Saha Raporu : Secret’in Day Game maceraları – 1

Merhaba erkekadam.org ailesi, yaklaşık on senedir daygame yapıyorum. İlk kez bir kızı yolda durdurup iltifat etme fikrinin tüylerimi diken diken etmesinden bugüne kadar arada uzun süreli ilişkilerimi, askerlik, hastalık gibi dönemleri saymazsam genelde sahalardaydım. Tüm bu süreç boyunca oyuna karşı yaklaşımım, oyun tarzım, kızlara bakış açım evrim üzerine evrim geçirdi. İlk dönemlerde büyük bir başarısızlık yaşadığımı da ekleyeyim çünkü benim başladığım zamanda Türkiye’de daygame yapan hiç kimse yoktu dolayısla böyle bir şeyin mümkün olup olamayacağı kafamda büyük bir soru işaretiydi.

Uzun yıllar daygame i yabancı kaynaklardan okuduğum ve kendimden bir şeyler kattığım kadarıyla içimde hep o bir parça“yanlış bir şeyler var, garip duruyor, doğal olmuyor” hissiyatlarıyla yaptım. Bu beni oldukça rahatsız eden ve kızlara yaklaşma korkusunu tetikleyen bir durumdu. Daygame de kendi tarzımı yaratmam, tam anlamıyla doğallığı yakalamam ve olayı basit, etkili hale getirip yaptığım şeyi çok etkili bir sosyal silah haline getirmem ise son 2-3 senemde tam anlamıyla gerçekleşti diyebilirim.

Tabi daygame konusunda yazılacak yüzlerce sayfa şey var. Ancak girişi çok uzatmadan day game ile alakalı genel bilgileri size bir yandan da en son yaşadığım daygame maceramı anlatırken vermek istiyorum.

Bir kere daygame haftanın belli günleri hazırlıklı olarak dışarı çıktığınız ve o gün 20 kızla konuştuğunuz bir avlanma seansı olmamalıdır. Eğer bu işte verimli olmak istiyorsanız daygame i spontane yapmak zorundasınız. Yani herhangi bir sebeple dışarı çıktığınızda bulunduğunuz yerin yakınlarında hemen birkaç kadınla konuşmaktan bahsediyorum. Böyle olmalı ki devamlılık sağlansın ve stres faktörü minimuma insin.

Bu benim uzun süredir uyguladığım bir sistemdi ve 2019 yılının ilk cumartesi günü de bu durumun bir istisnası değildi. İş çıkışı sporumu yapmış ve bünyemdeki testesteronu biraz daha açığa çıkardıktan sonra avm içerisinde birkaç tur atıp ilk hoşuma giden kızla konuşmaya başladım. Olayın üzerinden 1 hafta geçtiği için diyalogları pek zayıf bir şekilde hatırlıyorum ve iletişimi genel hatlarıyla anlatacağım. Unutmadan söyleyeyim ki genelde hiçbir açılışım ve konuşmayı devam ettirme şeklim birbirine benzemiyor. Genel olarak güvenli bir şekilde kasmadan kızlarla konuşmaya başlıyorum, kulağa hoş gelen akıcı bir muhabbet kurmaya ve araya da birkaç tane yaratıcı espriyi her zaman eklemeye çalışıyorum. Aslında oyunum 4 parçadan oluşuyor: 1- Rahatça ve alelade bir şekilde konuşmaya başla. 2 – söylediklerin kulağı tırmalamasın ve mümkünse akıcı olsun 3-  Birkaç espri yap 4- Son olarak da kızı ustaca bir şekilde yönlendir. Ne derler bilirsiniz bir şeyi yaparken ne kadar basit gibi gösterebiliyorsanız o kadar iyi yapıyorsunuzdur.

Bu kıza yaklaşım tarzım çok sade ve netti. Sadece “Merhaba, nasılsın ?” diyerek konuşmayı başlattım. Sonrasında ise ilk söylediğimi anlamayışından yabancı olduğunu fark ettim ve İngilizce konuşarak anlaşmaya başladık. Kızımız bir yardım kuruluşunda temsilci olarak çalışıyor ve Türkiye’ye birkaç günlüğüne gelmiş. Annesi Arap, babası Amerikalıymış. Genel olarak konuştuğumuz şeyler Araplara benzemediği ve açık tenli olduğu, bildiğim birkaç kelime Arapçayı söylemem ve gülmemiz, Amerika ve Türkiye arasındaki kültür farkları ve bu konudaki birkaç komik anektor vb… Ayaküstü konuşmamız 5 dakikayı rahat bir şekilde doldurduktan sonra artık konuşmayı sonuca doğru yönlendirmem gerektiğini biliyordum. Bir şeyler içmeye davet ettim ancak o an elinde poşetler vardı ve bana nazikçe şuan kafasında hemen yapması gereken pek çok şey olduğunu ve kafasındaki tüm o çözüm bekleyen meselelerle bir yabancıyla oturmanın kendisi için zor olacağını söyledi. Ben de bugünün cumartesi olduğunu ve gecenin ilerleyen saatlerinde isterse İstanbul’un pek popüler yeri olan Beşiktaş’ta güzel mekanlar bildiğimi söyledim. Telefon numaralarımızı değişerek vedalaştık.

Birkaç saat sonra mesaj atıp “sen ne iş yapıyorsun anlamadım, yoksa gizli ajan mısın?” diyerek ona takılmaya başladım. “Evet öyle bir şey” dediğinde ise “tamam sen bu gece benim bodyguardım olacaksın o zaman” dedim. “Ciddi misin ben sadece onlara seni soymaları için yardım edebilirim çünkü hayatını kurtarabilmem için fazla uzun ve ağırsın” diyerek güldü. Ben de “merak etme bugün beni soymasına izin verebileceğim tek kişi sensin” dedim ve buluşmayı kopartmıştım.

Gece 1 de ortak bir noktada buluştuk ve onu arabayla alıp sahile çektim. Hava oldukça soğuktu ve muhabbet güzel gidiyordu. Ancak muhabbet ne kadar güzel olsa da dokunmaları arttırmadığım sürece aramızdaki şeyin bir arkadaşlık toplantısından öteye geçmeyeceğini biliyordum. Önce “Avm de elini sıktığımda çok yumuşaktı bir bakayım” diyerek ellerini tuttum ve parmaklarımı parmaklarının arasına geçirerek biraz oynadım. Sonrasında bununla konforlu hissettiğini görünce bayağı bir süre elini tutmaya devam ettim. Gene saçına dokundum ve en sonda ona sarıldım. Gece bu şekilde muhabbetlerle ilerledi ve artık bayağı kaynaşmış ve fizikselliğimiz ilerlemişti.

Ancak beni bu kızda oldukça şaşırtan bir şeyler vardı. Sıra dudağına ufacık bir öpücük kondurmaya geldiğinde o an içinde neler hissettiğini deli gibi merak etmeme neden olacak tepkiler vermeye başladı. Onu öpüp bıraktığımda gözleri kayıyor, yüzündeki ifadenin dünyanın en azgın kadınına mı yoksa duygu karmaşası yaşayıp ağlamak üzere olan bir kadına mı ait olduğu konusunda git gel yaşıyordum. Sonrasında iş ilerleyip hassas bölgelerine her dokunuşumda bu tepkileri daha da abartılı vermeye başladığını gördüm. Ve o an bu ufak dokunuşlardan, öpmelerden vs bu kadar aşırı şekilde etkilenmesinin nedeninin bakire olmasının ve daha önce bir erkekle böylesine yakınlaşmamış olduğuna emin oldum. Zaten aklımdaki şüpheyi gidermek için sorduğumda o da bakire olduğunu onayladı. Durum öyleydi ki bu kadına otobüste ya da yolda yürürken bir erkek yanlışlıkla temas etse birden inlemeye başlayacak gibi duruyordu. Çünkü her dokunuşumda gözleri ve çıkardığı sesler saniyesinde değişiyordu.

Neyse, artık saat gece 5 i geçmişti. Bazen onun gözlerine bakıp Türkçe olarak bazı cinsel olarak agresif şeyler söylüyordum. Tabi ki tek kelime anlamıyordu ama birden şaşırıp kahkaha atarak “şuan hiç de iyi bir şey söylemediğini biliyorum!” diyordu. Bakire olduğunu biliyordum ama gene de bir arabada tıkışıp kalmaktan daha büyük serbestîye ihtiyacım olduğunu hissediyordum. İkimizde dört duvar arasında olmamız gerektiği ihtiyacını hissettik ve kızın oteline doğru yola çıktık. Daha rahat sevişebilir ve en azından oral seks gibi şeyler yapabilirdik.

