesin hem de kestane çizilmesin olmuyor işte.
Bu soruyu çok soruyorlar veya gerçekten de saçma bir soru. Hiç de ilgilendiğim bir soru değil. Ama illa bana soracaksanız bence temel derdimiz bu arkadaşlar. Benim tavsiyemi beğenmiyorsanız, bana sormayın, her sorunun cevabı burada yok.

Fakat ne istiyorsanız, ne değeriniz varsa ona göre yaşamanız gerektiği fikri çok da absürt değil diye düşünüyorum. Bazıları için değerlerine uygun paralel evrene geçmek için geç oluyor. O zaman da durumu kabulleneceksiniz. Adam 30 yaşına gelmiş. “Ben hiç evlenmemiş bakire bir kızla hiç böyle sevgilisi olmamış bir kızla evleneceğim” diyor. İnşallah evlenirsin de, bunun ihtimali çok düşük. O kızlar kendilerinden yaşça çok uzak olmayan ya da yaşça bir miktar uzak olsa bile gerçekten çok bir ilişki geçmişi olmayan adamlarla evleniyorlar. Zaten onlarla aynı ortamda, aynı kültürde, aynı mahallede yaşıyorlar ve piyasadan çıkıp gidiyorlar. Eğer böyle bir bekaret takıntınız varsa, daha önceden sevgilisi olmasın takıntınız varsa – takıntı demeyelim, kriter diyelim- buna hakkınız var. Herkes istediğini ister ama o zaman ona göre yaşayacaksınız. Hiç sevgilisi olmasın aman hiç olmasın istiyor olsaydım ben eminim 23-24 yaşında evlenirdim. Yani bunu görememek ilginç bir şey. Hem 26 yaşındayım hem piyasasındayım hem de kaldıramıyorum. Yani bir şey seçmen gerekiyor artık.

Şimdi bir de bunu 30 yaşındayken soran bir arkadaşa bakalım.

Seninle bir derdim mi paylaşmak istiyorum Mahmut abi. 30 yaşındayım. Dinden bağımsız olarak bekaret takıntısı olan bir erkeğim. Her zaman bakire bir kızla evlenmeyi hayal ettim. Kendime çok uyumlu bir kız buldum derken bakire olmadığı için kızdan ayrılmıştım. O kız için neredeyse bir buçuk ay acı çektim. Ancak unutabildim.

Çok da acı çekmemişsin.

Şimdi önüme bakmak istiyorum. Ben her zaman kendi bulduğum, kendi tanıştığım bir kızla evlenmek istedim. Görücü usulü sevmiyorum. Yani görücü usulü biriyle tanışmak bana yetersiz biri olduğumu düşündürüyor.

Ben bununla ilgili bir yazı yazmıştım. Görücü usulü biriyle tanışmak yetersizlik değil arkadaşlar. Yani her yönden saçmalıyorsan hiç kimseyi bulamaz, bekar kalırsın. “O olmaz, bu olmaz, şu olmaz, şu şu öyle olmaz”. Bazen bazılarına bakıyorum ve diyorum ki bu adamlar aslında evlenmemek için ellerinden geleni yapıyorlar. İstiyoruz modunda olmalarına rağmen.

Ben kız bulamamışım da başkası buluyor.
Öyle bir şey yok arkadaşlar. Görücü usulü kız bulunca sanki sanıyorsunuz ki kız ”babam öyle buyurmuş, büyüklerimiz öyle buyurmuş, ben o zaman seninle evleneceğim” diyor. Öyle bir şey yok. Tamam. Tanışma görücü usulü işin hızlı evliğe gitmesi lazım ama yine kadın erkek dinamikleri full çalışıyor arada. Haberiniz olsun.

Herhalde sanıyorsunuz siz böyle görücü usul deyince ağzı var, dili yok. Kız gelecek sizi hemen alacak.

Bu beni mutsuz eder.

Sen kendini mutsuz etmeye programlisın zaten. Ne seni mutlu edecek ki?

Bir ömür kendim seçmediğim bir kızla evlenmek istemiyorum.

Görücü usulü zorla evlilik değil. Kızla seni tanıştırıyorlar. Sen kızı istersen kız seni isterse evleniyorsunuz. Ne demek kendi istemediğim, sevmediğim! Sen de seçiyorsun. Sadece kızı sana bulup getiriyorlar. Bu önyargılar zor senin işin.

Ailem yine de birkaç kız gösterdi. Kızları hem görsel olarak beğenmedim.

Beğensen şaşardım zaten.

Hem de çok muhafazakar oldukları için hoşuma gitmedi. Oh ben de muhafazakar bir aileden geliyorum ama seküler bir hayat yaşıyorum.

Zaten ikilemin muhtemelen ondan kaynaklanıyor. Hem seküler görüşte hem bakire hem de kendi seçtiğim bir kızla evlenmek istiyorum.

Seküler çevreden kız aradığımda ise bakir olarak denk gelme ihtimali düşük.En son ayrıldığım kız çok güzeldi. Bakire değildi. Görücüsü görüştüğüm son kız güzel değildi ama bakireydi. Ben bu işinden işin içinden çıkamıyorum.

Bence çıkamayacaksın zaten.

Bana ne tavsiye edersin abi?

Ben bu adamların başka bir ruhsal problemi olduğunu ama teşhis edilmediğini düşünmeye başladım. Yani o nedenle bir terapist görmeni şiddetle tavsiye ederim.

Tekrar ediyorum. Defalarca söyledim. Benim birçok takipçim bakire kadınla evleniyor. Bunlar muhafazakar insanlar. Kadınlar da muhafazakarlar ya da bunlar seküler insanlar ve genç yaşta evleniyorlar. Kendileri dating piyasasında pek olmuyorlar. Hangi sebepten olursa olsun. Ve 25 yaşına kadar da evlenmiş oluyorlar.

Yine yani birçok takipçim var. Bakire olmayan kadınla evleniyor. Dating piyasasında oluyorlar. 28-32 yaş arasında evleniyorlar. bekarete değil, geçmiş partner sayısına bakıyorlar.

Bir de işte senin gibi böyle hem modern dating dünyasının balını alayım hem de muhafazakar dünya nimetlerinden olmayayım kafasında bir garip grup var. Görücü usulü ve çok da güzel olmasa da bakire olan kızla eğer kız iyi bir kızsa evlen diyeceğim de kıza yazık olacak.

Bence sen evlenemeyeceksin bu kafayı değiştirmediğin sürece. Ya da bu kafadan terapiyle kurtulacaksın.

Yaşın gelmiş 30’a. 30 yaşındaki bir adamın bakire bir kızla evlenme ihtimali düşüktür. Nasıl düşüktür? Mesela 30 yaşında muhafazakar bir adam 22-23 yaşında muhafazakar bir kadınla görücü usulü evlenebilir. Ama senin durumunda hem öyle bir şey yok diyorsun yani öyle bir kadını istemiyorum diyorsun hem de 30 yaşına gelmişsin. Kendin bulacağım diyorsun. Zor. Şimdi sen mesela muhafazakar bir kızla evlen de diyemiyorum dediğim gibi. Çünkü sen o kızla evlensen hiç utanmadan, sıkılmadan kıza da çocuklara da hayatı zehir edersin.

Bakire evlenen kadın 22-24 yaşına kadar kendisine yaşça yakın, çok tecrübesi olmayan bir adamla evleniyor genelde ve piyasadan çekiliyor. Piyasada olmama sebepleri o kızların olmaması değil, erkenden piyasadan çekilmeleri. Türkiye’de kadınların ortalama evlenme yaşı hala 26. Bu ne demek? Kadınların yarısı 26 yaşına gelmeden evlenmiş oluyor demek.

Yani muhafazakar kesimde 30 yaşındaki adam yine 22’lik bakire bulur ama bu durum o kesimde var ve sayıca da çok olduklarını sanmıyorum. Seküler çevrede de dediğim gibi bakire kız çok. O kızlar 25 yaşının altındalar. 25 yaşın altında adamla evlenip piyasadan çekiliyorlar. 30 yaşındaki adamla evlenmiyorlar.

