Bugün 2026 yılının hayatınızın en iyi yıllarından biri olması için yapmayı bırakmanız gereken 10 şeyden bahsedeceğiz.
2025 yılı belki yoğundunuz ama sizi tatmin etmedi. Belki disiplinliydiniz ama emeğiniz tam olarak doğru yönde harcanmadı. Belki de kendinizi inanılmaz seviyede çalışırken buldunuz ama istediğiniz alanlarda kazançlar elde edemediniz. Eğer bunlardan birkaçı sizi tanımlıyorsa, bu yazı tam size göre.
Bu bölümde motivasyondan ve daha fazla motivasyondan bahsetmeyeceğiz. Tatmin edici bir hayata ve hayatı doğru yönde yaşamaya giden en etkili yöntemlerden birinden, yapmamanız gerektiğini bildiğiniz halde yaptığınız şeylerden kurtulma sürecinden bahsedeceğiz. Ve bu bölümde, bir erkeğin 2026 yılında hayatından çıkarması gereken 10 şeyden bahsedeceğiz.
#1 Hareketi ilerleme ile karıştırmayı bırakın.
Meşgul olmak ile ilerlemek, gerçek bir ilerleme kaydetmek aynı şeyler değiller.
Birçok erkeğin tükenmiş bir halde olduğunu görüyorum. Bunun sebebi de hayatın zor olmasından çok bu erkeklerin çok fazla alana dağılmış olmaları. Enerjileri, emekleri birçok alanda harcanıyor.
Takviminizin sürekli dolu olmasına rağmen hayatınız istediğiniz yönde gitmiyorsa, istediğiniz ve elde etme kapasitesine sahip olduğunu bildiğiniz sonuçları vermiyorsa, ihtiyacınız olan şey daha fazla disiplin değil. İhtiyacınız olan şey daha fazla odak, enerjinizi daha az yönde kanalize etmek.
2026 yılında, hayatınızı istediğiniz yönde ilerletmeye katkısı olmayan şeylere “evet” demeyi bırakın. Günlerinizi, sonuç almanıza katkı sağlayacak ama aynı zamanda rahatsız edici sorulardan, sıkıntı veren işlerden kaçmak için bir sürü gereksiz şeyle doldurmayı bırakın. Amacınız için çalışmaktan kaçmak için, verimliliğin arkasına saklanmayı bırakın.
Bazen inanılmaz ölçüde meşgul ama istedikleri yönde sonuç almalarını sağlayacak işler onları kötü hissettirdiği için yapmaları gereken zor şeylerden kaçan ve istedikleri sonuçları alamayan erkeklerle karşılaşıyorum.
Başarı istiyorsanız, rahatsız edici duygulardan, bu duyguları uyandıran işlerden kaçmayı bırakın. Rahatsız edici duygulara gönüllü olarak göğüs gerin.
Şimdi söyleyeceğim soruyu bir kenara yazın ve bu konuda en geç yarın günlüğünüze cevap yazın:
Kendimi hangi yönde ilerlemeye adamak istiyorum?
Bu yön finansal bolluk ya da özgürlük olabilir. Fiziksel olarak sağlığınızı tepeye çıkarmak olabilir. Çok iyi bir ilişki bulmak ya da ilişkinizi iyi bir seviyeye çıkarmak olabilir. 2026 yılında, hangi yönde ilerlemeye kendinizi daha öncelikli olarak adayacağınızı yazın.
#2 Zor konuşmalardan kaçmayı bırakın.
Birçok erkeğin sorunu, cesaret eksikliği değil. Birçok erkeğin sorunu, anlaşmazlık yönetme ve çözme eksikliği. Korktuğu, endişelendiği, kaygı duyduğu şeylerle yüzleşememek.
Birilerinin sizi yargılamasından korkuyorsunuz, size kızmasından korkuyorsunuz, hayal kırıklığına uğramasından korkuyorsunuz. Bu nedenle örneğin karınıza ya da kız arkadaşınıza gerçeği söylemekten kaçıyorsunuz. İş yerinde ve evde sınırlarınızı çizmekten kaçıyorsunuz. Size yıkılan bazı sorumluluklara, ihtilaf yaratacağı belli olduğu için hayır demekten kaçıyorsunuz. İçinizde yükselen öfkeyi, patlamadan önce dile getirmekten kaçıyorsunuz.