Bu kızda içine yaratık girmiş gibi gariplikler silsilesi bitmemişti tabi. Önce bana porno filmlerde gördüğüm gibi boğazına kadar sokmalı oral sekslerden birini yaşattı. Ben o an “madem seks yapamayacağız bari bunu iyi yap” kafasındaydım. Ama gariplik şu ki kız 5 saniye yaladıktan sonra ağzından çıkartıp inleyip çığlık atıyor sonra tekrar yalamaya devam ediyordu. Gerçekten ben seksten en çok zevk alan kızlarda bile böyle bir boyut görmemiştim. Ve o an geldiğinde hatunun meğerse sürprizi sona saklamış olduğunu anladım. Üzerime oturmak için hamle yaptı. Bakire olduğunu bildiğim için “emin misin ?” vs gibi şeyler sormaya başladım çünkü sonrasında pişman olan ve kafayı yiyen bir hatunla uğraşmak istemiyordum. Ve birkaç gitgelden sonra aslında bakire olmadığını çözmem zor olmamıştı. Hatun bana son saniyeye kadar yalan söylemişti.  Hayatımda seks sırasında hiç bu kadar bağıran ve kafayı yiyen biriyle karşılaşabileceğimi de sanmıyorum. Bir süre tepiştikten sonra artık içindeki o canavar tatmin olmuş şekilde yatakta yorgun uzanırken kafasını çevirip bana baktı ve sonunda ağzından gecenin tek sevgi sözcüğü dökülüverdi: “i love you”.

Daygame maceramda çok şey öğrendim ve anlatıldığında kulağa inanması güç gibi gelen bir çok şey yaşadım. Daygame sayesinde ünlü genç şarkıcıların annelerinden tutunda seks yaptıktan sonra ertesi gün sabah kalkıp işerken yoksunluğunu duyacağım kadar seksi kızlara, bir çok harika ilişkim oldu. Bunların hepsini de aslında kendini son çare olarak sahaya atan ve bulabildiği son şey olan daygame e sarılan aşırı utangaç bir çocuk olarak başladığım bu maceramda geçekleştirdim. Ve hala her sene öğrendiklerim ve uygulamalarım azımsanmayacak oranda değişime oluyor ve sürekli yeni şeyler öğreniyorum. Elbette ki bu mecrada paylaşım yapmama izin verildikçe ben de raporlarımı ve bu süreçte öğrendiğim şeyleri sizlere aktarmaya devam edeceğim. Yazımı işinize yarayacak genel bir tavsiyeyle bitireyim.

Genelde kadınlar konusunda steril kalmış ve sosyal olarak kabız erkekler pick up yada redpill gibi konuları keşfettiklerinde bunu kurtarıcı olarak görüp dört elle sarılırlar. Bu yaklaşım doğrudur da!  Ancak sadece burada okuduklarının ve beyinlerinde birden bire yanan onlarca ampulün bir anda onları değiştireceğini sanırlar. Ve bir çoğu kafalarındaki bildikleri önemli ancak pratikte onlara 5 kuruşluk değer oluşturmayan atıl bilgilerle yıllar geçirirler.  Oysa bir bilgiyi duymakla, bilmekle onu kullanıp içselleştirmek arasında muazzam bir irade gücü farkı vardır. Ben bu sitedeki “her bir yazıyı okudum artık olaya hakimim” diyemezsin, sen aslında hiçbir şey bilmiyorsun. Bu bilgileri henüz uygulayamadığın için aslında ne kadar cahil olduğunun farkına vardın. Ne zamanki bu bilgileri uygulamaya cesaret edersen o zaman yeni beceriler elde edecek ve eski işe yaramayan sosyal davranışlarından kurtulmaya başlayacaksın.

Saha raporu – çikolata beklerken içilen soğuk su

8-10 gündür game girişimim olmamıştı. Dün avm’ye gezmeye gittim. Çikolata reyonunda çalışan, bu hafta gördüğüm in güzel şey olan hb8 i gördüm ve çok etkilendim . Yanında hb3 vardı. Yanlarına gittim ve şöyle bir konuşma gerçekleşti.

B:Merhaba
Hb8:Buyrun
B:çok hoş ve güzel birisiniz :))
Hb8: :)) ….
Hb3: Eee
B: (hb8 e bakarak) sadece bu kadardı, kolay gelsin
Hb3: deli herhalde
Hb8: ????? (hatunun çok hoşuna gitti egosu tavan yaptı tabi)

Ertesi gün, game açılışı yapıp yapmamam konusunda kararsız kaldım. Şansımı denemeli miydim? Yoksa iltifat edilen kıza ikinci kez gitmeyip next mi yapmalıydım? Ve Karar verdim. Gidip konuşacak ve %90 reddedilecektim. Çünkü kendime yeteri kadar güvenemiyordum. Kız gerçekten güzeldi ve sanırım ben daha burada kaybetmiştim.
Tekrar avm ye girdiğimde sakindim ama yaklaşmaya başladıkça heyacanım artıyordu.Ellerim titriyordu . Aklıma, giriş yapıp sohbeti ısıtabileceğim bir kaç cümleden fazlası gelmiyordu( bu diğer gamelerde olmamıştı. İki kişi oldukları için bu kadar gerildim sanırım.Ama yine de bu kadar heyecan fazla ve çok saçmaydı). Önce vazgeçtim . Avmde tur atmaya başladım . Ama sonra böyle çıkıp gidersem Kırmızı hapla tanışmamdan önceki halime dönecek ve bir daha hiç game yapacak cesareti kendimde bulamayacak olmaktan korktum. Bi ara blog yazılarını açıp okudum. Belki iyi gelir diye ama fayda etmedi.En kötüsünü düşünüp yanlarına gittim.

B:Merhaba kolay gelsin
Hb8: Merhaba buyrun :))
B:Çikolata istiyorum , şundan olsun
Hb3 : Siz burada mı oturuyorsunuz?
B: Avm de mi? Hayır :))
Hb3:iki gündür geliyorsunuz , eviniz avm ye yakın herhalde
B: Evet yakın sayılır, iş çıkışında uğruyorum genelde( niye böyle bir açıklama yaptım ki sanki ? Avm nin önünde ki bankta yatıyorum ablacım sanane?! sen işine bak! iki dakika konuşturmadın. Bi susta biz konuşalım demek istedim ama diyemedim tabi )
Hb3: Ne iş yapıyorsun?
B:Silah ticareti ?
Hb8: ?
Hb3: Kaç yaşındasın?
B:kaç gösteriyorum
Hb8:24
B:Teşekkür ederim ? 25 yaşındayım.
Hb3:18 gösteriyorsun ?(Dalga geçiyor aklı sıra gereksiz)
B:En azından reşitmişim :))
B: (hb8 e dönüp) adın ne?
Hb8: P….
B: Soy ismin Yok mu?
Hb8: Söyleyemem
B: Alma şansın olsaydı dünyada ki hangi ailenin soyadını isterdin ?
Hb8:Bilmem
B: Bence Rockefeller olabilir, hem zenginler hem kulağa hoş geliyor ?
Hb3: sen ne kullanıyorsun??
B: Ara sıra çikolata kullanıyorum :)) Siz? ?
(hemen hb8 e döndüm ve) ; Tanışabilir miyiz? İnstagram hesabın var mı?
Hb8: Hayır sosyal medya kullanmıyorum
B:Ben de kullanmıyorum. Söyleseydin yeni hesap açacaktım :))…Peki nasıl tanışalım o halde? İllede birisinin mi bizi tanıştırması gerekiyor?
Hb8: hayır tanışamayız, ben sözlüyüm.

Parmağına bakamadım ama bunun test olmadığına eminim. Çok inandırıcı söyledi. Tersler gibi bir hali yoktu.

B: Öyle mi ? Ben de evliyim 5 tane çocuğum var ?
Kızlar şaşkın bir ifadeyle yüzüme bakıp gülümsediler …
B: Bir tane de soğuk su alabilir miyim?
Hb3: Üzerine iç , iyi gelir?
Burda iyi laf soktu ama asabileşmek istemedim. Sonuçta açılışı ben yapmıştım ve kaybettim. Evet bu reddedilişin üzerine soğuk su içmeliydim-

B: (hb8 e bakarak) iyi günler :))

Dedim ve ordan ayrıldım.