Seküler oldup bekarete bu kadar önem veren adama tavsiyem 25 yaşına kadar evlenmesi. Sende o tren kaçmış. Senin yaşında artık hem piyasa yapacağım, hem güzel olacak, hem muhafazakar olmayacak hem bakirs olacak, her şey olacak. Sizin iş biraz kriter kriter diye kedi annesi olan evlenemeyen kadın olayı. Hani böyle kırmızı hap gibi oluşumlarda eleştiriyorlar ya. Kadınlar kendilerine gelince modern yaşayacaklar ama erkeğe sorumluluk demeye gelince muhafazakar şeyler isteyecekler. İki yüzlü kadınlar falan diye. Onun erkek versiyonu senin durumundaki adamlar.

Kendilerine gelince modern yaşayacaklar ama karşı tarafa sorumluluk yüklemeye gelince muhafazakar şeyler isteyecekler.

Muhafazakarsan muhafazakarsın, değilsen değilsin arkadaş. Böyle işime geldiğinde o olsun işime geldiğinde bu olsun abiler senin dertlerine sahipler.

Bence senin gibi adamların çoğalma sebeplerinden biri de asosyal medyadaki bakire olmayan kadın “çatlak patlak’ embesilleri. Yani bunları yazanlar genellikle bakire olsun ya da olmasın eline kadın eli değmeyen ve asla değmeyecek adamlar. Ya da kırk yılda bir değen kaybedenler. Ve sanki ben kaybettim, hepinizi de kaybettireceğim diye erkek beyni düzmek üzere çalışıyorlar sosyal medyada. Kinleri kadınlara ama zararları erkeklere.

Eski devirlerde bunları böyle toplu halle savaşa sürerlermiş, telef ederlermiş. Yada bunlar toplu isyanla iş savaşlar falan çıkarırlarmış. Şimdi p**no ile beyinleri uyuştuğu için gerçek dünyada toplu bir halt yapamıyorlar. Öyle bir tehlikeleri yok. Ama sosyal medyada resmen kitle imha silahına dönüştüler. On binlerce erkeği baba olmaktan mahrum edecekler bu adamlar.

Asosyal medyaya yanlışlıkla bile olsa girmemeye bak. Hangi tarafta olduğunu da seç. Ona göre de bir tercih yap. Görücü usulü ile ilgili kafandaki şeyler de tamamen saçma sapan şeyler. Sanıyorsun herhalde zorla evlendirileceksin. Arkadaş bir şeyden biraz fedakarlık yapacaksın. Güzellikten yapman gerekiyorsa güzellikten yapacaksın.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Sevgilim üniversite için başka şehre gitti, “sadece arkadaşız” dediği bir erkekten çok bahsetmeye başladı. – Vaka çalışması

Mahmut Abi kız arkadaşımla ayrıldık. 3 yıllık bir ilişkimiz vardı ve benim ilk ilişkimdi. Bu yüzden biraz kolay bağlanmıştım kendisine. Kız arkadaşlarından çok erkek arkadaşları vardı ve ben erkeklerle daha iyi anlaşıyorum diyordu.

Bu bir kırmızı alarm. Ayrıca böyle kızlar erkeklerle daha iyi anlaştıklarından daha az kız arkadaşa sahip değiller. Diğer kızlar ya da çoğu kız tarafından dışlandıkları, arkadaş olarak istenmedikleri için kız arkadaşları yok ve erkeklerle arkadaşlığa meyilleri sebep mi sonuç mu belli de değil.

Bende ilişkimizin başlarında “benden önce onlar vardı”, dostları düşüncesiyle ona da güvendiğimden sorun etmedim.

Sorun aslında.

Üniversiteyi kazanıp başka bir şehire gittiğinde orada da farklı erkeklerle tanıştı.

Üniversiteye başka şehre gitti, en az 4 sene yok. Bu durumda ilişkiyi bitirmen lazımdı. Kaldı ki bu, çevresinde çok erkek döndüren bir kadın. Kafa rahatın için, proaktif ayrılman gerekliydi.

Sürekli tartışmaya başladık ama ben hep bir şekilde gönlünü alıyordum hatalı olmasam dahi.

Türkçesi, kız seni terk eder korkusu ile omurgasız ve korkak bir şekilde eğilip büzülüyordun. Bunun sonucunda da ilişkinin devam edeceğini sanıyorsun ama %90 terk edileceksin ve kendini küçültüğünle kalacaksın.

Sonrasında ben de derslerimin yoğunluğundan ve uzak mesafe olmasından dolayı ihmal ettim ama bunu bir şekilde telafi ettim.Yanına gidemediysem aradım telefonda mesaj atıp durumu izah ettim.Sorunlarımızı hallettiğimizi sanmıştım ama hep bunları ısıtıp ısıtıp önüme koydu ve ayrılıkla tehdit etti.

Çok iyi bir ayrılık fırsatını kaçırmışsın. Bak belki “ayak paspası olurum, erkeklik onurumu ayaklar altına aldırırım, bugün ayrılacağıma yarın terk edilirim ama bu işi bir ay daha uzatırım” kafasındaysan bilemem, bence bu da çok acınası bir kafa. Ama böyle omurgasız davranarak bu ilişkinin bir yerde toparlanacağını sanıyorsan, fena halde yanılıyorsun. Seçeneğin bugün terk etmek ile terk edilene kadar küçük düşüp, acı çekip terk edilmek. Sonuna kadar beklersen yüksek ihtimalle de başkası için terk edilip duble acı çekeceksin.

Ayrıca, bugün terk etsen yani hala kontrolün ve kafanda sanal bir düzelme ihtimali varken terk etsen, bu olaydan güçlenerek çıkarsın. Terk edildiğin, artık elinde bir kontrol kalmadığı noktaya kadar gidersen, bu olaydan zayıflayarak, bir sonraki ilişkinde daha boktan şeyler yaşayacak şekilde çıkarsın.

Bir şekilde iyi kötü devam ettik ama 1 ay önce ayrıldık.

Umarım yanlış tahmin ediyorum ama muhtemelen terk edildin.

Ayrılığımızdan birkaç hafta önce üniversitede tanıştığı erkekle yakınlaştığını hissetmiştim. Bana onunla konuşmalarını aktarması,beraber kütüphaneye gidip ders çalışması,onunla telefonda konuşmalar verebileceğim en basit örnekler.

Evet bu tip kadınlar bunu çok yapıyorlar. Sanki “ya ben sana söylemiştim, tamam içime kaçıp durduğunu söylememiştim ama yani onu da sen anlasaydın, benden günah gitti” mantığı ile çenelerini kapayamıyorlar.

Ben kendisine bu çocukla arasına mesafe koymasını istediğimde “ne var ya sadece ders çalıştık “ tarzında bir cümle kurdu.

“Ne var ya! Sadece arkadaşız!”

Bana ben çocuğu ders için kullanıyorum,notları almak için yakın davranıyorum,benden kısa boylu biri diyerek dalga geçiyordu.

Önemli olan boyu değil, aslen bu vatandaşın ne işlevi olduğu.

Bu tavır beni aşırı rahatsız etmişti ve aramıza bir soğukluk girdi sonrasında da zaten ayrıldık ve her şey için beni suçlayarak gitti.

Bu tür ciğeri beş para etmez insanlardan kurtulmanız lazım. Bunu bu noktaya kadar terk etmemen, kendine bu ciğeri beş para etmez insanı sevgili diye yakıştırman, senin ayıbın. Gaslighting yapıyor, utanmadan da ayrılırken seni suçluyor. Ama anlattığın tepkiye bakarsak, terk edilmemişsin sanki. Son anda ruhunu kurtarmışsın.

Arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla o çocukla 1 hafta içinde sevgili olmuş ve yılbaşını beraber baş başa geçirmişler.

Şaşırtıcı değil. Ayrıca muhtemelen seninle ayrıldıktan bir hafta sonra olayı kamuoyuna duyurdular, kornişonun giriş çıkış vizesini önceden almış olma ihtimali de çok yüksek.

Böyle bir durumu yaşadığım için utanıyorum ve nasıl atlatacağımı bilmiyorum.

Utan ve uzun süre acısını çek ki, bir daha böyle bir şey yapma.

Beni çok iyi manipüle etti kendimi suçlu hissettirdi.

Ama iyi tarafından bakarsak, artık bu ciğeri beş para etmez kız, daldan dala atlayan kız, o kornişonun problemi.