Anlaşmazlıklardan kaçmak size barış getirmez, kaos ve çürüme getirir. Bu nedenle 2026 yılında o kadar da yumuşak başlı olmayı bırakın. Bazı insanları hayal kırıklığına uğratmak, belki de kaybetmek pahasına da olsa standartlarınız olsun. Bunu yapmamak, size bütünlüğünüze mal oluyor.
Unutmayın. Barış açıklıktan gelir, sessizlikten değil. Evet bazen doğada sessizliği bulmak barış getirebilir. Ama ilişkilerde, işte ve misyonunuzu gerçekleştirmek için çıktığınız yolda, barış sessizlikten değil, açıklıktan ve gerçeği konuşmaktan gelir.
#3 Dopaminin hayatınızı yönetmesine izin vermeyin.
Ne yaptığınızı, nasıl yaşadığınızı görüyorum, biliyorum.
Ben de oradaydım, sizin gibi oldum.
Yaptığım her şeyin kontrolü dopamin hormonundaydı.
Eğer yerinizde duramıyorsanız, kendinizi kontrol edemiyorsanız, örneğin bu yazıda buraya gelene kadar başka internet tarayıcı sekmeleri açıp onlara baktıysanız, bir yandan başka şeyler yapıyorsanız, telefonda mesaj atıyorsanız, hayatınızın ipleri muhtemelen dopaminin elinde. Bir yayını yorumları okumadan başından sonuna dinleyemiyorsanız, o yayından o yayına atlıyorsanız, aynı yayını metin olarak okumak sizin için işkence ise, hayatınızın ipleri muhtemelen dopaminin elinde.
Bir zaman diliminde bir şeye odaklanamıyorsunuz. Dikkatiniz sürekli olarak dağınık.
Sonu gelmeyen ekran kaydırmalarına, p**noya, şekere, alkole, sürekli olarak uyarılmaya saplanıp kalmış bir şekilde yaşıyorsunuz. Bunlar sizi rahatlatmıyorlar. Bunlar sizi uyuşturuyorlar.
2026 yılında, sinir sisteminizi, sizin hayatınıza ne yaptığını zerre umursamayan sosyal medya şirketi algoritmalarına, p**rno endüstrisine ya da madde tüccarlarına köle etmeyi bırakın. Can sıkıntısı sizin düşmanınız değil. Sizin derinliğe açılan kapınız.
Ben bunu kendi çocuğumla yapıyorum. Bazen doğada bir iki saat öylesine yürüyoruz. Cep telefonlarımızı yanımıza almıyoruz, müzik dinlemiyoruz, kitap okumuyoruz. Sadece öylesine yürüyoruz. 80’lerde ve 90’ların başında büyüyenler, o zamanlar can sıkıntısı için bol bol vakit olduğunu hatırlayacaktır.
Kendi sinir sistemini düzenleyebilen, sakinleştirebilen bir erkek, güçlü bir erkektir. Odaklanabilen, disiplinli kalabilen, dürtülerini kontrol edebilen erkek, geleceği domine eder çünkü günümüzde erkeklerin çoğunun sinir sistemi, sürekli olarak dopamin peşinde koşmanın kölesi olmuş vaziyette.
#4 Vücudunuza, zihninizden ayrıymış gibi davranmayı bırakın.
Vücudunuz bir yan proje değil, zihinsel gücün üzerinde yükseldiği somut temellerin ta kendisi. Psikolojide, fil ve fil binicisi denilen, vücudunuzu ve zihninizi temsil eden bir şey var. Vücudunuz, bilinçaltınız, duygularınız ile beraber fil, zihniniz ise fil binicisi.