Game sırasında duruşum ve vücut dilim iyi değildi.Dik duramadım ellerimi tezgahın üzerine koyarak konuşuyordum. Kuralları teoride bilmekle sahada uygulamak arasında çok fark var. Ses tonum iyi ama hb3 ün testlerinin ardı arkası kesilmiyordu.Sohbetin onunla hiç ilgisi olmamasına rağmen soruları beni fazlasıyla gerdi . Oyuna yeterince odaklanamadım.Sinirlendim ama belli etmemeye çalıştım.Gardım kolay düştü . Bazı cevaplarımda kendimi açıklama ihtiyacı duydum. Basit sorulara daha alaycı ve zeki cevaplar verebilirdim ama yapamadım, kaybettim.kırmızı hapla tanışalı bir buçuk ay oldu ve 6. game denemem böyle sona erdi. Herkese selamlar.

Konuk Yazar : Sydney Carton

Saha raporu – Kadıköy daygame volume 2

Okur Deniz bir saha raporu daha göndermiş :

Selam beyler ben Deniz. Sanırım 1 – 2 ay önce Kadıköy saha raporumu paylaşmıştım orda açıkçası elim boş dönmüştüm şimdi sizlere geçen hafta Pazar günkü raporumu anlatacağım.

Pazar günü arkadaşımla beraber tekrar Kadıköy sahilinin muhteşemliğinde day game yapmaya tekrardan karar verdik. Birkaç ısınmadan sonra (kızların yanına gidip çok hoş görünüyorsunuz sadece bunu söylemek istedim deyip çıkıyorum) sahilin en ucunda 3 kişilik kız grubunu gördüm içlerinden biri hb 10/8 lik bir kızdı. Konuşma aynen şöyle geçti.

+ Selam oturabilir miyim (bunu söylerken heyecanlandım hafif kekelemiş olabilirim)?
– Tabi buyrun
+ Napıyorsunuz?
– Samsun’dan geldik oturuyoruz.
+ Aa gerçekten mi? Bende Kocaeli’den yeni geldim İstanbul’u keşfe çıkıyorum.(O anki durumda aklıma bu geldi aslında böyle bir şey yok).
– Gezmeye mi geldin yoksa herhangi bir şey mi oldu?
+ Kocaeli’de konservatuar okuyordum üniversiteyi bitirdim kendi grubumuzu oluşturup istanbulda Beşiktaş’da konserlere çıkmaya başlayacağız.(Aslında konservatuar okumuyorum rooshun daybang adlı kitabında neye inanırsam o olabilceğimi okumuştum kendimi rockstara inandırmıştım üstelik küpemde yıldızlıydı :D)

(Onlar çekirdek yiyordu onlara sormadan elimi atıp bir avuç çekirdek aldım birbirleri ile bakışıp güldüler)
– Kızıl olan: ben de İstanbul Üniversitesinde okuyorum çok sevmiyorum ama çoğu kişi kapalı burada ortamı pek sevmiyorum.
+ Öyle mi? Bende pek sevmiyordum okulumu ama burada da çok muhafazakarlık var.
– Esmer olan kız atılıp ben de pek ısınamıyorum onlara dedi.

Bir süre esmer kızla konuştum çünkü grubun en düşük güzellik seviyesi olan oydu ve onla ne kadar sohbet ederseniz grup size daha çok odaklanır.( The game kitabındada okumuştum bunu).

Kızıl sigara uzattı 1 tane aldım sigara ile alakam pek olmasa da ikram geri çevrilmez deyip aldım.

– Kızıl okulumun adı değişecek Ibni Sina olacak 2’ye ayrılıyor okul dedi.
+ Hoş olmamış bu kadar köklü bir okulun böyle olmaması gerekirdi.

Çiçek satan abla geldi çiçek satmaya çalıştı bize. İstemediğimizi söyledik giderken kızıla güzelsin ama cimrisin deyip omuna hafifçe vurdu

– Seni görünce geldi yoksa gelmezdi.
+ Eh napalım abla ağzının tadını biliyor.
– Biz seni aslında anketör sanmıştık ilk başta.
+ Kadıköyde çok var sanısam böyle dediğinze göre.
-Hem de bir sürü.
-Bu arada 98li misin?
+Evet 98’liyim ya siz? (Aslında 2002 doğumluyum 1.92m boyum ve iri bir yapım olduğundan büyük gösteriyorum)
– Bizde öyle.

Burdan sonra konu biraz siyaset,biraz okul,birazda yurt dışından bahsedildi. Telefonum çaldı dizlerimin üstüne geçtim. Arıyan arkadaşımdı hadi olm 20 dakkadır ordasın gidelim artık dedi.Farkında değildim o kadar vakit geçtiğinin bende telefonla öylesine bir konuşma uydurdum+
+ Yok dostum o konser 3 gün sonra 2 gün sonra değil(telefonumu kapattım zamanın geçtiğini farkettim)
– Niye ayaklandın?
+ Benim kaçmam gerekiyorda ondan.
-Görüşürüz o zaman.
+ Aa ama olmaz beni İstanbul’da gezdirmeniz lazım numaralarınızı verin konuşuruz (yüz ifadeleri hafif somurtkanlaştı).
– Esmer olan ya biz vermesek olmaz mı çok vermek istemiyorumda.
+ Valla olmaz yeni geldim gezdirmeniz lazım.
– Kızıl olan iyi bari ben veriyim. (adını sordum numarasına aldım ve esmere döndüm).
– Maalesef ben vermek istemiyorum.
+ İyi peki sen kaybettin ? neyse görüşürüz.

Arkama bakmadan uzaklaştım arkadaşımla beraber el çırptık. Büyük bir zaferdi 10/8lik 20 yaşında olan bir kızın numarasını almak duygu güzeldi.
Ondan sonra whatsapptan fotoğrafına baktım siyah bir gözlüğü vardı. Yokluk içinde gözükmemek için 2 gün sonra kendi profil fotoğrafımıda gözlük bir fotoğraf yapıp mesaj attım.

+ Gözlük zevkimizde ne kadar çok benziyormuş ? (onunki düz güneş gözlüğü benimki yuvarlak güneş gözlüğüydü).

Açıkçası burda görüldü yedim ? niye yediğimi bilmiyorum shit testlerin tamamını geçtiğimi düşünüyorum ama bu beni hiç ama hiç üzmedi çünkü numarasını almıştım. Ama yinede sizce neden görüldü attığını merak ediyorum cevap verirseniz sevinirim.

Konuk Yazar : Deniz

Saha raporu – Kütüphane oyunu

Bende kendi saha raporumu yazıyım yorumlarınız benim için önemli.

Bugün ders çalısmak için ilk defa kütüphane ye gittim. Girişteki masada görevli olarak çalışan yabancı uyruklu bir kız vardı. Kütüphaneye girdikten 10 dakika sonra ona bilgisayarlar ile ilgili bir soru sorup (gerçekten soru sordum açılış değildi) yerime oturduktan sonra oyun oynamam gerektiğini farkettim. Moladan dönüp elime bir bardak su aldıktan sonra masaya doğru biraz eğilip (kütüphanede olduğumuz için hafif fısıltıyla konuşuyoruz)
“sence Korelilere benziyor muyum?(gözlerim gerçekten çekik)” diye sordum. Sonra direk baska bir kızın beni Koreli zannetmesiyle ilgili bir hikaye anlattım.

Kız gülerek evet biraz.

-Beni hep benzetiyorlar birde Koreli birisine sormak istedim.

O: Biraz benziyosun, nerelisin sen?

– Türküm(buradan sonra tekrar dik duruyorum zaten aramızda masa var)

O:Koreli olup olmadığını farkedebiliyorum ben. Onlar daha çekik. Bazen banada soruyorlar zaten

-Seni Türk mü zannediyorlar?

O:(gülerek) hayır Koreli.

-Zaten Korelisin.

Yerime geçip işime devam ettim.20-30dk sonra çıkacak iken elime bir bardak su alıp yanına gittim ve “kütüphanede çalışmak sıkıcı değil mi?” diye sordum.

O: Çok değil bir yandan çalışıyorum zaten (ders galiba).

-Ben kütüphaneye ilk defa geliyorum ve çok sıkıldım

O: İlk defa mı geliyosun?

– Dışarıda bir kütüphaneye ilk defa geliyorum. Neyse instagramın var mı?

O: Var.

-Kütüphanede çok rahat konuşamıyoruz.

O:var tabii.(telefonumu verdim ve kendini ekledi)

-Kolay gelsin

O:teşekkürler(bu konuşmada suratım da sırıtma vs yok düz bakıyordum.)