Önerilerinize açığım kızla iletişim kurmuyorum her yerden engelli zaten, yakın arkadaşlarını da takipten çıkardım hayatıma odaklanmaya çalışıyorum derslerime odaklanmaya çalışıyorum ama ara ara aklıma geliyor ve beni olumsuz etkiliyor yaşananlar.

Bakın, ne kadar büyük aptallık yaparsanız, o aptallığı bir daha yapmayın diye o kadar çok acı çekmeniz gerekir. Erkek gibi, “ben ettim, ceza sürem neyse yatıp çıkacağım” diyeceksiniz. Bir daha bu kadınla asla iletişime geçme, ondan bilgi alma ve ağlaya ağlaya da olsa kendi hayatına odaklan. Bu geçer. Başında bıraksan 4-5 ayda geçecek şey, bu kadar uzatmanla 8-10 ayda geçer ama geçer.

Bir de yeri gelmişken şunu söyleyeceğim. 27 sene önce üniversiteye başladığımda ve sonrasında burada dinlediğim hikayelerde bunu çok gördüm. Böyle liseden tanışıp üniversite ile uzak mesafeye dönen çiftlerin çok büyük bir kısmı, bir sene içerisinde daldan dala ayrıldılar. Bunu yapanın erkeğini de gördüm, kadınını da. Buna maruz kalanın erkeğini de gördüm kadınını da. “Yok abi biz 3 senedir beraberiz, kimse ona olan sevgimi değiştiremez zaten kimseyi gözüm görmüyor” laflarını çok duydum, gözü görecek biri çıktığı an o lafların buhar olup gittiğini de çok gördüm.

Sevgiliniz ile, üniversite gibi hayatı çok değiştiren ve bir daha yollarınızın kesişme ihtimalini azaltan ayrılık olduğunda, kendinize bir iyilik yapın ve ayrılın. Kız böyle yan apartmanda oturuyor olsa bile terk etmelik olmayabilir, iyi bir sevgili olabilir ama artık sizin yollarınız ayrıldı.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Eski sevgilimden sonra hayatıma çok kız girdi ama hiçbirini isteyemedim – Vaka çalışması

Klasik bir eski sevgilimi unutamıyorum, başka kızlara karşı bir şey hissetmiyorum vakasına daha bakacağız. Zaten soru, o yazının altına yazılmış.

Bu versiyonunda erkek, birçok kadınla beraber olabilmesine bakarak, bir kadını unutmayı başaracak güce sahip olmayan, düşük rütbeli bir erkek olduğunu göremiyor. Rütbesini yükseltmesi için, içinde bulunduğu durumu görmesi şart ama “çok kız var, ben onları istemiyorum hacı” bataklığında debeleniyor.

Mahmut abi selamlar. Hoş ve ilgimi çok çeken bir kızla lisede çok güzel bir ilişkiye başlamıştık. İnanılmaz güzel, dolu dolu geçen 2 yılın ardından üniversite yüzünden yollarımız ayrıldı. Maalesef biraz uzaktan denedik olmadı. Ben ayrıldım ama ilişkinin gidişatı beni mecbur bıraktı, istediğimden değil yani.

Hayatın akışında normal bir şey bu. Zaten yeni ortamda olduğun için, kendine yeni bir hayat kurarsın, eski ilişki de tarihin tozlu sayfalarına gömülür gider.

Hayatıma devam ettim. Yapmam gereken herşeyi yaptım. Üniversite için yeni bir şehre gelmiştim. Acıma yenilmeden sıfırdan güzel bir çevre kurdum, vücut yaptım, para kazandım istediğim şeyleri aldım derslerimde ilerledim ve ek olarak oldukça canlı bir ilişki hayatı yaşadım.

Acına yenilmediğine emin misin? Bu kadar şeyi arka arkaya sıralayan insanlar genellikle bir şey ispat etmeye çalışan insanlardır ve atlatamadıkları bir şeyi saklamak için böyle şeyler sıralarlar. Bu cümle kendini fazlaca ispatlama çabasına işaret ediyor.

Çok fazla kız hayatıma girip çıktı ama aklımdan eski sevgilim çıkmıyordu.

Ben bunu anlamıyorum. Çok fazla kız dediğin yerde, sayı arttıkça kalite azalır. Kızlar teker teker kaliteli de olabilirler – zor ama olabilirler – fakat senin çok ilişki kurduğun yerde duygusal derinlik, ilişki kalitesi azalır. Sen sanki eski kız arkadaşının acısı ile başbaşa kalıp bunu sindireceğine, kalitesiz ilişkilerle kendini uyuşturmayı seçmişsin. Acının bir süre sizi yakıp tükenmesini göze alamazsanız, acıyı bastırırsanız, acı yanıp tükeneceğine çoğalır.

İstemsiz, sürekli yeni kızlarla eski sevgilimi kıyaslıyor ve eski sevgilimin daha iyi bir kız olduğunu düşünüyordum. Hala da öyle geliyor bilmiyorum. Ben mi yüceltiyorum ama bu şekilde yani.

Hem sen yüceltiyorsun, hem ilişkileri uyuşturucu gibi kullanmaya çalıştığın için ilişki kaliten düşük hem de lise aşkını unutamayacak kadar zayıf, unutmak için gerekli yalnızlıktan korkan biri olduğun için, derin ve kaliteli ilişki kurabileceğin kızlar seni itici buluyorlar, onlara ulaşımın az.Ulaşımın olsa bile o kızların senden soğuduğunu önceden sezip, kovulmadan istifa eder, “hacı zaten ben soğudum” diye kendini kandırırsın.

İlişkilerim ise tek gecelik ilişkiler değil birisiyle tanışıyor birkaç hafta bazen 1 ay ama fazlası değil güzel vakit geçirip istemsizce kendimi sıcak hissedemiyor eski kız arkadaşımla hissettiğim kadar mutlu huzurlu hissedemeyip bitiriyordum.

Tek gecelik olmayabilirler ama çoklar ve çok = kalitesiz şeklindeler. Burada bahsettiğin şey, yaygın bir aptallık. Normalde, aşırı duygusallığın yüzünden çalışmayan kafan biraz çalışıyor olsa, çok kız paralel evreni ile ilişki evreninin farklı çöplükler olduğunu görebilirdin ama şu an göremiyorsun.

Ayrıca sen eski sevgilisini unutamayan bir erkek olarak, duygusal olarak düşük statülü bir erkeksin. İstediğin kadar tipin, paran, vs. olsun. Eski sevgilin seni aştı, hayatını yaşıyor. Sen ise onun bıraktığı yerde, duygusal olarak hala ona bağlı bekliyorsun. Bu seni düşük statülü erkek yapar. Sen muhtemelen kırılgan egon yüzünden bu kısmı göremiyorsun, içine sinebilecek kızları istemediğini sanıyorsun ama, sen içine sinebilecek kızların tepeden baktığı, itici bulduğu bir adamsın.

Tekrar edeceğim, burası önemli. Eski sevgilisi kendisini aşmışken eski sevgilisini unutamayan erkek, düşük rütbeli bir erkektir. Parası, statüsü, tipi ne olursa olsun düşük rütbeli bir erkektir. Kendini layık gördüğü kızlara itici gelir, kendi gerçek rütbesindeki kızları kendisi beğenmez.

Kendime sanırım bu benim ciddi ilişki yaşayabileceğim o aradığım kız değil diyordum. Bazı herkesin yapabileceği hatalar olan minik itici hareketler bile beni fazlasıyla itebiliyordu.

Burada bir başka sorun da, ilişki travmasını aşamama, aşmama nedeniyle kişinin kaçıngan bağlanan birine dönüşmesi. Yani çok yakınlaştın, çok acı çektin. Sonucunda da “yakınlaşırsam acı çekerim” gibi bir şey öğrendin. Şimdi ise bir kızla yakınlaşmaya başladın mı, korkuya kapılıp ondan uzaklaşıyorsun. En boktan sebeplerle.

“İlişkinin gidişatı beni mecbur bıraktı istediğimden değil” dediğin yer muhtemelen sana fena koyduğu için ve bu acıyı sindirmek yerine uyuşturmayı seçtiğin için, uzun süreli ilişkilere girip acı çekmekten kaçar hale gelmişsin. Uzun süreli ilişkiye girip acı çekmekten ödü kopan, kaçıngan bağlanan bir adam, ben korkuyorum, korkağım demek yerine sıkılıyorum, içimden gelmiyor, eski sevgili ile kıyaslıyorum diye çeşitli bahaneler uydurur. Senin muhtemelen korku nedeniyle ilişkiye girmekten kaçma problemin var. Ben korkağım diyemediğin için de “o kızlar eski sevgilim gibi değil, benim gibi kartanesi pırlanta paşaya layık değil” diyorsun.