Bu neden önemli? Çünkü eğer fil ile binicisi arasında iyi bir ilişki varsa, binici nereye gidebileceklerine karar verip istediği gibi kontrol edebilir. Ama fil kontrol dışı ve vahşi bir hayvansa, sürekli kaygı içindeyse, sürekli olarak nereden bir kaplan zıplayacak, nerede bir çukur olacak diye endişe edip duruyorsa, binicinin ne dediğinin, ne istediğinin bir önemi kalmaz. Fil çok daha büyük ve güçlü bir hayvan olarak, kontrolü eline alacaktır.
Bu nedenle vücudunuza zihninizden ayrı bir varlık gibi değil de, zihin sürecinizin bir parçası gibi davranın. Eğer sağlam biri olmak, amaç sahibi olmak, özgüvenli olmak, iyi hissetmek istiyorsanız, vücudunuzla sağlıklı ve direkt bir ilişkinizin olması lazım. Birçok insan, aslında güç, duygusal düzenleme, nefes egzersizi gibi şeyler gerektiren sorunları, düşüne düşüne çözmeye çalışıyor.
2026 yılında, vücudunuza bir makine gibi davranmayı bırakın. Vücudunuzu tükenene ya da bozulana kadar zorlamayı bırakın. Zayıf bir vücut, cesareti çok maliyetli hale getirir. Güçlü bir vücut, disiplini daha da kolaylaştırır. Henüz yapmıyorsanız düzenli spor yapmaya başlayın. Nefes egzersizleri, meditasyonu yapmaya başlayın. Düzenleme (embodiment) egzersizleri yapın (bedensel hisleri gözlemleyerek, onları yorumlamadan, öz farkındalık kazanma alıştırmaları).
#5 Şimdi içinde bulunduğunuz durum için geçmişi suçlamayı bırakın.
Geçmişiniz gerçekten de sizin ne olduğunuzu belirler. Yaptığınız tercihleri, hoşunuza giden ve gitmeyen şeyleri belirler. Ama bunu, bundan sonra da sizin için yanlış olduğunu bildiğiniz şeyleri tercih etmeye bahane olarak kullanmayın.
Evet, çocukluğunuz önemli, sizin üzerinizde etkili. Acınız, varsa travmanız gerçek ve katlanması zor. Ne yaşadıysanız, başınıza ne geldiyse, bunu kabul etmeniz lazım. Bunun üzerinde çalışmanız lazım. Ve bir noktada da, kendinizi iyileştirmeniz, kendinize liderlik etme moduna geçmeli, kendini analiz edip durma modunda kalmamalı.
Sadece analiz edip duramazsınız. Bir noktada kendinizi daha iyi bir noktaya yönlendirmeniz, kendinize liderlik etmeniz lazım.
Ve lütfen 2026 yılında, harekete geçmeden önce iyileşmeyi beklemeyi bırakın. Bunu yapan o kadar çok erkek görüyorum ki! Kendilerini iyi hissetmeyi, sevmeyi bekliyorlar. Sanki bir şekilde kendilerini iyi hissedip kendilerini sevmeye başlayacaklar ve sonra harekete geçecekler gibi.
Dünya, insan, doğa böyle çalışmıyor. Davranışlarınız sizi iyileştirir, sizin iyileşmeniz davranışlarınızı değil. Bu özellikle de erkekler için geçerli. Kendinizi uzun süre boyunca bok gibi hissetmeye devam edecek olmanıza rağmen, sevmeyecek olmanıza rağmen, omzunuza oturmuş olan o şeytan sürekli olarak “herkes yapar sen yapamazsın?” diye size işkence etmesine rağmen harekete geçmelisiniz. Doğru yönde aylarca yürüdükten sonra o şeytan pes edecek, kendinizi iyi hissetmeye başlayacaksınız ve hatta kendinizi sevmeye başlayacaksınız.
#6 Başka herkes gibi olmaya çalışmayı bırakın.
Onaylanma ihtiyaçlarını dışarıdan karşılamaya çalışan erkeklere genellikle saygı duyulmaz, kendileri de kendilerine saygı duymazlar. Her şeye nötr olmak için inşa edilmediniz. Prensip sahibi olmak üzere inşa edildiniz.