NOT:Ben 17 yasındayım o universitede ama köse olmama rağmen daha büyük gösteriyorum. Mekanlarda pek kimlik sormazlar direk üstümü ararlar ?
Açıkcası numarasını istemeye yemedi.

Kiz ile hic fiziksel temas kuramamamin kotu oldugunu dusunuyorum ve sizin yorumlarinizi merak ediyorum. Hatalarim ve dogru yaptigim noktalar nelerdir? Tesekkurler.

Konuk yazar : Miavice

 

Gerçek hayat tinderı nasıl oynanır?

Erkek Adam kitapları serisinden Erkekler İçin Tinder Rehberi kitabı için tıklayınız.

Geçenlerde bir İtalyan arkadaşla takılıyorduk. Bana “gerçek-hayat tinderı” oynamak ister misin diye sordu. Ben de merak edip kabul ettim.

Beni bir parkın merdivenlerine bırakıp beklememi söyledi. Beklerken,
merdivenleri çıkan iki kız bana bakmadan geçtiler. Arkadaş, “beklemeye devam” dedi. Derken, merdivenlerden çıkan bir kız benimle göz teması kurdu. Arkamdan bir ses, “Bu bir eşleşme! sana like attı” dedi. Anladım ki ben 15 yıldır bilmeden “gerçek-hayat tinderı” oynuyormuşum.

Sadece iki adımda gerçek-hayat tinderı oynayabilirsiniz. İlk olarak, kadının çevresine bakındığından ve yavaş yürüdüğünden emin olun. Bu, onun gerçek-hayat tinderını “yüklediği” ve oynamak istediği anlamına gelir. Ardından ona bakın. Eğer o da gözlerini çevirmeden size bakarsa, onunla eşleşmiş olursunuz ve bir bahaneyle konuşmaya başlayabilirsiniz. Eğer güler veya arzulayıcı bir bakış atarsa, süper like almış olursunuz ve herhangi bir şekilde konuşmayı başlatabilirsiniz. Hatta anlamsız sesler çıkararak bile yapabilirsiniz. (Tabi ki eşleşme olmayan kızlara
da yanaşabilirsiniz. Fakat işiniz şansa kalmış olur.)

Gerçek-hayat tinderının en iyi tarafı, fazla bekleme olmamasıdır. Kadının cevap vermesini beklemeniz asla bir iki saniyeyi geçmez. Eğer vücut dilini okumada iyi iseniz, neredeyse sıfır gecikmeyle gelen ani tepkileri fark edersiniz. Bir cevap almak için dakikalarca hatta saatlerce bekleme çilesi yoktur!

Diğer bir avantajı da, “gerçek tinderında” kadınlar beğenmedikleri erkeklerle genellikle konuşmayı devam ettirmezler. Eğer onun tipi olmadığınızı düşünürse hemen uzaklaşır. Çünkü kadının isteyeceği son şey size cesaret vermektir. Tinderda ise uygunmuş gibi görünen bir eşleşme siz mesajı açtıktan sonra aniden sessizliğe gömülebilir. Ama “gerçek-hayat tinderında” hoşunuza giden bir yanıt olmasa bile her zaman bir yanıt alırsınız.

Gerçek tinderda bir kadının konuşmanın ortasında aniden ortadan kaybolma ihtimali yoktur. Fizik kuralları gereği, bir kadının sizin önünüzde dururken aniden yok olması veya başka bir yere ışınlanması imkansızdır. Gitmek istediğinde güle güle demek veya sohbeti neden bitirdiğine dair mazeret beyan etmek durumundadır. Tinderda ise konuşma güzel gidiyor görünse bile herhangi bir sebep belirtmeden ortadan kaybolabilir. Ve bu anti sosyal davranışından hiçbir pişmanlık duymaz.

Hepsinden önemlisi gerçek tinderda karşınızdakinin nasıl göründüğünü tam olarak bilirsiniz. Eski veya hile açılarından çekilen fotoşoplu fotolarını
paylaşarak sizi kandıramaz. Hayatım boyunca sadece bir kez tinderdan bir
kadınla buluşmaya gittim. Ve fotoğraflardaki gibi olmadığını gördüm. 15 yıllık gerçek-hayat tinderında ise hayatımda ise tek bir kez dahi gözlerim beni yanıltmadı.

Tinderin gerçek hayattan daha kısa zaman aldığı argümanı da uzun vadede şüpheli görünüyor. Tinder daha hızlı olsa bile günün birkaç saati sürekli ekrana bakmanız gerekir. Yeteri kadar teknoloji zombisi olmadık mı acaba? Kapalı mekânda çalışmak zorunda olup gerçek tinder oynamaya vakti olmayanların ise kadınlarla tanışmaktan daha büyük problemleri olduğundan şüpheleniyorum. Onların önce bu durumlarını sorgulamaları ve bu problemleri çözmeleri gerekiyor.

Cinsel ihtiyacım olduğunda gerçek tinderı oynamıyı seviyorum. Dışarı
çıkıyorum ve birkaç dakika içinde swipe’a (sağa ya da sola atma) başlıyorum. Günün hangi saati olduğuna göre değişmekle birlikte, günde 200 swipe ve yeteri kadar çok güzel eşleşme alabiliyorum. Dört saatlik gerçek tinder bir hafta boyunca beni meşgul edecek kadar eşleşme sağlayabiliyor. Bu gerçek işi istediğim ve yapabildiğim için normal tindera ihtiyaç duymuyorum.

Gerçek tinderın son bir avantajı daha var: başarmış bir adam gibi
hissediyorsunuz. Gerçek hayatta avlanmanız için vücut testosteron salgılar.
Fakat tinderda oynarken vücudunuz testosteron salgılamayı durdurur. Çünkü burada av yeteneklerine ihtiyaç yoktur. Bana göre tinder oynayan erkekleri çirkin veya gizli şişman kadınların moral bozucu davranışlarına katlanmaya iten şey düşük testosterondur.

Güzel bir kızla gerçek bir eşleşme yakalamanız harika bir duygu. Onunla
aranızda sadece üç adım vardır. Dolayısıyla bir gecikme ve aldanma olmaksızın onu bütünüyle kavrayabilir ve onun değeri hakkında içgüdülerinize güvenebilirsiniz. Tinder ise arkaik gibi duruyor. Ortalama bir şehirde yaşayan ve sosyal yeterliliğe sahip bir erkeği kısıtlayan gereksiz engeller çıkarıyor. Fakat kadınsanız çokça arzuladığınız ilgiyi hiçbir sosyal efor sarf etmeden size veren cennetten gelen bir uygulama gibi.

Gerçek hayattaki etten kemikten kadınlara bakmaktan kendimi alamıyorum. Benim gibi erkekleri cezbetmek için gösterdikleri çaba çok hoş. Beni cezbettiklerini ve benimle yatmak istediklerini hissettiğimde tahrik oluyorum. Kısacası tinder bu duyguları bana  yaşatamaz. Bu yüzden de her zaman sadece “gerçek-hayat tinderı” oynayacağım.

Çeviri : How to play reallife tinder?

Konuk Yazar : The man From Earth

Tinder Rehberi

İstediğin herhangi bir kızla tanışma : Tanıdık taktiği

Öylesine yürürken ve aşırı çekici bir kız gördüğünde, kendini ne söyleyeceğini bilemez halde buldun mu ? Eğer gezegenimiz üzerindeki çoğu adam gibiysen cevabın evet olacaktır- evet bu bana her zaman olur.

Bu yaz yolculuğundan sonra New York’a döndüğümden beri bir kızla baştan sona eğlenceli ve heyecan verici bir sohbet başlatmada çok etkili olan yeni bir teknik kullanmaktayım.

Bu teknik biraz yetenek biraz da beyaz yalan içerir fakat online bir buluşmadan 100 kat daha etkili ve dürüsttür.

Üniversitede aldığım en yararlı ders doğaçlama oyunculuktu. Bu ders bana insanların duygularına karşılık vermeyi, bir karaktere bürünmeyi ve kendimi o anda ifade etmemi öğretti. Bu ders pek çok gündelik hayati durumda faydalı oldu. Eğer alabiliyorsanız mutlaka oyunculuk dersleri alın ki bu mükemmel bir öğrenme tecrübesidir.

Tanıdık tekniğinin işlemesi oldukça basittir.Hoşlandığın bir kızı görürsün ve gidip onu tanımış gibi yaparsın.