Bir yerden sonra hayatıma girip çıkan insan sayısı oldukça çoğaldı ve artık düşünmeye başladım neden olmuyor eskisi gibi diye.

Hem çokluk kalite azlığına neden oluyor, hem sen düşük rütbeli bir erkek olarak istediğin seviyede ilişkiye giremiyorsun hem de yakınlaşmaktan korktuğun için her yakınlaşmadan kaçıyorsun.

Bunu halletmek istiyorum.

  1. sorum bu neden iyi kızlarla bile ilişki kuramıyorum sıcak hissedemiyorum eğlenemiyorum ve benlik bir kız değil bu kız hissi geliyor gerçekten benlik kız mı daha karşıma çıkmadı yoksa bende mi sorun var? ilişkilerimi iyi yönettiğimi genelde ben bitirirken karşı tarafın bitirmek istemediğini eklemek istiyorum yani seviliyorum da ama durum böyle. Güzel bir ilişki içinde bulunmak ve bunu halletmek istiyorum.

O zaman öncelikle en az 5-6 ay yalnız kalarak, kısa süreli ilişkilerde olmayacak şekilde, bu eski sevgilinin sana yüklediği acıyla başbaşa kal ve onu kadınsız atlat. Bu seni şu an düşük rütbeli yapan şeyden kurtarır.

İkincisi, bu süreçten sonra da ufak tefek nedenlerle yakınlaşmadan kaçmama çalış. Kaçtığın yerde kendini üstün taraf olarak konumlayan “ben istemiyorum hacı, bu kadıncıkların ufak tefek hataları gözüme batıyor hacı” diye egona 31 çektirmek yerine, korktuğunu kabul et. Korktuğunu hissedebilirsen ona meydan okuyabilirsin. Egoist “bunlar bana layık kızlar değil hacı” ayakları ile egonu sıvazlamak, seni olduğun durumda tutar.

2.sorum ise

eski sevgilimi artık rüyalarımda görmekten veya bi anda aklıma gelmelerinden sıkıldım. Ayrılalı 1 yıldan biraz fazla oldu ve hep şunu yaşıyorum aklımdan tamamiyle silemiyorum arada bir aklıma gelmeleri bitmedi gitti.

Eski sevgiliyi rüyada görmek demek, onu değil uzun süreli ilişkileri istiyorsun demek. Eski sevgilini her düşündüğünde, onun artık kendi hayatına baktığını, senin ise ilişkinin bittiği noktada bekleyip durduğunu düşünmen gerekecek. “Ben, beni aşıp fersah fersah ilerlemiş kızın bıraktığı yerde bekleyecek kadar düşük rütbeli miyim?” diye kendine sorman lazım.

Bazen sebepsiz geliyor bazen yeni bir kızla daha her şeyi bitiriyorum ve derin bir boşluk geliyor birkaç günlüğüne galiba hiçbir zaman eski sevgilimle olduğum kadar mutlu olamıcam gibi.

Sebepsiz değil. Ya kızın gerçekten eski sevgilisini unutamamış düşük rütbeli bir erkek olduğunu fark edip seni bırakmasına fırsat bırakmadan, kovulmadan istifa ediyorsun ya da yakınlaşmadan korktuğun için kaçıyorsun.

Kız hayatına bakarken sen onun bıraktığı yerde ölmüş ilişkinin nöbetini bekliyorsun ve bu nedenle de ilerlemek için atacağın her adımı kendin yok ediyorsun. Bu şekilde devam edersen tabii ki hiçbir zaman eski sevgilinle olduğun kadar mutlu olamayacaksın. Ama ileride bulabileceğin ilişkiler daha mutsuz olacağından değil. Sen kendin ölmüş ilişkinin nöbetini tutmakla meşgul olduğun, yakınlaşmaktan kıorktuğun için böyle olacak.

Bu durumda istemsizce acaba bir şekilde birleşmek için savaşmalı mıydım ayrılmak yerine veya şimdi tekrar görüşmeyi mi denemeliyim gibi soruları getiriyor ki bu senaryolar bana mantıklı gelmiyor.

Kız sana ulaşmıyorsa, seni çoktan aşıp hayatına bakıyordur. Ulaşsan bunu görüp yıkılma ve daha düşük rütbeli bir pozisyona düşme ihtimalin çok yüksek.

Ayrıca bu “istemsizce” lafını çok kullanan erkekler genellikle kendilerini gözlemleyemeyen ya da gözlemlerinin sonucunu kabul edemeyen erkeklerdir.

Onca kızdan hiçbiri onun gibi hissetiremedi.

Bunun nedeni kısmen “onca kız” olması ama daha çok senin o zamankinden çok daha düşük rütbeli biri olman.

Genel hayatımda mutsuz değilim veya sürekli eski sevgilimi düşünmüyorum aşk acısı çekmiyorum hayatım akıyor gidiyor ama arada bir böyle aklıma gelip beni boğmasından da sıkıldım. Bir gün evlenmek istiyorum bu hayal bana güzel geliyor ama hayatımda evlenirim dediğim eski kız arkadaşım dışı bir kişi bile olmadı bu durum da beni korkutuyor bir daha olmucak mı diye çünkü hayatımda gerçekten yanında sıkılmadığım her gün görüşüp yine de eğlendiğim tek kız oydu bana inanılmaz uyumlu bir insandı. Bu yüzden zaten ayrılmak hata mıydı sorusu geliyor hep ama şunu da biliyorum ki mantıksız bir ayrılık yapmadım hedeflerimiz farklıydı ve ilerleyen dönemlere birbirimizin yanında olmak için hedeflerimizi esnetmemiz gerekiyordu belki de vazgeçmemiz.

Bazen eski sevgilimi özlüyorum bazen de o güzel eski zamanları. Düşüncelerini merak ediyorum abi.

Şu an eski sevgilini ara ara hatırlamandan çok, stratejik zamanlarda onun arkasından onu bekleyerek kendini düşük rütbeli bir erkek yapman sorun. Bunu kabul etmen ve bu kızın arkasından bekleyen düşük rütbeli bir erkek olmaya hayır demen lazım.

Senin derdin, sen kendini kafanda yükselttiğin bu kıza layık ve diğer kızlardan daha yüksek bir mertebede sanmak. Sen bu kızı kafanda yükseltip onun bıraktığı yerde otlayarak, çoğu kızın burun kıvırdığı, düşük statülü bir erkek olduğunu göremiyorsun. Kendini, diğer kızları boktan sebeplerle eleyebilen yüksek statülü erkek sanıyorsun. Korktuğunu kabul edemeyip, diğer kızlardan sıkılan biri olduğunu sanıyorsun.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Terk eden ve peşinden çok koştuğum eski sevgilim ile karşılaştım – Vaka çalışması

Eski sevgilim ile bir buçuk sene önce ayrıldık, daha doğrusu o benden ayrıldı. Yaklaşık bir sene boyunca ara ara yazdım. Başlarda da çok ısrar etmiştim.

Eski sevgiliden ayrıldıktan sonra ne kadar erken iletişimi kes kuralı uygularsanız o kadar iyi. İlk 2-3 gün, siz daha zorlamayın ama bilemedin bir hafta, iletişime devam edip ısrar etmen, geri dönüşsüz değil ama bundan daha uzun süre ısrar ederseniz, geri dönüş ihtimalini pratik olarak sıfıra yakın bir noktaya indirdiğiniz gibi, kendi iyileşme sürecinizi de uzatırsınız.

Sizin ilişki ne kadar sürdü bilmiyorum ama eğer iletişimi keserseniz, iyileşme süreciniz ilişkinin üçte biri ya da en fazla 6 ay sürer. Eğer kesmez peşinde koşarsanız, daha fazla ayrılık yarası alırsınız, iyileşme sürecinizi uzatırsınız.

Ben bu dönemde kızı online stalkladığını da tahmin ediyorum ki, online stalk bir insanı aylarca hatta bazen yıllarca eski sevgilinin peşinde ya da gizli gizli yörüngesinde tutan, çok büyük bir bela.