2026 yılında, onay peşinde koşayım derken, kendi gerçeklerinizi eğip bükmeyi bırakın. Eğer modern anlatıdan sapan herhangi bir gerçekliğiniz varsa, bu nedenle saldırıya uğrayabilirsiniz. Bazı insanlar sizinle arkadaşlık etmeyi bırakabilirler, sizin böyle düşündüğünüze ay inanamıyorum olabilirler.
Standartlarınız olduğu için özür dilemeyi bırakın. Gerilimlerden kaçmak için kendi değerlerinizi sulandırmayı bırakın. Bir miktar gerilim, anlaşmazlık, hayatın bir parçası. Güçlü erkekler, aslına bakarsanız erkekler, gerektiğinde – gereksiz değil gerektiğinde – sürtüşme yaratırlar ve bu sürtüşme ise kendilerine duyulan saygıya katkı sağlar.
#7 Düzenlenmemiş, yatıştırılmamış bir sinir sistemi ile yaşayıp durmayı bırakın.
Aslına bakarsanız, bu madde birinci ve en önemli madde olmalıydı. Çünkü diğer her şey, bu maddenin gerçekleştirilmesine bağlı. Stres altında bile rasyonel düşünebilen, muhakeme yeteneğini muhafaza edebilen ve ayakları yere sağlam basabilen bir erkek, geleceği kazanan erkektir. Çünkü insanlar her geçen gün daha fazla reaktif, duygu ve dürtü patlaması yaşayan, sinir sistemleri kaos içinde olan varlıklara dönüşüyorlar.
Bunun sonucunda düzenin çatlayıp yıkılmaya başladığını görebiliyoruz. Bildiğimiz yapı ve altyapı, çözülmeye başladı. Dünya bir geçiş dönemine girdi. Buradan nereye gideceğimizi analiz etmeye, adlandırmaya gerek yok. Bu geçiş dönemini, eskinin yok olmaya başladığını herkes hissedebiliyor.
Olanlar karşısında reaktif, kaygılı, aşırı analiz yapan, panik içinde biriyseniz, ayaklarınız yere sağlam basmıyorsa, kendinize liderlik edemeyeceksiniz.
2026 yılında, herkesin ve her haberin, sinir sisteminizi rehin almasına izin vermeyi bırakın. Ayaklarınızı yere basmaya, eleştirel düşünmeye ve muhakeme yeteneğinizi geliştirmeye odaklanın.
2026 yılında, içinizde olan şeylere odaklanarak, şimdi ve burada kalmaya daha fazla önem verin. Vücudunuzdan gelen işaretlerin, sinir sisteminizin rehin alındığını anlamanıza yardım etmelerine olanak verin.
Günlük nefes alıştırmaları ile, ayaklarınızı yere sağlam basmayı, zihninizi sakinleştirmeyi öğrenin. Sinir sistemizi sakin- rahat modundan (parasempatik), savaş – kaç – don moduna, hayatta kalma moduna (sempatik sinir sistemi) fırlatan şeyleri anlamaya başlayın.
Stres karşısında bile kendini sakinleştirmeyi, sinir sistemini düzenlemeyi bilen biri, gelecekte çok güçlü bir pozisyonda olacak. Bu yeteneğe bugün çok daha az insan sahip ve çok az insan bunu kazanmak için çalışıyor. Çoğu insan, sinir sistemini yatıştırmayı, düzenlemeyi öğrenemiyor ve bunun yerine, sinir sistemini uyuşturarak, patlamaya hazır bir negatif basınç biriktiriyor.
#8 Anlamı kadınlara, onaylanmaya ve belki de işe havale etmeyin.
İlişkiler önemliler ama hiçbir ilişki, hayatınızdaki amacı taşımayacak. Partnerinizi hayatınızın anlamı yaptığınız an, muhtaç ve güvensiz biri olmaya başlarsınız.
2026 yılında, içinizde üretmeniz gereken takdir edilmeyi ve onaylanmayı dışarıdan ithal etmeyi bırakın. Özdeğer ve özgüveni ancak böyle inşa edebilirsiniz.