Bu hepimize daha önce olmuştur; siz etrafta dolaşırken uzun süredir görmediğiniz birisine rastlarsınız; eski bir arkadaş, eski bir sevgili veya eski bir sınıf arkadaşı.

Yüzünün alacağı hali bilirsin; muhteşem bir gülümseme, kalkık kaşlar ve hızlıca yaklaşırken Hey ! dersin.

Konuşmak istediğin kıza bunu yap.

Kız senin ona doğru geldiğini gördüğünde kafası karışacak ve sende hemen toparlanıp ona “ Seni başka biri zannetmiştim ! Bir arkadaşıma tıpatıp benziyorsun” diyeceksin.

Kız çekici olacağından dolayı, senin çekici kızlarla arkadaş olduğunu bilmekten mutlu olacak ve hemen kendini rahat hissedecektir.

Sonra sohbeti kızın reaksiyonuna göre devam ettirebilirsin. Ona memleketi hakkında soru sorabilirsin, “ Kolombiyalı mısın ?” ve onun “arkadaşına” nasıl tıpatıp benzediğini söylersin

Bu numarayı o gece sokakta ve metroda yaptım ve hemen sonrasında o kızlarla randevu ayarladım. Bu numara gündüz vakti de işime yaradı, sayılar randevularla sonuçlandı.

Buna bayılıyorum çünkü bu numara anında enerji dolu bir sohbeti temellendiriyor ve eşi benzeri yok. Eğer günümüz dünyasında göze batmak istiyorsan bunu yapman gerek.
Seri giriş cümleleri ve sıkıcı sohbetler artık bir işe yaramıyor, eğer kızların seni hatırlamasını istiyorsan onlarda bir etki bırakmalısın.

Bu teknik etkilemek için muhteşem bir yöntem, artı inanılmaz eğlenceli. Ben haylaz olmaya ve insanlara takılmaya bayılıyorum. Tanıdık tekniği saf şeytanlıktan ibaret.

Kızla bir randevuya çıktığımda onu gerçekten birine benzetmediğimi söylediğimde onun tepkisini izlerken daha fazla eğleniyorum, fakat söyleyebilecek bir şey bulamadım- gerçek ortaya çıktığında asla kötü bir tepki almadım- aslında kızlar beni daha çok sevdiler çünkü bu birisiyle tanışmak için zekice bir yöntem.

Özellikle istediğini almak için kuralları bükmekten hoşlanan benim gibi bir delikanlıysanız çıkıp bunu deneyin.

Konuk Yazar : Icarus Everyman

Çeviri : How to meet any girl you want : Recognition Technique

Saha Raporu – Bir gündüz oyununda 35 set

Selanikerkeği rumuzlu okuyucu, kendisinin saha raporu ile ilgili yazıda “25.03 tarihinde yani pazar günü tam 50 kızın yanına gideceğim artık ölür müyüm sakat mı kalırım bilemiyorum ama bu korkumu yenmek ve alfa yolunda çok büyük bir adım olacak” demişti. Kendisi yorumlarda bir kerede 50 kıza yürümesinin yaklaşma korkusunu yenmek için olduğunu söylese de ben “bir günde 50 kıza yürürsen hiçbir şey öğrenemezsin, günde en fazla 3 – 5 kıza yürü (bardan bara atladığın bir gece bu sayı biraz daha fazla olabilir) ve hergün yürüme” demiştim.

Kendisi o yürümeyi yapmış ve saha raporunu göndermiş (imlayı düzeltmeye vaktim yok, olduğu gibi yayınlıyorum). Ben eleştirimi bu yazıda yazacağım. Siz yorumlarla eleştirebilirsiniz :

Arkadaşlar Merhaba;

Daha önce bugün daygame yapacağımı söylemiştim. 50 kıza gidemedim zamanım yetmedi fakat 35 kıza gittim. Beta olarak yaptığım bu daygame’de psikolojik olarak neler yaşadım ne cevaplar aldım nasıl shit testlere karşı karşıya geldiğimi anlatacağım.

Saat 16.00 da Kanyon AVM’de gözüme kız kestirmeye başladım ve 2 tane boş mağazada çalışan kız buldum. Oturuyorlardı. Tam 15 dk boyunca konsantre olmaya çalıştım omega olan arkadaşım (Rrumuzu ‘erkek’)
beklemeye devam ettikçe zorlaşacak dedi ve gerçekten de öyle oldu. Konsantre olmaya çalışmam da şu : çıplak kız düşündüm hepsi benim hepsi beni istiyo gidersem hepsini alıcam dedim. Avına sinsice yaklaşan kaplan kurt düşündüm ve gittim bi anda. Kapıyı açtım kızlara baka baka gittim ama giderken inanın abartmıyorum başım döndü vücudum benden bağımsız hareketlerde bulundu heyecandan bayılacaktımmmm..

Herşey’e rağmen o kapıdan girdim o korkuyla girdim. Merhaba dedim onlarda merhaba karşılığı verdiler. tanışabilir miyiz dedim bir şok oldular birbirlerine bakıp bana baktılar falan ismin ne dedim söyledi diğeride söyledi el tokalaştım fakat bunları söylerken dudaklarım titredi aklıma HİÇ BİR ŞEY gelmedi ve gittiğim mağaza iç çamaşırı satan mağazaydı bende bahane buldum anneme iç çamaşırı alıcam doğum günü falan dedim 😀 😀 😀 😀 😀 bi kaç bişi gösterdi neyse başka yerden bakıyım bura baya pahalı dedim ve gittim ama bu benim psikolojimi sikti o mağazadan çıktığımda gözlerim yaşardı kusucak gibi oldum arkadaşım kahkaha atarken ben elim midem’de ‘olum kusucam çok kötüyüm diyordum :D’ ikinisin de tanıştığım kişi evli çıktı ama gözlerime bakamıyordu sorun değildi ben amacıma ulaşıyordum yavaş yavaş. korkumu yenerek kızlarla konuşup tanışıp gidiyordum. 3, 4, 5, 6 falan derken 21 e kadar normaldi. (15 inci gittiğim 3 kız vardı nedense onlarla çok rahat konuştum gidiyorken tekrar çağırdılar bende noldu bırakamıyosunuz beni gibi şeyler söyledim. biraz daha makara gırgır shit testler derken gayet iyi geçti ve tekrar giderken geri çağırdılar beni. tekrar gittim ve aralarından en kaşarının numarasını aldım . mağazadan çıkarken seni engellerim bak gibi shittestler uyguladı o kaşar. bende karşılığında baş parmakla yapılan okey işareti yaparak piç bi gülüş attım ve gittim arkama bile bakmadım)

Gelelim 22.nci KAŞARAAAA. beni yıktı ezdi geçti köpek. yaptığı shit test size hafif gelebilir ama beni tam 45 dk boyunca kitledi başımı döndürdü. bu mağazada çalışan bir kadındı telefonla oynuyordu. Merhaba diyip karşılığında merhaba aldım ve nedense ilk kez heyecandan evli misin dedim. oda şok geçirerek evet dedi bende tamam kolay gelsin dedim 2 adım attım gidiyordum. Oda kahkaha atarak bu ne yaaa dedi. onu der demez ben döndüm NE NE YAAA dedim. sen herkese böyle gidiyor musun dedi evet dedim. Daha beni ilk kez simdi gördün dedi. bende 4 – 5 kez gelip seni görmem mi gerekiyo dedim. tekrar kahkaha attım bende gittim bişi demeden ama o kahkahalar o yaptığı surat ifadeleri BU NE YAA diyişi beni mahvetti küçük sinek gibi ezik gördüm kendimi.

35. kıza kadar normal gittim sadece bir kez numara almaya çalıştım ve aldım. Diğer kızlardan da numarasını almamı isteyenler oldu o kadar belli ediyolardı ki ben bilerek almadım amacım dışı olduğu için. Arkadaşlar bugün öğrendiğim en önemli şey düşünmeden gitmeniz avınızı yüksek görmemeniz. Benim hatalarımdan biriside mağazada çalışan ve yanında erkek olan kızlara cesaret edip gidemedim. Eğer bunu beta olarak okuyorsan kıza git ve merhaba beni kovar mısın yanından de bu şekildede çok etkili olduğunu gördüm ve kızlara bu şekilde gittiğinde de kovmuyorlar neden kovayım seni falan diyorlar ordan muhabbete’de girebilirsiniz. aldığım kötü cevapta hayır diyip önüne bakan oldu.. okuduğunuz için teşekkür ederim arkadaşlar yorumlarınızı bekliyorum.