En son 4 ay önce, uzun bir muhabbet olmuştu ve yine istemediğini belirtti.

14 ay boyunca peşinde koşmuşsun. Normalde 6 ayda atlatacağın ayrılık acısını atlatmak için senin daha 4-6 aya ihtiyacın var maalesef (iyileşme süreci bir umutla en son iletişim kurduğun zamandan başlar).

Sonra hiç ulaşmadım ve aramadım. Alışmıştım iki gün önce tesadüfen gördüm ve yanına gittim.

Şimdi gördüğün gibi iyileşme sürecine girmişsin ama büyük bir hata yaparak yanına gidip konuşmuşsun. Terk eden eski sevgili ile karşılaştığınızda, medeni bir şekilde selam verin ama yanına gidip konuşmayın. O size gelirse biraz muhabbet edin ama kısa kesin ve bir bahane ile kibarca sıvışın. Bu muhabbete asla ilişki, eski ilişki gibi konuları konuşmayın.

Kısa bir muhabbet oldu naber gibisinden ve “biri oldu mu diye sordum” ama uzatmadı.

İkinci ve aslında daha büyük hata da bu. İlişki konusu açmışsın. Bunlar iletişimi kes sürecini sıfırlayacak şeyler. Kazanımlarını koruman lazımdı.

Ben istekli davrandım sonrasında kısa kesti ve ayrıldık. Eve gittiğimde bir kere aradım ama dönüş yapmadı. Ben çok yanlış mı yaptım?

Şimdi bu kızın sana dönme ihtimali zaten sıfır. Sıfırı daha da sıfırlayamazsın. Yani “dönmesi için yanlış mı yaptım” diyorsan muhtemelen o konuyu artık etkileyemezsin. Gerçi, eğer gidip konuşmasan bir ihtimal yükselirdi ama senin gibi en ufak umut ışığına sarılan birine bunu söylememek lazım.

Yanlışın, gayet de iyi giden iyileşme sürecini baltalaman. Bir umuttur maymun eden insanı. Terk edilir edilmez, yeniden beraber olacağız umudunu öldürmeye bakın. O umut, terk edenin geri gelme ihtimalini düşürdüğü gibi, iyileşme sürecinizi de dondurur. Tam tersine “bu iş burada bitti asla başlamaz” deseniz, geri gelme ihtimalinin artmasının yanında, daha çabuk iyileşirsiniz.

Geri gelme ihtimali neden artar? Her şeyden önce terk edene ulaşmayı, terk edeni takip etmeyi bırakırsınız ya da bırakmanız daha kolay olur. Karşılaştığınızda, “terk ettim ama o da beni bırakmış yoluna bakıyor” sinyali verirsiniz ve bu sinyali içsel bir “bizden daha olmaz” inancı kadar sağlam gönderecek başka bir ruh hali yoktur.

Ama siz umudu “prenses / prens beni bıraktı gitti, ilişkimizi çöpe attı, artık buradan çıkarmaz” gibi kendinizi ezen bir kafada değil, “ilişki bittiyse bitti, ben de çöpe attığı ilişkinin başında bekleyecek kadar onursuz değilim, ben de bırakır giderim” şeklinde olmalı.

Bir de sana tavsiyem sen artık bu insandan tamamen uzak dur. Yani artık görmezden gel. Zira sen konuşursan eskiye dönersin gibi.

Anlatmamışsın ama iletişimi kes kuralı mı uyguluyorsun yoksa sadece aramamayı mı beceriyorsun? İletişimi kes üç ayaklıdır ve üç ayağı ile de yapılmalıdır:

Birinci ayak, terk edene asla ulaşmıyorsun.

İkinci ayak ki bu devirde birincisi kadar önemli, terk edenden asla haber almıyorsun, onu stalklamıyorsun. Sadece whatsappta online mı ya da kaç takipçisi var, artıyor mu artmıyor mu diye bakmak, en az Instagramında hikayelerine ya da fotoğraflarına bakmak kadar stalk. Birilerinin onun Instagramına bakıp size haber uçurması da stalk.

Üçüncü ayak, kendi hayatınıza odaklanmak. Daha fazla sosyalleşmek, ilişki bitiminin ilk 2-3 ayı kendine dönüp sonra yeni limanlara açılmak, uzun süredir yapmak istediğin bir şeyi yapmak gibi.

Keşke önceden tanısaydım abi sizi.

Aslında evet, keşke bu kadar zaman kaybetmeseydin. İnsanlar bir daha onun gibisini bulamam gibi bir kafayla terk edenin peşinde koşup (açık açık ya da stalk ile gizli gizli), çok zaman kaybediyorlar.

Bir seneden uzun ilişkiler, insanın hayatına yaklaşık olarak 1.5 – 2 senede bir girerler. Ama bunun için sizin yola çıkmış olmanız lazım. Sen bu kızı o zaman bıraksaydın, şimdiye muhtemelen yeni sevgilin olurdu.

Yine de bir sonraki sevgilinden önce buldun yani o açıdan erken buldun.

Tepkini biliyorum abi ama yine de sormak istedim sessizlik ve unutmak bu durumda bile karşı taraftan sonuç aldırır mı?

Bu soru, unutmak ile zıt bir soru. Senin asıl sorduğun “sessiz kalır ve unutmuş gibi davranırsam bana geri döner mi?” Cevap, hayır. 1.5 sene geçmiş, dönmez. Zaten az önce belirttiğim gibi “terk edeni terk etme” zihin yapısında olmayan insan, karşısındaki geri dönse bile, 5-10 dakika konuştuğunda, itici hale gelir ve geri dönen yine kaçar.

Senin umudu öldürmen lazım. Umut, kimsenin olmadığı ve birini bulmak için çaba harcadığın dönemde tatlı bir hayal olarak sana zevk veriyor ama acıdan kaçıp ufacık zevke bağlanman, senin uzun vadede daha çok acı çekmene ve kaybetmene neden oluyor.

Bu kızla bir daha asla ama asla ama asla olmayacağını kabul et. Bu umudu öldür. Bu umudu öldürmen, asıl umudu yeşertecek yani seni seven başka biriyle karşılaşma umudunu. O umudun gerçekleşme ihtimali çok yüksek ama sen bu olmayacak umuda sarılıp, o umudu erteleyip duruyorsun.

Bu siteye yeni geldiyseniz, eski sevgili terk ettikten sonra uygulamanız için, no contact kuralını (iletişimi kes kuralını) şiddetle tavsiye ederim. Ayrıca şu yazılarımıza da göz atmanızı tavsiye ederim:

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Bir sıcak bir soğuk (Pull – Push) manipülasyonu nedir?

Bir kızla tanıştım ve buluştum. Buluşma zevkli geçti, güzel bir enerji aldık. Ama çok ön yargılıydı. Ben birileriyle çok nadir buluşuyorum dedi. Sonra tekrar görüşecek miyiz diye sordum, kız da “ben görüşmek isterim ama dating uygulamasından tanışmamız güven vermiyor, gerçekte tanışmayı tercih ederim” dedi.

Bir buluşmada, bir sonraki buluşmayı konuşmayın. Ayrıca, “bir daha görüşecek miyiz” sorusu, sizin kendinize güvenmediğinizi gösterir. Bir daha buluşmak istiyorsanız, ertesi gün ulaşın ve ikinci buluşmaya çağırın.

Kendisi dating uygulamasında olan birinin, “dating uygulamasından tanışmamız güven vermiyor” demesi gülünç. Kendisi de o uygulamada iken, sanki senin ona kendini ispatlaman gerekiyor gibi konuşmuş. Bu zokayı yutmazsın umarım.

İkinci buluşmaya kadar, her gün yaklaşık 30 dakika kadar telefon görüşmesi ve mesajlaşma oldu. Kız sonra “ben şu partidenim, sen necisin” dedi. “Ben siyasetle ilgilenmiyorum ama o partiyi de savunmuyorum” dedim. “O zaman olmaz, ben o parti destekçileri dışındakilere saygı duymuyorum” dedi. Ben de, “O partili biri olunca daha mı mutlu olacaksın?” dedim ve “saygı duyarım” deyip kapadım.

Kız üstü kapalı olarak “sana saygı duymuyorum” dedikten sonra kıza “saygı duyarım” demen gülünç olmuş.