Birçok erkeğin, kendi başarılarını, dışardan takdir ve onay almadığı sürece takdir edemediğini, kendilerini bu başarı ile onaylayamadıklarını görüyorum.
Hayatta anlam sorumluluk almaktan, başarısızlıklarınızın da sorumluluğunu almaktan ama aynı zamanda hem emeğiniz hem de başarılarınızı kendi kendinize takdir edip onaylamanızdan geçer.
#9 Her şeyi yalnız yapmayı bırakın.
Bağımsızlık, izolasyon anlamına gelmemeli. Her geçen gün daha fazla erkek, kendi köşesinde ve izole bir şekilde hayatta bir yerlere gelmeye çalışıyor. Çoğu erkeğin diğer erkeklerle ilişkileri yüzeysel. Havadan sudan şeyleri konuşuyorlar ama daha derin konuları, felsefi ve manevi şeyleri konuşmuyorlar.
Çevrenizde sizi arada bir kalibre edecek erkek grubu olmazsa, kendi kötü alışkanlıklarınızı rasyonelize etmeye, bahaneler üretmeye başlarsınız. Sizi eleştirecek, size gerektiğinde rahatsız edici yanlarınızı söyleyecek birileri olmadığında, çoğu zaman perspektifinizi kaybetmeye başlarsınız.
2026 yılında, kendinize dürüst olabileceğiniz ama sizi gerektiğinde hunharca eleştirebilecek bir komünite bulun. Başka erkeklerin sizin hayatınıza katkı sağlamasına, gerektiğinde sizi pataklayarak, rahatsız ederek de olsa hizaya sokmalarına izin verin.
Güçlü erkekler kardeşlikler yaratırlar, komüniteler yaratırlar. Yalnız kurt olmak romantik bir çekiciliğe sahip olsa da, hemen her zaman tükenmeye, yoldan sapmaya gider. Kurdun gücü, kurdun sürüsünden gelir.
#10 O bir günü beklemeyi bırakın.
“Bir gün spor salonuna gitmeye başlayacağım.”
“Bu konuyu onunla bir gün mutlaka konuşacağım.”
“Bir gün o kadına merhaba diyeceğim.”
O günü beklemeyi bırakın.
O kadar çok erkek, o kadar çok şey için, o kadar çok bekliyor ki!
“Bir gün X, Y ve Z olursa evleneceğim.”
“A, B ve C olduğunda, bir gün o tatile çıkacağım.”
Hayır. Bugün başlamanız lazım. Belki bugün evlenmeyeceksiniz, işi gücü bırakıp tatile çıkmayacaksınız ya da merhaba demek için hemen okula gidip o kızı aramayacaksınız. Ama bu yolda çalışmaya hemen başlayın. X, Y, Z, A, B, C olacak diye beklemeyin.
Somut bir plan yapmaya başlayın. Çalışmak için plan yapın, planı yolda çalışın. Kervanı düzmeye başlayın ve kervanı yolda düzün.
En iyi yılınız, daha fazla şey yapmanızla yaşanmayabilir. En iyi yılınız, yapmamanız gerektiğini bildiğiniz halde yaptığınız şeyleri yapmayı bırakarak da yaşanabilir. Sizi zayıflatan şeylerden kurtulun.
Yeterince motivasyonum yok diyebilirsiniz. Belki de yeterince motivasyonunuz yok değil, yanlış yönde çok fazla motivasyonunuz var. Belki zor şeylerden kaçmak için boş şeyler yapmaya, dopaminerjik zevkler kovalamaya, onay peşinde koşmaya çok fazla motivesiniz. Belki de ihtiyacınız olan, doğru yönde daha çok değil, yanlış yönde daha az motivasyon.
Daha iyi bir yaşam için psikoloji ve nöron bilimi temelli ipuçları setine de bakmanızı tavsiye ederim. Bu setten bölümleri YouTube katıl alanında ve Patreon’da seslendiriyorum.
Kaynak: 10 Things Men Need to STOP Doing in 2026 to Have Their Best Year Yet