Ben yine aynı şeyi söyleyeceğim. Daygame’in sayı oyunu olması yanlış anlaşılıyor. Selanikli’nin burada yaptığını öneren PUAlar var ama bence bu yanlış. Bunun yanlış olmasının birkaç nedeni var :

  1. Bu iş kas geliştirmeye benzer. Gerçekten de geliştirdiğin bir tarafın var. İlk başta 100 kg kaldıramıyorsun ama azimle çalışırsan sonradan kaldırmaya başlıyorsun. Ağırlık yine yüz kilo (korku var), ama sen artık daha güçlüsün. Selanikli’nin bahsettiği ardı ardına yürüme, “madem 50 kere de gelişeceğim, o zaman gym’e hergün sabah akşam 50 kere gidip gelirim ve hızlıca gelişirim” demek gibidir. Kasların gelişmez ve ciddi şekilde yaralanabilirsin. Gym de bakarsan bir sayı oyunu ama aslında azim oyunu. Her hafta 3 – 4 kere ama sürekli giderek gelişirsin.
  2. İlk yürümeden itibaren her yürümeden başarı hedefi koymanız ve başarı planlamanız lazım. Daygame’de o başarı, telefon numarası almaktır. Yürüme korkusunu yenmek değil. Evet yürüme korkusunu yenmeniz önemli ama yürümelerinizde amaç bu değil. O başarı ise zaman alır. Kızla 4 – 5 dakika konuşma gerektirir ki bu da yürümeyi ciddiye almanızı gerektirir. Bir günde bir düzine kadına yürüyen adam, tek tek yürümeleri ciddiye alamaz. Unutmayın, her yürümeyi çok ciddiye alıp korkmak başarısızlık getireceği gibi, sokakta kendi yaklaştığın kadına “ya güzelim aslında sikimde değilsin ..” ciddiyetsizliği ile gitmek de başarısızlık getirir.
  3. Başın belaya girer. Bir AVM’de önüne gelene yürüyerek günde 50 yürüme yapayım dersen, bugün olmazsa yarın şikayet edilirsin ve sadece güvenlikle uğraşırsan şanslısındır.

2 tane boş mağazada çalışan kız buldum.

Mağazada çalışan kızlarla konuşma alıştırması yapın ama onlara daygame yapmanızı tavsiye etmem. Mağaza çalışanı bir başka erkeğin beyaz şövalyeliği tutarsa başınıza gereksiz iş alırsınız.

15 inci gittiğim 3 kız vardı nedense onlarla çok rahat konuştum gidiyorken tekrar çağırdılar bende noldu bırakamıyosunuz beni gibi şeyler söyledim. biraz daha makara gırgır shit testler derken gayet iyi geçti ve tekrar giderken geri çağırdılar beni. tekrar gittim ve aralarından en kaşarının numarasını aldım . mağazadan çıkarken seni engellerim bak gibi shittestler uyguladı o kaşar. bende karşılığında baş parmakla yapılan okey işareti yaparak piç bi gülüş attım ve gittim arkama bile bakmadım)

Öncelikle kullandığınız kelimelere dikkat edin. kaşar, kaşaar, dişi (kadını insan bile saymayan ve en gıcık olduğum kelimedir), köpek, kancık, vs … gibi kelimeleri kullanmayın. Size bu kelimeler kızları kafanızda önemsizleştirerek sizi avantajlı konuma getiriyor gibi gelebilir ama düşüncelerinizi bu tür saçma kelimelerle kirletmeniz (a) hala bir beta kuyruk yarası taşıdığınızı gösterir, (b) kızlarla sağlıklı bir ilişki kurmanızı engeller ve (c) sizin kendi kendinize düşük statülü bir erkek olduğunuz sinyali gönderir.

15. denemede telefon numarası alman güzel.

Gelelim 22.nci KAŞARAAAA. beni yıktı ezdi geçti köpek. yaptığı shit test size hafif gelebilir ama beni tam 45 dk boyunca kitledi başımı döndürdü. bu mağazada çalışan bir kadındı telefonla oynuyordu. Merhaba diyip karşılığında merhaba aldım ve nedense ilk kez heyecandan evli misin dedim. oda şok geçirerek evet dedi bende tamam kolay gelsin dedim 2 adım attım gidiyordum. Oda kahkaha atarak bu ne yaaa dedi. onu der demez ben döndüm NE NE YAAA dedim. sen herkese böyle gidiyor musun dedi evet dedim. Daha beni ilk kez simdi gördün dedi. bende 4 – 5 kez gelip seni görmem mi gerekiyo dedim. tekrar kahkaha attım bende gittim bişi demeden ama o kahkahalar o yaptığı surat ifadeleri BU NE YAA diyişi beni mahvetti küçük sinek gibi ezik gördüm kendimi.

Eğer sindire sindire 22 yürüme gerçekleştirseydin (örneğin haftada 6 yürümeden 4 haftada) böyle ezik hissetmezdin ya da yıkılmazdın. Tanımadığın birine yürüyünce ve heyecandan saçmalayınca, karşındakinin seni aşağılar tepkiler vermesi anormal değil. Gülüp geçeceksin. Tekrar ediyorum, daygame’de takip, kızla ağız dalaşı, kendini açıklamaya çalışmak, sinirlenmek vs … insanın başını belaya sokar.

Benim hatalarımdan biriside mağazada çalışan ve yanında erkek olan kızlara cesaret edip gidemedim.

Bu hata değil. Gitmeyin zaten. Başınıza iş alırsınız.

Aldığım kötü cevapta hayır diyip önüne bakan oldu …

Takip, ısrar, ağız dalaşı, saçma sapan bir açılış ve aşırı korkak beta vücut dili olmadığı sürece, kızlar çok sinir bozucu tepkiler vermez. Ağzını açmadan el işaretiyle bana bulaşma ya da hayır en çok duyacağınız şey. Daygame’de bunu hemen kabul edip yürümeyi keserseniz sorun olmaz. Kızlar uçan tekme ya da Osmanlı tokatı atmıyorlar. En fazla yapacakları, eğer birden fazla iseler, birbirlerine bakıp seni aşağılar şekilde gülüşmeleri olacaktır. Ortalama bir duygusal güç ile hiç de sorun olacak bir şey değil.

Bu beta vücut dili olayına dikkat edin. Eğer aşırı beta yaklaşırsanız, kadın kendisine bu kadar ezik birinin yaklaşmasını, kendi CPDsine hakaret olarak algılayıp sinirlenebilir. Vücut dilinizi kontrol edin.

Evet, bence bu kadar ardı ardına yürümeden öğrenebileceğiniz, aynı sayıyı zamana yayarak elde edeceğinizin çok çok azıdır. Ya da daha kötüsü zararlı olabilir. Üstat Rollo Tomassi’nin bu konuda dediklerini tekrar edeyim :

“Oyunu şöyle sanıyorlar : Çık dışarı, 100 tane kıza yaz, şansın yaver giderse biri sana yüz verir ve birlikte olursunuz. Ben de diyorum ki Oyun sayı oyunu değil azim / kararlılık oyunudur, devamlılık oyunudur. Her hafta sadece 1 kere yürüseniz, yılda 52 kere yürürsünüz. Buna kararlılık denir. Bu aynı zamanda ortalama bir erkeğin hayat boyu yürüdüğü kızdan daha fazlasına yürümüş olursunuz. Oyun bu kararlılık ve hatalarından ders çıkarma ile ilgilidir. Olay makineli tüfek gibi yürü .. yürü … yürü .. değil. Biliyorum bazı PUAlar var “çık dışarı makineli tüfek gibi ol” diyorlar. Bundan hiçbir şey öğrenemezsin. İki çeşit öğrenme vardır : bir şeyi içselleştirirsin ve senin bir parçan olur ya da hareketleri ezberlersin. PAU’yı eleştirenlerin çoğu bu zeber şeklini eleştiriyorlar. Bu rol yapmak, kendin olmamak, ezberleyip okumaları gereken bir senaryo.”

 

Saha raporu – İkili yürüme

Okur Anıl saha raporu paylaşmış :

Merhaba ben de ilk saha raporumu ve ilk reddedilişimi anlatmak istiyorum. Öncelikle kırmızı hapla yazın tanıştım,tanıştığım sırada 3 yıllık sevgilim vardı.4-5 ay teori bölümünü okuduktan sonra ilişkimi gözden geçirmeye başladım. Aşırı kıskançtı ve nerdeyse tuvalete bile beraber gidiyorduk. Kkararlarıma saygısı yoktu,erkek arkadaşlarımla bile beni paylaşamadı. En son doğum günümü geçiştirmesi göstermelik bir hediye alması (beklenti içinde bırakıp) ve tartışmada bunu hiç konuşmayıp üste çıkması ayrılırsan intihar ederim diyerek tehdit etmesi bardağı taşıran son damla oldu.