Kız, “bana değer verseydin, bu kadar çabuk bitirmezdin” dedi.

Burası senin bu manipülatif kızı salman gereken yerdi diyorum. Görüşmeyelim, ayrılalım dedikten sonra “beni sevsen çabalardın” diyen insan muhtemelen kötü niyetli, kesinlikle manipülatif biridir. Özellikle yeni tanışıyorsanız hemen başınızdan savmanız gereken biridir.

Ben de “çok net bir çizgi çektin bana da diyecek fazla söz kalmadı” dedim. Tekrar buluştuk.

Doğru demişsin ama tekrar buluşarak hata etmişsin.

Kız bugün bana “annene beni anlattın mı?” dedi. Ben de “adını koymadığımız bir şeyi anneme anlatmam, zamanla bakacağız vakit geçirdikçe” dedim. “Sen anlattın mı?” dedim,  “hayır” dedi. Sonra kız “benim zaten biraz düşünmeye ihtiyacım var” dedi.

Kız aşırı dengesiz ve güven sorunu yaşıyor. Hiç ilişkisi olmadığı için hiç güvenmiyor ve ön yargıları var.

Hiç ilişkisi olmadığına hemen inanman aşırı saf bir davranış olur. Kızın dengesiz olduğu kesin ama ben buna daha çok manipülatif derdim.

Tüm kararı kızın eline bırakmak istemediğim için “benim de düşünmem gereken bir kaç şey var, bu aşamada ikimiz de düşünelim” dedim. “Tamam” dedi.

Çok mu yalnızsın bilmem ama bu kızı bırakman, senin hayrına.

15 dk sonra tekrar “napıyosun?” yazdı ve Kuran okurken fotoğraf falan almış. Açıkcası bu kızı hiç anlamadım. 10 dk önce “ben vazgeçtim senden etkileniyorum” galiba diyor. 25 dk sonra “tamam sana güvenmeye başladım” diyor. Bu kızın güven vermez ani değişimleri bende konuşma isteği bırakmadı.

Normali zaten bu kızdan soğuman. Soğumaman kötü olurdu.

Bu kızı hiç anlamadım diyorsun ama kız en bilinen manipülasyonlardan birini yapıyor. Bir sıcak – bir soğuk (Pull – Push) manipülasyonu. İlişkiler dünyasında olan her erkeğin bilmesi gereken manipülasyonlardan biridir bu.

Bir sıcak – bir soğuk manipülasyonu, kişinin partnerine ya da flört ettiği kişiye bir yaklaşıp bir uzaklaşması şeklinde olan ve döngü tekrarlandığında partneri duygusal olarak kararsız, kafası karışık ve bağımlı hale getirebilen bir duygusal manipülasyondur.

Örneğin manipülatif taraf önce “seni çok özledim, sen çok özelsin” (sıcak – çekme) gibi bir şey söyler ama sonra birden “biraz uzak duralım, düşünmem gereken şeyler var” (soğuk – itme) der.

Bir sıcak – bir soğuk ya da yaklaşma – uzaklaşma döngüsü, manipüle edilen tarafın “ne oldu?”, “ben ne yaptım?”, “onu nasıl tekrar kazanırım?” gibi düşüncelere dalmasına neden olabilir.

Bu duygusal manipülasyon bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde yapılabilir ve amacı, karşı tarafı kaosa sürükleyerek kontrol altında tutmak veya karşı tarafın ilgisini canlı tutmaktır.

Bir sıcak – bir soğuk manipülasyonu yapan taraf bunu, sağlıksız bağlanma stili yüzünden, özdeğer eksikliğinden ya da narsist bir kontrol ihtiyacından yapabilir.

Örneğin kaçıngan bağlanan birisi, yakınlık arttığında rahatsız olur ve karşısındakini iter ama karşısındaki fazla uzaklaştığında onu yeniden uygun mesafeye çeker. Burada amaç, kaçıngan bağlanan insanın kendine göre güvenli olan uzaklıkta kalarak ilişkiye devam etmesidir.

Kaygılı bağlanan bir insan ise sürekli olarak sevilmeye layık hissetmediği için, manipülatif tarafın “itme” hareketi ile paniğe kapılarak, karşısındakine daha da fazla bağlanabilir. Güvenli bağlanan bir insan, böyle oyunlara gelmez.

Bir sıcak – bir soğuk yapan kişi, bunu genellikle ilişkide kontrolü elinde tutmak için yapar.
Yaklaşarak karşı tarafın duygusal bağ kurmasını sağlar (çekme),
sonra uzaklaşarak diğerinin tepkisini ölçer (itme):

“Gerçekten beni istiyor mu?”

“Arkamdan gelir mi?

“Ne kadar değer veriyor?”

Bu şekilde aklınca, duygusal güç dengesini test eder durur. Ama bu davranış karşı tarafta güvensizlik, özdeğer sorgusu, duygusal yıpranma yaratır.

Bu manipülasyonu yapan insanlar genellikle, “çok bağlanırsam bırakılırım ve çok acı çekerim” korkusuna sahiptirler.

Şimdi, bu manipülasyonu gördüğünüz zaman, ne yapacağınızı söyleyeyim.

Öncelikle burada olduğu gibi daha başından, bu sıklıkta ve radikal bir sıcak – bir soğuk manipülasyonu yapılıyorsa, bu insanı hemen bırakmanızı tavsiye ederim. Radikal derken kastım, itme olayının “görüşmeyelim” noktasına gelmesi. Dikkat edersen bu kız hemen başından, yoğun sıklıkta ve radikallikte. Hemen “görüşmeyelim” noktasına geliyor. Hafif bir soğukluk, geç cevap verme falan olsa neyse. Burada üç bileşen de olduğundan, senin bu kızla iletişimi kesmen gerekiyor.

Bir sıcak – bir soğuk, bazen sizin aşırı ilginizden ve itme ile ilgiyi kesmenizden kaynaklanabilir. Yani kız size yakınken ilgiye boğuyorsunuz, buna engel olamıyorsunuz ve kız kaçıyor. Ama sonra kız kendini geri çekince, kendinizi geri çekmeyi biliyorsunuz ve kız size yaniden çekiliyor. Burada olay çekme – itme manipülasyonu değil, sizin davranışınıza verilen bir tepki.

Eğer yukarıdaki şeyi yapmıyorsanız, çekme – itme olayının sizinle alakası olmadığını, sizin suçunuz olmadığını, karşınızdakinin kendi içsel kaosu olduğunu bilin. Özellikle de şunlar varsa:

  • Bir sıcak, bir soğuk davranışların çok sık değişmesi
  • “Bilmiyorum”, “kafam karışık”, “hislerimden emin değilim”, “görüşmeyelim” gibi itme sözleri

Karşı taraf itme sürecine girdiğinde, özellikle kaygılı bağlanan / efendi adam / beta erkekler, paniğe kapılıp, peşinden koşmaya meyillidirler. Bunun yerine yapmanız gereken şey, eğer karşınızdaki sık ve radikal döngülere giriyorsa bırakmak, bırakacağınız noktada değilse, duygusal tetiklenmeye dayalı kaygı tepkileri vermek yerine, ona açık bir şekilde ne yaptığını gördüğünüzü söylemektir.

Sadece şunu söyleyin:

“Bir çok yakınsın, bir çok uzak. Neden böylesin?”

Karşınızdaki bunu söylediğinizde size karşı çıkacaktır. Başka bir şey söylemeyin, ikna etmeye çalışmayın. Eğer kişi bunu bilinçsiz yapıyorsa, belki bunun farkına varıp düzeltmeye çalışır. Bilinçli yapıyorsa, en azından oyununu gördüğünüzü bilir.

Eğer kişi sürekli aynı döngüyü yapıyor ve sizinle açık iletişime girmiyorsa, o ilişki “dengesiz bir güç ilişkisine” dönüşür ve o ilişkiyi bırakmanız gereklidir.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Instagram’dan tanışılan kızın seker bebek çıkması – vaka çalışması

Merhaba, ben 35 yaşında, iyi bir mesleği olan biriyim. Instagram’da 22 yaşında bir kızla tanıştım. 2 ay yazıştıktan sonra nihayet buluştuk. İlk buluşmamız arkadaş ortamına denk geldi.

Sevgiliniz olmayan kızla arkadaş ortamında buluşmamaya bakın. Etrafta arkadaşları varken ya da arkadaşlarınız varken, fiziksel ve duygusal hedeflerinize yaklaşacak adımlar atmanız hemen hemen imkansız olduğu için, buluşma boşa harcanır.

Buluşmadan sonra kızı evine bıraktım, arabadan inerken yanağımdan öptü. Gece de mesaj attı ve buluşmanın güzel olduğunu söyledi.

Arkadaş buluşmasını ve 2 ay çok uzun süre mesajlaşmayı saymazsak, buraya kadar iyi gidiyor gibi.

İkinci buluşmamız bir barda oldu. Barda eğlendik ve gece ikiye kadar sürekli sarıldık ve öpüştük. Gecenin sonunda evine bıraktım.

Dışarıda öpüştüğün kızı, “baş başa kalacağımız bir yere gidelim” diye hemen evine çağırman lazım. Gece ikiye kadar barda öpüşeceğinize, evde öpüşün. Evde yatay sporlara geçebilme ihtimalin var, barda hemen hemen hiç yok.

Kızı çağırmadıysan fırsat kaçmış, çağırdın ve gelmediyse onu bilemem.

Ertesi gün yakın bir akrabasının ölüm haberi geldi ve üzgün olduğunu söyledi. Ben de rahat bıraktım ve ne yapalım dedim. Yurt dışına gitmek istiyorum dedi, ben de okey dedim. Haftasonu tatil için Yunanistan’a gittik. Orada bana regl olduğunu söylediği için bir şey yapamadık.

Ya şanssızlık ya yalan.

Çok eğlendim ama regl olduğu için biraz soğumuştum. Gece sadece sarıldık ve biraz öpüştük.

Regl olması çok öpüşmenize ve hatta başka türlü sekse engel değil aslında.

Döndük ama biraz kırgındım.

Regl olmasına mı yoksa regl işi yalan diye hissettiğin için mi? Vermedi diye sinir olmak tamam ama kırılmak nedir?

Neyse, sonrasında birkaç kez buluştuk, hep soğuk yaptı. Ben de eksik olan şeyi yani seksi mesajlarımda açıkça dile getirdim.

Soğuk yaptı dediğin sanırım kız son noktaya hiç gitmedi. Pazarlıkla, lafla, ikna ile, dil dökerek, dilenerek, vs. seks yapamazsın. Kızın 2 aylık konuşma ve 3-4 buluşma ki biri yurt dışında (!), seks yapmadığını bir veri olarak alıp ona göre karar vermen lazım.

Kızla ara sıra mesajlaşıyorum ama buluşmaya ikna edemedim.

Bir kıza en fazla iki kere buluşma teklif edersin, buluşmuyor ise mesajlaşmayı bırakırsın. Eğer sen ona ulaşmadan o sana 2 kere ulaşırsa bir son buluşma şansı verirsin. Sen ise kızın peşinde koşuyorsun.

Bir iki kere gece çıplak fotoğraf ve video gönderip ilgimi çekmeye çalıştı, geliyorum deyince de paradan ibandan söz açınca olmaz dedim.

Oooo, kızımız sugar baby (şeker bebek) desene. Yani bundan zaten kız arkadaş olmaz ama paranın hakkını verecek olsa görüşebilirdin aslında. O gece o fotoğraflar tek bir şeker babacığa gitmedi muhtemelen. Parayı veren düdüğü öttürdü mü acep?

Babasıyla yazışmasını attı. Ev sahibi evden çıkarıp satmak istiyor şuan zor durumda kiradan dolayı.

Muhtemelen senden ve başka babacıklardan para koparmak için uydurduğu bir şey. Gerçek bile olsa senden ve başka babacıklardan para koparmak için paylaşıyor.

Yardımcı olurum dedim. Gerekirse ev satın alana kadar bende kalırsın kiraya faturaya karışmazsın dedim. 2 gün geçti ses yok.

Kız para istiyor, seninle kalmak değil.

Neyse nasıl iletişim kurayım nasıl davranayım anlamadım?

Kız şeker bebek ama en boktan olanından, yatmayanından şeker bebek. Eğer şeker bebek olayına tamam isen, yatanından şeker bebek bulsan daha iyi olur.

Bu cevabım üzerine arkadaş şunu yazdı:

Hiç para vermedim, vermem de. Sadece kızın karakterini ve davranışlarının nedenini psikolojisini merak ediyorum.

Tahmin ediyorum ki Yunanistan tatili %50-%50 olmadı yani muhtemelen para verdin ama farkında değilsin. Hem para vermene rağmen çokomel yemedin. Bölüştünüyseniz onu bilemem, hepsini ödediyse bordo berelisin. Ama tahimin doğru ise iki kere buluştuğun kızı pahalı tatile götürmek, para vermektir. Çokomel de yokken, çokomelsiz hem de.

Her neyse, bu tip kızlar her yaşta karşınıza çıkabilir ama özellikle 30 yaş üstünde bir erkekseniz ve 20-25 yaş arasında kızlarla etkileşime giriyorsanız karşınıza daha sık çıkar. Bazıları gerçekten alışverişin hakkını verirler. İşinizi biliyorsanız fena alışveriş de değildir. Böyle bir kızla hafif şiddet bir duygusal bağ da kurarsınız ama bu kulvarda koşan bir kızın sana aşık olduğunu, olacağını sanmak gibi bir hataya düşmemeniz lazım. Alışveriş olarak başlayan, alışveriş olarak devam eder. Pretty Woman fantezisine dalmamak lazım.

Bunların en tehlikeli olanları, başında çok az alan çok fazla veren, sonra aşamalı olarak artan şiddette para koparmaya çalışanlarıdır. Yaşınız ilerlemişse, yalnızsanız ya da genç ve güzel kadın ilgisine alışık değilseniz, bir tarafınız bu işte bir iş var diye bağırsa bile, 20’lik bir dilberin sunduğu hayale kapılmamayı beceremeyebilirsiniz.

Yalnış anlama, yaşın 20’lerinde bir kadının sana gerçekten aşık olamayacağı geçkinlikte değil. Ben kendim 37 yaşındayken 23 yaşında bir kızla sevgili oldum, sonra evlendim yani bu tür ilişkilerin hepsi şeker bebek – şeker babacık ilişkisi, sadece o şekilde olur demeyeceğim. AMA kızı internetten bulduysan, sana fazla para harcatıyorsa (Yunanistan tatilini sen ödedin diye tahmin ediyorum), üç beş yüz değil, daha yeni tanışmışken binlerce lira para istiyorsa, o kız altın avcıdır (gold digger), şeker bebektir (sugar baby). Şansına, bu amatör bir kızmış, daha çakalı çok daha beter oluyor. Bu nedenle de, eğer yalnızlık, geç kalmışlık, kadınsızlık psikolojisi içindeyseniz, bu kızlara bulaşmamanızı tavsiye ederim.

Bunlar sana değil, konu konuyu açtı.

20 sene önce Bangkok’ta yaşarken bu tür bir dalaverenin kurbanlarını çok duyardım, ara ara da görürdüm. Şimdi biraz önce baktım, hala dolu dizgin devam ediyormuş. 40 yaşında, 50 yaşında, boşanmış ya da doğru dürüst hiç kadın yüzü görmemiş adamların Tayland’a gelip, 22 yaşında, 23 yaşında bir güzelin aşk bombardımanı ve daha da dayanılmazı inanılmaz seks bombardımanı ile 100 binler kaybetmesi bilindik hikayedir, azıcık araştıran herkes görür. Ama işte o psikolojide adam, bu yalana inanmak istediğinden, bu dalavere yıllardır devam eder durur. Tayland’da bar kızlarına kapılan, bağı bahçeyi kaptıran Avrupalı dayıları görseniz, Türkiye cinsel açlığın zirvesi falan diyemezsiniz.

Bazen bu adamları dinlerken, onca para verdim, karşılığında hiçbir şey alamadım hikayesi dinliyorum ama içimden “yahu 1 ay, 3 ay, 6 ay belki bir sene hayatında yaşayamayacağın bir hayal yaşadın, aslında bayağı bir şey aldın”. Tabii 30 bin liralık hayale, 3 milyon ödedin yani dolandırıldın ama abiciğim bu kızlar hayal ticareti işindeler, ürünleri aşırı pahalı sadece.