Ben 17 yaşındayım bazı ilklerimi onla yaşasam da sorunlu bir kızı daha fazla üstümde parazit gibi tasiyamazdım. Önce okulumu değiştirdim ve bir ay önce ayrıldım. Bu bir ay içinde 3-4 kez telefonda ağlayıp sizladı. Ben kalbini kırmamaya çalışarak artık bittiğini anlatmaya çalıştım.(Kusra bakmayın belki zamanınızı çaldım ama benim için zor bir süreç olduğu için anlatmak istedim)

Asıl konumuza dönecek olursak bazen arkadaşlarımla ilçedeki kütüphaneye gidiyorum. Dün ders arası sigara molasında 2 tane kız hakkında konuşmaya hatta dalga geçmeye başladık. Sonra birine gel numaralarını alalım dedim onun yerine daha ezik bir tip benle geldi (Hata:1). Kızlar ıssız bir sokakta bir lambanın altında fotoğraf çekiliyorlardı. Ben de saçma sapan bir giriş yaptım. Fotoğraf çekmek için biraz ıssız değil mi ya dedim. Kızlar mal mal baktılar ben de yanlış anlamayın sadece sohbet etmeye geldik dedim (hata:2). Sonra naber nasılsınız okul muhabbeti ettim biraz ama hiç sohbet ilerlemiyordu ve imam hatipli kız(sonradan öğrendim) hala mal mal bakıyordu. Ben de bunun üzerine e sıcak kanlı insanlar değilsiniz galiba dedim ve imam hatipli kiz tanımadığımız insanlarla konuşmuyoruz dedi. Öyleyse senden devam edelim dedim saçma sapan bir şeyler konuştuktan sonra sohbet yine kesildi ben de bunun üzerine kızlar biz normal bir şekilde sohbet edip numaranızı isteyecektik dedim. Sonra imam hatipli kiz biz buraya ders çalışmaya geliyoruz deyip nutuk attı ben de gülümseyip dersime geri döndüm.

Öncelikle hayatından toksik femineni atman iyi olmuş diyeyim. Sonra bu yaşta sigara içiyorsan cinsel hayatına üst sınırı 40 falan koy diyeyim. Uzak durun şu saçma zehirden.

Gelelim yürümene.
1 – İki kişi beraber yürünmez. Ölümcül hata. Daygame (ya da game) yanlız oynanır.
2 – Açılışın kendi başına kötü değil ama sonradan kızların tepkisi ile çerçeveyi salıp açıklama yapman ciddi hata.
3 – Kızlara oyununu açıklaman (telefonunuzu alacaktık) çok büyük hata. Üstelik tehlikeli zira şikayet edilirsiniz. Telefon ancak 3 – 4 dakika sıcak muhabbet kızdan istenir. Hemen istenmez, soğuk kızdan istenmez.
4 – “Tanımadığım insanla konuşmam” diyen kıza standart elini uzatıp “tanışalım o zaman. Ben Anıl” denir.
5 – Kızlara tenhada yürümeyin.

Saha Raporu – Benim gibi betalıktan kurtulmak isteyenler adına cesaret verici daygame

Selanikerkegi rumuzlu okur şu mesajı gönderdi :

Merhaba, yaklaşık 1 sene önce kırmızı hapla tanıştım fakat pek önemsemedim (ta ki çevremdeki bütün kızlardan red yiyene kadar). Boyum 1.80 yeşil gözlü ve sarışınım ve dışarıda çoğu kızla kesişirim fakat iş konuşmaya gelince beta olduğum için benden kaçarlar.

Bu olaylar baya bi canımı sıktı ve 1 aydır teoride kendimi geliştirdim sıkı bir okur oldum. Kendimi geliştirmek için Haribo standında çalışan bir kızın yanına gittim (yanına giderken heyecandan başım dönüyordu 😀 ). Ben kıza “merhabalar çok tatlısın tanışabilir miyiz” dedim ama bunu söylerken gözlerim karardı dudaklarım titredi ve bayılacak gibi oldum. Ona rağmen kız güler yüzlülükle merhaba diyip elini uzattı ve konuşmaya başladık. Ben cevap verememeye başlayınca da müşteri rolü yapan omega arkadaşım olaya el atıp toparladı ve kızın instagramını aldım.

İlk gün beni tekrar görmek için can atan kız 1 hafta sonra “sülük gibi yapıştın yeter” dedi bende küfür edip sildim numarasını yani anlayacağınız betalığım bu kızı da mahvetti. Bu olaydan sonra tamamen kendimi kırmızı hapa vermiş durumdayım. Ben çok utangaç birisiyim kızlarla tanışmaya gittiğimde resmen ağzım yamuluyor ve dudaklarım titriyor, gözlerim kararıyor. Bu utangaçlığımı korkumu yenmek adına 25.03 tarihinde yani pazar günü tam 50 kızın yanına gideceğim artık ölür müyüm sakat mı kalırım bilemiyorum ama bu korkumu yenmek ve alfa yolunda çok büyük bir adım olacak.

Kızlarla yaşayacağım konuşma diyaloglarını, aldığım en olumlu ve en olumsuz cümleleri sizinle paylaşacağım. Betalığı yenmek isteyen diğer arkadaşlarada bu Daygame cesaret getirsin. Pazar akşamı neler yaşadığımı tek tek anlatacağım ve sizden tek isteğim betadan alfalığa attığım büyük adımda bana YÜRÜÜ BEEE BU ADAM OLACAKKK demeniz ve verebilirseniz de ufak tüyolar 🙂

Öncelikle, reddedilme korkusunu aşmanın tek yolu, kendini gönüllü olarak reddedilmeye maruz bırakmaktır. O nedenle kıza yürüdüğün için tebrikler.

Boyum 1.80 yeşil gözlü ve sarışınım ve dışarıda çoğu kızla kesişirim fakat iş konuşmaya gelince beta olduğum için benden kaçarlar.

Bu, yakışıklı ama beta davranan erkeğin çok başına gelir. Çok YD alırsın, ya da cold approachda yürümene olumlu tepki verilir. Ama ağzını açtıktan sonra kız soğur. Yaygın bir problem. Aslında ilginçtir, oyunun tipten daha önemli olduğunun kanıtı.

İlk gün beni tekrar görmek için can atan kız 1 hafta sonra “sülük gibi yapıştın yeter” dedi bende küfür edip sildim numarasını yani anlayacağınız betalığım bu kızı da mahvetti.

En azından bu kızı geri kazanırım diye sormadan bir sonraki yapmışsın. Ama bir kızı bir haftada soğutmak da başarı, ne yaptın da böyle oldu 😀 Asıl ibretlik olay o.

Bu utangaçlığımı korkumu yenmek adına 25.03 tarihinde yani pazar günü tam 50 kızın yanına gideceğim artık ölür müyüm sakat mı kalırım bilemiyorum ama bu korkumu yenmek ve alfa yolunda çok büyük bir adım olacak.

Daha yeni yazdık :

“Oyunu şöyle sanıyorlar : Çık dışarı, 100 tane kıza yaz, şansın yaver giderse biri sana yüz verir ve birlikte olursunuz. Ben de diyorum ki Oyun sayı oyunu değil azim / kararlılık oyunudur, devamlılık oyunudur. Her hafta sadece 1 kere yürüseniz, yılda 52 kere yürürsünüz. Buna kararlılık denir. Bu aynı zamanda ortalama bir erkeğin hayat boyu yürüdüğü kızdan daha fazlasına yürümüş olursunuz. Oyun bu kararlılık ve hatalrından ders çıkarma ile ilgilidir. Olay makineli tüfek gibi yürü .. yürü … yürü .. değil. Biliyorum bazı PUAlar var “çık dışarı makineli tüfek gibi ol” diyorlar. Bundan hiçbir şey öğrenemezsin. İki çeşit öğrenme vardır : bir şeyi içselleştirirsin ve senin bir parçan olur ya da hareketleri ezberlersin. PAU’yı eleştirenlerin çoğu bu zeber şeklini eleştiriyorlar. Bu rol yapmak, kendin olmamak, ezberleyip okumaları gereken bir senaryo.”