Bu arada kısmetse yakın zamanda, Patreon’daki Mahmut Abi’den hikayeler bölümünde, Tayland yıllarında bir İngiliz beyefendisi Edward ile Alexis Zorba The Greek (ben oluyorum) hikayesini, çok beyefendi bir adamın yanlış arkadaş seçiminin hikayesini anlatacağım 🙂

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.

Sevgili gibiyiz ama sevgili değiliz – Vaka çalışması

Mahmut abi selamlar. 5 ay önce benimle tanışan kızla sonrasında ilişki kurduk. Sevgili gibiydik ama sevgili değildik.

“Sevgili gibiyiz ama değiliz” cümlesi aklınızdan geçtiği anda durup bir ben ne yapıyorum demeniz lazım. Özellikle de 5 ay bir süre geçmişken bunu söylüyorsanız. Sevgili gibiyiz ama değiliz, genellikle sizin uydu erkek / friendzone olduğunuza, sizin size karşı cinsel ve duygusal isteği olmayan ya da çok düşük bir kadının yörüngesinde döndüğünüze işarettir.

Tamam, özellikle gerçek hayatta, sosyal çevrede yeni tanıştığınız bir kızla sevgili olmadığınız ve arkadaş gibi olduğunuz bir dönem olur. Ama bu dönem belki 2-4 hafta sürer, aylar sürmez ve cinsel gerilim artarak nihayetine erer.

Birbirmize kanka diye hitap ediyorduk ve bu benim için çok bi sorun değildi.

Muhtemelen kız seni kanka olarak görüyor, sen ise fazla duygusal yatırım yapmış vaziyettesin. Zaten “sevgili gibiyiz ama değiliz” her zaman şöyle bir gündüz düşünün başlangıcıdır: “Sevgili gibiyiz ama değiliz AMA abi bir gün olabiliriz, tutmaz ama ya tutarsa, bir umuttur maymun eden … pardon yaşatan insanı değil mi abi?”

Tabaklarım olduğu için bu kızı da iyi vakit geçirdiğim kızlardan biri sayıyordum.

Umarım tabaklarım dediğin bundan hallicedir. Çünkü burada beş kızın uydusu olup da beş tane tabağı olduğunu sanan adamlardan çok görüyorum. Kıza karşı sevgili arzun olmasa, iyi vakit geçirdiğin halde bir kızla kanka takılman sana zararlı ama sen üstüne bir de kıza duygu besliyorsun. Onun sana beslemediği bariz zira o da sana karşı beslese, 5 aya ateş artı barut çoktan patlardınız.

Günler geçtikçe yakınlaştık ve bu olayın adı ne olur konusunu konuşmaya başladık.

Bu konuyu kim başlattı acaba ?

Ben uzatmadan benimle çıkar mısına getirdim konuyu.

Çıkma teklifi, açılmak pişmanlıktır. 5 ayda bir şey olmamış, olmayacağı bariz. Yörüngeden sessizce, onurunla çıkıp gitmek varken, illa saçmalamak niye? Hayır bir de sessizce çıksan ve ısrarla gitsen, kızın seni isteme şansı da daha fazla (ama sessizce çıkmayı kaçan balık büyük olur, kaçan kovalanır etkisi için değil, blöfsüz yapmanız lazım).

O da hayatının değişeceği bir yıla girdiğini ve bu durumun onu olumsuz etkileyebileceğini, ailesinin karşı olduğunı o nedenle ad koymaktan çekindiğini söyledi. 

Uydusun sen uydu kal, tut dedi mavi topları, uydusun sen uydu kal, uydusun sen uydu kal.

Okey deyip devam ettim.

Neye, mavi toplara mı?

2 ay önce beni yeterince sevemediğini aklının karışık olduğunu, ailesinin hayatında erkek mi var bu yılda diye baskı yaptığını söyleyerek benle flört etmeyi bıraktığını uzun bir yazıyla dile getirdi.

Beklenen son.

Ben de tamam deyip geçtim ve no contacta başladım.

Next. No contact eski sevgiliye olur. Bu sana 3 kere ulaşmadan, sen buna ulaşmazsın ve buluşmazsın. Tek istisnası, kendisi seninle buluşmak isterse bir şans daha kazanır.

1 hafta sonra pişman olduğunu ve bana aslında bağlandığını söyledi.

Peşinden koşmaman işe yaramış. İlk defa yörüngeden çıktın ve ilk defa bir miktar çekici oldun.

Ben de bunların çok kabul edilemez olduğunu onu hemencecik hayatıma kabul edemeyeceğimi anlattım.

Buna hiç gerek yoktu, sen kız mısın ki zoru oynuyorsun? Hemencecik sevişirdiniz, neyi kabul etmiyorsun?

Üzerine %80-%20 konuşmayı başlatma kuralına uygun olarak konuşmaya devam ettik.

Ben burada mavi ekran verdim arkadaş. Hemencecik kaynaşmak ve er meydanı varken eskiden uydu olduğun kıza telefon arkasında dönen uydu mu oldun? Gerçi görüşseniz de kaynaşmama ihtimali yüksek ama bu daha beter.

Bir süre sonra gerçekten hayatına bakması gerektiğini söyleyen uzunca bir mesaj atıp benimle konuşmayı bıraktı.

Yahu nextten sonra Corey Wayne’in gay male girlfriend (gay erkek kız arkadaş) dediği şeye dönmenin manası neydi şimdi? Gerçi muhtemelen kızla buluşunca vuruşma, vuruşunca kaynaşma ihtimaliniz de yüksek değil ama bunun gereği neydi?

Ertesi gün kapalı olan instagramını açıp açık denebilecek bir paylaşım yaptı. gülüp geçtim.

Ve tekrar no contacta devam ettim. 1 ay geçti ve arayıp nasıl olduğumu sordu. Ben de iyi olduğumu ve başka bi kızla konuştuğumu söyledim. 

Kız sana gelsin ve kaynaşın istiyorsan, suratına başka kız çarpman ters teper. Bir daha sana ulaşmasın istiyorsan, yaptığın şey doğru bir şey olabilir.

Buna bozulduğunı ve üzüldüğünü söyledi. akabinde arayıp arayıp bu kız hakkında bilgi aldı. kıskandığını belli etti.

Arkadaşlar, kıskanma tek başına bir şey ifade etmiyor. Uydu yapan kızlar uydularını kıskanırlar, başka bir kızla olsun istemezler. Sadece kendi yörüngelerinde dönsün isterler.

Bende ufaktan yüz verdim yalan yok. Akabinde ben hiç aramadım.

Niye yüz verdin de yüz bulamadın mı? Şu ana kadar kaç kere yüz verip bir aldın, daha devam etme bence.

Bir kez daha arayınca konu biraz cinselliğe kaydı ve onu evime çağırdım.

Ya hep ya hiç ?

Geleceğim dedi. Sonrasında arayıp gelip gelmeyeceğini sordum.

Bunu sorman gerekiyorsa gelmeyecektir zaten.

İstemiyorum deyip yüzüme kapattı.

Gereksiz bir ya hep ya hiç olayı ama hiç olduğunu kabul edip bu işi burda kesmen lazım.

Ardından yine no contact ve yine hayatımda kız olup olmadığını sormalar. Bu sefer yoktu ve yok dedim. Sonrasında whatsapp üzerinden şakayla karışık küfürleşmesi sonucu konuşmayı tamamen bıraktım. no contact işe yaradı ama kızın amacı geri dönmek olmadı. Anlayamadım.

Kız eski sevgilin değil. Nereye dönüyor anlamadım. Ama garip davranmışsın. Bir kere 5 ay birinin yörüngesinde “sevgili gibiyiz ama değiliz ama belki oluruz” diye dönmen başından işleri toparlanmaz hale getirir. İkincisi, iletişimi kestikten sonra kızla görüşmek yerine kıza telefon uydusu olman çok absürt. Sonra kız var diye kıskandırmaya çalışman.

Bir kızla ilişkiye 1 ayda geçmiyorsanız, sevgili gibiyiz ama değiliz düşünceleri beliriyorsa, şapkanızı alıp gitme vaktiniz gelmiş demektir.

Bana sorularınızı uygun yazı altında sorabilirsiniz, benimle görüşme ayarlayabilirsiniz ya da ilişkiler setimize bakabilirsiniz. Youtube, Spotify ve Patreon kanallarımızı da takip etmeyi unutmayın.