Yani bir günde 50 kıza yürürsen hiçbir şey öğrenemezsin. Günde en fazla 3 – 5 kıza yürü (bardan bara atladığın bir gece bu sayı biraz daha fazla olabilir) ve hergün yürüme. Güzel bir Zen hikayesi vardır :

Çaylak rahip, usta rahibe “hergün 10 saat meditasyon yaparsam, kaç yılda uçarım”. Usta demiş 1o sene. Çaylak heyecanlanmış : “o zaman günde 20 saat meditasyon yapsam kaç senede uçarım”. usta cevap vermiş : “20 senede”.

Son olarak da, ağırlık kaldırıyor musun?

Saha raporu – Kadıköy daygame raporu

Okur Deniz saha raporu göndermiş :

Geçen hafta sonu Kadıköy’de özgüvenimi geliştirmek adına daygame yapmaya karar verdim. Trp’yi 4-5 aydır sadece okuyarak nereye kadar dedim ve oyunumu yolda ki hoşlandığım insanlara yapmaya karar verdim. Moda sahilde bir kaç tane beğendiğim kadın görünce yanlarına gittim. Aklımda erkekadam da okuduğum saha raporlarındaki cümleler geldi bakalım onlarla ben ne kadar sonuç alacaktım.

+selam sizi gördüm çok etkilendim bi yanına geliyim dedim naber? (Konuşmaya başlarken kadının yüzünde tebessüm oluştu ve cümle bittiği anda tebessümüde bitti)
-iyiyim :))
+ee napıyorsun
-erkek arkadaşımı bekliyorum
+bana dertlerini anlatma boşver onu
-ehehe kendisi bu durumlara kızar yani gitmelisin
+eh peki hafiften uzayalım ama önce numaranı vermelisin (kabul burda baya bi tökezledim)
-yok veremem üzgünüm
+peki görüşürüz o zaman bayy
(Oraya tekrar döndüğümde sevgilisi yada herhangi biri yoktu bende üstlemeden geçtim)

Başka bir olay daha var.

2 kız yan yana sahilde otururken biz de 2 arkadaş yanlarına gitmeye karar verdik
+selam sizi gördük baya bi etkilendik
-yok sağolun gerek yok
+peki iyi günler

Burda da dikkatimi çeken şey konuşmaya başlayınca yüzlerinde bir tebessüm oluşuyor sonra yok oluyor.

Şimdi soruyorum yanlışım veya eksiklerim nelerdir? Bir dahaki sefer nelere dikkat etmeliyim.

“Rakibe yenilmen sorun değil Danielsan. Asıl problem korkularına yenilmen.” – Mr. Miyagi, Karate Kid
Öncelikle tebrikler. Korkularını yendiğin için.

Şu sorudan başlayalım:

Burda da dikkatimi çeken şey konuşmaya başlayınca yüzlerinde bir tebessüm oluşuyor sonra yok oluyor.

Bunun birkaç sebebi olabilir.

Birincisi sen niyetini direk belirtiyorsun (doğrusu bu) ve kız da başından istemiyordur. O nedenle işim olmaz demek olabilir. Bu kısmı kadın direk ağzıyla hayır demediği sürece (ikinci örnekteki gibi) takma. Niyetini belli etmen sadece cesaretini göstermek için değil aynı zamanda olmayacak kızla vakit kaybetmemek için. Ben üni zamanında bu niyeti belli etmeme haltı yüzünden (arkadaş oyunu) kahve kuyruğunda ya da havuzda kıza yürür, bütün gün beraber dolanır sonra havamı alırdım.

İkincisi, bu bir shit testtir. Kız bu betasavar yüz çehresini takınarak en statüsü düşük betayı hemen ayıklayabilir. Türkiye gibi erkeklerin aşırı duygusal kırılganlığa sahip Akdeniz ülkelerinde işe yarar bir taktiktir. Burada da oyununa kız açık red vermediği sürece devam et.

Üçüncüsü, kız niyetini anladığı an utanabilir, heyecanlanabilir, kızabilir (kolay kız imajı vermemek için) vs. Kızlar çelik yürekli ve soğuk kanlı cengaverler değiller. Bütün bu duygular soğuk bir çehre ardına gizlenebilir.Burada da istifini bozmadan oyuna devam et.

Dördüncüsü ise asıl iletişimde zayıf olabilirsin. Mavi haplıyken bana bu çok olurdu. Yakışıklı ve dışardan cool görünen bir adam olduğumdan çok yürüme davetiyesi alırdım ve mavi haplı olmama rağmen de yürürdüm. Ağzımı açtığım anfan itibaren kız soğurdu. Bu olay ağırlık kaldırmayı yoğun yaptığım zamanlar azalırmış, sonradan farkettim. Ses tonu, duruş, heyecan seviyen, konuşma hızın, şiven, vs … gibi statü sinyallerin topluca 80% önemli. 20% ise ne dediğin. Buna rağmen burda saha raporu yazanlar daha çok sözlere odaklanıyor. Yürürken kendinde asıl gözlemleyeceğin statü sinyallerinin üstünlüğü.

İlk yürümende giriş iyi. Benim girişle ilgili tek problemim kıza “siz” diye hitap etmen. “Sen” desen daha iyi. Kızın erkek arkadaşı lafını shit test alıp doğru şekilde davranmışsın. Fakat bunun tekrarlanması shit test değildir. Kızın gerçekten erkek arkadaşı olabilir ya da gerçekten git demektir. Daygame’de ısrar, takip ve ağız dalaşı başa bela açar. Hemen Nextlemen iyi hareket. Bir tel no atışı yapmışsın ama tel no en az 4 – 5 dakika muhabbete gelen kızdan istenir. Kız senle konuşsa bile hemen tel noya atlanmaz.

İkincisinde hatanız büyük. Wingman ile beraber yürümüşsünüz. Asla. Biriniz yürürken diğeri uzaktan (varlığını hissettirmeden) gözlemlesin. Yürüyenin vücut dilini değerlendirsin. Sonra hemen ayaküstü yürüme değerlendirmesi yapın. Ama beraberce “gızlar gızlar gelem mi” diye dalmayın.

İkinci yürüme, klasik reddetmedir. Yürümelerin onda sekizinde karşılaşacağınız hareket budur. Rakamları bilin ki beklentileri doğru ayarlayın.

Bu olay biraz kas geliştirme gibi. Günde 3 – 5 kereden fazla yürümeyin ama ayda en az bir 20 kere yürüyün ve düzenli yürüyün. Öyle aklıma esti 2 tane, sonra iki ay sonra iki tane daha şeklinde olmasın.

Ve son olarak da welcome to beginners hell (yeni başlayan cehennemine hoş geldiniz). Bir süre sonra bazılarınız gelip “Mahmut-san günlerdir cilalayıp parlatıyorum bir jodan tsuki bile atamadım” diye haykıracak. Ben de diyeceğim ki “önce ayağa kalkmayı öğrenmeden uçmayı öğrenemezsin. Doğanın kuralı bu Danielsan, benim değil.” Cilala parlat … cilala parlat … cilala parlat …

NOT : En son 21 Convention podcastte Rollo Tomassi’nin şu dediği aklıma geldi :

“Oyunu şöyle sanıyorlar : Çık dışarı, 100 tane kıza yaz, şansın yaver giderse biri sana yüz verir ve birlikte olursunuz. Ben de diyorum ki Oyun sayı oyunu değil azim / kararlılık oyunudur, devamlılık oyunudur. Her hafta sadece 1 kere yürüseniz, yılda 52 kere yürürsünüz. Buna kararlılık denir. Bu aynı zamanda ortalama bir erkeğin hayat boyu yürüdüğü kızdan daha fazlasına yürümüş olursunuz. Oyun bu kararlılık ve hatalrından ders çıkarma ile ilgilidir. Olay makineli tüfek gibi yürü .. yürü … yürü .. değil. Biliyorum bazı PUAlar var “çık dışarı makineli tüfek gibi ol” diyorlar. Bundan hiçbir şey öğrenemezsin. İki çeşit öğrenme vardır : bir şeyi içselleştirirsin ve senin bir parçan olur ya da hareketleri ezberlersin. PAU’yı eleştirenlerin çoğu bu zeber şeklini eleştiriyorlar. Bu rol yapmak, kendin olmamak, ezberleyip okumaları gereken bir senaryo.”

Donovan Sharpe ise “oyunu eleştirenlerin çoğu 2 kıza yürüyüp reddedildikten sonra bu iş olmuyor diyor” demişti.